---
title: "Tasarruf ehliyeti ve tasarruf özgürlüğü — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.502–513"
last_amended: "2007-05-04"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/tasarruf-ehliyeti-ve-tasarruf-ozgurlugu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Tasarruf ehliyeti ve tasarruf özgürlüğü

Medeni Hukuk › Miras hukuku › Mirasçılar › Ölüme bağlı tasarruflar — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.502, vasiyetname (ölüme bağlı tasarrufun şekli anlamdaki türü) yapabilme ehliyetinin koşullarını düzenler; bu koşullar ayırt etme gücü ile on beş yaş sınırıdır. TMK m.503, miras sözleşmesi yapabilmek için tarafta aranan ehliyet koşulunu düzenler: tarafın ayırt etme gücüne sahip ve ergin olması ile kısıtlı bulunmaması gerekir.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.502–513 hükümlerini kapsar: vasiyette, miras sözleşmesinde, irade sakatlığı, kapsamı, saklı pay, borçların indirilmesi, sağlararası karşılıksız kazandırmalar, sigorta alacakları, sebepleri, hükümleri, ispat yükü, borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma.

- [TMK m.502 — Vasiyette](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-502)
- [TMK m.503 — Miras sözleşmesinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-503)
- [TMK m.504 — İrade sakatlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-504)
- [TMK m.505 — Kapsamı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-505)
- [TMK m.506 — Saklı pay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-506)
- [TMK m.507 — Borçların indirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-507)
- [TMK m.508 — Sağlararası karşılıksız kazandırmalar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-508)
- [TMK m.509 — Sigorta alacakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-509)
- [TMK m.510 — Sebepleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-510)
- [TMK m.511 — Hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-511)
- [TMK m.512 — İspat yükü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-512)
- [TMK m.513 — Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-513)

## [TMK m.502 — Vasiyette](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-502)

Madde, vasiyetname (ölüme bağlı tasarrufun şekli anlamdaki türü) yapabilme ehliyetinin koşullarını düzenler; bu koşullar ayırt etme gücü ile on beş yaş sınırıdır. Madde vasiyetname yapma ehliyetini gerçek kişiler bakımından, miras bırakan sıfatıyla vasiyetname düzenleyecek herkes için belirler. Maddede; vasiyetnamenin türleri, şekil koşulları, resmi vasiyetnamede memur ve tanıkların ehliyeti, vasiyetin içeriği ve koşul-yükümlemeler düzenlenmemiştir; bunlar sırasıyla m.534 vd. (resmi ve el yazılı vasiyetname şekilleri), m.503 (miras sözleşmesi ehliyeti), m.505 ve m.506 (resmi vasiyetnamede memur ve tanık ehliyetsizlikleri) ve m.517-m.519 (vasiyetin içeriği, koşul ve yükümlemeler) hükümlerinde yer alır. Miras sözleşmesi yapma ehliyeti ve vasiyetnamenin geri alınması ya da iptali usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Vasiyette: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayırt etme gücü**: Kişinin yaptığı hukuki işlemin sebep ve sonuçlarını anlayabilme yeteneğidir. Vasiyetname bakımından kişinin vasiyetnamenin sebep ve sonuçlarını anlayabilecek durumda olması aranır.
- **Vasiyetname**: Ölüme bağlı tasarrufun şekli anlamdaki türüdür; m.502 bu ehliyeti vasiyetname için düzenler. Maddi anlamdaki vasiyet ise vasiyetname veya miras sözleşmesinin içeriğinde yer alan tasarrufu ifade eder.
- **Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti**: Miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğuracak tasarrufta bulunabilme yetkisidir. Ehliyetsiz kişi bu tasarrufu temsil yoluyla yapamaz, çünkü ölüme bağlı tasarruf kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır.
- **Ergin olmayan vasiyet yapma yaşı**: Vasiyetname yapabilmek için aranan asgari yaştır ve on beş yaşın doldurulmasıyla gerçekleşir. Bu yaş, erginlik yaşından ayrı olarak düzenlenmiştir; ergin olmayan ama on beş yaşını dolduran kişi vasiyetname yapabilir.

### Vasiyette: hangi şartlar aranır?

- Vasiyetname yapan kişinin vasiyetnamenin yapıldığı anda ayırt etme gücüne sahip bulunması gerekir; ayırt etme gücünün vasiyetname öncesinde ya da sonrasında bulunup bulunmaması geçerlilik için önemli değildir, ancak ispat açısından önemlidir.
- Vasiyetname yapan kişinin on beş yaşını doldurmuş olması gerekir.
- Vasiyetname yapan kişinin ergin olması, kısıtlı bulunmaması ya da yasal temsilci tarafından temsil edilmesi aranmaz; ancak ayırt etme gücü ve on beş yaş koşulu birlikte gerçekleşmelidir.
- Ayırt etme gücü ve yaş koşulu, vasiyetnamenin tüm hüküm ve sonuçlarının doğması için vasiyetname yapıldığı anda birlikte bulunmalıdır; ehliyetsiz kişinin temsilci aracılığıyla vasiyetname yapması geçerli değildir.

### Vasiyette: hangi sonuçları doğurur?

- Ayırt etme gücü ve on beş yaş koşullarını birlikte taşıyan kişi geçerli bir vasiyetname yapabilir.
- Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı vasiyetname geçersizdir.
- On beş yaşını doldurmamış kişinin yaptığı vasiyetname, ayırt etme gücü bulunsa bile geçersizdir.
- Ölüme bağlı tasarruf kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan, vasiyetname yasal temsilci aracılığıyla yapılamaz; ehliyetsiz kişinin temsil yoluyla yaptığı tasarruf hüküm doğurmaz.
- Vasiyetnamenin yapılışından sonra ayırt etme gücünün kaybı vasiyetnameyi geçersiz kılmaz.

### Vasiyetname yapma ehliyeti ile miras sözleşmesi yapma ehliyeti arasındaki fark nedir?

- Vasiyetname yapmak için m.502 uyarınca ayırt etme gücü ve on beş yaş yeterlidir; ergin olmak ya da kısıtlı bulunmamak aranmaz.
- Miras sözleşmesi yapmak için m.503 uyarınca ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama birlikte aranır.

Sonuç: Ergin olmayan ama on beş yaşını dolduran ayırt etme gücüne sahip kişi vasiyetname yapabilir, ancak miras sözleşmesi yapamaz.

### Ayırt etme gücünün vasiyetname anında bulunması ile öncesinde veya sonrasında bulunması arasındaki fark nedir?

- Vasiyetnamenin yapıldığı anda ayırt etme gücü varsa vasiyetname geçerlidir.
- Ayırt etme gücü vasiyetname öncesinde yoksa ya da sonradan kaybolmuşsa, bu durum geçerliliği etkilemez, ancak ispat yükünü değiştirir.

Sonuç: Yapılış anında ayırt etme gücü olmayan vasiyetname geçersizdir; sonradan kazanılan ayırt etme gücü vasiyetnameyi geçerli kılmaz, yeniden yapılması gerekir.

### Ergin olmayan vasiyet yapan ile on beş yaşını doldurmamış kişi arasındaki fark nedir?

- On beş yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip kişi vasiyetname yapabilir.
- On beş yaşını doldurmamış kişi, ayırt etme gücü olsa bile vasiyetname yapamaz.

Sonuç: Yaş koşulu eksik olan kişinin yaptığı vasiyetname geçersizdir; ayırt etme gücü bu eksikliği gidermez.

### Vasiyette: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddedeki "vasiyet" ifadesini maddi anlamdaki ölüme bağlı tasarruf olarak değil, şekli anlamdaki vasiyetname olarak yorumlamamak; ehliyet koşulunu yalnızca vasiyetnameye ilişkin saymak gerekir.
- Vasiyetname için tam fiil ehliyeti aramak; madde yalnızca ayırt etme gücü ve on beş yaşı şart koşar, erginlik ya da kısıtlı olmama koşulu getirmez.
- Miras sözleşmesi ehliyetini (m.503) vasiyetname ehliyetiyle karıştırmak; miras sözleşmesi için erginlik ve kısıtlı olmama ayrıca aranır.
- Ayırt etme gücünün sonradan kazanılmasının ya da kaybının vasiyetnameyi geçerli kılacağını ya da geçersiz kılacağını düşünmek; ayırt etme gücü yapılış anında aranır.
- Ayırt etme gücü bulunsa dahi on beş yaşını doldurmamış kişinin vasiyetname yapabileceğini sanmak.
- Yasal temsilci aracılığıyla vasiyetname yapılabileceğini kabul etmek; ölüme bağlı tasarruf kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğu için temsil yasaktır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hukuk Genel Kurulu, vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücü ve on beş yaşın doldurulmuş olmasının yeterli olduğunu kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/656 E., 2024/469 K., 25.09.2024)
- Eski Medeni Kanun'daki olağanüstü evlenme yaşının kadınlar için on dört olmasından doğan tartışma, yeni düzenlemede evlenme yaşının on altı olmasıyla ortadan kalkmıştır; bu nedenle on beş yaş koşulu her iki cins için aynı biçimde uygulanmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Vasiyetnamenin geçerliliğini ileri süren taraf, vasiyetname yapıldığı anda miras bırakanın ayırt etme gücüne sahip olduğunu ve on beş yaşını doldurduğunu ispatlamakla yükümlüdür; yaş bakımından nüfus kaydı ya da doğum belgesi, ayırt etme gücü bakımından ise sağlık kayıtları ve tanık beyanları kullanılabilir.
- Vasiyetnameyi iptal ya da geçersizlik iddiasında bulunan taraf, vasiyetname yapılış anında ayırt etme gücünün bulunmadığını ispat etmek zorundadır; vasiyetnameden önce ya da sonra ayırt etme gücünün bulunmadığını ispat eden taraf, yapılış anındaki eksikliği ayrıca ispat etmekten kurtulur.
- Resmi vasiyetnamede noter, ayırt etme gücünden kuşku duyarsa hekim raporu isteyebilir; bu rapor aksi ispat edilinceye kadar ayırt etme gücünün varlığına karine oluşturur ve iddiayı ispatı zorlaştırır.
- Ayırt etme gücünün varlığına ilişkin hekim raporu, vasiyetnamenin geçersizliğini ileri süren tarafın ispat yükünü ortadan kaldırmaz, ancak ispatı güçleştirir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.13: Ayırt etme gücünün tanımını verir; m.502'deki ayırt etme gücü kavramı bu tanıma göre yorumlanır.
- 4721 m.503: Miras sözleşmesi yapma ehliyetini düzenler; vasiyetname ehliyetiyle karşılaştırıldığında erginlik ve kısıtlı olmama koşullarının eklendiği hal bu maddede belirlenir.
- 4721 m.429a: Kendisine yasal danışman atanan kişilerin vasiyetname yapabilmesi bakımından m.502'nin uygulanmasını belirler.

## [TMK m.503 — Miras sözleşmesinde](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-503)

Madde, miras sözleşmesi yapabilmek için tarafta aranan ehliyet koşulunu düzenler: tarafın ayırt etme gücüne sahip ve ergin olması ile kısıtlı bulunmaması gerekir. Madde, miras sözleşmesinin şekline, sözleşmenin taraflarına ve içeriğine ilişkin hükümleri kapsamaz. Vesayet altındaki kişinin miras sözleşmesi yapabilmesi için vesayet ve denetim makamlarının iznini (m.502), resmî şekil ve tanık şartını (m.588 ve m.589 bağlamında m.544 ve m.537 yönünden değerlendirilen şekil kuralları) madde düzenlemez. Miras sözleşmesinin ortadan kaldırılması (m.527 ve sonrası), olumlu miras sözleşmesi ile mirastan feragat sözleşmesinin içeriği ve sonuçları (m.528-530) ile miras payı devrine ilişkin m.676-678 hükümleri de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Miras sözleşmesinde: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ayırt etme gücü**: Kişinin yaptığı işin anlam ve sonuçlarını kavrayabilmesi ve bu kavrayışa göre davranabilmesi yeteneğidir. Ehliyet koşullarından biridir ve yaşa bağlı olarak da değerlendirilir.
- **Ergin olma**: Kişinin on sekiz yaşını doldurmuş olmasıdır. Ergin olmayan kişi, yaşı nedeniyle miras sözleşmesi yapamaz.
- **Kısıtlı**: Hukuki ehliyeti kanunen ya da mahkeme kararıyla sınırlanmış kişidir. Kısıtlı bulunan kişi miras sözleşmesi yapamaz; madde bu ayrımı yasak olarak koyar.
- **Miras sözleşmesi**: Mirasbırakanın, sözleşmenin tarafı olan kişiyi mirasçı ataması, belirli mal bırakması ya da mirastan feragat ettirmesi gibi ölümden sonra hüküm doğuracak tasarruflarını içeren sözleşmedir. Madde, sözleşmenin tarafları bakımından ehliyet şartını belirler.
- **Fiil ehliyeti**: Kişinin kendi işlemleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesi için gereken, ayırt etme gücü ve ergin olma ile kısıtlı olmamaya dayanan ehliyet türüdür. Madde, miras sözleşmesi bakımından bu ehliyeti arar.

