---
title: "Zilyetlik kavramı ve türleri, türleri — Medeni Hukuk konu anlatımı"
course: "Medeni Hukuk"
law: "Türk Medeni Kanunu"
articles: "TMK m.973–984"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/zilyetlik-kavrami-ve-turleri-turleri"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Zilyetlik kavramı ve türleri, türleri

Medeni Hukuk › Eşya hukuku › Zilyetlik ve tapu sicili › Zilyetlik — [Medeni Hukuk](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk)

## Kısaca

TMK m.973, zilyetliğin tanımını yapar: bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. TMK m.974, zilyetliğin iki kademesini, yani aslî zilyetliği ve fer'î zilyetliği tanımlar; bir şeyde zilyetliğin kurulmasını sağlayan kişinin ve teslim alan kişinin ikisinin de zilyet sayılacağını hükme bağlar. TMK m.975, zilyetliğin dolaysız ve dolaylı zilyet olarak ayrılmasını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Türk Medeni Kanunu m.973–984 hükümlerini kapsar: kavram, aslî ve fer'î zilyetlik, dolaylı ve dolaysız zilyetlik, geçici olarak kesilme, hazırlar arasında, hazır olmayanlar arasında, teslimsiz devir, emtiayı temsil eden senetlerin teslimi, savunma hakkı, zilyetliğin gasbında dava hakkı, zilyetliğe saldırıya dava hakkı, dava hakkının düşmesi.

- [TMK m.973 — Kavram](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-973)
- [TMK m.974 — Aslî ve fer'î zilyetlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-974)
- [TMK m.975 — Dolaylı ve dolaysız zilyetlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-975)
- [TMK m.976 — Geçici olarak kesilme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-976)
- [TMK m.977 — Hazırlar arasında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-977)
- [TMK m.978 — Hazır olmayanlar arasında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-978)
- [TMK m.979 — Teslimsiz devir](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-979)
- [TMK m.980 — Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-980)
- [TMK m.981 — Savunma hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-981)
- [TMK m.982 — Zilyetliğin gasbında dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-982)
- [TMK m.983 — Zilyetliğe saldırıya dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-983)
- [TMK m.984 — Dava hakkının düşmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-984)

## [TMK m.973 — Kavram](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-973)

TMK m.973, zilyetliğin tanımını yapar: bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Fıkra ikinci cümlede taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılmasını zilyetlik sayar. Hüküm, eşya üzerindeki fiilî hâkimiyet ile bu hâkimiyetin taşınmaz irtifak ve yüklerinde hakkın kullanılmasıyla eşitlenmesi bakımından herkese uygulanır. Maddenin kendisi zilyetlik türlerini (asli-feri, dolaylı-dolaysız, kendisi için-başkası için), zilyetliğin kazanılma yollarını, zilyetliğin sona ermesini ve zilyetliğin korunmasını düzenlemez; bunlar için TMK m.974 (asli ve feri zilyetlik), m.975 (dolaylı ve dolaysız zilyetlik), m.976 (zilyetliğin sona ermesi), m.981 (zilyetliğin fiilî korunması) ve m.992 (tapu siciline dayalı korunma) incelenmelidir.

### Kavram: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fiilî hâkimiyet**: Bir şey üzerinde kişinin o şeyi fiilen elinde tutarak ya da onu dilediği gibi kullanabilecek durumda bulunmasıdır. Madde bu kavramın içeriğini tanımlamaz; sokakta bırakılan araç veya dolapta unutulan yüzük gibi hallerde fiilî hâkimiyetin varlığı somut olaya göre belirlenir.
- **Zilyet**: Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimsedir. Mülkiyet sahibi olmak zilyet olmak için yeterli değildir; zilyetlik fiilî hâkimiyete dayanır.
- **Taşınmaz irtifak hakkı ve taşınmaz yükü**: Bir taşınmazın başka bir taşınmaz üzerindeki sınırlı aynî haklarıdır. Bu haklar üzerinde fiilî hâkimiyet kurulamayacağından, hakkın fiilen kullanılması m.973/II uyarınca zilyetlik sayılır.
- **Hakkın fiilen kullanılması**: Irtifak sahibinin ya da yük sahibinin hakkını uygulamaya koymasıdır. Olumsuz irtifaklarda yüklü taşınmaz malikinin bu hakka uymasını talep etmesi ya da kendiliğinden uyması da hakkın kullanılması sayılır.

### Kavram: hangi şartlar aranır?

- Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyetin bulunması gerekir; bu hâkimiyet fiilen elde bulundurma veya fiilen kullanabilme durumu olarak ortaya çıkmalıdır.
- Taşınmaz irtifak hakkı veya taşınmaz yükü söz konusuysa, hakkın fiilen kullanılması bulunmalıdır; bu halde ayrıca maddî bir eşya hâkimiyeti aranmaz.
- Taşınmaz irtifak ve yüklerde m.973/II'nin uygulanması için hakkın tapu siciline tescil edilmiş olması gerekir; tescil bulunmuyorsa ikinci fıkra uygulanmaz.
- Fiilî hâkimiyetin geçici nedenlerle kullanılamaması zilyetliği sona erdirmez; bu nedenle kullanımın kesintiye uğraması tek başına zilyetliği ortadan kaldırmaz.

### Kavram: hangi sonuçları doğurur?

- Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse zilyet sayılır.
- Taşınmaz irtifak hakkı veya taşınmaz yükü bakımından hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır ve bu halde hak sahibi zilyetliğin koruma imkânlarından yararlanabilir.
- Fiilî hâkimiyet bulunmayan kişi, eşya üzerinde zilyet sayılmaz; ancak m.973/II kapsamındaki haklarda bu kişi zilyet sayılabilir.
- Fiilî hâkimiyetin geçici sebeplerle kullanılamaması zilyetliği sona erdirmez.
- Zilyetliğin tanımı tek başına hukukî bir durumun kazanılmasını ya da kaybını göstermez; bunlar m.974 vd. hükümlerine göre belirlenir.

### Eşya zilyetliği ile taşınmaz irtifak ve yükü zilyetliği arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkraya göre zilyetlik, bir eşya üzerindeki fiilî hâkimiyete dayanır ve bu hâkimiyetin varlığı somut olarak aranır.
- İkinci fıkraya göre taşınmaz irtifak hakları ve taşınmaz yüklerinde ise fiilî hâkimiyet bulunmasa da hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.

Sonuç: İkinci fıkra kapsamındaki hak sahibi, eşya üzerinde hiçbir fiilî hâkimiyeti olmasa da zilyetliğe bağlanan koruma ve sonuçlardan yararlanır; ancak bu ayrımın uygulanması hakkın tescilli olmasına bağlıdır.

### Fiilî hâkimiyet ile hakkın kullanılması arasındaki fark nedir?

- Fiilî hâkimiyette kişi eşyayı kendisi ya da başkası aracılığıyla elinde bulundurur.
- Hakkın kullanılmasında ise kişi eşya üzerinde değil, hakkın konusu üzerinde hakkını uygulamaktadır.

Sonuç: Hakkın kullanılmasının bulunup bulunmadığı, fiilî hâkimiyetin varlığından bağımsız olarak değerlendirilir.

### Kavram: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mülkiyet sahibi olmayı zilyetlik saymak; zilyetlik fiilî hâkimiyete dayanır, mülkiyet tek başına yeterli değildir.
- Taşınmaz irtifak ve yüklerde fiilî hâkimiyet aramak; m.973/II'ye göre bu hallerde hakkın fiilen kullanılması yeterlidir.
- Hakkın tescilli olmadığı halde m.973/II'yi uygulamak; ikinci fıkranın tescile bağlılığı gözden kaçırılmamalıdır.
- Fiilî hâkimiyetin geçici olarak kullanılamamasını zilyetliğin sona ermesi saymak; m.976 bu hâli zilyetliğin sona erme sebebi olarak saymaz.
- Dolaylı zilyetliği ya da kendisi için zilyetliği m.973'ten çıkarmaya çalışmak; bu ayrımlar m.974 ve m.975 hükümlerine dayanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Fiilî hâkimiyetin varlığı somut olaya göre belirlenir; sokakta bırakılan araç, dolapta unutulan yüzük gibi hallerde kimin zilyet olduğu hâkimiyetin fiilen kurulup kurulmadığına bakılarak tespit edilir. (Ceza Genel Kurulu, 2017/818 E., 2021/112 K., 16.03.2021; Ceza Genel Kurulu, 2022/363 E., 2024/238 K., 12.09.2024; Ceza Genel Kurulu, 2022/556 E., 2023/209 K., 05.04.2023; Ceza Genel Kurulu, 2020/393 E., 2022/467 K., 22.06.2022)
- Fiilî hâkimiyetin geçici nedenlerle kullanılamaması zilyetliği sona erdirmez ve bu durumun zilyetlik üzerindeki etkisi kesintiye uğrama ile karıştırılmamalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1949 E., 2024/60 K., 10.01.2024)
- Taşınmaz irtifak ve yüklerde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır; bu kuralın uygulanabilmesi için ilgili hakkın kullanıldığının somut olarak ortaya konulması beklenir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/612 E., 2025/92 K., 17.01.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Zilyetliği ileri süren taraf, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyetinin bulunduğunu ispat yükü altındadır; bu ispat çoğunlukla tanık, fotoğraf, kullanım ve bakım belgeleri gibi fiilî kullanıma ilişkin delillerle yapılır.
- Taşınmaz irtifak veya yük bakımından zilyetliği ileri süren kişi, hakkın fiilen kullanıldığını ispatlamakla yükümlüdür; hakkın tescilli olduğunu da tapu kaydıyla göstermelidir.
- Karşı taraf, fiilî hâkimiyetin geçici nedenle kullanılamadığını ya da hâkimiyetin sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Fiilî hâkimiyetin varlığına ilişkin uyuşmazlıkta somut olayın delilleri birlikte değerlendirilir; yazılı belge tek başına fiilî hâkimiyeti kanıtlamaya yetmeyebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.974: Zilyetin bir sınırlı aynî hak veya kişisel hak için şeyi başkasına teslim etmesi halinde asli ve feri zilyetliği düzenler; m.973'te tanımlanan zilyetliğin türlerini belirler.
- 4721 m.975: Fiilî hâkimiyetin doğrudan veya başka kişi aracılığıyla sürdürülmesine göre dolaysız ve dolaylı zilyetliği ayırır.
- 4721 m.976: Zilyetliğin geçici sebeplerle fiilî hâkimiyet kullanılamamasında sona ermediğini düzenler; m.973'teki fiilî hâkimiyet ölçütünü tamamlar.
- 4721 m.981: Zilyetliğin fiilî korunmasını düzenler; m.973/II ile zilyetlik sayılan irtifak ve yük sahiplerinin korunması bakımından ilgilidir.
- 4721 m.992: Tapu siciline tescil edilmiş irtifak ve yük haklarında zilyetliğe ait koruma imkânlarının sağlanmasını düzenler; m.973/II'nin tescile bağlılığını tamamlar.

## [TMK m.974 — Aslî ve fer'î zilyetlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-974)

TMK m.974, zilyetliğin iki kademesini, yani aslî zilyetliği ve fer'î zilyetliği tanımlar; bir şeyde zilyetliğin kurulmasını sağlayan kişinin ve teslim alan kişinin ikisinin de zilyet sayılacağını hükme bağlar. Hüküm, eşya üzerinde zilyetliği başkasına teslim yoluyla devreden her kişi ile devralan kişi bakımından uygulanır. Maddenin kapsamında sınırlı aynî hak ya da kişisel hakkın kurulması veya kullanılması amacıyla yapılan teslimler yer alır. Zilyetliğin türleri (dolaylı-dolaysız, kendisi için-başkası için), zilyetliğin kazanılma yolları, zilyet yardımcılığı ve paylı zilyetlik madde kapsamında düzenlenmez (m.975 ve devamı, m.985-986 ve ilgili hükümler). Zilyetliğin hak karinesi olarak işleyişi ile zilyetliğin korunması da bu maddede düzenlenmez (m.985 ve m.986 ile m.996 vd.).

### Aslî ve fer'î zilyetlik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zilyetlik**: Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyetin bulunması durumudur. Maddede zilyetliğin hangi ilişkiden doğduğu değil, eşyanın kimin elinde ve hangi sıfatla bulunduğu belirleyicidir.
- **Aslî zilyet**: Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan kişidir. Bu sıfat, eşyanın başkasına teslim edilmiş olmasını, yani bir fer'î zilyetliğin varlığını gerektirir; malik olsa bile eşyayı kendi elinde tutan kişi aslî zilyet sayılmaz.
- **Fer'î zilyet**: Aslî zilyetten, bir sınırlı aynî hakkın kurulması veya bir kişisel hakkın kullanılması amacıyla eşyayı teslim alan kişidir. Teslim alan kişinin bu hakka dayanması ya da eşyanın gerçek maliği tarafından verilmiş olması gerekmez.
- **Sınırlı aynî hak**: Mülkiyet dışında, bir eşya üzerinde belirli yetkiler veren aynî haklardır (örneğin rehin, intifa). Maddede bu hakkın kurulması ya da kullanılması için yapılan teslim, fer'î zilyetlik doğurur.
- **Kişisel hak**: Borç ilişkisinden doğan, bir kişinin diğerinden edim istemesini sağlayan haktır (örneğin kira, ödünç). Bu hakkın kullanılması için eşyanın teslim edilmesi, teslim alana fer'î zilyetlik kazandırır.

