---
title: "İşi bırakma — Vergi ve Vergi Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Vergi ve Vergi Usul Hukuku"
law: "Vergi Usul Kanunu"
articles: "VUK m.160–164"
last_amended: "2019-12-05"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/isi-birakma"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# İşi bırakma

Vergi ve Vergi Usul Hukuku › VUK › Mükellefin ödevleri › Bildirmeler — [Vergi ve Vergi Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku)

## Kısaca

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesi, işi bırakan mükellefin bildirim yükümlülüğünü ve bildirim yapılmayan hallerde mükellefiyet kaydının resen terkin edilmesini düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.160–164 hükümlerini kapsar: işi bırakmanın bildirilmesi, mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini, işi bırakmanın tarifi, tasfiye ve iflas, nakil, ölüm.

- [VUK m.160 — İşi bırakmanın bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160)
- [VUK m.160/A — Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160a)
- [VUK m.161 — İşi bırakmanın tarifi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-161)
- [VUK m.162 — Tasfiye ve iflas](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-162)
- [VUK m.163 — Nakil](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-163)
- [VUK m.164 — Ölüm](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-164)

## [VUK m.160 — İşi bırakmanın bildirilmesi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160. maddesi, işi bırakan mükellefin bildirim yükümlülüğünü ve bildirim yapılmayan hallerde mükellefiyet kaydının resen terkin edilmesini düzenler. Maddede ayrıca terkinin yükümlülüklere ve kovuşturmaya etkisi, terkin edilenlerin bilgilerinin duyurulması ve uygulama usullerine ilişkin yetki yer alır. Madde, 153. maddede yazılı mükellefleri, yani gerçek veya tüzel kişi tüm mükellefleri kapsar. Maddenin resen terkin için aradığı tespit, vergi incelemesine yetkililerce düzenlenen rapor ile yapılır. Maddede yer almayan konular: vergi incelemesinin usulü ve rapor düzenleme esasları (m.135 vd.), mükellefiyet kaydının açılması ve bildirim mükellefiyeti (m.153 ve m.114 vd.), 160/A maddesindeki sahte belge düzenleme ve mükellefiyet tesisine ilişkin ayrı düzenleme ve bu düzenlemenin usulü.

### İşi bırakmanın bildirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İşi bırakma bildirimi**: 153. maddede yazılı mükelleflerin faaliyetlerini sona erdirdiklerini vergi dairesine haber vermesidir. Maddenin birinci fıkrasındaki temel yükümlülük budur ve bildirimin yapılması, resen terkin yolunun işletilmesinin ön koşulu olarak metinde yer alır.
- **Resen terkin**: Mükellefiyet kaydının mükellefin talebi olmaksızın vergi dairesince silinmesidir. Maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, işi bırakma bildirimi yapılmamış olan ve belirtilen tespitlerden birine konu olan mükellef için uygulanır.
- **İşi bırakmış addolunma**: Mükellefin fiilen faaliyetini sona erdirdiği kabul edilmesi, vergi hukuku bakımından hüküm ifade etmesidir. Üçüncü fıkrada sayılan tespitler yapıldığında ve raporda kayıt devamına gerek görülmediği belirtildiğinde mükellef, matrahlı veya matrahsız beyanname verenler dahil, işi bırakmış sayılır.
- **Münhasıran sahte belge düzenleme amacı**: Mükellefiyetin, başka bir ticari, ziraî veya mesleki faaliyet olmaksızın yalnızca sahte belge düzenlemek için tesis edilmiş olması durumudur. Üçüncü fıkrada bağımsız bir tespit nedeni olarak sayılmıştır ve bu tespit, vergi incelemesine yetkililerce düzenlenen rapor ile yapılır.
- **Terkinin etkisiz kalan yönleri**: Mükellefiyet kaydının terkin edilmesinin, işi bırakmadan önceki dönemlere ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmadığı ve bu tarihten sonra faaliyet tespit edilirse vergilendirme ve sahte belge fiili nedeniyle kovuşturma ile cezaya engel olmadığı anlamına gelir.

### İşi bırakmanın bildirilmesi: hangi şartlar aranır?

- Mükellefin 153. maddede yazılı mükelleflerden biri olması gerekir.
- Mükellef işi bıraktığını vergi dairesine bildirmiş olmalıdır; bildirim yapılmışsa resen terkin yolu işletilmez ve madde birinci fıkra uyarınca işi bırakma bildiriminin yapılmış olması yeterlidir.
- Bildirim yapılmamışsa, mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi, ya da yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi gerekir.
- Alternatif olarak, başka ticari, ziraî veya mesleki faaliyeti bulunmayan ve münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiğinin vergi incelemesine yetkililerce düzenlenen rapor ile tespit edilmesi gerekir.
- Yukarıdaki tespitlerden biri yapılmış olsa da raporda mükellefiyet kaydının devamına gerek görülmediğinin belirtilmesi zorunludur; bu belirtme yoksa terkin yapılamaz.
- Terkin işlemi, yalnızca vergi dairesi tarafından yapılır ve mükellefiyet kaydı silinir; işi bırakmış addolunma bu sonuçla birlikte doğar.

### İşi bırakmanın bildirilmesi: hangi sonuçları doğurur?

- 153. maddede yazılı mükellef işi bıraktığını vergi dairesine bildirmek zorundadır.
- Bildirimde bulunmayan mükellef için üçüncü fıkradaki tespit ve rapor koşulları gerçekleşirse mükellef işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilir.
- Terkin, ilgili kamu kurum ve kuruluşu ile kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşuna bildirilir.
- Terkin, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
- Terkinden sonra işi bırakma tarihinden sonra faaliyette bulunduğu tespit edilirse, bu dönemlere ilişkin vergilendirme ve sahte belge düzenleme fiili için kovuşturma ve ceza uygulanmasına engel olunmaz.
- Terkin edilen mükelleflerin kimlik bilgileri, bastırdığı veya tasdik ettirdiği belgeler ve kullandığı ödeme kaydedici cihazlara ilişkin bilgiler Maliye Bakanlığınca belirlenecek araçlarla duyurulur.
- Maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirleme yetkisi Maliye Bakanlığındadır.