### Miras sözleşmesinde: hangi şartlar aranır?

- Miras sözleşmesi yapacak kişinin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir.
- Miras sözleşmesi yapacak kişinin ergin olması gerekir.
- Miras sözleşmesi yapacak kişinin kısıtlı bulunmaması gerekir.
- Bu üç koşulun birlikte bulunması, yani fiil ehliyetinin varlığı, sözleşmenin yapılabilmesi için zorunludur.
- Vesayet altındaki kişinin miras sözleşmesi yapabilmesi için m.502 uyarınca vesayet ve denetim makamlarının izni aranır; bu izin madde kapsamında değildir.

### Miras sözleşmesinde: hangi sonuçları doğurur?

- Ayırt etme gücü, ergin olma ya da kısıtlı olmama koşullarından biri bulunmazsa miras sözleşmesi geçerli olarak kurulamaz.
- Ehliyet eksikliğiyle yapılan miras sözleşmesi, ehliyetsiz tarafın sözleşmeye katılmasında geçersizdir.
- Madde emredici niteliktedir; taraflar ehliyet şartını sözleşmeyle değiştiremez.
- Sözleşmenin diğer tarafının ehliyeti, bu tarafın ehliyet eksikliğini ortadan kaldırmaz.

### Fiil ehliyeti ile sınırlı ehliyetsizlik arasındaki fark nedir?

- Ayırt etme gücüne sahip ergin ve kısıtlı olmayan kişi, miras sözleşmesi yapabilir.
- Sınırlı ehliyetsiz kişi, kendi başına miras sözleşmesi yapamaz; kanuni temsilci veya m.463 uyarınca izin gerekir.

Sonuç: Sınırlı ehliyetsizin işlemi kendi başına geçerli olmaz; izin ya da temsil ile tamamlanmadıkça sözleşme geçersiz kalır.

### Ergin olmayan ile ergin kişi arasındaki fark nedir?

- Ergin olmayan kişi, ayırt etme gücüne sahip olsa bile miras sözleşmesi yapamaz.
- Ergin ve ayırt etme gücüne sahip kişi, kısıtlı değilse sözleşme yapabilir.

Sonuç: Yaş şartı ayırt etme gücünden bağımsız olarak uygulanır; ergin olmayan taraf bakımından sözleşme kurulamaz.

### Sınırlı ehliyetsizin mirasçı atanması ile sınırlı ehliyetsizin vasiyet alacaklısı yapılması arasındaki fark nedir?

- Sınırlı ehliyetsiz, mirasçı atanan veya belirli mal bırakılan taraf olarak sözleşmeye katılır ve borç altına girmez.
- Sınırlı ehliyetsiz, sözleşmede kendisine yükümlülük yüklenen taraf olarak borç altına girer.

Sonuç: Kendisine yalnız yarar sağlanan hâlde ehliyet koşulu ayrı değerlendirilir; yükümlülük getiren sözleşme bakımından m.503 koşulu tam olarak aranır.

### Miras sözleşmesi tarafı olarak ehliyet ile vesayet altındaki kişinin izinli işlemi arasındaki fark nedir?

- Vesayet altındaki kişi, m.503 koşullarını taşıyor ve izin alıyorsa sözleşme yapabilir.
- Vesayet altındaki kişinin işlemi, izin aranmaksızın yapılmışsa sözleşme geçerli değildir.

Sonuç: İzin eksikliği m.503 kapsamında değil, m.502 kapsamında değerlendirilir ve sözleşmenin geçerliliğini etkiler.

### Miras sözleşmesinde: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ergin olmayan kişinin ayırt etme gücüne sahip olması hâlinde sözleşmeyi geçerli saymak; yaş şartı ve ayırt etme gücü koşullarının her ikisi aranmalıdır.
- Sınırlı ehliyetsizin yalnız yarar sağladığı sözleşmeyi m.503 kapsamında değerlendirmemek; yükümlülük getiren sözleşme ile yarar sağlayan sözleşme ayrı değerlendirilmelidir.
- Vesayet altındaki kişinin izne bağlı işlemini m.503 kapsamında çözmeye çalışmak; izin eksikliği m.502 kapsamındadır.
- Kısıtlı kavramını yalnız mahkeme kararıyla kısıtlanmış kişi ile sınırlamak; kanuni sınırlamalar da dikkate alınmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Miras sözleşmesinde ehliyet şartı, sözleşmenin tarafı olan mirasbırakan bakımından kanuni olarak aranır ve sözleşmenin geçerliliği için zorunludur. (Birinci Bölüm, 2017/23296 E., 08.09.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Miras sözleşmesinin geçerliliğini ileri süren taraf, sözleşmenin tarafının m.503 koşullarını taşıdığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Ehliyet, nüfus kaydı ve vesayet ya da kısıtlama kararı gibi resmî belgelerle ispatlanır.
- Karşı taraf, mirasbırakanın ayırt etme gücünden yoksun olduğunu ya da kısıtlı bulunduğunu ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmenin şekil koşulları yerine getirilmiş olsa bile ehliyet eksikliği sözleşmeyi geçersiz kılar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.502: Vesayet altındaki kişinin miras sözleşmesi yapabilmesi için vesayet ve denetim makamlarının iznini düzenler; m.503 ile birlikte okunur.
- 4721 m.463: Sınırlı ehliyetsizin yapabileceği ve izne bağlı işlemleri düzenler; m.503 kısıtlı kavramının kapsamını belirler.
- 4721 m.528: Miras sözleşmesinin kapsamını ve mirastan feragat sözleşmesinin sonuçlarını düzenler; ehliyetli tarafın sözleşmeye bağlı sonuçları için bağlantılıdır.

## [TMK m.504 — İrade sakatlığı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-504)

Madde, ölüme bağlı tasarrufun (vasiyetname, miras sözleşmesi gibi tek taraflı tasarrufların) irade bozukluğu sebebiyle geçersizliğini ve bu geçersizliğin ne zaman ortadan kalkacağını düzenler; ayrıca tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde ortaya çıkan açık yanılmada mirasbırakanın gerçek arzusuna göre düzeltme yapılmasını öngörür. Kural, mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı tasarruflar bakımından uygulanır. Maddenin konusu dışında kalan başlıklar: ölüme bağlı tasarrufların şekil koşulları ve geçerlilik şartları (m.531 vd.), vasiyetnamenin iptali davası ve yetki-usul kuralları (m.557 ve devamı), mirasçılık belgesi ve tenkis ile saklı pay ilişkileri (m.560 vd. ve m.506 vd.) bu maddede düzenlenmemiştir. Sözleşmelerdeki genel irade bozukluğu hükümleri (TBK m.30-39) da bu madde kapsamında değildir.

### İrade sakatlığı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ölüme bağlı tasarruf**: Mirasbırakanın ölümünden sonra hukuki sonuç doğurmasını istediği, tek taraflı ve karşı taraf iradesi gerektirmeyen işlemdir. Madde bakımından tasarrufun geçerliliği, irade bozukluğunun mirasbırakanın iradesinde bulunup bulunmadığına bağlıdır.
- **Yanılma, aldatma, korkutma, zorlama**: Mirasbırakanın iradesini sakatlayan dört irade bozukluğu sebebidir. Yanılma kendiliğinden doğan bir yanlış tasavvurdur; aldatma ise üçüncü kişinin hile ile bu tasavvuru yaratmasıdır. Korkutma ve zorlama, mirasbırakanın özgür iradesini etkileyen dış baskıyı ifade eder.
- **Tasarruftan dönme**: Mirasbırakanın, irade bozukluğunu öğrendiği ya da baskıdan kurtulduğu andan itibaren bir yıl içinde tasarrufu geri alma iradesini açıklamasıdır. Bu açıklama yapılırsa tasarruf geçersiz kalır; yapılmazsa tasarruf geçerli sayılır.
- **Açık yanılma**: Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde, mirasbırakanın gerçek arzusu ile açıklanan irade arasında görülen yazım veya ifade hatasıdır. Bu hatanın düzeltilebilmesi için mirasbırakanın gerçek arzusunun kesin olarak tespit edilebilmesi gerekir.

### İrade sakatlığı: hangi şartlar aranır?

- Tasarrufun ölüme bağlı bir tasarruf olması gerekir.
- Mirasbırakanın tasarrufu yaparken yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında bulunması gerekir.
- İrade bozukluğunun tasarrufun yapıldığı sırada mirasbırakanın iradesini etkilemiş olması gerekir.
- Geçersizlik için mirasbırakanın yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamadan kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmemiş olması gerekir; dönme yapılırsa tasarruf geçersiz kalır.
- Açık yanılma düzeltmesinde, yanılma kişinin ya da şeyin belirtilmesinde ortaya çıkmış olmalıdır.
- Açık yanılma düzeltmesinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilmelidir; aksi halde düzeltme yapılamaz.

### İrade sakatlığı: hangi sonuçları doğurur?

- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir.
- Mirasbırakan irade bozukluğunu öğrendiği ya da baskıdan kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönerse tasarruf geçersiz kalır.
- Bir yıllık süre içinde dönme yapılmazsa tasarruf geçerli sayılır.
- Açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebiliyorsa tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.
- Açık yanılmada gerçek arzu kesin olarak tespit edilemiyorsa tasarrufun düzeltilmesi mümkün olmaz.

### İrade bozukluğu (yanılma/aldatma/korkutma/zorlama) ile açık yanılma arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakanın iradesinin dış etkiyle ya da kendi yanlış tasavvuruyla sakatlandığı hallerdir. Ölçüt, iradenin oluşumunun bozulmasıdır.
- Mirasbırakanın iradesi sağlıklı oluşmuş, ancak kişinin veya şeyin belirtilmesinde ifade hatası yapılmıştır. Ölçüt, beyan ile gerçek arzu arasındaki açık uyumsuzluktur.

Sonuç: İrade bozukluğunda tasarruf bir yıllık dönme süresine tabidir ve dönülmezse geçerli kalır. Açık yanılmada ise gerçek arzu kesin tespit edilebiliyorsa tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.

### Yanılma / aldatma ve korkutma / zorlama: fark nedir?

- Yanılma ve aldatmada mirasbırakanın iradesi yanlış bilgi üzerine oluşur. Aldatmada bu bilgi üçüncü kişinin hilesiyle yaratılmıştır.
- Korkutma ve zorlamada mirasbırakanın iradesi dış baskı altında oluşur. Zorlamada baskı, korkutmaya göre daha ağırdır; madde ikisini aynı kurala bağlamıştır.

Sonuç: Maddenin hükmü dört sebep için aynıdır: geçersizlik ve bir yıllık dönme süresi aynı şekilde uygulanır. Süre başlangıcı da yanılma-aldatmada öğrenme anı, korkutma-zorlamada etkiden kurtulma anıdır.

### Tasarrufun geçersizliği ile tasarrufun geçerli sayılması arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakan irade bozukluğunu öğrendiği veya baskıdan kurtulduğu tarihten itibaren bir yıl içinde tasarruftan dönerse tasarruf geçersiz kalır.
- Bu süre içinde dönme yapılmazsa tasarruf kendiliğinden geçerli sayılır.

Sonuç: Mirasbırakanın bir yıl içinde dönme beyanında bulunup bulunmamasına göre tasarrufun akıbeti belirlenir.

### İrade sakatlığı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dönme süresini irade bozukluğunun gerçekleştiği tarihten saymak; süre başlangıcı öğrenme veya kurtulma anıdır.
- Bir yıllık süreyi sözleşmelerdeki irade bozukluğu süresiyle karıştırmak; bu madde ölüme bağlı tasarruflara özgüdür.
- Açık yanılma düzeltmesini, gerçek arzu kesin tespit edilemediği halde uygulamak; kuralın koşulu kesin tespit olduğundan düzeltme yapılamaz.
- Yanılma ile açık yanılmayı birbirine karıştırmak; birincisi iradenin oluşumunu, ikincisi yalnızca ifadeyi konu alır.
- Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlamanın ispatı yerine yalnızca tasarrufun şekil eksikliğini öne sürmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, irade bozukluğu iddialarında vasiyetnamenin iptali davasında ispat yükünün iptali isteyen tarafta olduğunu ve m.504 şartlarının ispatlanamaması hâlinde davanın reddedileceğini kabul etmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3927 E., 2024/4246 K., 02.10.2024)
- Vasiyetnamedeki imza ve yazıların mirasbırakanın el ürünü olup olmadığının belirlenmesi, irade bozukluğu iddiasının değerlendirilmesinin ön koşulu olarak ele alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3927 E., 2024/4246 K., 02.10.2024)
- Yargıtay, m.504 birinci fıkrası kapsamındaki dönme süresinin irade bozukluğunun öğrenildiği ya da baskının sona erdiği tarihten işlemeye başladığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/656 E., 2024/469 K., 25.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2021/5403 E., 2022/6691 K., 08.11.2022)
- Yargıtay, vasiyetnamenin iptali davalarında m.504, m.542, m.544, m.557 ve m.595 hükümlerinin birlikte değerlendirildiğini kabul etmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/7174 E., 2024/573 K., 05.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- İptal davasını açan taraf, mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisinde tasarrufu yaptığını ispatla yükümlüdür.
- Vasiyetnamenin mirasbırakanın el ürünü olduğu, yazılı ve imzalı belgeyle ortaya konur; bu husus ayrıca uzman incelemesiyle de tespit edilebilir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3927 E., 2024/4246 K., 02.10.2024)
- Tasarrufun geçerli sayılması savunmasını ileri süren taraf, mirasbırakanın bir yıl içinde dönmediğini, yani dönme beyanının bulunmadığını ispatlamalıdır.
- Dönme süresinin başlangıcı için mirasbırakanın irade bozukluğunu öğrendiği tarih ya da baskının sona erdiği tarih ispatlanmalıdır.
- Açık yanılma düzeltmesini isteyen taraf, mirasbırakanın gerçek arzusunun kesin olarak tespit edilebileceğini, vasiyetnamenin içeriği, diğer belgeler ve tanık beyanlarıyla göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.557: Vasiyetnamenin iptali davasında, irade bozukluğu ve bu maddedeki şartların varlığı ileri sürülür; m.504 bu davanın esas sebeplerinden birini oluşturur.
- 4721 m.531: Ölüme bağlı tasarrufun geçerlilik ve şekil koşullarını düzenler; irade bozukluğu bu koşulların dışındaki bir sakatlık olarak m.504'te ele alınır.

