---
title: "Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme — Medeni Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Medeni Usul Hukuku"
law: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu"
articles: "HMK m.249–257"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/sir-nedeniyle-tanikliktan-cekinme"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme

Medeni Usul Hukuku › HMK › İspat ve deliller › Tanık — [Medeni Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku)

## Kısaca

HMK m.249, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kişilerin bu bilgiler bakımından tanıklıktan çekinme hakkını ve bu hakkın sır sahibinin izniyle sona ermesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.249–257 hükümlerini kapsar: sır nedeniyle tanıklıktan çekinme, menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme, tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları, çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi, çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu, tanığın kimliğinin tespiti, tanıklara itiraz, tanığa görevinin önemini anlatma, yeminsiz dinlenecekler.

- [HMK m.249 — Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-249)
- [HMK m.250 — Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-250)
- [HMK m.251 — Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-251)
- [HMK m.252 — Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-252)
- [HMK m.253 — Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-253)
- [HMK m.254 — Tanığın kimliğinin tespiti](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-254)
- [HMK m.255 — Tanıklara itiraz](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-255)
- [HMK m.256 — Tanığa görevinin önemini anlatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-256)
- [HMK m.257 — Yeminsiz dinlenecekler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-257)

## [HMK m.249 — Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-249)

Madde, kanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kişilerin bu bilgiler bakımından tanıklıktan çekinme hakkını ve bu hakkın sır sahibinin izniyle sona ermesini düzenler. Hüküm, sırrı öğrenmiş ve tanık sıfatıyla dinlenecek kişilere uygulanır. Maddede çekinme sebebinin mahkemece bildirilmesi, çekinme sebebinin yazılı ya da sözlü bildirilmesi ve kabul edilmeyen çekinmenin sonuçları düzenlenmez (m.248, m.250). Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle çekinme (m.250), hukuki işlem sırasında tanık olunmasına veya aile bireylerinin olaylarına ilişkin çekinmenin sınırları (m.251) ve kamu görevlilerinin sırları (m.242) ayrı maddelerde düzenlenmiştir.

### Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sır**: Kanun gereği gizli tutulması zorunlu olan bilgiyi ifade eder. Sırrın korunmasındaki asıl menfaat sır sahibine aittir, bilgiyi tutan kişiye değildir.
- **Sır sahibi**: Sırrın korunmasını sağlayan menfaatin sahibidir ve sırrın açıklanmasına izin verip vermeme yetkisi onundur. Sır sahibinin izni, çekinme hakkını ortadan kaldıran tek etkendir.
- **Tanıklıktan çekinme**: Sırrı bilen kişinin tanık olarak dinlenmeyi reddedebilme hakkıdır. Bu hak tanığın takdirine bağlıdır ve sır sahibinin izni yoksa kullanılabilir.
- **Avukatlık Kanunu hükmü**: Avukatların sır saklama yükümlülüğüne ilişkin özel düzenlemedir. Bu düzenleme saklı tutulduğu için müvekkilin izni avukat bakımından tek başına tanıklık yapılmasına yetmez.

### Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi şartlar aranır?

- Tanıklığı istenen kişinin kanun gereği sır olarak korunması gereken bir bilgiye sahip olması gerekir.
- Tanıklığa başvurulan kişinin bu bilgiyi sır sahibinin rızasına bağlı olmayan bir ilişki içinde öğrenmiş olması gerekir.
- Sır sahibinin sırrın açıklanmasına izin vermemiş olması halinde tanıklıktan çekinme hakkı kullanılabilir.
- Sır sahibi izin vermişse, avukat dışındaki kişiler bakımından çekinme hakkı doğmaz ve tanıklık yapmak zorunlu hale gelir.
- Avukat bakımından, müvekkil izin vermiş olsa dahi Avukatlık Kanunu hükmü saklı olduğundan tanıklıktan çekinme hakkı devam eder.

### Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- Sır sahibi izin vermemişse, tanıklığa başvurulan kişi bu bilgiler hakkında tanıklıktan çekinebilir.
- Sır sahibi sırrın açıklanmasına izin vermişse, tanıklığa başvurulan kişi tanıklıktan çekinemez ve tanıklık yapmak zorundadır.
- Avukat müvekkilinin izni olsa dahi tanıklıktan çekinebilir; bu çekinme hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz.
- Tanıklıktan çekinme hakkı, tanığın bu konuda takdirine bağlı olduğundan, tanık isterse dinlenirken bu hakkını kullanabilir.

### Sır sahibinin izni ile izin yokluğu arasındaki fark nedir?

- Sır sahibi sırrın açıklanmasına izin vermemişse, sırrı bilen kişi tanıklıktan çekinebilir; bu, tanığın takdirine bağlı bir haktır.
- Sır sahibi açıklanmasına izin vermişse, sırrı bilen kişi tanıklıktan çekinemez.

Sonuç: İzin verilmesi çekinme hakkını ortadan kaldırır; izin verilmemesi halinde çekinme hakkı kullanılabilir.

### Genel hal ile avukat arasındaki fark nedir?

- Genel halde sır sahibinin izni tanığın çekinme hakkını ortadan kaldırır.
- Avukatlar bakımından müvekkilin izni tek başına yeterli değildir; Avukatlık Kanunu'na göre avukat izin verilse de tanıklıktan çekinebilir.

Sonuç: Avukat, müvekkil izin vermiş olsa dahi tanıklıktan çekinebilir ve bu çekinme hukuki veya cezai sorumluluk doğurmaz.

### Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sır sahibinin izninin tanığın çekinme hakkını her zaman ortadan kaldırdığını, avukat için de bu şekilde uygulamak.
- Avukatın müvekkil izni verdiğinde tanıklık yapmak zorunda olduğunu sanmak; Avukatlık Kanunu hükmü saklıdır.
- Sır sahibinin ölmesi halinde çekinme hakkının sona erdiğini kabul etmek; sır saklama yükümlülüğü ölümle sona ermez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Avukatın tanıklıktan çekinme hakkının müvekkil izni ile ortadan kalkmadığı, avukat açısından Avukatlık Kanunu hükmünün öncelikli olduğu kabul edilmektedir. (2. Hukuk Dairesi, 2023/6988 E., 2024/2959 K., 29.04.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme hakkını kullanan kişi, sırrın varlığını ve bu bilgiyi sır nedeniyle öğrendiğini ortaya koymalıdır.
- Sır sahibinin izninin bulunup bulunmadığı, izni ileri süren tarafça yazılı belge veya açık beyanla ispatlanmalıdır.
- Avukat bakımından müvekkilin izni olsa dahi çekinme hakkının devam ettiği, Avukatlık Kanunu hükmüne dayanılarak ileri sürülebilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36: Avukatların sır saklama yükümlülüğünü ve müvekkil izni verilse dahi tanıklıktan çekinebilmelerini düzenler; madde bu hükmü saklı tutar.
- [6100 sayılı Kanun m.250](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-250): Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinmeyi düzenler; sır nedeniyle çekinmeden ayrı bir çekinme sebebidir.
- [6100 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-251): Çekinme hakkı bulunan kişinin hangi hallerde tanıklıktan çekinemeyeceğini düzenler; sır nedeniyle çekinme hakkına da bu sınırlar uygulanır.
- [6100 sayılı Kanun m.242](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-242): Kamu görevlilerinin sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlarda, resmi makamın yazılı izni olmadan tanık olarak dinlenemeyeceklerini düzenler.

## [HMK m.250 — Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-250)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 250. maddesi, menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme hallerini üç bentte düzenler: tanığa veya 248. maddede sayılan yakınlara doğrudan maddi zarar verilmesi, şeref ya da itibarın ihlali veya ceza soruşturması ve kovuşturmasına yol açılması, meslek veya sanata ait sırların ortaya çıkması. Hüküm, tanık sıfatıyla dinlenecek kişilere uygulanır; çekinme hakkı ise tanığa aittir ve kullanılıp kullanılmayacağı tanığın tercihine bağlıdır. Madde, çekinme sebebinin bildirilmesi ve mahkemece incelenmesini düzenlemez (m.252). Kişisel nedenlerle çekinmeyi (m.248), sır nedeniyle çekinmeyi (m.249), çekinme hakkının istisnalarını (m.251) ve çekinmenin kabul edilmemesinin yaptırımını (m.253) düzenlemez. Maddi zararın hesaplanması ve yakınların kapsamı da bu maddenin dışındadır.

### Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Menfaat ihlali tehlikesi**: Tanığın beyanının kendisine ya da 248. maddede sayılan kişilere zarar, itibar kaybı veya cezai takip doğurma ihtimalini ifade eder. Kanun bu tehlikeyi üç bent halinde sınırlı olarak sayar; genel bir zarar ihtimali yeterli değildir.
- **Doğrudan doğruya maddi zarar**: Tanığın beyanının sonucu olarak kişinin malvarlığında doğrudan ortaya çıkacak eksilme anlamına gelir. Dolaylı ya da ihtimal derecesinde kalan zararlar bu bent kapsamında değerlendirilmez.
- **Sır**: Tanığın meslek veya sanatı gereği öğrendiği ve açıklanması meslek ya da sanatının güvenini zedeleyecek bilgidir. Bu bentte korunan sır, tanığın kendi sırrıdır; başkasına ait sırlar bu bent kapsamında değildir.
- **248. maddede yazılı kimseler**: Tanığın yakınları olarak kanunda sayılan kişilerdir. Bu bent, tanığın kendisi dışındaki bu kişilere yönelik zararları da kapsar.

### Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi şartlar aranır?

- Tanığın beyanının kendisine veya 248. maddede sayılan kişilerden birine doğrudan doğruya maddi zarar vermesi gerekir (a bendi).
- Tanığın beyanının kendisinin ya da 248. maddede sayılan kişilerden birinin şeref veya itibarını ihlal etmesi ya da ceza soruşturması veya kovuşturmasına yol açması gerekir (b bendi).
- Tanığın beyanının, tanığın kendisine ait meslek veya sanat sırlarının ortaya çıkmasına sebep olması gerekir (c bendi).
- Tanık çekinme hakkını kullanmak istiyorsa bu tehlikelerden birinin varlığını ileri sürmelidir; hakkı kendiliğinden doğmaz.
- Çekinme sebebinin varlığı, tanığın kendi beyanıyla değil, somut olaya göre ortaya konulmalı ve haklılığı mahkemece değerlendirilmelidir.

### Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme: hangi sonuçları doğurur?

- Tanığın bu maddedeki hallerden birinde çekinme sebebini bildirmesi ve mahkeme çekinmenin haklı olduğuna karar verirse tanık beyanda bulunmak zorunda kalmaz.
- Mahkeme çekinme sebebini haklı bulmazsa tanık beyanda bulunmak zorunda kalır ve kanuni sebep göstermeden çekinmenin yaptırımları (m.253) gündeme gelebilir.
- Maddede sayılan hallerden hiçbiri gerçekleşmiyorsa tanıklıktan çekinme hakkı doğmaz.
- Tanık çekinme hakkını kullanmazsa ifade vermek zorundadır ve bu durumda beyanı delil olarak değerlendirilir.
- Bu maddenin istisnası m.251'de düzenlenmiştir; hukuki işlem tanıkları, doğum-ölüm-evlilik olayları, aile içi mali uyuşmazlıklar ve taraf selefi ya da temsilcisinin işleri bakımından çekinme yapılamaz. İstisna yalnızca a bendi ve m.248-249 bakımından geçerlidir, c bendinde uygulanmaz.

### a bendi ile b bendi arasındaki fark nedir?

- a bendi, beyanın maddi zarar doğurmasını konu alır; zarar mal varlığında doğrudan bir eksilmeye yöneliktir.
- b bendi, beyanın şeref ya da itibar ihlali veya cezai takip doğurmasını konu alır; korunan değer kişisel itibar ve cezai durumdur.

Sonuç: Hangi bent altında çekinileceği, tehlikenin malvarlığına mı yoksa kişisel itibar ve cezai duruma mı ilişkin olduğuna göre belirlenir. İki bent aynı olayda birlikte ileri sürülebilir.

### b bendi ile c bendi arasındaki fark nedir?

- b bendi, beyanın tanığın veya 248. maddedeki yakınların itibarına ya da cezai durumuna ilişkindir.
- c bendi, tanığın meslek veya sanatına ait sırların açığa çıkmasına ilişkindir ve sır sahibi tanığın kendisidir.

Sonuç: c bendi yalnızca tanığın kendi sırrı için geçerlidir. Başkasının sırrı veya yakının itibarı söz konusuysa b bendi ya da kişisel neden değerlendirilir.

### Menfaat ihlali (m.250) ile kişisel neden (m.248) arasındaki fark nedir?

- m.250, beyanın ortaya çıkaracağı zarar, itibar kaybı ya da sır tehlikesine dayanır.
- m.248, tanığın yakınlık ilişkisine (nişanlılık, evlilik, hısımlık, evlatlık) dayanır ve tehlikenin içeriği aranmaz.

Sonuç: Yakınlık varsa tanık m.248 uyarınca çekinebilir; yakınlık yoksa ancak m.250 koşulları varsa çekinebilir. Her iki sebep de bulunuyorsa ayrı ayrı bildirilmelidir.

### Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde metnindeki a bendini genel bir zarar ihtimali gibi yorumlamak; bent yalnızca doğrudan ve maddi zararı kapsar, dolaylı ihtimalleri kapsamaz.
- c bendinin başkasının sırrını da kapsadığını düşünmek; bu bent yalnızca tanığın kendi meslek veya sanat sırrı için geçerlidir.
- m.251 istisnalarını c bendi için de uygulamak; m.251 yalnızca a bendi ve 248-249 bakımından istisna öngörür.
- Tanığın yakınlık ilişkisi bulunduğu için m.250 kapsamında da çekinebileceğini varsaymak; iki sebep birbirinden bağımsızdır ve ayrı ayrı bildirilmelidir.
- Çekinme sebebini bildirmeden beyanda bulunmayı reddetmek; sebep bildirilmeden yapılan çekinme haklı kabul edilmez ve m.253 yaptırımları doğabilir.
- Mahkemenin haklı bulmadığı çekinme sebebini yeniden ileri sürerek tanıklıktan kaçınmak; mahkemenin kararına rağmen beyan vermeyi reddeden tanık disiplin cezasıyla karşılaşır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bordro tanıklarının, davalı işverende halen çalışmaya devam ediyor olmaları nedeniyle işverenin aleyhine doğrudan bir zarar doğurup doğurmayacağı somut olayda incelenmekte ve bu tanıklar her olayda kendiliğinden çekinme hakkına sahip sayılmamaktadır. (10. Hukuk Dairesi, 2024/915 E., 2024/2156 K., 04.03.2024)
- Tanığın beyanının kendisine doğrudan doğruya maddi zarar vereceği veya şeref ve itibarını ihlal edeceği durumlarda tanıklıktan çekinebileceği kabul edilmektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2020/2014 E., 2021/4239 K., 06.07.2021)
- Tanığın kendi beyanının ortaya çıkaracağı zarar ya da itibar kaybı, soyut değil somut olarak ortaya konulmalıdır; bu tür çekinmelerde mahkeme tarafların görüşlerini dinledikten sonra karar vermektedir. (4. Hukuk Dairesi, 2020/2014 E., 2021/4239 K., 06.07.2021)
- Madde metni, tanığın çekinmesi için kanunda öngörülen tehlikelerin varlığını ararken, bunların hangi bentte ileri sürüldüğü önemlidir; bu ayrım uygulamada mahkemece ayrı ayrı değerlendirilmektedir. (İkinci Bölüm, 2018/13415 E., 29.06.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme hakkını kullanmak isteyen tanık, çekinme sebebinin varlığını ispat yükü altındadır; sebebi ve bu sebebi haklı gösterecek delili dinleneceği günden önce yazılı ya da duruşmada sözlü olarak bildirmelidir (m.252 ile birlikte).
- Maddi zarar, itibar kaybı ya da cezai takip tehlikesinin varlığı, somut olaya dair belgeler, dava dosyası ve tarafların beyanlarıyla ortaya konulmalıdır.
- Karşı taraf, tanığın çekinme sebebinin gerçekte mevcut olmadığını ya da bunun yalnızca soyut bir ihtimal olduğunu ileri sürerek ispat yükünü ters çevirmeye çalışabilir; bu savunmayı ileri süren taraf kendi iddiasını ispatlamak zorundadır.
- Mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir; bu karar ara karar niteliğinde değildir ve tanığın beyanını doğrudan etkiler (m.252/3).

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.248](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-248): Tanığın yakınlık ilişkisi nedeniyle çekinmesini düzenler; 250. maddede sayılan 248. maddedeki kişiler bu maddenin kapsamını belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.249](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-249): Sır nedeniyle çekinmeyi düzenler; 250/c bendindeki meslek ve sanat sırrından ayrı bir kanuni sır kategorisidir.
- [6100 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-251): 250/a bendi ve 248-249 bakımından çekinme hakkının istisnalarını sayar; 250/c bendi için istisna öngörmez.
- [6100 sayılı Kanun m.252](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-252): Çekinme sebebinin bildirilmesini ve mahkemece incelenmesini düzenler; 250'deki sebeplerin usulünü tamamlar.
- [6100 sayılı Kanun m.253](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-253): Kanuni sebep olmadan çekinmenin yaptırımını düzenler; 250 kapsamında haklı bulunmayan çekinmelerde uygulanır.

## [HMK m.251 — Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-251)

Bu madde, HMK m.248, m.249 ve m.250/a kapsamındaki tanıklıktan çekinme hallerinde, çekinme hakkının hangi durumlarda kullanılamayacağını düzenler. Dört hal sayılır: hukuki işlemin esası ve içeriği, aile bireylerinin doğum, ölüm ya da evlenmesinden doğan olaylar, aile bireyleri arasındaki ailevi ilişkilerden doğan mali uyuşmazlıklar ve taraflardan birinin hukuki selefi ya da temsilcisi olarak yaptığı işler. Madde, çekinme hakkına sahip kişilerin tanıklığa çağrılması hâlinde uygulanır. Çekinme sebeplerinin bildirilmesini ve mahkemece incelenmesini düzenlemez (m.252). Disiplin para cezası ile yeminsiz dinlenmeyi ve hapis yaptırımını düzenlemez (m.253). Menfaat ihlali tehlikesinin ayrıntılı koşulları da bu maddenin konusu değildir (m.250). Kişisel nedenlerle çekinme hakkının kendisi (m.248) ve sır nedeniyle çekinme (m.249) de başka maddelerde düzenlenmiştir.

### Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıklıktan çekinme hakkı**: Kanunda sayılan kişilerin, belirli koşullarda tanık olarak dinlenmeyi reddedebilmesi hakkıdır. Bu madde, bu hakkın kullanılamadığı istisnai halleri belirler.
- **Hukuki selef**: Bir tarafın haklarını önceden devralmış ya da o hakların kaynağı olan işlemi önceden yapmış kişidir. Madde bakımından, selefin kendi yaptığı işler hakkında tanıklık zorunluluğu doğar.
- **Hukuki işlemin esası ve içeriği**: İşlemin yapılıp yapılmadığı, taraflarının kim olduğu ve işlemin kapsamına ilişkin bilgilerdir. Tanık işlem sırasında bulunmuş olmalıdır; sonradan öğrenilen bilgiler bu kapsamda değildir.
- **Aile bireyleri**: Maddenin uygulanmasında, ailenin doğum, ölüm ve evlenme olaylarıyla ilgili hak ve ilişkilerinde yer alan kişilerdir. Kapsamı somut olayın aile ilişkisine göre belirlenir.
- **Ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlık**: Aile bireyleri arasındaki aile hukuku ilişkisinden doğan ve para ya da mal ile ilgili anlaşmazlıktır. Salt ticari ya da genel borç ilişkisi bu kapsamda değildir.

### Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları: hangi şartlar aranır?

- Tanığın m.248, m.249 veya m.250/a kapsamında kanuni bir çekinme sebebinin bulunması gerekir.
- Tanığın dinlenmesi istenen vakıa, m.251 bentlerinden birinde sayılan hallerden birine girmelidir.
- Tanığın bu vakıayı bilmesi için gerekli koşul, sayılan olaylara doğrudan tanık olmuş veya o işlemde tanık olarak bulundurulmuş olması gerekir.
- Vakıanın çekinme hakkının kullanılmasını engelleyen başka bir delille ispatının imkânsız ya da çok güç olması gerekir.

### Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan hallerden birinin varlığı durumunda tanık, ilgili vakıa bakımından tanıklıktan çekinemez ve dinlenmesi gerekir.
- Tanığın çekinme hakkını ileri sürmesi bu hallerde mümkün değildir; kendisine bu vakıalar sorulabilir.
- Maddede sayılmayan vakıalar bakımından çekinme hakkı devam eder ve tanık çekinebilir.
- Çekinme hakkını ileri süren kişi bu hakkını kullanmıyorsa tanıklık yapmak onun seçimidir ve bu durumda istisna uygulanmaz.
- Maddenin çekinme hakkına ilişkin düzenlemesi emredici niteliktedir; taraflar sözleşmeyle bu istisnaları genişletemez veya daraltamaz.

### Hukuki işlem tanığı ile genel tanık arasındaki fark nedir?

- Bir hukuki işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş kişi, işlemin esası ve içeriği hakkında çekinemez.
- İşlemde bulunmayan ve sonradan bilgi edinen kişi, aynı vakıa hakkında bu istisnadan yararlanamaz.

Sonuç: Yalnız işlem anında bulunan tanık, işlemin esası hakkında zorunlu tanık olur.

### Aile olayı ile aile mali uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?

- Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmesinden doğan olaylar, kişisel olayın kendisine ilişkindir.
- Aile mali uyuşmazlığı ise ailevi ilişkiden doğan para ya da mal anlaşmazlığına ilişkindir.

Sonuç: İki hal ayrı bentlerde düzenlenmiş olup her biri için ayrı vakıa değerlendirmesi yapılır.

### Kişisel çekinme hakkı ile menfaat ihlali çekinmesi arasındaki fark nedir?

- m.248 kapsamında akrabalık, evlilik veya nişanlılık gibi kişisel nedenle çekinen tanık bakımından istisna geçerlidir.
- m.250 (a) bendi kapsamında doğrudan maddi zarar tehlikesiyle çekinen tanık bakımından da istisna geçerlidir; ancak m.250 (b) ve (c) bentleri istisna kapsamında değildir.

Sonuç: Şeref, itibar ve meslek sırrı gerekçeli çekinmelerde bu madde uygulanmaz; tanık çekinebilir.

### Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Hukuki işlem tanığı istisnasını, işlemde bulunmayan ve sonradan bilgi edinmiş kişilere de uygulamak; istisna yalnız işlem anında bulunan tanık için geçerlidir.
- Aile mali uyuşmazlığı ile genel borç ilişkisini karıştırmak; istisna yalnız aile ilişkisinden doğan mali uyuşmazlık için geçerlidir.
- Menfaat ihlali nedeniyle çekinmede (b) ve (c) bentlerini de bu istisnanın kapsamında saymak; istisna yalnız (a) bendi için geçerlidir.
- Vakıanın başka delille ispatının imkânsız veya çok güç olması koşulunu aramamak.
- Çekinme hakkı olmayan kişiler bakımından bu maddeyi uygulamaya çalışmak; önce m.248 veya m.249 kapsamında çekinme hakkının varlığı belirlenmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemelerin, tanığın çekinme hakkını ileri sürdüğü vakıanın bir aile mali uyuşmazlığına ilişkin olup olmadığını somut olay üzerinden değerlendirdiği kabul edilmektedir.
- Dilekçelerin feshin dayanağı olması ve tanığın bu dilekçeleri imzalamış olması hâlinde, m.251/1-a bakımından tanığın çekinemeyeceği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme istisnasından yararlanmak isteyen taraf, vakıanın m.251 bentlerinden birine girdiğini ispatla yükümlüdür.
- Hukuki işlem tanığı hâlinde, işlemin yapıldığı sırada tanığın bulunduğu, işlem belgesi, tutanak veya diğer taraflar aracılığıyla ispat edilebilir.
- Aile olayları bakımından nüfus kayıtları gibi resmi belgeler ile aile ilişkisi kanıtlanabilir.
- Karşı taraf, tanığın vakıayı bilmediğini veya istisnanın koşullarının oluşmadığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunmayı ispat etmesi gerekir.
- Çekinme hakkının istisnası, vakıanın başka bir delille ispatının imkânsız veya çok güç olması koşuluna bağlıdır; bu durumu ileri süren taraf ispatla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.248](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-248): Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme hallerini düzenler; bu madde, m.248 kapsamındaki tanıklar için istisnayı oluşturur.
- [6100 sayılı Kanun m.249](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-249): Sır nedeniyle çekinme halini düzenler; bu madde m.249 kapsamındaki tanıklar bakımından da istisna getirir.
- [6100 sayılı Kanun m.250](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-250): Menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle çekinmeyi düzenler; bu madde yalnız (a) bendindeki hal için istisna sağlar.
- [6100 sayılı Kanun m.252](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-252): Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve mahkemece incelenmesini düzenler; m.251 istisnası, mahkemenin çekinmeyi haklı bulmadığı durumda gündeme gelir.
- [6100 sayılı Kanun m.253](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-253): Kanuni sebep olmaksızın çekinen veya m.251 kapsamında tanıklıktan kaçınan tanığa uygulanacak disiplin yaptırımını düzenler.

## [HMK m.252 — Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-252)

Madde, tanıklıktan çekinme sebeplerinin ve bu sebebe dayanak delilin ne zaman ve nasıl bildirileceğini, tanığın bu bildirimden sonra duruşmaya gelme zorunluluğunu ve mahkemenin çekinmenin haklı olup olmadığına karar verme usulünü düzenler. Tanık bakımından uygulanır; tarafların ve tanığın çekinme bildirimi yapması gereken her dava türünde geçerlidir. Hâkimin çekinmesi ve reddi (m.34-38 ilgili düzenlemeler), tanıklık yükümlülüğünün kendisi ve tanık dinleme usulü bu maddede düzenlenmez (m.240 ve sonrası ilgili düzenlemeler). Tanığın mahkemece zorla getirilmesi ve tanıklık yaptırımları, tanık ücreti ve giderleri, çekinmeyle ilgisi olmayan tanık ifadesi usulü de bu maddede yer almaz.

### Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanıklıktan çekinme**: Kanunda sayılan bir sebep nedeniyle tanığın tanıklık yapmayı reddetme hakkıdır. Çekinme hakkı tanığın kendi takdirinde olsa da bildirim usulüne bağlıdır. Sebep ve dayanak delilin açıklanması şarttır.
- **Çekinme sebebi**: Tanığın tanıklıktan kaçınmasını haklı kılan olgudur. Maddenin metninde sebep sayılmamıştır; hangi hallerin çekinme sebebi olduğu ilgili kanun düzenlemelerinden belirlenir.
- **Dayanak delil**: Çekinme sebebinin varlığını haklı gösteren belgedir. Tanık çekinme sebebini bildirirken bu delili de sunmak zorundadır.
- **Haklı bulunma**: Mahkemenin, duruşmada tarafları dinledikten sonra çekinme sebebini yerinde görmesidir. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken çekinmenin kabul edilip edilmeyeceğine karar verir.

### Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi: hangi şartlar aranır?

- Tanığın çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce bildirmesi gerekir.
- Bildirim yazılı yapılabilir; yazılı bildirim yapılmamışsa tanık davet edildiği duruşmada sözlü bildirim yapmalıdır.
- Çekinme sebebi ve dayanağı önceden bildirilmişse tanığın belirlenen günde mahkemeye gelmesi zorunlu değildir.
- Mahkeme, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olup olmadığına karar vermelidir.

### Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Tanık çekinme sebebini ve dayanak delilini dinleneceği günden önce bildirirse, belli günde mahkemeye gelmek zorunda kalmaz.
- Çekinme sebebi önceden bildirilmemişse, tanığın dinleneceği günden önce yapılması gereken bildirim eksik kalır ve madde bu hâlde muafiyet tanımaz.
- Mahkeme duruşmada tarafları dinledikten sonra çekinmenin haklı olduğuna karar verirse tanık dinlenmez.
- Mahkeme çekinmeyi haklı bulmazsa tanık dinlenir ve tanıklık yükümlülüğü devam eder.
- Madde, haklı bulunmayan çekinmenin sonuçlarını (yaptırım, giderler) düzenlemez; bu konu tanıklığa ilişkin genel hükümlere bağlıdır.

### Yazılı bildirim ile sözlü bildirim arasındaki fark nedir?

- Tanık sebep ve delilini dinleneceği günden önce yazılı olarak bildirebilir.
- Tanık davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirebilir; bu yol yazılı bildirimin yerine geçer.

Sonuç: Her iki yolda da bildirim dinleneceği günden önce yapılmış sayılır ve tanığın duruşmaya gelme zorunluluğunu kaldırır.

### Önceden bildirilmiş çekinme ile bildirilmemiş çekinme arasındaki fark nedir?

- Sebep ve dayanağı önceden bildirilmiş tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir.
- Sebebini önceden bildirmeyen tanık için madde ayrı bir muafiyet öngörmez; tanık bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeden çekinme ileri sürer.

Sonuç: Yalnız önceden bildirilen çekinmede tanık duruşmaya gelmekten kurtulur.

### Mahkemenin karar aşaması ile tanığın bildirim aşaması arasındaki fark nedir?

- Tanık çekinme sebebini ve delilini bildirir.
- Mahkeme duruşmada tarafları dinleyerek çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.

Sonuç: Haklı bulunan çekinmede tanık dinlenmez; haklı bulunmayan çekinmede tanık ifade vermekle yükümlü olur.

### Çekinme sebeplerinin bildirilmesi ve incelenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Çekinme sebebini bildiren tanığın, dayanak delilini sunmadan sebep bildirimini yeterli saymak; madde sebep ve delilin birlikte bildirilmesini şart koşar.
- Dinleneceği günden önceki bildirimi duruşma günü yapılan sözlü beyanla karıştırmak; sözlü bildirim yalnızca tanığın davet edildiği duruşmada yapılabilir.
- Önceden bildirilen çekinmede tanığın yine de duruşmada hazır bulunmasını zorunlu saymak; madde bu hâlde gelme zorunluluğunu kaldırır.
- Mahkemenin çekinmeyi kendiliğinden ve tarafları dinlemeden kabul edebileceğini düşünmek; madde tarafların dinlenmesini şart koşar.
- Madde hükmünü hâkimin çekinmesi ya da reddi ile karıştırmak; bu madde yalnızca tanık çekinmesini düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Malzemede kararla desteklenen somut bir uygulama bilgisi bulunmamaktadır; uygulama eğilimi alanı bu nedenle boştur.

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinmeyi ileri süren tanık, çekinme sebebini ve dayanak delilini dinleneceği günden önce bildirmekle yükümlüdür; bildirimin yapıldığını yazılı belge veya duruşma tutanağıyla ortaya koyması gerekir.
- Çekinme sebebini haklı gösteren delil, tanığın sunduğu belgeyle ispatlanır; mahkeme bu delili tarafları dinledikten sonra değerlendirir.
- Karşı taraf çekinmenin haklı olmadığını ileri sürüyorsa, bu savunmayı kendi delilleriyle ortaya koyması gerekir; madde bu konuda ayrı bir ispat kuralı getirmez.
- Tanığın sebebi zamanında bildirmediğini ileri süren taraf, bildirim tarihini duruşma tutanağı ve yazılı bildirimlerle göstermelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-34): Hâkimin yasaklılığını düzenler; tanıklık çekinmesinin hâkim bakımından ayrı bir kurum olduğunu göstermek için yan yana okunur.
- [6100 sayılı Kanun m.36](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-36): Hâkimin reddi sebeplerini düzenler; hâkim için bu madde tanık çekinmesi değil, reddin konusudur.

## [HMK m.253 — Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-253)

Bu madde, tanığın tanıklıktan çekinmesi, yemin etmemesi veya sorulara cevap vermemesi hâllerinde uygulanacak disiplin yaptırımlarını ve yargılamanın ertelenmesini düzenler. Yaptırımın türünü ve miktarını (disiplin para cezası, giderler, disiplin hapsi), yeniden dinleme için ertelemeyi kapsar. Kanuni bir çekinme sebebinin bulunup bulunmadığı, çekinme talebinin usulü ve mahkemenin karar vermesi bu maddede düzenlenmez (m.252 ve m.251). Tanığın çağrılması ve gelmemesinin yaptırımı, tanık ücreti ve tanığın dinlenme usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde yalnız tanık bakımından uygulanır; bilirkişi veya taraf için ayrı hüküm gerektirir.

### Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kanuni çekinme sebebi**: Tanığın tanıklıktan çekinmesine yasanın tanıdığı sebeplerdir; bu sebepler kanunda sınırlı sayılmıştır. Tanık bu sebebi göstermeli ve haklı gösterecek delili bildirmelidir.
- **Disiplin para cezası**: Tanığa, haksız çekinmesi nedeniyle ağır olmayan bir yaptırım olarak verilen parasal cezadır. Miktarı madde metninde 500 Türk Lirası ile 5.000 Türk Lirası arasında belirlenmiştir.
- **Disiplin hapsi**: Tanığın sorulara cevap vermemekte veya yemin etmemekte direnmesi hâlinde verilen kısa süreli özgürlüğü bağlayan yaptırımdır. Süresi iki haftayı geçemez.
- **Yemin etmemek**: Tanığın tanıklık yapmadan önce yasal yemini kabul etmemesidir. Yemin etmeyi reddeden tanık, kanuni bir sebep göstermemişse bu madde kapsamında yaptırıma tabi olur.

### Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu: hangi şartlar aranır?

- Tanığın tanıklıktan çekinmesi, yemin etmemesi veya kanuni bir sebep göstermeden ya da mahkemece kabul edilmeyen bir sebebe dayanarak tanıklık yapmaktan kaçınması gerekir.
- Birinci fıkradaki yaptırımın uygulanabilmesi için tanığın göstermiş olduğu sebebin mahkemece kabul edilmemiş olması ya da hiç sebep gösterilmemiş olması gerekir.
- Tanığın kendisine sorulan sorulara cevap vermemesi veya yemin etmemekte direnmesi gerekir; bu hâl ikinci fıkranın konusudur.
- Disiplin hapsine hükmedilebilmesi için tanığın bu direnişinin mahkemece tespit edilmiş olması ve hükmün o mahkemece verilmesi gerekir.

### Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu: hangi sonuçları doğurur?

- Tanık kanuni bir sebep göstermeden tanıklıktan çekinirse, mahkeme ona disiplin para cezası verir ve bu yüzden doğan giderleri ödemesine hükmeder.
- Tanık yemin etmezse veya gösterdiği sebep mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinirse de aynı disiplin para cezası ve giderler uygulanır.
- Birinci fıkradaki hâllerde yargılama, tanığın yeniden dinlenmesi için başka bir güne bırakılır.
- Tanık kendisine sorulan sorulara cevap vermez veya yemin etmemekte direnirse, mahkeme onu iki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsine mahkûm eder.
- Mahkeme tanığın çekinme sebebini yerinde bulursa, tanık tanıklık yapmakla yükümlü olmaz ve bu madde uygulanmaz.
- Madde disiplin yaptırımı öngördüğünden, tanığın bu yaptırımları ödemesi veya çekmesi tanıklık yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

### Birinci fıkra ile ikinci fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, tanığın tanıklıktan çekinmesi, yemin etmemesi veya mahkemece kabul edilmeyen sebeple tanıklık yapmaktan kaçınması hâlini düzenler.
- İkinci fıkra, tanığın sorulara cevap vermemesi veya yemin etmemekte direnmesi hâlini düzenler; burada direnç söz konusudur.

Sonuç: Birinci fıkrada para cezası ve giderler ile yargılamanın ertelenmesi uygulanır; ikinci fıkrada disiplin hapsi uygulanır. İki yaptırım birlikte uygulanabilir.

