---
title: "Posta ile tebliğ usulü, ilan yoliyle tebliğ usulü, tebliğlere ait türlü hükümler — Vergi ve Vergi Usul Hukuku konu anlatımı"
course: "Vergi ve Vergi Usul Hukuku"
law: "Vergi Usul Kanunu"
articles: "VUK m.99–109"
last_amended: "2026-06-24"
compiled: "2026-10-21"
jurisdiction: "TR"
source: "https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/posta-ile-teblig-usulu-ilan-yoliyle-teblig-usulu-tebliglere-ait-turlu-hukumler"
publisher: "Hukuksal Eğitim"
language: "tr"
---

# Posta ile tebliğ usulü, ilan yoliyle tebliğ usulü, tebliğlere ait türlü hükümler

Vergi ve Vergi Usul Hukuku › VUK › Vergilendirme › Tebliğler — [Vergi ve Vergi Usul Hukuku](https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku)

## Kısaca

VUK m.99, posta yoluyla yapılacak tebliğde tebliğ evrakının gönderim biçimini düzenler: evrakın kapalı bir zarf içinde postaya verilmesi ve bu amaçla kullanılacak özel zarfların Maliye Bakanlığınca belirlenen şekle uygun olması. 213 sayılı Kanun m.100, posta yoluyla yapılan tebligatta tebliğ tarihinin belirlenmesini düzenler: bilinen adrese gönderilen mektubun posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarih tebliğ tarihi sayılır.

## Kapsam

Bu konu, Vergi Usul Kanunu m.99–109 hükümlerini kapsar: kapalı zarf esası, bilinen adreslere tebliğ, bilinen adresler, tebliğ evrakının teslimi, tebliğin ilanla yapılacağı haller, ilanın şekli, ilanın muhteviyatı, ilanın neticeleri, memur vasıtasiyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ, hatalı tebliğler, tebliğ yerine geçen muameleler.

- [VUK m.99 — Kapalı zarf esası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-99)
- [VUK m.100 — Bilinen adreslere tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-100)
- [VUK m.101 — Bilinen adresler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-101)
- [VUK m.102 — Tebliğ evrakının teslimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-102)
- [VUK m.103 — Tebliğin ilanla yapılacağı haller](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-103)
- [VUK m.104 — İlanın şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-104)
- [VUK m.105 — İlanın muhteviyatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105)
- [VUK m.106 — İlanın neticeleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-106)
- [VUK m.107 — Memur vasıtasiyle tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107)
- [VUK m.107/A — Elektronik ortamda tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107a)
- [VUK m.108 — Hatalı tebliğler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-108)
- [VUK m.109 — Tebliğ yerine geçen muameleler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-109)

## [VUK m.99 — Kapalı zarf esası](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-99)

Madde, posta yoluyla yapılacak tebliğde tebliğ evrakının gönderim biçimini düzenler: evrakın kapalı bir zarf içinde postaya verilmesi ve bu amaçla kullanılacak özel zarfların Maliye Bakanlığınca belirlenen şekle uygun olması. Madde, tebligatın kimlere, hangi adrese ve hangi koşullarla yapılacağını düzenlemez; bu konular tebligatın muhatabı, adres ve tebliğ usulü başlığında 213 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde yer alır (m.93 ve devamı). Tebliğ tarihinin ve tebliğin hangi andan itibaren hüküm doğuracağının belirlenmesi (m.105 ve devamı) bu maddenin kapsamı dışındadır. Posta ile tebliğde zarfın uygulamada nasıl ve hangi evraklar için kullanılacağına ilişkin ayrıntılı usul, Tebligat Yönetmeliği hükümlerine bırakılmıştır; yasal dayanağı bu maddenin ikinci cümlesidir. Tebligatın geçerliliğine ilişkin usulsüzlük sonuçları da bu maddede değil, tebligat hükümlerinde düzenlenmiştir.

### Kapalı zarf esası: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Posta ile tebliğ**: Tebliğ evrakının PTT aracılığıyla muhataba ulaştırılması yöntemidir. Madde bu yöntemde evrakın gönderim biçimini düzenler.
- **Tebliğ evrakı (vesika)**: Muhataba tebliğ edilecek belgedir. Maddede vesika olarak anılır ve kapalı zarf içinde postaya verilmesi zorunludur.
- **Kapalı zarf**: İçindeki evrakın dışarıdan okunmasını engelleyecek biçimde kapatılmış zarftır. Gizlilik ve evrakın bütünlüğü için aranan koşuldur.
- **Özel zarf**: Şekli Maliye Bakanlığınca belirlenen, tebliğ için kullanılan zarftır. Genel posta zarfından ayrıdır ve şekil bakımından bakanlık düzenlemesine bağlıdır.

### Kapalı zarf esası: hangi şartlar aranır?

- Tebliğ, posta yoluyla yapılacaksa tebliğ evrakının kapalı bir zarf içinde postaya verilmesi gerekir.
- Kullanılan zarfın şekli Maliye Bakanlığınca tespit edilmiş özel zarf olmalıdır.
- Evrak, tebliği yapacak merciin, Maliye Bakanlığının belirlediği şekle uygun zarfa konulmadan postaya verilmemelidir.

### Kapalı zarf esası: hangi sonuçları doğurur?

- Tebliğ evrakı kapalı zarf içinde ve bakanlıkça belirlenen özel zarfla postaya verilirse, gönderim maddenin şekil koşulunu karşılar.
- Evrak kapalı zarf dışında veya şekle uygun olmayan zarfla gönderilirse, şekil koşulu gerçekleşmez ve tebliğin usulüne uygunluğu tartışmalı hale gelir.
- Maddenin şekil hükmü tebligat usulüne ilişkin emredici bir kuraldır; bu nedenle tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.

### Kapalı zarf ile açık gönderim arasındaki fark nedir?

- Tebliğ evrakı kapalı zarf içinde postaya verilir.
- Açık biçimde ya da zarfsız gönderilen evrak, bu maddenin öngördüğü gönderim biçimine uymaz.

Sonuç: Maddenin öngördüğü biçime uyulmadan yapılan posta gönderimi, usule uygun posta tebliği sayılmaz; bu durum usulsüzlük tartışması doğurur.

### Özel zarf ile genel posta zarfı arasındaki fark nedir?

- Tebliğde kullanılacak zarf, şekli Maliye Bakanlığınca belirlenen özel zarftır.
- Bakanlıkça belirlenmemiş genel zarf, bu maddenin aradığı şekli taşımaz.

Sonuç: Şekle uygun olmayan zarfla yapılan gönderim, madde bakımından eksik sayılır.

### Kapalı zarf esası: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Posta ile yapılan tebliğde zarfın kapalı olup olmadığını kontrol etmeden tebliğ tarihini kabul etmek.
- Genel posta zarfının Maliye Bakanlığınca belirlenmiş özel zarf yerine geçebileceğini varsaymak.
- Bu maddedeki şekil kuralını tebliğ tarihi ya da tebliğin hüküm doğurma anı kurallarıyla karıştırmak.
- Tebligatın kimlere ve hangi adrese yapılacağı sorusunu bu madde üzerinden cevaplamaya çalışmak; bu sorular m.93 ve devamı hükümlerinde yanıtlanır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tebligat usulünün şekil hükümlerine uyulup uyulmadığı, tebliğin geçerliliğini doğrudan etkiler; uygulamada tebliğ zarfının ve tebliğ evrakının şekline uyulmamasının usulsüzlük sonucu doğuracağı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024; 3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025)
- Vergi tebligatında usul hükümlerinin tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağını belirlediği ve bu hükümlerin uygulanmasının tebligatın geçerliliği bakımından önem taşıdığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023; 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025; 3. Daire, 2023/2261 E., 2025/2371 K., 22.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren taraf, yani idare, tebliğin posta yoluyla ve kapalı özel zarfla yapıldığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Tebliğ evrakının zarfı ve tebliğ belgesi, gönderimin şekline ilişkin en doğrudan delildir.
- Tebliğin usulsüzlüğünü ileri süren mükellef, zarfın şeklinin uygun olmadığını ya da kapalı biçimde gönderilmediğini somut olarak ortaya koymalıdır.
- Tebliğ evrakının zarf ve belgelerinin bulunmaması durumunda, idarenin posta yoluyla usulüne uygun tebliğ yaptığını başka delillerle ispat etmesi gerekir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-93): Tebliğ esaslarını ve tebliğin nasıl yapılacağını düzenler; m.99 bu genel çerçevenin posta yoluyla yapılan tebliğe ilişkin şekil kuralıdır.
- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105): Tebliğin hüküm doğurma anını ve tebliğ tarihini düzenler; posta tebliğinde evrakın zarfla gönderilmesi bu tarihin tespitinin usulüne uygunluğuna bağlıdır.

## [VUK m.100 — Bilinen adreslere tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-100)

213 sayılı Kanun m.100, posta yoluyla yapılan tebligatta tebliğ tarihinin belirlenmesini düzenler: bilinen adrese gönderilen mektubun posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarih tebliğ tarihi sayılır. Hüküm, vergi uyuşmazlıklarında ve vergi tahsiline ilişkin tebligatlarda, bilinen adrese posta yoluyla gönderilen yazılar bakımından uygulanır. Tebligatın yapılacağı adresin seçimi (bilinen son adres, adres kayıt sistemi adresi), tebliğ memuru eliyle yapılan tebligat, elektronik tebligat, ilan yoluyla tebligat ve tebligatın usulsüzlüğünün sonuçları bu maddede düzenlenmez; bunlar 213 sayılı Kanunun 93 ila 109. maddelerinin ilgili hükümlerinde yer alır. Tebligat yapılamayan hallerde adresin meçhul sayılması ve ilan yolu da bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Bilinen adreslere tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Bilinen adres**: Tebliğ çıkaran merci veya tebligatı yapacak kişi tarafından muhatabın bulunduğu bilinen adres olarak kabul edilen yerdir. Madde metni bu adresin nasıl tespit edileceğini düzenlemez; adres seçimi tebliğ çıkaran mercinin takdirine bağlıdır.
- **Posta yoluyla tebliğ**: Tebliğ evrakının posta idaresi aracılığıyla gönderilip muhataba teslim edilmesi suretiyle yapılan tebligattır. Bu madde yalnızca mektupla yapılan posta tebligatına ilişkindir.
- **Teslim tarihi**: Posta idaresinin mektubu muhataba teslim ettiği tarihtir. Tebliğ tarihi, gönderinin çıkış veya iade tarihine değil bu teslim tarihine bağlanmıştır.

### Bilinen adreslere tebliğ: hangi şartlar aranır?

- Tebliğin bilinen adrese gönderilmiş bir mektupla yapılması gerekir; gönderinin adresi tebliğ çıkaran mercice bilinen adres olarak belirlenmiş olmalıdır.
- Mektubun posta idaresi tarafından muhatabına teslim edilmiş olması gerekir; teslim olayı gerçekleşmeden tebliğ tarihi doğmaz.
- Teslimin muhatabın kendisine ya da bu hususta yetkili kişiye yapılmış olması ve bunun posta belgesiyle ortaya konulabilmesi gerekir.

### Bilinen adreslere tebliğ: hangi sonuçları doğurur?

- Mektup bilinen adrese gönderilmiş ve posta idaresince muhatabına teslim edilmişse, tebliğ teslim tarihinde yapılmış sayılır.
- Teslim tarihi, tebliğ edilen işlemin hukuki sonuçlarının başladığı andır; bu tarihten itibaren itiraz, dava veya diğer süreler işlemeye başlar.
- Mektup muhataba teslim edilmemişse, tebliğ bu madde uyarınca gerçekleşmiş sayılmaz ve tebligatın yapılmamış olduğu kabul edilir.
- Teslim tarihi ile gerçek tebliğ fiili arasında fark bulunursa, madde metni teslim tarihini esas aldığından, muhatabın bilmemesi tebliği etkilemez.

### Posta yoluyla tebliğ ile tebliğ memuru eliyle tebliğ arasındaki fark nedir?

- Posta yoluyla tebliğde tebliğ tarihi, posta idaresinin mektubu muhataba teslim ettiği gündür.
- Tebliğ memuru eliyle yapılan tebligatta tebliğ, memurun evrakı teslim veya bırakma işlemiyle gerçekleşir ve bu madde kapsamına girmez.

Sonuç: Hangi usulle tebligat yapıldığına göre tebliğ tarihinin belirlenme ölçütü değişir; posta tebligatında teslim tarihi, memur tebligatında ise memurun işlemi esas alınır.

### Bilinen adrese posta ile adres kayıt sistemi adresine tebligat arasındaki fark nedir?

- Bu maddede düzenlenen posta tebligatı bilinen adrese gönderilen mektupla yapılır.
- Adres kayıt sistemi adresine yapılan tebligat ayrı bir hükme tabidir ve bu madde kapsamında değildir.

Sonuç: Her iki adrese tebligat aynı tebliğ tarihi kuralına bağlanmaz; adres kayıt sistemine yapılan tebligatın tarihi o madde uyarınca belirlenir.

