---
title: "Beyan ve verginin tarhı — Vergi ve Vergi Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Vergi ve Vergi Usul Hukuku"
law: "Kurumlar Vergisi Kanunu"
articles: "Kurumlar Vergisi Kanunu m.14–21"
last_amended: "2024-07-28"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/beyan-ve-verginin-tarhi"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Beyan ve verginin tarhı

Vergi ve Vergi Usul Hukuku › Kurumlar Vergisi Kanunu › Tam mükellefiyet esasında verginin tarhı ve ödenmesi — [Vergi ve Vergi Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku)

## Kısaca

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesi, kurumlar vergisinin beyanname üzerine tarhına ilişkin esasları düzenler: beyannamenin kapsamı, kimin kaç beyanname vereceği, beyannamenin verilme süresi, bağlı olunan vergi dairesi ve beyanname şekil ve içeriğinin belirlenmesi.

## Kapsam

Bu konu, Kurumlar Vergisi Kanunu m.14–21 hükümlerini kapsar: beyan esası, vergilendirme dönemi ve tarhiyat, tasfiye, birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimi, devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme, ödeme süresi.

- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.14 — Beyan esası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-14)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-15)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.16 — Vergilendirme dönemi ve tarhiyat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-16)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.17 — Tasfiye](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.18 — Birleşme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-18)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.19 — Devir, bölünme ve hisse değişimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-19)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.20 — Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-20)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.21 — Ödeme süresi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-21)

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.14 — Beyan esası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-14)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesi, kurumlar vergisinin beyanname üzerine tarhına ilişkin esasları düzenler: beyannamenin kapsamı, kimin kaç beyanname vereceği, beyannamenin verilme süresi, bağlı olunan vergi dairesi ve beyanname şekil ve içeriğinin belirlenmesi. Hüküm, kurumlar vergisi mükellefleri ve vergi sorumluları bakımından uygulanır. Madde, kurumlar vergisinin matrahını, oranını, istisnalarını ve vergi kesintisi oranlarını düzenlemez (m.5, m.6, m.7 ve ilgili hükümler). Vergi kesintisi oranları ayrı bir Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmektedir. Beyannamenin verilmemesi veya geç verilmesine bağlanan vergi cezaları ile tarhiyat ve dava usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Beyan esası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Beyanname**: Mükellefin ya da vergi sorumlusunun, ilgili hesap döneminin sonuçlarını bildirdiği belgedir. Kurumlar vergisi, bu beyanname üzerine tarh olunur.
- **Hesap dönemi**: Beyannamenin içereceği sonuçların ait olduğu dönemdir. Beyanname, bu dönemin sonuçlarını kapsar.
- **İktisadi kamu kuruluşu ve dernek/vakıf iktisadi işletmesi**: Tüzel kişiliği bulunmayan bu birimler, kendilerine ait iktisadi işletme için ayrı beyanname verebilir. Bu birimlerin beyannamesi, bağlı oldukları kamu tüzel kişisi, dernek ya da vakıf tarafından verilir.
- **Bağlı iş yeri**: Şube, acente, alım-satım bürosu, mağaza, imalathane ve benzeri iş yerleridir. Bağımsız muhasebe ya da ayrılmış sermaye bulunsa bile bunlar için ayrı beyanname verilmez.
- **Bağlı vergi dairesi**: Kurumun kanuni merkezinin ya da iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesidir. Maliye Bakanlığı bu yeri kanuni veya iş merkezine bakmaksızın belirleyebilir.

### Beyan esası: hangi şartlar aranır?

- Kurumun kurumlar vergisi mükellefi olması ve vergiye tabi kazancının bulunması gerekir; beyanname bu kazanç için verilir.
- Her mükellef, vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname vermelidir.
- Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu ya da dernek ve vakıf iktisadi işletmesi bulunuyorsa, her biri için bağlı olduğu kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf tarafından ayrı beyanname verilmelidir.
- Mükellefin şube, acente, büro, mağaza, imalathane veya diğer bağlı iş yerleri için ayrı beyanname verilmemelidir.
- Kooperatiflerin gelirleri yalnızca vergi kesintisine tabi tutulan taşınmaz kira gelirlerinden oluşuyorsa, bu gelirler için beyanname verilmemelidir.
- Beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilmelidir.
- Beyanname, Maliye Bakanlığınca belirlenen şekil, içerik ve eklere uygun olarak düzenlenmelidir ve beyanlar bu beyanname ile yapılmalı ya da beyannamede yazılı bilgilere uygun bildirilmelidir.

### Beyan esası: hangi sonuçları doğurur?

- Kurumlar vergisi, mükellefin ya da vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur.
- Mükellef, vergiye tabi kazancının tamamı için tek beyanname verir; kazancın bir kısmı için ayrı beyanname verilmez.
- Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu ile dernek ve vakıf iktisadi işletmeleri için, her biri adına bağlı olduğu kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf tarafından ayrı beyanname verilir.
- Bağlı iş yerleri için ayrı beyanname verilmez.
- Kooperatiflerin gelirleri yalnızca vergi kesintisine tabi taşınmaz kira gelirinden oluşuyorsa beyanname verilmez.
- Beyannamenin süresinde verilmemesi halinde, kanunun ilgili hükümlerine göre idari ve diğer yaptırımlar doğar (metinde açıkça belirtilmemiş; sonucundan çıkarılmıştır).

### Kurumun merkezi ile şubesi arasındaki fark nedir?

- Kurumun kanuni merkezi veya iş merkezi, beyanname verilecek vergi dairesini belirler.
- Şube, acente, mağaza ve benzeri bağlı iş yerleri ayrı bir kurum gibi görünse de ayrı vergi dairesi ya da beyanname konusu olarak alınmaz.

Sonuç: Bağımsız muhasebe ya da ayrılmış sermaye bulunsa dahi iş yerleri için ayrı beyanname verilmez; beyanname tek kurum üzerinden verilir.

### Genel mükellef ile iktisadi kamu kuruluşu ve vakıf-dernek iktisadi işletmesi arasındaki fark nedir?

- Kurumlar vergisi mükellefi olan kurum, vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname verir.
- Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu ile dernek ve vakıf iktisadi işletmeleri, kendi kazancı için ayrı işletme bazında hareket eder.

Sonuç: Bu işletmeler için beyanname, kendi kurumları yerine bağlı oldukları kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf tarafından ayrı olarak verilir.

### Genel beyanname yükümü ile kooperatif kira geliri istisnası arasındaki fark nedir?

- Kooperatiflerin diğer gelirleri varsa genel beyanname yükümlülüğü devam eder.
- Kooperatifin geliri yalnızca vergi kesintisine tabi taşınmaz kira gelirinden ibaretse, bu gelirler için beyanname verilmez.

Sonuç: Yalnız kesintiye tabi kira geliri bulunan kooperatif bu gelir için beyanname vermez.

### Beyan esası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bağımsız muhasebesi ve ayrılmış sermayesi bulunan şube için ayrı kurumlar vergisi beyannamesi vermek; 14/4 hükmü bunu açıkça yasaklar.
- Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu ya da dernek-vakıf iktisadi işletmesi için kendi adına bağımsız beyanname verilebileceğini varsaymak; bu işletmeler için beyanname, bağlı oldukları kamu tüzel kişisi, dernek veya vakıf tarafından verilir.
- Beyannamenin süresini hesap döneminin bittiği ay üzerinden saymak; süre, kapanan ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününde başlar ve yirmibeşinci gün akşamı biter.
- Kooperatifin tüm gelirlerinin kira geliri olduğunu varsayıp beyannameyi hiç vermemek; yalnızca vergi kesintisine tabi taşınmaz kira gelirleri bu istisnaya girer.
- Vergi dairesini, kurumun fiilen faaliyet gösterdiği yer üzerinden belirlemek; 14/6 uyarınca bağlı vergi dairesi kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesidir.
- Maliye Bakanlığının belirlediği vergi dairesinin kanuni merkez ya da iş merkezi ile aynı olacağını varsaymak; 14/7 uyarınca Bakanlık bunu farklı belirleyebilir.
- Beyanname şekil ve eklerini kanunda yazılı biçimde hazırlamak yerine eski ya da genel bir formu kullanmak; şekil ve içerik Maliye Bakanlığınca belirlenir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Beyanname süresinin geçirilmesi halinde, verginin ödenmesi de süresinde yapılmamışsa, ödeme yükümlülüğü ve buna bağlı yaptırımlar gündeme gelmektedir. (8. Daire, 2019/4974 E., 2023/2086 K., 14.04.2023)
- Beyannamenin süresi, yılın dördüncü ayının birinci gününden yirmibeşinci gününe kadar olarak uygulanmakta; süresinden sonra verilen beyanname için bu tarihin esas alındığı kabul edilmektedir. (13. Daire, 2016/4268 E., 2022/1471 K., 06.04.2022; 13. Daire, 2016/2027 E., 2022/821 K., 03.03.2022)
- Madde 14/3 hükmüne dayanılarak yapılan tarhiyatta, tarhiyatın hangi döneme ilişkin olduğunun beyanname dönemiyle uyumlu olup olmadığı incelenmektedir. (9. Daire, 2022/1050 E., 2022/2796 K., 09.06.2022)
- Madde 14/2 kapsamında, iktisadi işletmenin kendi vakıf ya da dernek tüzel kişiliğinden ayrı bir mükellef sayılıp sayılmayacağı, merkez-şube ilişkisi gibi iştirak ya da ortaklık bağının bulunup bulunmadığına göre değerlendirilmektedir. (3. Daire, 2019/639 E., 2022/1024 K., 09.03.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Beyannamenin süresinde verildiğini ispat yükü mükelleftedir; verilme tarihini gösteren vergi dairesi kayıtları ve beyanname belgesi bu konuda esas delildir.
- Tarhiyatın dayanağı olan beyannamenin hangi hesap dönemine ait olduğu, idarenin ya da tarhiyatı yapan vergi dairesinin dosyasındaki kayıtlardan ispat edilir.
- Kurumun bağlı iş yeri için ayrı beyanname verdiğini ileri süren, bu iddiasını iş yerinin ayrı mükellefiyetini gösteren belgelerle ispatlamalıdır; yalnızca bağımsız muhasebe bulunması bu sonucu doğurmaz.
- Kooperatifin gelirlerinin yalnızca kesintiye tabi kira geliri olduğu iddiası, gelir kayıtları ve vergi kesintisi belgeleriyle ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 m.6: Kurumlar vergisi mükellefiyetini tanımlar; beyanname yükümlüsünün kim olduğunu belirlemek için başvurulur.
- 5520 m.15: Vergiye tabi kazancın tespitinde ve beyannamede bildirilecek matrahın belirlenmesinde kullanılır; bu madde beyannamenin içeriğini tamamlar.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.15](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-15)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15. maddesi, kurumlara ve belirli kişilere yapılan belirli ödemeler üzerinden yapılacak kurumlar vergisi kesintisini düzenler; kesintiye tâbi ödemeler, kesinti oranı, vergiden muaf kurumlara dağıtılan kâr payları, emeklilik yatırım fonlarının kazançları, Cumhurbaşkanına oran belirleme yetkisi, beyan ve hesaplama kuralları bu maddenin konusudur. Madde, birinci fıkrada sayılan ödemeleri yapan kamu kurum ve kuruluşları, ticaret şirketleri, dernek ve vakıflar, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek usulde kazanç sahibi ticaret ve serbest meslek erbabı ile ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler bakımından uygulanır. Kesinti yapılacak gelirin vergi tarhı, kurumlar vergisi mükellefinin beyanı ve vergi incelemesi gibi konular bu maddede düzenlenmez; bunlar 5520 sayılı Kanunun kurumlar vergisi beyanı ve tarh hükümlerinde ve Gelir Vergisi Kanununda yer alır. Kesintiye tâbi kazanç ve iratların kurumun gelir kaydı, gider yazımı ve kurumlar vergisi matrahına etkisi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### m.15: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Vergi kesintisi (stopaj)**: Kazanç ve iratları ödeyenin, ödemeyi yaptığı anda alacaklının kazancından kurumlar vergisi adına kestiği ve ilgili vergi dairesine aktardığı vergidir. Kesinti, ödeyenin kendi kurumlar vergisi yükümlülüğünden bağımsız olarak doğar.
- **İstihkak sahibi**: Kesintiye tâbi ödemenin hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişidir. Kesinti, bu kişinin alacağından yapılır.
- **Hesaben ödeme**: Kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyeni, hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemdir. Nakit çıkışı olmasa da mahsup veya kayıt yoluyla yapılan ödemeler bu kapsamdadır.
- **Gayrisafi tutar**: Kesintinin hesaplandığı, herhangi bir gider veya kesinti düşülmemiş toplam kazanç ve iratlar tutarıdır. Vergi kesintisi bu tutar üzerinden hesaplanır.
- **Muhtasar beyanname**: Yapılan kesintilerin vergi dairesine bildirildiği beyannamedir. Kesinti yapanın bu beyannameyi verme yükümlülüğü, kesintinin ödenmesi ile birlikte doğar.
- **Üstlenilen vergi**: Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından hak sahibi adına üstlenilmesi durumudur. Bu halde kesinti, ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

