11. Milletlerarası Tahkim Kanunu

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Sorudaki olayda, taraflardan birinin merkezi yurtdışında olduğu için uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır ve bu nedenle 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) hükümleri uygulanır. MTK'nın 15. maddesinin A fıkrasına göre, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. Maddenin devamında, "İptal davası, otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır. Aynı fıkranın ilk cümlesi ise, davanın bölge adliye mahkemesinde açılacağını belirtmektedir. Dolayısıyla, iptal davasının kararın bildiriminden itibaren otuz gün içinde yetkili bölge adliye mahkemesinde açılması gerektiği ifadesi doğrudur. Diğer seçeneklerin yanlışlık sebepleri şunlardır: - Birinci seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A uyarınca, "İptal davasının açılması, kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur." Bu kural, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) tabi milli tahkimden (HMK m. 439/4) temel bir fark teşkil etmektedir. HMK'ya göre iptal davası icrayı kendiliğinden durdurmaz. - İkinci seçenek yanlıştır. MTK, süre olarak HMK'dan farklı şekilde "bir ay" değil, açıkça "otuz gün" ifadesini kullanmıştır. Bu iki süre birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir. - Üçüncü seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A, "İptal davası hakkında verilen kararlara karşı ... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir. - Dördüncü seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A, tarafların iptal davası açma hakkından feragat etmelerine imkân tanımaktadır. İlgili hükme göre, "Yerleşim yerleri veya olağan oturma yerleri Türkiye dışında bulunan taraflar, tahkim anlaşmasına koyacakları açık bir beyanla veya sonradan yazılı şekilde anlaşmak suretiyle iptal davası açma hakkından tamamen feragat edebilirler." Önemli Nokta 2: Bir uyuşmazlığın 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'na (MTK) mı, yoksa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) tahkim hükümlerine mi (m. 407 vd.) tabi olacağı, uyuşmazlığın “yabancılık unsuru” taşıyıp taşımadığına göre belirlenir. HMK m. 407, yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklarda kendi hükümlerinin uygulanacağını belirtir. MTK m. 2 ise hangi hallerin uyuşmazlığa “yabancılık unsuru” kazandırdığını tahdidi olarak saymıştır. - A seçeneği, MTK m. 2/2-a uyarınca yabancılık unsuru oluşturur. Bu hükme göre, tarafların yerleşim yerlerinin (her ikisi de Türkiye), tahkim anlaşmasında belirtilen tahkim yerinden (Cenevre) başka bir devlette bulunması hali yabancılık unsuru sayılır. - B seçeneği, MTK m. 2/4 kapsamında bir durumdur. Sözleşme, Türkiye'ye mal geçişini (makine ithalatı) gerektirdiğinden, bu durum yabancılık unsuru teşkil eder. - C seçeneği, MTK m. 2/3 gereğince yabancılık unsuru oluşturur. Hüküm, sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi sözleşmeleri yapılmasının gerekli olmasını yabancılık unsuru olarak tanımlamaktadır. - D seçeneği, MTK m. 2/2-b'ye göre yabancılık unsuru sayılır. Tarafların yerleşim yeri Türkiye'de olmasına rağmen, asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yerin (Almanya) başka bir devlette olması, uyuşmazlığa milletlerarası nitelik kazandırır. - E seçeneği ise yabancılık unsuru oluşturmaz. Tarafların uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuku (Türk hukuku) veya tahkim usulünü (HMK hükümleri) seçmeleri, MTK m. 2'de sayılan objektif nitelikteki yabancılık unsuru hallerinden birini oluşturmaz. Uyuşmazlığın niteliği, tarafların iradesiyle değil, kanunda sayılan somut vakıaların varlığıyla belirlenir. Dolayısıyla, olayda MTK m. 2'de sayılan diğer hallerden biri yoksa, tarafların HMK'yı seçmiş olması mevcut durumu teyit eder ve tahkim, yabancılık unsuru taşımadığı için HMK hükümlerine tabi olmaya devam eder. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