### Aslî ve fer'î zilyetlik: hangi şartlar aranır?

- Bir kişinin bir şey üzerinde zilyet bulunması gerekir.
- Bu zilyetin, bir sınırlı aynî hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını ya da bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak amacıyla şeyi başkasına teslim etmesi gerekir.
- Teslimin fiilen gerçekleşmesi gerekir; teslim alan kişinin eşya üzerinde fiilî hâkimiyet kazanmış olması gerekir.
- Aslî zilyetliğin doğması için teslim eden kişinin şeyde malik sıfatıyla zilyet olması gerekir.
- Fer'î zilyetliğin doğması için teslim alan kişinin, aslî zilyedin zilyetliğini tanıyarak eşyayı elinde tutması gerekir.

### Aslî ve fer'î zilyetlik: hangi sonuçları doğurur?

- Zilyetliğin teslimi, teslim eden ve teslim alan kişinin ikisini de zilyet yapar; teslim eden kişi zilyetliğini kaybetmez.
- Teslim alan kişi, sınırlı aynî hakkın kurulması ya da kullanılması amacıyla eşyayı elinde tutuyorsa fer'î zilyet olur.
- Eşyanın malik sıfatıyla zilyet olan kişi tarafından başkasına teslim edilmesi halinde, malik aslî zilyet, teslim alan fer'î zilyet olur.
- Malik eşyayı başkasına teslim etmeden kendi kullanıyorsa, maddenin ikinci fıkrası anlamında aslî zilyet sayılmaz; fer'î zilyet bulunmadığı için aslî-fer'î ayrımı yapılamaz.
- Aslî-fer'î ayrımı, zilyetliğin hak karinesi ve kazandırıcı zamanaşımı için önem taşır; malik sıfatıyla zilyetlik ayrıca bu alanda korunur.
- Hükmün uygulanması için teslimin geçerli bir hukuki işleme dayanması şart değildir; teslimin ardındaki hakkın geçersiz olması veya sona ermesi zilyetlik ilişkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

### Aslî zilyet ile fer'î zilyet arasındaki fark nedir?

- Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan kişi aslî zilyettir. Bu kişi eşyayı başkasına teslim eder ve kendi zilyetliğini sürdürür.
- Teslim alan ve eşyayı aslî zilyedin zilyetliğini tanıyarak elinde tutan kişi fer'î zilyettir.

Sonuç: Aslî zilyetlik, malik sıfatıyla zilyetlik kavramından dardır; malik eşyayı kendisi kullanıyorsa, başkasına teslim etmediği sürece aslî zilyet sayılmaz.

### Malik sıfatıyla zilyetlik ile aslî zilyetlik arasındaki fark nedir?

- Malik sıfatıyla zilyetlik, tek bir kişi için de söz konusu olabilir; malı elinde tutan malik ya da hırsız bu sıfatla zilyettir.
- Aslî zilyetlik için en az iki kişinin zilyetliğinin karşılıklı durumu gerekir ve eşyanın bir fer'î zilyede teslim edilmiş olması şarttır.

Sonuç: Malik sıfatıyla zilyetlik olan her kişi aslî zilyet değildir; aslî zilyetlik, fer'î zilyet varlığına bağlıdır.

### Kiracının kiraya veren, rehin alanın rehin veren karşısındaki durumu ile eşyayı başkasına devreden fer'î zilyet arasındaki fark nedir?

- Fer'î zilyet, eşyayı kendi adına devralarak aslî zilyedin zilyetliğine dayanır.
- Fer'î zilyedin eşyayı yeni bir fer'î zilyetlik kurarak üçüncü kişiye vermesi halinde, o da bu ikinci teslimde aslî zilyet konumuna gelir.

Sonuç: Kademeli zilyetlikte her basamak, bir üst basamağa göre fer'î, bir alt basamağa göre aslî zilyet olabilir; metnin kendisi bunu açıkça düzenlemez.

### Aslî ve fer'î zilyetlik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Malik olan kişinin eşyayı kendi kullanması hâlinde onu aslî zilyet saymak; aslî zilyetlik için fer'î zilyet bulunmasının gerektiğini gözden kaçırmak.
- Malik sıfatıyla zilyetlik ile aslî zilyetliği aynı kavram saymak; tek kişide malik sıfatıyla zilyetliğin varlığından aslî zilyetliği çıkarmak.
- Teslim alan kişinin fer'î zilyet olabilmesi için eşyanın gerçek maliki tarafından verilmiş olmasını aramak; bu koşul metinde yer almaz.
- Kademeli zilyetlikte ara basamağı yalnızca fer'î zilyet saymak; ara basamak, bir alt kademeye karşı aslî zilyet olabilir.
- Teslimin dayanağı olan hukuki işlemin geçersiz olması hâlinde zilyetliğin hiç doğmadığını varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kiraya veren, rehin veren veya intifa hakkı tanıyan malikin aslî zilyet, bu hakları kullanan kişilerin fer'î zilyet sayıldığı kabul edilmektedir.
- Tüzel kişilerin de malik sıfatıyla zilyet olabileceği ve buna bağlı kazandırıcı zamanaşımı haklarından yararlanabileceği kabul edilmektedir.
- Kanun metni, teslimin dayanağı olan hukuki ilişkinin geçerliliğini şart koşmaz; geçersiz bir ilişkiden doğan teslim de fer'î zilyetlik doğurabilir.

### Nasıl ispat edilir?

- Aslî zilyetliği ileri süren kişi, eşyayı başkasına teslim ettiğini ve kendisinin malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatlamak zorundadır.
- Teslim, kira sözleşmesi, rehin sözleşmesi, ödünç verme gibi bir belgeyle ya da fiilî teslimin tanıklarla ispatıyla gösterilebilir.
- Fer'î zilyetliği ileri süren kişi, eşyayı aslî zilyedin zilyetliğini tanıyarak elinde tuttuğunu ispatlamak zorundadır.
- Karşı taraf, eşyanın kendisinde olduğunu ve teslim bulunmadığını ileri sürerse, teslimin gerçekleşmediğini ispat yükü altındadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.975: Dolaysız ve dolaylı zilyetlik ayrımını düzenler; m.974'teki teslim sonucunda zilyetliğin hangi basamakta olduğunu belirlemede kullanılır.
- 4721 m.985: Zilyetliğin hak karinesini düzenler; aslî ve fer'î zilyetlik sıfatı bu karinede önem taşır.
- 4721 m.986: Zilyetliğin hak karinesinin kapsamını genişletir; aslî-fer'î zilyetlik ayrımı bu hükümde de sıfatın belirlenmesinde kullanılır.
- 4721 m.713: Malik sıfatıyla zilyetliğin kazandırıcı zamanaşımı bakımından önemine dayanak oluşturur.
- 4721 m.777: Taşınmazlarda kazandırıcı zamanaşımı bakımından malik sıfatıyla zilyetliğin önemine dayanak oluşturur.

## [TMK m.975 — Dolaylı ve dolaysız zilyetlik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-975)

TMK m.975, zilyetliğin dolaysız ve dolaylı zilyet olarak ayrılmasını düzenler. Bir şeyde fiilî hâkimiyetini doğrudan sürdüren kişinin dolaysız, bunu başka bir kişi aracılığıyla sürdüren kişinin dolaylı zilyet olduğunu belirler. Hüküm, zilyetliğin hangi kademede bulunduğunu ayırt etmek için kullanılır ve zilyetliğin korunması ile devri gibi sonuçların değerlendirilmesinde temel alınır. Maddenin uygulanması, eşya üzerinde fiilî hâkimiyeti olan her kişi bakımından söz konusudur. Asli zilyet ve fer'i zilyet ayrımını (TMK m.974), kendisi için ve başkası için zilyetliği, zilyet yardımcılığını, zilyetliğin korunmasına ilişkin davaları (TMK m.981-983) ve zilyetliğin havale yoluyla devrini (TMK m.941, m.979) düzenlemez.

### Dolaylı ve dolaysız zilyetlik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dolaysız zilyet**: Bir şeyde fiilî hâkimiyetini doğrudan doğruya, başka bir kişiye dayanmadan sürdüren kişidir. Eşyayı elinde bulunduran kişi bu sıfatı taşır. Hukuki bir ilişkiye dayanıp dayanmaması bu ayrımda belirleyici değildir; ayrım fiilî hâkimiyetin eşyaya doğrudan temasına göre yapılır.
- **Dolaylı zilyet**: Bir şeyde fiilî hâkimiyetini başka bir kişi aracılığıyla sürdüren kişidir. Eşyayı bizzat tutmayan, ancak zilyetliği bir aracının elinde bulunan kişi bu konumdadır. Aracının zilyetliği kabul etmesi ve dolaylı zilyedin hâkimiyetini tanıması zilyetliğin sürmesi için gereklidir.
- **Fiilî hâkimiyet**: Kişinin eşya üzerinde maddi olarak egemen olması durumudur. Hukuki bir yetkinin varlığı değil, eşya üzerindeki fiilî denetim esas alınır. Dolaysız ve dolaylı ayrımı bu fiilî hâkimiyetin maddi yoğunluğuna göre yapılır.
- **Aracı**: Dolaysız zilyet konumunda bulunan ve dolaylı zilyedin fiilî hâkimiyetini gerçekleştiren kişidir. Aracının kendisinin fer'i zilyet olması gerekmez; başkası için zilyet olması da yeterlidir.

### Dolaylı ve dolaysız zilyetlik: hangi şartlar aranır?

- Bir şeyin bir kişinin fiilî hâkimiyetinde bulunması gerekir.
- Bu hâkimiyetin kişi tarafından doğrudan sürdürülmesi halinde, o kişi dolaysız zilyet sayılır; hâkimiyet başka bir kişi aracılığıyla sürdürülüyorsa, hâkimiyeti veren kişi dolaylı zilyet sayılır.
- Dolaylı zilyetliğin varlığı için aracının zilyetliği dolaylı zilyet adına tutması ve onun hâkimiyetini tanıması gerekir; aracının kendisinin fer'i zilyet olması şart değildir.

### Dolaylı ve dolaysız zilyetlik: hangi sonuçları doğurur?

- Eşyayı doğrudan elinde tutan kişi dolaysız zilyet olur.
- Eşyayı başkasına veren ve onun aracılığıyla hâkimiyetini sürdüren kişi dolaylı zilyet olur.
- Dolaylı zilyetliğin devamı, aracının dolaylı zilyedin hâkimiyetini tanımasına bağlıdır; aracı bu hâkimiyeti tanımazsa dolaylı zilyetliğin sona erdiği kabul edilir.
- Tüzel kişilerin zilyetliği, organları aracılığıyla kurulan dolaylı zilyetliktir; görüşlere göre tüzel kişi organ aracılığıyla dolaysız zilyet de olabilir.
- Dolaysız zilyetlik gerçekleştiğinde asli zilyet dolaylı zilyet konumuna geçer.

### Dolaysız zilyet ile dolaylı zilyet arasındaki fark nedir?

- Dolaysız zilyet, eşya üzerindeki hâkimiyetini bizzat ve doğrudan kullanır. Eşyayı elinde bulundurur.
- Dolaylı zilyet, hâkimiyetini bir aracı üzerinden kullanır. Eşya onun elinde değildir, ancak zilyetliği aracının elinde sürer.

Sonuç: Zilyetliğin korunmasında ilk planda dolaysız zilyet dava açar; dolaylı zilyetin müdafaa ve dava hakkı kullanımı sınırlıdır. Kiralanan eşyada kiracı dolaysız, malik dolaylı zilyet sayılır.

### Asli zilyet / Fer'i zilyet ile dolaylı / dolaysız zilyet: fark nedir?

- Asli ve fer'i ayrımı, zilyedin eşya üzerinde iddia ettiği hakka göre yapılır ve bir katılım ilişkisi gerektirir (TMK m.974).
- Dolaylı ve dolaysız ayrımı, malın zilyedin fiilî hâkimiyetinde doğrudan bulunup bulunmadığına göre yapılır ve geçerli bir hukuki ilişki aranmaz.

Sonuç: Aynı kişi aynı eşya bakımından hem asli hem dolaysız zilyet olabilir; iki ayrım birbirinin yerine kullanılamaz.

### Dolaylı zilyet ile başkası için zilyet aracı arasındaki fark nedir?

- Dolaylı zilyet, zilyetliğin kendi adına sürdüğü kişidir ve eşyanın aracısı tarafından tutulmasına dayanır.
- Aracı ise eşyayı dolaylı zilyet adına tutan kişidir; kendisi için zilyet değil, başkası için zilyettir (örneğin şoför, temsilci).

Sonuç: Aracının kendisi fer'i zilyet olmasa da zilyetlik dolaylı zilyet üzerinden korunur.

### Dolaysız zilyet ile zilyet yardımcısı arasındaki fark nedir?

- Dolaysız zilyet, eşya üzerinde kendi adına hâkimiyet kurar.
- Zilyet yardımcısı, zilyedin emri altında hizmet için eşyayı elinde bulundurur ve hâkimiyeti zilyet adına kullanır.

