---
title: "Belgelerin kullanılması ve ibrazı — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.215–224"
last_amended: "2020-07-22"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Belgelerin kullanılması ve ibrazı

Medeni Usul Hukuku › HMK › İspat ve deliller › Belge ve senet — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.215, bir kimsenin aleyhine delil olarak kullanılabilecek belgelerin o kimsenin halefleri aleyhine de delil teşkil etmesini düzenler. HMK m.216, mahkemeye yalnız örneği sunulmuş bir belgenin aslının mahkemece istenmesini, aslı elinde bulunduran tarafın, üçüncü kişinin veya resmi makamın bu aslı vermesini ve mahkemenin verilen aslı saklamasını ya da geri vermesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.215–224 hükümlerini kapsar: hüküm ifade etmesi, mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi, belge aslının ibrazı usulü, belgenin yerinde incelenmesi, tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu, tarafın belgeyi ibraz etmemesi, üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması, yabancı dilde yazılmış belgeler, yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu.

- [HMK m.215 — Hüküm ifade etmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-215)
- [HMK m.216 — Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216)
- [HMK m.217 — Belge aslının ibrazı usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-217)
- [HMK m.218 — Belgenin yerinde incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-218)
- [HMK m.219 — Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219)
- [HMK m.220 — Tarafın belgeyi ibraz etmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-220)
- [HMK m.221 — Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221)
- [HMK m.222 — Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-222)
- [HMK m.223 — Yabancı dilde yazılmış belgeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-223)
- [HMK m.224 — Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-224)

## [HMK m.215 — Hüküm ifade etmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-215)

Madde, bir kimsenin aleyhine delil olarak kullanılabilecek belgelerin o kimsenin halefleri aleyhine de delil teşkil etmesini düzenler. Ayrıca adi senetlerin üçüncü kişiler bakımından hangi tarihlerle hüküm ifade edeceğini, yani noter onayı, resmi işleme konu olma, imza edenin ölümü ya da imza imkânının ortadan kalkması hâllerinde tarihin üçüncü kişiler hakkında bağlayıcı olduğunu belirler. Madde, belgenin tarafları ile onların halefleri arasındaki ilişkiye uygulanır; üçüncü kişilerin adi senet karşısındaki konumu ise ikinci fıkrada sınırlı biçimde düzenlenir. Belgenin sahteliği iddiasının usulünü düzenlemez (m.208, m.209). Belgenin aslının ibrazı yükümlülüğünü düzenlemez (m.216). Senede karşı senetle ispat kuralını ve senet niteliğinin kapsamını düzenlemez (m.201, m.203).

### Hüküm ifade etmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Halef**: Bir hakkı, miras, devir veya başka bir yolla, önceki hak sahibinden devralan kişidir. Mirasçılar genel halef, devir alan kişi ise özel halef sayılır. Maddenin kapsamı, belgenin düzenleyenin hak ve borçlarını devralan bu kişilerle sınırlıdır.
- **Adi senet**: Resmi memur önünde düzenlenmemiş, taraflarca imzalanmış yazılı belgedir. Tarihi, düzenleyenlerin beyanına dayanır ve tek başına üçüncü kişiler açısından kesin tarih oluşturmaz.
- **Üçüncü kişi**: Belgeyi düzenleyenlerden veya onların halefinden olmayan, belgenin düzenlenmesine katılmamış kişidir. Adi senedin tarihi, ancak ikinci fıkrada sayılan hâllerde bu kişiler hakkında hüküm ifade eder.
- **Onay (noter veya yetkili memur tarafından)**: Adi senedin, ibraz edildiği noter veya yetkili memur tarafından usulüne uygun biçimde onaylanmasıdır. Onayla birlikte ibraz tarihi üçüncü kişiler bakımından kesin hale gelir.
- **Fiilen imkân kalmaması**: İmza edenlerden birinin senedi imzalamasına fiilen olanak kalmamasıdır. Bu, imza edenin hastalık, akıl hastalığı, kaçma veya benzeri bir olaya bağlı olarak imza atamaz hâle gelmesi anlamına gelir; ölüm bunun ayrı bir hâlidir.

### Hüküm ifade etmesi: hangi şartlar aranır?

- Belgenin, bir kimsenin aleyhine delil olarak kullanılabilecek nitelikte olması gerekir; bu hâlde belge o kimsenin halefleri aleyhine de delil teşkil eder.
- Halefin, belgeyi düzenleyenin hakkını veya borcunu gerçekten devralmış olması gerekir.
- Adi senedin üçüncü kişiler hakkında tarih bakımından hüküm ifade edebilmesi için, ibraz tarihinin noter veya yetkili memur tarafından usulüne uygun onaylanmış olması gerekir.
- Adi senet resmi bir işleme konu olmuşsa, bu işlemin tarihi üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade eder.
- İmza edenlerden birinin ölümü hâlinde ölüm tarihi, imza edenlerden birinin imza etmesine fiilen imkân kalmamışsa bu imkânı ortadan kaldıran olayın meydana geldiği tarih üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade eder.
- Adi senette bahsedilen diğer senetlerin tarihleri, üçüncü kişiler bakımından ancak son senet tarihinin onaylanmış olduğunun kabul edildiği tarihte hüküm ifade eder; bu kabul bulunmadıkça ara senetlerin tarihleri üçüncü kişiyi bağlamaz.

### Hüküm ifade etmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Bir belge, düzenleyenin aleyhine delil olarak kullanılabiliyorsa, bu belge onun halefleri aleyhine de delil teşkil eder.
- Belge senet niteliğinde olsun veya olmasın, bu sonuç doğar; madde 215/1 senet kavramına değil belgeye bağlanmıştır.
- Halefler bakımından belge geçerlidir, ancak düzenlemeye katılmamış üçüncü kişiler bakımından belgenin içeriği ve tarihi kendiliğinden bağlayıcı olmaz.
- Adi senedin ibrazı noter veya yetkili memur tarafından onaylanmışsa ibraz tarihi üçüncü kişiler hakkında da hüküm ifade eder.
- Adi senet resmi bir işleme konu olmuşsa işlem tarihi, imza edenlerden biri ölmüşse ölüm tarihi, imza imkânı ortadan kalkmışsa bu olayın tarihi üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade eder.
- Bu hâllerin dışında, adi senedin tarihi üçüncü kişiyi bağlamaz ve adi senet bu kişiler aleyhine tarih bakımından delil olarak kullanılamaz.
- Madde metninde açıkça belirtilmemekle birlikte, bu düzenleme 6100 sayılı Kanunda 1086 sayılı Kanunun 299. maddesindeki kuralın yeniden kabul edilmesi sonucunu doğurmuştur (7251 sayılı Kanunla eklenmiştir).

### Belgenin halefler aleyhine kullanılması ile üçüncü kişiler aleyhine kullanılması arasındaki fark nedir?

- Belge, düzenleyenin hak ve borçlarını devralan halefler bakımından delil olur; bu kişiler belgenin düzenlenmesine katılmamış olsalar da halefiyet bağı sebebiyle bağlanır.
- Belge, düzenlenmesine katılmamış ve halefi olmayan üçüncü kişi bakımından, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında, tarih ve içerik yönünden bağlayıcı değildir.

Sonuç: Halefler aleyhine belge delil olarak kullanılabilir; üçüncü kişi aleyhine ise adi senedin tarihi ve içeriği ancak madde 215/2'de sayılan hâllerde ileri sürülebilir.

### Resmi senet ile adi senet (tarih bakımından) arasındaki fark nedir?

- Resmi senedin düzenleme tarihi, resmi memurun bizzat yaptığı işlemle belirlenir ve resmi senet bakımından tarih kesin delil niteliğindedir.
- Adi senedin tarihi, tarafların beyanına dayanır ve ancak ikinci fıkranın birinci cümlesindeki onay, resmi işlem, ölüm veya imkânsızlık hâllerinde üçüncü kişiler bakımından hüküm ifade eder.

Sonuç: Adi senet tarihinin üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için madde 215/2'deki hâllerden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.

### Son senet tarihi onaylı ile onaysız ara senetler arasındaki fark nedir?

- Son senet tarihi onaylanmışsa, adi senette bahsedilen diğer senetlerin tarihleri üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade eder.
- Son senet tarihi onaylanmamışsa, adi senette anılan diğer senetlerin tarihleri üçüncü kişiler bakımından bağlayıcı olmaz.

Sonuç: Ara senetlerin tarih bakımından üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için son senet tarihinin onaylanmış olduğunun kabul edilmesi gerekir.

### Hüküm ifade etmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Adi senedin tarihini, noter onayı ya da resmi işlem olmaksızın üçüncü kişiye karşı bağlayıcı saymak; bu tarih yalnız madde 215/2'deki hâllerde üçüncü kişiyi bağlar.
- Halefiyet bağını kurmadan, düzenlemeye katılmamış bir kişiyi halef gibi değerlendirmek.
- Madde 215/1'i senet dışındaki belgelere uygulamamak; madde metni belge kavramını kullanır ve senet niteliği aranmaz.
- Son senet tarihi onaylanmamışken ara senetlerin tarihini üçüncü kişiye karşı ileri sürmek.
- Ölüm veya imkânsızlık tarihini, olayın gerçekleşmesinden bağımsız bir tarihle değiştirmek; madde, olayın meydana geldiği tarihi esas alır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mirasçıların, miras haklarını korumak amacıyla açtıkları davada, muvazaa iddialarını tanıkla ispat edebileceği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/1094 E., 2024/2186 K., 11.09.2024)
- Bir alacaklının takibe dayanak ettiği bononun tarihinin, takip tarihinden önce gösterilmesi, üçüncü kişiler bakımından bu tarihi bağlayıcı kılmaz; alacaklının alacağın varlığını ve miktarını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2024/1094 E., 2024/2186 K., 11.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Halefin, belgenin düzenleyenin hakkını gerçekten devraldığını ileri sürmesi gerekir; bu bağ mirasçılık belgesi, devir sözleşmesi veya benzeri belgelerle ispatlanır.
- Adi senedin üçüncü kişiye karşı tarihinin bağlayıcı olduğunu ileri süren taraf, madde 215/2'deki hâllerden birinin gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür; onay belgesi, resmi işlem kaydı, ölüm belgesi veya imkânsızlığa ilişkin deliller bu amaçla kullanılır.
- Karşı taraf, senedin tarihinin gerçeği yansıtmadığını ya da sahte olduğunu ileri sürerse, bu iddiayı somutlaştırarak ortaya koymak zorundadır; sahtelik iddiasının usulü madde 208 ve 209'a tabidir.
- Senedin halefler aleyhine kullanılmasında asıl belgenin ibrazı gerekir; belgenin aslı bulunmuyorsa bu durum karşı tarafın delil değerlendirmesini etkiler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.208](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-208): Adi senetteki imza veya yazının inkârı hâlinde sahtelik iddiasının usulünü düzenler; madde 215 ile birlikte uygulanır, çünkü sahtelik iddiası senedin tarih ve içerik bakımından delil gücünü etkiler.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.209](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-209): Sahtelik iddiası sürerken adi senedin işleme esas alınamayacağını ve delil olarak kullanılamayacağını belirtir; madde 215'in tarih bakımından sınırlarını tamamlar.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216): Belgenin aslının ibrazını düzenler; belgenin halefler aleyhine delil olarak kullanılabilmesi için aslının ortaya konulması gerekir.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.201](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-201): Senede bağlı iddialara karşı senetle ispat kuralını düzenler; halefler yönünden senetle ispat kuralının kapsamını belirlemede dayanak alınır.

## [HMK m.216 — Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216)

Madde, mahkemeye yalnız örneği sunulmuş bir belgenin aslının mahkemece istenmesini, aslı elinde bulunduran tarafın, üçüncü kişinin veya resmi makamın bu aslı vermesini ve mahkemenin verilen aslı saklamasını ya da geri vermesini düzenler. Düzenleme taraflar, üçüncü kişiler ve resmi makamlar bakımından uygulanır. Madde, bir kişi veya kurumun elindeki belgenin onaylı örneğinin hangi asliye mahkemesince düzenleneceği usulünü düzenlemez (m.217). Mahkemeye getirilmesi zor belgelerin yerinde incelenmesi (m.218), taraflarca ibraz yükümlülüğü ve belgenin ibrazı için kesin süre (m.219, m.220), üçüncü kişiye ibraz emri (m.221) ve tanıklıktan çekinme ile sır ilişkisi ayrıca düzenlenmiştir; bunlar bu maddenin kapsamında değildir.

### Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Belgenin aslı**: Belgeyi düzenleyen veya taraflarca imzalanan özgün nüsha. Örnek, fotokopi veya onaylı suretten farklıdır; m.216 aslın verilmesini, m.217 ise onaylı örneğin aslı gibi hüküm ifade etmesini öngörür.
- **Belgenin örneği**: Aslın kopyası niteliğindeki sunum biçimi. Yalnız örnek sunulduğunda mahkeme aslı isteyebilir; örneğin aslına uygunluğu karşı tarafça tartışılabilir.
- **Belgenin geri verilmesi**: Mahkemeye verilen aslın, dava bitmeden veya sonrasında belgeyi veren tarafa iade edilmesidir. Taraf talep edebilir, ancak geri verme kararı hâkimin takdirindedir.
- **Onaylı örnek**: Mahkeme mührü ve yazı işleri müdürünün imzasıyla onanmış, aslına uygunluğu tasdik edilmiş örnektir. Geri verilen aslın yerine dosyada kalır ve aslı gibi delil değeri taşır.
- **Saklama tedbiri**: Mahkemenin verilen belge aslını kaybolmaya veya zarar görmeye karşı korumak için aldığı tedbirdir; yazı işleri müdürü tarafından sağlam yerde muhafaza edilmesi bu kapsamdadır.

### Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi: hangi şartlar aranır?

- Mahkemeye yalnız belgenin örneği sunulmuş olmalıdır; bu hâlde mahkeme kendiliğinden veya taraf talebiyle aslın verilmesini isteyebilir.
- Aslı isteme kararı alınırken belgenin aslının gerekli görülmesi, özellikle tereddütlü bir belgede aslın incelenmesi ihtiyacı bulunmalıdır.
- Aslı elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmi makama aslın istenmiş olması gerekir; istenen kişi belgeyi mahkemeye vermekle yükümlüdür.
- Belge aslı mahkemeye verildiğinde mahkeme saklama tedbirlerini almalı ya da istenildiğinde tekrar verilmek üzere belgeyi ibraz edene geri vermelidir.
- Taraf kendi verdiği aslın geri verilmesini talep ettiğinde hâkim, aslın geri verilip verilmeyeceğine karar vermelidir; geri verilmesine karar verilirse aslına uygunluk mahkeme mührü ve yazı işleri müdürü imzasıyla onanmış örnekle dosyaya konulmalıdır.

### Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Belgenin yalnız örneği sunulmuşsa mahkeme aslın verilmesini isteyebilir; istenmesi halinde aslı elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmi makam belgeyi mahkemeye vermek zorundadır.
- Verilmeyen aslın istenmesine rağmen ibraz edilmemesi, ilgilinin tutumu ve delil durumu üzerinden değerlendirilir; bu aşamada doğrudan yaptırım m.216'da yazılı değildir.
- Mahkeme aslı aldığında saklama tedbiri alır ya da istendiğinde tekrar vermek üzere ibraz edene geri verebilir.
- Taraf kendi aslını verdiyse geri verilmesini talep edebilir; hâkim bu talebi kabul edip etmeyeceğine karar verir, talebi reddetmek zorunda değildir.
- Aslı geri verilen belgenin yerine dosyaya konulan, mahkeme mührü ve yazı işleri müdürü imzasıyla onanmış örnek, aslın kaybolması halinde delil olarak kullanılır.
- Mahkemece onaylanmış örnek aslı gibi hüküm ifade eder; bu nedenle aslın geri verilmesi delil değerini ortadan kaldırmaz.

### Belgenin yalnız örneğinin sunulması ile belgenin aslının sunulması arasındaki fark nedir?

- Belgenin yalnız örneğinin mahkemeye verildiği hal; mahkeme delil değerini örnekle yetinerek değerlendirebilir ya da aslını isteyebilir.
- Aslın bizzat mahkemeye verildiği hal; artık aslın istenmesi ve geri verilmesi (m.216/3-4) düzenlemesi devreye girer.

Sonuç: Örnek üzerinden yapılan incelemede tereddüt varsa mahkeme aslı isteyebilir; aslın verilmesi halinde saklama tedbiri veya geri verme seçeneği doğar.

### Taraf belgesi ile üçüncü kişi veya resmi makam belgesi arasındaki fark nedir?

- Taraflardan biri elindeki belgenin aslını mahkemeye verirse geri verilmesini talep edebilir.
- Belgenin aslını elinde bulunduran üçüncü kişi, resmi makam veya bunun istenmesi halinde taraf, belgeyi mahkemeye vermek zorundadır.

Sonuç: Taraf kendi belgesinin aslını verdiğinde geri verme hakkı dayanağı taşır, ancak geri verilip verilmeyeceğine hâkim karar verir; üçüncü kişi ve resmi makam için ise ibraz zorunluluğu doğar.

### Aslın mahkemeye verilmesi ile aslın bir kişi veya kurumdan istenmesi (m.217) arasındaki fark nedir?

- Aslın bizzat mahkemeye gönderilmesi veya teslim edilmesi, m.216 kapsamında belgenin ibrazı yükümlülüğüdür.
- Belgenin bir kişi veya kurumun elinde bulunması hâlinde, bulunduğu yerdeki asliye mahkemesince örneğinin onaylanması usulü işler.

Sonuç: Onaylı örnek aslı gibi hüküm ifade eder; mahkeme aslın taşınması yerine onaylı örnekle yetinebilir.

### Belge aslının ibrazı ile belgenin yerinde incelenmesi (m.218) arasındaki fark nedir?

- Belgenin aslı mahkemeye verilebiliyorsa m.216 uyarınca aslın verilmesi ve saklanması yolu izlenir.
- Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgelerde hâkim veya bilirkişi belgeyi yerinde inceler ya da mahkemeye sunulmuş örneği asıllarıyla karşılaştırır.

Sonuç: Yerinde inceleme tutanağı düzenlenir; gerekirse teknik araçla kayıt alınır ve ibraz emrine uymayanlara m.218/2 yaptırımları uygulanır.

### Mahkemece belge aslının istenmesi ve geri verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mahkemenin aslı istemek yerine yalnız sunulan örneği kesin delil saymak; örneğe karşı itiraz varsa mahkemenin aslı isteme yetkisini atlamamak gerekir.
- Aslı geri verme talebini kendiliğinden kabul edilmesi gereken bir hak olarak görmek; m.216/4 gereği geri verme hâkimin takdirindedir.
- Geri verilen aslın yerine dosyada onanmış örneğin konulmamasını göz ardı etmek; bu örnek aslın kaybolması halinde delil olarak kullanılacağından eksik işlem sonucu doğurur.
- Üçüncü kişi veya resmi makamın belgeyi verme yükümlülüğünü taraf yükümlülüğü ile karıştırmak; bu iki grup için usul ve yaptırım farklıdır.
- Asliye mahkemesince onaylanan örneğin aslı gibi hüküm ifade ettiğini unutarak aslın mutlaka mahkemeye gönderilmesini şart koşmak; onaylı örnek de yeterlidir (m.217/2).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Belgenin yalnız örneğinin sunulması ve karşı tarafın örneğin aslına uygunluğuna itiraz etmemesi halinde mahkemenin örnekle yetinebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024)
- Karşı taraf sunulan örneğin aslına uygunluğunu tartıştığında mahkemenin aslı isteme yetkisini kullanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/878 E., 2024/1323 K., 04.07.2024)
- Aslı istenen belgenin ibrazından kaçınılmasının, hâkimin belgenin içeriği hakkında karşı tarafın beyanını kabul etmesi ya da başka değerlendirme yapması anlamına gelebileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/700 E., 2022/207 K., 24.02.2022)
- Taraf aslını mahkemeye verdikten sonra geri verilmesini istediğinde, mahkemenin bu talebi kabul edip etmeyeceğine takdirle karar verdiği kabul edilmektedir. (9. Hukuk Dairesi, 2023/17472 E., 2023/20330 K., 21.12.2023; 9. Hukuk Dairesi, 2023/17474 E., 2023/20331 K., 21.12.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl belgenin aslının istenmesini talep eden taraf, aslın gerekli olduğunu ve belgenin örnekle yetinilemeyecek kadar tereddütlü olduğunu ileri sürer; bu hususu gerekçeyle ortaya koyması beklenir.
- Aslı elinde bulunduran tarafın belgeyi vermediğini savunması halinde belgenin aslının bulunduğunu ispat yükü karşı tarafa değil, aslın varlığını ileri süren tarafa düşer.
- Belgenin örneğinin aslına uygun olmadığını ileri süren taraf, bu iddiasını aslın incelenmesi ile ispatlar; bu nedenle aslın mahkemeye verilmesi sonuca etkilidir.
- Aslı mahkemeye verilmiş belgenin geri verilmesinin ardından aslına uygunluğunun ispatı, mahkemece onanmış örnek ile yapılır; bu örnek aslı gibi hüküm ifade eder.
- Aslın verildiği belgeye ilişkin karşı tarafın savunmaları ve belgenin içeriğine dair tanık veya bilirkişi delili, belgenin aslının bulunmadığı hallerde değerlendirmeyi etkiler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.217](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-217): Aslın bir kişi veya kurumun elinde bulunması halinde bulunduğu veya teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesince örneğin onaylanması usulünü düzenler; m.216/2'de öngörülen ibraz yükümlülüğünün uygulama yöntemini tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-218): Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgelerde aslın getirilmesi yerine yerinde inceleme yolunu açar; m.216 ile m.218 birlikte belge aslının mahkemeye getirilmesi ile yerinde incelenmesi arasındaki seçimi düzenler.
- [6100 sayılı Kanun m.221](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221): Üçüncü kişi veya kurumun elindeki belgenin ibrazına mahkemenin karar vermesini ve ibraz etmeyenin açıklama yükümlülüğünü düzenler; m.216/2'deki üçüncü kişi zorunluluğunun emir yoluyla uygulanmasını sağlar.
- [6100 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219): Tarafların ellerindeki belgeleri mahkemeye ibraz zorunluluğunu düzenler; m.216'nın taraflar bakımından ibraz ilişkisini tamamlar.

## [HMK m.217 — Belge aslının ibrazı usulü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-217)

Bu madde, mahkemeye teslim edilmesi gereken belgenin aslının, belgeyi elinde bulunduran kişi veya kurumdan istenmesi hâlinde uygulanacak usulü düzenler: aslın hangi asliye mahkemesi aracılığıyla gönderileceği veya teslim edileceği ve mahkemece onaylanan örneğin hükmü. Kime uygulandığı bakımından, aslı elinde bulunan kişi, kurum veya resmi makamlar ile belgenin teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesi ilgilidir. Madde, belgenin aslının mahkemede saklanması, geri verilmesi ve belgenin ibrazına ilişkin genel yükümlülükleri düzenlemez (m.216). Taraflarca ibraz yükümlülüğü (m.219), üçüncü kişiye ibraz emri (m.221) ve belgenin yerinde incelenmesi (m.218) de bu maddenin kapsamı dışındadır. Yabancı dilde yazılı belgeler ve yabancı resmi belgelerin onayı (m.223, m.224) ile senet ve delil değerine ilişkin esaslar da bu maddede yer almaz.

### Belge aslının ibrazı usulü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Belge aslı**: Belgenin yazıldığı ya da düzenlendiği haliyle, örneklerinden ayrı olarak elinde bulunan özgün nüshadır. Madde, aslın elinde bulunduğu kişinin mahkemeye teslim etmesini hedefler.
- **Onaylanmış örnek**: Asliye mahkemesi tarafından aslına uygunluğu onaylanarak düzenlenen belge suretidir. Onay, aslın mahkemeye gönderilmesi veya teslim edilmesi yerine geçen bir işlemdir ve ikinci fıkra uyarınca aslın hükmünü taşır.
- **Yetkili asliye mahkemesi**: Onay işlemini yapacak mahkemedir. Belgeyi elinde bulunduran kişi veya kurumun bulunduğu yerdeki ya da belgenin teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesidir. Gerekçeye göre bu düzenleme görevli mahkeme tereddüdünü gidermek için getirilmiştir.

### Belge aslının ibrazı usulü: hangi şartlar aranır?

- Mahkemenin belgenin aslını istemiş olması gerekir; aslın istenmesi, ilk fıkranın uygulanabilmesi için ön koşuldur.
- Belgenin bir kişi veya kurumun elinde bulunması ve mahkemeye teslim edilmesi gereken nitelikte olması gerekir.
- Aslın bulunduğu yerdeki ya da teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesinin örneği onaylaması gerekir.
- Onaylanan örnek ile birlikte aslın mahkemeye gönderilmesi ya da doğrudan teslim edilmesi gerekir; iki yol alternatiftir.

