---
title: "Görev — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.1–4"
last_amended: "2012-02-16"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/gorev"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Görev

Medeni Usul Hukuku › HMK › Genel hükümler › Görev, yetki ve yargı yeri belirlenmesi — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.1, mahkemelerin görevinin yalnızca kanunla düzenlenebileceğini ve görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu belirler. 6100 sayılı Kanun m.2, asliye hukuk mahkemesinin genel görevli mahkeme olduğunu düzenler. HMK m.3, ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazminine ilişkin davalarda görevli mahkemeyi belirler.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.1–4 hükümlerini kapsar: görevin belirlenmesi ve niteliği, asliye hukuk mahkemelerinin görevi, davalarında görev, sulh hukuk mahkemelerinin görevi.

- [HMK m.1 — Görevin belirlenmesi ve niteliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-1)
- [HMK m.2 — Asliye hukuk mahkemelerinin görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-2)
- [HMK m.3 — Davalarında görev](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-3)
- [HMK m.4 — Sulh hukuk mahkemelerinin görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-4)

## [HMK m.1 — Görevin belirlenmesi ve niteliği](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-1)

Madde, mahkemelerin görevinin yalnızca kanunla düzenlenebileceğini ve görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu belirler. Kime uygulandığı bakımından, medeni yargılamada hangi mahkemenin görevli olacağına ilişkin tüm uyuşmazlıklar ve mahkemelerin görevine ilişkin bütün kurallardır. Maddenin kendisi hangi uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceğini tek tek saymaz; görevli mahkemeyi belirleyen ayrıntılı kurallar başka maddelerdedir. Yetki (yer bakımından yetki) ve yargı yeri konularını düzenlemez (m.9 ve devamı). Görevin dava şartı olarak ileri sürülmesi ve re'sen incelenmesi usulünü ayrıca düzenlemez; bu konuda dava şartlarına ilişkin genel hüküm (m.114, m.115) ve bölge adliye ile Yargıtay denetimi (m.353, m.362) geçerlidir. Mahkeme teşkilatının kuruluşu ve iş bölümü ise 5235 sayılı Kanun kapsamındadır.

### Görevin belirlenmesi ve niteliği: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Görev**: Belirli bir uyuşmazlığın ya da mahkemenin çözmesi gereken bir işin hangi mahkeme türü tarafından görüleceğini belirleyen kurallar bütünüdür. Yetkiden farklı olarak mahkeme türünü belirler, yer bakımından yetkiyi değil.
- **Görevli mahkeme**: Görev kurallarına göre belirli bir uyuşmazlığın ya da işin bakılması gereken mahkemedir. Bu kurallar kanunla belirlenir ve taraf iradesiyle değiştirilemez.
- **Kamu düzeni**: Görev kurallarının taraf tasarrufuna kapalı olması anlamına gelir. Tarafların anlaşmasıyla görevsiz bir mahkeme görevli hâle getirilemez ve görevli mahkeme görevsiz kılınamaz.
- **Dava şartı**: Davanın esasının incelenebilmesi için gereken koşuldur. Görev, dava şartlarından biridir ve bu nedenle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ya da mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.

### Görevin belirlenmesi ve niteliği: hangi şartlar aranır?

- Görevin kanunla düzenlenmiş olması gerekir; kanun dışında kurallarla, örneğin yönetmelik veya kararnameyle, mahkemenin görevi belirlenemez.
- Uyuşmazlığın hangi mahkemenin görevine girdiği, görev kurallarına göre saptanmalıdır.
- Görev kuralının kamu düzenine ilişkin olduğu dikkate alınarak, taraflar arasında görev konusunda anlaşma yapılamayacağı kabul edilmelidir.
- Görevsizlik sonucunun doğması için mahkemenin görevsiz olduğunun yargılamanın her aşamasında tespit edilmesi gerekir.

### Görevin belirlenmesi ve niteliği: hangi sonuçları doğurur?

- Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflar görev konusunda sözleşme yapamaz.
- Mahkeme, görevsiz olduğunu yargılamanın herhangi bir aşamasında fark ederse davayı reddetmek veya görevli mahkemeye göndermek zorundadır.
- Görevsizlik taraflar ileri sürmese de mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
- Görev kurallarına aykırılık, bölge adliye veya Yargıtay incelemesinde bağımsız bir bozma nedeni oluşturabilir.
- Görevin kanunla düzenlenmemiş olduğu bir hal varsa, bu durum mahkemenin görevini tanımlamada kullanılamaz.

