---
title: "Ön sorun ve bekletici sorun, davaların birleştirilmesi ve ayrılması — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.163–168"
last_amended: "2026-07-16"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/on-sorun-ve-bekletici-sorun-davalarin-birlestirilmesi-ve-ayrilmasi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Ön sorun ve bekletici sorun, davaların birleştirilmesi ve ayrılması

Medeni Usul Hukuku › HMK › Yazılı yargılama usulü › Tahkikat ve tahkikat sırasındaki özel durumlar — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.163, yargılama sırasında davaya ilişkin bir ön sorunun ortaya çıkması hâlinde ilgili tarafın bu sorunu nasıl ileri süreceğini düzenler; dilekçe ile veya duruşmada sözlü olarak ileri sürme yolunu gösterir.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.163–168 hükümlerini kapsar: ön sorunun ileri sürülmesi, ön sorunun incelenmesi, bekletici sorun, davaların birleştirilmesi, davaların ayrılması, kanun yolları.

- [HMK m.163 — Ön sorunun ileri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-163)
- [HMK m.164 — Ön sorunun incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-164)
- [HMK m.165 — Bekletici sorun](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-165)
- [HMK m.166 — Davaların birleştirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-166)
- [HMK m.167 — Davaların ayrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-167)
- [HMK m.168 — Kanun yolları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-168)

## [HMK m.163 — Ön sorunun ileri sürülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-163)

Madde, yargılama sırasında davaya ilişkin bir ön sorunun ortaya çıkması hâlinde ilgili tarafın bu sorunu nasıl ileri süreceğini düzenler; dilekçe ile veya duruşmada sözlü olarak ileri sürme yolunu gösterir. Ön sorunun tanımını ve ön sorun talebinin incelenme usulünü açıkça düzenlemez. Kendiliğinden inceleme gerektiren ve hâkimce re'sen ele alınacak hâller de bu maddenin kapsamı dışındadır. Maddenin kendisi taraflara tanınan ileri sürme yolunu gösterir; ön sorunun kabulü, incelenmeye değer bulunması ve karar usulü için m.164 esas alınır. Ön sorun ile bekletici sorunun ayrımı ve bekletici sorunda yargılamanın bekletilmesi m.165 kapsamındadır. Yargılamanın ertelenmesi (m.55, HUAK m.15/5) ön sorun kurumundan ayrı bir kurumdur. Dava şartları ve ilk itirazların incelenme zamanı ile sürelerine ilişkin hükümler (m.115, m.116, m.117, m.137, m.138) de bu maddede düzenlenmemiştir.

### Ön sorunun ileri sürülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ön sorun (hadise)**: Davada, davaya devam edilmesi ve hüküm kurulması için mahkemenin kendisinin çözmesi gereken ara sorundur. Asıl uyuşmazlıktan önce veya onunla birlikte ele alınır ve sonucu asıl davayı sonlandırabilir ya da devamını sağlar.
- **Bekletici sorun**: Yargılamanın karara bağlanabilmesi için çözülmesi gereken ön sorunun başka bir mahkeme veya idari merciin kararına bağlı olduğu hâldir. Bu hâlde karar yetkisi yargılamayı yürüten mahkemede değil, başka bir mercidedir.
- **Ön sorunun ileri sürülmesi**: Tarafın ön sorunu dilekçe vererek veya duruşmada sözlü olarak mahkemeye bildirmesidir. Sözlü ileri sürme tutanağa geçirilir.
- **Hâkimin kendiliğinden inceleme alanı**: Tarafların ileri sürmesine bağlı olmadan hâkimin re'sen ele alması gereken sorunlardır. Dava şartları bu kapsamda örnek olarak gösterilir.

### Ön sorunun ileri sürülmesi: hangi şartlar aranır?

- Yargılama sırasında davaya ilişkin bir ön sorunun ortaya çıkmış olması gerekir.
- Ön sorunu ileri süren tarafın bunu dilekçe vererek ya da duruşmada sözlü olarak bildirmiş olması gerekir.
- Ön sorunun incelenip incelenmeyeceğine hâkimin karar vermesi gerekir; bu aşamada m.164 uygulanır.

### Ön sorunun ileri sürülmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Taraf ön sorunu dilekçe ile veya duruşmada sözlü olarak ileri sürdüğünde mahkeme, bu talebin incelemeye değer olup olmadığına karar verir (m.164/1 bağlantısı).
- Ön sorunun ileri sürülmesi, mahkemenin ön sorunu kendiliğinden incelemesini engellemez; hâkim, tarafların talebi olmadan da ön sorunu inceleyebilir.
- Ön sorun sözlü olarak ileri sürüldüğünde bu beyan tutanağa geçirilir.
- Ön sorun hakkındaki karar hâkimin davadan el çekmesini gerektiriyorsa nihai karar, gerektirmiyorsa ara karar niteliğindedir.

### Ön sorun ile bekletici sorun arasındaki fark nedir?

- Ön sorunun hakkında karar yetkisi yargılamayı yürüten mahkemededir.
- Bekletici sorunda çözüm, başka bir mahkeme veya idari merciin kararına bağlıdır.

Sonuç: Bekletici sorun hâlinde yargılama m.165 uyarınca bekletilebilir; ön sorunda ise mahkeme sorunu kendisi çözer.

### Ön sorun ile yargılamanın ertelenmesi arasındaki fark nedir?

- Ön sorunda aynı mahkeme veya başka bir merci sorunu çözmek için faaliyet sürdürür.
- Yargılamanın ertelenmesinde yargılama durur veya donar; belirsiz bir hukuki durumun belirginleşmesi beklenir.

Sonuç: Ertelemede süreler dikkate alınmaz ya da durur; ön sorun ve bekletici sorunda süreler bakımından doğrudan bir etki doğmaz.

