12. Türk Vatandaşlığı Kanunu

Özgün soru denemeleri, konu özeti ve sınav taktikleri.

Konu Hakkında Hızlı Bilgi

Konu Özeti: Önemli Nokta 1: Çözüm, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun (TVK) ilgili hükümlerinin doğru bir şekilde analiz edilmesini gerektirir. Soruda, (Ç)'nin babasına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybettiği ve ergin olduktan sonra 'seçme hakkı' ile vatandaşlığı yeniden kazanmak istediği belirtilmiştir. Bu durum, TVK'nın 21. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Madde 21/1'e göre, '27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.' Bu hüküm, sorudaki durum için net bir şekilde süreyi ve başlangıç anını belirlemektedir. Buna göre, hak kullanım süresi üç yıl olup, bu süre kişinin ergin olduğu tarihten itibaren başlar. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: B seçeneği, sürenin başlangıcını ve süreyi yanlış belirtmektedir. C seçeneğindeki on yıllık süre kanunda bu durum için öngörülmemiştir. D seçeneği, TVK m. 34'te düzenlenen seçme hakkı ile vatandaşlıktan 'ayrılma' hallerinden birine atıf yaparak çeldirici oluşturulmuş olup, vatandaşlığın kazanılması durumuyla ilgisizdir. E seçeneği ise TVK m. 13/b'deki durumu ifade etmektedir. Bu madde, 21. maddede öngörülen üç yıllık süreyi kaçıran kişilerin 'yeniden vatandaşlığı kazanma' yoluna başvurabileceğini düzenler; ancak bu, soruda özel olarak sorulan 'seçme hakkı' kurumu değildir ve farklı bir hukuki yoldur. Dolayısıyla, soruda 'seçme hakkı'nın kullanım süresi sorulduğundan, doğru cevap A seçeneğidir. Önemli Nokta 2: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi, çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerin ve altsoylarının haklarını düzenlemektedir. Doğru seçenek C'dir. Zira 5901 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası, 'Doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler.' hükmünü amirdir. Aynı maddenin 2. fıkrası ise istisnaları, 'Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur.' şeklinde saymıştır. Dolayısıyla (A) ve üçüncü dereceye kadar altsoyları, belirtilen istisnalar haricinde Türk vatandaşlarının haklarından yararlanmaya devam eder. Diğer seçeneklerin yanlış olma nedenleri şunlardır: - A seçeneği yanlıştır. Kanun'un 28. maddesinin 3. fıkrası, bu kişilerin 'asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamayacaklarını' belirtmekle birlikte, 'Ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabilirler.' diyerek belirli statülerde istihdama açıkça izin vermektedir. Bu nedenle kamu hizmetinde istihdama yönelik mutlak bir yasak söz konusu değildir. - B seçeneği yanlıştır. Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası, haklardan yararlanacak altsoyu 'üçüncü dereceye kadar' olarak belirlemiştir, sadece birinci derece ile sınırlı değildir. Ayrıca madde, haklardan yararlanacaklar arasında eşe yer vermemiştir, yalnızca altsoydan bahsetmektedir. - D seçeneği yanlıştır. Kanun'un 27. maddesi uyarınca çıkma belgesinin teslimi ile vatandaşlık kaybedilse de, 28. maddedeki haklar kanun gereği devam eder. Mavi Kart, bu hakların varlığını ispatlayan bir belgedir; hakların doğumu veya devamı için kurucu bir nitelik taşımaz. Haklar Mavi Kart düzenlenmese de mevcuttur. - E seçeneği yanlıştır. Bu seçenek, iki farklı hukuki kavramı karıştırmaktadır. 28. maddede kaybedilen 'seçme ve seçilme hakkı' siyasi katılıma ilişkin bir haktır. 34. maddedeki 'seçme hakkı' ise, belirli durumlarda kişinin birden fazla vatandaşlığa sahip olması halinde bunlardan birini tercih ederek diğerinden ayrılabilmesini ifade eden bir vatandaşlık kaybetme yoludur. Bu iki kavram birbirinden tamamen farklıdır ve birbiriyle ilişkilendirilemez. Önemli Nokta 3: Çözüm, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinin incelenmesini gerektirmektedir. Maddenin birinci fıkrası, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni alarak vatandaşlığını kaybedenler (Mavi Kartlılar) ve onların üçüncü dereceye kadar altsoylarının, belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam edeceğini düzenleyerek genel kuralı ortaya koymuştur. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ise bu genel kuralın istisnalarını sıralamıştır. TVK m. 28/2'ye göre, 'Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur.' Bu hüküm uyarınca, seçme ve seçilme hakkı, bu kişilerin yararlanamayacağı istisnai haklardan biridir. Diğer seçeneklerin analizi: - A seçeneği: TVK m. 28/3, bu kişilerin asli ve sürekli kamu hizmeti görevlerinde bulunamayacaklarını ancak 'kamu kurum ve kuruluşlarında işçi, geçici veya sözleşmeli personel olarak çalıştırılabileceklerini' açıkça belirtir. Bu nedenle bu seçenek, sahip oldukları bir hakkı ifade etmektedir. - B seçeneği: TVK m. 28/2, 'Bu kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler.' hükmünü amirdir. Dolayısıyla bu seçenek de sahip oldukları bir haktır. - C ve E seçenekleri: Miras ve taşınmaz edinme hakları, TVK m. 28/1'deki 'Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler' genel kuralı kapsamında korunan temel medeni haklardandır ve kanunda bu haklara yönelik istisnai bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu hukuki muhakeme sonucunda, Mavi Kartlıların faydalanamayacağı istisnai hak seçme ve seçilme hakkıdır. Önemli Nokta 4: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre, Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması yollarından biri yetkili makam kararıdır. Bu kararla vatandaşlığın kazanılması için "genel yol", Kanun'un 11. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin (b) bendi, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etme şartını aramaktadır. Olayda Profesör (A), bu beş yıllık ikamet şartını sağlamamaktadır. Ancak, Kanun'un 12. maddesi "Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller" başlığı altında genel yoldaki bazı şartlar aranmaksızın vatandaşlığın kazanılmasını düzenlemektedir. Bu maddenin 1. fıkrasının (a) bendine göre, "bilimsel, teknolojik (...) alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler", millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler. Somut olaydaki durum, bu hükme tam olarak uymaktadır ve bu usul, kanunda "istisnai hal" olarak adlandırılmaktadır. Diğer seçeneklerden; (A) seçeneği beş yıl ikamet şartı sağlanmadığı için, (B) ve (E) seçenekleri ise yine 12. maddede düzenlenen farklı istisnai haller olup somut olaydaki durumla örtüşmediği için, (D) seçeneği ise hukuken anlamsız bir birleştirme olduğu için yanlıştır. Önemli Nokta 5: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun (TVK) 10. maddesi, yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılabileceğini, ancak aranan şartları taşımanın kişiye mutlak bir hak sağlamadığını belirterek idarenin takdir yetkisini vurgulamaktadır. Vatandaşlığın 'genel yoldan' kazanılmasına ilişkin şartlar ise Kanun'un 11. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu şartlar arasında; ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak (m. 11/1-a), başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek (m. 11/1-b), iyi ahlak sahibi olmak (m. 11/1-d), geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak (m. 11/1-f) ve millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin bulunmaması (m. 11/1-g) yer almaktadır. Dolayısıyla A, B, D ve E seçeneklerinde belirtilen hususlar, genel yolla vatandaşlık kazanımının şartlarıdır. Buna karşılık, C seçeneğinde yer alan 'Türkiye'ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen kişilerden olmak' şartı, TVK m. 11'de düzenlenen genel yolun değil, TVK m. 12'de düzenlenen 'Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller'den biridir. Bu durum, Cumhurbaşkanı kararı ile ve daha esnek koşullarla vatandaşlık kazanımını sağlayan özel bir yolu ifade eder. Dolayısıyla bu şart, genel yolla vatandaşlık başvurusu için aranan şartlardan biri değildir.