### Kanunla düzenleme ile idari düzenleme arasındaki fark nedir?

- Görev kuralı kanunla konulmuştur ve mahkemelerin görevi bu kurala dayanır.
- Yönetmelik, kararname veya idari işlemle görev belirlemeye çalışan düzenlemeler bu kapsamda değildir.

Sonuç: Kanun dışında konulan görev kuralı geçerli sayılmaz ve mahkemenin görevini belirlemede dayanak oluşturmaz.

### Görevin kamu düzeninden olması ile taraf tasarrufu arasındaki fark nedir?

- Görev kurallarına ilişkin taraf anlaşması geçersizdir ve tarafların görevsiz bir mahkemeyi görevli kılması mümkün değildir.
- Yetki gibi taraf iradesine açık kurallar bu sınıra tabi değildir.

Sonuç: Görevli olmayan mahkemede yapılan yargılama, taraflar anlaşmış olsa dahi görevsizlik nedeniyle sonuç doğurmaz.

### Yargılamanın ilk aşaması ile temyiz aşaması arasındaki fark nedir?

- Görevsizlik taraflarca her aşamada ileri sürülebilir ve mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır.
- Görev konusunda daha önce karar verilmiş olsa bile görev usulü kazanılmış hak doğurmaz.

Sonuç: Görevsizlik, temyiz incelemesinde de re'sen gözetilebilir.

### Görevin belirlenmesi ve niteliği: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Görevi yetki ile karıştırmak; görev mahkeme türünü, yetki ise yer bakımından mahkemeyi belirler.
- Taraf anlaşmasıyla görevsiz mahkemeyi görevli kılınabileceğini düşünmek; görev kamu düzenindendir ve taraf iradesiyle değiştirilemez.
- Görevsizliğin yalnızca taraflar ileri sürdüğünde dikkate alınacağını varsaymak; görev dava şartıdır ve re'sen gözetilir.
- Yönetmelik veya idari düzenlemeyle mahkemenin görevinin belirlenebileceğini kabul etmek; görev kanunla düzenlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu nedenle temyiz talebi olmasa bile Yargıtay'ca re'sen gözetildiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/33 E., 2025/596 K., 20.05.2025)
- Görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesine aykırılığın bozma nedeni sayıldığı, temyiz talebi bulunmasa dahi görevli mahkemenin araştırıldığı kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/33 E., 2025/596 K., 20.05.2025)
- Görevle ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğu, buna karşılık görevin bölge adliye tarafından istinafta kesin olarak karara bağlanabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/2285 E., 2025/2922 K., 31.10.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Görevsizliği ileri süren taraf, uyuşmazlığın başka bir mahkemenin görevine girdiğini uyuşmazlık konusunun niteliğine göre ortaya koymalıdır; bu konuda ispat yükü, iddiayı ileri süren tarafta olmakla birlikte mahkeme görevi re'sen inceler.
- Görevin belirlenmesinde delil değil, uyuşmazlığın niteliği ve dava dilekçesindeki vakıalar esas alınır. Mahkeme vakıaları nitelendirerek görevi tespit eder.
- Taraflar arasında görev konusunda yapılan anlaşma delil olarak ileri sürülse bile geçerli kabul edilmez, çünkü görev kamu düzenindendir.
- Görevsizlik itirazı yapılmamış olsa dahi mahkemenin resen incelemesi gerektiğinden, bu incelemenin yapılmadığı durum usul hatası olarak değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.114](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-114): Görevi dava şartları arasında sayar ve dava şartlarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağını belirtir. Bu madde görevin dava şartı niteliğinin dayanağıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.115](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-115): Dava şartlarının eksikliğinin yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini ve re'sen dikkate alınabileceğini düzenler. Görev kurallarına aykırılığın usul sonucunu tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.353](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-353): Bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesinde görev konusunda karar verebilmesini düzenler.
- [6100 sayılı Kanun m.362](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-362): Görevle ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğunu düzenler ve bu maddenin m.1 ile birlikte okunması gerekir.
- 5235 sayılı Kanun: Adli yargıdaki ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kuruluşunu, görev ve yetkilerini düzenler. Mahkemelerin görevini belirleyen temel kanun niteliğindedir.
- [6100 sayılı Kanun m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-9): Yetki kurallarını düzenler. Görev ile yetkinin ayrımında karşılaştırma noktasıdır; görev bu maddenin, yer bakımından yetki ise m.9 ve devamının konusudur.

