VUK › Vergilendirme › Yoklama ve inceleme

Arama

VUK m.142–147Vergi ve Vergi Usul Hukuku

Kısaca

VUK m.142, vergi kaçırıldığına dair emare bulunan mükellefler ve kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler nezdinde ve üzerinde yapılacak vergi aramasının koşullarını, sulh yargıcı kararının alınma usulünü ve birden fazla yer ile kişiye ilişkin arama kararında yetkiyi düzenler.

Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.142–147 hükümlerini kapsar.

VUK m.142 — Arama yapılabilecek haller

Bu madde, vergi kaçırıldığına dair emare bulunan mükellefler ve kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler nezdinde ve üzerinde yapılacak vergi aramasının koşullarını, sulh yargıcı kararının alınma usulünü ve birden fazla yer ile kişiye ilişkin arama kararında yetkiyi düzenler. Ayrıca ihbar üzerine yapılan aramada muhbirin adının istenmesi halini düzenler. Maddede arama kapsamındaki yerlerin ayrıntılı tanımı, aramanın yürütülmesi, tutanak ve el koyma işlemleri yer almaz; bunlar ve aramalı inceleme usulü 213 sayılı Kanun'un 143 ila 147. maddelerinde düzenlenmiştir. Maddenin ceza muhakemesindeki arama hükümlerinden (CMK m.116 ve devamı) ayrı bir rejim olduğu da bu alanda belirtilmelidir. Arama kararına karşı başvuru yolu ve tazminat sorumluluğu maddede düzenlenmemiştir.

Arama yapılabilecek haller: hangi kavramlar bilinmeli?

Vergi kaçırdığına delalet eden emare
Arama kararının maddi dayanağıdır; bir mükellefin vergi kaçırdığına işaret eden, somut ve ihbar ya da inceleme sonucu ortaya çıkmış bulguları ifade eder. Salt genel şüphe bu ölçütü karşılamaz; emarenin inceleme veya ihbar kaynaklı olması gerekir.
İhbar veya yapılan inceleme
Emarenin kaynağını oluşturan iki halden biridir. Maddede bu iki kaynak dışında bir başlangıç koşulu aranmamıştır.
Kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar
Aramanın, vergi kaçıran mükellef dışında hedef alınabilecek üçüncü kişileri ifade eder. Bu kişiler ancak kaçakçılıkla ilgisi görüldüğünde arama konusu olabilir; sadece mükellefle ilişkili olmaları yeterli değildir.
Gerekçeli arama talebi
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların, aramanın gerekli olduğunu gerekçesiyle ortaya koyarak sulh yargıcından istediği yazılı başvurudur. Arama kararı bu talebe bağlı olarak verilir.
Sulh yargıcı
Arama kararını veren yetkili mercidir. Birden fazla yer ve kişiye ilişkin aramalarda, kendi yetki alanına girmeyen yerler hakkında da karar verebilir.
Muhbirin adı
İhbar üzerine yapılan aramada ihbarın sabit olmaması halinde, aranan kişinin talep edebileceği bilgidir. Vergi dairesi bu adı bildirmekle yükümlüdür.

Arama yapılabilecek haller: hangi şartlar aranır?

  • İhbar veya yapılan inceleme sonucunda bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emarelerin bulunması gerekir.
  • Arama, mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar nezdinde ve bunların üzerinde yapılabilir; başka kişiler bakımından arama yapılamaz.
  • Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların aramaya lüzum gösterip gerekçeli yazı ile sulh yargıcından arama kararı istemesi gerekir.
  • Sulh yargıcının istenen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi gerekir; bu karar olmadan arama yapılamaz.
  • Birden fazla kişi ve mahalle ilişkin aramalarda, bunlardan birine karar vermeye yetkili sulh yargıcı, diğer sulh yargıçlarının yetki alanına giren yerler hakkında da karar verebilir.

Arama yapılabilecek haller: hangi sonuçları doğurur?

  • Koşulları oluşmadan veya sulh yargıcı kararı alınmadan yapılan arama hukuka aykırı olur.
  • Sulh yargıcı kararı, istenen yerler ve kişiler için verilir; kararın kapsamı talep edilen yerlerle sınırlıdır.
  • Birden fazla yer için verilen kararlarda, yetkili sulh yargıcının diğer sulh yargıçlarının yetkisine giren yerlere ilişkin karar verme yetkisi maddede açıkça tanınmıştır.
  • İhbar sabit olmazsa aranan kişi muhbirin adını isteyebilir ve vergi dairesi bu adı bildirmekle yükümlüdür.
  • Maddede aramanın yapılış biçimi, tutanak ve el koyma sonuçları düzenlenmemiştir; bunlar 143-147. maddelerde yer alır.

Mükellef ile kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer şahıslar arasındaki fark nedir?

Vergi kaçıran mükellefin kendisi, aramanın birinci doğrudan hedefidir ve nezdinde ve üzerinde arama yapılabilir.

Kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler, mükellef olmayabilir; ancak kaçakçılıkla bağlantıları somut olarak gösterilmelidir.

Her iki grup için de sulh yargıcı kararı gerekir; ilgisi gösterilemeyen üçüncü kişi nezdinde arama yapılamaz.

İhbar üzerine arama ile muhbirin adının istenmesi arasındaki fark nedir?

İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa, nezdinde arama yapılan kişi muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir.

İhbar sabit olursa muhbirin adı istenmesi konusu ortaya çıkmaz.

İhbar sabit olmazsa vergi dairesi muhbirin adını bildirmeye mecburdur; bu bildirim yükümlülüğü aramanın sabit olmamış ihbara dayandığı hale bağlıdır.

