Konu Özeti:
Önemli Nokta 1: Sorunun doğru cevabı, kıymetli evrakın zayi olması durumunda hakkın kalıcı olarak sona erdiğini iddia eden ifadedir. Bu ifade hatalıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 645. maddesi uyarınca kıymetli evrakta hak ile senet arasında kopmaz bir bağ (tecessüm ilkesi) bulunur; hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve devredilemez. Ancak bu ilke, senedin fiziksel olarak yok olması (zayi olması) halinde hakkın da mutlak olarak sona erdiği şeklinde yorumlanamaz. Kıymetli evrak hukukunda, senedi zayi olan hak sahibini koruyan mekanizmalar mevcuttur. Hak sahibi, mahkemeye başvurarak senedin iptaline karar verilmesini (zayi nedeniyle iptal davası) talep edebilir. Mahkemenin vereceği iptal kararı ile hak sahibi, senet elinde olmaksızın hakkını ileri sürebilme veya yeni bir senet düzenlenmesini isteme imkânına kavuşur. Dolayısıyla senedin zayiatı, hakkı kalıcı olarak ortadan kaldırmaz, sadece kullanılmasını geçici olarak engeller. Diğer seçenekler ise kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerini doğru bir şekilde yansıtmaktadır: A seçeneği mücerretlik (soyutluk) ilkesini, C seçeneği ibraz ve teslim karşılığı ödeme prensibini, D seçeneği kayıtsız ve şartsız olma unsurunu (TTK m. 776/1-b), E seçeneği ise kıymetli evrakın türüne göre değişen devir şekillerini doğru açıklamaktadır.
Önemli Nokta 2: Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 671. maddesinde poliçenin zorunlu unsurları sayılmıştır ve "ödeme yeri" (m. 671/1-e) bu unsurlardan biridir. Ancak TTK m. 672, bazı zorunlu unsurların eksikliğinin senedi geçersiz kılmayacağını, bu eksiklikleri dolduran yedek hukuk kuralları öngördüğünü belirtir. Somut olayda eksik olan ödeme yerine ilişkin kural, TTK m. 672/3'te düzenlenmiştir. Bu hükme göre, "Ayrıca belirtilmiş olmadıkça muhatabın adı yanında gösterilen yer, ödeme yeri ve aynı zamanda da muhatabın yerleşim yeri sayılır." Sorudaki poliçede ödeme yeri açıkça belirtilmemiş olsa da muhatabın adının yanında "Denizli" ibaresi yer almaktadır. Bu nedenle kanunun yedek hükmü gereğince Denizli, hem ödeme yeri hem de muhatabın yerleşim yeri olarak kabul edilecek ve senet, poliçe olarak geçerliliğini koruyacaktır. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: (A) seçeneği, TTK m. 672'deki yedek hükmü göz ardı etmektedir. (C) seçeneği, ödeme yerine ilişkin yedek kural ile düzenlenme yerine ilişkin yedek kuralı (TTK m. 672/4) karıştırmaktadır; düzenleyenin adının yanındaki yer, düzenlenme yeri sayılır. (D) seçeneği, kanunda açıkça bir çözüm varken senedi hatalı bir şekilde açık poliçe olarak nitelendirmektedir. (E) seçeneği ise yerleşim yerli poliçe (TTK m. 697) kurumunu yanlış yorumlamaktadır; zira bir yerin ödeme yeri sayılması için senedin yerleşim yerli poliçe olarak düzenlenmesi şartı bulunmamaktadır.
Önemli Nokta 3: Sorunun çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) bono'nun unsurlarına ve bu unsurlardaki eksikliklerin sonuçlarına ilişkin düzenlemeleri esas alınmalıdır.
TTK m. 776'da bononun zorunlu unsurları sayılmış ve (c) bendinde "vade" de bu unsurlar arasında gösterilmiştir. Ancak TTK m. 777, bu unsurlardan bazılarının yokluğunun senedin bono niteliğini ortadan kaldırmayacağı yönünde istisnai düzenlemeler içermektedir. TTK m. 777/2'de açıkça "Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, vade unsurunun eksikliğinin senedi geçersiz kılmadığını, aksine senedin niteliğini "görüldüğünde ödenecek bono" olarak değiştirdiğini belirtmektedir. Dolayısıyla, vadesi belirtilmemiş olan bono, ibraz edildiği anda muaccel olan bir kambiyo senedi olarak geçerliliğini korur. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.
Diğer seçeneklerin incelenmesi:
A seçeneği yanlıştır. TTK m. 777/2'deki özel hüküm uyarınca vadenin yokluğu senedi geçersiz kılmaz veya adi senede dönüştürmez.
C seçeneği yanlıştır. TTK m. 777/4'e göre düzenlendiği yer gösterilmeyen bono, "düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır." TTK m. 777/3'e göre ise "Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri... sayılır." Dolayısıyla, düzenleyenin adının yanındaki yer doğrudan ödeme yeri değil, öncelikle düzenlenme yeri sayılır; daha sonra düzenlenme yeri de ödeme yeri olarak kabul edilir. İfade bu hukuki silsileyi hatalı bir şekilde birleştirdiği için yanlıştır.