## [HMK m.2 — Asliye hukuk mahkemelerinin görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-2)

6100 sayılı Kanun m.2, asliye hukuk mahkemesinin genel görevli mahkeme olduğunu düzenler. Birinci fıkra, malvarlığı haklarına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda, dava değeri ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesini görevli kılar. İkinci fıkra, kanunlarda aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işlerde de görevli olduğunu öngörür. Kural, özel hukuk ilişkilerinden doğan davalar için tüm hukuk davalarını kapsar ve özel görevli mahkemelerin görevi saklıdır. Madde, sulh hukuk mahkemesinin görevini (HMK m.4), özel görevli mahkemelerin görev alanlarını ve görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olmasının usul sonuçlarını düzenlemez; bunlar başka maddelerde ya da başka kanunlarda yer alır.

### Asliye hukuk mahkemelerinin görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Malvarlığı hakkı**: Konusu para veya para ile ölçülebilen bir şey olan haklardır. Alacak, taşınır ve taşınmaz mal üzerindeki haklar bu kapsamdadır.
- **Şahıs varlığı hakkı**: Kişinin kişiliğine bağlı, para ile doğrudan ölçülemeyen haklarıdır. Maddenin ikinci dayanağı olarak aile hukukundan doğan davalar ayrıca değerlendirilmelidir.
- **Dava değeri ve miktarı**: Görevin belirlenmesinde bir ölçüt olarak kullanılamaz; birinci fıkra gereği görev yönünden tutar ne olursa olsun asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- **Genel görevli mahkeme**: Özel bir düzenleme bulunmadığında görevli olan mahkemedir. Asliye hukuk mahkemesi, sulh hukuk ve özel mahkemelerin görevi dışında kalan hukuk davalarında bu sıfatı taşır.
- **Aksine düzenleme**: Kanunda açıkça başka bir mahkemeyi görevli kılan hükümdür. Bu tür hükümler asliye hukuk mahkemesinin genel görevini kaldırır.

### Asliye hukuk mahkemelerinin görevi: hangi şartlar aranır?

- Davanın özel bir mahkemenin ya da sulh hukuk mahkemesinin görevine girmediği saptanmalıdır.
- Dava konusunun malvarlığı hakkı ya da şahıs varlığı hakkı olduğu belirlenmelidir.
- Dava konusunun değer ve miktarına bakılmamalıdır; düşük tutarlı davalar da asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Kanunda, bu davayı başka bir mahkemeye veren açık bir aksine düzenleme bulunmamalıdır.
- Diğer dava ve işler için de kanunda aksine düzenleme bulunmadığı tespit edilmelidir (ikinci fıkra).

### Asliye hukuk mahkemelerinin görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Kanunda aksine düzenleme yoksa malvarlığı ve şahıs varlığı davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Dava değeri ve miktarı görev belirlemesinde ölçüt değildir; ister düşük ister yüksek tutarlı olsun asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- Kanunda açık bir aksine düzenleme varsa (örneğin aile, iş, kadastro alanında özel mahkeme) görev o mahkemeye geçer.
- Özel görevli mahkeme bulunmayan yerlerde özel mahkemelerin görevine giren davalara da asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Görevsizlik kararı verilirken, kanunda başka mahkemenin açıkça görevlendirildiği hal aranır; bu yoksa dava asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; taraflar anlaşarak görevi değiştiremez ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir.

### Malvarlığı hakkı ile şahıs varlığı hakkı arasındaki fark nedir?

- Konusu para ya da parayla ölçülebilen bir hak olan davalardır.
- Konusu para ile ölçülemeyen, kişiliğe bağlı haklara ilişkin davalardır.

Sonuç: Birinci fıkra iki grupta da değer ölçütü aramaksızın asliye hukuk mahkemesini görevli kılar; fark görev yönünden doğmaz.

### Dava değeri düşük ile yüksek malvarlığı davası arasındaki fark nedir?

- Küçük tutarlı alacak davaları da bu maddeye göre asliye hukuk mahkemesinin görevindedir.
- Yüksek tutarlı davalar da aynı şekilde asliye hukuk mahkemesinin görevindedir.

