---
title: "Alacaklarda ve sermayede amortisman, özel haller — Vergi ve Vergi Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Vergi ve Vergi Usul Hukuku"
law: "Vergi Usul Kanunu"
articles: "VUK m.322–330"
last_amended: "2021-10-14"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/alacaklarda-ve-sermayede-amortisman-ozel-haller"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Alacaklarda ve sermayede amortisman, özel haller

Vergi ve Vergi Usul Hukuku › VUK › Değerleme › Amortismanlar — [Vergi ve Vergi Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku)

## Kısaca

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesi, tahsil imkânı kalmayan alacakların "değersiz alacak" sayılması şartlarını, bu alacakların defterdeki karşılığını ve değerden düşülme (yok edilme) biçimini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.322–330 hükümlerini kapsar: değersiz alacaklar, şüpheli alacaklar, vazgeçilen alacaklar, sermayenin itfası, girişim sermayesi fonu, ilk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası, özel maliyet bedellerinin itfası, amortismana tabi malların satılması, amortismana tabi malların sigorta tazminatı, emtia sigorta tazminatı.

- [VUK m.322 — Değersiz alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-322)
- [VUK m.323 — Şüpheli alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-323)
- [VUK m.324 — Vazgeçilen alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-324)
- [VUK m.325 — Sermayenin itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-325)
- [VUK m.325/A — Girişim sermayesi fonu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-325a)
- [VUK m.326 — İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-326)
- [VUK m.327 — Özel maliyet bedellerinin itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-327)
- [VUK m.328 — Amortismana tabi malların satılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-328)
- [VUK m.329 — Amortismana tabi malların sigorta tazminatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-329)
- [VUK m.330 — Emtia sigorta tazminatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-330)

## [VUK m.322 — Değersiz alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-322)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesi, tahsil imkânı kalmayan alacakların "değersiz alacak" sayılması şartlarını, bu alacakların defterdeki karşılığını ve değerden düşülme (yok edilme) biçimini düzenler. Maddenin hükmü, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin değersiz alacaklarını gider kaydetmelerini de kapsar. Madde gerçek ve tüzel kişi tacirlere, kurum kazancı ve gelir vergisi mükelleflerine bu çerçevede uygulanır. Madde, değersiz alacağın karşılık ayrılmasını, ertelenmesini veya kurumlar vergisi bakımından kanunen kabul edilmeyen gider sınırlarını düzenlemez; bu konular vergi kanunlarının ilgili hükümlerinde ve karşılık ayrılmasına ilişkin maddelerde yer alır. Alacağın zamanaşımı ve dava yoluyla takibi de bu maddenin kapsamında değildir.

### Değersiz alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Değersiz alacak**: Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaktır. Alacağın bir süre tahsil edilemiyor olması tek başına yeterli değildir; tahsil imkânının kalmadığının hüküm ya da vesika ile ortaya konması gerekir.
- **Tasarruf değeri**: Alacağın, değersiz hale girdiği tarihte taşıdığı ekonomik kullanım değeridir. Değersiz alacak bu tarihte tasarruf değerini kaybeder.
- **Mukayyet kıymet**: Alacağın defterdeki kayıtlı değeridir. Değersiz alacak bu değerle zarara geçirilip yok edilir.
- **İşletme hesabı esası**: Gelir ve giderin tahsil ve ödeme esasına göre değil, işletme hesabı esasına göre defterlere kaydedildiği defter tutma yöntemidir. Bu esasa göre defter tutan mükellefler değersiz alacağı gider kaydederek yok eder.
- **Kazai hüküm**: Mahkeme ya da yargı organının verdiği, alacağın tahsilini engelleyen kararıdır. Kararın alacağın tahsil imkânını ortadan kaldırması gerekir.
- **Kanaat verici vesika**: Alacağın tahsil edilemeyeceği yönünde ilgili kişide makul bir kanaat oluşturan belgedir. Vesikanın alacağın tahsilinin imkânsızlığını gösterecek nitelikte olması gerekir.

### Değersiz alacaklar: hangi şartlar aranır?

- Alacağın tahsiline artık imkân kalmamış olmalıdır.
- Bu imkânsızlık kazai bir hükümle ya da kanaat verici bir vesikayla ortaya konmalıdır.
- Alacak, değersiz hale girdiği tarihte tasarruf değerini kaybetmiş sayılmalıdır.
- Değersiz alacak, mukayyet kıymeti üzerinden zarara geçirilerek kayıtlardan çıkarılmalıdır.
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellef söz konusuysa değersiz alacak gider kaydedilerek yok edilmelidir.

### Değersiz alacaklar: hangi sonuçları doğurur?

- Tahsil imkânı kalmayan alacak değersiz alacak sayılır ve tasarruf değerini kaybeder.
- Değersiz alacak mukayyet kıymetiyle zarara geçirilerek yok edilir.
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefte değersiz alacak gider kaydedilerek yok edilir.
- Tahsil imkânı henüz kalkmamışsa madde uygulanmaz ve alacak değersiz sayılamaz.
- Alacağın değersiz sayılması, tahsil için yapılan işlemleri ve bunlara ilişkin tutarı otomatik olarak kayıttan düşürmez; ayrıca kayıt işleminin yapılması gerekir.

### Genel hal ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellef arasındaki fark nedir?

- Değersiz alacak mukayyet kıymetiyle zarara geçirilerek yok edilir. Bu yöntem fıkranın genel hükmüdür.
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, değersiz alacaklarını gider kaydederek yok ederler.

Sonuç: İşletme hesabı mükellefi için yok etme işlemi doğrudan gider yoluyla yapılır. Maddenin üçüncü fıkrası bu mükellefler bakımından özel düzenleme getirmektedir.

### Kazai hüküm ile kanaat verici vesika arasındaki fark nedir?

- Alacağın tahsilinin imkânsızlığı bir mahkeme kararıyla ortaya konur.
- Alacağın tahsilinin imkânsızlığı, kazai hüküm olmadan kanaat verici bir vesikayla gösterilir.

Sonuç: İki yoldan biri ile tahsil imkânı kalmadığı ispatlanırsa alacak değersiz sayılır. Vesikanın kanaat verici nitelikte olması gerekir.

### Tasarruf değeri kaybı ile mukayyet kıymet arasındaki fark nedir?

- Alacak, değersiz hale girdiği tarihte tasarruf değerini kaybeder.
- Alacak defterdeki mukayyet kıymetiyle kayıtlardan çıkarılır.

Sonuç: Değer kaybı tarihi ile kayıttan çıkarma işlemi birbirinden ayrı olarak ele alınır; zarar, defterdeki kayıtlı değer üzerinden hesaplanır.

### Değersiz alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Alacağın bir süre tahsil edilememesini, tahsil imkânının kalktığı anlamına gelmek; kazai hüküm veya kanaat verici vesika aranmadan alacağı değersiz saymak.
- İç kararları, örneğin yönetim kurulu kararını, kazai hüküm ya da kanaat verici vesika yerine geçen belge saymak.
- İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefin değersiz alacağını mukayyet kıymetiyle zarara geçirmek yerine gider kaydetmesi gerekirken bu ayrımı gözden kaçırmak.
- Değersiz alacağın tasarruf değerini kaybettiği tarih ile kayıttan çıkarıldığı tarihi birbirine karıştırmak.
- Maddenin değersiz alacak yok etme yöntemini, karşılık ayırma ve ertelemeye ilişkin hükümlerle karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Değersiz alacak niteliğinin kazanılması için alacağın kazai bir hükme ya da kanaat verici bir vesikaya göre tahsilinin mümkün olmaması aranmaktadır. (9. Daire, 2023/4915 E., 2024/2756 K., 16.05.2024; 9. Daire, 2023/4949 E., 2024/2757 K., 16.05.2024)
- Alacağın tahsilinin imkânsız hale geldiğinin ortaya konulması gerektiği; Yönetim Kurulu kararı gibi iç kararların tek başına bu sonucu doğurmayacağı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/4915 E., 2024/2756 K., 16.05.2024; 9. Daire, 2023/4949 E., 2024/2757 K., 16.05.2024)
- Alacağın, tarafların karşılıklı feragatiyle sonlandığı hallerde değersiz alacak olarak değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2007/20 E., 2007/211 K., 15.06.2007)
- Maddenin birinci fıkrasındaki kriterlerin, alacağın değersiz alacak kapsamına girip girmediğinin belirlenmesinde esas alındığı görülmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/18 E., 1999/375 K., 25.06.1999)
- Özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacakların da 322. madde kapsamında değersiz alacak sayıldığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/5616 E., 2025/617 K., 12.02.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Değersiz alacak olduğunu ileri süren mükellef, alacağın tahsil imkânının kalmadığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tahsil imkânsızlığı kazai bir hüküm (mahkeme kararı, icra takibinde aciz belgesi gibi) ile ispatlanabilir.
- Kazai hüküm bulunmadığında, kanaat verici bir vesika ile ispat yapılır; vesikanın alacağın tahsilinin imkânsızlığına ilişkin makul kanaat oluşturması gerekir.
- Yönetim Kurulu kararı gibi iç belgeler tek başına tahsil imkânsızlığını göstermez; bağımsız bir vesika ile desteklenmelidir. (9. Daire, 2023/4915 E., 2024/2756 K., 16.05.2024; 9. Daire, 2023/4949 E., 2024/2757 K., 16.05.2024)
- Alacağın feragat veya protokolle sona erdiği durumda, feragatin ve protokolün alacağın tahsil imkânını ortadan kaldırdığını mükellef ortaya koymalıdır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2007/20 E., 2007/211 K., 15.06.2007)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.322](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-322): Maddenin kendi metnidir; değersiz alacağın tanımını ve yok edilme yöntemini düzenler.