### Bilinen adreslere tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Tebliğ tarihini mektubun postaya veriliş veya çıkış tarihi olarak almak; kanun teslim tarihini esas alır.
- Muhatabın mektubu fiilen öğrendiği tarihi tebliğ tarihi saymak; madde teslim tarihine bağlar.
- Bilinen adrese posta yoluyla yapılan tebligatı adres kayıt sistemi adresine yapılan tebligatla karıştırmak; her iki usulün tarih kuralı ayrıdır.
- Teslim belgesinin eksik olmasına rağmen tebliğ tarihini kabul etmek; belgelendirme eksikliği tebligatın yokluğu sonucunu doğurabilir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme kararlarında vergi tebligatının bilgilendirme ve belgelendirme unsurlarının birlikte bulunması aranır; posta tebligatında belgelendirme, posta idaresinin teslim kaydıyla sağlanır. (3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025; 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025)
- Posta tebligatının geçerliliği, teslim belgesinin muhatap veya yetkili kişiye teslimi gösterip göstermediğine göre değerlendirilmektedir. (3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024; 3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023)
- Mahkemeler, teslim tarihinin tespitinde posta idaresinin kaydını esas almakta; muhatabın fiilen öğrenme tarihini tebliğ tarihi saymamaktadır. (İkinci Bölüm, 2013/5949 E., 12.03.2015; 3. Daire, 2025/1330 E., 2025/2932 K., 20.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın tarihini ileri süren idare, posta idaresinin teslim belgesi veya posta kaydıyla teslim tarihini ispat eder.
- Muhatap, teslim tarihinin hatalı olduğunu veya mektubun kendisine ulaşmadığını ileri sürüyorsa, bu iddiayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
- Mektubun bilinen adrese gönderildiği, gönderen tarafından adres belgesi ile gösterilir; adresin bilinen adres olduğu ispat edilmezse tebligatın geçerliliği tartışmalı hale gelir.
- Teslimin muhatap dışında bir kişiye yapılması halinde, teslim alanın muhatap adına tebellüğe yetkili olduğu idare tarafından ortaya konulmalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.93-109](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-93): Vergi tebligatının esaslarını, muhataplarını, posta ve ilan yoluyla tebliği, memur eliyle tebliği ve elektronik tebliği düzenler; m.100 bu bütünün posta tebliğine ilişkin tarih kuralıdır.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10: Bilinen en son adrese tebligat yapılmasının esasını koyar; m.100 vergi tebligatında bu adrese gönderilen posta tebligatının tarihini belirler.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21: Adres kayıt sistemindeki adrese tebligatı düzenler; m.100 kapsamındaki bilinen adres postasından ayrı bir usuldür.

## [VUK m.101 — Bilinen adresler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-101)

213 sayılı Kanun m.101, vergi tebligatında "bilinen adresleri" sayar, bu adresler arasında tebligat öncelik sırasını belirler ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine tebligatın hangi koşulda yapılacağını düzenler. Bilinen adres türleri (işyeri adresi ve yerleşim yeri adresi), tebligat yapılacak adresin seçimi ve işyerinde tebliğ yapılamadığında izlenecek yol bu maddenin konusudur. Madde gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküller bakımından uygulanır; adres kayıt sistemindeki adresin kimin için geçerli olduğu da bu çerçevede belirlenir. Tebligatın usulünü, tebligat zarfını ve meşruhatı, vergi tebliğinin tebliğ memuru tarafından yapılma biçimini, tebliğ mazbatasının düzenlenmesini ve tebliğ tarihinin hesabını düzenlemez; bunlar 213 sayılı Kanunun tebligata ilişkin diğer maddelerinde ve 7201 sayılı Tebligat Kanununda yer alır. Vergi tebliğine karşı başvuru ve dava süreleri ile tebligatın usulsüzlüğünden doğan itiraz usulü de bu maddenin kapsamı dışındadır.

### Bilinen adresler: hangi şartlar aranır?

- Tebligatın yapılacağı kişinin, bilinen adreslerden birinde (işyeri adresi veya tespit edilen işyeri adresi) bulunduğunun belirlenmesi gerekir; bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son bildirilen ya da bu makamca tespit edilen adres esas alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.
- İşyeri adresinde tebliğ yapılacak kişinin bu adreste bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış sayılması hâllerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
- Yukarıdaki hâllerden biri gerçekleştiğinde tebligatın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılabilmesi için muhatabın türüne göre doğru kişinin belirlenmesi gerekir: gerçek kişide kendisi, tüzel kişide başkan, müdür veya kanuni temsilcilerden biri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden biri.
- Muhatabın hiçbir işyeri adresi bulunmuyorsa tebligat doğrudan adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılır; bu hâlde işyeri adresine ilk tebligat çıkarılması aranmaz.

### Bilinen adresler: hangi sonuçları doğurur?

- Tebligat, tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son bildirilen veya bu makamca tespit edilen işyeri adresine öncelikle yapılır.
- İşyeri adresinde tebliğ yapılamaz hâle gelirse (muhatabın bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış sayılması) tebligat adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılır ve bu adrese tebliğ, kişinin türüne göre belirlenen muhataba çıkarılır.
- İşyeri adresinde tebliğ yapılamadığı hâlde tebligat, yerleşim yeri adresi dışında bir adrese yapılamaz; dolayısıyla bu sırayı bozan tebligat usulsüz olur.
- Muhatabın işyeri adresi bulunmadığında tebligat doğrudan yerleşim yeri adresine yapılır.
- Adres kayıt sistemindeki adres, birinci fıkranın (1) ve (2) bentlerindeki işyeri adreslerinin yerini almaz; yalnızca bunlar kullanılamadığında devreye girer.
- Kanunun bu maddesi, tebligatın işyeri adresinde tebliğ yapılabilmesi hâlinde yerleşim yeri adresine tebligat yapılmasına izin vermez.

### İşyeri adresi ile adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi arasındaki fark nedir?

- İşyeri adresi, mükellefin bildirdiği veya tespit edilen adrestir ve tebligatın öncelikle yapılacağı adrestir.
- Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi, mükellefin ikametgâh bilgisine dayanan üçüncü bilinen adrestir ve ikinci sırada kullanılır.

Sonuç: İşyeri adresinde tebligat yapılabilirse yerleşim yeri adresi kullanılamaz. İşyeri adresinde tebliğ yapılamadığında veya işyeri adresi yoksa yerleşim yeri adresine geçilebilir.

### Gerçek kişi ile tüzel kişi ve tüzel kişiliği olmayan teşekkül arasındaki fark nedir?

- Gerçek kişide yerleşim yeri adresine tebligat, doğrudan kendisine yapılır.
- Tüzel kişi ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülde tebligat, başkan, müdür, kanuni temsilci veya bunları idare edenlere yapılır.

Sonuç: Tüzel kişi için tebligat muhatabı, yerleşim yeri adresindeki temsilci üzerinden belirlenir; gerçek kişiye yapılacak tebliğin muhatabı doğrudan kişinin kendisidir.

### Madde 101 birinci fıkra (işyeri adresi var) ile madde 101 dördüncü fıkra (işyeri adresi yok) arasındaki fark nedir?

- Muhatabın bilinen işyeri adresi bulunduğu hâlde öncelikle bu adrese tebligat yapılır.
- İşyeri adresi bulunmayan muhataba tebligat doğrudan yerleşim yeri adresine yapılır.

Sonuç: İşyeri adresi varken doğrudan yerleşim yeri adresine tebligat yapılması usulsüzdür; işyeri adresi yoksa ara adım aranmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tebligat yapılacak adresin belirlenmesinde, tebligatı çıkaran makamın işyeri adresinin tebliğe elverişli olup olmadığını takdir ettiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/476 E., 2024/1018 K., 13.11.2024; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1435 E., 2022/1384 K., 16.11.2022; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1464 E., 2022/1411 K., 16.11.2022)
- İşyeri adresi bulunan muhatap için adres kayıt sistemindeki adrese doğrudan tebligat çıkarılmasının sakat olduğu ve tebligatın usulsüz sayıldığı kabul edilmektedir. (7. Daire, 2018/677 E., 2021/5786 K., 20.12.2021)
- Tüzel kişiler için tebligatın, şirket adına kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde denenmeden ilanen yapılmasının kanuna aykırı olduğu kabul edilmektedir. (7. Daire, 2018/677 E., 2021/5786 K., 20.12.2021)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebligatın usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare veya tebligatı çıkaran makam, işyeri adresinin tebliğe elverişli olmadığını veya tebliğin orada yapılamadığını ilgili belgelerle ortaya koymalıdır.
- İşyeri adresinin mükellef tarafından bildirildiği ya da yoklama fişi ya da ilgilinin imzalı tutanağıyla tespit edildiği, bildirim kayıtları ve tutanaklar ile ispatlanır.
- Tebligatın işyerinde yapılamadığı, işin bırakıldığı veya işin bırakılmış sayıldığı iddiası, tebliğ mazbatası ve tebliğ memurunun düzenlediği belgelerle ispatlanır.
- Muhatap, işyeri adresinin tebliğe elverişli olduğunu veya tebligatın orada yapılabildiğini ileri sürerek usulsüzlük iddiasında bulunursa, bu iddiasını kendisi ispatlar.
- Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin tebligat adresi olarak kullanıldığı hâlde, bu adresin mükellefin gerçek yerleşim yeri olmadığı iddiası ileri sürülürse, bunu iddia eden taraf kayıtlarla ispat yükü altındadır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.107/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107a): Vergilendirmeye ilişkin vesikaların hangi yöntem ve kurallarla tebliğ edileceğini düzenler; bu maddedeki bilinen adreslerin tebligatta kullanımı bu düzenlemeyle birlikte değerlendirilir.
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu: Madde 101 birinci fıkra üçüncü bentte atıf yaptığı adres kayıt sisteminin dayanağıdır; yerleşim yeri adresinin kaynağını oluşturur.

## [VUK m.102 — Tebliğ evrakının teslimi](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-102)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi, vergi ve diğer alacaklara ilişkin tebligatın posta yoluyla yapılmasında tebellüğ, imza yerine parmak izi, tebellüğden imtina, adreste bulunamama ve adres kayıt sistemindeki adrese tebligat hallerinde izlenecek usulü ve tebliğ tarihini düzenler. Maddenin uygulanması, Vergi Usul Kanunu kapsamındaki tebligatlar ile bu tebligatların posta memuru eliyle yapıldığı hallerde söz konusudur. Tebligatın hangi adrese çıkarılacağını (m.101), tebliğ mazbatasının ve tebligatın tebellüğ ehliyetini (m.102 dışındaki hükümler), tebligatın tüzel kişilere ve tebellüğe yetkili kişilere yapılmasını düzenlemez; bu konular ilgili maddelerde yer alır. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin uygulandığı icra ve diğer yargı tebligatları ile vergi dışı alacaklara ilişkin tebligatlar da bu maddenin kapsamında değildir. Tebligat usulsüzlüğünün dava yoluyla ileri sürülmesi ve dava süreleri de bu maddede düzenlenmez.

### Tebliğ evrakının teslimi: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Tebellüğ**: Tebliğ evrakının muhataba ya da muhatap adına almaya yetkili kişiye teslim edilerek alındının imzalanmasıdır. Muhatabın imza edememesi halinde sol elin başparmağının bastırılması da tebellüğ yerine geçer.
- **Tebellüğden imtina**: Muhatabın, adreste bulunmasına rağmen tebliğ evrakını almayı reddetmesidir. Bu hal adreste bulunamama halinden ayrı bir durum olarak düzenlenmiştir.
- **Adreste bulunamama**: Tebliğ yapılacak kişinin ya da tebellüğe yetkili kişinin tebligat adresinde bulunmamasıdır. Adresten geçici ayrılma da bu kapsamdadır.
- **Tebliğ alındısı**: Posta memurunun tebliğ edilen ya da iade edilen evrak için düzenlediği, tarih ve imza içeren belgedir. Tebligatın belgelendirilmesi bu belge ile sağlanır.
- **Pusula**: Tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceğini gösteren şerhi taşıyan kâğıttır. Kapıya yapıştırılmasıyla tebliğ ilgili sürelerde ya da tarihte sonuç doğurur.
- **Adres kayıt sistemi**: Kişinin ikametgâh bilgilerinin tutulduğu sistemdir. Muhatap bu adreste oturmasa ya da adresten sürekli ayrılmış olsa da, tebligatın bu adrese yapılması mümkündür.