Sonuç: Tutara göre görev ayrımı yapılmaz; bu yüzden küçük alacaklarda da asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra malvarlığı ve şahıs varlığı davalarını düzenler.
- İkinci fıkra, bunların dışındaki diğer dava ve işleri kapsar.

Sonuç: Her iki fıkrada da kanunda aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir; ikinci fıkra genel kapsamı genişletir.

### Asliye hukuk mahkemesi ile özel görevli mahkeme arasındaki fark nedir?

- Genel görevli mahkemedir ve görevi kanunda açıkça aksi belirtilmedikçe devam eder.
- Kanunla açıkça görevlendirilen özel mahkemelerdir (örneğin iş, aile, kadastro mahkemeleri).

Sonuç: Özel mahkemenin görevi varsa genel görev kuralı uygulanmaz; özel görev genel görevden önce gelir.

### Asliye hukuk mahkemelerinin görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava değerine bakarak küçük tutarlı davayı sulh hukuk mahkemesinde açmak; m.2 değer ölçütü aramaz ve asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- Şahıs varlığı davalarını, para ile ölçülemediği için görevsiz saymak; bu davalar da asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Aile hukukundan doğan davaları m.2'deki genel kurala dayanarak asliye hukuk mahkemesinde görmek; bu davalar aile mahkemesine veya m.2 dışındaki özel düzenlemeye tabidir.
- Özel bir kanun düzenlemesi varken genel kuralı uygulamak; özel görev genel görevden önce gelir.
- Görev kuralını taraf anlaşmasıyla değiştirilebilir saymak; görev kamu düzenine ilişkindir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Haksız kullanım bedeli ve el atmanın önlenmesi gibi mülkiyetten kaynaklanan davaların malvarlığı hakkı niteliği nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde görüldüğü kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1408 E., 2025/1497 K., 28.05.2025)
- Ticari olmayan taraf arasındaki haksız fiil uyuşmazlıklarında ticaret mahkemesi yerine asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/1185 E., 2026/1110 K., 11.05.2026; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3255 E., 2026/131 K., 16.01.2026)
- Tacir sıfatı bulunmayan davacının açtığı davada uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözüleceği kabul edilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/264 E., 2025/270 K., 11.02.2025)
- Yolsuz tescil ve tapu iptali davalarında dava değeri gözetilmeksizin asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/143 E., 2025/180 K., 04.02.2025)
- Dava değerinin harç ve yargılama giderine etkisi bulunduğu, ancak bu durumun görevi değiştirmediği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/410 E., 2024/467 K., 25.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Görevin belirlenmesinde ispat yükü yoktur; mahkeme görev kuralını kendiliğinden araştırır. Yargılama sırasında davanın niteliği ortaya çıkarılmalıdır.
- Davacı dava dilekçesinde talebin malvarlığı ya da şahıs varlığı hakkına dayandığını açıklamalıdır; uyuşmazlık konusu bu nitelikte belirlenmelidir.
- Görevi özel mahkemeye veren kanun hükmü bulunduğunu iddia eden taraf, bu aksine düzenlemeye dayanmalıdır.
- Dava değerinin görevi değiştirmediğini gösteren belge aranmaz; dava dilekçesindeki talep ve tutar yeterli bilgi sağlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-4): Sulh hukuk mahkemelerinin görevini sayar; asliye hukuk mahkemesinin genel görevi, sulh hukuk mahkemesinin görevine girmeyen davalar için geçerlidir.
- [6100 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-1): Hukuk mahkemelerinin görevinin kanunla belirleneceğini düzenler; m.2'deki genel görev kuralının dayanağıdır.
- 5235 sayılı Kanun: Hukuk mahkemelerinin görevlerini belirleyen ve m.2'nin dayandığı genel düzenlemedir.
- 5490 sayılı Kanun m.36: Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarını asliye hukuk mahkemesine veren aksine düzenlemedir; m.2 genel kuralından ayrılır.
- 4721 sayılı Kanun: Şahıs varlığı ve malvarlığı hakları ile aile hukuku davalarının kaynağıdır; aile hukuku davaları m.2 kapsamından ayrılabilir.