### Ön sorunun ileri sürülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ön sorunu yalnız dilekçe ile ileri sürülebilir sanmak; m.163 dilekçe veya duruşmada sözlü beyanı birlikte öngörür.
- Hâkimin kendiliğinden inceleyeceği konuları yalnız taraf talebine bağlı saymak; bazı hâllerde ön sorun tarafların ileri sürmesi olmadan da ortaya çıkabilir.
- Bekletici sorunu ön sorun ile aynı işleme tabi tutmak; bekletici sorunda yargılama m.165 uyarınca bekletilir ve karar başka merciye aittir.
- Ön sorun kararını her zaman ara karar saymak; ön sorun kararı davadan el çekmeyi gerektiriyorsa nihai karar niteliğindedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımı savunmasının süresinde ve usulüne uygun ileri sürülmesi hâlinde, esasın incelenmesine geçilmeden ön sorun biçiminde incelenip karara bağlanması kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025)
- Feragatin yetkisiz temsilci tarafından yapıldığı iddiasının, aynı dava içinde her türlü delille ispatlanabilen bir ön sorun (hadise) olarak ele alınması kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2025/1152 E., 2026/64 K., 22.01.2026; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2023/1972 E., 2024/2780 K., 25.12.2024)
- Yargıtay uygulamasında m.163 ile m.164 birlikte değerlendirilmekte; ön sorunun ileri sürülmesi ve incelenmesi aynı çerçevede ele alınmaktadır. (1. Hukuk Dairesi, 2024/252 E., 2024/5430 K., 07.10.2024; 1. Hukuk Dairesi, 2023/1134 E., 2023/5985 K., 26.10.2023)
- Kadastro ve mülkiyet uyuşmazlıklarında ön sorun niteliğindeki hususların m.163 uyarınca ayrıca incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (1. Hukuk Dairesi, 2022/4095 E., 2024/1056 K., 12.02.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Ön sorunu ileri süren taraf, ön sorunun ortaya çıktığını ve bunu dilekçe ya da duruşma tutanağı ile bildirdiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Ön sorunun dayanağı olan iddia her türlü delille ispatlanabilir; yazılı belge ile tanık arasında kanunda bir üstünlük sıralaması bu aşamada belirtilmemiştir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2025/1152 E., 2026/64 K., 22.01.2026)
- Karşı taraf, ön sorun talebine karşı savunmasını ve delillerini m.164 uyarınca bildirir; savunmasını ispat yükü kendisine düşer.
- Sözlü ileri sürümde tutanak kaydı, sonradan ön sorunun ileri sürüldüğünün ispatında temel belgedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.164: Ön sorunun incelenme usulünü düzenler; m.163 ile ileri sürülen ön sorunun incelemeye değer bulunması, cevap süresi ve karar aşamaları m.164 ile belirlenir.
- 6100 m.165: Ön sorunun bekletici sorun olması hâlinde yargılamanın bekletilmesini düzenler; m.163 kapsamındaki ön sorun ile bekletici sorun ayrımında belirleyicidir.
- 6100 m.154: Sözlü olarak ileri sürülen ön sorunun tutanağa geçirilmesi gerektiği hususunda tutanak düzenine ilişkin hükümdür.
- 6100 m.55: Yargılamanın ertelenmesi kurumunu düzenler; ön sorun ile karıştırılmamalıdır, ancak mirasçıların davayı takip için kayyım atanmasında ön sorun olarak ortaya çıkabilir.
- 6100 m.142: Zamanaşımı savunmasının ön sorun biçiminde incelenmesine ilişkin kararlarda atıf yapılan hükümdür.

## [HMK m.164 — Ön sorunun incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-164)

Madde, hâkimin taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulması hâlinde karşı tarafa cevap ve delil sunma imkânı tanınmasını, ön sorun hakkında taraflar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde tarafların dinlenmesini ve ön sorun hakkındaki kararın taraflara bildirilmesini düzenler. Hâkimin kendiliğinden inceleyeceği ön sorunlar ile ilk itirazların ve dava şartlarının incelenmesi bakımından madde yalnız genel çerçeveyi çizer. Madde, ön sorunun ileri sürüldüğü usulü (m.163), dava şartları ve ilk itirazların kendi inceleme kurallarını (m.114-117), bekletici sorunu (m.165) ve yetki itirazına ilişkin özel hükümleri düzenlemez. Bu konular ayrı maddelerde ele alınır. Maddenin uygulanacağı kişiler bakımından, tarafların ve hâkimin davadaki rolü belirleyicidir; üçüncü kişiler ön sorunu bu maddenin ardından değil, ayrı bir talep yoluyla ileri sürer.

### Ön sorunun incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ön sorun**: Görülmekte olan bir davanın esastan karara bağlanmasından önce incelenip karara bağlanması gereken, asıl davaya bağlı ara sorundur. Ayrı bir dava niteliği taşımaz, asıl davanın içinde çözülür.
- **İncelemeye değer bulma**: Hâkimin ileri sürülen ön sorunun esasını inceleyip karara bağlamadan önce, talebin ciddi ve karara etkili olup olmadığını ön değerlendirmeyle belirlemesidir. Bu ilk aşamada hâkim karşı tarafın cevabını beklemek zorundadır; ancak talep açıkça dayanaksız ya da yargılamayı uzatmaya yönelikse incelemeye alınmaz.
- **Tefhim**: Kararın veya işlemin duruşmada, tarafların hazır bulunduğu anda sözlü olarak bildirilmesidir. Tefhim edilen işlem, tarafın ayrıca tebliğ edilmesine gerek kalmadan ilgiliye ulaşmış sayılır.
- **Tebliğ**: Kararın veya işlemin usulüne uygun biçimde yazılı olarak ilgiliye ulaştırılmasıdır. Tarafın duruşmada hazır olmaması hâlinde tefhim yerine tebliğ yapılır.
- **Uyuşmazlık (ön sorun hakkında)**: Ön sorunun varlığı ya da sonucu konusunda tarafların görüş ayrılığa düşmesidir. Taraflar aynı görüşteyse hâkim tarafları davet etmeden karar verebilir.

### Ön sorunun incelenmesi: hangi şartlar aranır?

- Taraflardan birinin ileri sürdüğü bir ön sorunun bulunması gerekir; ön sorun ya dilekçeyle ya da duruşmada sözlü olarak ileri sürülmüş olmalıdır (m.163).
- Hâkim ön sorunu incelemeye değer bulmalıdır; bu takdir hâkime aittir ve incelemeye değer bulunmayan talep bu aşamada karara bağlanmaz.
- Hâkim, belirlediği süre içinde ve varsa delilleriyle birlikte cevap verilmesi için karşı tarafa tefhim ya da tebliğ yapmalıdır (m.164/1).
- Ön sorun hakkında taraflar arasında uyuşmazlık varsa, hâkim gerekirse tarafları davet edip dinlemelidir; uyuşmazlık yoksa bu dinleme zorunlu değildir (m.164/2).
- Hâkim ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ etmelidir (m.164/3).

### Ön sorunun incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Hâkim talebi incelemeye değer bulursa karşı tarafa cevap ve delil sunma imkânı verilir; bu imkân tanınmadan ön sorun hakkında karar verilmesi usul hatası olur.
- Hâkim talebi incelemeye değer bulmazsa ön sorun incelenmez ve bu karar ayrıca bu maddeye dayanılarak yapılmaz; gerekçesiz kalması da mümkündür.
- Taraflar arasında uyuşmazlık yoksa hâkim tarafları dinlemeden kararını verebilir.
- Uyuşmazlık varsa ve hâkim gerekli görürse tarafları davet edip dinledikten sonra karar verir.
- Hâkimin ön sorun hakkındaki kararı taraflara tefhim veya tebliğ edilmelidir; bildirilmeyen karar ilgili taraf bakımından hukuki sonuç doğurmaz.
- Ön sorunun kanunda özel hükmü varsa (örneğin yetki itirazı, hâkimin reddi) o hükümler öncelikle uygulanır, bu madde yalnız genel usulü gösterir.
- Ön sorun hakkındaki kararın bildirilmemesi, savunmayı ve davanın sonucunu etkileyen usul hatası sayılır.

### Tefhim ile tebliğ (cevap süresinin başlangıcı) arasındaki fark nedir?

- Ön sorun duruşmada sözlü ileri sürülmüş ve karşı taraf da o duruşmada hazır bulunmuşsa, ön sorun karşı tarafa tefhim edilmiş sayılır.
- Ön sorun duruşmada sözlü ileri sürülmüş ama karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da talep dilekçeyle yapılmışsa, karşı tarafa ayrıca tebliğ yapılır.

Sonuç: Cevap süresi tefhim tarihinden ya da tebliğ tarihinden başlar; dilekçeyle ileri sürülen talepte dilekçenin bir örneği karşı tarafa verilmelidir.

### Uyuşmazlık var ile yok arasındaki fark nedir?

- Ön sorun hakkında taraflar arasında uyuşmazlık varsa, hâkim gerekirse tarafları davet edip dinler.
- Taraflar ön sorun konusunda aynı görüşteyse, hâkimin tarafları dinlemesi zorunlu değildir.