### Kanuni sebep ile kanuni olmayan sebep arasındaki fark nedir?

- Kanuni bir çekinme sebebine dayanan tanık, kanuna uygun davranmış olur ve bu madde kapsamında yaptırıma tabi olmaz.
- Kanuni bir sebep göstermeyen ya da mahkemece kabul edilmeyen sebebe dayanan tanık, birinci fıkra kapsamına girer.

Sonuç: Mahkemenin sebebi kabul etmemesi hâlinde tanık yeniden çağrılıp dinlenmek üzere yaptırımla karşılaşır.

### Çekinmenin kabul edilmemesinin sonucu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tanığın haklı gösterdiği sebebi, mahkemenin kabul etmesinden önce kanuni sebep saymak; sebebin kabulü mahkemeye aittir.
- Birinci fıkradaki disiplin para cezası ile ikinci fıkradaki disiplin hapsini birbirine karıştırmak; birincisi çekinme ve yemin etmeme, ikincisi cevap vermeme ve yemin etmemekte direnme hâlinde uygulanır.
- Disiplin hapsinin süresini iki haftayı aşacak biçimde hesaplamak; madde süreyi iki hafta ile sınırlar.
- Yaptırım kararını verdikten sonra yargılamayı ertelememek; birinci fıkra gereği yargılama yeniden dinleme için başka güne bırakılmalıdır.
- Tanığın yaptırımdan kurtulması için çekinme sebebini sonradan ileri sürmesini kabul etmek; sebep önceden bildirilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Çekinme sebebinin mahkemece kabul edilmemesi hâlinde tanığın yaptırımla karşılaşması, yalnız sebebin kanuni olmamasına değil, mahkemenin sebebi reddetmesine de bağlanmaktadır. (İkinci Bölüm, 2018/13415 E., 29.06.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklıktan çekinme talebini ileri süren tanık, çekinme sebebini ve bu sebebi haklı gösterecek delili dinleneceği günden önce yazılı ya da duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır; delili gösterme yükü tanıktadır.
- Yaptırımın uygulanabilmesi için mahkemenin çekinme sebebini kabul etmediğine ya da sebebin bulunmadığına dair tutanağa geçen bir karar bulunmalıdır.
- Tanığın sorulara cevap vermediği veya yemin etmemekte direndiği duruşma tutanağına geçirilerek ispatlanır.
- Tanığın kanuni sebebe dayandığını ileri sürmesi hâlinde, bu iddiayı ispat yükü ona aittir; mahkeme karar verirken tarafların görüşünü de dinler.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Kanun m.252](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-252): Tanığın çekinme sebebini ve delilini önceden bildirmesi ile mahkemenin çekinme sebebini duruşmada tartışıp karara bağlaması hakkındaki usulü düzenler. Bu madde, o usulün sonucu olarak doğan yaptırımları belirler.
- [6100 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-251): Tanıklıktan çekinme sebeplerini sınırlı olarak sayar. Bu maddedeki yaptırım, o sınırlı sebeplerin dışında kalan çekinmeler için uygulanır.

## [HMK m.254 — Tanığın kimliğinin tespiti](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-254)

Madde, tanık dinlenmeye başlanırken hâkimin tanığa yöneltmesi gereken ilk soruları düzenler: adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalık veya başka bir yakınlık ve tanıklığa duyulacak güveni etkileyebilecek bir durum. Kural, davada tanık olarak dinlenecek her kişiye uygulanır. Maddenin konusu, tanığın kimliğinin ve güvenilirliğe ilişkin durumunun dinleme başında ortaya konmasıdır. Tanığın davada yararı bulunduğu iddiasına itiraz usulünü (m.255), tanığın dinlenme şeklini ve tutanağı (m.261), tanık delilinin kabulünü ve tanığın davete ilişkin esaslarını (m.240, m.242, m.259) düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır. Tanığın değerlendirilmesi ve delil gücü (m.198) da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Tanığın kimliğinin tespiti: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanık**: Kendisi hakkında yürütülmeyen bir muhakemede bildiklerini anlatan kişidir. Olay hakkındaki bilgisi beş duyusuyla algıladığı olaylara dayanabileceği gibi başkasından duyduklarına da dayanabilir.
- **Tanıklığa duyulacak güven**: Tanığın beyanının doğruluğuna ilişkin hâkimin inanç düzeyidir. Kimlik sorusunun amacı, tanığın bu güveni zedeleyecek bir bağının olup olmadığını dinleme başında saptamaktır.
- **Taraflarla yakınlık**: Tanığın taraflarla akrabalık veya başka bir bağ içinde olmasıdır. Akrabalık tek başına güveni ortadan kaldıran bir neden değildir, yalnızca sorulması gereken bir hususu oluşturur.

### Tanığın kimliğinin tespiti: hangi şartlar aranır?

- Tanığın dinlenmesi davaya bakan mahkemede veya usulüne uygun bir istinabe ya da yerinde dinleme yoluyla başlamış olmalıdır.
- Dinleme başlarken tanığa önce adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği ve adresi sorulmalıdır.
- Dinleme başlarken tanığa taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı sorulmalıdır.
- Dinleme başlarken tanığın tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumunun olup olmadığı sorulmalıdır.
- Bu sorular tanıklık beyanının alınmasından önce yöneltilmelidir.

### Tanığın kimliğinin tespiti: hangi sonuçları doğurur?

- Bu sorular sorulmadan tanıklık beyanı alınmış olursa usul kuralına aykırılık doğar.
- Tanığın yanıtları tutanağa geçer ve tanığın güvenilirliğinin değerlendirilmesinde kullanılır.
- Taraflarla yakınlık veya tanığa duyulacak güveni etkileyen bir durum bulunduğu ortaya çıkarsa, bu durum tanık beyanının ağırlığına etki eder; beyanı kendiliğinden geçersiz kılmaz.
- Yakınlık ya da güveni etkileyen bir durum sorulduğunda ortaya çıkmamışsa, tanık beyanına bu gerekçeyle itiraz edilebilmesi için ayrıca 255. maddedeki iddia ve ispat gerekir.
- Madde emredici niteliktedir; hâkim soruları yöneltmekle yükümlüdür ve taraflarca bu sorular üzerinde anlaşılamaz.

### Kimlik sorusu ile tanıklığa itiraz arasındaki fark nedir?

- Madde 254 uyarınca dinleme başında sorulan kimlik ve güven soruları, hâkimin resen yönelttiği ön sorulardır.
- Madde 255 uyarınca taraflardan birinin tanığın davada yararı bulunduğu gibi sebeplerle ileri sürdüğü itiraz, bir tarafın iddiası ve ispatıdır.

Sonuç: Sorular tanığa yöneltilerek kayda geçirilir; itiraz ise ayrıca iddia ve ispat gerektirir. Sorulardan çıkan bilgi, itirazın yerine geçmez.

### Akrabalık sorusu ile akrabalığın güveni düşürmesi arasındaki fark nedir?

- Akrabalık ya da başka yakınlığın sorulması zorunludur.
- Sorulan bu yakınlığın tanık beyanını değersizleştirip değersizleştirmediği ayrı bir değerlendirmedir.

Sonuç: Akrabalığın sorulması güven değerlendirmesi için gereklidir; ancak akrabalık tek başına beyanı değerden düşürmez.

### Tanığın kimliğinin tespiti: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Akrabalığı öğrenmeyi tanığın beyanını otomatik olarak geçersiz saymak; akrabalık tek başına beyanı değerden düşürmez.
- Kimlik sorularını dinlemenin sonunda veya tanık beyanından sonra sormak; madde bu soruların dinleme başında yöneltilmesini öngörür.
- Tanığın tanıklığına duyulacak güveni etkileyen durumu sormadan geçmek ve sonradan ortaya çıkan husumeti değerlendirmemek.
- Kimlik sorularının cevabını tutanağa geçirmemek; bu eksiklik usule uygunluk sorununa yol açabilir.
- Kimlik ve güven sorularını, tanığa itiraz (m.255) yerine geçen bir işlem saymak; ikisi ayrı kurumlardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay, akrabalık veya başka bir yakınlığın tek başına tanık beyanını değerden düşürücü sebep sayılamayacağını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1043 E., 2013/1539 K., 06.11.2013; 1. Hukuk Dairesi, 2023/97 E., 2024/3348 K., 08.05.2024)
- Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylemiş oldukları kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1043 E., 2013/1539 K., 06.11.2013; 1. Hukuk Dairesi, 2023/97 E., 2024/3348 K., 08.05.2024)
- Yargıtay, 254. maddesinde düzenlenen usule uygun tanık dinlemesi yapılmadığı durumda hükmün bozulmasını kabul etmektedir. (8. Hukuk Dairesi, 2013/19209 E., 2014/18768 K., 20.10.2014)
- Yargıtay, dinleme başında 254. maddedeki soruların sorulmasını ve tanığın bu bilgilerinin tutanağa geçirilmesini usule uygunluk şartı olarak görmektedir. (22. Hukuk Dairesi, 2013/14088 E., 2014/16337 K., 09.06.2014)

