---
title: "Davanın açılması — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.118–125"
last_amended: "2020-07-22"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/davanin-acilmasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Davanın açılması

Medeni Usul Hukuku › HMK › Yazılı yargılama usulü — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.118, davanın hangi andan itibaren açılmış sayılacağını ve dava dilekçesine eklenecek örnek sayısını düzenler. HMK m.119, dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurları sayar: mahkemenin adı, tarafların ve varsa temsilcilerin kimlik ve adres bilgileri, davacının T.C. kimlik numarası, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava değeri, vakıaların sıra numaralı özetleri, her vakıanın delilleri, hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.118–125 hükümlerini kapsar: davanın açılma zamanı, dava dilekçesinin içeriği, harç ve gider avansının ödenmesi, belgelerin birlikte verilmesi, dava dilekçesinin tebliği, davanın geri alınması, tarafta iradî değişiklik, dava konusunun devri.

- [HMK m.118 — Davanın açılma zamanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-118)
- [HMK m.119 — Dava dilekçesinin içeriği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-119)
- [HMK m.120 — Harç ve gider avansının ödenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-120)
- [HMK m.121 — Belgelerin birlikte verilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-121)
- [HMK m.122 — Dava dilekçesinin tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-122)
- [HMK m.123 — Davanın geri alınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-123)
- [HMK m.124 — Tarafta iradî değişiklik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-124)
- [HMK m.125 — Dava konusunun devri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-125)

## [HMK m.118 — Davanın açılma zamanı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-118)

Madde, davanın hangi andan itibaren açılmış sayılacağını ve dava dilekçesine eklenecek örnek sayısını düzenler. Dava açılma anının belirlenmesinde kayıt tarihi esas alınır; kaydın usul ve esasları yönetmeliğe bırakılmıştır. Madde, dava dilekçesinin davalıya tebliğini, tebliğ zarfının içeriğini ve cevap süresini düzenlemez (m.122). Dava dilekçesinin içeriği ve eksikliğin giderilmesi (m.119), harç ve gider avansı (m.120), dava dilekçesinin tevziine ilişkin ayrıntılar ile cevap dilekçesi aşaması da bu maddenin kapsamı dışındadır. Maddenin uygulandığı taraf, dava açacak davacı ve dava dilekçesi veren herkestir; davanın açılma anının maddi hukuktaki sonuçları (zamanaşımının kesilmesi gibi) ise maddi hukuk kurallarına tabidir.

### Davanın açılma zamanı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dava dilekçesinin kaydı**: Dava dilekçesinin mahkeme kaydına geçirilmesi işlemidir. Davanın açılma anı, dilekçenin mahkemeye sunulduğu an değil, kayda geçirildiği andır.
- **Davanın açılmış sayılması**: Davanın, dilekçenin kaydedildiği tarihte hukuken var olması ve bu tarihten itibaren davanın sonuçlarını doğurmasıdır. Bu tarih, usul ve maddi hukuk bakımından belirleyicidir.
- **Davalı sayısı kadar örnek**: Dava dilekçesine, davalı sayısına göre eklenen ek nüshalardır. Mahkeme bir nüshayı dosyada tutar, diğerlerini davalılara tebliğ eder.
- **Yönetmelik**: Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esasları belirleyen düzenleyici işlemdir. Madde, kayda ilişkin ayrıntıyı bu yönetmeliğe bırakır.

### Davanın açılma zamanı: hangi şartlar aranır?

- Dava dilekçesinin mahkemeye yazılı ya da elektronik ortamda sunulmuş olması gerekir.
- Dilekçenin kayda geçirilmiş olması gerekir; davanın açılma anı bu kayıt tarihidir.
- Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenmiş olması gerekir.
- Kayda ilişkin usul ve esaslara, yani yönetmelikte öngörülen işlemlere uygun olarak kaydın yapılmış olması gerekir.

### Davanın açılma zamanı: hangi sonuçları doğurur?

- Dava dilekçesi kayda geçirildiğinde dava açılmış sayılır ve usul bakımından dava bu tarihte başlamış olur.
- Davanın açılma anı, maddi hukuk bakımından önemli sonuçlar doğurur; örneğin dava konusu alacak için zamanaşımı bu tarihte kesilir.
- Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenmezse, eksikliğin giderilmesi usulü devreye girer ve bu eksikliğin giderilmemesi davanın açılmamış sayılmasına yol açabilir.
- Davanın açılmış sayılması için dilekçenin davalıya tebliğ edilmiş olması şart değildir.
- Kaydın usul ve esasları yönetmelikte düzenlendiğinden, yönetmelik hükümlerine aykırı kayıt işlemi davanın açılma anını etkileyen bir usul sorunu doğurabilir.

### Dilekçenin verilmesi ile dilekçenin kaydı arasındaki fark nedir?

- Dilekçenin mahkeme kalemine veya sisteme sunulması, kişinin dilekçeyi teslim ettiği andır.
- Dilekçenin kayda geçirilmesi, zabıt katibi veya sistem tarafından kaydın yapıldığı andır.

Sonuç: Davanın açılma tarihi kayıt tarihidir; teslim tarihi tek başına dava açılma tarihi sayılmaz.

### Fiziki dava ile elektronik ortamda dava arasındaki fark nedir?

- Fiziki dava, dilekçenin kâğıt olarak mahkemeye verilip kaydedilmesiyle açılır.
- Elektronik ortamda açılan dava, dilekçenin sisteme kaydedildiği anda açılmış sayılır.

Sonuç: Her iki yolda da açılma anı kayıt tarihidir; ancak kaydın anı yolun niteliğine göre farklı biçimde belirlenir.

### Açılma anı ile tebliğ anı arasındaki fark nedir?

- Davanın açılma anı, dilekçenin kaydedildiği tarihtir.
- Tebliğ, dava dilekçesinin davalıya ulaştırılmasıdır ve cevap süresi bu anda başlar.

Sonuç: Davanın açılmış sayılması için dilekçenin davalıya tebliğ edilmiş olması gerekmez; tebliğ ayrı bir usul işlemidir.

### Davanın açılma zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Davanın açılma tarihini dilekçenin yazıldığı veya mahkemeye teslim edildiği tarih olarak almak; açılma anının kayıt tarihi olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- Davanın açılmış sayılması için dilekçenin davalıya tebliğ edilmesini aramak; tebliğ cevap süresini başlatan ayrı bir işlemdir.
- Davalı sayısı kadar örnek eklenmesini unutmak; eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılması sonucu doğabilir.
- Harca tabi davalarda harç yatırılmadan önce kayıt yapılacağını varsaymak; harç ve gider avansı tahsil edildikten sonra tevzi ve kayıt yapılır.
- Elektronik ortamda açılan davada tevzi tarihini esas almak; sistem kaydı tarihi esas alınmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Dava açılmasının maddi hukuk sonuçlarının bazıları dava açılma tarihine, bazıları ise dava dilekçesinin tebliğine bağlanmaktadır; zamanaşımının kesilmesi açılma tarihine bağlanır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/232 E., 2023/553 K., 31.05.2023)
- Dava dilekçesinin kayda geçirilmesinin yönetmelik hükümlerine göre yapılması, kaydın hangi anda gerçekleştiğinin tespiti için belirleyicidir; elektronik işlem yapılamadığında tutanakla tespit edilen tarih esas alınır. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/158 E., 2024/561 K., 20.11.2024)
- Dilekçenin mahkeme kalemine sonradan getirilmesi halinde, kalem tarafından tutanak tutulmuşsa veya şerh verilmişse, dava kalemin belgelediği tarihte açılmış sayılmaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/63 E., 2026/141 K., 20.02.2026)
- Harca tabi davalarda harcın yatırıldığı tarihte davanın açılmış sayıldığı kabul edilmekte; bu nedenle hâkimin havale tarihinin önce veya sonra olması önem taşımamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/232 E., 2023/553 K., 31.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Davanın açılma tarihini ileri süren taraf, dilekçenin kayda geçirildiği tarihi mahkeme kaydı, tevzi formu veya sistem kaydı ile ispatlar.
- Davacı, dilekçenin teslim edildiği tarihin kayıt tarihinden farklı olduğunu iddia ederse, bu iddiayı teslim belgesi veya tutanak ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Zamanaşımı savunmasında, dava açılma tarihinin zamanaşımı süresi içinde kaldığını ileri süren taraf, kayıt tarihini belgelendirmek zorundadır.
- Dilekçenin kaydının elektronik ortamda yapılamaması hâlinde düzenlenen tutanak, açılma tarihinin ispatında belirleyici belgedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-119): Dava dilekçesinin içeriği ve eksikliklerin giderilmesi usulünü düzenler; davalı sayısı kadar örnek eklenmesi de bu aşamada kontrol edilir.
- [6100 sayılı Kanun m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-120): Harca tabi davalarda harç ve gider avansının ödenmesi, dilekçenin tevzi edilip kaydedilmesinden önce gerçekleşir; kaydın zamanlamasını etkiler.
- [6100 sayılı Kanun m.122](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-122): Dava dilekçesinin davalıya tebliğini düzenler; açılma anı ile tebliğ anı ayrı olduğundan bu madde ile birlikte okunmalıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.127](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-127): Davalının cevap süresini düzenler; cevap süresinin başlangıcı tebliğ ile ilgilidir, açılma anı ile değil.
- [6100 sayılı Kanun m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-119): Dava dilekçesinin içeriğini düzenlediğinden, kayda konu olan dilekçenin şekli bakımından ilgilidir.