Sonuç: Tarafların dinlenmesi gerekli değilse hâkim dosya üzerinden karar verebilir; uyuşmazlık varsa dinleme takdire bağlı olarak yapılır.

### Kendiliğinden inceleme ile taraf talebi üzerine inceleme arasındaki fark nedir?

- Taraf talebi üzerine ileri sürülen ön sorunda bu madde doğrudan uygulanır ve karşı tarafa cevap süresi tanınır.
- Hâkimin kendiliğinden inceleyeceği konularda (örneğin dava şartları) taraf talebi bulunmayabilir; hâkim gerekirse tarafların görüşünü alarak karar verir.

Sonuç: Kendiliğinden inceleme hâlinde madde kendi cevap süresi kuralını bütünüyle işletmez; hâkim tarafların görüşünü almayı takdir eder.

### Ara karar ile nihai karar (ön sorun kararının niteliği) arasındaki fark nedir?

- Ön sorun hakkındaki karar hâkimin davadan el çekmesini gerektiriyorsa nihai karardır.
- Ön sorun hakkındaki karar davadan el çekmeyi gerektirmiyorsa davaya devam edilir ve ara karar niteliğindedir.

Sonuç: Nihai nitelikteki karar istinaf yoluna tabidir; ara karar ise ayrıca bu maddeye göre bildirilir ve asıl davayla birlikte incelenebilir.

### Ön sorunun incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ön sorunu incelemeye değer bulduktan sonra karşı tarafa cevap ve delil sunma süresi tanımadan doğrudan karar vermek; bu durum usul hatasıdır.
- Duruşmada hazır bulunan karşı tarafa ayrıca tebliğ yapmak ve cevap süresini tebliğ tarihinden saymak; oysa bu hâlde tefhim tarihi esas alınır.
- Dilekçeyle ileri sürülen talepte karşı tarafa dilekçenin bir örneğini vermeyi atlamak.
- Taraflar aynı görüşteyken de tarafları dinleme zorunluluğu varmış gibi davranmak; uyuşmazlık yoksa dinleme zorunlu değildir.
- Ön sorun hakkındaki kararı taraflara tefhim ya da tebliğ etmeden yargılamaya devam etmek ve bu kararı asıl hükümde dayanak yapmak.
- Yetki itirazı gibi kanunda özel hükmü bulunan ön sorunlarda genel usulü uygulayıp özel hükmü gözden kaçırmak.
- Hâkimin kendiliğinden inceleyeceği konularda da taraf talebi üzerine işleyen cevap süresi kuralını aynen uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Zamanaşımı savunmasının süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi hâlinde, esasa geçilmeden ön sorun olarak incelenip karara bağlanması kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025)
- Yetki itirazının ön sorun olarak incelenmesi gerektiği, mahkemenin bu itirazı hadise yoluyla değil bu madde sırasıyla incelemesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025)
- Yetki itirazı hakkındaki ara kararın ilgiliye tebliği yasal zorunluluk olarak görülmektedir; tebliğ yapılmadan yargılamaya devam edilmesi bozma nedeni sayılmaktadır.

### Nasıl ispat edilir?

- Ön sorunu ileri süren taraf, sorunun dayanağını dilekçe veya tutanakla ortaya koymakla yükümlüdür; sözlü ileri sürme hâlinde duruşma tutanağına geçirilmesi gerekir.
- Karşı tarafın cevap süresinde delil sunma imkânı tanınması zorunludur; bu imkân verilmeden ön sorun hakkında karar verilirse usul hatası doğar ve ilgili taraf bu eksikliği ileri sürebilir.
- Tefhim ya da tebliğin yapıldığı, cevap süresinin başlangıcının tespiti için duruşma tutanağı ya da tebliğ belgesiyle ispat edilir.
- Taraflar arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı, tarafların ön sorun hakkındaki beyanlarından ve dosya içeriğinden anlaşılır; uyuşmazlığı ileri süren taraf bunu ortaya koymalıdır.
- Hâkimin ön sorun hakkındaki kararının taraflara bildirildiği, tefhim tutanağı ya da tebliğ belgesiyle kanıtlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.163: Ön sorunun taraflarca dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak nasıl ileri sürüleceğini düzenler; bu madde ise ileri sürülen ön sorunun incelenme usulünü gösterir.
- 6100 m.142: Zamanaşımı def'inin ön sorun olarak incelenmesinde atıf yapılan hükümdür.
- 6100 m.117: İlk itirazların ön sorun gibi incelenip karara bağlanacağını belirtir (m.117/3); yetki itirazı bu kapsamda ön sorun olarak ele alınır.
- 6100 m.115: Dava şartlarının incelenmesinin ayrı kurallara bağlandığını gösterir; hâkim dava şartlarını bu madde yerine kendi hükümlerine göre inceler.
- 6100 m.165: Ön sorunun tersine, başka bir davanın ya da idari makamın kararına bağlı olduğu bekletici sorun hâlini düzenler.

## [HMK m.165 — Bekletici sorun](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-165)

Madde, bir davada hüküm verilebilmesinin başka bir davanın, idari makamın tespitinin ya da dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin varlığına bağlı olması halinde yargılamanın bekletilmesini düzenler (ihtiyari bekletici sorun). Ayrıca, bir davanın incelenmesinin ve sonuçlandırılmasının başka bir davaya veya idari makama başvuruya bağlı olduğu, ancak bu davanın henüz açılmadığı ya da başvurunun yapılmadığı hallerde, tarafa uygun bir süre verilmesi ve bu süreye uyulmamasının sonucunu düzenler. Maddenin uygulandığı taraf ve mahkeme ilişkisi, hukuk yargılamasındaki her dava türüdür. Mahkemenin kendi görevine giren ön sorunları inceleyip karara bağlamasını (m.164) düzenlemez. Mutlaka bekletici sorun yapılması gereken hallerin ayrıntısı, somut norm denetimi ve yargı yolu uyuşmazlığı gibi özel hallerdir; bu hallerin kaynağı ayrı hükümlerdir. Sahte senet iddiasında açılacak ayrı bir davaya süre verilmesi ise resmi senetlere ilişkin özel düzenlemededir (m.208).

### Bekletici sorun: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bekletici sorun**: Bir davanın görülmesi sırasında ortaya çıkan ve davanın karara bağlanması için başka bir yargılama mercinin çözümlemesi gereken meseledir. Mahkeme bu meseleyi kendi görevi içinde çözemez.
- **Ön sorun**: Asıl talep hakkında karar verilebilmesi için önce çözülmesi gereken sorunların genel adıdır. Bekletici sorun, ön sorunun görevli başka bir merci tarafından çözülmesi gereken türüdür.
- **İhtiyari bekletici sorun**: Mahkemenin takdirine bağlı olarak yargılamayı erteleyebildiği bekletici sorun türüdür. Birinci fıkra bu türü düzenler.
- **Mecburi bekletici sorun**: Kanun gereği mutlaka yargılamanın bekletilmesi gereken hallerdir. Somut norm denetimi ve yargı yolu uyuşmazlığı bu gruba girer; madde metninde değil, ders ve içtihat kaynaklarında sayılır.
- **Görevli mahkeme veya idari makam**: Bekletici sorunun çözümü yetkisini taşıyan merci. Birinci fıkrada bekletilen yargılama bu merciin kararına bağlanır; ikinci fıkrada ise tarafın başvuracağı merci olarak gösterilir.