### Tebliğ evrakının teslimi: hangi şartlar aranır?

- Tebliğ evrakının posta memuru tarafından muhataba verilmesi ve tebliğ alındısına tarih ve imza konularak durumun tespit edilmesi gerekir.
- Muhatap imza edemeyecek durumdaysa sol elin başparmağının bastırılmasıyla tebellüğ sağlanmalıdır.
- Muhatap tebellüğden imtina ettiğinde, iade edilebileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırılması gerekir; tebliğ pusulanın yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
- Madde 101/1 (1) ve (2) bentlerindeki işyeri adreslerine tebliğde muhatabın adreste bulunamaması halinde, evrakın posta memuru tarafından tebliğ alındısıyla birlikte gönderen idareye iade edilmesi gerekir; bu hâlde m.101/3 uyarınca işlem yapılır.
- Madde 101/1 (3) bendindeki adrese tebliğde muhatabın adreste bulunamaması halinde, evrakın iade edilmesi ve tebliği çıkaran merciin münasip bir süre tayin ederek yeniden tebliğ çıkarması gerekir.
- İkinci tebliğ de aynı sebeple yapılamazsa, gönderen idareden alınabileceğini gösteren pusula kapıya yapıştırılmalı ve evrak iade edilmelidir.
- Pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde muhatabın evrakı alması halinde tebliğ alındığı günde, alınmaması halinde on beşinci günde yapılmış sayılır.

### Tebliğ evrakının teslimi: hangi sonuçları doğurur?

- Muhatap evrakı alırsa tebligat posta memuru ve muhatap tarafından imza ile belgelendirilmiş olarak tamamlanır.
- Muhatap imza edemezse sol elin başparmağı bastırılarak tebellüğ tamamlanır.
- Tebellüğden imtina halinde tebliğ pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
- İşyeri adreslerinde (m.101/1 (1)-(2)) bulunamama halinde tebliğ yapılmaz; evrak iade edilir ve m.101/3 hükmüne göre işlem yapılır.
- Bulunamama, adresten geçici ayrılmayı da kapsar.
- (3) bendindeki adreste ilk bulunamamada yeniden tebliğ çıkarılır; ikinci bulunamamada pusula usulü uygulanır ve on beş gün sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
- Tebliğ alındısında gerekli şerh ve imza bulunmazsa usulsüzlük doğar; bu durumda tebligat geçerli sayılmaz.

### Tebellüğ ile tebellüğden imtina arasındaki fark nedir?

- Muhatap ya da yetkili kişi evrakı teslim alır ve alındıyı imzalar ya da parmak izi verir.
- Muhatap adreste bulunmasına rağmen evrakı almaktan kaçınır.

Sonuç: İmtina halinde evrak kapıya pusulayla yapıştırılır ve tebliğ pusulanın yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır; ayrı bir süre beklenmez.

### Madde 101/1 (1)-(2) adresleri ile (3) adresi arasındaki fark nedir?

- İşyeri adreslerine yapılan tebliğde adreste bulunamama halinde evrak posta memuru tarafından iade edilir ve m.101/3 uygulanır.
- Madde 101/1 (3) bendindeki adrese yapılan tebliğde adreste bulunamama halinde evrak iade edilir ve tebliği çıkaran merci münasip süre sonra yeniden tebliğ çıkarır.

Sonuç: Yeniden tebliğ yapılması ve ikinci başarısızlıkta pusula usulü yalnız (3) bendindeki adrese özgü işletilir; (1)-(2) bentlerinde yeniden tebliğ aşamasına geçilmez.

### Birinci tebliğ ile ikinci tebliğ (üç bentli adres) arasındaki fark nedir?

- İlk tebliğde adreste bulunamama tespit edilir ve evrak iade edilir.
- İkinci tebliğde yine adreste bulunamama tespit edilirse pusula usulü uygulanır.

Sonuç: Pusulanın yapıştırıldığı tarihten on beş gün sonra tebliğ yapılmış sayılır.

### Tebliğ evrakının teslimi: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Adreste bulunamama halinde tebliği doğrudan pusula ile yapmak; oysa (3) bendinde önce yeniden tebliğ çıkarılması gerekir.
- On beş günlük süreyi pusulanın yapıştırıldığı tarih yerine tebliğ alındısı tarihinden saymak.
- Tebellüğden imtinada on beş gün beklemek; imtinada tebliğ pusulanın yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
- Madde 101/1 (1)-(2) adreslerindeki bulunamamada (3) bendi usulünü, yani yeniden tebliği uygulamak.
- Tebliğ alındısına şerh yazılmadan ve imza alınmadan tebliğin geçerli olduğunu kabul etmek.
- Sol elin başparmağı yerine başka bir parmağın kullanılmasını yeterli saymak; bu hâlde tebellüğ usulüne uygun sayılmaz.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Tebliğ alındısına yazılmayan adres tespitlerinin usule uygun yapılmadığı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1611 E., 2025/401 K., 21.05.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025)
- Yapıştırılan pusulanın usulüne uygun olmadığı durumda tebligatın usulsüz sayılacağı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/526 E., 2024/991 K., 13.11.2024)
- Adres araştırmasının ilgili dönemde gösterilen adresin mükellefin MERNİS adresi olduğunu ortaya koyması hâlinde tebliğ tarihinin ilgili pusula tarihi olarak alınmasında hukuka aykırılık görülmediği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/322 E., 2024/992 K., 13.11.2024)
- Adrese ilk ve ikinci gidişte adresin kapalı olduğunun tespit edilmesi hâlinde 102/5 uyarınca pusula ve on beş günlük sürenin uygulanabileceği kabul edilmektedir. (7. Daire, 2023/1328 E., 2025/1257 K., 20.03.2025)
- Dava süresinin tebliğ evrakına muttali olunan tarihten başlatılması gerektiği, usulsüz tebliğ hâlinde tebliğ tarihinin kabul edilmediği kabul edilmektedir. (7. Daire, 2023/1654 E., 2025/2047 K., 28.05.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/526 E., 2024/991 K., 13.11.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare, tebliğ alındısı ve posta memurunun şerh ve imzasıyla ispat yükü altındadır.
- Mükellef, adresinin MERNİS ya da adres kayıt sistemindeki adres olmadığını ya da tebliğ tarihinde adreste bulunduğunu ileri sürerek karşı delil sunabilir.
- Pusula usulünün işletildiğini idare, pusulanın kapıya yapıştırıldığını ve ikinci tebliğin de başarısız olduğunu belgelerle göstermek zorundadır.
- Tebliğ tarihi hesaplanırken pusula tarihinin esas alınması, idarenin gösterdiği tarihin doğruluğunun belgeye dayanmasını gerektirir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.101](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-101): Tebliğin hangi adreslere çıkarılacağını belirler; m.102'nin bulunamama ve pusula hükümleri bu adreslere göre ayrılır.
- 213 sayılı Kanun m.101/3: Işyeri adreslerinde bulunamama halinde m.102 atıfla bu fıkraya göre işlem yapılmasını öngörür.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.21: Vergi dışı tebligatlarda uygulanan ve bu maddeye benzer yapıdaki haber verme ve pusula düzenidir; 213 sayılı Kanun'un tebligat usulünden ayrıdır, karşılaştırma için dikkate alınır.

## [VUK m.103 — Tebliğin ilanla yapılacağı haller](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-103)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 103. maddesi, vergi tebligatının ilan yoluyla yapılabileceği halleri sayar: muhatabın bilinen adresinin bulunmaması, bilinen adreslerde tebligat yapılamaması ve adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunmaması, yabancı memleketlerde tebligat imkânının bulunmaması ve başkaca nedenlerle tebligat yapılamaması. Madde, ilan yoluyla tebligatın hangi hallerde başvurulabilir olduğunu düzenler; ilanın nasıl yapılacağını, ilan tarihini ve ilanın usulünü düzenlemez. Tebligatın genel usulü (m.101), bilinen adreste tebliğ ve adres kayıt sistemi kuralları (m.101 ve m.102 ile birlikte okunur), ilanın usulü, ilan tarihi ve usulsüz tebliğin sonucu ayrı maddelerde düzenlenmiştir ve bu maddenin kapsamı dışındadır. Madde yalnızca Vergi Usul Kanunu kapsamındaki tebligatlar bakımından uygulanır.

### Tebliğin ilanla yapılacağı haller: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlan yoluyla tebliğ**: Tebliğ evrakının muhatabın kişisel olarak alınmasına değil, basın ve elektronik ortamda ilan edilmesine dayanan tebligat şeklidir. Madde 103 uyarınca ancak sayılan hallerde başvurulabilir ve son çare niteliğindedir.
- **Bilinen adres**: Muhatabın 101. madde kapsamında tebligat için bilinen adresidir. Bilinen adres bulunmaması ilan yoluyla tebliğin birinci halidir.
- **Adres kayıt sistemi**: Muhatabın kayıtlı adresinin tutulduğu sistemdir. Bilinen adreste tebliğ yapılamadığında bu sistemde kayıtlı bir adres bulunmaması ikinci halidir.
- **Başkaca nedenler**: Birinci üç halde sayılmayan, tebligatın yapılmasını fiilen olanaksız kılan diğer sebeplerdir. Bu hal dört numaralı bentte düzenlenmiştir ve genel bir kapanış hükmü işlevi görür.

### Tebliğin ilanla yapılacağı haller: hangi şartlar aranır?

- Tebliğin, 101. maddeye göre bilinen bir adrese yapılması mümkün olmamalıdır (1. bent) ya da muhatabın bilinen adresi hiç bulunmamalıdır.
- Bilinen adreste (101/1 (1) ve (2) bentleri) tebliğ yapılamamış olmalı ve muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi de bulunmamalıdır (2. bent).
- Muhataba yabancı memlekette tebligat yapılmasına imkân bulunmamalıdır (3. bent).
- Yukarıdaki hallerden biri değilse de tebliğin yapılmasına başkaca bir nedenle imkân bulunmamalıdır (4. bent).
- İlan yoluyla tebliğe karar verilebilmesi için yukarıdaki hallerden en az birinin gerçekleşmiş olması gerekir; bu haller yalnız maddede sayılanlarla sınırlıdır.

### Tebliğin ilanla yapılacağı haller: hangi sonuçları doğurur?

- Maddede sayılan hallerden biri gerçekleşirse tebliğ ilan yoluyla yapılır.
- Sayılan hallerin hiçbiri gerçekleşmezse tebliğin ilan yoluyla yapılması kanuna aykırı olur.
- Adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adres bulunan muhatap bakımından 2. bent koşulu oluşmaz ve ilan yoluna doğrudan gidilemez.
- İlan yoluyla yapılan tebliğ, usulüne uygun ilanın gerçekleşmesiyle hüküm doğurur; ilanın yapılış usulü ve tebliğ tarihi bu maddede düzenlenmemiştir.

### Bilinen adres yok ile bilinen adres var ama tebliğ yapılamıyor arasındaki fark nedir?

- Muhatabın bilinen adresi hiç yoksa (1. bent) doğrudan ilan yoluna gidilebilir.
- Bilinen adres varsa ama oraya tebliğ yapılamıyorsa (2. bent) ayrıca adres kayıt sistemine bakılır.

Sonuç: Bilinen adres bulunan ancak tebliğ yapılamayan durumda, adres kayıt sistemindeki kayıtlı adres varsa ilan yoluna gidilemez.

### Yabancı memleket ile başkaca nedenler arasındaki fark nedir?

- Muhatap yurt dışındaysa ve oraya tebligat imkânı yoksa (3. bent) ilan yoluna başvurulabilir.
- Yurt dışı dışında kalan, tebligatı fiilen engelleyen diğer nedenlerde (4. bent) başkaca neden aranır.

Sonuç: Yurt dışı bendi belirli bir durumu, dördüncü bent ise genel bir durumu kapsar; ikisi de ancak tebliğ imkânsızlığı varsa uygulanır.

### Tebliğin ilanla yapılacağı haller: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Bilinen adres veya adres kayıt sistemi kaydı varken doğrudan ilan yoluna gitmek; önce 101. ve 102. maddelerdeki adreslerin kontrol edilmemesi.
- Dördüncü bentteki "başkaca nedenler" kapsamını genişleterek, maddede sayılmayan gerekçelerle ilan yoluna başvurmak.
- Yurt dışı bendini her yurt dışı muhatap için otomatik uygulamak; yurt dışında yaşamanın tek başına adresin bilinmediği anlamına gelmediğini gözden kaçırmak.
- Muhatabın adresinde bulunmadığının tutanağa bağlanmadan ilan kararı vermek.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vergi Dava Daireleri Kurulu, ilan yoluyla tebliğin 103. maddede sayılan hallerden biri gerçekleşmeden yapılamayacağını kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/180 E., 2022/1135 K., 05.10.2022; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025)
- Kurul, 103. maddede sayılan halleri aşan başka bir sebeple ilan yoluna gidilebileceğini kabul etmemektedir; 4. bent dışındaki gerekçeler ilanı haklı kılmaz. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025)
- Muhatabın adresinde bulunmadığının tespitinin Kanun'da sayılan kişiler huzurunda tarih ve imza konularak ve ilgililere imzalattırılarak yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/1609 E., 2022/550 K., 13.04.2022; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/1610 E., 2022/551 K., 13.04.2022)
- Muhatabın adresinin bilinmediği yönündeki iddianın, ilan yoluna başvurmadan önce adres araştırmasının yapılmış olmasına bağlı olduğu kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/180 E., 2022/1135 K., 05.10.2022)

### Nasıl ispat edilir?

- İlan yoluyla tebligatın yapıldığını iddia eden idare, 103. maddedeki hallerden birinin gerçekleştiğini ispatla yükümlüdür.
- Bilinen adresin bulunmadığı ya da tebliğin orada yapılamadığı, adresin tespit için yapılan işlemlerle ve tutanakla belgelenir.
- Adres kayıt sisteminde kayıtlı adresin bulunmadığı, ilgili kayıtların celbiyle ispatlanır; bu adresin bulunduğunu ileri süren mükellef aksini gösterebilir.
- Muhatabın adresinde bulunmadığının tespiti, Kanun'da sayılan kişiler huzurunda tutanak ile belgelenmelidir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/1609 E., 2022/550 K., 13.04.2022)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.101](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-101): Tebligatın bilinen adrese yapılmasının genel kuralını koyar; 103. maddenin 1 ve 2. bentleri bu maddedeki bilinen adres ve tebliğ kurallarına bağlıdır.
- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-102): Adres kayıt sistemi ile tebligatın yapılacağı adres ilişkisini düzenler; 2. bentteki kayıtlı adres koşulu bu kurallarla birlikte okunur.