Merkezi İstanbul’da bulunan bir Türk şirketi ile merkezi Berlin’de bulunan bir Alman şirketi arasındaki ticari uyuşmazlık, tarafların tahkim anlaşması uyarınca ve tahkim yeri Ankara olarak belirlenerek hakem yoluyla çözülmüştür. Tek hakem tarafından verilen nihai karar, 05.03.2024 tarihinde taraflara usulüne uygun olarak bildirilmiştir. Kararın aleyhine olduğunu düşünen Türk şirketi, hakem kararının iptali için dava açmak istemektedir. Bu durumda, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) hükümlerine göre, iptal davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A)İptal davasının açılması, hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz; icranın durdurulması için mahkemeden teminat karşılığında karar alınması gerekir.
B)Türk şirketi, kararın kendisine bildirildiği 05.03.2024 tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili bölge adliye mahkemesinde iptal davası açmalıdır.
C)İptal davası hakkında bölge adliye mahkemesinin vereceği kararlar kesindir ve bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
D)Taraflardan birinin yerleşim yeri Türkiye dışında olduğundan, tarafların tahkim anlaşmasında yer alan açık bir beyanla iptal davası açma hakkından feragat etmeleri hukuken mümkün değildir.
E)İptal davası, hakem kararının taraflara bildirildiği 05.03.2024 tarihinden itibaren otuz gün içinde, yetkili bölge adliye mahkemesinde açılmalıdır.

Çözüm

Sorudaki olayda, taraflardan birinin merkezi yurtdışında olduğu için uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır ve bu nedenle 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) hükümleri uygulanır. MTK'nın 15. maddesinin A fıkrasına göre, hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. Maddenin devamında, "İptal davası, otuz gün içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır. Aynı fıkranın ilk cümlesi ise, davanın bölge adliye mahkemesinde açılacağını belirtmektedir. Dolayısıyla, iptal davasının kararın bildiriminden itibaren otuz gün içinde yetkili bölge adliye mahkemesinde açılması gerektiği ifadesi doğrudur. Diğer seçeneklerin yanlışlık sebepleri şunlardır: - Birinci seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A uyarınca, "İptal davasının açılması, kendiliğinden hakem kararının icrasını durdurur." Bu kural, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) tabi milli tahkimden (HMK m. 439/4) temel bir fark teşkil etmektedir. HMK'ya göre iptal davası icrayı kendiliğinden durdurmaz. - İkinci seçenek yanlıştır. MTK, süre olarak HMK'dan farklı şekilde "bir ay" değil, açıkça "otuz gün" ifadesini kullanmıştır. Bu iki süre birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir. - Üçüncü seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A, "İptal davası hakkında verilen kararlara karşı ... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir. - Dördüncü seçenek yanlıştır. MTK m. 15/A, tarafların iptal davası açma hakkından feragat etmelerine imkân tanımaktadır. İlgili hükme göre, "Yerleşim yerleri veya olağan oturma yerleri Türkiye dışında bulunan taraflar, tahkim anlaşmasına koyacakları açık bir beyanla veya sonradan yazılı şekilde anlaşmak suretiyle iptal davası açma hakkından tamamen feragat edebilirler."

Soru 2

Ankara merkezli bir inşaat şirketi ile İstanbul merkezli bir mühendislik firması, tamamı Türkiye'de gerçekleştirilecek bir metro projesi için aralarında bir sözleşme akdetmişlerdir. Sözleşmeye, çıkabilecek uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğine dair bir kayıt eklenmiştir. Bu durumda, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (MTK) uygulama alanının belirlenmesi açısından, aşağıdaki ek vakıalardan hangisi tek başına uyuşmazlığa “yabancılık unsuru” kazandırmaz ve tahkimin Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabi olmasına engel teşkil etmez?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.