### m.15: hangi şartlar aranır?

- Ödemenin, birinci fıkrada sayılan ödeme türlerinden birine girmesi gerekir; bu türler (a)'dan (ı)'ya kadar belirtilmiştir.
- Ödemeyi yapanın, birinci fıkrada sayılan kişi ve kurumlardan biri olması gerekir.
- Ödemenin nakden veya hesaben yapılmış olması gerekir; avanslar da bu kapsama girer.
- Hak edişli inşaat ve onarım işlerinde kesintinin, birden fazla takvim yılına yaygın işler ve bu işlerle ilgili hak ediş ödemeleri bakımından yapılması gerekir.
- Kesinti oranının, Cumhurbaşkanınca değiştirilmemiş olması hâlinde %15 olarak uygulanması gerekir.
- Vergiden muaf kurumlara dağıtılan kâr paylarında kesintinin, Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr paylarından ve üçüncü fıkra kapsamındaki kazançlar hariç olarak yapılması gerekir.
- Kesinti, kazanç ve iratların gayrisafi tutarı üzerinden hesaplanmalıdır; üstlenilen vergi varsa ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı esas alınmalıdır.
- Döviz veya endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları kesintiye tâbi tutulmamalıdır.

### m.15: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkrada sayılan ödemeler yapıldığında, ödemeyi yapan kişi %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapmak zorundadır.
- Kesinti yapılmadığında ödeyen kişi, kesilmesi gereken vergiden sorumlu tutulur ve tarh edilen vergi ile birlikte bu sorumluluk doğar.
- Cumhurbaşkanı, birinci fıkra oranlarını her bir ödeme ve gelir için sıfıra kadar indirebilir veya kurumlar vergisi oranına kadar yükseltebilir.
- Cumhurbaşkanı, üçüncü fıkradaki kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ayrı oran belirleyebilir.
- Kesinti yapılan vergi, kesinti yapanların kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterilir (sekizinci fıkra).
- Kazanç ve iratlar gayrisafi tutar üzerinden dikkate alınır; üstlenilen vergi kesintisi, ödenen tutar ile üstlenilen verginin toplamı üzerinden hesaplanır.
- Üçüncü fıkra kazançları için kesinti, dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum bünyesinde doğar; vergiden muaf kurumlara ilişkin kesinti ise kâr payının dağıtılmasıyla doğar.
- Emeklilik yatırım fonlarının kazançları üçüncü fıkra kapsamı dışındadır.

### Birinci fıkra ödemeleri ile ikinci fıkra kâr payları arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, ödemeyi yapanın belirli ödeme türleri üzerinden kesinti yapmasını düzenler; ödemenin kaynağı ödeyenin faaliyetidir.
- İkinci fıkra, vergiden muaf kurumlara dağıtılan kâr paylarını konu alır ve yalnızca Gelir Vergisi Kanunu 75. madde ikinci fıkrası bentlerindeki kâr paylarına uygulanır.

Sonuç: İkinci fıkrada kesinti yalnızca muaf kurumlara yapılan kâr dağıtımında doğar; kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmadığından kesinti yapılmaz.

### Birinci fıkra (a) bendi ile birinci fıkra (ç) bendi arasındaki fark nedir?

- (a) bendi, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işlerinde yapılan hak ediş ödemelerini kapsar.
- (ç) bendi, mevduat faizlerini kapsar; bunda işin niteliği değil ödemenin türü belirleyicidir.

Sonuç: Hak ediş ödemesinde işin süresi ve yaygınlığı aranır; mevduat faizinde bu aranmaz.

### Birinci fıkra (c) bendi ile birinci fıkra (f) bendi arasındaki fark nedir?

- (c) bendi, tahvil, Hazine bonosu ve belirli kuruluşların ihraç ettiği menkul kıymetlerin faizlerini düzenler.
- (f) bendi, aynı menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile elde edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirleri düzenler.

Sonuç: (f) bendi, (c) bendinde yer alan menkul kıymetlere ilişkin ayrı bir gelir türünü kesintiye tâbi kılar.

### Birinci fıkra (g) bendi ile (h) bendi arasındaki fark nedir?

- (g) bendi, şans oyunu bilet ve benzerlerini satanlara ve bahis aracılarına yapılan komisyon ve primleri kapsar; başbayiler hariçtir.
- (h) bendi, aracı hizmet sağlayıcılarının elektronik ticaret kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemeleri kapsar.

Sonuç: Her bendin kapsamı farklı alıcı ve faaliyet türüne göre belirlenir; başbayilere yapılan ödeme (g) kapsamında kesintiye girmez.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra ödeme türüne bağlı kesintiyi düzenler ve belirli ödeyenlere uygulanır.
- Üçüncü fıkra, emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere Kanunun 5. madde birinci fıkrası (d) bendindeki kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum bünyesinde yapılan kesintiyi düzenler.

Sonuç: Üçüncü fıkra kesintisi dağıtım gerçekleşmeden doğar; bu nedenle beyanı kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği döneme ait muhtasar beyanname ile yapılır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Hak ediş ödemelerinde kesintinin, işin birden fazla takvim yılına yaygın olup olmadığı tartışmasına göre yapıldığı ve inşaat-onarım işlerinde avans ödemelerinin de kesinti kapsamına alındığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2020/2128 E., 2022/9377 K., 27.12.2022)
- Yüklenici firmaya yapılan avans ödemelerinin, birinci fıkra (a) bendi kapsamında kesinti ve ikmalen tarhiyata konu edildiği görülmektedir. (4. Daire, 2020/2128 E., 2022/9377 K., 27.12.2022)
- Kurumun stopaj sorumluluğunun, hizmetin temin edildiği dava dışı şirketlere yapılan ödemeler bakımından da doğduğu kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, 2021/1290 E., 2025/365 K., 26.03.2025)
- İnternet ortamında verilen reklam hizmetlerine ilişkin ödemelerin, birinci fıkrada sayılan ödemelerle ilişkilendirilerek kesinti kapsamına alındığı ve bu ödemeler için tevkifat yapılmasının gerektiği kabul edilmektedir. (9. Daire, 2021/4633 E., 2023/4890 K., 29.11.2023; 9. Daire, 2021/4378 E., 2023/4891 K., 29.11.2023)
- Kararların önemli bir bölümü değişiklik öncesi metne dayandığından, birinci fıkra bentlerinin numaralandırması ve kapsamı karar dayanağı ile güncel metin arasında karşılaştırılarak uygulanmalıdır. (3. Daire, 2023/3430 E., 2023/5818 K., 19.12.2023; 3. Daire, 2021/3911 E., 2024/4192 K., 24.06.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Kesinti yapma yükümlülüğünü ileri süren vergi dairesi, ödemenin birinci fıkradaki ödeme türlerinden birine girdiğini ve ödemeyi yapanın kesinti yükümlüsü olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Ödemenin türü, sözleşme, hak ediş raporu, fatura ve banka kayıtları gibi belgelerle ispatlanır.
- Kesinti yükümlüsü, ödemenin kesinti kapsamı dışında olduğunu, ya da kesintinin muhtasar beyanname ile bildirildiğini ileri sürerse bu savunmayı ispatlamakla yükümlüdür.
- Üstlenilen verginin varlığı, ödeme sözleşmesinde yer alan vergi üstlenme kaydı ile ispatlanır; bu kayıt yoksa gayrisafi tutar üzerinden hesaplama yapılır.
- Kesinti yapıldığının ve kayıtlara yansıtıldığının ispatı, kesinti yapanın kayıt ve hesaplarındaki kayıtlar ile muhtasar beyannamelere dayanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 m.5: Üçüncü fıkrada anılan (d) bendindeki kazançların hangi kurumlar kapsamında olduğunu belirleyen madde olarak bağlantılıdır.
- Gelir Vergisi Kanunu m.75: İkinci fıkrada kâr payının hangi bentlere girdiğini belirleyen, kesintinin kapsamını sınırlayan maddedir.
- Vergi Usul Kanunu m.11: Birinci fıkra (ğ) bendinin, VUK 11. maddenin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelere atıf yaptığını belirler.
- 6563 sayılı Kanun: Birinci fıkra (h) bendinde aracı hizmet sağlayıcılarının faaliyetlerinin tanımı için başvurulan Elektronik Ticaret Kanunudur.
- 5520 m.15: Dördüncü fıkrada Cumhurbaşkanına oranları belirleme yetkisi tanınmıştır; bu yetki birinci fıkra oranlarını değiştirir.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.16 — Vergilendirme dönemi ve tarhiyat](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-16)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 16. maddesi; kurumlar vergisinde vergilendirme döneminin tespitini, kesinti yoluyla ödenen vergilerde dönemin belirlenmesini, verginin hangi vergi dairesince tarh edileceğini, verginin hangi kişi adına tarh olunacağını ve posta ile gönderilen beyannamelerde tarh süresinin başlangıcını düzenler. Madde, kurumlar vergisinin mükellefi olan tüzel kişileri, kesinti yapılan istihkak sahiplerini, iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıfların iktisadi işletmelerini, fonları ve iş ortaklıklarını kapsar. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: kurumlar vergisi mükellefiyeti ve mükellef kapsamı (m.1 ve m.2), vergiye tabi kazancın tespiti ve matrah (m.6 ve devamı), beyanname verme yükümlülüğü ve süresi (m.11), vergi oranı (m.32). Bu konular bakımından ilgili kanun maddeleri ayrıca incelenmelidir.