## [TMK m.505 — Kapsamı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-505)

TMK m.505, ölüme bağlı tasarrufta bulunacak miras bırakanın tasarruf yetkisinin kapsamını düzenler. Birinci fıkra, altsoy, ana-baba veya eşin bulunması hâlinde tasarruf nisabının sınırını; ikinci fıkra ise bu mirasçılardan hiçbirinin bulunmaması hâlinde tüm terekenin tasarrufa açık olduğunu belirtir. Kural, miras bırakanın ölüme bağlı tasarruf yapabildiği tüm durumlarda, yani vasiyetname ve miras sözleşmesi yoluyla yaptığı tasarruflarda uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: saklı pay oranları (m.506), tenkis yoluyla saklı payın korunması (m.560 vd.), ölüme bağlı tasarrufların şekli (m.531 vd.) ve tasarrufa konulan koşul ve yüklemeler (m.526).

### Kapsamı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tasarruf nisabı**: Terekeden saklı payların düşülmesiyle geriye kalan, miras bırakanın serbestçe ölüme bağlı tasarrufta bulunabileceği kısımdır. Saklı paylı mirasçı bulunmadığında tüm tereke tasarruf nisabını oluşturur.
- **Saklı pay**: Kanunun belirli yasal mirasçılar için koruduğu, miras bırakanın iradesiyle ortadan kaldırılamayan miras payıdır. Saklı payın oranı m.506'da belirlenir ve yalnızca altsoy, ana-baba ve eşin saklı paylı mirasçı olduğu kabul edilir.
- **Ölüme bağlı tasarruf**: Miras bırakanın ölümünden sonra hüküm doğuran, vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılan tasarruflardır. Maddenin kapsamı bu tasarruflarla sınırlıdır; sağlararası işlemler bu kurala tabi değildir.
- **Altsoy**: Miras bırakanın çocukları, torunları ve daha alt kuşaklarıdır. Saklı pay bakımından altsoy, saklı paylı mirasçılardan biridir.

### Kapsamı: hangi şartlar aranır?

- Miras bırakanın ölüme bağlı tasarruf yapmak istemesi ve bu tasarrufun vasiyetname veya miras sözleşmesi biçiminde kurulması gerekir.
- Miras bırakanın mirasçı olarak altsoy, ana-baba veya eşinden en az birinin bulunması hâlinde tasarruf, yalnızca saklı paylar dışında kalan kısımla sınırlı olmalıdır.
- Saklı payların hesabı için önce terekenin ve saklı payların değerinin tespit edilmesi gerekir.
- Bu mirasçılardan hiçbirinin bulunmaması hâlinde miras bırakan tasarrufunu terekenin tamamına yayabilir.
- Tasarruf, saklı payı zedeleyecek ölçüde yapılmışsa bu kısım tenkise tabi olur; saklı pay ihlali kendiliğinden tasarrufu geçersiz kılmaz.

### Kapsamı: hangi sonuçları doğurur?

- Saklı paylı mirasçı bulunduğunda, miras bırakanın saklı paylar dışında kalan kısmındaki ölüme bağlı tasarrufu geçerlidir.
- Saklı payı zedeleyen tasarruf, tenkis yoluyla saklı pay sahibinin talebi üzerine oransal olarak sınırlanabilir.
- Altsoy, ana-baba veya eş bulunmadığında miras bırakan tüm terekeyi tasarrufa konu edebilir.
- Miras bırakan saklı payı tasarruf nisabı gibi kullanamaz; bu yönde yapılan tasarruf saklı pay hakkı ölçüsünde geçersizdir.
- Kardeşler birinci fıkra kapsamında sayılmadığından, yalnız kardeşin bulunması tasarruf nisabını daraltmaz.

### Saklı paylı mirasçı var ile yok arasındaki fark nedir?

- Altsoy, ana-baba veya eşten biri bulunduğunda, tasarruf yalnızca tereke ile saklı paylar toplamı arasındaki fark ile sınırlıdır.
- Bu mirasçıların hiçbiri yoksa miras bırakan tereke üzerinde tasarruf yetkisine tamamen sahiptir.

Sonuç: Birinci fıkradaki sınır uygulanmaz ve tüm terekenin tasarruf nisabı kabul edilir.

### Tasarruf nisabı ile saklı pay arasındaki fark nedir?

- Tasarruf nisabı, miras bırakanın dilediği gibi tasarruf edebildiği kısımdır.
- Saklı pay, miras bırakanın iradesiyle kaldırılamayan ve ona dokunulamayan kısımdır.

Sonuç: Saklı payı zedeleyen tasarruf, tenkis davasına konu olabilir; tasarruf nisabı içindeki tasarruf ise geçerlidir.

### Altsoy, ana-baba veya eş ile kardeşler arasındaki fark nedir?

- Altsoy, ana-baba ve eş, yasal mirasçı olarak m.505 bakımından sınırlayıcı etkiye sahiptir.
- Kardeşler, 5650 sayılı Kanunla birinci fıkradan çıkarılmıştır.

Sonuç: Kardeşlerin varlığı tasarruf nisabını sınırlamaz; yalnızca altsoy, ana-baba ve eş dikkate alınır.

### Kapsamı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kardeşleri birinci fıkradaki saklı paylı mirasçılar arasında saymak; 5650 sayılı Kanunla bu ibare metinden çıkarılmıştır.
- Saklı paylı mirasçı bulunduğunda tasarruf nisabını tereke ile saklı payları ayırmadan genel bir oranla hesaplamak; önce terekenin ve saklı payların ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
- Miras bırakanın tasarrufunu saklı payı zedeleyen kısım için de geçerli saymak; bu kısım tenkise tabidir.
- Altsoy, ana-baba veya eş bulunmadığı hâlde tasarruf nisabını daraltmak; bu hâlde tüm tereke tasarruf nisabıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Saklı payın hesabında önce terekenin tespiti, ardından terekenin değerlendirilmesi ve saklı payların ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/360 E., 2010/372 K., 07.07.2010)
- Saklı pay hakkının yalnızca miras bırakanın altsoyu, ana-babası ve eşi için söz konusu olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
- Tenkis davasında davalıya tasarruf nisabı miktarını nakden alma veya tenkis edilecek değeri ödeyip malı talep etme seçimlik hakkı tanındığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2022/4158 E., 2023/2982 K., 30.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Saklı payın aşıldığını ileri süren saklı pay sahibi, tereke ve saklı payların değerini ispatla yükümlüdür; bu amaçla terekenin tespiti ve değerlendirmesi gerekir.
- Miras bırakanın altsoy, ana-baba veya eş bırakmadığını ileri süren taraf, bu durumu nüfus kaydı ve miras belgesi ile ispatlamalıdır.
- Tasarrufun tasarruf nisabı içinde kaldığını savunan taraf, vasiyetname veya miras sözleşmesinin kapsamını ve tereke değerini ispatla yükümlüdür.
- Tenkis davasında tasarrufun saklı payı zedelediğini ileri süren kişi, zedelenmeyi ve değer farkını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.506: Saklı pay oranlarını belirler; m.505'teki tasarruf nisabının hesaplanmasında gereklidir.
- 4721 m.560: Saklı payı zedeleyen tasarrufların tenkis yoluyla giderilmesini düzenler.
- 4721 m.526: Ölüme bağlı tasarrufa konulan koşul ve yüklemelerin geçerliliğini düzenler; tasarruf nisabı içinde yapılan tasarrufun sınırlarını tamamlar.

## [TMK m.506 — Saklı pay](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-506)

Madde, miras bırakanın tasarruf edemeyeceği saklı pay oranlarını belirler. Altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eş için saklı pay oranlarını sayar. Madde, saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu (m.505), tasarruf nisabını ve tenkis davasını düzenlemez. Tenkis davasının açılma süreleri (m.571), tenkis sırası (m.570) ve denkleştirme (m.648 vd.) ayrı maddelerde yer alır.

### Saklı pay: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Saklı pay**: Miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldıramayacağı, yasal mirasçılar için korunan asgari miras payıdır. Oranı yasal miras payının belli bir kesri olarak hesaplanır.
- **Yasal miras payı**: Kanunun miras bırakanın altsoy, ana-baba, eş gibi mirasçılarına zümre ve sağ kalan eş durumuna göre verdiği paydır. Saklı pay bu payın kesri olarak bulunur, dolayısıyla önce yasal miras payının tespit edilmesi gerekir.
- **Saklı paylı mirasçı**: Kanunun saklı pay sahibi kıldığı mirasçıdır. Madde metninde yalnızca altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş için oran belirlenmiştir; kardeşler bu kapsamda değildir.

### Saklı pay: hangi şartlar aranır?

- Miras bırakanın geride saklı paylı mirasçı bulunması gerekir; bu mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir.
- Altsoy bakımından saklı pay, yasal miras payının yarısı olarak hesaplanmalıdır.
- Ana ve babanın her biri için saklı pay, yasal miras payının dörtte biri olarak hesaplanmalıdır.
- Sağ kalan eş bakımından, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise saklı pay yasal miras payının tamamı olarak alınmalıdır; bunun dışındaki hallerde (büyükana-büyükbaba zümresiyle birlikte veya tek başına) saklı pay yasal miras payının dörtte üçü olarak alınmalıdır.
- Saklı pay, miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla ihlal edilmemelidir; ihlal edilen saklı pay tenkis yoluyla giderilebilir.

### Saklı pay: hangi sonuçları doğurur?

- Saklı paylı mirasçıların saklı payı, ölüme bağlı tasarrufla ihlal edilemez; miras bırakanın tasarruf nisabı tereke eksi saklı paylar toplamıdır.
- Ölüme bağlı tasarruf saklı payları ihlal ediyorsa, saklı paya sahip mirasçı tenkis davası açabilir ve tasarruf ihlal ölçüsünde tenkise uğrar.
- Saklı pay sahibi olmayan mirasçılar (kardeşler ile büyükana-büyükbaba) tenkis talep edemez.
- Miras bırakanın saklı paylı mirasçısı yoksa tüm tereke üzerinde tasarruf yetkisi vardır.
- Madde metni yalnızca oranları belirlediği için, saklı pay oranlarına aykırı kayıtlar hukuken etkisizdir; bu sonuç tenkis yoluyla gerçekleşir.

### Altsoy ile ana ve baba arasındaki fark nedir?

- Altsoy için saklı pay yasal miras payının yarısıdır.
- Ana ve babanın her biri için saklı pay yasal miras payının dörtte biridir.

Sonuç: Altsoyun saklı payı ana-babanın her birininkinden daha yüksektir; oranlar kişi başına hesaplanır.

### Sağ kalan eş: altsoy/ana-baba ile birlikte ile diğer hâller arasındaki fark nedir?

- Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise saklı payı yasal miras payının tamamıdır.
- Eş, büyükana-büyükbaba zümresiyle birlikte veya tek başına mirasçı ise saklı payı yasal miras payının dörtte üçüdür.

Sonuç: Aynı eş için saklı pay oranı, birlikte mirasçı olunan zümreye göre farklılaşır.

### Saklı paylı mirasçı ile saklı payı olmayan mirasçı arasındaki fark nedir?

- Altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş saklı paylı mirasçıdır.
- Kardeşler ve büyükana-büyükbaba zümresi saklı paylı değildir.

Sonuç: Kardeşler ölüme bağlı tasarrufla yararlarına karşı tasarruf edilen mirası tenkis talep edemez; bu mirasçılar için tasarruf nisabı tüm terekedir.