Arama yapılabilecek haller: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vergi aramasını ceza muhakemesindeki şüpheli veya sanık aramasıyla aynı rejime tabi saymak; vergi aramasında makul şüphe ölçütünü aramak yerine maddedeki emare ölçütünü aramamak.
  • Mükellefle ilişkili olmak yeterliymiş gibi üçüncü kişi nezdinde arama yapmak; kaçakçılıkla ilgisi görülmeden arama kararı almak.
  • Sulh yargıcı kararını gerekçeli yazıya bağlı saymamak; gerekçesiz talebe dayanarak arama yapmak.
  • Birden fazla yer için alınan kararda yetki sınırını yanlış okumak; diğer sulh yargıcının yetkisine giren yerler için yetkisiz karar vermek.
  • İhbar sabit olmadığında muhbir adının istenebileceğini gözden kaçırmak; vergi dairesinin bu adı bildirme yükümlülüğünü ihmal etmek.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargı kararları, 213 sayılı Kanun'un 142-147. maddeleri arasında arama ve aramalı incelemenin usul ve şartlarının ayrıntılı biçimde düzenlendiğini kabul etmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2021/12439 E., 2025/2663 K., 03.03.2025; 11. Ceza Dairesi, 2017/3518 E., 2019/3864 K., 15.04.2019; 11. Ceza Dairesi, 2016/12653 E., 2019/3717 K., 10.04.2019; 11. Ceza Dairesi, 2017/425 E., 2019/1536 K., 18.02.2019; 11. Ceza Dairesi, 2016/6078 E., 2018/5363 K., 06.06.2018)

Nasıl ispat edilir?

  • Arama talebinde bulunan vergi incelemesi yetkilisi, mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareyi gerekçeli yazıda ortaya koymakla yükümlüdür; emarenin varlığını ispat yükü bu tarafa aittir.
  • Emarenin kaynağı olarak ihbar veya inceleme bulguları gösterilmelidir; ihbarın varlığı ve içeriği yazılı belgeyle ortaya konulmalıdır.
  • Kaçakçılıkla ilgisi görülen üçüncü kişi bakımından, bu kişinin kaçakçılıkla bağlantısını gösteren somut bulgular ileri sürülmelidir.
  • İhbar sabit olmazsa aranan kişi muhbirin adını isteyebilir; bu talep üzerine vergi dairesi adı bildirmekle yükümlüdür.
  • Sulh yargıcı kararının yazılı olması ve kapsamının belirlenmiş olması, aramanın hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için gereklidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.143: Aramalı incelemenin usulünü düzenler; bu maddede kurulan arama yetkisinin nasıl kullanılacağını tamamlar.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.147: Aramalı inceleme ve arama konusundaki diğer usul hükümlerini tamamlayıcı niteliktedir.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.116: Ceza muhakemesindeki şüpheli veya sanıkla ilgili arama hükmüdür; vergi aramasının rejimi ceza muhakemesi aramasından ayrıdır, ancak sulh yargıcı kararı gerektiren ortak bir koruma mantığı taşır.

VUK m.143 — Aramada bulunan defter ve vesikalar

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 143. maddesi, vergi incelemesi kapsamında yapılan aramada bulunan defter ve vesikaların müfredatlı tutanakla tespitini, tutanağın tanzim edilemediği hallerde bu belgelerin mühürlenerek muhafazasını ve sonradan müfredatlı tutanağa bağlanmasını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, arama yapılan mükellef ile aramayı yürüten vergi incelemesi görevlileridir. Madde; müfredatlı tespitin tanımını, mühürleme ve mühür fekki işlemlerini, bu işlemlerin hangi kişilerin huzurunda tamamlanacağını, belgelerin inceleme yerine sevkini ve iyi saklama yükümlülüğünü içerir. Aramanın kararı, arama yetkisinin kapsamı, arama sırasında el koyma usulü ve aramanın yapılış şekli (m.142, m.144 ve izleyen maddeler) bu maddenin konusu değildir. Ceza muhakemesindeki belge incelemesi yetkisi ile vergi suçlarının yaptırımları da bu maddede düzenlenmez.

Aramada bulunan defter ve vesikalar: hangi kavramlar bilinmeli?

Müfredatlı tespit
Aramada incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibarıyla tek tek kayda geçirilmesidir. Belgelerin cins ve sayısının kayıt altına alınması bu tespitin asgari içeriğidir.
Müfredatlı tutanak
Müfredatlı tespitin yazılı olarak yapıldığı tutanaktır. Madde, tutanağın aramanın yapıldığı sırada tanzim edilmesini esas alır; bu mümkün olmazsa belgeler mühürlenerek sonradan açılıp tutanağa bağlanır.
Mühürleme
Belgelerin konulduğu yerin veya kabın aramayı yapan tarafından mühürlenmesi işlemidir. Mükellefin mührünün de vurulması, mümkün olan hallerde şarttır.
Mühür fekki
Mühürlü yerin veya kabın mükellefin huzurunda açılması işlemidir. Açılma ve müfredatlı tutanağın tanzimi birer tutanakla tespit edilir.
Emin yer
Belgelerin, tutanak tanzim edilemediğinde mükellef nezdinde muhafaza edildiği güvenli mahaldir. Kabın daireye nakli ise emin yerin alternatifidir.

Aramada bulunan defter ve vesikalar: hangi şartlar aranır?

  • Aramada bulunan defter ve vesikaların incelemesine lüzum görülmüş olması gerekir; yalnızca incelemeye değer görülen belgeler müfredatlı tespite tabi tutulur.
  • Müfredatlı tespitin dosya ve dosya içinde sayı itibarıyla yapılması gerekir; belgelerin yalnızca genel olarak sayılması bu şartı karşılamaz.
  • Tutanağın arama sırasında tanzim edilemiyorsa belgelerin mükellef nezdinde emin bir yere konulması veya kablar içinde daireye nakledilmesi gerekir.
  • Konulan yerin veya kapların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan hallerde mükellefin mührünün de vurulması şarttır.
  • Mühürlü belgelerin açılıp müfredatlı tutanağın tanzimi mükellefin huzurunda yapılmalıdır; huzurdan imtina halinde işlem, a ve b bentlerindeki şartlarla tamamlanmalıdır.
  • Mühürleme ve mühür fekkinin birer tutanakla tespit edilmesi ve müfredatlı tutanağın bir nüshasının defter ve vesikaların sahibine veya adamına verilmesi gerekir.
  • Belgelerin inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celbi, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile mümkündür; ancak bu yalnızca emin yere konulmuş veya kablar içinde nakledilmiş belgeler için geçerlidir.
  • Alınan belgelerin iyi saklanması şarttır ve saklamama nedeniyle doğan zarar idarece tazmin edilir.

Aramada bulunan defter ve vesikalar: hangi sonuçları doğurur?

