2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 222

İcra ve İflas Kanunu 222. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 222- (Değişik: 17/7/2003-3939/53 md.) Alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu hâlde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar. İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2025/668 E., 2025/1071 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
ılar toplantısının 22.11.2022 tarih, saat 10:30'da yapılacağının alacaklılara bildirildiğini, her ne kadar toplantı nisabı oluşmuş ise de iflas idaresi seçilmesi için toplantıya katılan alacaklılardan iflas idaresine aday gösterilmediğini, İİK'nın 222. maddesi gereğince 2.
6. Hukuk Dairesi         2025/668 E.  ,  2025/1071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/984 E., 2024/1436 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2023/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) 2020/71 E.- 2021/119 K. sayılı kararı ile Artukoğlu Gıda ... Ltd. Şti'nin 11.03.2020 tarih ve saat 10:20 itibarıyla iflasına karar verildiğini, iflas kararının iflas dairesine bildirilmesi üzerine iflas tasfiyesinin Kırşehir İcra Dairesi'nin 2020/1 İflas numarasına kaydının yapıldığını, bunun üzerine iflas dairesince İİK'nın 219. maddesi uyarınca müflis şirketin tasfiyesinin "Adi Usul" olarak açılmasına karar verilerek açılma kararının ilan edildiğini, ilanda 1. alacaklılar toplantısının 22.11.2022 tarih, saat 10:30'da yapılacağının alacaklılara bildirildiğini, her ne kadar toplantı nisabı oluşmuş ise de iflas idaresi seçilmesi için toplantıya katılan alacaklılardan iflas idaresine aday gösterilmediğini, İİK'nın 222. maddesi gereğince 2. alacaklılar toplantısına kadar iflas dosyasının re'sen iflas dairesince yürütülmesine karar verildiğini, iflas dairesinin iflas idaresi görevi kapsamında bulunan tasfiye işlemlerine devam ettiğini, Kırşehir İflas Dairesi'nin 08.03.2023 tarihli muhtırası sonrası müvekkil şirket yetkililerinin masaya bildirilen alacakların devam edip etmediği hususunda beyanda bulundukları ve sıra cetveline esas olmak üzere ihtilaflı alacakları bildirdikleri, ancak Kırşehir İflas Dairesi'nce belge sunulmadığı gerekçesi ile ihtilaflı alacakların nazara alınmadığını ileri sürülerek İflas Dairesi'nin yetkisi ve görevi dahilinde bulunmadığı halde iflas idaresi yerine geçerek vermiş olduğu ve ihtilaflı alacak kaydı yapılması gerekirken bu şekilde yapılmadan düzenlenen 10.03.2023 tarihli İflas Alacaklıları Sıra Cetveli Alacaklılar Toplantısının İlanı Kararı'nın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan 23.03.2023 tarihinde şikayet dilekçesi tebliğ edilmiş ve cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1- h bendinde dava şartları arasında yer aldığı, şikayette de şikayet edenin hukuki yararının bulunmasının kaçınılmaz olduğu, sıra cetveline şikayet davasının kural olarak sıra cetveline giren ya da girme hakkı bulunduğu halde sıra cetveline alınmayan alacaklılar tarafından aynı iştirak derecesi ya da üst sırada bulunup kendilerine pay ayrılan alacaklılara karşı açılacağı (İİK'nın 142/1. madde), paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklının sıra cetvelinin iptalini istemekte de hukuki yararı bulunduğu, buna göre sıra cetveline şikayet hakkı takip alacaklılarına tanınmış bir hak olup borçluya sıra cetvelinde pay ayrılmadığından ve borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından sıra cetveline yönelik şikayette bulunmakta hukuki yararı olmadığı, bu nedenle HMK'nın 114/1-h ve HMK'nın 115/2 maddesi gereğince de bu yöndeki şikayetin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; a. Müflisin masa malları dışındaki işlemlerin hukuka ve kamu düzenine aykırılık iddiaları kapsamında şikayet hak ve ehliyeti bulunduğunu, "Iflas idaresinin sıra cetvelini düzenlerken kurallara aykırı hareket ettiği iddiası var ise, bu halde sıra cetveline karşı başvurulacak yol, şikayet yoludur. Iflas idaresinin uymak ve re'sen yapmak zorunda olduğu bütün hususlardan dolayı şikayet yoluna gidilebilir (IIK'nın 227). Sıra cetvelinin bu düzenleme noksanlıklarına karşı alacaklıların hatta müflisin şikayet hakkı vardır. (Prof. B. Kuru, İflas ve Konkordato Hukuku - Cilt 2. Sh. 306, 307)." şeklinde bu durumun açıklandığını, bu nedenle müvekkili şirketin şikayette haklı olup taraf ehliyeti bulunduğunu, b. Şikayet dilekçesini aynen tekrar etmek suretiyle iflas masasına ihtilaflı alacaklarını bildirmesine rağmen sadece ilamlı ve