## [HMK m.119 — Dava dilekçesinin içeriği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-119)

Madde, dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurları sayar: mahkemenin adı, tarafların ve varsa temsilcilerin kimlik ve adres bilgileri, davacının T.C. kimlik numarası, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava değeri, vakıaların sıra numaralı özetleri, her vakıanın delilleri, hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza. Bu unsurların hangilerinin eksikliğinde kesin süre verileceğini ve hangilerinde doğrudan davanın açılmamış sayılacağını düzenler. Kime uygulandığı bakımından dava açacak her davacıyı ilgilendirir. Dilekçenin ekleri ve delillerin sunulma usulünü düzenlemez (m.128 ve devamı ile somutlaştırma yükü ilgili hükümler). Cevap dilekçesinin içeriği ve cevap süresi bu maddenin kapsamı dışındadır (m.125 ve m.126). Dava dilekçesinin harca esas değerinin hesaplanması harçlandırma mevzuatında yer alır.

### Dava dilekçesinin içeriği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dava dilekçesinin zorunlu unsurları**: Kanunun 119/1 bentlerinde sayılan, dilekçede bulunması gereken hususlardır. Bunların bir kısmının eksikliği davanın esasının incelenmesine engel olur, bir kısmının eksikliği ise kesin süreye bağlanır.
- **Kesin süre**: Hâkimin eksikliğin tamamlanması için davacıya verdiği, uzatılmayan ve geçirildiğinde hukuki sonuç doğuran süredir. Madde metninde bir hafta olarak belirlenmiştir.
- **Dava açılmamış sayılması**: Eksikliğin kesin süre içinde tamamlanmaması hâlinde davanın hiç açılmamış gibi kabul edilmesidir. Bu, davanın usulden reddinden farklıdır, çünkü davacı aynı davayı yeniden açabilir.
- **Somutlaştırma**: Davacının iddiasının dayanağı olan vakıaları sıra numarası altında açık biçimde ortaya koyma yükümlülüğüdür; bu yük vakıa özetleri ve delil gösterimi ile yerine getirilir.
- **Talep sonucu**: Davacının mahkemeden istediği hükmü açıkça gösteren bölümdür. Talep açık değilse hâkim davacıdan talebini açıklamasını isteyebilir.

### Dava dilekçesinin içeriği: hangi şartlar aranır?

- Dava dilekçesinde mahkemenin adı, davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri bulunmalıdır.
- Davacının T.C. kimlik numarası dilekçede yer almalıdır; bu bent eksik olduğunda kesin süre verilir.
- Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri yazılmalıdır.
- Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri belirtilmelidir.
- Davanın dayanağı olan bütün vakıalar sıra numarası altında açık özetlerle gösterilmelidir.
- İddia edilen her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği dilekçede belirtilmelidir.
- Dayanılan hukuki sebepler dilekçede gösterilmelidir.
- Talep sonucu açık biçimde yazılmalıdır.
- Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası bulunmalıdır.
- Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışındaki eksikliklerde hâkim bir haftalık kesin süre verir; bu bentlerdeki eksikliklerde süre verilmesi bu maddeye göre öngörülmemiştir.

### Dava dilekçesinin içeriği: hangi sonuçları doğurur?

- Davacının T.C. kimlik numarası, adres veya kanuni temsilci bilgileri eksikse hâkim bir haftalık kesin süre verir.
- Kesin süre içinde eksiklik tamamlanırsa dava dilekçesine göre yargılamaya devam edilir.
- Kesin süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
- (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki eksikliklerde ikinci fıkra uyarınca kesin süre verilmez; bu eksikliklerin sonucu ilgili bentlerin işlevine göre ayrıca değerlendirilir.
- Dava dilekçesinde adres yazılmamış olsa bile dosyadaki başka belgelerden adres anlaşılıyorsa mahkeme davayı açılmamış saymaz.
- Dava açılmamış sayıldığında dava hiç açılmamış gibi sonuç doğurur; bu nedenle davacı sürelerine ve harcına dikkat etmelidir.
- Dava dilekçesinde imza eksikliği tamamlanabilir bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir.

### Kesin süreye tabi bentler ile süresiz bentler arasındaki fark nedir?

- (b), (c), (ç), (ğ) ve (h) bentleri: eksikliği halinde hâkim davacıya bir haftalık kesin süre verir.
- (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri: madde metninde bu bentlerin eksikliği için ikinci fıkrada süre öngörülmemiştir.

Sonuç: Kesin süreye bağlanan eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır; süreye bağlanmayan bentlerde eksikliğin sonucu bu madde yerine ilgili bentlerin kendi hükümlerinden doğar.

### Dava açılmamış sayılması ile usulden ret arasındaki fark nedir?

- Kesin süre içinde tamamlanmayan eksiklik, dava açılmamış sayılması sonucunu doğurur.
- Süre verilmeden doğrudan usulden ret, madde metnine göre ilgili bentlerin eksikliğinde uygulanacak yol olarak öngörülmemiştir.

Sonuç: Davacı, açılmamış sayılan davayı yeniden açabilir; usulden ret kararı ise kesin hüküm doğurur.

### Talep sonucu eksikliği ile talep belirsizliği arasındaki fark nedir?

- Talep sonucunun hiç yazılmaması ya da açık olmaması, ğ bendi kapsamında eksiklik sayılır.
- Talebin açık olduğu, yalnız biçimsel yanlışlık taşıdığı durumda hâkimin aydınlatma ödevi (m.31) devreye girer.

Sonuç: Talep açık ise kesin süre verilmesi ve talep sonucunun düzeltilmesi gerekir; açık olan talep için süre vermek gerekmez.

### Dava dilekçesinin içeriği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki eksiklik için de kesin süre vermek; ikinci fıkra bu bentleri kapsam dışı bırakmıştır.
- Kesin süreyi hiç vermeden davayı açılmamış saymak; önce bir haftalık kesin süre verilmesi gerekir.
- Açık talep sonucu bulunan dosyada ğ bendi gerekçesiyle süre vermek; talep açıksa bu gerekçe kullanılamaz.
- Kesin süreyi uzatmak ya da kısaltmak; süre kesin olduğundan hâkim bunu değiştiremez.
- Dilekçede adres bulunmadığında, dosyadaki bilgilerden adresin anlaşıldığını görmezden gelip davayı açılmamış saymak.
- Vakıaların genel ifadelerle belirtilmesini yeterli saymak; her vakıa sıra numarasıyla ayrı ayrı yazılmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Talep sonucunun açık olduğu hallerde 119/1-ğ bendi uyarınca kesin süre verilmesi mümkün değildir; talep açıksa süre verilmesi gerekmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/916 E., 2023/108 K., 22.02.2023)
- Talep sonucunun açıkça yazılmadığı, örneğin faiz ya da tutarın belirsiz bırakıldığı hallerde dilekçenin bu bent yönünden eksik sayılması ve hüküm kurulamaması kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/1217 E., 2023/2258 K., 05.12.2023)
- Yalnız biçimsel eksikliklerin mahkemece araştırma gerektirmeksizin tamamlanabildiği hallerde kesin süre verilmesinin gerekmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/458 E., 2024/489 K., 02.10.2024)
- Taraf olarak gösterilmesi gereken kişilerin adreslerinin bildirilmemesi, 119/1-b ve 119/2 uyarınca kesin süre verilmesini ve süre içinde tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasını gerektirir. (Hukuk Genel Kurulu, 2014/266 E., 2015/1547 K., 10.06.2015)
- Vakıaların sıra numarası altında özetlenmemesi, 119/1-e bendi gereği dilekçenin eksik sayılmasına yol açar. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/310 E., 2026/343 K., 27.02.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Dava dilekçesindeki unsurların tamamının bulunması davacının sorumluluğundadır; eksiklik halinde hâkim davacıya süre verir ve davacı tamamlamayı kanıtlamakla yükümlüdür.
- Vakıaların ispatı için dilekçede her vakıanın hangi delille ispat edileceği gösterilmelidir; yazılı belge varsa aslı veya örneği dilekçeye eklenmelidir.
- Adres bilgisinin dosyadaki diğer belgelerden anlaşılabildiği durumda, dava açılmamış sayılmaz; bu durumda eksikliğin varlığını ileri süren taraf onu ispatlamakla yükümlüdür.
- Talep sonucunun açık olmadığı iddiası mahkemece değerlendirilir; yazılı talep metninin kendisi bu konuda ana delildir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.31](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-31): Hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında belirsiz talep ve vakıalar hakkında açıklama yaptırabilmesini düzenler; talep sonucunun açıklanması bakımından bu maddeyle birlikte uygulanır.
- [6100 sayılı Kanun m.26](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-26): Hâkimin taleple bağlılığını düzenler; dava dilekçesinde açıkça yazılan talep sonucu hâkimin karar vereceği sınırı belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.194](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-194): Vakıaların ispatına ilişkin kuralları düzenler; dilekçede vakıaların ve delillerin gösterilmesi bakımından ilgilidir.