### Belge aslının ibrazı usulü: hangi sonuçları doğurur?

- Aslın istenmesi hâlinde, belgeyi elinde bulunduran kişi veya kurum, asliye mahkemesi aracılığıyla belgeyi mahkemeye göndermek ya da teslim etmek durumundadır.
- Asliye mahkemesi, örneği onayladıktan sonra aslı mahkemeye gönderir ya da teslim alır.
- Mahkemece onaylanmış belge örneği, aslı gibi hüküm ifade eder ve aslın yerine geçer.
- Onay işlemi yapılmazsa ya da aslın teslimi gerçekleşmezse, madde kapsamındaki usul tamamlanmamış olur; bu durumda ibraz yükümlülüğünün yaptırımı için m.220 ve m.221 hükümlerine başvurulur.

### Aslın gönderilmesi ile aslın teslim edilmesi arasındaki fark nedir?

- Aslın, onaylanmış örnekle birlikte talebi yapan mahkemeye gönderilmesi, belgenin bulunduğu yerde yapılan bir yol olarak düzenlenmiştir.
- Aslın, asliye mahkemesine ya da ilgili yere doğrudan teslim edilmesi, belgenin teslim edileceği yerde yapılan bir yol olarak düzenlenmiştir.

Sonuç: Hangi yolun izleneceği somut olaya ve belgenin bulunduğu yerin durumuna göre değişir; her iki yol da madde metninde eşit biçimde yer almaktadır.

### Onaylanmış örnek ile aslın kendisi arasındaki fark nedir?

- Mahkemece onaylanmış örnek, aslına uygun olduğu onayla belgelenmiş kopyadır.
- Aslın kendisi, özgün nüshadır ve yalnız mahkemeye verildiğinde aslın kullanılması gereken hallerde söz konusudur.

Sonuç: Onaylanmış örnek, ikinci fıkra uyarınca aslı gibi hüküm ifade eder; bu nedenle onay yapılmış örnek, aslın yerine delil olarak kullanılabilir.

### Belge aslının ibrazı usulü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Asliye mahkemesinin onay yetkisini görevli mahkeme ile karıştırmak; madde, onayı asliye mahkemesine açıkça vermiştir.
- Onaylanmış örneği sıradan bir fotokopi gibi değerlendirmek; ikinci fıkra uyarınca örnek aslı gibi hüküm ifade eder.
- Aslın geri verilmesi ile aslın gönderilmesini birbirine karıştırmak; geri verilme m.216 kapsamındadır, bu madde ise aslın mahkemeye gönderilmesini düzenler.
- Maddede süre bulunmadığı hâlde süre hesabı yapmaya çalışmak; bu madde için yasal bir süre öngörülmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hukuk Genel Kurulu, 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra icra mahkemesinde, m.208, m.211 ve m.217 uyarınca imza incelemesi yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1037 E., 2023/531 K., 31.05.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023; 12. Hukuk Dairesi, 2022/10503 E., 2023/4457 K., 22.06.2023)
- Ticaret mahkemeleri de aynı yönde, 6100 sayılı Kanun'un m.208, m.211 ve m.217 hükümlerine göre imza incelemesinin yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/100 E., 2023/821 K., 02.11.2023; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/804 E., 2023/235 K., 06.04.2023; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/622 E., 2023/176 K., 16.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Aslın istenmesini talep eden taraf, belgenin elinde bulunduğunu ve aslın mahkemeye verilmesi gerektiğini ileri sürer; bu iddiayı belgenin varlığını gösteren kayıt veya ikrar ile ispatlar.
- Asıl belgenin elinde bulunduğunu iddia eden kişi, kurum veya resmi makamın belgeyi mahkemeye verme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ya da getiremediğini belgelemekle yükümlüdür.
- Onaylanmış örneğin aslına uygunluğu, onayı yapan asliye mahkemesinin mührü ve onay kaydı ile ortaya konur; aslı gibi hüküm ifade eden örnek, aksi ispat edilene kadar geçerli kabul edilir.
- Karşı tarafın örneğin aslına uygun olmadığını ileri sürmesi hâlinde, bu iddiayı ileri süren taraf aslın içeriğiyle farklılığı ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216): Belgenin sadece örneğinin verildiği hallerde aslın istenmesini ve belgenin mahkemeye verilmesi zorunluluğunu düzenler. Bu madde, m.216'da düzenlenen aslın istenmesi sonucunda uygulanacak usulü belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.218](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-218): Mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgelerin yerinde incelenmesini düzenler; bu madde ile tamamlayıcı bir ilişkisi vardır.
- [6100 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219): Taraflarca belgelerin ibrazı yükümlülüğünü ve elektronik belgelerin ibrazını düzenler; m.217'deki usulün taraf ibrazı bağlamında uygulanmasında dayanak oluşturur.
- [6100 sayılı Kanun m.221](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221): Üçüncü kişinin elindeki belgenin ibrazını emreder; m.217'de sözü geçen kişi veya kurum ile üçüncü kişi ilişkisinde uygulanır.

## [HMK m.218 — Belgenin yerinde incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-218)

Madde, mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan belgelerin hâkim ya da görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenmesini veya mahkemeye sunulmuş örneklerin asılla karşılaştırılmasını düzenler. Ayrıca inceleme tutanağı, gerekirse belgenin aslının teknik araçla kaydedilmesi ve yerinde incelemeye engel olunması hâlinde uygulanacak disiplin para cezası ile zor kullanma yetkisini kapsar. Kural, belge üzerinden ispat yapılan tüm yargılamalarda taraflar ve mahkeme bakımından geçerlidir. Maddenin kapsamında olmayan konular şunlardır: belgenin mahkemeye ibrazının istenmesi ve ibraz yükümlüğü (m.218 dışındaki ibraz hükümleri, m.219 ile m.222 gibi), belge aslının mahkemeye verilmesi ve geri verilmesi, ticari defterlerin incelenmesi (m.222), keşif (m.287 ve devamı) ve bilirkişi incelemesi (m.266 ve devamı) düzenlemez. Ayrıca belgeye dayanılmasının süresi ve belgenin delil değerinin takdiri de bu maddede yer almaz.

### Belgenin yerinde incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yerinde inceleme**: Belgenin mahkemeye getirilmeden bulunduğu yerde, hâkim veya görevlendirilen bilirkişi tarafından incelenmesidir. Belge fiziken mahkemeye getirilmez; inceleme belgenin bulunduğu mekânda yapılır.
- **Örnek karşılaştırması**: Belgenin mahkemeye sunulmuş örneğinin, belge aslının bulunduğu yerde asılla birebir karşılaştırılmasıdır. Yerinde inceleme yapılamadığında başvurulan alternatif yoldur.
- **İnceleme tutanağı**: Yerinde incelemenin sonucunu kayda geçiren yazılı belgedir. İncelemenin sonunda düzenlenmesi zorunludur.
- **Teknik araçla kayıt**: Belge aslının fotoğraf, tarama veya benzeri uygun bir teknik yöntemle kaydedilmesidir. Gerekli görüldüğünde ve yalnızca belirli koşulda yapılır; her incelemede zorunlu değildir.
- **Disiplin para cezası**: Yerinde incelemeye haklı neden olmadan engel olan kişiye hâkimin verdiği, sebep olunan giderlere ek olarak uygulanan para yaptırımıdır. Miktarı madde metninde beşyüz Türk Lirası ile beşbin Türk Lirası arasında belirlenmiştir.
- **Zor kullanma**: Yerinde incelemeye engel olunması hâlinde, gerektiğinde mahkemenin kararıyla başvurulabilecek fiziki müdahale yetkisidir. Yalnızca gerektiğinde uygulanabilir; her engelde kendiliğinden uygulanmaz.

### Belgenin yerinde incelenmesi: hangi şartlar aranır?

- Belgenin mahkemeye getirilmesinin zor veya sakıncalı olması gerekir. Taşınması güç, özel bir ortamda korunması gereken ya da bulunduğu yerden çıkarılmasında sakınca bulunan belgeler bu kapsama girer.
- Belgenin incelenmesinin hâkim veya hâkimin görevlendirdiği bilirkişi tarafından yapılması gerekir. Bilirkişiye verilen yetki, hâkimin gözetiminde yapılan bir incelemedir.
- Belgenin yerinde incelenmesi ya da mahkemeye sunulmuş örneğinin asılla karşılaştırılması yapılmalıdır. Hangi yolun seçileceği somut duruma göre belirlenir.
- İnceleme sonunda tutanak düzenlenmelidir. Tutanak, incelemenin kanıtıdır ve taraflara da bilgi verilmesi uygulama gereğidir.
- Gerekli görüldüğünde belge aslı uygun teknik araçlarla kaydedilmelidir. Bu adım zorunlu değildir; hâkim gerekli görmesi hâlinde uygular.
- Mahkemenin yerinde inceleme yönündeki emrine haklı bir sebep olmaksızın engel olunmuş olmalıdır. Haklı sebep bulunduğunda yaptırım uygulanmaz.
- Engel olunması hâlinde hâkim, engel olan kişi hakkında sebep olunan giderlere ek olarak disiplin para cezasına hükmeder. Gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verebilir.

### Belgenin yerinde incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Yerinde inceleme yapıldığında inceleme sonunda tutanak düzenlenir ve bu tutanak incelemenin yazılı kaydı olur.
- Gerekli görülürse belge aslı uygun teknik araçlarla kaydedilir; bu kayıt zorunlu değildir.
- Mahkemenin yerinde inceleme emrine haklı bir sebep olmaksızın engel olunursa, hâkim engel olan kişi hakkında sebep olunan giderlere hükmeder.
- Aynı hâlde beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası da verilir.
- Gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verilebilir; zor kullanma kararı her engelde kendiliğinden uygulanmaz.
- Haklı bir sebep bulunduğunda engel yaptırıma bağlanmaz; haklı sebebin varlığı mahkemece değerlendirilir.
- Belgenin yerinde incelenmesi ve delil olarak kullanılması hâlinde, mahkeme belgeyi incelemeden ve tarafların bilgisine sunmadan hükme esas alamaz.

### Yerinde inceleme ile örnek karşılaştırması arasındaki fark nedir?

- Belgenin bulunduğu yerde asılla doğrudan incelenmesi, belgenin yerinde inceleme yoluyla yapılır.
- Mahkemeye sunulmuş örneğin asılla karşılaştırılması, doğrudan incelemenin yapılamadığı durumlarda kullanılan yoldur.

Sonuç: Kanun iki yolu da tanır ve bunlar birbirinden seçimlik değildir ayrı koşullara bağlanmıştır. Hâkim yerinde incelemenin gerekip gerekmediğini değerlendirir; örnek karşılaştırması ise asıl yerinde incelemeye alternatif olarak uygulanır.

### Hâkim incelemesi ile bilirkişi incelemesi arasındaki fark nedir?

- Hâkimin bizzat yerinde inceleme yapması, hâkimin doğrudan algısına dayanır.
- Hâkimin görevlendirdiği bilirkişinin incelemesi, hâkim yerine geçmez; hâkim bilirkişiyi görevlendirmek zorundadır.

Sonuç: Bilirkişiye verilen yetki hâkimin yerine geçmez. Yerinde incelemenin bilirkişi tarafından yapılması ancak hâkimin görevlendirmesiyle mümkündür.

### Madde 218 ile keşif arasındaki fark nedir?

- Madde 218 yalnızca belgenin yerinde incelenmesini düzenler; belgenin mahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı olan hâllerde uygulanır.
- Keşif, uyuşmazlık konusu vakıanın yerinde veya mahkemede bizzat inceleme yoluyla araştırılmasıdır.

Sonuç: Belge yerinde incelemesi ile keşif farklı kurumlardır. Yerinde inceleme yapılacak belge keşfin konusu olabilir ancak keşif kararı ayrıca gerekebilir; bu ayrım uygulamada karışabilmektedir.

### Birinci fıkra yaptırımı ile ikinci fıkra yaptırımı arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra incelemenin usulünü ve tutanağı düzenler; yaptırım içermez.
- İkinci fıkra inceleme emrine engel olunmasını yaptırıma bağlar ve disiplin para cezası ile zor kullanmayı düzenler.

Sonuç: Yaptırım yalnızca emrin yerine getirilmesine engel olunduğunda doğar. Birinci fıkradaki usulün eksik uygulanması doğrudan disiplin para cezası sonucu doğurmaz.