  • Müfredatlı tutanak aramada tanzim edilirse mühürleme ve sonraki açılma işlemi gerekmez.
  • Tutanağın aramada tanzim edilememesi halinde belgeler mühürlenmeden bırakılamaz; mühürsüz muhafaza bu maddenin koruma güvencesini ortadan kaldırır.
  • Mükellefin mühür vurmaktan imtina etmesi mühürlemeyi ortadan kaldırmaz; işlem a bendine göre tamamlanır.
  • Müfredatlı tutanağın bir nüshası belgelerin sahibine veya adamına verilir; verilmemesi usul eksikliğidir.
  • Belgelerin iyi saklanmaması halinde doğan zarar idare tarafından tazmin edilir.
  • Belgelerin sevk veya celbi, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere yapılabilir.

Aramada tutanak ile tutanağın ertelenmesi arasındaki fark nedir?

Tutanağın arama sırasında tanzim edilebildiği hal; müfredatlı tespit doğrudan aramada yapılır.

Zaman müsaadesizliği veya başka sebeplerle tutanağın tanzim edilemediği hal; belgeler mühürlenir ve sonradan açılır.

İkinci halde tutanak ancak mühürlü belgelerin mükellef huzurunda açılmasıyla tanzim edilir ve mühürleme ile fekk ayrıca tutanakla tespit edilir.

Mükellefin hazır bulunması ile hazır bulunmaktan imtina arasındaki fark nedir?

Mükellef aramada hazır bulunuyor veya mühür vurmaktan imtina ediyorsa işlem aramada hazır bulunanlar marifetiyle tamamlanır (a bendi).

Mükellef mühür fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtina ederse işlem aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte tamamlanır (b bendi).

Her iki halde de işlem tamamlanır; tanık yerine geçen kişiler farklı bentlerde düzenlenmiştir.

Emin yer ile kablar içinde nakil arasındaki fark nedir?

Belgeler mükellef nezdinde emin bir yere konulmuştur.

Belgeler kablar içinde daireye nakledilmiştir.

Her iki durumda da mühürleme zorunludur; ancak sevk veya celp hakkı, arama kararında yazılmamış olsa bile her iki halde doğar.

Aramada bulunan defter ve vesikalar: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Müfredatlı tespiti belgelerin genel olarak sayılması ile yetinilmiş saymak; madde dosya ve dosya içinde sayı itibarıyla tespit ister.
  • Mühürlemenin yalnızca belgelerin konulduğu kabın mühürlenmesi ile tamamlandığını sanmak; emin yer hâlinde yerin de mühürlenmesi gerekir.
  • Mükellefin mühür vurmaktan imtina etmesini mühürlemenin hiç yapılmamasına bağlamak; işlem a bendi uyarınca hazır bulunanlarla tamamlanır.
  • Arama kararında belgelerin sevki yazılmadığı için inceleme yerine sevk edilemeyeceğini düşünmek; bu madde açıkça sevk ve celbe izin verir.
  • Mühürlü belgelerin mükellef huzuru olmadan açılmasını usulüne uygun saymak; açılma mükellefin huzurunda yapılmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Vergi aramasında müfredatlı tutanağın hiç tanzim edilmediği veya bu tutanakta belgelerin dosya ve sayı itibarıyla gösterilmediği hallerde, aramanın 213 sayılı VUK'nin 142 ilâ 147. maddelerine uygun yapılmadığı kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015; 11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022)
  • Arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının dosyada bulunmaması halinde, aramanın 143. madde ve bağlantılı maddelere uygunluğu tespit edilemediğinden mahkemece bu belgelerin getirtilmesi ve incelenmesi istenmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Arama tutanağının aslı veya onaylı örneğinin getirtilmeden ceza kararı verilmesi, usul yönünden eksik inceleme sayılmaktadır. (11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Aramanın 143. maddeye uygun yapıldığını iddia eden idare veya savcılık, müfredatlı tutanağın aslı veya onaylı örneğini ibraz ile ispat yükü altındadır.
  • Tutanağın dosya ve dosya içinde sayı itibarıyla tespiti, tutanağın kendisi ile ispatlanır; yazılı kayıt yoksa tanık beyanı bu eksikliği tamamlamaz.
  • Mühürleme ve mühür fekkinin birer tutanakla tespit edilmesi gerekir; bu tutanaklar yoksa işlemin usulüne uygun yapıldığı ispatlanamaz.
  • Mükellefin mühür vurmaktan imtina ettiğini veya huzurda bulunmadığını ileri süren taraf bu durumu ispatlamakla yükümlüdür.
  • Müfredatlı tutanağın mükellefe bir nüshasının verildiği, teslim belgesi veya tutanağın imzalı örneği ile ispat edilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.142: Aramanın yapılma koşullarını düzenler; m.143 yalnızca aramada bulunan belgelerin tespit ve muhafaza usulünü belirler.
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.144: Arama sırasında el konulan belgelerin tutanak ve iade usulü bakımından bu maddeyle birlikte okunur.
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.122: Ceza soruşturmalarında aramada ele geçen belgelerin mühürlenmesi ve incelemesinin hâkim veya savcıya bırakılmasına ilişkin benzer güvence düzenler; maddenin amacı bakımından karşılaştırmalı olarak anılır.

VUK m.144 — İncelemede usul

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun arama yapılan hallerde incelemenin zamanlaması ve yürütülmesi, mükellefin inceleme sırasında defter ve belgeleri üzerinde çalışma ve suret çıkarma hakkı, vergi ile ilgisiz özel yazışmaların iadesi ile muhafaza altına alınan defter ve belgeler nedeniyle beyanname verme süresinin uzatılmasını düzenler. Hüküm, arama yoluyla defter ve belgelerine el konulan mükellefler ile bunların vergi incelemesi sürecinde uygulanır. Maddede aramanın şartları, arama kararının verilmesi, aramanın usulü ve el koyma işlemi düzenlenmez (m.142-147 arası aramaya ilişkin hükümler). Arama sırasında tutulacak tutanak ve aramanın hukuka uygunluğunun ceza yargılamasında denetimi de bu maddenin kapsamı dışındadır. Muhafaza altına alınan belgelerin vergi incelemesi sonunda tarhiyata dönüşmesi ve tarhiyat aşamasındaki itiraz ve dava yolları da düzenlenmez.

İncelemede usul: hangi kavramlar bilinmeli?

Arama yapılan hal
Defter ve belgelerin vergi usulü aramasıyla muhafaza altına alındığı durumdur. Bu halde inceleme, diğer işlemlerden önce ve çabukça yapılmak zorundadır.
Vergi ile ilgisi olmayan evrak
Mükellefin şahsi ve özel mektupları ile vergi incelemesinin konusu olmayan diğer belgelerdir. Bunlar incelemeye tabi tutulmadan makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.
Suret ve kayıt çıkarma
Mükellefin, ilgili memurun huzurunda defter ve vesikalar üzerinde inceleme yapıp bunlardan kopya ve not almasıdır. Yetki mükellefe tanınmıştır ve memur huzurunda kullanılır.
Muhafaza altına alınma tarihi
Defter ve belgelerin aramayla birlikte alıkonulduğu andır. Beyanname verme süresinin uzayıp uzamayacağı, bu tarihten beyanname verme tarihine kadar geçen süreye bağlıdır.
Ek süre
Muhafaza süresinin bir aydan az olması hâlinde beyanname verme süresine eklenen bir aylık süredir. Ek süre, beyanname verme süresinin sonundan değil bu sürenin bitiminden başlar.

İncelemede usul: hangi şartlar aranır?

  • Defter ve vesikaların arama yoluyla muhafaza altına alınmış olması gerekir.
  • İnceleme çabukça ve diğer işlemlerden önce yapılmalıdır.
  • İnceleme sırasında vergi ile ilgisi olmayan şahsi ve özel mektup ile evrakın makbuz karşılığında sahiplerine iade edilmesi gerekir.
  • Mükellefin defter ve vesikalar üzerinde ilgili memurun huzurunda inceleme yapması ve suret ya da kayıt çıkarması için ilgili memurun huzurunda bulunması gerekir.
  • Mükellefin beyanname tanzimi için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan çıkarmak istemesi hâlinde, yazılı isteğin bulunması gerekir; bu istek yetkililerce derhal yerine getirilmelidir.
  • Muhafaza tarihinden beyanname verme tarihine kadar geçen süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzamalıdır.
  • Muhafaza altına alınma, süresi gelen beyanname verme ödevini kaldırmaz; bu ödev muhafazaya rağmen devam eder.

İncelemede usul: hangi sonuçları doğurur?

  • Muhafaza altına alınma, süresi gelen beyanname verme ödevini kaldırmaz; mükellef beyannameyi muhafazaya rağmen vermek zorundadır.
  • Muhafaza tarihinden beyanname verme tarihine kadar geçen süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar.
  • Bir aydan az süre bulunmayan hallerde ek süre doğmaz ve genel beyanname süresi uygulanır.
  • Mükellefin yazılı isteği üzerine defter ve belgelerden beyanname için bilgi çıkarılması yetkililerce derhal yerine getirilir; bu isteğin reddi düzenlenmemiştir.
  • Vergi ile ilgisi olmayan özel evrak incelemeye alınmadan sahibine iade edilir.
  • Maddenin sonundaki parantez, 13. maddenin 1-3. fıkraları ile 17. maddenin saklı tutulduğunu belirtir; bu hükümler uygulanır.

Mükellefin kendi defterinden yararlanması ile vergi incelemesinin yürütülmesi arasındaki fark nedir?

Mükellef, kendi beyannamesini hazırlamak için defter ve belgelerden bilgi çıkarabilir ve suret alabilir. Bu hak, ilgili memurun huzurunda kullanılır.

İnceleme yetkilisi, incelemeyi çabukça ve diğer işlerden önce yürütmekle yükümlüdür. Defterin muhafazası sürerken inceleme, mükellefin çalışmasına öncelik taşır.

Mükellefin yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilir; muhafaza altındaki defter mükellefe kopyalama ve bilgi çıkarma için açılmış olur.

Vergi ile ilgili belge ile vergi ile ilgisi olmayan özel evrak arasındaki fark nedir?

Vergi incelemesinin konusu olan defter ve vesikalar muhafaza altında kalır ve inceleme yapılır.

Şahsi ve özel mektup ile vergi ile ilgisi olmayan evrak incelemeye konu olmaz ve makbuz karşılığında sahibine geri verilir.

İlgisiz özel evrak sahibine iade edilir; bu evrak üzerinden tarhiyat yapılamaz.

Bir aydan kısa muhafaza ile bir aydan uzun veya eşit muhafaza arasındaki fark nedir?

Muhafaza tarihi ile beyanname verme tarihi arasındaki süre bir aydan azsa uzatma uygulanır.

Bu süre bir aydan az değilse kendiliğinden uzatma doğmaz; genel beyanname süresi geçerlidir.

Bir aydan kısa süre hâlinde beyanname verme süresi bir ay uzar ve ek süre bu sürenin bitiminden başlar.