### Saklı pay: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kardeşleri saklı paylı mirasçı saymak; 5650 sayılı Kanunla bu hak kaldırılmıştır.
- Eşin saklı payını her hâlde yasal miras payının tamamı olarak hesaplamak; eş büyükana-büyükbaba zümresiyle veya tek başına mirasçı ise oran dörtte üçtür.
- Ana-babanın saklı payını altsoy gibi yasal miras payının yarısı olarak almak; ana-babanın her biri için oran dörtte biridir.
- Saklı payı tereke üzerinden değil yasal miras payı üzerinden hesaplamamak; saklı pay yasal miras payının kesridir.
- Ders anlatımındaki eski oranları (eski 453. madde) güncel metne uygulamak; eski düzenleme 5650 sayılı Kanunla değişmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tenkis talebinin dinlenebilmesi için talepte bulunan mirasçının saklı pay sahibi olması yasal ön koşul kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1352 E., 2025/4959 K., 24.11.2025)
- Kardeşlerin saklı pay sahibi olmadığı, bu nedenle kardeşlerin tenkis talebinin reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2024/4229 E., 2025/4104 K., 30.09.2025)
- Tasarruf nisabının belirlenebilmesi için önce terekenin tespit edilip değerlendirilmesi, sonra saklı paylar toplamının bulunması gerektiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Tenkis talebinde bulunan mirasçı, kendisinin m.506 kapsamında saklı paylı mirasçı olduğunu (altsoy, ana-baba ya da sağ kalan eş sıfatını) nüfus ve aile kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Saklı payın ihlal edildiğini ileri süren mirasçı, terekenin değerini ve ölüme bağlı tasarrufların değerini belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Karşı taraf, tasarrufun saklı payı ihlal etmediğini veya kazandırmanın tasarruf nisabı içinde kaldığını iddia ederse bunu terekenin ve kazandırmanın değeriyle ispatlamalıdır.
- Miras bırakanın bir zümreye mensup olup olmadığı ve mirasçılık sıfatı, sulh hukuk mahkemesinden alınan veraset ilamı veya kayıtlarla ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.505](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-505): Saklı paylı mirasçıların kimler olduğunu ve miras bırakanın tasarruf sınırını belirler; m.506 bu mirasçılara oran verir.
- [4721 sayılı Kanun m.570](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-570): Saklı payın ihlali hâlinde tenkis sırasını düzenler; önce ölüme bağlı tasarruflar, sonra sağlararası kazandırmalar tenkise tabi tutulur.
- [4721 sayılı Kanun m.571](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-571): Tenkis davası açma süresini ve tenkis iddiasının def'i yoluyla ileri sürülebilmesini düzenler.

## [TMK m.507 — Borçların indirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-507)

Madde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında kullanılacak terekenin değerinin hangi tarihe göre belirleneceğini ve net terekenin hesabında terekeden hangi kalemlerin indirileceğini düzenler. Tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölüm günündeki durumuna göre hesaplanır; hesaba girecek borç ve giderler bu maddede sayılmıştır. Madde, mirasçılar ve mirasbırakanla birlikte yaşayan, onun tarafından bakılan kişiler bakımından uygulanır. Madde terekeye eklenecek değerleri (denkleştirme ve tenkise tabi sağlararası kazandırmalar) düzenlemez (m.508, m.669). Tenkis sırasının ve tenkis hesabının kendisi (m.560 ve devamı) ile tasarruf edilebilir kısmın tespiti ile tenkis davası düzenlenmez. Mirasın reddi, resmi tasfiye ve defter tutma usulleri (m.605 vd., m.609 vd.) ile mirasın reddine bağlı alacaklı koruması bu maddenin konusu değildir.

### Borçların indirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tasarruf edilebilir kısım**: Mirasbırakanın saklı pay dışında, ölüme bağlı tasarrufla serbestçe dağıtabileceği tereke değeridir. Bu madde ile hesaplanan net tereke üzerinden belirlenir.
- **Net tereke**: Tereke aktifine tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmaların eklenmesi, tereke borç ve giderlerinin çıkarılması sonucu bulunan tutardır. Hesap, mirasbırakanın ölüm gününe göre yapılır.
- **Ölüm günündeki durum**: Terekenin değerinin ölüm günündeki parasal karşılığına göre belirlenmesi ilkesidir. Ölümden sonraki değer artışı veya düşüşü hesaba katılmaz.
- **Cenaze giderleri**: Mirasbırakanın defnine ilişkin, ölenin dini ve sosyal durumuna uygun düşen masraflardır. Aşırı ve gösterişli masraflar bu kapsamda değerlendirilmez.
- **Üç aylık geçim giderleri**: Mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişilerin üç aylık geçimi için gereken tutardır. Bu kişilerin mirasçı olması gerekmez.

### Borçların indirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Tasarruf oranının hesabı için tereke değerinin mirasbırakanın ölüm günündeki durumuna göre belirlenmiş olması gerekir.
- Hesaba tereke aktifine tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmalar eklenmiş olmalıdır.
- Terekeden mirasbırakanın borçları indirilmelidir; geçerli ve henüz ifa edilmemiş borçlar bu kapsamdadır.
- Terekeden cenaze giderleri indirilmelidir; bu giderler ölenin dini ve sosyal durumuna göre örf ve adete uygun olmalıdır.
- Terekeden terekenin mühürlenmesi ve yazımı (defter tutma) giderleri indirilmelidir.
- Terekeden mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişilerin üç aylık geçim giderleri indirilmelidir.
- Mirasçı olmayan, mirasbırakanla birlikte yaşayıp ona bakılan kişiler de üç aylık geçim giderini talep edebilir; bu kişilerin mirasbırakanca yasal olarak bakmakla yükümlü olunması aranmaz.

### Borçların indirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Tasarruf edilebilir kısım, tereke aktifine tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmaların eklenmesi ve sayılan borç ve giderlerin düşülmesiyle bulunan net tereke üzerinden hesaplanır.
- Mirasbırakanın borçları, geçerli ve henüz ifa edilmemiş olmaları şartıyla vadesi gelmiş olsun ya da olmasın terekeden indirilir.
- Vadesi geçmiş borçlarda ölüm anı itibarıyla işlemiş temerrüt faizi de indirime dahil edilir.
- Bozucu şarta bağlı borçlar, şart gerçekleşmemişse indirime dahil edilir.
- Cenaze giderleri, örf ve adete uygun olduğu ölçüde terekeden karşılanır; aşırı masraflar indirilmez.
- Terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri terekeden düşülür.
- Mirasbırakanla birlikte yaşayan ve ona bakılan kişilerin üç aylık geçim giderleri terekeden düşülür.
- Mirasbırakanın ölümü ile sona eren borçlar terekeden indirilmez.
- Mirasbırakanın tenkise tabi ölüme bağlı tasarrufları, tenkis edilecek miktarın hesabında terekeye eklenmez; bu tasarruflar terekede mevcut değerlerden karşılanır.

### Mirasbırakanın ölümüyle sona eren borç ile ölümle doğan borç arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakanın ölümü ile sona eren borçlar (örneğin vekâletten doğan iş yapma borcu) terekeden indirilmez.
- Mirasbırakanın ölümü ile doğan ve ölümle sona ermeyen borçlar, örneğin üç aylık geçim gideri ve edinilmiş mallara katılma alacağı, indirilir.

Sonuç: Ölüm ile sona eren borçlar indirime girmez, ölümle doğan ya da ölümle sona ermeyen borçlar indirime girer.

### Mirasçı olan ile mirasçı olmayan birlikte yaşayan kişi arasındaki fark nedir?

- Mirasçı olan birlikte yaşayan kişi, aldığı üç aylık geçim giderini miras hissesine mahsup etmez ve ayrıca miras payını da tam alır.
- Mirasçı olmayan birlikte yaşayan kişi de madde gereğince üç aylık geçim giderini terekeden alabilir.

Sonuç: Mirasçı olmayan kişi bu talebi mirasçı sıfatına bağlı olmadan ileri sürebilir; mirasçı olan ise mahsup yapmaz.

### Cenaze gideri ile aşırı cenaze gideri arasındaki fark nedir?

- Ölenin dini ve sosyal durumuna uygun, örf ve adete uygun cenaze masrafları terekeden indirilir.
- Cenaze işlerini üstlenen mirasçının normal olmayan, abartılı ya da gösterişli masrafları indirime konu olmaz.

Sonuç: Aşırı masraf kısmı terekeden düşülmez.

### Ölüm günü değeri ile sonraki değişim arasındaki fark nedir?

- Terekedeki malların değeri ölüm günündeki parasal karşılığına göre alınır.
- Ölümden sonra malların değerinin artması, azalması ya da hasara uğraması hesaba katılmaz.

Sonuç: Tasarruf oranı hesabı ölüm anındaki değerlere dayanır.

### Borçların indirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Vasiyet borcunu mirasbırakanın borcu gibi terekeden düşmek; vasiyet borcu indirime girmez.
- Mirasbırakanın ölümüyle sona eren borçları (örneğin vekâlet borcunu) terekeden indirmek; bu borçlar ölümle sona erdiğinden indirime girmez.
- Mirasçı olmayan birlikte yaşayan kişinin üç aylık geçim giderini talep edemeyeceğini varsaymak; madde mirasçılık şartı aramaz.
- Mirasçı olan birlikte yaşayanın üç aylık geçim giderini miras hissesinden mahsup etmesi gerektiğini düşünmek; mirasçı olan kişi mahsup yapmaz ve miras payını tam alır.
- Cenaze giderlerinin tamamını, aşırı ve gösterişli masraflar dahil terekeden düşmek; yalnızca örf ve adete uygun masraflar indirilir.
- Ölümden sonra değer artan ya da azalan malları ölüm günü değeri yerine sonraki değerleriyle hesaplamak; ölüm günü değeri esas alınır.
- Vadesi gelmemiş borçları indirime dahil etmemek; geçerli ve ifa edilmemiş borçlar vade ayrımı yapılmaksızın indirilir.
- Mirasbırakanın tenkise tabi ölüme bağlı tasarruflarını terekeye ekleyerek net tereke hesabını yapmak; bunlar tenkis hesabında terekeye eklenmez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tereke pasifinde mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri ile birlikte yaşayan kişilerin üç aylık geçim giderlerinin yer aldığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/800 E., 2025/1375 K., 10.03.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2022/886 E., 2023/2194 K., 13.04.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2023/620 E., 2023/2015 K., 06.04.2023)
- Bakmakla yükümlü olunan kişilerin üç aylık nafakası, defter tutma, mühürleme ve cenaze masrafları da pasif kalemler arasında sayılmaktadır. (1. Hukuk Dairesi, 2014/16371 E., 2016/10421 K., 17.11.2016; 1. Hukuk Dairesi, 2013/16662 E., 2014/4333 K., 26.02.2014)

### Nasıl ispat edilir?

- Tasarruf oranı hesabını isteyen taraf, terekenin ölüm günündeki değerini ve indirilecek borç ile giderleri ispatlamakla yükümlüdür.
- Mirasbırakanın borçları, senet, sözleşme ve benzeri yazılı belgelerle ispatlanır; borcun geçerliliği ve ifa edilmemiş olması ispat edilmelidir.
- Cenaze giderleri, fatura ve makbuz gibi belgelerle ispatlanır; masrafın örf ve adete uygunluğu ise ölenin dini ve sosyal durumuna göre değerlendirilir.
- Birlikte yaşama ve mirasbırakanca bakılma durumu, ikamet ve bakım delilleriyle ispatlanır; üç aylık geçim giderinin miktarı ise talep eden tarafça ortaya konulur.
- Net tereke hesabına karşı çıkan taraf, indirilen kalemin hukuka uygun ya da tutar yönünden fazla olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.508](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-508): Tenkise tabi olan ve terekeye eklenecek karşılıksız kazandırmaların belirlenmesinde bu maddeye gönderme yapılır; net tereke hesabının eklenecek kalemini tamamlar.
- [4721 sayılı Kanun m.560](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-560): Saklı pay ve tasarruf sınırının hesaba konu edildiği tenkis düzenlemesine bağlanır; hesaplanan tasarruf edilebilir kısım bu hükmün uygulanmasında kullanılır.
- [4721 sayılı Kanun m.669](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-669): Denkleştirmeye tabi kazandırmaların terekeye eklenmesini düzenler; net tereke hesabında eklenecek kalemlerden biridir.
- [4721 sayılı Kanun m.645](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-645): Birlikte yaşayanların hakkını düzenler; üç aylık geçim giderinin mirasçı olmayan kişiler bakımından da talep edilebileceğini doğrulayan dayanaktır.

## [TMK m.508 — Sağlararası karşılıksız kazandırmalar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-508)

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 508. maddesi, mirasbırakanın sağlararası karşılıksız kazandırmalarının tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye nasıl ekleneceğini düzenler. Madde, tenkise tabi olan sağlararası kazandırmaların tereke hesabına dahil edilme ölçüsünü belirler. Kural, mirasbırakanın ölümünden önce sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar bakımından uygulanır. Madde, ölüme bağlı tasarrufları, denkleştirme yükümlülüğünü, tenkis davasının usulünü ve sürelerini, mal rejimi tasfiyesinde değer eklemeyi düzenlemez (sırasıyla m.565, m.669, m.560-571 ve 4721 sayılı Kanun m.229). Mirasçının tenkis hakkının kullanımı ile zamanaşımı veya hak düşürücü süreler de bu maddenin kapsamında değildir (m.571).