### Bildirimli işi bırakma ile bildirimsiz resen terkin arasındaki fark nedir?

- Mükellef işi bıraktığını bildirmiştir; birinci fıkra gereği bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
- Mükellef bildirimde bulunmamıştır; üçüncü fıkradaki tespit ve rapor koşulları aranır.

Sonuç: Bildirim yapılmışsa resen terkin yolu açılmaz. Bildirim yapılmamışsa, üçüncü fıkra uyarınca tespit ve rapor şartlarının gerçekleşmesi halinde mükellefiyet kaydı terkin edilir.

### Fiili kayıp tespiti ile sahte belge amaçlı mükellefiyet tespiti arasındaki fark nedir?

- Mükellefin bilinen adreste bulunamaması ve başka adreste faaliyetine dair bilgi edinilememesi ya da işi bıraktığının tespiti hâlidir.
- Mükellefiyetin münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla tesis ettirildiğinin raporla tespit edildiği haldir.

Sonuç: Her iki hal de üçüncü fıkrada ayrı alternatif olarak yer alır. Her ikisinde de raporda kayıt devamına gerek olmadığının belirtilmesi ortak koşuldur.

### Matrahlı beyanname veren ile matrahsız beyanname veren mükellef arasındaki fark nedir?

- Matrahlı beyanname veren mükellef, beyanname verdiği halde işi bıraktığı tespit edilebilir.
- Matrahsız beyanname veren mükellef de aynı şekilde işi bırakmış sayılabilir.

Sonuç: Maddenin açık metni, her iki grubun da terkin kapsamına girdiğini belirtir; beyanname türü terkin koşulunu değiştirmez.

### Terkin ile terkinin geçmiş dönem yükümlülüklerine etkisi arasındaki fark nedir?

- Terkin işlemi mükellefiyet kaydını siler.
- Terkin, işi bırakmadan önceki dönemlerdeki yükümlülükleri ve bu tarihten sonra faaliyet tespit edilirse dönemlere ilişkin vergilendirmeyi ve sahte belge kovuşturmasını ortadan kaldırmaz.

Sonuç: Terkin, geçmiş ve sonradan faaliyet tespit edilen dönemler bakımından vergilendirmeye ve cezaya engel olmaz.

### İşi bırakmanın bildirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bildirimde bulunmamış her mükellefi doğrudan terkin etmek; üçüncü fıkradaki tespit ve raporun ayrıca aranması gerekir.
- Raporda kayıt devamına gerek görülmediğinin belirtilmediği hâlde terkin yapmak; bu belirtme zorunlu bir koşuldur.
- Matrahsız beyanname veren mükellefi terkin kapsamı dışında saymak; madde matrahlı ve matrahsız beyanname verenleri açıkça kapsar.
- Terkini geçmiş dönem vergi borçlarını ve sonradan tespit edilen faaliyet dönemlerine ilişkin vergilendirmeyi ortadan kaldırıcı sanmak; madde bunun tersini düzenler.
- Terkin edilen mükellefin sahte belge kovuşturmasını terkin ile birlikte kapatılmış saymak; madde kovuşturmaya engel olmadığını belirtir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, resen terkin işleminin dayanağı olarak bu maddeyi göstermekte ve terkinin, yapılan tespitin rapora bağlanmasına dayandığını kabul etmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018; Hukuk Genel Kurulu, 2016/1235 E., 2017/1540 K., 06.12.2017)
- Terkin edilen şirketin yasal temsilcisi, sicil kaydının silinmemiş olmasını ve faaliyet göstermediğini ileri sürerek işlemin sonuçlarını tartışmaktadır; mahkemeler bu tür uyuşmazlıklarda terkin işleminin dayanağını ve tespitin rapora dayanıp dayanmadığını incelemektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2025/1290 E., 2025/1392 K., 22.09.2025; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2024/901 E., 2024/852 K., 30.05.2024)
- Mükellefiyet kaydının terkin edilmesinin başka vergi dairesine nakil veya kurumlar vergisi beyannamesi yükümlülüğünü ortadan kaldırıp kaldırmadığı, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmektedir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/101 E., 2024/658 K., 21.03.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Resen terkini talep eden veya terkinin hukuka uygunluğunu savunan vergi dairesi, bildirim yapılmadığını ve üçüncü fıkradaki tespitin gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür.
- Tespit, vergi incelemesine yetkililerce düzenlenen ve raporda kayıt devamına gerek görülmediğinin belirtildiği bir rapor ile ispatlanır; rapor, bu maddenin temel delilidir.
- Adreste bulunamama ve başka adreste faaliyet bulunamadığı hali, yapılan araştırma ve yoklama tutanaklarıyla ispatlanır.
- Terkine karşı çıkan mükellef veya yasal temsilcisi, faaliyetin devam ettiğini ya da bildirimin yapıldığını ileri sürerse bu savunmayı kendisi ispatlamalıdır.
- Terkin sonrasında faaliyet tespit edilmişse, bu dönemlere ilişkin vergilendirme ve kovuşturma için ayrı bir tespit ve delil gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 213 m.153: Maddenin birinci fıkrasındaki bildirim yükümlülüğünün kimlere ait olduğunu belirler; 160. madde yalnızca bu mükelleflere uygulanır.