Sonuç: Hizmet ilişkisinde zilyetlik dolaysız zilyet olarak kabul edilen kişide kalır; yardımcı ayrı bir dolaysız zilyet sayılmaz.

### Dolaylı ve dolaysız zilyetlik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dolaysız ve dolaylı zilyet ayrımını asli ve fer'i zilyet ayrımıyla karıştırmak; ikisinin ölçütü farklıdır.
- Dolaylı zilyetliğin varlığını hukuki bir ilişkinin bulunmasına bağlamak; m.975 fiilî hâkimiyete bakar.
- Aracının fer'i zilyet olması gerektiğini sanmak; başkası için zilyet olan aracı da yeterlidir.
- Aracı hâkimiyeti tanımadığında dolaylı zilyetliğin hâlâ sürdüğünü varsaymak.
- Tüzel kişinin zilyetliğini her zaman dolaylı saymak; organ aracılığıyla dolaysız zilyetlik de mümkündür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Dolaysız ve dolaylı zilyetliğin ayrımında, eşyanın kimin fiilî hâkimiyetinde bulunduğu esas alınır; bu ayrımda geçerli bir hukuki ilişkinin varlığı şart değildir. (İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/638 E., 2024/732 K., 02.08.2024)
- Kiracının alt kiraya verdiği hallerde alt kiracı dolaysız, kiracı ve malik dolaylı zilyet olarak değerlendirilir.
- Dolaylı zilyetliğin devamı için aracının zilyetliği kabul etmesi aranır; aracının hâkimiyeti tanımaması hâlinde zilyetlik sona erer.

### Nasıl ispat edilir?

- Dolaylı zilyetliği ileri süren kişi, eşya üzerinde fiilî hâkimiyetini aracı üzerinden sürdürdüğünü ispatlamakla yükümlüdür.
- Aracının dolaylı zilyedin hâkimiyetini tanıdığını gösteren sözleşme, teslim belgesi, tanık beyanı veya fiilî davranışlar delil olarak kullanılabilir.
- Karşı taraf, aracının kendi adına zilyet olduğunu veya hâkimiyetin kesildiğini ileri sürerse, bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Dolaysız zilyetliğin varlığı, eşyanın fiilen kimin elinde bulunduğu gözlemi ve tanık beyanıyla ispatlanır.
- Dolaylı zilyetlik iddiasında hukuki ilişkinin varlığı şart değildir; bu nedenle sözleşmenin bulunmaması tek başına zilyetliğin reddini gerektirmez.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.974: Asli ve fer'i zilyetlik ayrımını düzenler. m.975 ile birlikte okunduğunda iki ayrım farklı ölçütlere dayanır: m.974 hukuki ilişkiye, m.975 fiilî hâkimiyetin doğrudan olup olmamasına bakar.
- 4721 m.981: Zilyetliğin korunmasında kuvvet kullanarak müdafaa hakkını düzenler; dolaylı zilyedin bu hakkı kullanması çoğu zaman mümkün olmadığından dolaysız ve dolaylı ayrımının sonucunu belirler.
- 4721 m.982: Zilyetlikten doğan davayı düzenler; dolaylı zilyetler de bu davayı kullanabilir.
- 4721 m.983: Zilyetliğin korunmasına ilişkin davaların devamını düzenler; dolaylı zilyetlerin dava hakkı bu madde ile birlikte değerlendirilir.
- 4721 m.992: Taşınmazlarda tescil edilen kişinin dolaysız zilyet konumuna geçeceğini düzenler; bu kural m.975'in taşınmaz bakımından istisnai uygulamasıdır.

## [TMK m.976 — Geçici olarak kesilme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-976)

TMK m.976, zilyetliğin sona ermesine ilişkin genel kurallardan birini düzenler: fiilî hâkimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkması hâlinde zilyetliğin devam ettiğini kabul eder. Hüküm, zilyetlik ilişkisinin tarafı olan her zilyet bakımından uygulanır. Maddede zilyetliğin kazanılması, zilyetliğin korunması (davaları) ve zilyetliğin sona ermesinin diğer hâlleri ayrıca düzenlenmemiştir. Zilyetliğin kazanılma koşulları (m.972 ve devamı), zilyetliğe dayalı korunma davaları (m.981 ve devamı) ve zilyetliğin kendiliğinden ya da iradeyle sona erme hâlleri, maddenin kapsamı dışındadır ve bu konular başka maddelerde düzenlenmiştir.

### Geçici olarak kesilme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fiilî hâkimiyet**: Bir şeyin üzerinde kişinin fiilen egemen olması, o şeyi dilediği gibi kullanabilmesi durumudur. Zilyetliğin dayanağı bu fiilî egemenliktir.
- **Geçici nitelikteki sebep**: Fiilî hâkimiyetin kullanılmamasına ya da kullanma olanağının kalkmasına yol açan, kısa süreli ve kalıcı olmayan olgudur. Sebebin geçici olup olmadığı, olayın somut koşullarına göre değerlendirilir.
- **Kullanma olanağının ortadan kalkması**: Zilyedin, şeyi fiilen kullanmasını engelleyen bir durumun ortaya çıkmasıdır. Bu engel geçici ise zilyetlik sona ermez.
- **Zilyetliğin sona ermesi**: Kişinin şey üzerindeki fiilî hâkimiyetinin hukuken son bulmasıdır. Madde, geçici engellerin bu sonucu doğurmayacağını belirtir.

### Geçici olarak kesilme: hangi şartlar aranır?

- Zilyedin fiilî hâkimiyetinin bir süre kullanılmamış olması ya da kullanma olanağının ortadan kalkmış bulunması gerekir.
- Kullanılmama veya olanağın kalkması, geçici nitelikteki bir sebebe dayanmalıdır.
- Zilyetliğin devamı için zilyedin bu geçici durumdan sonra fiilî hâkimiyeti yeniden kurabilecek durumda olması gerekir.
- Sebebin kalıcı hâle gelmesi veya zilyedin zilyetlikten kendi iradesiyle vazgeçmesi hâlinde madde uygulanmaz; bu durumda zilyetlik sona erebilir.

### Geçici olarak kesilme: hangi sonuçları doğurur?

- Fiilî hâkimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması hâlinde zilyetlik sona ermez.
- Kullanma olanağının geçici olarak ortadan kalkması hâlinde de zilyetlik sona ermez.
- Geçici engel ortadan kalktığında zilyet fiilî hâkimiyetini yeniden kullanabilir.
- Sebep geçici değilse, yani fiilî hâkimiyet kalıcı biçimde kesilmişse, madde uygulanmaz ve zilyetliğin sona erip ermediği genel kurallara göre belirlenir.

### Geçici engel ile kalıcı zilyetlik kaybı arasındaki fark nedir?

- Geçici nitelikteki sebeple fiilî hâkimiyetin kullanılamaması; örneğin kısa süreli terk, geçici hastalık ya da kısa süreli el konulma.
- Fiilî hâkimiyetin kalıcı biçimde kaybedilmesi; örneğin şeyin başkasının fiilî egemenliğine geçmesi ya da zilyedin zilyetlikten vazgeçmesi.

Sonuç: Geçici engelde zilyetlik devam eder; kalıcı kayıpta zilyetlik sona erer.

### Geçici olarak kesilme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Fiilî hâkimiyetin kısa süreli kesilmesini otomatik olarak zilyetliğin sona ermesi saymak; madde, geçici nitelikteki sebebin zilyetliği sona erdirmediğini açıkça belirtir.
- Geçiciliği soyut biçimde varsaymak; sebebin geçici olup olmadığı somut olaya göre tespit edilmelidir.
- Kalıcı terk veya zilyetlikten vazgeçmeyi geçici engel saymak; bu hâllerde madde uygulanmaz.
- Zilyedin kullanma olanağının engellendiği iddiasında, engelin kimden kaynaklandığını ve geçici olup olmadığını araştırmadan karar vermek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada geçici nitelikteki sebep, olayın somut koşullarına göre değerlendirilmektedir; zilyedin şeyi terk ettiği, fiilen kullanmadığı ve kullanma olanağının engellendiği hâllerde sebebin geçici olup olmadığı araştırılmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/6591 E., 2025/7097 K., 01.12.2025)
- Fiilî hâkimiyetin geçici sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkmasının zilyetliği sona erdirmediği, m.976 hükmüne dayanılarak kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2025/583 E., 2025/4520 K., 16.06.2025; 1. Hukuk Dairesi, 2021/9939 E., 2023/4566 K., 18.09.2023)
- Zilyetliğin devam ettiği yönündeki değerlendirmede, üçüncü kişinin şeyi fiilen kullanmaya başlaması ve zilyedin engellenmesi gibi somut olgular dikkate alınmaktadır; zilyedin defalarca sözlü uyarıda bulunması ve kullanımın engellenmesi, zilyetliğin devamı yönünde değerlendirilmiştir. (1. Hukuk Dairesi, 2023/2531 E., 2024/5694 K., 16.10.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Zilyetliğin devam ettiğini ileri süren taraf, fiilî hâkimiyetinin geçici nitelikteki bir sebeple kesintiye uğradığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Fiilî hâkimiyetin varlığı ve kesintinin geçici olduğu; tanık beyanları, fotoğraf, tapu ve kadastro kayıtları, keşif ve bilirkişi raporu gibi delillerle ispat edilebilir.
- Karşı taraf, kullanmanın kalıcı biçimde kesildiğini ya da zilyedin zilyetlikten vazgeçtiğini ileri sürerse, bu savunmayı ispatla yükümlüdür.
- Zilyedin sözlü uyarılarda bulunduğu iddiası, tanık beyanı ile ispatlanabilir; bu hususun sebebin geçiciliğine ilişkin somut olgularla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.972: Zilyetliğin tanımını ve fiilî hâkimiyet kavramını düzenler; m.976 bu fiilî hâkimiyetin geçici kesintisinin sonucunu belirler.
- 4721 m.981: Zilyetliğin korunmasına ilişkin davaları düzenler; zilyetliğin devam ettiği kabul edilen hâllerde bu davalar açısından m.976 belirleyicidir.

## [TMK m.977 — Hazırlar arasında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-977)

TMK m.977, zilyetliğin dolaysız zilyet kılınarak devredilmesinin iki yolunu düzenler: şeyin ya da şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene teslimi, ve edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi (teslim yerine geçen sözleşme). Hüküm, malı fiilen elinde tutan kişiden yeni zilyede zilyetliğin doğrudan geçmesi hâlinde uygulanır. Dolaylı zilyetliğin devrini düzenlemez; bu, temsilci aracılığıyla kazanımı (m.978), hükmen teslimi ve zilyetliğin havalesini (m.979) kapsar. Emtiayı temsil eden senetlerle zilyetliğin devrini (m.980) ve zilyetliğin devrinin hükümlerini (m.976 ve m.981 vd.) düzenlemez.

### Hazırlar arasında: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dolaysız zilyetlik**: Şeyi fiilen elinde tutan ve onun üzerinde doğrudan hâkimiyet kuran kişinin zilyetliğidir. Madde, zilyetliğin bu biçimde devrini düzenler.
- **Teslim**: Şeyin ya da şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene fiilen bırakılmasıdır. Edinenin bu durumda şey üzerinde doğrudan hâkimiyet kurabilmesi gerekir.
- **Hâkimiyeti sağlayacak araçlar**: Şeyin kendisi olmadan, onun üzerinde fiili egemenliği mümkün kılan nesnelerdir. Örneğin taşınmazın anahtarı ya da taşınırın kullanımını sağlayan araç bu kapsamda değerlendirilir.
- **Teslim yerine geçen sözleşme (zilyetlik sözleşmesi)**: Fiili teslim yapılmadan, tarafların zilyetliğin devrine ilişkin iradelerinin uyuşmasıyla kurulan ve edinenin şey üzerinde hâkimiyeti kullanabilecek duruma gelmesini sağlayan işlemdir. Bu yolla devir için önceki zilyedin rızası ve edinenin fiili hâkimiyet imkânı birlikte aranır.
- **Önceki zilyedin rızası**: Zilyetliği devreden kişinin, edinenin şey üzerinde hâkimiyet kurmasına onay vermesidir. Madde bu rızayı teslim yerine geçen sözleşmenin unsuru olarak öngörür.

### Hazırlar arasında: hangi şartlar aranır?

- Zilyetliği devredecek kişinin kendisinin dolaysız zilyet olması gerekir; zilyet yardımcısı zilyetliği bu yolla devredemez.
- Teslim yolunda şeyin ya da hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene fiilen teslim edilmesi gerekir.
- Teslim yerine geçen sözleşme yolunda önceki zilyedin rızası bulunmalıdır ve bu rıza tek taraflı değil, edinenin iradesiyle birleşen bir sözleşme niteliğinde olmalıdır.
- Edinenin şey üzerinde fiili hâkimiyeti kullanabileceği bir duruma gelmiş olması gerekir; örneğin kömürün kapının önüne dökülmesi ya da tarlaya serbestçe girme imkânının tanınması bu durumu yaratır.
- Bu sonuçta, edinenin fiili hâkimiyet kurmasına önceki zilyedin rızası ile ayrıca bir fiil gerekmeksizin ulaşılmış olması aranır; devir, bu durum gerçekleştiğinde tamamlanmış sayılır.

