2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 160

İcra ve İflas Kanunu 160. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 160 – (Değişik: 18/2/1965-538/77 md.) İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumludur. (Değişik: 9/11/1988-3494/27 md.) Mahkeme, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini ister. Defter tutulması: 1 – Usulü:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2023/4918 E., 2023/5357 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İİK md 160, 169/ a , 170 inci madde hükümleri
12. Hukuk Dairesi         2023/4918 E.  ,  2023/5357 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun takibe konu çek altındaki imzanın eli ürünü olmadığı ve sair itirazları üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi ile imzaya itirazın kabulü ile davacı ... yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığı ile şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın temlik alacaklısı bankalar tarafından istinaf edilmesi üzerine,Bölge Adliye Mahkemesince davalılar Türkiye Halk BankasıA.Ş. ve Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.'nun istinaf başvurularının esastan, T.C. ... A.Ş. tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığından İİK'nın 363 ve 365.maddeleri gereğince istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı T. Vakıflar Bankası T.A.O. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.İTİRAZ Borçlu itiraz dilekçesinde; aleyhine davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2018/3936 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu çekteki imzanın eli ürünü olmadığını, takip alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından, tüm borca ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, takipte uygulanan faiz oranının fahiş ve hatalı olduğunu, işletilen faizin yanlış hesaplandığını, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu takipte borçluya gönderilecek ödeme emrinde borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarının, icra müdürlüğü banka hesap numarasının ve alacaklı veya vekiline ait hesap numarasının ödeme emrine yazılmasının yasal zorunluluk olduğunu, şikayete konu ödeme emrinde banka hesap numarasının yazılı olmadığını belirterek, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takip konusu çekte davacının avalist olarak imzasının bulunduğunu, bu imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki iddianın somut dayanağının bulunmadığını, önceki tarihlerde de davacı tarafından avalist sıfatıyla imzalanan ve itiraza uğramaksızın tahsil edilen çekler bulunduğunu, davacının borçlu olmadığı iddiasının genel mahkemede açacağı menfi tespit davasında değerlendirilebileceğini, takipte istenen faizin hukuka uygun olduğunu, davacının itiraz ederken olması gereken faiz miktarını dahi göstermediğini, davacıya tebliğ edilen ödeme emrinde icra müdürlüğüne ait banka hesap numarası bulunduğunu, bir an için aksi düşünülse dahi, bu eksikliğin her zaman ikmal edilebilir nitelikte olması nedeniyle ödeme emrinin veya takibin iptalini gerektirmeyeceğini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına ve %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının imza incelemesine esas imza örneklerinin ilgili kurumlardan toplandığını ve takibe konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda Söke Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliğinden bilirkişi raporu alındığını, 26.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda; takibe konu senetteki imza ile davacıya ait incelemeye esas imzaların karşılaştırılması sonucunda, senetteki imzanın davacı ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varıldığının rapor edildiğini, somut olayda, alınan bilirkişi raporunun kesin kanaat içermediği, ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklının son aldırılan rapora itirazı bulunmadığı gibi, raporu kabul ederek yeniden rapor aldırılması talebinin de olmadığı (... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Esas: 2018/1086 Karar no: 2018/2351) dosyada mevcut bilirkişi raporu ve delillerle takip dayanağı senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; imzaya itirazın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2018/3460 Esas sayılı dosyasında davacı ... yönünden takibin durdurulmasına, yasal şartları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alacaklısı Türkiye Halk Bankası A.Ş., T.Vakıflar Bankası T.A.O. Ve T.C. ... A.Ş. istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri T.Vakıflar Bankası T.A.O. istinaf dilekçesinde; banka alacağınınT.C. ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, davada taraf sıfatlarıının kalmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Türkiye Halk Bankası A.Ş. istinaf dilekçesinde; davacının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/362 Esas sayılı dosyası ile konkordato talep eden Keskinoğlu Tavukçuluk ... A.Ş.'nin yetkilisi ve pay sahibi olduğunu, temlik eden davalı ... ... A.Ş. ile Keskinoğlu firması arasındaki ticari faaliyet kapsamında, muhtelif çeklerin keşide edildiğini, davacının bu konuda itiraz ileri sürmediğini, davacının icra takibine dayanak çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiasının herhangi bir somut dayanağı bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak borcunu inkar etmeye çalıştığını, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının imza örneğinin bulunduğu belgelerin toplanmadığını ve yeterli inceleme yaptırılmadığını, Keskinoğlu firması yetkililerine ait imza sirkülerine bakıldığında, çekteki imzanın davacıya ait olduğunun çıplak gözle dahi çok net bir şekilde anlaşıldığını, dava konusu takip haricinde ... İcra Dairesinin 2018/3460 Esas sayılı dosyası kapsamında ihtiyati haciz kararının icrası sırasında tutulan haciz tutanağında çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun açık bir şekilde ortaya konulduğunu, yargılama aşamasında Söke Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 26.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu senetteki imza ile davacıya ait incelemeye esas imzaların karşılaştırılması sonucunda, senetteki imzanın davacı ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varıldığının beyan edildiğini, bilirkişi raporu ile dahi, davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olduğunun ispat edildiğini, davacının takibe dayanak senetle ilgili borcu olmadığı yönündeki iddiasının da asılsız olduğunu, bu hususun İcra Mahkemesinin inceleme alanına da girmediğini, İcra Mahkemesinin çek üzerinde yapacağı inceleme sınırlı olup, borcun olup olmadığı yönünde bu Mahkeme tarafından tespit yapılmasının mümkün olmadığını, icra takibine konu faizin hukuka uygun olduğunu, bu dava kapsamında incelenmesinin dahi gerekmediğini, davacının iddiasının aksine, davacıya tebliğ edilen ödeme emrinde ... İcra Müdürlüğüne ait banka hesap numarasının bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf incelemesine konu edilen kararın davalı T.C. ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı verilmesine rağmen, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, İİK'nın 363 ve 365. maddeleri gereğince istinaf başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalılar Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekillerinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca adı geçen davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alacaklısı T.Vakıflar Bankası T.A.O temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temlik alacaklısı banka istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde imzaya itiraz ile borca ve faiz oranına itiraz ve İİK'nın 60. maddesi kapsamında ödeme emrinde icra müdürlüğü banka hesap numarasının bulunmaması nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md 160, 169/ a , 170 inci madde hükümleri İİK md.60 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alacaklısının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanunu'na 696 sayılı KHK ile eklenen geçici 5. maddesi gereğince, davacı konumunda olan bankanın harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. İHÖ/AK

Diğer kararlar (3)

23. Hukuk Dairesi, 2016/626 E., 2017/1724 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, İİK’nın 160. maddesi uyarınca, iflas talep eden davacı alacaklıya, ilk alacaklılar toplantısına kadar yapılacak masrafları depo etmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen masrafların mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesiyle, davan
23. Hukuk Dairesi         2016/626 E.  ,  2017/1724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin işçi alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket hakkında öncelikle ilamsız takip başlattıklarını, bu arada davalı şirketin faaliyetlerini durduğunu, ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü, bir takım muvazaalı borçlandırıcı işlemlerle, alacakların tahsilini önlemeye yönelik girişimlerde bulunduğunu, davalı şirketin borca batık durumda olduğuna dair duyumlar almaları üzerine, takip talebini iflas yoluyla takibe dönüştürdüklerini ve takibin kesinleştiğini, borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin iflasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, İİK’nın 160. maddesi uyarınca, iflas talep eden davacı alacaklıya, ilk alacaklılar toplantısına kadar yapılacak masrafları depo etmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen masrafların mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2015/7905 E., 2016/4885 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
İflas erteleme talebi aynı zamanda iflas talebini de içerdiğinden iflas erteleme talep eden davacının İİK'nun 160. maddesi gereğince, ilk alacaklar toplantısına kadar olan masrafları ve iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını, peşin olarak yatırması gerekirken bu hususlara dikkat edilmeden karar verilmesi, yerinde olmamış, hükmün b