## [VUK m.323 — Şüpheli alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-323)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 323. maddesi, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesiyle ilgili alacaklardan hangilerinin şüpheli alacak sayılacağını, bu alacaklar için pasifte karşılık ayrılıp ayrılmayacağını, karşılığın hangi alacaklara ait olduğunun nasıl gösterileceğini, teminatlı alacaklarda karşılığın kapsamını ve sonradan tahsil edilen şüpheli alacakların kar-zarar veya işletme hesabına nasıl yansıtılacağını düzenler. Maddenin son fıkrası, işletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerin şüpheli alacak giderlerini ve tahsilatlarını defterlerinde nasıl kaydedeceğini belirler. Madde, alacağın hangi tarihte şüpheli hale geldiğine, karşılığın tutarına ve vergi matrahına etkisine ilişkin ayrıntıları düzenlemez; bunlar kararlarda tartışılmaktadır. Madde, tahakkuk esaslı defter tutan işletmeler ile serbest meslek ve ücret geliri kazananlar bakımından ayrıca bir kayıt zorunluluğu getirmez. Şüpheli alacaklara ilişkin gider yazımının kurumlar vergisi matrahındaki kabulü (5520 sayılı Kanun) ve alacağın tahsili için yapılan icra ve dava işlemlerinin usulü (İİK ve HMK) bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Şüpheli alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Şüpheli alacak**: Maddede sayılan iki halden birine uyan, ticari ya da zirai kazançla ilgili alacaktır. Alacağın bu niteliği, madde metninde sayılan koşullardan birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
- **Dava veya icra safhasındaki alacak**: Alacağın tahsili için dava açılmış ya da icra takibi başlatılmış olan alacaktır. Bu hal, ödeme sorununun yargısal ya da icrai yola taşındığını gösterir ve tek başına yeterlidir; ayrıca protesto veya yazılı istem aranmaz.
- **Protesto veya yazılı istem ile tahsil edilemeyen alacak**: Protesto yapılmış ya da yazı ile bir defadan fazla istenmiş olmasına rağmen borçlu tarafından ödenmemiş alacaktır. Bu halde alacak tutarının üst sınırı vardır; metinde bu sınır güncel tutar üzerinden 25.000 TL olarak uygulanmaktadır.
- **Pasifte karşılık**: Şüpheli alacak için bilançonun pasif tarafında ayrılan tutardır. Ayrılması zorunlu değil, isteğe bağlıdır; ayrılacak tutar değerleme gününün tasarruf değerine göre belirlenir.
- **Tasarruf değeri**: Alacağın değerleme gününde, alacaklının sahip olduğu gerçekçi tahsil imkânını yansıtan değerdir. Karşılığın üst sınırını oluşturur.
- **Teminatlı alacak**: Alacağın rehin, ipotek veya benzeri bir teminatla güvence altına alındığı alacaktır. Bu alacakta karşılık, teminat değeri düşüldükten sonra kalan kısma sınırlıdır.
- **Sonradan tahsil edilen şüpheli alacak**: Daha önce şüpheli alacak olarak nitelenmiş ve sonradan ödenen alacak tutarıdır. Bu tutar tahsil dönemindeki kâr-zarar veya gelir kaydına alınır.

### Şüpheli alacaklar: hangi şartlar aranır?

- Alacağın ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması gerekir; bu koşul yoksa madde kapsamında şüpheli alacaktan söz edilemez.
- Alacağın dava veya icra safhasında bulunması ya da alacağın yapılan protestoya veya bir defadan fazla yazılı istem yapılmasına rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olması gerekir.
- Protesto veya yazılı istem yoluyla şüpheli sayılacak alacağın tutarı, değerleme gününde güncel tutarı aşmamalıdır.
- Pasifte karşılık ayrılabilmesi için alacağın şüpheli alacak niteliğini taşıması ve karşılığın değerleme gününün tasarruf değerine göre hesaplanması gerekir.
- Karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilmelidir.
- Teminatlı alacaklarda karşılık, teminattan geri kalan miktarı aşmamalıdır.
- Sonradan tahsil edilen şüpheli alacak tutarı, tahsil edildiği dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirilmelidir.
- İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler şüpheli alacak giderini ve sonradan tahsilatı defterlerine hangi alacağa ait olduğunu gösterecek biçimde kaydetmelidir.

### Şüpheli alacaklar: hangi sonuçları doğurur?

- Dava veya icra safhasındaki alacak, protesto veya yazılı istem koşulu aranmaksızın şüpheli alacak sayılır.
- Protesto veya bir defadan fazla yazılı istem yapılmış, borçlunun ödemediği ve güncel üst sınırı aşmayan alacak şüpheli alacak sayılır.
- Şüpheli alacak için pasifte karşılık ayrılması isteğe bağlıdır; zorunlu bir karşılık yükümlülüğü doğmaz.
- Karşılık ayrılırken değerleme gününün tasarruf değeri esas alınır.
- Teminatlı alacakta karşılık teminattan geri kalan miktarı aşamaz.
- Sonradan tahsil edilen şüpheli alacak tutarı, tahsil edildiği dönemde kâr-zarar hesabına intikal eder.
- İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler şüpheli alacak giderini ve tahsilatı defterlerinde hangi alacağa ait olduğunu gösterecek şekilde kaydeder.
- Maddede yer alan koşullara uymayan alacak için bu maddeye dayanılarak karşılık ayrılamaz.

### Dava veya icra safhası ile protesto veya yazılı istem arasındaki fark nedir?

- Alacak dava veya icra safhasındaysa şüpheli alacak sayılır. Bu halde alacak tutarı üst sınırına tabi değildir.
- Alacak henüz dava veya icra safhasında değilse, protesto yapılmış ya da bir defadan fazla yazılı istem yapılmış olmalıdır ve tutar üst sınırı aşmamalıdır.

Sonuç: İkinci halde alacak tutarı güncel üst sınırı aşarsa şüpheli alacak sayılmaz; birinci halde bu sınır uygulanmaz.

### Karşılık ayrılan alacak ile teminatlı alacak arasındaki fark nedir?

- Teminatsız şüpheli alacakta karşılık, alacağın tamamı üzerinden tasarruf değerine göre ayrılabilir.
- Teminatlı alacakta karşılık, teminat değerinin düşülmesinden sonra kalan miktarla sınırlıdır.

Sonuç: Teminatlı alacakta teminatı karşılayan kısım için karşılık ayrılamaz.

### Genel usul ile işletme hesabı esasında defter tutanlar arasındaki fark nedir?

- Ticari kazanç sahipleri karşılığı pasifte gösterebilir ve sonradan tahsilatı kâr-zarar hesabına yazar.
- İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, şüpheli alacak giderini ve tahsilatı defterlerinin gider ve gelir kısmına kaydeder.

Sonuç: İşletme hesabı esasında defter tutanlar için ayrı bir kayıt biçimi zorunludur; bu mükellefler alacağın hangi alacak olduğunu da kayıtta göstermek zorundadır.

### Şüpheli alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Dava veya icra safhasındaki alacak için de protesto veya bir defadan fazla yazılı istem aramak; bu iki hal birbirinden ayrıdır.
- Protesto veya yazılı istem yoluyla şüpheli sayılan alacaklarda tutar üst sınırını hiç dikkate almamak; üst sınırın güncel tutarı metinde parantez içinde yazılıdır, eski taban tutar esas alınmamalıdır.
- Teminatlı alacağın tamamı üzerinden karşılık ayırmak; karşılık yalnızca teminattan geri kalan miktarla sınırlıdır.
- Karşılığın ayrılmasını zorunlu saymak; pasifte karşılık ayırmak isteğe bağlıdır.
- Sonradan tahsil edilen tutarı tahsil döneminde değil, alacağın şüpheli hale geldiği dönemde gelir yazmak.
- İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefin son fıkra uyarınca alacağın hangisi olduğunu kayıtta göstermeden gider veya gelir yazması.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alacağın şüpheli hale geldiği tarihte karşılık ayrılmasının zorunlu kılınmadığı, alacağın maddede gösterilen niteliklere sahip olup olmadığının önemli olduğu kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/102 E., 1999/480 K., 12.11.1999)
- Şüpheli alacak için pasifte karşılık ayırmanın mükelleflerin seçimine bırakıldığı, ticari faaliyette tahakkuk esasının geçerli olduğu ve satış bedelinin hasılat hesabına alacak yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1996/220 E., 1998/32 K., 16.01.1998)
- Alacağın şüpheli alacak niteliğinin, tahsil imkânının ortadan kalktığı somut bir durumla birlikte değerlendirildiği; faktoring alacaklarının ticari kurallara uygun takip edilmesinin aranması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2016/16556 E., 2021/1497 K., 08.03.2021)
- Şüpheli alacak hükümlerinden yararlanılabilmesi için alacağın gerçekten şüpheli olduğunun ve maddede sayılan şartların somut olayda sağlanmış olmasının aranması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2020/6351 E., 2021/5689 K., 27.10.2021)
- Alacağın gerçek olup olmadığı ve takip konusu tutarın borçlu kayıtlarıyla uyuşup uyuşmadığı hususunun, şüpheli alacak iddiasında incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/1424 E., 2023/652 K., 07.04.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Şüpheli alacak olarak gider yazan mükellef, alacağın ticari veya zirai kazançla ilgili olduğunu ve madde koşullarından birinin gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür; dava veya icra dosyası, protesto belgesi ya da yazılı istem belgesi bu ispatın temel delilidir.
- Bir defadan fazla yazılı istemin varlığı, istem yazılarının tarih ve içeriğiyle ispatlanır; tek bir istem yazısı bu koşulu karşılamaz.
- Alacağın tutarının güncel üst sınırı aşmadığı, protesto veya yazılı istem yapılmış alacaklar için mükellef tarafından ispat edilmelidir.
- Teminatlı alacakta teminatın değeri mükellef tarafından ortaya konulmalı, karşılığın teminattan geri kalan miktarla sınırlı olduğu belgelenmelidir.
- Vergi idaresi, alacağın gerçek olmadığını ya da şüpheli niteliğini taşımadığını ileri sürerse bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür; mükellef de alacağın gerçekliğini belgelerle ortaya koymalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.323](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-323): Bu maddenin kendi metnidir; şüpheli alacağın tanımını ve karşılık rejimini düzenler.