İncelemede usul: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Muhafaza süresini hesaplarken bir aydan az olan süreyi bir aydan çok sanmak; kendiliğinden uzatmayı yalnız uzun muhafazalarda uygulamak yerine tarihleri doğru tespit etmek gerekir.
  • Ek süreyi beyanname verme süresinin son gününden değil, o sürenin bitiminden başlamış saymak; ek süre bir ay ile beyanname süresinin bitiminden değil, muhafaza süresi hesabıyla belirlenen tarihten sonra başlar.
  • Muhafaza altına alınmanın beyanname verme ödevini kaldırdığını varsaymak; ödev muhafazaya rağmen devam eder.
  • Vergi ile ilgisi olmayan özel evrakı incelemeye dahil edip vergi tarhına dayanak yapmak; bu evrak makbuz karşılığında iade edilmelidir.
  • Mükellefin defter ve vesikalar üzerinde yaptığı incelemeyi memur huzuru dışında yapılmış saymak; inceleme ve suret çıkarma ilgili memurun huzurunda gerçekleşir.
  • Mükellefin yazılı isteğini sözlü istekle karıştırmak; maddede yazılı istek öngörülmüştür ve bu isteğe derhal cevap verilmesi gerekir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay Ceza Dairesi kararlarında, arama işleminin 213 sayılı Kanun'un 142-147. maddelerine uygun yapılıp yapılmadığının, arama kararı ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örnekleri getirtilerek incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Arama kararı ve el koyma tutanağının dosyada bulunmaması hâlinde, aramanın usulüne uygunluğunun tespit edilemeyeceği ve bu eksikliğin dosyanın değerlendirilmesini etkileyeceği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Suça konu faturaların tarihlerinin arama ile ilgili belgelerle karşılaştırılması gerektiği, tarihi ayrıntılarla uyumsuzluğun varlığında aramanın hukuka uygunluğunun ayrıca irdelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022)
  • Arama hükmünün uygulandığı alanın, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesindeki suçlara ilişkin olduğu ve bu suçlara ilişkin aramanın 142-147. maddeler arasında düzenlendiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Aramanın 213 sayılı Kanun'un 142-147. maddelerine uygun yapıldığını ve sonrasında m.144'ün öngördüğü incelemenin gerçekleştiğini gösterme yükü, arama ve el koyma işlemine dayanan idare ya da savcılıktadır.
  • Arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örnekleri, aramanın usulüne uygunluğunun en güçlü kanıtıdır; bu belgeler dosyada bulunmazsa aramanın usulüne uygunluğu tespit edilemez.
  • Mükellefin defter ve belgeler üzerinde inceleme ve suret çıkarma hakkını kullandığını ve yazılı isteğinin yerine getirilip getirilmediğini gösterme yükü, mükellefte ya da onun talebine dayanan tutanaklarda bulunur.
  • Vergi ile ilgisi olmayan özel evrakın makbuz karşılığında iade edildiğini ispat yükü, incelemeyi yürüten idaredir; makbuz bu iadenin başlıca belgesidir.
  • Beyanname verme süresinin uzatılması için muhafaza tarihi ile beyanname verme tarihinin belirlenmesi gerekir; bu tarihleri gösteren tutanak ve muhafaza belgesi kullanılır. Süreyi geçirme nedeniyle ceza uygulanan mükellef, süreyi gösteren bu belgelere dayanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.13: Maddenin sonunda saklı tutulan hükümlerdir. Bu fıkraların uygulanması hâlinde m.144'teki ek süre kuralı, o hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
  • 213 sayılı Kanun m.17: Maddenin sonunda saklı tutulan hükümdür. Madde 144'ün beyanname ve süre kurallarıyla çakışması hâlinde m.17 öncelikli olarak gözetilir.
  • 213 sayılı Kanun m.142-147: Aramaya ilişkin hükümlerdir. Muhafaza altına alınan defter ve belgeler bu maddelerdeki arama usulüyle elde edilmiş olur; m.144 bu aramadan sonraki inceleme aşamasını düzenler.
  • 213 sayılı Kanun m.359: Arama hükmünün uygulandığı vergi suçlarını tanımlar; Yargıtay kararlarında aramanın bu suçlarla bağlantısı kurulur.

VUK m.145 — İncelemenin bitmesi

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 142 ila 147. maddelerinde düzenlenen arama işlemi sırasında alınan defter ve vesikaların incelenmesi, bu incelemenin süresi, incelemenin sonunda belgelerin sahibine iadesi, inceleme sırasında tespit edilen kanuna aykırı olayların tutanakla kaydı, mükellefin tutanağı imzalamaması hâlinde belgelerin alıkonulması ve ilgililerin tutanaklara itiraz kaydı düşmesi ile belgelerin imza karşılığı geri alınması konularını düzenler. Madde, arama sırasında defter ve vesika alınan mükellef ve bu belgeler üzerinden inceleme yapan vergi incelemecileri bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: aramanın kararı, koşulları ve yapılış şekli (m.142-143); arama sırasında el koyma ve tutanak düzeni (m.144); aramaya itiraz ve sulh ceza hâkimliğinin denetimi; vergi cezalarının ve vergi ziyaı tespitinin kendisi (ilgili vergi mevzuatı); suç delili niteliğindeki belgelerin ceza yargılamasındaki akıbeti.

İncelemenin bitmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar
Vergi aramasında ilgili yerlerden el konulan defter, belge ve kayıt niteliğindeki evraklardır. Bu belgeler üzerinde yapılan inceleme, aramanın bir parçası olarak değerlendirilir ve maddedeki süre ve iade kurallarına tabidir.
Tutanak
İncelemede kanuna aykırı görülen olay ve hesap durumlarının yazıldığı resmi belgedir. Mükellef tutanağı imzalamaktan çekinirse madde, belgelerin geri verilmemesi sonucunu bağlar.
Sulh yargıcı kararı
İnceleme süresinin uzatılmasına karar veren mercidir. Uzatma yalnızca haklı sebeplerin varlığı hâlinde ve sulh yargıcının kararıyla mümkündür.
Haklı sebep
İncelemenin üç ay içinde bitirilmesini engelleyen, idarenin kusuru dışında doğan somut nedendir. Metin bu nedenin neler olabileceğini sayarak göstermez; takdir sulh yargıcına aittir.
Suç delili
Belgenin ceza yargılamasında ispat aracı olarak kullanılabilecek nitelikte olmasıdır. Belgenin suç delili olması hâlinde mükellefin imza karşılığı geri alma hakkı kullanılamaz.

İncelemenin bitmesi: hangi şartlar aranır?

  • Arama sonucunda defter veya vesika alınmış olması gerekir.
  • İnceleme, alındığı tarihten itibaren üç ay içinde tamamlanıp belgeler sahibine tutanakla geri verilmelidir.
  • Üç aylık süre, haklı sebeplerin varlığı hâlinde ve sulh yargıcının kararıyla uzatılabilir; uzatma kararı olmadan süre aşılmamalıdır.
  • İncelemede kanuna aykırı görülen olay ve hesap durumları tutanakla tespit edilmelidir.
  • Mükellef tutanağı imzadan çekinirse, ilgili olay ve hesap durumlarını içeren belgeler, aramanın konusu olan vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmemelidir.
  • Mükellef tutanağı her zaman imzalayarak belgelerini geri alabilir; ancak bu belgeler suç delili niteliği taşımamalıdır.

İncelemenin bitmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • İnceleme üç ay içinde bitirildiğinde defter ve vesikalar sahibine tutanakla geri verilir.
  • Haklı sebeplerle üç ay içinde inceleme tamamlanamıyorsa sulh yargıcının kararıyla süre uzatılabilir; uzatma kararı yoksa süre aşılmış olur ve belgelerin geri verilmesi gerekir.
  • Kanuna aykırı görülen olay ve hesap durumları tutanakla tespit edilir.
  • Mükellef tutanağı imzadan çekinirse ilgili belgeler, aramanın konusu olan vergi ve cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez.
  • İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydettirebilir.
  • İlgililer tutanakları her zaman imzalayarak belgelerini geri alabilir.
  • Belgelerin suç delili teşkil etmesi hâlinde imza karşılığı geri alma gerçekleşmez.

Olağan süre ile uzatılmış süre arasındaki fark nedir?

Üç aylık olağan inceleme süresi, arama sonucu alınan belgelere ilişkin genel süredir.