### Vergilendirme dönemi ve tarhiyat: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Hesap dönemi**: Mükellefin bilançosunun çıkarıldığı ve gelirinin hesaplandığı yıllık dönemdir. Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi, kural olarak hesap dönemiyle aynıdır.
- **Özel hesap dönemi**: Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için vergilendirme dönemi olarak kabul edilen dönemdir. Takvim yılından farklı bir hesap dönemi tayin edilmiş olmasına bağlıdır.
- **Kesinti suretiyle ödenen vergi**: Ödemeyi yapan kişi tarafından ödeme sırasında kesilerek ilgili vergi dairesine yatırılan vergidir. Bu vergide vergilendirme dönemi, kesintinin ilgili olduğu dönemdir.
- **İstihkak sahibi**: Kesintiye konu gelirin kendisine ödendiği veya hak ettirildiği kişidir. Yıllık beyanname vermeyen istihkak sahibi bakımından kesinti dönemi vergilendirme dönemi sayılır.
- **Tarh**: Vergi alacağının miktarının ve muhatabının idarece belirlenmesi işlemidir. Maddede kurumlar vergisinin hangi dairece ve kimin adına tarh edileceği düzenlenmiştir.
- **Fon**: Kanunda ayrıca kurumlar vergisi mükellefi olarak sayılan, kuruculuk ilişkisi üzerinden tarhın yapıldığı yapıdır. Tarh, fonun kurucusu adına yapılır.
- **İş ortaklığı**: Ortakların birlikte iş yapması için kurdukları ve tüzel kişiliği olmayan birlikteliktir. Kurumlar vergisi, yönetici ortak veya ortaklardan biri adına tarh edilir ve ortaklar verginin ödenmesinden müteselsilen sorumludur.

### Vergilendirme dönemi ve tarhiyat: hangi şartlar aranır?

- Kurumlar vergisi mükellefi olunduğu ve verginin bu Kanuna göre doğduğu belirlenmelidir.
- Mükellefin özel bir hesap dönemi tayin edilmişse vergilendirme döneminin bu özel hesap dönemi olduğu tespit edilmelidir; aksi halde hesap dönemi vergilendirme dönemidir.
- Kesinti yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahibi tarafından ayrıca yıllık beyanname verilmediği saptanmalıdır; bu halde vergilendirme dönemi, kesintinin ilgili olduğu dönemlerdir.
- Verginin tarhı için kurumlar vergisi beyannamesinin verilmiş olması gerekir; tarh, beyannamenin verildiği vergi dairesince yapılır.
- Tarh, mükellefin tüzel kişiliği adına yapılır; tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu, dernek veya vakıf iktisadi işletmelerinde bağlı olunan kamu tüzel kişisi ya da dernek veya vakıf adına, fonlarda kurucu adına yapılır.
- İş ortaklıklarında tarh, yönetici ortak veya ortaklardan biri adına yapılır ve diğer ortaklar verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olur.
- Beyanname posta ile gönderilmişse, tarh edecek daireye geldiği tarihten itibaren üç gün içinde tarh işlemi yapılmalıdır.

### Vergilendirme dönemi ve tarhiyat: hangi sonuçları doğurur?

- Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi hesap dönemidir; özel hesap dönemi tayin edilen mükelleflerde bu dönem özel hesap dönemidir.
- Kesinti yoluyla ödenen vergilerde istihkak sahibi ayrıca yıllık beyanname vermiyorsa, kesintinin ilgili olduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.
- Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği vergi dairesince tarh olunur.
- Mükellefin tüzel kişiliği adına tarh yapılır; tüzel kişiliği olmayan kamu kuruluşu, dernek veya vakıf iktisadi işletmelerinde ilgili kamu tüzel kişisi, dernek ya da vakıf adına, fonlarda kurucu adına tarh yapılır.
- İş ortaklıklarında tarh, yönetici ortak veya ortaklardan biri adına yapılır ve ortaklar verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olur.
- Posta ile gönderilen beyannamede tarh, dairenin geldiği tarihi izleyen üç gün içinde yapılır.

### Hesap dönemi ile özel hesap dönemi arasındaki fark nedir?

- Kurumun hesap dönemi, kural olarak vergilendirme dönemidir.
- Kendisine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefte vergilendirme dönemi bu özel hesap dönemidir.

Sonuç: Vergilendirme döneminin başlangıç ve bitiş tarihi, mükellefin hesap dönemi tayinine göre değişir.

### Yıllık beyanname veren ile vermeyen istihkak sahibi arasındaki fark nedir?

- İstihkak sahibi ayrıca yıllık beyanname veriyorsa kesinti dönemi ayrı bir vergilendirme dönemi olarak esas alınmaz.
- İstihkak sahibi yıllık beyanname vermiyorsa vergi kesintisinin ilgili olduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.

Sonuç: Kesintili vergide dönem, beyanname varlığına göre belirlenir.

### Beyannamenin verildiği daire ile ödemenin yapıldığı yer vergi dairesi arasındaki fark nedir?

- Kurumlar vergisinin tarhı, beyannamenin verildiği vergi dairesince yapılır.
- Bu madde kurumlar vergisi tarhı için vergi dairesi belirlerken ödeme yeri ölçütünü kullanmaz; ödeme yeri ölçütü damga vergisinde geçerlidir.

Sonuç: Kurumlar vergisi tarh dairesi, mükellefin bağlı olduğu daire değil, beyannamenin verildiği dairedir.

### Tüzel kişiliği olan ile olmayan iktisadi işletme arasındaki fark nedir?

- Tüzel kişiliği olan mükellef, kendi tüzel kişiliği adına tarh edilir.
- Tüzel kişiliği olmayan iktisadi kamu kuruluşu, dernek veya vakıf iktisadi işletmesi, bağlı olduğu kamu tüzel kişisi ya da dernek veya vakıf adına tarh edilir.

Sonuç: Tarhın muhatabı değişir; işletmenin ayrı bir mükellef olarak tarh edilmesi söz konusu değildir.

### Fon ile iş ortaklığı arasındaki fark nedir?

- Fonda tarh, fonun kurucusu adına yapılır.
- İş ortaklığında tarh, yönetici ortak veya ortaklardan biri adına yapılır ve ortaklar müteselsilen sorumludur.

Sonuç: Fonda tek muhatap kurucudur; iş ortaklığında ortaklar tarh borcundan müteselsil sorumlu olur.

### Posta ile gönderilen ile doğrudan verilen beyanname arasındaki fark nedir?

- Beyanname doğrudan vergi dairesine verilmişse tarh, beyannamenin verildiği günde yapılır.
- Beyanname posta ile gönderilmişse tarh, dairenin geldiği tarihi izleyen üç gün içinde yapılır.

Sonuç: Posta ile gönderilen beyannamede tarh süresi, dairenin geldiği tarihten üç gün olarak işler.

### Vergilendirme dönemi ve tarhiyat: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kurumlar vergisi tarhını mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine göre yapmak; madde, tarhın beyannamenin verildiği daire tarafından yapılacağını söyler.
- Ödeme yeri vergi dairesi ölçütünü damga vergisi mantığıyla kurumlar vergisine uygulamak; bu ölçüt m.16 kapsamında kurumlar vergisi için geçerli değildir.
- Tüzel kişiliği olmayan dernek veya vakıf iktisadi işletmesini ayrı bir mükellef gibi tarh etmek; madde bu işletmeleri bağlı oldukları tüzel kişi adına tarh etmeyi öngörür.
- Kesinti yoluyla ödenen vergide her ödeme tarihini ayrı vergilendirme dönemi saymak; madde kesintinin ilgili olduğu dönemleri esas alır.
- Posta ile gönderilen beyannamede tarh süresini beyannamenin postaya verildiği gününden saymak; süre, beyannamenin tarh edecek daireye geldiği tarihten başlar.
- Özel hesap dönemi tayin edilmiş mükellefte vergilendirme dönemini takvim yılı olarak almak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kurumlar vergisinin tüzel kişiliği olmayan dernek veya vakıf iktisadi işletmesi yönünden tarh edilmesinde, işletmenin dernek veya vakıftan ayrı bir oluşum olarak kabul edilemeyeceği ve verginin 16/4 uyarınca dernek ya da vakıf adına tarh edileceği savunulmaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/798 E., 2024/1270 K., 25.12.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/799 E., 2024/1271 K., 25.12.2024)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu kararlarında, 16/4 hükmünün tüzel kişiliği olmayan dernek ve vakıf iktisadi işletmelerine ilişkin uyuşmazlıklarda esas alındığı görülmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/798 E., 2024/1270 K., 25.12.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/799 E., 2024/1271 K., 25.12.2024)
- Dava Dairesi kararlarında 16/4 hükmü, tüzel kişiliği adına tarh edilecek mükellef ile tüzel kişiliği olmayan işletmeler arasındaki ayrımın dayanağı olarak anılmaktadır. (3. Daire, 2023/6771 E., 2023/4470 K., 14.11.2023; 3. Daire, 2020/3480 E., 2023/1654 K., 03.05.2023; 3. Daire, 2020/3481 E., 2023/1648 K., 03.05.2023; 3. Daire, 2023/383 E., 2023/691 K., 07.03.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Kurumlar vergisi tarhına dayanak mükellefiyeti ve beyannamenin verildiği tarihi tarh eden idare ispatlar; mükellef, beyannamenin posta ile gönderildiğini ve dairenin geldiği tarihi belgeleyerek tarh süresine itiraz edebilir.
- Kesintili vergide istihkak sahibinin ayrıca yıllık beyanname verip vermediği idarece belgelerle ortaya konur; dönem tespiti bu belgelere dayanır.
- Tüzel kişiliği olmayan dernek veya vakıf iktisadi işletmesinde, tarhın dernek ya da vakıf adına yapıldığını ve işletmenin bu tüzel kişiye ait olduğunu idare ispatlar; mükellef aksini ileri sürüyorsa bunu ispatlamakla yükümlüdür.
- İş ortaklığında yönetici ortağın ya da ortaklardan birinin tarh muhatabı olarak belirlendiği tarh ihbarnamesi ve ortaklık sözleşmesi ile ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.1](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-1): Kurumlar vergisi mükelleflerini belirler; m.16/4 bu mükelleflerin tüzel kişiliği adına tarhı düzenler.
- [5520 sayılı Kanun m.11](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-11): Beyanname verme yükümlülüğünü ve süresini düzenler; m.16/3 ve m.16/5 tarhın bu beyannameye bağlandığı durumları tamamlar.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.17 — Tasfiye](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesi, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi uygulanmasını; tasfiye dönemlerinin başlangıç ve bitişini, tasfiyeden vazgeçilmesi halinin sonuçlarını, tasfiye beyannamelerini, tasfiye kârı ve servet değerinin hesabını, tasfiye memurlarının sorumluluğunu ve tasfiye işlemlerinin incelenmesini düzenler. Madde, tasfiye halindeki tüm kurumlar bakımından uygulanır ve tasfiye memurlarına ve ortaklara yüklenen sorumluluk bakımından ortakları da ilgilendirir. Maddenin dokuzuncu fıkrası 21/3/2018 tarihinde mülga edilmiştir; bu nedenle mevcut metinde yalnızca mülga fıkra numarası bulunur. Maddede düzenlenmeyen konular arasında kurum kazancının genel hesabı ve matrah esasları (m.8-m.11 ve m.13), tasfiye memurlarının ödeme ve dağıtım sırası ile İcra ve İflas Kanunu hükümleri, ve tasfiye dışı dönemlerdeki beyan ve geçici vergi yükümlülükleri (m.14 ve m.33 ve devamı) yer alır.