## [VUK m.104 — İlanın şekli](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-104)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesi, vergi dairesince yapılacak tebligatın ilan yoluyla yapılmasında ilanın hangi araçlarla ve hangi tutar sınırlarına göre yayımlanacağını düzenler. Düzenlenen konular; ilan yazısının asılması, muhtarlığa gönderilme, vergi veya vergi cezası tutarına göre gazete ve internet sitesinde yayım kademeleri, yabancı memlekette bulunan mükellefe posta gönderimi ve Hazine ve Maliye Bakanlığının tutarı artırma, indirme ve usul belirleme yetkisidir. Madde, Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin genel hükümlerinin uygulandığı mükellef ve sorumlu kişilere, ilan yoluyla tebliğ yapılan her vergi ve vergi cezası alacağı bakımından uygulanır. Madde, ilanen tebliğin hangi hallerde gerektiğini (m.103 ve Tebligat Kanunu m.28 çerçevesi) düzenlemez; tebligat esasları, tebliğ memuru ve adres kurallarını düzenlemez (m.102 ve m.103); ilanen tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma süresini ve dava usulünü düzenlemez (213 sayılı Kanun m.105 ve 6183 sayılı Kanun ilgili hükümleri).

### İlanın şekli: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlan yoluyla tebliğ**: Tebliğ olunacak evrakın, mükellefe doğrudan ulaştırılamaması üzerine, ilan yazısının vergi dairesinde asılması ve bu maddede gösterilen yayın araçlarında duyurulmasıyla yapılan tebligat yöntemidir. Yalnız tutar sınırına göre gazete ve internet yayımı zorunlu olur.
- **İlan yazısı**: Tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerine asılan ve ilanın asıl metnini oluşturan yazıdır. Tebliğin ilan yoluyla yapıldığını gösteren belgedir.
- **Tebliğin konusu**: Her bir vergi veya vergi cezası için ayrı ayrı hesaplanan tutardır. Birden fazla vergi veya ceza aynı yazıda yer alsa da yayım kademesi her biri için ayrı belirlenir.
- **İlan tarihi**: İlanın yapılmış sayıldığı tarihtir. Birinci fıkranın (1) numaralı bendine göre, tutar sınırının altında kalan tebliğlerde ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi kabul edilir.
- **Tutar sınırları**: Maddede yayım kademelerini belirleyen rakamlardır. Güncel tutarlar, madde metninde parantez içinde gösterilen ve 1/1/2026 tarihinden geçerli tespit edilen miktarlardır. Kanun metnindeki taban tutarlar yeniden değerleme ile artırılmıştır.
- **Yetki devri (düzenleme yetkisi)**: Hazine ve Maliye Bakanlığının, birinci fıkranın (4) numaralı bendindeki tutarı on katına kadar artırma, sıfıra kadar indirme ve duyurunun usul ve esaslarını belirleme yetkisidir.

### İlanın şekli: hangi şartlar aranır?

- İlan yoluyla tebliğ yapılabilmesi için tebliğ olunacak evrakın mükellefe bu yöntemle ulaştırılması gerektiğini gösteren bir önceki tebligat yolunun başarısız olmuş olması gerekir.
- İlan yazısının, tebliği yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerine asılması ve tutar sınırının altında kalan tebliğlerde ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci günün ilan tarihi olarak esas alınması gerekir.
- Tebliğ konusu her bir vergi veya vergi cezası için ayrı ayrı hesaplanan tutar, birinci fıkranın (1) numaralı bendindeki alt sınıra eşit ya da bu tutarı aşıyorsa ilanın (3) numaralı bende göre gazete ve internet sitesinde yayımlanması gerekir.
- Tutar üst sınırı aşıyorsa ilanın Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ve bir internet haber sitesinde ayrıca yapılması gerekir.
- Ayrı ayrı tutarı üç milyon liranın üzerinde olmayan ve birmilyar liradan az olan tebliğ konularında ilan ayrıca yayımlanmaz; yalnızca asma ve onbeşinci gün kuralı uygulanır.
- Mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa ilan yazısının bir suretinin gönderilmesi gerekir.
- Yabancı memlekette bulunan mükellef için tebliğ olunacak evrakın örneklerinin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilmesi gerekir.

### İlanın şekli: hangi sonuçları doğurur?

- Tebliğ konusu tutar her biri için ayrı ayrı birmilyar liranın (güncel 30.000 TL) altındaysa, ilan yazısının askıya çıkarıldığı tarihi izleyen onbeşinci gün ilan tarihi sayılır ve gazete yayımı yapılmaz.
- Tebliğ konusu tutar birmilyar lira ile yüzmilyar lira arasındaysa, yerel gazete ve internet haber sitesinde yayım yapılır; ayrıca ilan yazısı asılır ve muhtarlığa bir sureti gönderilir.
- Tebliğ konusu tutar yüzmilyar lirayı aşıyorsa, Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden biri ve internet haber sitesinde ayrıca yayım yapılır.
- Birinci fıkranın (4) numaralı bendindeki tutarı aşan tebliğlerde, ilanın resmi internet sitesinde duyurulması isteğe bağlıdır.
- Yabancı memlekette bulunan mükellefe, tebliğ olunacak evrakın örnekleri bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, birinci fıkranın (4) numaralı bendindeki tutarı on katına kadar artırabilir veya sıfıra kadar indirebilir ve duyurunun kapsamı, şekli, zamanı, süresi ile uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir.
- Asma ve muhtarlığa gönderme işlemleri yerine getirilmeden yapılan ilanın usule uygun tebliğ sayılamayacağı, uygulamada kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1286 E., 2025/409 K., 21.05.2025)

### Tutarı az olan tebliğ ile tutarı yüksek tebliğ arasındaki fark nedir?

- Her biri için ayrı ayrı birmilyar liradan (güncel tutarla 30.000 TL) az vergi veya vergi cezasına ilişkin tebliğ, yalnız asma ve onbeşinci gün kuralına bağlanır.
- Birmilyar lira ve üzeri tutarlı tebliğde, gazete ve internet sitesinde yayımlama zorunludur.

Sonuç: Düşük tutarda gazete yayımı yapılmaz; ilan tarihi, askıya çıkarılıştan onbeşinci gündür. Yüksek tutarda ise yayım zorunludur.

### Yerel yayım ile türkiye genelinde yayım arasındaki fark nedir?

- Birmilyar ila yüzmilyar lira arasındaki (güncel 30.000-3.000.000 TL) tutarlarda ilan, vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazete ve bir internet haber sitesinde yayımlanır.
- Yüzmilyar lirayı (güncel 3.000.000 TL ve üzeri) aşan tutarlarda ilan, Türkiye genelinde yayın yapan günlük gazetelerden birinde ve bir internet haber sitesinde ayrıca yapılır.

Sonuç: Tutarın büyüklüğüne göre yayım alanı yereldan ulusal ölçeğe genişler.

### Birinci fıkranın (4) numaralı bendi ile asma ve gazete yayımı arasındaki fark nedir?

- Dördüncü bentte yer alan tutarı (güncel 3.600 (30.000) TL) aşan tebliğ konularında ilan, ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığının veya ilgili idarenin resmi internet sitesinde duyurulabilir.
- Üçüncü bentteki gazete ve internet yayımı, zorunlu nitelikte uygulanır.

Sonuç: Dördüncü bentteki duyuru isteğe bağlıdır ('duyurulabilir' ifadesi); gazete yayımı ise tutara bağlı olarak zorunludur.

### Kanun metni tutarı ile güncel tutar arasındaki fark nedir?

- Kanunda yazılı taban tutarlar (birmilyar, yüzmilyar ve 3.600 lira) metinde kanuni değerleri gösterir.
- Metindeki parantez içindeki tutarlar, 588 Sıra No.lu Tebliğ ile 1/1/2026 tarihinden geçerli olarak belirlenen güncel miktarlardır.

Sonuç: Uygulamada güncel tutar esas alınır; taban tutar yalnız kanuni dayanağı gösterir.

### İlanın şekli: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Güncel tutarı yerine kanundaki taban tutarı esas almak; parantez içindeki 30.000 TL ve 3.000.000 TL gibi güncel rakamlar yerine birmilyar ve yüzmilyar lirayı uygulamak.
- Birinci fıkranın (4) numaralı bendindeki duyuruyu zorunlu saymak; metin 'duyurulabilir' dediği için bu duyuru isteğe bağlıdır.
- Tutar kademelerini birlikte uygulamak; her bir vergi veya vergi cezasının tutarı ayrı ayrı hesaplanır, toplam tutar üzerinden kademe belirlemek hatalıdır.
- Düşük tutarlı tebliğde gazete yayımını aramak; bu durumda ilan tarihi onbeşinci gün kuralıyla belirlenir ve gazete yayımı yapılmaz.
- Yayım yerini yanlış belirlemek; tutar birmilyar ila yüzmilyar arasındaysa yayın yerel, yüzmilyarı aşıyorsa ulusal olmalıdır.
- Yabancı memlekette bulunan mükellefe posta gönderimini unutmak; bu, ilanın yanında ayrıca yapılması gereken bir işlemdir.
- Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkisini kullanılmış saymak için yetkili kurumun düzenleme yapıp yapmadığına bakmamak; yetki, tutarı artırma veya indirme ile usul belirleme ile sınırlıdır.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vergi Dava Daireleri Kurulu, ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun yapılıp yapılmadığının ayrıca incelenmesi gerektiğini kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1286 E., 2025/409 K., 21.05.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/457 E., 2025/283 K., 09.04.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/615 E., 2025/284 K., 09.04.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/436 E., 2025/277 K., 09.04.2025)
- Ödeme emrinin ilanen tebliğ edildiği hallerde, 104. maddeye uygun ilan yapılmadan tebligat sonucu doğmuş sayılmamaktadır; ilanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı dava konusu olduğunda mahkemece değerlendirilir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/283 E., 2025/282 K., 09.04.2025)
- Tebliğin usulüne uygun ilan yoluyla yapılması, sorumlu ortağın ya da kanuni temsilcinin tahsilat açısından takibine ilişkin uyuşmazlıkta sonucu etkiler. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1286 E., 2025/409 K., 21.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- İlanen tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren kamu idaresi, ilan yazısının vergi dairesinde asıldığını ve tutara uygun gazete yayımının yapıldığını belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- İlan yazısının askıya çıkarıldığı tarih, tebligat işlemine ilişkin tutanak ve asma kaydıyla ispatlanır; onbeşinci gün hesabı bu tarihe bağlanır.
- Gazete yayımının tutar kademesine uygun yapıldığı, ilgili gazetenin tiraj ve yayın alanı ile belirlenir; yayım yerindeki kademe ihlali karşı tarafça ileri sürülür.
- Muhtarlığa suret gönderildiğini ileri süren idare bu gönderiyi belgelemekle yükümlüdür; yabancı memleketteki mükellef için posta gönderisinin dekont veya posta makbuzuyla ispatı gerekir.
- Mükellef, ilanın usulsüz olduğunu ileri sürdüğünde, asma veya yayım eksikliğini iddia ederek karşı ispat yükü altına girer.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105): Maddenin usulünce yapılan ilanın devamında, ilanen tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açma süresi ve usulüne ilişkin hükümleri içerir; m.104'e uygun ilanın sonucunu tamamlar.
- 6183 sayılı Kanun: Amme alacaklarının tahsilinde ödeme emri, ilanen tebliğ ve dava süreleri bakımından ilgili hükümlerle birlikte uygulanır; m.104'teki ilan usulü bu çerçevede kullanılır.
- [213 sayılı Kanun m.103](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-103): İlan yoluyla tebliğin hangi hallerde gerektiğini belirleyen temel tebligat kurallarını düzenler; m.104 ancak bu koşullar oluştuğunda uygulanır.
- [213 sayılı Kanun m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-102): Tebliğin genel usullerini düzenler; ilan yoluyla tebliğ, bu genel usullerin başarısızlığından sonra başvurulan yoldur.