## [HMK m.3 — Davalarında görev](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-3)

Madde, ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazminine ilişkin davalarda görevli mahkemeyi belirler. Maddenin metni, Anayasa Mahkemesinin 16/2/2012 tarihli ve 2011/35 E., 2012/23 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş durumdadır; madde yalnızca iptal notu olarak yayımlanmaktadır. Kural, idarenin sorumluluğu dışında kalan ve idari eylem ya da işlemden doğan zararlara ilişkin bu tür davaları, iptal edilen ilk cümlesi ölçüsünde, asliye hukuk mahkemelerine bağlamıştır. Kapsam bakımından maddenin uygulanıp uygulanmayacağı, iptal kararının yürürlük ve geçmişe etkisine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Madde, genel görev kurallarını, sulh hukuk mahkemelerinin görevini ve ticaret, iş veya idari yargı görevlerini düzenlemez (m.4; idari yargı ve iş mahkemeleri bakımından ilgili özel kanunlar). Ayrıca dava açma süreleri, zamanaşımı ve yetki kuralları da bu maddenin konusu değildir.

### Davalarında görev: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Vücut bütünlüğünün yitirilmesi**: Kişinin beden tamlığının kısmen veya tamamen zedelenmesi, ortadan kalkmasıdır. Ruh bütünlüğü de bu kavrama dahil edilmektedir.
- **Destekten yoksun kalma zararı**: Ölen ya da yaralanan kişinin desteğinden yararlanan kimselerin, bu kişinin ölümü veya sakatlanması nedeniyle uğradığı maddi kayıptır.
- **Tam yargı davası**: İdarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazminini isteyen davadır. Bu maddede, insan zararlarına ilişkin bölümünün görevinin asliye hukuk mahkemesine verildiği ilk cümle ile belirlenmiştir.

### Davalarında görev: hangi şartlar aranır?

- Uyuşmazlığın konusunun ölüm veya vücut bütünlüğünün kısmen ya da tamamen yitirilmesinden doğan maddi ve manevi zararların tazmini olması gerekir.
- Zararın kaynağının idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden biri olması gerekir; iptal edilen ilk cümle bu hali düzenlemektedir.
- Zararın bu kaynaktan doğması halinde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilmelidir; idari yargı yolu bu ölçüde kapalı kalmıştır.
- İptal kararının kesinleşmesinden önce açılmış ve yargılaması sürmekte olan davalar bakımından, iptal kararının etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

### Davalarında görev: hangi sonuçları doğurur?

- İdarenin eylem veya işlemi nedeniyle ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan maddi ve manevi tazminat davaları, iptal edilen cümle uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/173 E., 2012/379 K., 13.06.2012)
- İdare dışındaki kişilerin hukuka aykırı eylemlerinden doğan insan zararları bakımından madde doğrudan uygulanmaz; bu hallerde genel görev kuralları esas alınır.
- Anayasa Mahkemesi kararı ile birinci cümle iptal edildiğinden, iptal edilen cümleye dayanılarak yeni bir görev kararı verilemez.
- İkinci ve üçüncü cümlelerin iptali, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği üzere, birinci cümlenin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmadığından gerçekleşmiştir.
- Görev yönünden iptal kararının geçmişe etkisi ve kesinleşmemiş davalara etkisi ayrıca değerlendirilmelidir; kararda bu konuda ek bir açıklama yer almamaktadır.

### Asliye hukuk mahkemesi ile idari yargı arasındaki fark nedir?

- İdarenin eylem veya işlemi nedeniyle ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan insan zararları, iptal edilen cümle uyarınca asliye hukuk mahkemesinin görev alanındadır.
- İdari yargıda tam yargı davası, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan malvarlığı zararlarını konu alır ve idari yargı görevlidir.

Sonuç: Aynı olayda insan zararları ile malvarlığı zararı ayrıştırılarak iki farklı yargı koluna başvurulması gerekebilir; bu ayrım görev itirazı ve dava ayrılması sorununa yol açar. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/173 E., 2012/379 K., 13.06.2012)

### İdarenin sorumluluğu ile özel hukuk sorumluluğu arasındaki fark nedir?

- Maddenin iptal edilen ilk cümlesi idarenin sorumluluğuna bağlı zararları görev bakımından düzenlemiştir.
- İdarenin sorumluluğu dışında kalan hallerde, zarar özel hukuk sorumluluğuna dayanır ve genel görev kuralları uygulanır.

Sonuç: Sorumluluk kaynağının idareye yüklenip yüklenmediği, görevli mahkemenin belirlenmesinde ön sorudur.