### Sağlararası karşılıksız kazandırmalar: hangi şartlar aranır?

- Kazandıranın mirasbırakan olması ve kazandırmanın sağlığında yapılmış olması gerekir.
- Kazandırmanın karşılıksız olması gerekir; karşılığında bir edim veya yükümlülük getiren işlemler bu kapsamda değildir.
- Kazandırmanın tenkise tabi olması gerekir; yani saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarını ihlal etmesi gerekir.
- Eklemenin yalnızca tenkise tabi olduğu ölçüde yapılması gerekir; tenkise tabi olmayan kısım terekeye eklenmez.
- Eklenen değer, tasarruf edilebilir kısmın hesabında tereke toplamına dahil edilmelidir.

### Sağlararası karşılıksız kazandırmalar: hangi sonuçları doğurur?

- Tenkise tabi sağlararası karşılıksız kazandırmalar, tenkise tabi oldukları ölçüde tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir.
- Tenkise tabi olmayan kazandırmalar terekeye eklenmez ve tasarruf edilebilir kısmın hesabında dikkate alınmaz.
- Eklemenin sonucu olarak tereke toplamı artar; bu da saklı payların ve tasarruf edilebilir kısmın hesaplanmasını etkiler.
- Madde emredici niteliktedir; tarafların sözleşmeyle bu ölçüyü değiştirmesi bu madde bakımından kabul edilmez. (7. Hukuk Dairesi, 2025/5616 E., 2026/743 K., 12.02.2026)

### Tenkise tabi kazandırma ile tenkise tabi olmayan kazandırma arasındaki fark nedir?

- Saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarını ihlal eden sağlararası karşılıksız kazandırmalar tenkise tabidir.
- Saklı payları ihlal etmeyen kazandırmalar tenkise tabi değildir.

Sonuç: Yalnızca tenkise tabi olan kısım tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir; tenkise tabi olmayan kısım eklenmez.

### Sağlararası karşılıksız kazandırma ile ivazlı işlem arasındaki fark nedir?

- Karşılıksız kazandırma, karşılığında bir edim veya yükümlülük bulunmayan işlemdir.
- İvazlı işlem, karşılığında bir edim öngören sözleşmedir.

Sonuç: Yalnızca karşılıksız kazandırmalar bu madde kapsamında terekeye eklenir; ivazlı işlemler eklenmez.

### Sağlararası kazandırma ile ölüme bağlı kazandırma arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmadır.
- Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflardır.

Sonuç: Bu madde sağlararası kazandırmalar için geçerlidir; ölüme bağlı tasarruflar için m.565 ayrıca uygulanır.

### Sağlararası karşılıksız kazandırmalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tenkise tabi olmayan kazandırmayı da tamamen terekeye eklemek; madde yalnızca tenkise tabi olduğu ölçüde eklemeyi öngörür.
- Ölüme bağlı tasarruflar ile sağlararası kazandırmaları aynı kuralla değerlendirmek; ölüme bağlı tasarruflar m.565 kapsamındadır.
- Mal rejimi tasfiyesindeki değer eklemesini tereke hesabındaki ekleme ile karıştırmak; iki kurum farklı amaç ve kapsama sahiptir.
- İvazlı işlemi karşılıksız kazandırma saymak; yalnızca karşılıksız kazandırmalar bu maddeye girer.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tenkise tabi kazandırmaların terekeye eklenmesi, mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalarla sınırlı olarak kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023; 7. Hukuk Dairesi, 2025/5616 E., 2026/743 K., 12.02.2026)
- Eski Medeni Kanun döneminde iade kararlaştırılmaksızın yapılan kazandırmaların terekeye eklenip eklenmeyeceği tartışmalıydı; yeni düzenlemeden sonra bu tartışmanın sona erdiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025)
- Tenkise tabi sağlararası tasarrufların, hayat sigortası bedelleri ile birlikte değerlendirilmesi uygulamada yapılmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025)
- Tenkise tabi sağlararası tasarrufların tereke hesabına eklenmesinde, kazandırmanın tenkise tabi olduğu ölçüde eklenmesi esas alınmaktadır. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/231 E., 2025/133 K., 09.01.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tenkis ve tereke hesabına ekleme talebinde bulunan mirasçı, mirasbırakanın sağlararası karşılıksız bir kazandırma yaptığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kazandırmanın karşılıksız olduğu, yazılı belge (bağış sözleşmesi, tapu kaydı, havale belgesi) ile ispatlanır.
- Karşı taraf, kazandırmanın karşılıklı bir edim içerdiğini veya tenkise tabi olmadığını ileri sürerse bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Kazandırmanın tenkise tabi olduğu ölçü, saklı payların hesabı ve tereke değerinin belirlenmesi yoluyla bilirkişi incelemesi ile tespit edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.565: Ölüme bağlı tasarruflar ile tenkise tabi sağlararası tasarrufların tereke hesabına eklenmesini düzenler; m.508 ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.669: Mirasbırakanın altsoyuna yaptığı denkleştirmeye tabi kazandırmalara ilişkindir; denkleştirmeden muaf tutulan kazandırmaların tenkise tabi olarak m.508 kapsamına girmesi tartışmasında bağlantılıdır.
- 4721 sayılı Kanun: Mal rejimi tasfiyesinde eklenecek değerleri düzenler; m.508 ise mirasçılık yönünden tereke hesabını düzenler, iki kurum birbirinden ayrıdır.

## [TMK m.509 — Sigorta alacakları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-509)

Madde, mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine yaptığı hayat sigortası sözleşmesinde, sigorta alacağının mirasbırakanın ölüm anındaki satın alma değerinin terekeye eklenmesini düzenler. Düzenlenen haller; lehdarın sonradan tayini, sigortacıya karşı istem hakkının devri ve bu tasarrufların sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla, karşılıksız olarak yapılmasıdır. Kural, mirasbırakanın kendi ölümünde ödenecek hayat sigortalarına uygulanır. Maddede sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkının lehdar tarafından sigortacıya karşı doğrudan kullanılması, sigorta bedelinin mirasçılara ya da lehdara ödenmesi usulü, sigorta bedelinin terekeye ait olup olmadığının belirlenmesi ve mirasçılar arasında denkleştirme düzenlenmez. Doğrudan dava hakkı ve lehdarın sigortacıya karşı talep yetkisi TTK m.1454 kapsamında kalır; bu kurallar ayrıca değerlendirilmelidir. Tereke dışına çıkarılan sigorta alacağının saklı pay ve tenkis yönünden hesaba katılması ise tenkise ilişkin kurallarla (TMK m.560 vd. ve m.565 vd.) bağlantılıdır.

### Sigorta alacakları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hayat sigortası sözleşmesi**: Sigortacının belirli bir kişinin ölümü veya belirli bir süre sonra hayatta bulunması üzerine sigorta bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Maddenin konusu, sigortalının ölümünde ödenecek hayat sigortalarıdır.
- **Lehdar**: Sigorta bedelini sigorta sözleşmesi uyarınca talep etme hakkı kendisine tanınan üçüncü kişidir. Lehdar, sözleşmede adının yazılmasıyla ya da sonradan tayin edilmesiyle belirlenir.
- **Satın alma değeri**: Sigorta alacağının, mirasbırakanın ölüm anındaki ekonomik değeridir. Terekeye eklenecek tutar, sigorta bedelinin ödeme anındaki tutarı değil, ölüm anındaki bu değerdir.
- **Sigortacıya karşı istem hakkı**: Sigorta sözleşmesinden doğan ve sigorta bedelinin ödenmesini sigortacıdan isteme yetkisini veren haktır. Maddede bu hakkın karşılıksız devri de yer alır.
- **Sağlararası ve ölüme bağlı tasarruf**: Mirasbırakanın sağlığında yaptığı, kişisel ve karşılıksız bir devir ile ölümüyle hüküm doğuran tasarrufun birlikte anıldığı iki yoldur. Maddede her ikisi de lehdar tayinini ya da istem hakkının devrini içerebilir.

### Sigorta alacakları: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat sigortası sözleşmesi yapmış olması ya da böyle bir kişiyi sonradan lehdar olarak tayin etmiş olması gerekir.
- Alternatif olarak mirasbırakanın sigortacıya karşı olan istem hakkını üçüncü kişiye devretmiş olması gerekir.
- Devrin ya da lehdar tayininin sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufla yapılmış olması gerekir.
- Bu tasarrufun karşılıksız, yani bedelsiz yapılmış olması gerekir.
- Sigorta alacağının mirasbırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri, terekeye eklenmek için hesaplanmalıdır.

### Sigorta alacakları: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde sigorta alacağının mirasbırakanın ölüm anındaki satın alma değeri terekeye eklenir.
- Terekeye eklenen değer, sigorta bedelinin lehdara ödenmesi sırasında oluşan tutar değil, ölüm anındaki satın alma değeridir.
- Koşullar gerçekleşmezse, yani devir karşılıklı yapılmışsa ya da sigorta sözleşmesi lehdar gösterilmeden yapılmışsa, bu madde uyarınca terekeye ekleme olmaz.
- Mirasbırakanın kendi ölümünde ödenecek olmayan (ölüm dışı) sigortalar bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Lehdar tayini ile istem hakkının devri arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakanın sözleşmede lehdarı belirlemesi ya da sonradan lehdar tayin etmesi, yani lehdarın atanması halidir.
- Mirasbırakanın sigortacıya karşı istem hakkını başkasına devretmesi halidir.

Sonuç: Maddede iki hal de aynı hükme bağlanmıştır; her iki halde de sigorta alacağının satın alma değeri terekeye eklenir.

### Sağlararası tasarruf ile ölüme bağlı tasarruf arasındaki fark nedir?

- Sağlığında yapılan karşılıksız devir veya lehdar tayinidir.
- Ölüme bağlı tasarrufla, yani vasiyetle yapılan karşılıksız devir veya tayindir.

Sonuç: Hangi yoldan yapılırsa yapılsın, karşılıksız olduğu sürece terekeye ekleme kuralı uygulanır.

### Karşılıklı edim içeren devir ile karşılıksız devir arasındaki fark nedir?

- Karşılıksız (bedelsiz) yapılan tasarruftur.
- Bir karşılık alınarak yapılan devirdir.

Sonuç: Madde yalnız karşılıksız tasarrufu kapsar; karşılıklı yapılan devir bu hükme girmez.

### Sigorta alacakları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Terekeye eklenecek değeri sigorta bedelinin tamamı olarak hesaplamak; hüküm ölüm anındaki satın alma değerini esas alır.
- Karşılıklı yapılan devirleri de bu madde kapsamında saymak; hüküm yalnız karşılıksız tasarrufları kapsar.
- Sağlararası ve ölüme bağlı tasarrufu ayırt etmeden farklı bir hesap yöntemi uygulamak; her iki hal de aynı hükme bağlıdır.
- Ölüm dışı hayat sigortalarını (belirli bir süre sonra hayatta kalma) bu maddeye dahil etmek; madde mirasbırakanın kendi ölümünde ödenecek sigortaları düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, sigorta bedelinin terekeye eklenmesinde ölüm anındaki satın alma değerini esas almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023)
- Sigorta alacağının satın alma değerinin terekeye eklenmesi gerektiği, tenkis ve saklı pay hesabına dahil edildiği yönünde kararlar verilmiştir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025)
- Hayat sigortası satın alma bedelinin, tenkis hesabında 4721 sayılı Kanunun ilgili maddeleri ile birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/231 E., 2025/133 K., 09.01.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2024/4467 E., 2024/5898 K., 23.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Terekeye ekleme talep eden tarafın, mirasbırakanın sigorta sözleşmesini lehdar gösterilerek yaptığını ya da sonradan lehdar tayin ettiğini ya da istem hakkını devrettiğini ispatlaması gerekir; sigorta poliçesi ve sigortacıdan alınacak bilgi bu konuda temel delildir.
- Tasarrufun karşılıksız yapıldığını ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır; karşılık ödendiğini ileri süren karşı taraf ise bu savunmasını ispatla yükümlüdür.
- Tasarrufun sağlararası mı ölüme bağlı mı olduğu, vasiyetname veya sigorta sözleşmesinin tarihi ve içeriğiyle belirlenir.
- Sigorta alacağının ölüm anındaki satın alma değeri, sigortacıdan alınacak bilirkişi raporu ve sigorta teknik verileri ile tespit edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.560](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-560): Tenkis ve saklı pay hesabına ilişkin genel kuraldır. Terekeye eklenen sigorta alacağı, saklı paya ve tenkise tabi tutulacak değerin hesabında bu hükümlere göre değerlendirilir.
- [4721 sayılı Kanun m.565](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-565): Tenkise tabi tasarrufların hesabında yer alan bir kuraldır. Bu maddedeki ekleme ile birlikte tenkis hesabına dahil edilen değerleri belirler.
- [4721 sayılı Kanun m.567](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-567): Maddenin, ölüme bağlı tasarruflar ve miras sözleşmesi ile ilgili tenkis kurallarıyla bağlantısını kurar. Metinde kendi başına bir tutarı değil, dayanağı oluşturur.
- [4721 sayılı Kanun m.601](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-601): Lehdarın sigortacıya karşı doğrudan istem hakkı ve sigorta bedelinin mirasçılara karşı durumu ile ilgilidir; bu madde yalnız terekeye ekleme yönünü düzenler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1454: Üçüncü kişi yararına sigortada, sigortalının ya da lehdarın sigortacıdan tazminat isteme hakkını düzenler; maddenin doğrudan dava yönünü tamamlar.