## [VUK m.105 — İlanın muhteviyatı](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 105. maddesi, adresi tespit edilemeyen veya tebligat yapılamayan muhataplara ilan yoluyla yapılacak tebligatta ilanda yer alacak ihtarları düzenler; ilan tarihinden itibaren bir aylık müracaat süresini ve muhatabın açık adresini bildirme yollarını ve ilanla yapılacak sonraki tebligatların sürelerle kayıtlı olacağını kapsar. Kural, vergi, resim ve harçlara ilişkin tebliğ işlemlerinde ilan yoluyla tebliğ yapılan muhataplar bakımından uygulanır. Madde, ilanın hangi koşullarda yapılacağını (m.103 ve m.104 kapsamında adres araştırması ve ilan usulü) düzenlemez. İlanın içeriğinin ve yapılış şeklinin ayrıntıları, tebligatın ilan dışı yollarla yapılması, süreli tebligatın şartları ve tebligat yerine geçen işlemler de bu maddede yer almaz; bunlar ilgili diğer maddelerde düzenlenmiştir.

### İlanın muhteviyatı: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlan yoluyla tebliğ**: Tebliğ yapılacak muhatabın adresinin bulunamaması nedeniyle tebligatın ilanen yapılmasıdır. Bu maddenin uygulanabilmesi için önceki tebligat yollarının denenmiş olması gerekir.
- **İhtar**: İlanda muhataplara bildirilen, belirli bir süre içinde yapılması gereken işlemin ve bu işlemin yapılmamasının sonucunu gösteren uyarıdır. Madde, ilanın muhatabı bu yükümlülükler konusunda uyarması anlamına gelir.
- **Açık adres**: Muhatabın tebligat yapılabileceği gerçek ve güncel yerleşim yeridir. Muhatap bu adresi bildirerek ilan yoluyla tebligattan kaçınabilir.
- **Süreli kayıtlı tebliğ**: Muhatap adres bildirmediğinde ya da ilana rağmen müracaat etmediğinde kendisine yapılacak tebliğin, belirli bir sürenin geçmesiyle ve kayıtlı olarak yapılacağı ihtarıdır.
- **Bizzat veya bilvekale müracaat**: Muhatabın ya da onun yerine yetkili bir kişinin ilanı yapan makama fiilen başvurmasıdır. Yazılı bildirim yerine geçen yüz yüze işlemdir.

### İlanın muhteviyatı: hangi şartlar aranır?

- İlan yoluyla tebligatın, 213 sayılı Kanun'un 103 ve 104. maddelerinde öngörülen önceki usullerle tebliğin yapılamamış olması şarttır.
- İlanda muhatabın adının (tüzel kişilerde unvanının) ve tebliğin ilgili olduğu vergilerin gösterilmesi gerekir.
- İlanda muhataplara, ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat edilmesi ya da taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerinin bildirilmesi gerektiği ihtar edilmelidir.
- İlanda muhataplara kendilerine süreli kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı ihtar edilmelidir.
- Muhatabın bir ay içinde bu yollardan birini kullanmaması, ilanın hukuki etkisini sonraki tebligatlar bakımından doğurur.

### İlanın muhteviyatı: hangi sonuçları doğurur?

- Muhatap ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat ederse, bu müracaat ilanla yapılacak tebligatın sonraki aşamalarında dikkate alınır.
- Muhatap bir ay içinde taahhütlü mektup veya telgrafla açık adresini bildirirse, sonraki tebligatlar bu adrese yapılır.
- Muhatap bir ay içinde müracaat etmez ve adres bildirmezse, kendisine süreli kayıtlı resmi tebliğ yapılır; bu tebligat ilan yoluyla yapılan tebliğin devamı niteliğindedir.
- İlanda bu ihtarlara yer verilmemişse, ilanın usule uygun yapılmadığı ileri sürülebilir ve tebliğin hukuki sonucu tartışmalı hale gelir.
- Ancak m.105 ihtarları ilanın kendisi değil, muhatabın yükümlülüklerini bildiren içeriktir; ihtarın yapılmış olması tek başına ilanın geçerliliğini garanti etmez, ilanın m.103-104 şartlarına uygun yapılması da gerekir.

### Bizzat müracaat ile bilvekale müracaat arasındaki fark nedir?

- Muhatabın ilanı yapan makama kendisi gelerek başvurması bizzat müracaattır.
- Muhatabın yetkilendirdiği bir kişi aracılığıyla başvurması bilvekale müracaattır.

Sonuç: Her iki yol da bir ay içinde yapıldığında adres bildirimi yerine geçer; yetkisiz vekille yapılan başvuru bu sonucu doğurmaz.

### Adres bildirimi ile yüzyüze müracaat arasındaki fark nedir?

- Taahhütlü mektup veya telgrafla açık adres bildirimi, muhatabın uzaktan yaptığı bildirimdir.
- Makama fiilen gelerek müracaat, yüz yüze başvurudur.

Sonuç: Her iki yol da bir aylık süre içinde kullanılabilir ve ikisi de ilanın amacına ulaşmasını sağlar; biri seçildiğinde diğerine gerek kalmaz.

### Müracaat süresi içinde işlem ile süre geçtikten sonra işlem arasındaki fark nedir?

- Bir ay içinde müracaat veya adres bildirimi yapılırsa muhatap adres bildirmiş sayılır ve sonraki tebligatlar bu adrese yapılır.
- Bir ay geçtikten sonra başvuran muhatap, süre dışı kalır.

Sonuç: Süre içinde yapılmayan bildirim, ilanla yapılacak tebligatların süreli kayıtlı tebliğ yoluyla yapılmasına engel olmaz.

### Adres bildirimi ile ilanın ihtarı ile ilanın asıl işlevi arasındaki fark nedir?

- Madde, ilanın muhataba ihtarda bulunmasını ve yükümlülük bildirmesini düzenler.
- İlanın kendisi, adresi tespit edilemeyen muhatabın tebliğ edilebilmesi için yapılan son çaredir.

Sonuç: İhtar eksikse ilanın bu maddeye uygun olup olmadığı tartışılabilir; bu husus sonucu etkiler.

### İlanın muhteviyatı: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlanda m.105 ihtarlarını yazmamak ya da eksik yazmak; ihtarlar ilanın zorunlu içeriğidir ve eksikliği ilanın usulsüzlüğü sonucunu doğurur.
- Bir aylık süreyi ilan tarihinden değil, muhatabın ilanı öğrendiği tarihten saymak; madde süreyi ilan tarihinden başlatır.
- Bir aylık süreyi geçen müracaatı hâlâ hukuken geçerli saymak; süre dışında kalan bildirim, süreli kayıtlı tebliğin yapılmasına engel değildir.
- Yetkisiz bir kişinin bilvekale müracaatını muhatabın müracaatı gibi değerlendirmek; bilvekalet yetkisinin belgelenmesi gerekir.
- İlan yoluyla tebliği, m.103-104 koşullarının yerine getirilmeden doğrudan m.105'e dayanarak yapmak; m.105 önceki aşamalardan sonra gelen bir hükümdür.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Vergi Dava Daireleri Kurulu, ilan yoluyla tebligatın ancak önceki aşamaların tamamlanmasından sonra yapılabileceğini ve 213 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddelerindeki usule uygun yapılması gerektiğini kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, adresi bulunamayan mükellefe ihbarnamelerin 213 sayılı Kanun'un 103 ila 106. maddeleri uyarınca ilan yoluyla tebliğ edilebileceğini ve bu tebliğin amme alacağının kesinleşmesinde dikkate alınabileceğini kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1176 E., 2024/1123 K., 04.12.2024)
- Dairelerin kararlarında, 213 sayılı Kanun'un 93 ila 109. maddeleri birlikte değerlendirilerek tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağının belirlendiği ve ilan yoluyla tebligatın bu çerçevede ele alındığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024; 3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023; 3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025; 3. Daire, 2025/1330 E., 2025/2932 K., 20.06.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- İlan yoluyla tebliğin usulüne uygun yapıldığını ileri süren idare, önceki tebligat yollarının denendiğini ve adresin bulunamadığını belgelerle ispatlamakla yükümlüdür. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025)
- Madde gereği ilanda ihtarların yer alıp almadığı, ilan metni ile belgelenir; ilan metninde m.105 ihtarlarının bulunmadığını ileri süren mükellef, bunu ilan nüshası üzerinden ispat eder.
- Muhatabın bir ay içinde müracaat veya adres bildirimi yaptığını ileri süren taraf, müracaatın tarihini ve şeklini (bizzat, bilvekale, taahhütlü mektup veya telgraf) belgeyle gösterir.
- Muhatabın ilanı öğrenmediğini ya da süre içinde adres bildirmesinin mümkün olmadığını ileri süren taraf, bu savunmayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
- İlan yoluyla tebligatın yapıldığını gösteren resmi kayıt ve tutanaklar, ilanın usulüne uygun yapıldığını ispatta öncelikli delildir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1176 E., 2024/1123 K., 04.12.2024)

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.103](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-103): Tebliğin muhatabına adres araştırması ve tebligat yapılamaması şartlarını düzenler; m.105 ilanın bu aşamadan sonra yapılmasını ön koşul olarak alır.
- [213 sayılı Kanun m.104](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-104): İlanın yapılış usulünü, yerini ve ilan metninin içeriğini düzenler; m.105 ihtarları bu ilanın içinde yer alır.
- [213 sayılı Kanun m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-106): İlan yoluyla yapılan tebliğ ile sonraki süreli kayıtlı tebliğin hukuki sonuçlarını düzenler; m.105'teki bir aylık sürenin geçmesinin sonucunu tamamlar.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Vergi tebliğinde adresin tespiti ve ilan yoluyla tebliğde genel usul kuralları bakımından tamamlayıcı nitelik taşır; m.105 ile birlikte uygulanabilir.

## [VUK m.106 — İlanın neticeleri](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-106)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 106. maddesi, vergi tebligatının ilan yoluyla yapılmasında, ilan üzerine başvuran veya adres bildiren kişilere hangi yöntemle tebliğ yapılacağını ve hiç başvurmayan veya adres bildirmeyenler bakımından tebliğin ne zaman tamamlanmış sayılacağını düzenler. Madde, ilanen tebliğe muhatap olan vergi mükellefleri ve sorumluları bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular: tebliğin genel esasları ve tebliğ yerine geçen işlemler (m.93 vd. hükümleri kapsamında, 100. madde posta yoluyla tebliğ hükmü dahil), ilan yoluyla tebliğin hangi hallerde yapılabileceği ve ilanın şekli (m.103 ve 105), ilanın kendisine dayanarak takip edilen ödeme emri ve icra süreçleri ile tahsil yönü (İİK kapsamı), ve tebliğe itiraz veya tebliğ tarihine ilişkin dava süreleri (usul hükümleri).

### İlanın neticeleri: hangi kavramlar bilinmeli?

- **İlan yoluyla tebliğ**: Tebliğ muhatabının adresinin bulunamaması veya tebliğden kaçınması hâlinde, tebliğ belgesinin ilan yoluyla duyurulmasıdır. Madde, ilanın yapılmasının ön koşullarını değil, ilan sonrası tebliğ yöntemlerini düzenler.
- **İlan üzerine müracaat**: Mükellefin ilanın yapıldığı süre içinde vergi dairesine bizzat veya bilvekâle başvurarak tebliği kabul etmesidir. Bu hâlde tebliğ yerinde yapılır.
- **Adres bildirme**: İlan süresi içinde ilgilinin vergi dairesine tebligat adresini yazılı olarak bildirmesidir. Bildirilen adrese posta yoluyla tebliğ yapılır.
- **Tebliğin tamamlanmış sayılması**: Hiç müracaat etmeyen ve adres bildirmeyen kişiler bakımından, ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde işlem yapılmamışsa tebliğin ayın sonunda gerçekleşmiş sayılmasıdır. Kanun bu tarihi fiilî teslimden değil, bir aylık sürenin sonundan hesaplar.

### İlanın neticeleri: hangi şartlar aranır?

- İlanın usulüne uygun yapılmış olması ve tebliğ muhatabının ilan yoluyla tebliğ edilecek kişi olması gerekir.
- Muhatabın, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde vergi dairesine bizzat ya da bilvekâle müracaat etmesi hâlinde tebliğ yerinde yapılır.
- Muhatabın aynı süre içinde adresini bildirmesi hâlinde tebliğ, bildirilen adrese posta yoluyla yapılır.
- Posta yoluyla yapılan bu tebliğ hakkında 100. madde hükmünün uygulanması gerekir.
- Müracaat veya adres bildirme olmamışsa, ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde bu işlemlerden hiçbiri yapılmamış olmalıdır.

### İlanın neticeleri: hangi sonuçları doğurur?

- İlan üzerine müracaat eden kişiye tebliğ yerinde yapılır.
- Adres bildiren kişiye tebliğ posta yoluyla yapılır ve bu posta tebliğine 100. madde hükmü uygulanır.
- İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne müracaat ne de adres bildirme yapılmazsa tebliğ, bir ayın sonunda yapılmış sayılır.
- Tebliğin bir ayın sonunda yapılmış sayılması, muhatabın fiilen belgeyi almış olmasına bağlı değildir.

### Müracaat eden ile adres bildiren arasındaki fark nedir?

- İlan üzerine bizzat veya bilvekâle müracaat eden kişiye tebliğ yerinde yapılır.
- Adres bildiren kişiye tebliğ posta yoluyla yapılır.