Örnek Çıkmış Sorular

Soru 1

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre, Türk vatandaşı olan babası (B)'nin, İçişleri Bakanlığından çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybetmesi üzerine, kendisine bağlı olarak 15 yaşında Türk vatandaşlığını kaybeden (Ç), ergin olduktan sonra yeniden Türk vatandaşlığını kazanmak istemektedir. Bu durumda (Ç)'nin, 'seçme hakkı'nı kullanarak Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için öngörülen hak düşürücü süre ve bu sürenin başlangıcı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A)Ergin olmasından itibaren üç yıl içinde
B)Babasının vatandaşlığı kaybetme kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde
C)Vatandaşlığı kaybettiği tarihten itibaren on yıl içinde, ancak her halde ergin olmasından sonra
D)Yabancı ana veya babasının vatandaşlığını sonradan kazanması şartıyla ergin olmasından itibaren üç yıl içinde
E)Seçme hakkını kullanma süresini kaçırması halinde, milli güvenlik bakımından engel bir hali olmamak kaydıyla süreye tabi olmaksızın yeniden vatandaşlığa başvurabilir

Çözüm

Çözüm, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun (TVK) ilgili hükümlerinin doğru bir şekilde analiz edilmesini gerektirir. Soruda, (Ç)'nin babasına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybettiği ve ergin olduktan sonra 'seçme hakkı' ile vatandaşlığı yeniden kazanmak istediği belirtilmiştir. Bu durum, TVK'nın 21. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Madde 21/1'e göre, '27 nci madde uyarınca ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.' Bu hüküm, sorudaki durum için net bir şekilde süreyi ve başlangıç anını belirlemektedir. Buna göre, hak kullanım süresi üç yıl olup, bu süre kişinin ergin olduğu tarihten itibaren başlar. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: B seçeneği, sürenin başlangıcını ve süreyi yanlış belirtmektedir. C seçeneğindeki on yıllık süre kanunda bu durum için öngörülmemiştir. D seçeneği, TVK m. 34'te düzenlenen seçme hakkı ile vatandaşlıktan 'ayrılma' hallerinden birine atıf yaparak çeldirici oluşturulmuş olup, vatandaşlığın kazanılması durumuyla ilgisizdir. E seçeneği ise TVK m. 13/b'deki durumu ifade etmektedir. Bu madde, 21. maddede öngörülen üç yıllık süreyi kaçıran kişilerin 'yeniden vatandaşlığı kazanma' yoluna başvurabileceğini düzenler; ancak bu, soruda özel olarak sorulan 'seçme hakkı' kurumu değildir ve farklı bir hukuki yoldur. Dolayısıyla, soruda 'seçme hakkı'nın kullanım süresi sorulduğundan, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 2

Doğumla Türk vatandaşı olan (A), daha sonra Alman vatandaşlığını da kazanmıştır. Türk vatandaşlığından çıkma izni almak suretiyle ayrılmayı düşünen (A), bu işlem sonrasında Türkiye'deki haklarının ne ölçüde devam edeceği konusunda hukuki bir değerlendirme talep etmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi çerçevesinde, (A)'nın ve altsoyunun durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi hukuken doğru bir tespittir?

Soru 3

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve bunların üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, kanunda açıkça belirtilen bazı istisnalar haricinde Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanırlar. Aşağıdakilerden hangisi, bu kişilerin statüleri gereği faydalanamadıkları istisnai hak ve yükümlülüklerden biridir?

Devamını Görmek İster misin?

Tüm soruların çözümlerine, yapay zeka destekli konu anlatımlarına ve akıllı denemelere erişmek için ücretsiz kayıt ol.