### Tasfiye: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tasfiye dönemi**: Tasfiye halindeki kurumun vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine geçen, tasfiye tescilinden başlayıp tasfiye kararının tescil edildiği tarihte biten dönemdir. Takvim yılına göre birden fazla bağımsız tasfiye dönemi oluşabilir.
- **Tasfiye kârı**: Tasfiye halindeki kurumun vergi matrahıdır ve tasfiye dönemi sonundaki servet değeri ile başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktır. Fark hesaplanırken fıkra 4(a)'da sayılan ortaklara yapılan ödemeler ve sermaye ilaveleri dikkate alınır.
- **Servet değeri**: Tasfiye dönemi başı ve sonundaki bilançoda görülen öz sermayedir. Birden fazla yıl süren tasfiyede izleyen dönemlerin başındaki servet değeri bir önceki dönemin son bilançosundaki değerdir.
- **Tasfiye memurları**: Kurumun tasfiyesini yürüten ve tasfiye beyannamelerini veren kişilerdir. Tahakkuk etmiş ve itirazlı vergiler için İcra ve İflas Kanunu'na uygun karşılık ayırmadan ödeme ya da paylaştırma yapmaları hâlinde şahsen ve müteselsilen sorumludur.
- **Tasfiye kalanı**: Tasfiye sonucunda borçların ödenmesinden sonra ortaklara dağıtılan malvarlığı kısmıdır. Bu kısımdan pay alan ortaklar 7. fıkra 'a' bendi uyarınca vergi aranabilecek kişiler arasındadır.
- **Tasfiye kararının tescili**: Tasfiye döneminin başlangıç ve bitiş tarihini belirleyen olaydır. Tasfiyeye giriş için genel kurul kararının tescili, tasfiyenin sona ermesi için ise tasfiye kararının tescili esas alınır.

### Tasfiye: hangi şartlar aranır?

- Kurumun tasfiyeye girmiş olması ve tasfiyeye giriş için alınan genel kurul kararının tescil edilmiş bulunması gerekir.
- Tasfiye döneminin başlangıcı tescil tarihi, sonu ise tasfiye kararının tescil tarihi olarak belirlenmelidir.
- Tasfiye beyannamesi, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren Kanun m.14'te belirtilen sürelerde verilmelidir; tasfiyenin sona erdiği dönem için tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilmelidir.
- Tasfiye kârının hesaplanmasında dönem sonu servet değerinden dönem başı servet değeri çıkarılmalı, ortaklara yapılan ödemeler sona eren servet değerine, sermaye ilaveleri ve vergiden istisna kazançlar başlangıç servet değerine eklenmelidir.
- Dağıtılmamış kazançlar ile vergi kanunlarına göre ayrılmış amortisman ve karşılıklar servet değerine dahil edilir; ancak bu tutarlar sermayeye dahil edilmez. Sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları ile hissedar olmayan kimselere dağıtılacak kazanç kısmı da sermaye dışında kalır.
- Tasfiye memurlarının, tahakkuk etmiş vergiler ve itirazlı tarhiyatlar için İcra ve İflas Kanunu m.207'ye uygun karşılık ayırması gerekir; bu karşılık ayrılmadan alacaklılara ödeme veya ortaklara paylaştırma yapılamaz.
- Tasfiye işlemlerinin vergi incelemesi için tasfiye memurlarının dilekçe ile başvurusu ve incelemenin dilekçeden itibaren en geç üç ay içinde başlatılması gerekir.

### Tasfiye: hangi sonuçları doğurur?

- Tasfiyeye girmiş kurum için hesap dönemi yerine tasfiye dönemi uygulanır.
- Tasfiye kârla kapanıyorsa tasfiye kârı üzerinden vergi tasfiye dönemi için hesaplanır.
- Tasfiye zararla kapanırsa tasfiye sonucu önceki tasfiye dönemlerine doğru düzeltilir ve fazla ödenen vergi mükellefe iade edilir.
- Tasfiyeden vazgeçilirse tasfiye hükümleri uygulanmaz; vazgeçme kararının alındığı dönemin başından itibaren normal hesap dönemi geçerlidir.
- Tasfiyeden vazgeçildiğinde, vazgeçme kararına kadar verilen tasfiye dönemi beyannameleri normal faaliyet beyannamelerinin yerine geçer.
- Tahakkuk etmiş vergiler için karşılık ayrılmadan ödeme yapan tasfiye memurları vergi asıl ve zamlarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olur.
- Tasfiye kalanından pay alan veya kendisine iktisadi kıymet aktarılan ortaklardan vergi aranabilir.
- Maliye Bakanlığı, mükelleflerin hukuki statüsünü, faaliyet alanını ve tasfiye giriş tarihindeki aktif büyüklüğünü dikkate alarak tasfiye işlemlerine yönelik inceleme yaptırmamaya yetkilidir.

### Tasfiyeye giriş yılı içinde sona eren tasfiye ile birden fazla takvim yılına yayılan tasfiye arasındaki fark nedir?

- Tasfiyenin başladığı takvim yılı içinde bitmesi halinde tek bir tasfiye dönemi oluşur ve dönem tasfiyeye giriş tarihinden bitiş tarihine kadar sürer.
- Tasfiyenin birden fazla takvim yılına yayılması halinde, başlangıç yılının sonuna kadar olan dönem, izleyen her takvim yılı ve bitiş yılının başından bitiş tarihine kadar olan her dönem ayrı bağımsız tasfiye dönemi sayılır.

Sonuç: Dönem sayısı ve her dönemin beyanname yükümlülüğü ile tarh zamanaşımının başlangıcı değişir.

### Tasfiyeden vazgeçme ile tasfiyenin tamamlanması arasındaki fark nedir?

- Tasfiyeden vazgeçilmesi halinde tasfiye hükümleri uygulanmaz ve vazgeçme kararının alındığı dönemin başından itibaren normal hesap dönemi geçerli olur.
- Tasfiyenin sona ermesi halinde tasfiye dönemi beyannamesi tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde verilir.

Sonuç: Vazgeçme halinde tasfiye beyannamelerinin yerini normal faaliyet beyannameleri alır; tasfiyenin bitmesi halinde ise otuz günlük ayrı beyanname süresi işler.

### Tasfiyenin kârla ile zararla kapanması arasındaki fark nedir?

- Tasfiye kârla kapanırsa tasfiye kârı önceki dönemlere bağlanmaz ve vergisi tasfiye dönemi için hesaplanır.
- Tasfiye zararla kapanırsa tasfiye sonucu önceki tasfiye dönemlerine doğru düzeltilir.

Sonuç: Zararla kapanmada önceki dönemlerde fazla ödenen vergi mükellefe iade edilir.

### Kısa tasfiye ile bir yıldan uzun tasfiye arasındaki fark nedir?

- Bir yıldan kısa süren tasfiyede tarh zamanaşımı tasfiye dönemi üzerinden hesaplanır.
- Bir yıldan fazla süren tasfiyede tarh zamanaşımı, tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan başlar.

Sonuç: Uzun tasfiyelerde zamanaşımı başlangıcı ertelenir.

### Tasfiye kârına dahil edilen kalem ile sermayeye dahil edilmeyen kalem arasındaki fark nedir?

- Dağıtılmamış kazançlar ve vergi kanunlarına göre ayrılan karşılıklar, fıkra 6 istisnaları dışında kalan kalemler olarak servet değerine dahil edilir.
- Vergi kanunlarına göre ayrılmış amortisman ve karşılıklar, sigorta teknik karşılıkları ile hissedar olmayanlara dağıtılacak kazanç kısmı servet değerinin dışında tutulur.

Sonuç: Bu kalemlerin servet değeri hesabına dahil olup olmaması tasfiye kârını doğrudan değiştirir.

### Tasfiye memurunun sorumluluğu ile ortağın sorumluluğu arasındaki fark nedir?

- Tasfiye memurları karşılık ayırmadan ödeme veya paylaştırma yaparlarsa vergi asılları ve zamlarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar.
- Tasfiye sırasında kendisine iktisadi kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklardan vergi aranabilir.

Sonuç: Vergi tahsili önce ortaklardan yapılabilir; ortaklardan tahsil edilen asıllar için tasfiye memurlarına ayrıca başvurulmaz. Tasfiye memurları ödedikleri vergi asıllarını ortaklardan ve bu kişilerin aldığı değerlerden rücuen alabilirler.

### Tasfiye: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tasfiye dönemlerini tasfiye tarihleri yerine takvim yılına göre sayarak yanlış dönem oluşturmak; bir yıldan fazla süren tasfiyede her takvim yılını bağımsız dönem olarak almamak.
- Dokuzuncu fıkrayı yürürlükte bir hüküm gibi uygulamak; fıkranın 21/3/2018 tarihinde mülga edildiğini gözden kaçırmak.
- Tasfiye kârını hesaplarken amortisman ve vergi kanunlarına göre ayrılan karşılıkları servet değerinin dışında bırakmak ya da dağıtılmamış kazançları hesaba katmamak.
- Zararla kapanan tasfiyede zararı yalnız tasfiye dönemine yazıp önceki dönemlere doğru düzeltmemek.
- Tasfiyeden vazgeçme kararında vazgeçme tarihini kararın alındığı tarih yerine tasfiye dönemi sonu olarak almak.
- Tasfiye memurunun sorumluluğunu karşılık ayırma koşulunu aramadan doğrudan kabul etmek; oysa sorumluluk ancak İcra ve İflas Kanunu m.207'ye uygun karşılık ayrılmadan ödeme yapılmasında doğar.
- Ortaklardan vergi aranırken tasfiye memurlarına da ayrıca başvurmak; ortaklardan tahsil edilen vergi asılları için bu yola gerek yoktur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasfiye memurlarının sorumluluğunun, ikmalen ya da re'sen tarh edilecek vergilere ilişkin olarak kanuni temsilci sıfatıyla kişinin muhataplığı bakımından uygulandığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/7038 E., 2025/2289 K., 15.05.2025; 9. Daire, 2023/6624 E., 2025/1346 K., 16.04.2025)
- Tasfiyeden önceki dönemler için kanuni temsilci adına vergi tarhı ve ceza kesilmesinin fıkra 9 üzerinden mümkün olduğu kabul edilmektedir; ancak bu fıkra 21/3/2018'de mülga olduğundan karar, değişiklik öncesi olaya uygulanmıştır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1313 E., 2025/79 K., 26.02.2025)
- Maddenin 2009 tarihli eklenen dokuzuncu fıkrasının olay tarihinde yürürlükte olması halinde yapılan re'sen tarhların bu hükme dayandığı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/6624 E., 2025/1346 K., 16.04.2025; 3. Daire, 2023/10917 E., 2025/1498 K., 25.03.2025)
- Tasfiye kârı hesabında uygulamanın, fıkra 4 ve 5 çerçevesinde dönem başı ve sonu bilançolarındaki öz sermayeye dayandığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/10630 E., 2025/1504 K., 25.03.2025; 3. Daire, 2023/7132 E., 2025/1222 K., 12.03.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tasfiye dönemi başlangıç ve bitiş tarihlerinin ispatı, ticaret sicili kayıtları ile genel kurul ve tasfiye kararlarının tescil belgeleriyle yapılır; bu belgeleri vergi idaresi ve mükellef sunmakla yükümlüdür.
- Tasfiye kârının hesabında ispat yükü, tasfiye kârının varlığını ileri süren vergi idaresindedir; dönem başı ve sonu bilançoları ile ortaklara yapılan ödemeleri gösteren belgeler esas alınır.
- Tasfiye memurunun karşılık ayırdığını ispat yükü tasfiye memurundadır; karşılık ayrılmadığını iddia eden idare, bunu tahakkuk ve ödeme kayıtlarıyla gösterir.
- Tasfiye memurları ile ortakların ödediği veya aldığı değerlerin ispatı, dağıtım ve devir belgeleri ile tasfiye kalanı dökümleri üzerinden yapılır.
- Tasfiye beyannamelerinin ve ekindeki ortaklara dağıtılan paraların listesinin verildiğinin ispatı, vergi dairesi kayıtları ve beyanname ekleri ile yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.14](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-14): Tasfiye beyannamelerinin hangi sürelerde verileceğini gösteren atıf yapılan maddedir; m.17/2 tasfiye dönemi sonundan itibaren bu süreleri kullanır.
- [5520 sayılı Kanun m.8](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-8): Tasfiye kârının hesabında dikkate alınacak kanun maddelerinden biridir (m.17/4-c).
- [5520 sayılı Kanun m.9](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-9): Tasfiye kârının hesabında dikkate alınacak kanun maddelerinden biridir (m.17/4-c).
- [5520 sayılı Kanun m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-10): Tasfiye kârının hesabında dikkate alınacak kanun maddelerinden biridir (m.17/4-c).
- [5520 sayılı Kanun m.11](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-11): Tasfiye kârının hesabında dikkate alınacak kanun maddelerinden biridir (m.17/4-c).
- [5520 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-13): Ortaklara dağıtılan veya devredilen iktisadi kıymetlerin değerinin belirlenmesinde uygulanır (m.17/4-b).
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206: Tasfiye memurlarının alacaklılara ödeme yaparken dikkate alacağı sıralamayı belirler (m.17/7).
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.207: Ayrılacak karşılığın ve rücu oranlarının esasını oluşturur (m.17/7 ve m.17/7-b).