### Hazırlar arasında: hangi sonuçları doğurur?

- Şeyin ya da hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene teslim edilmesi hâlinde zilyetlik devredilmiş olur.
- Edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde zilyetlik devredilmiş olur.
- Teslim yerine geçen sözleşme ile devir, sebep işlemin geçersizliğinden bağımsız olarak gerçekleşebilir; uygulamada soyutluk ilkesi kabul edilmektedir.
- Rıza ya da fiili hâkimiyet imkânı bulunmadığında, yalnızca sözleşme ile zilyetlik devredilmiş sayılmaz.
- Madde metninde açıkça yer alan bir zilyetliğin yalnız edinenin iradesiyle devri hükmü bulunmamaktadır; dolayısıyla edinenin fiili hâkimiyet imkânı olmadan devir gerçekleşmez.

### Fiili teslim ile teslim yerine geçen sözleşme arasındaki fark nedir?

- Fiili teslimde şey veya hâkimiyet araçları edinene somut olarak bırakılır ve devir bu fiille tamamlanır.
- Teslim yerine geçen sözleşmede fiili nakil yoktur; edinen, önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanabilecek duruma gelir.

Sonuç: Her iki yolda da zilyetlik dolaysız olarak devredilmiş olur; ancak ikinci yolda devir için tarafların zilyetlik sözleşmesi ve edinenin fiili hâkimiyet imkânı birlikte aranır.

### Dolaysız devir (m.977) ile dolaylı devir (m.978, m.979) arasındaki fark nedir?

- m.977'de devralan doğrudan şeyin fiili hâkimiyetini kazanır.
- m.978'de zilyetlik temsilci aracılığıyla, m.979'da önceki zilyedin özel hukuki ilişkisine dayanarak dolaylı olarak kazanılır.

Sonuç: Madde 977 kapsamındaki devirde zilyetlik aracı bir kişi olmadan kurulur; dolaylı devir hükümleri ise aracı kişinin varlığında uygulanır.

### Zilyet ile zilyet yardımcısı arasındaki fark nedir?

- Zilyet, şey üzerinde kendi adına hâkimiyet kuran kişidir.
- Zilyet yardımcısı ise başkası adına fiili hâkimiyet kullanır ve kendisi zilyet değildir.

Sonuç: Yalnız zilyet, teslim yerine geçen sözleşmeyle zilyetliği devredebilir; zilyet yardımcısının bu yolla devir yapması mümkün değildir.

### Hazırlar arasında: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Teslim yerine geçen sözleşmeyi yalnızca sözleşmenin kurulmasıyla yetinerek değerlendirmek; edinenin şey üzerinde fiili hâkimiyet kurabileceği bir duruma gelip gelmediğini incelememek.
- Zilyet yardımcısının zilyetliği devredebileceğini varsaymak; bu yolla devrin yalnızca zilyet tarafından yapılabileceğini gözden kaçırmak.
- Dolaysız devir (m.977) ile dolaylı devir (m.978, m.979) hükümlerini birbirine karıştırmak; temsilci veya önceki zilyedin özel hukuki ilişkisinin varlığında m.977'yi uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Teslim yerine geçen sözleşmede zilyetlik sözleşmesinin, sebep işlemin geçersizliğinden soyut olduğu kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Zilyetliğin devrini ileri süren taraf, devrin hangi yolla gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; fiili teslim için teslim belgesi veya tanık beyanı, teslim yerine geçen sözleşme için ise tarafların rızasını gösteren belge ya da karine kullanılabilir.
- Teslim yerine geçen sözleşme yolunda, önceki zilyedin rızasının ve edinenin fiili hâkimiyet kurabilecek duruma geldiğinin ispatı devri ileri süren tarafa aittir.
- Karşı taraf, devrin gerçekleşmediğini veya zilyetliğin devredenin dolaysız zilyedi olmadığını savunursa, bu savunmasını da ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.978: Zilyetliğin temsilci aracılığıyla kazanılmasını düzenler; m.977'nin dolaysız devrinden ayrı olarak temsilciye teslimi kapsar.
- 4721 m.979: Hükmen teslim ve zilyetliğin havalesi gibi dolaylı devir hâllerini düzenler; m.977 ile karşılaştırıldığında bu hâllerde devir önceki zilyedin özel hukuki ilişkisine dayanır.
- 4721 m.980: Emtiayı temsil eden senetlerle zilyetliğin devrini düzenler; m.977'nin fiili teslim ve teslim yerine geçen sözleşme yollarının dışında kalan bir devir biçimidir.

## [TMK m.978 — Hazır olmayanlar arasında](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-978)

Madde, temsilciye yapılan teslimin zilyetlik bakımından temsil edilene yapılmış sayılacağını düzenler. Hükmün etkisi, temsilcinin teslim aldığı anda zilyetliğin temsil edilene geçmesidir. Madde, temsilcinin yetkisinin kapsamını, temsil ilişkisinin kaynağını ve temsilcinin teslim aldıktan sonra malı ne yapacağını düzenlemez. Zilyetliğin devrinin geçerlilik koşulları (m.976 ve devamı), zilyetliğin kazanılması ve geçirilmesine dair genel kurallar ile temsilin kurulması ve sınırları (m.31 vd. ve TMK'nın temsil hükümleri) bu maddenin dışındadır.

### Hazır olmayanlar arasında: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Temsilci**: Başkasının adına ve hesabına hukuki işlem yapmaya ya da o kişiyi temsilen fiilde bulunmaya yetkili kılınan kişidir. Maddenin uygulanması için temsilcinin teslimi alma konusunda yetkili olması gerekir.
- **Temsil edilen**: Temsilcinin işlemlerinin hukuki sonuçlarının doğrudan kendisine bağlandığı kişidir. Zilyetlik bu maddeye göre temsil edilene geçer.
- **Teslim**: Malın zilyetliğinin devrini sağlayan fiili eylemdir. Maddede teslim, temsilciye yapıldığında temsil edilene yapılmış sayılır.
- **Zilyetlik**: Bir şeyi fiilen veya hukuken malik gibi kendi adına ele geçirme ve tutma durumudur. Maddede zilyetliğin temsil edilene geçmesi, temsilcinin teslimi almasıyla gerçekleşir.

### Hazır olmayanlar arasında: hangi şartlar aranır?

- Teslimi alan kişinin temsilci sıfatı taşıması gerekir; temsil ilişkisi var olmalıdır.
- Teslimin temsilcinin yetkisi dâhilinde yapılmış olması gerekir; yetkisini aşan teslim maddenin kapsamında değerlendirilmelidir.
- Teslim fiilen gerçekleşmiş olmalıdır; zilyetliğin geçmesi için temsilcinin malı teslim alması yeterlidir.
- Temsil edilenin zilyetlik devrinin geçerlilik koşulları ayrıca aranmalıdır; madde bu koşulları ortadan kaldırmaz.

### Hazır olmayanlar arasında: hangi sonuçları doğurur?

- Temsilciye yapılan teslim, temsil edilene yapılmış gibi zilyetliği geçirir.
- Zilyetlik, temsilcinin malı teslim aldığı anda temsil edilene geçmiş sayılır.
- Temsilci yetkisini aşarak teslim alırsa, maddenin sağladığı zilyetlik geçişi doğmayabilir.

### Temsilciye teslim ile temsil edilene teslim arasındaki fark nedir?

- Teslim doğrudan temsil edilene yapılır; zilyetlik temsil edilene doğrudan geçer.
- Teslim temsilciye yapılır; madde gereğince yine temsil edilene yapılmış sayılır.

Sonuç: İki halde de zilyetlik temsil edilende toplanır; temsilciye teslim, teslim niteliğinde sonuç doğurur.

### Yetki dâhilinde teslim ile yetki dışı teslim arasındaki fark nedir?

- Temsilcinin yetkisi dâhilinde yapılan teslim temsil edilene yapılmış sayılır.
- Temsilcinin yetkisini aşarak teslim alması, temsil ilişkisinin kapsamı dışında kalır.

Sonuç: Yetki dâhilinde teslimde zilyetlik temsil edilene geçer; yetki dışı teslimde madde uygulanmayabilir ve zilyetliğin geçmesi ayrı değerlendirilir.

### Hazır olmayanlar arasında: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Temsilciye yapılan teslimi, temsil ilişkisi kurulmadan ya da yetki sınırı aşılarak yapılmış olsa bile otomatik olarak temsil edilene yapılmış saymak.
- Maddenin yalnız zilyetliğin geçişini düzenlediğini, malın mülkiyetinin de geçtiğini sanmak.
- Zilyetlik devrinin geçerlilik koşullarını maddeyle karıştırmak ve bu koşulları aramamak.

### Nasıl ispat edilir?

- Zilyetliğin temsil edilene geçtiğini ileri süren taraf, teslimin temsilciye yapıldığını ve temsil ilişkisinin varlığını ispatlamalıdır.
- Temsil ilişkisi, yazılı belge veya ilgili tarafların beyanları ve diğer delillerle ortaya konulabilir.
- Karşı taraf, temsilcinin yetkisinin bulunmadığını veya yetkisini aştığını ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 sayılı Kanun: Temsil ve zilyetlik kurallarının bütünü içinde bu maddenin yorumlanmasını sağlar; madde metninde başka bir maddeye açık atıf yoktur.

## [TMK m.979 — Teslimsiz devir](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-979)

Madde, zilyet olan bir üçüncü kişinin ya da zilyetliği devreden tarafın, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet kalmaya devam ettiği hallerde zilyetliğin teslim olmaksızın kazanılmasını düzenler. Üçüncü kişinin zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi devralana vermekten kaçınabilmesini ve devrin üçüncü kişiye karşı bildirimle başlamasını kapsar. Maddeyi hazır olmayanlar arasındaki teslim (m.978), zilyetliğe açık durumdaki eşyanın devri (m.977) ve emtia senetlerinin teslimi (m.980) düzenlemez; bunlar ayrı maddelerde yer alır. Zilyetliğin kazanılmasının kendi içindeki genel düzeni ve devir sonrası zilyetliğin korunması da bu maddenin konusu değildir. Kira sözleşmesinde yeni malike karşı kiracının korunmasını düzenleyen Türk Borçlar Kanunu m.310 de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Teslimsiz devir: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hükmen teslim**: Devreden kişinin, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak malın zilyedi olmaya devam etmesiyle gerçekleşen teslim ikamesidir. Fiili bir teslim yapılmaz; devralan zilyetliği devredenin kendi zilyetliği üzerinden kazanır.
- **Havale yoluyla teslim**: Devredenin zilyetliğini, malı özel bir hukuki ilişkiye dayanarak elinde tutan üçüncü bir kişiye bırakması yoluyla yapılan teslimsiz devirdir. Üçüncü kişi zilyet olmaya devam eder ve zilyetlik yeni edinene geçer.
- **Özel bir hukuki ilişki**: Zilyetliğin devir sonrası da zilyet olarak devam edilmesini haklı kılan, devreden ile zilyet arasındaki sözleşme ya da benzeri bir ilişkidir. Maddede ayrıntılı tanımı yapılmamış; zilyedin bu sıfatla kalmasının dayanağı olarak anlaşılır.
- **Devrin bildirimi**: Devredenin, zilyet olmaya devam eden üçüncü kişiye zilyetliğin devredildiğini bildirmesi işlemidir. Üçüncü kişiye karşı devrin hüküm doğurmasının başlangıç anı bu bildirimle belirlenir.
- **Kaçınma hakkı (itiraz)**: Üçüncü kişinin, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplere dayanarak şeyi devralana teslim etmekten kaçınabilmesidir. Bu hak, devreden ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiden doğan savunmaları devralana karşı da korur.

### Teslimsiz devir: hangi şartlar aranır?

- Bir üçüncü kişinin veya zilyetliği devreden tarafın, malın zilyedi olduğu bulunmalıdır.
- Zilyetliği devredenin, malı devralana devretme iradesi bulunmalıdır.
- Zilyet, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmaya devam etmelidir.
- Zilyetliğin teslimsiz devri, üçüncü kişiye karşı etkili olması için devreden tarafından durumun üçüncü kişiye bildirilmiş olmalıdır.
- Üçüncü kişi zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi devralana vermekten kaçınabilir; bu kaçınma hakkı, bildirim öncesinde devrin üçüncü kişiye karşı hüküm doğurmamasıyla birlikte değerlendirilmelidir.

### Teslimsiz devir: hangi sonuçları doğurur?

- Özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmaya devam edildiğinde zilyetlik teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
- Devir, zilyet olmaya devam eden üçüncü kişiye karşı yalnızca durumun devreden tarafından bildirildiği andan itibaren hüküm doğurur.
- Bildirim yapılmamışsa, devir üçüncü kişiye karşı hüküm doğurmaz ve üçüncü kişi zilyetliği devralana karşı bu devri ileri süremez.
- Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi devralana vermekten kaçınabilir.
- Kaçınma sebebi devredenle olan ilişkiden doğan bir savunmaysa, bu savunma devralana karşı da ileri sürülebilir; üçüncü kişinin durumu bu nedenle ağırlaşmaz.
- Kaçınma sebebi bir aynı hakka dayanıyorsa, bu itiraz yeni zilyede karşı da ileri sürülebilir.

### Devredenin zilyetliği devam eden kişiye karşı etkisi ile üçüncü kişiye karşı etkisi arasındaki fark nedir?

- Devir, zilyet olmaya devam eden üçüncü kişiye karşı, durumun devreden tarafından bildirildiği andan itibaren hüküm doğurur.
- Bildirim yapılmadan önce, üçüncü kişi bakımından zilyetliğin devri henüz etkili değildir.

Sonuç: Bildirim, üçüncü kişiye karşı devrin etkisini doğuran biçimsel ve zamana bağlı bir koşuldur; bildirimden önce üçüncü kişi zilyetliği devralana karşı sorumlu tutulamaz.

### Zilyetliği devralanın istemi ile üçüncü kişinin itiraz hakkı arasındaki fark nedir?

- Devralan, zilyetliği kazanmış olduğu için malın geri verilmesini ya da zilyetliğin kendisine bırakılmasını isteyebilir.
- Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi devralana vermekten kaçınabilir.

Sonuç: Üçüncü kişinin devredene karşı sahip olduğu savunmalar, devralana karşı da korunur; bu hak devralanın durumunu ağırlaştırmaz.

### Aynı hak ile kişisel hak dayanağı arasındaki fark nedir?

- Kaçınma sebebi bir aynı hakka dayanıyorsa (ör. rehin, hapis hakkı), bu itiraz yeni zilyede karşı da ileri sürülebilir.
- Kaçınma sebebi bir kişisel hakka dayanıyorsa, çoğunlukla yeni aynı hak sahibini etkilemeyeceği kabul edilir.

Sonuç: Kişisel hakka dayanan itiraz yeni malike karşı ileri sürülemez; kira sözleşmelerinde TBK m.310 bunun istisnasını oluşturur. Malzemeye göre hüküm kaçınma sebebinin aynı hak veya kişisel hak olması arasında fark gözetmez, ancak uygulamada bu ayrım tartışmalıdır.

### Teslimsiz devir: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hükmen teslim ile havaleyi birbirinden ayırmadan, her iki hâlde de zilyedin üçüncü kişi olduğunu varsaymak; hükmen teslimde zilyet devredendir, havalede üçüncü kişidir.
- Devrin üçüncü kişiye karşı bildirimden önce de hüküm doğurduğunu kabul etmek; m.979/2 bildirim anını açıkça başlangıç olarak belirler.
- Kaçınma hakkının yalnızca aynı hakka dayanan savunmalarla sınırlı olduğunu düşünmek; madde hem aynı hak hem kişisel hak dayanaklı savunmayı kapsar.
- Kira sözleşmesinde TBK m.310 hükmünü bu maddenin genel kuralı gibi uygulamak; kira özel bir istisnadır ve genel kural m.979'dan okunmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hükmen teslim hâlinin, devredenin özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet kalmasıyla gerçekleştiği kabul edilmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2021/4302 E., 2023/818 K., 20.02.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Zilyetliğin teslimsiz kazanıldığını ileri süren taraf, devredenin malın zilyedi olduğunu ve devir sonrası özel bir hukuki ilişkiyle zilyet kaldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Özel hukuki ilişkinin varlığı, sözleşme ya da bu ilişkiyi gösteren yazılı belgelerle ispatlanabilir; bu ilişki için yazılı şekil koşulu bu maddede aranmamıştır.
- Devrin üçüncü kişiye bildirildiğini ileri süren taraf, bildirimin yapıldığını ve tarihini ispatlamakla yükümlüdür.
- Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği bir sebebin varlığını ispatlamakla yükümlüdür; bu sebebin dayanağı bir aynı hak mı kişisel hak mı olduğu da ispat konusu olur.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.977](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-977): Eşyanın fiilen teslimi ve araçlarının teslimi ile zilyetliğin devrini düzenler; m.979 ise bu teslimin yapılamadığı hallerde teslimsiz devri düzenler.
- [4721 sayılı Kanun m.978](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-978): Hazır olmayanlar arasında temsilciye teslimi düzenler; havale ile temsil ilişkisi arasındaki farkı belirlemek için karşılaştırmalı olarak okunur.
- [4721 sayılı Kanun m.980](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-980): Emtiayı temsil eden senetlerin teslimini düzenler; m.979 ile birlikte teslim ikamelerinin ayrı türlerini oluşturur.
- [4721 sayılı Kanun m.950](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-950): Zilyedin hapis hakkına ilişkin hükümdür; malzemeye göre aynı hakka dayanan kaçınma sebebinin hangi hükme bağlı olduğunu gösterir.
- 6098 sayılı Kanun m.310: Kira sözleşmesinde kiralananın el değiştirmesi halinde yeni malikin sözleşmenin tarafı olmasını düzenler; m.979'un kişisel haklara ilişkin kaçınma kuralına istisna oluşturur.

## [TMK m.980 — Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-980)

Madde, bir taşıyıcıya veya umumi mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi ile emtianın zilyetliğinin devrini ve kıymetli evrakı iyiniyetle teslim alan ile emtiayı iyiniyetle teslim alan arasındaki uyuşmazlıkta öncelik kuralını düzenler. Emtiayı temsil eden evrakın hangi kurumlar tarafından düzenleneceği, ardiyeci ve taşıma senedi gibi evrak türlerinin şekil koşulları ve umumi mağazaların kuruluşu düzenlemez; bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerinde yer alır. Madde, emtiayı temsil eden evrakın hukuki niteliğini ve zilyetliğin kazanılması ile sonuçlarını tek bir kuralda toplar; zilyetliğin kaybı, savunma ve koruma hakları ile teslimsiz kazanma türlerinin diğer hallerini düzenlemez (m.983 ve sonrası ile m.684 ve sonrası ayrıca bakılmalıdır).

### Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Emtiayı temsil eden kıymetli evrak**: Belirli bir malın, bir taşıyıcıya veya umumi mağazaya bırakıldığını gösteren ve ibraz edene malın teslim edileceğini içeren kıymetli evraktır. Yalnızca kanunda düzenlenen şekle uygun olarak çıkarılmış evrak bu niteliği taşır; şekle aykırı evrak kıymetli evrak sayılmaz ve yalnızca bir ispat belgesi işlevi görür.
- **Temsil teorisi**: Zilyetliğin devrinin, emtianın fiilen teslimi yerine emtiayı temsil eden senedin teslimiyle gerçekleşmesi anlayışıdır. Bu anlayışta senedin teslimi, malın kendisinin teslimi yerine geçer.
- **Taşıyıcı ve umumi mağaza**: Emtiayı taşıma veya saklama amacıyla devralan ve bu emtiayı temsil eden kıymetli evrak düzenleyebilen kişilerdir. Umumi mağaza, Ticaret Bakanlığının izniyle kurulan ve kanunla yetkilendirilmiş mağazadır.
- **Iyi niyet**: Evrakı ya da emtiayı teslim alan kişinin, devredenin malik veya yetkili olmadığını bilmemesi ya da bilmesi gerektirecek durumda olmamasıdır. Madde, iki iyi niyetli devralan arasındaki çatışmada kullanılır.
- **Dolaylı zilyetlik**: Malı doğrudan elinde tutmayan, ancak başkasının elindeki eşya üzerinde hukuki ilişkiye dayanarak zilyetlik hakkına sahip olan kişinin zilyetliğidir. Emtiayı temsil eden senetle devredilen zilyetlik bu niteliktedir.

### Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi: hangi şartlar aranır?

- Emtianın bir taşıyıcıya, ardiyeciye veya umumi mağazaya fiilen bırakılmış olması gerekir.
- Bu emtiyi temsil eden evrakın kıymetli evrak niteliğinde olması, yani kanunda öngörülen şekil koşullarına uygun düzenlenmiş bulunması gerekir.
- Kıymetli evrakın usulüne uygun biçimde ciro veya teslim yoluyla devredilmiş olması gerekir; geçersiz şekilde verilen evrak zilyetlik sağlamaz.
- Devrin geçerli bir hukuki sebebe dayanması gerekir; aksi halde evrakın teslimi zilyetliği devretmez.
- Kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi yerine geçer ve devralanın dolaylı zilyetliğini sağlar; bu sonucun doğması için ayrıca devredenin dolaysız zilyetliğe bildirimde bulunması gerekmez.
- İki iyi niyetli devralan arasında uyuşmazlık varsa, emtiayı fiilen teslim alan kişi tercih edilir.

### Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi: hangi sonuçları doğurur?

- Emtiayı temsil eden kıymetli evrakın usulüne uygun teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur ve devralana dolaylı zilyetlik sağlar.
- Senedin teslimi ile birlikte, geçerli bir sebebe dayanıyorsa, emtia üzerindeki mülkiyet de devredilir.
- Kıymetli evrakın geçersiz şekilde verilmesi halinde devralan emtia üzerinde zilyetlik kazanmaz.
- Şekle uygun olmayan belge kıymetli evrak olarak nitelendirilmez ve yalnızca ispat belgesi sayılır.
- Emtianın fiilen zilyedi olan taşıyıcı veya umumi mağaza sahibi, emtiayı sonradan iyi niyetli üçüncü kişiye teslim ederse, malda fiilen hakimiyeti ele geçiren üçüncü kişinin zilyetliği tercih edilir.
- Evrakın devriyle birlikte ayni bir hakkın nakli, emtiayı elinde tutan kişinin malın zilyedi olmadığı durumda olanaksızdır.
- Madde emredici niteliktedir; bu konuda tarafların aksini kararlaştırması, kanunun öngördüğü zilyetlik sonucunu değiştirmez.

### Kıymetli evrak teslimi ile emtianın fiilen teslimi arasındaki fark nedir?

- Kıymetli evrakın teslim edilmesi, temsil ettiği emtianın fiilen teslimi yerine geçen bir zilyetlik devri biçimidir.
- Emtianın fiilen teslimi, malın doğrudan elden ele geçmesidir.

Sonuç: Her iki hal de zilyetliği devreder; evrak teslimi ile fiilî teslim arasında hukuki sonuç bakımından fark yoktur.

### Kıymetli evrak ile kıymetli evrak niteliği taşımayan belge arasındaki fark nedir?

- Kanunda öngörülen şekle uygun düzenlenmiş kıymetli evrak emtiayı temsil eder ve teslimiyle zilyetlik devredilir.
- Şekle uygun olmayan belge kıymetli evrak sayılmaz, sadece teslim alma veya ispat belgesi görevi görür.

Sonuç: Şekle uygun olmayan belgenin teslimi zilyetliği devretmez.

### Makbuz senedi ile varant arasındaki fark nedir?

- Makbuz senedi, umumi mağazaya bırakılan malın mülkiyetini devreden bir evraktır.
- Varant, aynı malın rehnedilmesini sağlayan evraktır ve devri ile rehin hakkı doğar.

Sonuç: Makbuz senedinin devri mülkiyet ve dolaylı asli zilyetlik sonucu doğurur; varantın devri ise dolaylı fer'i zilyetlik ve rehin sonucu doğurur.

### İyi niyetli evrak teslim alan ile iyi niyetli emtia teslim alan arasındaki fark nedir?

- Kıymetli evrakı iyi niyetle teslim alan, evrakın zilyetliğini kazanmış olan kişidir.
- Emtiayı iyi niyetle fiilen teslim alan, malda hakimiyeti ele geçiren kişidir.

Sonuç: Uyuşmazlıkta emtiayı fiilen teslim alan tercih edilir.

### Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taşıma senedi, irsaliye, fatura gibi hak sahipliğini göstermeyen belgeleri kıymetli evrak gibi değerlendirmek; bu belgelerin teslimi zilyetliği devretmez.
- Kıymetli evrakın teslimi yerine emtianın fiilen teslimini aramak; evrakın teslimi kendi başına zilyetlik devri sonucu doğurur.
- Kıymetli evrakın devri için devredenin dolaysız zilyedine ayrıca bildirimde bulunulmasını aramak; bu koşul madde kapsamında gerekmez.
- Makbuz senedi ile varantı aynı hukuki sonuçta değerlendirmek; biri mülkiyet, diğeri rehin doğurur.
- İyi niyetli devralanlar arasındaki uyuşmazlıkta sözleşme tarihine bakmak; madde fiilen teslim alanı tercih eder.

### Nasıl ispat edilir?

- Emtiayı temsil eden kıymetli evrakın geçerli biçimde devredildiğini ileri süren taraf, evrakın şekil koşullarına uygun düzenlendiğini ve usulüne uygun ciro veya teslim yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Evrakın fiilen teslim edildiği, senet üzerindeki ciro ve teslim kayıtları ile ispatlanır.
- Emtianın taşıyıcıya, ardiyeciye veya umumi mağazaya bırakıldığı, saklama ya da taşıma belgeleri ile ortaya konur.
- İki iyi niyetli devralan arasındaki uyuşmazlıkta, iyi niyetin ve fiili teslimin varlığını ileri süren taraf bunları ispatlamakla yükümlüdür; karşı tarafın kötü niyeti iddia ederse onu ispatlaması gerekir.
- Şekle aykırı belgeye dayanan taraf, bu belgenin kıymetli evrak olmadığını dolayısıyla zilyetlik sağlamadığını ayrıca ileri süremez; bu durumda yalnızca ispat belgesi olarak değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.683: Zilyetliğin tanımını ve türlerini düzenleyen genel hükümdür; emtiayı temsil eden evrak yoluyla zilyetliğin devri bu kavramlar üzerine kuruludur.
- 4721 m.988: İyi niyetli emin sıfatıyla zilyetten kazanılan hakları koruyan genel kuraldır; madde metninde açıkça anılmasa da iyi niyetli üçüncü kişinin korunmasına ilişkin prensibin özel uygulamasıdır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: Umumi mağazaların kuruluşunu, makbuz senedi ve varant gibi emtiayı temsil eden kıymetli evrakın türlerini ve şekil koşullarını düzenler; madde bu evrakların geçerliliğine dayanır.