### Nasıl ispat edilir?

- Tanıklığın güvenilirliği konusunda kuşku doğurduğunu ileri süren taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür; ispat tam olarak aranmaz, ancak somut olgularla desteklenmelidir (m.255 ile birlikte).
- Taraflarla akrabalık veya yakınlık, tanığın dinleme başında verdiği yanıtla ve tutanaktaki kayıtla saptanır.
- Akrabalık tek başına yeterli değildir; karşı taraf, tanığın davadaki çıkarını veya husumetini ortaya koyan başka delille ispat yapmalıdır.
- Dinleme başında sorular sorulmamışsa veya tutanakta yanıtlar yer almıyorsa, usule uygunluk bakımından ispat sorunu yargılama tutanağı üzerinden değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.255](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-255): Tanığın davada yararı bulunduğu gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşku doğuran sebeplerin taraflarca ileri sürülmesini ve ispatını düzenler. Bu madde 254'te öğrenilen bilgilerin tartışılabileceği ayrı usul yoludur.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.261](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-261): Tanığın sözlerinin tutanağa yazılması, tanığa ek soru sorulması ve doğrudan soru sorma usulünü düzenler; 254'te yöneltilen soruların cevapları bu tutanağa geçer.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.258](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-258): Yemin tanığın dinlenmesinden önce edilir; 254'teki kimlik sorularından önce veya sonra değil, dinleme öncesi yemin usulü ayrıca işler.
- [6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.259](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-259): Tanığın hâkim tarafından ve davaya bakan mahkemede dinlenmesi kuralını koyar; 254 bu kuralın uygulandığı dinleme başındaki ilk işlemi tarif eder.

## [HMK m.255 — Tanıklara itiraz](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-255)

6100 sayılı HMK m.255, tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebeplerin varlığı hâlinde, taraflardan birinin bu tanığa itiraz edebilmesini düzenler. Hüküm, tanığın kimliğinin tespiti sırasında ortaya çıkan ya da dinleme öncesinde bilinen bu tür sebeplere dayanan itirazın ileri sürülmesini konu alır ve itirazın iddia ve ispat yükünü taraflara yükler. Kural, davanın her iki tarafına da tanık gösteren taraflar bakımından geçerlidir. Tanığın dinlenmesinin sınırlandırılmasını, tanık sayısına ilişkin takdiri ve tanığın hukuki dinlenilme hakkını düzenlemez; bunlar m.241 kapsamındadır. Tanığın kimlik sorularını, akrabalık ve yakınlık bilgisini alan düzenleme m.254'te yer alır. Tanık olamayacak kişileri ve resmî makam iznini düzenleyen hükümler (m.240, m.242) ile tanığa soru sorulmasına ilişkin kurallar (m.152, m.262) bu maddenin dışındadır. Tanığın ifadesinin değerlendirilmesi ise m.198 kapsamında hâkimin takdirindedir.

### Tanıklara itiraz: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanığa itiraz**: Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğuna ilişkin kuşku uyandıran bir sebebe dayanarak, tarafın tanığın ifadesine karşı ileri sürdüğü özel bir itirazdır. Yalnızca tanığın inandırıcılığına yönelir; tanık gösterilmesine ya da dinlenme yasağına yönelen bir itiraz değildir.
- **Kuşkuyu gerektiren sebep**: Tanığın tarafsızlığını ya da güvenilirliğini zedeleyen somut durumdur. Akrabalık veya başka bir yakınlık tek başına bu niteliği taşımaz; sebebin, tanıklığın doğruluğu hakkında gerçek bir kuşku uyandırabilecek nitelikte olması gerekir.
- **İddia ve ispat**: Itirazı ileri süren tarafın, dayandığı sebebi hem ortaya koyması hem de bu sebebin varlığını delille göstermesi anlamına gelir. İspat tam kesinlik düzeyinde aranmaz; takdir hakkı hâkimdedir.
- **Tanığın ifadesinin serbestçe değerlendirilmesi**: Hâkimin, itiraz üzerine ya da kendiliğinden, tanık beyanını tüm delillerle birlikte ve kendi takdiriyle değerlendirmesidir. Bu değerlendirme m.198 çerçevesinde yapılır.

### Tanıklara itiraz: hangi şartlar aranır?

- Tanığın davada yararı bulunmak gibi, tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren somut bir sebebin varlığı gerekir.
- Bu sebep iki taraftan biri tarafından ileri sürülmelidir; itiraz hakkı yalnızca davanın tarafları için doğar.
- İtiraz eden taraf, ileri sürdüğü sebebin varlığını ispat etmelidir; ispat tam kesinlikte aranmaz.
- Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına yeterli sebep sayılmaz; itirazın dayanağı, ifadenin güvenilirliğini zedeleyen ek bir durum olmalıdır.
- İtiraz, tanığın dinlenmesinden önce ya da ifadesi sırasında ileri sürülebilir; itiraz üzerine hâkim, tanığın ifadesini değerlendirir.

### Tanıklara itiraz: hangi sonuçları doğurur?

- Tanığın doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebep ileri sürülüp ispat edilirse, hâkim tanık beyanını bu durumu da göz önünde bulundurarak serbestçe değerlendirir.
- Kuşku sebebi ispat edilemezse itiraz reddedilir ve tanık beyanı normal delil olarak değerlendirilir.
- Akrabalık veya yakınlık tek başına ileri sürülürse, bu tanık beyanını değerden düşürmez; tanık beyanı yine de değerlendirmeye tabidir.
- İtiraz, tanığın dinlenmesini engellemez; ifadesinin değerlendirilmesini etkiler.
- Tanığın doğruluğu konusunda gerçek bir kuşku doğmuşsa, hâkim tanık beyanına diğer delillerle birlikte bakarak karar verir.

### Akrabalık veya yakınlık ile ciddi kuşku sebebi arasındaki fark nedir?

- Tanığın tarafla akrabalığı ya da başka bir yakınlığı bulunduğu durumda, bu bilgi tek başına itiraz için yeterli değildir.
- Tanığın davada menfaati bulunduğu ya da tarafla husumeti olduğu gibi somut bir sebep, tanıklığın doğruluğu konusunda kuşku uyandırır.

Sonuç: Akrabalık tek başına itirazı doğurmaz; ikinci tür sebep ileri sürülüp ispat edildiğinde hâkim tanık beyanını değerlendirirken bu durumu dikkate alır.

### İtiraz ile tanık sayısına itiraz arasındaki fark nedir?

- m.255'teki itiraz tanığın ifadesinin inandırıcılığına yöneliktir.
- Tanığın dinlenip dinlenmeyeceği, tanık sayısının sınırlanması ise m.241 kapsamındadır.

Sonuç: Tanığın gösterilmesi ya da sayının sınırlandırılması m.255 itirazı ile değil, m.241 ile tartışılır.

### Tanığın kimliğine ilişkin soru ile itiraz arasındaki fark nedir?

- Tanığa kimlik ve yakınlık sorusu m.254 uyarınca hâkim tarafından yöneltilir.
- İtiraz ise bu soruların ortaya çıkardığı ya da taraflarca bilinen sebebe dayanarak ileri sürülür.

Sonuç: Kimlik sorusu bir bilgi toplama aşamasıdır; itirazın iddia ve ispatı ise tarafa aittir.

### Tanıklara itiraz: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Akrabalık ya da yakınlığı tek başına tanığın değerden düşürülmesi için yeterli saymak; bu durum yalnızca ek bir somut sebeple değerlendirilir.
- İtirazın tam ispat gerektirdiğini düşünmek; ispat, hâkimin takdirini harekete geçirecek ölçüde yeterlidir.
- İtirazı tanık gösterilmesi ya da sayısının sınırlandırılması ile karıştırmak; bu konular m.241 kapsamındadır.
- Tanığın kimliğine ilişkin soruları itiraz hakkıyla karıştırmak; m.254 bilgi toplama, m.255 ise itiraz hakkını düzenler.
- Hâkimin itiraz üzerine tanığı dinlemeyi reddedebileceğini düşünmek; m.255 tanığın ifadesinin değerlendirilmesine yöneliktir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Aksi ispat edilmedikçe tanıkların gerçeği söylemiş olduğu varsayılır; itiraz eden taraf bu varsayımı çürütecek ciddi ve inandırıcı delil ya da olgu göstermelidir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1280 E., 2023/838 K., 20.09.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2022/856 E., 2023/363 K., 26.04.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2018/131 E., 2021/788 K., 17.06.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2017/2682 E., 2021/659 K., 01.06.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2018/388 E., 2021/190 K., 02.03.2021)
- Yalnızca akrabalık ya da başka bir yakınlık, tanık beyanının değerini kendiliğinden azaltacak bir neden olarak kabul edilmez. (Hukuk Genel Kurulu, 2013/1417 E., 2014/1090 K., 24.12.2014)
- Dosyada tanığın olmayan bir olayı varmış gibi anlattığını kabule yeterli delil ve olgu yoksa, tanık beyanı değerden düşürülemez. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1280 E., 2023/838 K., 20.09.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- İtirazı ileri süren taraf, tanığın davada yararı bulunduğu ya da güvenilirliğini zedeleyen başka bir sebep olduğu hususunu ispat yükü altındadır.
- İspat için tanık beyanı dışında belge, taraf beyanı veya başka tanık gibi deliller kullanılabilir; tanığın ikinci bir tanıkla ifadesinin çelişkisi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
- İtiraz eden taraf sebebi tam olarak kanıtlamak zorunda değildir; hâkimin kuşku uyandığını göstermesi yeterlidir, ancak iddianın somut olması gerekir.
- Karşı taraf, tanığın güvenilirliğini ve ifadenin gerçeği yansıttığını ileri sürerek savunma yapabilir; bu savunma da delille desteklenmelidir.
- Akrabalık ya da yakınlığa dayanan itirazda, karşı tarafın ek bir kuşku sebebinin varlığını ispat etmesi gerekmez; ancak itirazın tek başına bu bilgiye dayanması yeterli olmaz.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.254: Tanığın kimliği, akrabalığı ve güvenini etkileyebilecek durumu hakkında sorulan soruları düzenler; itiraz için ilk bilgi bu aşamada elde edilir.
- 6100 m.198: Tanık ifadesinin hâkim tarafından serbestçe değerlendirilmesini düzenler; m.255 itirazı bu değerlendirmenin bir parçası olarak işler.
- 6100 m.241: Tanık sayısının sınırlandırılmasını ve dinlenmeyecek tanıklara ilişkin kararı düzenler; m.255 itirazından ayrı bir konudur.