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.18 — Birleşme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-18)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 18. maddesi, birleşme nedeniyle infisah eden kurumların tasfiye hükmünde sayılmasını, birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârının vergiye matrah olmasını, birleşme kârının tespitinde tasfiye kârı hükümlerinin uygulanmasını, münfesih kurumun ortaklarına birleşilen kurumca yapılan değer aktarımlarının değerlendirilmesini ve birleşilen kurumun tasfiye memurlarına ait sorumluluk ve ödevleri devralmasını düzenler. Madde, mükellefi vergi bakımından kurumlar vergisi açısından ele alır ve birleşmenin ticaret hukuku koşullarını (birleşme türleri, sözleşme, sicil işlemleri) düzenlemez; bu konular Türk Ticaret Kanunu'nun birleşmeye ilişkin hükümlerinde (m.136 vd.) yer alır. Birleşme kârının hesaplanmasında kullanılacak tasfiye kârı tespit kurallarının ayrıntısı bu maddede değil, kanunun tasfiye kârına ilişkin hükümlerinde bulunur. Birleşmeye katılan kurumların vergi kaydının kapatılması, bildirim ve beyan yükümlülükleri ile vergi ziyaı cezaları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Birleşme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Birleşme nedeniyle infisah**: Birleşmeye katılan ve tüzel kişiliği birleşme ile sona eren kurumun durumudur. Bu kurumlar tasfiye edilmeksizin sona erer, ancak vergi bakımından tasfiye hükmünde sayılır.
- **Birleşme kârı**: Birleşmede tasfiye kârı yerine vergiye matrah olan tutardır. Tasfiye kârının tespitine ilişkin hükümler, bu kârın belirlenmesinde de uygulanır.
- **Münfesih kurum**: Birleşme ile sona eren, birleşilen kuruma malvarlığını devreden kurumdur.
- **Birleşilen kurum**: Birleşme sonucunda münfesih kurumun malvarlığını devralan ve varlığını sürdüren kurumdur.
- **Tasfiye hükmünde**: Birleşme nedeniyle sona eren kurumun, vergi hukuku bakımından tasfiye edilmiş gibi değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme birleşme kârı üzerinden vergilendirmeye imkân verir.
- **Ortaklara sağlanan değer**: Birleşilen kurum tarafından münfesih kurumun ortaklarına doğrudan veya dolaylı olarak verilen değerlerdir. Bunlar, tasfiye halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer.

### Birleşme: hangi şartlar aranır?

- Birleşmenin bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi biçiminde gerçekleşmiş olması gerekir.
- Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun vergi bakımından tasfiye hükmünde sayılması için birleşmenin tamamlanmış olması gerekir.
- Birleşme kârının tespitinde tasfiye kârına ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
- Münfesih kurumun ortaklarına ya da sahiplerine birleşilen kurum tarafından doğrudan veya dolaylı olarak verilen değerlerin, tasfiye halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçmesi gerekir.
- Birleşilen kurumdan alınan değerlerin Vergi Usul Kanunu'nda yazılı esaslara göre değerlenmesi gerekir.
- Kanunun 17. maddesine göre tasfiye memurlarına düşen sorumluluk ve ödevlerin birleşme halinde birleşilen kuruma geçmesi gerekir.

### Birleşme: hangi sonuçları doğurur?

- Birleşme nedeniyle infisah eden kurum, vergi bakımından tasfiye hükmünde olduğundan birleşme kârı üzerinden vergiye matrah oluşur.
- Birleşmede tasfiye kârı ayrıca vergiye matrah yapılmaz; tasfiye kârı yerine birleşme kârı esas alınır.
- Birleşme kârının tespitinde tasfiye kârına ilişkin hükümler geçerli olur.
- Birleşilen kurumun münfesih kurumun ortaklarına doğrudan veya dolaylı olarak sağladığı değerler, tasfiye dağıtımı gibi değerlendirilir.
- Birleşilen kurumdan alınan değerler Vergi Usul Kanunu'nda yazılı esaslara göre değerlenir.
- Birleşme halinde, tasfiye memurlarına ait sorumluluk ve ödevler birleşilen kuruma geçer.

### Tasfiye kârı ile birleşme kârı arasındaki fark nedir?

- Tasfiye halinde ortaya çıkan ve tasfiye sonunda ortaya çıkan kâr tutarıdır.
- Birleşmede, tasfiye yapılmadan sona eren kurumun malvarlığının devralan kuruma geçişi sırasında oluşan kârdır.

Sonuç: Birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârı vergiye matrah olur. Kârın tespitinde tasfiye kârı hükümleri kıyasen uygulanır.

### Ortaklara dağıtılan değer ile birleşilen kurumun ortaklara sağladığı değer arasındaki fark nedir?

- Tasfiye halinde münfesih kurumun ortaklarına dağıtılan değerlerdir.
- Birleşme sırasında birleşilen kurumun münfesih kurumun ortaklarına doğrudan veya dolaylı olarak verdiği değerlerdir.

Sonuç: Birleşilen kurumun ortaklara sağladığı değerler, tasfiye halinde dağıtılan değerlerin yerine geçer ve kâr tespitinde bu şekilde değerlendirilir.

### Birleşilen kurumdan alınan değer ile ortaklara verilen değer arasındaki fark nedir?

- Münfesih kurumun birleşilen kurumdan aldığı değerlerdir.
- Birleşilen kurumun münfesih kurumun ortaklarına verdiği değerlerdir.

Sonuç: Birleşilen kurumdan alınan değerler Vergi Usul Kanunu esaslarına göre değerlenir; ortaklara verilen değerler ise tasfiye dağıtımı yerine geçer.

### Birleşme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Birleşme kârını tasfiye kârı ile aynı kabul edip ayrıca tasfiye kârı üzerinden vergi hesaplamak; madde birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârının matrah olduğunu düzenler.
- Ortaklara birleşilen kurumca verilen değerleri, tasfiye dışı bir ödeme sayıp kâr tespitinde dikkate almamak; madde bu değerleri tasfiye dağıtımı yerine koyar.
- Birleşilen kurumdan alınan değerleri kayıt değeriyle almak; madde bu değerlerin Vergi Usul Kanunu esaslarına göre değerlenmesini öngörür.
- Tasfiye memurlarının sorumluluğunu münfesih kurumda bırakmak; üçüncü fıkra bu sorumluluğun birleşilen kuruma ait olduğunu söyler.
- Birleşmenin ticaret hukuku koşullarını bu maddeye dayanarak aramak; birleşme türleri ve şartları TTK'da düzenlenmiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun birleşme kârı üzerinden kurumlar vergisi matrahına dahil edildiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1675 E., 2025/886 K., 12.11.2025)
- Devralma yoluyla birleşmede, devralan şirketin devrolunan şirketin tüm malvarlığını, hak ve borçlarıyla birlikte bir bütün halinde devraldığı ve bu nedenle vergi açısından 18., 19. ve 20. maddelerin birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2014/458 E., 2019/744 K., 12.09.2019; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/559 E., 2025/625 K., 15.09.2025; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/564 E., 2025/645 K., 05.08.2025)
- Birleşme işlemlerinin ticaret hukuku bakımından TTK'ya göre, vergi sonuçlarının ise KVK'ya göre değerlendirildiği uygulamada kabul edilmektedir. (İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/559 E., 2025/625 K., 15.09.2025; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/564 E., 2025/645 K., 05.08.2025; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/565 E., 2025/644 K., 05.08.2025; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/585 E., 2025/646 K., 05.08.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Birleşme kârı üzerinden vergi tarhına karşı ileri sürülen iddianın ispat yükü, birleşmenin gerçekleştiğini ve kâr hesabını ileri süren idare veya davacı tarafta bulunur.
- Birleşmenin varlığı ve tarihi, birleşme sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları ve bilanço ile ispatlanır.
- Birleşilen kurumdan alınan değerlerin değerlemesi, Vergi Usul Kanunu esaslarına uygun belgelerle ispatlanır.
- Ortaklara verilen değerlerin tasfiye dağıtımı yerine geçtiğini savunan taraf, bu değerlerin ortaklara sağlandığını belgelerle ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17): Tasfiye memurlarının sorumluluk ve ödevlerini düzenler; 18. maddenin üçüncü fıkrası bu sorumlulukların birleşilen kuruma geçmesinde bu maddeye atıf yapar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.136: Birleşmenin tanımını ve türlerini düzenler; kurumlar vergisi açısından birleşmenin varlığı bu hükümlere göre belirlenir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.158: Birleşmede kişisel sorumluluklara ilişkin hükümleri içerir; vergi maddesinin kapsamında değildir.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Birleşilen kurumdan alınan değerlerin değerlenmesinde esas alınan usul kurallarını içerir.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.19 — Devir, bölünme ve hisse değişimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-19)

5520 sayılı Kanun m.19, kurumlar vergisi bakımından hangi birleşme, tür değiştirme, bölünme ve hisse değişiminin "devir hükmünde" sayılacağını belirler. Birleşmede infisah eden kurumun ve birleşilen kurumun Türkiye'deki kanuni veya iş merkezi şartını, devralınan bilanço değerlerinin aynen geçirilmesini, tür değiştirmede devir sayılma koşulunu, tam bölünme, kısmi bölünme ve hisse değişimi tanımlarını, iştirak hisselerinde nakit ödeme oranını ve düzenleyici hesapların devrini düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, bu işlemleri gerçekleştiren Türkiye'de mükellef sermaye şirketleri ve kooperatiflerdir. Madde, şirketlerin birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin ticaret hukuku yönünü düzenlemez (6102 sayılı TTK m.136-179). Kazancın tespitinde devir kazancına ilişkin vergi sonuçlarını, zararların mahsubunu ve kurumlar vergisi istisnalarını (m.19 ile ilgisi dolaylı olan m.20 ve m.5/1-e gibi hükümler) bu madde kendisi düzenlemez. Ayrıca işlemlerin tescil ve ilan usulünü ve Maliye Bakanlığının uygulama usullerini ayrıntılı olarak belirlemez; bu konuda yalnızca yetki verir (m.19/5).