### Bekletici sorun: hangi şartlar aranır?

- Bir davada hüküm verilebilmesinin başka bir davanın sonucuna, idari makamın tespitine veya dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin varlığına kısmen veya tamamen bağlı olması gerekir (birinci fıkra).
- Bekletilecek yargılamanın, bekletici sorunun çözümlenmesinden önce karara bağlanabilir olmaması gerekir; mahkeme bekletme kararını takdirine bağlı olarak verir.
- İkinci fıkra uygulanacaksa, esas davanın incelenip sonuçlandırılmasının başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı olması gerekir.
- İkinci fıkrada ön sorunun henüz bir dava veya idari başvuru konusu olmaması ve mahkemenin kendi görevi dışında kalması gerekir; aksi halde ön sorun olarak kendisi inceler.
- Mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre vermelidir.
- Verilen süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmuşsa, esas dava bu davanın veya idari kararın sonucuna kadar ertelenir.

### Bekletici sorun: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkraya göre mahkeme, bekletici sorunun çözümlenmesine kadar yargılamayı ertelemekte takdir yetkisine sahiptir.
- Mahkeme, bekletici sorunun çözümüne kadar yargılamayı erteler; bu sürede bekletici merciden gelen karara bağlı olmak gerekir.
- İkinci fıkraya göre uygun süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmazsa, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılır ve mahkeme esas dava hakkında karar verir.
- Uygun süre içinde başvuru yapılırsa, esas dava bu davanın veya idari makamın kararına kadar ertelenir.
- Bekletici sorun yapan mahkeme, zaman zaman duruşma yaparak beklenen kararın akıbetini araştırabilir; ancak sadece kontrol amaçlı duruşma yapılması zorunlu değildir.
- Bekletici sorunun çözümünde verilen karar, bekletilen davada kesin delil teşkil ediyorsa, mahkeme bu kararı kesin delil olarak kabul etmek zorundadır.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada başka bir dava veya idari karar zaten mevcuttur ve yargılama bu davanın sonucunu bekler.
- İkinci fıkrada ilgili dava veya başvuru henüz yoktur; mahkeme bunu açtırmak için taraf verir.

Sonuç: Birinci fıkrada mahkeme yargılamayı doğrudan erteler; ikinci fıkrada önce tarafa süre verir ve süre sonunda iddiadan vazgeçme sonucu doğabilir.

### İhtiyari bekletici sorun ile mecburi bekletici sorun arasındaki fark nedir?

- Bu maddedeki bekletme mahkemenin takdirine bağlıdır.
- Somut norm denetimi ve yargı yolu uyuşmazlığı gibi hallerde bekletme zorunludur.

Sonuç: Mecburi hallerde mahkeme bekletmeme takdirini kullanamaz; ihtiyari halde ise bekletmekten kaçınabilir.

### Bekletici sorun ile ön sorun (m.164) arasındaki fark nedir?

- Bekletici sorun, çözümü başka bir yargı merciine ait olan meseledir.
- Ön sorun, mahkemenin kendi görevi içinde incelediği ve karara bağlayabildiği meseledir.

Sonuç: Ön sorunu mahkeme kendisi çözer; bekletici sorunda ise yargılama, çözümü başka merciden beklenerek ertelenir.

### Ayrı dava gerekliliği ile dava beklemeye alınması arasındaki fark nedir?

- Dava henüz açılmamışsa, ikinci fıkra gereğince tarafa dava açma veya başvuru için süre verilir.
- Dava zaten açılmışsa, birinci fıkra uyarınca doğrudan bekletme yapılır.

Sonuç: Süre verilmeden doğrudan bekletme yapılamaz; açılmamış davada süre verilmesi ön koşuldur.

### Bekletici sorun: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birinci fıkradaki ihtiyari bekletmeyi, mecburi bekletici sorun gibi zorunlu saymak; mahkeme takdirini kullanabilir.
- Bekletici sorun ile m.164 kapsamındaki ön sorunu karıştırmak; görevli başka merci kararı gerekiyorsa bekletici sorun, mahkemenin kendisi çözebiliyorsa ön sorun söz konusudur.
- İkinci fıkrada tarafa süre vermeden doğrudan esas davayı erteleyip bekletmek; önce süre verilmesi gerekir.
- Süre verilmeden iddiadan vazgeçilmiş sayılmak sonucunu doğurmak; sonuç yalnız uygun süre içinde başvurulmamışsa doğar.
- Verilen sürenin sayısını kanundan çıkarmaya çalışmak; madde süre sayısı göstermez, uygun süre hâkim tarafından belirlenir.
- Bekletici sorunun çözümünü beklerken kontrol amaçlı duruşmaları her zaman zorunlu saymak; bu duruşmalar zorunlu değildir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemenin birinci fıkraya göre bekletici sorun yapmasının kural olarak takdire bağlı olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/192 E., 2022/574 K., 19.04.2022)
- Bekletici sorunun amacının, birbiriyle çelişen kararların önüne geçmek ve aynı inceleme için iki kez yargılama yapılmasını engellemek olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/192 E., 2022/574 K., 19.04.2022)
- Bekletici sorun kararı verilirken hangi davanın sonucunun beklendiği somut olarak belirtilmelidir; genel bekletme kararı yeterli görülmemektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/402 E., 2025/742 K., 26.11.2025)
- Aynı dava konusu veya aynı alacak için başka bir davada uyuşmazlık varsa, bu davanın bekletici sorun yapılıp yapılmayacağı somut dosyadaki iddia ve taleplere göre değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/618 E., 2025/231 K., 16.04.2025)
- Bekletici sorun yapılan dava sonuçlanana kadar, bekleten mahkemenin yargılamayı sürdürmemesinin gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3743 E., 2025/4629 K., 17.12.2025)
- Tüketici hakem heyeti kararına karşı açılan iptal davasında, aynı alacağa ilişkin tüketici mahkemesindeki davanın bekletici sorun yapılması gerekip gerekmediği tartışılmaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2836 E., 2026/263 K., 09.03.2026)

### Nasıl ispat edilir?

- Bekletici sorun talebini ileri süren taraf, bekletilmesi istenen davanın ya da idari işlemin varlığını ve ilişkisini belgeyle ortaya koymalıdır; ispat yükü bu tarafındır.
- Bekletilmesi istenen dava için mahkeme kaydı, dava dilekçesi veya karar örneği gibi belgeler kullanılır; idari işlem için ilgili idari makamın kararı istenir.
- Karşı taraf, bekletme talebinin kötü niyetli olduğunu veya davayı uzatmak amacı taşıdığını savunabilir; bu savunmanın ispatı kendisine düşer.
- Mahkeme, bekletici sorunun kendi davasını gerçekten etkileyip etkilemediğini değerlendirir; etkisi açık değilse bekletme kararı verilmez.
- İkinci fıkrada süre verilmesi üzerine, başvuruda bulunulduğunu gösteren belge sunulmazsa, iddiadan vazgeçilmiş sayılma sonucu doğar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.164](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-164): Mahkemenin kendi görevi içinde ön sorunu incelemesi ile bekletici sorunun ayrımını belirler; ön sorun m.164 kapsamında kendisi çözülür.
- [6100 sayılı Kanun m.208](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-208): Resmi senette sahtelik iddiasında, iddiayı ileri süren tarafa ayrı sahtelik davası açması için kesin süre verilmesine ilişkin özel düzenlemedir; m.165/2 ile aynı mantığı taşır.