### Vücut bütünlüğü zararı ile iş sözleşmesinden doğan tazminat arasındaki fark nedir?

- Beden bütünlüğünün ihlali nedeniyle özel hukuk ilişkisinden doğan zararlarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
- İş sözleşmesine aykırılıktan doğan tazminat davalarında iş mahkemesi görevlidir.

Sonuç: Aynı zarar kalemi, dava dayanağına göre farklı mahkemede görülebilir; dayanak sözleşmesel ilişki ise iş mahkemesi değerlendirilmelidir.

### Davalarında görev: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İptal edilen ilk cümleyi, iptal kararının yürürlüğünden sonra açılan davalara uygulamak; iptal sonrası görev kararının geçersizliğini gözden kaçırmak.
- İdari eylem nedeniyle ölüm veya yaralanmadan doğan insan zararlarını, malvarlığı zararı ile karıştırarak idari yargıda görmek.
- Aynı olayda sözleşmeye dayanan iş tazminatı ile haksız fiil tazminatını ayırmadan tek bir görevli mahkeme belirlemek.
- Bozma ilamında dayanılmayan bir kanun maddesini direnme kararında yeni dayanak yapmak; bu durumu yeni hüküm niteliği yönünden değerlendirmemek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hukuk Genel Kurulu, iptal edilen maddeye dayanılarak yeni bir görev kararı verilmesinin, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten sonra mümkün olmadığını benimsemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/523 E., 2012/1191 K., 12.12.2012)
- Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, iptal kararından önce açılmış ve bozma sonrası yeniden görülen davalarda, bozma ilamında belirtilen görevin ve direnme kararının dayanağının kesinleştiğini gözetmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/173 E., 2012/379 K., 13.06.2012)
- Bozma ilamında dayanılmayan bir kanun maddesinin direnme kararında yeni dayanak olarak kullanılmasının, yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı tartışılmıştır. (Hukuk Genel Kurulu, 2012/523 E., 2012/1191 K., 12.12.2012)

### Nasıl ispat edilir?

- Görev itirazını ileri süren taraf, zararın idarenin eylem veya işleminden doğduğunu ve bu nedenle idari yargının görevli olduğunu belgelerle ortaya koymalıdır.
- Zararın ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden kaynaklandığı, sağlık raporu, tıbbi belge ve olay tutanağı gibi delillerle ispatlanır.
- Görevli mahkemenin tespitinde dava dilekçesi ve dayanılan olgular esas alınır; tarafların sonradan değiştirdiği dayanaklar görev yönünden ayrıca incelenir.
- Bozma ilamına veya iptal kararının kesinleşme tarihine dayanan tarafın, bu tarihin geçerliliğini belgelerle kanıtlaması gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-4): Sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenler; bu madde ile asliye hukuk mahkemesi görevi arasındaki ayrımın tamamlayıcısıdır.
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.43: Birinci cümlenin iptali üzerine kalan cümlelerin iptalinin dayanağını oluşturmuştur.

## [HMK m.4 — Sulh hukuk mahkemelerinin görevi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-4)

6100 sayılı Kanun'un 4. maddesi, sulh hukuk mahkemelerinin dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın görev alanına giren dört hâli sayar: kira ilişkisinden doğan davalar (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi davaları, taşınır ve taşınmazlarda yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar ile kanunların sulh hukuk mahkemesini veya hâkimini görevlendirdiği davalar. Madde, bu dört hâl dışındaki davaların sulh hukuk mahkemesinde görülmeyeceğini de ifade eder. Madde, dava konusunun değerine bağlı parasal görev sınırı koymaz ve kiranın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin uyuşmazlıkları düzenlemez. Kanun yolu, yetki ve tahliye usulü ile zilyetlik davasının esasına ilişkin mülkiyet koruması gibi konular bu maddede yer almaz (ilgili hükümler başka maddelerdedir). Madde, sulh hukuk mahkemesinin çekişmesiz yargı işlerindeki genel görevini de doğrudan düzenlemez; bu konu HMK m.383 ile ilgilidir.

### Sulh hukuk mahkemelerinin görevi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Görev**: Hangi yargı merciinin davaya bakacağını belirleyen kuraldır. Bu maddede görev, dava konusunun değer veya tutarına bağlı kılınmamış, doğrudan dava türüne bağlanmıştır.
- **Zilyetlik**: Bir mal üzerindeki fiilî hâkimiyettir. Zilyetliğin korunması davası, mülkiyet iddiası ileri sürülmeksizin yalnızca bu fiilî hâkimiyetin korunmasını ister.