### Devir, bölünme ve hisse değişimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Devir hükmündeki birleşme**: Münfesih kurumun bilanço değerlerinin birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınıp aynen bilançosuna geçirilmesi suretiyle gerçekleşen birleşmedir. Kanuni veya iş merkezinin Türkiye'de bulunması şarttır.
- **Tür değiştirme (devir hükmü)**: Kurumların, birinci fıkradaki şartlar dahilinde tür değiştirmeleridir. Kanun bu işlemi de devir hükmünde sayar, yani tür değiştirmede vergi bakımından devir sonuçları doğar.
- **Tam bölünme**: Tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah ederek malvarlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen şirketin ortaklarına devralan şirketlerin iştirak hisselerinin verilmesidir.
- **Kısmi bölünme**: Tam mükellef sermaye şirketinin veya Türkiye'deki iş yeri ya da daimi temsilcisi bulunan yabancı sermaye şirketi niteliğindeki kurumun, en az iki tam yıl elde tutulan iştirak hisselerini ya da üretim veya hizmet işletmelerini kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesidir.
- **Hisse değişimi**: Tam mükellef bir sermaye şirketinin, başka bir sermaye şirketinin hisselerini o şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek biçimde devralması ve karşılığında kendi iştirak hisselerini devreden ortaklarına vermesidir.
- **İştirak hissesi**: Devralan şirketin sermayesini temsil eden ve devir karşılığında devreden şirketin ortaklarına verilen paylardır. Bu hisselerin itibari değerinin yüzde onuna kadarlık kısmı nakit olarak ödenebilir.
- **Düzenleyici hesaplar**: Bölünme durumunda, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devredilen hesaplardır. Kendi başlarına bir varlık veya borç değil, ilgili kalemin değerini düzeltici niteliktedirler.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi: hangi şartlar aranır?

- Birleşmenin devir hükmü sayılabilmesi için infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye'de bulunması gerekir.
- Birleşmede münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerinin birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilançosuna geçirilmesi gerekir.
- Tür değiştirmenin devir hükmü sayılabilmesi için birinci fıkradaki şartların aynen gerçekleşmesi gerekir.
- Tam bölünmede tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmesi, malvarlığını iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen şirketin ortaklarına iştirak hisseleri verilmesi gerekir.
- Kısmi bölünmede devredilen iştirak hisselerinin en az iki tam yıl süreyle elde tutulmuş olması gerekir; üretim veya hizmet işletmesi devredilecekse işletme bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tümü devredilmelidir.
- Hisse değişiminde devralan şirketin, hisseleri devralınan şirketin yönetimini ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde hisse devralması gerekir.
- Bölünme ve hisse değişiminde devralan şirketin iştirak hisselerinin verilmesi karşılığı olmalıdır; iştirak hisselerinin itibari değerinin yüzde onuna kadarı nakit ödenebilir, bu nakit ödeme işlemin bölünme veya hisse değişimi sayılmasına engel değildir.
- Kısmi bölünmede devralan şirket hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde, devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devredilmesi zorunludur.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkradaki şartlar gerçekleşen birleşme, kurumlar vergisi bakımından devir hükmündedir.
- İkinci fıkradaki şartlar dahilinde yapılan tür değiştirme de devir hükmündedir.
- Üçüncü fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerindeki işlemler sırasıyla tam bölünme, kısmi bölünme ve hisse değişimi hükmündedir.
- İştirak hisselerinin itibari değerinin yüzde onuna kadarlık nakit ödemesi, işlemin bölünme veya hisse değişimi sayılmasına engel değildir.
- Yüzde onu aşan nakit ödemesi, bu maddede öngörülen bölünme veya hisse değişimi niteliğini sağlayamaz ve madde kapsamında devir hükmü uygulanamaz.
- Şartlar gerçekleşmezse işlem bu maddenin kapsamına girmez ve devir hükmü uygulanmaz.
- Bölünmede aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif hesapla birlikte devredilir.
- Kısmi bölünmede iştirak hisselerinin devrinde, devralan şirket hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde ilgili borçların devri zorunludur; bu şart yerine getirilmezse işlem kanunun öngördüğü biçimde gerçekleşmiş sayılmaz.

### Birleşme ile bölünme arasındaki fark nedir?

- Birleşmede münfesih kurumun malvarlığı bütünüyle birleşilen kuruma geçer ve münfesih kurum sona erer; ortakları birleşilen kurumda ortaklık kazanır.
- Bölünmede bölünen şirketin malvarlığı, tamamı veya bir kısmı ile bir veya birden fazla şirkete devredilir; ortaklar devralan şirketlerde ortak olur.

Sonuç: Tam bölünme ile birleşme arasında, devredilen malvarlığının bütünü veya bölümü ayrımı vardır. Kısmi bölünmede bölünen şirket varlığını sürdürebilir; bu durum birleşmede yoktur.

### Tam bölünme ile kısmi bölünme arasındaki fark nedir?

- Tam bölünmede şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır, bölünen şirket tasfiyesiz olarak sona erer.
- Kısmi bölünmede yalnız iştirak hisseleri veya işletmelerden biri ya da birkaçı devredilir ve bölünen şirket varlığını sürdürür.

Sonuç: Tam bölünmede devredilen şirketin ortaklarına iştirak hisseleri verilmesi gerekir. Kısmi bölünmede ayrıca en az iki tam yıllık elde tutma ve işletme bütünlüğü şartları aranır.

### Kısmi bölünme (iştirak hissesi) ile kısmi bölünme (üretim veya hizmet işletmesi) arasındaki fark nedir?

- İştirak hisselerinin devrinde bölünen şirket, en az iki tam yıl elde tuttuğu iştirak hisselerini devreder.
- Üretim veya hizmet işletmesinin devrinde işletmenin faaliyetinin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin tamamı devredilir.

Sonuç: İşletme devrinde kalemlerin eksik devredilmesi, işletme bütünlüğü şartını bozar ve işlemin kısmi bölünme sayılmasına engel olabilir.

### Bölünme ile hisse değişimi arasındaki fark nedir?

- Bölünmede devreden şirketin malvarlığı devralan şirkete geçer ve devreden şirket ortaklarına devralan şirketin iştirak hisseleri verilir.
- Hisse değişiminde devralan şirket, başka bir sermaye şirketinin hisselerini devralır ve karşılığında kendi iştirak hisselerini o şirketin ortaklarına verir.

Sonuç: Hisse değişiminde malvarlığı devri olmaz, yalnız hisse devri gerçekleşir. Yönetim ve hisse çoğunluğunun elde edilmesi şartı aranır.

### Devralan şirket hisseleri devreden şirkette kalır ile doğrudan ortaklara verilir arasındaki fark nedir?

- Devralan şirketin hisseleri devreden şirkette kalabilir.
- Devralan şirketin hisseleri doğrudan devreden şirketin ortaklarına verilebilir.

Sonuç: Ortaklara doğrudan verilmesi halinde devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devri zorunludur.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kısmi bölünmede iştirak hisselerinin en az iki tam yıl elde tutulup tutulmadığını kontrol etmemek; bu süre aranmadan işlemi devir saymak.
- Nakit ödemeyi yüzde on sınırı yerine genel bir oranla değerlendirmek; yüzde onu aşan nakit ödemenin devir niteliğini değiştirdiğini gözden kaçırmak.
- Tam bölünme ile kısmi bölünmeyi karıştırmak; bölünen şirketin tasfiyesiz sona erip ermediğini ve varlığını sürdürüp sürdürmediğini ayırt etmemek.
- Hisse değişimini malvarlığı devri gibi değerlendirmek; yönetim ve hisse çoğunluğunun elde edilmesi şartını aramamak.
- Kısmi bölünmede devralan şirket hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi halinde ilgili borçların devrinin zorunlu olduğunu göz ardı etmek.
- Düzenleyici hesapları ilgili aktif veya pasif hesaptan ayrı ele alıp devir dışı bırakmak; bu hesapların ilgili kalemle birlikte devredildiğini unutmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kısmi bölünmede, bölünen şirketin devredilen iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tuttuğunun belgelenmesi, devir hükmünden yararlanmanın ön koşulu olarak aranmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/938 E., 2021/798 K., 16.06.2021; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1431 E., 2025/1601 K., 06.11.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/391 E., 2025/1257 K., 24.09.2025)
- Devralan şirket hisselerinin ortaklara verilmesi halinde devredilen iştirak hisselerine ilişkin borçların da devredilmesi koşulu, uygulamada devrin geçerliliği açısından incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2438 E., 2025/927 K., 08.04.2025)
- Bölünme sonucu gerçekleşen devirlerde, devir tarihine ve tescile göre tarihlerin uyumu, kurumlar vergisi açısından devir hükmünün tespitinde dikkate alınmaktadır. (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1199 E., 2024/1532 K., 05.11.2024; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1454 E., 2024/1294 K., 26.09.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Devir hükmünden yararlanmak isteyen mükellef, birleşme, bölünme veya hisse değişiminin m.19'daki şartlara uygun gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür.
- Bölünme ve birleşme işlemlerinin tescili, bölünme sözleşmesi, bölünme planı ve ticaret sicili kayıtları bu ispatta temel belgelerdir.
- İştirak hisselerinin en az iki tam yıl elde tutulduğu, devir tarihindeki bilanço değerlerinin aynen geçirildiği ve nakit ödemenin itibari değerin yüzde onunu aşmadığı ilgili belgelerle gösterilmelidir.
- Düzenleyici hesapların ilgili aktif veya pasif hesapla birlikte devredildiğinin ispatı, devir bilançosu ve ayrıntılı hesap dökümleriyle yapılır.
- Karşı taraf olan vergi idaresi, şartların gerçekleşmediğini iddia ederse bu iddiayı ispatlamak zorundadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-20): Devir hükmündeki birleşme, bölünme ve hisse değişiminde devredilen kurumun zararlarının ve kazanç tespitinin nasıl yapılacağını düzenler; m.19'un vergisel sonuçlarını tamamlar.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.136-179: Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin ticaret hukuku kurallarını düzenler; m.19 bu işlemlerin vergi bakımından hangi hal altında devir sayılacağını belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.159: Bölünmenin tanımını ve türlerini düzenler; m.19/3'teki tam ve kısmi bölünme tanımlarının ticaret hukuku karşılığıdır.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.20 — Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-20)