D seçeneği yanlıştır. Bir senedin metninde "bono" kelimesi geçmiyorsa, onun bono hükmünde sayılabilmesi için TTK m. 830 uyarınca "açıkça emre yazılı olarak düzenlenmiş olması" ve bonoda aranan diğer unsurları içermesi gerekir. Sadece kayıtsız şartsız ödeme vaadi içermesi yeterli değildir.
E seçeneği yanlıştır. Kambiyo senetleri hukukunda, kanunun boşluk bıraktığı haller dışında borçlar hukukunun genel hükümlerine gidilmez. TTK m. 777/2, "makul süre" gibi genel bir kavrama yer vermeden, vadesiz bononun "görüldüğünde" yani ibrazında ödeneceğini net bir şekilde düzenlemiştir.
Önemli Nokta 4: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 780. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, bir senedin çek olarak kabul edilebilmesi için metninde “çek” kelimesini içermesi zorunludur. Bu unsur, çekin kurucu (asli) ve mutlak zorunlu unsurlarındandır. TTK m. 781/1, 780. maddede sayılan unsurlardan birini içermeyen bir senedin, fıkrada belirtilen istisnalar dışında çek sayılmayacağını hükme bağlamıştır. Kanunda, ödeme yeri (m. 781/2) ve düzenlenme yeri (m. 781/3) gibi bazı eksikliklerin kanun hükmüyle tamamlanabileceği (tamamlayıcı veya ihtiyari unsurlar) düzenlenmişse de, “çek” kelimesinin eksikliği bu istisnalar kapsamında değildir. Bu kelimenin yokluğu, senedin başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın geçersizliğine yol açar. Dolayısıyla, senet metninde “çek” ibaresi bulunmadığından, diğer tüm unsurlar tam olsa bile belge çek olarak nitelendirilemez ve kambiyo senedi vasfını taşımaz. Bu belge, duruma göre adi havale veya borç ikrarını içeren bir adi senet olarak kabul edilebilir, ancak çek hukukunun sağladığı özel koruma ve takip yollarından yararlanılamaz. Diğer seçenekler, kanunun lafzî şekilcilik ilkesini yanlış yorumlamakta veya kanuni istisnaların kapsamını hatalı bir şekilde genişletmektedir. Karekod ve seri numarası gibi teknolojik unsurlar, mevcut zorunlu unsurlara ek olarak getirilmiş olup, onların yerine geçemez.
Önemli Nokta 5: Kıymetli evrak hukukunda def'iler, mutlak (objektif) ve nispi (şahsi) def'iler olarak ikiye ayrılır. Mutlak def'iler, senet borçlusu tarafından senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen, senedin geçerliliğini veya içeriğini etkileyen savunmalardır. Nispi def'iler ise sadece taraflar arasındaki kişisel ilişkilerden doğan ve kural olarak senedi devralan iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyen savunmalardır. Fiil ehliyetinin bulunmaması (ehliyetsizlik), imzanın sahte olması veya borçlunun imza attığı sırada iradesinin sakatlanmış olması gibi durumlar, senedin kurucu unsurlarındaki bir sakatlığa dayandığından mutlak defi niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 825. maddesinin 1. fıkrası, emre yazılı senetlerde borçlunun "senedin geçersizliğine ilişkin" def'ileri her hamile karşı ileri sürebileceğini düzenlemektedir. Ehliyetsizlik, tam da bu kapsamda yer alan ve senedin borç doğurucu taahhüdünü en başından geçersiz kılan bir durumdur. Bu nedenle, senet borçlusu (K), senedi ciro yoluyla devralan ve kendi durumunu bilmeyen iyi niyetli hamil (M)'ye karşı dahi ehliyetsizlik def'ini ileri sürerek borcu ödemekten kaçınabilir. Hamilin iyi niyeti, mutlak def'ilerin ileri sürülmesini engellemez. Diğer seçenekler ise şu nedenlerle yanlıştır: A seçeneği, nispi def'ilerin ileri sürülme koşulunu (bilerek borçlunun zararına hareket etme) mutlak bir def'i olan ehliyetsizliğe uyguladığı için hatalıdır. C seçeneği, tedavül güvenliği ilkesinin mutlak def'iler karşısında istisnaya uğradığını göz ardı etmektedir. D seçeneği, imzaların bağımsızlığı ilkesini yanlış yorumlamaktadır; bu ilke, geçersiz bir imzanın diğer geçerli imzaları etkilememesi anlamına gelir, yoksa geçersiz imza sahibinin herkese karşı sorumlu olacağı anlamına gelmez. E seçeneği ise, mutlak def'ileri sadece senet metninden anlaşılanlarla sınırladığı ve TTK m. 659/3'teki farklı bir durumu (rızasız tedavül) konuyla ilişkilendirdiği için yanlıştır.