### Belgenin yerinde incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Belgenin mahkemeye getirilmesinin zor veya sakıncalı olduğunu somut olarak ortaya koymadan yerinde inceleme yapmak; koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan karar vermek.
- Yerinde inceleme yetkisini bilirkişiye verirken hâkimin gözetimini ve taraflara bilgi verilmesini ihmal etmek; hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmek.
- Yerinde inceleme yapılmadan belgeyi dosya üzerinden değerlendirip rapor almak ve bu raporu esas alarak hüküm kurmak.
- Teknik kaydın her incelemede zorunlu olduğunu varsaymak; kanun bunu yalnızca gerekli görülen hâllerle sınırlamıştır.
- Engel olunmasını ve disiplin para cezasını, haklı sebep varlığını araştırmadan uygulamak.
- Yerinde inceleme ile keşfi birbirinden ayırmadan ve keşif kararı gerekip gerekmediğini değerlendirmeden işlem yapmak.
- Disiplin para cezası miktarını madde metnindeki sınırların dışında belirlemek veya bu sınırları tarihî bir tutarla karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, belgenin mahkemeye getirilmesinin zor veya sakıncalı olduğu durumda 218. maddeye dayanarak belgenin yerinde incelenmesine karar vermektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/602 E., 2022/298 K., 09.03.2022; 3. Hukuk Dairesi, 2021/9230 E., 2022/2887 K., 30.03.2022)
- Mahkemeler, ticari defter ve kayıtların yerinde incelenmesini, belgelerin mahkemeye getirilemediği hâllerde 218. madde kapsamında bilirkişiye yetki vererek gerçekleştirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/352 E., 2024/1108 K., 28.06.2024; Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/385 E., 2022/721 K., 29.11.2022)
- Yerinde incelemenin bilirkişi tarafından yapılması hâlinde, bilirkişi ilgili belgelerin asıllarını yerinde incelemeli ve dosya üzerinden yapılan incelemeye dayanmamalıdır. (İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/561 E., 2025/526 K., 03.07.2025; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/243 E., 2020/69 K., 28.01.2020)
- Bilirkişiye yerinde inceleme yetkisinin hâkim gözetimi olmaksızın verilmesi, hukuki dinlenilme hakkına aykırılık oluşturabilmektedir. Yüksek mahkeme kararlarında, taraflara haber verilmeden bilirkişinin tek başına yerinde inceleme yapmasının hükmü bozduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/352 E., 2024/1108 K., 28.06.2024)
- Mahkemeler, yerinde inceleme yapılmadan bilirkişi raporu alınmasını ve raporun belgeler üzerinden değerlendirilmesini, belgenin hükme esas alınabilmesi bakımından yeterli görmemektedir. (İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/561 E., 2025/526 K., 03.07.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Yerinde inceleme talebinde bulunan taraf, belgenin mahkemeye getirilmesinin zor veya sakıncalı olduğunu ileri sürmek ve bunu somut olgularla ispat etmek zorundadır.
- Belgenin mahkemeye getirilmesinin zorluğu veya sakıncası, belgenin niteliği, miktarı veya bulunduğu yer gibi somut delillerle gösterilmelidir.
- Karşı taraf, yerinde incelemeye haklı bir sebeple karşı çıkıyorsa bu sebebi ileri sürmek ve ispat etmekle yükümlüdür.
- İnceleme sonucu düzenlenen tutanak, yerinde incelemenin yapıldığını gösteren yazılı delil niteliğindedir; tutanağın varlığı ve içeriği ispatın temelini oluşturur.
- Engel olunduğu iddiası ileri sürüldüğünde, emrin yerine getirilmesine engel olunduğunu ve bu engelin haklı bir sebebe dayanmadığını ileri süren taraf (mahkeme veya karşı taraf) bu durumu ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.195](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-195): Belgelerle ilgili genel ispat düzenlemesidir ve bu madde ile doğrudan bağlantılıdır. Belge delillerinin genel rejimini belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219): Elektronik ortamda kaydedilmiş belgelerin ibrazını ve ticari defter gibi sahibi tarafından sürekli kullanılan belgelerin yalnızca ilgili kısımlarının ibrazını düzenler. Yerinde inceleme yapılmadan önceki ibraz yolunu belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.222](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-222): Ticari defter ve kayıtların mahkemede ibrazını ve incelenmesini düzenler. Yerinde inceleme ile ticari defterlerin mahkemede incelenmesi arasındaki seçimi belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.266](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-266): Bilirkişi incelemesini düzenler. Hâkimin görevlendirdiği bilirkişinin yetkisinin sınırları bu maddeyle birlikte değerlendirilir.
- [6100 sayılı Kanun m.287](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-287): Keşif kanun yoludur. Yerinde incelemenin keşif kapsamında yapılıp yapılmayacağı bu hükümle birlikte değerlendirilir.
- [6100 sayılı Kanun m.288](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-288): Keşif sırasında bilirkişi yardımına başvurulmasını düzenler; yerinde inceleme bilirkişi aracılığıyla yapılıyorsa bu hüküm de ilgilidir.

## [HMK m.219 — Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219)

Madde, tarafların delil olarak dayanabilecekleri ve ellerinde bulunan belgeleri mahkemeye ibraz etme yükümlülüğünü genel olarak düzenler; elektronik belgelerin nasıl ibraz edileceğini ve ticari defter gibi devamlı kullanılan belgelerin hangi ölçüde ibraz edileceğini belirler. Kural, davanın tarafları bakımından uygulanır. Düzenlenmeyen konular ise şunlardır: belgenin ibraz edilmemesinin sonucunu ve kesin süre verilmesi koşullarını (m.220), belgenin aslının istenmesini ve geri verilmesini (m.216), üçüncü kişi ve resmî makamların ibraz yükümlülüğünü (m.221), ticari defterlerin ibraz ve inceleme usulünü (m.222), ibrazın dayanılan belgeye dayanmaktan vazgeçmeme kuralını (m.196) ve yemin delilinin ayrıntılarını (m.225 vd.).

### Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Belgeyi ibraz yükümlülüğü**: Tarafın, kendisinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve elinde bulunan belgeyi mahkemeye sunma borcudur. Yükümlülük belgenin tarafa yarar sağlamasına bağlı değildir; belge taraf aleyhine olsa da ibraz edilmelidir.
- **Elektronik belge**: Elektronik ortamda oluşturulmuş belgedir. Madde bunu ibraz bakımından özel tutar: belgenin çıktısı alınır ve talep halinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilir. Maddenin gerekçesine göre imzanın güvenli, basit ya da hiç olmaması ibraz yükümlülüğünü değiştirmez.
- **Devamlı kullanılan belge**: Ticari defterler gibi sürekli kayıt tutulan ve hacmi büyük olan belgelerdir. Bunların yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımlarının onaylı örneği ibraz edilebilir. Kapsamı ticari defterle sınırlı değildir; maddede örnek olarak sayılmıştır.
- **Onaylı örnek**: Belgenin ilgili kısmının aslına uygun olduğu onaylanmış kopyasıdır. Devamlı kullanılan belgelerin tamamı yerine bu örneğin ibrazı yeterli sayılır.

### Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu: hangi şartlar aranır?

- Belgenin ibraz edilecek bir belge olması gerekir: taraf bu belgeye kendisi ya da karşı tarafın delil olarak dayanmış olmalıdır.
- Belgenin ibraz eden tarafın elinde bulunması gerekir; elinde olmayan belge bakımından bu madde değil, m.220 uyarınca belgenin elinde olduğunun ikrarı veya inkârı ile yemin hükümleri uygulanır.
- Elektronik belge ibraz edilecekse belgenin çıktısının alınması ve talep edildiğinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilmesi gerekir.
- Devamlı kullanılan belge söz konusuysa yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısımların onaylı örneğinin ibrazı yeterlidir; tamamının ibrazı istenmez.
- Belgenin ibrazı, belgenin aleyhe olması ya da içeriğinin tarafın lehine olmaması nedeniyle kaldırılamaz.

### Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu: hangi sonuçları doğurur?

- Taraf, kendisine ya da karşı tarafa ait delil olarak dayandığı ve elinde bulunan belgeyi mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
- Belge taraf aleyhine olsa bile ibraz yükümlülüğü devam eder; taraf, aleyhine olan belgeyi sunmaktan kaçınamaz.
- Elektronik belge ibraz edildiğinde, çıktısı alınmış ve talep halinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilmiş olarak mahkemeye sunulur.
- Devamlı kullanılan belgede yalnızca ilgili kısımların onaylı örneği ibraz edilirse, bu yeterli sayılır.
- Taraf belgeyi ibraz etmezse doğrudan bu maddeye dayanarak bir yaptırım uygulanmaz; belgenin ibrazı, m.220'de öngörülen kesin süre ve yemin ile sonuçlanan usule bağlanır.
- Belgenin ibrazı, yükümlülüğe karşı tarafın dayanmadığı ya da karşı tarafın elinde olmayan belgeler bakımından doğmaz.

### Taraf ile üçüncü kişi arasındaki fark nedir?

- Dava tarafı olan kişi, kendisine veya karşı tarafa ait delil olarak dayanılan belgeyi ibraz etmekle yükümlüdür.
- Dava tarafı olmayan üçüncü kişi ya da kurum, belgeyi ibraz yükümlülüğünü bu maddeye değil m.221'e göre taşır.

Sonuç: Yükümlülüğün kaynağı ve ibraz için izlenecek yol değişir; taraf hakkında m.220 uyarınca kesin süre ve yemin sonuçları, üçüncü kişi hakkında ise m.221 uyarınca emir söz konusu olur.

### Asıl belge ile belgenin örneği arasındaki fark nedir?

- Belgenin aslının mahkemeye verilmesi, madde kapsamında ibraz olarak yapılır.
- Yalnızca örneğin verildiği durumda mahkeme aslın verilmesini isteyebilir; aslı elinde tutan taraf bunu ibraz etmek zorundadır.

Sonuç: Aslın istenmesi ve geri verilmesi m.216 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir; bu madde yalnızca ibraz yükümlülüğünü koyar.

### Adi belge ile elektronik belge arasındaki fark nedir?

- Kağıt üzerindeki belge doğrudan aslı ile ibraz edilir.
- Elektronik belge, çıktının alınması ve elektronik ortama kaydı ile ibraz edilir.

Sonuç: Elektronik belgede ibraz biçimi iki aşamalıdır; ancak ibraz yükümlülüğü her iki belge bakımından aynıdır.

### Tam belge ile devamlı kullanılan belgenin ilgili kısmı arasındaki fark nedir?

- Kısa ve bütünü ile delil olan belge tamamı ile ibraz edilir.
- Ticari defter gibi hacimli ve sürekli kullanılan belgede yalnızca uyuşmazlıkla ilgili kısım onaylı örnek olarak ibraz edilir.

Sonuç: Tamamının ibrazı istenemez; ilgili kısmın onaylı örneği yeterlidir.

### Tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi, belgenin tamamının her durumda ibrazını gerektiren bir kural gibi okumak; ikinci fıkra gereği devamlı kullanılan belgede yalnızca ilgili kısmın onaylı örneğinin yeterli olduğu gözden kaçırılır.
- Elektronik belgeyi kağıt belge gibi ibraz etmek; çıktının alınması ve talep halinde elektronik ortama kaydı zorunlu adımlardır.
- Üçüncü kişinin elindeki belge için bu maddeye dayanmak; bu durumda m.221 uygulanır.
- Taraf aleyhine olan belgenin ibrazını, belge aleyhe olduğu için isteğe bağlı saymak; ibraz yükümlülüğü aleyhe olan belgeyi de kapsar.
- Belgenin elinde bulunmadığı iddiasını ibraz yükümlülüğünün kendisi ile karıştırmak; bu iddia m.220 kapsamında yemin usulüne tabidir.
- Ticari defterin tamamını mahkemeye sunmak için yalnızca bu maddeye dayanmak; ticari defterlerin ibrazına ilişkin ayrıntılar m.222'ye bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme kararlarında m.219, ticari defterler bakımından tarafın bu defterlerin uyuşmazlıkla ilgili kısmını ibraz etmekle yükümlü olduğu biçiminde işletilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1866 E., 2025/871 K., 24.04.2025; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/959 E., 2024/1827 K., 11.12.2024)
- Ticari defterler ve kayıtlar bakımından mahkemenin ibraz yükümlülüğünü tespit eden ara kararının verilmiş olması, bilirkişi incelemesi talebinin reddini gerektirebilmektedir; bu tür kararlar m.219/2 ve m.222/1 birlikte okunarak verilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/959 E., 2024/1827 K., 11.12.2024)
- Kararlarda m.219, m.220 ve m.221 birlikte anılmakta; ibraz yükümlülüğünün ihlali halinde yaptırım için m.220 esas alınmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2026/31 E., 2026/155 K., 12.02.2026)
- Hukuk Genel Kurulu kararlarında m.219, m.216 ve m.220 ile birlikte atıf yapılarak belgenin ibrazı ve ibraz edilmemesinin sonuçları değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024; Hukuk Genel Kurulu, 2023/695 E., 2024/595 K., 27.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Belgeyi ibraz yükümlülüğünün varlığını ileri süren taraf, karşı tarafın belgeyi elinde bulundurduğunu ve delil olarak dayandığını ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat çoğu zaman belgenin tanımlanması ve karşı tarafın dayanma durumunun gösterilmesiyle yapılır.
- Belgenin neyi ispat edeceği ve içeriği mümkün olduğu kadar açıkça belirtilmelidir; ibraz talebinde bu açıklık bulunmazsa mahkeme talebi reddedebilir.
- Karşı taraf belgenin elinde bulunmadığını ileri sürerse, bu iddiayı m.220 kapsamında yemin ile ispatlar; yemin teklifi ve icrası ayrıca m.225 vd. kapsamındadır.
- Devamlı kullanılan belgede, ibraz eden tarafın yalnızca ilgili kısımların onaylı örneğini sunduğunu ve bunun uyuşmazlıkla ilgili olduğunu göstermesi gerekir.
- Elektronik belgede belgenin çıktısı ve elektronik ortama kaydı ibraz eden tarafça sağlanır; belgenin içeriğine ilişkin itiraz karşı tarafça ileri sürülür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.220](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-220): Maddede ibraz edilmeyen belge halinde kesin süre, yemin ve belge içeriği konusunda karşı tarafın beyanının kabulü düzenlenmiştir. Bu madde ibraz yükümlülüğünü koyar, m.220 ise bu yükümlülüğe uyulmamasının sonucunu belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.221](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221): Üçüncü kişi ve kurumların elindeki belgenin ibrazı için emir verilmesi halini düzenler; bu madde yalnızca taraflar bakımından uygulanır.
- [6100 sayılı Kanun m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216): Belgenin yalnızca örneğinin verildiği hallerde aslın istenmesini ve geri verilmesini düzenler; bu madde ile birlikte aslın ibrazı yükümlülüğünü tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.222](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-222): Ticari defterlerin ibrazı ve incelenmesi ayrıca düzenlenmiştir; m.219/2 ile birlikte uygulanır.
- [6100 sayılı Kanun m.196](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-196): Taraf, karşı tarafın açık izni olmadan delil olarak dayandığı belgeden vazgeçemez; bu, ibraz yükümlülüğünün ardından gelen bir sınırlamadır.