## [HMK m.166 — Davaların birleştirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-166)

Madde, ayrı ayrı açılmış ve derdest olan davaların birleştirilmesinin şartlarını, birleştirme yetkisinin hangi mahkemeye ait olduğunu ve birleştirme kararının diğer mahkemeye etkisini düzenler. Aynı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında ve ayrı yargı çevrelerinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri arasında birleştirme talebi, bağlantı bulunan davalar bakımından uygulanır; bağlantının tanımı ve istinaf aşamasındaki birleştirme de maddededir. Düzenlediği taraf, mahkeme ve dava türleri hukuk mahkemeleridir. Davaların ayrılmasını (m.167) düzenlemez. Birleştirme kararına karşı kanun yolunu ve kararın hükümle birlikte incelenmesini (m.168) düzenlemez. Ön inceleme aşamasında birleştirme talebinin işleme alınması ve görevli mahkeme ile yargı çevresi kuralları ayrı maddelerde yer alır (m.166 dışında usul hükümleri). Maddenin uygulanabilmesi için dava şartlarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

### Davaların birleştirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bağlantı**: İki davanın aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunmasıdır. Madde metninde bu iki ölçüt alternatif olarak sayılmıştır; davaların aynı taraflar arasında olması tek başına yeterli değildir.
- **Derdest dava**: Henüz hükme bağlanmamış, mahkemede görülmekte olan davadır. Birleştirme ancak derdest davalar arasında mümkündür; karara bağlanmış bir dava birleştirmeye konu olamaz.
- **Aynı düzey ve sıfat**: Birleştirilecek davaların aynı türde hukuk mahkemelerinde, örneğin asliye hukuk, sulh hukuk, iş veya aile mahkemesinde görülmesi gerektiğini ifade eder. Farklı düzeydeki mahkemelerde görülen davalar bu maddeye göre birleştirilemez.
- **Aynı yargı çevresi**: Davaların görüldüğü mahkemelerin aynı yargı alanında bulunmasıdır. Madde, yargı çevresinin aynı olup olmamasına göre farklı birleştirme usullerini öngörür.
- **Birleştirme kararı**: Ayrı mahkemelerde görülen davaların tek dosyada görülmesine karar veren ara kararıdır. Kesinleştiğinde ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlar.

### Davaların birleştirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Birleştirilmek istenen davaların hukuk mahkemelerinde açılmış ve derdest olması gerekir.
- Davaların aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekir.
- Davalar arasında bağlantının bulunması gerekir; bağlantı, aynı veya benzer sebeplerden doğma ya da birinde verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olma ölçütlerinden birine dayanmalıdır.
- Aynı yargı çevresinde açılmış davalarda birleştirme, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede yapılır; ayrı yargı çevrelerinde açılmış davalarda ise birleştirme talebi yalnızca ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir.
- Birleştirme, hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda talep, yalnız taraflardan birinin talebiyle yapılabilir.
- İstinaf aşamasında birleştirme yapılacaksa, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesi belirlenmelidir.

### Davaların birleştirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Aynı yargı çevresindeki davalarda birleştirme kararı verildiğinde, bu karar kesinleşmesinden itibaren ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlar.
- Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda, ikinci davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararı kesinleşince ilk davanın açıldığı mahkeme bu karara bağlanır.
- Birleştirme kararı derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilmelidir.
- Bağlantı bulunmadığı halde birleştirme kararı verilemez.
- Bağlantı bulunsa bile mahkeme birleştirme talebini reddedebilir; bağlantının varlığı birleştirmeyi zorunlu kılmaz.
- Davalardan biri hükme bağlanmışsa birleştirme yapılamaz.
- Birleştirme kararı, ayrı yargı çevrelerinde yapılan başvuruda talebin kabulü ile verilir; talep reddedilirse bağlayıcılık doğmaz.
- İstinafta birleştirilen davalarda inceleme, asıl hukuki ilişkiyi konu alan bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

### Aynı yargı çevresi ile ayrı yargı çevresi arasındaki fark nedir?

- Davaların aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılması halidir. Birleştirme kendiliğinden veya talep üzerine yapılabilir.
- Davaların ayrı yargı çevrelerinde açılması halidir. Birleştirme yalnız taraf talebiyle, ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenebilir.

Sonuç: Aynı yargı çevresinde karar, ilk davanın açıldığı mahkemeye aittir ve kesinleşmesinden itibaren bağlayıcıdır. Ayrı yargı çevresinde ise karar ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve ilk mahkeme kesinleşmesinden sonra bununla bağlanır.

### Re'sen birleştirme ile talep üzerine birleştirme arasındaki fark nedir?

- Aynı yargı çevresinde mahkeme davanın her aşamasında kendiliğinden birleştirme yapabilir.
- Ayrı yargı çevresinde birleştirme yalnızca taraf talebine bağlıdır; mahkeme kendiliğinden birleştirme yapamaz.

Sonuç: Mahkemenin re'sen hareket yetkisi yalnız aynı yargı çevresindeki davalarda vardır.

### Hüküm öncesi birleştirme ile hüküm sonrası arasındaki fark nedir?

- Davalardan biri henüz hükme bağlanmamışsa birleştirme mümkündür.
- Davalardan biri karara bağlanmışsa birleştirme artık yapılamaz.

Sonuç: Verilmiş bir hüküm, diğer davayla birleştirilmek üzere sonradan dosyaya alınamaz.

### Aynı sebep ile hüküm etkisi ölçütü arasındaki fark nedir?

- Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması bağlantı ölçütüdür.
- Biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkilemesi de ayrı bir bağlantı ölçütüdür.

Sonuç: İki ölçütten biri yeterlidir; birinin bulunması, bağlantının varlığını göstermeye yeter.

### Birinci derece ile istinaf aşaması arasındaki fark nedir?

- İlk derece mahkemelerinde görülen davalarda birleştirme, aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında yapılır.
- İstinaf incelemesinde ayrı dairelerde görülmesi gereken davalar da birleştirilebilir.

Sonuç: İstinafta birleştirilen davaların incelemesi, asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