## [HMK m.256 — Tanığa görevinin önemini anlatma](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-256)

Madde, tanık dinlenmeden önce hâkimin tanığa vermesi gereken dört uyarıyı düzenler: gerçeği söylemenin önemi, gerçeği söylememenin yalan tanıklık suçu doğuracağı, doğruyu söyleyeceğine dair yemin edeceği ve duruşmada izin almadan salonu terk edemeyeceği ile gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği. Hüküm hâkime ve tanığa dinlenmeden önce yapılacak bilgilendirmeye ilişkindir ve hem mahkemede hem de yemin verme yetkisi bulunan makamların dinlediği tanıklar bakımından uygulanır. Yemin metninin kendisini, yeminsiz dinlenecek kişileri, tanığa dava hakkında bilgi verilmesini ve tanıklığın ardından yapılacak ek soruları düzenlemez. Bunlar sırasıyla 258. madde, 257. madde, 260. madde ve 261. maddededir (m.258, m.257, m.260, m.261). Ayrıca yalan tanıklığın cezai yaptırımı Türk Ceza Kanunu'nda yer alır ve bu madde cezayı kendisi belirlemez.

### Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tanık**: Davada taraflardan biri olmayan ve olay hakkında duyu algılarıyla edindiği bilgileri mahkemeye aktaran kişidir. Davada yararı bulunan kişinin tanık olarak dinlenmesi, tanıklığın niteliğine aykırıdır ve bu ayrım madde kapsamında ele alınmaz.
- **Tanıklığın önemini anlatma**: Tanık dinlenmeden önce hâkimin, gerçeği söylemenin önemini ve buna ilişkin uyarıları kendisine bildirmesi işlemidir. Maddede sayılan dört hususun tamamının anlatılması gerekir ve bu işlem yemin verilmesinden ayrı bir adımdır.
- **Yalan tanıklık**: Tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunması hâlinde oluşan suçtur. Maddede yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağının tanığa bildirilmesi öngörülür; suçun unsurları ve cezası Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenir.
- **Yüzleştirme**: Tanıkların birbiriyle karşı karşıya getirilerek beyanlarındaki çelişkilerin giderilmesi işlemidir. Maddede yalnızca gerekirse yüzleştirilebileceği tanığa bildirilir; yüzleştirmenin koşulları m.261'de düzenlenir.
- **Salonu terk etmeme yükümlülüğü**: Tanığın duruşma sırasında mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan salondan ayrılamayacağı kuralıdır. Yükümlülük tanığın dinlenmesi sürdüğü sürece geçerlidir.

### Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi şartlar aranır?

- Tanığın dinlenmesinden önce hâkim tarafından, gerçeği söylemesinin önemi açıkça anlatılmalıdır.
- Gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı tanığa bildirilmelidir.
- Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği tanığa anlatılmalıdır; yeminin kendisi dinlemeden önce verilir.
- Duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan salonu terk edemeyeceği tanığa bildirilmelidir.
- Gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği tanığa anlatılmalıdır.
- Bu anlatımlar tanığın dinlenmesinden önce yapılmalıdır; sonradan yapılan anlatım maddenin öngördüğü sırayı ihlal eder.

### Tanığa görevinin önemini anlatma: hangi sonuçları doğurur?

- Dört hususun tamamı tanığa anlatılmadan dinleme yapılırsa bu, kanuna aykırılık oluşturur ve kanun yolu nedeni doğurabilir.
- Anlatım yapılmış ancak tanığın yalan beyanı üzerine yalan tanıklık suçundan yargılanması, uyarının yapılmış olmasına bağlıdır; uyarının yapıldığı tutanağa geçirilmelidir.
- Tanığın dinlenmesinden önce yapılması gereken anlatım, tanıklığın hukuka uygunluğunun ön koşuludur.
- Maddede sayılan uyarılar, tanığın gerçeği söylemesini sağlamayı amaçlayan düzenleyici bir hükümdür.

### Tanığın dinlenmesi ile yeminsiz dinlenme arasındaki fark nedir?

- Madde 256 kapsamındaki tanık, dört hususu anlatılarak dinlenir ve ardından yemin eder.
- Yaşı 15'i bitirmemiş olan ya da yeminin niteliğini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücünden yoksun kişi yeminsiz dinlenir.

Sonuç: Yeminsiz dinlenecek kişiye bu maddedeki uyarıların yapılıp yapılmayacağı yönünde madde açıkça bir düzenleme getirmez; bu konuda 257. madde uygulanır (m.257).

### Yemin öncesi anlatım ile yemin tanıklıktan sonraya bırakılması arasındaki fark nedir?

- Kural olarak yemin dinlemeden önce verilir ve anlatım bundan önce yapılır.
- Gerektiğinde ya da tanığın tanık sıfatıyla dinlenmesinin uygun olup olmadığında tereddüt varsa yemin tanıklıktan sonraya bırakılabilir.

Sonuç: Yemin sonraya bırakılsa bile tanığa uyarıların yapılması gerekir; yeminin zamanı değişse de anlatım yükümlülüğü ortadan kalkmaz (m.258).

### Tanığa görevinin önemini anlatma: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Anlatımı yemin metniyle karıştırmak; m.256'daki dört hususun anlatılmasını, m.258'deki yemin işleminin yerine saymak.
- Tanığa yalnızca yemin verip yalan tanıklık uyarısını yapmamak; dört hususun tamamının anlatılması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Yeminin tanıklıktan sonraya bırakılmasını, anlatım yükümlülüğünün de ertelenebileceği şeklinde yorumlamak.
- Yeminsiz dinlenecek kişilere de m.256 uyarısının aynen yapılması gerektiğini varsaymak; bu konu m.257 ile birlikte değerlendirilmelidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tanığa dinlenmeden önce dava ve yalan tanıklığın cezai sonucu anlatılmadan yapılan dinlemenin usule aykırı olduğu kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2021/17260 E., 2023/5816 K., 05.07.2023)
- Hâkimin tanıklığın önemini anlatma yükümlülüğünde takdir hakkının bulunmadığı, bu işlemin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. (8. Ceza Dairesi, 2021/17260 E., 2023/5816 K., 05.07.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Dört hususun tanığa anlatıldığını ileri süren taraf, bu iddiasını duruşma tutanağındaki kayıtla ispatlar; tutanağa geçmeyen bir anlatım ispat edilemez sayılır.
- Anlatım eksikliğini ileri süren taraf, tutanağın içeriğine dayanarak bu eksikliği ispatlamak zorundadır.
- Tanığın yalan beyanı nedeniyle yargılanması hâlinde, uyarının yapıldığını gösteren tutanak temel delil niteliğindedir.
- Yeminin verilmediğini ileri süren taraf, tutanak kaydının yokluğunu veya tanığın yemin metnini okumadığını ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.257: Yaşı 15'i bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini kavrayamayacak kişilerin yeminsiz dinleneceğini düzenler; bu kişiler için m.256'daki yemin uyarısı pratikte yerini bulmaz.
- 6100 m.258: Yemin metnini ve yeminin dinlemeden önce verilme kuralını düzenler; m.256'daki yemin uyarısının içeriğini tamamlar.
- 6100 m.260: Tanığa hakkında tanıklık yapacağı olay hakkında bilgi verilmesini ve bildiklerini söylemesini düzenler; m.256'daki anlatımdan ayrı bir işlemdir.
- 6100 m.261: Tanıkların ayrı dinlenmesini ve gerektiğinde yüzleştirilmesini düzenler; m.256'daki yüzleştirme uyarısının dayanağıdır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Yalan tanıklık suçunu ve cezasını düzenler; m.256'daki cezai uyarının hukuki kaynağıdır.