## [HMK m.120 — Harç ve gider avansının ödenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-120)

Madde, davacının dava açarken ödemesi gereken yargılama harcı ile gider avansının tutarını ve yatırılmadığında veya eksik kaldığında izlenecek usulü düzenler. Davacının dava açılışındaki yükümlülüğü ile dava sırasında avansın yetersiz çıkması hâlindeki tamamlama süresi bu kapsamdadır. Delil avansına ilişkin ayrıntılar (m.120/3 gereği m.324) bu maddede değil, m.324'te düzenlenir. Harcın hesaplanması ve tahsili harçlar mevzuatına, adli yardım halinde avansın alınmaması ise adli yardım hükümlerine bırakılmıştır. Dava şartı yokluğunda davanın reddi (m.115) ile dava şartlarının kendisi (m.114) bu maddenin dışındadır.

### Harç ve gider avansının ödenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gider avansı**: Davacının dava açarken, her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı mahkeme veznesine önceden yatırmasıdır. Tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi yargılama giderlerini karşılamak için alınır. Tutar tarifeye bağlıdır ve tarife her yıl yenilenir.
- **Yargılama harcı**: Davacının dava açarken devlete ödediği, avanstan ayrı tutulan harçtır. Gider avansıyla aynı yatırma yükümlülüğü altında tutulmasına rağmen farklı bir kalemdir.
- **Kesin süre**: Mahkemece eksik avansın tamamlanması için verilen, uzatılması ya da kendiliğinden işlemesi mümkün olmayan iki haftalık süredir. Bu sürenin tanınmadan dava şartı eksikliği nedeniyle red yapılması usule aykırıdır.
- **Dava şartı niteliğindeki gider avansı**: Gider avansının yatırılmış olması, m.114/1-g uyarınca dava şartıdır. Dava boyunca bu şartın korunması gerekir; yatırılmadığı ya da tamamlanmadığı hâlde dava şartı yokluğu doğar.

### Harç ve gider avansının ödenmesi: hangi şartlar aranır?

- Davacının dava açarken yargılama harcını ve tarifede belirlenen gider avansını mahkeme veznesine yatırmış olması gerekir.
- Avansın yetersizliği dava sırasında anlaşıldığında, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya kesin süre verilmiş olmalıdır.
- Kesin süre iki haftalık olmalı ve davacıya bildirilmiş olmalıdır.
- Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde, adli yardım hakkında karar verilinceye kadar avans alınmamalıdır; bu hal bu koşulun istisnasıdır.
- Delil avansı yönünden m.324 hükümleri saklı kalır; bu avans gider avansı yetersizliğinin koşulu sayılmaz.

### Harç ve gider avansının ödenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Davacı dava açarken gider avansını yatırmazsa, avans dava şartı olduğundan dava şartı yokluğu doğar.
- Avansın yetersiz olduğu dava sırasında anlaşılırsa, mahkeme davacıya iki haftalık kesin süre verir.
- Kesin süre içinde eksik avans tamamlanırsa dava kaldığı yerden devam eder.
- Kesin süre içinde avans tamamlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
- Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım hakkında karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz.
- Delil avansının yatırılmaması, dava şartı yokluğu sonucunu doğurmaz; delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılma sonucunu doğurur (m.324 saklıdır).
- Gider avansı, tarifede belirlenen tutar esas alınarak yatırılır; tarife her yıl yenilenir.

### Dava açılışta avans ile dava sırasında eksik avans arasındaki fark nedir?

- Dava açılırken davacının tarifedeki tutarı tam olarak yatırması beklenir.
- Dava sırasında avansın yetersiz olduğu anlaşıldığında eksiklik kesin süreyle tamamlattırılır.

Sonuç: Açılışta yatırılmayan avans için ayrı bir süre tanınmadan dava açılmış sayılmaz; dava sırasında eksiklik ise iki haftalık kesin süreyle giderilebilir.

### Gider avansı ile delil avansı arasındaki fark nedir?

- Gider avansı dava şartıdır ve yatırılmaması davanın dava şartı yokluğundan reddini doğurur.
- Delil avansı m.324 kapsamındadır ve yatırılmaması davanın reddini değil, ilgili delilden vazgeçilmiş sayılmayı doğurur.

Sonuç: Delil avansının yatırılmamasının sonucu dava şartı eksikliği değildir; bu nedenle iki avans aynı sonuca bağlanamaz.

### Adli yardım talebi olan dava ile olmayan dava arasındaki fark nedir?

- Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım hakkında karar verilinceye kadar avans alınmaz.
- Adli yardım talebi bulunmayan davada avansın yatırılması şarttır.

Sonuç: Adli yardım talebi bulunan davada avans eksikliği nedeniyle kesin süre verilip dava reddedilmez.

### Harç ve gider avansının ödenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gider avansı eksik çıktığında kesin süre vermeden dava şartı yokluğundan red kararı vermek.
- Gider avansı ile delil avansını aynı sonuca bağlayarak delil avansı yatırılmadığı için davayı usulden reddetmek.
- Kesin süreyi iki haftadan farklı bir süre olarak hesaplamak veya süreyi uzatılabilir bir süre gibi işlemek.
- Adli yardım talebi bulunan davada avans eksikliğini gerekçe göstererek süre vermeden davayı reddetmek.
- Dava açılışında avans yatırılmamışsa m.120/2'deki kesin süreyi uygulamaya çalışmak; açılışta eksiklik ayrı bir kurala tabidir ve dava şartı eksikliği doğar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Gider avansının yatırılmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemenin doğrudan davayı reddetmeden önce davacıya iki haftalık kesin süre vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/131 E., 2026/137 K., 29.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2025/2581 E., 2026/108 K., 22.01.2026)
- Kesin sürenin tanınmadan dava şartı eksikliği nedeniyle red yapılmasının usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, 2025/2581 E., 2026/108 K., 22.01.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1596 E., 2025/1758 K., 25.12.2025)
- Bilirkişiye ek ücret ödenmesi gibi avans yeterliliğini etkileyen ara kararlarda da m.120/2 uyarınca kesin süre verilerek avansın tamamlatılması uygulanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/1596 E., 2025/1758 K., 25.12.2025)
- Gider avansı ile delil avansının birbirinden ayrı olduğu ve delil avansının yatırılmamasının davanın usulden reddini doğurmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1944 E., 2014/705 K., 23.05.2014; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2024/2669 E., 2025/4483 K., 03.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Avansın yatırıldığını ve tutarını ispat yükü davacıdadır; bunu mahkeme veznesine yatırıldığını gösteren makbuz veya elektronik kayıt ile ispat eder.
- Avansın yetersizliği mahkemenin tespitine bağlıdır; mahkeme tarifedeki tutarla yatırılan miktarı karşılaştırarak eksikliği belirler ve kesin süreyi bildirir.
- Kesin sürenin tebliğ edildiği ve süre içinde tamamlanıp tamamlanmadığı, tebligat belgesi ve veznedeki kayıtla belgelenir.
- Adli yardım talebinde bulunulduğunu iddia eden taraf bu talebi ve karar tarihini belgeyle ispat eder; avansın alınmamasının dayanağı bu olur. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/131 E., 2026/137 K., 29.01.2026)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-114): Gider avansının yatırılmış olmasını dava şartları arasında sayar; m.120'deki yükümlülüğün dava şartı niteliğini belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-115): Dava şartı noksanlığı hâlinde davanın usulden reddini düzenler; avans eksikliği kesin süre sonunda tamamlanmazsa bu hüküm uygulanır.
- [6100 sayılı Kanun m.324](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-324): Delil avansına ilişkin hükümleri içerir; m.120/3 bu hükümleri saklı tutar ve delil avansının yatırılmamasının sonucu gider avansından ayrıdır.

## [HMK m.121 — Belgelerin birlikte verilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-121)

6100 sayılı Kanun'un 121. maddesi, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asılları ile birlikte, davalı sayısından bir fazla örneğinin ya da yalnızca örneklerinin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulmasını zorunlu kılar. Ayrıca başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer almasını düzenler. Kapsam, dava açan davacı ve dava dilekçesinin içeriğidir. Maddenin kendisi harç ve vergi ile gider avansının miktarını düzenlemez; harç ve vergiden muaf olma (m.121 açıklaması) ile gider avansı (120. madde) ayrı başlıklardır. Dava dilekçesinin davalıya tebliği ve cevap süresi (m.122), delil ibrazına ilişkin üçüncü kişi ve resmi kurumların belge ibrazı yükümlülüğü (m.216, m.221) ile ön inceleme aşamasında belgelerin sunulması (m.139, m.140) bu maddede düzenlenmez.

### Belgelerin birlikte verilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Belgenin asılları ile birlikte sunulması**: Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin aslının dilekçeyle birlikte mahkemeye verilmesi anlamına gelir. Yalnızca dilekçede adı geçen ama elinde bulunmayan belgeler bu kapsamda değildir.
- **Davalı sayısından bir fazla örnek**: Her davalıya tebliğ edilmek üzere her biri için bir örnek ve mahkemenin kendi dosyası için bir örnek olmak üzere düzenlenen nüshadır. Davalı sayısı birden fazlaysa örnek sayısı da buna göre artar.
- **Bulunabilmesini sağlayıcı açıklama**: Mahkemeye ibraz edilmesi istenen, ancak davacının elinde olmayıp başka yerde bulunan belge ve dosyaların mahkemece getirtilebilmesi için yeterli bilgiyi içeren açıklamadır. Belgenin bulunduğu yer, kurum ya da kişi gibi unsurları içermesi beklenir.
- **Harç ve vergiye tabi olmama**: Dava dilekçesine eklenen ve mahkemeye verilen belgeler için harç ve vergi alınmaması anlamına gelir. Bu, belgenin mahkemeye sunulmasının kendisinden doğan bir mali yük değildir.