## [TMK m.510 — Sebepleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-510)

Madde, mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını cezai nedenlerle mirasçılıktan çıkarabileceği halleri düzenler. Düzenlenen haller, mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ile mirasçının mirasbırakana veya aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir. Kural yalnızca saklı paylı mirasçılar hakkında uygulanır ve mirasçılıktan çıkarma bir ölüme bağlı tasarruf işlemi olarak yapılır. Mirasçılıktan çıkarmanın sonuçları (pay alamama, tenkis davası açamama, altsoyun saklı payı isteyebilmesi), çıkarma sebebinin tasarrufta gösterilmesi zorunluluğu ve ispat yükü ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Mirastan yoksunluk (m.578), mirastan koruyucu çıkarma (m.511) ve mirastan feragat (m.528 vd.) bu maddede düzenlenmez; mirasçılıktan çıkarmanın sonuçları ve tasarrufta sebep gösterme zorunluluğu (m.512) da bu maddenin dışındadır.

### Sebepleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mirasçılıktan çıkarma (ıskat)**: Mirasbırakanın, kanunda sayılan bir sebebe dayanarak saklı paylı mirasçısının mirasçılık sıfatını ölüme bağlı bir tasarrufla ortadan kaldırmasıdır. Yalnızca saklı paylı mirasçıya uygulanabilir ve sebebin varlığı, bu maddede sayılan hallerden birine dayanmalıdır.
- **Ağır suç**: Maddedeki ağır nitelik, ceza hukukundaki ağır suç kavramıyla bağlı değildir. Hâkim, fiilin aile bağını koparacak nitelikte olup olmadığına ve somut olayda fiilen koparıp koparmadığına bakarak değerlendirme yapar.
- **Mirasbırakanın yakınları**: Mirasbırakanla sıkı bağ bulunan ve bu kişiye karşı işlenen fiilden mirasbırakanın da etkilendiği kişilerdir. Eş, kan ve sıhri hısımlar bu kapsama girer; hısımlık bağı olmayan kişiler de mirasbırakanın yakını sayılabilir.
- **Aile üyeleri**: İkinci bentte yer alan ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlal edildiği kişi grubudur. Eş, kan hısımları ve evlatlık bu kapsamda değerlendirilir.
- **Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi**: Aile hukukundan doğan bir görevin kusurlu ve ağır biçimde ihlal edilmesidir. Yalnızca kusurlu ihlal yeterli değildir; görevin önemli ölçüde ihlal edilmiş olması ve fiilin objektif ve sübjektif olarak aile bağını koparacak nitelikte bulunması gerekir.
- **Saklı paylı mirasçı**: Kanunun saklı pay güvencesi tanıdığı mirasçılardır. Mirasçılıktan çıkarma yalnızca bu mirasçılar hakkında yapılabilir.

### Sebepleri: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla işlem yapmış olması ve bu tasarrufun saklı paylı bir mirasçıyı kapsaması gerekir.
- Mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması (1. bent) ya da mirasçının mirasbırakana veya aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması (2. bent) gerekir.
- Birinci bentte fiilin kasıtlı bir suç olması, taksirli suç ya da hukuka uygun sebeple işlenen fiil olmaması gerekir; haksız tahrik ağır suçu ortadan kaldırmaz.
- Birinci bentte fiilin objektif olarak aile bağını koparacak nitelikte olması ve somut olayda fiilen aile bağını koparmış bulunması gerekir.
- İkinci bentte ihlalin kusurlu olması ve yükümlülüğün önemli ölçüde (ağır biçimde) ihlal edilmiş olması gerekir.
- Sebebin tasarrufta açıkça gösterilmiş olması ve genel ifadeler yerine somut olayların belirtilmesi gerekir.
- Sebebi tasarrufta belirtilmiş ve kanundaki hallerden birine dayanan çıkarma, mirasbırakanın bu tasarrufu yapma iradesiyle geçerli olur.

### Sebepleri: hangi sonuçları doğurur?

- Çıkarma geçerli olduğunda mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz.
- Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmadıkça, çıkarılan kişinin miras payı o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
- Çıkarılan kişinin altsoyu, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
- Çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse veya sebep ispat edilemezse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
- Mirasbırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma nedeniyle çıkarma tasarrufunu yapmışsa çıkarma geçersiz olur.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ederse, sebebin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.
- Mirastan çıkarma haksız ise çıkarılan mirasçı iptal veya tenkis isteyebilir.
- Mirasbırakan, yalnızca bu maddede sayılan sebeplerden biri varsa mirasçılıktan çıkarma yapabilir; kanunda sayılmayan bir sebeple yapılan çıkarma geçersizdir.

### Ağır suç ile aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali arasındaki fark nedir?

- Birinci bentte, suç işlenmesi ve fiilin kasıtlı bir suç olması aranır. Ölçüt, fiilin aile bağını koparacak nitelikte bulunmasıdır.
- İkinci bentte, aile hukukundan doğan bir yükümlülüğün önemli ölçüde yerine getirilmemesi aranır. Ölçüt, görevin kusurlu ve ağır biçimde ihlalidir.

Sonuç: Birinci bentte bir ceza mahkûmiyeti aranmaz, ancak fiilin ağır olduğu kabul edilmelidir. İkinci bentte ihlalin önemli ölçüde olması yeterlidir; suç işlenmiş olması gerekmez.

### Mirasbırakana karşı fiil ile yakınlara veya aile üyelerine karşı fiil arasındaki fark nedir?

- Fiil doğrudan mirasbırakana karşı işlenmişse, her iki bent de doğrudan uygulanır.
- Fiil mirasbırakanın yakınına veya aile üyesine karşı işlenmişse, birinci bentte yakın, ikinci bentte aile üyesi kavramı aranır.

Sonuç: Yakın ya da aile üyesine karşı işlenen fiil, mirasbırakanın da etkilendiği ölçüde çıkarma sebebi olabilir. Mirasbırakanla aile bağı kopmuş bir kişi yakın sayılmaz.

### Fiilin objektif nitelik ile sübjektif etki arasındaki fark nedir?

- Objektif unsur, fiilin aile bağını koparacak nitelikte olmasıdır.
- Sübjektif unsur, somut olayda aile bağının fiilen koparılmış olmasıdır.

Sonuç: Objektif olarak uygun nitelikte olan fiil, sübjektif unsur gerçekleşmezse çıkarma sebebi olmaz.

### Kasıtlı ağır suç ile taksirli veya hukuka uygun fiil arasındaki fark nedir?

- Kasıtlı olarak işlenen ağır suç çıkarma sebebi oluşturur.
- Taksirli suç ya da meşru savunma gibi hukuka uygun sebeple işlenen fiil kapsam dışındadır.

Sonuç: Taksirli veya hukuka uygun fiile dayanılarak çıkarma yapılamaz; haksız tahrik çıkarmayı engellemez.

### Sebebin gösterilmesi ile genel ifade kullanılması arasındaki fark nedir?

- Tasarrufta somut olay ve davranış belirtilmişse sebep gösterilmiş sayılır.
- Yalnızca 'aile görevlerini yerine getirmedi' gibi genel ifadeler kullanılmışsa sebep gösterilmemiş sayılır.

Sonuç: Sebep gösterilmemişse çıkarma tasarrufu geçersiz olur.

### Mirasbırakanın ihlale katılımı ile mirasbırakanın müterafik kusuru arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakanın müterafik kusuru yoksa çıkarma yapılabilir.
- Mirasbırakanın kusuru mirasçınınkinden fazla veya en az eşit ise çıkarmaya gidilemez.

Sonuç: Müterafik kusur bulunan hallerde çıkarma sebebi ortadan kalkar.

### Sebepleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metnindeki 'ağır suç' ifadesini ceza hukukundaki ağır suç kavramıyla özdeşleştirmek; oysa hâkim fiilin aile bağını koparacak nitelikte olup olmadığına göre karar verir.
- Birinci bentte fiilin yalnızca objektif olarak ağır olmasını yeterli görmek; somut olayda aile bağının fiilen koparılmış olması da aranır.
- İkinci bentte her aile hukuku ihlalini çıkarma sebebi saymak; yükümlülüğün önemli ölçüde ihlal edilmiş olması gerekir.
- Tasarrufta yalnızca 'aile görevlerini yerine getirmedi' gibi genel bir ifade kullanılmasını yeterli görmek; somut olayların belirtilmesi gerekir.
- Mirasbırakanın müterafik kusurunu dikkate almamak; kusuru mirasçınınkinden fazla ya da eşit olduğunda çıkarma yapılamaz.
- Kanunda sayılmayan bir sebeple (örneğin basit bir davranış ya da siyasi görüş farkı) çıkarma yapılabileceğini düşünmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığını ispat yükünün, çıkarmadan yararlanan mirasçıda veya vasiyet alacaklısında olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013; Hukuk Genel Kurulu, 2010/582 E., 2010/633 K., 08.12.2010)
- Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlalinin, objektif ve sübjektif unsurları birlikte taşıyan ağır bir ihlal olması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024)
- Basit olayların bağıştan dönme veya mirastan çıkarma nedeni sayılmayacağı, olayların nitelik, kapsam ve önem derecesine göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013)
- Mirasbırakanın kendi kusurunun mirasçınınkinden fazla ya da eşit olduğu hallerde çıkarma sebebinin oluşmayacağı kabul edilmektedir.
- Mirasçılıktan çıkarma iradesinin tasarrufta açıkça anlaşılması gerektiği, ancak 'çıkarıyorum' ifadesinin kullanılmasının zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2024/3176 E., 2025/1636 K., 24.03.2025)
- Çıkarma tasarrufunda sebebin somut olaylarla gösterilmesi gerektiği, genel ifadelerin yeterli olmadığı kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/4588 E., 2024/4186 K., 01.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü, itiraz üzerine çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013)
- Ağır suç ispatı için ceza mahkûmiyeti zorunlu değildir; ancak fiilin işlendiği, ağırlığı ve aile bağını koparacak nitelikte olduğu, tanık, belge ve diğer delillerle ortaya konmalıdır.
- Aile hukukundan doğan yükümlülüğün önemli ölçüde ihlali, yükümlülüğün içeriği ve ihlalin somut biçimi üzerinden delillerle gösterilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013)
- Tasarrufta sebebin gösterilmesi, yazılı vasiyetnamenin içeriğinden anlaşılır; sebebin dayandığı delillerin de belirtilmesi ispat açısından kolaylık sağlar.
- Müterafik kusur iddiasında, mirasbırakanın kusurunu ileri süren taraf bu kusuru ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.512](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-512): Çıkarma sebebinin tasarrufta gösterilmesi zorunluluğunu, sebebin ispatını ve haksız çıkarmaya karşı iptal ya da tenkis hakkını düzenler; bu maddedeki sebep koşulunun yaptırımıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.511](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-511): Mirastan koruyucu çıkarma halini düzenler; borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun saklı payının yarısı için çıkarılmasına izin verir ve bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- [4721 sayılı Kanun m.578](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-578): Mirastan yoksunluğu düzenler; mirasçılıktan çıkarmadan farklı olarak kanun gereği ve mirasbırakanın affıyla ortadan kalkan bir sonuçtur.
- [4721 sayılı Kanun m.546](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-546): Miras sözleşmesinden dönme sebeplerini düzenler; mirasçılıktan çıkarma sebepleri, miras sözleşmesinden dönme hakkını da doğurabilir.
- [4721 sayılı Kanun m.557](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-557): Ölüme bağlı tasarrufun iptal sebeplerini sayar; çıkarma tasarrufu bu sebeplerle de iptal edilebilir.

## [TMK m.511 — Hükümleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-511)

TMK m.511, mirasçılıktan çıkarılan kişinin miras hukukundaki durumunu düzenler: mirastan pay alamaması, tenkis davası açamaması, mirasçılıktan çıkarılanın payının kime geçeceği ve altsoyunun saklı payını isteyip isteyemeyeceği. Hüküm mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu ile mirasçılıktan çıkarma sebebi bulunan hallerde uygulanır ve miras bırakanın bu konudaki tasarrufu ile sınırlıdır. Madde, mirasçılıktan çıkarmanın şekli ve sebepleri ile mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasını düzenlemez (m.510, m.512). Saklı pay ve tenkis davasının genel esasları (m.557 ve devamı) ile mirasçılıktan çıkarmaya bağlı tenkis sonuçları da bu maddenin dışında kalan düzenlemelerdir. Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyunun bu hükümle kazandığı hak ile mirasın açılmasına ilişkin usul kuralları da ayrı değerlendirilir.

### Hükümleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mirasçılıktan çıkarma**: Mirasbırakanın, kanunda gösterilen geçerli bir sebebe dayanarak kişiyi mirasçılık sıfatından yoksun bırakmak için ölüme bağlı tasarrufta bulunmasıdır. Sebep ve şekil koşulları bu maddede değil, ilgili maddelerde düzenlenir.
- **Tenkis davası**: Saklı payı ihlal eden tasarruflara karşı, saklı pay sahibinin saklı payını korumak için açtığı dava türüdür. Mirasçılıktan çıkarılan kişi bu davayı açamaz.
- **Saklı pay**: Kanunun, mirasbırakanın tasarrufu ile ortadan kaldırılamayacağını koyduğu, yasal mirasçıların belirli oranda hakkı olan miras payıdır. Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu, bu payı kendi adına isteyebilir.
- **Kendi yerine geçme (temsil ile miras)**: Mirasçılıktan çıkarılan kişinin, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek payının altsoyuna geçmesi mantığıdır. Bu geçiş mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına olur.