## [VUK m.160/A — Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160a)

213 sayılı VUK m.160/A, sahte belge düzenleme riski yüksek görülen mükelleflerin tespitini, bu mükelleflerde yoklama yapılmasını, mükellefiyet kaydının terkinini, teminat karşılığında yeniden tesisini, bu mükelleflerle ilişkili kişilerin işe başlama bildirimine ilişkin şartları, teminatın iadesini ve elektronik belge zorunluluğunu düzenler. Uygulama, Hazine ve Maliye Bakanlığının analiz çalışmalarıyla riskli bulunan mükellefler ile vergi dairesinin onayladığı terkin işlemleri bakımındandır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: sahte belgeye ilişkin vergi ve ceza sorumluluğunun asıl hükümleri (m.359 ve ilgili VUK hükümleri ile 6183 kapsamı), teminat türleri ve asgari teminat tutarı (m.153/A), vergi incelemesinin usulü (m.140 vd.), ve damga vergisi sorumluluğu (7488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.24 ve m.27 hükümleri).

### Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Sahte belge riski yüksek mükellef**: Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı ve vergisel yükümlülüklerin yerine getirilme durumu gibi ölçütler birlikte değerlendirilerek Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz sonucunda belirlenen mükelleflerdir. Maddenin uygulama alanı bu tespitle başlar.
- **Mükellefiyet kaydının terkini**: Vergi dairesinin, mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu görüşüyle ve vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayıyla mükellefiyet kaydını kaldırmasıdır. Terkin tebliğ edilerek mükelleye bildirilir.
- **Yeniden tesis**: Terkin edilen mükellefiyetin, teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla terkin tarihi itibarıyla yeniden kurulmasıdır. Şartlar gerçekleşmezse mükellefiyet yeniden tesis edilmez.
- **Teminat (m.160/A kapsamında)**: Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde verilecek, 153/A birinci fıkrasındaki asgari teminat tutarından az olamayan ve sahte belge riski yüksek dönemlerde düzenlenen belgelerdeki toplam tutarın yüzde onu oranında olan teminattır. Teminatın türü 153/A'ya göre belirlenir.
- **Elektronik belge zorunluluğu**: Teminat karşılığında yeniden tesis edilen mükelleflerin, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen fatura veya fatura yerine geçen belgeleri elektronik ortamda düzenlemesi yükümlülüğüdür. Kâğıt düzenleme hâlinde belge vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır.

### Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini: hangi şartlar aranır?

- Mükellefin Hazine ve Maliye Bakanlığı analiz ve değerlendirmesi sonucunda sahte belge düzenleme riski yüksek olarak tespit edilmiş olması ve vergi incelemesine sevk edilip yoklamaya tabi tutulmuş olması gerekir.
- Yoklamanın ardından vergi dairesinin mükellefin sahte belge riskinin yüksek olduğuna ilişkin olumlu görüşünü vermiş olması ve vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayıyla mükellefiyet kaydının terkin edilmiş ve bu durumun mükellefe tebliğ edilmiş olması gerekir.
- Yeniden tesis için tebliğden itibaren bir ay içinde asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerdeki toplam tutarın yüzde onu oranında 153/A kapsamında teminat verilmiş olması gerekir.
- Yeniden tesis için tüm vergi borçlarının ödenmiş olması gerekir.
- Terkin edilen mükellefiyetin terkin ile yeniden tesis tarihi arasında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesis yazısının tebliğinden itibaren bir ay içinde verilmiş ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenmiş olmalıdır.
- Terkin edilen mükellefler veya bunlarla 153/A birinci ve ikinci fıkralarına göre ilişkili kişiler hakkında mükellefiyet tesis edilebilmesi için, işe başlama bildirimide bulunanların ve terkin edilen mükellefiyet kaydının tüm vergi borçlarının ödenmiş ve teminatın verilmiş olması şarttır.
- Teminat karşılığında yeniden tesis edilen mükellefler, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen fatura veya fatura yerine geçen belgeleri elektronik olarak düzenlemek zorundadır.

### Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini: hangi sonuçları doğurur?

- Sahte belge riski yüksek bulunan mükellefin mükellefiyet kaydı, vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayıyla terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir.
- Bir ay içinde teminat verilmez veya tüm vergi borçları ödenmezse mükellefiyet yeniden tesis edilmez.
- Teminat verilip tüm vergi borçları ödenirse mükellefiyet terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir.
- Terkin ile yeniden tesis tarihi arasındaki beyanname ve bildirimler bir ay içinde verilmezse ve vergiler aynı sürede ödenmezse bu eksikliğin doğurduğu yaptırımlar uygulanır.
- Terkin edilen mükellef veya ilişkili kişi için işe başlama bildirimi, şartlar yerine getirilmeden mükellefiyet tesisi sağlamaz.
- Teminat ile yeniden tesis edilen mükellefin fatura veya bunların yerine geçen belgeleri kâğıt olarak düzenlemesi hâlinde belge vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır ve kayıtların tevsikinde kullanılamaz.
- Münhasır sahte belge amacıyla mükellefiyet tesis ettirildiği tespit edilirse alınan teminat borçlara mahsup edilir ve artan tutar iade olunur.
- Sahte belge düzenlemediği tespit edilen mükellefin teminatı, başka vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur.

### Münhasır sahte belge amaçlı mükellefiyet ile başka faaliyeti olan mükellef arasındaki fark nedir?

- Mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin inceleme ile tespit edilmesi.
- Mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyetinin bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediğinin tespit edilmesi.

Sonuç: Birinci halde alınan teminat, inceleme sonucunda doğan borçlar dâhil vergi borçlarına mahsup edilir ve artan tutar iade olunur. İkinci halde mükellef hakkında 153/A dördüncü fıkrası çerçevesinde işlem yapılır ve teminat, sahte belge fiili nedeniyle yapılan tarhiyat ve cezalar kesinleşinceye kadar iade edilmez.

### Sahte belge düzenlemediğinin tespiti ile sahte belge düzenlediğinin tespiti arasındaki fark nedir?

- Yapılan incelemede mükellefin sahte belge düzenlemediğinin tespit edilmesi.
- Sahte belge düzenlendiğinin tespit edilmesi.

Sonuç: Sahte belge düzenlemediği tespit edilen mükellefin teminatı, başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur.

### Terkin edilen mükellef ile ilişkili kişi arasındaki fark nedir?

- Doğrudan terkin edilen ve yeniden tesis edilen mükellef.
- 153/A birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen şekilde terkin edilen mükellefle ilişkili olan ve işe başlama bildiriminde bulunan kişi.

Sonuç: İlişkili kişi hakkında mükellefiyet tesisi, işe başlama bildirimde bulunanların ve terkin edilen mükellefin tüm vergi borçlarının ödenmesi ve teminat verilmesi şartına bağlıdır.

### Teminatın iadesi ile eksilen teminatın tamamlatılması ve vergi borcuna mahsubu arasındaki fark nedir?

- Teminatın iadesi ve vergi borçlarına mahsubu.
- Eksilen teminatın tamamlatılması.

Sonuç: Bu madde kapsamındaki teminatların iadesinde 153/A birinci fıkrası, mahsup ve tamamlatma işlemlerinde ise 153/A dokuzuncu fıkrası hükümleri uygulanır.

### Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Teminat tutarını 153/A'daki asgari tutar ile dönemlerdeki belge toplamının yüzde onu karıştırarak, asgari tutarın altında kalan teminatı yeterli saymak.
- Bir ay süreyi terkin tarihinden değil tebliğ tarihinden saymamak; yeniden tesis yazısının tebliğini sürenin başlangıcı olarak kabul etmemek.
- Münhasır sahte belge amacıyla kurulan mükellefle başka faaliyeti olan mükellef için aynı işlemi uygulamak; birincisinde mahsup ve iade, ikincisinde 153/A dördüncü fıkrası işlemi yapılır.
- Sahte belge fiili nedeniyle tarhiyat ve cezalar kesinleşmeden teminatı iade etmek; kesinleşmeye kadar iade yapılmaz.
- İlişkili kişinin işe başlama bildirimini, bu kişinin kendi terkin şartı yerine getirilmeden kabul etmek; şartlar işe başlama bildirimde bulunanlar ve terkin edilen mükellef için aranır.

### Nasıl ispat edilir?

- Mükellefin sahte belge riski yüksek bulunduğunu ve terkin şartlarının oluştuğunu ileri süren idare, Hazine ve Maliye Bakanlığı analiz çalışmasını, yoklama tutanağını ve vergi dairesinin görüşünü belgeleyerek ispat yükünü taşır.
- Teminatın verildiğini ve tüm vergi borçlarının ödendiğini ileri süren mükellef, teminat belgesi ve ödeme makbuzları ile bu şartların yerine geldiğini ispatlar.
- Mükellefin başka ticari, zirai veya mesleki faaliyetinin bulunup bulunmadığı ve sahte belge düzenleyip düzenlemediği inceleme raporu ile ortaya konur; bu tespit teminatın mahsup, iade veya tutma sonucunu belirler.
- Elektronik belge zorunluluğuna uyulup uyulmadığı, belgelerin kâğıt veya elektronik düzenlenmesine ilişkin kayıtlarla ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.153/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-153a): Teminatın türünü, asgari tutarını, birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki ilişkili kişileri, dördüncü fıkradaki işlemleri ve dokuzuncu fıkradaki mahsup ve tamamlatma hükümlerini belirler; bu madde ona atıf yapar.

## [VUK m.161 — İşi bırakmanın tarifi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-161)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 161. maddesi, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulmasını ve sona ermesini, yani "işi bırakma" kavramını tanımlar ve geçici durdurmanın işi bırakma sayılmayacağını belirtir. Madde, vergi mükellefiyeti bakımından işi bırakma olgusunu ele alır. Maddenin düzenlemediği konular arasında işi bırakmanın vergi dairesine bildirilmesi ve bildirim yükümlülüğü (m.160), işi bırakma halinde verginin tespiti ve tahakkuku (m.162) ile ticaret siciline bildirim ve tacirin işi terk ettiğine dair Türk Ticaret Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri yer alır. Bu konuların her biri ayrı bir mevzuat ya da madde kapsamındadır.

### İşi bırakmanın tarifi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İşi bırakma**: Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesidir. Madde metni bu olguyu tanımlar; faaliyetin fiilen ve tümüyle sona erdiğinin anlaşılması gerekir.
- **Geçici durdurma**: Herhangi bir sebeple işlerin belli bir süre için durdurulmasıdır. Madde metnine göre bu hal işi bırakma sayılmaz, çünkü faaliyet sona ermemiş, yalnızca ara verilmiştir.

### İşi bırakmanın tarifi: hangi şartlar aranır?

- Vergiye tabi muamelelerin tamamen durdurulmuş olması gerekir.
- Vergiye tabi muamelelerin sona ermiş olması gerekir; yalnız ara verilmesi yeterli değildir.
- Durdurmanın geçici bir süre için yapılmadığının, yani faaliyetin ileride yeniden başlatılmak üzere askıya alınmadığının ortaya konması gerekir.
- Durdurmanın herhangi bir sebep yüzünden yapılmış olması, geçici nitelikte bulunduğu sürece işi bırakma sonucunu doğurmaz.

### İşi bırakmanın tarifi: hangi sonuçları doğurur?

- Vergiye tabi muamelelerin tamamen durdurulup sona ermesi halinde işi bırakma gerçekleşmiş olur ve bu olguya bağlanan vergisel sonuçlar (m.160 ve m.162 kapsamındaki bildirim ve tespit işlemleri) gündeme gelir.
- İşlerin herhangi bir sebeple geçici olarak durdurulması halinde işi bırakma gerçekleşmez ve bu hale bağlanan sonuçlar doğmaz.
- Madde metni işi bırakmanın hangi tarihte gerçekleştiğini ve hangi işlemle sabit olacağını düzenlemez; bu konu diğer hükümlerden ve olayın özelliğinden belirlenir.

### Tamamen durdurma ile geçici durdurma arasındaki fark nedir?

- Vergiye tabi muamelelerin tamamen durdurulup sona ermesi, işi bırakma olarak kabul edilir.
- İşlerin herhangi bir sebeple geçici bir süre için durdurulması, işi bırakma sayılmaz.

Sonuç: Yalnızca tam durdurma işi bırakma sonucunu doğurur; geçici durdurmada işi bırakmaya bağlanan vergisel sonuçlar doğmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargı kararlarında işi bırakma, 213 sayılı Kanun'un 160-162. maddeleri birlikte okunarak değerlendirilmekte; işi bırakmanın ilgili vergi dairesince ticaret siciline bildirilmesi ve şirketin fiilen faaliyetsiz hale gelmesi birlikte aranmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018)
- Limited ortaklığın sona erdirilmesi talebine ilişkin bir uyuşmazlıkta, şirketin hiç faaliyete geçmediği ve sicil kaydının devam ettiği iddiası m.161 ile birlikte değerlendirilmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/773 E., 2024/44 K., 11.01.2024)
- Kararlarda, işi bırakma ile geçici faaliyet durdurmasının ayrımı, faaliyetin fiilen ve tamamen sona erip ermediği üzerinden yapılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018)

### Nasıl ispat edilir?

- İşi bırakmayı ileri süren tarafın (mükellef veya vergi idaresi), faaliyetin tamamen durdurulup sona erdiğini ispatlaması gerekir.
- Faaliyetin fiilen sona erdiğini gösteren belgeler (işyeri kapanış tutanağı, sicil kaydındaki durum, vergi beyannamelerinin verilmemesi, işyeri devri belgeleri) ispat aracı olarak kullanılabilir.
- Geçici durdurma iddiasını ileri süren taraf, faaliyetin ileride yeniden başlatılacağını ve durdurmanın geçici nitelikte olduğunu ispatlamalıdır.
- Vergi dairesince bildirilmiş işi bırakma kaydı ile fiili durum arasında çelişki varsa, fiili durumun belgelerle ortaya konması gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.160](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160): İşi bırakmanın vergi dairesine bildirilmesi yükümlülüğünü düzenler; m.161'deki işi bırakma tanımının usul yönünü tamamlar.
- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.162](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-162): İşi bırakma halinde vergilendirmenin nasıl yapılacağını düzenler; m.161'de tanımlanan olgunun vergisel sonuçlarını belirler.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.636: Limited şirketin sona ermesi ve tasfiyesi ile ilgilidir; vergi hukukundaki işi bırakma ile ticari sona erme kavramlarının ayrı tutulması gerektiğini gösterir.

## [VUK m.162 — Tasfiye ve iflas](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-162)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 162. maddesi, tasfiye ve iflas hallerinde mükellefiyetin ne zamana kadar devam edeceğini ve tasfiye memurları ile iflas dairesinin vergi dairesine yapacağı bildirimleri düzenler. Madde, tasfiye veya iflas sürecindeki vergi mükellefleri ile bu süreci yürüten tasfiye memurları ve iflas dairesi bakımından uygulanır. Maddenin tasfiye ve iflas kararlarının kendisine, iflas masasının oluşturulmasına, tasfiye usullerine veya iflasın kapanmasına ilişkin usul hükümlerini düzenlemediği; bunların İcra ve İflas Kanunu'nda yer aldığı kabul edilmelidir. Ayrıca vergi borçlarının masaya kaydı ve sıra cetveli ile tasfiye giderlerinin ödenmesi de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Tasfiye ve iflas: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mükellefiyetin devamı**: Tasfiye veya iflas hallerinde mükellefin vergi yükümlülükleri bakımından tüzel kişiliğinin, vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona erdiği ana kadar sürmesi anlamına gelir. Bu süre tasfiye ya da iflasın açılması ile kendiliğinden bitmez.
- **Tasfiye memuru**: Tasfiye hâlindeki tüzel kişinin malvarlığını tasfiye eden ve bu sırada vergi bildirim yükümlülüğünü yerine getiren kişidir. Görevi tasfiyenin yürütülmesi ile sınırlıdır.
- **İflas dairesi**: İflasa tabi borçlunun malvarlığını yöneten icra organıdır. Madde bakımından tasfiye memuru ile aynı bildirim yükümlülüğü altındadır.
- **Vergi ile ilgili muamele**: Mükellefin vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ilişkin işlemlerdir. Beyanname verme, vergi ödeme ve benzeri işlemler bu kapsamdadır.

### Tasfiye ve iflas: hangi şartlar aranır?

- Mükellefin tasfiye veya iflas hâline girmiş olması gerekir.
- Mükellefiyetin, vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam etmesi gerekir.
- Tasfiye memurları veya iflas dairesinin tasfiye veya iflas kararını vergi dairesine ayrı bir bildirimle iletmesi gerekir.
- Tasfiye veya iflasın kapandığının ayrıca vergi dairesine bildirilmesi gerekir.

### Tasfiye ve iflas: hangi sonuçları doğurur?

- Tasfiye veya iflas hâlinde mükellefiyet, vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder.
- Tasfiye memurları veya iflas dairesi, tasfiye veya iflas kararlarını vergi dairesine ayrı ayrı bildirmekle yükümlüdür.
- Tasfiye veya iflasın kapandığını da vergi dairesine ayrı ayrı bildirmek zorundadırlar.
- Bildirim yükümlülüğü yerine getirilmezse, vergi muamelelerinin tamamlanmadığı kabul edilir ve mükellefiyet devam eder.

### Tasfiye kararı ile tasfiyenin kapanması arasındaki fark nedir?

- Tasfiye veya iflas kararının bildirilmesi, sürecin başladığını vergi dairesine bildiren işlemdir.
- Tasfiyenin veya iflasın kapandığının bildirilmesi, sürecin bittiğini gösteren ayrı bir işlemdir.

Sonuç: Madde iki bildirimi ayrı ayrı zorunlu kılar; biri diğerinin yerine geçmez.

### Tasfiye memuru ile iflas dairesi arasındaki fark nedir?

- Tasfiye hâlindeki tüzel kişilerde bildirim tasfiye memurlarınca yapılır.
- İflas hâlinde bildirim iflas dairesince yapılır.

Sonuç: Bildirim yükümlüsü hâle göre değişir; ancak yükümlülük her iki hâlde aynıdır.

### Mükellefiyetin devamı ile mükellefiyetin sona ermesi arasındaki fark nedir?

- Tasfiye veya iflas hâlinde mükellefiyet, vergi muameleleri bitene kadar sürer.
- Tüzel kişiliğin sona ermesi ile vergi muamelelerinin tamamlanması ayrı anlardır.

Sonuç: Tüzel kişi sona erse bile vergi muameleleri tamamlanmadıkça mükellefiyet devam eder.

### Tasfiye ve iflas: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tasfiye veya iflas hâlinde mükellefiyetin, kararın verildiği anda sona erdiğini varsaymak; madde mükellefiyetin vergi muamelelerinin bitimine kadar sürdüğünü söyler.
- Tasfiye kararı ile tasfiyenin kapanması bildirimlerini tek bir bildirim saymak; madde bunları ayrı ayrı yapılmasını zorunlu kılar.
- Bildirim yükümlülüğünü yalnızca tasfiye memurlarına ait sanmak; iflas hâlinde yükümlü iflas dairesidir.
- Tüzel kişiliğin sona ermesini mükellefiyetin sona ermesi ile eşitlemek; vergi muameleleri tamamlanmadıkça mükellefiyet devam eder.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tasfiye veya iflas açıldığı anda tüzel kişiliğin tek kanuni temsilcisinin iflas idaresi olduğu, beyanname verme gibi vergi yükümlülüklerinden de iflas idaresinin sorumlu tutulduğu kabul edilmektedir. (4. Daire, 2016/15474 E., 2020/3970 K., 19.10.2020)
- İflas işlemleri basit usulde yürütülen müflis şirketin de vergilendirme dönemlerinde işlemi olmasa bile beyanname verme yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilmektedir. (3. Daire, 2022/217 E., 2022/3681 K., 11.10.2022)
- Müflis şirketin iflas sürecinde ticari faaliyetini aktif mükellef gibi yürütmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle tasfiye memurlarının ve iflas dairesinin bildirim yükümlülüğünün ayrıca önem taşıdığı kabul edilmektedir. (4. Daire, 2020/1739 E., 2021/4557 K., 27.09.2021)
- Işi bırakmanın vergi dairesi tarafından ticaret siciline bildirilmesi ile şirketin gayrifaal hâle gelmesi birlikte değerlendirilmekte, mükellefiyetin devam ettiği sonucuna varılmaktadır. (Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018)
- Mükellefiyeti devam eden şirket bakımından, bildirim yükümlülüğü ile birlikte usulsüzlük cezası kesilmesinin hukuka uygun olduğu kabul edilmektedir. (9. Daire, 1998/2921 E., 1999/2426 K., 09.06.1999)

### Nasıl ispat edilir?

- Tasfiye veya iflas kararının vergi dairesine bildirildiğini ispat yükü bildirim yükümlüsü tasfiye memuru veya iflas dairesindedir; bildirimin yapıldığı yazı veya kayıtla ispatlanır.
- Tasfiyenin veya iflasın kapandığının bildirildiğini ispat yükü de aynı kişilerdedir ve ayrı bir yazıyla belgelenmelidir.
- Mükellefin, vergi muamelelerinin sona erdiğini ileri sürerek mükellefiyetin bittiğini savunması hâlinde, bu savunmayı ispat yükü ileri süren tarafa aittir.
- Vergi idaresi, mükellefin vergi borcunun ya da beyanname yükümlülüğünün devam ettiğini belgelerle gösterebilir; bu hususta idare bakımından ayrı bir ispat yükü yoktur. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/837 E., 2022/1679 K., 28.12.2022)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.162](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-162): Maddenin kendisidir; tasfiye ve iflasta mükellefiyetin devamını ve bildirim yükümlülüğünü düzenler.
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.208-256: Tasfiye ve iflasın usul hükümlerini düzenler; bildirime konu olan tasfiye ve iflas kararları bu kanunun usulüne göre verilir.

## [VUK m.163 — Nakil](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-163)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 163. maddesi, iş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesinin adres değişikliği sayılacağını belirleyen tek fıkralık bir tanım hükmüdür. Madde, nakil olgusunun hukuki niteliğini belirler; adres değişikliğinin bildirim yükümlülüğü ve sonuçları bu tanımdan hareketle başka hükümlerde düzenlenir. Madde, mükelleflerin kendi iş yerlerini nakletmesi bakımından uygulanır. Maddede adres değişikliğinin bildirim süresi, bildirimin yapılacağı merci, bildirim yapılmamasının yaptırımı ve adres değişikliği nedeniyle tebligatın yapılış biçimi düzenlenmez; bu konular ilgili VUK hükümlerinde ve tebligat mevzuatında aranmalıdır.

### Nakil: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Adres değişikliği**: İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi olarak tanımlanan, vergi hukukunda mükellefin adresinin değiştiği hali ifade eden kavramdır. Madde, bu niteliği nakil olgusuna bağlar; mükellefin adresini başka bir biçimde değiştirmesi bu maddenin kapsamında değildir.
- **İş ve teşebbüs**: Vergi mükellefinin ekonomik faaliyetini yürüttüğü iş yeri ve faaliyet birimidir. Maddenin nakil kavramı bu birim üzerinden kurulur; birimin fiziksel yerinin değişmesi nakil sayılır.

### Nakil: hangi şartlar aranır?

- İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmiş olması gerekir.
- Nakil fiilen gerçekleşmiş olmalıdır; yalnızca nakil niyetinin açıklanması bu maddenin kapsamına girmez.
- Nakledilen şey iş ve teşebbüs olmalıdır; sadece mükellefin kişisel ikametgâhının değişmesi bu hükmün konusu değildir.

### Nakil: hangi sonuçları doğurur?

- İş ve teşebbüsün nakli adres değişikliği sayılır ve adres değişikliğine bağlanan vergi hukuku sonuçları gündeme gelir.
- Nakil gerçekleşmemişse, yani iş ve teşebbüs eski yerinde faaliyetini sürdürüyorsa, bu maddeye dayanarak adres değişikliği sayılamaz.

### Nakil ile ikametgâh değişikliği arasındaki fark nedir?

- İş ve teşebbüsün bir yerden diğerine nakledilmesi, bu maddeye göre adres değişikliği sayılır.
- Gerçek kişinin yalnızca oturduğu yerin değişmesi bu maddenin doğrudan konusu değildir.

Sonuç: Yalnızca iş ve teşebbüsün nakli bu madde kapsamında adres değişikliği niteliği kazanır; ikametgâh değişikliğinin vergi sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

### Nakil: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Adres değişikliğini yalnızca mükellefin ikametgâh değişikliği ile karıştırmak; madde yalnızca iş ve teşebbüsün nakline ilişkindir.
- Nakil niyetini veya planını nakil fiilinden ayırmamak; maddenin uygulanması için nakil fiilinin gerçekleşmesi aranmalıdır.
- Maddede bildirim süresi bulunduğunu varsaymak; madde süre öngörmez, süre ilgili diğer hükümlerden aranmalıdır.

### Nasıl ispat edilir?

- İş ve teşebbüsün nakledildiğini ileri süren taraf, nakil olgusunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Nakil, iş yerine ait kira sözleşmesi, taşınma kaydı, yeni adrese ait işletme ruhsatı veya fiili faaliyet bilgisi gibi belgelerle ispatlanabilir; bu konuda yazılı delil zorunluluğu madde metninde yer almamaktadır.
- Nakilin gerçekleşmediğini ileri süren taraf, eski yerde faaliyetin sürdüğünü gösteren belgelerle savunmasını ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 213 sayılı Kanun: Maddenin bulunduğu Vergi Usul Kanunu'dur; adres değişikliğinin bildirimi ve sonuçları bu kanunun ilgili hükümlerinde düzenlenmiştir, madde bu hükümlere tanım sağlar.

## [VUK m.164 — Ölüm](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-164)

Bu madde, vergi mükellefinin ölümü hâlinde vergisel işlemlerin durmasını ve ölüm olayının vergi dairesine bildirilmesini düzenler. Ölümün mükellef yönünden "ölüm işi bırakma" olarak adlandırılan bir vergi usul sonucu doğurduğunu ve bildirim yükümlülüğünün kimde olduğunu belirler. Madde, mirasın reddedilmemiş olması hâlinde mirasçılara yüklenen bildirim ödevine ve bu ödevin mirasçılardan birince yerine getirilmesinin diğerlerini kurtarmasına ilişkindir. Madde, mirasçıların vergi borcundan sorumluluğunu, terekenin tasfiyesini ve ölüm tarihine kadar oluşan vergilerin tahakkukuna ilişkin sonuçları düzenlemez; bu konular ilgili vergi yasalarının ve Vergi Usul Kanunu'nun diğer hükümlerinde yer alır. Ölen kişinin dava süreçlerindeki durumu, medeni hukuk veya ceza hukukundaki ölüm sonuçları da bu maddenin kapsamında değildir.

### Ölüm: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Ölüm işi bırakma**: Mükellefin ölümüyle vergi işlerinin kendiliğinden durması ve ölüm tarihinden sonra mükellef adına yeni vergisel işlem yapılamaması sonucudur. Madde metni bu kavramı tanımlamakla birlikte sonucunu açıkça belirtir.
- **Mirası reddetmemiş mirasçılar**: Ölenin mirasını kabul etmiş ya da kabul etmiş sayılmış mirasçılardır. Mirası reddeden kişi bu bildirim ödevinin muhatabı değildir.
- **Bildirim ödevi**: Mükellefin ölümünün vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak iletilmesi yükümlülüğüdür. Madde metninde bildirim şekli ayrıca düzenlenmemiştir.

### Ölüm: hangi şartlar aranır?

- Vergi mükellefinin ölmüş olması gerekir; ölüm, kişinin vergi yükümlülüğü bakımından ölüm işi bırakma sonucunu doğurur.
- Ölümün, mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından vergi dairesine bildirilmesi gerekir.
- Mirasçılardan birinin ölümü bildirmesi hâlinde diğer mirasçılar bu ödevden kurtulur; bildirim tek bir mirasçı tarafından yapılabilir.
- Mirasçıların hepsinin mirası reddetmiş olmaması gerekir; mirası reddeden mirasçı bildirim ödevi taşımaz.

### Ölüm: hangi sonuçları doğurur?

- Mükellefin ölümü ile ölüm işi bırakma hükmü uygulanır ve ölümden sonra mükellef adına vergisel işlemler devam etmez.
- Mirasçılardan biri ölümü bildirdiğinde diğer mirasçılar bildirim ödevinden kurtulur.
- Mirasçılar mirası reddetmişse bu maddedeki bildirim ödevi onlara yüklenmez.
- Ölüm vergi dairesine bildirilmezse, mirasçılar bakımından bildirim ödevinin ihlali söz konusu olabilir; ancak bu maddenin yaptırımı metinde ayrıca belirtilmemiştir.

### Mirası kabul eden mirasçılar ile mirası reddeden mirasçılar arasındaki fark nedir?

- Mirası reddetmemiş olan mirasçılar, ölümü vergi dairesine bildirmekle yükümlüdür.
- Mirası reddeden kişi bildirim ödevinden sorumlu tutulmaz.

Sonuç: Bildirim ödevi yalnız mirası reddetmemiş mirasçılara yüklenir; reddeden kişinin bildirim yükümlülüğü doğmaz.

### Bildirimi yapan mirasçı ile diğer mirasçılar arasındaki fark nedir?

- Mirasçılardan biri ölümü bildirirse, bu bildirim tüm mirasçılar yönünden yerine getirilmiş sayılır.
- Bildirimde bulunmayan diğer mirasçılar, ayrıca bildirim yapmakla yükümlü değildir.

Sonuç: Tek bir bildirim yeterlidir; diğer mirasçılar ödevden kurtulur.

### Ölüm: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Ölüm işi bırakmayı, mirasçıların vergi borcundan sorumlu olmadığı şeklinde yorumlamak; madde yalnızca bildirim ve işlemin durmasını düzenler, borç sorumluluğunu düzenlemez.
- Mirası reddetmiş bir kişiyi de bildirim yükümlüsü saymak; bildirim ödevi yalnızca mirası reddetmemiş mirasçılara aittir.
- Mirasçılardan birinin bildirimde bulunmasının diğerlerini kurtardığını unutup herkesin ayrı ayrı bildirimde bulunması gerektiğini düşünmek.
- Bildirim süresinin bulunduğunu varsaymak; maddede süre belirtilmemiştir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mükellefin ölümünün vergi tarhı açısından, ölüm tarihinden önce bir tarh işlemi yapılmamışsa, mirasçılara geçecek bir vergi borcunun bulunmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. (3. Daire, 2006/1587 E., 2007/1052 K., 10.04.2007)

### Nasıl ispat edilir?

- Ölümün bildirilmesi yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu ileri süren mirasçı, bildirimi yaptığını belgeyle ispatlamalıdır; bildirim belgesi, vergi dairesi kayıtları veya ölüm belgesi bu amaçla kullanılabilir.
- Bildirim ödevinin diğer mirasçılar tarafından da yerine getirildiğini ileri süren kişi, bir mirasçının bildirimde bulunduğunu belgeyle göstermelidir.
- Mirası reddettiğini ileri süren kişi, ret işlemini resmî kayıtla ispat etmelidir; bu ispat yapılamazsa bildirim ödevinin ona yüklenmesi engellenmez.
- Vergi borcunun ölüm tarihinden önce oluşup oluşmadığı, tarh işlemi bulunup bulunmadığı belgelerle tespit edilir.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir ay | [m.160/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-160a) | Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın… |

## Konuda geçen kararlar

- Hukuk Genel Kurulu, 2016/441 E., 2018/565 K., 28.03.2018 (m.160, m.161, m.162)
- Hukuk Genel Kurulu, 2016/1235 E., 2017/1540 K., 06.12.2017 (m.160)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/837 E., 2022/1679 K., 28.12.2022 (m.162)
- 3. Daire, 2022/217 E., 2022/3681 K., 11.10.2022 (m.162)
- 4. Daire, 2020/1739 E., 2021/4557 K., 27.09.2021 (m.162)
- 4. Daire, 2016/15474 E., 2020/3970 K., 19.10.2020 (m.162)
- 21. Hukuk Dairesi, 2013/4509 E., 2014/4837 K., 13.03.2014 (m.161)
- 21. Hukuk Dairesi, 2012/14052 E., 2013/7321 K., 11.04.2013 (m.161)
- 21. Hukuk Dairesi, 2012/29 E., 2012/680 K., 30.01.2012 (m.161)
- 3. Daire, 2006/1587 E., 2007/1052 K., 10.04.2007 (m.164)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2001/458 E., 2002/35 K., 25.01.2002 (m.161)
- 9. Daire, 1998/2921 E., 1999/2426 K., 09.06.1999 (m.162)
- 3. Daire, 1995/3537 E., 1995/4335 K., 20.12.1995 (m.163)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2025/1290 E., 2025/1392 K., 22.09.2025 (m.160)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2024/901 E., 2024/852 K., 30.05.2024 (m.160)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/101 E., 2024/658 K., 21.03.2024 (m.160)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 2021/773 E., 2024/44 K., 11.01.2024 (m.161)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, 2021/2127 E., 2023/1106 K., 13.07.2023 (m.160)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 05.12.2019 (m.160/A).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/isi-birakma