### Belgelerin birlikte verilmesi: hangi şartlar aranır?

- Belgenin dava dilekçesinde gösterilmiş olması gerekir.
- Belgenin davacının elinde bulunması ve asıl nüshasının dilekçeyle birlikte mahkemeye verilmesi gerekir.
- Davalı sayısından bir fazla örneğin ya da yalnızca örneklerin dilekçeye eklenmesi gerekir.
- Başka yerden getirtilecek belge ve dosyalar bulunuyorsa, bunların bulunabilmesini sağlayan açıklamanın dilekçede yer alması gerekir.
- Mahkemeye verilen belgeler için harç ve vergi alınmaması ilkesi korunmalıdır; bu belgeler için ayrıca harç ödenmez.

### Belgelerin birlikte verilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgeler, asılları ve davalı sayısından bir fazla örnekleriyle birlikte sunulmazsa madde 121'deki zorunluluk yerine getirilmemiş olur.
- Başka yerden getirtilecek belge ve dosyalar için bulunabilmesini sağlayıcı açıklama yapılmamışsa, dilekçede bu yükümlülük yerine getirilmemiş sayılır.
- Mahkemeye verilen belgeler harç ve vergiye tabi değildir; bu nedenle belgelerin sunulması ayrıca harç ödenmesini gerektirmez.
- Başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilmesinde yapılan masraf 120. maddedeki gider avansından karşılanır.
- Madde 121 bir emredici hükümdür; taraflar sözleşmeyle bu yükümlülüğü ortadan kaldıramaz.

### Elinde bulunan belge ile başka yerden getirtilecek belge arasındaki fark nedir?

- Davacının elinde bulunan belgelerde asıl ve örnek birlikte dilekçeye eklenir.
- Başka yerde bulunan belge ve dosyalarda ise belgenin eklenmesi değil, bulunabilmesini sağlayan açıklamanın dilekçede yer alması aranır.

Sonuç: Birinci halde belge fiilen sunulur, ikinci halde mahkeme belgeyi kendisi getirtir; bunun gideri 120. maddedeki gider avansından karşılanır.

### Asıl belge ile yalnızca örnek sunumu arasındaki fark nedir?

- Asıl belgenin dilekçeyle birlikte sunulması kuralın tam uygulamasıdır.
- Yalnızca örneklerin eklenmesi de madde metninde açıkça yer alan bir seçenektir.

Sonuç: Yalnızca örnek sunulmuşsa mahkeme 216. madde uyarınca aslın verilmesini isteyebilir; bu durum madde 121'in kendi kapsamı dışındadır.

### Belgelerin birlikte verilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dilekçede delil olarak gösterilen belgenin davacının elinde olup olmadığını saptamadan, eklenmemiş olmasını doğrudan usulsüzlük saymak; önce elinde bulunup bulunmadığını ayırt etmek gerekir.
- Başka yerden getirtilecek belgeler için de asıl ve örnek sunulması gerektiğini düşünmek; bu hallerde aranan şey bulunabilirliği sağlayan açıklamadır.
- Belgenin yalnızca örneğinin sunulmuş olmasını 121. madde kapsamında bir eksiklik gibi değerlendirmek; bu durumda aslın istenmesi 216. maddeye göre yapılır.
- Mahkemeye verilen belgeler için harç ve vergi alınabileceğini varsaymak; bu belgeler harç ve vergiye tabi değildir.
- Getirtme masrafını dava harcından ya da başka bir kalemden karşılamak; madde açıklamasına göre bu masraf 120. maddedeki gider avansından ödenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Davacının dava dilekçesinde deliller arasında gösterdiği belgelerin dilekçeye eklenmemesi ve davalıya gönderilmemesi, davalı tarafça 121. maddeye aykırılık olarak ileri sürülmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1587 E., 2024/611 K., 04.04.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1473 E., 2023/868 K., 21.09.2023; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1444 E., 2023/1292 K., 14.09.2023)
- Davalı taraf, dava dilekçesine eklenmeyen delillere dayanılarak davanın reddini talep etmekte, bu savunmayı 121. maddeye aykırılık gerekçesine bağlamaktadır. (Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2022/1264 E., 2024/1024 K., 27.05.2024; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1473 E., 2023/868 K., 21.09.2023)
- Mahkemelerin, 121. maddeye aykırılığı usul eksikliği olarak ele alıp dilekçenin tamamlattırılmasını gerekli görme eğilimi bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/383 E., 2019/394 K., 13.03.2019)
- Hukuk Genel Kurulu, madde 121'in dava dilekçesindeki belge sunumu yükünü açıkça düzenlediğini kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Dava dilekçesinde gösterilen belgelerin dilekçeye eklenip eklenmediğini ileri süren taraf, bu eksikliği davalı olarak savunan taraftır; ispat yükü bu tarafa aittir ve sunum durumu dosya kaydından anlaşılır.
- Davacı, dilekçesine eklediği belgelerin asıl ya da örnek olarak sunulduğunu dosya içeriğiyle ispatlar; davalı, eklerin kendisine tebliğ edilmediğini tebligat evrakıyla ortaya koyabilir.
- Başka yerden getirtilecek belgelerde bulunabilirlik açıklamasının yapılıp yapılmadığı dilekçenin kendisinden anlaşılır; açıklamanın eksik olduğunu ileri süren taraf bunu dilekçe metniyle gösterir.
- Davacının elinde bulunmayan belgelerin varlığı ve yeri, dilekçedeki açıklamalar ve sonradan sunulan bilgilerle değerlendirilir; davacının bu belgeye sahip olmadığını savunan taraf bunu ispatlamakla yükümlü değildir, ancak iddiasını dayandırması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-120): Başka yerden getirtilecek belgelerin masrafı, bu maddedeki gider avansından karşılanır.
- [6100 sayılı Kanun m.122](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-122): Dava dilekçesinin davalıya tebliğini ve cevap süresini düzenler; belgelerin örnekleri de bu tebliğe konu olur.
- [6100 sayılı Kanun m.216](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-216): Belgenin yalnızca örneğinin sunulması hâlinde mahkemenin aslın verilmesini isteyebileceğini düzenler; madde 121'in tamamlayıcısıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.139](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-139): Dilekçede gösterilen ancak henüz sunulmamış belgeler için ön inceleme aşamasında verilecek kesin süre ve sonuçlarını düzenler.

## [HMK m.122 — Dava dilekçesinin tebliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-122)

Madde, mahkemenin dava dilekçesini davalıya nasıl tebliğ edeceğini ve tebliğ zarfında davalıya iki haftalık cevap süresinin bildirilmesi gerektiğini düzenler. Madde, cevap dilekçesinin verilme süresinin kendisini düzenlemez (ilgili süre 127. maddede yer alır). Dava dilekçesinin ekleriyle birlikte verilmesi (121. madde), dava dilekçesinin içeriği ve harç ile gider avansı yükümlülükleri, maddede düzenlenmez. Dava şartlarının eksikliğinde verilecek kararlar ile usulden red de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Dava dilekçesinin tebliği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tebliğ (dava dilekçesinin tebliği)**: Mahkemenin dava dilekçesini davalıya resmi usulle ulaştırmasıdır. Davalının davadan haberdar olmasını ve savunma yapabilmesini sağlar.
- **Taraf teşkili**: Davanın davacı ve davalının katılımıyla kurulmasıdır. Dava dilekçesinin davalıya tebliği bu teşkilin ilk adımıdır.
- **Tebligatın meşruhatlı olması**: Tebliğ zarfında davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceğinin belirtilmesidir. Bu bilgi bulunmazsa cevap süresi başlamaz.
- **Hukuki dinlenilme hakkı**: Tarafların kendilerini ilgilendiren davadan haberdar olması ve savunma yapabilmesi hakkıdır. Dava dilekçesinin tebliği bu hakkın gereğidir.

### Dava dilekçesinin tebliği: hangi şartlar aranır?

- Dava dilekçesinin mahkemeye sunulmuş ve mahkemece alınmış olması gerekir.
- Dava dilekçesinin mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilmesi gerekir; tebliğ gecikmeden yapılmalıdır.
- Tebliğ zarfında davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceğinin gösterilmesi gerekir; bu gösterilmezse cevap süresi başlamaz.
- Dava şartı yokluğu gerekçesiyle tebliğden kaçınılabilmesi için kanunda özel düzenleme bulunmalı, Yargıtay'da açılması gereken dava gibi istisnai bir hal veya gerekli harç ve gider avansının yatırılmaması ya da Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmaması gibi bir durum gerçekleşmiş olmalıdır.
- Dava şartı yokluğunun diğer hallerinde (taraf ve dava ehliyeti, görev, yargı yolu) tebliğden kaçınılamaz; mahkemenin karar vermeden önce davalıyı dinlemesi gerekir.

### Dava dilekçesinin tebliği: hangi sonuçları doğurur?

- Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilir ve davalı davaya iki hafta içinde cevap verebilir.
- Tebliğ zarfında iki haftalık cevap süresi gösterilmezse cevap süresi başlamaz.
- Usulüne uygun olmayan tebligata dayanılarak yapılan usul işlemleri esas alınamaz.
- Kanunda özel düzenleme bulunan ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilecek hallerde dilekçe tebliğ edilmeden dava reddedilebilir.
- Dava şartı yokluğunun diğer hallerinde dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır ve bozma nedenidir.
- Davalıya tebliğ yapılmadan görevsizlik kararı verilmesi, davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.

### Tebliğ zorunluluğu ile tebliğden kaçınılan haller arasındaki fark nedir?

- Dava dilekçesinin davalıya tebliği genel kuraldır; taraf teşkili ve hukuki dinlenilme hakkı bunu gerektirir.
- Kanunda özel düzenleme bulunan, Yargıtay'da açılması gereken dava gibi istisnai hallerde dilekçe tebliğ edilmez.

Sonuç: İstisnai hallerde davalıya tebliğ yapılmadan dava usulden reddedilebilir; dava şartı yokluğunun diğer hallerinde ise tebliğden kaçınılamaz.

### Yargı yetkisi yokluğu ile dava şartı yokluğunun diğer halleri arasındaki fark nedir?

- Mahkemenin dava konusu hakkında yargı yetkisinin bulunmaması halinde Türk mahkemelerinin yargı yetkisi yoktur.
- Taraf ve dava ehliyetinin yokluğu, görev veya yargı yolunun yanlış olması gibi dava şartı yokluğu hallerinde mahkemenin karar vermesi gerekir.

Sonuç: Yargı yetkisi yokluğunda dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmez; diğer dava şartı yokluklarında tebliğ zorunludur ve davalı dinlenmelidir.

### Dava dilekçesinin tebliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava şartı yokluğunun her halinde dava dilekçesini tebliğ etmeden usulden red kararı vermek; yalnız kanunda özel düzenleme bulunan veya yargı yetkisi bulunmayan hallerde tebliğden kaçınılabilir.
- Tebligatta iki haftalık cevap süresini belirtmeyi unutmak; bu durumda cevap süresi başlamaz ve tebligat usulsüz sayılır.
- Dava şartı yokluğu nedeniyle davayı dosya üzerinden reddederken davalıyı dinlememek; mahkemenin karar vermeden önce karşı tarafı dinlemesi gerekir.
- Görevsizlik ya da yetkisizlik kararını davalıya tebliğ etmeden dosya üzerinden vermek; davalının bu kararlara karşı haklarını kullanabilmesi için dilekçenin tebliği gerekir.
- Usulüne uygun olmayan bir tebligat adresine tebliğ çıkararak yapılan işlemleri geçerli saymak; bu işlemler esas alınamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Dava dilekçesinin davalıya tebliği yapılmadan karar verilmesi, davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal eden usul hatası sayılmakta ve bozma nedeni kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/21 E., 2025/883 K., 08.09.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/432 E., 2024/590 K., 03.07.2024)
- Tebligatta iki haftalık cevap süresinin belirtilmemesi hâlinde davalının cevap süresi başlamamakta, bu durum karar bozması için ileri sürülebilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2025/1105 E., 2025/8070 K., 30.09.2025)
- Dava şartı yokluğu ileri sürülerek dava dilekçesi tebliğ edilmeden usulden red kararı verilmesi, davalının hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/1218 E., 2019/1563 K., 14.11.2019)
- Eksik harç veya gider avansı gibi hallerde davacıya kesin süre verilmesi ve süre içinde tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/519 E., 2025/780 K., 23.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini mahkeme dosyasındaki tebliğ belgesiyle ispatlar; tebliğ belgesi bulunmadan usul işlemi yapıldığını ileri süren taraf bunu dosya kapsamıyla gösterir.
- Tebliğ zarfında iki haftalık cevap süresinin gösterildiğini tebligat belgesinin içeriği ortaya koyar; bu bilgi yoksa süre başlamadığını ileri süren taraf bunu tebligatın kendisiyle ispatlar.
- Davalı, tebliğin yapılmadığını ya da usulsüz yapıldığını ileri sürdüğünde bu iddiayı kendisi ispatlamak zorundadır; mahkeme dosyadaki tebligat kayıtlarına göre karar verir.
- Dava şartı yokluğu ile usulden red iddiasında, bu koşulun gerçekleştiğini ileri süren taraf (genellikle davalı) dayanağını belgeyle gösterir; istisnai hal kanunda özel düzenleme gerektirir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.127](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-127): Maddede belirtilen iki haftalık sürenin cevap dilekçesi verme süresi olarak düzenlendiği maddedir; 122. maddedeki tebliğ bu süreyi başlatır.
- [6100 sayılı Kanun m.121](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-121): Dava dilekçesine eklenecek belgelerin davalı sayısından bir fazla örnekle verilmesini düzenler; tebliğ edilecek dilekçenin eksiksiz hazırlanmasını sağlar.
- [6100 sayılı Kanun m.140](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-140): Ön inceleme duruşmasında dilekçelerde sunulmayan belgeler için verilecek kesin süreyi düzenler; dilekçelerin tebliğinden sonra gelen aşamadır.
- [6100 sayılı Kanun m.138](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-138): Davalıya dava dilekçesinin tebliğinden sonra tensip ve ön inceleme aşamasının işleyişini düzenler; tebliğ eksikliği bu aşamaları etkiler.
- [6100 sayılı Kanun m.18A/2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-18): Arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği hallerde dava dilekçesinin tebliğ edilmeden usulden reddini düzenler; tebliğden kaçınılan istisnai hallerdendir.

## [HMK m.123 — Davanın geri alınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-123)

Madde, davacının görülmekte olan davasını ileride yeniden açma hakkını saklı tutarak geri almasını ve bunun koşullarını düzenler: davalının açık rızası, geri almanın hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilmesi ve geri almanın sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi. Madde, geri almanın yalnızca çekişmeli yargıda uygulanabileceğini ve kısmi geri almaya da imkân tanındığını dolaylı olarak kapsar. Madde, dava dilekçesinin işlemden kaldırılmasını düzenlemez (m.150). Feragat (m.307) ile davanın takipsiz bırakılmasına ilişkin usul (m.150) bu maddenin kapsamı dışındadır. Geri alınan davanın yeniden açılmasının sınırları ve yenileme süreleri de bu maddede düzenlenmemiştir.

### Davanın geri alınması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davanın geri alınması**: Davacının görülmekte olan davasını, ileride yeniden açma imkânını saklı tutarak takipten vazgeçmesidir. Hakkın kendisinden vazgeçme anlamına gelmediği için feragatten ayrılır.
- **Açık rıza**: Davalının geri almaya açıkça ve bilinçli biçimde onay vermesidir. Sessizlik, karşı çıkmama veya zımni muvafakat bu rızanın yerini tutmaz.
- **Hüküm kesinleşmesi**: Verilen hükmün kanun yoluna başvurulamaz hale gelmesidir. Geri alma, bu ana kadar yapılabilir; kesinleşmeden sonra dava geri alınamaz.
- **Davanın açılmamış sayılması**: Geri alma üzerine verilen sonuç kararıdır. Dava hiç açılmamış gibi hukuki sonuç doğurmaz hale gelir.

### Davanın geri alınması: hangi şartlar aranır?

- Davanın çekişmeli yargıda görülmekte olması gerekir; çekişmesiz yargıda karşı taraf bulunmadığından geri alma yapılamaz.
- Geri alma beyanı, hüküm kesinleşmeden önce yapılmış olmalıdır; karar verildikten sonra, örneğin temyiz aşamasında yapılabilir.
- Davalının açık rızası bulunmalıdır; zımni muvafakat, sessizlik veya karşı çıkmama yeterli değildir.
- Hâkim, davalıya rızasının bulunup bulunmadığını açıkça sormalıdır; davalı açık bir beyanda bulunmamışsa rızası yok sayılır.
- Geri alma tam veya kısmi olabilir; kısmi geri alma için de davalının açık rızası aranır.
- Geri alma sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.

### Davanın geri alınması: hangi sonuçları doğurur?

- Davalının açık rızası ile yapılan geri alma sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
- Davalı açık rıza göstermezse davaya devam edilir; davacının geri alma istemi hükmü değiştirmez.
- Hüküm kesinleştikten sonra geri alma yapılamaz; böyle bir talep reddedilir.
- Davalının sessizliği, karşı çıkmaması veya zımni muvafakati geri alma için yeterli değildir.
- Geri alma, davanın açılmamış sayılması sonucunu doğurduğundan, geri alınan dava ilerde yeniden açılabilir.
- Kısmi geri alma yapılırsa geri alınan kısım bakımından davanın açılmamış sayılmasına, kalan kısım bakımından yargılamaya devam edilmesine karar verilir.
- Madde emredicidir; taraflar sözleşmeyle davalının rızası olmadan geri almayı öngören bir düzenleme yapamaz.

### Davanın geri alınması ile feragat arasındaki fark nedir?

- Geri almada davacı, davasını ileride yeniden açma imkânını saklı tutar ve dava konusu hakkından vazgeçmez.
- Feragatte davacı, dava konusu hakkın kendisinden vazgeçer ve bu davayı sona erdirir.

Sonuç: Geri almada davalının açık rızası aranır; feragatte davalının rızası aranmaz. Feragatin hükmü ise davanın reddidir.

### Davanın geri alınması ile dosyanın işlemden kaldırılması arasındaki fark nedir?

- Geri almada davacı davasını bir beyanla takipten vazgeçer ve hâkim geri almaya ilişkin karar verir.
- İşlemden kaldırmada dosya işlemden kaldırılır ve belirli süre içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.

Sonuç: Geri almada davalının açık rızası gerekir ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilir; işlemden kaldırmada davalının rızası aranmaz ve yenileme süresi işler.

### Hüküm kesinleşmeden önce geri alma ile hüküm kesinleştikten sonra geri alma arasındaki fark nedir?

- Hüküm kesinleşmeden önce yapılan geri alma, davalının açık rızası ile geçerlidir.
- Hüküm kesinleştikten sonra yapılan geri alma, madde uyarınca mümkün değildir.

Sonuç: Kesinleşmiş hükümden sonra yapılan geri alma talebi reddedilir.

### Tam geri alma ile kısmi geri alma arasındaki fark nedir?

- Tam geri almada davanın tümü geri alınır.
- Kısmi geri almada davanın yalnızca bir kısmı, örneğin bazı taşınmazlar veya bazı alacak kalemleri, geri alınır.

Sonuç: Her iki halde de davalının açık rızası gerekir; kısmi geri almada kalan kısım görülmeye devam eder.

### Davanın geri alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Davalının sessizliğini veya karşı çıkmamasını açık rıza saymak; açık rıza, açık bir beyanla ortaya konulmalıdır.
- Davacının atiye terk beyanını feragat saymak ve davayı reddetmek; beyanın niteliği önce açıklattırılmalıdır.
- Davalının rızası aranmadan geri almaya karar vermek; rıza yoksa davaya devam edilmelidir.
- Hüküm kesinleştikten sonra yapılan geri alma talebini kabul etmek; bu aşamadan sonra geri alma mümkün değildir.
- Geri almayı çekişmesiz yargıya uygulamak; karşı taraf bulunmadığından bu yolla geri alma yapılamaz.
- Kısmi geri almada davalının rızasını aramamak; kısmi geri alma da açık rıza gerektirir.
- Geri alma kararını, işlemden kaldırma kararıyla karıştırmak ve yenileme süresi uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Davalının rızasının açık olması aranır; zımni muvafakat ya da karşı çıkmama geçerli kabul edilmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1285 E., 2023/303 K., 05.04.2023)
- Atiye terk talebinin davalı tarafından karar düzeltme aşamasında açıkça kabul edilmesi, geri alma koşullarının o aşamada gerçekleşmesi anlamına gelir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/828 E., 2026/155 K., 11.03.2026)
- Davalının itirazı olmadan kabul edilen talep, açık rıza yerine geçmez; bu nedenle davacı beyanının geri alma mı, işlemden kaldırma mı olduğu açıklattırılmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/828 E., 2026/155 K., 11.03.2026)
- Geri alma talebi hüküm kesinleşmeden önce yapılmış olduğu sürece karar aşamasında da geçerli kabul edilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2023/342 E., 2025/1197 K., 31.10.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/647 E., 2024/823 K., 02.07.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2022/719 E., 2024/820 K., 27.06.2024)
- Davacının beyanı belirsiz ise feragat sonucu davanın reddine karar verilmesi yerine, beyanın atiye terk olarak değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2021/366 E., 2023/464 K., 04.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Geri almayı talep eden davacı, geri alma beyanını yapmak ve bu beyanın davayı geri alma niteliğinde olduğunu ortaya koymakla yükümlüdür; beyanın niteliği belirsizse hâkim açıklattırmalıdır.
- Davalının açık rızası, duruşma tutanağına veya yazılı beyanına geçirilmiş açık bir beyanla ispatlanır; sessizlik ve karşı çıkmamanın rıza yerine geçmediği düşünülmelidir.
- Davalı, rızasının bulunmadığını ileri sürerse bu savunmanın ispat yükü davalıya ait değildir; davacı açık rızanın varlığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Geri almanın hüküm kesinleşmeden önce yapıldığı, kesinleşme tarihi ve kararın kanun yollarına başvurulup başvurulmadığı dosya kayıtlarıyla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.150](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-150): Dosyanın işlemden kaldırılması ve davayı takipten vazgeçme ile karıştırılmaması gereken düzenlemedir. İşlemden kaldırmada davalı rızası aranmaz ve belirli süre içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.
- [6100 sayılı Kanun m.307](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-307): Feragat düzenlemesidir. Feragatte hakkın kendisinden vazgeçilir ve dava reddedilir; geri almada ise davalının rızası gerekir.

## [HMK m.124 — Tarafta iradî değişiklik](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-124)

Madde, derdest bir davada taraf değişikliğinin (iradi taraf değişikliğinin) hangi koşullarda yapılabileceğini düzenler. Karşı tarafın açık rızası ana kuralı, kanundaki özel hükümlerin saklı tutulması, maddi hata ve dürüstlük kuralına aykırı olmama halinde hâkimin rıza aranmaksızın değişikliği kabul etmesi ve kabul edilebilir yanılgı halinde hâkimin izniyle değişikliğin yapılabilmesi konularını kapsar. Madde davacı ve davalı tarafın her ikisi bakımından uygulanır. Taraf değişikliğinin hukuki niteliğine ilişkin tartışmalar (dava değişikliği mi, yeni taraf bakımından yeni dava mı), yargılama giderlerinin genel hükümlerine göre paylaştırılması, ıslah, davanın geri alınması ve dava konusunun devri (m.125 ve devamı) bu maddede düzenlenmez. Mirasçıların davaya katılması gibi ölüm hallerinde usul düzenlemeleri ile çekişmesiz yargıdaki taraf değişikliği ayrıca değerlendirilmelidir; bu maddede doğrudan düzenlenmez.

### Tarafta iradî değişiklik: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İradi taraf değişikliği**: Derdest bir davada taraflardan birinin davadan çıkarılıp yerine üçüncü bir kişinin geçirilmesidir. Mahkemeye yönelik tek taraflı bir usul talebiyle yapılır ve kural olarak karşı tarafın rızasına bağlıdır.
- **Açık rıza**: Karşı tarafın taraf değişikliğine açıkça onay vermesidir. Kanun ana kural olarak bu rızayı şart koşar; rızanın örtülü olarak verilmesi maddenin ana kuralında yeterli görülmez.
- **Maddi hata**: Tarafın dava dilekçesinde yanlış yazılmasına yol açan, dürüstlük kuralına aykırı olmayan ve yanlış gösterimin nedeni olan bariz yazım ya da kayıt hatası niteliğindeki yanlışlıktır. Maddi hatadan kaynaklanan talep, karşı tarafın rızası olmadan hâkim tarafından kabul edilir.
- **Kabul edilebilir yanılgı**: Tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin, makul bir özenle hareket eden bir davacı açısından da anlaşılabilir sayılmasını gerektiren hukuki ya da fiili yanılgıdır. Bu hâlde hâkim izin verebilir, ancak karar takdirîdir.
- **Dürüstlük kuralına aykırılık**: Taraf değişikliğinin, karşı tarafa zarar verecek ya da hakkı kötüye kullanır nitelikte yapılmasıdır. Bu nitelikteki talep, maddi hata da olsa, rıza aranmaksızın kabul edilmez.
- **Davacı ve davalı değişimi**: Davacı tarafın yerine üçüncü kişinin geçmesi davacı değişimi, davalı tarafın yerine geçmesi davalı değişimidir. Madde her iki taraf için de uygulanır; ancak dördüncü fıkra dilekçede davalının yanlış gösterilmesi üzerinden kurulmuştur.

### Tarafta iradî değişiklik: hangi şartlar aranır?

- Derdest bir dava bulunmalıdır ve talep, dava sırasında taraf değişikliği olarak yapılmalıdır.
- Taraf değişikliği talebi, davadan çıkarılacak tarafla yerine geçecek kişi açıkça belirtilerek mahkemeye yapılmalıdır.
- Karşı tarafın açık rızası bulunmalıdır; bu ana kuraldır ve yalnız kanundaki özel hükümler bundan ayrılabilir.
- Rıza yoksa talebin maddi bir hatadan kaynaklanması veya dürüstlük kuralına aykırı olmaması gerekir; bu hâlde hâkim rıza aranmaksızın talebi kabul eder.
- Rıza yoksa tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması gerekir; bu hâlde hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın talebi kabul edebilir.
- Kabul edilebilir yanılgı yoluyla değişiklik yapıldığında, davadan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir.

### Tarafta iradî değişiklik: hangi sonuçları doğurur?

- Karşı tarafın açık rızası varsa taraf değişikliği, başka bir koşul aranmadan yapılabilir.
- Rıza yoksa ve maddi hata ya da dürüstlük kuralına aykırı olmayan bir talep varsa hâkim talebi rıza aranmadan kabul eder.
- Rıza yoksa ve tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hâkim talebi kabul edebilir; kabul etme kararı hâkimin takdirindedir.
- Dördüncü fıkraya göre taraf değiştirilirse, davadan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmedilir.
- Dürüstlük kuralına aykırı nitelikteki bir değişiklik talebi, karşı tarafın rızası olmadan kabul edilemez.
- Kanundaki özel hükümler bulunan hallerde bu madde değil, o özel hüküm uygulanır.
- Madde zamansal bir sınır getirmez; taraf değişikliği yargılamanın farklı aşamalarında talep edilebilir.

