---
title: "Ortak ve çeşitli hükümler — Sosyal Güvenlik Hukuku konu anlatımı"
course: "Sosyal Güvenlik Hukuku"
law: "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"
articles: "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92–101"
last_amended: "2025-07-20"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/sosyal-guvenlik-hukuku/ortak-ve-cesitli-hukumler"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Ortak ve çeşitli hükümler

Sosyal Güvenlik Hukuku — [Sosyal Güvenlik Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/sosyal-guvenlik-hukuku)

## Kısaca

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92, kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olmasının zorunluluğunu düzenler. 5510 sayılı Kanun m.93, sigortalı ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir, temlik ve haczini, Kurumun prim ve diğer alacaklarının zamanaşımını ve Kurumca açılacak tazminat ile rücu davalarının zamanaşımını düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92–101 hükümlerini kapsar: sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası, devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı, kontrol muayenesi, sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi, yersiz ödemelerin geri alınması, zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans, güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi, sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru, bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü, uyuşmazlıkların çözüm yeri.

- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92 — Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-92)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.93 — Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.94 — Kontrol muayenesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-94)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.95 — Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-95)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.96 — Yersiz ödemelerin geri alınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.97 — Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.98 — Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-98)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.99 — Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-99)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.100 — Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-100)
- [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.101 — Uyuşmazlıkların çözüm yeri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-101)

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92 — Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-92)

Madde, kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olmasının zorunluluğunu düzenler. Ayrıca sigorta hak ve yükümlülüklerini sözleşmeyle ortadan kaldırma, azaltma, vazgeçme ya da devretme yönündeki hükümlerin geçersizliğini kurar. Prim borçları ve idari para cezalarının ödenmemesi halinde belgelerin resmi daire belgesi hükmünde sayılmasına, sigortalılığın sona ermesine ve sosyal güvenlik sicil numarasının kimlik numarası olarak kullanılmasına ilişkin kurallar da getirir. Madde, bu zorunluluğun hangi kişiler bakımından doğduğu bakımından 4. maddedeki sigortalılık kapsamıyla birlikte okunur. Maddede prim oranları, prime esas kazanç, prim ödeme süreleri ve gecikme zammı düzenlenmez (m.80, m.78). İdari para cezalarının miktarı ve uygulanması da bu maddenin konusu değildir (m.102 ve devamı). Sigortalılığa ilişkin tanımlar ve kapsam kuralları 4. maddededir. Rücu hakkı ve yersiz ödemelerin geri alınması da ayrı maddelerde düzenlenmiştir (m.21, m.96).

### Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sigortalılık**: Kişinin kanunda sayılan sigortalı sayılma şartlarına bağlı olarak sosyal güvenlik kurumu karşısında sigortalı sıfatını taşımasıdır. Sigortalılık, bu şartların kaybedilmesi veya ölüm halinde sona erer.
- **Genel sağlık sigortalılığı**: Kişinin genel sağlık sigortası kapsamında yer alması nedeniyle taşıdığı statüdür. Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişiler ile genel sağlık sigortası kapsamındaki kişiler bakımından zorunludur.
- **Sosyal güvenlik sicil numarası**: Tescil ve diğer tüm işlemlerde kullanılan kimliktir. Türk vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancı uyruklu kişiler için İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarası esas alınır.
- **Resmî daire belgesi hükmü**: Kurumca düzenlenen prim borcu ve idari para cezası belgesinin, resmi dairelerin usulüne göre düzenlenmiş belge gibi işlem görmesidir. Bu hüküm, prim ve idari para cezalarının işverene yapılan bildirim üzerine ödenmemesi halinde uygulanır.

### Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası: hangi şartlar aranır?

- Kişinin kısa veya uzun vadeli sigorta kapsamında bulunması gerekir; bu halde kişi hem sigortalı hem genel sağlık sigortalısı olmakla yükümlüdür.
- Kişinin yalnızca genel sağlık sigortası kapsamında bulunması halinde genel sağlık sigortalısı olması zorunludur.
- Sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek amacıyla sözleşmeye konulan hükümlerin bulunmaması gerekir; aksi halde bu hükümler geçersizdir.
- Prim alacağı ve idari para cezasının doğması için Kurumca işverene bildirimde bulunulmuş olması ve ödemenin yapılmamış olması gerekir; bu halde Kurumca düzenlenen belge resmi daire belgesi hükmündedir.
- Sigortalılık için kanunda sayılan sigortalı sayılma şartlarının devam etmesi gerekir; bu şartların kaybı ya da ölüm sigortalılığı sona erdirir.
- Tescil ve diğer işlemlerde sosyal güvenlik sicil numarası olarak Türk vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancı uyruklu kişiler için İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarası kullanılması gerekir.

### Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası: hangi sonuçları doğurur?

- Sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaya, azaltmaya, bunlardan vazgeçmeye veya devretmeye yönelik sözleşme hükümleri geçersizdir.
- Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişiler hem sigortalı hem genel sağlık sigortalısı olur; bu zorunluluk sözleşmeyle kaldırılamaz.
- Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişiler genel sağlık sigortalısı olmakla yükümlü kılınır.
- Prim borcu ve idari para cezası işverene yapılan bildirime rağmen ödenmezse, Kurumca düzenlenen belgeler resmi daire belgesi hükmünde olur.
- Sigortalılık, sigortalı sayılma şartlarının kaybı veya ölüm halinde sona erer.
- Sigortalılığın sona ermesi, sigortalı sayılma şartlarının devam etmesi halinde gerçekleşmez.

### Kısa-uzun vadeli sigorta kapsamı ile genel sağlık sigortası kapsamı arasındaki fark nedir?

- Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişiler, hem sigortalı hem genel sağlık sigortalısı olmakla yükümlüdür.
- Yalnızca genel sağlık sigortası kapsamındaki kişiler, genel sağlık sigortalısı olmakla yükümlüdür.

Sonuç: İki grupta zorunluluğun kapsamı farklıdır; ilk grupta iki statü birlikte, ikinci grupta yalnız genel sağlık sigortalılığı doğar.

### Sigortalılık ile genel sağlık sigortalılığı sona erme arasındaki fark nedir?

- Sigortalılık, kanunda sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybıyla ya da ölümle sona erer.
- Genel sağlık sigortalılığı bakımından bu maddede ayrı bir sona erme sebebi sayılmamıştır; kişinin kapsam dışına çıkması hâlinde statü sona erer.

Sonuç: Sigortalılığın sona ermesi maddede sınırlı sayıda sebebe bağlanmıştır; sigortalılığın sona ermesi, sigortalı sayılma şartlarının kaybolduğunun tespitine dayanır.

### Prim alacağının ödenmesi ile resmi belge niteliği arasındaki fark nedir?

- Prim borcu ve idari para cezası ödendiğinde ortada yalnız ödeme ilişkisi kalır.
- Bildirime rağmen prim borcu ve idari para cezası ödenmezse Kurumca düzenlenen belge resmi daire belgesi hükmündedir.

Sonuç: Ödenmeyen alacak için Kurumun düzenlediği belge, resmi belge gibi icraya dayanak olabilecek bir delil niteliği kazanır.

### Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu kişi arasındaki fark nedir?

- Türk vatandaşları için sosyal güvenlik sicil numarası T.C. kimlik numarasıdır.
- Yabancı uyruklu kişiler için sicil numarası İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarasıdır.

Sonuç: Tescil ve işlemlerde kullanılacak numara, kişinin uyruğuna göre belirlenir.

### Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Sigortalılığı yalnızca çalışma fiiline bağlayıp, kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamı dışında kalan kişiler için de sigortalılık aramak; kapsam ayrımını göz ardı etmek.
- Genel sağlık sigortalılığını yalnızca sigortalılığa bağlı bir sonuç olarak görüp, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ayrıca zorunlu olduğunu atlamak.
- Sözleşmedeki sigorta hak ve yükümlülüğünü azaltan bir kaydı, taraflarca kabul edildiği için geçerli saymak; kaydın bu maddeye göre geçersiz olduğunu gözden kaçırmak.
- Resmi daire belgesi hükmündeki Kurum belgesini, bildirim yapılmadan düzenlenmiş olsa da ödeme emri için yeterli saymak; bildirim şartının aranmasını ihmal etmek.
- Sosyal güvenlik sicil numarası olarak yabancı uyruklu kişiler için T.C. kimlik numarasını kullanmak; yabancılar için İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarasının esas alınmasını atlamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki işçinin, işe girişte başka bir işleme gerek kalmadan sigortalı niteliği kazandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/322 E., 2023/421 K., 03.05.2023; Hukuk Genel Kurulu, 2025/9 E., 2026/34 K., 28.01.2026)
- Sigortalı niteliğinin kazanılmasında 5510 sayılı Kanun'un 4. ve 92. maddelerindeki açık hükmün esas alındığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/339 E., 2022/1364 K., 20.10.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2025/16 E., 2026/35 K., 28.01.2026)
- Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olma zorunluluğunun, bu maddeye dayanılarak yorumlandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/462 E., 2025/739 K., 26.11.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/371 E., 2024/543 K., 06.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Sigortalılık iddiasında bulunan taraf, kişinin kısa veya uzun vadeli sigorta kapsamında çalıştığını ispatlamakla yükümlüdür; çalıştırılma bilgisi işe giriş bildirgesi, bordro ve SGK kayıtlarıyla ortaya konur. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/322 E., 2023/421 K., 03.05.2023)
- Sözleşmedeki bir kaydın m.92 uyarınca geçersiz olduğunu ileri süren taraf, kaydın sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaya ya da devretmeye yönelik olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Prim borcu ve idari para cezası için Kurumun düzenlediği belge resmi daire belgesi hükmünde olduğundan, borçlu bu belgenin içeriğine karşı ödeme veya yanlış hesap savunmasını ileri sürerek ispat yükü altındadır.
- Sigortalılığın sona erdiğini savunan taraf, sigortalı sayılma şartlarının kaybolduğunu ya da ölümü belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-4): Sigortalı sayılan kişileri ve sigortalılığın kapsamını belirler; m.92'deki zorunluluğun hangi kişilere uygulanacağı bu maddeyle belirlenir.
- [5510 sayılı Kanun m.80](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-80): İşverenin prim ödeme yükümlülüğünü düzenler; m.92'nin ikinci fıkrasındaki prim borcunun ödenmesi bu hükümle bağlantılıdır.
- [5510 sayılı Kanun m.96](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96): Kurumun yaptığı yersiz ödemelerin geri alınmasını düzenler; m.92 bu konuyu düzenlemez.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.93 — Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93)

5510 sayılı Kanun m.93, sigortalı ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir, temlik ve haczini, Kurumun prim ve diğer alacaklarının zamanaşımını ve Kurumca açılacak tazminat ile rücu davalarının zamanaşımını düzenler. Gelir, aylık ve ödenekler yönünden hangi alacaklar için haczin mümkün olduğunu ve haciz talebinin ne zaman reddedileceğini belirler. Kurum alacaklarında zamanaşımının başlangıç anını ödeme süresinden ve tespit türüne göre farklı olaylardan hesaplar. Kurumun, sigortalıya veya hak sahibine yaptığı yersiz ödemelerin iadesi bakımından ayrı bir zamanaşımı kuralı getirmez. Genel borçlar hukukundaki zamanaşımı ve def'i esasları (TBK m.146-161), zamanaşımının durması ve kesilmesi (TBK m.153-154), prim borcunun doğumu ve ödeme süresi (5510 sayılı Kanun m.88), gecikme cezası ve gecikme zammı (m.89) ile yersiz ödeme iadesi (m.96) bu maddede düzenlenmez ve ilgili maddelerinde aranmalıdır.

### Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Haczedilemezlik**: Gelir, aylık ve ödeneklerin alacaklının talebi üzerine icra yoluyla paraya çevrilememesi durumudur. Bu yasak mutlak değildir; 88. madde kapsamındaki takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları bakımından yasak uygulanmaz.
- **Muvafakat**: Borçlunun haczedilemez gelir, aylık ve ödenekler üzerinde haciz yapılmasına açıkça rıza göstermesidir. Muvafakat bulunduğunda icra müdürü haciz talebini reddedemez.
- **Prim ve diğer alacaklar**: Kurumun sigortalılardan, işverenlerden ve diğer yükümlülerden talep ettiği prim, gecikme cezası ve benzeri alacaklardır. Bu alacaklar için zamanaşımı süresi, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından başlar.
- **Tespit tarihi**: Kurumun alacağının mahkeme kararı, denetim memurlarının raporu, kamu idarelerinin denetimi veya bilgi ve belgeler ile ortaya çıkması hâllerinde zamanaşımının başladığı tarihtir. Her kaynak için ayrı bir başlangıç anı öngörülmüştür.
- **Rücu davası**: Kurumun, bu Kanuna dayanarak üçüncü kişilere karşı ödediği gelir, aylık veya masraf nedeniyle sorumlu kişiye yönelttiği dava türüdür. Zamanaşımı, rücu konusu gelir ve aylıklarda Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemelerde masraf veya ödeme tarihinden başlar.
- **Sigortalılık süresinden sayılmama**: 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların zamanaşımına uğramış prim dönemlerinin sigortalılık süresine dahil edilmemesidir. Bu hâlde süreye ilişkin sigortalılık hak ve yükümlülükleri de düşer.

### Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı: hangi şartlar aranır?

- Haczedilmek istenen paranın gelir, aylık veya ödenek niteliğinde olması ve bu Kanuna göre devir ve haciz yasağı kapsamına girmesi gerekir.
- Alacağın 88. madde kapsamındaki takip ve tahsili gereken bir alacak veya nafaka borcu olmaması gerekir; bu hâllerde haczin yasağı uygulanmaz.
- Haczedilemeyen bir gelir üzerinde haciz talebinde bulunulduğunda borçlunun muvafakatının bulunmaması gerekir; muvafakat yoksa icra müdürü talebi reddeder.
- Kurum alacağında zamanaşımının başlaması için alacağın ödeme süresinin dolmuş olması veya 2. fıkrada sayılan tespit ya da bilgi edinme olayının gerçekleşmiş olması gerekir.
- Zamanaşımının işlemeye başlaması için alacağın dayanağı olan olayın sonrasında, takvim yılı başına bağlı olarak sürenin başlamış olması gerekir.
- Kurumca açılacak tazminat ve rücu davalarında on yıllık sürenin dolmamış olması gerekir; süre dolmuşsa def'i olarak ileri sürülmesi zorunludur.
- Zamanaşımına uğramış bir alacağın ödenmesi kabul edilir; ancak 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların zamanaşımına uğrayan prim dönemleri sigortalılık süresinden sayılmaz.

### Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı: hangi sonuçları doğurur?

- Gelir, aylık ve ödenekler, 88. madde kapsamındaki takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.
- Haczedilemeyen gelir üzerinde borçlunun muvafakati bulunmazsa icra müdürü haciz talebini reddeder.
- Sigortalı ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri ile sağlık hizmeti sunucularının Kurum nezdindeki alacakları devir ve temlik edilemez.
- Kurumun prim ve diğer alacakları on yıl sonra zamanaşımına uğrar; zamanaşımına uğrayan alacak def'i ileri sürülmediği sürece ödenebilir.
- Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir ve geri istenemez.
- Gecikme cezası ve gecikme zammı, ödeme süresinin son gününü izleyen günden itibaren işler.
- 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların zamanaşımına uğrayan prim ödenmeyen süreleri sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin hak ve yükümlülükler düşer.

### Gelir ve aylıklar ile nafaka ve 88. madde kapsamındaki alacaklar arasındaki fark nedir?

- Sigortalı veya hak sahibinin gelir, aylık ve ödenekleri haczedilemez ve borçlunun muvafakati olmadan haciz talebi reddedilir.
- 88. madde kapsamındaki takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları için haczedilemezlik yasağı uygulanmaz.

Sonuç: Bu alacaklar için aylık üzerinden haciz talebi reddedilmez; haciz mümkündür.

### Prim ve diğer alacaklar ile mahkeme kararı, denetim tespiti ve bilgi-belge ile doğan alacaklar arasındaki fark nedir?

- Mahkeme kararından doğan alacaklarda kesinleşme tarihi, denetim memuru tespitinde rapor tarihi, kamu denetiminde sonuçların Kuruma intikal tarihi başlangıç anıdır.
- Bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ve kanunla kurulmuş kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerde ise başlangıç bilginin Kuruma intikal tarihidir.

Sonuç: Aynı alacak için zamanaşımının başlangıç anı kaynağa göre değişir; ödeme süresinin dolduğu takvim yılı başına bağlı olmayabilir.

### Kurum prim alacakları ile kurumca açılan tazminat ve rücu davaları arasındaki fark nedir?

- Prim ve diğer alacaklarda zamanaşımı, ödeme süresinin dolduğu tarihi izleyen takvim yılı başından başlar.
- Tazminat ve rücu davalarında başlangıç, rücu konusu gelir ve aylıklarda Kurum onay tarihi, masraf ve ödemelerde masraf veya ödeme tarihidir.

Sonuç: İki alacak türünde de süre on yıldır, ancak başlangıç anları farklıdır.

### Gecikme cezası ve gecikme zammı ile asıl prim alacağı arasındaki fark nedir?

- Asıl prim alacağında zamanaşımı 2. fıkraya göre takvim yılı başından başlar.
- Gecikme cezası ve gecikme zammı, 89. madde uyarınca 88. maddedeki ödeme süresinin son gününü izleyen günden itibaren uygulanır.

Sonuç: Faiz ve ceza kalemleri asıl alacaktan farklı bir tarihten işlemeye başlar.

### Zamanaşımına uğrayan alacağın ödenmesi ile sigortalılık süresi (4/1-b) arasındaki fark nedir?

- Zamanaşımına uğramış prim alacağının ödenmesi kabul edilir ve bu ödeme geçerlidir.
- 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların zamanaşımına uğrayan prim dönemleri sigortalılık süresinden sayılmaz.

Sonuç: Bu sigortalılar için zamanaşımına uğrayan süre sigortalılık süresine dahil edilmez ve buna ilişkin hak ve yükümlülükler düşer.

### Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Zamanaşımı süresini ödeme süresinin dolduğu tarihten doğrudan on yıl olarak hesaplamak; başlangıcın takvim yılı başına bağlandığını gözden kaçırmak.
- Gecikme cezası ve gecikme zammını asıl alacakla aynı tarihten başlatmak; bunların 88. maddedeki ödeme süresinin son gününü izleyen günden işlediğini unutmak.
- Bilgi-belge veya tespit yoluyla doğan alacaklarda zamanaşımı başlangıcını ödeme süresine bağlamak; başlangıcın tespit, rapor veya Kuruma intikal tarihi olduğunu atlamak.
- Haczedilemeyen gelir üzerinde haciz talebini borçlunun muvafakati olmadan kabul etmek ya da istisna alacakları haczedilemezlik yasağı kapsamında saymak.
- Zamanaşımına uğramış prim alacağının ödenmesini geri istenebilir saymak; zamanaşımından sonra yapılan ödemelerin kabul edildiğini gözden kaçırmak.
- Kurumun yersiz ödeme iadesi alacağına 93. maddedeki on yıllık süreyi doğrudan uygulamak; bu konuda madde metninde açık bir düzenleme bulunmadığını ve TBK m.82'nin gündeme gelebileceğini unutmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Haciz yasağının istisnası ve muvafakat kuralının uygulanmasında, haczedilemeyen aylık üzerinden yapılan kesintilerin hangi alacak için yapıldığının ayrıca incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2773 E., 2026/646 K., 26.03.2026; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/60 E., 2025/910 K., 27.06.2025)
- Borçlunun muvafakatinin açıkça verildiği hallerde, haczedilemezlik yasağına dayanılarak icra müdürü tarafından reddedilmeyen taleplerin geçerli sayıldığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/784 E., 2025/393 K., 25.06.2025)
- Kurumun prim ve diğer alacaklarına ilişkin on yıllık zamanaşımının uygulanmasında, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin ve İİK hükümlerinin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1057 E., 2025/1293 K., 25.11.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2024/404 E., 2025/632 K., 15.10.2025)
- Kurumun alacağının tespit türüne göre başlangıç anının farklı belirlenmesi gerektiği; tespit tarihinin ödeme süresinden çok sonra olabileceği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/593 E., 2025/686 K., 05.11.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Haczedilemezlik istisnasından yararlanmak isteyen alacaklı, alacağın 88. madde kapsamındaki takip ve tahsili gereken bir alacak veya nafaka borcu olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Borçlunun haciz talebine muvafakat ettiğini ileri süren alacaklı, bu muvafakatin açık ve yazılı olarak verildiğini ispat etmelidir; muvafakat bulunmazsa icra müdürü talebi reddeder.
- Prim ve diğer alacakların zamanaşımına uğradığını ileri süren borçlu, ödeme süresinin dolduğu tarihi veya tespit tarihini gösterebilecek belgelerle savunmasını ispat etmelidir.
- Kurumun zamanaşımının kesildiğini veya durduğunu ileri sürmesi halinde, bu hususu resmi belge ya da borçlu tarafından ikrar edilen belgeyle ispat etmesi gerekir. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2773 E., 2026/646 K., 26.03.2026)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.88](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-88): Prim ve diğer alacakların ödeme süresini belirler; zamanaşımı başlangıcı bu sürenin dolmasına bağlanmıştır ve haczedilebilirlik istisnasında takip ve tahsili gereken alacakları tanımlar.
- [5510 sayılı Kanun m.89](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-89): Gecikme cezası ve gecikme zammını düzenler; bu fıkrada hesaplanan kalemlerin işlemeye başlama tarihini belirler.
- [5510 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-4): Birinci fıkranın (b) bendine tabi sigortalıların zamanaşımına uğrayan prim dönemlerinin sigortalılık süresinden sayılmamasının kapsamını belirler.
- 6098 sayılı Kanun m.146: Genel zamanaşımı süresini düzenler; 5510 sayılı Kanun m.93 özel hüküm olarak bu genel kurala öncelik taşır ve TBK m.146-161 kurallarının işlemesine ancak bu maddede düzenlenmeyen konularda yer verilir.
- 6098 sayılı Kanun m.153: Zamanaşımının durmasını düzenler; 5510 sayılı Kanun'da durma ve kesilme için özel düzenleme bulunmadığından bu konularda uygulama alanı bulur.
- 6098 sayılı Kanun m.154: Zamanaşımının kesilmesini düzenler; 5510 sayılı Kanun'da kesilme hükmü bulunmadığından bu konuda uygulama alanı bulur.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.94 — Kontrol muayenesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-94)

5510 sayılı Kanun'un 94. maddesi, Kurumun yürüttüğü soruşturma kapsamında sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığının ve malullük, iş göremezlik raporlarındaki rahatsızlıkların varlığının kontrol muayenesi ve tetkikle tespitini; malullük aylığı, vazife malullüğü aylığı ve sürekli iş göremezlik geliri alanların kontrol muayenesine çağrılmasını ve bu muayene sonucunda aylık veya gelirin artırılması, azaltılması, kesilmesi ile kesilen gelirin yeniden bağlanmasını düzenler. Madde, genel sağlık sigortalısı, sigortalı, isteğe bağlı sigortalı ve hak sahipleri ile malul çocuklar bakımından uygulanır. Maddenin yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sigorta primi ve prim borçlarının tahsili düzenlemez. Kontrol muayenesinin sonucuna itiraz ve yargı yolu, malullük aylığı bağlanmasının koşulları (m.25 ve devamı) ve iş kazası ile meslek hastalığı gelirleri (m.13 ve devamı) bu maddede değil, ilgili maddelerde düzenlenmiştir.

### Kontrol muayenesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kontrol muayenesi**: Kurumun, sigortalının veya hak sahibinin rapordaki rahatsızlığının devam edip etmediğini ya da sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını tespit etmek için yaptırdığı muayene ve tetkiktir. Kurumun talebine bağlıdır ve Kurumun yürüttüğü soruşturma kapsamıyla sınırlıdır.
- **Malullük durumu**: Sigortalının malullük, iş göremezlik raporunda belirtilen ve aylık ya da gelirin bağlanmasına esas olan sağlık durumudur. Kontrol muayenesinde yeniden tespit edilen durum, aylık ya da gelirin miktarını ve devamını belirler.
- **Sürekli iş göremezlik geliri**: İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda çalışma gücünün kaybına bağlanan, sürekli nitelikteki gelirdir. Madde bakımından kontrol muayenesine tabi tutulabilen gelir türüdür.
- **Çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuk**: Aylık veya gelir bağlanmış olan ve çalışma gücünün en az yüzde altmışını kaybettiği tespit edilen çocuktur. Bu çocuklar için maddede ayrı kesilme ve yeniden bağlanma kuralları bulunur.
- **Yazılı bildirim**: Kurumun kontrol muayenesi için sigortalıya veya malul çocuğa gönderdiği, muayene tarihini belirten bildirimdir. Muayeneye gelmemenin ve gecikmenin sonuçları bu tarihten başlar.
- **Ödeme dönemi**: Aylık ve gelirlerin ödendiği dönemdir. Maddedeki artırma, azaltma, kesme ve yeniden bağlama işlemleri bu dönemlerin başına göre uygulanır.

### Kontrol muayenesi: hangi şartlar aranır?

- Kurumun yürüttüğü bir soruşturma bulunmalı ve kontrol muayenesi talebi bu soruşturma kapsamıyla sınırlı kalmalıdır.
- Sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığının ya da rapordaki rahatsızlığın varlığının tespiti amacıyla talep yapılmalıdır.
- Malullük aylığı, vazife malullüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri alan sigortalıda, malullük durumunda artma veya başka birinin sürekli bakımına muhtaçlık ileri sürülüyorsa aylık veya gelirde değişiklik talebi yapılabilir.
- Kurum tarafından kontrol muayenesine tabi tutulabilecek kişiler harp malulü, vazife malulü, malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuklardır.
- Kontrol muayenesinin Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihte yapılması gerekir; kabul edilebilir bir özür bulunmadan muayeneye gelinmemesi, bildirilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından itibaren aylık veya gelirin kesilmesi sonucunu doğurur.
- Muayenenin yeniden tespit ettiği malullük durumu, yeni durumun esas alındığı raporun tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren aylık veya gelirin artırılması, azaltılması ya da kesilmesi için yeterli olmalıdır.

### Kontrol muayenesi: hangi sonuçları doğurur?

- Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına kadar kabul edilebilir özrü olmadan kontrol muayenesini yaptırmayan sigortalının malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri, muayene tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
- Çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuğun geliri veya aylığı da muayeneye gelmemesi halinde, muayene tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
- Kontrol muayenesinde yeniden tespit edilen malullük durumuna göre aylık veya gelir, yeni durumun esas alındığı raporun tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren artırılır, azaltılır veya kesilir.
- Çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuklara bağlanan gelir ve aylıklar, muayene sonucunda tespit edilen malullük durumuna göre rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
- Bildirilen tarihten başlayarak üç ay içinde muayeneye giden ve malullük veya iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının kesilen aylığı, kesildiği tarihten başlanarak yeniden bağlanır.
- Bildirilen tarihten üç ay geçtikten sonra muayeneye giden ve malullük veya iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının aylığı veya yeni dereceye göre hesaplanacak geliri, rapor tarihinden sonraki ay başından yeniden bağlanır.
- Malul çocuk için yeniden bağlama, almakta olduğu gelir veya aylık üzerinden rapor tarihinden sonraki ay başından yapılır.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi Kurumun çıkaracağı yönetmeliğe bırakılmıştır.

### Sigortalının talebi ile kurumun talebi arasındaki fark nedir?

- Malullük durumunda artma veya sürekli bakıma muhtaçlık iddiasıyla sigortalı kendisi kontrol muayenesi isteyebilir.
- Kurum, harp malulü, vazife malulü, malullük aylığı, sürekli iş göremezlik geliri alanlar ile %60 malul çocukları muayeneye tabi tutabilir.

Sonuç: Sigortalı talebi yalnız kendi durumunda değişiklik için kullanılır; Kurum talebi ise soruşturma kapsamıyla sınırlıdır ve geniş bir kişi grubunu kapsar.

### Muayeneye gelmeme ile üç ay içinde muayene arasındaki fark nedir?

- Kabul edilebilir özrü olmadan muayeneye gelmeyen sigortalının aylığı, bildirilen tarihten sonraki ödeme dönemi başından kesilir.
- Bildirilen tarihten başlayarak üç ay içinde muayeneye giden ve malullük devam ederken kesilen aylık ya da gelir, kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanır.

Sonuç: Üç aylık süre içinde yapılan muayene, kesintinin geriye dönük olarak giderilmesini sağlar; üç ay geçtikten sonra yapılan muayenede ise yeniden bağlama ayrı bir kurala tabidir.

### Üç ay içinde muayene ile üç ay geçtikten sonra muayene arasındaki fark nedir?

- Muayene bildirilen tarihten başlayarak üç ay içinde yapılır ve malullük devam ederse aylık kesildiği tarihten yeniden bağlanır.
- Muayene üç ay geçtikten sonra yapılır ve malullük devam ederse aylık, yeni derece ve rapor tarihinden sonraki ay başından yeniden bağlanır.

Sonuç: Yeniden bağlanmanın başlangıcı kesilme tarihi (üç ay içinde) ile rapor tarihinden sonraki ay başı (üç ay sonra) arasında değişir.

### Malullük aylığı-sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuk arasındaki fark nedir?

- Malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri alan sigortalı için kesme ve değişiklik, rapor tarihini izleyen ödeme dönemi başına göre uygulanır.
- Çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuğa bağlanmış gelir ve aylık, kontrol muayenesi sonucuna göre rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından kesilir.

Sonuç: Malul çocuk bakımından kesme hükmü ayrıca düzenlenmiştir; muayenenin cevapsız kalması kesmeye ilişkin ayrı fıkrada yer alır.

### Kontrol muayenesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Üç aylık süreyi, muayene gününden değil Kurumun yazılı bildirimindeki tarihten saymak; süre bildirilen tarihten başlar.
- Kesilen aylığın her durumda geriye dönük bağlanacağını varsaymak; geriye dönük bağlama yalnız üç ay içinde muayeneye gidilmesi halinde söz konusudur.
- Üç ay geçtikten sonra yapılan muayenede aylığın kesildiği tarihten yeniden bağlanacağını düşünmek; bu halde yeniden bağlama rapor tarihinden sonraki ay başından yapılır.
- Malul çocuğa ilişkin kesme kuralını sigortalının aylığına da uygulamak; çalışma gücünün en az %60'ını yitiren malul çocuk için rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından kesme ayrı düzenlenmiştir.
- Kontrol muayenesi sonucunda aylığın azaltılmasını, muayenenin yapıldığı tarihten değil yeni durumun esas alındığı raporun tarihini izleyen ödeme dönemi başından uygulamamak.
- Sigortalının bakıma muhtaçlık iddiasını kendiliğinden kabul etmek; bu iddia Kurumun muayenesiyle tespit edilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kontrol muayenesi sonucunda raporlar arasında çelişki bulunduğunda mahkemenin, çelişkiyi giderecek biçimde yöntemince araştırma yapıp karar vermesi gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2025/7236 E., 2025/16001 K., 25.11.2025)
- Kontrol muayenesine gidilmemesi nedeniyle aylığı kesilen davacının, muayene yapılmadan kesme yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle aylığının yeniden bağlanmasının istenebildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2023/10105 E., 2023/12337 K., 04.12.2023; 10. Hukuk Dairesi, 2018/4594 E., 2019/6726 K., 26.09.2019)
- Harp, vazife ve sürekli iş göremezlik gelirinde çalışma gücü kaybı oranının %40'ın üzerinde olması halinde gelir bağlanmasının, bu maddenin b bendiyle birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/6485 E., 2024/6472 K., 06.06.2024)
- Maddenin ilk fıkrasının kontrol muayenesi talebine ilişkin kurallarının dava konusu olayın dayanağı olarak incelendiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2016/16512 E., 2019/2720 K., 25.03.2019; 10. Hukuk Dairesi, 2015/6041 E., 2017/6144 K., 26.09.2017)

### Nasıl ispat edilir?

- Kontrol muayenesi talebini ileri süren Kurum, soruşturmanın varlığını ve muayene bildiriminin yazılı olarak sigortalıya ulaştığını belgeyle ispatlar.
- Sigortalı, muayeneye gelmemesinin kabul edilebilir bir özre dayandığını ileri sürüyorsa bu özrü belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Aylığın kesilmesi, kesilme tarihi ile muayene bildirimi arasındaki bağlantıyla ispatlanır; kesme işleminin hangi ödeme döneminden başladığı Kurumun kayıtlarıyla gösterilir.
- Malullük devam ediyor iddiası, muayene raporu ve önceki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesiyle ispatlanır; rapor çelişkisi varsa mahkeme bilirkişi incelemesi ile çözüm arar. (10. Hukuk Dairesi, 2025/7236 E., 2025/16001 K., 25.11.2025)
- Muayeneye giden sigortalının iddiası, üç aylık süre içinde yapılıp yapılmadığı ve malullük devamının tespiti üzerinden değerlendirilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.25](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-25): Malullük aylığının bağlanma koşullarını düzenler; bu maddedeki kontrol muayenesi sonucunda artırılan, azaltılan veya kesilen aylığın dayanağı olan malullük kavramı oradan gelir.
- [5510 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-13): İş kazası ve meslek hastalığında sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına ilişkindir; bu maddedeki gelirin kontrol muayenesine tabi tutulabilmesinin kaynağıdır.
- [5510 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-14): Meslek hastalığı ve iş kazası hallerinde gelir bağlanmasını düzenler; sürekli iş göremezlik geliri bakımından bu maddenin muayene kuralı ona uygulanır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.95 — Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-95)

Madde, 5510 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında tedavi için yapılacak sevkler, çalışma gücü kaybı ve geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını düzenler. Kurumun, raporu veren sağlık hizmet sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirleme ve usulüne uygun olmayan raporları iade ederek yeniden düzenletme yetkisini kapsar. Ayrıca usulüne uygun raporlara dayanılarak verilen Kurum kararlarına karşı yapılan itirazların Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanmasını öngörür. Maddenin uygulamasına ilişkin ayrıntılı usul ve esasların Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle belirlenmesini de kapsar. Madde, malullük tespitinin esasını ve oranlarını (m.25), iş kazası ve meslek hastalığında sürekli iş göremezlik hesabını, geçici iş göremezlik ödeneğinin koşullarını ve sağlık kurulu raporunun tıbbi içeriğini ayrıca düzenlemez; bunlar ilgili kanun maddelerinde ve yönetmelikte yer alır. Ayrıca, yurt dışı tedavi sevkinin tıbbi ve maddi koşulları ile bu raporlara dayanan kararın yargı yoluyla denetimine ilişkin süreler de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sağlık kurulu raporu**: Usulüne uygun biçimde oluşturulmuş, sigortalının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücündeki kaybı ile yurt dışı tedavi ihtiyacını tespit eden tıbbi belgedir. Raporun geçerliliği, veren sağlık hizmet sunucusunun yetkisine ve belirlenen bilgileri içermesine bağlıdır.
- **Dayanağı tıbbî belgeler**: Sağlık kurulu raporuna esas alınan muayene, tetkik ve tedavi kayıtlarıdır. Rapor bu belgelerle birlikte incelenir; belgesiz rapor tek başına yeterli kabul edilmez.
- **Usulüne uygun rapor**: Yetkili sağlık hizmet sunucusu tarafından, yönetmelikte öngörülen usul ve içerikle düzenlenmiş raporu ifade eder. Usule uygun olmayan rapor Kurum tarafından iade edilerek yeniden düzenlettirilebilir.
- **Meslekte kazanma gücü kaybı**: İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının mesleğinde elde edebileceği gelirin azalmasını ifade eden kavramdır. Madde bakımından bu kaybın derecesi sağlık kurulu raporuyla tespit edilir.
- **Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu**: Kurumca verilen karara karşı ilgililerin itirazı halinde son sözü söyleyen kuruldur. Kurul, itiraz konusunu usulüne uygun rapor ve belgeler üzerinden karara bağlar.

### Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi: hangi şartlar aranır?

- Raporun konusu, yurt dışı tedavi sevki, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneği, vazife malullük derecesi ya da iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kaybı olmalıdır.
- Rapor, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmet sunucusu tarafından düzenlenmiş olmalı ve yönetmelikte aranan bilgileri içermelidir.
- Rapor, dayanağı tıbbî belgeler ve gerekli diğer belgelerle birlikte incelenmiş olmalıdır.
- Kurumca rapora dayanılarak bir karar verilmiş olmalı ve ilgililer bu karara itiraz etmiş olmalıdır; itirazın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanması için rapor usulüne uygun düzenlenmiş olmalıdır.
- Rapor usulüne uygun değilse, Kurum bu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini isteyebilmelidir.

### Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

- Usulüne uygun düzenlenmiş rapor ve dayanağı belgeler esas alınarak Kurum karar verir.
- Kurumca verilen kararı ilgililer itiraz ederse durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
- Usulüne uygun olmayan rapor, dayanağı tıbbi belgelerle birlikte düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edilir ve belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi istenir.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
- Usulüne uygun olmayan rapora dayanılarak verilen karar, madde metninin öngördüğü denetim sürecinde değerlendirilemez; rapor önce yeniden düzenlenmelidir.

### Kurumun yetkisi ile yüksek Sağlık Kurulunun yetkisi arasındaki fark nedir?

- Kurum, raporu veren sağlık hizmet sunucularının kriterlerini belirler ve usulsüz raporu iade edebilir.
- Yüksek Sağlık Kurulu, Kurumun verdiği karara karşı yapılan itirazı çözer.

Sonuç: İlk karar Kurumda oluşur; ilgili itiraz halinde karar Yüksek Sağlık Kurulunca verilir.

### Usulüne uygun rapor ile usulsüz rapor arasındaki fark nedir?

- Usulüne uygun rapor, yetkili sunucu tarafından yönetmelik usulünce düzenlenmiş olan rapordur.
- Usulsüz rapor, yetki, usul veya içerik bakımından eksik olan rapordur.

Sonuç: Usulsüz rapor iade edilerek yeniden düzenletilir; usulüne uygun rapora dayanılmadan Yüksek Sağlık Kurulu itiraz incelemesi yapılamaz.

### Yurt dışı tedavi sevki ile iş kazası ve meslek hastalığı kaybı arasındaki fark nedir?

- Yurt dışı tedavi sevki, sağlık kurulu raporuna dayanılarak yapılan bir tıbbi karardır.
- İş kazası ve meslek hastalığı kaybı, meslekte kazanma gücündeki azalmayı tespit eden rapordur.

Sonuç: Her iki konuda da rapor aynı usul ve itiraz yolunu izler, ancak tespit edilen konu farklıdır.

### Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Usulüne uygun olmayan raporu esas alarak Yüksek Sağlık Kurulu incelemesi yapmak; önce raporun usulüne uygunluğunu kontrol etmek gerekir.
- Madde 95 ile m.25'in kapsamını karıştırmak; bu madde usul ve itiraz yolunu düzenler, malullük oranının esasını m.25 belirler.
- Sağlık kurulu raporunu dayanağı tıbbi belgelerden ayrı değerlendirmek; rapor bu belgelerle birlikte incelenmelidir.
- Kurumun iade yetkisini, raporun kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına almak; iade sonrası yeniden düzenlenen rapor esas alınır.
- Yüksek Sağlık Kurulunun itiraz yetkisini, Kurumun ilk kararının yerini alan bir yetki saymak; itiraz yolu yalnızca Kurumca verilen karara karşı açılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek Sağlık Kurulu kararlarına karşı yargı yolunda, usulüne uygun raporun bulunup bulunmadığının önce incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2024/200 E., 2025/397 K., 25.06.2025; Hukuk Genel Kurulu, 2023/287 E., 2024/474 K., 25.09.2024)
- Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin tespitinde bu madde uyarınca sağlık kurulu raporu ve Yüksek Sağlık Kurulu incelemesinin izlenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/400 E., 2025/68 K., 19.02.2025)
- Madde uyarınca izlenmesi gereken usule aykırı olarak Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmadan başka bir kurumdan rapor alınmasının, oranın tespitinde usul eksikliği oluşturduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2020/120 E., 2022/622 K., 28.04.2022)
- Madde metninin, yurt dışı tedavi, çalışma gücü kaybı ve iş kazası veya meslek hastalığı raporlarını birlikte düzenlediği ve bu raporların Kurum kararına esas olduğu kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3101 E., 2019/299 K., 14.03.2019)
- Hükmün uygulanmasında, madde ve yönetmelik uyarınca düzenlenmemiş raporlara dayanılarak verilen kararların hukuka uygun sayılmayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3500 E., 2018/408 K., 28.02.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Sağlık kurulu raporunun usulüne uygun düzenlendiğini ileri süren taraf, raporun yetkili sağlık hizmet sunucusu tarafından verildiğini ve dayanağı tıbbi belgelerle incelendiğini belgeyle ispat etmelidir.
- Rapora dayanılarak verilen Kurum kararına itiraz eden ilgili, itiraz konusunu ve raporun usule aykırılığını ispat etmelidir.
- Usulsüzlük iddiasında bulunan taraf, raporun yetkili sunucu tarafından düzenlenmediğini veya yönetmelik gereği bilgileri içermediğini gösteren belgeye dayanmalıdır.
- Usulüne uygun raporun varlığı, sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin dosyaya getirilmesiyle ispat edilir.
- Sağlık kurulu raporu ve tıbbi belgeler tanık beyanından üstün tutulur; rapora karşı çıkan taraf karşı rapor veya Yüksek Sağlık Kurulu incelemesi ile çürütmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.25](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-25): Malullük tespitinin esasını ve oranlarını düzenler. Madde 95, bu tespitin dayanağı olan sağlık kurulu raporunun usul ve itiraz yolunu belirler.
- 5510 sayılı Kanun: Maddenin atıfla bağlandığı yönetmelik ve Kurum yetkileri bu Kanunun kapsamındadır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.96 — Yersiz ödemelerin geri alınması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96)

Madde, Kurumca fazla veya yersiz yapılan ödemelerin geri alınmasını düzenler: geri alma kapsamının ödeme alanlar ve ödemenin kaynağına göre (kasıt veya kusur ile Kurum hatası) hangi süreyi aşmayacağı, faiz uygulanıp uygulanmayacağı, alacakla mahsup ve gelir veya aylıktan kesinti yöntemi ile yönetmelikle düzenleme yetkisi. Kanun kapsamındaki her türlü ödemeye, işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, gelir veya aylık alanlara, bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bakmakla yükümlü olunan kişilere uygulanır. Madde, zamanaşımı süresini ve bu süreye ilişkin usulü düzenlemez (m.93); sebepsiz zenginleşme hükümlerinin ne ölçüde uygulanacağı tartışmalıdır (6098 sayılı Borçlar Kanunu m.82). Yersiz ödemenin tespitine ilişkin usul ve esaslar yönetmeliğe bırakılmıştır. Sağlık hizmetlerinde karşılanmayacak hizmetler (m.64) ve prim alacaklarının tahsili (m.80) bu maddenin konusu değildir.

### Yersiz ödemelerin geri alınması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yersiz ödeme**: Kurumca fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki her türlü ödemedir. Maddenin uygulanabilmesi için ödemenin tespit edilmiş olması gerekir.
- **Kasıtlı veya kusurlu davranış (a bendi)**: Yersiz ödemeye yol açan kişinin kendi kasıtlı ya da kusurlu davranışından doğan hal. Bu halde geri alma süresi hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru on yıldır.
- **Kurumun hatalı işlemi (b bendi)**: Yersiz ödemenin Kurumun kendi hatalı işleminden kaynaklandığı hal. Bu halde geri alma süresi hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru beş yıldır ve faiz koşulu farklıdır.
- **Mahsup**: Yersiz ödemenin, ilgilinin Kurumdan olan alacağından düşülmesi yoluyla geri alınmasıdır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır; kanuni faiz kalan borca uygulanır.
- **Kanuni faiz**: Yersiz ödemenin geri alınmasında borç tutarına eklenen faizdir. Kurumun hatalı işlemi halinde ilgiliye tebliğden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemeler faizsizdir.

### Yersiz ödemelerin geri alınması: hangi şartlar aranır?

- Kurumca bir ödemenin fazla veya yersiz yapıldığının tespit edilmiş olması gerekir.
- Yersiz ödemenin, ödemeyi alanın kasıtlı veya kusurlu davranışından mı yoksa Kurumun hatalı işleminden mi kaynaklandığının belirlenmesi gerekir; bu ayrım geri alma süresini ve faiz rejimini belirler.
- Kasıtlı veya kusurlu davranıştan doğan yersiz ödemede, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıl içinde yapılan ödemeler geri alınabilir.
- Kurum hatasından doğan yersiz ödemede, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıl içinde yapılan ödemeler toplamı geri alınabilir.
- Kurum hatasında ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemeler faizsiz, bu sürenin dolmasından sonra yapılacak ödemeler ise süre sonundan itibaren kanuni faizle birlikte geri alınır.
- İlgilinin Kurumdan alacağı varsa geri alma bu alacaklardan mahsup yoluyla yapılır; alacağı yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
- Gelir veya aylıktan kesinti yapılacaksa kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla faizle birlikte hesaplanan borç tutarının yüzde yirmi beşi kesilir.
- Geri alma usul ve esasları Kurumun çıkaracağı yönetmelikle belirlenir.

### Yersiz ödemelerin geri alınması: hangi sonuçları doğurur?

- Kasıtlı veya kusurlu davranıştan doğan yersiz ödemeler, ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren kanuni faizle birlikte geri alınır.
- Kurum hatasından doğan yersiz ödemelerde ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemeler faizsiz geri alınır.
- Kurum hatasında yirmi dört aylık sürenin dolmasından sonra yapılacak ödemeler, bu sürenin sonundan itibaren kanuni faizle geri alınır.
- İlgilinin Kurumdan alacağı varsa yersiz ödeme bu alacaktan mahsup edilir; alacağı yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
- Mahsupta alacaklar en eski borçtan başlanarak borç aslına uygulanır ve kanuni faiz kalan borca yürür.
- Gelir veya aylıktan kesinti yapılırken kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla faizle hesaplanan borç tutarının yüzde yirmi beşi kesilir.
- Maddede belirtilen sürelerin dışında kalan yersiz ödemeler, bu madde uyarınca geri alınamaz.

### Kasıtlı veya kusurlu davranış ile kurum hatalı işlemi arasındaki fark nedir?

- Yersiz ödemenin kaynağı ödeme alanın kasıtlı veya kusurlu davranışıdır. Bu halde geri alma süresi on yıldır.
- Yersiz ödemenin kaynağı Kurumun kendi hatalı işlemidir. Bu halde geri alma süresi beş yıldır.

Sonuç: Süre on yıldan beş yıla iner. Faiz da farklıdır: kasıtlı veya kusurlu halde ödeme tarihinden itibaren faiz işler, Kurum hatasında ise tebliğden itibaren yirmi dört ay faizsiz kalır.

### Faizli geri alma ile faizsiz süre (Kurum hatası) arasındaki fark nedir?

- Kurum hatasında, ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemeler faizsizdir.
- Aynı halde yirmi dört aylık sürenin dolmasından sonra yapılacak ödemeler, süre sonundan itibaren kanuni faizle birlikte alınır.

Sonuç: Faiz işlemesi, ödemenin tebliğ tarihine göre hangi döneme düştüğüne bağlıdır.

### Mahsup ile genel hükümlere göre geri alma arasındaki fark nedir?

- İlgilinin Kurumdan alacağı varsa yersiz ödeme bu alacaktan mahsup edilir.
- İlgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma genel hükümlere göre yapılır.

Sonuç: Mahsup yolu, Kurumdan alacak bulunmasına bağlıdır; alacak yoksa maddenin mahsup hükmü değil genel hükümler uygulanır.

### Mahsup ile gelir veya aylıktan kesinti arasındaki fark nedir?

- Mahsup, ilgilinin Kurumdan alacağı olduğunda uygulanır ve alacak borç aslına mahsup edilir.
- Gelir veya aylıktan kesinti, yersiz ödemenin ilgiliye ödenen gelir veya aylıktan yapılmasıdır ve yüzde yirmi beşle sınırlıdır.

Sonuç: Kesintide ödeme dönemi başı itibarıyla faizle hesaplanmış borç tutarı, gelir veya aylıktan yüzde yirmi beş oranında kesilir.

### Aynı dosyada ilgili hak sahipleri arasında mahsup: fark nedir?

- Bir hak sahibine yapılan yersiz ödeme, aynı dosyadan diğer hak sahibine yapılan ödemeye mahsup edilebilir.
- Bu mahsup için ilgili hak sahiplerinin muvafakati gerekir.

Sonuç: Muvafakat yoksa diğer hak sahibinin ödemesinden mahsup yapılamaz.

### Yersiz ödemelerin geri alınması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kasıtlı veya kusurlu davranış süresi olan on yılı, Kurum hatası halinde de uygulamak; Kurum hatasında beş yıllık sürenin esas alındığını gözden kaçırmak.
- Kurum hatasında faizsiz sürenin tebliğ tarihinden değil, ödemenin yapıldığı tarihten başlayarak hesaplamak.
- Mahsupta borç aslı ile kanuni faizi karıştırmak; mahsup en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, faiz kalan borca uygulanır.
- Gelir veya aylıktan kesintiyi yüzde yirmi beşten fazla uygulamak ya da kesinti tutarını faiz hesabı yapılmadan belirlemek.
- Aynı dosyadaki diğer hak sahibine yapılan ödemeye, ilgili hak sahiplerinin muvafakati alınmadan mahsup yapmak.
- Mahsup hükmünü, Kurumdan alacağı bulunmayan ilgiliye uygulamak; alacak yoksa genel hükümler devreye girer.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kasıtlı veya kusurlu davranışın bulunmadığı davacı yönünden yersiz ödemeye konu alacağın hesaplanmasında 96/b hükmünün uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2025/23 E., 2026/116 K., 25.02.2026)
- Kurum hatasına dayanan yersiz ödemelerde ilgilinin kusurunun olmadığı, Kurumun kendi kayıtlarından ilgilinin çalışmalarını tespit edebileceği durumlarda hatanın Kurumun yetersiz araştırmasından kaynaklandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/242 E., 2021/1504 K., 25.11.2021)
- Yersiz ödemelerin geri alınmasında 96. maddenin ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi, sonucun bu değerlendirmeye göre verilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/1135 E., 2025/213 K., 09.04.2025)
- Kurumun yersiz ödenen aylıkların geri istenmesine ilişkin işleminin yerinde olabileceği, ancak 96/1-a kapsamındaki değerlendirmenin her olayda aynı biçimde yapılamayacağı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2022/1136 E., 2023/679 K., 21.06.2023)
- Kurum işleminin 96/1-b kapsamında tesis edildiği ve mevzuata uygun olduğu yönündeki Kurum savunmaları, somut işyeri ve çalışma durumu incelenerek değerlendirilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/296 E., 2022/1626 K., 29.11.2022; Hukuk Genel Kurulu, 2022/731 E., 2022/1627 K., 29.11.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Yersiz ödemenin geri alınmasını talep eden Kurum, ödemenin fazla veya yersiz olduğunu ve ödemenin kasıtlı veya kusurlu davranıştan mı yoksa Kurum hatasından mı kaynaklandığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kurum hatasından kaynaklandığını ileri süren ilgili, ödemeye kendi kusurunun bulunmadığını kendi kayıtları ve Kurumun yapabileceği araştırmayla ortaya koyar.
- Kasıtlı veya kusurlu davranış iddiasında Kurum, kontrol memuru tutanakları, tanık beyanları ve adres kayıtları gibi delillerle ispat yükü altındadır; tanık beyanları çelişkili ise bu durum Kurum aleyhine değerlendirilir.
- Mahsup talebinde ilgilinin Kurumdan alacağının varlığı ve miktarı belgelerle gösterilmelidir; alacağın bulunmadığı kabul edilirse genel hükümlere göre geri alma yolu açılır.
- Zamanaşımı veya sürelerin aşılması savunması karşı tarafça ileri sürülmelidir; hâkim sürelere ilişkin itirazı resen dikkate alabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.56](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-56): Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların aylık kesilmesi ve yersiz ödemelerin geri alınması hükmünü içerir; bu maddenin uygulama alanlarından biridir.
- [5510 sayılı Kanun m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93): Prim ve diğer alacaklara ilişkin zamanaşımı süresini düzenler. Yersiz ödemelerin iadesi için zamanaşımı tartışmalarında bu madde anılmaktadır.
- [5510 sayılı Kanun m.64](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-64): Kurum tarafından karşılanmayacak sağlık hizmetlerini belirler; bu maddenin kapsamı dışındadır.
- [5510 sayılı Kanun m.80](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-80): Prim tahsilini ve süresi içinde ödenmeyen prim alacaklarının tahsilini düzenler; yersiz ödeme geri alımından ayrı bir rejimdir.
- 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.82: Sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklar için zamanaşımı sürelerini düzenler. Yersiz ödemelerin geri alınmasında sebepsiz zenginleşme kurallarının uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.97 — Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97)

5510 sayılı Kanun m.97, sosyal sigorta alacaklarında zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri, gelir ve aylıkların durdurulmasını, genel sağlık sigortası alacaklarında zamanaşımını, sigortalı ve hak sahiplerinin alacaklarında avans verilmesini ve sağlık hizmet sunucularına fatura ödemelerinin usul ve sürelerini düzenler. Hüküm, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıklar, kısa vadeli sigorta kolları ve ölüm sigortasından doğan haklar, genel sağlık sigortalısı ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler ve sağlık hizmet sunucuları bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular ise şunlardır: prim ve diğer alacakların zamanaşımı (m.93), yersiz ödemelerin geri alınması (m.96), sağlık hizmetlerinin sunumu ve kapsamı (m.66) ve bu kanunda zamanaşımının kesilmesi ve durmasına ilişkin genel kurallar (Türk Borçlar Kanunu hükümleri).

### Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Gelir ve aylık**: Sigortalıya ya da hak sahibine iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü veya ölüm hallerinde bağlanan periyodik ödemelerdir. Peşin ya da tek seferlik ödemeler bu kavramın kapsamına girmez, maddenin ilk fıkrası bakımından ayrı değerlendirilir.
- **İstenmeyen kısım**: Hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde talep edilmemiş gelir ve aylık tutarlarıdır. Süre geçtikten sonra talep edilemeyen bu kısım zamanaşımına uğrar.
- **Kısa vadeli sigorta kolları**: Hastalık, analık gibi kısa süreli riskleri karşılayan sigorta kollarıdır. Bu kollardan doğan haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
- **Genel sağlık sigortalısı**: Genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanan kişidir. Bakmakla yükümlü olduğu kişilerle birlikte maddenin dördüncü fıkrasındaki alacaklar bakımından ayrı süreye tabidir.
- **Avans**: Hak edilen alacağın süresinde ödenememesi halinde Kurumun ödeme yapmak üzere verdiği ön ödemedir. Avans verme yetkisi Kuruma aittir ve hak sahiplerinin talep etme zorunluluğunu değiştirmez.
- **Fatura teslim tarihi**: Sağlık hizmet sunucusunun faturayı ve eki belgeleri Kuruma teslim ettiği, avans ödeme ve inceleme sürelerinin başladığı tarihtir. Süresi içinde ya da süresi dışında teslim edilmesine göre farklı ayın on beşinci günü esas alınır.

### Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans: hangi şartlar aranır?

- Maddenin birinci fıkrası bakımından, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü veya ölüm hallerinde bağlanması gereken bir gelir veya aylığın bulunması gerekir.
- Alacağın istenmemiş olması ve hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmiş olması gerekir; zamanaşımı yalnızca istenmeyen kısım bakımından işler.
- Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığının genel hükümlere göre ispat edilmemesi gerekir; bu ispat yapılırsa birinci fıkranın beş yıllık süresi uygulanmaz.
- Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından doğan haklar bakımından, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istemde bulunulmamış olması gerekir.
- Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların tahakkuk tarihinden itibaren aralıksız on iki ay içinde tahsil edilmemiş olması gerekir; bu hâlde gelir ve aylıklar gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla durdurulur.
- Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları bakımından, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmemiş olması gerekir; bu süre hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yılla da sınırlıdır.
- Sigortalı, hak sahibi, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan kişinin hak ettiği alacağın süresinde ödenememiş olması gerekir; bu durumda Kurum avans verme yetkisine sahiptir.
- Sağlık hizmet sunucusu, sunduğu hizmete ilişkin faturayı ve eki belgeleri düzenlediği aydan sonraki ayın on beşine kadar Kuruma teslim etmelidir.
- Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren altmış gün içinde sağlık hizmet sunucusuna avans olarak ödenmelidir.
- Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılmalıdır.

### Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki gelir ve aylıkların beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar ve bu kısım artık dava yoluyla talep edilemez.
- Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığı genel hükümlere göre ispat edilirse birinci fıkranın zamanaşımı hükmü uygulanmaz.
- Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar beş yıl içinde istenmezse düşer.
- Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, tahakkuk tarihlerinden itibaren aralıksız on iki ay sonuna kadar tahsil edilmezse durdurulur.
- Durdurulan gelir ve aylıklar, gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla durdurulmuş olur; bu bir hak düşürme sonucu değildir.
- Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü kişilerin alacakları, öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar; olay tarihinden itibaren beş yıl sonunda ise düşer.
- Süresi içinde ödenemeyen alacaklar bakımından Kurum avans verme yetkisine sahiptir.
- Sağlık hizmet sunucusu, süresi içinde teslim edilen faturalarda teslim tarihini teslim edildiği ayın on beşinci günü olarak, süresi dışında teslim edilenlerde ise izleyen ayın on beşinci günü olarak kabul eder.
- Yurt dışında bulunan sağlık hizmet sunucusunun talebi üzerine, 66. madde gereği sağlanan sağlık hizmetlerinin bedeli için hizmetin sunumundan önce de avans ödenebilir.

### İş kazası ve meslek hastalığı gelirleri ile kısa vadeli sigorta kolları arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamında iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıklar yer alır.
- Dördüncü fıkrada düzenlenen kısa vadeli sigorta kolları ile ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar da bulunur.

Sonuç: Birinci fıkrada istenmeyen kısım beş yılda zamanaşımına uğrar; üçüncü fıkrada ise hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse hak düşer. Burada birinci fıkradaki zamanaşımı ile üçüncü fıkradaki düşme ayrı kavramlardır.

### Gelir ve aylıkların zamanaşımı ile genel sağlık sigortası alacakları arasındaki fark nedir?

- Gelir ve aylıklar hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısım bakımından zamanaşımına uğrar.
- Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü kişilerin alacakları ise hakkı doğuran olayın öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde istenmelidir.

Sonuç: Genel sağlık sigortası alacaklarında iki yıllık süre öğrenme tarihine, beş yıllık üst sınır ise olay tarihine bağlıdır. Gelir ve aylık zamanaşımında ise tek bir beş yıllık süre söz konusudur.

### Zamanaşımı ile gelir ve aylıkların durdurulması arasındaki fark nedir?

- Zamanaşımı, hakkın kendisini sona erdirmeden talep edilebilirliği ortadan kaldıran bir süreçtir.
- Durdurma, tahakkuk tarihinden itibaren aralıksız on iki ay içinde tahsil edilmeyen gelir ve aylıklarda, bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti için uygulanır.

Sonuç: Durdurma bir zamanaşımı sonucu değildir; on iki ayın geçmesi ödemenin kesilmesine yol açar, hakkın kendisini düşürmez.

### Haklı sebep ile haklı sebebin ispatlanamaması: fark nedir?

- Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre ispat eden kişi bakımından birinci fıkra uygulanmaz.
- Haklı sebebini ispat edemeyen kişi bakımından beş yıllık süre tam olarak işler.

Sonuç: Haklı sebebin ispatı başarılı olursa istenmeyen kısım için zamanaşımı işlemez; başarısız olursa zamanaşımı kurala göre gerçekleşir.

### Avans ile fatura ödemesi arasındaki fark nedir?

- Genel avans yetkisi sigortalı, hak sahibi, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü kişilerin alacakları için Kuruma tanınmıştır.
- Sağlık hizmet sunucularının faturaları ise ayrı ve sıkı sürelere tabidir: bir ay içinde düzenleme, izleyen ayın on beşine kadar teslim, altmış gün içinde avans ödeme ve üç ay içinde inceleme.

Sonuç: Sağlık hizmet sunucusu bakımından ödeme süreleri ayrıca sayılmıştır. Son fıkraya göre yurt dışında bulunan sunucu talebiyle sağlık hizmetinin sunumundan önce de avans ödenebilir.

### Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Gelir ve aylık zamanaşımında beş yılı ödeme tarihinden değil hakkın kazanıldığı tarihten saymamak; istenmeyen kısmın ne olduğunu belirlemeden süreyi uygulamak.
- Birinci fıkradaki beş yıllık zamanaşımı ile dördüncü fıkradaki iki yıllık öğrenme süresini karıştırmak; genel sağlık sigortası alacaklarında öğrenme tarihini hakkın doğduğu tarihle eşitlemek.
- Kısa vadeli sigorta kollarındaki beş yıllık süreyi zamanaşımı gibi değerlendirip def'i ile ileri sürmek; metin bu alanda düşme öngördüğü için hâkimin resen dikkate alacağı sonucuna ulaşmamak.
- On iki aylık süreyi hak düşürücü süre saymak; oysa bu süre yalnızca gelir ve aylığın durdurulmasına yol açar.
- Haklı sebep savunmasında ispat yükünü Kuruma yüklemek; haklı sebebi ileri süren kişi genel hükümlere göre ispat etmelidir.
- Fatura teslim tarihini hesaplarken on beşinci gün kuralını yanlış uygulamak; süresinde ve süresi dışında teslim edilen faturalar için farklı ay esas alınır.
- Yurt dışı sunucu avansını genel avans kuralıyla karıştırmak; hizmet sunumundan önce avans ödemesi yalnızca son fıkrada ve yurt dışı sunucu talebi hâlinde mümkündür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay uygulamasında m.97'nin uygulanması gereken alacaklarda, ilk derece ve istinaf kararlarının m.97'yi temel alması kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2023/399 E., 2025/27 K., 12.02.2025)
- Hukuk Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanunun 97. maddesinin zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans başlıklı hükmünü, gelir ve aylıkların geri ödenmesi ve faizi taleplerinde uygulanabilir kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/110 E., 2019/679 K., 18.06.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/841 E., 2017/787 K., 19.04.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2015/2870 E., 2017/790 K., 19.04.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2015/3042 E., 2017/791 K., 19.04.2017)
- Gelir ve aylıklar bakımından yazılı istek tarihinin takip eden aybaşından itibaren ödeme başlangıcının belirlendiği, m.97'nin zamanaşımı süreleri ile birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/110 E., 2019/679 K., 18.06.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/841 E., 2017/787 K., 19.04.2017; Hukuk Genel Kurulu, 2015/2870 E., 2017/790 K., 19.04.2017)
- Danıştay, m.97'nin yedinci fıkrasındaki fatura düzenlemesinin iptal davası konusu olduğu bir uyuşmazlıkta bu maddenin bütünüyle değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/936 E., 2018/7865 K., 27.11.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- Gelir ve aylık talep eden sigortalı veya hak sahibi, hakkın kazanıldığı tarihi ve talebinin beş yıl içinde yapıldığını yazılı belgelerle ispatlamalıdır.
- Zamanaşımı savunmasını ileri süren Kurum, beş yılın geçtiğini ve istenmeyen kısmın bulunduğunu ispatla yükümlüdür; savunma def'i olarak ileri sürülmelidir.
- Kuruma müracaat etmemenin haklı sebebe dayandığını ileri süren kişi, bu sebebi genel hükümlere göre ispat etmek zorundadır; ispat edilmezse birinci fıkra uygulanır.
- Genel sağlık sigortası alacağında öğrenme tarihi, dayanak belgeler ve tebliğ kayıtlarıyla ispat edilir; iki yıllık sürenin başlangıcını tartışan taraf bu tarihi ispatla yükümlüdür.
- Sağlık hizmet sunucusu fatura teslim tarihini teslim belgesi veya kayıt ile ispatlamalıdır; teslim tarihi, on beşinci gün kuralına göre hesaplanır.
- Avans talebini ileri süren sağlık hizmet sunucusu, hizmetin sunulduğunu ve faturanın süresinde teslim edildiğini belgelerle ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93): Prim ve diğer alacakların zamanaşımını düzenler; m.97 ise yalnızca belirtilen sosyal sigorta hak ve alacakları bakımından özel süre koyar. Kurumun tazminat ve rücu alacaklarında on yıllık süre m.93 kapsamındadır.
- [5510 sayılı Kanun m.96](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96): Yersiz ödemelerin geri alınmasını düzenler; m.97'nin zamanaşımı hükümleri bu alacaklara doğrudan uygulanmaz, bu konuda ayrı yorum gerekir.
- [5510 sayılı Kanun m.66](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-66): Sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin hükümdür; m.97'nin son fıkrası yurt dışı sunucu avansını bu maddeye bağlar.
- [5510 sayılı Kanun m.88](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-88): Prim ödeme süresini belirler; m.97 bu süreden sonra başlayacak zamanaşımı ve gecikme yaptırımlarıyla dolaylı ilişkilidir.
- 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu m.35: Fatura incelemesi üç ayı aşarak mali yıla sirayet ettiğinde avans artıklarına akreditif hükümleri uygulanır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.98 — Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-98)

5510 sayılı Kanun'un 98. maddesi, işverenin sigortalıların ücretlerinden sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası yükümlülüklerini kesemeyeceğini, sağlık hizmetlerinde katılım paylarının özel sigorta şirketlerince teminat veya ödeme konusu yapılamayacağını, yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı ya da destekleyici özel sağlık sigortalarının usul ve esaslarının belirlenmesini ve uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamındaki işlemlerin Kurumca yürütülmesini düzenler. Hüküm, Kanun kapsamındaki işverenler, sigortalılar ve sağlık hizmetlerinden yararlananlar ile özel sigorta şirketleri bakımından uygulanır. Maddeler arası ilişkide sigorta primi ve gecikme zammı, prim ödeme yükümlülüğü, prim tahsili ve kamu alacağının takibi hükümlerini düzenlemez (m.80 ve m.85 ile ilgili kanun hükümleri). Özel sağlık sigortası yönetmeliğinin içeriği, sigortalılık statüleri ve isteğe bağlı sigortalılık koşulları da bu maddede yer almaz.

### Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sosyal sigorta primi ve genel sağlık sigortası yükümlülüğü**: Kanunun sigortalı ve işveren için öngördüğü prim ve genel sağlık sigortası borçlarıdır. Bu borçlar işverene düşer ve madde uyarınca sigortalının ücretinden kesilemez.
- **Katılım payı**: Kanun gereğince sağlık hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü oldukları paydır. Bu pay, özel sigorta şirketlerince teminat veya ödeme konusu yapılamaz.
- **Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı ya da destekleyici özel sağlık sigortası**: Süresi bir yıl veya daha uzun olan, sosyal güvenlik sisteminin sağladığı sağlık yardımını tamamlayan ya da destekleyen özel sağlık sigortasıdır. Bunların usul ve esasları Kurumun uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.
- **İrtibat kurumu**: Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde taraf ülkeler arasındaki işlemleri yürüten kurumdur. Sözleşmelerdeki irtibat kurumu atıfları, bu maddeye göre Kuruma yapılmış sayılır.

### Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi: hangi şartlar aranır?

- İşverenin sigortalının ücretinden kesinti yapabilmesi için, kesintinin işverenin kendi sorumluluğunda olan sosyal sigorta veya genel sağlık sigortası yükümlülüğüne dayanması gerekir; bu kapsam dışındaki kesintiler madde kapsamında kabul edilmez, ancak ücretten kesinti yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
- Sağlık hizmetinden yararlanan kişinin ödemekle yükümlü olduğu katılım payının, özel sigorta şirketince teminat veya ödeme konusu yapılmaması gerekir.
- Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı ya da destekleyici özel sağlık sigortası düzenlenmek isteniyorsa, usul ve esasların Kurumun uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olması gerekir.
- Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamındaki işlemlerin ve hesaplaşmaların Kurum tarafından yürütülmesi gerekir; sözleşmelerdeki irtibat kurumu atıfları Kuruma yapılmış sayılır.
- Özel sigorta mevzuatına ilişkin hükümler, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.

### Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi: hangi sonuçları doğurur?

- İşveren, kendi sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası yükümlülükleri nedeniyle sigortalının ücretinden kesinti yapamaz.
- İşverenin bu yasağa aykırı kesinti yapması hâlinde, kesilen tutarın sigortalıya iadesi ve ilgili kişiler bakımından hukuki sorumluluk doğması gerekir.
- Sağlık hizmetlerinde ödenen katılım payları özel sigorta şirketlerince karşılanamaz; bu pay özel sigortanın teminat kapsamına alınamaz.
- Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı ya da destekleyici özel sağlık sigortalarının usul ve esasları Hazine Müsteşarlığınca belirlenir; bu belirleme Kurumun uygun görüşüne bağlıdır.
- Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamındaki her türlü işlem ve hesaplaşma Kurum tarafından yürütülür.
- Sözleşmelerde irtibat kurumuna yapılan atıflar Kuruma yapılmış sayılır.
- Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde özel sigorta hükümleri bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.

### Ücret kesintisi ile özel sigorta primi kesintisi arasındaki fark nedir?

- İşverenin kendi sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası yükümlülüğü nedeniyle sigortalının ücretinden kesinti yapması.
- Sigortalının kendi isteğiyle yaptırdığı özel sigorta primi gibi, sosyal sigorta yükümlülüğü dışındaki bir ödemenin işverence ücretten kesilmesi.

Sonuç: Birinci durumda kesinti yasaktır. İkinci durumda bu madde değil, ayrı hukuki ilişki ve iş hukuku kuralları belirleyici olur.

### Katılım payı ile özel sigorta teminatı arasındaki fark nedir?

- Kanun gereğince sağlık hizmetinden yararlananın ödediği katılım payı.
- Özel sigorta şirketinin sözleşmesiyle üstlendiği teminat veya ödeme kapsamı.

Sonuç: Katılım payı özel sigorta şirketince teminat veya ödeme konusu yapılamaz. Bu sınır aşılırsa ilgili özel sigorta sözleşmesi bu kapsamda geçerli kabul edilmez.

### Yıllık veya daha uzun süreli özel sağlık sigortası ile kısa süreli özel sağlık sigortası arasındaki fark nedir?

- Süresi bir yıl veya daha uzun olan tamamlayıcı ya da destekleyici özel sağlık sigortası.
- Bir yıldan kısa süreli özel sağlık sigortası.

Sonuç: Yalnız birinci gruba ilişkin usul ve esaslar Kurumun uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Maddenin bu düzenlemesi ikinci gruba doğrudan uygulanmaz.

### Güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bir yıldan kısa süreli özel sağlık sigortasını da 98. maddenin ikinci fıkrasındaki usul ve esas düzenlemesine tabi tutmak; bu düzenleme yalnız yıllık veya daha uzun süreli sigortalara ilişkindir.
- Her türlü işveren kesintisini yasak saymak; yasak yalnız işverenin kendi sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası yükümlülükleri nedeniyle yapılan kesintiye ilişkindir.
- Katılım payını özel sigorta teminatı kapsamında değerlendirmek; katılım payı özel sigortaca karşılanamaz.
- Uluslararası sözleşmelerde irtibat kurumu atfını başka bir kuruma yöneltmek; atıf Kuruma yapılmış sayılır.
- Madde 98'i sigorta primi ve gecikme zammı hesabında uygulamak; prim ve gecikme zammı ilişkisi m.80 hükümlerine göre kurulur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Uygulamada 5510 sayılı Kanun'dan doğan bir kamu alacağı ile özel sigortacılık faaliyetinden doğan prim alacağı ayrı tutulmakta; ikincisinin kamu alacağı niteliği taşımadığı kabul edilmektedir. (11. Hukuk Dairesi, 2024/2053 E., 2025/94 K., 14.01.2025)
- Trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderinin rücuen tahsili, 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanmayan bir uyuşmazlık sayılmakta ve Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre çözülmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1689 E., 2024/1810 K., 24.10.2024)
- Özel sağlık sigortası yönetmeliğinin dayanağı olarak 98. madde gösterilmekte, yönetmelik hükümlerinin bu maddeye dayandığı kabul edilmektedir. (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/13 E., 2019/1129 K., 11.12.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Ücretten kesinti yapıldığını ileri süren sigortalı, kesintinin işverenin kendi sosyal sigorta veya genel sağlık sigortası yükümlülüğünden kaynaklanmadığını bordro, ücret ödeme belgesi ve prim bildirgesi ile karşılaştırarak ispatlar.
- İşveren, kesintinin kendi prim yükümlülüğünden doğduğunu savunuyorsa bu savunmayı SGK prim bildirgesi ve ödeme kayıtlarıyla ispatlamakla yükümlüdür.
- Katılım payının özel sigorta şirketince karşılandığı iddiası, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ödeme makbuzu ile ispatlanır; ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir.
- Özel sağlık sigortasının yıllık veya daha uzun süreli olup olmadığı, poliçe süresi ve sigorta sözleşmesi ile ortaya konur.
- Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi kapsamındaki işlemin Kuruma yapıldığını ileri süren taraf, sözleşme metni ve irtibat kurumu yazışmaları ile ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.80](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-80): İşverenin sigortalı primlerini ücretten kesmesine ve ertesi ayın sonuna kadar ödemesine ilişkin düzenlemedir. Madde 98'deki ücretten kesinti yasağının sınırını belirlemek için birlikte okunur.
- [5510 sayılı Kanun m.85](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-85): Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Madde 98 bu tahsil usulünü değiştirmez.
- [5510 sayılı Kanun m.50](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-50): İsteğe bağlı sigortanın tanımını verir. Madde 98'de sözü edilen özel sigorta ile sosyal sigorta statüleri arasındaki ayrımı anlamak için dikkate alınır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.99 — Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-99)

5510 sayılı Kanun'un 99. maddesi, sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerine ilişkin kanuni düzenlemelerin bu Kanunda yapılacağını, Kanun gereğince yapılacak bildirimlerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılacağını ve Kuruma yapılacak başvuruların yurt dışında çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşelikleri vasıtasıyla alınabilmesini düzenler. Yurt dışından alınacak başvuruların usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini de öngörür. Madde, Kurum ile sigortalılar, işverenler ve diğer ilgililer arasındaki bildirim ve başvuru işlemlerine uygulanır. Prim borcu, aylık bağlama, sağlık hizmeti kapsamı ve yersiz ödemelerin iadesi gibi esaslı hak ve yükümlülükleri doğrudan düzenlemez (m.64, m.96 ve prim ile ilgili hükümler ayrı maddelerde yer alır). Tebligatın usulü ve hükmü 7201 sayılı Kanun'da aranır; yurt dışı başvuruların kapsamı ve şartları yönetmelikte belirlenir.

### Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bildirim**: Kanun gereğince ilgililerin Kuruma ya da Kurumun ilgililere yapacağı yazılı duyuru ve bilgilendirmelerdir. Bildirimin usulü 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine tabidir.
- **Yurt dışı başvuru**: Kuruma yapılması öngörülen başvuruların, Bakanlıkça uygun görülenler bakımından yurt dışında çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşelikleri vasıtasıyla alınmasıdır. Her başvuru bu yolla alınamaz; yalnızca Bakanlıkça uygun görülen başvurular kapsama girer.
- **Müşavirlik veya ataşelik**: Türkiye'nin yurt dışı temsilciliklerinde bulunan çalışma ve sosyal güvenlik müşavirliği ya da ataşeliği birimleridir. Madde bu birimleri başvuru alma yeri olarak anar.

### Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru: hangi şartlar aranır?

- Bildirimin Kanun gereğince yapılacak bir bildirim olması gerekir.
- Bildirimin usulü bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uyulması gerekir.
- Yurt dışından alınacak bir başvurunun Kuruma yapılması öngörülen başvurulardan biri olması gerekir.
- Başvurunun Bakanlıkça uygun görülen başvurulardan olması gerekir.
- Başvurunun yurt dışında çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşelikleri vasıtasıyla alınması gerekir.
- Yurt dışından başvuru alma usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenmiş olması gerekir.

### Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru: hangi sonuçları doğurur?

- Kanun gereğince yapılacak bildirimler 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
- Bakanlıkça uygun görülen başvurular yurt dışında çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşelikleri vasıtasıyla alınabilir.
- Bakanlıkça uygun görülmeyen başvurular bu yolla alınamaz.
- Yurt dışından alınan başvuruların Kuruma iletilmesi ve diğer işlemleri Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikteki usul ve esaslara göre yürütülür.
- Madde sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerini doğrudan kurmaz; bu hak ve yükümlülükler ilgili diğer maddelerde ve kanuni düzenlemelerde yer alır.

### Kanun gereğince yapılan bildirim ile kuruma yapılan başvuru arasındaki fark nedir?

- Bildirim, Kurum veya ilgili taraflarca Kanun gereğince yapılan bilgilendirme ya da duyurudur ve tebliğ usulüne tabidir.
- Başvuru, sigortalının ya da ilgilinin Kuruma yönelttiği talep niteliğindedir ve bu maddenin ikinci kısmı yalnızca bu talepler bakımından yurt dışı alımı öngörür.

Sonuç: Bildirimlerde 7201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır; başvurularda ise yurt dışı müşavirlik veya ataşelik yolu yalnızca Bakanlıkça uygun görülenler için açıktır.

### Yurt dışından alınabilen başvuru ile alınamayan başvuru arasındaki fark nedir?

- Bakanlıkça uygun görülen başvurular, müşavirlik veya ataşelikler vasıtasıyla alınabilir.
- Bakanlıkça uygun görülmeyen başvurular bu yolla alınamaz ve yurt dışı alımı kapsamı dışında kalır.

Sonuç: Başvurunun yurt dışından alınıp alınamayacağı Bakanlık takdirine bağlıdır; uygun görülmeyen başvuru için bu yol kullanılamaz.

### Kanun düzeyindeki düzenleme ile yönetmelik düzeyindeki düzenleme arasındaki fark nedir?

- Sosyal güvenlik hak ve yükümlülüklerine ilişkin kanuni düzenlemeler bu Kanunda yapılır.
- Yurt dışından başvuru alınmasına ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.