## [TMK m.981 — Savunma hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-981)

TMK m.981, zilyetin kendi eliyle, mahkemeye başvurmadan zilyetliğini koruma yetkisini düzenler: birinci fıkrada gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defetme (savunma hakkı), ikinci fıkrada ise tamamlanmış gasp halinde taşınmazda el koyanı kovma, taşınırda eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alma yetkisi ile kuvvet kullanma sınırı. Madde zilyetlik davalarını (TMK m.982, m.983), zilyetliğin idari yoldan korunmasını ve genel haklı savunmayı (TBK m.64) düzenlemez; bu konular ayrı hükümlere tabidir.

### Savunma hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zilyet**: Bir şeyi fiilen hâkimiyeti altında tutan kişidir. Hükmün korumasından yararlanmak için zilyetliğin hukuka uygun olup olmadığına bakılmaz; haksız veya kötüniyetli zilyet de savunma hakkına sahiptir.
- **Gasp**: Mevcut zilyedin rızası bulunmaksızın zilyetliğin ele geçirilmesidir. Gaspta zilyetlik fiilen başkasına geçer.
- **Saldırı**: Zilyedin fiili hâkimiyetinin kullanılmasına engel olunmasıdır. Zilyetlik henüz kaybedilmemiş, yalnızca kullanımı engellenmiştir.
- **Derhal kuvvet kullanma (karşı saldırı)**: Tamamlanmış gasp hâlinde, zilyetliğin geri alınmasını sağlayan ikinci fıkra yetkisidir. Taşınmazda el koyanın kovulmasını, taşınırda eylem sırasında veya kaçarken yakalanan kişinin elinden alınmasını kapsar; zaman bakımından eylemle bağlantılı ve derhal yapılmış olmalıdır.
- **Zilyet yardımcısı**: Zilyetliği başkası adına, onun talimatına bağlı olarak tutan kişidir. Bu kişi m.981 kapsamında doğrudan savunma yetkisinden yararlanmaz; genel haklı savunmaya (TBK m.64) başvurabilir.
- **Dolaylı zilyet**: Şeyi bir başkasına (dolaysız zilyede) geçici olarak bırakmış, ancak zilyetlik sıfatını koruyan kişidir. Esas olarak aracısı üzerinden korunur; saldırı anında olay yerinde bulunuyorsa kendisi de kuvvet kullanabilir.

### Savunma hakkı: hangi şartlar aranır?

- Şeyin bir zilyedin fiili hâkimiyetinde bulunması gerekir; zilyetlik hukuka uygun olmak zorunda değildir.
- Zilyede karşı bir gasp veya saldırı bulunması gerekir; kusur, zarar veya failin ayırt etme gücü aranmaz, yalnızca insan fiilinden doğan bir ihlal yeterlidir.
- Savunmada kullanılan kuvvet, durumun haklı gösterdiği ölçüyü aşmamalıdır; bu sınırın aşılmaması gerekir.
- Zilyetliğin derhal geri alınması hâlinde, gasp tamamlanmış olmalı ve taşınmazda el koyan kovulmalı, taşınırda eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alınmalıdır; aradan zaman geçmemiş olmalıdır.
- Taşınmazda ve taşınırda geri alma, zilyedin rızası dışında yapılmış olmalıdır.

### Savunma hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Gasp veya saldırıya karşı zilyet kuvvet kullanarak defedebilir; bu yetki için kusur veya zarar aranmaz.
- Kuvvet, durumun haklı gösterdiği derecenin ötesine geçerse hukuka aykırı hâle gelir ve zilyet bu fazlalıktan sorumlu olur.
- Tamamlanmış gasp hâlinde, koşulları varsa zilyet kuvvet kullanarak zilyetliğini derhal geri alabilir.
- Derhal geri alma koşulları yoksa, örneğin aradan zaman geçmişse, zilyet kuvvet kullanamaz; dava yoluna (TMK m.982 ve m.983) başvurması gerekir.
- Doğal olay veya hayvan etkisiyle ortaya çıkan ve bir kişinin sebebiyet vermediği zilyetlik ihlallerinde m.981 uygulanmaz.
- Dolaylı zilyet, saldırı anında orada değilse kendisi kuvvet kullanamaz; ancak aracısının savunmasından dolaylı olarak yararlanır.
- Haksız veya kötüniyetli zilyet de savunma hakkına sahiptir.

### Savunma (birinci fıkra) ile geri alma (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkradaki savunma, gasp veya saldırı sürerken zilyetliğin korunmasına yöneliktir ve kuvvet ihtiyacı devam eden eylemle ilgilidir.
- İkinci fıkradaki geri alma, gasp tamamlandıktan sonra zilyetliğin yeniden kazanılmasına yöneliktir ve taşınmaz ile taşınır için ayrı koşullar taşır.

Sonuç: Savunma saldırı sırasında yapılır; geri alma ancak eylemle bağlantılı ve derhal yapılabilir. Geri almanın koşulları sağlanmazsa zilyet dava yoluna başvurmak zorunda kalır.

### Taşınmaz ile taşınır arasındaki fark nedir?

- Taşınmazda zilyet, rızası dışında alınmış şeyi el koyanı kovarak geri alır.
- Taşınırda geri alma, ancak eylem sırasında veya kaçarken yakalanan kişinin elinden alınarak yapılabilir.

Sonuç: Taşınmazda kovma yetkisi var ancak derhallik şartı aranır; taşınırda yakalama anı belirleyicidir. Kaçmadan sonra taşınır üzerinde kuvvet kullanma yetkisi yoktur.

### Dolaysız zilyet ile dolaylı zilyet arasındaki fark nedir?

- Dolaysız zilyet esas olarak m.981 kapsamında kuvvet kullanabilir.
- Dolaylı zilyet ancak saldırı sırasında olay yerindeyse kendisi kuvvet kullanabilir; aksi hâlde aracısı üzerinden korunur.

Sonuç: Dolaylı zilyetin olay yerinde bulunmaması hâlinde doğrudan kuvvet kullanma yetkisi doğmaz.

### Zilyet ile zilyet yardımcısı arasındaki fark nedir?

- Zilyet, kendi adına m.981'deki savunma ve geri alma yetkisini kullanır.
- Zilyet yardımcısı zilyetliği başkası adına tuttuğu için m.981'den yararlanamaz; genel haklı savunmaya (TBK m.64) dayanır.

Sonuç: Yardımcının kuvvet kullanması, ancak TBK m.64'teki genel haklı savunma koşulları varsa hukuka uygun olur.

### Savunma hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Savunma hakkını yalnızca zilyedin malik olmasına bağlamak; haksız veya kötüniyetli zilyetin de bu hakkı kullanabileceğini gözden kaçırmak.
- Kusur, zarar veya failin ayırt etme gücünü aramak; bu koşullar savunma için gerekli değildir.
- Tamamlanmış gasp hâlinde derhal geri almayı, zaman geçmiş olsa bile hâlâ savunma saymak; belirli bir süre sonra bu yetki sona erer ve dava yoluna gidilmelidir.
- Taşınırda, eylem sırasında veya kaçarken yakalama şartını atlayıp kaçan kişiye kuvvet kullanmak.
- Zilyet yardımcısının m.981 kapsamında doğrudan savunma yetkisi olduğunu varsaymak; yardımcı TBK m.64'e dayanır.
- Dolaylı zilyetin olay yerinde bulunmadığı hâlde kendisinin kuvvet kullanabileceğini düşünmek.
- Doğal olay veya hayvan etkisiyle oluşan ihlalde m.981'in uygulanacağını varsaymak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zilyetliğin korunmasında kusur, ayırt etme gücü veya hata aranmaz; zilyedin hakkı yalnızca ihlalin insan fiilinden kaynaklanmasına bağlanır. (1. Ceza Dairesi, 2023/2149 E., 2025/872 K., 10.02.2025)
- Derhal geri alma yetkisinin, tamamlanmış gasp fiilinden hemen sonra kullanılması gerektiği kabul edilmektedir; belirli bir süre geçtikten sonra geri alma artık savunma sayılmaz, bağımsız bir saldırı olarak değerlendirilir ve dava yoluna gidilmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013; 7. Hukuk Dairesi, 2024/1743 E., 2024/2780 K., 21.05.2024)
- Kuvvet kullanma sınırının aşılıp aşılmadığı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir; ölçü, durumun haklı gösterdiği kuvvettir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/4195 E., 2024/5247 K., 25.11.2024; 7. Hukuk Dairesi, 2023/869 E., 2024/1121 K., 26.02.2024)
- Zilyetlik hükümlerinin dayanağı olan zilyedin haklı olup olmadığı savunma yetkisini etkilemez; ancak bu durum davada zilyetliğin korunmasına ilişkin sonuçları değiştirebilir. (Ceza Genel Kurulu, 2019/658 E., 2023/449 K., 20.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Savunma hakkına dayanan taraf, zilyetliğini ve ihlalin gasp veya saldırı niteliğini ispatlamak zorundadır; zilyetlik fiili hâkimiyetle, ihlal ise tanık, görüntü veya olay yeri tespiti gibi delillerle gösterilebilir.
- Derhal geri alma iddiasında, gaspın tamamlandığı ve geri almanın eylemle bağlantılı olduğu ispat yükü kuvvet kullanana aittir; zaman bakımından yakınlık tanıkla ya da olay tespitiyle ortaya konur.
- Kuvvet kullanmanın haklı gösterilen ölçüde kalındığı iddiası, kuvvet kullananın ispat yüküne tabidir; karşı taraf aşırılığı iddia ettiğinde bu ispatı yapmak zorundadır.
- Dolaylı zilyetin olay yerinde bulunduğu iddiasını ileri süren, bu durumu tanık beyanı veya başka bir delille ortaya koymak zorundadır.
- Zilyet yardımcısının m.981 yerine TBK m.64'e dayandığı durumda, genel haklı savunmanın koşullarını da ispat etmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.982: Gasp hâlinde zilyetlik davasını düzenler; m.981'deki fiili yetkinin yerine ya da ardından başvurulan yoldur.
- 4721 m.983: Saldırı hâlinde zilyetlik davasını düzenler; kuvvet kullanmanın sınırı aşıldığında veya derhal geri alma koşulları yoksa başvurulacak yol budur.
- 6098 m.64: Genel haklı savunma hükmüdür; zilyet yardımcısı m.981'den yararlanamadığında dayanacağı hükümdür.

## [TMK m.982 — Zilyetliğin gasbında dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-982)

TMK m.982, zilyetliğin gaspı hâlinde zilyede tanınan geri verme davasını düzenler; gasbedenin, üstün hak iddiasının kendisini geri verme yükümlülüğünden kurtarmayacağı ilkesini koyar ve davalının bu yükümlülükten kurtulabilmesi için üstün hakkını derhal ispat etmesi gerektiğini belirtir. Madde, zilyedin rızası dışında zilyetliğini kaybettiği her somut taşınır ve taşınmazda, gasbeden ile zilyet arasındaki ilişkiye bakılmaksızın uygulanır. Düzenlemediği konular şunlardır: zilyetliğe saldırı hâlinde açılacak davalar (m.983), zilyetliğin idari yoldan korunması (m.985 ve devamı), istihkak davası ve hak karinesine dayanan taşınır davası gibi hakka dayalı korumalar ve zilyetliğin kuvvet kullanılarak savunulması (m.981). Dava hakkının düşmesi süreleri de bu maddede değil, zilyetliği koruyan davalara ilişkin ayrı düzenlemede yer alır.

### Zilyetliğin gasbında dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gasp**: Zilyedin rızası dışında, gizlice, zorla veya başka bir biçimde eşya üzerindeki fiilî hâkimiyetine hukuka aykırı bir fiille son verilmesidir. Zilyedin fiilî hâkimiyet alanından çıkarılarak alınıp götürülen taşınırda gasp gerçekleşir; taşınmazda ise zilyetliğin gasbının ne zaman gerçekleştiği çoğu kez zordur.
- **Zilyet**: Bir şeyi fiilen hâkimiyeti altında tutan kişidir. Madde bakımından önemli olan, zilyedin o anda fiilî hâkimiyetine sahip olmasıdır; zilyetliğin hukuka uygun olup olmadığı davanın kurulmasını etkilemez.
- **Üstün hak**: Davalının, şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek hukuki dayanaktır. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu hakkın derhal ispat edilmesi, geri verme yükümlülüğünden kaçınmanın koşuludur.
- **Dolaylı zilyet**: Şeyi başkasına (dolaysız zilyet) bir ilişkiye dayanarak bıraktığı hâlde, zilyetliğin kendisine ait olduğunu sürdüren kişidir. Dolaylı zilyet de zilyetliği gasbedildiğinde bu davayı açabilir.