Madde, kurumlar vergisi bakımından devir (birleşme) ve bölünme işlemlerinde münfesih ya da bölünen kurumun hangi dönemin kazancının vergilendirileceğini ve birleşmeden ya da bölünmeden doğan kârların vergilendirilmeyeceğini düzenler. Birleşmede devir tarihine kadarki kazanç, bölünmede bölünme tarihine kadarki kazanç için beyanname verme usulü, bu beyannamelerin süresi, birleşilen ya da devralan kurumların taahhütnamesi ve teminat yetkisi düzenlenmiştir. Kısmi ve tam bölünmede devralan kurumların sorumluluğu ile kısmi bölünmede emsal bedel sınırlı müteselsil sorumluluk da maddenin kapsamındadır. Madde, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin ticari hukuktaki birleşme ve bölünme işlemlerinin kendisini, tür değiştirmeyi, bölünmenin ticaret sicili tescili ve ilanına ilişkin ticari hukuk kurallarını düzenlemez (TTK m.136-179 ve 6102 sayılı TTK m.159 vd. bakımından ayrıca bakılmalıdır). Ayrıca birleşme ve bölünmenin kurumlar vergisi istisnası için şart olan 19. maddenin üçüncü fıkrasındaki işlem türlerinin tanımı (m.19) ile devralan kurumun kurumlar vergisi istisnasının uygulanma koşulları bu maddede değil m.19'da yer alır, bu madde yalnızca bölünmeden doğan kârın vergilendirilmemesi sonucunu bağlar.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Münfesih kurum**: Birleşme yoluyla tasfiyesiz olarak sona eren kurumdur. Malvarlığı birleşilen kuruma geçer ve kurumlar vergisi bakımından yalnızca devir tarihine kadarki kazancı bu madde uyarınca vergilendirilir.
- **Devir tarihi**: Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarihtir. Madde bakımından devir tarihi, birleşmenin ilan tarihi ya da başka bir tarih değil, bu tescil tarihidir.
- **Bölünen kurum**: Malvarlığının tamamını ya da bir kısmını devralan kurumlara devreden kurumdur. Kısmi bölünmede bölünen kurum varlığını sürdürür; tam bölünmede sona erer.
- **Emsal bedel**: Kısmi bölünmede bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumun, devraldığı varlıklarla sınırlı olarak sorumlu tutulacağı tutarın ölçüsüdür. Bu sorumluluk, devralınan varlıkların emsal bedeliyle sınırlıdır.
- **Taahhütname**: Birleşilen ya da devralan kurumun, münfesih veya bölünen kurumun vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini beyan ettiği yazılı taahhüttür. Beyannameye eklenir ve bu madde uyarınca sorumluluğun dayanağını oluşturur.
- **Mahallin en büyük mal memuru**: Taahhüt yanında birleşilen veya devralan kurumdan ayrıca teminat isteyebilen vergi idaresi yetkilisidir. Teminat isteme yetkisi takdiri olup zorunlu değildir.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme: hangi şartlar aranır?

- Devrin ya da bölünmenin şirket yetkili kurulunun kararının Ticaret Sicilinde tescil edilmiş olması gerekir; tescil tarihi devir veya bölünme tarihi sayılır.
- Birleşilen kurum, devir tarihi itibarıyla münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini müştereken hazırlayıp imzalamalı ve bu beyannameyi vermelidir.
- Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar yapılması halinde, münfesih kurumun önceki hesap dönemine ait beyanname de müştereken hazırlanıp imzalanmalı ve birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilmelidir.
- Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini birleşme nedeniyle verilecek beyannamenin ekindeki taahhütnamede taahhüt etmelidir.
- Kısmi bölünmede, bölünme KVK m.19/3-a kapsamında gerçekleşmiş olmalıdır; bölünme tarihi tescil tarihidir ve bölünen kurum ile varlıklarını devralan kurumlar, bölünme tarihi itibarıyla bölünen kuruma ait beyannameyi müştereken hazırlayıp imzalamalı ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilandan itibaren otuz gün içinde bölünen kurumun bağlı olduğu vergi dairesine vermelidir.
- Kısmi bölünmede devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve diğer ödevlerini yerine getireceklerini taahhütname ile taahhüt etmelidir.
- KVK m.19/3-b ve c bentlerindeki işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez; bu kârlar için ayrıca beyanname ya da taahhüt aranmaz, ancak m.19/3-b kapsamındaki kısmi bölünmede devralan kurumlar emsal bedel ile sınırlı müteselsil sorumluluğa girer.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme: hangi sonuçları doğurur?

- Birleşmede münfesih kurumun yalnızca devir tarihine kadar elde ettiği kazanç vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.
- Kısmi bölünmede bölünen kurumun yalnızca bölünme tarihine kadar elde ettiği kazanç vergilendirilir; bölünmeden doğan kârlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.
- Birleşilen kurum taahhütname vermezse ya da beyannameyi müştereken hazırlayıp vermezse, madde metnindeki vergisel kolaylıktan yararlanma koşulu gerçekleşmemiş olur.
- Mahallin en büyük mal memuru birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir; bu yetki takdiri olup her durumda teminat aranmaz.
- m.20/2 kapsamında devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadarki tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olur.
- m.20/3 kapsamındaki kısmi bölünmede (m.19/3-b), devralan kurumlar devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olur; bu sınırın ötesinde sorumluluk doğmaz.
- m.20/3 kapsamındaki işlemlerden doğan kârlar (m.19/3-b ve c) hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

### Birleşme ile kısmi bölünme (kazancın vergilendirilmesi) arasındaki fark nedir?

- Birleşmede münfesih kurum tasfiyesiz sona erer ve devir tarihine kadar elde ettiği kazanç vergilendirilir.
- Kısmi bölünmede bölünen kurum varlığını sürdürür ve yalnızca bölünme tarihine kadar elde ettiği kazanç vergilendirilir.

Sonuç: Her iki halde de vergilendirme dönemi devir ya da bölünme tarihinde kesilir; kârın hesaplanmadığı kısım aynıdır, ancak bölünen kurumun varlığının devamı nedeniyle sonraki dönem kendi kurumlar vergisi yükümlülüğünü sürdürür.

### Birleşme sorumluluğu ile kısmi bölünme sorumluluğu arasındaki fark nedir?

- Birleşmede birleşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını taahhüt eder.
- Kısmi bölünmede devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadarki vergi borçlarından müteselsilen sorumludur.

Sonuç: Birleşmede sorumluluk tek devralan kurumda toplanırken, bölünmede birden fazla devralan kurum sorumludur; bölünmede ayrıca m.20/3 uyarınca emsal bedel sınırı bulunabilir.

### KVK m.19/3-a bölünmesi ile m.19/3-b ve c işlemleri arasındaki fark nedir?

- m.20/2 yalnızca m.19/3-a kapsamındaki bölünmelerde uygulanır; beyanname ve taahhütname yükümlülüğü ile tam sorumluluk doğar.
- m.20/3 kapsamındaki işlemlerde (m.19/3-b ve c) kârlar vergilendirilmez; kısmi bölünmede (m.19/3-b) devralan kurumların sorumluluğu emsal bedelle sınırlıdır.

Sonuç: m.19/3-a bölünmesinde tam sorumluluk ve beyanname şartı aranır; m.19/3-b kısmi bölünmesinde sorumluluk devralınan varlıkların emsal bedeliyle sınırlıdır.

### Devir, bölünme ve hisse değişimi hallerinde vergilendirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Devir ya da bölünme tarihini birleşmenin ilanı, sözleşme tarihi ya da fiili devir tarihi olarak almak; hukuki tarih ticaret siciline tescil tarihidir.
- Otuz günlük süreyi tescil tarihinden değil ilan tarihinden saymamak ya da ilan tarihini tescil tarihi ile karıştırmak; süre ilan tarihinden başlar.
- Kısmi bölünmede devralan kurumların sorumluluğunu tam sorumluluk sanıp m.20/3 uyarınca emsal bedel sınırını gözden kaçırmak.
- m.20/2 ve m.20/3 hükümlerini birbirine karıştırmak; m.20/2 m.19/3-a bölünmelerine, m.20/3 ise m.19/3-b ve c işlemlerine uygulanır.
- Bölünen kurumun önceki hesap dönemi beyannamesinin verilebilmesi için hesap döneminin kapandığı aydan itibaren belirlenen süreyi kaçırmak; bu durumda yalnızca devir tarihli beyanname yeterli olmaz.
- Mahallin en büyük mal memurunun teminat isteme yetkisini zorunlu sanmak; yetki takdiri niteliktedir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kısmi bölünmede kurumlar vergisi bakımından bölünme işleminin geçerli ve m.19/3-a kapsamında olup olmadığı, m.20/2 uygulamasında ilk ölçüt olarak aranmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/938 E., 2021/798 K., 16.06.2021; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1431 E., 2025/1601 K., 06.11.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/391 E., 2025/1257 K., 24.09.2025)
- Vergisel sorumluluğun başlangıcının bölünmenin ticaret siciline tescil tarihine bağlanması, m.20/2-a hükmünün lafzına uygun kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2021/418 E., 2023/547 K., 31.05.2023)
- Bölünme ve birleşme işlemlerinde 19. ve 20. maddelere uygun gerçekleştirilmiş olmanın, ticari işlemlerin geçerliliği ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2438 E., 2025/927 K., 08.04.2025; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1199 E., 2024/1532 K., 05.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Vergisel kolaylıktan yararlanmayı ileri süren kurum, bölünme ya da birleşmenin m.19 koşullarına uygun olduğunu, tescil tarihini ve ilanı gösteren belgelerle ispatlamalıdır.
- Beyannamenin müştereken hazırlanıp imzalandığı ve otuz günlük sürede verildiği, vergi dairesi kayıtları ve beyanname örneği ile ispat edilir.
- Taahhütnamenin beyannameye eklendiği, belgenin kendisi ile ispatlanır; taahhütnamenin bulunmaması halinde kolaylıktan yararlanma koşulu gerçekleşmemiş sayılır.
- Vergi idaresi, devir ya da bölünme tarihinin tescil tarihinden farklı olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiayı ticaret sicili kayıtları ile ispatlamakla yükümlüdür.
- Kısmi bölünmede devralan kurumun emsal bedel sınırını aşan sorumluluğu iddia etmesi halinde, devraldığı varlıkların emsal bedelini bilirkişi raporu ile ortaya koyması gerekebilir.
- Teminat isteme yetkisinin kullanıldığı hallerde, teminatın gerekçesi ve miktarı idarenin yazılı kararında gösterilmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.19](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-19): Kısmi bölünme ve diğer yapısal değişiklik işlemlerinin hangilerinin bu maddenin kapsamına girdiğini belirler. m.20/2 yalnızca m.19/3-a bölünmelerine, m.20/3 ise m.19/3-b ve c işlemlerine uygulanır.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.159-179: Birleşme ve bölünmenin ticari hukuk koşullarını, ticaret sicili tescilini ve ilanını düzenler; m.20 bu işlemlerin vergisel sonuçlarını bağlar.
- 5520 sayılı Kanun m.20/2: Kısmi bölünmede devralan kurumların müteselsil sorumluluğunu ve taahhütnameyi düzenler; m.20/3 ise bu sorumluluğu emsal bedel ile sınırlar.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.21 — Ödeme süresi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-21)

Madde, kurumlar vergisinin ödeme zamanını düzenler: genel kural olarak beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenmesi, tasfiye ve birleşme hallerinde ödeme zamanı ile devir ve bölünmelerde münfesih kurum adına tahakkuk eden verginin ödeneceği kurum ve süre, ayrıca muhtasar beyanname ile bildirilen vergilerin ödeme günü. Madde, kurumlar vergisi tarhına, beyanname verme yükümlülüğüne ve matrahın belirlenmesine ilişkin hükümleri düzenlemez. Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi (m.11), devir ve bölünmelerde 20. maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki kapsam ve şartlar (m.20) ile vergi cezaları ve gecikme faizi (ilgili kanunda ayrı hükümler) bu maddede yer almaz. Maddenin uygulandığı kişiler kurumlar vergisi mükellefleri, tasfiye ve birleşme halinde ilgili kurumlar ile muhtasar beyanname veren stopaj sorumlularıdır.