Haklı sebeplerle üç ayın aşılması hâlinde sulh yargıcının kararıyla uzatılan süre, istisnai bir süredir.

Uzatma kararı verilmeden süre aşılırsa belgeler sahibine geri verilmek zorundadır; uzatma kararı varsa süre o kadar uzar.

Tutanağı imzalayan mükellef ile imzadan çekinen mükellef arasındaki fark nedir?

Tutanağı imzalayan mükellef, belgelerini tutanağa bağlı olarak geri alabilir.

Tutanağı imzadan çekinen mükellefin belgeleri, ilgili olay ve hesap durumları bakımından kesinleşmeye kadar geri verilmez.

İmzadan çekinme, belgenin alıkonulması sonucunu doğurur; imza verilirse bu sonuç ortadan kalkar.

Tutanağın imzalanması ile imza sonrası geri alma arasındaki fark nedir?

İlgililer tutanağı her zaman imzalayarak belgeleri geri alabilir.

Belgenin suç delili teşkil etmesi hâlinde bu geri alma imkânı yoktur.

Suç delili niteliği taşıyan belgeler, imza verilse dahi geri verilmez.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, aramanın 142 ila 147. maddelere uygun yapılıp yapılmadığının kontrolü için gerekli görülmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Arama ve el koyma tutanağının dosyada bulunmadığı hâllerde, aramanın usulüne uygunluğu tespit edilemediği için belgelerin delil değeri değerlendirilememektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Arama, 213 sayılı Kanunun 359. maddesindeki suçlara ilişkin ise, arama usulünün 142 ila 147. maddelerde düzenlendiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015)

Nasıl ispat edilir?

  • Aramanın 142 ila 147. maddelere uygun yapıldığını ve belgelerin hangi tarihte alındığını ileri süren taraf, arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının asıllarını veya onaylı örneklerini ibraz ederek ispat yükünü taşır. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022)
  • Üç aylık sürenin aşıldığını ileri süren mükellef, belgelerin alındığı tarihi ve incelemenin bitiş tarihini gösteren belgelerle durumunu ortaya koymalıdır.
  • Sulh yargıcının uzatma kararı varsa, süre uzatımı bu karara dayanılarak ispatlanır; karar yoksa uzatma iddiası geçersiz kalır.
  • Tutanağın imzadan çekinme nedeniyle imzasız kaldığı iddiası, tutanağın kendisi ve tutanağın düzenlendiği tarihteki kayıtlarla ispatlanır.
  • Belgelerin suç delili teşkil ettiğini ileri süren taraf, ilgili belgenin ceza yargılamasındaki niteliğini ortaya koyarak bu savunmayı ispat etmelidir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

VUK m.146 — Kayıtların yeniden işlenmesi

Madde, arama sırasında muhafaza altına alınan defter ve belgeler nedeniyle 219. madde uyarınca yapılamayan kayıtların, defterlerin iadesinden sonra idare ile mükellef arasında kararlaştırılacak münasip bir süre içinde tamamlanmasını düzenler. Ayrıca mükellefin, defterlerinin muhafaza altına alınmasından önce işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt yapma ve iade edilen defterlere sonradan kayıt ekleme imkânını düzenler. Kural, arama yoluyla defterlerine el konulan mükellefler bakımından uygulanır. Maddede, aramanın usulü (m.142-147 arası), muhafaza altına alma kararının koşulları, defterlerin iadesi ve kayıtların yeniden tasdiki düzenlenmez; bunlar ilgili VUK hükümlerinde yer alır. Arama suçlarında cezai yaptırımlar (m.359) ve aramanın hukuka uygunluğunun denetimi (ceza yargılaması) bu maddenin kapsamı dışındadır.

Kayıtların yeniden işlenmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

Muhafaza altına alma
Arama sırasında bulunan defter ve vesikaların idare tarafından alınıp saklanması işlemidir. Bu süre boyunca mükellef defterlerini kullanamadığından kayıt yapılamaz.
Münasip süre
Defterler iade edildikten sonra eksik kayıtların tamamlanacağı, idare ile mükellefin birlikte belirleyeceği süredir. Maddede alt sınır olarak bir ay öngörülmüştür; üst sınır metinde yoktur.
İkmal
Muhafaza nedeniyle yapılamayan kayıtların, iade sonrasında eksiksiz tamamlanması anlamına gelir. Yeni bir işlem yapılması değil, eksik kayıtların bitirilmesidir.
Yeniden tasdik
Muhafaza altına alınmadan önce defterlerin işlemlerinin onaylatılmış olması durumunda, yeni açılan veya tasdik ettirilen defterlere kayıt yapılmasıdır. Bu yol mükellefin tercihine bağlıdır.

Kayıtların yeniden işlenmesi: hangi şartlar aranır?

  • Defterlerin ve vesikaların arama neticesinde muhafaza altına alınmış olması gerekir.
  • Muhafaza nedeniyle 219. madde uyarınca yapılamayan kayıtların bulunması gerekir.
  • Defterlerin mükellefe geri verilmiş olması gerekir; ikmal süresi geri verilmeden başlamaz.
  • İkmal süresinin idare ile mükellef arasında karşılıklı kararlaştırılması gerekir; bu süre bir aydan kısa olamaz.
  • Mükellefin, muhafaza öncesi işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt yapması veya iade edilen defterlere intikal ettirmesi isteğe bağlıdır; bu yol zorunlu değildir.

Kayıtların yeniden işlenmesi: hangi sonuçları doğurur?

  • Defterler iade edildikten sonra, muhafaza nedeniyle yapılamayan kayıtlar idare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip süre içinde ikmal edilir.
  • Kararlaştırılan süre bir aydan kısa olamaz; idare bir aydan kısa süre belirleyemez.
  • Mükellef isterse muhafaza öncesi işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt yapabilir veya iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
  • Yeniden tasdik yolunu seçmek mükellefe bırakılmış bir imkândır; mükellef bu yolu kullanmak zorunda değildir.
  • Ikmal süresinde kayıtlar tamamlanmazsa, bu durum usulsüzlük sayılabilir ve VUK'un ilgili ceza ve özel usulsüzlük hükümleri gündeme gelebilir (metinde açıkça belirtilmemiş; genel hukuk sonucu).

Zorunlu ikmal ile isteğe bağlı yeniden tasdik arasındaki fark nedir?

Muhafaza nedeniyle yapılamayan kayıtların iade sonrası ikmali, süre belirlenerek yapılır ve mükellefin kaydı tamamlaması gerekir.