## [VUK m.324 — Vazgeçilen alacaklar](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-324)

Madde, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacakların borçlunun defterlerinde nasıl kayda alınacağını ve bu kayıtların ne zaman kâr hesabına aktarılacağını düzenler. Alacaklının alacağından vazgeçmesi sonucu borçlu tarafında doğan kayıt işlemi ve üç yıllık bekleme süresi bu kapsamdadır. Madde, alacaklı tarafındaki vergisel sonuçları, alacağın tahsil edilmesi halini ve doğrudan vergi kanunlarındaki karşılık ayrımlarını düzenlemez; bu konular ayrı kurallara tabidir. Maddenin hangi tür vazgeçmelerde uygulanacağı, konkordato ve sulh dışındaki vazgeçmelerde ayrıca değerlendirilmelidir.

### Vazgeçilen alacaklar: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Konkordato veya sulh yoluyla vazgeçilen alacak**: Alacaklının, borçlunun konkordato veya sulh anlaşması çerçevesinde tahsilinden vazgeçtiği alacak tutarıdır. Maddenin uygulama alanı bu alacaklarla sınırlıdır.
- **Özel karşılık hesabı**: Vazgeçilen alacak tutarının borçlunun defterlerinde ayrıca izlendiği geçici hesaptır. Bu hesaptaki tutar, madde gereğince zararla itfa edilmediği sürece belirli bir süre sonra kâr hesabına aktarılır.
- **Zararla itfa**: Özel karşılık hesabındaki tutarın, borçlunun zarar kalemleri üzerinden kapatılmasıdır. Madde, bu yolla kapatılmayan tutarın üç yıl sonunda kâr hesabına geçirileceğini öngörür.

### Vazgeçilen alacaklar: hangi şartlar aranır?

- Alacaklının, borçlunun konkordato veya sulh yoluyla ödenmesi gereken alacaktan vazgeçmiş olması gerekir.
- Vazgeçilen alacak tutarının borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınması gerekir.
- Özel karşılık hesabındaki tutarın, vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmiş olması gerekir; aksi halde kâr hesabına naklolunur.

### Vazgeçilen alacaklar: hangi sonuçları doğurur?

- Vazgeçilen alacak tutarı borçlunun defterlerinde özel karşılık hesabına alınır.
- Özel karşılık hesabındaki tutar, vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilirse kâr hesabına geçmez.
- Üç yıl içinde zararla itfa edilmeyen tutar kâr hesabına naklolunur.
- Madde yalnızca konkordato veya sulh yoluyla vazgeçilen alacakları kapsar; bu niteliği taşımayan alacaklar için bu hesap ve süre işlemez.

### Zararla itfa edilen tutar ile kâr hesabına nakledilen tutar arasındaki fark nedir?

- Üç yıl içinde zararla itfa edilen tutar, özel karşılık hesabından çıkar ve kâr hesabına geçmez.
- Üç yıl içinde zararla itfa edilemeyen tutar, süre sonunda kâr hesabına naklolunur.

Sonuç: İki hal arasında fark, süre sonunda tutarın kâr hesabına geçip geçmemesidir.

### Vazgeçilen alacaklar: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Vazgeçilen alacağı, konkordato veya sulh dışında bir nedenle vazgeçilmiş sayıp bu madde kapsamında işlem yapmak.
- Üç yılı, vazgeçme yılının başından değil sonundan saymamak.
- Zararla itfa edilmeyen tutarı süre dolmadan kâr hesabına aktarmak.
- Üç yıllık süre dolduğu halde tutarı kâr hesabına geçirmeyi unutmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vazgeçilen alacağın özel karşılık hesabına alınıp alınmadığı ve bu tutarın hangi zarar kalemiyle itfa edilmesi gerektiği tartışmasına konu olmaktadır. (4. Daire, 2019/3189 E., 2022/6336 K., 09.11.2022)
- Maddenin konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar için düzenlendiği, bu nitelikte olmayan alacaklar bakımından uygulanmayacağı vurgulanmaktadır. (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/499 E., 2024/121 K., 15.02.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2006/291 E., 2006/334 K., 08.12.2006)

### Nasıl ispat edilir?

- Vazgeçilen alacağın konkordato veya sulh yoluyla doğmuş olduğunu ve alacaklının vazgeçme irade beyanını ileri süren taraf ispatlamalıdır; bu ispat anlaşma belgesi, mahkeme kararı veya tutanakla yapılabilir.
- Alacaktan vazgeçildiği yılın belirlenmesi, süreye bağlı kayıt işleminin başlangıcını oluşturduğu için yılın kayıtlarla gösterilmesi gerekir.
- Üç yıl içinde zararla itfa edildiğini iddia eden mükellef, bu itfayı defter kayıtlarıyla ispatlamalıdır; aksi halde tutarın kâr hesabına nakledildiği kabul edilir.
- Vergi idaresi, süre dolduğunda tutarın kâr hesabına geçmesi gerektiğini belirli bir tutar üzerinden ortaya koymak zorundadır.

## [VUK m.325 — Sermayenin itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-325)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 325. maddesi, imtiyazlı işletmelerde imtiyaz süresi sonunda tesisatın bedelsiz olarak Devlete, Devletçe belirlenen bir teşekküle veya belediyeye geçmesi hâlinde, sermayenin itfasına ilişkin kuralı düzenler. Kuralın konusu, imtiyazname gereği bulunan bu devrin sermaye itfasına bağlanmasıdır. Madde, imtiyaz süresi içindeki vergi uygulamalarını, imtiyaz sözleşmesinin diğer hükümlerini ve tesisatın devri dışındaki sermaye azaltma işlemlerini düzenlemez. Sermaye şirketlerinin genel sermaye azaltımı usulü (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri) ile vergi usulündeki 325/A maddesinde yer alan girişim sermayesi fonu düzenlemesi bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Sermayenin itfası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İmtiyazlı işletme**: Devletçe veya kamu adına verilmiş bir imtiyaza dayanarak kamusal nitelikte bir hizmeti yürüten işletmedir. Maddenin uygulanabilmesi için işletmenin bu niteliği taşıması gerekir.
- **Tesisat**: İmtiyaz konusu hizmetin yürütülmesi için kurulmuş olan tesislerin bütünüdür. Maddede devir konusu olan malvarlığı bu kavramla ifade edilir.
- **İmtiyaz süresinin sonunda bedelsiz intikal**: İmtiyaz sona erdiğinde tesisatın bir bedel ödenmeksizin Devlete, Devletçe tensip edilen bir teşekküle veya belediyeye geçmesidir. Devir, imtiyazname hükmünün gereği olmalıdır.
- **Sermayenin itfası**: Şirket sermayesinin, ortaklara ödeme yapılarak veya hesaplarda düşülerek kademeli biçimde geri alınmasıdır. Madde bu itfanın yıllık belli bir nispet veya miktara bağlanmasını öngörür.
- **İmtiyaz mukavelenamesi**: İmtiyazın kapsamını, süresini ve devir koşullarını belirleyen sözleşmedir. Sermaye itfası için yıllık oran veya tutarın bu belgede gösterilmiş olması gerekir.

### Sermayenin itfası: hangi şartlar aranır?

- İşletmenin imtiyazlı işletme olması ve tesisatın imtiyaz süresi sonunda intikal eden malvarlığı olması gerekir.
- Tesisatın bedelsiz olarak Devlete, Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikal etmesi gerekir; bedel karşılığı devir bu hükmün kapsamında değildir.
- Devrin imtiyazname gereği olması, yani imtiyaz belgesinde öngörülmüş bulunması gerekir.
- İmtiyaz mukavelenamesinde sermayenin itfası için yıllık belli bir nispet veya miktarın ayrılmış olması gerekir.
- Yıllık nispet veya miktar, itfanın yapılacağı tek ölçüt olarak alınmalı; bu ölçütün dışında bir itfa oranı uygulanmamalıdır.

### Sermayenin itfası: hangi sonuçları doğurur?

- İmtiyaz süresi sonunda tesisat bedelsiz olarak intikal ettiğinde ve mukavelenamede yıllık nispet veya miktar öngörülmüşse, sermaye bu nispet veya miktar üzerinden itfa edilir.
- Mukavelenamede yıllık nispet veya miktar öngörülmemişse, bu madde gereğince itfa yapılmaz.
- Devir bedelli gerçekleşirse bu hükmün öngördüğü itfa işlemi doğmaz.
- Maddede belirtilen şartlar birlikte gerçekleşmeden sermaye itfasının kendiliğinden doğduğu kabul edilemez.

### Bedelsiz intikal ile bedelli devir arasındaki fark nedir?

- Tesisatın bedelsiz olarak Devlete, teşekküle veya belediyeye geçtiği hal bu maddenin kapsamına girer.
- Tesisatın bir bedel karşılığında devredildiği hal, bedelsiz devir koşulunu taşımadığından maddenin dışında kalır.

Sonuç: Yalnız bedelsiz devirde sermaye itfası bu madde uyarınca gündeme gelir; bedelli devirde itfa bu hükme dayanılarak yapılmaz.

### Nispet veya miktar öngörülmüş olması ile öngörülmemiş olması arasındaki fark nedir?

- İmtiyaz mukavelenamesinde yıllık belli bir nispet veya miktar gösterilmişse itfa bu oran üzerinden yapılır.
- Mukavelenamede böyle bir nispet veya miktar yoksa madde itfa hakkı doğurmaz.

Sonuç: İtfa yalnız mukavelenamede açıkça belirlenmiş ölçüde gerçekleşir; sözleşmede boş bırakılmış bir oran maddeye dayanılarak tamamlanamaz.

### Sermayenin itfası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi her türlü devre uygulamak; yalnız bedelsiz intikal hallerinde uygulanabileceğini gözden kaçırmak.
- Mukavelenamede nispet veya miktar öngörülmemişken itfa yapılabileceğini varsaymak; bu durumda hükmün uygulanmayacağını göz ardı etmek.
- Maddedeki yıllık nispet veya miktar şartını yerine getirilmiş saymak, oysa şartın belgede açıkça bulunması gerektiğini atlamak.
- Bu maddeyi girişim sermayesi fonu düzenlemesi olan 325/A ile karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargı kararlarında bu maddenin doğrudan uygulandığı bir değerlendirme yer almamaktadır; karar alıntıları 213 sayılı Kanun'un 325/A maddesine ilişkin girişim sermayesi fonu indirimini konu almaktadır ve bu madde ile ilgisizdir.