### Sulh hukuk mahkemelerinin görevi: hangi şartlar aranır?

- Dava, kiralanan taşınmazlarda kira ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ya da bu uyuşmazlıkla ilgili karşı davaya dayanmalıdır; kiranın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler kapsam dışında kalmalıdır.
- Dava, taşınır veya taşınmaz mal ya da hakkın paylaştırılmasına ya da ortaklığın giderilmesine ilişkin olmalıdır.
- Dava, taşınır veya taşınmaz mallarda yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik olmalıdır; mülkiyet hakkının varlığı ileri sürülmemelidir.
- Dava, bir kanunun sulh hukuk mahkemesini veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği dava olmalıdır.
- Dava konusunun değeri veya tutarı, yukarıdaki dört hâlde sulh hukuk mahkemesinin görevine etki etmemelidir.

### Sulh hukuk mahkemelerinin görevi: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan dört hâlden biri varsa dava, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
- Kiranın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin uyuşmazlıkta görev sulh hukuk mahkemesinde değildir ve icra hukuk mahkemesine aittir.
- Zilyetliğin korunması davasında mülkiyet iddiası ileri sürülürse, dava sulh hukuk mahkemesinde değil genel görev kuralına göre görülür.
- Dört hâlden hiçbirine girmeyen dava sulh hukuk mahkemesinde açılırsa, mahkeme görevsizlik kararı verir.
- Kanunların sulh hukuk mahkemesini veya hâkimini görevlendirdiği davalar da, bu maddenin ç bendi uyarınca sulh hukuk mahkemesinde görülür.

### Kira ilişkisinden doğan dava ile ilamsız tahliye arasındaki fark nedir?

- Kira ilişkisinden doğan alacak, tespit veya menfi tespit gibi davalar sulh hukuk mahkemesinin görevindedir.
- Kiralanan taşınmazın İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi, bu maddenin dışında bırakılmıştır.

Sonuç: İlamsız tahliye istemi icra hukuk mahkemesinde görülür; kira ilişkisinden doğan diğer davalar sulh hukuk mahkemesine gider.

### Zilyetliğin korunması ile mülkiyet davası arasındaki fark nedir?

- Yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik dava sulh hukuk mahkemesinin görevindedir.
- Mülkiyet hakkına dayanılarak açılan istihkak veya el atmanın önlenmesi davası bu bentte yer almaz.

Sonuç: Mülkiyet iddiası ileri sürülürse dava bu maddenin c bendine girmez ve genel görev kuralına göre asliye hukuk mahkemesinde görülür.

### Madde 4 kapsamındaki dava ile genel görev arasındaki fark nedir?

- Madde 4'te sayılan dört hâlden biri söz konusuysa dava sulh hukuk mahkemesinde görülür.
- Bu dört hâl dışındaki davalar için sulh hukuk mahkemesi genel görevli değildir.

Sonuç: Dava konusunun değeri ne olursa olsun görev, bu maddenin dört hâlinden birine bağlıdır.