## [HMK m.220 — Tarafın belgeyi ibraz etmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-220)

Madde, tarafın elinde bulunan ve karşı tarafça ya da mahkemece ibrazı istenen bir belgeyi ibraz etmemesinin sonuçlarını düzenler. İbraz zorunluluğunun kendisi ile ibraz edilmediğinde ne yapılacağı, mahkemenin kesin süre vermesi, belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa yemin teklifi ve süre içinde ibrazdan kaçınmanın yaptırımı bu maddede yer alır. Uygulaması taraflar bakımından olup, belgeyi elinde tutan taraf ile karşı tarafın ibraz talebi arasındaki ilişkiye bağlıdır. Madde, belgenin üçüncü kişi elinde bulunması halini düzenlemez (m.221). Taraflardan belge ibrazının genel zorunluluğu ile elektronik belge ve ticari defterlerin ibrazına ilişkin usul de bu maddenin konusu değildir (m.219). Belgenin mahkemece resmî kurumdan istenmesi ve resmî kurumların ibraz yükümlülüğü (m.221), belge aslının saklanması ve geri verilmesi (m.216) ile tanık dinlenmesi usulü de ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### Tarafın belgeyi ibraz etmemesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İbraz**: Belgenin aslının ya da kanunda öngörülen biçimdeki örneğinin mahkemeye sunulmasıdır. Elektronik belgelerde çıktı alınması ve talep halinde incelemeye elverişli biçimde elektronik ortama kaydedilmesi de ibraz sayılır (m.219).
- **Kesin süre**: Mahkemenin belgenin ibrazı için taraf tanıdığı süredir. Süre kesin olduğundan, verilen süre içinde belge sunulmazsa tarafın ibraz yükümlülüğü ihlal edilmiş olur ve maddenin üçüncü fıkrası uygulanır.
- **İkrar**: Tarafın belgenin elinde bulunduğunu açıkça kabul etmesidir. Maddenin birinci fıkrasında sayılan öteki hallerle birlikte kesin süre verilmesinin koşullarından biridir.
- **Sükut**: Karşı tarafın, belgenin elinde bulunduğu yönündeki ileri sürülen talebe karşı cevap vermemesidir. Mahkeme bu sessizliği ibraz yükümlülüğü için yeterli saymaktadır.
- **Yemin teklifi (ibraz yeminı)**: Belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, belgenin elinde olmadığı, özenle aradığı hâlde bulamadığı ve nerede olduğunu bilmediği yolunda yemin teklif edilmesidir (m.220/2). Yeminin edası belgenin ibrazı yükümlülüğünü ortadan kaldırır.
- **Belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanı**: İbraz edilmeyen belgenin içeriğinin, karşı tarafın beyanına göre kabul edilebilmesi yaptırımıdır. Hâkim bu yaptırımı uygulamakta takdir yetkisine sahiptir (m.220/3).

### Tarafın belgeyi ibraz etmemesi: hangi şartlar aranır?

- İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğu mahkemece kanaat getirilmiş olmalıdır.
- İbraz talebinin kanuna uygun olduğu mahkemece kabul edilmiş olmalıdır.
- Karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar etmiş ya da ileri sürülen talep üzerine sükut etmiş olmalıdır; alternatif olarak belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşılmış ya da başka bir belgede ikrar edilmiş olmalıdır.
- Mahkeme bu hallerden birinin varlığında belgenin ibrazı için kesin bir süre vermiş olmalıdır.
- Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, verilen süre içinde belgeyi ibraz etmemiş olmalıdır.
- Aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemiş olmalıdır.
- Alternatif olarak taraf belgenin elinde bulunduğunu inkâr etmiş ve teklif edilen yemini kabul etmemiş ya da icra etmemiş olmalıdır.
- Yaptırım olarak mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir; bu takdir mahkemeye aittir.

### Tarafın belgeyi ibraz etmemesi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme verilen kesin süre içinde belgenin ibrazını bekler ve süre sonunda belge sunulmuşsa normal delil değerlendirmesine geçer.
- Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf süre içinde belgeyi ibraz etmez ve kabul edilebilir bir mazeret de göstermezse, mahkeme belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
- Taraf belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini eder ise belgenin ibraz yükümlülüğü ortadan kalkar ve yaptırım uygulanmaz.
- Taraf belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve yemini kabul etmez ya da icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
- Yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı mahkemenin takdirindedir; mahkeme ibraz edilmemesini tek başına aleyhe karar için yeterli görmeyebilir ve diğer delillere göre karar verebilir.
- Mahkeme, ibraz edilmeyen belgenin içeriğini diğer tarafın beyanına göre kabul ederse, bu sonuç ancak diğer tarafın belge içeriği hakkındaki beyanı ile sınırlıdır.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra ile kesin süre ile yaptırım arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, belgenin ibrazı için kesin süre verilmesinin koşullarını düzenler.
- Üçüncü fıkra, süre verildikten sonra ibraz edilmemesinin ya da yemin yoluna gidilmemesinin sonucunu düzenler.

Sonuç: Önce süre verilmesi gerekir; yaptırım ancak süre verildikten ve taraf yükümlülüğünü yerine getirmeyince gündeme gelir.

### Belgenin elinde olduğunu ikrar ile belgenin elinde olduğunu inkâr arasındaki fark nedir?

- İkrar eden ya da sükut eden tarafa doğrudan kesin süre verilir.
- İnkâr eden tarafa önce yemin teklif edilir; yemin mahkemece belgenin elinde olmadığı kanaatini doğurursa yükümlülük ortadan kalkar.

Sonuç: İnkâr halinde yemin, ikrar halinde süre ve ibraz yükümlülüğü öne çıkar.

### Mazeretle ibrazdan kaçınma ile kabul edilebilir mazeret arasındaki fark nedir?

- Taraf kabul edilebilir bir mazeret göstermişse üçüncü fıkradaki yaptırım uygulanmaz.
- Mazeret gösterilmemişse ya da kabul edilebilir değilse yaptırım uygulanabilir.

Sonuç: Mahkeme mazereti kabul ederse belgenin içeriği hakkında karşı tarafın beyanı kabul edilmez.

### Yeminin edası ile yeminin edilmemesi arasındaki fark nedir?

- Yemin eden taraf belgeyi ibraz etme zorunluluğundan kurtulur.
- Yemin etmeyen ya da yemini icra etmeyen taraf üçüncü fıkradaki yaptırıma tabi olur.

Sonuç: Yeminin edası ibraz yükümlülüğünü kaldırır; edilmemesi içeriğe ilişkin beyanın kabulüne yol açabilir.

### Kesin süre ile istem üzerine sükut ile resmî kayıt veya başka belgede ikrar arasındaki fark nedir?

- İstem üzerine sükut ile ikrar, tarafın doğrudan davranışına dayanır.
- Resmî kayıt ya da başka belgedeki ikrar, belgenin varlığını dolaylı olarak gösterir.

Sonuç: Her iki halde de mahkeme süre verebilir; sonuç açısından fark yoktur.

### Tarafın belgeyi ibraz etmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kesin süre verilmeden üçüncü fıkradaki yaptırımı uygulamak; yaptırım için önce süre verilmesi ve süre geçmesi gerekir.
- Yemin teklifini her hâlde zorunlu saymak; yemin teklifi yalnızca belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa yapılır.
- Yemin edilmesini belgenin içeriği konusunda kesin sonuç saymak; yemin hâkimi bağlamaz ve mahkeme diğer delillere göre karar verebilir.
- Mahkemenin takdir yetkisini unutarak yaptırımın otomatik uygulanacağını varsaymak; hâkim duruma göre karar verir.
- Üçüncü kişi elindeki belgeye m.220 hükümlerini uygulamak; bu durumda m.221 uygulanır.
- Mazeret gösterildiğinde mazeretin kabul edilip edilmediğini değerlendirmeden yaptırıma geçmek; kabul edilebilir mazeret varsa üçüncü fıkra uygulanmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, davalı işverenin işyeri kayıtlarını ibraz etmemesi halinde 220. maddenin uygulanabileceğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
- Yargıtay, karşı tarafın ibrazdan kaçınarak delil ikamesini engellemesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu kabul etmektedir; bu durumda fotokopinin içeriğinin gerçek kabul edilebilmesi mümkündür. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/913 E., 2024/1454 K., 24.10.2024)
- Yemin teklifinin yanında hâkimin aslında ibrazın dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı hallerde belgenin içeriğini diğer delillere göre kabul etmesi mümkündür; yemin hâkimi bağlamaz. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2897 E., 2017/1424 K., 22.11.2017)
- Kesin süre içinde ibraz edilmeyen belgeye dayanılarak davanın reddedilmesi, belgenin varlığına ilişkin diğer delillerin incelenmeden yapılması hallerinde bozma sebebi sayılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2891 E., 2017/1420 K., 22.11.2017)
- Karşı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması halinde, kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği sürece 220. maddedeki yaptırımın uygulanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2895 E., 2017/1422 K., 22.11.2017)
- Ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın sonucu, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılması biçiminde de değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/2893 E., 2017/1421 K., 22.11.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Belgenin ibrazını isteyen taraf, belgenin elinde bulunduğunu ve ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğunu ileri sürmek ve bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Belgenin elinde bulunduğunu karşı taraf ikrar etmiş ya da talep üzerine sükut etmişse bu hal, ayrıca bir ispat gerektirmeden mahkemenin süre verme kararına dayanak olur.
- Belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa yemin teklif edilir; yemini eden taraf, belgenin elinde olmadığını ispatlamış sayılır.
- Kabul edilebilir mazeret ibrazdan kaçınan tarafa aittir; mazeretini delilleriyle birlikte göstermesi gerekir.
- Belgenin içeriği hakkında diğer tarafın beyanının kabulü, takdir yetkisine dayanır ve mahkeme diğer delilleri de dikkate alarak karar verir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219): Taraflara belgeleri ibraz zorunluluğunu getiren genel hükümdür. Bu maddedeki yaptırımın dayanağıdır, çünkü ibraz yükümlülüğü orada konulmuştur.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.221](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221): Belgenin üçüncü kişi ya da resmî kurum elinde bulunması halini düzenler. Bu madde, belgenin taraf elinde olduğu hallerde uygulanır.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216): Belge aslının mahkemeye verilmesi, saklanması ve geri verilmesi usulünü düzenler. Belgenin ibrazından sonra uygulanacak usuldür.