### Nasıl ispat edilir?

- Sermaye itfasını isteyen taraf, tesisatın imtiyaz süresi sonunda bedelsiz olarak devredildiğini ispat yükü altındadır; devrin belgesi olarak imtiyaz sözleşmesi ve devir tutanakları kullanılabilir.
- Yıllık nispet veya miktarın varlığı, imtiyaz mukavelenamesinin yazılı metniyle ispatlanır; sözlü beyan bu şartın ispatında yeterli değildir.
- Devrin imtiyazname gereği olduğunu iddia eden taraf, imtiyazname hükmünü ortaya koymalıdır.
- Devrin bedelli olduğunu ileri süren karşı taraf, bedel ödendiğini gösteren belge ile savunmasını ispatlar.

## [VUK m.325/A — Girişim sermayesi fonu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-325a)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 325/A maddesi, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla girişim sermayesi fonu ayrılmasına ilişkin şartları, fonun tutulma biçimini, fonun amacı dışında kullanılması hâlinde vergilendirilmesini ve uygulamaya ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirlenmesini düzenler. Madde, ticari kazanç sahibi kurumlar ile beyan edilen gelirleri bulunan mükellefler bakımından uygulanır. Madde, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının kuruluş ve faaliyet esaslarını düzenlemez; bunlar Sermaye Piyasası Kanunu mevzuatına bırakılmıştır. Maddenin kendi içinde düzenlenmeyen, fonun kurumlar vergisi ya da gelir vergisi hesabına ilişkin genel kuralları ve ilgili vergi türlerinin matrahına dair hükümleri ayrıca vardır; bunlar kanun metninde yer almaz. Fona ayrılan tutarın gelir vergisi ya da kurumlar vergisi matrahından indirilmesine ilişkin genel usul ile vergi tarhı ve gecikme faizi hesabının usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Girişim sermayesi fonu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Girişim sermayesi yatırım ortaklığı**: Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak yatırım ortaklığıdır. Maddenin fon kullanımına izin verdiği yatırım aracı bu ortaklıklardır ve bunların dışında kalan şirketlere yapılan sermaye koyma bu istisnadan yararlanmaz.
- **Girişim sermayesi yatırım fonu**: Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak kurulan ve katılma payı satın alınarak yatırım yapılan fondur. Fon payının satın alınması da madde kapsamında bir yatırım biçimidir.
- **Girişim sermayesi fonu**: Kurum kazancından veya beyan edilen gelirden, yukarıda sayılan yatırım araçlarına aktarılmak üzere ayrılan ve pasifte geçici bir hesapta tutulan tutardır. Ayrılan tutar, kanunun öngördüğü sınırları aşamaz.
- **Üst sınır**: Fonun, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin yüzde onunu ve öz sermayenin yüzde yirmisini aşamayacağı ölçüttür. Fon, bu iki ölçütten hangisinin aşılmasına izin vermiyorsa o ölçüte göre sınırlıdır.
- **Öz sermaye**: Mükellefin ayrılacak fonun üst sınırını belirlemede esas aldığı bilanço kalemidir. Ayrılacak tutar hesaplanırken bu kalemin yüzde yirmisi ölçüt olarak alınır.
- **Amaç dışı kullanım**: Fonun yatırım amacı dışında bir hesaba aktarılması, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükellefler tarafından ana merkeze aktarılması veya işin terki, tasfiye, devir, bölünme ve yatırım aracının elden çıkarılması gibi hâllerdir. Bu hâllerde fon vergiye tabi tutulur.

### Girişim sermayesi fonu: hangi şartlar aranır?

- Fonun, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla ayrılması gerekir.
- Ayrılacak fon, ilgili dönem kurum kazancının veya beyan edilen gelirin yüzde onunu aşmamalıdır.
- Ayrılacak fon, öz sermayenin yüzde yirmisini aşmamalıdır.
- Ayrılan tutar pasifte geçici bir hesapta tutulmalıdır.
- Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmalıdır; aksi hâlde fonun kullanılmadığı kabul edilir ve bu durumda vergi tahsili gerekir.
- Fon, amacı dışında herhangi bir suretle başka hesaba nakledilmemeli, işletmeden çekilmemeli, ortaklara dağıtılmamalı, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılmamalı; işin terki, tasfiye, devir veya bölünme gibi hâller de gerçekleşmemelidir.
- Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetleri veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılması hâlinde, bu tutar altı ay içinde yeniden madde amacına uygun kullanılmalıdır.

### Girişim sermayesi fonu: hangi sonuçları doğurur?

- Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar yatırım yapılmazsa, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.
- Fon amacı dışında kullanılırsa, bu işlemin yapıldığı dönemde vergiye tabi tutulur.
- Yatırım aracının elden çıkarılması hâlinde altı ay içinde yeniden kullanılmazsa, sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.
- Fon, madde amacına uygun biçimde kullanıldığı sürece vergiye tabi tutulmaz.
- Fonun ayrılmasına ilişkin sınırlar aşılırsa, aşan kısım için bu maddenin ayrılma hakkı doğmaz.

### Kazanç ya da gelir ölçütü ile öz sermaye ölçütü arasındaki fark nedir?

- Fon tutarı, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin yüzde onu ile sınırlıdır.
- Fon tutarı ayrıca öz sermayenin yüzde yirmisini aşamaz.

Sonuç: İki sınırdan hangisi daha düşükse ayrılabilecek fon o tutarla sınırlı kalır; ölçütler birbirinin yerine kullanılamaz.

### Yatırım yapılması ile yatırım yapılmaması arasındaki fark nedir?

- Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılırsa fon bu yatırımla amacına uygun kullanılmış olur.
- Yıl sonuna kadar yatırım yapılmazsa zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.

Sonuç: Yatırım yapılmayan yılda fon nedeniyle vergi kaybı giderilir; gecikme faizi de tahsil edilir.

### Amaca uygun yeniden kullanım ile amaç dışı kullanım arasındaki fark nedir?

- Fon, altı ay içinde yeniden madde amacına uygun kullanılırsa vergiye tabi tutulmaz.
- Fon amaç dışı bir işleme konu edilir veya altı ay içinde yeniden kullanılmazsa işlemin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergilendirilir.

Sonuç: Vergilendirme hâli, işlemin yapıldığı dönemi veya altı aylık sürenin dolduğu dönemi esas alır.

### Girişim sermayesi fonu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Fonun sınırını hesaplarken yüzde on ile yüzde yirmi ölçütlerini birlikte değil ayrı ayrı yorumlamak; iki sınırdan küçük olanın esas alınması gerektiğini gözden kaçırmak.
- Pasifte geçici hesapta tutulması zorunlu olan tutarı doğrudan gelir ya da gider hesabına almak.
- Altı aylık sürenin, yatırım aracının elden çıkarıldığı tarihten başladığını unutmak.
- Yıl sonuna kadar yatırım yapılmamasının, vergi tahsilini ve gecikme faizini doğurduğunu gözden kaçırmak.

### Nasıl ispat edilir?

- Fonun ayrılmasını ileri süren mükellef, ayrılan tutarın yüzde on ve yüzde yirmi sınırları içinde kaldığını ilgili dönem kazanç ve öz sermaye tablolarıyla göstermelidir.
- Girişim sermayesi yatırım ortaklığına sermaye koyma ya da fon payı satın alma işlemi, ortaklık veya fon tarafından düzenlenen belgelerle ispat edilmelidir.
- Yatırımın yıl sonuna kadar yapıldığını iddia eden mükellef, bu yatırımı belgelemekle yükümlüdür; belge sunulamazsa fon yatırıma ulaşmamış sayılır.
- Fonun amaç dışı kullanıldığı veya altı ay içinde yeniden kullanılmadığı iddiası vergi idaresi tarafından ileri sürüldüğünde, işlemin ve sürenin tespiti idarece yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 213 sayılı Kanun: Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir; ayrıca gecikme faizi ve vergi tahsili için Vergi Usul Kanununun genel hükümleri uygulanır.
- Sermaye Piyasası Kanunu: Girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının ve fonların kuruluşu ile denetimi bu kanun mevzuatına bağlıdır; madde bu yatırım araçlarının tanımı için ona dayanır.

## [VUK m.326 — İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-326)

Madde, kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ile peştemallıkların itfasını düzenler; bu giderlerin mukayyet değer üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa edilmesini öngörür. Madde yalnızca kurumlar vergisi mükelleflerinin aktifleştirdiği bu üç kalem bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: itfa payının kayıtlara alınma usulü ve aktifleştirme şartları (m.315 ve devamı, ilgili düzenlemeler), gider ile aktifleştirilen kalemlerin tanımı ve ayrıntıları (ilgili mevzuat ve tebliğler), amortisman ve itfa payının genel hesap esasları (m.315 vd.), ile itfa edilmemiş kısmın elden çıkarılması hâlindeki sonuçlar (m.331 ve kurumlar vergisi mevzuatı).

### İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlk tesis giderleri**: Kurumun kuruluşundan işletmeye geçene kadar yaptığı ve aktifleştirilen giderlerdir. Gider niteliği taşısa da kurumun aktifinde varlık olarak izlenir.
- **Taazzuv giderleri**: Kurumun örgütlenmesi ve faaliyete geçmesi için yapılan, aktifleştirilerek itfaya tabi tutulan giderlerdir. Maddede yer alan ayrı bir kalem olarak sayılmıştır.
- **Peştemallık**: Kurumun aktifinde yer alan, uzun vadede yararlanılacak ve bu nedenle aktifleştirilerek itfa edilen peşin ödenmiş kalemlerdir.
- **Mukayyet değer**: Aktifleştirilen kalemin kayıtlarda yer alan defter değeridir. İtfaya esas tutar bu değer üzerinden hesaplanır.
- **İtfa**: Aktifleştirilen giderin belirli bir süre içinde eşit tutarlarla gidere dönüştürülmesi ve bu yolla kâr üzerinden düşülmesidir. Maddede beş yıl süre öngörülmüştür.

### İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası: hangi şartlar aranır?

- Giderin ilk tesis, taazzuv veya peştemallık niteliğinde olması ve kurum tarafından aktifleştirilmiş bulunması gerekir.
- İtfaya esas tutarın mukayyet değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
- Mukayyet değerin beş yıl içinde eşit miktarlarda itfa edilmesi gerekir; süre bu kalemler için tavan olarak aşılamaz.
- Madde, aktifleştirilmeyen giderler, kurum dışı gider kalemleri ve farklı itfa süresine tabi kalemler bakımından uygulanmaz.

### İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası: hangi sonuçları doğurur?

- Aktifleştirilen kalemler beş yıl içinde itfa edilir ve her yıl eşit tutarda gider kaydedilir.
- İtfa tutarı mukayyet değer üzerinden hesaplanır; değer artışı veya indirimi itfaya esas tutarı doğrudan değiştirir.
- Beş yıllık sürenin sonunda kalemin itfası tamamlanmış olur ve kalan tutar kalmaz.
- Maddeyi aşan bir süreyle itfa, süre tavanına aykırıdır ve kurum kazancının yanlış tespitine yol açar.

### Aktifleştirilen kalem ile aktifleştirilmeyen gider arasındaki fark nedir?

- Aktifleştirilen ilk tesis, taazzuv ve peştemallık kalemleri maddenin kapsamındadır ve beş yıl içinde itfa edilir.
- Doğrudan gider yazılan veya aktifleştirilmeyen harcamalar bu maddeye tabi değildir.

Sonuç: Yalnızca aktifleştirilen kalemler için itfa süresi ve eşit taksit kuralı işler; diğerleri dönem gideri olarak doğrudan kayda alınır.

### İlk tesis-taazzuv-peştemallık ile diğer aktif kalemleri arasındaki fark nedir?

- Maddede sayılan üç kalem beş yıl içinde eşit itfa edilir.
- Maddede sayılmayan diğer aktif kalemler için bu madde hükmü uygulanmaz.

Sonuç: Diğer kalemlerin itfa veya amortisman süreleri ayrı mevzuat hükümlerinden belirlenir.

### İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştemallıkların itfası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İtfa süresini beş yıl yerine daha kısa veya uzun uygulamak; süre maddede beş yıl olarak sabittir.
- Mukayyet değer yerine satın alma bedeli veya piyasa değerini esas almak; itfa tutarı mukayyet değer üzerinden hesaplanır.
- Eşit taksit yerine kârla orantılı veya yıllara göre değişen tutarlar ayırmak.
- Aktifleştirilmeyen bir gideri bu madde kapsamında itfa etmeye çalışmak.
- Peştemallık ile diğer ön ödemeleri aynı kalem sayarak ayrı itfa esasını uygulamamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Aktifleştirilmesi gereken kalemler ile doğrudan gider yazılan kalemlerin ayrımı yapılmadan itfa hesabı yapılması uygulamada yanlış kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/5918 E., 2025/1738 K., 10.04.2025)
- İtfa süresinin beş yıldan uzun tutulması veya eşit tutar yerine değişken taksit uygulanması hukuka aykırı bulunmaktadır. (3. Daire, 2023/5918 E., 2025/1738 K., 10.04.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Aktifleştirilen kalemin ilk tesis, taazzuv veya peştemallık niteliğini ileri süren kurum, bu niteliği defter kayıtları ve fatura ile ispatlar.
- İtfa süresinin beş yılı aşmadığını ve eşit taksitle yapıldığını gösteren kayıtlar, itfa cetveli ve mizan ile ispat edilir.
- Mukayyet değerin doğruluğu, kaydın ilgili belgelerle uyumu ve aktifleştirme tarihi vergi incelemesinde kurum tarafından belgelenir.
- Vergi idaresi, kurumun bu kalemleri gider yazarak veya uzun süreli itfa yaparak kazancı azalttığını iddia ederse, bu iddiayı kayıtlardan hareketle ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.315](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-315): Aktifleştirme ve amortisman esaslarının genel düzenlemesidir; itfa payının hesaplanması bu genel hükümlere dayanır.
- [213 sayılı Kanun m.331](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-331): Aktifleştirilen kalemlerin elden çıkarılması veya değer kaybı hâlindeki sonuçlarını düzenler; itfa süresi içindeki değişiklikleri tamamlayabilir.

## [VUK m.327 — Özel maliyet bedellerinin itfası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-327)

Madde, gayrimenkullerin, elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının ve gemilerin iktisadi kıymetlerini artıran ve özel maliyet bedeli niteliğinde olan harcamaların itfasını düzenler. Bu harcamaların kira veya işletme hakkı süresine göre eşit yüzdelerle itfa edileceğini, sözleşme sona erdiğinde kalan itfa edilmemiş tutarın tek seferde gidere yazılacağını kurar. Madde, özel maliyet bedelinin tanımını ve hangi harcamaların bu kapsama girdiğini düzenlemez (m.272). Amortisman oranlarının ve normal itfa usulünün genel esasları ile yatırım indirimi uygulaması bu maddede yer almaz (m.315 ve devamı, m.272). Vergi incelemesi ve düzeltme sonrası kayıt işlemleri de bu madde kapsamında değildir.

### Özel maliyet bedellerinin itfası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Özel maliyet bedeli**: Kiralanan veya işletme hakkı alınan gayrimenkul, elektrik varlığı ya da gemi üzerinde yapılan ve iktisadi kıymeti artıran harcamalardır. Tanımı ve kapsamı m.272 belirler; bu madde yalnız bu bedellerin itfa usulünü düzenler.
- **Eşit yüzdelerle itfa**: Özel maliyet bedelinin, kira veya işletme hakkı süresine bölünerek her yıl için eşit oranda gidere yazılmasıdır. Yıllık pay, toplam süreye oranla hesaplanır.
- **Kira veya işletme hakkı süresi**: Harcamanın bağlı olduğu kira sözleşmesinin ya da işletme hakkı sözleşmesinin süresidir. İtfa oranı bu süreye göre belirlenir, varlığın ekonomik ömrüne göre belirlenmez.
- **Kalan itfa edilmemiş gider**: Sürenin dolmadan sona ermesi halinde, henüz yıllara dağıtılıp gider yazılmamış olan özel maliyet tutarıdır. Bu tutar boşaltma veya hakkın sona erdiği yılda tek seferde gider yazılır.

### Özel maliyet bedellerinin itfası: hangi şartlar aranır?

- Harcamanın gayrimenkul, elektrik üretim ve dağıtım varlığı veya gemi üzerinde yapılmış olması ve iktisadi kıymeti artırması gerekir.
- Harcamanın m.272 kapsamında özel maliyet bedeli niteliğini taşıması gerekir.
- Harcamanın kiralanan şeye veya alınan işletme hakkına ilişkin bir kira ya da işletme hakkı süresi bulunması gerekir.
- Yıllık itfa payının, harcamanın kira veya işletme hakkı süresine göre eşit yüzdelerle hesaplanması gerekir.
- Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan kiralanan şeyin boşaltılması ya da işletme hakkının herhangi bir sebepten sona ermesi halinde, itfa edilmemiş kalan tutarın boşaltma veya sona erme yılında tek seferde gider yazılması gerekir.

### Özel maliyet bedellerinin itfası: hangi sonuçları doğurur?

- Özel maliyet bedeli, kira veya işletme hakkı süresi boyunca eşit yüzdelerle itfa edilir ve her yıl bu pay kadar gider yazılır.
- Kira veya işletme hakkı süresi dolmadan kiralanan şeyin boşaltılması halinde, henüz itfa edilmemiş giderler boşaltma yılında bir defada gider yazılır.
- Hakkın herhangi bir sebepten sona ermesi halinde de kalan itfa edilmemiş giderler, sona erdiği yılda bir defada gider yazılır.
- Süre sonuna kadar sürdüğünde kalan tutar bulunmadığından ayrıca tek seferlik gider yazımı doğmaz.

### Süre dolduğunda itfa ile süre dolmadan sona erme arasındaki fark nedir?

- Kira veya işletme hakkı süresi kendiliğinden dolduğunda, giderler eşit yüzdelerle yıllara yayılarak itfa edilmiş olur.
- Süre dolmadan boşaltma veya hakkın herhangi bir sebepten sona ermesi halinde, henüz itfa edilmemiş tutar bir kalemde toplanır.

Sonuç: Erken sona ermede kalan tutar tek yılda gider yazılır; böylece yıllara yayılmış itfa kesilir ve kalan gider öne alınır.

### Özel maliyet bedeli ile normal amortisman arasındaki fark nedir?

- Kiralanan veya işletme hakkı alınan şeyde yapılan, iktisadi kıymeti artıran harcamalar bu maddeye tabidir.
- Kiracı veya işletme hakkı sahibine ait olmayan, doğrudan aktife kayıtlı mal ve haklar için genel amortisman hükümleri uygulanır.

Sonuç: İtfa esası kira veya işletme süresine göre yapılır; amortisman oranı ve ekonomik ömür esası bu harcamalara uygulanmaz.

### Özel maliyet bedellerinin itfası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Özel maliyet bedelini normal amortisman oranları ve ekonomik ömre göre itfa etmek; bu madde kira veya işletme hakkı süresine göre itfa öngörür.
- Erken sona ermede kalan tutarı yıllara yaymaya devam etmek; bu durumda kalan tutar sona erme yılında bir defada gider yazılır.
- Boşaltma veya sona erme yılında tek seferlik gider yazımını unutmak; kalan tutar bu yılda tamamen giderleştirilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, özel maliyet bedelinin kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. (4. Daire, 2002/1876 E., 2003/847 K., 07.04.2003)
- Kiralanan taşınmazın tapuda başka bir şirket adına tescil edilmesi, kira veya işletme hakkının sona erdiği sonucunu doğurabilir ve bu halde kalan giderlerin sona erme yılında tek seferde gider yazılması gerektiği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2020/135 E., 2022/3458 K., 29.09.2022; 3. Daire, 2019/7777 E., 2022/3457 K., 29.09.2022)
- Özel maliyet bedeli niteliğindeki harcamaların yatırım indirimi istisnasından yararlanabilmesi için ekonomik ömrünün beş yıl ve daha fazla olması gerektiği yönünde uygulama bulunmaktadır. (4. Daire, 2007/3468 E., 2009/2647 K., 25.05.2009)

### Nasıl ispat edilir?

- Kira veya işletme hakkının sona erdiğini ve sona erme tarihini ileri süren taraf, bunu tapu kaydı, kira sözleşmesi veya işletme hakkı sözleşmesi ile ispatlar.
- Kalan itfa edilmemiş giderin tutarını ileri süren mükellef, harcamaların belgeleri ile yıllara göre yapılmış itfa tablosunu ortaya koyar.
- Tek seferlik gider yazımının yapılmadığını ileri süren vergi idaresi, mükellefin sona erme yılında bu tutarı gider yazmadığını kayıtlarla ortaya koyar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.272](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-272): Özel maliyet bedelinin tanımını ve kapsamını belirler. Bu madde, o bedellerin itfa usulünü düzenlediğinden m.272 olmadan kapsamı belirlenemez.
- [213 sayılı Kanun m.315](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-315): Genel amortisman esaslarını düzenler. Bu madde özel maliyet bedelleri için amortisman yerine kira süresine göre itfa öngördüğünden iki hüküm birbirinden ayrılır.