### Sulh hukuk mahkemelerinin görevi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava konusunun değerine bakarak sulh hukuk mahkemesinin görevini parasal sınırla belirlemek; m.4 değer veya tutara bakmaz.
- Kiranın ilamsız icra yoluyla tahliyesini de sulh hukuk mahkemesinde görülür saymak; bu hâl m.4/1-a'da açıkça dışarıda bırakılmıştır.
- Kira ilişkisinden doğan her uyuşmazlığı sulh hukuk mahkemesine götürürken, dava dayanağının kira ilişkisine dayanıp dayanmadığını incelememek.
- Zilyetliğin korunması davası ile mülkiyete dayalı davayı karıştırmak; mülkiyet iddiası varsa c bendi uygulanmaz.
- Kanunların sulh hukuk mahkemesini görevlendirdiği hâli bu maddenin dışında saymak; ç bendi bu hâlleri de kapsar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, dava konusunun temelinin kira ilişkisine dayanması yeterli kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/235 E., 2024/195 K., 24.04.2024; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/657 E., 2021/615 K., 01.07.2021)
- Kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen senetten doğan menfi tespit davasında, kira bedellerinin ödenip ödenmediği uyuşmazlığının sulh hukuk mahkemesinde çözüleceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2579 E., 2021/1348 K., 25.11.2021)
- Salt kira ilişkisinden doğmayan, başka hizmetleri de içeren sözleşmelerde görevin kira dışı unsurlara göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/664 E., 2021/1088 K., 24.06.2021)
- Dava şartı olan görev, davanın niteliği ve dayanağı gözetilerek re'sen değerlendirilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1930 E., 2020/2004 K., 12.11.2020)
- İflas sonrası doğan kira alacaklarında görevli mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği kabul edilmektedir. (Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2619 E., 2025/1953 K., 26.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Görevin sulh hukuk mahkemesinde olduğunu ileri süren taraf, davanın m.4'teki dört hâlden birine girdiğini dava dilekçesindeki talep ve dayanaktan ortaya koymalıdır.
- Kira ilişkisi, kira sözleşmesi veya kira bedeline dair belgelerle ispatlanır; uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı belgeye dayanmalıdır.
- Zilyetliğin korunması davasında fiilî hâkimiyet, tanık beyanı, tutanak veya fotoğraf gibi delillerle gösterilir; mülkiyet iddiası ileri sürülmemelidir.
- Mülkiyet iddiasının ileri sürülüp sürülmediği, dava dilekçesinin talep ve sebep kısmından değerlendirilir; davalı mülkiyet iddiasıyla görevsizlik savunması yaparsa bunu ortaya koyması gerekir.
- Görev, dava şartı olarak mahkemece re'sen incelenir; taraflar bu konuda anlaşmış olsa bile görev kamu düzenine ilişkin kabul edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.2](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-2): Asliye hukuk mahkemesinin genel görevli olduğunu düzenler; m.4'te sayılmayan davalar bu genel kurala göre asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- [6100 sayılı Kanun m.383](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-383): Çekişmesiz yargı işlerinde sulh hukuk mahkemesinin genel görevli olduğunu düzenler; m.4'ün ç bendi ile birlikte değerlendirilir.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu: Kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri içerir; m.4/1-a bu hükümleri kapsam dışında bırakır.
- 5235 sayılı Kanun m.6: Sulh hukuk mahkemelerinin HMK ve diğer kanunlarla belirlenen görevleri yerine getireceğini düzenler; m.4 ile birlikte görev alanını tamamlar.
- 647 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu: Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan bütün uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemesinde görüleceğini öngören ek madde, m.4/1-ç kapsamında kanunla verilmiş bir görev örneğidir.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2023/410 E., 2024/467 K., 25.09.2024 (m.2)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/235 E., 2024/195 K., 24.04.2024 (m.4)
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/523 E., 2012/1191 K., 12.12.2012 (m.3)
- Hukuk Genel Kurulu, 2012/173 E., 2012/379 K., 13.06.2012 (m.3)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2026/1185 E., 2026/1110 K., 11.05.2026 (m.2)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2023/1872 E., 2026/690 K., 24.04.2026 (m.3)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/2095 E., 2026/738 K., 17.04.2026 (m.3)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1809 E., 2026/484 K., 11.03.2026 (m.3)
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3255 E., 2026/131 K., 16.01.2026 (m.2)
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1118 E., 2025/2150 K., 19.12.2025 (m.3)
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/2619 E., 2025/1953 K., 26.11.2025 (m.4)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/2285 E., 2025/2922 K., 31.10.2025 (m.1)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2025/581 E., 2025/1687 K., 12.06.2025 (m.1)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2025/1408 E., 2025/1497 K., 28.05.2025 (m.2)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/33 E., 2025/596 K., 20.05.2025 (m.1)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2025/264 E., 2025/270 K., 11.02.2025 (m.2)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2025/143 E., 2025/180 K., 04.02.2025 (m.2)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/2996 E., 2025/111 K., 15.01.2025 (m.1)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2024/1176 E., 2024/1405 K., 26.09.2024 (m.1)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2022/2425 E., 2022/2017 K., 08.12.2022 (m.1)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2579 E., 2021/1348 K., 25.11.2021 (m.4)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2021/657 E., 2021/615 K., 01.07.2021 (m.4)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2021/664 E., 2021/1088 K., 24.06.2021 (m.4)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/1930 E., 2020/2004 K., 12.11.2020 (m.4)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.02.2012 (m.3).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/gorev