### Hükümleri: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın geçerli bir mirasçılıktan çıkarma tasarrufu bulunmalıdır; bu tasarruf ölüme bağlı tasarruf biçiminde yapılmış olmalıdır.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin mirasbırakanın mirasçısı olması gerekir; bu kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz.
- Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamış olmalıdır; aksi halde ikinci fıkra uygulanmaz.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu bulunuyorsa, bu altsoyun saklı payını isteyebilmesi için mirasçılıktan çıkarılan kişinin mirasbırakandan önce öldüğünün kabulü gerekir.

### Hükümleri: hangi sonuçları doğurur?

- Mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişi tenkis davası açamaz.
- Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmamışsa, mirasçılıktan çıkarılanın payı altsoyuna geçer.
- Altsoy yoksa mirasçılıktan çıkarılanın payı mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
- Mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
- Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuşsa ikinci fıkra uygulanmaz ve tasarruf esas alınır.

### Mirasçılıktan çıkarılan kişi ile altsoyu arasındaki fark nedir?

- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin kendisi mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz.
- Onun altsoyu, mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

Sonuç: Altsoy, mirasçılıktan çıkarılanın payını kendi adına talep eden kişi olarak ayrı bir hak sahibi olur.

### Başka tasarruf var ile yok arasındaki fark nedir?

- Mirasbırakan mirasçılıktan çıkarılanın payı için başka bir tasarrufta bulunmuşsa, bu tasarruf uygulanır.
- Böyle bir tasarruf yoksa mirasçılıktan çıkarılanın payı ikinci fıkra uyarınca belirlenir.

Sonuç: Payın akıbeti mirasbırakanın tasarrufuna göre değişir; tasarruf yoksa altsoya veya yasal mirasçılara geçer.

### Altsoy varlığı: fark nedir?

- Mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu varsa pay bu altsoya geçer.
- Altsoy yoksa pay mirasbırakanın yasal mirasçılarına geçer.

Sonuç: Yasal mirasçılar, altsoyun bulunmadığı halde payı alır; altsoy bulunduğunda yasal mirasçılar pay alamaz.

### Hükümleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyunun payını kendi payı gibi değerlendirmek; altsoy, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi hakkıyla talepte bulunur.
- Altsoy yokken payın yasal mirasçılara geçtiğini unutmak ya da altsoy varken yasal mirasçılara pay vermek.
- Mirasbırakanın başka türlü tasarrufu olup olmadığını araştırmadan ikinci fıkrayı uygulamak.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin tenkis davası açabileceğini varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılıktan çıkarma vasiyetnamesinin okunarak kesinleştiği ve iptal davası açılmadığı hallerde, mirasçılıktan çıkarılan kişinin payının m.511 uyarınca altsoyuna geçtiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/1754 E., 2025/5548 K., 22.12.2025)
- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin tenkis davası açamayacağı hükmü, miras hukukunda m.510, m.512 ve m.557 ile birlikte uygulanmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/348 E., 2024/1979 K., 04.04.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2024/333 E., 2024/1944 K., 03.04.2024)
- Maddenin uygulanmasında mahkemelerin m.510, m.511, m.512 ve m.557 hükümlerini birlikte ele aldığı görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/955 E., 2025/4944 K., 24.11.2025; 7. Hukuk Dairesi, 2022/7255 E., 2024/560 K., 05.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Mirasçılıktan çıkarmanın geçerliliğini ileri süren taraf, ölüme bağlı tasarrufun varlığını ve şekle uygunluğunu ispat eder; bu genellikle vasiyetnamenin kendisiyle ispatlanır.
- Mirasçılıktan çıkarılanın altsoyu, m.511 ikinci fıkra uyarınca payını talep ederken, mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyundan olduğunu nüfus kaydı ile ispat eder.
- Mirasbırakanın başka türlü tasarrufta bulunduğunu ileri süren taraf, bu tasarrufun varlığını vasiyetname veya ölüme bağlı tasarruf belgesiyle ispat eder.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişinin tenkis davası açma yetkisi bulunmadığını ileri süren taraf, mirasçılıktan çıkarmanın geçerli olduğunu gösteren belgeyi sunar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.510: Mirasçılıktan çıkarmanın sebeplerini ve şeklini düzenler; m.511'in uygulanabilmesi için geçerli bir çıkarma gerekir.
- 4721 m.512: Mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasını düzenler; bu davanın sonucu m.511'in uygulanmasını etkiler.
- 4721 m.557: Saklı pay ve tenkis esaslarını düzenler; m.511 birinci fıkradaki tenkis yasağı bu genel rejime göre yorumlanır.

## [TMK m.512 — İspat yükü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-512)

TMK m.512, mirasçılıktan çıkarmanın geçerlilik koşulunu, çıkarma sebebinin ispatına ilişkin ispat yükünü ve çıkarma sebebinin ispat edilememesi veya hiç belirtilmemesi hâlinde tasarrufun akıbetini düzenler. Hüküm, mirasbırakanın saklı paylı mirasçısını tasarrufla mirastan çıkarması hâlinde uygulanır. Mirasçılıktan çıkarmanın şekli, sebeplerinin kapsamı ve çıkarmanın hükümleri m.510 ile m.511'de yer alır; mirasçılıktan çıkarmanın dava yoluyla ileri sürülmesi ve tenkis davası, bu maddenin dışında kalan usul ve tenkis hükümleriyle ilgilidir ve m.560 ile m.557-559 kapsamında ayrıca değerlendirilir. Madde, saklı pay dışındaki malvarlığının paylaşımına ilişkin genel mirasçılık hükümlerini düzenlemez.

### İspat yükü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mirasçılıktan çıkarma**: Mirasbırakanın, saklı paylı mirasçısını tasarrufta gösterdiği bir sebeple mirastan dışlamasıdır. Geçerli olabilmesi için çıkarma sebebinin tasarrufta açıkça belirtilmiş olması gerekir.
- **Çıkarma sebebi**: Mirasçılıktan çıkarmayı haklı kılan, mirasbırakanın tasarrufta belirttiği olgudur. Sebebin varlığı çıkarmadan yararlanan tarafça ispatlanır; sebep tasarrufta yer almıyorsa çıkarma sonuç doğurmaz.
- **Saklı pay**: Kanunun saklı paylı mirasçılar için güvence altına aldığı, mirasbırakanın tasarrufla ortadan kaldıramayacağı miras payıdır. Çıkarma sebebi ispat edilemese veya belirtilmese bile tasarruf bu paydan geri çevrilemez.
- **Vasiyet alacaklısı**: Mirasbırakanın vasiyetnamesiyle bir malvarlığı değeri veya yükümlülük yüklediği ve çıkarmadan yararlanan kişi olarak ortaya çıkabilen taraftır. Madde bakımından çıkarma sonucu bu kişinin lehine ispat yükü doğurur.
- **Açık yanılma**: Mirasbırakanın çıkarma sebebi hakkında olmayan bir olayı var sanması ya da bir nedeni varmış gibi görüp düşünmesidir. Bu yanılma, tasarrufun çıkarmaya ilişkin olduğu ve mirasbırakanın gerçek sebebi bilseydi çıkarmayı yapmayacağı nitelikte bulunmalıdır.

### İspat yükü: hangi şartlar aranır?

- Çıkarmanın geçerli olabilmesi için mirasbırakanın çıkarma sebebini tasarrufta açıkça belirtmiş olması gerekir.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ettiğinde çıkarma sebebinin varlığı, çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından ispat edilmelidir.
- Sebep ispat edilemediğinde ya da tasarrufta hiç belirtilmediğinde çıkarma sonuç doğurmaz ve tasarruf yalnızca mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
- Mirasbırakanın, çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma nedeniyle tasarrufu yapmış olması hâlinde çıkarma tamamen geçersiz olur.

### İspat yükü: hangi sonuçları doğurur?

- Çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmişse ve itiraz üzerine varlığı ispat edilmişse mirasçılıktan çıkarma geçerlidir.
- Çıkarılan mirasçı itiraz ettiğinde çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Sebep ispat edilememişse veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
- Mirasbırakan açık bir yanılma yüzünden tasarrufu yapmışsa çıkarma geçersiz olur.
- Mirasçının saklı payı, çıkarma geçerli olsa bile çıkarma sebebinin ispatına bağlı olarak sınırlanmaz; ispat edilememesi halinde saklı pay tasarrufa karşı korunur.

### Sebebin ispat edilememesi ile sebebin hiç belirtilmemesi arasındaki fark nedir?

- Tasarrufta sebep yazılmış ama itiraz üzerine varlığı ispat edilememiştir.
- Tasarrufta çıkarma sebebi hiç gösterilmemiştir.

Sonuç: Her iki halde de tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir; çıkarma sonucu doğmaz. Madde metninde iki hal aynı fıkrada sayılmış, ayrı bir hüküm öngörülmemiştir.

### Geçerli çıkarma ile açık yanılma nedeniyle geçersiz çıkarma arasındaki fark nedir?

- Sebep tasarrufta belirtilmiş ve varlığı ispatlanabilmişse çıkarma geçerlidir.
- Mirasbırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma içinde tasarrufu yapmışsa çıkarma geçersiz olur.

Sonuç: Yanılma hâlinde çıkarma baştan geçersiz kabul edilir ve tasarruf sebebin ispat durumu aranmaksızın saklı pay dışında yerine getirilmez gibi bir sonuç doğmaz; çıkarma tümüyle düşer.

### Sebebin ispatı ile saklı payın korunması arasındaki fark nedir?

- Sebebin ispatı çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.
- Saklı pay, sebebin ispat edilip edilmemesinden bağımsız olarak mirasçıya ayrılır.

Sonuç: Ispat başarısız olursa çıkarma etkisiz kalır ve mirasçı saklı payını alır; ispat başarılı olursa çıkarma sonucu doğar.

### İspat yükü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sebebin ispat yükünü çıkarılan mirasçıya yüklemek; ispat yükü m.512/2 uyarınca çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısına aittir.
- Sebep ispat edilemediğinde çıkarmanın tamamen geçersiz olduğunu sanmak; sonuç yalnızca saklı pay dışında tasarrufun yerine getirilmesidir, saklı pay korunur.
- Sebebin tasarrufta belirtilmemesi ile ispat edilememesini birbirine karıştırmak; her iki halde de sonuç aynıdır ancak hukuki dayanakları farklı değerlendirilmelidir.
- Açık yanılma ile genel yanılgıyı karıştırmak; m.512/3 yalnızca çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma durumunda çıkarmayı geçersiz kılar.
- Açık yanılmanın varlığını kendiliğinden kabul etmek; yanılmanın ispatı gerekir ve bu konuda somut olgular değerlendirilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Çıkarma sebeplerinin doğru olduğunun ispat yükünün, m.512 gereği çıkarmadan yararlanan davalılar üzerinde olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/520 E., 2023/1855 K., 30.03.2023)
- Mirasbırakanın çıkarma nedeni konusunda yanıldığının kabulü için, olmayan bir olayı veya nedeni varmış gibi görme ve düşünme hâlinin yanılma ile mümkün olduğu belirtilerek m.512/3 uyarınca çıkarmanın geçersizliğine karar verilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2010/582 E., 2010/633 K., 08.12.2010; Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013)
- Mirasbırakanın, miras bırakanın birden çok kişiye değişik zamanlarda yaptığı teberruların tenkisinin m.512 kapsamında açıklandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024)
- Çıkarma sebebinin ispat edilememesi veya tasarrufta belirtilmemesi durumunda tasarrufun saklı pay dışında yerine getirilmesi hükmünün m.512/3 ile uygulandığı kabul edilmektedir. (14. Hukuk Dairesi, 2018/3409 E., 2021/3708 K., 02.06.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Mirasçılıktan çıkarılan kişi itiraz ettiğinde, çıkarma sebebinin varlığını ispat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer; bu kişi sebebi kendi delilleriyle ortaya koymak zorundadır. (7. Hukuk Dairesi, 2023/520 E., 2023/1855 K., 30.03.2023)
- Çıkarma sebebinin ispatında tanık, yazılı belge ve diğer delil türleri kullanılabilir; ispat yükü taşıyan taraf bu delillerle sebebin gerçekliğini göstermelidir.
- Mirasçılıktan çıkarılan kişi, sebebin varlığını ileri sürerek çıkarmanın geçersizliğini savunabilir; bu savunma için sebebin ispatsızlığını ortaya koyması yeterlidir.
- Mirasbırakanın açık yanılma içinde olduğu iddiası, bu iddiayı ileri süren tarafça ispatlanmalıdır; yanılmanın varlığı, tasarrufun içeriği ve diğer somut olgularla değerlendirilir.
- Tasarrufta çıkarma sebebinin hiç belirtilmemesi hâlinde ispat tartışması doğmaz; tasarrufun saklı pay dışında yerine getirilmesi sonucu kendiliğinden ortaya çıkar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.510: Mirasçılıktan çıkarmanın şeklini ve geçerlilik koşullarını düzenler; m.512 bu çerçevede çıkarma sebebinin belirtilmesi ve ispatı kurallarını tamamlar.
- 4721 m.511: Mirasçılıktan çıkarmanın sebeplerini sınırlayan hükümdür; m.512'deki sebebin varlığı ispatı bu sebeplere bağlanır.
- 4721 m.557: Saklı pay ve tenkis kurallarını düzenler; çıkarma sebebinin ispat edilememesi hâlinde tasarrufun saklı pay dışında yerine getirilmesi bu hükümlerle bağlantılıdır.
- 4721 m.560: Tenkis davasının hükümlerini düzenler; saklı payın korunmasına ilişkin dava yolu bakımından m.512 ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.6: Genel ispat yükü kuralını koyar; m.512 bu genel kuralın özel bir istisnasını oluşturur.