## [VUK m.328 — Amortismana tabi malların satılması](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-328)

Bu madde, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışında oluşan kârın (satış bedeli ile envanter değeri farkının) kar ve zarar hesabına geçirilmesini, amortisman ayrılmış kıymetlerde değerin hesaplanmasını, devir ve trampanın satış sayılmasını ve bilanço esasına göre defter tutanlar bakımından satış kârının pasifte geçici bir hesapta tutulabilmesi koşullarını düzenler. Uygulama, işletme hesabı esasında ve serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler ile bilanço esasında defter tutan mükellefler bakımından ayrı kurallar içerir. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına bırakılmıştır. Bu maddede, amortisman oranlarının ve amortisman yönteminin belirlenmesi düzenlenmez (VUK m.315 vd.). Amortismana tabi olmayan kıymetlerin satışı ile arsa ve arazi satışının vergisel sonucu bu maddede aranmaz; ayrıca satış kârına ilişkin kurumlar vergisi ve gelir vergisi matrahının tespiti vergi kanunlarında ayrıca düzenlenir.

### Amortismana tabi malların satılması: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Amortismana tabi iktisadi kıymet**: Zamanla değer kaybeden ve amortisman ayrılmasına imkân tanınan, işletmede kullanılan maddi duran varlıklardır. Satışta bu kıymetlerin envanter değeri ile satış bedeli arasındaki fark kâr ya da zarar olarak hesaplanır.
- **Envanter defterinde kayıtlı değer**: Satış tarihinde kıymetin envanter defterinde gösterilen değeridir. Amortisman ayrılmış kıymetlerde bu değer, ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.
- **Devir ve trampa**: Bir iktisadi kıymetin bedelsiz devri veya karşılığında başka bir malla değiştirilmesidir. Madde bunları satış hükmünde sayar; dolayısıyla satışa ilişkin kâr hesabı bunlar için de yapılır.
- **Pasifte geçici bir hesap**: Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin satış kârını, yenileme veya benzer kıymet alımı gerçekleşene kadar bekletebildikleri pasif tarafta yer alan geçici hesaptır. Bu hesap, madde şartlarına uyulduğu sürece kârın vergilendirilmesini erteler.
- **Yenileme ve benzer mahiyetli kıymet iktisabı**: Satılan kıymetin yerine geçecek yeni bir kıymetin edinilmesidir. Yenileme, işin niteliği gereği zorunlu ise ya da işletmeyi idare edenlerce karar verilip teşebbüse geçilmişse geçici hesabın korunması için aranır.
- **Mahsup**: Geçici hesapta tutulan kârın, yeni edinilen kıymetlerin ayrılacak amortismanlarına karşılık düşülmesidir. Böylece kâr, amortisman yoluyla zamana yayılmış olarak gider azaltımına dönüşür.

### Amortismana tabi malların satılması: hangi şartlar aranır?

- Satılan kıymetin amortismana tabi bir iktisadi kıymet olması gerekir.
- Satış bedeli ile kıymetin envanter defterindeki değeri arasındaki fark, kâr veya zarar hesabına geçirilmelidir; işletme hesabı esasında defter tutan ve serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider olarak kaydeder.
- Amortisman ayrılmış kıymetlerde değer, ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağ alınmalıdır.
- Devir veya trampa yapılmışsa bunlar satış hükmünde olduğu için aynı fark hesabı uygulanmalıdır.
- Bilanço esasına göre defter tutan mükellefte geçici hesapta tutma için satılan kıymetin yenilenmesi veya benzer mahiyette kıymet iktisabı, işin niteliği gereği zorunlu olmalı ya da işletmeyi idare edenlerce karar verilip teşebbüse geçilmiş bulunmalıdır.
- Geçici hesapta tutulan kâr, satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte bekletilebilir; bu süre içinde yenileme ya da benzer kıymet iktisabı gerçekleşmelidir.
- Yeni edinilen kıymetler, finansal kiralama yoluyla edinilenler dahil, geçici hesaptaki kârın mahsup edileceği kıymetler olarak amortisman ayrılabilecek tutar içinde kalmalıdır; fazlalık, üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.
- Satıştan sonra üçüncü takvim yılının sonundan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi gerçekleşmemelidir; aksi halde geçici hesaptaki kâr o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.

### Amortismana tabi malların satılması: hangi sonuçları doğurur?

- Amortismana tabi kıymetin satışında bedel ile envanter değeri arasındaki fark, işletme hesabı ve serbest meslek kazanç defteri mükelleflerinde defterde hasılat veya gider olarak, bilanço esasında kâr ve zarar hesabında yer alır.
- Bilanço esasında defter tutan mükellef, yenileme koşullarını taşıyorsa satış kârını üçüncü takvim yılı sonuna kadar pasifte geçici hesapta tutabilir.
- Geçici hesapta tutulan kâr, yeni kıymetlerin amortismanına mahsup edilir ve mahsup bitince kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
- Yenileme gerçekleşmez ya da yeni kıymetlerin amortisman tutarı kârdan az kalırsa tutarın ilgili bölümü, üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.
- Üçüncü takvim yılı sonundan önce işin terki, devri veya tasfiye olursa geçici hesaptaki kâr o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.
- Devir ve trampa satış hükmünde olduğundan bunlarda da aynı fark hesabı ve kâr-zarar sonucu doğar.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.

### İşletme hesabı ile bilanço esası arasındaki fark nedir?

- İşletme hesabı esasında ya da serbest meslek kazanç defteri tutan mükellef satış farkını doğrudan defterinde hasılat veya gider olarak kaydeder.
- Bilanço esasında defter tutan mükellef, aynı farkı kâr ve zarar hesabına geçirir ve ayrıca pasifte geçici hesap tutma imkânından yararlanabilir.

Sonuç: Yalnız bilanço esasındaki mükellef satış kârını yenileme koşuluyla pasifte bekletebilir; işletme hesabı mükellefi bu imkâna sahip değildir.

### Yenileme yapılan ile yapılmayan satış arasındaki fark nedir?

- Satılan kıymetin yenilenmesi veya benzer kıymetin iktisabı gerçekleşmiş olan mükellefte geçici hesap, yeni kıymetlerin amortismanına mahsup edilir.
- Üçüncü takvim yılı sonuna kadar yenileme gerçekleşmeyen mükellefte geçici hesaptaki kâr, ilgili yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.

Sonuç: Yenileme gerçekleşirse kâr amortisman yoluyla zamana yayılır; gerçekleşmezse kâr vergilendirilir.

### Yeni kıymet tutarı ile amortisman tutarı arasındaki fark nedir?

- Yeni edinilen kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarı, pasifte bekleyen kârı karşılayacak kadar ise mahsup tamamlanır.
- Yeni kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarı, geçici hesaptaki kârdan düşükse fazlalık oluşur.

Sonuç: Fazlalık, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.

### Üçüncü yıl sonu ile erken işin terki, devir veya tasfiye arasındaki fark nedir?

- Üçüncü takvim yılı sonuna kadar işletme devam eder ve yenileme için süre tanınır.
- Bu yıl sonundan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi gerçekleşir.

Sonuç: Erken sona erme halinde geçici hesaptaki kâr, o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir ve bekletme imkânı kalmaz.

### Amortisman ayrılmış ile ayrılmamış kıymet arasındaki fark nedir?

- Amortisman ayrılmış kıymette satış farkı, envanter değeri ayrılmış amortismanlar düşülerek bulunan kalan meblağa göre hesaplanır.
- Amortisman ayrılmamış kıymette envanter değeri doğrudan kayıtlı değerdir.

Sonuç: Aynı satış bedeli için amortisman ayrılmış kıymetlerde kâr daha yüksek, zarar daha düşük çıkar.