Mükellefin dilerse işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt yapması veya iade edilen defterlere intikal ettirmesi, mükellefin tercihine bağlıdır.

Birinci yol idare ile kararlaştırılan süreye tabidir; ikinci yol mükellefin seçimiyle kullanılır ve bu seçim süre bağlamaz.

Münasip süre ile bir aydan az olmayan asgari süre arasındaki fark nedir?

Sürenin uzunluğu idare ile mükellefin uzlaşmasına bırakılmıştır.

Kanun, sürenin en az bir ay olmasını zorunlu kılmıştır.

İdare, bir aydan kısa bir ikmal süresi belirleyemez; bir aydan uzun süre ise uzlaşmaya bağlıdır.

Kayıtların yeniden işlenmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Bir aydan kısa bir ikmal süresi belirlemek; kanun bir aydan az olamaz dediği için bu süre geçerli değildir.
  • Münasip süreyi defterlerin muhafazası sırasında başlatmak; süre defterler geri verildikten sonra başlar.
  • Yeniden tasdik yolunu zorunlu sanmak; bu yol mükellefin tercihine bağlıdır ve ikmal yükümlülüğünün yerine geçmez.
  • Muhafaza nedeniyle yapılamayan kayıtlar ile muhafaza öncesi işlemlerin yeniden tasdikini birbirine karıştırmak; birincisi ikmal, ikincisi tercihe bağlı bir yoldur.
  • Aramanın usulüne uygunluğunu m.146 üzerinden değerlendirmek; usul kontrolü m.142-147 hükümleri üzerinden yapılır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Arama sırasında kayıt tutulamadığı için muhafaza süresinin, ceza yargılamasında arama ve el koyma işlemlerinin usulüne uygunluğu tartışılırken aramanın VUK m.142-147 hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015; 11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021)
  • Aramanın VUK m.142 ilâ 147 hükümlerine uygun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, arama ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örnekleri getirtilerek incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021)
  • Arama ve el koyma tutanağının dosyada bulunmadığı hallerde, aramanın usulüne uygunluğunun değerlendirilemeyeceği ve bu eksikliğin karar üzerinde etkili olduğu kabul edilmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • İkmal yükümlülüğünün yerine getirildiğini ve sürenin uyulduğunu gösterme yükü mükelleftedir; ikmal edilen kayıtlar ve bunların tarihleri ile yevmiye ve defter kayıtları bu hususu gösterir.
  • Muhafaza altına alma ve iade tarihleri, arama ve el koyma tutanağı ile idarenin iade belgesinden ispatlanır; tutanak yoksa iade tarihi ve muhafaza süresi kanıtlanamaz.
  • İdare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip sürenin varlığı, tarafların yazılı mutabakatı veya tutanak ile ispatlanır; mükellef sürenin kısa olduğunu iddia ederse bu iddiayı ispatlamalıdır.
  • Yeniden tasdik yoluyla kayıt yapıldığı iddia ediliyorsa, mükellef bu kayıtların muhafaza öncesi işlemlere ait olduğunu defter ve belgelerle göstermelidir.
  • Arama usulüne uygunluk tartışmasında, arama ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örnekleri ispat aracı olarak kullanılır ve bunların dosyada bulunmaması savunmayı zayıflatır. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.219: Muhafaza nedeniyle yapılamayan kayıtların hangi durumda ertelenmiş sayıldığını belirleyen maddedir; m.146 bu erteleme halinin tamamlanmasını düzenler.
  • 213 sayılı Kanun m.142-147: Aramanın usulünü, muhafaza altına alma işlemini ve defterlerin iadesini düzenler; m.146 bu sürecin son aşamasıdır.
  • 213 sayılı Kanun m.359: Defter ve belgelerle ilgili suçları düzenler; ikmal yapılmayan kayıtlar bakımından ceza hükümleri bu madde ile ilişkili olabilir.

VUK m.147 — Genel hükümlerin uygulanması

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 147. maddesi, bu Kanunun arama hükümlerinde açıkça yazılı olmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanununun arama ile ilgili hükümlerinin uygulanmasını düzenler. Madde, vergi usulü aramalarında boşluk doldurma kuralını koyar. Uygulaması, Vergi Usul Kanununun arama ile ilgili hükümlerinin (142-146. maddeler) kapsadığı işlemlerle ve bu işlemleri yürüten vergi incelemesi ve arama görevlileriyle sınırlıdır. Madde, arama kararının alınma usulünü, aramanın hangi yerlerde ve nasıl yapılacağını ve el koyma işlemlerinin ayrıntılarını bizzat düzenlemez; bunları atıf yapılan Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine bırakır. Maddenin, aramaya bağlı tazminat ve arama tutanağına ilişkin ayrıntılı hükümleri de kendi metninde yer almaz.

Genel hükümlerin uygulanması: hangi kavramlar bilinmeli?

Açıkça yazılı olmayan haller
Vergi Usul Kanununun arama bölümünde (142-146. maddeler) bir konuda hüküm bulunmaması durumudur. Bu boşluk varsa 147. madde devreye girer ve Ceza Muhakemesi Kanunundaki arama hükümleri uygulanır.
Arama
Vergi incelemesi kapsamında, vergiye ilişkin delillerin bulunması amacıyla kişinin yerinin, eşyasının ya da defter ve belgelerinin aranmasıdır. Madde, aramanın kendisini tanımlamaz; kavram Vergi Usul Kanununun arama bölümünden alınır.
Ceza Muhakemesi Kanununun arama hükümleri
Ceza yargılamasında aramaya ilişkin olarak düzenlenen kurallardır. Vergi usulü aramasında yalnızca VUK'ta boşluk bulunan konularda, tamamlayıcı olarak başvurulur. Bu atıf, CMK'nın tüm usul kurallarını değil, arama ile ilgili hükümlerini kapsar.

Genel hükümlerin uygulanması: hangi şartlar aranır?

  • Aranacak konunun 213 sayılı Kanunun arama bölümünde (142-146. maddeler) açıkça düzenlenmemiş olması gerekir.
  • Boşluğun konusu arama ile ilgili olmalıdır; arama dışındaki usul konularında 147. madde uygulanmaz.
  • Uygulanacak Ceza Muhakemesi Kanunu hükmü arama ile ilgili olmalıdır; bu madde yalnızca arama hükümlerine atıf yapar.
  • Atfedilen CMK hükmünün VUK'un arama sisteminin temel ilkeleriyle çelişmemesi gerekir.