### Zilyetliğin gasbında dava hakkı: hangi şartlar aranır?

- Davacının, gasptan önce şey üzerinde zilyet bulunduğu ispat edilmelidir.
- Davalının, davacının rızası dışında ve hukuka aykırı bir fiille zilyetliğe son verdiği ortaya konulmalıdır.
- Gasp için failin kusurunun aranmadığı, dava için kusurun gerekmediği kabul edilmelidir.
- Davalının üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etmesi tek başına yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; geri verme yükümlülüğünden kaçınmak için üstün hakkını derhal ispat etmesi gerekir.
- Davalının üstün hakkını ertelemeli bir delil süresi isteyerek değil, hemen ispat ederek ileri sürmesi gerekir; aksi hâlde şeyi geri vermekle yükümlü olur.
- Dava şeyin geri verilmesi ve zararın giderilmesi istemiyle açılmalıdır.

### Zilyetliğin gasbında dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Gasbeden, üstün hak iddiasında bulunsa bile şeyi davacıya geri vermekle yükümlüdür.
- Davalı üstün hakkını derhal ispat ederse şeyi geri vermekten kaçınabilir.
- Davalı üstün hakkını derhal ispat edemezse ve delil için süre isterse, bu talep dinlenmez ve şeyi geri vermek zorunda kalır.
- Davalının üstün hakkını ispat etmesi hâlinde, zilyet ondan istihkak davası veya hak karinesine dayanan taşınır davası ile şeyi geri alabilir.
- Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur; zarar, gasp nedeniyle uğranılan zararı kapsar.
- Gasbeden, zilyetliğini kaybeden kişinin zilyetliğini geri almaya çalışırken ona karşı kusurlu davranmış olsa bile geri verme yükümlülüğü bu nedenle ortadan kalkmaz.

### Üstün hak iddiası ile üstün hakkın derhal ispatı arasındaki fark nedir?

- Davalının yalnızca üstün hakka sahip olduğunu öne sürmesi, zilyetliğin korunmasından kaçınmak için yeterli değildir.
- Davalının üstün hakkını hemen ispat etmesi hâlinde geri verme yükümlülüğü ortadan kalkar.

Sonuç: Üstün hak iddiası ile derhal ispat arasındaki fark, geri verme yükümlülüğünün doğup doğmayacağını belirler.

### Hemen ispat ile delil için süre istenmesi arasındaki fark nedir?

- Davalı üstün hakkını derhal ispat ederse şeyi geri vermekten kaçınabilir.
- Davalı delil getirmek için süre isterse bu talep dinlenmez ve şeyi geri vermek zorunda kalır.

Sonuç: Delil toplamak için mehil talep eden davalı geri verme yükümlülüğünden kurtulamaz; üstün hakkını sonradan istihkak davası veya taşınır davası ile ileri sürer.

### Dolaysız zilyet ile dolaylı zilyet arasındaki fark nedir?

- Dolaysız zilyet şeyi fiilen elinde tutan kişidir ve geri verme davasını kendi adına açabilir.
- Dolaylı zilyet, şeyi başkasına bıraktığı için aracı kişiden gasbedilmişse davayı açabilir.

Sonuç: Hem dolaysız hem dolaylı zilyet dava hakkına sahiptir; dolaylı zilyet, dolaysız zilyet malı geri alamaz veya almak istemezse şeyin kendisine verilmesini isteyebilir.

### Gasbedenin kendisi ile cüzi halef arasındaki fark nedir?

- Geri verme davası gasbedene karşı açılabilir.
- Gasbedenin cüzi halefi olan, şeyi gasbedenden devralan üçüncü kişi dava hakkını doğrudan ona karşı kullanamaz.

Sonuç: Kötü niyetli olsa bile üçüncü kişi aleyhine m.982 davası açılamaz; zilyet ancak hakkına dayanan istihkak davası veya hak karinesine dayanan taşınır davası yoluna gidebilir.

### Gasp ile zilyetliğe saldırı arasındaki fark nedir?

- Gasp, zilyetliğin tamamen ortadan kaldırılmasıdır ve bu maddede düzenlenmiştir.
- Saldırı, zilyetliğin tamamen kaybedilmeden ihlal edilmesidir ve m.983 kapsamındadır.

Sonuç: Gasp hâlinde geri verme ve zararın giderilmesi davası açılır; saldırı hâlinde ise saldırının sona erdirilmesi ve sebebin önlenmesi istenir.

### Zilyetliğin gasbında dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Davalının üstün hak iddiasını yeterli görüp geri verme yükümlülüğünü kaldırdığını varsaymak; oysa yalnızca derhal ispat yükümlülüğünü yerine getiren davalı kurtulur.
- Davalıya delil toplamak için süre tanımak; m.982 ikinci fıkrasına göre bu talep dinlenmez.
- Davacının zilyetliğinin haksız olması durumunda davanın reddedileceğini düşünmek; kanun amacı hak sahipliğini değil zilyetliği korumaktır.
- Kusurlu gasp aranacağını varsaymak; geri verme davası için failin kusuru aranmaz.
- Gasbedenin cüzi halefine karşı m.982 davası açılabileceğini kabul etmek; bu dava külli halefler ve gasbeden dışında açılamaz.
- Gasbın varlığını belirlerken taşınmazda zilyetliğin hangi anda sona erdiğini gözden kaçırmak; taşınmazda gasbın ne zaman gerçekleştiği her zaman açık değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, zilyetliğin korunması davalarında davacının bir hakka dayanıp dayanmadığını araştırmadan, yalnızca zilyetliğin varlığını ve gasbı inceleyerek davayı kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/654 E., 2024/530 K., 23.10.2024; 8. Hukuk Dairesi, 2015/2770 E., 2015/20508 K., 16.11.2015)
- Zilyetliğin korunmasında davalının, zilyetliğe dayanan dava karşısında üstün hakkını ancak derhal ispat etmesi hâlinde savunma yapabildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/654 E., 2024/530 K., 23.10.2024)
- Davalının dolaylı veya dolaysız zilyet sıfatıyla dava açma hakkı, zilyetlik ilişkisinin varlığına göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013)
- Geri verme davasının kapsamının, gasbedenin külli haleflerine karşı açılabilmesi ancak cüzi haleflere karşı açılamaması şeklinde uygulandığı görülmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1560 E., 2023/3145 K., 08.11.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Davacı, gasptan önce şeyin kendi zilyetliğinde olduğunu ve davalının bu zilyetliğe hukuka aykırı biçimde son verdiğini ispatla yükümlüdür.
- Zilyetliğin varlığı ve gasbın gerçekleştiği, tanık, keşif veya belge gibi her türlü delille ispatlanabilir.
- Davalı, üstün bir hakka dayandığını ileri sürdüğünde, bu hakkı derhal ispat etmek zorundadır; hemen ispat edemezse delil için süre talep edemez.
- Davalının üstün hakkını ispat edememesi durumunda şeyi geri vermekle yükümlü olduğu sonucu doğar.
- Zararın giderilmesi talebinde, zararın varlığı ve miktarı davacı tarafından ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.981](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-981): Zilyede tanınan kuvvet kullanma hakkının sınırını çizer; geri verme davası, zilyet bu hakkı kullanamamış veya kullanmak istememişse devreye girer.
- [4721 sayılı Kanun m.983](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-983): Zilyetliğe saldırı hâlinde açılacak davayı düzenler; m.982'nin gasp, m.983'ün saldırı hâlini kapsadığı ayrımı burada önemlidir.
- [4721 sayılı Kanun m.984](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-984): Zilyetliğin korunması davalarının zaman sınırlarını ve bu davaların düşmesine ilişkin kuralı düzenler; m.982 davasının süresi bu bağlamda değerlendirilir.
- [4721 sayılı Kanun m.985](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-985): Zilyetliğin idari yoldan korunmasını düzenler; m.982 davasının alternatifi değil, ayrı bir koruma yoludur.

## [TMK m.983 — Zilyetliğe saldırıya dava hakkı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-983)

TMK m.983, zilyetliğe saldırı halinde zilyedin açabileceği davayı düzenler. Dava, saldırının sona erdirilmesi, saldırı sebebinin önlenmesi ve saldırıdan doğan zararın giderilmesi taleplerini kapsar. Dava, saldırgana ve külli halefine karşı açılır; zilyet olmak yeterlidir ve hak iddiası dinlenmez. Maddede gasp davası (m.982), dava hakkının düşmesi süreleri (m.984) ve zilyetliğin idari yoldan korunması (m.973 ve devamı) düzenlenmez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Dava hakkının düşmesine ilişkin süreler m.984 kapsamındadır.

### Zilyetliğe saldırıya dava hakkı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zilyetliğe saldırı**: Zilyedin eşya üzerindeki fiili hâkimiyetinin, sona erdirecek biçimde olmamakla birlikte hukuka aykırı biçimde katlanılamayacak ölçüde ihlal edilmesi ya da bu ihlalin yakın tehlikesidir. Gaspın aksine zilyet fiili hâkimiyetini tamamen kaybetmemiştir.
- **Dolaysız zilyet**: Eşya üzerinde fiilen hâkimiyet kuran kişidir. Dava hakkı ilk planda dolaysız zilyede aittir; taşınırlarda zarar verilmesi halinde dolaylı zilyet de dava açabilir.
- **Üstün hak iddiası**: Davalının şey üzerinde kendisine zilyetliği aşan bir hak bulunduğunu öne sürmesidir. Saldırı davasında bu iddia dinlenmez; zilyetliğin korunması yalnızca fiili durumu esas alır.
- **Külli halef**: Saldırganın mirasçı gibi genel halefleridir. Dava saldırgana ve külli halefine karşı açılabilir.

### Zilyetliğe saldırıya dava hakkı: hangi şartlar aranır?

- Zilyetliğe hukuka aykırı bir saldırı bulunmalıdır; saldırının kusurlu olması gerekmez, kusur zararın tazmininde aranır.
- Davacının saldırı anında eşya üzerinde zilyet bulunması gerekir; dolaysız zilyet ilk planda aktif husumet ehliyetine sahiptir.
- Saldırıda bulunan, şey üzerinde bir hak iddia etse bile saldırıdan kaçınmakla yükümlüdür; üstün hak iddiası bu davada dinlenmez.
- Davacı saldırının sona erdirilmesi, saldırı sebebinin önlenmesi veya zararın giderilmesi taleplerinden birini ya da birkaçını ileri sürebilir.
- Zararın giderilmesi talebinde saldırganın kusuru aranır; sona erdirme ve önleme taleplerinde kusur aranmaz.

### Zilyetliğe saldırıya dava hakkı: hangi sonuçları doğurur?

- Dava kabul edildiğinde saldırının sona erdirilmesine karar verilir.
- Saldırı sona ermiş olsa da yenilenecek nitelikteyse saldırı sebebinin önlenmesine karar verilir.
- Saldırıdan doğan zarar varsa, saldırganın kusuru ile birlikte giderilmesine hükmedilir.
- Saldırgan, şey üzerinde üstün bir hak iddia etse dahi saldırıya son vermeye mecburdur ve bu iddia saldırı davasında dinlenmez.
- Dava, zilyetliğin korunmasına yönelik olduğundan, bu karar zilyetliğin hakka dayanıp dayanmadığı hususunda kesin hüküm oluşturmaz ve diğer tarafın mülkiyet iddiasıyla başka dava açmasına engel olmaz.
- Dava hakkının düşmesi m.984 uyarınca belirlenir; bu maddedeki süreler de dava hakkını sınırlar.

### Sona erdirme ile sebebin önlenmesi arasındaki fark nedir?

- Sona erdirme talebi, saldırının halen devam eden kısmının durdurulmasına yöneliktir.
- Sebebin önlenmesi talebi, saldırı sona ermiş olsa da yenilenecek nitelikteyse bu tehlikenin ortadan kaldırılmasına yöneliktir.

Sonuç: Sebebin önlenmesi talebinde yakın saldırı izlerinin ilk belirmesi yeterli görülmektedir. Sona erdirme talebi için sonradan tekrarlanma tehlikesi aranmaz.

### Sona erdirme-önleme talebi ile zarar tazmini talebi arasındaki fark nedir?

- Sona erdirme ve önleme talepleri, zilyetliğin korunmasına yöneliktir ve saldırganın kusuru aranmaz.
- Zarar tazmini talebi haksız fiil hükümlerine (TBK m.49) dayanır.

Sonuç: Tazminat talebinde saldırganın kusuru aranır; tazminat davasını mülkiyet hakkına dayanmayan dolaysız zilyet de açabilir.

### Dolaysız zilyet ile dolaylı zilyet arasındaki fark nedir?

- Dolaysız zilyet, eşya üzerinde fiilen hâkimiyet kuran kişidir.
- Dolaylı zilyet, eşyayı başkasına bırakmış olan kişidir.

Sonuç: Taşınırlarda mala zarar verilmesi halinde dolaylı zilyet de davayı açabilir; taşınmazlarda ise dolaysız zilyet ve tapuda malik görünen kişi davayı açar.