### Amortismana tabi malların satılması: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Satış kârını bilanço esasında olmayan mükelleflerin de pasifte geçici hesapta bekletebileceğini varsaymak; bu imkân yalnız bilanço esasında defter tutanlara tanınmıştır.
- Yenileme kararının alınmış olmasını yeterli saymak; madde, kararın yanında teşebbüse geçilmiş olmasını ve yenilemenin gerçekleşmesini aramaktadır.
- Üçüncü takvim yılı sonunu satış yılı ile karıştırmak; süre satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılı sonuna kadardır.
- Yeni kıymetin amortisman tutarını aşan kısmı mahsup etmek; bu fazlalık geçici hesapta kalmaz, üçüncü yılın kârına eklenir.
- Amortisman ayrılmış kıymette satış farkını tam envanter bedeli üzerinden hesaplamak; doğrusu, ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.
- Devir ve trampayı satış dışı işlem saymak; madde bunları satış hükmünde tutmaktadır.
- Finansal kiralama yoluyla edinilen kıymetleri mahsup kapsamı dışında bırakmak; madde bunları açıkça dahil etmektedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Satış kârının pasifte geçici hesapta tutulabilmesi için yenileme veya benzer kıymet iktisabının somut olarak gerçekleşmesi aranmakta; yalnız kararın alınmış olması yeterli sayılmamaktadır. (4. Daire, 2021/4069 E., 2022/4507 K., 28.06.2022)
- Yenileme yapılmadığı ya da benzer mahiyette kıymet iktisap edildiğinin ispat edilemediği durumlarda, özel fon hesabına aktarılan tutarın amortismana tabi kıymetin satışından doğduğu kabul edilmemekte ve tutarın yenileme amacıyla oluşturulduğu sonucuna varılmaktadır. (4. Daire, 2021/4069 E., 2022/4507 K., 28.06.2022)
- Mükellefin satış kârını bekletme imkânından yararlanabilmesi için satış bedelinin tamamının veya kârın tutarının sabit kıymet yenileme fonu gibi bir hesapta izlenip izlenmediği ve bu tutarın gerçek kâra uygun olup olmadığı incelenmekte; eksik hesaplanan kâr tutarının bu hesaba aktarılmasının kabulü için vergi incelemesinde kârın doğru tespiti gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 1998/352 E., 1999/537 K., 18.02.1999)
- Pasifte bekletilen kârın üçüncü takvim yılı sonunda ilgili yılın matrahına eklenmesi gerektiği ve bu eklemenin yasal düzenlemeye uygun olduğu kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/4110 E., 2022/5295 K., 29.09.2022)
- Satış kârının bekletilebilmesi için satılan kıymetin amortismana tabi bir iktisadi kıymet olduğu, satış sonrası yenilemenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve sürenin dikkate alınması gerektiği; maddenin dönemsel değişikliklerinin uygulamada farklı sonuçlar doğurabileceği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/899 E., 2025/384 K., 21.05.2025; 9. Daire, 2021/3600 E., 2023/3856 K., 24.10.2023)
- Satış kârının bekletilmesi sırasında ticari işletmenin devam etmesi, işin terki ya da tasfiyenin satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının sonundan önce gerçekleşip gerçekleşmediğinin uygulamada ayrıca kontrol edildiği kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/2028 E., 2023/2514 K., 22.06.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Satış kârının pasifte geçici hesapta tutulmasını talep eden mükellef, satılan kıymetin amortismana tabi iktisadi kıymet olduğunu ve satışın tarihini belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Yenileme ya da benzer mahiyette kıymet iktisabı iddiasını ileri süren mükellef, bu iktisabı fatura, tapu, sözleşme veya resmî kayıtla ispat etmekle yükümlüdür; yenilemenin gerçekleşmediğini ileri süren idare ise bu iddiasını kayıtlarla gösterebilir.
- Geçici hesapta tutulan tutarın yeni kıymetlerin amortismanına mahsup edildiği, mükellefin defter kayıtları ile yeni kıymetlerin amortisman cetvelinden izlenerek ispatlanır.
- Amortisman ayrılmış kıymette envanter değerinin ayrılmış amortismanlar düşülerek bulunduğunu, mükellef amortisman kayıtlarını ortaya koymakla ispatlar.
- Üçüncü takvim yılı sonundan önce işin terki, devri ya da tasfiye olduğunu iddia eden taraf bu olguyu resmî kayıt veya ticaret sicili belgesiyle ispat eder.
- Karşı taraf, yenileme veya benzer kıymet iktisabına ilişkin özel hesabın amacını ve kârın gerçek tutarını kayıtlarla göstererek yukarıdaki kayıtların aksini ortaya koyabilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.315](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-315): Amortisman ayrılmasının esaslarını düzenler; bu maddede geçen 'ayrılmış amortisman' ve 'amortisman ayrılabilecek tutar' kavramlarının dayanağıdır.
- [213 sayılı Kanun m.328](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-328): Maddenin kendisi; bu madde satış kârını hesaplayan ve geçici hesap imkânını tanıyan temel düzenlemedir.

## [VUK m.329 — Amortismana tabi malların sigorta tazminatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-329)

Madde, yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler sonucu tamamen veya kısmen zayi olan ya da zarar gören amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı ile bu tazminatın kıymetin değerinden fazla veya eksik çıkması hâlinde kar/zarar hesabına yansıtılmasını düzenler. Tazminat fazlasının pasifte geçici bir hesapta tutulması, bu fazlanın yeni kıymetlere amortisman yoluyla mahsup edilmesi, geri kalan fazlanın ilgili yılın kar ve zarar hesabına eklenmesi ve geçici hesabın tasfiye hâllerindeki sonucu ile yetkilendirilen Hazine ve Maliye Bakanlığının usul ve esasları belirleme yetkisi bu maddenin konusudur. Madde yalnızca bilanço esasına göre defter tutan mükellefler bakımından ikinci fıkranın bentlerini uygular. Kusura dayanan sorumlulukta zararın tazmini (TBK m.50 vd. ve ilgili hükümler) ile sigortacının halefiyeti ve rücu düzenlemez. Amortisman ayrılmasının genel esasları (VUK m.313 vd.) ile tazminatın vergisel sonuçları dışındaki sigorta hukuku ilişkileri de bu maddenin kapsamında değildir.

### Amortismana tabi malların sigorta tazminatı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sigorta tazminatı fazlası**: Afete uğrayan amortismana tabi kıymetin, o andaki defter değerinden (amortisman ayrılmışsa kalan değerinden) yüksek ödenen sigorta tazminatı tutarıdır. Tazminat defter değerinin altında kalırsa aradaki fark eksik tazminat olarak kar/zarara geçirilir.
- **Pasifte geçici hesap**: Tazminat fazlasının, kıymetin yenilenmesi veya benzer kıymetin iktisabı için bekletildiği pasif taraftaki geçici bir hesaptır. Hesap, bu süreç tamamlanana ya da madde uyarınca gelir yazılana kadar tutulur.
- **Benzer mahiyetteki iktisadi kıymet**: Zarar gören kıymetin yerini tutabilecek, işlevsel olarak ona denk bir kıymettir. Yeni kıymetin tam aynısı olması gerekmez.
- **Amortisman ayrılabilecek tutar**: Yeni iktisap edilen kıymetler için VUK hükümlerine göre amortisman olarak gider yazılabilecek tutardır. Bentte, geçici hesaptaki fazlanın bu tutarı aşan kısmı gelir yazılır.
- **Finansal kiralama yoluyla edinilen kıymet**: Kiralama yoluyla edinilmiş olup kiracı tarafından amortismana tabi tutulan kıymettir. Bent (b) kapsamında tazminat fazlasının mahsup edilebildiği kıymetler arasında sayılmıştır.

### Amortismana tabi malların sigorta tazminatı: hangi şartlar aranır?

- Kıymetin yangın, deprem, sel, su basması gibi bir afet sonucu tamamen veya kısmen zayi olması ya da zarar görmesi gerekir.
- Zarar gören kıymetin amortismana tabi bir iktisadi kıymet olması gerekir.
- Sigorta tazminatının alınmış olması ve bu tazminatın kıymetin defter değerinden farklı çıkması gerekir.
- Pasifte geçici hesapta tutma için mükellefin bilanço esasına göre defter tutması gerekir.
- Pasifte geçici hesapta tutma için zarar gören kıymetin yenilenmesi veya benzer bir kıymetin iktisabının işin niteliği gereği zorunlu olması ya da işletmeyi idare edenlerce karar verilip teşebbüse geçilmiş olması gerekir.
- Geçici hesapta tutulan fazlanın, tazminatın alındığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar, zarar gören kıymetin yenilenmesi veya benzer kıymetin iktisabı gerçekleşmediği sürece geçici hesapta bekletilebilmesi gerekir.
- Yeniden iktisap edilen kıymetlerin amortismanına mahsup edilebilmesi için yeni kıymetlerin bu Kanun hükümlerine göre amortisman ayrılmaya uygun olması gerekir.
- Geçici hesabın kar/zarara eklenmesi için yeniden iktisap gerçekleşmeden süre dolması, işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi gibi hâllerin varlığı gerekir.

### Amortismana tabi malların sigorta tazminatı: hangi sonuçları doğurur?

- Tazminat defter değerinden fazla ödenmişse fark pasifte geçici bir hesapta tutulabilir.
- Yenileme veya benzer kıymet iktisabı tazminatın alındığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar gerçekleşirse geçici hesaptaki fazla yeni kıymetlerin amortismanına mahsup edilir.
- Mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş değerler için amortisman ayrılmasına devam olunur.
- Yeni kıymetin amortisman ayrılabilecek tutarını aşan fazlalık tazminatın alındığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kar/zarar hesabına eklenir.
- Yenileme gerçekleşmeden süre dolarsa geçici hesaptaki tutar üçüncü takvim yılının kar/zarar hesabına eklenir.
- Süre dolmadan işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde geçici hesaptaki fazla o yılın kar/zarar hesabına eklenir.
- Tazminat defter değerinden düşükse fark doğrudan kar/zarar hesabına geçirilir.
- Madde, bilanço esasına göre defter tutmayan mükellefler için geçici hesap mekanizmasını uygulamaz.
- Maddenin usul ve esaslarını belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına aittir.

### Tazminat fazlası ile eksik tazminat arasındaki fark nedir?

- Sigorta tazminatı kıymetin defter değerinden yüksekse aradaki fark tazminat fazlasıdır.
- Tazminat defter değerinden düşükse aradaki fark eksik tazminattır.

Sonuç: Fazla durumunda madde (a) uyarınca geçici hesap kullanılabilir. Eksik durumunda fark doğrudan kar/zarar hesabına geçirilir.

### Yenileme yapılan dönem ile yenileme yapılmayan dönem arasındaki fark nedir?

- Yenileme veya benzer kıymet iktisabı gerçekleşirse fazla, yeni kıymetlerin amortismanına mahsup edilir.
- Yenileme gerçekleşmez veya süre dolarsa fazla geçici hesaptan çıkarılıp gelir yazılır.

Sonuç: Mahsup yoluyla yeni kıymetlerin ayrılacak amortismanları azaltılır, yenileme yoksa fazla üçüncü takvim yılının kar/zarar hesabına eklenir.

### Yeni kıymet amortismanı yeterli ile yetersiz arasındaki fark nedir?

- Geçici hesaptaki fazla, yeni kıymetin amortisman ayrılabilecek tutarını aşmazsa tamamı mahsup edilir.
- Fazla, yeni kıymetin amortisman ayrılabilecek tutarını aşarsa aşan kısım gelire yazılır.

Sonuç: Aşan kısım tazminatın alındığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kar/zarar hesabına eklenir.

### Süre dolumu ile erken sona erme arasındaki fark nedir?

- Üçüncü takvim yılının sonuna kadar süreç tamamlanırsa fazla mahsup yoluyla ya da süre sonunda gelire yazılarak sonuçlanır.
- İşin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi bu süre dolmadan gerçekleşirse fazla o yılın kar/zarar hesabına eklenir.