## [HMK m.221 — Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-221)

Bu madde, mahkemenin üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin ibrazını emretmesinin koşullarını, emre uyulmamasının sonucunu ve belgeyi ibraz yükümlüsünün tanıklıktan çekinme ile tanıklık hükümlerine bağlanmasını düzenler. Taraf olmayan gerçek veya tüzel kişiler ile resmî kurumlar bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular ise şunlardır: tarafın belgeyi ibraz etmemesinin sonuçları (m.220), belgenin ibrazından kaçınma ve tarafın ibraz yükümlülüğü (m.220 ve m.218 çerçevesinde), belgenin ibraz yükümlülüğünün kapsamı ve belgenin tanımı (m.219), ticari defterlerin ibrazı ve incelenmesi (m.222), ile tanıklıktan çekinme sebepleri (m.245 vd.).

### Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi: hangi şartlar aranır?

- Belgenin üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunması gerekir.
- Belgenin taraflarca ileri sürülen bir hususun ispatı için zorunlu olduğuna mahkemece karar verilmesi gerekir.
- Üçüncü kişiye ibraz emri tebliğ edilmiş olmalıdır; emrin muhatabı belgeyi ibraz etmek zorundadır.
- Belgeyi ibraz edememesi hâlinde, muhatap bunun sebebini delilleriyle birlikte açıklamalıdır.
- Mahkeme açıklamayı yeterli görmezse muhatap tanık olarak dinlenebilir.
- Belgeyi ibraz zorunda olan kişi, tanıklıktan çekinme sebeplerinden birine dayanarak belgenin ibrazından veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilir.

### Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme, belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse ibraz emrini verir.
- Muhatap belgeyi ibraz ederse, belge dava dosyasına girer ve hüküm bu belgeye dayanılarak kurulabilir.
- Muhatap belgeyi ibraz edemezse, sebebini delilleriyle birlikte açıklamakla yükümlüdür.
- Açıklama yeterli görülmezse muhatap tanık olarak dinlenebilir.
- Muhatap tanıklıktan çekinme sebebi bulunduğunu ileri sürerse, belgeyi ibraz etmeme veya tanıklıktan çekinme hakkını kullanabilir.
- Zorunluluk koşulu gerçekleşmemişse, mahkeme ibraz emri veremez.

### Tarafın belgeyi ibrazı ile üçüncü kişinin belgeyi ibrazı arasındaki fark nedir?

- Davanın tarafı olan kişi, karşı tarafta bulunan belgeyi ibraz etmekle yükümlüdür ve bu yükümlülük m.220 kapsamında yaptırımlıdır.
- Taraf olmayan üçüncü kişi, elinde bulunan belgeyi m.221 uyarınca ibraz etmekle yükümlüdür ve açıklama ile tanıklık yolu öngörülmüştür.

Sonuç: Taraf için yemin teklifi ve belgenin içeriğinin karşı tarafça kabulü yaptırımı söz konusuyken, üçüncü kişi için tanıklık yolu öngörülmüştür; üçüncü kişiye karşı doğrudan kabul yaptırımı bu maddede yer almaz.

### Tanıklık yükümlülüğü ile belge ibraz yükümlülüğü arasındaki fark nedir?

- Tanıklık yapmak zorunda olan kişi, tanık olarak dinlenir.
- Belgeyi ibraz etmek zorunda olan kişi, belgeyi ibraz eder veya ibraz edememe sebebini açıklar.

Sonuç: Muhatap belge ibraz etmezse ve açıklaması yetersiz görülürse tanık olarak dinlenebilir; bu durumda tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır.

### Belgeyi ibraz zorunluluğu ile tanıklıktan çekinme hakkı arasındaki fark nedir?

- Muhatap, tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanabilir.
- Belgeyi ibraz etmesi gereken kişi, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre belgeyi ibrazdan çekinebilir.

Sonuç: Çekinme hakkının varlığı hâlinde belgenin ibrazı veya tanıklık yapılmaması mümkün olur; bu durumda dava için yapılacak değerlendirme o hükümlere göre belirlenir.

### Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üçüncü kişiye karşı taraf için öngörülen yemin ve belge içeriğinin kabulü yaptırımını doğrudan uygulamak; bu yaptırımlar m.220 kapsamındadır, m.221 ise tanıklık yolunu öngörür.
- Belgenin zorunluluğunu araştırmadan ibraz emri vermek; mahkemenin önce zorunluluk kararını vermesi gerekir.
- Muhatabın açıklamasını yeterli görmeden tanık dinlememek veya açıklamayı yeterli görüp tanık dinlemekten kaçınmak; takdir mahkemeye aittir ve gerekçelendirilmelidir.
- Belgenin üçüncü kişide olduğu tespit edilmeden doğrudan üçüncü kişiye emir vermek; önce taraf üzerinden m.220 yolunun değerlendirilmesi gerekir.
- Ticari defterlerin ibrazını genel belge ibrazı gibi görüp incelemeyi bilirkişi aracılığıyla yapmamak; ticari defterlerde m.222 hükümleri birlikte düşünülmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin, üçüncü kişinin elindeki belgenin ibrazına karar vermeden önce belgenin ileri sürülen hususun ispatına elverişli olduğu kanaatine varması gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/308 E., 2025/323 K., 17.03.2025; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/180 E., 2025/35 K., 17.01.2025)
- Belgenin ibrazı için üçüncü kişiye tebligat çıkarılması ve ibraz edilmemesi hâlinde m.221 yolunun işletilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/847 E., 2025/1375 K., 04.12.2025)
- Taraf olmayan kişinin elindeki ticari defterlerin de m.221 kapsamında ibrazına karar verilebileceği ve bu emrin yerine getirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/847 E., 2025/1375 K., 04.12.2025)
- Belgenin davacının elinde bulunmadığı ve üçüncü kişinin elinde olduğu anlaşıldığında, mahkemenin önce karşı tarafa m.220 gereğince sorup ardından m.221 yoluna başvurması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
- Mahkemece belgenin üçüncü kişiden istenmesinden önce, taraf yönünden m.220 kapsamında takdir yetkisinin kullanılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024)
- Belgenin ibrazı yapılmadan ve ilgili kişinin açıklaması değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/589 E., 2025/631 K., 15.10.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/36 E., 2025/1494 K., 24.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Belgenin üçüncü kişinin elinde bulunduğunu ve ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğunu ileri süren taraf, bu hususu ispatla yükümlüdür.
- Belgenin elinde bulunduğu iddiası, belgeyi ibraz eden tarafın kendi beyanı, yazışmalar ya da resmi kayıtlarla ortaya konulabilir.
- Muhatap, belgeyi ibraz edemediğini delilleriyle açıklamakla yükümlüdür; bu açıklamanın yeterliliği mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
- Belgeyi ibraz etmeme gerekçesi tanıklıktan çekinme sebebine dayanıyorsa, bu sebebin varlığını ileri süren kişi bunu ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.220](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-220): Taraf olan kişinin belgeyi ibraz etmemesinin sonuçlarını düzenler; üçüncü kişi için bu maddedeki yaptırımlar doğrudan uygulanmaz, ancak mahkemenin takdir yetkisi kıyas yoluyla ele alınır.
- [6100 sayılı Kanun m.222](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-222): Ticari defterlerin ibrazı ve incelenmesi bakımından özel hükümler içerir; m.221 kapsamında belgeler arasında ticari defterler bulunduğunda bu hükümler birlikte değerlendirilir.
- [6100 sayılı Kanun m.219](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-219): Belgenin ibraz yükümlülüğünün genel çerçevesini düzenler; m.221 ise üçüncü kişilere özgü ibraz yükümlülüğünü kapsar.

## [HMK m.222 — Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-222)

Madde, ticari davalarda ticari defterlerin mahkemeye ibrazına karar verilmesini, ticari defter kayıtlarının delil olabilmesi için aranan şartları, karşı tarafın defterlerinin bu kayıtlara etkisini ve tacir olmayan tarafın tacir karşı tarafın defterlerine dayanmasını düzenler. Uygulama, ticari davada taraflardan birinin ya da hakimin defter ibrazını istemesi ve defter kayıtlarının sahibi lehine, aleyhine veya ibrazdan kaçınma yoluyla delil değeri kazanması bakımından geçerlidir. Madde, defterlerin tutulmasına ilişkin yükümlülükleri (TTK m.82 vd.) ve zayi belgesi alınmasını düzenlemez. Senetle ispat zorunluluğunun genel çerçevesi, belgenin ibrazı yükümlülüğü (HMK m.220 vd.) ve defter zayi hâlinde zayi belgesi (TTK m.82/7 kapsamındaki yargısal süreç) ayrı kurallara tabidir.

### Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ticari defter**: Tacirin ticari işletmesine ilişkin kayıtları tuttuğu defterdir. Maddenin uygulanabilmesi için defterin kanuna uygun tutulmuş ve onaylanmış olması gerekir.
- **Açılış ve kapanış onayı**: Defterin kullanılmaya başlanmadan önce ve kullanım bittikten sonra resmi onaylatılmasıdır. Onayı bulunmayan defter, lehe delil kuvveti bakımından yetersiz kalır.
- **Defter kayıtlarının birbirini doğrulaması**: Defterdeki kayıtların birbirleriyle uyumlu olmasıdır. Bu uyum, aynı tacirin tuttuğu defterler arasında aranır; tarafların defterlerinin karşılıklı uyumu anlamına gelmez.
- **Sahibi ve halefleri lehine delil**: Defter sahibinin kendi lehine ileri sürdüğü, şartlara uygun defter kaydının ispat değeri taşıması durumudur. Bu değer, karşı tarafın defterleri ve kesin delillerle ilişkilendirilerek belirlenir.
- **İbrazdan kaçınma**: İstenen defterlerin mahkemeye sunulmamasıdır. Defter tutmadığını bildirmek de ibrazdan kaçınma sayılır.
- **Kesin delil**: Defter kaydının aksini ispatlamaya yarayan senet veya diğer kesin delillerdir. Bu delillerle aksi gösterilemeyen defter kaydı lehe delil değeri kazanır.

### Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması: hangi şartlar aranır?

- Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması gerekir; defter ibrazı kararı ancak bu tür davalarda verilebilir.
- Defter kaydının sahibi lehine delil olarak kullanılabilmesi için defterin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş olması bulunmalıdır.
- Defterin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması gerekir.
- Defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekir.
- Lehe delil olabilmek için karşı tarafın aynı şartlara uygun defterindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, ya da karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi, ya da defter kaydının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
- Karşı taraf şartlara uygun defter tutmuşsa ve bu defterde ilgili konuda hiçbir kayıt yoksa, defter sahibinin defteri lehine delil olarak kullanılamaz.
- Tacir olmayan taraf, tacir olan karşı tarafın defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini beyan etmelidir; bu beyan defterlerin ibrazı istenmeden önce mahkemede yapılmalıdır.

### Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması: hangi sonuçları doğurur?

- Defterler şartlara uygun tutulmuş ve karşı taraf da uygun defter tutmuşsa, kayıtlar sahibi lehine delil olabilir; ancak karşı taraf defterlerinde aksine kayıt varsa bu lehe delil değeri zedelenir.
- Karşı tarafın şartlara uygun defterinde ilgili konuda hiçbir kayıt yoksa, defter sahibinin defteri lehine delil olarak kullanılamaz.
- Şartlara uygun tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
- Açılış veya kapanış onayı bulunmayan ya da kayıtları birbirini doğrulamayan defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur.
- Tacir olan karşı tarafın ibrazdan kaçınması, ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispat etmiş sayılması sonucunu doğurur.
- Ticari defter ibrazına karar verme yetkisi mahkemeye aittir; mahkeme kendiliğinden ya da taraf talebiyle bu yetkiyi kullanabilir.
- Şartlara uyulmayan defter, lehe delil değeri taşımaz; bu durumda diğer delillerle ispat gerekir.

### Defter sahibi lehine ile aleyhine kayıt arasındaki fark nedir?

- Şartlara uygun tutulmuş defterde sahibi lehine yazılı kayıtlar, şartları sağlanırsa lehe delil olur.
- Açılış veya kapanış onayı bulunmayan ya da kayıtları birbirini doğrulamayan defter, sahibi aleyhine delil olur.

Sonuç: Usulsüz defter sahibinin aleyhine kullanılabilir, lehine kullanılamaz.

### Lehe delil ile ibrazdan kaçınma arasındaki fark nedir?

- Defter sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmek için karşı tarafın defterleri ile ilişkisine bakılır.
- Karşı taraf defterlerini ibraz etmezse ibrazı isteyen taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

Sonuç: İbrazdan kaçınma, ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatı yerine geçer.

### Tacir ile tacir olmayan taraf arasındaki fark nedir?

- Tacir olan taraf kendi ticari defterlerine dayanır ve şartları taşıması gerekir.
- Tacir olmayan taraf, tacir olan karşı tarafın defterlerine dayanabilir.