## [TMK m.513 — Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-513)

Madde, borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarılmasını (koruyucu mirasçılıktan çıkarma) ve bu çıkarmanın hangi hallerde iptal edileceğini düzenler. Mirasbırakanın hangi mirasçısı bakımından uygulanacağı, belgenin hangi zamanda aranacağı ve yarı oranın kime tahsis edileceği bu maddenin konusudur. Uygulama, birinci zümreden altsoy bakımından mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufu yapması durumunda söz konusu olur. Maddenin düzenlemediği konular arasında cezai mirasçılıktan çıkarma sebepleri (m.510), mirasçılıktan çıkarmanın geçerlilik şartları ve tasarrufun dayanağı olan sebebin ispatı (m.510), tenkis davası (m.560 vd.) ve mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasına ilişkin genel usul bulunur.

### Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Borç ödemeden aciz belgesi**: Alacaklının, borçlunun borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu gösteren, icra takibi sonucunda alınan belgedir. Maddenin uygulanabilmesi için bu belgenin mirasçılıktan çıkarma tasarrufu yapıldığı anda bulunup bulunmadığı tartışmalıdır; bir görüş mirasın açıldığı anda bulunmasını yeterli görmektedir.
- **Koruyucu mirasçılıktan çıkarma**: Altsoyun borç ödemekten aciz sebebiyle, saklı payının yarısı kadar mirastan uzaklaştırılmasıdır. Cezai çıkarmadan farklı olarak mirasçıyı cezalandırmak değil, alacaklıların ve altsoyun çocuklarının korunmasını amaçlar.
- **Tahsis**: Mirasçılıktan çıkarılanın saklı payının yarısının, onun doğmuş ve doğacak çocuklarına bırakılmasıdır. Tahsis yapılmazsa çıkarma geçersiz kalır; tahsis, çıkarma tasarrufunda birlikte yapılmak zorundadır.
- **Çıkarma iptali**: Miras açıldığında aciz belgesinin hükmünün kalmaması veya belgenin kapsadığı borcun miras payının yarısını aşmaması hâlinde, mirasçılıktan çıkarılanın istemiyle çıkarmanın ortadan kaldırılmasıdır.
- **Saklı pay**: Kanunun mirasbırakanın tasarruf serbestisine sınır koyarak altsoy, eş ve ana babaya ayırdığı, miras payının yarısı olan paydır. Koruyucu çıkarma yalnızca bu payın yarısına etki eder.

### Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma: hangi şartlar aranır?

- Mirasbırakanın, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu mirasçılıktan çıkarması gerekir.
- Çıkarmanın saklı payın yalnızca yarısı için yapılması gerekir.
- Yarı orandaki saklı payın, mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi (tahsis edilmesi) şarttır.
- Çıkarma bir ölüme bağlı tasarrufla yapılmalıdır; bağlayıcı olmayan şekilde miras sözleşmesi ile de yapılabilir.
- Çıkarmanın iptali için miras açıldığında borç ödemeden aciz belgesinin hükmünün kalmamış olması veya belgenin kapsadığı borç tutarının mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmaması yeterlidir.
- İptal, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine gerçekleşir; kendiliğinden doğmaz.

### Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleştiğinde mirasbırakanın altsoyu saklı payının yarısı kadar mirastan çıkarılır.
- Yarı oranındaki saklı pay, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına tahsis edilir ve bu çocuklar bu payı alır.
- Tahsis yapılmazsa, çıkarma bu yarı bakımından geçersiz kalır ve yapılan tasarruf bu ölçüde etkisiz olur.
- Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal edilir.
- Belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, yine mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal edilir.
- İptal hâlinde mirasçılıktan çıkarılan altsoy miras payını alabilir; çıkarma iptal edilmediği sürece çocuklara tahsis edilen yarı payın dışında kalan yarısı çıkarılanın olmaz.
- Çıkarma iptal edilmediği sürece, aciz belgesinin hükmünün kalması ve borcun yarıyı aşması hâlinde çıkarma sürer.

### Koruyucu çıkarma ile cezai çıkarma arasındaki fark nedir?

- Koruyucu çıkarmada sebep, mirasçının borç ödemekten aciz olmasıdır ve mirasçı cezalandırılmaz.
- Cezai çıkarmada sebep, mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı işlediği ağır suç ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir.

Sonuç: Koruyucu çıkarmada saklı payın yalnızca yarısı etkilenir ve yarı tahsis edilir; cezai çıkarmada ise saklı pay tamamen dışarıda kalabilir. Koruyucu çıkarma yalnızca birinci zümre altsoy bakımından uygulanır.

### Tahsis edilen yarı ile çıkarılanın tamamı arasındaki fark nedir?

- Mirasçılıktan çıkarılan, tahsis edilmeyen saklı payın yarısını kendisi alır.
- Yarı oranındaki saklı pay, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına tahsis edilir.

Sonuç: Çıkarılan, saklı payının yalnızca yarısı ile yetinir; diğer yarısı onun altsoyuna geçer.

### İptal kapsamı: tamamen iptal ile yalnız saklı pay arasındaki fark nedir?

- Çıkarmanın şekil, ehliyetsizlik veya irade sakatlığına dayanarak iptali hâlinde çıkarılan altsoy saklı payının tamamını alır.
- Madde 513/2 uyarınca aciz hâlinin ortadan kalkması veya borcun yarıyı aşmaması durumunda iptal, çıkarılanın istemiyle gerçekleşir.

Sonuç: Birinci durumda saklı payın tamamı, ikinci durumda ise iptal edilen çıkarma nedeniyle miras payının tamamı değil, çıkarılanın payı üzerinden hesap yapılır.

### Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Koruyucu çıkarmayı cezai çıkarma gibi değerlendirip, cezai sebeplerin araştırılmasını yapmak.
- Yarı tahsis kaydının bulunmadığı hâlde çıkarmayı tam saklı pay üzerinde geçerli saymak.
- Aciz belgesinin miras açılış anındaki durumunu gözden kaçırıp yalnız çıkarma anına bakmak.
- Borç tutarını miras payının tamamı ile karşılaştırmak; oysa ölçü miras payının yarısıdır.
- İptal kararının kendiliğinden doğacağını varsayıp mirasçılıktan çıkarılanın istemini aramamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçılıktan çıkarma tasarrufunun iptali davasında mahkemeler, aciz belgesinin hükmünün kalıp kalmadığını miras açılış anına göre değerlendirmektedir. (18. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E., 2014/8603 K., 12.05.2014)
- Uygulamada mirasçılıktan çıkarılan altsoyun istemi üzerine iptal kararı verilebilmesi için miras açılış anında borç tutarının miras payının yarısını aşmadığının gösterilmesi gerekmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2025/260 E., 2025/1642 K., 25.03.2025; 1. Hukuk Dairesi, 2013/12829 E., 2013/13145 K., 23.09.2013)
- Mahkemeler, koruyucu çıkarma davasında dava açma süresinin zamanaşımı niteliğinde olduğu yönünde değerlendirme yapmaktadır. (1. Hukuk Dairesi, 2025/260 E., 2025/1642 K., 25.03.2025; 1. Hukuk Dairesi, 2013/12829 E., 2013/13145 K., 23.09.2013)
- Koruyucu çıkarmada ıskat edilen altsoyun çocuklarının ve alacaklıların iptal davası açma hakkı bulunmadığı kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Mirasbırakanın aciz belgesi bulunan altsoyunu çıkardığını ileri süren taraf, çıkarma tasarrufunu ve tahsisi vasiyetname ile ispatlar.
- Aciz belgesinin hükmünün miras açılışında kalmadığını veya borç tutarının yarıyı aşmadığını ileri süren, mirasçılıktan çıkarılan olduğundan iptal talebinde bulunan kişidir ve bu hususu ispatlar.
- Belgenin çıkarma tasarrufu anında bulunup bulunmadığı tartışmalıdır; bu husus icra dosyası ve alacaklı belgeleri ile ispatlanır.
- Tahsisin yapılmadığını ileri süren taraf, vasiyetnamedeki tahsis kaydının bulunmadığını gösterir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.510: Mirasçılıktan çıkarmanın genel şartlarını ve cezai sebeplerini düzenler; koruyucu çıkarma bu maddenin dışında, ayrı bir sebep olarak kurulmuştur.
- 4721 m.511: Mirasçılıktan çıkarmanın ölüme bağlı tasarrufla yapılmasını ve sebebin tasarrufta belirtilmesini düzenler; koruyucu çıkarmada da bu şekil şartı uygulanır.
- 4721 m.512: Saklı payın miktarını belirler; koruyucu çıkarma bu saklı payın yarısını konu alır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | [m.504](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-504) | Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. |
| üç aylık | [m.507](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-507) | Hesap yapılırken, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir. |

## Konuda geçen kararlar

- 2023/73 E., 2023/166 K., 28.09.2023 (m.510)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/656 E., 2024/469 K., 25.09.2024 (m.502, m.503, m.504)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/53 E., 2024/464 K., 25.09.2024 (m.510, m.511, m.512)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/380 E., 2024/192 K., 24.04.2024 (m.505, m.508, m.509, m.512)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1177 E., 2023/1237 K., 13.12.2023 (m.505, m.508, m.509)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/129 E., 2013/1585 K., 15.11.2013 (m.510, m.512)
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/582 E., 2010/633 K., 08.12.2010 (m.510, m.512)
- Hukuk Genel Kurulu, 2010/360 E., 2010/372 K., 07.07.2010 (m.505)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/5616 E., 2026/743 K., 12.02.2026 (m.508)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1754 E., 2025/5548 K., 22.12.2025 (m.511)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1352 E., 2025/4959 K., 24.11.2025 (m.506)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/955 E., 2025/4944 K., 24.11.2025 (m.511)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/2959 E., 2025/4559 K., 23.10.2025 (m.508, m.509)
- 1. Hukuk Dairesi, 2024/4229 E., 2025/4104 K., 30.09.2025 (m.506)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3533 E., 2025/2496 K., 08.05.2025 (m.508, m.509)
- 1. Hukuk Dairesi, 2025/260 E., 2025/1642 K., 25.03.2025 (m.513)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3176 E., 2025/1636 K., 24.03.2025 (m.510)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/800 E., 2025/1375 K., 10.03.2025 (m.507)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/231 E., 2025/133 K., 09.01.2025 (m.508, m.509)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/4467 E., 2024/5898 K., 23.12.2024 (m.509)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/3927 E., 2024/4246 K., 02.10.2024 (m.504)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4588 E., 2024/4186 K., 01.10.2024 (m.510)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/348 E., 2024/1979 K., 04.04.2024 (m.511)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/333 E., 2024/1944 K., 03.04.2024 (m.511)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/401 E., 2024/1836 K., 28.03.2024 (m.506)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/441 E., 2024/1737 K., 25.03.2024 (m.506)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/168 E., 2024/1459 K., 11.03.2024 (m.506)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7174 E., 2024/573 K., 05.02.2024 (m.504)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/7255 E., 2024/560 K., 05.02.2024 (m.511)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/4158 E., 2023/2982 K., 30.05.2023 (m.505)
- 7. Hukuk Dairesi, 2022/886 E., 2023/2194 K., 13.04.2023 (m.507)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/620 E., 2023/2015 K., 06.04.2023 (m.507)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/520 E., 2023/1855 K., 30.03.2023 (m.512)
- 7. Hukuk Dairesi, 2021/5403 E., 2022/6691 K., 08.11.2022 (m.504)
- 14. Hukuk Dairesi, 2018/3409 E., 2021/3708 K., 02.06.2021 (m.512)
- 1. Hukuk Dairesi, 2014/16371 E., 2016/10421 K., 17.11.2016 (m.507)
- 18. Hukuk Dairesi, 2014/2735 E., 2014/8603 K., 12.05.2014 (m.513)
- 1. Hukuk Dairesi, 2013/16662 E., 2014/4333 K., 26.02.2014 (m.507)
- 1. Hukuk Dairesi, 2013/12829 E., 2013/13145 K., 23.09.2013 (m.513)
- 3. Hukuk Dairesi, 2013/9138 E., 2013/11282 K., 01.07.2013 (m.506)
- Birinci Bölüm, 2017/23296 E., 08.09.2020 (m.503)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 04.05.2007 (m.505).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/tasarruf-ehliyeti-ve-tasarruf-ozgurlugu