### Davaların birleştirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Aynı tarafların bulunmasını tek başına bağlantı saymak; madde, bağlantıyı yalnız aynı veya benzer sebep ya da hükmün etkisi ölçütleriyle tanımlar.
- Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda mahkemenin kendiliğinden birleştirme yapabileceğini varsaymak; bu hâlde birleştirme yalnız taraf talebine bağlıdır.
- Birleştirme kararının ilk davanın açıldığı mahkemede verileceğini sanmak; ayrı yargı çevresinde karar ikinci davanın açıldığı mahkemeye aittir.
- Birleştirme kararını bağlayıcı olarak kesinleşmeden uygulamak; ayrı yargı çevresinde bağlayıcılık kararın kesinleşmesine bağlıdır.
- Davalardan biri hükme bağlandıktan sonra birleştirme talep etmek; bu aşamada birleştirme mümkün değildir.
- Bağlantı varsa birleştirmenin zorunlu olduğunu düşünmek; mahkemenin birleştirmeyi reddetme takdiri vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birleştirme talebinin ön inceleme aşamasında da değerlendirilebileceği ve davanın her aşamasında birleştirme kararı verilebileceği kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/47 E., 2026/54 K., 15.01.2026)
- Davaların birleştirilmesine ilişkin kararın, bağlantı varlığı tespit edilerek verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, 2021/294 E., 2022/789 K., 22.09.2022)
- Birleştirme kararının dava şartları veya ilk itiraz hakkında karar verilmeden önce verilmesinin isabetsiz olacağı kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/20 E., 2026/17 K., 09.01.2026)
- Birleştirme talebinin değerlendirilmesinde davaların aynı sebepten doğup doğmadığının ve hükmün birbirini etkileyip etkilemediğinin incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1264 E., 2025/1256 K., 23.12.2025)
- Birleştirme talebinin reddinin, bağlantı bulunsa dahi mahkemenin takdirinde olduğu kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/843 E., 2025/1235 K., 16.12.2025)
- Birleştirme taleplerinde dosyaların ve dava konularının karşılaştırılarak bağlantının somut olarak gerekçelendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/674 E., 2025/1063 K., 04.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Birleştirme talebinde bulunan taraf, davalar arasındaki bağlantıyı ileri sürer ve dava dosyaları, dilekçeler ve sözleşmeler gibi belgelerle ispatlar.
- Bağlantının dayanağı olarak aynı veya benzer sebep iddia ediliyorsa, bu sebebin ortaklığı belgelerle gösterilmelidir.
- Hükmün diğerini etkileyeceği iddiasında, etkilenmenin mahiyeti somut olarak ortaya konulmalıdır.
- Karşı taraf birleştirmenin usule aykırı olduğunu veya bağlantının bulunmadığını ileri sürerse, bu savunmayı kendisi ispatlamak zorundadır.
- Mahkeme, bağlantı varlığını ve birleştirmenin yararını re'sen veya talep üzerine değerlendirir; takdir yetkisini kullanırken gerekçe göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.167](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-167): Birleştirilmiş davaların ayrılmasına ilişkin maddedir; mahkeme birleştirme kararından dönerek davaları yeniden ayırabilir.
- [6100 sayılı Kanun m.168](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-168): Birleştirme kararına karşı kanun yolunu düzenler; aynı mahkemedeki birleştirme kararının ara karar niteliği ve hükümle birlikte incelenmesi bu maddeyle bağlantılıdır.
- [6100 sayılı Kanun m.57](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-57): İhtiyari dava arkadaşlığı bulunan davaların sonradan birleştirilmesi bakımından bu maddeye konu olabilir.
- [6100 sayılı Kanun m.30](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-30): Birleştirmenin amacı olan usul ekonomisi ilkesini belirler; birleştirme kararının gerekçesinde anılır.

## [HMK m.167 — Davaların ayrılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-167)

6100 sayılı Kanun'un 167. maddesi, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasını (tefrik) düzenler. Mahkemenin bu yetkiyi davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden kullanabilmesini ve ayrılan davalara aynı mahkemede bakmaya devam etmesini kapsar. Madde, hukuk mahkemelerinde görülen davalar bakımından uygulanır. Madde, birleştirme kararının koşullarını ve usulünü düzenlemez (m.166). Ayrılma kararına karşı kanun yolunu da düzenlemez; bu konu m.168'dedir. İhtiyari dava arkadaşlığının koşullarını (m.57) ve dava yığılmasını (m.110) da bu madde belirlemez.

### Davaların ayrılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Davaların ayrılması (tefrik)**: Birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş birden fazla davanın, mahkemece ayrı esaslara kaydedilerek ayrı ayrı yürütülmesine karar verilmesidir. Ayırma kararı, ayrılan davanın esası hakkında verilmiş bir ret kararı değildir.
- **Ayırma kararı**: Mahkemenin davaların ayrılmasına ilişkin usuli kararıdır. Ayrılan davalara yeni esas numarası verilir ve işlemler bu numara üzerinden yürütülür. Karar nihai karar niteliği taşımaz.
- **Birlikte açılmış davalar**: Aynı dava dilekçesiyle ya da birden fazla davacı veya davalı bakımından aynı anda açılmış davalardır. Bağlantı olmasa da birlikte açılmış olabilirler; ayırma bu nedenle bağlantı şartına bağlı değildir.
- **Sonradan birleştirilmiş davalar**: Ayrı ayrı açılıp m.166 uyarınca birleştirilen davalardır. Birleştirme kararı verildikten sonra mahkeme bu davaları yeniden ayırabilir.
- **Yargılamanın iyi yürütülmesi**: Ayırma kararının ölçütüdür. Birlikte görülmenin yargılamayı gereksiz uzattığı, karmaşıklaştırdığı veya güçleştirdiği hallerde ayırma gerekir.

### Davaların ayrılması: hangi şartlar aranır?

- Ayırma yapılacak davaların birlikte açılmış ya da sonradan birleştirilmiş olması gerekir.
- Yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacı bulunmalıdır; mahkeme bu ölçüte göre takdir kullanır.
- Ayırma talebi taraflardan biri tarafından ileri sürülebilir veya mahkeme kendiliğinden karar verebilir.
- Ayırma, davanın her aşamasında yapılabilir; aşama sınırı yoktur.
- Ayırma kararı bağlantı şartına bağlı değildir; birlikte görülmenin güçleştirdiği hallerde ayırma yapılabilir.
- Ayırma kararı yalnızca usuli bir karar olarak verilir; esasa ilişkin ret veya kabul hükmü içermez.

### Davaların ayrılması: hangi sonuçları doğurur?

- Mahkeme ayırma şartları oluştuğunda yalnızca davaların ayrılmasına karar verir; ayrılan davalardan birinin esası hakkında ret veya kabul kararı veremez.
- Ayrılan davaya yeni esas numarası verilir ve tahkikat bu numara üzerinden yürütülür.
- Ayırma kararı ile birlikte yargılama giderine hükmedilmez.
- Mahkeme, ayrılmasına karar verdiği davalara aynı mahkemede bakmaya devam eder.
- Ayırma kararı ve ayırma talebinin reddi kararı yalnızca hükümle birlikte istinaf veya temyiz edilebilir (m.168).
- Ayırma kararı bağımsız kanun yolu konusu yapılamaz; ayrılan dava hakkında hüküm verildiğinde bu karar hükümle birlikte denetlenir.
- Ayrılan davalarda her dava için ayrı hüküm kurulur ve hüküm fıkrasında her dava için karar ayrı gösterilir.
- Ayırma kararına rağmen ayrılan davalar birlikte hükme bağlanırsa hüküm usule aykırı olur.

### Birleştirme ile ayırma arasındaki fark nedir?

- Birleştirme m.166 uyarınca, ayrı açılmış ve bağlantılı davaların birlikte görülmesidir.
- Ayırma m.167 uyarınca, birlikte açılmış veya birleştirilmiş davaların yeniden ayrı görülmesidir.

Sonuç: Birleştirmenin koşulları (bağlantı) ayırmanın koşulu değildir; ayırmada yargılamanın iyi yürütülmesi ölçütü belirleyicidir.

### Bağlantılı dava ile bağlantısız dava arasındaki fark nedir?

- Aralarında m.166/4 anlamında bağlantı bulunan davalar, yargılamanın daha iyi yürütülmesi için ayrılabilir.
- Aralarında bağlantı bulunmayan birlikte açılmış davalar ayrılmak zorundadır.

Sonuç: Bağlantısız davalarda mahkeme ayırma kararı vermek durumundadır; bağlantılı davada ayırma takdire bağlıdır.