### Ödeme süresi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Beyannamenin verildiği ay**: Kurumlar vergisinin genel ödeme süresinin başlangıç anıdır; ödeme, beyannamenin fiilen verildiği ayın sonuna kadar yapılır. Süre beyannamenin verilme tarihine bağlıdır, vergi tahakkukunun tarihine bağlı değildir.
- **Tasfiye veya birleşme kârı**: Tasfiye veya birleşme nedeniyle kurum adına tarh edilen vergi matrahı olarak ayrı bir kâr türüdür. Bu kârdan doğan verginin ödenmesi, infisah eden kurumun kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine bağlanmıştır.
- **İnfisah**: Kurumun tüzel kişiliğinin tasfiye veya birleşme ile sona ermesi anlamına gelir. Maddenin ikinci fıkrasında, infisah eden kurumun beyanname süresi ödeme süresinin ölçütü olarak kullanılır.
- **Münfesih kurum**: Devir veya bölünme sonucunda tüzel kişiliği sona eren kurumdur. Bu kurum adına tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi üçüncü fıkrada ayrıca düzenlenmiştir.
- **Devralan veya birleşilen kurum**: Münfesih kurumun varlıklarını devralan ya da kendisiyle birleşilen kurumdur. Üçüncü fıkrada münfesih kurum adına tahakkuk eden verginin ödeme yükümlüsü bu kurumdur.
- **Muhtasar beyanname**: Stopaj gibi kesinti yoluyla tahsil edilen vergilerin bildirildiği beyannamedir. Dördüncü fıkraya göre bu beyanname ile bildirilen vergiler ayrı bir süre ile ödenir.

### Ödeme süresi: hangi şartlar aranır?

- Kurumlar vergisinin ödenmesi için önce ilgili kurumun kurumlar vergisi beyannamesinin verilmiş olması gerekir; ödeme süresi beyannamenin verildiği aya bağlıdır.
- Tasfiye veya birleşme halinde, tasfiye edilen veya birleşen kurum adına tasfiye ya da birleşme kârı üzerinden tarh olunan verginin, infisah eden kuruma ait beyannamenin verilme süresi içinde ödenmesi gerekir.
- Tasfiye edilen veya birleşen kurumun bu Kanuna göre tahakkuk etmiş ve vadesi henüz gelmemiş verginin de aynı süre içinde ödenmesi gerekir.
- Devir veya bölünmede münfesih kurum adına tahakkuk eden verginin, 20. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre gerçekleşen işlemde, ayrım yapılarak ödenmesi gerekir: (a) bendinin (1) numaralı alt bentlerine giren hallerde devralan kurumun ilgili hesap dönemi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar, diğer hallerde beyanname verme süresi içinde ödeme yapılmalıdır.
- Muhtasar beyanname ile bildirilen verginin, beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenmesi gerekir.

### Ödeme süresi: hangi sonuçları doğurur?

- Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenmezse ödeme gecikmiş olur ve bunun gecikme sonuçları doğar.
- Tasfiye veya birleşmede tasfiye edilen veya birleşen kurumun vadesi gelmemiş verginin ödenmesi, ayrıca bir vade beklemeden infisah eden kuruma ait beyanname süresi içinde yapılmalıdır.
- Devir ve bölünmede münfesih kurum adına tahakkuk eden vergiyi ödeme yükümlülüğü devralan veya birleşilen kuruma geçer; bu yükümlülük, 20. maddenin hangi bendine girdiğine göre farklı sürelere bağlanır.
- Muhtasar beyannamedeki vergi, 25. gün akşamına kadar ödenmezse gecikme sonuçları doğar; bu verginin ödeme süresi kurumlar vergisi süresinden ayrıdır.

### Genel kurumlar vergisi ile tasfiye ve birleşme vergeneral arasındaki fark nedir?

- Normal faaliyet dönemindeki kurumun kendi beyannamesiyle bildirdiği kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir (birinci fıkra).
- Tasfiye veya birleşme nedeniyle infisah eden kurumun kârı üzerinden tarh edilen vergi ile tasfiye edilen kurumun vadesi gelmemiş verginin ödeme süresi, infisah eden kuruma ait beyanname verme süresidir (ikinci fıkra).

Sonuç: Ödeme süresi aynı ay sonu mantığına bağlanır; ancak tasfiye ve birleşmede süre, infisah eden kurumun beyanname süresine göre belirlenir.

### Devir veya bölünmede (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?

- 20. maddenin (a) bendinin (1) numaralı alt bentlerine göre münfesih veya bölünen kurum adına tahakkuk eden vergiler, devralan veya birleşilen kurumun devir veya bölünmenin gerçekleştiği hesap dönemine ilişkin beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar ödenir.
- Diğer hallerde ise vergi, beyanname verme süresi içinde devralan veya birleşilen kurum tarafından ödenir.

Sonuç: İki hal arasında ödeme süresi farklıdır; ilk halde süre beyannamenin verildiği ayın sonudur, ikinci halde beyanname verme süresi içinde ödeme yapılır.

### Kurumlar vergisi ile muhtasar beyanname verginin ödemesi arasındaki fark nedir?

- Kurumlar vergisi, kurumun kendi beyannamesi ile tahakkuk eder ve beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenir.
- Muhtasar beyanname ile bildirilen vergiler, beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.

Sonuç: İki verginin ödeme günleri farklıdır; muhtasar beyannamedeki vergi, ay sonuna değil 25. gün akşamına kadar ödenmelidir.

### Ödeme süresi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Muhtasar beyanname ile bildirilen vergiyi kurumlar vergisi gibi beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödemek; bu verginin ödeme günü 25. gün akşamıdır.
- Devir ve bölünmede tüm münfesih kurum vergilerini devralan kurumun genel beyanname süresine bağlamak; 20. maddenin (a) bendi (1) numaralı alt bentlerine giren hal için süre ayrıdır ve ayın sonunu esas alır.
- Tasfiye veya birleşmede infisah eden kuruma ait beyanname süresini hesaba katmadan, tasfiye edilen kurumun kendi vadesine göre ödeme yapmak.
- Devir ve bölünmede (b) bendi halini (a) bendi gibi ele alıp ayın sonunu süre saymak; diğer hallerde süre beyanname verme süresidir.

### Nasıl ispat edilir?

- Ödeme süresinin işlemeye başladığını ileri süren taraf, beyannamenin verildiği tarihi belgeyle (beyanname kayıtları, tahakkuk fişi) ispatlamalıdır.
- Tasfiye ve birleşmede, verginin hangi kurum adına ve hangi kârdan tarh edildiği, infisah eden kuruma ait beyannamenin verilme tarihi ile birlikte tasfiye veya birleşme kararı ve tescil belgeleriyle ortaya konulmalıdır.
- Devir veya bölünmede hangi alt bendin uygulandığı, devir veya bölünmenin gerçekleştiği hesap dönemi ve 20. maddeye göre yapılan işlem belgeleriyle ispatlanmalıdır.
- Muhtasar beyannamenin verildiği tarih ve bildirilen verginin ödendiği gün, beyanname kaydı ve banka dekontu ile ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-20): Devir ve bölünmeler bakımından münfesih kurum adına tahakkuk eden vergilerin ödeme süresini belirleyen (a) ve (b) bentlerinin kapsamını ve (1) numaralı alt bentlerini tanımlar; 21. maddenin üçüncü fıkrası bu ayrımı kullanır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| üç gün | [m.16](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-16) | (5) Kurumlar vergisi, bağlı olunan vergi dairesine beyannamenin verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde tarh edilir. |
| Bir yıldan | [m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17) | Başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiği dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönem bağımsız bir tasfiye dönemi… |
| otuz gün | [m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17) | (2) Tasfiye beyannameleri: Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren Kanunun 14 üncü maddesinde yazılı sürelerde; tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin… |
| üç ay | [m.17](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-17) | Dilekçenin verilmesinden itibaren en geç üç ay içinde vergi incelemelerine başlanarak aralıksız devam edilir. |
| otuz gün | [m.20](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-20) | Münfesih kurum ile birleşilen kurum; 1) Devir tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile, 2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi… |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2021/418 E., 2023/547 K., 31.05.2023 (m.20)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1675 E., 2025/886 K., 12.11.2025 (m.18)
- 3. Daire, 2023/7038 E., 2025/2289 K., 15.05.2025 (m.17)
- 9. Daire, 2023/6624 E., 2025/1346 K., 16.04.2025 (m.17)
- 3. Daire, 2023/10630 E., 2025/1504 K., 25.03.2025 (m.17)
- 3. Daire, 2023/10917 E., 2025/1498 K., 25.03.2025 (m.17)
- 3. Daire, 2023/7132 E., 2025/1222 K., 12.03.2025 (m.17)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1313 E., 2025/79 K., 26.02.2025 (m.17)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/798 E., 2024/1270 K., 25.12.2024 (m.16)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/799 E., 2024/1271 K., 25.12.2024 (m.16)
- 3. Daire, 2023/6771 E., 2023/4470 K., 14.11.2023 (m.16)
- 3. Daire, 2021/2538 E., 2023/3583 K., 09.10.2023 (m.14)
- 3. Daire, 2020/3480 E., 2023/1654 K., 03.05.2023 (m.16)
- 3. Daire, 2020/3481 E., 2023/1648 K., 03.05.2023 (m.16)
- 8. Daire, 2019/4974 E., 2023/2086 K., 14.04.2023 (m.14)
- 3. Daire, 2023/383 E., 2023/691 K., 07.03.2023 (m.16)
- 9. Daire, 2022/1050 E., 2022/2796 K., 09.06.2022 (m.14)
- 13. Daire, 2016/4268 E., 2022/1471 K., 06.04.2022 (m.14)
- 3. Daire, 2019/639 E., 2022/1024 K., 09.03.2022 (m.14)
- 13. Daire, 2016/2027 E., 2022/821 K., 03.03.2022 (m.14)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1431 E., 2025/1601 K., 06.11.2025 (m.19, m.20)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2025/391 E., 2025/1257 K., 24.09.2025 (m.19, m.20)
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/559 E., 2025/625 K., 15.09.2025 (m.18)
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/564 E., 2025/645 K., 05.08.2025 (m.18)
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/565 E., 2025/644 K., 05.08.2025 (m.18)
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/585 E., 2025/646 K., 05.08.2025 (m.18)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2438 E., 2025/927 K., 08.04.2025 (m.19, m.20)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1199 E., 2024/1532 K., 05.11.2024 (m.19, m.20)
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, 2024/1454 E., 2024/1294 K., 26.09.2024 (m.19)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 2021/938 E., 2021/798 K., 16.06.2021 (m.19, m.20)
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2014/458 E., 2019/744 K., 12.09.2019 (m.18)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.07.2024 (m.15).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/beyan-ve-verginin-tarhi
