2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 121

İcra ve İflas Kanunu 121. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 121 – Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazımgelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar. İcra mahkemesi, yerleşim yerleri malüm olan alakadarları davet ve gelenlerini dinledikten sonra açık artırma yaptırabileceği gibi satış için bir memur da tayin edebilir, yahut iktiza eden diğer bir tedbiri alabilir. Aile mal ortaklığı:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

51 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2015/1993 E., 2015/7950 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
ında şikayete konu 689 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 20.11.2007 tarihinde haciz konulduğu, alacaklı vekilinin bu taşınmazda miras yoluyla borçluya intikal edecek hisse bakımından taşınmazın satış şeklinin nasıl yapılacağı konusunda İİK'nın 121. maddesi uyarınca yaptığı başvuru üzerine dosyanın ....
23. Hukuk Dairesi         2015/1993 E.  ,  2015/7950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl dosyadaki şikayetin reddine, birleşen dosyadaki şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl dosyada şikayetçi ile asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl dosyada şikayetçi vekili, müvekkilinin borçlu ...'dan olan alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/2343 E. (eski Esas 2008/1451) sayılı takip dosyasında takip yaptıklarını, icra takibi sonucunda borçlunun haciz konulmuş taşınmazlardaki hisselerinin satışı için anılan icra dosyasından ortaklığın giderilmesi konusunda yetki alınarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/12 E. sayılı dosyasına ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/12 E., 326 K. sayılı dosyasından verilen karar gereği ... Satış Memurluğu'nun 2013/26 E. sayılı satış dosyasından taşınmazın tamamının satılarak borçlunun hissesinin paraya çevrildiğini, bu paranın sıra cetveli yapılmak üzere... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasına gönderildiğini, şikayet olunan ...'nin alacaklı olduğu... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasında konulan haczin tarihinin 20.11.2007 olduğunu, şikayet olunan ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/11984 E. sayılı dosyasında konulan haczin tarihinin 27.04.2011 olduğunu, her iki icra dosyasında haciz tarihinden itibaren 2 yıl geçtiğinden hacizlerin düştüğünü, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyası bakımından haciz tarihi 03.12.2012 olup halen hacizlerinin düşmediğini, buna rağmen sıra cetvelinde ...'nin alacaklı olduğu icra dosyasının 1. sıraya konularak paranın tamamının ödenmesine karar verildiğini, sıra cetvelinde 3. sırada gösterilen müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödemenin yapılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek,... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasındaki sıra cetvelinde sıraya itirazlarının kabulü ile icra müdürlüğü tarafından yapılan sıra cetvelindeki müvekkili alacağının (dosya giderleri dahil olmak üzere) şikayet olunan alacaklıya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir. Asıl dosyada şikayet olunan ... vekili, şikayetin reddini istemiştir.Birleşen dosyada şikayetçi ... vekili, müvekkilinin borçlu ...'dan olan alacağı sebebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/11984 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun vefat eden annesi ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, ortaklığın giderilmesi amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/518 E., 2014/211 K. sayılı dosyasında dava açıldığını, dosyada ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, ... Satış Memurluğu'nun 2013/26 E. sayılı dosyasında taşınmaz satışının gerçekleştiğini, satış memurluğunca satıştan borçlu ... hissesine düşen miktarın ilk haciz koyan... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 sayılı dosyasına sıra cetveli yapılmak üzere gönderildiğini, yapılan sıra cetvelinde şikayet olunan ...'nin alacaklı olduğu... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasının ilk sırada, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasının ise ikinci sırada yer aldığını, ilk sırada olan... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasının incelenmesinde satışı gerçekleşen taşınmaz üzerine haczin 07.11.2007 tarihinde konulduğunu, haczin üzerinden 2 yıl geçmiş olduğunu, bu süre zarfında 2 yıllık süreyi kesen herhangi bir işlem yapılmadığını, daha sonra dosyanın takipsizlik ile kapatıldığını, ... Satış Memurluğu'nun borçlu hissesine düşen parayı şikayet olunanın alacaklı olduğu bu icra dosyasına gönderilmesinden sonra icra dosyasının re'sen yenilendiğini, bu durumda şikayet olunanın 2007 yılında koymuş olduğu haczin düştüğünü, mevcut durumda müvekkilinin alacaklı olduğu dosyanın ilk sırada olması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili, sıra cetvelinde şekil eksikliğinin bulunmadığını, iddialar ile ilgili olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde veya İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet niteliğinde dava açmaları gerektiğini, böyle bir davanın açılmadığını, müvekkilinin hacze konu taşınmaza ilişkin olarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde ortaklığın giderilmesi davası açtığını, açılan ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle hacizlerinin düşmediğini savunarak, asıl ve birleşen dosyadaki şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetvelinin düzenlendiği asıl dosyada şikayet olunan-birleşen dosyada şikayetçi ...'nin alacaklı olduğu... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasında şikayete konu 689 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 20.11.2007 tarihinde haciz konulduğu, alacaklı vekilinin bu taşınmazda miras yoluyla borçluya intikal edecek hisse bakımından taşınmazın satış şeklinin nasıl yapılacağı konusunda İİK'nın 121. maddesi uyarınca yaptığı başvuru üzerine dosyanın .... İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemenin 02.12.2008 tarih ve 2008/53 E., 38 K. sayılı ilamı ile alacaklı ... vekiline ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere yetki verilmesine karar verildiği, alacaklı ... vekilinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/356 E. sayılı dosyası ile 24.03.2009 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açtığı, ancak 21.01.2010 tarihli 5. oturumda taraflarca takip edilmeyen dosyanın HUMK'nın 409. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, mahkemenin 21.05.2010 tarihli 2009/356 E., 2010/614 K. sayılı ilamı ile davanın HUMK'nın 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, İcra Mahkemesinden yetki verildiği tarihten itibaren satış isteme süresini kesen herhangi bir işlem yapılmadığından İİK'nın 106 ve 110. maddelerine göre alacaklı ...'nin... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı dosyasında bu taşınmaza ilişkin haczi düştüğünden 1. sırada yer verilmesi işleminin usul ve yasalara aykırı bulunduğu,sıra cetvelinin 2. sırasında yer alan alacaklı ... yönünden yapılan değerlendirmede 689 parselde kayıtlı taşınmazda borçlu ....'ye miras yoluyla intikal edecek hissesine 27.04.2011 tarihinde haciz konulduğu, alacaklı vekilinin bu taşınmazda miras yoluyla borçluya intikal edecek hisse bakımından taşınmazın satış şeklinin nasıl yapılacağı konusunda İİK'nın 121. maddesi uyarınca icra dairesine 19.03.2013 tarihinde yaptığı yazılı başvurusunun bulunduğu, ayrıca alacaklı vekilinin 28.04.2013 tarihinde de aynı şekilde dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesini yeniden talep ettiği, ardından alacaklı vekilinin 28.07.2013 tarihli dilekçesinde aynı talebini yenilemesi üzerine icra dairesinin dosyayı 29.07.2013 tarihinde ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderdiği, mahkemenin 30.07.2013 tarih ve 2013/510 E., 466 K. sayılı ilamı ile alacaklı ... vekiline ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere yetki verilmesine karar verildiği, alacaklı ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/518 E. sayılı dosyası ile 29.04.2013 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 26.02.2014 tarih ve 2013/518 E., 2014/211 K. sayılı ilamı ile ortaklığın giderilmesi davasının kabulüne karar verildiği, işbu kararın 11.08.2014 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar mahkeme ilamında dava tarihi 03.05.2013 olarak yazılmış ise de harcın yatırılma tarihi itibariyle doğru dava tarihinin 29.04.2013 olduğu, bu durumda iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazın tapu kaydına haciz koyan alacaklı ...'ın İİK'nın 106. maddesinde öngörülen iki sene içinde İİK'nın 121. maddesi uyarınca icra hukuk mahkemesinden yetki verilmesini talep ettiği, mahkemenin yetki verdiğine dair kararından önce ortaklığın giderilmesi davasını açtıkları, dava devam ederken alacaklı ...'a yetki verildiği, bu nedenle süresinde satış istemiş sayıldığı, İcra Mahkemesinden yetki verildiği tarihten itibaren satış isteme süresini kesen işlem olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığından İİK'nın 106 ve 110. maddelerine göre alacaklı ...'ın haczi düşmediğinden sıra cetvelinde alacaklı olduğu icra dosyasının 1. sırada yer alması gerekirken 2. sırada yer verilmesinin usul ve yasalara aykırı bulunduğu, sıra cetvelinin 3. sırasında yer alan alacaklı ... yönünden yapılan değerlendirmede şikayete konu 689 parselde kayıtlı taşınmazda borçlu ....'ye miras yoluyla intikal edecek hissesine 03.12.2012 tarihinde haciz konulduğu, süresi içinde ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı ve İİK'nın 106-110 hükümleri uyarınca haczinin düşmediği anlaşılmış ise de, 689 parselde kayıtlı taşınmazda borçlu ....'ye miras yoluyla intikal eden hissenin satışından 8.869,54 TL'nin sıra cetvelini düzenleyen icra dosyasına gönderildiği, sıra cetvelinde 1. sırada yer alması gereken alacaklı ...'ın .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/11984 E. sayılı dosyasındaki alacak miktarının 45.962,89 TL olması karşısında sıra cetvelinde 2. sırada yer alması gereken alacaklı ...'ın alacaklı olduğu icra dosyasına ödenebilecek para kalmadığı, alacaklı ...'ın sıra cetvelinde 1. sırada yer alması gerektiği yönündeki iddialarının usul ve yasalara uygun bulunmadığı gerekçesiyle, asıl dosyadaki şikayetin reddine, birleşen dosyadaki şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararı, asıl dosyada şikayetçi ile asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan...vekillerince temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Asıl dosyada şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, şikayet olunan ...'nin alacaklı olduğu... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1014 E. sayılı takip dosyasında açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davasını takip etmediğinden haczinin düştüğü, şikayet olunan...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/11984 E. sayılı takip dosyasında 27.04.2011 tarihinde bedeli paylaşıma konu taşınmaz hissesine haciz konulduğu, anılan haczin ayakta olduğu isabetli şekilde tespit edilmiştir. Asıl dosyada şikayetçi ...'ın alacaklı olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2260 E. sayılı takip dosyasında, borçlu ... aleyhine 25.03.2008 tarihinde kambiyo senedine dayalı olarak icra takibine başlandığı, takibin kesinleştiği, taşınmaza 14.02.2008 tarihinde haciz konulduğu, bu haciz ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı, alacaklı vekilinin aynı taşınmaz üzerine 04.08.2010 tarihinde haciz koyduğu, 11.01.2011 tarihli talebi üzerine İcra Mahkemesince 14.01.2011 tarihinde İİK'nın 121. maddesine göre ortaklğın giderilmesi davası açmak üzere yetki verildiği, alacaklı vekilince, alınan yetkiye dayalı olarak 05.05.2011 tarihinde dava açıldığı, 13.03.2013 tarihinde karar verildiği, bu karara dayalı olarak taşınmazın 06.02.2014 tarihinde satılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, asıl dosyada şikayet olunan ...'nin haczinin düştüğü, 2. sırada yer alan...'ın haczinin ise şikayetçinin haczinden sonra olduğu gerekçesiyle, asıl dosyadaki şikayetin her iki şikayet olunan yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, şikayet olunan...yönünden gerekçe ile çelişir şekilde, şikayet olunan... yönünden ise şikayetçinin 04.08.2010 olan haciz tarihinin 03.12.2012 olarak yanlış belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan...vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl dosyada şikayetçi ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl dosyada şikayetçi yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ...'den alınmasına, asıl dosyada şikayetçiden peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

14. Hukuk Dairesi, 2016/12977 E., 2020/725 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2015 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereği ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda;
14. Hukuk Dairesi         2016/12977 E.  ,  2020/725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2015 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereği ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine istinaden alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacı vekili, ... 17. İcra Müdürlüğünün 2014/8826 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı ... aleyhine icra takibi başlattıklarını, 46 parsel sayılı taşınmazda davalıya intikal edecek hisse üzerine haciz koyduklarını, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/666 Esas, 2015/60 Karar sayılı ilamı ile taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmak için kendilerine yetki verildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar (... v.d.) vekili, menfi tespit davası açacaklarını, davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur. Dahili davalılar vekili, müvekkillerinin 1/4 hissesinin ifrazına karar verilmesini, aksi halde müvekkilleri yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 46 parsel sayılı taşınmazda bir kısım davalılar murisi ...'ın 6/8 payı üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda, borçlu ortağın alacaklısı, icra mahkemesi hakiminden İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, HMK’nın 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Somut olayda; Av. ... cevap dilekçesine ekli olarak sunulan müşterek vekaletname uyarınca bir kısım davalıların (... mirasçıları, ... v.d.) vekili olduğundan mahkemenin 26.05.2016 tarihli duruşmasında mübaşir tarafından adının yüksek sesle okunarak gelip gelmediğinin duruşma tutanağına yazılması gerekmektedir. Anılan duruşmada Av. ... ve diğer avukatların isimlerinin okunmadığının iddia edildiği, Av. ...'nın ise; duruşma yapıldığı sırada duruşma salonunda dinleyici sırasında oturmakta olduğu bu durumun da tutanakla tespit edildiği anlaşılmıştır. O halde bir kısım davalılar vekilinin duruşmaya katılımı sağlanmadan duruşma yapılması ve karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğinden doğru olmamıştır. Kabule göre de; 1) Taşınmazın tamamı hakkında satış kararı verilmesi gerekirken mahkemece hükmün 2. fıkrasında taşınmazın bir kısmı paylı şekilde bırakılarak bir kısım payın satışına ilişkin hüküm kurulması, 2) Bir kısım davalılar vekili tarafından davacı aleyhine açılan ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/443 Esas sayılı dosyası ile ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/306 Esas sayılı dosyalarının bekletici mesele yapılıp yapılmaması gerektiği hakkında bir karar verilmemesi, 3) Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin “Taraflara” payları oranında yükletilmesi gerekir. Bu durumda kendisini vekille temsil ettiren ... mirasçıları davalılar lehine hükmedilmemiş olması da doğru olmamıştır. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi, 2012/18748 E., 2013/1640 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun payının satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2012/18748 E.  ,  2013/1640 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava borçlu mirasçının alacaklısı tarafından açılan bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun payının satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez. Ancak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 sayılı kanunla değiştirilen 8. maddesine göre; parsel büyüklüğü mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarım yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz. Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükte parsellerden daha küçük parsellere bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun, birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, yasa koyucunun amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeninden sayılması gerekir. 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete sahip tarımsal nitelikli parsellerde ise, alacaklı İİK.nun 121. maddesi uyarınca aldığı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Somut olaya gelince, borçlu mirasçının alacaklısı olan davacı tarafından İcra mahkemesinden aldığı yetkiye dayanarak dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Mahkemece 5403 sayılı Kanunun 8. Maddesinin cebri icrayı kapsamadığı, İİK.nun 121. maddesinde belirtildiği gibi sadece iştirakli ortağın dava açabileceği ve müstakilen pay haczi ve satışının mümkün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkelere göre, borçlu ortağın alacaklısı tarafından İ.İ.K. 121. Maddesine göre İcra Mahkemesinden alınan yetkiye dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, borçlu mirasçının müstakil payının haczi mümkün ise de, her birine isabet edecek miktar 2 hektardan küçük olup, tarla niteliğindeki taşınmazlarda 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca pay satışı mümkün olmadığından davacının taşınmazın tamamının satılarak ortaklığın giderilmesini istemekle haklı olduğu gözetilmeden işin esası incelenmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi, 2013/524 E., 2013/2913 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/524 E.  ,  2013/2913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından ayrı ayrı süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu ortağın alacaklıları tarafından açılan borçlunun paydaşı olduğu iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan borçlu ... tarafından temyiz edilmiştir. Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez. Ancak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 sayılı kanunla değiştirilen 8. maddesine göre; parsel büyüklüğü mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarım yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz. Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükte parsellerden daha küçük parsellere bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun, birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, yasa koyucunun amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeninden sayılması gerekir. 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete tabi tarımsal nitelikli taşınmazlarda ise, alacaklı İİK.nun 121. maddesi uyarınca aldığı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Somut olaya gelince, borçlunun alacaklısı olan davacı tarafından İcra mahkemesinden aldığı yetkiye dayanılarak dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Yukarıda açıklanan ilkelere göre, borçlu paydaşın alacaklısı tarafından İİK.nun 121.maddesine göre icra mahkemesinden alınan yetkiye dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, borçlunun müstakil payının haczi mümkün ise de, taşınmazların niteliğine göre 5403 Sayılı Yasa uyarınca taksimin mümkün olup olmadığının araştırılarak, 5403 Sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca pay satışının mümkün olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile satış kararı verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca kabule göre, karar tarihi itibariyle Harçlar Yasası gereği satış bedeli üzerinde binde 9,9 nispetinde harç alınması gerekirken, binde 9 nisbetinde harç alınması, satış bedelinin tapudaki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, infaza müdahale edecek şekilde, borçlu payına isabet eden paranın, icra müdürlüğüne tevdiine ilişkin karar verilmesi de hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2012/6250 E., 2012/11949 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun payının satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez.
6. Hukuk Dairesi         2012/6250 E.  ,  2012/11949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava borçlu mirasçının alacaklısı tarafından açılan iki adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun payının satışını isteyebileceğinden İİK.nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez. Ancak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 sayılı kanunla değiştirilen 8. maddesine göre; parsel büyüklüğü mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarım yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz. Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükte parsellerden daha küçük parsellere bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun, birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, yasa koyucunun amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeninden sayılması gerekir. 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete sahip tarımsal nitelikli parsellerde ise, alacaklı İİK.nun 121. maddesi uyarınca aldığı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Somut olaya gelince, borçlu mirasçının alacaklısı olan davacı tarafından İcra mahkemesinden aldığı yetkiye dayanarak dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlarda elbirliği mülkiyeti varken yargılama sırasında taşınmazda paylı mülkiye geçildiği tapu kaydından anlaşılmaktadır. Bunun üzerine mahkemece 2009/165-2010/436 sayılı kararı ile dava açıldığı tarihte elbirliği mülkiyetinin olduğu, yargılama sırasında mülkiyet türünün değiştiği ve paylı mülkiyete geçildiği, alacaklının İİK 121 maddesine göre açtığı davanın ön koşulunun ortadan kalktığı, paylı mülkiyette pay haczinin mümkün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine borçlunun payına haciz konularak Ödemiş 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1521 esas sayılı takip dosyası ile 6/10/2011 tarihli ihale ile pay satışı yapılmış ve ihale kesinleşmiştir. Satışı yapılan payın tescili için Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta Tapu Sicil Müdürlüğü, Ödemiş Tarım İlçe Müdürlüğünün “ taşınmazların tapu vasfı itibarı ile 5578 sayılı kanunun 8. maddesine göre belirtilen tarım arazisi büyüklüğünün altında olduğundan; bahsi geçen taşınmazların hisseli olarak üçüncü şahıslara satışı yapılamaz “ görüşü doğrultusunda tescil talebini reddetmesi nedeniyle alıcı sıfatını da kazanan davacı, açtığı bu dava ile taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Yukarıda açıklanan ilkere göre, borçlu ortağın alacaklısı tarafından İ.İ.K. 121. Maddesine göre İcra Mahkemesinden alınan yetkiye dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, borçlu mirasçının müstakil payının haczi mümkün ise de, her biri 2 hektardan küçük olup, tarla niteliğindeki taşınmazlarda 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca pay satışı mümkün olmadığından ve kesinleşen ihale sonucu adına tescil işlemini de gerçekleşmediğinden, davacının taşınmazların tamamının satılarak ortaklığın giderilmesini istemekle haklı olduğu gözetilmeden işin esası incelenmeden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Aşağıdakilerden hangisi satışın pazarlık usulüyle yapılabileceği hallerden biri değildir?

A) Bütün ilgililerin istemesi.
B) Malın değerinin hızla düşüyor olması.
C) Malın borsa veya piyasa fiyatının olması.
D) Altın ve gümüş eşyaya maden değerinin teklif edilmesi.
E) Taşınmazın hisseli olması.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol