---
title: "Davanın ihbarı ve davaya müdahale — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.61–70"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/davanin-ihbari-ve-davaya-mudahale"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Davanın ihbarı ve davaya müdahale

Medeni Usul Hukuku › HMK › Genel hükümler › Taraflar ve davaya katılan üçüncü kişiler — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.61, dava taraflarından birinin davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edebileceği durumlarda, davayı üçüncü kişiye ihbar etme hakkını ve bu ihbarın zincirleme (tevali) biçimde sürdürülmesini düzenler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62. maddesi, davanın ihbarının şeklini ve ihbar sırasında yargılamanın seyrine ilişkin kuralı düzenler: ihbarın yazılı yapılması, içeriği ve yargılamanın ertelenmemesi ile süre verilmemesi.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.61–70 hükümlerini kapsar: ihbar ve şartları, ihbarın şekli, ihbarda bulunulan kişinin durumu, ihbarın etkisi, asli müdahale, fer’î müdahale, fer’î müdahale talebi ve incelenmesi, fer’î müdahilin durumu, fer’î müdahalenin etkisi, cumhuriyet savcısının davada yer alması.

- [HMK m.61 — İhbar ve şartları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-61)
- [HMK m.62 — İhbarın şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-62)
- [HMK m.63 — İhbarda bulunulan kişinin durumu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-63)
- [HMK m.64 — İhbarın etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-64)
- [HMK m.65 — Asli müdahale](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-65)
- [HMK m.66 — Fer’î müdahale](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66)
- [HMK m.67 — Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-67)
- [HMK m.68 — Fer’î müdahilin durumu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-68)
- [HMK m.69 — Fer’î müdahalenin etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-69)
- [HMK m.70 — Cumhuriyet savcısının davada yer alması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-70)

## [HMK m.61 — İhbar ve şartları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-61)

Bu madde, dava taraflarından birinin davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edebileceği durumlarda, davayı üçüncü kişiye ihbar etme hakkını ve bu ihbarın zincirleme (tevali) biçimde sürdürülmesini düzenler. Davanın her iki tarafı da bu hakka sahiptir. İhbarın yazılı yapılması, gerekçesinin ve yargılamanın aşamasının belirtilmesi ile yargılamanın ertelenmemesi ve süre verilmemesi kuralları m.62 ve m.63 ile tamamlanır; madde metni bunları ayrıca yazmaz. Madde, ihbar edilen üçüncü kişinin davaya katılma biçimlerini (fer'i müdahale, temsil) düzenlemez; bu konu m.63 ile m.64 kapsamındadır. Asli müdahale (üçüncü kişinin kendi hakkını ileri sürmesi) ile ihbar birbirinden ayrı kurumlardır; asli müdahale m.66 kapsamındadır. İhbarın şekli ve içeriği m.62'de, ihbarın sonuçları m.63 ve m.64'te yer alır.

### İhbar ve şartları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davanın ihbarı**: Görülmekte olan bir davanın taraflarından birinin, davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye karşı rücu edeceği veya üçüncü kişinin kendisine rücu edebileceği durumda, bu üçüncü kişiye davayı bildirmesidir. İhbar tek taraflı bir usul işlemidir; karşı tarafın rızası veya mahkeme onayı gerekmez.
- **Rücu ilişkisi**: İhbar eden taraf ile üçüncü kişi arasında, dava sonucunda birinin ödediği tutarın diğerinden istenebileceği hukuki bağdır. Tarafın kendisine rücu edilmesi ya da kendisinin rücu etmesi, her iki yönde de ihbara yol açar.
- **Tahkikat sonuçlanıncaya kadar**: İhbarın yapılabileceği son andır. Tahkikat aşamasından sonra yapılan ihbar, sonucu sağlamayacağı ve yargılamayı uzatacağı gerekçesiyle kabul edilmez. Bölge adliye mahkemesinde yeniden tahkikat yapılacaksa ihbar bu aşamada mümkündür.
- **Tevali (zincirleme ihbar)**: Davayı ihbar edilen kişinin, aynı şartlarda kendisi de başka bir üçüncü kişiye davayı ihbar etmesidir. Zincir, ihbar yapılacak yeni bir üçüncü kişi kaldıkça ardı ardına sürdürülebilir.
- **Fer'i müdahale**: Davanın sonucunda hukuki yararı bulunan üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında davaya katılmasıdır. Davanın ihbarı, ihbar edilen kişiye bu katılmanın yolunu açar; ancak katılma kendiliğinden doğmaz.

### İhbar ve şartları: hangi şartlar aranır?

- Görülmekte olan (derdest) bir davanın bulunması gerekir; henüz açılmamış bir davanın üçüncü kişiye bildirilmesi ihbar sayılmaz.
- Taraflardan birinin davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye karşı rücu hakkının doğabilecek olması, ya da üçüncü kişinin ihbar eden tarafa karşı rücu edebilecek olması gerekir.
- İhbar, tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılmalıdır.
- İhbar yazılı olarak yapılmalıdır; ihbarın nedenini dayanaklarıyla birlikte bildirmek ve davanın içinde bulunduğu aşamayı göstermek zorunludur.
- İhbar edilen kişinin de aynı şartlarda başka bir kişiye ihbarda bulunması mümkündür ve bu zincir tevali ederek sürdürülebilir.

### İhbar ve şartları: hangi sonuçları doğurur?

- Şartlar gerçekleşirse taraf davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir; ihbar yapılmamışsa üçüncü kişi davaya bağlanmaz ve bu tarafın rücu davasında sonuç kendiliğinden aleyhine olmaz, ancak bu m.61'den değil m.64'ten kaynaklanır.
- Tahkikat sonuçlandıktan sonra yapılan ihbar, madde uyarınca ihbar sayılmaz ve yargılamayı etkilemez.
- İhbar yapıldığında ihbar edilen kişi davaya fer'i müdahale ederek katılabilir; katılmazsa da ihbarın hükümle bağlayıcılığı doğar (m.64).
- İhbar edilen kişinin ihbar sebebiyle yargılamanın başka güne bırakılması istenemez ve tevali dışında süre verilemez (m.62/2).
- İhbar tek taraflı usul işlemi olduğundan karşı tarafın rızasına bağlı değildir; ihbar dayanaksız görülse dahi bu madde kapsamında yapılan işlemi geçersiz kılmaz.
- Zincirleme ihbarda her halka, önceki halkanın ihbar edilmiş olması ve kendi şartlarının bulunması ile doğar.

### Davacı ile davalı ihbar hakkı arasındaki fark nedir?

- Davalı, davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye rücu edecekse ya da üçüncü kişi ona rücu edebilecekse davayı ihbar edebilir.
- Davacı da aynı şartlarla davayı ihbar edebilir; madde taraf ayrımı yapmaz.

Sonuç: Madde 1086 sayılı Kanun döneminde yalnız tarafın üçüncü kişiye rücu ihtimali dikkate alınırken, bu maddede her iki yönlü rücu ihtimali kabul edilmiştir.

### Rücu hakkı ile rücu ihtimali arasındaki fark nedir?

- İhbar için gereken eşik, rücu ihtimalinin varlığıdır; ihbar eden taraf rücu hakkının kesin olarak doğmasını beklemez.
- Rücu hakkı kesin olarak doğmuş olsa da ihbar gerekir; ancak madde ihbarı bu ihtimale bağlar.

Sonuç: İhbar eden taraf, davanın sonucuna göre rücu ihtimalini ihbar anında makul biçimde öngörebiliyorsa ihbar yapabilir.

### Mahkeme vasıtasıyla ile mahkeme dışı ihbar arasındaki fark nedir?

- Taraf ihbarı mahkeme aracılığıyla, dilekçeyle talep edebilir; mahkeme tebligat çıkarır.
- Taraf ihbarı doğrudan kendisi yapabilir; noter aracılığı da mümkündür.

Sonuç: Her iki yol da geçerlidir; mahkemenin ihbar talebini reddetmesi, tarafın doğrudan ihbar yapmasını engellemez.

### Bir kez ihbar ile tevali ihbar arasındaki fark nedir?

- İlk ihbar, taraf tarafından üçüncü kişiye yapılır.
- İhbar edilen kişinin yaptığı ihbar, zincirin devamıdır ve aynı şartlara tabidir.

Sonuç: Zincir, her halkada ayrı şartların varlığına bağlıdır; zincirin bir halkasındaki eksiklik sonraki halkaları ortadan kaldırmaz ama o halkayı geçersiz kılar.

### İhbar ve şartları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Davanın ihbarını yalnız davalının hakkı saymak; madde davacıya da bu hakkı tanır.
- Rücu hakkının kesin doğmuş olmasını aramak; madde rücu ihtimalini yeterli sayar.
- Tahkikat sonuçlandıktan sonra ihbarı yapılabilir saymak; ihbar bu süreden sonra kabul edilmez.
- Henüz açılmamış bir dava için ihbar yapmak; ihbar yalnız derdest davada mümkündür.
- İhbar edilen kişinin ihbarı kabul etmeden davaya kendiliğinden taraf olduğunu sanmak; taraf sıfatı için usulüne uygun katılma veya ayrı dava gerekir.
- Zincirleme ihbarda ilk halkanın şartlarını yeniden aramadan sonraki halkaları ihbar edilebilir saymak; her halkada şartlar ayrı aranır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Davanın ihbarı ile davaya katılma ayrı işlemler olarak ele alınır; ihbar edilen kişinin taraf sıfatı kazanması için ayrıca usulüne uygun dava açılması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/170 E., 2024/526 K., 23.10.2024)
- Dava ihbar edilen gerçek veya tüzel kişinin, ihbar edilmesi nedeniyle kendiliğinden davada taraf sıfatı kazanmadığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025)
- Tahkikat sonuçlanmadan yapılan ihbarın süresinde sayıldığı, tahkikat sonrası yapılan talebin ise geç kaldığı kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/616 E., 2024/1868 K., 31.10.2024)
- Haksız rekabet davalarında ihtiyati tedbir taleplerinin m.61 ile karıştırılmaması gerektiği, bu maddenin ihtiyati tedbirle ilgisinin bulunmadığı kabul edilmektedir. (Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2150 E., 2025/48 K., 16.01.2025; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1978 E., 2024/1885 K., 19.12.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- İhbarı yapan taraf, davanın derdest olduğunu ve ihbar sebebinin (rücu ilişkisinin) varlığını ispat eder; bu yazılı belge ile, örneğin satış sözleşmesi, fatura ya da kefalet belgesi ile gösterilir.
- İhbarın yazılı yapıldığı, gerekçesinin ve yargılamanın aşamasının belirtildiği, ihbar yazısı veya mahkeme dosyası ile gösterilir.
- İhbar edilen kişi, ihbarın kendisine tebliğ edilmediğini ya da şartların bulunmadığını ileri sürerse, bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Tahkikatın sonuçlanıp sonuçlanmadığı mahkeme dosyasındaki ara kararlar ve tutanaklarla belirlenir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-62): İhbarın yazılı yapılmasını, gerekçesinin ve yargılamanın aşamasının belirtilmesini, yargılamanın başka güne bırakılamayacağını ve tevali dışında süre verilemeyeceğini düzenler; m.61'in şekil ve usul tamamlayıcısıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.63](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-63): İhbarın üçüncü kişinin davaya fer'i müdahil olarak katılmasını sağlamasını düzenler; ihbar edilenin katılma hakkının kaynağıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.64](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-64): Ihbar edilen kişinin ihbar karşısında davaya katılmaması halinde de hükümle bağlılık doğduğunu düzenler; ihbarın maddi hukuki etkisini tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Asli müdahale ile ihbarın ayrımını yapar; üçüncü kişinin kendi hakkını ileri sürmesi ihbar değil asli müdahaledir.

## [HMK m.62 — İhbarın şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-62)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62. maddesi, davanın ihbarının şeklini ve ihbar sırasında yargılamanın seyrine ilişkin kuralı düzenler: ihbarın yazılı yapılması, içeriği ve yargılamanın ertelenmemesi ile süre verilmemesi. Madde, davanın taraflarından birinin davayı üçüncü kişiye ihbar etmesi halinde uygulanır. Maddede ihbarın hangi koşullarda yapılabileceği (m.61), ihbar edilenin davaya katılması (m.63 ve devamı) ve ihbar edilenin taraf sıfatı konuları düzenlenmez. İhbarın tebliği ve ihbar olunanın davaya katılma usulü ayrı maddelerde yer alır. Ayrıca ihbar üzerine doğan sonuçlar ve ihbar olunanın rücu davasında savunma imkânı da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### İhbarın şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davanın ihbarı**: Görülmekte olan bir davanın taraflarından birinin, davanın sonucundan etkilenebilecek bir üçüncü kişiye bu davayı bildirmesi ve ondan yardım istemesidir. Amacı, ihbar eden tarafın davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye karşı rücu ya da tazminat davasında hakkını daha güvenli ileri sürebilmesidir.
- **İhbar sebebi**: İhbar eden tarafın davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye rücu edeceğini veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünmesine dayanan hukuki gerekçedir. İhbarın yazılı dilekçede gerekçeleriyle birlikte açıklanması gerekir.
- **Yargılamanın aşaması**: İhbar dilekçesinde belirtilmesi gereken, ihbarın yapıldığı andaki yargılama durumudur. Bu bilgi, ihbar edilenin davaya ne zaman ve hangi durumda katılabileceğini değerlendirmesine imkân verir.
- **Tevali**: Ihbar edilen kişinin de aynı davada üçüncü bir kişiye ihbarda bulunması, yani ihbar zincirinin oluşmasıdır. Tevalinin zorunlu olduğu hallerde hâkim süre verebilir.

### İhbarın şekli: hangi şartlar aranır?

- İhbarın yazılı olarak yapılması gerekir.
- İhbar dilekçesinde ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması bulunmalıdır.
- İhbar dilekçesinde yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
- Davanın ihbarı sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılmamalıdır.
- İhbarın tevali etmesi gibi zorunlu bir durum yoksa ihbar nedeniyle süre verilmemelidir; zorunlu durumda hâkim süre verebilir.

### İhbarın şekli: hangi sonuçları doğurur?

- İhbar yazılı olmayan bir biçimde yapılırsa şekil koşulu eksik kalır.
- İhbar dilekçesinde sebep gerekçeleriyle açıklanmamış veya yargılamanın aşaması belirtilmemişse ihbar eksik yapılmış sayılır.
- Ihbar nedeniyle yargılama bir başka güne bırakılamaz; ihbar talebi davanın ertelenmesi sonucunu doğurmaz.
- Ihbar sebebiyle süre verilemez; tevali gibi zorunlu hallerde hâkim süre verebilir.
- Şekle uygun ihbarın koşullarının varlığı mahkemece ihbar aşamasında araştırılmaz ve ihbar isteminin reddine karar verilmez.
- İhbar tamamlanmış ve tebliğ edilmiş olsa bile ihbar edilen kişinin davada taraf sıfatı kendiliğinden kazanılmaz; katılma ayrı usulle sağlanır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025)
- Ihbar zamanında yapılmamışsa ya da hileli veya ağır kusurlu davranışla davayı kaybedilmişse ihbar etkisi hiç doğmayabilir veya sınırlanabilir.

### Doğrudan ihbar ile mahkeme aracılığıyla ihbar arasındaki fark nedir?

- İhbar eden taraf mahkemeye başvurmadan davayı doğrudan üçüncü kişiye ihbar edebilir.
- İhbar eden taraf ihbarın mahkeme eliyle yapılmasını talep edebilir; bu durumda gerekçeli dilekçeyle mahkemeye başvurur ve mahkeme ihbar dilekçesini üçüncü kişiye tebliğ eder.

Sonuç: Her iki yolda da ihbar yazılı yapılır; mahkeme aracılığıyla yapılan ihbarda mahkeme ihbar koşullarını araştırıp ihbar talebini reddedemez.

### İhbar şekli ile ihbar koşulunun varlığı arasındaki fark nedir?

- Madde, ihbarın şeklini (yazılı olma, gerekçe, yargılama aşaması) düzenler.
- İhbarın koşullarının gerçekte var olup olmadığı ise ihbarın şekil koşullarından ayrı bir konudur.

Sonuç: Şekle uygun yapılmış ihbarın koşullarının varlığı mahkemece ihbar talebi aşamasında incelenmez; bu konu ihbar eden ile ihbar edilen arasındaki sonraki davada değerlendirilir.

### Ihbar sebebiyle yargılamanın ertelenmesi ile tevali nedeniyle süre verilmesi arasındaki fark nedir?

- Ihbar nedeniyle yargılama başka güne bırakılamaz ve süre verilemez; bu genel kuraldır.
- İhbarın tevali etmesi gibi zorunlu hallerde hâkim süre verebilir.

Sonuç: Zorunlu hal dışında ertelenme ve süre talebi reddedilir; zorunlu halde süre verilmesi istisnai olarak mümkündür.

### İhbarın şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İhbarı sözlü yapmak veya dilekçede gerekçeyi yazmamak; ihbarın şekil koşulunun eksik olduğunu gözden kaçırmak.
- Ihbar talebi üzerine yargılamayı ertelemek ya da ihbar için süre vermek; zorunlu hal (tevali) bulunmadan bu yola gitmek.
- Mahkemenin ihbar koşullarını araştırıp ihbar talebini reddedebileceğini düşünmek; oysa bu aşamada koşullar incelenmez.
- İhbar edilen kişiyi ihbar üzerine davanın tarafı saymak; ihbar edilen taraf sıfatı kazanmaz.
- Mahkeme aracılığıyla yapılan ihbarda dilekçeyi tebliğe çıkarmamak veya tebligat parçası dosyaya alınmadan hüküm kurmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Davanın ihbarı için hâkimin veya karşı tarafın izninin aranmadığı, ihbarın yargılama sırasında istenmesi halinde hâkimin gerekli giderleri alarak ihbar dilekçesini üçüncü kişiye tebliğ etmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2025/238 E., 2026/168 K., 05.02.2026)
- Mahkemenin ihbar koşullarının bulunup bulunmadığını araştırıp ihbar isteminin reddine karar veremeyeceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2025/238 E., 2026/168 K., 05.02.2026)
- Dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişinin, ihbar nedeniyle davada taraf sıfatı kazanamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1760 E., 2024/1520 K., 20.09.2024; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1329 E., 2023/480 K., 28.04.2023)
- Ihbar talebinin tahkikat aşamasında yapılmış olması ve ihbar nedeniyle yargılamanın ertelenmemesi gerektiği yönünde uygulamada yerleşik bir anlayış bulunmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/185 E., 2024/1774 K., 11.09.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1484 E., 2024/958 K., 24.04.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- İhbarı yapan taraf, ihbarın yazılı olarak ve gerekçeleriyle birlikte yapıldığını ihbar dilekçesi ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Yargılamanın hangi aşamada bulunduğu, dosyadaki ara kararlar ve tutanaklarla gösterilir.
- İhbarın üçüncü kişiye tebliğ edildiği, tebligat parçasının dosyaya alınmasıyla ispatlanır; tebliğ edilmemiş ihbar sonuç doğurmaz.
- İhbar koşullarının gerçekten var olup olmadığı ilk davada değil, ihbar eden ile ihbar edilen arasındaki sonraki davada ispatlanır ve tartışılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.61](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-61): Davanın ihbarının şartlarını ve ihbarın yapılabileceği zamanı düzenler; m.62 ise bu ihbarın şeklini ve ihbar sırasındaki yargılamanın seyrini belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.63](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-63): İhbar edilen kişinin davaya katılmasına ilişkin usulü düzenler; ihbar işleminin sonucu bu madde ile tamamlanır.
- [6100 sayılı Kanun m.64](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-64): İhbar edilen kişinin davada taraf sıfatı kazanmadığı ilkesi ile ilgili olarak m.62'nin yazılı ihbar kuralını tamamlar.

## [HMK m.63 — İhbarda bulunulan kişinin durumu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-63)

Madde, dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişinin yargılamadaki konumunu düzenler; bu kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında davaya katılma imkânını ve bu katılmanın niteliğini belirler. Maddenin uygulanması, ihbar edilen kişinin davaya katılıp katılmamasına bağlıdır. Madde, ihbarın şeklini (m.62), ihbarın hükmün etkisini (m.64), feri müdahalenin koşullarını ve usulünü (m.66 ve devamı) düzenlemez. İhbarın yapılış usulü ve süresi, ihbarın sonucunda hükmün ihbar eden kişiye etkisi ve feri müdahalenin şartları başka maddelerde yer alır. Ayrıca ihbar edilen kişinin, ihbar eden tarafa karşı rücu davasındaki savunma hakkı da bu maddenin kapsamında değildir.

### İhbarda bulunulan kişinin durumu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davanın ihbarı**: Bir tarafın, davayı kaybetmesi halinde üçüncü kişiye rücu edeceğini ya da üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünmesi üzerine, dava dışı üçüncü kişiye davanın varlığını bildirmesidir. İhbar, yargılamadaki taraf sıfatını değil, ihbar edilen kişinin davaya katılma imkânını doğurur.
- **İhbar edilen kişi**: Kendisine davanın ihbar edildiği dava dışı üçüncü kişidir. Bu kişi, ihbar edilmiş olması nedeniyle davaya katılma hakkına sahip olur, ancak katılmak zorunda değildir.
- **Hukuki yarar**: Davanın sonucunda taraflardan birinin kazanmasında ihbar edilen kişinin menfaatinin bulunmasıdır. Yarar, ihbar edilen kişinin hangi taraf yanında katılacağını belirler; ihbar eden tarafla sınırlı değildir.
- **Feri müdahale**: Davanın taraflarından birinin yanında, onun kazanmasında hukuki yararı olan üçüncü kişinin davaya katılmasıdır. İhbar edilen kişinin katılımı bu kurumun koşullarına tabidir ve m.66 ve devamı kurallarına göre incelenir.

### İhbarda bulunulan kişinin durumu: hangi şartlar aranır?

- Davanın ihbar edilmiş olması gerekir; ihbar, ihbar eden tarafın üçüncü kişiye rücu edeceği ya da üçüncü kişinin kendisine rücu edeceği yönündeki düşüncesine dayanmalıdır.
- İhbar edilen kişinin, davanın sonucunda kazanacak tarafın yanında hukuki yararı bulunmalıdır.
- Yarar, ihbar eden tarafın yanında olabileceği gibi karşı tarafın yanında da bulunabilir; ihbar eden taraf yanında katılma zorunlu değildir.
- Katılmak isteyen kişi, davaya feri müdahale yoluyla katılmalıdır; bunun için m.66 ve devamındaki şartların oluşması ve talebin mahkemece kabul edilmesi gerekir.
- Katılım bir tarafın yanında olmalıdır; ihbar edilen kişinin davada bağımsız taraf olarak yer alması bu madde kapsamında değildir.

### İhbarda bulunulan kişinin durumu: hangi sonuçları doğurur?

- İhbar edilen kişi hukuki yararı bulunan taraf yanında davaya katılırsa, feri müdahil sıfatıyla yargılamaya girer.
- İhbar edilen kişi davaya katılmazsa, hareketsiz kalabilir ve bu durumda davada taraf sıfatı kazanmaz.
- İhbar edilen kişi, davada taraf sıfatı kazanamaz. Bu sonuç, yerleşik uygulamada m.61-64 birlikte değerlendirilerek kabul edilmektedir.
- İhbar edilen kişinin davaya katılması zorunlu değildir; katılmama, ihbar edilen kişi için doğrudan bir yaptırım doğurmaz, ancak hükmün etkisi m.64 hükmünce değerlendirilir.
- İhbar edilen kişi, hukuki yararı bulunmayan taraf yanında katılamaz.

### Katılma ile hareketsiz kalma arasındaki fark nedir?

- İhbar edilen kişi davaya katılmak isteyebilir ve bu durumda hukuki yararı olan taraf yanında feri müdahil olarak yer alır.
- İhbar edilen kişi davaya katılmayabilir ve hareketsiz kalabilir; bu seçim ona aittir.

Sonuç: Katılmayan kişi bakımından hükmün etkisi m.64 uyarınca değerlendirilir; katılan kişi ise feri müdahil sıfatıyla usuli haklardan yararlanır.

### İhbar eden taraf yanında ile karşı taraf yanında katılma arasındaki fark nedir?

- İhbar edilen kişi, ihbar eden tarafın kazanmasında hukuki yararı varsa onun yanında katılabilir.
- İhbar edilen kişinin karşı tarafın kazanmasında hukuki yararı varsa, karşı taraf yanında da katılabilir.

Sonuç: Katılma yönü ihbar eden taraf ile sınırlı değildir; hangi tarafın kazanmasının yararına olduğuna göre belirlenir.

### 1086 sayılı Kanun ile 6100 sayılı Kanun arasındaki fark nedir?

- 1086 sayılı Kanunda ihbar edilen üçüncü kişi, taraf yanında veya onun yerine davayı takip yetkisiyle yer alabiliyordu.
- 6100 sayılı Kanunda ihbar edilen kişi yalnızca hukuki yararı bulunan taraf yanında davaya katılabilir; taraf yerine geçme yetkisi yoktur.

Sonuç: Taraf yerine geçerek davayı takip yetkisi kaldırılmıştır; bu yetki eskiden de uygulamada nadiren kullanılmış, avukatlık tekeli ile çatıştığı için kaldırılmıştır.

### İhbarda bulunulan kişinin durumu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Taraf sıfatının ihbar edilen kişiye de tanındığını varsaymak; ihbar edilen kişi taraf sıfatı kazanamaz, yalnızca feri müdahil olarak katılabilir.
- Katılmanın ihbar eden tarafın yanında zorunlu olduğunu düşünmek; hukuki yararı bulunan taraf yanında katılma seçimliktir ve karşı tarafın yanında da olabilir.
- Taraf yerine geçerek davayı takip yetkisinin hâlâ var olduğunu varsaymak; 6100 sayılı Kanunda bu yetki kaldırılmıştır.
- İhbar edilen kişinin m.63 uyarınca mahkemece kendiliğinden davaya dahil edileceğini düşünmek; katılım için müdahale talebi ve m.66 şartları gerekir.
- Hükmün ihbar edilen kişiye doğrudan bağlayıcı olduğunu varsaymak; etki m.64 ve m.69/2 kıyasına göre değerlendirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İhbar edilen kişinin davada taraf sıfatı kazanamayacağı ve davaya yalnızca feri müdahil olarak katılabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1760 E., 2024/1520 K., 20.09.2024; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1329 E., 2023/480 K., 28.04.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2020/2142 E., 2020/4199 K., 25.12.2020)
- Uygulamada ihbar edilen kişinin katılması için müdahale talebi yapılması ve harcın ikmal edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/47 E., 2025/843 K., 09.12.2025)
- İhbar edilen kişi davaya katılmamakla birlikte, sonraki rücu davasında savunma hakkının ihbar yapılmadığı için kısıtlandığını ileri sürebileceği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- İhbarı yapan taraf, davanın ihbarının usulüne uygun yapıldığını ve ihbar edilen kişiye tebliğ edildiğini ispatlamakla yükümlüdür; ihbar dilekçesinin tebliğ belgesi bu ispatın temel delilidir.
- İhbar edilen kişinin davaya katılmak istediği, feri müdahale talebi ile ortaya konur; katılma iradesi ve hukuki yararı bu talepte gösterilmelidir.
- Hukuki yararın varlığını, ihbar eden ya da karşı tarafın kazanmasının ihbar edilen kişinin menfaatini nasıl etkileyeceği üzerinden ortaya koymak gerekir; bu yarar iddiasını ileri süren ihbar edilen kişi ispatla yükümlüdür.
- Katılmayan ihbar edilen kişinin sonraki rücu davasında savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmesi halinde, bu iddianın ispat yükü ileri süren tarafa aittir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.62](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-62): İhbarın yazılı yapılmasını, ihbar sebebinin ve yargılama aşamasının bildirilmesini düzenler; m.63'teki katılmanın ön koşulu olan ihbarın biçimini belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.64](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-64): İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisini düzenler; katılmayan ihbar edilen kişi bakımından m.63'ün seçimlik düzeninin sonuçlarını tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Feri müdahalenin koşullarını ve usulünü düzenler; m.63'e göre katılmak isteyen ihbar edilen kişinin bu maddeye göre müdahale talebinde bulunması gerekir.
- [6100 sayılı Kanun m.69](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-69): Feri müdahalenin hükmün etkisine ilişkin düzenlemesi, m.64'te kıyasen uygulanır; m.63'ün sonuçlarını dolaylı olarak belirler.

## [HMK m.64 — İhbarın etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-64)

Madde, ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisini düzenler. Bu etki, ihbar edilen davanın sonucuna bağlı olarak, ihbar eden ile ihbar edilen arasında sonradan açılacak rücu veya tazminat davasında ortaya çıkar ve fer'i müdahalenin etkisine (69. madde ikinci fıkra) kıyasen yollama yoluyla tanzim edilmiştir. Madde, davanın ihbarının koşullarını, ihbarın şeklini ve ihbar edilenin davaya katılıp katılmamasının usul sonuçlarını ayrıntılı düzenlemez. Ayrıca ihbar edilenin davaya fer'i müdahil olarak katılmasını (69. madde ilk fıkra ve 66 vd. maddeler), ihbarın tebliğ ve şekil kurallarını (62. madde), ihbarın tevali ve süre sınırlarını (62. madde ikinci fıkra) ve kambiyo senetlerinde ihbarın zamanaşımı üzerindeki etkisini (TTK m. 750) bu maddede aramak gerekmez.

### İhbarın etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davanın ihbarı**: Taraflardan birinin, dava sonucunda kendisine karşı rücu veya tazminat talebi doğabilecek üçüncü kişiye, davanın görüldüğünü yazılı olarak bildirmesidir. Doğrudan bir hak talebi değildir; ihbar alan kişi davaya katılmaya zorlanmaz.
- **İhbar etkisi**: İhbar edilen davada verilen hükmün ve bu davada yapılan tespitlerin, ihbar eden ile ihbar edilen arasındaki sonraki rücu veya tazminat davasında ihbar edilen aleyhine bağlayıcı sonuç doğurması durumudur. Etki, ihbar alan kişinin davaya fer'i müdahil olarak katılıp katılmamasına bağlı olarak farklılaşır.
- **Fer'i müdahale etkisi**: Fer'i müdahil olarak davaya katılan üçüncü kişi hakkında, asıl davada verilen hükmün bağlayıcılığını ifade eder (69. madde ikinci fıkra). Madde, ihbar etkisinin bu hükme kıyasen uygulanacağını söyler.
- **Rücu veya tazminat davası**: İhbar edilen davanın sonucuna bağlı olarak, ihbar eden ile ihbar edilen arasında açılan ikinci davadır. İhbar etkisi bu davada ortaya çıkar; ihbar edilen davanın kendisinde ihbar edilenin hakkı yoktur.
- **Kıyasen uygulama**: Kanunun bir hükmünün düzenlenmemiş benzer bir duruma, benzerlik ölçüsünde uygulanmasıdır. Burada ihbar etkisi, fer'i müdahale etkisinin bünyeye uygun biçimde ihbara uygulanmasını ifade eder.

### İhbarın etkisi: hangi şartlar aranır?

- Açılmış ve tahkikatı sonuçlanmamış bir davanın bulunması gerekir; ihbar, tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılabilir.
- İhbar, davanın tarafı olmayan bir üçüncü kişiye yapılmış olmalıdır; davanın tarafları ve mecburi dava arkadaşları birbirine ihbarda bulunamaz.
- İhbar, taraflardan birinin talebiyle yapılmalıdır; mahkeme kural olarak davayı kendiliğinden ihbar etmez.
- İhbar usulüne uygun yapılmış ve tebliğ edilmiş olmalıdır; ihbar yazılı yapılmalı ve sebebi gerekçeleriyle açıklanmalı, yargılamanın hangi aşamada bulunduğu belirtilmelidir (m.62).
- İhbar edilen davada verilen hüküm, ihbar eden ile ihbar edilen arasındaki sonraki rücu veya tazminat davasında ihbar edilen aleyhine bağlayıcı etki doğurur; bu etkinin doğması için ihbar edilen kişinin ihbara rağmen davaya fer'i müdahil olarak katılmamış olması gerekir.
- İhbar etkisinin doğması için ihbarın şartlarının gerçekten var olup olmadığı, ikinci davada ihbar edilen tarafından değil, mahkemece ilk kez bu ikinci davada incelenir.
- İhbar eden taraf, ihbarı zamanında yapmamış veya davayı hileli ya da ağır kusurlu davranışlarla kaybetmişse, ihbar etkisi hiç doğmaz ya da bu ölçüde sınırlanır.

### İhbarın etkisi: hangi sonuçları doğurur?

- İhbar usulüne uygun yapılmış ve ihbar edilen kişi davaya fer'i müdahil olarak katılmamışsa, ihbar edilen davada verilen hüküm ihbar eden ile ihbar edilen arasındaki sonraki rücu veya tazminat davasında ihbar edilen aleyhine bağlayıcı olur.
- İhbar edilen kişi davaya fer'i müdahil olarak katılmışsa, onun hakkında ihbar etkisi değil fer'i müdahale etkisi uygulanır.
- İhbar edilen kişi ihbara rağmen davaya katılmamışsa, ikinci davada ihbar edilen, ilk davadaki hükmün yanlış olduğunu ileri süremez; ancak ihbarın zamanında yapılmadığını veya ihbar edenin davayı hileli ya da ağır kusurlu biçimde kaybettiğini ileri sürebilir.
- İhbar eden taraf ihbarı zamanında yapmamışsa ya da davayı hileli veya ağır kusurlu davranışlarla kaybetmişse, ihbar etkisi hiç doğmaz veya duruma göre sınırlanır.
- İhbar ancak usulüne uygun yapılmış ve tebliğ edilmişse etki doğurur; geçerli olmayan bir ihbarın bağlayıcı etkisi yoktur.
- İhbar edilen davada taraf sıfatı kazanılamadığından ihbar edilen kişi bu davada usul işlemi yapamaz; sonuç yalnızca sonraki davada ortaya çıkar.
- Madde, ihbar edilen davanın hükmünün ihbar edilen aleyhine doğrudan hüküm kurulmasını sağlamaz; bağlayıcılık yalnızca sonraki rücu veya tazminat davasında görülür.

### İhbar alan, fer'i müdahale ile katılma ile katılmama arasındaki fark nedir?

- İhbar alan kişi ihbara uyarak davaya fer'i müdahil olarak katılmışsa, ihbar etkisi değil, doğrudan fer'i müdahalenin etkisi (69. m. ikinci fıkra) söz konusu olur.
- İhbar alan kişi davaya katılmamışsa, dava kendisine karşı ihbar etkisi doğurur ve sonraki rücu davasında ihbar edilen davadaki hükmün aleyhine bağlayıcılığı ortaya çıkar.

Sonuç: Katılan kişi hakkında fer'i müdahale etkisi, katılmayan kişi hakkında ihbar etkisi uygulanır; her iki durumda da sonuç bağlayıcılıktır, ancak temeli ve ileri sürülebilirlik koşulları farklıdır.

### Davanın ihbarı ile ihbar etkisi arasındaki fark nedir?

- Davanın ihbarı, ihbar eden tarafın yazılı bildirimidir ve bu bildirimin usulüne uygun yapılması ile tebliği ile tamamlanır.
- İhbar etkisi, bu ihbarın sonucunda ihbar edilen davada verilen hükmün ikinci davada doğurduğu bağlayıcılıktır.

Sonuç: İhbar usulüne uygun yapılmamışsa ihbar etkisi de doğmaz; ihbar etkisi ancak geçerli ihbara bağlanır.

### Ayıp (ihbarın zamanında yapılmaması) durumu ile ihbarda kusur yokluğu arasındaki fark nedir?

- İhbar eden taraf ihbarı zamanında yapmamışsa veya davayı hileli ya da ağır kusurlu davranışlarla kaybetmişse, ihbar alan kişi ikinci davada ilk davadaki hükmün yanlışlığını ileri sürebilir.
- İhbar eden taraf ihbarı zamanında yapmış ve davayı usulüne uygun yürütmüşse, ihbar alan kişi ilk hükmün yanlışlığını ileri süremez.

Sonuç: Birinci durumda ihbar etkisi hiç doğmaz ya da sınırlanır; ikinci durumda etki tam olarak doğar.

### Ayrım: ihbar edilen davada taraf sıfatı ile ihbar etkisi arasındaki fark nedir?

- İhbar edilen gerçek veya tüzel kişi, ihbar edilen davada taraf sıfatını kazanamaz.
- İhbar edilen kişi ihbar edilen davaya fer'i müdahil olarak katılırsa, sonraki rücu davasında fer'i müdahale etkisi uygulanır.

Sonuç: Taraf sıfatı kazanılamadığı için ihbar edilen kişi davada usul işlemi yapamaz; bağlayıcılık ancak ihbar etkisi veya fer'i müdahale etkisi yoluyla kurulur.

### İhbarın etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İhbar edilen kişiye ihbar edilen davada taraf sıfatı tanımak; oysa taraf sıfatı kazanılamaz, bağlayıcılık yalnızca sonraki rücu davasında doğar.
- İhbar etkisini fer'i müdahale etkisi ile karıştırmak; ihbar alan davaya katıldığında 69. madde ikinci fıkrası uygulanır, katılmadığında ihbar etkisi doğar.
- İhbarın şartlarını ihbar edilen davada değil, ikinci davada incelemek yerine ilk davada ihbar edilenin itirazını değerlendirmek.
- İhbar eden taraf ihbarı zamanında yapmamışsa ya da kusurlu davranmışsa bile ihbar etkisinin tam doğacağını varsaymak; bu durumda etki sınırlanır veya hiç doğmaz.
- İhbar yazılı ve gerekçeli yapılmamışsa veya tebliğ edilmemişse ihbar etkisinin doğduğunu kabul etmek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İhbar edilen davada taraf sıfatı kazanamayan gerçek ve tüzel kişinin, davada taraf olarak istinaf veya temyiz yapamayacağı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1760 E., 2024/1520 K., 20.09.2024; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1329 E., 2023/480 K., 28.04.2023; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2020/2142 E., 2020/4199 K., 25.12.2020)
- İhbar edilen kişinin istinaf başvurusunun, ihbar edilen davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi uygulamada yaygındır; 64. maddenin yollaması, ihbar etkisinin taraf sıfatı yaratmadığı biçiminde yorumlanmaktadır. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8945 E., 2023/3087 K., 18.05.2023)
- Davalı tarafın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddedilmesine ilişkin itirazının, ihbar edilen kişinin sıfatı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır. (Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/796 E., 2026/337 K., 16.04.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- İhbar etkisinden yararlanmak isteyen taraf, yani ihbar eden, ihbarın usulüne uygun yapıldığını, tebliğ edildiğini ve ihbarın zamanında yapıldığını ispat yükü altındadır; bu, ihbar yazısı, tebliğ belgesi ve dava dosyası ile kanıtlanır.
- İhbar edilen kişi, ihbarın şartlarının bulunmadığını veya ihbar eden tarafın hileli ya da ağır kusurlu davrandığını ileri sürerse, bu savunmayı ispat etmekle yükümlüdür.
- İhbar edilenin davaya fer'i müdahil olarak katılıp katılmadığı, dava dosyasındaki katılma talebi ve mahkeme kararı ile belirlenir; katılmamış olması, ihbar etkisinin doğmasını sağlayan olgudur.
- İhbar etkisinin şartlarının gerçekten var olup olmadığı, ikinci davada mahkemece incelenir; ihbar edilenin bu konuda yazılı delil sunması önemlidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.69: Fer'i müdahalenin etkisini düzenler. 64. madde ihbar etkisini bu hükme kıyasen uygulanır; ihbar etkisinin içeriği ve sınırı buradan belirlenir.
- 6100 m.61: Davanın ihbarının koşullarını ve tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılabileceğini düzenler; 64. maddenin uygulanabilmesi için ön koşuldur.
- 6100 m.62: İhbarın şeklini (yazılı yapılması, sebebinin gerekçeleriyle açıklanması, yargılamanın aşamasının belirtilmesi) ve ihbarın yargılamayı ertelemeyeceğini düzenler; ihbar etkisinin doğması için usulüne uygun ihbar gerekir.
- 6100 m.63: İhbar edilen kişinin davaya katılmasını ve ihbarın yapıldığı davada tarafların hakları ile ihbar üzerine yapılacak işlemleri düzenler; ihbar etkisinin hukuki çerçevesini tamamlar.
- 6100 m.66: Fer'i müdahalenin şartlarını düzenler; ihbar edilenin ihbara rağmen katılmama kararı, bu maddede öngörülen fer'i müdahale etkisinin doğmamasına yol açar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.750: Kambiyo senetlerinde davanın ihbarının zamanaşımını kesmesini düzenler; 64. maddenin ihbar etkisinden ayrı bir maddi hukuk sonucudur.

## [HMK m.65 — Asli müdahale](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-65)

6100 sayılı Kanun'un 65. maddesi, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar asli müdahale davası açabilmesini ve bu davanın asıl yargılamayla birlikte yürütülüp karara bağlanmasını düzenler. Kapsam, asıl davanın taraflarına karşı, asıl davanın görüldüğü mahkemede dava açmak isteyen üçüncü kişiyi kapsar. Madde, asli müdahalenin davanın taraflarına yöneltilmesini ve iki davanın birlikte karara bağlanmasını kapsar, bunun dışında ayrıntılı usul kurallarını içermez. Fer'i müdahalenin (m.66) koşulları ve sonuçları, davanın ihbarı (m.67 ve devamı) düzenlenmez. Asli müdahale talebinin harca bağlanması ve harç eksikliğinin sonucu (m.30–31 ve harçlara ilişkin mevzuat) düzenlenmez. Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi aşamasında asli müdahalenin yapılamaması, yasa yolu düzenlemeleri (m.357 ve devamı) ayrıca belirlenir.

### Asli müdahale: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Asli müdahale**: Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede açtığı bağımsız dava biçimidir. Üçüncü kişi bu yolla davaya taraf sıfatı kazanır.
- **Asli müdahil**: Asli müdahale davasını açan üçüncü kişidir. Davacı sıfatıyla dava açar ve dava sonunda hakkında ayrıca karar verilen taraftır. Yalnız derdest davanın reddini istemek asli müdahale sayılmaz.
- **Müddeabih**: Asli müdahalede dava konusu edilen şeydir. Asli müdahil, bu müddeabih üzerinde hak iddia etmelidir; müddeabih dışına çıkılarak hak talep edilemez.
- **Hüküm verilinceye kadar**: Asli müdahale talebinin yapılabileceği son andır. Bu andan sonra, yani hüküm verildikten sonra veya yasa yolu aşamasında asli müdahale yapılamaz.
- **Fer'i müdahale**: Davanın taraflarından birinin yanında yer alan ve kendi hakkı olmayan, o taraf lehine katılan üçüncü kişinin katılma biçimidir. Asli müdahalenin bağımsız dava niteliğinden farklı olarak fer'i müdahil taraf değildir (m.66 kapsamında ayrı değerlendirilir).

### Asli müdahale: hangi şartlar aranır?

- Üçüncü kişinin, yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia etmesi gerekir.
- Hak iddiasının, hüküm verilinceye kadar ileri sürülmesi gerekir.
- Asli müdahale davasının, yargılamanın taraflarına karşı açılması gerekir; asıl davanın tarafları davalı gösterilmelidir.
- Asli müdahale davasının, asıl davanın görüldüğü aynı mahkemede açılması gerekir; başka mahkemede açılan dava asli müdahale davası olmaz.
- Dava konusu, asıl davanın müddeabihi ile bağlantılı olmalıdır; müddeabih dışına çıkılarak hak talep edilemez.
- Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülmeli ve birlikte karara bağlanmalıdır (m.65/2).

### Asli müdahale: hangi sonuçları doğurur?

- Asli müdahale davası usulüne uygun açıldığında, hâkimin ayrıca izin vermesine gerek kalmadan dava doğar.
- Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve tek bir karar ile karara bağlanır; iki dava için ayrı ayrı hüküm verilmez.
- Asli müdahil taraf sayılır ve hakkında karar verilir; bu karar asli müdahil bakımından da kesin hüküm teşkil eder.
- Hüküm verilinceye kadar yapılmayan asli müdahale talebi, hüküm sonrası veya yasa yolu aşamasında kabul edilmez.
- Asli müdahale talebi, asıl davada hüküm verilmeden önce değerlendirilmeli ve hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmelidir; sessiz kalınamaz.
- Asıl yargılama ile asli müdahale davası arasında tahkikatın birlikte mi yürütüleceği yoksa biri diğeri için bekletici sorun mu yapılacağı, yargılamanın özelliğine göre mahkemece belirlenir.
- Asli müdahalenin çekişmeli yargı ve çekişmesiz yargıda mümkün olması, asıl işin çekişmeliye dönüşmesi sonucunu doğurur.

### Asli müdahale ile fer'i müdahale arasındaki fark nedir?

- Asli müdahil bağımsız bir dava açar, hak iddia eder ve hakkında ayrıca karar verilen taraftır.
- Fer'i müdahil, taraflardan birinin yanında yer alır ve kendi hakkını ileri sürmez.

Sonuç: Asli müdahilin hakkında hüküm kurulur ve kesin hüküm doğurur; fer'i müdahil için ayrı hüküm kurulmaz.

### Asli müdahale ile çekişmeli yargı ve çekişmesiz yargı arasındaki fark nedir?

- Çekişmeli yargıda asli müdahale yapılabilir.
- Çekişmesiz yargıda da asli müdahale mümkündür; fer'i müdahale ise çekişmesiz yargıda mümkün değildir.

Sonuç: Asli müdahale yapıldığında çekişmesiz iş kural olarak çekişmeliye dönüşür.

### Asli müdahale ile davaya müdahale talebinin hüküm sonrası veya istinaf aşamasında yapılması arasındaki fark nedir?

- Hüküm verilinceye kadar yapılan asli müdahale talebi kabul edilebilir.
- Hüküm verildikten sonra veya istinaf ve temyiz aşamasında yapılan talep kabul edilmez.

Sonuç: Hüküm sonrası müdahale talebi reddedilir; müdahil temyiz hakkı da tanınmaz.

### Asli müdahale ile ayrı dava açma arasındaki fark nedir?

- Üçüncü kişi asli müdahale yolunu seçebilir.
- Üçüncü kişi yetkili ve görevli mahkemede ilk davanın taraflarına karşı bağımsız bir dava da açabilir.

Sonuç: Asli müdahale bir zorunluluk değildir; üçüncü kişi bağımsız dava yolunu da seçebilir.

### Asli müdahale: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Asli müdahale talebini fer'i müdahale olarak değerlendirmek; oysa asli müdahil taraf sayılır ve hakkında ayrıca karar verilmelidir.
- Asli müdahale talebi hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz karar vermemek; asıl davanın hükmü ile birlikte asli müdahil için de karar kurulmalıdır.
- Hüküm verildikten sonra veya istinafta yapılan asli müdahale talebini kabul etmek.
- Asli müdahale davasını başka bir mahkemede açmak; asli müdahale davası asıl davanın görüldüğü mahkemede açılmalıdır, aksi hâlde asli müdahale olmaz.
- Yalnız derdest davanın reddini isteyen kişiyi asli müdahil saymak; bu kişinin hak iddiası yoktur.
- Asli müdahalede müddeabih dışına çıkarak yeni bir hak talep etmek; hâkimin bu talebi asli müdahale kapsamında değerlendirmesi hatalıdır.
- Asli müdahil harç yatırmadan asli müdahale talebinin esasına girmek; harç yatırılmamışsa işlem yapılması yanlış olur.
- Asıl dava ile asli müdahale davasını birlikte karara bağlamamak; iki dava için ayrı ayrı hüküm kurulması yanlıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Asli müdahale talebinin asıl davada hüküm verilmeden önce yapılması ve hüküm fıkrasında asli müdahil için ayrıca olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/293 E., 2025/97 K., 05.03.2025)
- Hüküm verildikten sonra veya istinaf aşamasında ileri sürülen asli müdahale talebinin kabul edilemeyeceği, bu aşamada yapılan müdahalenin taraf sıfatı doğurmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/293 E., 2025/97 K., 05.03.2025)
- Asli müdahale talebi, harç yatırılmış ve dava konusu şey üzerinde hak iddiası ileri sürülmüşse, mahkemece asli müdahale talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1502 K., 04.12.2025)
- Asli müdahale davasında yalnız derdest davanın reddini istemenin asli müdahale sayılmayacağı, müdahil için hak talebi bulunması gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1177 E., 2025/175 K., 28.02.2025)
- Asli müdahalede dava edilen müddeabihin esas alınması gerektiği; müddeabih dışına çıkılarak hak talep edilemeyeceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1180 E., 2025/178 K., 28.02.2025)
- Asli müdahalenin, kadastro ve tescile itiraz gibi maddi hukuktaki bazı davalarda da bu nitelikte yapılabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/204 E., 2021/378 K., 02.03.2021)
- Asli müdahale talebine ilişkin olarak asıl davanın hüküm fıkrasında ayrıca karar verilmemesinin bozma nedeni olduğu kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2026/8 K., 21.01.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Asli müdahalede bulunan üçüncü kişi, dava konusu hak veya şey üzerinde hak iddia ettiğini ispatlamakla yükümlüdür; tapu, sözleşme, icra takibi ya da miras belgesi gibi yazılı delillerle ispat edilir.
- Asli müdahil, hak iddiasının dayanağını ve dava konusu ile bağlantısını göstermelidir; bu bağlantı kurulamazsa asli müdahale talebi reddedilir.
- Asıl davanın tarafları, asli müdahilin hak iddiasının dava konusu ile ilgisiz olduğunu veya müddeabih dışına çıktığını savunabilir; bu savunmayı ileri süren taraf ispat yükünü taşır.
- Asli müdahale talebinin hüküm verilmeden önce yapıldığı, mahkeme kaydı ve dilekçe tarihi ile ispat edilir; hüküm sonrası yapılan talep bu tarihten kanıtlanır.
- Asli müdahalenin gerekli harçlarının yatırıldığı makbuz ile ispat edilir; harç yatırılmamış talep karara bağlanmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Fer'i müdahaleyi düzenler. Asli müdahale ile fer'i müdahale arasındaki ayrım bu maddeye göre yapılır; fer'i müdahil taraf değildir.
- [6100 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-30): Asli müdahale davasının harca bağlanması bakımından ilgilidir; harç yatırılmadan asli müdahale davası için karar verilmemesi gerektiği uygulamada belirtilmiştir.
- [6100 sayılı Kanun m.357](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-357): İstinaf aşamasında yeni taraf olarak davaya katılma yasağını düzenler; asli müdahale talebinin hüküm sonrası ve istinaf aşamasında yapılamamasının dayanağıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.70](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-70): Cumhuriyet savcısının davada yer alması bakımından bağlantılıdır; asli müdahale ile savcının taraf olması ayrı hâllerdir.

## [HMK m.66 — Fer’î müdahale](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66)

Madde, görülmekte olan bir davada üçüncü kişinin davanın taraflarından birinin yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla fer'i müdahil olarak yer almasının koşullarını ve zamanını düzenler. Madde, üçüncü kişinin davaya katılma iradesi ile taraf yanında yer almasını kapsar. Maddenin uygulanması, davada tarafların davanın bir ihtilaf konusuna ilişkin hukuki yararı bulunan üçüncü kişiler bakımından söz konusudur. Madde, fer'i müdahil talebinin usulünü, dilekçenin tebliğini, kabul veya red kararını ve müdahilin yetkilerini ayrıntılı düzenlemez (m.67, m.68). Asli müdahaleyi (m.65), müdahil hakkında hüküm kurulmamasını ve hükmün etkisini (m.69) ve ihbar yoluyla davaya katılmayı düzenlemez (m.68 ile ilişkili ihbar hükümleri).

### Fer’î müdahale: hangi şartlar aranır?

- Görülmekte olan bir dava bulunmalıdır; çekişmesiz yargıda fer'i müdahale mümkün değildir.
- Müdahale talep eden üçüncü kişinin davanın sonucunda hukuki yararı bulunmalıdır.
- Üçüncü kişi, davanın taraflarından birinin yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla katılmalıdır.
- Müdahale talebi, tahkikat sona ermeden yapılmalıdır; sözlü yargılama ve hüküm aşamasında talep yapılamaz.
- Üçüncü kişi, taraf sıfatı kazanamaz; asli müdahil gibi bağımsız bir talep ileri süremez.

### Fer’î müdahale: hangi sonuçları doğurur?

- Koşullar gerçekleşirse üçüncü kişi, taraf yanında fer'i müdahil olarak davaya katılır.
- Müdahale talebinin kabulü hâlinde fer'i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder ve davayı bulunduğu noktadan itibaren takip eder.
- Müdahale talebinin reddi hâlinde karar, asıl hüküm verildikten sonra temyiz yoluyla incelenebilir.
- Tahkikat sona erdikten sonra yapılan fer'i müdahale talebi, zamanında yapılmadığı için reddedilir.
- Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulamaz; hüküm yalnızca davanın taraflarını bağlar (m.69).

### Fer'i müdahale ile asli müdahale arasındaki fark nedir?

- Fer'i müdahilde üçüncü kişi, davanın taraflarından birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır; bağımsız bir hak iddia etmez.
- Asli müdahilde üçüncü kişi, dava konusu hakkın kendisine ait olduğunu ileri sürer ve taraf sıfatıyla davaya girer.

Sonuç: Asli müdahil taraf olur ve hüküm hakkında kurulabilir; fer'i müdahil taraf olmaz ve hakkında hüküm kurulamaz (m.65, m.69).

### Tahkikat sonuna kadar yapılabilen müdahale ile hüküm aşamasında yapılamayan müdahale arasındaki fark nedir?

- Fer'i müdahale tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir.
- Sözlü yargılama ve hüküm aşamasında fer'i müdahale talebi kabul edilmez.

Sonuç: Tahkikat bittikten sonra yapılan talep reddedilir. Bölge adliye ve Yargıtay'da fer'i müdahale mümkün değildir; istinafta yeniden yargılama yapılıyorsa talep mümkündür.

### Fer'i müdahil ile taraf arasındaki fark nedir?

- Fer'i müdahil, davada tarafsıfatı kazanmaz ve tarafa rağmen işlem yapamaz.
- Taraf, davayı kendi adına takip eder ve bağımsız işlemler yapabilir.

Sonuç: Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulmaz; yargılama giderine ve vekâlet ücretine de fer'i müdahil aleyhine hükmedilemez.

### Fer’î müdahale: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Fer'i müdahil ile asli müdahili karıştırmak; fer'i müdahil taraf gibi kabul edilip hakkında hüküm kurmak hatalıdır (m.69).
- Tahkikat sonunu hüküm aşaması ile karıştırmak; tahkikat sona erdikten sonra yapılan talebi kabul etmek hatalıdır.
- Hukuki yararı yalnızca dolaylı bir menfaatle yetinerek değerlendirmek ya da taraflarla ilişkisi olmayan kişilere fer'i müdahale tanımak hatalıdır.
- Fer'i müdahil aleyhine yargılama gideri veya vekâlet ücretine hükmetmek hatalıdır, çünkü müdahil hakkında hüküm kurulamaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, fer'i müdahalenin ancak derdest bir davada mümkün olduğunu ve çekişmesiz yargıda uygulanmayacağını kabul etmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/1260 E., 2018/3570 K., 05.04.2018; Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/8806 E., 2016/5337 K., 10.11.2016)
- Mahkemeler, fer'i müdahil talebinde bulunan kişinin davanın sonucundan hukuki yararının bulunup bulunmadığını somut olayda inceler; taraflarla veya dava konusuyla bir ilişkisi yoksa talebi reddetmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2025/97 K., 14.02.2025)
- Uygulamada, fer'i müdahil ile asli müdahil ayrımı yapılmadan verilen hükümlerin, fer'i müdahil hakkında hüküm kurduğu için bozulduğu veya düzeltilerek onandığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2025/97 K., 14.02.2025; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/123 E., 2025/55 K., 16.01.2025)
- Tahkikat sona erdikten sonra yapılan fer'i müdahale taleplerinin reddedilmesi gerektiği yönündeki uygulama, madde metniyle uyumlu olarak sürdürülmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/389 E., 2024/800 K., 25.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Fer'i müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, davanın sonucundan hukuki yararının bulunduğunu ispatla yükümlüdür; yararı gösteren belgeler (alacak belgesi, icra dosyası, sözleşme) ile bu ispat yapılır.
- Üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında yer alma iradesi ve yardım amacı talep dilekçesinde açıkça ortaya konulmalıdır.
- Tahkikatın sona erip ermediğinin ispatı, dosya kayıtları ve duruşma zaptı ile yapılır; talebi reddettirmek isteyen taraf bu duruma ilişkin kaydı gösterir.
- Taraflardan biri, üçüncü kişinin hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.65: Asli müdahaleyi düzenler. Asli müdahil taraf olduğundan fer'i müdahaleden ayrılır; bu maddede ise üçüncü kişinin taraf yardımcısı olarak katılması öngörülür.
- 6100 m.67: Fer'i müdahale talebinin dilekçe ile yapılmasını, dilekçenin taraflara tebliğini ve mahkemenin kabul veya red kararını düzenler.
- 6100 m.69: Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulamayacağını ve hükmün yalnızca davanın taraflarını bağlayacağını düzenler; bu madde ile birlikte fer'i müdahalenin sonucunu belirler.

## [HMK m.67 — Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-67)

Madde, fer'i müdahale talebinde bulunan üçüncü kişinin başvuru dilekçesinin zorunlu içeriğini ve bu dilekçenin taraflara tebliğ edilmesini, ayrıca mahkemenin talep hakkındaki duruşma davetini ve gelmeme halinde karar verme yetkisini düzenler. Maddenin uygulanması, üçüncü kişinin yanında katılacağı tarafın belirtilmesi, müdahale sebebinin ve dayanaklarının dilekçede gösterilmesi ile tebliğ ve duruşma çağrısı işlemlerini kapsar. Madde, fer'i müdahilin davadaki usul yetkilerini düzenlemez (m.68), asli müdahaleyi düzenlemez (m.65), müdahale talebinin kabulü veya reddine ilişkin ara karar ile ön sorun usulünü düzenlemez (m.163-164), müdahale talebinin harcını ve gider avansını düzenlemez (Harçlar Kanunu ve ilgili yönetmelik), dilekçenin mahkemeye sunuluş biçimi ve taraflara tebliği için gerekli giderler ile yazı işleri usulünü düzenlemez.

### Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fer'i müdahale**: Davanın sonucunda hukuki yararı bulunan üçüncü kişinin, davada taraflardan birinin yanında, onun yardımcısı olarak katılmasıdır. Üçüncü kişi davada kendi adına bağımsız bir talep ileri sürmez; katıldığı tarafa bağımlı olarak yargılamada yer alır.
- **Müdahale sebebi**: Üçüncü kişinin davanın sonucunda sahip olduğu hukuki yarardır. Yarar, katılınan tarafın davayı kazanmasına bağlıdır ve dilekçede somut dayanaklarıyla birlikte gösterilmelidir.
- **Müdahale dilekçesi**: Üçüncü kişinin fer'i müdahale talebini mahkemeye ilettiği yazılı başvurudur. Madde uyarınca dilekçede katılınacak taraf, müdahale sebebi ve bu sebebin dayanakları yer almalıdır.
- **Duruşma davetiyesi ile uyarı (meşruhat)**: Taraflara ve üçüncü kişiye gönderilen davetin, gelmeseler dahi talep hakkında karar verileceğine dair uyarıyı içeren kısmıdır. Gerekçeye göre bu uyarının davetiyede yer alması uygulamada aranır.

### Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi: hangi şartlar aranır?

- Üçüncü kişinin davanın sonucunda hukuki yararının bulunması gerekir.
- Müdahale talebinin, yanında katılmak istediği tarafın belirtildiği bir dilekçeyle yapılması gerekir.
- Dilekçede müdahale sebebinin ve bu sebebin dayanaklarının açıkça gösterilmesi gerekir.
- Müdahale talebinin, davanın görüldüğü mahkemeye yapılması gerekir.
- Müdahale dilekçesinin davanın taraflarına tebliğ edilmesi gerekir.
- Mahkemenin gerekli görürse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi duruşmaya davet etmesi gerekir; davet edilenlerin gelmemesi talep hakkında karar verilmesine engel değildir.
- Müdahale talebi taraflarca olumlu veya olumsuz cevaplansa bile mahkemenin hukuki yararı ayrıca değerlendirmesi gerekir.

### Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Dilekçe usulüne uygun ise mahkeme dilekçeyi taraflara tebliğ eder.
- Taraflar veya üçüncü kişi gelmese bile mahkeme müdahale talebi hakkında karar verir.
- Hukuki yarar bulunup bulunmadığı mahkemece değerlendirilir; yarar bulunmazsa talep reddedilir.
- Müdahale talebinin kabulü hâlinde üçüncü kişi davaya katılır ve bu konudaki karar ara karar niteliğindedir.
- Zorunlu içerik eksik ise dilekçe taraflara tebliğ edilmeden dosya üzerinden reddedilir.
- Gelmeyen tarafların yokluğunda karar verildikten sonra dosya, tahkikat duruşmasında müdahale talebi incelenmiş ise 150. madde uyarınca işlemden kaldırılmalıdır.

### Kendiliğinden müdahale ile mahkemenin resen davet etmesi arasındaki fark nedir?

- Üçüncü kişi kendi isteğiyle dilekçe vererek davaya girer; bu madde bu yoldaki başvuruyu düzenler.
- Mahkeme, üçüncü kişinin talebi olmadan onu davaya dahil edemez; resen davet yetkisi yalnızca talebin incelenmesi aşamasında, taraflarla birlikte dinlemek üzere söz konusudur.

Sonuç: Talep olmadan üçüncü kişi davaya dahil edilemez; talep yapıldıktan sonra mahkeme yalnızca dinlemek için üçüncü kişiyi çağırabilir.

### Taraflar gelir ile taraflar gelmez arasındaki fark nedir?

- Taraflar ve üçüncü kişi duruşmaya gelir ve beyanda bulunur.
- Taraflar ve üçüncü kişi davet edilmesine rağmen gelmez.

Sonuç: Gelmeme, talep hakkında karar verilmesine engel değildir; mahkeme dosya işlemden kaldırılmadan talebi olumlu veya olumsuz karara bağlar. Gerekçeye göre bu sonuç, duruşmanın yalnızca müdahale talebinin incelenmesi için belirlenmiş olması hâlinde geçerlidir.

### Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dilekçede hangi tarafın yanında katılınacağını belirtmemek; bu eksiklik dilekçenin zorunlu içeriğinin eksikliği olarak değerlendirilir ve dilekçe tebliğ edilmeden reddedilebilir.
- Müdahale sebebini ve dayanaklarını yazmadan yalnızca katılma isteğini bildirmek; bu eksiklik hâkimin süre vermesini gerektirmez.
- Duruşmaya taraflardan hiçbiri gelmediği için dosyayı işlemden kaldırmak; müdahale talebi incelenmiş ise talep hakkında karar verilmelidir.
- Talebi sözlü olarak kalemde ya da duruşmada iletmek yeterli sayılmak; madde yazılı dilekçe şartı getirir.
- Mahkemenin hukuki yararı yalnızca taraflar itiraz ederse incelediğini sanmak; hukuki yarar mahkemece resen araştırılır.
- Müdahale dilekçesini tebliğ edilmeden dosyaya koymak; dilekçe taraflara tebliğ edilmeden talep hakkında karar verilmez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin fer'i müdahale talebini, talebin davanın görüldüğü mahkemeye dilekçeyle yapılmasını şart koşarak değerlendirdiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2025/97 K., 14.02.2025; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/389 E., 2024/800 K., 25.06.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/592 E., 2024/924 K., 10.05.2024)
- Bölge adliye mahkemeleri, fer'i müdahale talebinin reddine ya da kabulüne ilişkin kararları davada ayrı bir ara karar olarak değerlendirmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/592 E., 2024/924 K., 10.05.2024)
- Fer'i müdahil aleyhine hüküm kurulamayacağı ve fer'i müdahilin istinaf yetkisinin bulunmadığı yönünde uygulama bulunmaktadır. (8. Hukuk Dairesi, 2024/1822 E., 2025/5003 K., 26.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Fer'i müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, hukuki yararını ve müdahale sebebinin dayanaklarını dilekçesinde göstermekle yükümlüdür; yarar bulunduğunu ispat yükü bu kişiye aittir.
- Dilekçedeki dayanaklar, belge veya yazılı kayıtla ortaya konmalıdır; hukuki yararın varlığı, davanın sonucuna bağlı ilişkinin yazılı delillerle gösterilmesi yoluyla ispatlanır.
- Taraflar müdahale talebine itiraz ederek hukuki yararın bulunmadığını ileri sürebilir; bu savunmayı ileri süren taraf, yararın bulunmadığını ortaya koymakla yükümlüdür.
- Mahkeme, taraflar itiraz etmese bile hukuki yararı resen inceler; bu nedenle üçüncü kişinin dilekçesindeki dayanakların açık olması, karar aşamasında belirleyicidir.
- Müdahale dilekçesinin taraflara tebliğ edildiğinin ve duruşma davetiyesinin usulüne uygun gönderildiğinin tespiti, mahkeme dosyasındaki tebligat belgeleriyle yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.68](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-68): Talep kabul edildiğinde müdahilin davayı hangi noktadan takip edeceğini ve hangi işlemleri yapabileceğini düzenler; m.67 ile kabul sonrası sonucu tamamlar.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Fer'i müdahalenin tanımını ve hukuki yarar koşulunu düzenler; m.67 bu talebin dilekçe usulünü belirler.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.163-164](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-163): Müdahale talebinin incelenmesi ve karara bağlanması süreci ön sorun hükümlerine göre yürütülür.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.150](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-150): Duruşmaya gelinmemesi hâlinde dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kuraldır; müdahale talebi incelenmiş ise bu kural uygulanır.

## [HMK m.68 — Fer’î müdahilin durumu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-68)

Madde, fer'i müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin davaya hangi aşamadan itibaren katılabileceğini, yanında katıldığı tarafa bağlı olarak hangi işlemleri yapabileceğini ve mahkemenin hangi işlemleri müdahile tebliğ edeceğini düzenler. Kurum, davanın taraflarından birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılan üçüncü kişiler bakımından uygulanır. Madde, müdahile tanınan usul işlemlerinin sınırını ve tebligat yükümlülüğünü kapsar. Müdahale talebinin ön koşullarını ve incelenmesini (m.67), müdahilin hüküm bakımından durumunu (m.69), asli müdahaleyi ve ihbarı düzenlemez (m.66, m.66 öncesi ve sonrası düzenlemeler ile m.66 ve m.69 ayrı konulardır). Müdahilin kendi adına kanun yoluna başvurma koşulları ile hüküm kurulmuş olması hâlinin ayrı değerlendirilmesi de maddenin kendi kapsamında değildir ve uygulama alanında ayrıca ele alınır.

### Fer’î müdahilin durumu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fer'i müdahil**: Davanın sonucunda hukuki yararı bulunan üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak davaya katılan kişisidir. Davada taraf değildir ve kendi adına bağımsız bir takip yetkisi yoktur.
- **Katıldığı nokta**: Müdahil için davayı takip yetkisinin başladığı andaki yargılama aşamasıdır. Müdahil, bu noktadan öncesine dönemez ve öncesindeki işlemleri yeniden yapamaz.
- **Yardımcı olma**: Müdahilin, katıldığı tarafın yararına iddia ve savunma ileri sürmesi, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan usul işlemlerini yapmasıdır. Tasarruf niteliğinde işlemler bu kapsamda değildir.
- **Tasarruf işlemi**: Dava konusu hak üzerinde feragat, kabul veya sulh gibi sonuç doğuran işlemlerdir. Fer'i müdahil bu tür işlemleri tek başına yapamaz.

### Fer’î müdahilin durumu: hangi şartlar aranır?

- Üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararının bulunması gerekir.
- Müdahale talebinin mahkemece kabul edilmiş olması gerekir; kabul kararı ile müdahil davaya katılmış olur.
- Müdahilin, katıldığı noktadan itibaren davayı takip etmesi gerekir; daha önceki işlemleri yeniden yapma hakkı yoktur.
- Müdahilin ileri sürdüğü iddia ve savunmalar, yanında katıldığı tarafın yararına olmalıdır.
- Müdahilin yaptığı usul işlemleri, yanında katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmamalıdır.
- Müdahil, dava konusu üzerinde tasarruf niteliğinde işlem (feragat, kabul, sulh) yapamaz ve maddi hukuka ilişkin sonuç doğuran usul işlemlerini gerçekleştiremez.
- Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ etmek zorundadır.

### Fer’î müdahilin durumu: hangi sonuçları doğurur?

- Müdahale talebi kabul edildiğinde müdahil, davayı katıldığı noktadan itibaren takip eder.
- Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia ve savunmaları ileri sürebilir.
- Müdahil, katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapabilir.
- Mahkeme, katıldığı noktadan sonra taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.
- Müdahilin yanında katıldığı tarafın işlemleriyle çelişen bir işlem yapması, bu işlemin geçerliliğini ortadan kaldırır.
- Yanında katıldığı taraf kanun yolundan feragat ederse, fer'i müdahil bu yola tek başına başvuramaz; bu durumda müdahil de feragatle bağlanır.
- Hüküm doğrudan fer'i müdahil aleyhine kurulmuşsa, müdahil kendi adına kanun yoluna başvurabilir.
- Müdahil hakkında hüküm kurulamaz; hüküm yalnız davanın tarafları hakkında verilir.

### Müdahilin katıldığı nokta ile davanın başından itibaren takip arasındaki fark nedir?

- Müdahil, katıldığı noktadan itibaren davayı takip eder; önceki işlemlere dönemez.
- Müdahil, davanın başından beri taraf gibi tüm işlemleri yeniden yapabilseydi davanın tamamına katılmış olurdu.

Sonuç: Müdahil, katıldığı aşamadan önceki işlemler hakkında yeniden beyanda bulunamaz; yargılama gecikmez.

### Fer'i müdahil ile asli müdahil arasındaki fark nedir?

- Fer'i müdahil, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır; kendi adına talep ileri süremez.
- Asli müdahil, kendi hakkını ileri süren ve davada taraf olan kişidir.

Sonuç: Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulamaz; bu madde yalnız fer'i müdahil bakımından uygulanır.

### Yardımcı işlem ile tasarruf işlemi arasındaki fark nedir?

- Müdahil, katıldığı tarafın yararına iddia ve savunma ileri sürebilir ve onun işlemlerine aykırı olmayan usul işlemlerini yapabilir.
- Müdahil, feragat, kabul, sulh gibi tasarruf işlemleri ile maddi hukuka ilişkin sonuç doğuran usul işlemleri yapamaz.

Sonuç: Bu işlemler müdahil tarafından yapılırsa geçersiz kabul edilir; geçerlilik, katıldığı tarafın işlemleriyle uyumluluğa bağlıdır.

### Fer’î müdahilin durumu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Müdahilin katıldığı noktadan önceki işlemleri yeniden yapabileceğini kabul etmek; bu hak madde ile sınırlandırılmıştır.
- Fer'i müdahili asli müdahil gibi değerlendirerek kendi adına talepte bulunabileceğini varsaymak.
- Müdahil tarafından yapılan feragat veya kabul gibi tasarruf işlemlerini geçerli saymak.
- Yanında katıldığı taraf kanun yolundan feragat etmişken müdahilin tek başına temyiz yapabileceğini düşünmek.
- Fer'i müdahil aleyhine yargılama gideri veya hüküm kurmak; bu, m.69 gereği yapılamaz.
- Mahkemenin katıldığı noktadan önceki işlemleri müdahile tebliğ etmesi gerektiğini düşünmek; tebligat yalnız katıldığı noktadan sonrası için yapılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Fer'i müdahilin yalnız başına kanun yoluna başvurması, lehine müdahale edilen tarafın da kanun yoluna başvurmuş olması şartına bağlı kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2448 E., 2025/2066 K., 11.12.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1541 E., 2025/1723 K., 20.11.2025)
- Lehine müdahale edilen taraf kanun yoluna başvurmazsa, fer'i müdahilin bağımsız olarak temyiz veya istinaf yapamayacağı kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2448 E., 2025/2066 K., 11.12.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1541 E., 2025/1723 K., 20.11.2025)
- Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulmadığı ve hükmün yalnız taraflar hakkında verileceği uygulamada esas alınmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1097 E., 2025/199 K., 06.02.2025)
- Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilip müdahil hakkında lehe veya aleyhe karar verilemeyeceği; bu nedenle müdahil aleyhine yargılama gideri hükmedilemeyeceği kabul edilmektedir. (Genel Kurul, 2015/2909 E., 19.07.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Müdahil olarak katılmak isteyen üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararının bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
- Müdahilin yanında katıldığı tarafın işlemlerine aykırı bir işlem yaptığını iddia eden karşı taraf, bu aykırılığı ispatlamakla yükümlüdür.
- Tasarruf niteliğinde bir işlem iddiası, ilgili usul belgeleri (feragat, kabul veya sulh beyanı) ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.67](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-67): Müdahale talebinin nasıl yapılacağını ve mahkemenin talebi nasıl inceleyeceğini düzenler; bu madde ise talebin kabulünden sonraki durumu düzenler.
- [6100 sayılı Kanun m.69](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-69): Fer'i müdahil hakkında hüküm kurulamayacağını, hükmün yalnız taraflar hakkında verileceğini düzenler; m.68'deki sınırların tamamlayıcısıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Fer'i müdahalenin tanımını ve tahkikat sona erinceye kadar yapılabileceğini düzenler; m.68'in uygulanacağı çerçeveyi belirler.

## [HMK m.69 — Fer’î müdahalenin etkisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-69)

Bu madde, fer'î müdahalenin etkisini iki açıdan düzenler. Birinci fıkra, müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün kimler hakkında verileceğini belirler. İkinci fıkra, fer'î müdahil ile yanında katıldığı taraf arasındaki rücu ilişkisinde asıl davadaki hükmün ne ölçüde bağlayıcı olacağını ve bu bağlayıcılığın hangi istisnalarla sınırlandığını düzenler. Kime uygulandığı bakımından madde, davaya fer'î müdahil olarak katılan üçüncü kişi ile yanında katıldığı taraf arasındaki ilişkiyi konu alır. Düzenlemediği konular: asli müdahale ve müdahale talebinin usulü (m.66-68), kesin hüküm ve kesin hükmün dava şartı etkisi, ihbar üzerine davaya katılma (m.61 vd.) ve ihbar yükümlülüğü ile ilgili usul kuralları. Ayrıca fer'î müdahilin yargılamaya katılma anına ilişkin esaslar da bu maddede değil, müdahale hükümlerinde yer alır.

### Fer’î müdahalenin etkisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Fer'î müdahil**: Kendi hakkını ileri sürmeden, davanın sonucunda menfaati bulunduğu için taraflardan birinin yanında davaya katılan üçüncü kişidir. Davanın tarafı değildir ve yanında katıldığı tarafa yardımcı olur.
- **Müdahalenin etkisi**: Fer'î müdahalenin kesin hüküm etkisinden ayrı olarak, ilk davada verilen hükmün ikinci davada, yani müdahilin yanında katıldığı taraf ile arasında görülen rücu davasında doğurduğu bağlayıcılıktır. Kesin hükmün öznel sınırını aşan bu etki, sadece müdahil ile yanında katıldığı taraf arasında geçerlidir.
- **Rücu ilişkisi**: Fer'î müdahil ile yanında katıldığı taraf arasında, müdahilin taraf adına ödeme yapması veya zarar görmesi halinde doğan talep ilişkisidir. Müdahalenin etkisi bu ilişkide ortaya çıkar.
- **İhbar**: Davanın tarafının, davaya katılmaya hakkı bulunan üçüncü kişiye davanın açıldığını bildirmesidir. Zamanında yapılmamış ihbar, fer'î müdahilin geç katılmasına yol açabilir ve bu da 2. fıkradaki istisnayı doğurur.
- **Ağır kusur**: Yanında katıldığı tarafın, müdahilin bildiği ya da bilmediği iddia ve savunma imkânlarını ileri sürmemesinde gösterdiği ileri derecede özensizlik veya kasıttır. Müdahilin ispat edebilmesi için bu kusurun varlığı gerekir.

### Fer’î müdahalenin etkisi: hangi şartlar aranır?

- Fer'î müdahil ile yanında katıldığı taraf arasında, asıl davadaki sonuca bağlı bir rücu ya da benzeri talep ilişkisi bulunmalıdır.
- Müdahilin asıl davaya fer'î müdahil olarak katılmış olması gerekir.
- Müdahil, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiasını ileri süremez; bu yasak rücu ilişkisinde geçerlidir.
- Bu yasak kalkmak için müdahilin, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını ileri sürmesi gerekir.
- Yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediği ileri sürülüyorsa, bu engelin varlığı müdahil tarafından ortaya konmalıdır.
- Kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığı ileri sürülüyorsa, bu kusurun ağır olduğu ispat edilmelidir.
- Müdahilin ileri sürdüğü hal bakımından yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğü ortaya konmalıdır.
- Müdahalenin etkisinin istisnası olarak yanlış yürütme iddiasının dinlenebilmesi için, müdahilin işlemleri taraf işlemleriyle çelişmemiş olmalıdır.

### Fer’î müdahalenin etkisi: hangi sonuçları doğurur?

- Rücu davasında fer'î müdahil, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiğini ileri süremez.
- Fer'î müdahilin asıl davada yanlış karar iddiası dinlenmediğinden, hükmün dayandığı vakıalar ve hukuki unsurlar da ikinci davada tartışılamaz.
- Sadece alternatif ilişkide birbirinin unsuru olan hususlar bağlayıcıdır; hükümde bulunması gerekmeyen ve tarafların talep etmediği tespitler ikinci davada bağlayıcı olmaz.
- Müdahalenin etkisi kesin hükümden farklı olarak mutlak değildir ve müdahilin davaya katıldığı andan itibaren belirlenir.
- Müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katılmışsa ve geç katılmanın taraftan kaynaklandığını gösterirse, asıl davadaki yanlış yürütmeyi ileri sürebilir.
- Yanında katıldığı tarafın müdahilin bilmediği iddia ve savunma imkânlarını ağır kusuruyla kullanmaması halinde, müdahil bu ölçüde etkiden kurtulabilir.
- Müdahilin işlemleri, asıl tarafın işlemlerine ya da açık iradesine aykırı olamayacağından, asıl tarafça engellenmiş işlemler bakımından müdahil etkiye tabi olmadığını ileri sürebilir.
- Madde, hükmün fer'î müdahil hakkında doğrudan hüküm kurmasını engeller; fer'î müdahil hakkında hüküm kurulmuşsa, bu durum ayrı bir kanun yolu sorusu doğurur.

### Asıl dava hükmü ile rücu davası arasındaki fark nedir?

- Asıl davada, müdahilin de yer aldığı davada hüküm taraflar hakkında verilir.
- Rücu davasında ise müdahil, asıl davanın hükmünün sonucuna bağlıdır ve yanlış karar iddiasını ileri süremez.

Sonuç: Müdahil asıl davada hüküm almaz; sonraki rücu davasında hükmün hem lehine hem aleyhine bağlayıcılığına tabi olur.

### Kesin hüküm ile müdahalenin etkisi arasındaki fark nedir?

- Kesin hüküm etkisi, asıl davanın tarafları arasında hüküm fıkrası bakımından doğar.
- Müdahalenin etkisi ise müdahil ile yanında katıldığı taraf arasında, hükmün dayandığı maddi ve hukuki unsurlarla birlikte doğar.

Sonuç: Müdahalenin etkisi kesin hükme göre daha geniştir; ancak sadece davaya etki edebildiği ölçüde ve müdahilin katıldığı andan itibaren geçerlidir.

### Geç katılma ile zamanında katılma arasındaki fark nedir?

- Müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için geç katılmışsa, bu durumda yanlış yürütme iddiasını ileri sürebilir.
- Zamanında katılmış müdahil için yasak tam olarak geçerlidir.

Sonuç: Geç katılmanın taraftan kaynaklandığı ispat edilirse müdahalenin etkisi bu ölçüde sınırlanır.

### Bilinen ile bilinmeyen iddia ve savunma arasındaki fark nedir?

- Müdahilin bildiği iddia ve savunma imkânlarını tarafın ileri sürmemesi, istisnanın kapsamında değildir.
- Müdahilin bilmediği iddia ve savunma imkânlarının tarafın ağır kusuru yüzünden kullanılamaması istisna kapsamındadır.

Sonuç: İstisna ancak bilinmeyen imkânlar bakımından ve ağır kusur ispatı ile işler.

### Fer’î müdahalenin etkisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Müdahil lehine ya da aleyhine asıl davada hüküm kurmak; fer'î müdahil karar başlığında taraf gibi gösterilmemeli, vekâlet ücreti ve yargılama gideri de ona yüklenmemelidir.
- Müdahalenin etkisini kesin hüküm etkisiyle karıştırmak; müdahalenin etkisi kesin hükme göre daha geniş olsa da, öznel sınırı yalnız müdahil ile yanında katıldığı taraf arasındadır.
- Müdahalenin etkisini mutlak saymak; etki, müdahilin davaya etki edebildiği ölçüde ve katıldığı andan itibaren geçerlidir.
- Müdahilin bildiği iddia ve savunma imkânlarının tarafça ileri sürülmemesini istisna saymak; istisna yalnız müdahilce bilinmeyen imkânlar ve ağır kusur bakımından işler.
- Müdahilin asıl davada gerçeğe aykırı bilirkişi raporuna karşı, katılmasından sonra itiraz imkânı varsa, bu rapor üzerinden etkiyi sınırlandırmaya çalışmak; katılmadan önce alınmış raporlarda sınırlama gündeme gelir, sonra alınanlarda etki geçerlidir.
- Rücu davasında asıl davadaki hükmün yanlışlığını serbestçe ileri sürmek; bu yol yalnız 2. fıkradaki istisnai hallerde açılır.
- Fer'î müdahilin kendi başına kanun yoluna gitmesini kabul etmek; yanında katıldığı tarafın feragati müdahili de bağlar, bağımsız temyiz hakkı yoktur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Fer'î müdahil hakkında asıl davada hüküm kurulamayacağı ve vekâlet ücreti ile yargılama giderine müdahil lehine ya da aleyhine hükmedilemeyeceği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/968 E., 2022/1007 K., 27.04.2022)
- Müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında kurulması gerektiği, fer'î müdahil adına karar başlığında davalı gösterilmesinin usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/968 E., 2022/1007 K., 27.04.2022)
- Fer'î müdahalenin etkisi, asıl davadaki hükmün yalnız hüküm fıkrasıyla sınırlı kalmayıp hükmün dayandığı unsurlara da yayılmasıdır; bu yönüyle kesin hükümden daha geniş bir bağlayıcılık doğurduğu kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2025/97 K., 14.02.2025)
- Fer'î müdahil, yanında katıldığı tarafın kanun yoluna başvurmamasından ya da feragatinden bağlanır; kendi başına kanun yoluna gidemez, ancak doğrudan kendisi hakkında kurulmuş hüküm bakımından bağımsız başvuru yapabilir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/389 E., 2024/800 K., 25.06.2024)
- Rücu davasında asıl dava gerekçesinin yanlışlığının ileri sürülmemesi kuralının, fer'î müdahilin ihbar yapılmadığı ya da yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğü gibi istisnai hallerde ileri sürülebileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/592 E., 2024/924 K., 10.05.2024)
- Yanında katıldığı tarafın, müdahilin kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarını ağır kusuruyla ileri sürmemesi halinde müdahalenin etkisinin sınırlanabileceği kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2021/8945 E., 2023/3087 K., 18.05.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Asıl talebi ileri süren taraf değil, müdahalenin etkisinden kurtulmak isteyen fer'î müdahildir; zamanında ihbar yapılmadığını, geç katıldığını ya da tarafın imkânları kullanmasını engellediğini ileri süren müdahil bunu ispat etmekle yükümlüdür.
- Tarafın ağır kusuru ileri sürülüyorsa, müdahil bilmediği iddia ve savunma imkânlarının ağır kusur nedeniyle kullanılmadığını ispat etmelidir; bu ispatta asıl davanın dosyası ve tarafın davranışı önemlidir.
- Karşı taraf, yani rücu davasında davacı taraf, müdahilin ileri sürdüğü istisnai halin gerçekleşmediğini, örneğin ihbarın zamanında yapıldığını veya müdahilin davaya zamanında katıldığını ispat etmekle yükümlüdür; bu ispat için mahkeme dosyasındaki ihbar ve katılma kayıtları kullanılır.
- Müdahilin asıl davadaki işlemlerinin ve tarafın işlemleriyle çelişip çelişmediğinin ispatında asıl davanın tutanakları ve dilekçeleri belirleyicidir; tutanaklar ve dosya kayıtları yazılı delil niteliğindedir.
- Müdahilin davaya katılma anı, katılma dilekçesi ve mahkeme ara kararı ile belgelenir; bu kayıtlar belirleyici olduğundan, katılma tarihinin ispatı müdahil bakımından önemlidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-66): Fer'î müdahalenin tanımını ve şartlarını düzenler; bu maddedeki etkinin konusu olan müdahale bu hükümle belirlenir.
- [6100 sayılı Kanun m.68](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-68): Fer'î müdahilin yanında katıldığı tarafın işlemlerine aykırı hareket edemeyeceğini ve taraf işlemlerine uygun usul işlemleri yapabileceğini düzenler; etkinin sınırını belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.61](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-61): İhbar üzerine davaya katılmayı düzenler; ihbar yapılmadığı için geç katılma iddiasının dayanağını oluşturur.
- [6100 sayılı Kanun m.67](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-67): Fer'î müdahilin taraf olmadığını ve sadece yanında katıldığı tarafa yardımcı olduğunu düzenleyen hükümle birlikte, müdahil hakkında hüküm kurulamamasının dayanağıdır.

## [HMK m.70 — Cumhuriyet savcısının davada yer alması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-70)

Madde, Cumhuriyet savcısının hukuk davalarındaki konumunu düzenler: kanunda açıkça öngörülen hâllerde savcının kendiliğinden dava açması ya da açılmış davada taraf olarak yer alması, resmî dairenin bildirimine rağmen savcı dava açmazsa ihbar eden resmî dairenin itiraz yolu ve savcının yer aldığı dava ve işlerde tarafların tasarruf serbestisinin sınırı. Kural, savcının kendisinin hukuk ilişkisinin tarafı olmadığı durumlarda da usul bakımından taraf sayılmasıdır. Madde özel hukuk uyuşmazlıklarında kamu düzeni gerekçesiyle uygulanır; resmî daire dışındaki gerçek ve tüzel kişiler bakımından itiraz hakkı tanımaz. Maddenin düzenlemediği konular: asli ve fer'i müdahale (m.65, m.66), davanın ihbarı (m.67) ve savcının ceza yargılamasındaki görevleri (5271 sayılı Kanun) madde kapsamı dışındadır. Savcının duruşmaya katılmaması ve dosyanın işlemden kaldırılması gibi usul sonuçları da bu maddede değil, usul hükümlerinde (m.150 ve m.60 gibi) aranmalıdır.

### Cumhuriyet savcısının davada yer alması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Cumhuriyet savcısının taraf olarak yer alması**: Savcının, açılmış bir hukuk davasına usulî anlamda taraf sıfatıyla katılmasıdır. Savcı bu konumda davacı veya davalının haiz olduğu hak ve yetkilere sahiptir; ancak maddî hukuk ilişkisinin tarafı olmak zorunda değildir. Bu katılma kanunda açıkça öngörülen hallerle sınırlıdır.
- **Resmî daire**: Kamu tüzel kişiliğine sahip idari birimdir. Maddenin ikinci fıkrasına göre yalnız resmî dairenin bildirimi üzerine dava açılmamasına karşı itiraz hakkı tanınmıştır; gerçek ve tüzel kişiler bu itiraz yoluna başvuramaz.
- **Dava açmamaya itiraz**: Resmî dairenin bildirimine rağmen Cumhuriyet savcısı dava açmazsa, ihbar eden resmî dairenin başvurduğu yoldur. İtiraz, savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza merkezine en yakın kıdemli asliye hukuk mahkemesi hâkimine yapılır.
- **Tasarruf serbestliği**: Tarafların davanın konusu üzerinde feragat, kabul, sulh gibi işlemlerle dava üzerinde serbestçe karar verebilmesidir. Savcının yer aldığı dava ve işlerde bu serbesti yoktur; kamu düzeni nedeniyle sınırlanmıştır.
- **Kıyasen uygulama**: Maddede itiraz usulü ayrıntılı düzenlenmemiş, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172 ve 173. maddeleri benzer biçimde uygulanır. Bu atıf, itirazın inceleme ve karar usulünü tamamlayan bir kıyas yoludur.

### Cumhuriyet savcısının davada yer alması: hangi şartlar aranır?

- Dava açılması veya taraf olunması için kanunda bu konuda açık bir düzenleme bulunmalıdır; savcının genel yetkisi yoktur.
- Savcının dava açması veya taraf olarak yer alması kamu düzeni ile ilgili bir hukuki yarara dayanmalıdır.
- Resmî dairenin dava açılmasına ilişkin bildirimi savcıya ulaşmış olmalıdır; ihbar eden resmî daire bu bildirimi yapmış olmalıdır.
- Savcının bildirime rağmen dava açmaması hâlinde, ihbar eden resmî daire itiraz hakkını kullanabilir; bu hak yalnız resmî daireye tanınmıştır.
- Savcının yer aldığı dava ve işlerde taraflar tasarruf işlemi yapamaz; bu sınır tarafların ve savcının birlikte uyması gereken bir sınırdır.

### Cumhuriyet savcısının davada yer alması: hangi sonuçları doğurur?

- Kanunda açıkça öngörülen hâllerde savcı hukuk davası açar; bu hâller dışında savcının kendiliğinden dava açma yetkisi yoktur.
- Savcı açtığı veya taraf olarak yer aldığı davada, davanın tarafıymış gibi dava açma, kanun yollarına başvurma ve delillerin toplanmasını isteme yetkisine sahiptir.
- Resmî dairenin bildirimine rağmen savcı dava açmazsa, ihbar eden resmî daire asliye hukuk hâkimine itiraz edebilir ve itiraz 5271 sayılı Kanun'un 172 ve 173. maddeleri kıyasen uygulanarak incelenir.
- Resmî daire dışındaki gerçek ve tüzel kişiler savcının dava açmamasına karşı itiraz edemez; bu kişiler kendi hukuki menfaatlerine dayanarak doğrudan dava açabilir.
- Savcının yer aldığı dava ve işlerde taraflar feragat, kabul ve sulh gibi tasarruf işlemlerini serbestçe yapamaz; bu tasarruflar kamu düzenine aykırı kabul edilir.
- Savcının maddî hukuk ilişkisinin tarafı olmaması, usulî anlamda taraf olmasına engel değildir.

### Savcının kendi açtığı dava ile açılmış davaya katılması arasındaki fark nedir?

- Savcı, kanunda öngörülen hâllerde kendisi dava açar; bu durumda davacı tarafta yer alır.
- Savcı, başkası tarafından açılmış bir davaya taraf olarak katılır.

Sonuç: Her iki hâlde de savcı taraf sıfatına sahiptir ve tarafın tüm yetkilerini kullanır; ancak katılma hâlinde davanın tarafı olmakta ek bir sorun doğabilir.

### Resmî daire ile diğer gerçek ve tüzel kişiler (itiraz hakkı) arasındaki fark nedir?

- Resmî daire, savcıya bildirimde bulunduktan sonra dava açılmamasına itiraz edebilir.
- Gerçek veya tüzel kişi, kendi hukuki menfaatine dayanarak doğrudan dava açabilir.

Sonuç: Yalnız resmî dairenin savcının dava açmamasına karşı itiraz hakkı vardır; diğer kişilerin bu itiraz hakkı yoktur.

### Savcının yer aldığı dava ile diğer davalar (tasarruf serbestisi) arasındaki fark nedir?

- Savcının yer aldığı dava ve işlerde taraflar serbestçe tasarruf edemez.
- Savcının yer almadığı davalarda taraflar tasarruf serbestliğine sahiptir.

Sonuç: Savcının bulunduğu davalarda feragat, kabul veya sulh gibi tasarruflar sınırlanır.

### Cumhuriyet savcısının davada yer alması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Savcının her kamu düzenini ilgilendiren davaya kendiliğinden taraf olabileceğini varsaymak; katılma yalnız kanunda açıkça öngörülen hâllerle sınırlıdır.
- Gerçek veya tüzel kişinin savcının dava açmamasına karşı itiraz edebileceğini sanmak; itiraz hakkı yalnız resmî daireye tanınmıştır.
- Savcının maddî hukuk ilişkisinin tarafı olmadığı için usulen taraf olamayacağını düşünmek; madde usulî taraflığı kabul eder.
- Savcının yer aldığı davada tarafların feragat veya kabul gibi işlemlerini geçerli saymak; bu tasarruflar sınırlanmıştır.
- Maddenin ikinci fıkrasındaki itirazı doğrudan asliye hukuk mahkemesinin yetkisi gibi yorumlamak; itiraz, ağır ceza merkezine en yakın kıdemli asliye hukuk hâkimine yapılır.
- Madde metninde süre bulunmadığı hâlde itiraz için süre aramak; metinde bu konuda süre düzenlenmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Cumhuriyet savcısının katılması gereken hukuk davalarında duruşmaya katılmaması, yargılamanın devamına engel sayılmakta ve hükmün bozulmasına yol açabilmektedir. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1720 E., 2024/1359 K., 24.04.2024)
- Savcının açtığı veya taraf olduğu hukuk davasında duruşmalara katılmaması hâlinde, uygulamada davanın savcının yokluğunda görülmesi ya da davalının isteği üzerine dosyanın işlemden kaldırılması yolu tartışılmaktadır. (3. Hukuk Dairesi, 2023/1633 E., 2024/1269 K., 27.03.2024)
- Yüksek Mahkeme kararlarında, savcının taraf olarak yer aldığı davada 'kamu düzeni' gerekçesiyle hüküm kurulmasının usule uygun olduğu kabul edilmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/3534 E., 2026/720 K., 10.02.2026)
- Savcının bulunduğu davalarda tarafların tasarruf işlemleri sınırlanmakta ve bu nedenle temyiz ve onama işlemleri kamu düzenine ilişkin görülmektedir. (7. Hukuk Dairesi, 2025/3857 E., 2025/5525 K., 22.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Savcının kanunda açıkça öngörülen bir hâlde dava açtığını ya da davaya taraf olarak katıldığını ileri süren taraf, bu koşulun varlığını ispat yükü altındadır; bu ispat dava dilekçesi veya kanuni dayanakla yapılır.
- Resmî dairenin dava açılması için savcıya bildirimde bulunduğunu ve savcının dava açmadığını ileri süren resmî daire, bu durumu bildirim belgesi ve dava açılmamasını gösteren işlemle ispatlar.
- Savcının duruşmaya katılması ya da katılmaması gibi usul işlemleri, mahkeme dosyasındaki tebligat ve duruşma tutanaklarıyla ispat edilir.
- Karşı taraf, savcının bu davada taraf sıfatı bulunmadığını ya da tasarruf sınırına aykırı işlem yapıldığını ileri sürerse, bu iddiayı dayandığı kanun maddesi ve dosya içeriğiyle ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.65](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-65): Asli müdahale ile savcının taraf olarak katılması arasındaki ayrımın bağlamını oluşturur; m.70 savcıyı, m.65 ise üçüncü kişiyi konu alır.
- 5271 sayılı Kanun m.172: Maddenin ikinci fıkrasında kıyasen uygulanır; dava açmamaya itiraz usulünün esasını belirler.
- 5271 sayılı Kanun m.173: Maddenin ikinci fıkrasında kıyasen uygulanır; itirazın incelenmesi ve karar usulünü düzenler.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/293 E., 2025/97 K., 05.03.2025 (m.65)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/170 E., 2024/526 K., 23.10.2024 (m.61)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/3534 E., 2026/720 K., 10.02.2026 (m.70)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/3857 E., 2025/5525 K., 22.12.2025 (m.70)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/1810 E., 2025/5139 K., 02.12.2025 (m.70)
- 7. Hukuk Dairesi, 2025/837 E., 2025/5028 K., 26.11.2025 (m.70)
- 8. Hukuk Dairesi, 2024/1822 E., 2025/5003 K., 26.06.2025 (m.67)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1720 E., 2024/1359 K., 24.04.2024 (m.70)
- 3. Hukuk Dairesi, 2023/1633 E., 2024/1269 K., 27.03.2024 (m.70)
- 11. Hukuk Dairesi, 2021/8945 E., 2023/3087 K., 18.05.2023 (m.64, m.69)
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2018/1260 E., 2018/3570 K., 05.04.2018 (m.66)
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2016/8806 E., 2016/5337 K., 10.11.2016 (m.66)
- Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2015/2164 E., 2015/5684 K., 04.11.2015 (m.67)
- Genel Kurul, 2015/2909 E., 19.07.2018 (m.63, m.68)
- İkinci Bölüm, 2013/2687 E., 01.12.2015 (m.67)
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/796 E., 2026/337 K., 16.04.2026 (m.64)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2025/238 E., 2026/168 K., 05.02.2026 (m.62)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2026/8 K., 21.01.2026 (m.65)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2448 E., 2025/2066 K., 11.12.2025 (m.68)
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/47 E., 2025/843 K., 09.12.2025 (m.63)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1502 K., 04.12.2025 (m.65)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1541 E., 2025/1723 K., 20.11.2025 (m.66, m.68)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2024/1994 E., 2025/1236 K., 17.06.2025 (m.61, m.62, m.63, m.64)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1177 E., 2025/175 K., 28.02.2025 (m.65)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1180 E., 2025/178 K., 28.02.2025 (m.65)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/459 E., 2025/97 K., 14.02.2025 (m.66, m.67, m.68, m.69)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/1097 E., 2025/199 K., 06.02.2025 (m.68)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/338 E., 2025/138 K., 22.01.2025 (m.69)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2150 E., 2025/48 K., 16.01.2025 (m.61)
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2025/123 E., 2025/55 K., 16.01.2025 (m.66)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1978 E., 2024/1885 K., 19.12.2024 (m.61)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/1038 E., 2024/1618 K., 08.11.2024 (m.61)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/616 E., 2024/1868 K., 31.10.2024 (m.61)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1760 E., 2024/1520 K., 20.09.2024 (m.62, m.63, m.64)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2023/185 E., 2024/1774 K., 11.09.2024 (m.62)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/389 E., 2024/800 K., 25.06.2024 (m.66, m.67, m.68, m.69)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2024/592 E., 2024/924 K., 10.05.2024 (m.67, m.69)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1484 E., 2024/958 K., 24.04.2024 (m.62)
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2021/1329 E., 2023/480 K., 28.04.2023 (m.62, m.63, m.64)
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2022/968 E., 2022/1007 K., 27.04.2022 (m.69)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2021/204 E., 2021/378 K., 02.03.2021 (m.65)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2020/2142 E., 2020/4199 K., 25.12.2020 (m.63, m.64)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/davanin-ihbari-ve-davaya-mudahale