### Ayırma kararı ile ayrılan davanın esasına ilişkin karar arasındaki fark nedir?

- Ayırma kararı usuli bir karardır ve taraflara yargılama gideri yüklenmez.
- Ayrılan davada verilen esas hükmü, ayrılan dosyada verilen nihai karardır.

Sonuç: Ayırma kararı ile yargılama gideri hükmedilmez; esasa ilişkin hüküm ayrılan dosyada ayrı verilir.

### Ayırma talebinin reddi ile kabulü arasındaki fark nedir?

- Ayırma talebinin reddi kararı da nihai karar değildir.
- Ayırma kararı, bağlantısız davalar için yapılmışsa zorunlu ayırma niteliğindedir.

Sonuç: Her iki kararın kanun yolu, m.168 uyarınca yalnız hükümle birlikte ileri sürülebilir.

### Davaların ayrılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ayırma kararını esasa ilişkin bir ret kararı gibi değerlendirmek; ayırma kararında yargılama gideri hükmetmek.
- Ayırma koşulunu yalnızca bağlantısızlığa bağlamak; yargılamanın iyi yürütülmesi ölçütünü gözden kaçırmak.
- Ayrılan davaya yeni esas numarası vermeden işlem yapmak veya tahkikatı eski esas üzerinde sürdürmek.
- Ayrılan davalar hakkında tek bir hüküm kurmak; her dava için ayrı karar verilmesi gerektiğini unutmak.
- Ayırma kararına karşı bağımsız kanun yoluna gitmek; bu kararın yalnızca hükümle birlikte denetlenebileceğini göz ardı etmek.
- Ayrılan davada verilen hükmün hüküm fıkrasında ayrılan davanın tarafları dışındaki kişilere yer vermek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Ayırma yetkisinin m.167 uyarınca mahkemenin takdirinde olduğu ve bağlantı yoksa birlikte açılmış davaların ayrılabileceği kabul edilmektedir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1224 E., 2024/1004 K., 03.10.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/743 E., 2024/968 K., 24.09.2024)
- Ayırma talebinin dava içinde ve davanın her aşamasında dile getirilebileceği; mahkemenin gerekli görürse ayırma kararını kendiliğinden verebileceği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/60 E., 2024/789 K., 09.05.2024)
- Ayrılan davanın yeni esas üzerinden yürütülmesi ve ayrı karara bağlanması gerektiği kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1581 E., 2024/930 K., 08.05.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1577 E., 2024/927 K., 08.05.2024)
- Anonim şirket yöneticisinin azli davası ile şirkete karşı açılan dava birlikte görülebilir durumdaysa ayırma kararı verilmesinin uygun olduğu kabul edilmektedir. (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1581 E., 2024/930 K., 08.05.2024; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1577 E., 2024/927 K., 08.05.2024)
- Ayırma kararı verilmesi, davanın esası hakkında bir hüküm değildir ve yargılama giderinin buna bağlanmaması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/944 E., 2025/776 K., 02.07.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Ayırma talebinde bulunan taraf, birlikte görülmenin yargılamayı güçleştirdiğini veya iyi yürütülmesini engellediğini ileri sürer ve dayanağını gösterir; ispat yükü bu tarafa aittir.
- Birlikte açılmış davaların bağlantısının ya da bağlantısızlığının belgeler ve dava dilekçeleriyle ortaya konulması gerekir.
- Karşı taraf, ayırmanın yargılamayı uzatacağını veya hükümlerin çelişmesine yol açacağını savunabilir; bu savunmayı da dosya içeriğiyle ispat etmelidir.
- Mahkeme ayırma kararını takdirle verir; ayırma kararı ayrıca gerekçelendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.166](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-166): Davaların birleştirilmesini düzenler. m.167 ile birleştirilmiş davaların ayrılması hali birlikte okunur; birleştirme bağlantı şartına bağlıdır, ayırma ise yargılamanın iyi yürütülmesi ölçütüne.
- [6100 sayılı Kanun m.168](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-168): Birleştirme ve ayırma kararlarına karşı kanun yolunu düzenler. Bu kararlar ancak hükümle birlikte istinaf veya temyiz edilebilir.
- [6100 sayılı Kanun m.57](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-57): İhtiyari dava arkadaşlığının koşullarını düzenler. Bu koşulların bulunmadığı birlikte açılmış davalarda ayırma kararı verilebilir.
- [6100 sayılı Kanun m.110](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-110): Dava yığılmasını düzenler. Yığılma şartları oluşmadığında ya da talepler birlikte görülmeyi güçleştirdiğinde ayırma gerekebilir.

## [HMK m.168 — Kanun yolları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-168)

Madde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması kararlarına karşı hangi kanun yolunun açık olduğunu düzenler. Birleştirme kararına karşı yalnız istinaf yolu tanınmıştır; ayırma kararlarına karşı ise ilk derece mahkemesi kararları bakımından istinaf, bölge adliye mahkemesi kararları bakımından temyiz yolu açıktır ve bu yollara yalnız esas hükümle birlikte gidilebilir. Madde ayrıca bu konudaki usul hatasının hükmün kaldırılması veya bozma sebebi sayılmaması sonucunu bağlar. Madde, birleştirme ve ayırma kararlarının esasına, bu kararların hangi koşullarda verileceğine ve yargılamanın yürütülmesine ilişkin kuralları düzenlemez (m.166, m.167). Dava şartları, görev ve yetki itirazları ile bunların kanun yolu bakımından değerlendirilmesi de bu maddenin kapsamında değildir (m.114, m.115). Hükmün kesinleşmesi ve kesin hüküm sonuçları da bu maddede yer almaz (m.297 vd.).

### Kanun yolları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Birleştirme kararı**: Aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde ayrı ayrı görülen davaların tek bir mahkemede birlikte görülmesine karar verilmesidir. Kararın kanun yolu, bu maddede öngörülen istinaf yoludur.
- **Ayırma kararı**: Birlikte görülen davalardan bir kısmının ya da birinin ayrılarak ayrı bir dosyada görülmesine karar verilmesidir. İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesinin ayırma kararına karşı temyiz yolu tanınmıştır.
- **Hükümle birlikte kanun yolu**: İlk derece mahkemesinin ayırma kararları ile bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı ancak esas hakkındaki hükme karşı başvurulan kanun yolu ile ileri sürülebilecek başvuru biçimidir. Birinci fıkradaki birleştirme kararına karşı ise istinaf yoluna hükümle birlikte gitme şartı aranmaz.
- **Bozma sebebi**: Yargıtayın hükmü bozmasına yol açan usul ya da esas hatasıdır. Birleştirme ve ayırma kararına yalnız bu kararın hatalı olması, hükmü bozma nedeni yapmaz.

### Kanun yolları: hangi şartlar aranır?

- Birleştirme veya ayırma kararının, aynı yargı çevresinde yer alan ve aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar hakkında verilmiş olması gerekir.
- Birleştirme kararına karşı başvuru yolunun istinaf olması gerekir.
- İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesinin birleştirme veya ayırma kararına karşı temyiz yoluna gidilmesi gerekir.
- İlk derece mahkemesinin ayırma kararlarına ve bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı başvuru, esas hükme karşı yapılan kanun yolu ile birlikte ileri sürülmelidir.
- Yukarıdaki usul hatasının bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılması ve esastan incelenmesi için tek başına yeterli olmaması gerekir.