### Rızalı değişiklik ile rızasız değişiklik arasındaki fark nedir?

- Karşı tarafın açık rızası ile yapılan değişiklikte hâkimin ayrıca bir koşul aramasına gerek yoktur.
- Rıza bulunmadığında değişiklik yalnızca maddi hata, dürüstlük kuralına aykırı olmama veya kabul edilebilir yanılgı koşullarından birine dayanarak hâkim kararıyla mümkündür.

Sonuç: Rızanın varlığı halinde tarafın neden yanlış gösterildiği araştırılmaz; rızasız hâlde bu nedenin incelenmesi zorunludur.

### Maddi hata (üçüncü fıkra) ile kabul edilebilir yanılgı (dördüncü fıkra) arasındaki fark nedir?

- Maddi hata, yazım ya da kayıt türünde bariz bir hatadır ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı ölçüde kabul edilir.
- Kabul edilebilir yanılgı, hukuki ya da fiili bir değerlendirme hatasıdır ve hâkimin takdirine bağlıdır.

Sonuç: Her iki hâlde de karşı tarafın rızası aranmaz; ancak dördüncü fıkrada hâkim talebi reddedebilir ve yargılama giderine hükmetme yükümlülüğü yalnız bu fıkrada yer alır.

### Birinci fıkra ile özel hükümler (ikinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Genel kural olan birinci fıkra, rıza dışında değişikliğe izin vermez.
- İkinci fıkra, kanunlarda yer alan özel hükümleri saklı tutar.

Sonuç: Özel bir kanun hükmü bulunan hallerde taraf değişikliği bu maddedeki koşullara bağlı olmadan o hükme göre yapılabilir.

### Tarafta iradî değişiklik: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Rızanın varlığını örtülü beyanlardan çıkarmak; m.124/1 açık rıza şart koşar, açıklık aranmalıdır.
- Üçüncü fıkrayı maddi hata ile kabul edilebilir yanılgıyı ayırt etmeden uygulamak; her iki sebep farklı şartlara ve farklı sonuçlara bağlanmıştır.
- Dördüncü fıkradaki yargılama gideri hükmünü her taraf değişikliğinde uygulamak; bu hüküm yalnız kabul edilebilir yanılgı halinde ve davadan çıkarılan kişi lehinedir.
- Hiç taraf gösterilmemiş hasımsız bir davaya m.124 ile taraf eklemeye çalışmak; bu yol yanlış ya da eksik gösterilmiş bir taraf bulunmadığı sürece kapalıdır.
- Kanundaki özel hükümlerin varlığını gözden kaçırarak genel koşulları aramak; ikinci fıkra gereğince özel hüküm öncelikli uygulanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ölü kişiye karşı açılan davada mirasçılara yönelmenin kabul edilebilir yanılgı kapsamında değerlendirildiği ve davanın mirasçılara karşı sürdürülebildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023)
- Hasımsız açılmış bir davada, tarafın hiç gösterilmediği hâllerde m.124 yoluyla taraf eklenemeyeceği kabul edilmektedir; m.124 yalnızca yanlış veya eksik gösterilmiş bir tarafın değiştirilmesine imkân verir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/967 E., 2024/574 K., 27.11.2024)
- Maddi hata sonucu yapılan ihtiyati haciz ve takip alacaklısı düzeltmesinin, dürüstlük kuralına aykırı olmadığı ve rıza aranmaksızın kabul edilebileceği yönünde uygulama bulunmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/736 E., 2024/379 K., 10.07.2024)
- Kamu kurumu ve şirket yerine yanlış ilgilinin gösterildiği dava dışı işveren davalarında, m.124 kapsamında davaya katılımın açık yasa hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle yargılamanın istinafta yeniden yürütülmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/404 E., 2023/855 K., 27.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/848 E., 2023/853 K., 27.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/967 E., 2023/854 K., 27.09.2023)
- Taraf değişikliğinin dava dilekçesinin hazırlanmasında yapılan hukuki ya da fiili yanılgıdan kaynaklanması hâlinde m.124/4'ün uygulanabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/736 E., 2024/379 K., 10.07.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Taraf değişikliğini talep eden taraf, talebin hangi fıkra kapsamında olduğunu ve yanlış ya da eksik gösterimin hangi maddi veya hukuki nedene dayandığını ileri sürmek ve ispatlamakla yükümlüdür.
- Maddi hata iddiası, dava dilekçesi, takip talebi, vekâletname ve ticaret sicili kayıtları gibi yazılı belgelerle ispatlanır; yazılı belgeler arasındaki uyumsuzluk bu iddiayı destekler.
- Rızanın varlığı iddiasında, karşı tarafın açık beyanı yazılı ya da duruşmada tutanağa geçirilmiş bir beyanla ispatlanır; açık rızanın bulunmadığını ileri süren karşı taraf bunu kendi beyanıyla ortaya koyar.
- Kabul edilebilir yanılgı iddiasında, talep eden taraf yanılgının makul bir özenle hareket eden bir davacı açısından anlaşılabilir olduğunu ortaya koymalıdır; karşı taraf dürüstlük kuralına aykırılığı iddia ediyorsa bu savunmayı kendisi ispatlar.
- Taraf değişikliği ile yargılama giderine hükmedilmesi halinde, davadan çıkarılan kişinin aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermediği hususu, mahkemenin dosya kapsamından değerlendirmesi ile belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.125](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-125): Davanın geri alınması, dava konusunun devri ve taraf değişikliğinde seçimlik hakların düzenlendiği maddedir; iradi taraf değişikliğinin sonuçlarını etkileyebilir.
- [6100 sayılı Kanun m.24](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-24): Tasarruf ilkesi, davanın tarafının kendi isteğiyle yargılamadan çıkamamasına ilişkin sınırı oluşturur; m.124 bu ilkeyle birlikte okunur.
- 6100 sayılı Kanun m.125/1: Taraf değişikliği yapıldığında yeni taraf bakımından ayrı bir dava açma zorunluluğunun doğmamasına ilişkin seçimlik haklarla bağlantılıdır.

## [HMK m.125 — Dava konusunun devri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-125)

Madde, dava açıldıktan sonra dava konusunun taraflardan biri tarafından üçüncü kişiye devredilmesi halinde davanın akıbetini düzenler. Davalının devri hâlinde davacıya iki seçimlik yetki tanır (birinci fıkra); davacının devri hâlinde devralanın davacı yerine geçmesini ve davaya kaldığı yerden devam etmesini öngörür (ikinci fıkra). Uygulama, dava konusunun sonradan el değiştirdiği tüm davalarda, devrin tarafların iradesiyle yapıldığı hallerde söz konusudur. Madde, devralanın davaya katılma usulünü ve davanın yeni tarafa karşı yürütülmesini de kapsar. Madde, külli halefiyet hallerini düzenlemez; ölüm nedeniyle taraf değişikliği (m.55) ve miras veya tasfiye gibi kanundan doğan geçişler bu maddenin kapsamı dışındadır. Dava konusu devrinin kesin hükme etkisi ile tebligat ve davet usulü de bu maddede ayrıca düzenlenmemiş olup ilgili genel hükümlerden izlenir.

### Dava konusunun devri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Dava konusunun devri**: Davaya konu malın veya hakkın, dava devam ederken bir üçüncü kişiye tarafların iradesiyle geçirilmesidir. Kaynakta görüldüğü üzere maddi hukuka ait hakların devri de bu kapsama girer.
- **Seçimlik yetki**: Davalının devri hâlinde davacıya tanınan iki yoldan birini seçme hakkıdır. Davacı, devreden tarafla davasından vazgeçip devralana karşı devam etmeyi ya da devreden hakkında tazminat davasına dönüşmeyi seçebilir.
- **Cüz'i halefiyet**: Bir hukuk öznesinden diğerine münferit bir hakkın geçmesidir. Kaynağa göre dava konusu devri ancak cüz'i halefiyet hâllerinde söz konusudur; külli halefiyette miras ve tasfiye gibi özel düzenlemeler uygulanır.
- **Devralan**: Dava konusunu devir yoluyla edinen üçüncü kişidir. Davacının devri hâlinde davacı yerine geçer, davalının devri hâlinde ise devreden tarafa karşı açılan davanın yeni tarafı olur.
- **Müteselsil sorumluluk**: Davanın aleyhe sonuçlanması hâlinde devreden ile devralanın yargılama giderlerinden birlikte ve her biri tümüyle sorumlu olmasıdır. Sorumluluk, madde metnindeki iki hâlde de aynı biçimde ortaya çıkar.