Genel hükümlerin uygulanması: hangi sonuçları doğurur?

  • VUK'un arama bölümünde açıkça düzenlenmiş bir konu varsa, o konuda 147. madde uygulanmaz ve VUK hükmü esas alınır.
  • VUK'ta boşluk varsa ve konu arama ile ilgiliyse, Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili arama hükmü uygulanır.
  • Arama ile ilgili olmayan bir konuda boşluk bulunsa bile bu madde ile CMK'ya gidilemez.
  • Atıf yapılan CMK hükümlerinin uygulanması, arama işleminin hukuka uygunluğunu da etkiler; uygulanması gereken hüküm yanlış seçilmişse arama usulüne aykırılık doğar.

VUK'ta düzenlenmiş arama ile VUK'ta düzenlenmemiş arama arasındaki fark nedir?

Vergi Usul Kanununun 142-146. maddelerinde açıkça düzenlenmiş konular, doğrudan bu hükümlere göre yürütülür.

Bu bölümde açıkça yazılı olmayan konular, 147. madde uyarınca Ceza Muhakemesi Kanununun arama hükümlerine göre çözülür.

Önce VUK'un ilgili hükmü aranır; hüküm yoksa CMK'ya başvurulur. CMK'ya doğrudan başvuru, VUK'ta boşluk bulunmadıkça yapılamaz.

Arama hükmü ile arama dışı usul hükmü arasındaki fark nedir?

Aramanın yapılış biçimine, yetkiye ve el koymaya ilişkin konular 147. maddenin kapsamına girer.

Vergi incelemesi, tarh, tebliğ veya vergi cezası gibi arama dışı konular bu maddenin kapsamında değildir.

Arama dışı konularda CMK'nın arama hükümleri uygulanmaz; ilgili konu kendi maddesine göre çözülür.

Genel hükümlerin uygulanması: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • VUK'ta düzenlenmiş bir konuyu 147. madde üzerinden CMK'ya göre çözmek; önce VUK'un ilgili hükmünün aranması gerekir.
  • Arama dışı bir usul konusunda (tarh, tebliğ, vergi incelemesi) bu maddeye dayanarak CMK'nın arama hükümlerini uygulamak.
  • Maddede yazmadığı için aramada hiçbir kuralın uygulanmayacağını düşünmek; boşluk varsa CMK'nın arama hükümleri tamamlayıcı olarak devreye girer.
  • Madde metnindeki yollamanın CMK'nın tüm usul hükümlerini kapsadığını sanmak; atıf yalnızca arama ile ilgili hükümlerle sınırlıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Yargıtay, arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının asıllarının ya da onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesini, aramanın VUK'un 142-147. maddelerine uygun yapılıp yapılmadığının tespiti için zorunlu görmektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Dosyada arama kararı ya da arama ve el koyma tutanağı bulunmadığında, aramanın usule uygun yapıldığı kabul edilmemektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Aramanın usulüne uygunluğu, tutanaklar incelenmeden değerlendirilmemektedir. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022)

Nasıl ispat edilir?

  • Aramanın 147. madde kapsamında usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf (idare), arama kararını ve arama ve el koyma tutanağını ibraz ederek bunu ispatlamakla yükümlüdür. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021)
  • Aramanın usule aykırılığını ileri süren mükellef, bu iddiasını arama tutanağındaki eksiklik veya uygulanması gereken hükme aykırılık üzerinden ortaya koyabilir.
  • Arama kararı ve tutanağın asılları veya onaylı örnekleri dosyada bulunmadığında, aramanın usule uygunluğu kanıtlanamaz. (11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021; 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021)
  • Savunma ve karşı delil, tanık beyanı ile değil, yazılı arama belgeleriyle ortaya konur; yazılı belge üstündür. (11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022; 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022)

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 213 sayılı Kanun m.142-146: Vergi Usul Kanununun arama hükümleridir. 147. madde, bu maddelerde yer almayan konular için tamamlayıcı kural koyar; öncelik bu maddelerdedir.
  • 213 sayılı Kanun m.359: Vergi kaçakçılığı suçlarına ilişkin aramaların düzenlendiği bağlamda, (19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015) kararı arama hükümlerinin 142-147. maddeler arasında yer aldığını belirtir. Madde m.359 yalnızca suç bağlamını gösterir.

Süreler

SüreMaddeHüküm
bir aydanm.144Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan başlar.
bir aym.144Şu kadar ki, defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonundan başlar.
üç aym.145Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilerek sahibine bir tutanakla geri verilir.
bir aydanm.146Bu süre bir aydan az olamaz.

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

13 karar
  1. 11. Ceza Dairesi, 2021/12439 E., 2025/2663 K., 03.03.2025
    İlgili madde: m.142
  2. 11. Ceza Dairesi, 2017/16145 E., 2022/7395 K., 26.04.2022
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.146, m.147
  3. 11. Ceza Dairesi, 2017/16361 E., 2022/5518 K., 31.03.2022
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.146, m.147
  4. 11. Ceza Dairesi, 2017/10940 E., 2022/2057 K., 10.02.2022
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.146, m.147
  5. 3. Daire, 2018/3841 E., 2021/6207 K., 16.12.2021
    İlgili madde: m.146
  6. 11. Ceza Dairesi, 2017/15431 E., 2021/6226 K., 01.07.2021
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.146, m.147
  7. 11. Ceza Dairesi, 2017/15825 E., 2021/2480 K., 11.03.2021
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.147
  8. 10. Daire, 2015/217 E., 2020/5509 K., 01.12.2020
    İlgili madde: m.142
  9. 11. Ceza Dairesi, 2017/3518 E., 2019/3864 K., 15.04.2019
    İlgili madde: m.142
  10. 11. Ceza Dairesi, 2016/12653 E., 2019/3717 K., 10.04.2019
    İlgili madde: m.142
Diğer 3 karar
  1. 11. Ceza Dairesi, 2017/425 E., 2019/1536 K., 18.02.2019
    İlgili madde: m.142
  2. 11. Ceza Dairesi, 2016/6078 E., 2018/5363 K., 06.06.2018
    İlgili madde: m.142
  3. 19. Ceza Dairesi, 2015/1978 E., 2015/1293 K., 07.05.2015
    İlgili madde: m.143, m.144, m.145, m.146, m.147

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 1.1. Vergilendirme bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış