---
title: "Ortak hükümler, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ve geçici maddeler — Vergi ve Vergi Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Vergi ve Vergi Usul Hukuku"
law: "Kurumlar Vergisi Kanunu"
articles: "Kurumlar Vergisi Kanunu m.32–38"
last_amended: "2026-05-21"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/ortak-hukumler-kurumlar-vergisi-kanunu"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Ortak hükümler, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi ve geçici maddeler

Vergi ve Vergi Usul Hukuku › Kurumlar Vergisi Kanunu — [Vergi ve Vergi Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku)

## Kısaca

5520 sayılı Kanun'un 32. maddesi, kurumlar vergisi oranını, dar ve tam mükellef kurumlara uygulanacak geçici vergi esaslarını, geçici vergi oranının Cumhurbaşkanınca indirilmesini, yabancı ulaştırma kurumlarında oranın sıfıra indirilmesini ve üretim, ihracat, halka arz ile ilgili indirimli oranları düzenler.

## Kapsam

Bu konu, Kurumlar Vergisi Kanunu m.32–38 hükümlerini kapsar: kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı, indirimli kurumlar vergisi, sermaye azaltımında vergileme, yurt içi asgari kurumlar vergisi, yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu, yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu, muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı, yürürlükten kaldırılan hükümler, yürürlük, yürütme.

- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32 — Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/A — İndirimli kurumlar vergisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32a)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/B — Sermaye azaltımında vergileme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32b)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C — Yurt içi asgari kurumlar vergisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32c)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.33 — Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-33)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.34 — Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-34)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.35 — Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-35)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.36 — Yürürlükten kaldırılan hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-36)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.37 — Yürürlük](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-37)
- [Kurumlar Vergisi Kanunu m.38 — Yürütme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-38)

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32 — Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32)

5520 sayılı Kanun'un 32. maddesi, kurumlar vergisi oranını, dar ve tam mükellef kurumlara uygulanacak geçici vergi esaslarını, geçici vergi oranının Cumhurbaşkanınca indirilmesini, yabancı ulaştırma kurumlarında oranın sıfıra indirilmesini ve üretim, ihracat, halka arz ile ilgili indirimli oranları düzenler. Madde, kurumlar vergisi mükellefleri bakımından uygulanır; kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiye ilişkindir. Kurum kazancının tespiti, indirimli kazançların belirlenmesi ve mükellefiyet türleri madde içinde düzenlenmez; kurum kazancının tespiti ve matrah esasları (m.5 ve devamı), kurumlar vergisi mükellefiyeti (m.1 ve m.3), dar mükellefiyette stopaj (m.30 ve m.24 benzeri hükümler) ve beyan ile ödeme usulü (m.9 ve m.10 benzeri hükümler) bu maddede yer almaz.

### Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Kurum kazancı**: Kurumlar vergisinin matrahını oluşturan, kurumun vergilendirme dönemindeki kazancıdır. Madde, oranları bu kazanç üzerinden uygulanacak şekilde düzenler; kazancın tespit yöntemi bu maddede yer almaz.
- **Geçici vergi**: Kurumlar vergisi mükelleflerince, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere ödenen ön ödemedir. Hesaplanmasında Gelir Vergisi Kanunu'ndaki esaslar ve cari dönemin kurumlar vergisi oranı kullanılır.
- **Sanayi sicil belgesi**: Kurumun sanayi sicil belgesini haiz olması, sekizinci fıkradaki indirimli oranın uygulanmasında aranan şekli şarttır. Belgesi bulunmayan veya fiilen üretim faaliyetiyle uğraşmayan kurum bu indirimden yararlanamaz.
- **Münhasıran üretim faaliyeti kazancı**: Sekizinci fıkrada indirimli oranın uygulandığı, yalnızca üretim faaliyetinden elde edilen kazançtır. Kazancın diğer faaliyetlerden gelen kısmı bu oranın kapsamına girmez.
- **Münhasıran ihracat kazancı**: Yedinci fıkradaki beş puanlık indirimin uygulandığı, yalnızca ihracattan elde edilen kazançtır. Aracılı ihracat sözleşmesine dayanan ve dış ticaret sermaye şirketleri ya da sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleşen ihracat da bu kapsama dahil edilmiştir.
- **Kamu özel iş birliği ve yap-işlet-devret projeleri**: Birinci fıkradaki %30 oranın uygulandığı, fıkrada sayılan kanunlara göre yürütülen ve sözleşmenin tarafı olarak faaliyet gösteren şirketlerin projeleridir. Bu şirketler, fıkrada sayılan sektörel düzenlemeler dışında kalan kurumlardan ayrılır.
- **Halka arz indirimi**: Altıncı fıkrada, payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilen kurumlara beş hesap dönemi boyunca uygulanan iki puanlık indirimdir. Fıkrada sayılan finansal ve sigorta kuruluşları bu indirimin dışındadır.

### Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: hangi şartlar aranır?

- Kurumlar vergisi oranının %25 olarak uygulanabilmesi için kurumun birinci fıkrada sayılan özel kurumlardan (banka, elektronik ödeme ve para kuruluşu, sermaye piyasası kurumu, sigorta ve reasürans şirketi gibi) veya kamu özel iş birliği ya da yap-işlet-devret projesinin sözleşme tarafı olmamasının bulunması gerekir.
- Birinci fıkradaki özel kurumlar ve projeler için oranın %30 olarak uygulanabilmesi için ilgili kurumun fıkrada sayılan kategorilerden birine girmesi ve sözleşmenin tarafı olarak faaliyet göstermesi gerekir.
- Geçici vergi, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu'nda belirtilen esaslara göre ve cari dönemin kurumlar vergisi oranı üzerinden ödenmelidir.
- Dar mükellef kurumlar için geçici vergi yalnızca ticari ve ziraî kazançlarla sınırlı olarak hesaplanır; tam mükellef kurumlara geçerli olan esaslar dar mükellef kurumlara da aynen uygulanır.
- Cumhurbaşkanının geçici vergi oranını indirme yetkisinde oran 5 puana kadar indirilebilir; oranın tekrar kanuni seviyeye getirilmesi de yetki kapsamındadır.
- Yabancı ulaştırma kurumlarında (m.23 kapsamında vergilendirilenlerde) oranın sıfıra kadar indirilebilmesi için karşılıklılık şartı aranır ve oran ülkeler itibarıyla kara, deniz ve hava ulaştırması için ayrı ayrı veya topluca belirlenebilir.
- Beşinci fıkra kapsamında indirim uygulanabilmesi için küçük ve orta büyüklükteki işletmenin sanayi sicil belgesine sahip olması ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşması gerekir; oran %75'e kadar indirilebilir.
- Yedinci fıkradaki beş puanlık ihracat indirimi, yalnızca münhasıran ihracattan elde edilen kazançlara uygulanabilir.
- Altıncı fıkradaki iki puanlık indirim için payların Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az %20 oranında halka arz edilmiş olması gerekir; fıkrada sayılan finansal ve sigorta kuruluşları bu indirimden yararlanamaz.
- Sekizinci fıkradaki %12,5 oranı, sanayi sicil belgesi ve fiilen üretim faaliyeti ya da zirai üretim faaliyeti bulunan kurumların münhasıran bu faaliyetlerden elde ettiği kazançlara uygulanır; bu kazançlar için yedinci fıkradaki indirim ayrıca uygulanmaz.

### Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: hangi sonuçları doğurur?

- Kurumlar vergisi kurum kazancı üzerinden birinci fıkra uyarınca %25 oranında alınır; birinci fıkradaki şu kadar ki bölümünde sayılan kurumlar ve projeler için oran %30'dur.
- Tam ve dar mükellef kurumlar, cari dönemin kurumlar vergisi oranı üzerinden hesaplanan geçici vergiyi ödemek zorundadır ve bu ödeme kurumlar vergisine mahsup edilir.
- Cumhurbaşkanı, geçici vergi oranını 5 puana kadar indirebilir veya kanuni seviyesine geri getirebilir.
- Yabancı ulaştırma kurumlarında karşılıklılık şartıyla oran sıfıra kadar indirilebilir veya maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit edilebilir.
- Sanayi sicil belgesi bulunan ve fiilen üretim yapan kurumların münhasıran üretim kazançlarına %12,5 oran uygulanır; zirai üretim faaliyeti yapan kurumlar da bu orandan yararlanır.
- Sekizinci fıkradaki indirimli orandan yararlanılan kazançlara yedinci fıkradaki ihracat indirimi ayrıca uygulanmaz.
- Münhasıran ihracattan elde edilen kazançlar, yedinci fıkra uyarınca vergi oranından beş puan indirilerek vergilendirilir.
- Payların ilk defa halka arzı şartını sağlayan kurum, beş hesap dönemi boyunca iki puanlık indirimden yararlanır; pay oranı şartı bu dönemde kaybedilirse, indirim nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası olmaksızın gecikme faizi ile tahsil edilir.
- Yedinci ve sekizinci fıkradaki indirimli oranlar, diğer indirimler uygulandıktan sonra kalan oran üzerine uygulanır.
- Beşinci fıkra kapsamında indirim, sanayi sicil belgesine sahip küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için birleşme tarihinde sona eren hesap dönemi ile birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil üç hesap dönemiyle sınırlı olarak uygulanabilir.

### Genel oran ile özel sektör oranları arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkranın ilk cümlesinde yer alan genel oran, kurum kazancı üzerinden %25 olarak alınan vergidir.
- Birinci fıkranın şu kadar ki bölümünde sayılan bankalar, sigorta şirketleri, sermaye piyasası kurumları, yap-işlet-devret ve kamu özel iş birliği projeleri gibi kurumlar ise %30 oranına tabidir.

Sonuç: Aynı kurum kazancında oran, kurumun bu kategorilerden birine girip girmemesine göre %25 ya da %30 olarak değişir.

### Tam mükellef ile dar mükellef geçici vergi arasındaki fark nedir?

- Tam mükellef kurumlar, Gelir Vergisi Kanunu esaslarına göre kazançlarının tamamı üzerinden geçici vergi öder.
- Dar mükellef kurumlarda geçici vergi yalnızca ticari ve ziraî kazançlarla sınırlıdır.

Sonuç: Dar mükellefte geçici vergi matrahı daralır; esaslar yine tam mükellefle aynıdır.

### Üretim indirimi (sekizinci fıkra) ile ihracat indirimi (yedinci fıkra) arasındaki fark nedir?

- Sekizinci fıkra, sanayi sicil belgesi bulunan ve fiilen üretim yapan kurumların münhasıran üretim kazançlarına %12,5 oran uygular.
- Yedinci fıkra, münhasıran ihracattan elde edilen kazançlara oranı 5 puan indirmektedir.

Sonuç: Sekizinci fıkrada indirimli oran uygulanan kazanç için yedinci fıkradaki indirim ayrıca uygulanmaz; iki indirim birlikte yararlanılamaz.

### Beşinci fıkra indirimi ile sekizinci fıkra oranı arasındaki fark nedir?

- Beşinci fıkra, küçük ve orta büyüklükteki üretim işletmelerine birleşme sonrası belirli dönemler için %75'e kadar indirim imkânı tanımaktadır.
- Sekizinci fıkra ise sabit %12,5 oranını düzenlemektedir.

Sonuç: Beşinci fıkra Cumhurbaşkanına ve Maliye Bakanlığına yetki verir; sekizinci fıkra doğrudan oran koyar. Yetki kullanımı ile sabit oran aynı kazanç için değerlendirilmelidir.

### Dokuzuncu fıkra sıralaması: fark nedir?

- Yedinci ve sekizinci fıkradaki indirimli oranlar, bu maddedeki diğer indirimler uygulandıktan sonra kalan kurumlar vergisi oranına uygulanır.
- Diğer indirimler, yani beşinci ve altıncı fıkra indirimleri, önce uygulanır.

Sonuç: İndirimli oranlar kademeli hesaplanır; sıra değişirse sonuç değişir.

### Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yedinci ve sekizinci fıkradaki indirimleri birlikte uygulamak; sekizinci fıkra kazancında yedinci fıkra indirimi ayrıca yapılamaz.
- Birinci fıkradaki %30 oranı, sözleşme tarafı olmayan ya da fıkrada sayılmayan kurumlara genişletmek; oran yalnızca sayılan kategoriler için geçerlidir.
- Dokuzuncu fıkradaki sıralamayı gözden kaçırmak; yedinci ve sekizinci fıkra indirimleri diğer indirimler düşüldükten sonra kalan orana uygulanır.
- Altıncı fıkradaki iki puanlık indirimi, finansal kiralama, faktoring, finansman veya sigorta gibi fıkrada sayılan kuruluşlara uygulamak; bu kuruluşlar istisna kapsamındadır.
- Eski metindeki fıkra numaralarına ve oranlara dayanarak değişiklik öncesi kararlardaki indirim hesabını güncel metne uygulamak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İnceleme konusu kararlar, madde değişmeden önceki hâlini yorumlamaktadır; bu nedenle fıkra numaraları ve indirim hesabı yönünden değişiklik öncesi metin ile güncel metin ayrı değerlendirilmelidir. (3. Daire, 2024/4401 E., 2025/4035 K., 20.10.2025; 3. Daire, 2024/4008 E., 2025/3960 K., 15.10.2025; 3. Daire, 2024/2713 E., 2025/3442 K., 24.09.2025; 3. Daire, 2024/3831 E., 2025/2547 K., 27.05.2025; 3. Daire, 2024/3447 E., 2025/2417 K., 23.05.2025; 3. Daire, 2024/3588 E., 2025/2416 K., 23.05.2025)
- Kararlarda, 2022 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde kurum kazancından indirim konusu yapılan istisna ve indirimlerin sınırlarının aranması konusunda değerlendirme yapılmaktadır. (3. Daire, 2024/4401 E., 2025/4035 K., 20.10.2025; 3. Daire, 2024/4008 E., 2025/3960 K., 15.10.2025; 3. Daire, 2024/2713 E., 2025/3442 K., 24.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Kurumlar vergisi oranının indirimli uygulanmasını talep eden mükellef, sanayi sicil belgesi, halka arz şartı, ihracat veya üretim faaliyetine ilişkin belgelerle indirim şartlarının gerçekleştiğini ispatlamakla yükümlüdür.
- Yedinci fıkradaki ihracat indirimini ileri süren kurum, ihracatın münhasıran ihracattan elde edilen kazanç olduğunu gümrük belgeleri ve ihracat kayıtlarıyla ispatlamalıdır.
- Sekizinci fıkradaki üretim indirimini ileri süren kurum, sanayi sicil belgesini ve kazancın münhasıran üretim faaliyetinden elde edildiğini ispatlamalıdır; diğer faaliyetlerden gelen kazanç bu indirimin dışındadır.
- Altıncı fıkradaki halka arz indiriminde, payların ilk defa işlem görmesi ve pay oranının bu dönem boyunca korunması, Borsa İstanbul kayıtları ve pay defteri ile ispatlanır.
- Dokuzuncu fıkra uyarınca indirim sıralamasının doğru uygulandığını gösterme yükü, beyanname hazırlayan mükelleftedir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.19](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-19): Beşinci fıkradaki indirimin uygulanabilmesi için kurumların birleşmesinin bu maddede düzenlenen birleşme kapsamında olması gerekir.
- [5520 sayılı Kanun m.23](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-23): Dördüncü fıkradaki sıfır oran imkânı, bu maddede vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarına uygulanır.
- [5520 sayılı Kanun m.24](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-24): Dar mükellef kurumların vergilendirilmesine ilişkindir; ikinci fıkradaki dar mükellef geçici vergi kuralı bu hükümle birlikte okunur.
- Gelir Vergisi Kanunu: İkinci fıkra, geçici vergi esaslarının Gelir Vergisi Kanunu'ndaki esaslara göre hesaplanacağını açıkça bağlar.
- 3996 sayılı Kanun: Birinci fıkradaki %30 oranın uygulandığı yap-işlet-devret projelerinin hukuki dayanağını oluşturur.
- 6428 sayılı Kanun: Birinci fıkradaki %30 oranın uygulandığı Sağlık Bakanlığınca kamu özel iş birliği modelinin dayanağını oluşturur.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/A — İndirimli kurumlar vergisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32a)

Madde, finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 4283 ve 3996 sayılı Kanunlar kapsamındaki yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı yatırımlar dışında kalmak kaydıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranını düzenler. Ayrıca yatırıma katkı tutarının hesaplanması ve yeniden değerlenmesi, Cumhurbaşkanına verilen oran ve süre belirleme yetkisi, tevsi yatırımlarda kazancın tespiti, indirimli oranın sonradan şartların sağlanmaması, devir hâllerinde uygulama ve diğer vergi borçlarından terkin konularını düzenler. Maddeyi kurumlar vergisi mükellefleri ile gelir vergisi mükellefleri bakımından uygulanır. Kurumlar vergisi matrahının genel hesaplanma usulünü (m.32), vergi ziyaı cezasını ve gecikme faizinin ayrıntılarını, indirimli oran dışındaki vergi istisnalarını ve yatırım teşvik belgesinin alınmasına ilişkin idari usulü düzenlemez (m.32 ve ilgili mevzuat). Bu maddenin dayanağı olan usul ve esasları da düzenlemez; bunlar Hazine ve Maliye Bakanlığının belirleyeceği hususlardır (m.32/A fıkra 10)."

### İndirimli kurumlar vergisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yatırıma katkı tutarı**: İndirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen verginin, yatırımın Devletçe karşılanacak kısmıdır. Yatırımın tamamlanması şartıyla, indirimli oranla yararlanılmayan kısmı yeniden değerleme oranında artırılarak sonraki yıllarda dikkate alınır.
- **Yatırıma katkı oranı**: Yatırıma katkı tutarının yapılan toplam yatırıma bölünmesiyle bulunan orandır. Cumhurbaşkanı, istatistikî bölge ve gelişmişlik esasına göre bu oranı %50'yi geçmemek üzere belirleyebilir.
- **İndirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi**: Yatırıma katkı tutarından yararlanmaya başlanabilecek ilk hesap dönemidir. Dördüncü hesap dönemi ve on hesap dönemi gibi sürelerin başlangıcı bu dönemi içerir.
- **Tevsi yatırım**: Mevcut işletmeye ilave edilen yatırımdır. Kazancın ayrı hesaplarda izlenememesi halinde, indirimli orana tabi kazanç, yatırım tutarının toplam sabit kıymete oranlanmasıyla belirlenir.
- **Terkin**: Tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından, yatırıma katkı tutarının bir kısmının mahsup edilmesidir. Özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi bu kapsamın dışındadır.
- **Yatırım harcaması**: Yatırımın gerçekleştirilmesi için yapılan harcamalardır. Arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi kalemlerin oranı Cumhurbaşkanınca sınırlandırılabilir.

### İndirimli kurumlar vergisi: hangi şartlar aranır?

- Yatırımın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilmiş olması gerekir.
- Yatırımın, birinci fıkrada sayılan istisnalar (finans ve sigortacılık sektörleri, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 4283 ve 3996 sayılı Kanunlar kapsamındaki yatırımlar, rödovans bağlantılı yatırımlar) dışında kalması gerekir.
- Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlanmış olması ve bu hesap döneminden itibaren indirimli orana tabi kazancın elde edilmesi gerekir.
- Yatırımdan elde edilen kazancın bulunması gerekir; kazanç bulunmasına rağmen yararlanılmayan yatırıma katkı tutarları sonraki dönemlerde dikkate alınmaz.
- İndirimli oranın uygulanabilmesi için hesap dönemi, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi ile sınırlıdır ve yatırıma katkı tutarına ulaşılması gerekir.
- Yatırım harcamaları içinde arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve know-how bedeli gibi kalemlerin oranı Cumhurbaşkanınca sınırlandırılmış olabilir; bu sınırların aşılan kısmı indirime konu edilemez.
- Yatırıma katkı tutarının yatırımın tamamlanması şartına bağlı olarak, indirimli kurumlar vergisi uygulanmadan kalan kısmının izleyen yıllarda yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınması gerekir.

### İndirimli kurumlar vergisi: hangi sonuçları doğurur?

- Yatırım kazancına %60 indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanır ve yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar bu oran sürer.
- Kazanç bulunmasına rağmen yararlanılmayan yatırıma katkı tutarları müteakip dönemlerde dikkate alınmaz.
- Yatırım tamamlanmadan ya da şartlar sağlanmadan indirim uygulanmışsa, ikinci ve üçüncü fıkra şartlarının sağlanmadığı tespit edildiğinde, indirimle tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle tahsil edilir.
- Yatırımın faaliyete geçmeden devrinde devralan kurum aynı koşulları yerine getirmek kaydıyla indirimli oranı kullanır.
- Yatırımın faaliyete geçmesinden sonra devirde indirimli oran, devir tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra devralan tarafından kalan yatırıma katkı tutarı için kullanılır.
- Yatırım tamamlanıp işletilmeye geçilmemesi halinde, indirimli vergi uygulanmış olması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle tahsil edilir.
- Terkin talebi, yatırıma katkı oranı uygulanarak hesaplanan tutarın %10'unu geçemez ve hak edilen katkı tutarından indirimle kullanılan tutarın yarısından fazla olamaz.
- Gelir vergisi mükellefleri hakkında da bu madde uygulanır.

### Genel kurumlar vergisi oranı ile indirimli oran arasındaki fark nedir?

- Genel oran, 32. madde uyarınca kurumlar vergisi matrahına uygulanan orandır.
- İndirimli oran, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki kazanca uygulanan %60 indirimdir.

Sonuç: Yatırım kazancında indirimli oran on hesap dönemi boyunca, yatırıma katkı tutarına ulaşılıncaya kadar uygulanır.

### Tevsi yatırım ile ayrı hesap izlenebilen kazanç arasındaki fark nedir?

- Kazancın işletme bütünlüğü içinde ayrı hesaplarda izlenebildiği tevsi yatırımda indirimli oran doğrudan bu kazanca uygulanır.
- Ayrı hesap izlenemeyen tevsi yatırımda indirimli orana tabi kazanç, yatırım tutarının toplam sabit kıymete oranlanmasıyla belirlenir.

Sonuç: Hesaplama yöntemi değişir; ikinci durumda sabit kıymet tutarı yeniden değerlenmiş değerle dikkate alınır.

### Yatırıma katkı tutarının indirimli oranla kullanımı ile diğer vergi borçlarından terkin arasındaki fark nedir?

- İndirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanım, kurumun kazancına indirimli oran uygulanmasıdır.
- Terkin yolu, tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından mahsup yoluyla kullanımdır ve ÖTV ile KDV hariçtir.

Sonuç: Terkin, yatırım harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın %10'luk kısmı ile sınırlıdır; terkin edilen tutarın bir katına isabet eden katkı tutarından vazgeçilmiş sayılır ve bu tutar üzerinden indirimli kurumlar vergisi uygulanmaz.

### Genel hal ile 6745 sayılı Kanun kapsamındaki yatırım arasındaki fark nedir?

- Genel halde ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi, dördüncü hesap dönemine kadar %50'yi geçmeyen kısmi kullanım ve %50 oran sınırı geçerlidir.
- 6745 sayılı Kanun kapsamındaki yatırımlarda Cumhurbaşkanı, birinci fıkra ile (c) bendindeki süreleri bir katına kadar, (c) bendindeki oranı %100'e kadar artırabilir.

Sonuç: Aynı yatırım türünde sürelerin ve oranların genel sınırı yerine yetki ile artırılmış sınırlar uygulanır.

### Yatırımın tamamlanması öncesi ile sonrası indirimli vergi arasındaki fark nedir?

- Yatırım işletmeye geçmeden indirimli vergi uygulanmışsa ve yatırım tamamlanıp işletilmeye geçilmemişse, indirimle tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faiziyle tahsil edilir.
- Yatırım tamamlanmış ve işletmeye geçilmişse, kalan yatırıma katkı tutarı yeniden değerlenerek izleyen yıllarda kullanılır.

Sonuç: İlk durumda vergi ziyaı cezası uygulanmaz, gecikme faizi işler; ikinci durumda kalan tutar sonraki yıllarda kullanılır.

### İndirimli kurumlar vergisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yatırım harcamalarının arsa, bina gibi sınırlı kalemlerini genel yatırım tutarı içinde değerlendirmek; Cumhurbaşkanınca belirlenen oranların aşılan kısmını indirime konu etmek.
- Kazanç bulunmasına rağmen yararlanılmayan yatırıma katkı tutarlarının sonraki dönemlerde dikkate alınmayacağını hesaba katmadan, yararlanılmayan tutarı sonraki dönemlere taşımak; madde bu tutarların dikkate alınmayacağını açıkça belirtir.
- Tevsi yatırımda ayrı hesap izlenebildiği hâlde, ayrı hesap yokmuş gibi sabit kıymet oranlamasını uygulamak ya da tersini yapmak.
- Terkin edilen tutar ile yatırıma katkı oranı arasındaki sınırı yanlış hesaplamak; terkin tutarının %10 sınırını ve yarı sınırını birlikte gözetmemek.
- Terkin yoluyla kullanılan tutarın bir katına isabet eden katkı tutarından vazgeçilmiş sayılarak buna indirimli oranda vergi uygulanmamasını unutmak.
- Yatırım işletmeye geçmeden indirimli vergi uygulanmış olması durumunda, işletmeye geçilmemesi hâlinde gecikme faizi yerine vergi ziyaı cezası uygulamak.

### Nasıl ispat edilir?

- Yatırım teşvik belgesinin varlığını ve kapsamını, indirimden yararlanmak isteyen mükellef ispat eder; belge Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınır.
- Yatırımın kısmen veya tamamen işletmeye başlanma tarihi ve yatırım harcamalarının tutarı, faaliyet kayıtları ve fatura gibi belgelerle ispat edilir.
- Yatırım kazancının ayrı hesaplarda izlenip izlenmediği, ayrı hesap yoksa toplam sabit kıymet tutarının belgelerle gösterilmesi gerekir.
- Diğer vergi borçlarından terkin talebinde bulunan mükellef, talebinin süresinde yapıldığını beyanname ve talep belgesiyle ispat eder.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32): Kurumlar vergisi oranını ve genel matrahın vergilendirilmesini düzenler; 32/A indirimli oranı bu genel oran üzerinden uygular.
- [5520 sayılı Kanun m.32/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32a): Maddenin kendisi; fıkra 10 uyarınca usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmesi öngörülmüştür.
- 6745 sayılı Kanun: Bu Kanun kapsamındaki yatırımlar için 3. fıkra (d) bendi uyarınca süre ve oran sınırları artırılabilir.
- 4283 sayılı Kanun: Birinci fıkradaki istisnalar kapsamında olup bu Kanun kapsamındaki yatırımlara indirimli oran uygulanmaz.
- 3996 sayılı Kanun: Birinci fıkradaki istisnalar kapsamında olup bu Kanun kapsamındaki yatırımlara indirimli oran uygulanmaz.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/B — Sermaye azaltımında vergileme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32b)

Madde, kurumlar tarafından sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin beş tam yıl geçtikten sonra veya öncesinde sermaye azaltımına konu edilmesi halinde, azaltıma konu tutarın hangi sermaye unsurlarından oluştuğunu tespit eder ve bu unsurların vergisel sonucunu düzenler. Oran tespiti, beş yıl dolmadan yapılan azaltımda sırayla uygulanan öncelik, geçmiş yıl zararlarının mahsubu ve Hazine ve Maliye Bakanlığının usul ve esasları belirlemeye yetkisi konularını kapsar. Madde, kurumlar vergisi mükellefi kurumların sermaye azaltımına ilişkin tüm vergisel sonuçlarını değil, bu özel tespit ve kesinti rejimini düzenler. Sermayenin azaltılmasına ilişkin ticari hukuk koşulları (TTK m.473 vd.), kâr dağıtımında uygulanan genel stopaj hükmü ile sermaye azaltımına bağlı kurumlar vergisinin hesabı ve matrah düzenlemesi bu maddede yer almaz; ilgili hükümler başka maddelerde bulunur.

### Sermaye azaltımında vergileme: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Öz sermaye kalemi**: Kurumun sermayeye ilave ettiği, bilanço içinde sermaye dışında kayıtlı olan ve sermayeye eklenmiş tutarları ifade eder. Maddenin tespit mekanizması bu kalemlere uygulanır.
- **Beş tam yıl**: Öz sermaye kaleminin sermayeye eklendiği tarihten sayılmaya başlayan ve tam beş yılın tamamlanmasıyla dolan süredir. Bu süre dolmadan yapılan azaltım ikinci ve üçüncü fıkra rejimine tabidir.
- **Sermaye azaltımı**: Madde bakımından, şirket sermayesinin herhangi bir şekilde azaltılmasıdır. Azaltıma konu tutar, sermaye unsurlarının oranlanmasıyla birinci fıkra uyarınca bölünür.
- **İşletmeden çekilme**: Sermaye unsurunun şirket varlığından ayrılarak ortağa ulaşmasıdır. Birinci fıkranın (a) ve (c) bentleri ile üçüncü fıkrada öncelik nedeni olarak geçer.
- **Kesinti matrahı**: Kurumlar vergisi ve vergi kesintisine tabi sermaye unsurlarında, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutardır. Kesinti bu tutar üzerinden yapılır.
- **Geçmiş yıl zararlarının mahsubu**: Şirketin önceki dönem zararlarının sermaye ile kapatılması amacıyla yapılan azaltımdır. Beşinci fıkra uyarınca bu yoldan azaltıma konu tutarlarda dördüncü fıkra kesintisi yapılmaz.

### Sermaye azaltımında vergileme: hangi şartlar aranır?

- Sermaye azaltımına konu tutarın bulunması ve bu tutarın sermayeye eklenmiş öz sermaye kalemlerinden oluşması gerekir.
- Beş tam yıllık sürenin dolmuş olması halinde birinci fıkra uyarınca toplam sermaye içindeki nakdî, ayni ve diğer unsurların oranlanması yapılmalıdır.
- Beş tam yıllık süre dolmadan yapılan azaltımda, ikinci fıkra gereği azaltımın sırasıyla birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerindeki unsurlardan yapıldığı kabul edilmelidir.
- Sermaye azaltımında öncelikle, beş yılı dolmamış öz sermaye kalemlerinin işletmeden çekildiği kabul edilmelidir.
- Birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki unsurlar kurumlar vergisine ve vergi kesintisine, (b) bendi kapsamındakiler yalnızca vergi kesintisine tabi tutulmalıdır.
- Kurumlar vergisi ve kesintiye tabi unsurlarda kesinti matrahı, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olarak belirlenmelidir.
- Geçmiş yıl zararlarının mahsubu yoluyla yapılan azaltımda, tutarlar birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine göre tespit edilmelidir, ancak bu tutarlar için dördüncü fıkra kapsamında kesinti yapılmamalıdır.
- Hazine ve Maliye Bakanlığının usul ve esasları belirleme yetkisi, uygulamaya ilişkin düzenlemenin bu çerçevede kalması gerekir.

### Sermaye azaltımında vergileme: hangi sonuçları doğurur?

- Beş tam yıl geçtikten sonra yapılan sermaye azaltımında, azaltıma konu tutar içindeki sermaye unsurları nakdî ve ayni sermaye ile diğer eklenen unsurların toplam sermayeye oranlanmasıyla tespit edilir.
- Beş tam yıl dolmadan yapılan azaltımda azaltım sırasıyla birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerindeki unsurlardan yapılmış kabul edilir.
- Öncelikle beş yılı dolmamış öz sermaye kalemlerinin işletmeden çekildiği kabul edilir.
- (a) bendi kapsamındaki unsurlar kurumlar vergisi ve vergi kesintisine tabi tutulur.
- (b) bendi kapsamındaki unsurlar yalnızca vergi kesintisine tabi tutulur.
- Kurumlar vergisi ve kesintiye tabi unsurlarda kesinti, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden yapılır.
- (c) bendi kapsamındaki ayni ve nakdî sermaye unsurları vergilendirilmez.
- Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle azaltılan tutarlar için dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmaz.

### Beş yıl dolmuş ile dolmamış öz sermaye arasındaki fark nedir?

- Sermayeye eklenme tarihinden itibaren beş tam yıl geçmiş kalemler birinci fıkraya göre oranlanır.
- Beş tam yıl dolmadan sermaye azaltılan kalemlerde oranlama yerine ikinci ve üçüncü fıkra öncelik kuralı uygulanır.

Sonuç: Süre dolmamışsa azaltım önce işletmeden çekilen kalemlerden yapılmış sayılır ve (a), (b), (c) bentleri sırayla uygulanır.

### Birinci fıkra (a) bendi ile (b) bendi arasındaki fark nedir?

- Başka hesaba nakledilen, işletmeden çekilen veya sermaye hesabından aktarılan ve kurumlar vergisine tabi olan unsurlardır.
- Yalnızca kâr dağıtımına veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi olan unsurlardır.

Sonuç: (a) bendindekiler hem kurumlar vergisine hem vergi kesintisine tabi tutulur; (b) bendindekiler yalnızca vergi kesintisine tabi tutulur.

### (c) bendi ile (a) ve (b) bentleri arasındaki fark nedir?

- Başka hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdî sermaye unsurlarıdır.
- Vergilendirmeye tabi olan öz sermaye kalemleridir.

Sonuç: (c) bendindeki unsurlar bu maddeye göre kurumlar vergisi veya kesintiye tabi tutulmaz.

### Genel azaltım ile geçmiş yıl zararlarının mahsubu arasındaki fark nedir?

- Sermaye azaltımı genel olarak birinci fıkra oranına göre tespit edilen unsurları doğurur.
- Geçmiş yıl zararlarının mahsubu suretiyle yapılan azaltım ayrı bir hal olarak düzenlenmiştir.

Sonuç: Mahsup yoluyla azaltılan tutarlarda tespit yapılır ancak dördüncü fıkra kapsamında vergi kesintisi yapılmaz.

### Sermaye azaltımında vergileme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Beş yıl dolmuş kalemleri ile dolmamış kalemleri aynı oranlama içinde değerlendirmek; süre dolmadığında ikinci fıkranın öncelik sırasının uygulanmasını gözden kaçırmak.
- (a) ve (b) bentlerindeki unsurlara aynı kesinti rejimini uygulamak; (b) bendindekiler yalnızca vergi kesintisine tabidir.
- (c) bendindeki vergilendirilmeyecek unsurlara kurumlar vergisi uygulamak.
- Kesinti matrahını brüt tutar üzerinden hesaplamak; matrah hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutardır.
- Geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile yapılan azaltımda dördüncü fıkra kesintisini uygulamak; beşinci fıkra bu tutarlar için kesinti yapılmamasını öngörür.

### Nasıl ispat edilir?

- Sermaye azaltımının beş tam yıl dolmadan mı yoksa sonra mı yapıldığını gösteren tescil ve bilanço kayıtları, azaltıma konu öz sermaye kaleminin sermayeye eklenme tarihini gösterecek belgelerle birlikte ispatlanmalıdır.
- Azaltıma konu tutarın hangi unsurlardan oluştuğu, nakdî ve ayni sermayenin toplam sermayeye oranı ile ispatlanmalıdır.
- Kesinti matrahının hesabında hesaplanan kurumlar vergisinin ayrıca gösterilmesi gerekir; bu hesap belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Geçmiş yıl zararlarının mahsubu yoluyla yapılan azaltım, zarar kayıtları ile ispatlanmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 m.32/B: Madde, sermaye azaltımında kesinti oranını ve hangi unsurun vergilendirileceğini belirlediğinden konu bakımından kendi içinde bütünlük taşır.
- 5520 m.15: Dördüncü fıkrada kesinti yapılacağı belirtilen kâr dağıtımı ve kurumlar vergisi kesinti hükmüdür; kesinti matrahı bu hükme göre belirlenir.
- 5520 m.30: Dördüncü fıkrada atıf yapılan kesinti hükmüdür; sermaye unsurlarında kesinti yapılmasının dayanağıdır.
- 193 sayılı Kanun m.94: Dördüncü fıkrada atıf yapılan gelir vergisi kesintisi hükmüdür; kesintinin bu hükme göre yapılmasını sağlar.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/C — Yurt içi asgari kurumlar vergisi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32c)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/C maddesi, yurt içi asgari kurumlar vergisini düzenler. Maddede asgari vergi oranı, bu verginin hesabında kurum kazancına uygulanacak istisna ve indirimler, yurt içi asgari vergiden indirilecek tutarlar, geçici vergi dönemleri, ilk faaliyet dönemlerine ilişkin geçici muafiyet ve kurum kazancının tanımı yer alır. Madde, Türkiye'de tam mükellefiyete tabi kurumlar bakımından uygulanır. Maddede kurumlar vergisi oranı, normal vergi matrahının genel hesabı ve yabancı ülkelerde ödenen vergilerin mahsubu düzenlenmez (m.32). Maddenin hesaplamasında kullanılan indirimli oran uygulaması, Ar-Ge ve tasarım indirimi ile teşvik uygulamaları da kendi maddelerinde düzenlenir (m.32/A, m.10). Asgari verginin Hazine ve Maliye Bakanlığınca usul ve esaslarının belirlenmesi dışında, vergi ödeme, beyan ve tarh süreçleri ile vergi ziyaı ve cezaları bu maddede yer almaz (Vergi Usul Kanunu hükümlerine tabidir).

### Yurt içi asgari kurumlar vergisi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yurt içi asgari kurumlar vergisi**: Maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan, kurum kazancının yüzde onundan az olamayan vergi tutarıdır. Normal yoldan hesaplanan kurumlar vergisi bu tutarın altında kalırsa aradaki fark bu kapsamda ödenir.
- **Kurum kazancı (indirim ve istisnalar düşülmeden önceki)**: Hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesiyle bulunan tutardır. Maddenin altıncı fıkrası bu tanımı bağlamaktadır; yani bilanço kârından değil, kanunen kabul edilmeyen giderler eklenmiş tutardan hareket edilir.
- **Asgari vergi matrahı düşümü**: Maddenin ikinci fıkrasında sayılan istisna ve indirimlerin, asgari vergi hesabında kurum kazancından düşülmesidir. Bu düşümler, normal kurumlar vergisi hesabında yapılabilen tüm düşümler anlamına gelmez; yalnız fıkrada sayılanlar geçerlidir.
- **Teşvik belgesi yatırım katkı tutarı**: Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, yürürlük tarihinden önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilmiş belgelerdeki tutardır. Bu tutar, 32/A hükmü uyarınca ilgili dönemde alınmayan vergi için indirim kaynağı olarak kullanılır.
- **İlk defa faaliyete başlayan kurum**: Faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca asgari vergi hükümlerinin uygulanmadığı kurumlardır. Muafiyet dönemi, faaliyete başlanılan hesap dönemiyle başlar.

### Yurt içi asgari kurumlar vergisi: hangi şartlar aranır?

- Yurt içi asgari kurumlar vergisinin hesaplanabilmesi için 32 ve 32/A maddeleri uyarınca hesaplanan kurumlar vergisinin, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde onundan az olup olmadığının karşılaştırılması gerekir.
- Kurum kazancı, hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesiyle bulunmalıdır.
- Asgari vergi hesabında kurum kazancından yalnız ikinci fıkranın (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan istisna ve indirimler düşülmelidir; bu bentlerde yer almayan bir kazanç veya indirim düşülemez.
- İkinci fıkranın (a) bendinde, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip olunan taşınmazlardan elde edilen kazançlar düşümden çıkarılmıştır; yani bu kazançlar için (d) bendindeki istisna düşülemez.
- Yurt içi asgari vergiden, 32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarındaki indirimli oran nedeniyle alınmayan vergi ile teşvik belgesi yatırım katkı tutarı kaynaklı olarak 32/A uyarınca alınmayan vergi indirilmelidir.
- İlk defa faaliyete başlayan kurumun, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca bu asgari vergi hükümleri uygulanmaz.

### Yurt içi asgari kurumlar vergisi: hangi sonuçları doğurur?

- Hesaplanan kurumlar vergisi kurum kazancının yüzde onundan az ise, aradaki fark yurt içi asgari kurumlar vergisi olarak doğar.
- Hesaplanan kurumlar vergisi kurum kazancının yüzde onuna eşit veya üzerinde ise, ek bir asgari vergi doğmaz.
- Asgari vergi geçici vergi dönemleri için de uygulanır (dördüncü fıkra); yani geçici vergi dönemlerinde de aynı hesap mantığı işler.
- İkinci fıkrada sayılmayan bir istisna veya indirim, asgari vergi hesabında kurum kazancından düşülemez.
- Üçüncü fıkraya göre, 32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarındaki indirimli oran nedeniyle alınmayan vergi ile teşvik belgesi yatırım katkı tutarları kullanılarak 32/A uyarınca alınmayan vergi, ödenmesi gereken asgari vergiden indirilir.
- İlk defa faaliyete başlayan kurumlarda üç hesap dönemi boyunca bu maddenin hükümleri uygulanmaz.
- Birinci fıkradaki oran, sektörler, faaliyet konusu, iş kolları veya üretim alanları itibarıyla Cumhurbaşkanınca sıfıra kadar indirilebilir veya bir katına kadar artırılabilir (yedinci fıkra).
- Yedinci fıkraya göre usul ve esasları belirleme yetkisi Hazine ve Maliye Bakanlığına aittir.

### Normal kurumlar vergisi ile yurt içi asgari kurumlar vergisi arasındaki fark nedir?

- Normal hesapta vergi, 32 ve 32/A uyarınca hesaplanan kurumlar vergisidir ve indirim ile istisnalar düşüldükten sonra bulunur.
- Asgari vergide taban, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde onudur.

Sonuç: Normal vergi asgari tabanın altında kalırsa aradaki fark yurt içi asgari kurumlar vergisi olarak ödenir.

### Birinci fıkra matrahı ile ikinci fıkra düşümleri arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada karşılaştırma için kullanılan kurum kazancı, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutardır.
- İkinci fıkra, asgari verginin hesabında bu tutardan hangi istisna ve indirimlerin düşüleceğini sınırlı olarak sayar.

Sonuç: Sayılmayan istisna veya indirim asgari vergi matrahından düşülemez; sayılanlar ise düşülebilir.

### (a) bendindeki (d) istisnası ile taşınmaz kazancı arasındaki fark nedir?

- 5 inci maddenin (d) bendindeki istisna kazançlar asgari vergi matrahından düşülebilir.
- Aynı maddenin (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip olunan taşınmazlardan elde edilen kazançlar bu düşümün dışındadır.

Sonuç: Taşınmaz kazançları, (d) bendindeki istisnadan yararlandırılmadan asgari vergi matrahına dahil edilir.

### Birinci fıkra ile üçüncü fıkra: fark nedir?

- Birinci fıkra, asgari verginin temel hesabını ve tabanını düzenler.
- Üçüncü fıkra, hesaplanan asgari vergiden hangi tutarların indirileceğini düzenler.

Sonuç: Önce asgari vergi hesaplanır, sonra üçüncü fıkradaki indirimler yapılarak ödenecek tutar belirlenir.

### Genel hesap dönemi ile ilk faaliyet dönemi arasındaki fark nedir?

- Genel kural, her hesap döneminde asgari verginin uygulanmasıdır.
- İlk defa faaliyete başlayan kurum için ilk üç hesap dönemi bu maddenin uygulanmadığı dönemdir.

Sonuç: İlk üç hesap döneminde asgari vergi hesaplanmaz; dördüncü dönemden itibaren uygulama başlar.

### Yurt içi asgari kurumlar vergisi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Asgari vergi matrahını normal kurum kazancı yerine ticari bilanço kârı üzerinden hesaplamak; altıncı fıkra gereği kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesi gerekir.
- Yüzde onluk tabanı yalnız normal kurumlar vergisine uygulamak; asgari vergi tabanı indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde onudur.
- İkinci fıkrada sayılmayan istisna veya indirimleri asgari vergi matrahından düşmek.
- Taşınmazlardan elde edilen kazançlara (d) bendindeki istisnayı uygulamak; (a) bendi bu kazançları düşümün dışında bırakır.
- Üçüncü fıkradaki indirimi, asgari vergi hesaplandıktan sonra değil, matrah belirlenirken uygulamak; indirim hesaplanan asgari verginin üzerinden yapılır.
- İlk üç hesap dönemini, faaliyete başlanılan dönemden değil tescil tarihinden veya ilk gelir tarihinden saymak.

### Nasıl ispat edilir?

- Asgari vergi tarhını ya da bu verginin ödenmesini talep eden idare, hesap dönemi kurum kazancının ve normal kurumlar vergisinin ticari bilanço ve mali kayıtlarla ortaya konulduğunu ispatlar.
- Kurum, kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesiyle bulunan kurum kazancını ve ikinci fıkra kapsamında düşülen istisna ya da indirimleri belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Taşınmaz kazancının (d) bendi istisnası dışında tutulduğunu iddia eden idare, bu kazancın 5 inci maddenin (a), (ç), (i), (j) veya (k) bentlerinden birine dayandığını göstermelidir; mükellef ise düşümü talep ederken kazancın türünü belgelemelidir.
- Üçüncü fıkradaki indirim için mükellef, indirimli oran uygulamasının veya teşvik belgesi yatırım katkı tutarının varlığını ve bunların ilgili döneme etkisini belgelerle ispatlamalıdır.
- İlk üç hesap dönemine ilişkin muafiyetten yararlanan kurum, faaliyete başlama tarihini ve hesap dönemini gösteren belgelerle muafiyet hakkını ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32): Asgari verginin karşılaştırıldığı normal kurumlar vergisini belirler; ayrıca altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oran uygulamaları üçüncü fıkrada asgari vergiden indirim nedeni olarak anılır.
- [5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.32/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32a): Teşvik belgesi yatırım katkı tutarı ve indirimli oran nedeniyle alınmayan verginin indirilmesinde anılan hükümdür; üçüncü fıkra bu maddeye atıfla çalışır.
- [5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.5](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-5): İkinci fıkranın (a) bendi, bu maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j), (k) ve (d) bentlerine atıf yaparak hangi istisna kazançların asgari vergi matrahından düşülebileceğini sınırlar.
- [5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.10](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-10): İkinci fıkranın (b) bendi, bu maddenin birinci fıkrasının (g), (h), (i) ve (j) bentlerindeki indirimlerin asgari vergi matrahından düşülebileceğini belirtir.
- 4691 sayılı Kanun: İkinci fıkranın (ç) bendi, bu Kanun kapsamındaki kazanç istisnasının asgari vergi matrahından düşülebileceğini öngörür.
- 7412 sayılı Kanun m.6: İkinci fıkranın (d) bendi, bu Kanunun birinci fıkrasının (a) bendindeki kazanç indirimini asgari vergi matrahından düşülebilir kılar.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.33 — Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-33)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 33. maddesi, tam mükellef kurumların yurt dışında elde ettikleri kazançlar ve yurt dışı iştiraklerinden aldıkları kâr payları üzerinden yabancı ülkede ödenen vergilerin Türkiye'de ödenecek kurumlar vergisinden mahsup edilmesini düzenler. Mahsubun kapsamı, mahsup sınırı, sınırın aşılması halinde sonraki dönemlere devir, geçici vergilendirme döneminde mahsup, vergi belgelerinin ibrazı, ibraz edilemeyen hallerde geçici tarh ve erteleme ile yabancı para kuru konularını kapsar. Madde, kontrol edilen yabancı şirket kazançlarında mahsubu da (2. fıkra) düzenler. Madde, yurt dışı kazançların Türkiye'de vergilendirilmesinin esasını, yabancı ülkede ödenen vergilerin tespitini, yabancı ülkedeki vergi oranlarını ya da Türkiye'deki kurumlar vergisi matrahının hesabını düzenlemez; bunlar 5520 sayılı Kanun'un 7. maddesi (kontrol edilen yabancı şirket), 32. maddesi (kurumlar vergisi oranı) ve genel matrah hükümleri ile ilgili mevzuatta yer alır. Gecikme zammının dayanağı olan tahsil usulü, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlenir. Mahsup talebinin usul ve şekline ilişkin ayrıntılar ilgili tebliğ ve yönetmelikte yer alır.

### Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mahsup sınırı**: Yurt dışı kazançlar üzerinden Türkiye'de tarh edilecek vergilere mahsup edilebilecek tutarın üst sınırıdır. Bu tutar, yurt dışında elde edilen kazançlara 32. maddedeki kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı aşamaz (4. fıkra).
- **Geçici vergilendirme dönemi mahsubu**: Geçici vergilendirme döneminde yurt dışı gelirler üzerinden ödenen vergilerin o dönem için hesaplanan geçici vergiden düşülmesidir. Üst sınır, geçici vergi oranının uygulanmasıyla bulunan tutardır (5. fıkra).
- **Kâr payı mahsubu**: Tam mükellef kurumun doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin veya oy hakkının yüzde 25'ine sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden aldığı kâr payına isabet eden, iştirakin bulunduğu ülkede kâr dağıtımına kaynak olan kazançtan ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin mahsubudur (3. fıkra).
- **Kontrol edilen yabancı şirket**: 5520 sayılı Kanun'un 7. maddesinde tanımlanan, Türk mükellefin kontrolündeki yabancı şirkettir. 2. fıkra, bu şirketin yurt dışında ödediği vergilerin, şirketin Türkiye'de vergilendirilecek kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsubuna imkân tanır.
- **Ertelenen vergi**: Mahsup belgeleri tarhiyat sırasında ibraz edilemediğinde, yabancı ülkede ödenen veya ödenecek verginin 32. maddedeki oranı aşmayacak biçimde o ülkedeki oran üzerinden hesaplanan ve tarhiyatın bu tutara isabet eden kısmı ertelenen vergidir (7. fıkra).
- **Tevsik**: Yabancı ülkede vergi ödendiğinin, yetkili makamlardan alınan ve Türk temsilcilikleri ya da Türk menfaatlerini koruyan ülkenin temsilcilerince tasdik edilen belgelerle kanıtlanmasıdır (6. fıkra).

### Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu: hangi şartlar aranır?

- Yabancı ülkede elde edilen kazancın Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmiş olması gerekir (1. fıkra).
- Mahsup edilecek verginin yabancı ülkede gerçekten ödenmiş olması veya kesinti yoluyla ödenmiş sayılması gerekir; 1. fıkrada mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergiler, 2. ve 3. fıkralarda ise iştirak veya kontrol edilen şirket düzeyinde ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergiler aranır.
- Kâr payı mahsubunda mükellefin iştirakin sermayesinin veya oy hakkının en az yüzde 25'ine doğrudan veya dolaylı olarak sahip olması gerekir (3. fıkra).
- Mahsup tutarının, yurt dışı kazançlara 32. maddedeki kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı geçmemesi gerekir (4. fıkra).
- Geçici vergilendirme döneminde mahsup edilecek tutarın, yurt dışı kazançlara geçici vergi oranı uygulanarak bulunacak tutarı aşmaması gerekir (5. fıkra).
- Yabancı ülkede vergi ödendiğinin, yetkili makamlardan alınan ve Türk temsilciliklerince veya Türk menfaatlerini koruyan ülkenin temsilcilerince tasdik edilen belgelerle tevsik edilmesi gerekir (6. fıkra).
- Belgelerin tarhiyat sırasında ibraz edilememesi halinde, ertelenen vergi için 7. fıkradaki usulün uygulanması ve belgelerin tarh tarihinden itibaren bir yıl içinde ibraz edilmesi gerekir.

### Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu: hangi sonuçları doğurur?

- Yabancı ülkede ödenen vergi, 4. fıkradaki sınır dahilinde Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilir.
- Mahsup tutarı, yurt dışı kazançlara kurumlar vergisi oranının uygulanmasıyla bulunacak tutarı aşamaz; aşan kısım mahsup edilemez.
- Sınır dahilinde kalıp o dönemde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergiler, izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirilebilir.
- Geçici vergi döneminde yurt dışı gelirler üzerinden ödenen vergi, geçici vergi oranına göre hesaplanan sınır içinde geçici vergiden düşülür.
- Tevsik edilmeyen yabancı ülke vergisi Türkiye'de tarh edilen vergiden indirilemez.
- Belgeler tarhiyatta ibraz edilemezse, yabancı ülke vergisi o ülkedeki oran üzerinden hesaplanır (kurumlar vergisi oranını aşamaz) ve tarhiyatın bu tutara isabet eden kısmı ertelenir.
- Belgeler bir yıl içinde ibraz edilirse tarhiyat, belgelerdeki kesin tutara göre düzeltilir.
- Mücbir sebep olmaksızın belgelerin bir yıl içinde ibraz edilmemesi veya ibrazdan sonra daha düşük mahsup hakkı çıkması halinde ertelenen vergi için gecikme zammı hesaplanır.
- Yabancı para ile ödenen vergilerde, ilgili kazancın genel sonuç hesaplarına intikal ettiği andaki kur uygulanır (9. fıkra).

### Genel mahsup ile kâr payı mahsubu arasındaki fark nedir?

- 1. fıkra, yabancı ülkede elde edilip genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlarda mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergileri kapsar.
- 3. fıkra, yüzde 25 oranında sermaye veya oy hakkına sahip olunan yurt dışı iştiraklerden alınan kâr payını ve bu kâr payının kaynağını oluşturan kazançtaki vergileri kapsar.

Sonuç: Kâr payı mahsubunda kazanca ilave edilen kâr payı, ilgili kazanç üzerinden yurt dışında ödenen vergilerle birlikte dikkate alınır ve mahsup yalnız kâr payı tutarına isabet eden kısımla sınırlıdır.

### Kontrol edilen yabancı şirket ile genel mahsup arasındaki fark nedir?

- 2. fıkra, 7. maddenin uygulandığı hallerde, yurt dışı iştirakin ödediği gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergileri kapsar.
- 1. fıkra, Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen yurt dışı kazançları düzenler.

Sonuç: Kontrol edilen yabancı şirket hâlinde mahsup, şirketin Türkiye'de vergilendirilecek kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden yapılır.

### Kurumlar vergisi mahsubu ile geçici vergi mahsubu arasındaki fark nedir?

- 4. fıkra, kurumlar vergisi üzerinden tarh edilecek verginin mahsubunu düzenler ve sınırı 32. maddedeki kurumlar vergisi oranına göre belirler.
- 5. fıkra, geçici vergilendirme dönemi içinde elde edilen yurt dışı gelirler üzerinden ödenen vergilerin o dönemin geçici verginden mahsubunu düzenler ve sınırı geçici vergi oranına göre belirler.

Sonuç: Geçici vergi döneminde mahsup, kurumlar vergisi oranı yerine geçici vergi oranı üzerinden hesaplanan sınırla yapılır.

### Sınır dahilinde kalan vergi ile sınırı aşan vergi arasındaki fark nedir?

- 4. fıkranın ikinci cümlesi, ilgili kazancın genel sonuç hesaplarına intikal ettiği dönemde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergileri kapsar.
- Sınır aşıldığında ise aşan kısım mahsup edilemez.

Sonuç: Sınır dahilinde indirilemeyen vergi, izleyen üçüncü hesap dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabilir.

### Belgelerin tarhiyat anında ibrazı ile ibrazın yapılamaması arasındaki fark nedir?

- 6. fıkra uyarınca belgeler tevsik edilmişse yabancı ülkede ödenen vergi doğrudan tarh edilen vergiden indirilir.
- 7. fıkra uyarınca belgeler tarhiyat sırasında ibraz edilememişse, vergi o ülkedeki oran üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın ilgili kısmı ertelenir.

Sonuç: İbraz edilemeyen durumda tarhiyatın ertelenen kısmı, bir yıl içinde ibrazla düzeltilir; süresinde ibraz edilmemesi veya daha düşük mahsup hakkı çıkması halinde gecikme zammı hesaplanır (8. fıkra).

### Yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Mahsup sınırını yabancı ülkedeki vergi oranına göre hesaplamak; sınır her zaman 32. maddedeki Türkiye kurumlar vergisi oranıyla belirlenir (4. fıkra).
- Geçici vergi mahsubunda kurumlar vergisi oranını esas almak; geçici vergi döneminde sınır geçici vergi oranına göre hesaplanır (5. fıkra).
- Sınırı aşan vergiyi tamamen kayıp saymak; sınır dahilinde indirilemeyen kısım üç hesap dönemi sonuna kadar devredilebilir.
- Kâr payı mahsubunda tüm kâr payını esas almak; mahsup yalnız kâr payına isabet eden vergi kısmıyla sınırlıdır (3. fıkra).
- Belgelerin ibrazı için süreyi tarhiyat tarihinden değil başka bir tarihten saymak; süre tarh tarihinden itibaren bir yıldır (7. fıkra).
- Ertelenen vergiye gecikme zammı uygulanmayacağını varsaymak; mücbir sebep olmadan belge ibraz edilmemesi veya daha düşük mahsup hakkının anlaşılması hâlinde gecikme zammı hesaplanır (8. fıkra).
- Yabancı para ile ödenen vergiyi tarhiyat tarihindeki kurla çevirmek; uygulanacak kur, kazancın genel sonuç hesaplarına intikal ettiği andaki kurdur (9. fıkra).

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahsup talebinde yurt dışında vergi ödendiğinin, yetkili makamdan alınıp Türk temsilcilikleri tarafından tasdik edilmiş belgelerle kanıtlanması aranmaktadır. (3. Daire, 2023/3304 E., 2023/4242 K., 07.11.2023)
- Tevsik edilemeyen ya da mücbir sebep olmaksızın bir yıl içinde ibraz edilmeyen vergi kalemleri için mahsup kabul edilmemekte ve gecikme zammı hesaplanmaktadır. (3. Daire, 2023/3304 E., 2023/4242 K., 07.11.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Mahsup talep eden mükellef, yabancı ülkede vergi ödendiğini ve ödenen tutarın mahsup sınırı içinde kaldığını ispat yükü altındadır.
- Ödeme, yetkili makamlardan alınan ve Türk elçilik veya konsolosluklarınca tasdik edilen belgelerle tevsik edilir (6. fıkra).
- Belgeler tarhiyat sırasında ibraz edilemezse mükellef, bu belgeleri tarh tarihinden itibaren bir yıl içinde vergi dairesine ibraz etmek zorundadır; belgeler bu süre içinde sunulursa tarhiyat kesin tutara göre düzeltilir (7. fıkra).
- Mücbir sebep olmadan belgelerin ibraz edilmemesi veya ertelenen tutardan daha düşük bir mahsup hakkının anlaşılması durumunda, mükellef aleyhine gecikme zammı doğar; bu nedenle mükellefin belgelerin eksiksiz ibrazını ispat etmesi önem taşır (8. fıkra).
- Kâr payı mahsubunda, iştirakin bulunduğu ülkede kâr dağıtımına kaynak olan kazançtan ödenen verginin kâr payına isabet eden kısmı, mükellefin ayrıca belgelendirmesi gerekir (3. fıkra).

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 m.32: Mahsup sınırını belirleyen kurumlar vergisi oranını verir; 4. ve 7. fıkralarda sınırın hesabında kullanılır.
- 5520 m.7: Kontrol edilen yabancı şirket kazançlarının Türkiye'de vergilendirilmesini düzenler; 2. fıkradaki mahsubun dayanağıdır.
- 5520 sayılı Kanun: Geçici vergi oranı ve geçici vergilendirme dönemi, 5. fıkradaki mahsubun sınırını belirler; ayrıntı için Kanun'un geçici vergi hükümlerine bakılır.
- 6183 sayılı Kanun: Gecikme zammının hesaplanmasında (8. fıkra) uygulanan tahsil usulü hükümlerini içerir.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.34 — Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-34)

Madde, kurumlar vergisi mükellefinin beyannamesinde gösterdiği kazançlar üzerinden kaynakta kesilmiş vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsubunu düzenler. Kapsama; kâr payı alan kurumların mahsubu, kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemelerden kesilen vergilerin mahsubu, geçici vergilendirme dönemindeki kesintilerin mahsubu, mahsup sonucu oluşan farkın iadesi, Maliye Bakanlığının iade usulüne ilişkin yetkisi, mahsuben iade zamanı ve kâr ve fon kesintilerinin mahsubu girer. Madde kurumlar vergisi mükellefleri ile bu mükelleflere kesinti yapan ödeyiciler bakımından uygulanır. Maddede kesinti oranlarının kendisi düzenlenmez (15. ve 30. madde). Kurumlar vergisi oranı ve matrahı düzenlenmez (32. madde). Gelir vergisi stopajının mahsubu ve iade, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yürütülen usul işlemleri bu maddenin kapsamı dışında kalır. Maddenin yorumuna ilişkin olarak iade alacağının zamanaşımı da burada düzenlenmez; bu konu ilgili genel vergi hükümlerinde aranmalıdır."

### Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Mahsup**: Kaynakta kesilmiş verginin, kurumun beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden düşülmesidir. Mahsup, kesilen verginin tutarı kadar kurumlar vergisi borcunu azaltır ve kesinti ile kurumlar vergisi arasında ödeme yönünde bir denkleştirme yapar.
- **Kaynakta kesilen vergi**: Ödeyici tarafından, ödemeyi yaparken kanunun öngördüğü oranda gelir üzerinden kesilip ilgili vergi dairesine ödenen vergidir. Mahsup hakkı, kesintinin beyannamede gösterilen kazanca ait olmasına bağlıdır.
- **Net kâr payı ve brütleştirme**: Kâr payı alan kurumun eline geçen net tutardır. Mahsup edilecek kesinti, bu net tutarın geçerli kesinti oranı kullanılarak brütleştirilmesiyle bulunur; yani net tutar, kesintiden önceki brüt tutara çevrilir.
- **Kontrol edilen yabancı kurum**: Türk kurumunun doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettiği yabancı kurumdur. Bu kurumlara yapılan ödemeler üzerinden 30. maddenin yedinci fıkrası uyarınca kesilen vergi, sınırlı mahsup hakkına konu olur.
- **Mahsuben iade**: Mahsup sonucu kurumlar vergisinden fazla çıkan tutarın, nakden ödenmeden başka vergi borçlarına veya bu vergiye mahsup edilmesi suretiyle iade edilmesidir. Nakden iade ise Maliye Bakanlığının yetkisine bağlı ayrı bir şekildir.
- **Fon ve ortaklıklar**: 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan, kurumlar vergisi mükellefi olmakla birlikte kendi kazançlarından kesinti yapılan fon ve ortaklıklardır. Bu kurumlar 8. fıkra uyarınca kendilerinden kesilen vergileri mahsup edebilir.

### Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu: hangi şartlar aranır?

- Mahsup edilecek verginin, beyannamede gösterilen kazançlardan kesilmiş olması gerekir; birinci fıkra kapsamındaki kesintiler (15. maddenin birinci fıkrası ve 30. maddenin birinci ve ikinci fıkraları) hayat sigortası matematik karşılıklarının yatırıma yönlendirilmesinden doğanlar dahil mahsup konusu olur.
- Mahsup, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi ile sınırlıdır; mahsup edilecek tutar, hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olamaz ve fazla kısım iade konusu olur.
- Kâr payı alan kurum için mahsup, 15. maddenin üçüncü fıkrasına göre kesinti yapılmış kurum kazancından doğan kâr payına bağlıdır; mahsup tutarı, net kâr payının geçerli kesinti oranıyla brütleştirilmesiyle hesaplanır.
- Kontrol edilen yabancı kuruma yapılan ödemeden 30. maddenin yedinci fıkrası uyarınca kesilen verginin mahsubu için, bu verginin Türkiye'deki beyannameye dahil edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiden düşülmesi gerekir; ancak mahsup tutarı, yabancı kurumun bu ödemelerden doğan kazancına isabet eden kurumlar vergisini aşamaz.
- Geçici vergilendirme döneminde kesintiyle ödenmiş verginin mahsubu için bu verginin o döneme ait hesaplanan geçici vergiden düşülmesi gerekir; yıllık beyannamede yalnızca ilgili dönem geçici vergisinin ödenmiş kısmı mahsup edilebilir.
- Fon ve ortaklıklar için mahsup, kesinti vergi kesintisi yapanlarca ilgili vergi dairesine ödenmiş olmak şartına bağlıdır; mahsup edilemeyen kısım, mükellefin başvurusu üzerine red ve iade edilir.

### Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu: hangi sonuçları doğurur?

- Mahsup edilecek tutar beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden düşülür ve kalan kurumlar vergisi ödenir.
- Mahsup edilecek tutar hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olursa fark, vergi dairesince yazıyla bildirilir.
- Fark, mükellefin tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurusu üzerine iade edilir; başvurmayan mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.
- Fon ve ortaklıklarda mahsup edilemeyen kesinti tutarı, mükellefin başvurusu halinde red ve iade edilir.
- Kontrol edilen yabancı kurum ödemesinden kesilen verginin mahsubu, yabancı kurumun ilgili kazancına isabet eden kurumlar vergisini aşamaz.
- Mahsuben iade, aranan tüm belgelerin tamamlanmasıyla yıllık beyannamenin verildiği tarihte yapılır; ikmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlarda ise mahsup talebi dilekçesinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınır.
- Belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar için düzeltme yapılmaz.
- Maliye Bakanlığı iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporu, yeminli mali müşavir raporu veya teminata bağlamaya ve iade için aranacak belgeleri belirlemeye yetkilidir; bu yetki kazanç türüne, iade şekline ve hukuki statüye göre ayrı ayrı kullanılabilir.

### Birinci fıkra kesintisi ile kâr payı kesintisi arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra, beyannamede gösterilen kazançtan 15. maddenin birinci fıkrası ve 30. maddenin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca kesilen verginin tam tutarıyla mahsubunu öngörür.
- İkinci fıkra, yalnızca kâr payı alan kurumun aldığı net kâr payında yer alan kesintiyi konu alır ve mahsup tutarını brütleştirme yoluyla hesaplatır.

Sonuç: Kâr payı kesintisinde mahsup tutarı ele geçen net tutardan değil, brütleştirilmiş tutardan hesaplanır; net tutarın doğrudan kesinti oranıyla çarpılması ile yetinilemez.

### Kontrol edilen yabancı kurum ödemesi ile genel mahsup arasındaki fark nedir?

- Üçüncü fıkra, kontrol edilen yabancı kuruma yapılan ödemelerden kesilen verginin mahsubunu düzenler.
- Birinci fıkra, genel olarak beyannamede gösterilen kazançtan kesilen verginin mahsubunu düzenler.

Sonuç: Yabancı kurum ödemesinde mahsup, o kurumun ödemelerden doğan kazancına isabet eden kurumlar vergisiyle sınırlıdır; bu sınır genel mahsupta aranmaz.

### Yıllık beyanname mahsubu ile geçici vergi mahsubu arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilen kazançtan kesilen verginin mahsubunu düzenler.
- Dördüncü fıkra, geçici vergilendirme dönemi içinde elde edilen gelirlerden kesilen verginin önce geçici vergiden mahsup edilmesini, kalanın yıllık beyannamede mahsup edilmesini düzenler.

Sonuç: Geçici vergi döneminde yalnızca tahakkuk eden değil fiilen ödenmiş kısım yıllık beyannamede mahsup edilebilir.

### Mahsup fazlası iadesi ile mahsup sonrası kalan vergi arasındaki fark nedir?

- Mahsup edilecek tutar kurumlar vergisinden fazla çıkarsa fark, mükellefin başvurusuyla iade edilir.
- Mahsup sınırları içinde kalan tutar ise yalnızca kurumlar vergisi borcunu düşürür.

Sonuç: Fazla kısım için bir yıllık başvuru süresi işler; süre içinde başvurulmazsa alacak düşer.

### Genel kesinti ile fon ve ortaklık kesintisi arasındaki fark nedir?

- Genel mahsupta kesinti, kesintiyi yapan kurum veya kişinin ödemesi aranmadan mükellefin beyannamesi üzerinden mahsup edilir.
- Sekizinci fıkra, 5. maddenin birinci fıkrası (d) bendindeki fon ve ortaklıklar bakımından mahsubu, kesintiyi yapanın ilgili vergi dairesine ödemiş olmasına bağlar.

Sonuç: Fon ve ortaklıklarda vergi dairesine ödeme yapılmamışsa mahsup yapılamaz; ödenmeyen kesinti mahsup edilemez.

### Yurt içinde kesilen vergilerin mahsubu: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Kâr payında mahsup tutarını ele geçen net kâr payının doğrudan kesinti oranıyla çarpılmasıyla bulmak; oysa tutar brütleştirilerek hesaplanmalıdır.
- Yabancı kuruma yapılan ödemeden kesilen vergiyi, yabancı kurumun ilgili kazancına isabet eden sınırı aşacak biçimde mahsup etmek.
- Geçici vergi döneminde tahakkuk etmiş ama ödenmemiş geçici vergi kısmını yıllık beyannamede mahsup edilebilir saymak; yalnızca ödenen kısım mahsup edilebilir.
- Mahsup sonucu oluşan fazla tutarın iadesi için bir yıllık süreyi tebellüğ tarihinden değil, beyanname verildiği tarihten saymak.
- Fon ve ortaklıklarda kesintinin vergi dairesine ödenmemiş olmasına rağmen mahsup talebini kabul etmek.
- Mahsuben iade tarihini belgelerin tamamlanmasından önce veya eksik belgeli dilekçe kaydıyla başlatmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Kesintinin mahsup edilebilmesi için verginin kesinti yapanın değil, mükellefin adına tahakkuk etmiş olması ve beyannamede gösterilmiş kazançtan kesilmiş bulunması aranmaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/625 E., 2025/317 K., 30.04.2025)
- Mahsup yetkisinin yalnızca diğer vergi borçlarına yapılabileceği yönündeki idari yorumun, 34. maddenin metni ile bağdaşmadığı kabul edilmiştir. (3. Daire, 2023/3087 E., 2024/2433 K., 29.04.2024)
- Mahsup edilecek tutarın beyannamede yer alması ve sınırlar içinde kalması gerektiği, aksi halde mahsup talebinin reddedileceği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2018/3279 E., 2022/1375 K., 08.03.2022)
- Mahsup sonucu oluşan farkın iadesi bakımından bir yıllık başvuru süresinin kesin olduğu ve bu sürenin geçmesiyle alacağın düştüğü kabul edilmektedir. (3. Daire, 2019/5710 E., 2022/3839 K., 17.10.2022)
- Kurumlar vergisinden mahsubun, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi ile sınırlı olduğu ve bu sınırın aşılmasının iade doğurduğu kabul edilmektedir. (3. Daire, 2020/2140 E., 2020/4973 K., 01.12.2020)

### Nasıl ispat edilir?

- Mahsup talebini ileri süren mükellef, kesintinin kendi adına yapıldığını ve kazancın beyannamede gösterildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat kesinti belgesi, tahakkuk fişi ve beyanname ile yapılır.
- Kesintinin vergi dairesine ödendiğini ispat yükü mükellefe aittir; fon ve ortaklıklarda vergi kesintisi yapanın ilgili vergi dairesine ödemesi aranır ve bu ödemenin belgesi sunulmalıdır.
- Kâr payı brütleştirmesinde ele geçen net kâr payı ile geçerli kesinti oranı belgelerle ortaya konulmalıdır.
- Mahsuben iade için aranan belgelerin eksiksiz sunulması ve bunun tarihinin vergi dairesi kayıtlarından tespiti gerekir; eksik belge varlığında iade süreci başlamaz.
- Mahsup edilecek verginin yıllık beyanname ile ilişkili olduğu, geçici vergi dönemi kesintilerinde ise ödenmiş kısmın ayrıca gösterilmesi gerektiği belgeye dayanılarak ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 m.15: Kâr payı, faiz ve benzeri kazançlardan yapılan kesintileri belirler; 34. maddenin birinci fıkrasında ve ikinci fıkrasında mahsup konusu kesintilerin kaynağıdır.
- 5520 m.30: Yurt dışına yapılan ödemelerden ve kontrol edilen yabancı kurum ödemelerinden yapılan kesintileri düzenler; birinci, ikinci ve yedinci fıkraları 34. maddenin mahsup hükümlerinin konusunu oluşturur.
- 5520 m.5: Birinci fıkranın (d) bendinde sayılan fon ve ortaklıkları belirler; sekizinci fıkradaki özel mahsup hükmü bu kurumlara uygulanır.
- 5520 m.32: Kurumlar vergisi oranı ve matrahını düzenler; mahsup edilecek tutarın hesaplandığı kurumlar vergisi bu maddeye göre belirlenir.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.35 — Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-35)

Kurumlar vergisi bakımından muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümlerin hangi kanunla düzenlenebileceğini belirler. Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlerin kurumlar vergisi bakımından geçersiz olduğunu hükme bağlar ve uluslararası anlaşma hükümlerini saklı tutar. Kurumlar vergisi mükelleflerine ve bu verginin matrahına ilişkin muafiyet ve istisna düzenlemelerinin kaynağını sınırlayan bir norm niteliğindedir. Kurumlar vergisinin oranını, matrahını, mükellefiyetini veya tek tek istisna kalemlerinin içeriğini düzenlemez (m.5, m.6, m.8, m.10, m.32 gibi ilgili maddeler). Diğer kanunlardaki vergi dışı tutulan kalemlerin ayrıntısı ile Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununun kendi istisnaları da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Muafiyet, istisna ve indirim**: Vergi yükümlülüğünün tamamen veya kısmen doğmasını engelleyen ya da matrahı azaltan düzenlemelerdir. Madde bu kavramları kurumlar vergisi bakımından ayrı bir yasal kaynağa bağlar.
- **Geçersizlik (kurumlar vergisi bakımından)**: Diğer kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirim hükümlerinin kurumlar vergisi alanında hiçbir hukuki etki doğurmamasıdır. Hüküm, diğer kanunların kendisini değil, yalnızca kurumlar vergisine uygulanmasını etkisiz kılar.
- **Uluslararası anlaşma hükümleri**: Türkiye'nin taraf olduğu ve iç hukukta yürürlüğe girmiş anlaşmalardaki vergi düzenlemeleridir. Bu hükümler madde kapsamındaki kanuni bağlamaya tabi değildir ve saklı tutulmuştur.
- **Kanuni bağlama ilkesi**: Kurumlar vergisi muafiyet ve istisnalarının yalnızca belirli kanunlarla düzenlenebilmesi kuralıdır. Bu ilke, vergi muafiyetinin dağınık kanunlara serpiştirilmesini önlemeyi amaçlar.

### Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı: hangi şartlar aranır?

- Kurumlar vergisi ile ilgili bir muafiyet, istisna veya indirimin geçerli olabilmesi için bu Kanunda, Gelir Vergisi Kanununda veya Vergi Usul Kanununda hüküm eklenmiş ya da bu kanunlarda değişiklik yapılmış olmalıdır.
- Diğer kanunlarda yer alan bir muafiyet, istisna veya indirim, kurumlar vergisi bakımından uygulanabilmek için yukarıdaki yolla bu üç kanuna aktarılmamış olmamalıdır; aksi halde geçersizdir.
- Uluslararası anlaşma hükümleri bu kanuni bağlama koşulundan saklı tutulmuştur ve iç hukuktaki kanun dışı kaynaklı muafiyetlerin geçerliliği için ayrıca aranmaz.

### Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı: hangi sonuçları doğurur?

- Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimler kurumlar vergisi hesabında dikkate alınmaz.
- Kurumlar vergisi ile ilgili muafiyet, istisna ve indirimler ancak 5520, 193 ve 213 sayılı kanunlara hüküm eklenmek veya bu kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle getirilebilir.
- Uluslararası anlaşma hükümleri bu kuralın dışında kalır ve kurumlar vergisi bakımından uygulanabilir.
- Madde, bir düzenlemenin kanun dışı bir dayanakla kurumlar vergisine uygulanmasını engelleyen bir sınır niteliğindedir.

### Diğer kanundaki istisna ile kurumlar vergisi kanunundaki istisna arasındaki fark nedir?

- Başka bir kanunda (örneğin özel bir kanunda) yer alan muafiyet veya istisna hükmü.
- 5520 sayılı Kanun, Gelir Vergisi Kanunu veya Vergi Usul Kanununa eklenmiş ya da bu kanunlarda değişiklikle getirilmiş hüküm.

Sonuç: Birinci grup kurumlar vergisi bakımından geçersizdir ve uygulanamaz; ikinci grup geçerli bir istisna sayılır.

### Kanuni bağlama ile uluslararası anlaşma arasındaki fark nedir?

- Kanunla düzenlenmesi gereken iç hukuk muafiyet ve istisnaları.
- Uluslararası anlaşma hükümleri.

Sonuç: İç hukuk muafiyetleri bu üç kanunda yer almak zorundadır; anlaşma hükümleri ise saklıdır ve bu kurala bağlı değildir.

### Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Diğer bir kanundaki vergi istisnasını doğrudan kurumlar vergisi matrahından indirmek; bu kanunda kurumlar vergisine ilişkin bir aktarım yapılmamışsa hata olur.
- Uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı tutulduğunu unutup, anlaşmadan doğan bir istisnayı da kanuni bağlama gerekçesiyle reddetmek.
- Gelir Vergisi Kanunu veya Vergi Usul Kanunundaki bir istisnanın kurumlar vergisi bakımından da geçerli olacağını varsaymak; yalnızca kurumlar vergisine ilişkin hükmün bu kanunlarda yer alması yeterlidir.
- Madde 35'i kurumlar vergisi oranı veya matrahını düzenleyen bir hüküm olarak okumak; madde yalnızca istisna ve muafiyetlerin kaynağını sınırlar.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Anayasa Mahkemesi, 5520 sayılı Kanun ibaresi ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde ilgili hükmün Anayasa'nın 2., 13., 35. ve 73. maddelerine aykırı olmadığını belirlemiş ve itirazı reddetmiştir. (3. Daire, 2023/10184 E., 2024/7015 K., 18.12.2024; 3. Daire, 2023/10225 E., 2024/6999 K., 18.12.2024; 3. Daire, 2023/10226 E., 2024/6998 K., 18.12.2024; 3. Daire, 2023/10183 E., 2024/6939 K., 17.12.2024)
- Anayasa Mahkemesi kararında ilgili ibarenin esasına ilişkin incelemenin bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek 5520 sayılı Kanun ibaresi ile sınırlı yapıldığı belirtilmiştir. (9. Daire, 2024/3594 E., 2024/7014 K., 02.12.2024)
- Kurumlar vergisi kapsamında geçici bir maddenin, Anayasa'nın çeşitli maddelerine aykırılık iddiasıyla denetlenmesi istenmiştir; bu iddia madde 35 bakımından kanuni bağlama ilkesinin dolaylı bir tartışma konusu olduğunu gösterir. (2022/34 E., 2024/16 K., 23.01.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Kurumlar vergisi muafiyet veya istisnasından yararlanmak isteyen mükellef, bu muafiyetin 5520, 193 veya 213 sayılı kanunlardan birinde hüküm bulunduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Uygulanacak istisnanın dayanağı olarak diğer bir kanun gösteriliyorsa, mükellef bu kanunun kurumlar vergisine ilişkin bir hükümle aktarıldığını ya da bir uluslararası anlaşma kapsamında bulunduğunu belgelemelidir.
- Uluslararası anlaşmaya dayanılacaksa, anlaşmanın iç hukukta yürürlüğe girdiğini ve ilgili hükmün kapsamını gösteren resmi belge ibraz edilmelidir.
- Vergi idaresi, geçersiz bir kanuna dayanan istisnanın kurumlar vergisi beyannamesinde indirim olarak kullanılmasını reddederken, kanuni dayanağın eksikliğini kendi işlemi ile ortaya koyar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 sayılı Kanun: Madde, kurumlar vergisi muafiyetlerinin asıl dayanağı olarak bu kanunu gösterir; kurumlar vergisine ilişkin istisnalar bu kanuna eklenerek düzenlenebilir.
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu: Kurumlar vergisi istisnalarının düzenlenebileceği üç kanundan biridir; kurumlar vergisi ile gelir vergisi arasındaki ortak istisnalar bu yolla getirilir.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Kurumlar vergisi muafiyet ve istisnalarının usul yönünden düzenlenebileceği üçüncü kanundur.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.36 — Yürürlükten kaldırılan hükümler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-36)

Bu madde, 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ek ve değişikliklerinin yürürlükten kaldırılmasını düzenler. Yürürlükten kaldırma tek cümleden ibarettir; hangi hükümlerin ne zaman ve hangi kapsamda yürürlükten kalktığını ayrıca açıklamaz. Madde, kanun koyucunun eski kanunu topluca ortadan kaldırma tercihini ifade eder ve bu yönüyle tüm mükelleflere ve vergi uygulayıcılarına yöneliktir. Kanunun geçici hükümleri, yürürlükten kaldırılan kanunun hangi olaylara uygulanmaya devam edeceğini ayrıca düzenler; bu madde o konuyu düzenlemez (Geçici 1 m.5). Kurumlar vergisinin matrah, oran ve mükellefiyet esasları da bu maddede değil, kanunun diğer maddelerinde düzenlenmiştir.

### Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yürürlükten kaldırma**: Bir kanunun geçerliliğinin yeni bir kanunla sona erdirilmesidir. Bu madde ile 5422 sayılı Kanun ve ekleri ile değişiklikleri topluca yürürlükten kaldırılmıştır.
- **Mülga kanun**: Yürürlükten kaldırılmış kanundur. Mülga kanunun hükümleri, yeni kanunun yürürlüğe girmesinden sonra doğan olaylarda uygulanmaz; eski olaylar bakımından geçici hükümler belirleyici olur.
- **Geçici hüküm**: Yeni kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam eden veya o tarihten önce doğmuş ilişkilere, eski kanunun hangi ölçüde uygulanacağını belirleyen hükümdür. Bu konu bu maddede değil, geçici maddelerde düzenlenmiştir.

### Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi şartlar aranır?

- Yeni kanunun yürürlüğe girmiş olması gerekir; bu madde ancak yürürlükteki yeni kanunun parçası olarak uygulanabilir.
- Uygulanacak kuralın 5422 sayılı Kanun veya ekleri ya da değişikliklerinden biri olması gerekir; başka bir kanun bu maddenin kapsamına girmez.
- Olayın yürürlükten kaldırma tarihinden önce doğmuş olup olmadığı belirlenmelidir; eski olaylar bakımından geçici hükümler devreye girer, bu madde tek başına yeterli değildir.

### Yürürlükten kaldırılan hükümler: hangi sonuçları doğurur?

- 5422 sayılı Kanun ve ek ile değişiklikleri, bu maddenin yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kalkar.
- Yürürlükten kaldırılan kanunun hükümleri, yeni kanunun yürürlüğünden sonra doğan olaylar bakımından uygulanamaz.
- Yürürlükten kaldırılan kanunun hükümleri, geçici hükümlerle belirlenen ölçüde, yürürlük tarihinden önce doğmuş ve devam eden olaylar bakımından uygulanmaya devam edebilir. Bu konu geçici maddelerde açıklanır.
- Yürürlükten kaldırma, kanunun hükümlerinin sonradan geri gelmesine yol açmaz; ancak uygulamada eski kanuna yapılan atıflar bu madde ile yeni kanun hükümlerine yönlendirilir.

### Yürürlükten kaldırma ile geçici hüküm arasındaki fark nedir?

- Bu madde, eski kanunu topluca yürürlükten kaldırır ve ortadan kaldırmanın genel çerçevesini çizer.
- Geçici maddeler, yürürlükten kaldırma öncesinde doğmuş ve devam eden ilişkilere eski kanunun uygulanıp uygulanmayacağını belirler.

Sonuç: Eski olaylarda hangi kuralın uygulanacağı geçici hükümlere göre belirlenir; sadece bu madde yeterli değildir.

### Yürürlükten kaldırılan hükümler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yürürlükten kaldırma hükmünü, eski kanunun tüm hükümlerinin eski olaylara da uygulanmayacağı anlamına gelecek biçimde yorumlamak; geçici hükümler ayrıca incelenmelidir.
- Bu maddeyi 5422 sayılı Kanunun hangi hükmünün geçici olarak uygulanacağına dair dayanak saymak; bu konu geçici maddededir.
- Yürürlükten kaldırmayı, eski kanundaki bir hükmün tekrar yürürlüğe girdiği şeklinde okumak; kanun bu yönde bir düzenleme içermez.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Mahkemeler, 5422 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılmasından sonra 5520 sayılı Kanunun geçici 1/5. maddesini esas alarak, eski kanuna dayanan uyuşmazlıkları geçici hüküm çerçevesinde çözmektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2016/21458 E., 2017/12997 K., 25.10.2017; 12. Hukuk Dairesi, 2016/21361 E., 2016/20084 K., 29.09.2016; 12. Hukuk Dairesi, 2015/3487 E., 2015/13242 K., 11.05.2015)
- Yargı kararları, 5422 sayılı Kanun bakımından yürürlükten kaldırma işleminin tek başına uygulanacak hukuku belirlemediğini, geçici maddenin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. (12. Hukuk Dairesi, 2016/21458 E., 2017/12997 K., 25.10.2017; 12. Hukuk Dairesi, 2016/21361 E., 2016/20084 K., 29.09.2016; 12. Hukuk Dairesi, 2015/3487 E., 2015/13242 K., 11.05.2015)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu da yürürlükten kaldırma hükmünü anarak 5422 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıkları bu çerçevede ele almaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/115 E., 2022/1163 K., 26.10.2022; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/190 E., 2022/1164 K., 26.10.2022; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/114 E., 2022/1162 K., 26.10.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- Yürürlükten kaldırma hükmü resmi metinden kesin olarak belirlenir; tarafların bu konuda ispat yükü yoktur.
- Eski olayın 5422 sayılı Kanun döneminde doğduğunu iddia eden taraf, bu iddiayı vergi beyannamesi, tebliğ veya tahakkuk belgesi gibi yazılı belgelerle ispatlamalıdır.
- Geçici hükmün uygulanacağını ileri süren taraf, olayın yürürlük tarihinden önce doğduğunu belgeyle göstermelidir. (12. Hukuk Dairesi, 2016/21458 E., 2017/12997 K., 25.10.2017; 12. Hukuk Dairesi, 2016/21361 E., 2016/20084 K., 29.09.2016; 12. Hukuk Dairesi, 2015/3487 E., 2015/13242 K., 11.05.2015)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Geçici 1 m.5: Yürürlükten kaldırılan 5422 sayılı Kanunun, 5520 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam eden olaylar bakımından hangi ölçüde uygulanacağını belirler. Bu madde ile birlikte okunmalıdır.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.37 — Yürürlük](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-37)

Bu madde, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun yürürlük tarihlerini düzenler. Kanunun her bir maddesinin hangi tarihten itibaren ve hangi koşullarla yürürlüğe gireceğini bendler halinde belirtir. Kanunun uygulanmaya başlayacağı takvim tarihlerini, geriye yürüyen hükümleri ve belirli vergilendirme dönemlerine bağlanan hükümleri kapsar. Maddenin bu bölümü, kanunun yayımı tarihinden önce doğmuş vergi sonuçlarına ilişkin esas hükümleri düzenlemez (ilgili maddelerde). Kurumlar vergisinin matrah, oran ve mükellefiyet esaslarını düzenlemez (ilgili maddelerde). Kanunun yürütülmesine ilişkin yetkileri ve yönetmelik düzenlemelerini de kapsamaz.

### Yürürlük: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Yürürlük**: Kanun hükmünün bağlayıcı olarak uygulanmaya başlaması anıdır. Bu madde her bendi için ayrı bir yürürlük anı belirler.
- **Geriye yürütme**: Hükmün yayımından önceki bir tarihten itibaren doğmuş olan kazanç veya işlemlere uygulanmasıdır. Bendde açıkça belirtilmiş hükümler bakımından söz konusudur.
- **Vergilendirme dönemi**: Kurumlar vergisinin hesaplandığı ve beyan edildiği dönemdir. Madde 32 birinci fıkrası bakımından yürürlük, bu dönemlerin başlangıcına bağlanmıştır.

### Yürürlük: hangi şartlar aranır?

- Hükmün uygulanabilmesi için ilgili bendin koşulu olan tarih veya yayım anının gerçekleşmiş olması gerekir.
- Geriye yürüyen bir hükmün uygulanabilmesi için kazancın veya ödünç işleminin bendde belirtilen tarihten sonra doğmuş olması gerekir.
- Vergilendirme dönemine bağlı bir hükmün uygulanabilmesi için dönemin bendde belirtilen tarihten itibaren başlamış olması gerekir.

### Yürürlük: hangi sonuçları doğurur?

- Diğer hükümler 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
- 7. madde 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanır ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
- 12. madde 1/1/2006 tarihinden sonraya sarkan ödünç işlemlerine de uygulanır ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
- 13. ve 35. maddeler 1/1/2007 tarihinde yürürlüğe girer.
- 32. maddenin birinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanır.

### Yayım tarihinde yürürlük ile geriye yürütme arasındaki fark nedir?

- 5. maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gibi hükümler yalnızca yayım tarihinde yürürlüğe girer.
- 7. ve 12. madde gibi hükümler 1/1/2006 tarihinden itibaren doğan kazanç veya ödünç işlemlerine geriye dönük olarak uygulanır.

Sonuç: Geriye yürüyen hükümler, yayım tarihinden önceki dönemlere ait kazanç ve işlemlere de uygulanır; yalnızca yayım tarihinden sonraki hükümler bu dönemleri kapsamaz.

### Takvim tarihli yürürlük ile vergilendirme dönemine bağlı yürürlük arasındaki fark nedir?

- 13. ve 35. maddeler 1/1/2007 tarihinde yürürlüğe girer.
- 32. maddenin birinci fıkrası, 1/1/2006 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanır.

Sonuç: Aynı kanunun farklı maddeleri farklı tarihlerde uygulanmaya başlar; 32. maddede yürürlük doğrudan takvim tarihine değil dönemin başlangıcına bağlanmıştır.

### Özel bendler ile diğer hükümler arasındaki fark nedir?

- Bu maddenin (a), (b), (c) ve (d) bentleri belirli maddeleri tek tek ele alır.
- (e) bendi, bu bentlerde sayılmayan diğer tüm hükümleri kapsar.

Sonuç: Bir hükmün hangi yürürlük rejimine tabi olduğu önce özel bentlerde aranır; bu bentlerde yoksa (e) bendi uygulanır.

### Yürürlük: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Yalnızca yayım tarihinin tümü için geçerli olduğunu varsayıp bentlerdeki takvim tarihlerini gözden kaçırmak.
- Geriye yürüyen hükmü yayım tarihinden önceki kazançlara da uygulamamak ya da bu kazançlara uygulamamak gerekirken uygulamak.
- 32. maddenin birinci fıkrasını takvim yılına bağlamak; yürürlük, vergilendirme dönemlerinin başlangıcına bağlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Bu bendlerin uygulandığı kabul edilen kazançlar, sistem içinde ilgili maddeye göre ayrı ayrı belirlenir; yürürlük maddesi tek başına bir matrah hesabı sonucu vermez.

### Nasıl ispat edilir?

- Geriye yürüyen bir hükmün uygulanacağını ileri süren taraf, kazancın veya işlemin bendde belirtilen tarihten sonra doğduğunu belgeyle ortaya koymalıdır.
- Vergilendirme dönemine bağlı hükümde, dönemin hangi tarihte başladığını gösteren beyanname ve defter kayıtları delil olarak kullanılır.
- Kazancın tarihinin tespitinde mali kayıtlar, sözleşme ve tahsilat belgeleri esas alınır; yazılı kayıt bulunmazsa diğer delillerle ispat yapılır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [5520 sayılı Kanun m.5](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-5): Birinci fıkranın (e) bendi bu maddede yalnızca yayım tarihinde yürürlüğe giren hüküm olarak belirlenmiştir.
- [5520 sayılı Kanun m.7](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-7): 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara geriye yürüyen hüküm olarak bağlanmıştır.
- [5520 sayılı Kanun m.12](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-12): 1/1/2006 tarihinden sonraya sarkan ödünç işlemlerine uygulanır.
- [5520 sayılı Kanun m.13](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-13): 1/1/2007 tarihinde yürürlüğe girer.
- [5520 sayılı Kanun m.32](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-32): Birinci fıkrası, 1/1/2006 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanır.
- [5520 sayılı Kanun m.35](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-35): 1/1/2007 tarihinde yürürlüğe girer.

## [Kurumlar Vergisi Kanunu m.38 — Yürütme](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-38)

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 38. maddesi, yalnızca kanunun Bakanlar Kurulunca yürütüleceğini belirleyen yürütme yetkisi hükmünü içerir. Madde, vergilendirme esaslarını, matrah, oran, istisna veya mükellefiyet koşullarını düzenlemez. Bu konular kanunun diğer maddelerinde yer alır. Madde kişiler bakımından değil, kanunun bütününe ilişkin yetki hükmü olarak genel nitelikte uygulanır. Maddenin kendisi bir yükümlülük veya hak doğurmaz; kanunun uygulanmasına ilişkin çerçeve hükümdür.

### Yürütme: hangi sonuçları doğurur?

- Madde, Bakanlar Kurulunun kanunu yürütme yetkisini belirtir; bu yetki kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve benzeri düzenleyici işlemlerin çıkarılmasının dayanağını oluşturur.
- Yürütme yetkisi, kanunda öngörülmeyen yeni bir vergi, istisna veya yükümlülük doğurmaz; düzenleyici işlemin kanuna uygun olması gerekir.

### Yürütme: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Maddeyi vergilendirme, oran veya istisna hükmü gibi okumak; bu konular kanunun diğer maddelerinde düzenlenmiştir.
- Yürütme yetkisini kanunda öngörülmeyen bir yükümlülüğün dayanağı saymak.

### Nasıl ispat edilir?

- Madde bir hak veya yükümlülük kurmadığından somut uyuşmazlıkta ispat yükü maddeye dayanan tarafa ait değildir; ilgili vergi uyuşmazlığında ispat, dayanılan asıl hükme göre yapılır.
- Bakanlar Kurulu kararı veya yönetmeliğin kanuna uygunluğu iddiası, düzenleyici işlemi dayanak göstereni için ayrıca ortaya konmalıdır.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| bir yıl | [m.33](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-33) | İbraz edilmesi gereken belgeler, tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edildiği takdirde, bu belgelerde yazılı kesin tutara göre tarhiyat düzeltilir. |
| bir yıl | [m.34](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/5520-sayili-kurumlar-vergisi-kanunu/madde-34) | Aradaki fark, mükellefin söz konusu yazıyı tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurusu halinde kendisine iade olunur. |

## Konuda geçen kararlar

- 2022/34 E., 2024/16 K., 23.01.2024 (m.35)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/625 E., 2025/317 K., 30.04.2025 (m.34)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1184 E., 2025/240 K., 09.04.2025 (m.34)
- 3. Daire, 2023/10184 E., 2024/7015 K., 18.12.2024 (m.35)
- 3. Daire, 2023/10225 E., 2024/6999 K., 18.12.2024 (m.35)
- 3. Daire, 2023/10226 E., 2024/6998 K., 18.12.2024 (m.35)
- 3. Daire, 2023/10183 E., 2024/6939 K., 17.12.2024 (m.35)
- 9. Daire, 2024/3594 E., 2024/7014 K., 02.12.2024 (m.35)
- 3. Daire, 2023/3087 E., 2024/2433 K., 29.04.2024 (m.34)
- 3. Daire, 2023/3304 E., 2023/4242 K., 07.11.2023 (m.33)
- 4. Daire, 2019/8403 E., 2023/566 K., 07.02.2023 (m.33)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/115 E., 2022/1163 K., 26.10.2022 (m.36)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/190 E., 2022/1164 K., 26.10.2022 (m.36)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/114 E., 2022/1162 K., 26.10.2022 (m.36)
- 3. Daire, 2019/5710 E., 2022/3839 K., 17.10.2022 (m.34)
- 4. Daire, 2018/3279 E., 2022/1375 K., 08.03.2022 (m.34)
- 3. Daire, 2020/2140 E., 2020/4973 K., 01.12.2020 (m.34)
- 21. Hukuk Dairesi, 2018/606 E., 2018/4368 K., 26.04.2018 (m.38)
- 12. Hukuk Dairesi, 2016/21458 E., 2017/12997 K., 25.10.2017 (m.36)
- 12. Hukuk Dairesi, 2016/21361 E., 2016/20084 K., 29.09.2016 (m.36)
- 12. Hukuk Dairesi, 2015/3487 E., 2015/13242 K., 11.05.2015 (m.36)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2013/653 E., 2014/178 K., 26.03.2014 (m.37)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 21.05.2026 (m.32).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/ortak-hukumler-kurumlar-vergisi-kanunu