Sonuç: Hak ve yükümlülük koyan düzenlemeler kanunla yapılır; başvuru alma usulünün ayrıntısı yönetmelik konusudur.

### Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler, bildirimler ve yurt dışından başvuru: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi sağlık hizmeti, yersiz ödeme veya prim borcunun esaslarını düzenleyen bir hüküm gibi okumak; bu konular ayrı maddelerde düzenlenmiştir.
- Yurt dışından alınan her başvuruyu kendiliğinden geçerli saymak; yalnızca Bakanlıkça uygun görülen başvurular bu yoldan alınabilir.
- Yurt dışı başvuru usulünün ayrıntısını kanun metninde aramak; ayrıntılar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
- Tebligat usulünü kanunun kendi hükmü sanmak; usul 7201 sayılı Kanun'a yollanmıştır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargı kararları, 5510 sayılı Kanun'un 99. maddesini esas olarak prim borçlarının tahsili ve bildirimlerin usulü bakımından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun uygulanacağı çerçevesinde ele almaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1177 E., 2020/182 K., 18.02.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2017/243 E., 2019/1061 K., 15.10.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/781 E., 2019/338 K., 21.03.2019; 10. Hukuk Dairesi, 2024/6781 E., 2024/10389 K., 05.11.2024; 12. Daire, 2020/2810 E., 2024/1482 K., 25.03.2024)
- Kararlarda madde, tebligat usulünü belirleyen hüküm olarak yorumlanmakta ve prim borçlarının takibinde 7201 sayılı Kanun'a göre işlem yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (10. Hukuk Dairesi, 2024/6781 E., 2024/10389 K., 05.11.2024; 12. Daire, 2020/2810 E., 2024/1482 K., 25.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Bildirimin usulüne uyulduğunu ileri süren Kurum veya ilgili taraf, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun yapıldığını belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebligat mazbatası, iade belgesi ya da elektronik tebligat kaydı gibi usule ilişkin belgeler bildirimin yapıldığını gösteren delil olarak kullanılır.
- Yurt dışı müşavirlik veya ataşelik yoluyla alınan başvuruda, başvurunun Bakanlıkça uygun görüldüğünü ve yurt dışı alım işleminin yapıldığını gösteren resmi kayıt ispat yükü kapsamında sunulmalıdır.
- Bildirimin usulsüz yapıldığını ileri süren karşı taraf, tebligat koşullarına uyulmadığını somut bir delille ortaya koymalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 7201 sayılı Kanun: Maddenin ikinci fıkrası uyarınca Kanun gereğince yapılacak bildirimlerin usulünü belirler. Tebligatın geçerliliği ve usulü bu kanuna göre değerlendirilir.
- [5510 sayılı Kanun m.64](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-64): Kurum tarafından karşılanmayan sağlık hizmetlerini düzenler; madde bu konuyu düzenlemediği için kapsam dışında kalır.
- [5510 sayılı Kanun m.96](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96): Kurum tarafından yapılan yersiz ödemelerin geri alınmasını düzenler; bu konu 99. maddenin kapsamında değildir.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.100 — Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-100)

5510 sayılı Kanun m.100, Kurumun sosyal güvenliğin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre alacakların takip ve tahsili ve Kanunun verdiği diğer görevler için ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi ve belgeyi kamu idareleri, kamu kurum ve kuruluşları, bankacılık kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden isteme yetkisini ve bu kişilerin bilgi ve belgeleri verme, kayıtlara erişim sağlama ve sistemleri inceleme yükümlülüğünü düzenler. Ayrıca belge ve bilgilerin elektronik ortamda gönderilmesine, aracı kılınmasına ve elektronik belgelerin resmi belge sayılmasına ilişkin Kurum yetkisini, Kurumun sistem hizmet dışı kaldığında tanınan süre uzatımını ve genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgi girişini kapsar. Madde, kamu idareleri bakımından Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, diğer kişiler bakımından ise doğrudan uygulanır. Maddede belirtilen usul ve esasların ayrıntısı Kurum yönetmeliğine bırakılmıştır. Prim ve primin tahsiline ilişkin yükümlülükler (m.80 ve m.86 gibi), idari para cezaları (m.102) ve bilgi verme süresine uyulmamasının sonuçları madde metninde düzenlenmemiştir; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Madde, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun (4982) kapsamını belirlemez; o kanun ayrı bir hak düzenler.

### Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bilgi ve belge isteme yetkisi**: Kurumun, sosyal güvenliğin sağlanması ve kanunla verilen diğer görevler için ilgili kişi ve kuruluşlardan bilgi ve belge talep etme yetkisidir. Yetki, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamındaki diğer görevlerle sınırlıdır.
- **Gizli bilgi**: Özel kanunlarda sır olarak korunan, yasaklayıcı ya da sınırlayıcı hükümlere tabi bilgidir. Madde, bu tür bilgilerin de Kuruma verilmesini öngörür; ancak devlet güvenliği ve temel dış yararlar, özel hayatın gizliliği ile savunma hakkına ilişkin hükümler saklıdır.
- **Mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp ve disket gibi ortamlardaki kayıtlar**: Muhafaza zorunluluğu bulunan belge ve bilgilerin elektronik ya da mekanik ortamdaki kopyalarıdır. Kurum bu kayıtlara erişim sağlanmasını, okunabilir hale getirilmesi için gerekli sistem ve şifrelerin incelenmesini isteyebilir.
- **Elektronik ortamda hazırlanan bilgi ve belge**: Kurumun bilgi işlem ortamında oluşturduğu ya da ilgililerin talebi üzerine oluşturulan belgedir. Bu belgeler adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.
- **Hizmet dışı kalma**: Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir nedenle çalışamaz hale gelmesidir. Bu durumda yükümlü, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci iş günü sonuna kadar gecikmeli gönderim ve ödeme yapabilir.
- **Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi**: Genel sağlık sigortasından yararlanmaya esas olan ve Kurumun elektronik altyapı üzerinden bilgi girişi istediği kişidir. Bu bilgilerin girilmemesi idari para cezasına bağlanmıştır.

### Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü: hangi şartlar aranır?

- Bilgi istenen kişinin, maddede sayılan kişi ve kuruluşlardan biri olması gerekir: bankacılık kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar ve diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan; kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde.
- İstenen bilginin amacı, sosyal güvenliğin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ya da bu Kanunla verilen diğer görevler olmalıdır.
- Bilgi istenmesi, münferit olarak yapılan bilgi ve belge talebi dışında kalmalıdır; doğrudan münferit istemler maddenin kapsamı dışındadır.
- Talep edilen bilgi, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuç doğurmayacak nitelikte olmalıdır; özel hayat ve aile hayatının gizliliği ile savunma hakkına ilişkin hükümler de saklı kalmalıdır.
- Özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler, bilgi gizli dahi olsa, bu maddenin uygulanmasını engellemez; ancak yukarıdaki saklı tutulan alanlar bunun dışındadır.
- Talep edilen bilgi ve belge sürekli ve/veya belli aralıklarla verilmeli, elektronik ortamda görüntülenmesi sağlanmalı ve bu görüntülerin güvenliği korunmalıdır.
- İlgili kişi ve kuruluşlar, Kurumun belirlediği süre içinde talebe cevap vermeli ve gereken kolaylığı göstermelidir.

### Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü: hangi sonuçları doğurur?

- Kurum, madde kapsamında istediği bilgi ve belgeleri ilgili kişi ve kuruluşlardan talep edebilir ve bunların verilmesi zorunludur.
- Kanunla verilen görevler dışında kalan amaçlarla bilgi istenirse, madde bu talebe dayanak olmaz.
- Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına ağır sonuç doğuracak bilgi, özel hayat ve aile hayatının gizliliği ile savunma hakkına ilişkin bilgi bu maddeye dayanarak istenemez.
- Elektronik ortamda hazırlanan bilgi ve belgeler, adli ve idari makamlar nezdinde resmi belge olarak geçerlidir.
- Üçüncü fıkrada belirtilen ek süre içinde belge, bilgi ve prim ödemesi yapılırsa yükümlülük süresinde yerine getirilmiş kabul edilir.
- Genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgi girişi yapılmaz ya da Kurumca belirlenen süre içinde yapılmazsa 102. madde uyarınca idari para cezası uygulanır.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

### Bankacılık kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar ve diğer gerçek/tüzel kişiler ile kamu idareleri ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar arasındaki fark nedir?

- Birinci grup, Kuruma bilgi ve belge vermek için doğrudan yükümlüdür ve Kurum onlara doğrudan münferit talep yöneltebilir.
- İkinci grup, bilgi ve belge verme yükümlülüğünü Kurumla yapılacak protokol çerçevesinde yerine getirir.

Sonuç: Kamu idaresi olmayan gruba karşı bilgi istemek için protokol aranmaz; kamu idareleri bakımından ise protokol bulunmadan doğrudan münferit talep sınırlıdır.

### Gizli bilgi ile devletin güvenliği ve temel dış yararları, özel hayat ve savunma hakkı arasındaki fark nedir?

- Özel kanunlardaki gizlilik ve yasaklayıcı hükümler, genel olarak bu maddeye karşı ileri sürülemez.
- Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına ağır sonuç doğuracak hâller ile özel hayat, aile hayatı ve savunma hakkına ilişkin hükümler bu genel yetkinin dışında kalır.

Sonuç: Bu saklı alanlara giren bilgiler, gizlilik gerekçesiyle olsa dahi bu madde ile istenemez.

### Üçüncü fıkra kapsamında bilgi verme yükümlülüğü ile kurumun sistem hizmet dışı kalması arasındaki fark nedir?

- Elektronik ortamda bildirim zorunluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişiler, normal süre içinde gönderim yapamazlar.
- Kurumun bilgi işlem sistemi hizmet dışı kalmışsa, sürenin son gününde gönderim yapılamamış olması durumunda yükümlülük ayrı bir sürede yerine getirilebilir.

Sonuç: Sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci iş günü sonuna kadar belge ve prim ödemesi yapılırsa, yükümlülük süresinde yerine getirilmiş sayılır.

### Üçüncü fıkra yetkisi ile ek fıkra kapsamında kamu idaresi yetkisi arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde Kurumca yetkilendirilen kamu idaresi, bu yetkilendirme ile sınırlı olarak kendi mevzuatındaki yetkileri kullanabilir.
- Yetkilendirme dışındaki konularda kamu idaresi, bu maddeye dayanarak yetki kullanamaz.

Sonuç: Kamu idaresinin kullanacağı yetki, Kurumun verdiği yetkilendirmenin kapsamıyla sınırlıdır.

### Genel sağlık sigortalısı bakmakla yükümlü kişi bilgileri ile diğer bilgi ve belgeler arasındaki fark nedir?

- Genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere ilişkin bilgiler, Kurumun elektronik altyapısı üzerinden girilmesi için kamu idarelerinden, işverenlerden ve 4. madde birinci fıkra (b) bendine tabi sigortalılardan istenebilir.
- Diğer bilgi ve belgeler, üçüncü fıkradaki genel yetki çerçevesinde istenir.

Sonuç: Bakmakla yükümlü kişilere ilişkin bilgi girişi yapılmazsa veya Kurumca belirlenen süre içinde yapılmazsa 102. maddeye göre idari para cezası uygulanır.

### Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi, bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanun ile karıştırmak; bu madde Kurumun bilgi isteme yetkisini düzenler, bireylerin bilgi edinme hakkını değil.
- Bankacılık kuruluşları ve diğer gerçek ve tüzel kişilere karşı protokol aramak; protokol şartı yalnız kamu idareleri ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar için geçerlidir.
- Gizlilik hükümlerinin her bilgi için aşılabileceğini varsaymak; devletin güvenliği, özel hayat ve savunma hakkı alanları saklıdır.
- Hizmet dışı kalma nedeniyle tanınan beş iş günlük ek süreyi her gecikme için geçerli saymak; bu süre yalnız Kurum sisteminin hizmet dışı kalması hâline özgüdür.
- Kamu idaresinin üçüncü fıkra kapsamındaki yetkilendirmesini, yetkilendirme sınırının ötesinde kendi mevzuatına dayanarak genişletmek.
- Bakmakla yükümlü kişilere ilişkin bilgi girişi yükümlülüğünü ihlalin sonucu olarak yalnız bir hukuki sorun saymak; madde 102 uyarınca idari para cezası doğar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Madde, Kurumun denetim ve kontrol görevi kapsamında tuttuğu tutanakların geçerliliği ile birlikte değerlendirilmekte; tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/922 E., 2019/1188 K., 14.11.2019)
- Boşanmış eşler arasında fiilen birlikte yaşama olgusunun kanıtlanmasında, bu madde ile 59. maddenin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/378 E., 2019/1240 K., 28.11.2019)
- Elektronik ortamda kullanılan şifrenin bir başkasına ait olması ve bu şifreyle çalışmayan kişinin sigortalı gösterilmesi durumunda, elektronik belgelerin resmi belge niteliği dikkate alınarak ceza yargılaması yapılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1122 E., 2020/381 K., 29.09.2020)
- Hukuk Genel Kurulu, bilgi ve belge isteme hakkı ile Kuruma verilme usulünün bu madde ile düzenlendiğini belirtmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2018/247 E., 2021/1173 K., 07.10.2021; Hukuk Genel Kurulu, 2018/1019 E., 2021/1037 K., 21.09.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Kurum, bilgi ve belge isteme yetkisinin bu maddenin kapsamında kaldığını ve talebin Kanunla verilen görevlerle sınırlı olduğunu ispat yükü altındadır.
- Bilgi ve belgeler, Kurumun talep yazısı ve tebliğ kayıtlarıyla ispatlanır; talebin kendisine tebliğ edilmediğini ileri süren kişi, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kuruma verilen elektronik belgeler resmi belge niteliğinde olduğundan, bu belgelerin içeriğine itiraz eden taraf aksini ispatlamalıdır. (Ceza Genel Kurulu, 2017/1122 E., 2020/381 K., 29.09.2020)
- Tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan, tutanağa karşı savunma yapan taraf aksini yazılı ve somut delille ortaya koymalıdır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/922 E., 2019/1188 K., 14.11.2019)
- Boşanmış eşlerin fiilen birlikte yaşadığının kanıtlanmasında yükün kime ait olduğu, bu madde ile 59. maddenin birlikte değerlendirilmesi sonucu belirlenir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/378 E., 2019/1240 K., 28.11.2019)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5510 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-102): Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgi girişi yapılmadığında uygulanacak idari para cezasını düzenler; bu maddenin yaptırım kısmını tamamlar.
- [5510 sayılı Kanun m.4](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-4): Birinci fıkra (b) bendine tabi sigortalılardan bakmakla yükümlü kişilere ilişkin bilgi istenebilmesinin kapsamını belirler.
- [5510 sayılı Kanun m.3](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-3): Birinci fıkra (10) numaralı bendinde belirtilen şartlar, bakmakla yükümlü kişilere ilişkin bilgi girişinin usulü bakımından atıf konusudur.
- 6183 sayılı Kanun: Kurum alacaklarının takip ve tahsili görevinin hukuki dayanağıdır; bu madde kapsamında bilgi isteme yetkisi bu görevle sınırlıdır.