Sonuç: Tebliğin yöntemi değişir; yerinde tebliğde belge doğrudan elden verilir, adres bildirmede posta ile gönderilir ve 100. madde uygulanır.

### Müracaat/adres bildirme yapan ile yapmayan arasındaki fark nedir?

- Bir ay içinde müracaat veya adres bildirme yapan kişi, ikinci fıkra kapsamında değildir.
- Bir ay içinde ne müracaat ne de adres bildirme yapmayan kişi, üçüncü fıkra kapsamındadır.

Sonuç: Birinci grupta tebliğ ilk iki yöntemle yapılır; ikinci grupta tebliğ, bir ayın sonunda yapılmış sayılır.

### Yerinde tebliğ ile posta ile tebliğ arasındaki fark nedir?

- Yerinde tebliğde belge muhataba fiilen teslim edilir.
- Posta ile tebliğde belge, bildirilen adrese posta yoluyla gönderilir ve bu tebliğ 100. madde hükümlerine tabidir.

Sonuç: Tebliğin hangi anda ve hangi koşulla tamamlandığı yönteme göre değişir; posta yolunda 100. madde belirleyici olur.

### İlanın neticeleri: sık yapılan hatalar nelerdir?

- İlan tarihinden başlayarak bir ayı, ilan tarihini dışlayarak değil, ilanın yapılmasından itibaren hesaplamak; süre hesabında ilan tarihinin dikkate alınma biçimini gözden kaçırmak.
- Müracaat eden kişiye de posta ile tebliğ yapmak; müracaat eden kişiye tebliğin yerinde yapılması gerektiğini unutmak.
- Adres bildirenlere yerinde tebliğ yapmak; adres bildirme halinde tebliğin posta yoluyla yapılması gerektiğini göz ardı etmek.
- Bir ay sonunda tebliğin yapılmış sayılmasını, fiilen belgenin muhataba ulaşmasıyla karıştırmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- İlanen tebliğde, mükellefin davranışına göre yöntem belirlenir; müracaat ya da adres bildirme olmazsa tebliğ bir ayın sonunda tamamlanmış sayılmaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1176 E., 2024/1123 K., 04.12.2024; Birinci Bölüm, 2015/15041 E., 12.06.2019)
- Dava konusu ihbarnamelerin ilan yoluyla tebliğ edildiği ve bu tebliğe dayanılarak amme alacağının kesinleştiği ileri sürüldüğünde, tebliğ usulünün 103–106. madde hükümlerine uygun olup olmadığı incelenmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1176 E., 2024/1123 K., 04.12.2024)
- Vergi Dava Daireleri uygulamasında, 93 ila 109. maddelerin bütünü tebliğ esaslarını ve ilan yoluyla tebliği birlikte düzenlediği için, 106. maddenin yorumu bu bütünlük içinde yapılmaktadır. (3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebliğin ilan yoluyla yapıldığını ve ilanın usulüne uygun olduğunu ileri süren idare, ilanın tarih ve şeklini gösteren belgelerle ispatla yükümlüdür.
- Mükellefin bir ay içinde vergi dairesine müracaat ettiğini veya adres bildirdiğini ileri süren taraf, bu iddiasını başvuru kaydı, dilekçe veya adres bildirme belgesiyle ispatlar.
- Müracaat veya adres bildirme yapılmadığı savunması, idarenin kayıtlarındaki boşlukla ispat edilir; bu durumda bir aylık süre içinde işlem yapılmadığı kayıtlarla gösterilmelidir.
- Posta ile tebliğde 100. madde hükümlerine uyulup uyulmadığı, posta belgeleri ve tebliğ kayıtları ile ispat edilir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.100](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-100): Posta yoluyla yapılan tebliğin usulünü düzenler. 106. maddenin ikinci fıkrası bu hükmü, adres bildirenlere yapılan posta tebliğine uygular.
- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.103](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-103): İlanın yapılabileceği halleri düzenler. 106. madde, ilan yapıldıktan sonraki tebliğ yöntemlerini belirler.
- [213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105): İlan usulünü ve ilanın nasıl duyurulacağını düzenler. 106. madde ilanın yapılmasından sonra uygulanır.

## [VUK m.107 — Memur vasıtasiyle tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107. maddesi, Maliye Bakanlığı tebliğlerinin posta yerine memur vasıtasıyla da yapılabileceğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası, bu yetkinin kullanımında Vergi Usul Kanunu'nun tebliğ kısmındaki esasların uygulanacağını belirtir. Madde, memur vasıtasıyla tebligatın hangi hallerde ve hangi usulle yapılacağını ayrıntılı olarak düzenlemez; bu usul tebliğ kısmındaki hükümlere bırakılmıştır. Madde, elektronik tebligatı, vergi tebligatının posta dışı diğer yollarını ve tebligat yokluğu ile usulsüzlük sonuçlarını düzenlemez (elektronik tebligat için 107/A m.107/A; tebliğ esasları için 213 sayılı Kanun m.102 ve devamı; tebligatın yokluk ve usulsüzlük sonucu için ilgili tebliğ hükümleri). Maddenin uygulanması, Tebligat Kanunu'nun memur vasıtasıyla tebligat hükümlerinin uygulanması değil, 213 sayılı Kanun'un kendi tebliğ esaslarının uygulanmasıdır.

### Memur vasıtasiyle tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Memur vasıtasıyla tebliğ**: Tebliğin posta idaresi yerine, Maliye Bakanlığı'na bağlı memurlar eliyle yapılmasıdır. Madde, bu yolun kullanılabileceğini belirtir; hangi memurların görevlendirileceği maddede yazılı değildir.
- **Maliye Bakanlığı tebliğleri**: Maliye Bakanlığı'nın vergi tahsilatı ve vergi işlemleri kapsamında muhataplara gönderdiği tebligatlardır. Maddenin yetkisi yalnız bu tebliğlere ilişkindir.
- **Tebliğ esasları**: Maddenin ikinci fıkrasında geçen, 213 sayılı Kanun'un tebliğe ilişkin kısmındaki usul hükümleridir. Memur vasıtasıyla yapılan tebliğ de bu esaslara bağlıdır.

### Memur vasıtasiyle tebliğ: hangi şartlar aranır?

- Tebliğin Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılmış olması gerekir.
- Tebliğin posta yerine memur vasıtasıyla yapılmasının Maliye Bakanlığı'nın yetkisi kapsamında bulunması gerekir.
- Memur vasıtasıyla yapılan tebliğde, 213 sayılı Kanun'un tebliğ kısmındaki esasların uygulanması gerekir.

### Memur vasıtasiyle tebliğ: hangi sonuçları doğurur?

- Maliye Bakanlığı tebliğleri, posta yerine memur vasıtasıyla yapılabilir.
- Memur vasıtasıyla yapılan tebliğ, 213 sayılı Kanun'un tebliğ esaslarına uygun yapılmak zorundadır; aksi halde tebliğ usulsüz olur.
- Maddenin ikinci fıkrası, bu yolla yapılan tebliğin usulünü tebliğ kısmındaki esaslara bağlamıştır.

### Posta yoluyla tebliğ ile memur vasıtasıyla tebliğ arasındaki fark nedir?

- Posta yoluyla yapılan tebliğde tebligat posta idaresi aracılığıyla gerçekleşir. Bu, vergi tebliğinin genel yoludur.
- Memur vasıtasıyla tebliğde tebligat Maliye Bakanlığı'nın memurları eliyle yapılır. Madde bu yolu Bakanlığa açıkça tanır.

Sonuç: Her iki yol da geçerlidir; memur yolu Bakanlık tarafından seçilebilir bir alternatiftir. Hangi yolun seçileceği madde metninde bağlanmamıştır.

### Memur vasıtasiyle tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Madde 107'yi Tebligat Kanunu'nun memur vasıtasıyla tebligat hükümleriyle karıştırmak; vergi tebliği için 213 sayılı Kanun'un tebliğ esaslarına bakmak gerekir.
- Memur vasıtasıyla tebliğin yetkisini, Bakanlık dışındaki idari birimlere de tanınmış saymak; madde yetkiyi yalnız Maliye Bakanlığı'na verir.
- Madde 107/A ile 107'yi aynı yetki olarak okumak; elektronik tebligat ayrı bir yetkidir.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme uygulamasında, Vergi Usul Kanunu'na tabi tebliğlerde memur yolunun Tebligat Kanunu'nun memur yolundan ayrı bir rejim olduğu, bu nedenle Tebligat Kanunu hükümlerinin doğrudan uygulanmayacağı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/361 E., 2025/2216 K., 13.05.2025)
- Elektronik tebligat ile memur vasıtasıyla tebliğin birlikte değerlendirildiği kararlarda, 107/A'daki yetkinin 107 kapsamındaki yetkiden ayrı olduğu ve elektronik tebligatın usulü için ayrı düzenlemeye bakılması gerektiği kabul edilmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2934 E., 2024/3550 K., 26.12.2024; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1916 E., 2023/1430 K., 09.11.2023)

### Nasıl ispat edilir?

- Tebliğin memur vasıtasıyla yapıldığını iddia eden idare, tebliğin usulüne uygun yapıldığını tebliğ belgesiyle ispatlamak zorundadır.
- Tebliğ belgesinde, tebligatı yapan memurun kimliği, tebliğin tarihi ve muhatabın imzası veya tebliğin yapılma biçimi yer almalıdır; bu unsurların eksikliği tebliğin usulsüzlüğünü doğurur.
- Muhatap, tebliğin usulsüz olduğunu ileri sürdüğünde, bu iddiasını kendisi ispat etmelidir.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.107/A](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107a): Elektronik ortamda tebligatı düzenler. Madde 107, posta dışı yollardan biri olan memur yolunu düzenlerken 107/A elektronik yolu düzenler ve yetki alanları ayrıdır.

## [VUK m.107/A — Elektronik ortamda tebliğ](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-107a)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi, vergi tebligatlarının elektronik tebligat sistemi üzerinden yapılmasına ilişkin zorunluluk ve isteğe bağlı katılım kurallarını düzenler. Maddede; elektronik tebligat sistemine zorunlu olarak dâhil olan kişiler, isteğe bağlı katılım, engellilik oranı yüksek olanlara tanınan muafiyet, sistemden çıkış usulleri ve elektronik tebligatın yapılmış sayılma anı ile Bakanlığın yetkisi yer alır. Madde, vergi tebligatı yapılacak kimselerin tamamına değil, birinci fıkrada sayılan mükelleflere ve talep edenlere uygulanır. Madde, 93. maddede sayılan geleneksel tebligat usullerinin genel işleyişini düzenlemez (m.93). Elektronik tebligat sisteminin teknik altyapısı ve ayrıntılı usulleri, maddenin son fıkrası uyarınca Bakanlık düzenlemelerine bırakılmıştır. Tebligatın usulsüzlüğünün sonuçları ve dava açma süreleri bu maddenin kapsamında değildir.

### Elektronik ortamda tebliğ: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Elektronik tebligat sistemi**: Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan ve tebligatın elektronik ortamda muhataba iletilmesini sağlayan sistemdir. Madde bu sistemi kullanma zorunluluğunu ve sisteme giriş-çıkış koşullarını belirler.
- **Zorunlu katılım**: Birinci fıkrada sayılan kimselerin elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olmasıdır. Bu kimseler için elektronik tebligat, 93. maddedeki usullere bağlı kalınmaksızın yapılabilir.
- **İsteğe bağlı katılım**: Birinci fıkra kapsamına girmeyen kimselerin talepleri üzerine sisteme dâhil olmasıdır. Talep edilmesi hâlinde sisteme dâhil olan kişi, başka zorunluluk hâli yoksa talep ederek sistemden çıkabilir.
- **Mükellefiyetin sona ermesi**: Gerçek kişinin vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarihtir. Zorunlu katılımdan çıkış talebinin ne zaman yapılabileceğini belirleyen başlangıç noktasıdır.
- **Elektronik ortamda tebliğin yapılmış sayılması**: Tebliğin sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda gerçekleşen hukuki sonuçtur. Okunma anı değil, iletilme anı esas alınır.

### Elektronik ortamda tebliğ: hangi şartlar aranır?

- Kişinin birinci fıkrada sayılan kurumlar vergisi mükellefi, ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefi, kollektif veya adi komandit şirket ya da ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılan kişi olması gerekir.
- Birinci fıkra kapsamına girmeyen kişinin elektronik tebligat sistemine dâhil olması için talepte bulunması gerekir.
- Talep üzerine sisteme dâhil olan kişiye, sistemden çıkıncaya kadar elektronik yolla tebligat yapılabilir.
- Engellilik oranı yüzde doksan veya daha fazla olan malul ve engellilerin sisteme dâhil olma zorunluluğu bulunmadığından bu kişiler için zorunluluk aranmaz.
- Sistemden çıkış için madde metninde sayılan tarih veya talep koşullarının gerçekleşmiş olması gerekir; ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerde sicil kaydının silinmesi, gerçek kişilerde ölüm veya gaipliğe karar verilmesi, zorunlu katılanlarda mükellefiyetin sona ermesini izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep, 65 yaşını doldurmuş kişilerde talep bulunmalıdır.
- Sistemden çıkış için, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer hallerin bulunmaması gerekir.
- Elektronik tebligatın yapılmış sayılması için tebligatın sistem ile muhatabına iletilmiş olması ve üzerinden beş günün geçmesi gerekir.

### Elektronik ortamda tebliğ: hangi sonuçları doğurur?

- Birinci fıkrada sayılan kimselere elektronik tebligat yapılması zorunludur ve bu kimselere 93. maddedeki usullere bağlı kalınmaksızın elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.
- Birinci fıkra kapsamına girmeyenler talep ederlerse sisteme dâhil olur; bu kişiler, başka zorunluluk hâli yoksa talep ederek sistemden çıkabilir.
- Elektronik tebligat, tebliğin sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
- Engellilik oranı yüzde doksan veya daha fazla olan malul ve engelliler için sisteme dâhil olma zorunluluğu doğmaz.
- Sistemden çıkış koşulları gerçekleşmeden kişi çıkarılamaz; ilgili gerçek kişi ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş olsa bile çıkış tarihi ölüm veya gaiplik tarihine göre belirlenir.
- Zorunlu katılım gereken diğer haller bulunduğunda sistemden çıkış talebi sonuç doğurmaz.

### Zorunlu katılım ile isteğe bağlı katılım arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkrada sayılan mükellefler sisteme dâhil olmak zorundadır ve kendilerine elektronik tebligat yapılabilir.
- Birinci fıkra dışındaki kişiler yalnızca talep ederlerse sisteme dâhil olabilir.

Sonuç: Zorunlu katılanlara 93. maddedeki usuller aranmadan elektronik tebligat yapılır; isteğe bağlı katılanlar talep tarihine göre çıkabilir ve sonraki tebligatları da elektronik yolla yapılır.

### Tüzel kişi ile gerçek kişi çıkış usulü arasındaki fark nedir?

- Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler sicil kaydının silindiği tarih dikkate alınarak, diğer tüzel kişiler tabi oldukları sicil kaydının silindiği tarih dikkate alınarak çıkarılır.
- Gerçek kişiler ölüm tarihi veya gaipliğe karar verildiği tarih dikkate alınarak çıkarılır.

Sonuç: Tüzel kişilerde çıkış sicil kaydının silinmesine, gerçek kişilerde ölüm veya gaiplik kararına bağlanır.

### Zorunlu katılan gerçek kişi ile isteğe bağlı katılan gerçek kişi arasındaki fark nedir?

- Birinci fıkra kapsamında zorunlu katılan gerçek kişi, mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan sonra talep ederse ve başka zorunluluk nedeni yoksa çıkarılır.
- İsteğe bağlı katılan kişi, talep tarihi esas alınarak ve başka zorunluluk nedeni yoksa çıkarılır.

Sonuç: Zorunlu katılanın çıkışı beş takvim yılı beklemeye bağlıdır; isteğe bağlı katılanın çıkışı talep tarihine göre gerçekleşir.

### Genel çıkış ile 65 yaş çıkışı arasındaki fark nedir?

- 65 yaşını doldurmuş kişi, talep tarihi dikkate alınarak çıkarılır.
- Diğer kişiler için madde yaş koşulu aramaz; çıkış talep ve sebep tarihine bağlanır.

Sonuç: 65 yaşını doldurmuş kişiler yaş nedeniyle talep ederek sistemden çıkabilir; bu, zorunlu katılanın beş takvim yılı koşulundan ayrı bir yoldur.

### Elektronik ortamda tebliğ: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Elektronik tebligatın yapılmış sayılmasında tebliğin muhatap tarafından okunduğu tarihi esas almak; ölçüt tebliğin sistem ile muhatabına iletildiği tarihtir ve okunmamış olması süreyi durdurmaz.
- Beş günlük süreyi tebliğin ulaştığı günden başlatmak; süre ulaşma tarihini izleyen günden başlayıp beşinci günün sonunda dolar.
- Zorunlu katılan gerçek kişinin sistemden çıkışında beş takvim yılı beklemeden talepte bulunmasına izin vermek; yıl koşulu mükellefiyetin sona ermesini izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren aranır.
- 65 yaş çıkışını zorunlu katılan kişinin beş takvim yılı koşuluna bağlamak; 65 yaşını dolduran kişiler talep tarihine göre çıkarılır.
- Engellilik muafiyetini oranı yüzde doksandan düşük olan engelliler için de uygulamak; muafiyet yalnızca yüzde doksan veya daha fazla oranda geçerlidir.
- Birinci fıkra dışındaki kişiye talep etmediği hâlde elektronik yolla tebligat yapmak; bu kişiler yalnızca talepleriyle sisteme dâhil olur.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Elektronik tebligatın yapılmış sayılması için tebliğin adrese ulaşma tarihi esas alınır; Anayasa Mahkemesi kararında, muhatabın okumasının değil adrese ulaşmanın tarihinin belirleyici olduğu ve beş günlük sürenin muhatabın elektronik adresini kontrol etme yükümlülüğüne karşılık geldiği kabul edilmiştir.
- Zorunlu elektronik tebligat yapılması gereken anonim şirkete posta yoluyla tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kabul edilmektedir.

### Nasıl ispat edilir?

- Elektronik tebligatın zorunlu olduğunu ileri süren taraf, muhatabın birinci fıkra kapsamında olduğunu (ör. kurumlar vergisi mükellefliği, ticaret siciline kayıt, ÖTV (II) listesindeki malın tescili) belgeyle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaştığının ispatı, sistem tarafından üretilen delil kayıtları ile yapılır; delil kaydı elektronik tebligat mesajının tamamının ulaştığı anda üretilir.
- Muhatap, tebligatın kendisine ulaşmadığını ya da zorunlu bir sebeple elektronik yolla yapılamadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.
- Sistemden çıkış talebinde bulunan kişi, mükellefiyetin sona erdiği tarihi, ölüm veya gaiplik kararını ve talebin yapıldığı tarihi belgelerle ispatlamalıdır.
- Engellilik oranının yüzde doksan ve üzeri olduğunu ileri süren kişi, bunu resmi sağlık raporuyla ispatlamalıdır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.93](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-93): Elektronik tebligat dışındaki geleneksel tebligat usullerini düzenler; 107/A ancak bu sistemin zorunlu olduğu kişilere 93. maddedeki usullere bağlı kalınmaksızın tebligat yapılabileceğini belirtir.
- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu: Birinci fıkranın dördüncü bendinde sayılan (II) sayılı listedeki malların kayıt ve tescil koşulunu belirler; bu malların ilk iktisabında adına tescil yapılanlar sisteme zorunlu dâhil olur.

## [VUK m.108 — Hatalı tebliğler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-108)

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 108. maddesi, tebliğ olunan vesikalardaki şekil hatalarının vesikanın hukuki değerine etkisini düzenler. Esasa müessir olmayan şekil hataları vesikayı geçersiz kılmaz; buna karşılık vergi ihbarı niteliğindeki vesikalarda belirli unsurların hiç yazılmaması ve vesikanın görevli bir makam tarafından düzenlenmemiş olması vesikayı hükümsüz kılar. Madde vergi dairesi tarafından tebliğ olunan vesikalar bakımından uygulanır. Tebligatın usulüne uygunluğu, tebliğ tarihi ve usulsüz tebligatın sonuçları madde kapsamında değildir; bu konular 213 sayılı Kanun'un tebliğe ilişkin hükümlerinde ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir. Vergi cezası, tekerrür ve tarhiyatın esasına ilişkin hükümler de bu maddenin konusu değildir.

### Hatalı tebliğler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Esasa müessir olmayan şekil hatası**: Vesikanın içeriğindeki asıl unsurları, yani tarh edilen vergiyi, matrahı ve tahakkuku etkilemeyen biçimsel eksiklik ya da yanlışlıktır. Bu tür hatalar vesikanın hukuki değerini ortadan kaldırmaz.
- **Vergi ihbarı**: Mükellefe vergi tarhını ve ödeme yükümlülüğünü bildiren vesikadır. Maddenin ağır şekil koşulu yalnız bu vesikalar için öngörülmüştür.
- **Görevli makam**: Vesikayı yetkili ve görevli bir idari birimin düzenlemiş olmasıdır. Bu unsurun bulunmaması, vesikanın şekil hatası olmaktan çıkıp vesikayı hükümsüz kılmasına yol açar.
- **Hükümsüz vesika**: Hukuki değerini tamamen yitiren, dolayısıyla vergi ihbarı olarak sonuç doğurmayan vesikadır. Maddede hükümsüzlük, sadece sayılan unsurların eksikliğine bağlanmıştır.

### Hatalı tebliğler: hangi şartlar aranır?

- Vesikanın tebliğ olunmuş bir vesika olması gerekir.
- Eksiklik veya hatanın esasa müessir olmayan bir şekil hatası niteliğinde bulunması gerekir; bu durumda vesika hukuki değerini korur.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada mükellefin adının yazılmamış olmaması gerekir.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada verginin nev'i ya da miktarının yazılmamış olmaması gerekir.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada vergi mahkemesinde dava açma süresinin yazılmamış olmaması gerekir.
- Vesikanın görevli bir makam tarafından düzenlenmiş olması gerekir; görevli makam dışında düzenlenmiş vesika hükümsüzdür.

### Hatalı tebliğler: hangi sonuçları doğurur?

- Tebliğ olunan vesikada esasa müessir olmayan şekil hatası varsa vesika hukuki değerini korur ve hukuki sonuç doğurmaya devam eder.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada mükellefin adı yazılmamışsa vesika hükümsüzdür.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada verginin nev'i veya miktarı yazılmamışsa vesika hükümsüzdür.
- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada vergi mahkemesinde dava açma süresi yazılmamışsa vesika hükümsüzdür.
- Vesika görevli bir makam tarafından tanzim edilmemişse hükümsüzdür.
- Madde emredici niteliktedir; bu hükümlerde tarafların ya da idarenin sözleşmeyle farklı bir sonuç kabul etmesi mümkün değildir.

### Esasa müessir olmayan şekil hatası ile esasa müessir hata arasındaki fark nedir?

- Esasa müessir olmayan şekil hatası, vesikanın içeriğindeki vergi unsurlarını etkilemeyen biçimsel bir eksikliktir.
- Esasa müessir hata, vergi ihbarının asıl unsurlarını etkileyen ve vergiyi belirsizleştiren eksikliktir.

Sonuç: Şekil hatası vesikayı geçersiz kılmaz; esasa müessir hata ise maddenin hükmüne göre vesikanın hükümsüzlüğünü doğurabilir.

### Vergi ihbarı niteliğindeki vesika ile diğer tebliğ edilen vesikalar arasındaki fark nedir?

- Vergi ihbarı niteliğindeki vesikada madde, mükellefin adı, verginin nev'i veya miktarı ile dava süresinin yazılmasını zorunlu tutar.
- Vergi ihbarı dışındaki tebliğ edilen vesikalarda bu unsurların eksikliği için madde ayrıca hükümsüzlük öngörmez.

Sonuç: Anılan dört unsurdan birinin yazılmaması yalnız vergi ihbarında vesikayı hükümsüz kılar; diğer vesikalarda şekil hatası değerlendirmesi yapılır.

### Mükellef adı ve dava süresi ile vergi nev'i ve miktarı arasındaki fark nedir?

- Mükellefin adı ve dava açma süresi, vergi ihbarının kimin hakkında ve hangi yoldan itiraz edileceğini gösteren unsurlardır.
- Verginin nev'i ve miktarı, ihbarın hangi vergiyi ve ne tutarı ödetmek istediğini belirleyen unsurlardır.

Sonuç: Maddede sayılan dört unsurun her biri ayrı ayrı yazılmamış olabilir; herhangi birinin tamamen yazılmaması vesikayı hükümsüz kılar.

### Görevli makam tarafından tanzim ile görevli olmayan makam tarafından tanzim arasındaki fark nedir?

- Vesikanın görevli bir makam tarafından düzenlenmesi, vergi ihbarının yetkili idare tarafından yapıldığını gösterir.
- Görevli olmayan bir makam tarafından düzenlenmiş vesika, yetki yönünden eksik kabul edilir.

Sonuç: Görevli makam dışında düzenlenen vesika, şekil hatası olarak değil, doğrudan hükümsüz vesika olarak değerlendirilir.