### Kanun yolları: hangi sonuçları doğurur?

- Birleştirme kararına karşı yalnız istinaf yolu açıktır.
- İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna, esas hükümle birlikte gidilebilir.
- Bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararına karşı temyiz yoluna, esas hükümle birlikte gidilebilir.
- İlk derece mahkemesinin ayırma kararına ve bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararına karşı hükümden bağımsız olarak tek başına kanun yoluna başvurulamaz.
- Birleştirme veya ayırma kararındaki hata tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenmesi sonucunu doğurmaz.
- Birleştirme veya ayırma kararındaki hata tek başına Yargıtayda bozma sebebi oluşturmaz.
- Hüküm esas bakımından doğru ise, yalnız ara kararın hatalı olması hükmün değişmesine yol açmaz.

### Birleştirme kararı ile ayırma kararı arasındaki fark nedir?

- Birleştirme kararında birden fazla dava tek bir mahkemede birlikte görülmeye başlanır. Kanun, birleştirme kararı için yalnız istinaf yolunu öngörür.
- Ayırma kararında birlikte görülen davalardan biri veya bir kısmı ayrı dosyada görülmeye devam eder. Kanun, ayırma kararı için ilk derece ve bölge adliye ayrımı yapar.

Sonuç: Birleştirme kararına karşı istinaf, ayırma kararına karşı ise verenin derecesine göre istinaf veya temyiz yolu açılır.

### İlk derece mahkemesinin ayırma kararı ile bölge adliye mahkemesinin ayırma kararı arasındaki fark nedir?

- İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yolu açıktır.
- Bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararına karşı temyiz yolu açıktır.

Sonuç: Aynı nitelikteki ayırma kararı, verildiği merciin derecesine göre farklı bir kanun yoluna tabi olur.

### Tek başına başvuru ile hükümle birlikte başvuru arasındaki fark nedir?

- İlk derece mahkemesinin ayırma kararına ve bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararına tek başına kanun yoluna gidilmesi, bu maddeye göre mümkün değildir.
- Aynı kararlara esas hüküm verildikten sonra, hükmün kanun yolu ile birlikte incelenmesi mümkündür.

Sonuç: İkinci fıkradaki kararların denetimi, esas hükme karşı yapılacak başvuru ile birlikte gerçekleşir.

### Usul hatası ile hükmün kaldırılması sebebi arasındaki fark nedir?

- Birleştirme veya ayırma kararındaki hata, tek başına bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılmasını ve esastan incelenmesini gerektirmez.
- Aynı hata, hüküm esas bakımından yanlış ise hükmü etkileyen bir hata olarak değerlendirilebilir.

Sonuç: Yalnız birleştirme veya ayırma hatası, kendi başına hükmün kaldırılması sebebi sayılmaz.

### Kanun yolları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birleştirme kararına karşı istinaf yerine doğrudan temyiz yoluna gitmek; birleştirme kararı için istinaf yolu öngörülmüştür.
- Bölge adliye mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yolunu esas almak; bu karar için temyiz yolu açıktır.
- İlk derece mahkemesinin ayırma kararını veya bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararını tek başına kanun yoluna konu etmek; başvuru esas hükümle birlikte yapılmalıdır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/573 E., 2026/707 K., 02.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/829 K., 21.09.2023)
- Birleştirme veya ayırma hatasını doğrudan hükmün kaldırılması sebebi saymak; kanun bunu açıkça bozma sebebi olarak görmez.
- Ayırma kararının verildiği derece ile başvurulacak kanun yolunu karıştırmak; ilk derece ve bölge adliye ayrımı dikkate alınmalıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birleştirme ve ayırma kararlarına karşı tek başına istinaf yoluna başvurulamayacağı, başvurunun esas hükme karşı yapılan istinafla birlikte ileri sürülebileceği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/567 E., 2023/393 K., 05.05.2023; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2026/537 E., 2026/688 K., 03.04.2026; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/573 E., 2026/707 K., 02.04.2026)
- Aynı yargı çevresinde ve aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasındaki birleştirme kararlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun, ara karar nedeniyle usulden reddedildiği kabul edilmektedir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/573 E., 2026/707 K., 02.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/829 K., 21.09.2023)
- Birleştirme veya ayırma kararına ilişkin itirazın, esas hükme karşı yapılan başvuru ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2026/20 E., 2026/17 K., 09.01.2026; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1264 E., 2025/1256 K., 23.12.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Birleştirme veya ayırma kararına karşı başvuru yapan taraf, kararın hangi mahkemede ve hangi davalar hakkında verildiğini gösterir; bu bilgi mahkeme dosyasından kanıtlanır.
- Başvuran, kararın esas hükümle birlikte kanun yoluna konu edilebileceğini ispat etmek zorundadır; tek başına başvurunun usulden reddi yönünde karar verilebilir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2026/573 E., 2026/707 K., 02.04.2026; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1072 E., 2023/829 K., 21.09.2023)
- Karşı tarafın kararın usule uygun olduğu savunması, mahkeme dosyasındaki ara karar ve hüküm metinleri ile ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.114: Dava şartlarını düzenler; birleştirme ve ayırma kararlarının dava şartları bakımından değerlendirilmesi ayrı bir konudur.
- 6100 m.115: Görev ve yetki itirazlarını düzenler; bu itirazların kanun yolu bakımından ayrı değerlendirilmesi gerekir.
- 6100 m.166: Birleştirme ve ayırma kararlarının verilmesine ilişkin kuralları düzenler; bu maddenin konusu olan kararların dayanağıdır.
- 6100 m.167: Birleştirme ve ayırma kararlarının verilmesine ilişkin esasları düzenler; kanun yolu bu kararların denetimini sağlar.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2024/402 E., 2025/742 K., 26.11.2025 (m.165)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/618 E., 2025/231 K., 16.04.2025 (m.165)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/192 E., 2022/574 K., 19.04.2022 (m.165)
- 1. Hukuk Dairesi, 2024/252 E., 2024/5430 K., 07.10.2024 (m.163)
- 1. Hukuk Dairesi, 2022/4095 E., 2024/1056 K., 12.02.2024 (m.163)
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/1134 E., 2023/5985 K., 26.10.2023 (m.163)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2026/618 E., 2026/647 K., 06.05.2026 (m.165)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2022/2836 E., 2026/263 K., 09.03.2026 (m.165)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 2025/1152 E., 2026/64 K., 22.01.2026 (m.163)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2025/3743 E., 2025/4629 K., 17.12.2025 (m.165)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/944 E., 2025/776 K., 02.07.2025 (m.167)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, 2024/589 E., 2025/850 K., 19.06.2025 (m.163, m.164)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, 2023/1972 E., 2024/2780 K., 25.12.2024 (m.163)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/1224 E., 2024/1004 K., 03.10.2024 (m.167)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2024/743 E., 2024/968 K., 24.09.2024 (m.167)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/60 E., 2024/789 K., 09.05.2024 (m.167)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1581 E., 2024/930 K., 08.05.2024 (m.167)
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, 2023/1577 E., 2024/927 K., 08.05.2024 (m.167)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2536 E., 2020/1139 K., 23.06.2020 (m.164)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/2556 E., 2020/1130 K., 23.06.2020 (m.164)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2019/216 E., 2019/907 K., 16.05.2019 (m.164)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/803 E., 2019/2 K., 10.01.2019 (m.164)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2018/2374 E., 2018/2157 K., 06.12.2018 (m.164)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.07.2026 (m.166).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/on-sorun-ve-bekletici-sorun-davalarin-birlestirilmesi-ve-ayrilmasi