### Dava konusunun devri: hangi şartlar aranır?

- Davanın açılmış ve henüz kesinleşmemiş olması gerekir; devir dava açılmadan önce yapıldıysa bu madde değil dava açılış koşulları ve maddi hukuk hükümleri uygulanır.
- Dava konusunun taraflardan biri tarafından üçüncü bir kişiye devredilmiş olması gerekir.
- Devrin davalı tarafından yapılması hâlinde davacıya, devreden tarafla davasından vazgeçerek devralana karşı devam etme veya devreden hakkında tazminat davasına dönüşme seçimi tanınmış olmalıdır.
- Davacının devri hâlinde devralanın, karşı tarafın rızası veya hâkimin izni aranmaksızın davacı yerine geçmesi ve davaya kaldığı yerden devam etmesi gerekir.
- Devrin dava konusu hakkı gerçekten nakledecek nitelikte olması, yani cüz'i halefiyet hâli bulunması gerekir; külli halefiyet hâlinde madde uygulanmaz.

### Dava konusunun devri: hangi sonuçları doğurur?

- Davalının devri hâlinde davacı, devreden tarafla davasından vazgeçip devralana karşı devam etmeyi seçerse ve dava lehine sonuçlanırsa, devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
- Davalının devri hâlinde davacı devreden hakkında tazminat davasına dönüşme yolunu seçerse, devralan davanın tarafı olmaz ve devreden tazminatla sorumlu tutulur.
- Davacının devri hâlinde devralan, davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder; dava devralanın aleyhine sonuçlanırsa devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
- Devralan davacı yerine geçtikten sonra daha önce yapılmış usul işlemlerini yenileyemez ve devreden davacının sahip olmadığı yetkileri kullanamaz.
- Devir olduğu hâlde mahkeme seçim yaptırmadan ya da devralanı davaya çağırmadan eski taraflarla yargılamaya devam ederse, verilen hüküm devralan hakkında kesin hüküm oluşturmaz ve usul bozmasına yol açar.
- Madde emredici niteliktedir; davacının seçim hakkı ve devralanın davacı yerine geçme hâli taraflarca sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz.

### Davalının devri ile davacının devri arasındaki fark nedir?

- Davalı dava konusunu devrettiğinde, dava devam ederken karşı tarafa seçimlik bir hak doğar. Davacının seçimi, karşı tarafın seçim yapmasına değil devre bağlıdır.
- Davacı dava konusunu devrettiğinde devralan kendiliğinden davacı yerine geçer; davalıya seçim hakkı tanınmaz.

Sonuç: Davalının devrinde mahkeme davacıya seçimini sormak zorundadır; davacının devrinde doğrudan devralanın davaya devamı sağlanır.

### Davacının seçimi: devralana karşı devam ile devreden hakkında tazminat arasındaki fark nedir?

- Devralana karşı devam, dava konusunun aynen teslimini isteyen davacı için uygundur ve taraf değişir, konu aynı kalır.
- Tazminat davasına dönüşme, aynen teslimin mümkün olmadığı veya istenmediği hâllerde uygundur; taraf aynı kalır, konu değişir.

Sonuç: Birinci seçenekte dava konusu devralana karşı görülür ve aleyhte sonuçta müteselsil sorumluluk doğar; ikinci seçenekte devreden tazminatla sorumlu olur.

### Cüz'i halefiyet ile külli halefiyet arasındaki fark nedir?

- Münferit bir hakkın devri, tarafların iradesiyle yapılan işlemle geçiş anlamına gelir ve madde uygulanır.
- Külli halefiyette mirasçılık veya tasfiye gibi genel bir geçiş söz konusudur ve kanunun özel hükümleri esas alınır.

Sonuç: Külli halefiyette bu maddeye değil m.55 ve miras ya da tasfiye hükümlerine başvurulur.

### Dava konusunun devri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Davalının devri hâlinde davacıya seçim hakkını hatırlatmadan eski taraflar arasında hüküm kurmak; bu usul eksikliği bozma sebebidir.
- Davacının devri hâlinde devralanı davaya çağırmadan devam etmek; devralan hakkında kesin hüküm oluşmaması sonucunu doğurur.
- Külli halefiyet hâllerinde, örneğin mirasçılık durumunda, bu maddeyi uygulamak; ölüm ve miras hükümleri esas alınmalıdır.
- Davacının devri hâlinde de davalıya seçim hakkı tanımak; bu hak yalnız davalının devrinde davacıya tanınmıştır.
- Devir sonrası davanın yeni tarafla devamında devralanın önceki işlemleri tekrar isteyebileceğini varsaymak; devralan kaldığı yerden devam eder ve devreden davacının yetkilerini kullanamaz.
- Devrin dosyadan anlaşılmasına rağmen mahkemenin bunu gözetmeden yargılamayı sürdürmesi.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Davalının dava konusunu devrettiği hâlde mahkemenin davacıya seçimlik hakkını hatırlatmadan hüküm kurmasının usul bozmasına yol açtığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/361 E., 2025/337 K., 21.05.2025)
- Dava konusunun davacı tarafından devri hâlinde mahkemenin bu hususu resen gözetmesi ve devralan hakkında hüküm kurması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/90 E., 2026/63 K., 11.02.2026)
- Yeni malikin davaya katılmasının sağlanması ve davaya yeni malik davacı olarak devam edilmesi uygulamada kabul görmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/637 E., 2025/165 K., 26.03.2025)
- Devir hâlinde taraf sıfatının değişip değişmediğinin dosyadan anlaşılması durumunda mahkemenin bunu kendiliğinden dikkate alması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/507 E., 2024/492 K., 02.10.2024)
- Çekişmeli taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi hâllerinde maddenin uygulanmasının düşünülmemesinin isabetsiz olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/661 E., 2023/541 K., 31.05.2023)
- Devralanın davaya katılmasının ve dava yerine geçmesinin, ayrı bir dava açılmadan yürütülebileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/581 E., 2026/704 K., 03.04.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Davalının devri hâlinde devrin varlığını ve tarihini ileri süren taraf, tapu kaydı veya satış sözleşmesi gibi yazılı belgelerle ispatlar; devir dosyadan anlaşılıyorsa mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.
- Davacının devrini ileri süren ve devralanın davacı sıfatına dayanan taraf, devrin geçerli olduğunu belgelerle ispatlar.
- Devralanın davacı yerine geçtiğine karşı çıkan taraf, devrin geçersizliğini veya cüz'i halefiyet dışında kaldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Davacının seçimini bildirmediği hâlde karşı tarafın bu eksikliği ileri sürmesi, mahkemenin seçim hakkını hatırlatma yükümlülüğünü kaldırmaz; bu husus resen gözetilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.55](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-55): Taraflardan birinin ölümü hâlinde davanın nasıl devam edeceğini ayrıca düzenler; bu madde ölümle geçişi kapsamadığı için m.125 uygulanmaz.
- [6100 sayılı Kanun m.147](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-147): Dava konusunu devralan kişiye meşruhatlı davetiye gönderilmesi gerektiğinde uygulanır; devralanın davaya çağrılma usulünü belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.303](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-303): Devralan hakkında hüküm kurulmadan verilen kararın kesin hüküm oluşturmadığı sonucu bu hükmün kesin hüküm kurallarından çıkar.
- [6100 sayılı Kanun m.176](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-176): Davacının ıslah hakkının devralana geçmediği hâllerde, devralanın bu hakkı kullanamayacağı sonucunu tamamlar.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir haftalık | [m.119](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-119) | (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. |
| iki haftalık | [m.120](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-120) | (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. |
| iki hafta | [m.122](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-122) | Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir. |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/224 E., 2025/467 K., 14.07.2025 (m.118)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/251 E., 2025/468 K., 14.07.2025 (m.118)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/375 E., 2025/474 K., 14.07.2025 (m.118)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/967 E., 2024/574 K., 27.11.2024 (m.119, m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/158 E., 2024/561 K., 20.11.2024 (m.118)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/458 E., 2024/489 K., 02.10.2024 (m.119)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/614 E., 2024/419 K., 12.09.2024 (m.121)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/736 E., 2024/379 K., 10.07.2024 (m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1242 E., 2023/1042 K., 01.11.2023 (m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/404 E., 2023/855 K., 27.09.2023 (m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/848 E., 2023/853 K., 27.09.2023 (m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/967 E., 2023/854 K., 27.09.2023 (m.124)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/232 E., 2023/553 K., 31.05.2023 (m.118)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/916 E., 2023/108 K., 22.02.2023 (m.119)
- Hukuk Genel Kurulu, 2014/266 E., 2015/1547 K., 10.06.2015 (m.119)
- 2. Hukuk Dairesi, 2025/1105 E., 2025/8070 K., 30.09.2025 (m.122)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2026/310 E., 2026/343 K., 27.02.2026 (m.119)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2026/63 E., 2026/141 K., 20.02.2026 (m.118)
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2024/519 E., 2025/780 K., 23.09.2025 (m.122)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/21 E., 2025/883 K., 08.09.2025 (m.122)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1521 E., 2025/680 K., 24.04.2025 (m.122)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2024/432 E., 2024/590 K., 03.07.2024 (m.122)
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2022/1264 E., 2024/1024 K., 27.05.2024 (m.121)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/1587 E., 2024/611 K., 04.04.2024 (m.121)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2023/1217 E., 2023/2258 K., 05.12.2023 (m.119)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2020/1473 E., 2023/868 K., 21.09.2023 (m.121)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1444 E., 2023/1292 K., 14.09.2023 (m.121)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2018/1218 E., 2019/1563 K., 14.11.2019 (m.122)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2019/383 E., 2019/394 K., 13.03.2019 (m.121)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 22.07.2020 (m.120).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/davanin-acilmasi