Sonuç: Tacir olmayan taraf kendi defterine değil, karşı tarafın defterine dayanabilir; karşı tarafın ibrazdan kaçınması iddiasını ispat eder.

### Münhasır defter dayanağı ile ek delil dayanağı arasındaki fark nedir?

- Taraf iddiasını yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandırmışsa madde uygulanır.
- Taraf defterlerinin yanında başka delillere de dayanmışsa madde uygulanmaz ve belgenin ibrazı yükümlülüğüne ilişkin hükümler devreye girer.

Sonuç: Ek delil dayanağı olan tarafın ibrazdan kaçınması kesin ispat sonucu doğurmaz.

### Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Defterin yalnızca tutulmuş olmasını yeterli görmek; açılış ve kapanış onayı ile kayıtların birbirini doğrulaması şartlarının ayrı ayrı aranmasını atlamak.
- Tacir olmayan tarafın kendi defterine dayanabileceğini sanmak; maddede tacir olmayan taraf yalnızca karşı tarafın defterine dayanabilir.
- Karşı tarafın defter tutmadığını bildirmesini ibrazdan kaçınma saymamak; defter tutmadığını bildirmek ibrazdan kaçınma sayılır.
- Taraf iddiasını başka delillerle de dayandırmışken 222/5 hükmünü uygulamak; bu durumda madde hükmü devreye girmez.
- Karşı tarafın defterinde ilgili konuda kayıt bulunmaması halinde lehe delil değerini sürdürmek; bu durumda defter lehe delil olarak kullanılamaz.
- Defter kayıtlarının birbirini doğrulamasını yalnızca aynı defter içinde aramak; kayıt tutulan tüm zorunlu ve ihtiyari defterler arasında uyum aranır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, karşı tarafın defterlerine münhasıran dayanılan hallerde madde hükmünün uygulanacağını kabul etmektedir; taraf başka delillere de dayanmışsa 222/5 uygulanmaz. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/753 E., 2024/1715 K., 31.10.2024)
- Yargıtay, davacının davasını davalının ticari defterlerine münhasıran dayandığını beyan etmesi halinde madde hükmünün uygulanabileceğini, bu beyanın olmadığı hallerde ibrazdan kaçınmanın sonucunun doğmayacağını kabul etmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/1387 E., 2023/1328 K., 14.09.2023)
- Kapanış onayları bulunmayan defterin sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, ancak aleyhine delil olabileceği kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1945 E., 2025/491 K., 17.03.2025)
- Uygulamada karşı tarafın şartlara uygun defterinde ilgili hususta kayıt bulunmaması, defter sahibinin lehine delil olarak kullanılamayacağı sonucunu doğurmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1809 E., 2026/484 K., 11.03.2026; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1118 E., 2025/2150 K., 19.12.2025)
- Mahkemelerin, defterlerin kayıtlarının aksinin kesin delille ispatlanıp ispatlanmadığını kayıtlar üzerinden değerlendirdiği görülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1172 E., 2025/2011 K., 27.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Defterlerin lehe delil olarak kullanılmasını isteyen taraf, defterinin kanuna uygun tutulduğunu, onaylarının yapıldığını ve kayıtların birbirini doğruladığını ispatla yükümlüdür; bu tespit bilirkişi incelemesiyle yapılır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1809 E., 2026/484 K., 11.03.2026)
- Karşı tarafın defterlerinin aksine kayıt içermediğini veya ibraz edilmediğini ileri süren taraf, bu durumu dosya kapsamında somutlaştırmalıdır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1118 E., 2025/2150 K., 19.12.2025)
- Defter kaydının aksinin senet veya diğer kesin delille ispatlandığını savunan karşı taraf, bu iddiasını yazılı kesin delille ortaya koymalıdır; kesin delil sunulmazsa kayıt aksi ispatlanmamış sayılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/1172 E., 2025/2011 K., 27.11.2025)
- Tacir olmayan tarafın tacir karşı tarafın defterlerine dayanması halinde, karşı tarafın ibrazdan kaçındığını ispat eden taraf, bu hususu mahkeme kaydına geçirmelidir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/1387 E., 2023/1328 K., 14.09.2023)
- Tarafın iddiasını başka delillerle de dayandırması halinde madde hükmünden değil, genel ibraz ve delil kurallarından yararlanılır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/753 E., 2024/1715 K., 31.10.2024)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.220](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-220): Belgenin ibrazı yükümlülüğüne ilişkin genel hükümlerdir. Madde, defterleri ile ilgili ibrazı bu hükümlere bağlı olarak uygulanır; ek delile dayanan tarafta bu hükümler devreye girer.
- [6100 sayılı Kanun m.204](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-204): Kesin delil ile ispat gereğinde ispat araçlarını belirler; defter kaydının aksinin kesin delille ispatında başvurulur.
- [6100 sayılı Kanun m.205](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-205): Senetle ispatın istisnalarını düzenler; defter kaydının aksinin kesin delille gösterilmesinde ilgili hükümdür.

## [HMK m.223 — Yabancı dilde yazılmış belgeler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-223)

Madde, yabancı dilde yazılmış bir belgeye dayanan tarafın o belgenin Türkçe tercümesini mahkemeye sunma yükümlülüğünü ve mahkemenin resmi tercümeyi isteme yetkisini düzenler. Maddenin uygulanması davada delil olarak öne sürülen yabancı dilli belgeler bakımından söz konusudur. Madde, yabancı resmi belgelerin Türkiye'de geçerli olabilmesi için onay şartını düzenlemez (m.224). Tercümenin sunulmamasının sonucu ile tercümanın yeminli olup olmaması ve tercüme masrafının karşılanması gibi konular bu maddenin kapsamında yer almaz; bunlar ilgili usul ve tercüman düzenlemelerine bağlıdır. Belgenin ibrazı, üçüncü kişinin ibrazı ve belgenin ispat gücü ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.218 vd., m.205 vd.). Tanığın Türkçe bilmemesi halinde tercüman kullanılması (m.263), yabancı dilde yazılmış belgelerin ispat ediciliği ile yemin deliline ilişkin hükümler (m.223 dışında kalan yemin düzenlemesi) de bu maddenin dışındadır.

### Yabancı dilde yazılmış belgeler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yabancı dilde yazılmış belge**: Türkçe dışındaki bir dilde düzenlenmiş ve davada delil olarak sunulan yazılı belgedir. Belgenin resmi veya özel nitelikte olması bu maddenin uygulanmasını değiştirmez; önemli olan dilidir.
- **Tercüme**: Yabancı dildeki belgenin Türkçeye aktarılmış metnidir. Maddenin ilk fıkrasındaki yükümlülük, belgeye dayanan tarafa ait olan bu tercümenin mahkemeye sunulmasıdır.
- **Resmî tercüme**: Belgenin yetkili tercüman tarafından yapılmış ve noter onaylı tercümesidir. Mahkeme, kendiliğinden veya karşı tarafın talebi üzerine bu nitelikteki tercümeyi isteyebilir.

### Yabancı dilde yazılmış belgeler: hangi şartlar aranır?

- Davada delil olarak öne sürülen belgenin Türkçe dışında bir dilde yazılmış olması gerekir.
- Belgeye dayanan tarafın, bu belgeye dayanmış olması gerekir.
- Belgeye dayanan taraf, belgenin tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır.
- Mahkeme, kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine belgenin resmi tercümesini isteyebilir; bu takdir yetkisi mahkemededir.
- Yabancı dilde yazılmış belgenin tercümesi sunulmadan belgeye dayanılmış sayılamaz; tercümenin eksikliği bu belgeye dayanmanın hukuki sonucunu etkiler.

### Yabancı dilde yazılmış belgeler: hangi sonuçları doğurur?

- Belgeye dayanan taraf tercümeyi sunmazsa, belgenin delil değeri tartışmalı hale gelir ve mahkeme belgeyi değerlendirmeyebilir.
- Tercümenin kendisi yazılı belgenin Türkçe aktarımı olduğundan, sunulan tercümenin doğruluğu karşı tarafça itiraz konusu yapılabilir.
- Mahkeme resmi tercüme isterse, bu tercümenin yetkili tercüman ve noter onayı taşıması gerekir; bu hususu ilgili düzenlemeler belirler.
- Resmi tercüme isteğinin yerine getirilmemesi, belgenin ispat gücünü etkileyebilir; bu sonucun niteliği somut olaya göre değerlendirilir.
- Belgenin tercümesi tarafa ait bir yükümlülük olduğundan, mahkemenin tercümeyi kendiliğinden yaptırması zorunlu değildir.

### Tercümenin sunulması ile resmi tercümenin istenmesi arasındaki fark nedir?

- Tercümenin sunulması belgeye dayanan tarafın zorunlu yükümlülüğüdür (m.223/1).
- Resmi tercümenin istenmesi mahkemenin takdirine bağlı bir yetkidir (m.223/2).

Sonuç: Taraf tercümeyi sunmak zorundadır; mahkeme ise gerekli gördüğünde resmi tercümeyi ayrıca isteyebilir. Mahkemenin resmi tercümeyi istememesi, tarafın tercüme sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

### Resen isteme ile karşı tarafın talebi üzerine isteme arasındaki fark nedir?

- Mahkeme, kendiliğinden resmi tercümeyi isteyebilir.
- Mahkeme, diğer tarafın talebi üzerine de resmi tercümeyi isteyebilir.

Sonuç: İki yol da mahkemeye tanınmıştır; resen isteme yetkisi karşı tarafın talebine bağlı değildir.

### Yabancı dilde yazılmış belgeler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tercümenin sunulmasını mahkemenin resen yapması gereken bir iş saymak; tercüme yükümlülüğü belgeye dayanan tarafa aittir.
- Mahkemenin resmi tercüme isteme yetkisini zorunluluk sanmak; bu yetki takdiri olup her olayda resmi tercüme istenmesi gerekmez.
- Tercümesi sunulmamış yabancı dilli belgeyi delil olarak değerlendirmek; Yargıtay bu eksikliği bozma sebebi saymaktadır.
- Tercümenin, madde 224'teki yabancı resmi belge onayı ile karıştırılması; iki düzenleme farklı konuları düzenler.
- Yabancı dilde belgeyi taraf aleyhine kullanmakla taraf lehine kullanmayı aynı saymak; uygulamada aleyhe değerlendirme ile lehe delil kabulü ayrı değerlendirilmektedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan tarafın tercümeyi sunmaması halinde mahkemece belgenin dikkate alınmamasının dayanağı bu maddedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/12 E., 2025/1460 K., 17.12.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/364 E., 2025/950 K., 03.07.2025)
- Yargıtay, taraflardan birinin yabancı dilde belgeye dayanması halinde tercümenin dosyaya kazandırılmadan karar verilmesini bozma sebebi saymaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/812 E., 2025/1166 K., 02.12.2025)
- Tercümenin dosyaya sunulmaması halinde mahkemenin belgeyi değerlendirmeyeceği, karar gerekçesinde bu eksikliğin açıkça ele alınması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/364 E., 2025/950 K., 03.07.2025)
- Yabancı dilde düzenlenmiş belgenin taraf aleyhine değerlendirilebileceği, buna karşılık taraf lehine delil olarak kabul edilmeyeceği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/1579 E., 2023/1595 K., 12.10.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Yabancı dilde belgeye dayanan tarafın, belgenin Türkçe tercümesini mahkemeye sunduğunu ispatlaması gerekir; tercümenin dosyada bulunması bu yükümlülüğün yerine geldiğini gösterir.
- Tercümenin doğruluğu karşı tarafça itiraz konusu yapıldığında, tercümenin doğruluğunu ispat yükü belgeye dayanan tarafa aittir; resmi tercüme bu ispatta güçlü bir araçtır.
- Mahkemenin resmi tercüme istemesi halinde, tercümenin yetkili tercüman ve noter onayı taşıdığını gösteren belge aranır.
- Yabancı dilde belgenin ispat değerini tartışan taraf, belgenin içeriğini ancak geçerli bir tercüme üzerinden ileri sürebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.224: Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmi belgelerin onay şartını düzenler. Bu madde tercüme yükümlülüğünü, o madde ise belgenin Türkiye'de resmi nitelik kazanma koşulunu düzenler.
- 6100 m.263: Türkçe bilmeyen tanığın tercümanla dinlenmesini düzenler; belge tercümesinden ayrı bir konudur ancak dil engelinin usuldeki karşılığıdır.
- 6100 m.205: Belgenin ispat kuvveti ve senet hükmündeki belgeler bakımından ayrı rejim getirir; tercümenin belgenin delil değerine etkisini belirler.

## [HMK m.224 — Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-224)

Yabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye'de resmî belge vasfını taşıyabilmesi için gereken onay şartını ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerdeki tasdik hükümlerinin saklı kalmasını düzenler. Kurala, yabancı bir devletin makamlarınca düzenlenen ve Türk hukukunda delil olarak kullanılmak istenen resmî belgeler bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: yabancı resmî belgenin tercümesinin sunulması zorunluluğu (m.223), Apostille Sözleşmesi'nin ayrıntılı usulü ve tasdik şerhinin biçimi, yabancı ilamların tenfizi ve bu belgelerin icra edilebilirliği (m.50 vd. ve İİK kapsamındaki düzenlemeler) ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması (MÖHUK). Maddenin tasdik şekli ve bu şekle uyulmamasının hukuki sonucu kanunda ayrıca belirtilmemiştir; bu nedenle ayrıntılar yargı kararları ve sözleşme hükümleriyle belirlenir.

### Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Resmî belge (yabancı)**: Yabancı bir devletin yetkili makamlarınca, usulüne uygun biçimde düzenlenmiş belgedir. Belgenin resmî vasfı, düzenlendiği devletin hukukuna göre belirlenir.
- **Onay (tasdik)**: Belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamının, belgenin usulüne uygun düzenlendiğini teyit eden işlemidir. Maddenin birinci fıkrası bu onayı Türkiye'de resmî belge vasfının koşulu olarak koyar.
- **Apostille (tasdik şerhi)**: 1961 tarihli La Haye Sözleşmesi çerçevesinde, belgenin verildiği devletin yetkili makamınca belge üzerine konan onay şerhidir. Sözleşmeye taraf devletler arasında konsolosluk onayının yerini alır.
- **Milletlerarası sözleşmenin saklı tutulması**: Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelerdeki tasdik hükümlerinin, m.224/1'deki genel kurala üstün gelmesidir. Sözleşmeye taraf olunan devletlerle ilişkide sözleşme hükmü uygulanır.
- **Resmî belgenin ispat gücü**: Türk resmî senetlerinin ispat gücüdür. Onay sağlanmış yabancı resmî senet, bu gücü kazanır; onay sağlanmamış belgenin ispat gücü mahkemenin takdirine bağlıdır.

### Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu: hangi şartlar aranır?

- Belgenin yabancı bir devlet makamınca hazırlanmış resmî belge olması gerekir.
- Belgenin Türkiye'de resmî belge vasfını taşıyabilmesi için, verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamınca onaylanmış olması gerekir.
- Belgenin Türkiye'nin taraf olduğu bir milletlerarası sözleşmenin tasdik kapsamına giriyorsa, o sözleşmede öngörülen tasdik yöntemi uygulanır; bu durumda m.224/1'deki konsolosluk onayı aranmaz.
- Onay işlemi belgenin şeklî doğruluğu ve üzerindeki imzaya ilişkindir; belgenin muhtevasındaki vakıaların doğruluğunu veya işlemin geçerliliğini kapsamaz.

### Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu: hangi sonuçları doğurur?

- Yabancı devlet makamınca hazırlanan resmî belge, onaylanmadıkça Türkiye'de resmî belge vasfını taşımaz.
- Onaylanmış yabancı resmî belge, Türk resmî senetlerinin ispat gücünü kazanır.
- Onaylanmamış belgenin delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği mahkemenin takdirindedir.
- Sözleşme kapsamındaki belgede tasdik şerhi bulunduğunda konsolosluk onayı aranmaz; bu hal m.224/2 gereğidir.
- Onay, belgenin tevsik ettiği işlemin geçerliliğini etkilemez; yalnızca ispat hukukunda etki doğurur.
- Tasdik şerhi taşıyan orijinal belgenin Türk mahkemelerinde kullanılabilmesi için Türkçe tercümesinin sunulması gerekir.

### Genel onay ile sözleşme ile tasdik arasındaki fark nedir?

- Sözleşmeye taraf olmayan devletin belgesinde, m.224/1 uyarınca yabancı devletin yetkili makamı veya Türk konsolosluğunun onayı aranır.
- Türkiye'nin taraf olduğu La Haye Apostille Sözleşmesi kapsamındaki belgede, belge üzerine konan tasdik şerhi (apostille) yeterlidir.

Sonuç: Sözleşme kapsamındaki belgede konsolosluk onayı zorunluluğu kalkar; m.224/2 bu ayrımın dayanağıdır.

### Sözleşme kapsamındaki belge ile sözleşme dışı belge arasındaki fark nedir?

- Savcı, zabıt kâtibi veya adliye memuru tarafından düzenlenen belgeler, idarî belgeler, noter senetleri ve özel sıfatla imzalanmış olup kayıt ya da imza onayı taşıyan beyanlar Sözleşme kapsamındadır.
- Diplomasi veya konsolosluk memurlarınca düzenlenen belgeler ile gümrük ve ticaretle ilgili idarî belgeler Sözleşme dışındadır.

Sonuç: Sözleşme dışındaki belgelerin Türk mahkemelerinde kullanılabilmesi için m.224/1'deki konsolosluk onayı veya ilgili anlaşmanın öngördüğü usul gerekir.

### Resmî senet niteliği ile onaysız belge arasındaki fark nedir?

- Verildiği devletin yetkili makamı veya Türk konsolosluğu tarafından onaylanmış yabancı resmî senet, Türk resmî senetlerinin ispat gücüne sahip olur.
- Onaylanmamış yabancı belge resmî senet gücü taşımaz.

Sonuç: Onaysız belgenin delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılır.

### Yabancı resmî belgelerin yetkili makamlar tarafından onaylanması zorunluluğu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Apostille taşıyan Sözleşme kapsamındaki belgeye de konsolosluk onayı aramak; Sözleşme kapsamındaki belgede m.224/1 yerine tasdik şerhinin yeterli olduğunu gözden kaçırmak.
- Sözleşme dışı belgede apostille yeterli sanmak; bu belgelerde m.224/1 uyarınca konsolosluk onayı gerektiğini unutmak.
- Onayın belgenin muhtevasını veya altındaki işlemin geçerliliğini de kapsadığını sanmak; onay yalnızca belgenin şeklî doğruluğu ve imzaya ilişkindir.
- Onaysız yabancı belgeyi kesin olarak delil dışı saymak; maddeye göre bu tür belgenin değeri mahkemenin takdirindedir.
- Onay eksikliğini ancak tercüme eksikliğiyle birlikte değerlendirmek; iki ayrı şartın (m.223 ve m.224) ayrı ayrı yerine getirilmesi gerekir.
- Sözleşmeye taraf olunmayan bir devletin belgesinde Sözleşme'nin tasdik kolaylığını uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yabancı resmî belgenin Türkiye'de geçerli olabilmesi için, m.224/1 uyarınca düzenlendiği devletin yetkili makamı veya Türk konsolosluğu tarafından onaylanması gerektiği kabul edilmektedir. (Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/933 E., 2022/973 K., 28.11.2022)
- Yabancı bir ülkede o ülkenin noteri tarafından düzenlenen noter senedinin, Apostille şerhi taşıması halinde ayrıca tenfiz kararı aranmaksızın delil olarak kullanılabileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2023/1250 E., 2024/4610 K., 03.06.2024)
- Türkiye'nin 1961 tarihli La Haye Sözleşmesi'ne taraf olması nedeniyle, Sözleşme kapsamındaki belgelerde konsolosluk onayının aranmayacağı, bunun yerine tasdik şerhinin yeterli olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2014/1694 E., 2014/9929 K., 24.04.2014)
- Sözleşmeye taraf olmayan bir devletin mahkemesince verilen boşanma ilamının tanınmasında m.224'ün dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2014/1694 E., 2014/9929 K., 24.04.2014)
- Onay bulunmayan yabancı belgeye dayanılmasının, belgenin resmî senet gücü taşımadığı ve mahkemenin takdirine bırakıldığı kabul edilmektedir. (10. Daire, 2024/6041 E., 2024/5256 K., 25.11.2024)
- Tercümesi sunulmamış ya da resmî tercümesi bulunmayan yabancı belgeye dayanılmasının m.223 ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Daire, 2024/5733 E., 2024/4963 K., 18.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Onay işlemine dayanan taraf, belgenin m.224/1 kapsamında onaylandığını ispat eder; onay, konsolosluk veya yabancı yetkili makamın şerhiyle belgelenir.
- Sözleşme kapsamındaki belgede ispat, belge üzerindeki tasdik şerhi (apostille) ile yapılır; ayrıca konsolosluk onayı aranmaz.
- Onaylanmamış belgeyi ileri süren taraf, belgenin delil olarak kabul edilmesini mahkemeden ister; mahkeme belgenin değerini takdir eder.
- Karşı taraf, belgenin sahte olduğunu, onayın eksik ya da hatalı olduğunu ileri sürerek savunma yapabilir; bu iddiayı kendisi ispatlar.
- Tercümenin sunulmaması ya da eksik olması halinde taraf, belgenin resmî tercümesini mahkemeye sunmakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-223): Yabancı dilde yazılmış belgenin tercümesinin mahkemeye sunulmasını düzenler. Onaylanmış yabancı resmî belge kullanılırken tercüme zorunluluğu ayrıca uygulanır.
- 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu m.296: Madde gerekçesinde kaynak olarak gösterilen eski hükümdür; m.224'ün yapısı bu hükmün uyarlanmış biçimidir.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.223](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-223): Tercümenin mahkeme tarafından da istenebilmesi bakımından m.224 ile birlikte okunur.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/589 E., 2025/631 K., 15.10.2025 (m.221)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/695 E., 2024/595 K., 27.11.2024 (m.216, m.219)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024 (m.216, m.219)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/339 E., 2024/77 K., 07.02.2024 (m.219, m.220, m.221)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1037 E., 2023/531 K., 31.05.2023 (m.217)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/332 E., 2023/358 K., 26.04.2023 (m.217)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/700 E., 2022/207 K., 24.02.2022 (m.216)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2897 E., 2017/1424 K., 22.11.2017 (m.220)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2891 E., 2017/1420 K., 22.11.2017 (m.220)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2895 E., 2017/1422 K., 22.11.2017 (m.220)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2893 E., 2017/1421 K., 22.11.2017 (m.220)
- 10. Daire, 2024/6041 E., 2024/5256 K., 25.11.2024 (m.224)
- 10. Daire, 2024/5733 E., 2024/4963 K., 18.11.2024 (m.224)
- 11. Hukuk Dairesi, 2023/1250 E., 2024/4610 K., 03.06.2024 (m.224)
- 11. Hukuk Dairesi, 2022/5685 E., 2024/1968 K., 11.03.2024 (m.223)
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/17472 E., 2023/20330 K., 21.12.2023 (m.216)
- 9. Hukuk Dairesi, 2023/17474 E., 2023/20331 K., 21.12.2023 (m.216)
- 12. Hukuk Dairesi, 2022/10503 E., 2023/4457 K., 22.06.2023 (m.217)
- 3. Hukuk Dairesi, 2021/9230 E., 2022/2887 K., 30.03.2022 (m.218)
- 2. Hukuk Dairesi, 2014/1694 E., 2014/9929 K., 24.04.2014 (m.224)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2026/31 E., 2026/155 K., 12.02.2026 (m.219)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/36 E., 2025/1494 K., 24.12.2025 (m.221)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2022/12 E., 2025/1460 K., 17.12.2025 (m.223)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/847 E., 2025/1375 K., 04.12.2025 (m.221)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/812 E., 2025/1166 K., 02.12.2025 (m.223)
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/561 E., 2025/526 K., 03.07.2025 (m.218)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/364 E., 2025/950 K., 03.07.2025 (m.223)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1866 E., 2025/871 K., 24.04.2025 (m.219)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/308 E., 2025/323 K., 17.03.2025 (m.221)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/180 E., 2025/35 K., 17.01.2025 (m.221)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/959 E., 2024/1827 K., 11.12.2024 (m.219)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/913 E., 2024/1454 K., 24.10.2024 (m.220)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/878 E., 2024/1323 K., 04.07.2024 (m.216)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/352 E., 2024/1108 K., 28.06.2024 (m.218)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2022/1639 E., 2024/935 K., 16.05.2024 (m.223)
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/100 E., 2023/821 K., 02.11.2023 (m.217)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2022/1579 E., 2023/1595 K., 12.10.2023 (m.223)
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/804 E., 2023/235 K., 06.04.2023 (m.217)
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/622 E., 2023/176 K., 16.03.2023 (m.217)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/385 E., 2022/721 K., 29.11.2022 (m.218)
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/933 E., 2022/973 K., 28.11.2022 (m.224)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2020/602 E., 2022/298 K., 09.03.2022 (m.218)
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/243 E., 2020/69 K., 28.01.2020 (m.218)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.215).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/belgelerin-halefler-aleyhine-kullanilmasi-ve-adi-senetlerin-ucuncu-kisiler-icin
