Konu Hakkında Hızlı Bilgi
Örnek Çıkmış Sorular
Asya Hun Devleti’nin dağılmasının ardından Balamir liderliğindeki Hunların Karadeniz’in kuzeyine yönelmesiyle başlayan ve dünya tarihinin en büyük kitlesel göç hareketlerinden biri olarak kabul edilen Kavimler Göçü (375), özellikle Avrupa’nın siyasi, sosyal ve etnik yapısında köklü değişimlere yol açmıştır. Aşağıdakilerden hangisi, bu göç hareketinin Avrupa'daki sonuçlarından biri olarak gösterilemez?
Çözüm
Doğru cevap D seçeneğidir. Soruda Kavimler Göçü'nün Avrupa'daki sonuçlarından biri olmayanın bulunması istenmektedir. Kavimler Göçü'nün sonuçları arasında "Avrupa'da krallık rejimi zayıflamış, feodalite (derebeylik) ortaya çıkmıştır." ifadesi yer almaktadır. Dolayısıyla, D seçeneğinde belirtilenin aksine, merkezi krallıkların otoritesi zayıflamış ve feodalite rejimi güçlenerek ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bu ifade, Kavimler Göçü'nün bir sonucu olarak gösterilemez. Diğer seçeneklerin incelenmesi: A) Roma İmparatorluğu'nun siyasi bütünlüğünü yitirerek Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılması: Bu ifade doğrudur. Kavimler Göçü'nün bir sonucu olarak Roma İmparatorluğu 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır. B) Kıtanın etnik haritasının yeniden şekillenmesi ve günümüz Avrupa milletlerinin temellerinin atılması: Bu ifade doğrudur. Kavimler Göçü ile Avrupa'nın etnik yapısı değişmiş ve yeni devletlerin temelleri atılmıştır. C) Türk kültürünün Avrupa'ya taşınması ve bölgede yeni bir Türk siyasi teşekkülünün kurulması: Bu ifade doğrudur. Avrupa'da bir Hun devleti kurulması, hem Türk kültürünün taşındığını hem de yeni bir siyasi teşekkül kurulduğunu gösterir. E) Kilisenin dogmatik öğretilerini temel alan skolastik düşüncenin egemen bir zihniyet haline gelmesi: Bu ifade doğrudur. Kilisenin etkisiyle Avrupa'da skolastik düşünce egemen olmuştur.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinde, kağanın başkanlığında toplanan, hatun (katun) ve boy beylerinin de “toygun” sıfatıyla doğal üye olarak katıldığı, siyasi, askeri ve ekonomik meselelerin müzakere edildiği bir meclis bulunmaktaydı. Her ne kadar son söz kağana ait olduğundan bir danışma organı niteliği taşısa da, bu yapı devlet yönetiminde merkezi bir role sahip olup federal yönetim anlayışını destekler nitelikteydi. Bu devlet yapısı içinde hükümet işlevini gören organ ise “ayuki” olarak adlandırılıyordu. Buna göre, parçada temel işlevleri ve üyeleri tanımlanan meclise verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
İslamiyet öncesi Türk toplum yapısında "Oguş" olarak adlandırılan en küçük birimden başlayarak devlet (İl) yapısına kadar uzanan hiyerarşik bir düzen mevcuttur. Bu yapıda toplumsal birlikteliğin sağlanmasında aşağıdakilerden hangisi en temel dayanaktır?