### Hatalı tebliğler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Usulsüz tebliğ ile şekil hatasını aynı şey saymak; 108. madde tebliğin usulüne uygunluğunu değil, vesikanın içeriğindeki şekil eksikliğini düzenler.
- Her şekil hatasının vesikayı hükümsüz kılacağını varsaymak; madde yalnız sayılan dört unsur ve görevli makam şartında hükümsüzlük öngörür.
- Vergi ihbarı olmayan bir vesikaya dört unsur kuralını uygulamak.
- Dava süresinin yazılmamasının her zaman vesikayı hükümsüz kıldığını düşünmek; madde bu eksikliği yalnız vergi ihbarı niteliğindeki vesikalar için öngörür.
- Tebliğ tarihi veya tebliğ usulüne ilişkin sorunu 108. madde çerçevesinde çözmeye çalışmak.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yüksek mahkeme kararlarında, 108. maddenin esasa müessir olmayan şekil hatalarında vesikanın hukuki değerini koruduğu ve bu hükmün tebliğ olunmuş vesikalara uygulandığı kabul edilmektedir. (9. Daire, 2023/4937 E., 2024/1650 K., 02.04.2024; 9. Daire, 2023/4951 E., 2024/1651 K., 02.04.2024; 9. Daire, 2023/4262 E., 2024/1854 K., 18.04.2024)
- Kararlarda, vergi cezası ve tekerrür gibi tarhiyatın esasına ilişkin itirazların 108. madde kapsamında değerlendirilmediği görülmektedir. (9. Daire, 2023/4959 E., 2024/1195 K., 12.03.2024)
- Bazı kararlarda, tebliğ tarihine ilişkin bir yanlışlığın vesika tarihinin düzeltilmesi yoluyla 108. madde kapsamında değerlendirildiği kabul edilmektedir. (7. Daire, 2021/1375 E., 2024/1822 K., 03.04.2024)
- Kararlarda 108. maddenin 93 ilâ 109. maddelerle birlikte ele alındığı ve vergi usul hükümleri bütünü içinde yorumlandığı görülmektedir. (3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024)

### Nasıl ispat edilir?

- Vesikanın şekil hatasının esasa müessir olmadığını iddia eden taraf, bu iddiayı vesikanın tamamı ve dosyadaki diğer belgelerle ispatlamalıdır.
- Vergi ihbarında mükellef adı, vergi nev'i ve miktarı ile dava süresinin yazılmadığı iddiası, vesikanın kendisinden anlaşılır; ispat yükü bu eksikliği ileri süren tarafta olur.
- Vesikanın görevli makam tarafından düzenlenmediği iddiasında, düzenleyen birimin yetkisi resmi kayıt ve idari belgelerle ortaya konur.
- Karşı taraf, eksikliğin esasa müessir olmadığını, vergi unsurlarının başka bir biçimde anlaşıldığını savunabilir; bu savunmayı vesikanın içeriği ve dosya belgeleriyle ispatlar.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.108](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-108): Maddenin kendisi; vesikanın hukuki değerinin hangi hallerde korunacağını ve hangi hallerde kaybedileceğini düzenler.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32: Usulsüz tebliğin hükmünü düzenler; 108. madde ise vesikanın şekil hatası yönünden değerlendirilmesine ilişkindir ve bu iki düzenlemeyi ayırmak gerekir.

## [VUK m.109 — Tebliğ yerine geçen muameleler](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-109)

Madde, vergi tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine geçen işlemleri ve bu işlemlerin dışında kalan iki yolu düzenler: ücret elde eden hizmet erbabının vergi karnesine yazılarak yapılan tarh ve tebliğ ile, karneye uymayanlar hakkında yoklama fişine dayanılarak yapılan tarh ve tebliğ. Hüküm, ücret gelirinden vergi kesintisi yapılan hizmet erbabı ve yoklama fişi düzenlenen mükellefler bakımından uygulanır. Madde, tebligatın genel usulünü, tebliğ mazbatasını, adrese tebligatı, elektronik tebliği ve tebligat masrafını düzenlemez (VUK m.93 ila m.108 ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu). Madde ayrıca 251. maddede yer alan mükellefler hakkındaki özel usulü düzenlemez (VUK m.251).

### Tebliğ yerine geçen muameleler: hangi kavramlar bilinmeli?

- **Vergi karnesi**: Ücret elde eden hizmet erbabının tarh zamanında bağlı olduğu vergi dairesine ibraz ettiği ve verginin yazıldığı belgedir. Verginin karneye yazılması, bu mükellefler bakımından tebliğin yerini tutar.
- **Yoklama fişi**: Karne usulüne uymayan mükellefler için maddenin son fıkrası uyarınca tarh ve tebliğ dayanağı olarak kullanılan belgedir. Bu fıkranın kapsamı, VUK 251. maddeye giren mükellefler dışındadır.
- **Tebliğ yerine geçen muamele**: Kanunda ayrıca öngörülen ve tebligat yapılmasına gerek bırakmayan işlemdir. Madde, bu tür muamelelerin hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.

### Tebliğ yerine geçen muameleler: hangi şartlar aranır?

- Verginin ücret elde eden hizmet erbabına ait olması ve tarh zamanında mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine karnesini ibraz etmesi gerekir.
- Verginin karneye yazılması ve bu yazımın yapılmış olması gerekir.
- Karne usulüne uyulmamışsa, yani mükellef karnesini ibraz etmemişse, yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ yapılması gerekir.
- Yoklama fişiyle yapılacak işlemde, mükellefin 251. madde kapsamına girmemesi gerekir.
- Tebliğ yerine geçen özel bir muamele varsa, o muamelenin hükümleri saklıdır.

### Tebliğ yerine geçen muameleler: hangi sonuçları doğurur?

- Verginin karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır ve ayrıca tebligat yapılmasına gerek kalmaz.
- Karneye yazılmak suretiyle yapılan tarh ve tebliğ, ücret elde eden hizmet erbabı bakımından geçerli tebliğ yerine geçer.
- Karne hükmüne uymayan mükelleflerin verginisi, VUK'un genel hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ olunur.
- 251. madde kapsamındaki mükellefler bu yolun dışında kalır.

### Karne usulü ile yoklama fişi usulü arasındaki fark nedir?

- Ücret elde eden hizmet erbabı karnesini vergi dairesine ibraz ettiğinde, verginin karneye yazılmasıyla tarh ve tebliğ tamamlanır.
- Karne ibraz edilmemesi, yani maddenin ikinci fıkrasına uyulmaması halinde, tarh yoklama fişine dayanılarak yapılır.

Sonuç: Karne yolu tebliğ yerine geçer ve ayrıca tebligat yapılmaz; yoklama fişi yolunda ise genel hükümler uyarınca tebliğ gerekir.

### Ücret elde eden hizmet erbabı ile yoklama fişi mükellefi (251. madde kapsamı) arasındaki fark nedir?

- Ücret elde eden hizmet erbabı, bu maddenin karne hükümlerine tabi olan mükelleftir.
- 251. madde kapsamındaki mükellefler, yoklama fişi hükmünün dışında tutulmuştur.

Sonuç: 251. madde kapsamındaki mükellefler hakkında bu maddedeki yoklama fişi yolu uygulanmaz, ayrı usul geçerlidir.

### Tebliğ yerine geçen muameleler: sık yapılan hatalar nelerdir?

- Karneye yazılan verginin ayrıca tebligat gerektirdiğini sanmak; karneye yazılma tarihinin tebliğ tarihi sayıldığını göz ardı etmek.
- Yoklama fişi yolunu, karne ibraz eden hizmet erbabı hakkında da uygulamak.
- 251. madde kapsamındaki mükellefleri yoklama fişi hükmüne tabi saymak.
- Maddeyi genel tebligat usulünün yerine geçen bir düzenleme sanmak; oysa madde yalnız belirli tarh usullerini düzenler.

### Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

- Yargı kararları, 213 sayılı Kanun'un 93 ila 109. maddelerinin tebliğ esaslarını, tebliğin muhataplarını, posta ve ilan yoluyla, memur eliyle ve elektronik ortamda tebliği ile tebliğ yerine geçen işlemleri birlikte düzenlediğini ve tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağını belirlediğini kabul etmektedir. (3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025; 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025; 3. Daire, 2023/2261 E., 2025/2371 K., 22.05.2025)

### Nasıl ispat edilir?

- Tarh ve tebliğ işleminin karneye yazılarak yapıldığını ileri süren idare, karnenin ibraz edildiğini ve verginin karneye işlendiğini belgeyle ispatlamakla yükümlüdür.
- Mükellef, karnesini ibraz ettiğini veya verginin karneye yazılmadığını ileri sürüyorsa bu iddiasını karne belgesi ile ispat eder.
- Yoklama fişine dayanılarak yapılan tarhta idare, karne hükmüne uyulmadığını ve yoklama fişinin düzenlendiğini belgelerle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Mükellefin 251. madde kapsamında olduğunu ileri sürmesi halinde bu iddia, ilgili mevzuat ve kayıtlarla ispatlanır.

### Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

- [213 sayılı Kanun m.251](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-251): Maddenin son fıkrasında yoklama fişi yolundan çıkarılan mükellefleri belirler; bu mükelleflere ilişkin usul ayrıdır.
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu: Vergi tarh ve tebliğinde tebliğ yerine geçen işlem bulunmadığında genel tebligat usulünün uygulanacağı alanı belirler; bu maddenin karne ve yoklama fişi dışındaki tebligatlarında başvurulur.

## Süreler

| Süre | Madde | Hüküm |
|---|---|---|
| on beş gün | [m.102](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-102) | Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır. |
| bir ay | [m.105](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-105) | İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri; |
| bir ay | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-106) | İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır. |
| bir ayın | [m.106](https://www.hukuksalegitim.com/mevzuat/213-sayili-vergi-usul-kanunu/madde-106) | İlan tarihinden başlıyarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır. |

## Konuda geçen kararlar

- 2025/94 E., 2026/11 K., 15.01.2026 (m.107)
- 3. Daire, 2023/10643 E., 2025/3513 K., 29.09.2025 (m.99, m.100, m.105, m.106, m.109)
- 3. Daire, 2025/1330 E., 2025/2932 K., 20.06.2025 (m.99, m.100, m.105, m.106, m.109)
- 7. Daire, 2023/1654 E., 2025/2047 K., 28.05.2025 (m.102)
- 3. Daire, 2023/10981 E., 2025/2446 K., 26.05.2025 (m.99, m.100, m.109)
- 3. Daire, 2023/2261 E., 2025/2371 K., 22.05.2025 (m.99, m.109)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1611 E., 2025/401 K., 21.05.2025 (m.102)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1124 E., 2025/403 K., 21.05.2025 (m.102, m.103, m.105)
- 3. Daire, 2023/361 E., 2025/2216 K., 13.05.2025 (m.107)
- 7. Daire, 2023/3331 E., 2025/1333 K., 24.03.2025 (m.107)
- 7. Daire, 2023/1328 E., 2025/1257 K., 20.03.2025 (m.102)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1176 E., 2024/1123 K., 04.12.2024 (m.105, m.106)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/476 E., 2024/1018 K., 13.11.2024 (m.101)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/526 E., 2024/991 K., 13.11.2024 (m.102)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/322 E., 2024/992 K., 13.11.2024 (m.102)
- 9. Daire, 2023/4262 E., 2024/1854 K., 18.04.2024 (m.108)
- 3. Daire, 2023/3614 E., 2024/1902 K., 03.04.2024 (m.99, m.100, m.105, m.106, m.108, m.109)
- 7. Daire, 2021/1375 E., 2024/1822 K., 03.04.2024 (m.108)
- 9. Daire, 2023/4937 E., 2024/1650 K., 02.04.2024 (m.108)
- 9. Daire, 2023/4951 E., 2024/1651 K., 02.04.2024 (m.108)
- 9. Daire, 2023/4959 E., 2024/1195 K., 12.03.2024 (m.108)
- 3. Daire, 2020/2438 E., 2023/3 K., 23.01.2023 (m.99, m.100, m.105, m.106, m.109)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1435 E., 2022/1384 K., 16.11.2022 (m.101)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2022/1464 E., 2022/1411 K., 16.11.2022 (m.101)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/180 E., 2022/1135 K., 05.10.2022 (m.103)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/1609 E., 2022/550 K., 13.04.2022 (m.103)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/1610 E., 2022/551 K., 13.04.2022 (m.103)
- 7. Daire, 2018/677 E., 2021/5786 K., 20.12.2021 (m.101)
- 3. Daire, 2018/704 E., 2021/6093 K., 14.12.2021 (m.101)
- 3. Daire, 2018/699 E., 2021/6091 K., 14.12.2021 (m.101)
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/153 E., 2021/1335 K., 13.10.2021 (m.103)
- 7. Daire, 2000/4022 E., 2002/2790 K., 16.09.2002 (m.103)
- Birinci Bölüm, 2015/15041 E., 12.06.2019 (m.106)
- İkinci Bölüm, 2013/5949 E., 12.03.2015 (m.100)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, 2025/918 E., 2025/1202 K., 20.11.2025 (m.107)
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 2024/2934 E., 2024/3550 K., 26.12.2024 (m.107)
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2023/1916 E., 2023/1430 K., 09.11.2023 (m.107)

---

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 24.06.2026 (m.107/A).
Bu metin eğitim amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Bağlayıcı olan madde metnidir; alıntılarken maddenin güncel hâlini teyit edin.
Kaynak: https://www.hukuksalegitim.com/konu/vergi-ve-vergi-usul-hukuku/posta-ile-teblig-usulu-ilan-yoliyle-teblig-usulu-tebliglere-ait-turlu-hukumler