23. Hukuk Dairesi         2015/7905 E.  ,  2016/4885 K. "İçtihat Metni" ... Davacı vekili tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin borca batık olduğunu ancak iyileştirme projelerinin bulunduğunu, erteleme kararı verilmesi halinde borca batıklıktan kurtulacaklarını ileri sürerek iflasın ertelenmesini istemiştir. Bir kısım müdahiller, davacının iflasını istemişlerdir. Mahkemece, alınan bilirkişi, kayyım raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin borca batık durumda olduğu, sunulan iyileştirme projesi ile iyileşme ümidinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiştir. Kararı, müdahil.... vekili temyiz etmiştir. 1) Dava tarihinde yürürlükte olan HMK’nın 74. ve TBK’nın 504. maddeleri uyarınca vekilin iflas veya iflasın ertelenmesi talebinde bulunabilmesi için vekaletnamesinde bu konuda özel yetki bulunmalıdır. Somut dosyada, iflas erteleme talep eden şirket vekillerince sunulan vekaletnamede özel yetkiye rastlanmamıştır. Mahkemece, iflas erteleme talep eden şirket vekillerine verilmiş, iflas ve iflas erteleme isteme yetkisini de içeren vekâletnamenin dosyaya sunulması sağlanmamıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6103 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 179/a maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca, iflas erteleme talebinin ve kayyımın atanmasına ilişkin kararın, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırlarının ticaret siciline tescil ve 166. maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile ilân ettirilmediği anlaşılmaktadır. İflas erteleme talebi aynı zamanda iflas talebini de içerdiğinden iflas erteleme talep eden davacının İİK'nun 160. maddesi gereğince, ilk alacaklar toplantısına kadar olan masrafları ve iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını, peşin olarak yatırması gerekirken bu hususlara dikkat edilmeden karar verilmesi, yerinde olmamış, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir. 2) Bozma nedenine göre, müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. .../... S.2 SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, müdahil .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ve res'en belirlenen sebepler ile hükmün müdahil yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2014/1479 E., 2014/5551 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varEdirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İflasa karar verilebilmesi için davacı yanca, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar yapılacak giderlerin avans olarak mahkeme veznesine yatırılması gerekir (İİK.m.160).
23. Hukuk Dairesi         2014/1479 E.  ,  2014/5551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/09/2013 NUMARASI : 2012/301-2013/424 Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile müdahiller H.. K.., Z. M., N. D., H. Ş., N. A., S. K., M. T., E. Y., S. Ç. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı hakkında iflas yolu ile girişilen takibin itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, öncelikle kooperatifin 165 ortağı bulunduğunu, borcun ödenmesinin mümkün olduğunu, borcun en kısa sürede ödeneceğini belirterek iflas talebinin reddine, olmadığı takdirde iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; depo emri gereğini yerine getirmeyen davalının iflasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile müdahiller H.. K.., Z.. M.., N.. D.., H.. Ş.., N. A., S. K.., M. T., E. Y., S. Ç. vekilleri ile S.. Ö.. ve A.. S.. temyiz etmiştir. İflasa karar verilebilmesi için davacı yanca, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar yapılacak giderlerin avans olarak mahkeme veznesine yatırılması gerekir (İİK.m.160). Yargılama aşamasında bu masraf kalemi davacıdan alınmadığı gibi, karardan sonra alınan tutar da tasfiye giderleri için yeterli değildir. İflas müdürlüğünden sorularak bu tutarın belirlenmesi ve davacıdan istenmesi; yatırılmaması halinde iflas davasının usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yasal zorunluluğa uyulmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan, davalıya tebliğ veya tefhim edilecek depo emrinde alacak kalemlerinin neler olduğu şüpheye yer vermeyecek biçimde açıklanmalı ve verilecek süre içinde bu tutarların yatırılmaması halinde iflas kararı verileceği ihtar edilmelidir (İİK.m.158). Dosyaya kısmi ödeme yapılmış olması da dikkatten kaçırılarak, yeterli açıklamayı içermeyen depo kararına dayanılarak iflas kararı verilmesi de bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İflas davasında alacaklının "birinci alacaklılar toplantısına kadar olan masrafları" ödemesi zorunluluğu hangi maddeye dayanır?

A) İİK m. 160
B) İİK m. 177
C) İİK m. 58
D) HMK m. 120
E) TTK m. 18