## [HMK m.257 — Yeminsiz dinlenecekler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanunu/madde-257)

Madde, tanığın yeminsiz dinleneceği kişileri sayar. Düzenlediği konular: yaş sınırı nedeniyle yeminsiz dinleme ve ayırt etme gücünün bulunmaması nedeniyle yeminsiz dinleme. Madde, kimlerin tanık olarak dinlenebileceğini ya da tanıklık yükümlüsü olup olmadığını genel olarak belirlemez. Tanıklığın dinlenmeden önce yemin edilmesini ve yemin metnini (m.258), tanığa görevinin önemini anlatmayı (m.256), tanıklıktan çekinme hallerini (m.245 ve devamı yönünden HMK'nın ilgili hükümleri) ve yemin verilmeyen kişilerin tanıklık sıfatının kapsamını düzenlemez. Yemine ilişkin ayrıntılar ile çekinme hakkı ayrı maddelerde yer alır.

### Yeminsiz dinlenecekler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yeminsiz dinleme**: Tanığın yemin ettirilmeden beyanının alınması anlamına gelir. Yemin yükümlülüğünün dışında kalınması, tanığın doğru söyleme yükümünün ortadan kalktığı anlamına gelmez; beyan yine tanık beyanı niteliğindedir.
- **Ayırt etme gücü**: Kişinin yeminin niteliğini ve önemini kavrayabilme yeteneğidir. Madde, bu gücün yokluğunu yaş veya akli-ruhsal durum gibi somut nedenlere bağlamaz; belirleyici olan yeminin anlam ve önemini kavrayıp kavrayamamasıdır.
- **Dinlendiği sıra yaşı**: Yaş sınırının ölçütü, olayın gerçekleştiği tarihteki yaş değil, tanığın dinlendiği andaki yaştır. Bu nedenle yaş sınırı beyan anında değerlendirilir.

### Yeminsiz dinlenecekler: hangi şartlar aranır?

- Kişinin tanık olarak dinlenmesi gündeme gelmiş olmalıdır.
- Tanığın dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olması yeterli bir yeminsiz dinleme nedeni oluşturur; bu halde olay sırasındaki yaş değil, dinleme anındaki yaş esas alınır.
- Yaş dışında bir neden olarak tanığın yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmaması gerekir.
- Ayırt etme gücünün bulunmadığının anlaşılması için bu yetersizliğin yeminin anlamına ilişkin olması ve ağırlıklı olarak kavrama düzeyinde ortaya çıkması aranır.

### Yeminsiz dinlenecekler: hangi sonuçları doğurur?

- Dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olan kişi yeminsiz dinlenir.
- Ayırt etme gücüne sahip olmayan, yani yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak durumda bulunan kişi yeminsiz dinlenir.
- Yukarıdaki koşullardan hiçbiri bulunmayan kişi yemin ettirilerek dinlenir; yemin m.258 uyarınca beyandan önce edilir.
- Yeminsiz dinlenme, tanığın beyanının değerini ortadan kaldırmaz; bu tür beyan delil olarak değerlendirmeye alınır ve hâkimin takdirine tabidir.
- Madde yemin kuralından ayrık tutulan kişileri sınırlı sayar; bu sayıya girmeyen kişiler yemin etmek zorundadır.

### Yaş sınırı ile ayırt etme gücü arasındaki fark nedir?

- Dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olmak, yaşa bağlı objektif bir ölçüttür ve yeminsiz dinlemeyi doğrudan doğurur.
- Ayırt etme gücünün yokluğu ise kişiye özgü bir değerlendirmeyi gerektirir ve yeminin niteliğini kavrayamamaya bağlıdır.

Sonuç: Yaş sınırını aşan ama ayırt etme gücü bulunmayan kişi de yeminsiz dinlenir; yaş sınırına rağmen yeminin anlamını kavrayabilen kişi yaştan ötürü yeminsiz dinlenmez.

### Dinleme anı yaşı ile olay anı yaşı arasındaki fark nedir?

- Madde, yaşın dinlendiği sırada on beş yaşını bitirmemiş olması koşulunu arar.
- Olay sırasında on beş yaşını aşmamış olmak tek başına yeterli kabul edilmez.

Sonuç: Olay sırasında küçük olan ama dinleme anında on beş yaşını bitirmiş tanık yeminle dinlenir.

### Yeminsiz dinlenecekler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yaş koşulunu olay tarihindeki yaşa göre hesaplamak; madde dinleme anındaki yaşı esas alır.
- Yaş sınırını aşan kişinin de ayırt etme gücü bulunmadığını varsaymak; her iki koşul ayrı ayrı değerlendirilir.
- Ayırt etme gücünü akli hastalık tanısıyla özdeş saymak; önemli olan yeminin niteliğini kavrayıp kavrayamamaktır.
- Yeminsiz dinlenen tanığın beyanını hiç değerlendirmemek; beyan delil olarak takdir edilir.
- Yeminsiz dinleme ile tanıklıktan çekinme hakkını birbirine karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yeminsiz dinlenme yalnız yaş ve ayırt etme gücü koşullarıyla sınırlıdır; tanıklık için genel bir ehliyet şartı aranmamaktadır. (2. Hukuk Dairesi, 2023/8603 E., 2024/6809 K., 03.10.2024)
- Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kişilerin bu haklarını kullanmadan tanıklık yapmaları halinde, menfaat ilişkisi gözetilerek yeminsiz dinlenmelerinin iyiniyet kuralı ve doğruyu söyleme yükümüyle bağdaşmadığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/1266 E., 2017/1082 K., 07.06.2017; 7. Hukuk Dairesi, 2015/27365 E., 2015/16739 K., 28.09.2015)
- Yeminsiz dinleme kararının gerekçesinde hangi koşulun gerçekleştiğinin açıkça belirtilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2021/12664 E., 2023/918 K., 07.02.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Yeminsiz dinlenmesi istenen kişinin yaşının beyan anında on beş yaşını bitirmediğini ileri süren taraf, bunu nüfus kaydı gibi resmi belgeyle ispat eder.
- Ayırt etme gücünün bulunmadığını ileri süren taraf, bu iddiayı sağlık raporu, uzman değerlendirmesi veya tanığın dinlenmesindeki beyanlarından oluşan delillerle ispat eder.
- Karşı taraf, tanığın ayırt etme gücüne sahip olduğunu ve yemini kavrayabildiğini savunabilir; bu savunmayı da aynı tür delillerle ispatlar.
- Yeminsiz dinleme kararının gerekçesinde koşulun hangi delille tespit edildiği gösterilmelidir; aksi halde karar denetime elverişli olmaz. (10. Hukuk Dairesi, 2021/12664 E., 2023/918 K., 07.02.2023)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 6100 m.258: Yeminin zamanını ve şeklini düzenler. Madde 257 kapsamındaki kişiler için yemin verilmeyeceğinden, m.258'deki yemin metni bu kişilere uygulanmaz.
- 6100 m.256: Tanığa dinlenmeden önce yemin edeceği hususunun anlatılmasını düzenler; yeminsiz dinlenen kişiye de bu bilgilendirmenin yapılıp yapılmayacağı m.256'nın kapsamına göre değerlendirilir.
- 6100 m.245: Tanıklıktan çekinme hakkını düzenler. Yeminsiz dinleme ile çekinme hakkı ayrı kurumlardır; m.257 kapsamındaki kişilerin çekinme hakkı bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1280 E., 2023/838 K., 20.09.2023 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/856 E., 2023/363 K., 26.04.2023 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/131 E., 2021/788 K., 17.06.2021 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2017/2682 E., 2021/659 K., 01.06.2021 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/388 E., 2021/190 K., 02.03.2021 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/1266 E., 2017/1082 K., 07.06.2017 (m.257)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1417 E., 2014/1090 K., 24.12.2014 (m.255)
- Hukuk Genel Kurulu, 2013/1043 E., 2013/1539 K., 06.11.2013 (m.254)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/8603 E., 2024/6809 K., 03.10.2024 (m.257)
- 1. Hukuk Dairesi, 2023/97 E., 2024/3348 K., 08.05.2024 (m.254)
- 2. Hukuk Dairesi, 2023/6988 E., 2024/2959 K., 29.04.2024 (m.249)
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/915 E., 2024/2156 K., 04.03.2024 (m.250)
- 8. Ceza Dairesi, 2021/17260 E., 2023/5816 K., 05.07.2023 (m.256)
- 4. Hukuk Dairesi, 2021/24475 E., 2023/6776 K., 22.05.2023 (m.257)
- 10. Hukuk Dairesi, 2021/12664 E., 2023/918 K., 07.02.2023 (m.257)
- 9. Hukuk Dairesi, 2021/8863 E., 2021/13238 K., 29.09.2021 (m.252)
- 4. Hukuk Dairesi, 2020/2014 E., 2021/4239 K., 06.07.2021 (m.250)
- 7. Hukuk Dairesi, 2015/27365 E., 2015/16739 K., 28.09.2015 (m.257)
- 8. Hukuk Dairesi, 2013/19209 E., 2014/18768 K., 20.10.2014 (m.254)
- 22. Hukuk Dairesi, 2013/14088 E., 2014/16337 K., 09.06.2014 (m.254)
- İkinci Bölüm, 2018/13415 E., 29.06.2021 (m.250, m.252, m.253)

---

Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/medeni-usul-hukuku/sir-nedeniyle-tanikliktan-cekinme