### Zilyetliğe saldırıya dava hakkı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Saldırı davasında üstün hak savunmasını dinlemek; m.983 bu savunmayı açıkça tanımamaktadır ve dinlenmez.
- Sona erdirme veya önleme talebinde saldırganın kusurunu aramak; kusur yalnızca tazminat talebinde aranır.
- Zilyetliğin korunması davasında zilyetliğin hakka dayandığını ispat etmeyi istemek; bu dava hakka değil zilyetliğe dayanır.
- Dava hakkının düşmesini zamanaşımı gibi değerlendirmek; m.984 süreleri hak düşürücüdür.
- Gasp ile saldırıyı birbirine karıştırmak ve m.982 II'deki üstün hak savunmasını doğrudan m.983'e uygulamak.
- Sebebin önlenmesi talebini yalnızca saldırı devam ederken ileri sürmek; yenilenme tehlikesi varsa bu talep de yöneltilebilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zilyetliğin korunması davasında davacının zilyetliğini, bir hakka dayandığını ispat etmeksizin yalnızca zilyetlik sıfatıyla ileri sürmesi yeterli kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/654 E., 2024/530 K., 23.10.2024)
- Zilyetliğin korunması davasında davacının zilyet olması yeterlidir; zilyetliğin arkasında bir hak bulunup bulunmadığı araştırılmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2009/518 E., 2009/573 K., 25.11.2009)
- Saldırı davalarının zilyetliği koruyucu etkisi bulunduğundan, kendi taşınmazı üzerinde zilyet olmayan kişilerin de bu davayı açabildiği kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2023/1518 E., 2023/2214 K., 13.04.2023)
- Zilyetliğe saldırı davasında davalının üstün hak iddiası, zilyetliğin korunması amacı gereği dinlenmemektedir. (5. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E., 2024/3653 K., 25.03.2024)
- Kamu hukuku nitelikli kurumların taşınmazında bu dava açıldığında ilgili idari makamlara ihbar gerekip gerekmediği tartışmalı bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013)
- Saldırı davası tanımına uygun olarak hukuka aykırı müdahale ve yakın tehlike unsurları değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/238 E., 2024/155 K., 25.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Davacı zilyetliğini ve saldırının varlığını ispatlamakla yükümlüdür; zilyetliğin hakka dayandığını ispat etmesi gerekmez.
- Zilyetlik, tapu kaydı, fiili kullanım, tanık beyanları ve keşif gibi delillerle kanıtlanır.
- Saldırının varlığı ve niteliği, keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanıyla ispatlanır.
- Davalı, şey üzerinde üstün bir hakkı olduğunu ileri sürse de bu iddiayı dava içinde ispatlamakla yetinemez; saldırı davasında bu iddia dinlenmez.
- Zarar tazminatı talebinde davacı zararı ve saldırganın kusurunu ispatlamakla yükümlüdür; sona erdirme ve önleme talebinde kusur ispatı aranmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 4721 m.984: Gasp ve saldırı davalarının hak düşürücü sürelerini düzenler; bu madde ile birlikte uygulanır.
- 4721 m.992: Taşınmazlarda tapuda malik görünen kişinin dolaysız zilyet sayılmasını ve dolayısıyla dava açma yetkisini belirler.
- 4721 m.693: Paylı mülkiyette ortakların her birinin zilyetliği koruma davasını açabilmesi için kıyasen uygulanır.
- 4721 m.702: Elbirliği mülkiyetinde ortakların her birinin dava açabilmesi için uygulanır.
- 4721 m.737: Komşuluk hukukunda hukuka aykırı saldırıların sınırlarını düzenler; saldırıya katlanma ölçütü bakımından karşılaştırılır.
- 6098 m.49: Saldırıdan doğan tazminat talebinin dayanağı olan haksız fiil hükmüdür.

## [TMK m.984 — Dava hakkının düşmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-984)

TMK m.984, gasp ve saldırıdan doğan zilyetlik koruma davasının açılabilmesi için tanınan süreyi düzenler. Süre iki bölümden oluşur: zilyedin fiili ve failini öğrenmesiyle başlayan iki aylık süre ile fiilin üzerinden geçen bir yıllık üst sınır. Hüküm gasp ve saldırı halleri bakımından zilyetlik korumasını talep eden zilyede uygulanır. Madde zilyetliğin iadesi, saldırının men'i ve tazminat taleplerinin esasını düzenlemez (m.983). Zilyetliğin idari yoldan korunması ile 3091 sayılı Kanun kapsamındaki süreler bu maddede yer almaz. Zilyetliğin tespiti talebinin dava süresini kesip kesmediği ve haksız zilyedin iade yükümlülüğü de bu maddenin kapsamı dışındadır (m.993-995).

### Dava hakkının düşmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gasp**: Zilyedin rızası dışında, zilyetliğin hukuka aykırı biçimde ondan alınmasıdır. Zilyetliğin fiilen kaybettirilmesi sonucunu doğurur.
- **Saldırı**: Zilyetliğin gasp dışında başka bir biçimde ihlal edilmesidir. Zilyetliğin kısmen ya da tamamen bozulmasına yol açan fiilleri kapsar.
- **Hak düşürücü süre**: Süre geçince hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Hakkın kullanılmasıyla düşmesi engellenir; süre hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.
- **Fiilin üzerinden bir yıl**: Gasp ya da saldırı fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyen mutlak üst sınırdır. Zilyedin öğrenme anına bağlı değildir.

### Dava hakkının düşmesi: hangi şartlar aranır?

- Dava hakkının doğması için zilyetliğin gasp ya da saldırı ile ihlal edilmiş olması gerekir.
- Dava hakkının kullanılabilmesi için zilyedin fiili ve failini öğrenmiş olması ve bu tarihten itibaren iki ay içinde dava açması gerekir.
- Dava hakkının düşmemesi için fiilin üzerinden bir yıl geçmemiş olması gerekir; bu süre öğrenme tarihinden bağımsız olarak işler.
- Süreler içinde dava açılmadığında hakkın düşmesi için sürenin geçmesi yeterlidir; ayrıca bir hakkın kullanımı gerekmez.

### Dava hakkının düşmesi: hangi sonuçları doğurur?

- İki ay ve bir yıl içinde dava açıldığında zilyetliğin korunması davası görülebilir.
- Zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden itibaren iki ay geçmiş ise dava hakkı düşer.
- Fiilin üzerinden bir yıl geçmişse, zilyet fiili ve failini daha geç öğrenmiş olsa bile dava hakkı düşer.
- Süre içinde dava açılmadığında, zilyetliğin korunması davasıyla yalnızca düşen hak istenebilir; hak düştükten sonra zilyetliğin iadesi bu dava yoluyla talep edilemez.

### İki aylık süre ile bir yıllık süre arasındaki fark nedir?

- Zilyedin fiili ve failini öğrenmesiyle başlayan iki aylık süre, öznel bir başlangıca bağlıdır.
- Fiilin üzerinden başlayan bir yıllık süre, zilyedin öğrenip öğrenmediğinden bağımsız olarak işler.

Sonuç: İki ay geçse bile bir yıl dolmamışsa dava açılabilir; bir yıl dolduğunda ise öğrenme tarihi ne olursa olsun dava hakkı düşer.

### Gasp ile saldırı arasındaki fark nedir?

- Gasp, zilyetliğin rızasız alınmasıdır ve zilyedin fiili hâkimiyetini tamamen kaybettirir.
- Saldırı, zilyetliğin kısmen ya da başka biçimde ihlal edilmesidir.

Sonuç: Madde her iki hal için aynı süreleri uygular; süre ayrımı yapılmaz.

### Hak düşürücü süre ile zamanaşımı arasındaki fark nedir?

- Madde süreyi hak düşürücü süre olarak düzenler; sürenin geçmesi hakkı kendiliğinden sona erdirir.
- Eski TMK m.897 metninde kullanılan müruruzaman kavramı zamanaşımı anlamına gelir ve def'i ile ileri sürülür.

Sonuç: Hâkim süreyi kendiliğinden gözetir; karşı tarafın def'ine gerek kalmaz.

### Zilyetliğin korunması davası ile tazminat davası arasındaki fark nedir?

- Zilyetliğin korunması davası m.984 süreleriyle sınırlıdır.
- Saldırıdan doğan zararın tazmini talebi haksız fiil hükümlerine dayanır ve bu maddedeki süre ile bağlı olduğu açık değildir.

Sonuç: Tazminat talebinin süresi için bu maddenin doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

### Dava hakkının düşmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir yıllık süreyi öğrenme anından başlatmak; bu süre fiilin işlendiği tarihten başlar.
- İki aylık süreyi fiilin işlendiği tarihten saymak; bu süre öğrenme anından başlar.
- Süreyi zamanaşımı gibi değerlendirip karşı tarafın def'ine bağlamak; süre hak düşürücüdür ve hâkim kendiliğinden gözetir.
- Zilyetliğin tespiti talebiyle sürenin kesildiğini kabul etmek; bu talep dava yerine geçmez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zilyetliğin tespiti talebinin m.984 süresini kesip kesmediği tartışmalıdır; zilyetliğin korunması için dava açılması zorunlu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013)
- Tespit kararının tarihinin mi tespit talebinin mi esas alınacağı tartışılmakta; davalı aksini ispatlayamadığı sürece tespit kararının zilyede tebliğ tarihi esas alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013)
- Saldırı tekrarlanan nitelikteyse her saldırı için sürenin baştan başladığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013)

### Nasıl ispat edilir?

- İki aylık sürenin başlangıcı için zilyedin fiili ve failini ne zaman öğrendiğini ispat yükü davacıdadır; öğrenme tarihi yazılı belge ya da tanık beyanı ile gösterilebilir.
- Bir yıllık süre için fiilin işlendiği tarih davacı tarafından ispat edilir; bu tarih çoğunlukla tanık beyanı ve olay tespit belgeleriyle belirlenir.
- Davalı, sürenin geçtiğini savunduğunda süre aşımını ilk kez kendisi ileri sürmüş olur; hak düşürücü süre hâkim tarafından kendiliğinden gözetileceğinden bu savunma ayrıca def'i gerektirmez, ancak olguların ispatı davalıya ait olabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [4721 sayılı Kanun m.983](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-983): Zilyedin saldırının sona erdirilmesi, men'i ve zararın giderilmesi taleplerini düzenler. m.984 süreleri bu taleplerin dava yoluyla ileri sürülmesini sınırlar.
- [4721 sayılı Kanun m.993-995](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-993): Saldırganın kusursuz olduğu hallerde zilyet haksız zilyedin iade yükümlülüğü hükümlerine başvurabilir; bu hükümlerdeki süreler m.984'ten ayrıdır.
- [4721 sayılı Kanun m.704](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-704): Taşınmaz tanımını verir; 3091 sayılı Kanun'un uygulama alanını belirlediği için idari koruma ile m.984 arasındaki farkı ortaya koyar.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| iki ay | [m.984](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-984) | Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer. |
| bir yıl | [m.984](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/4721-sayili-turk-medeni-kanunu/madde-984) | Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2023/654 E., 2024/530 K., 23.10.2024 (m.982, m.983)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/363 E., 2024/238 K., 12.09.2024 (m.973)
- Ceza Genel Kurulu, 2019/658 E., 2023/449 K., 20.09.2023 (m.981)
- Ceza Genel Kurulu, 2022/556 E., 2023/209 K., 05.04.2023 (m.973)
- Ceza Genel Kurulu, 2020/393 E., 2022/467 K., 22.06.2022 (m.973)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/818 E., 2021/112 K., 16.03.2021 (m.973)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/652 E., 2013/872 K., 26.06.2013 (m.981, m.982, m.983, m.984)
- Hukuk Genel Kurulu, 2009/518 E., 2009/573 K., 25.11.2009 (m.982, m.983)
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/6591 E., 2025/7097 K., 01.12.2025 (m.976)
- 8. Hukuk Dairesi, 2025/583 E., 2025/4520 K., 16.06.2025 (m.976)
- 1. Ceza Dairesi, 2023/2149 E., 2025/872 K., 10.02.2025 (m.981)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/4195 E., 2024/5247 K., 25.11.2024 (m.981)
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/2531 E., 2024/5694 K., 16.10.2024 (m.976)
- 7. Hukuk Dairesi, 2024/1743 E., 2024/2780 K., 21.05.2024 (m.981)
- 5. Hukuk Dairesi, 2024/1748 E., 2024/3653 K., 25.03.2024 (m.983)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/869 E., 2024/1121 K., 26.02.2024 (m.981)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1560 E., 2023/3145 K., 08.11.2023 (m.982)
- 1. Hukuk Dairesi, 2021/9939 E., 2023/4566 K., 18.09.2023 (m.976)
- 7. Hukuk Dairesi, 2023/1518 E., 2023/2214 K., 13.04.2023 (m.983)
- 8. Hukuk Dairesi, 2021/4302 E., 2023/818 K., 20.02.2023 (m.979)
- 8. Hukuk Dairesi, 2015/2770 E., 2015/20508 K., 16.11.2015 (m.982)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/612 E., 2025/92 K., 17.01.2025 (m.973)
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/638 E., 2024/732 K., 02.08.2024 (m.975)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/238 E., 2024/155 K., 25.01.2024 (m.982, m.983)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2022/1949 E., 2024/60 K., 10.01.2024 (m.973)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-hukuk/zilyetlik-kavrami-ve-turleri-turleri