Sonuç: Erken sona erme halinde geçici hesaptaki fazla süre dolmadan gelir yazılır.

### Bilanço esasına göre defter tutan ile diğer mükellefler arasındaki fark nedir?

- Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler için (a) ile (ç) bentleri uygulanır.
- Diğer mükelleflerde bu fıkranın geçici hesap mekanizması işletilmez.

Sonuç: Geçici hesapta tutma imkânı yalnızca bilanço esasına göre defter tutanlar bakımından vardır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, yangın sonucu uğranılan zararın hesaplanmasında hasarı tespit eden raporlara göre emtia ve bina, makine, tesisat ve demirbaşların ayrı ayrı değerlendirildiğini kabul etmektedir. (3. Daire, 2017/3733 E., 2021/1092 K., 02.03.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Tazminatın fazlalığı veya eksikliği için kıymetin defter değerinin ispatı mükellefe aittir; defter kayıtları ve amortisman kayıtları bu amaçla kullanılır.
- Afetin varlığı ve kıymetin zayi veya zararının ispatı, kolluk, itfaiye ve bilirkişi raporları ile yapılır.
- Sigorta tazminatının miktarı, sigorta poliçesi ve ödeme belgeleri ile ispatlanır.
- Yenileme veya benzer kıymet iktisabının gerçekleştiği, yeni kıymetin fatura ve kayıtlarıyla ispatlanır; yenilemenin zorunluluğu veya yönetim kararı ve teşebbüs belgeleri de delil olarak kullanılabilir.
- Hasar tespit raporları ile yapılan bilirkişi incelemesi, emtia ve sabit kıymetin hasar değerinin ayrı ayrı belirlenmesinde ana delildir. (3. Daire, 2017/3733 E., 2021/1092 K., 02.03.2021)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.313](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-313): Amortisman ayrılmasına ilişkin genel hükümlerdir. Mahsup edilen fazlanın amortisman esaslarına göre ayrılacak payları bu hükümlere bağlıdır.
- [213 sayılı Kanun m.330](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-330): Madde metni yukarıda 329'da yer almayan bir atıf yapmaz; bu nedenle yalnızca genel amortisman hükümleri bağlantı olarak verilmiştir. Kullanılmamalıdır.

## [VUK m.330 — Emtia sigorta tazminatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-330)

Madde, emtia, zirai mahsul ve hayvan kıymetlerinde meydana gelen zayiat nedeniyle alınan sigorta tazminatının, bu varlıkların değerinden fazla olan kısmının vergisel işlemini düzenler. Fazlalığın kâra alınmasını ve işletme hesabı esasına göre tutulan defterde bu tazminatın hasılat olarak kaydedilmesini öngörür. Madde, tazminatın hesaplanmasına, sigorta primlerinin giderleştirilmesine veya sigorta sözleşmesinin hukuki niteliğine ilişkin hükümler içermez. Sigorta tazminatının hukuki rejimi (m.1456 vd. TTK), sigortacının halefiyeti (TTK m.1472) ve zarar hesabına dair kurallar bu maddenin kapsamı dışındadır. Ayrıca değer kaybı ya da zayiat olmayan hallerde alınan tazminatlar, bilanço usulünde kayıt ve dönem tespiti gibi konular bu maddede düzenlenmemiştir.

### Emtia sigorta tazminatı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Zayiat**: Emtia, zirai mahsul veya hayvan kıymetlerinde fiziki kayıp, telef olma veya değer yitimi anlamına gelen olay. Madde, tazminatın dayandığı zararın bu kapsamda bir zayiat olmasını aranır.
- **Sigorta tazminatı fazlalığı**: Alınan sigorta tazminatının, zayiat görmüş varlığın değerini aşan kısmıdır. Yalnız bu fazlalık kâra alınır; değere eşit ya da altında kalan tazminat kâra alınmaz.
- **İşletme hesabı esası**: Gelir ve giderlerin tahsil ve ödeme esasına göre kaydedildiği defter tutma yöntemidir. Madde, bu esasla tutulan defterde tazminatın hasılat kaydını öngörür.

### Emtia sigorta tazminatı: hangi şartlar aranır?

- Tazminatın emtia, zirai mahsul veya hayvan kıymetlerinde meydana gelen zayiat dolayısıyla alınmış olması gerekir.
- Alınan sigorta tazminatının, zayiat gören varlığın değerini aşması gerekir; fazlalık hesaplanırken değerin esas alınması gerekir.
- Mükellefin defterinin işletme hesabı esasında tutulmuş olması hâlinde tazminat hasılat kaydedilmelidir.

### Emtia sigorta tazminatı: hangi sonuçları doğurur?

- Zayiat dolayısıyla alınan sigorta tazminatı, varlığın değerini aşan kısmı kadar kâra alınır.
- Tazminat varlığın değerine eşit ya da altında kalıyorsa kâra alınacak bir fazlalık oluşmaz.
- İşletme hesabı esasında tutulan defterde tazminat hasılat olarak kaydedilir.
- Madde yalnız fazlalığın kâra alınmasını düzenlediğinden, değeri aşmayan tazminatın vergisel durumu bu maddeye göre belirlenmez.

### Değeri aşan tazminat ile değere eşit ya da altında kalan tazminat arasındaki fark nedir?

- Alınan tazminat, zayiat gören varlığın değerini aşar.
- Tazminat değere eşit ya da daha düşüktür.

Sonuç: Yalnız aşan kısım kâra alınır; değer kadar olan kısım kâra alınmaz.

### İşletme hesabı esası ile bilanço esası arasındaki fark nedir?

- Defter işletme hesabı esasına göre tutuluyorsa tazminat hasılat olarak kaydedilir.
- Bilanço esasında tutulan defter hakkında madde ayrı bir kayıt kuralı koymaz.

Sonuç: Madde yalnız işletme hesabı esasında tutulan defterde hasılat kaydı öngörmektedir; bilanço esasında bu kayıt kuralı maddede yer almaz.

### Emtia sigorta tazminatı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tazminatın tamamını kâra eklemek; oysa yalnız değeri aşan kısım kâra alınır.
- Değer ile tazminatı karıştırmak; zayiat görmüş varlığın değeri ile alınan tazminat ayrı ölçüttür.
- Bilanço esasında tutulan defterde de aynı hasılat kaydını yapmak; madde yalnız işletme hesabı esası için kayıt kuralı koyar.
- Zayiat olmayan bir değer kaybı ya da başka bir zarar için alınan tazminatı bu madde kapsamına sokmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Alınan sigorta tazminatının kâra alınacak kısmı, tazminat ile zayiat gören varlığın değeri karşılaştırılarak hesaplanmaktadır. (3. Daire, 2008/3291 E., 2010/1767 K., 27.05.2010)

### Nasıl ispat edilir?

- Fazlalığın kâra alınmasını talep eden vergi idaresi, tazminat tutarını ve zayiat görmüş varlığın değerini ortaya koymak zorundadır.
- Mükellef, zayiat olayını ve sigorta tazminatının alındığını belgelemekle yükümlüdür; sigorta poliçesi, ödeme belgesi ve envanter kayıtları bu amaçla kullanılabilir.
- Varlığın değeri, defter kayıtları ya da envanter belgeleriyle ispatlanır; değerin tespitinde yazılı kayıt ile tanık beyanı arasında yazılı kaydın üstünlüğü esastır.
- Mükellef, işletme hesabı esasında tuttuğu defterin bu esasa uygun olduğunu defterle ispatlamakla yükümlüdür.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 213 sayılı Kanun: Vergi Usul Kanunu'nun bütünü; madde, vergi usulü defter tutma ve kayıt kurallarının bir parçasıdır.
- 6102 sayılı Kanun m.1456: Sigorta tazminatının hukuki niteliğine ilişkin kuralları içerir; madde bu tazminatın vergisel işlemini düzenlediği için bağlantılıdır. Ancak bu alan maddenin metninde anılmaz ve yalnız arka plan olarak belirtilmiştir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç yıl | [m.324](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-324) | Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlıyarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına naklolunur. |
| altı ay | [m.325/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-325a) | Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki, işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim… |
| beş yıl | [m.326](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-326) | Kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ile peştemallıklar mukayyet değerleri üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur. |

## Konuda geçen kararlar

- 2023/169 E., 2024/82 K., 14.03.2024 (m.325)
- 3. Daire, 2023/5918 E., 2025/1738 K., 10.04.2025 (m.326)
- 3. Daire, 2023/5616 E., 2025/617 K., 12.02.2025 (m.322)
- 3. Daire, 2023/6316 E., 2024/5732 K., 07.11.2024 (m.327)
- 9. Daire, 2023/4915 E., 2024/2756 K., 16.05.2024 (m.322)
- 9. Daire, 2023/4949 E., 2024/2757 K., 16.05.2024 (m.322)
- 3. Daire, 2023/3128 E., 2024/2430 K., 29.04.2024 (m.325)
- 4. Daire, 2019/3189 E., 2022/6336 K., 09.11.2022 (m.324)
- 3. Daire, 2020/135 E., 2022/3458 K., 29.09.2022 (m.327)
- 3. Daire, 2019/7777 E., 2022/3457 K., 29.09.2022 (m.327)
- 11. Ceza Dairesi, 2016/5291 E., 2018/5672 K., 20.06.2018 (m.325)
- 3. Daire, 2008/3291 E., 2010/1767 K., 27.05.2010 (m.330)
- 4. Daire, 2007/3468 E., 2009/2647 K., 25.05.2009 (m.327)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2007/20 E., 2007/211 K., 15.06.2007 (m.322)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2006/291 E., 2006/334 K., 08.12.2006 (m.324)
- 4. Daire, 2002/1876 E., 2003/847 K., 07.04.2003 (m.327)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/18 E., 1999/375 K., 25.06.1999 (m.322)
- 9. Daire, 1998/2241 E., 1999/734 K., 23.02.1999 (m.327)
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/499 E., 2024/121 K., 15.02.2024 (m.324)
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022/235 E., 2023/240 K., 10.04.2023 (m.322)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 14.10.2021 (m.323).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/alacaklarda-ve-sermayede-amortisman-ozel-haller