## [Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.101 — Uyuşmazlıkların çözüm yeri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-101)

5510 sayılı Kanun'un uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıkların hangi mahkemede görüleceğini, yani görev kuralını düzenler. Madde, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini belirler. Kural, Kanun hükümlerinden doğan uyuşmazlıklar bakımından sigortalılar, işverenler, Kurum ve diğer ilgililer arasındaki davaları kapsar. Madde, yargılama usulünü, hak düşürücü veya zamanaşımı sürelerini, dava açma ehliyetini ve kanun yolu ile ilgili kuralları düzenlemez; bu konular ilgili usul ve sürelere ilişkin diğer hükümlerde yer alır. Madde ayrıca, Kanunun yetki kurallarını (yetkili iş mahkemesinin belirlenmesi) ve idari işlemlere karşı yargı yolunun seçimini düzenlemez; yetki konusu ayrı hükümlere, yargı yolu konusu ise idari yargı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerine bağlıdır.

### Uyuşmazlıkların çözüm yeri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Görev**: Davanın hangi yargı kolunda ve hangi mahkemede görüleceğini belirleyen kuraldır. Madde, 5510 sayılı Kanun uyuşmazlıklarında görevin iş mahkemesine verildiğini düzenler.
- **Aksine hüküm**: Kanunun başka bir hükmünde ya da özel bir kanunda iş mahkemesi dışında bir mahkemenin görevlendirilmesi halidir. Bu durumda madde uygulanmaz ve özel hüküm esas alınır.
- **Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlık**: Tarafların 5510 sayılı Kanun'a dayanarak ileri sürdükleri hak, borç veya işlemin hukuka uygunluğuna ilişkin çekişmedir. Uyuşmazlığın kaynağı Kanun hükmü olmalıdır; sadece Kanunla ilgisi bulunan bir olay yeterli değildir.
- **İş mahkemesi**: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre kurulan ve iş hukuku alanında ihtisas mahkemesi niteliğinde olan mahkemedir. Bu madde kapsamında sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında görevli mahkeme olarak kabul edilir.

### Uyuşmazlıkların çözüm yeri: hangi şartlar aranır?

- Uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olması gerekir.
- Uyuşmazlığın Kanunun başka bir hükmü ile ya da özel bir kanunla başka bir mahkemeye bırakılmamış olması gerekir.
- Davanın konusunun Kanunun uygulanmasından doğan bir hak, borç veya işlem olması gerekir.

### Uyuşmazlıkların çözüm yeri: hangi sonuçları doğurur?

- Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür.
- Kanunda aksine hüküm varsa iş mahkemesinin görevi bu oranda ortadan kalkar ve özel hüküm uygulanır.
- Uyuşmazlık iş mahkemesinin görevine girmiyorsa, madde 101 gereğince iş mahkemesinde görülemez ve başka bir mahkeme görevli olur.

### 5510 sayılı Kanun uyuşmazlığı ile 5521 sayılı Kanun uyuşmazlığı arasındaki fark nedir?

- 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlık, madde 101 uyarınca iş mahkemesinde görülür.
- İş sözleşmesinden veya İş Kanunu'na dayanan hak iddiası 5521 sayılı Kanun ile iş mahkemesine verilmiş olsa da, bu iki kanunun konusu ayrıdır.

Sonuç: Uyuşmazlığın kaynağı Kanun hükmü ise iş mahkemesi görevlidir, ancak bu tek başına iş mahkemesi için yeterli olmayabilir.

### Aksine hüküm bulunan hal ile bulunmayan hal arasındaki fark nedir?

- Kanunda veya başka bir kanunda iş mahkemesi dışında bir yargı yeri gösteriliyorsa, madde 101 uygulanmaz.
- Aksine hüküm yoksa madde 101 gereği iş mahkemesi görevlidir.

Sonuç: Özel görev kuralı genel kural olan madde 101'e üstün gelir.

### Kurumun idari işlemi ile sigortalının özel hukuk alacağı arasındaki fark nedir?

- Kurumun idari işlemine karşı açılan dava, idare hukukundan kaynaklanıyorsa idari yargının alanına girebilir.
- Sigortalı ile işveren arasındaki prim veya ücret alacağına dayanan uyuşmazlık, Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanır.

Sonuç: İşlemin niteliğine göre yargı yolu belirlenir. Bu konuda madde metni yeterli değildir, ayrı hükümler gerekir.

### Uyuşmazlıkların çözüm yeri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Uyuşmazlığın kaynağı Kanun hükmü değilse, sadece sigortalı ile ilgili olması nedeniyle iş mahkemesinin görevli olduğunu varsaymak.
- Kanunda aksine özel bir görev hükmü bulunduğu halde madde 101'i esas almak.
- Kurumun idari işlemine karşı dava açılacak yargı yolunu belirlerken, işlemin niteliğini araştırmadan doğrudan iş mahkemesine başvurmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesini, Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemesinin görevli olduğunu gösteren genel görev kuralı olarak yorumlamaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2019/454 E., 2019/1212 K., 26.11.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/3354 E., 2019/811 K., 27.06.2019; Hukuk Genel Kurulu, 2015/3892 E., 2018/1554 K., 23.10.2018)
- Kanun'un 101. maddesine dayanılarak, prim borcuna dayanan menfi tespit davalarında iş mahkemesi görevli kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2015/3043 E., 2019/556 K., 14.05.2019)
- Mahkemelerin, uyuşmazlığın hukuki kaynağına bakarak 5510 sayılı Kanun'un uygulanıp uygulanmadığını araştırdığı görülmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2716 E., 2020/74 K., 04.02.2020; Hukuk Genel Kurulu, 2015/2876 E., 2019/278 K., 12.03.2019)

### Nasıl ispat edilir?

- Görevin 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklandığını ileri süren taraf, uyuşmazlığın Kanun hükmünün uygulanmasıyla ilgili olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Yargı yolunun caiz olup olmadığı HMK m.114/1-b uyarınca dava şartı olduğundan, mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2716 E., 2020/74 K., 04.02.2020)
- Taraflar dava şartı eksikliğini her zaman ileri sürebilir; eksiklik tespit edilirse dava usulden reddedilir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/2716 E., 2020/74 K., 04.02.2020)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: İş mahkemelerinin görev ve kuruluşunu düzenleyen kanundur. 5510 sayılı Kanun'un madde 101'i, bu kanunda tanımlanan iş mahkemesinin görevini sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına da genişletir. Kaynaklarda 5521 sayılı Kanun'un yerine İMK'nın geçtiği belirtilmektedir.
- [5510 sayılı Kanun m.59](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-59): Kurumun denetim ve kontrol yetkisini düzenler. Denetim sonucu yapılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar bakımından madde 101 ile birlikte değerlendirilir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on yıllık | [m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93) | (Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. |
| on yıl | [m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-93) | Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim… |
| üç ay | [m.94](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-94) | Ancak, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan malûl… |
| on yıllık | [m.96](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96) | Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı… |
| beş yıllık | [m.96](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-96) | Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı… |
| beş yıl | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. |
| on iki ay | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız on iki ay sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıkları, gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla… |
| iki yıl | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşer. |
| bir ay | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | (Değişik yedinci fıkra: 18/2/2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. |
| altmış gün | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. |
| üç ay | [m.97](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu/madde-97) | Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. |

## Konuda geçen kararlar

- 2008/56 E., 2011/58 K., 30.03.2011 (m.98)
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/23 E., 2026/116 K., 25.02.2026 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/16 E., 2026/35 K., 28.01.2026 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2025/9 E., 2026/34 K., 28.01.2026 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/462 E., 2025/739 K., 26.11.2025 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/593 E., 2025/686 K., 05.11.2025 (m.93)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/404 E., 2025/632 K., 15.10.2025 (m.93)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/784 E., 2025/393 K., 25.06.2025 (m.93)
- Hukuk Genel Kurulu, 2024/200 E., 2025/397 K., 25.06.2025 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/1135 E., 2025/213 K., 09.04.2025 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/400 E., 2025/68 K., 19.02.2025 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/399 E., 2025/27 K., 12.02.2025 (m.97)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/371 E., 2024/543 K., 06.11.2024 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/287 E., 2024/474 K., 25.09.2024 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/1136 E., 2023/679 K., 21.06.2023 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2023/322 E., 2023/421 K., 03.05.2023 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/296 E., 2022/1626 K., 29.11.2022 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2022/731 E., 2022/1627 K., 29.11.2022 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2021/339 E., 2022/1364 K., 20.10.2022 (m.92)
- Hukuk Genel Kurulu, 2020/120 E., 2022/622 K., 28.04.2022 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/242 E., 2021/1504 K., 25.11.2021 (m.96)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/247 E., 2021/1173 K., 07.10.2021 (m.100)
- Hukuk Genel Kurulu, 2018/1019 E., 2021/1037 K., 21.09.2021 (m.100)
- Ceza Genel Kurulu, 2017/1122 E., 2020/381 K., 29.09.2020 (m.100)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/440 E., 2020/175 K., 18.02.2020 (m.100)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/2716 E., 2020/74 K., 04.02.2020 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/378 E., 2019/1240 K., 28.11.2019 (m.100)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/454 E., 2019/1212 K., 26.11.2019 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/922 E., 2019/1188 K., 14.11.2019 (m.100)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3354 E., 2019/811 K., 27.06.2019 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2019/110 E., 2019/679 K., 18.06.2019 (m.97)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3043 E., 2019/556 K., 14.05.2019 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3101 E., 2019/299 K., 14.03.2019 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2876 E., 2019/278 K., 12.03.2019 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3892 E., 2018/1554 K., 23.10.2018 (m.101)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3500 E., 2018/408 K., 28.02.2018 (m.95)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/841 E., 2017/787 K., 19.04.2017 (m.97)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/2870 E., 2017/790 K., 19.04.2017 (m.97)
- Hukuk Genel Kurulu, 2015/3042 E., 2017/791 K., 19.04.2017 (m.97)
- 10. Hukuk Dairesi, 2025/7236 E., 2025/16001 K., 25.11.2025 (m.94)
- 11. Hukuk Dairesi, 2024/2053 E., 2025/94 K., 14.01.2025 (m.98)
- 10. Hukuk Dairesi, 2024/6485 E., 2024/6472 K., 06.06.2024 (m.94)
- 10. Hukuk Dairesi, 2023/10105 E., 2023/12337 K., 04.12.2023 (m.94)
- 10. Hukuk Dairesi, 2018/4594 E., 2019/6726 K., 26.09.2019 (m.94)
- 10. Hukuk Dairesi, 2016/16512 E., 2019/2720 K., 25.03.2019 (m.94)
- Danıştay 15. Daire Başkanlığı, 2017/936 E., 2018/7865 K., 27.11.2018 (m.97)
- 10. Hukuk Dairesi, 2015/6041 E., 2017/6144 K., 26.09.2017 (m.94)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2022/2773 E., 2026/646 K., 26.03.2026 (m.93)
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2024/1057 E., 2025/1293 K., 25.11.2025 (m.93)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 2022/60 E., 2025/910 K., 27.06.2025 (m.93)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, 2024/1689 E., 2024/1810 K., 24.10.2024 (m.98)
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2018/13 E., 2019/1129 K., 11.12.2019 (m.98)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 20.07.2025 (m.99).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/sosyal-guvenlik-hukuku/ortak-ve-cesitli-hukumler