ilamları kesinleşmiş olan alacaklar bakımından değerlendirme yapıldığını bildirdikleri diğer alacaklar bakımından herhangi bir araştırma yapmadan Kırşehir İflas Dairesi'nin 10.03.2023 tarihli ve 2020-1 İflas sayılı dosyasından "İflas Alacaklıları Sıra Cetvelinin ve İkinci Alacaklılar Toplantısının İlanı Kararı" verildiğini ve verilen bu kararın hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas dairesinin sıra cetveli düzenlenmesine ilişkin işlemine karşı şikayet istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Şikayetçilerin iflas idaresinin ya da dairesinin bir alacağın kabulü veya reddi kararına karşı şikayet hakkı bulunmadığı bu nedenle şikayetçi borçlu müflise sıra cetvelinde pay ayrılmadığından ve müflisin alacaklı sıfatı bulunmadığından, sıra cetveline yönelik şikayette bulunmakta hukuki yararı olmadığı anlaşılmış olup, şikayetçi vekilinin temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

6. Hukuk Dairesi, 2023/109 E., 2023/3517 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
maddesi uyarınca birinci alacaklılar toplantısının ilan tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde yapılacağı, 10 günlük sürenin geçmesinden sonra birinci alacaklılar toplantısının yapılmasının mümkün olmadığı, İİK'nın 222. maddesine göre ise birinci alacaklılar toplantısının yapılamaması halinde iflasın kesinleşmesinden sonra yapılacak ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin iflas dairesin
6. Hukuk Dairesi         2023/109 E.  ,  2023/3517 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1857 E., 2022/1252 K. DAVA TARİHİ : 27.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/544 E., 2018/610 K. Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iflas dairesinin 09/07/2018 tarihli kararı ile tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapılmasına karar verdiğini, ancak bir kısım alacaklılar vekilinin talebi ile 23/07/2018 tarihli kararında, 26/07/2018 tarihli birinci alacaklılar toplantısının, ilandan itibaren en geç on gün içinde yapılamayacağı gerekçesiyle, alacaklılar toplantısının yapılmayacağına ve tasfiyenin ikinci alacaklılar toplantısına kadar resen yürütülmesine, ayrıca müflis şirketin iflas içi konkordato talep etmesi nedeniyle paraya çevirmenin ikinci alacaklılar toplantısına kadar durduğuna karar verdiğini, bu kararlara karşı mahkemenin 2018/492 Esasına kayıtlı dosyasında itiraz ettiklerini, iflas dairesinin birinci alacaklılar toplantısını yasaya aykırı bir şekilde iptal ettiğini ve iflas idaresi yerine geçerek sıra cetveli hazırladığını, birinci alacaklılar toplantısının yapılması gerektiğini, iflas dairesinin alacaklıların yerine geçerek karar veremeyeceğini ileri sürerek yetkisiz iflas dairesi tarafından hazırlanan 13/08/2018 tarihli sıra cetvelinin yok hükmünde olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iflas dairesinin 23/07/2018 tarihli kararının 3. bendinde sıra cetveli tanzim ve ilan edilmesine karar verildiğini, davacının bu karara itiraz etmediğini ve bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle iflas dairesinin sıra cetveli düzenlemesinde hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 219. maddesi uyarınca birinci alacaklılar toplantısının ilan tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde yapılacağı, 10 günlük sürenin geçmesinden sonra birinci alacaklılar toplantısının yapılmasının mümkün olmadığı, İİK'nın 222. maddesine göre ise birinci alacaklılar toplantısının yapılamaması halinde iflasın kesinleşmesinden sonra yapılacak ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin iflas dairesince yürütüleceği, iflas dairesinin sıra cetveli düzenlenmesine ilişkin kararına da itiraz edilmediği, bu nedenlerle iflas dairesinin sıra cetveli düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. 2.Mahkemece 22.11.2018 tarihli ek karar ile; kararın kesin olduğunu belirterek davacının istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; icra mahkemesinin şikayet üzerine verdiği kararlar istinaf edilebileceğinden mahkemenin kararın kesin olduğuna dair ek kararının yasaya aykırı olduğunu, doktrinde 10 günlük sürenin geçmesinin alacaklılar toplantısı yapılmasına engel olmayacağının kabul edildiğini, uygulamada da 10 günlük süreye hiç uyulmadığını, iflas dairesinin hazırladığı sıra cetvelinin yok hükmünde olduğunu belirterek karar ve ek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetveline şikayete ilişkin karar, İİK'nın 363 maddesinde sayılan istinaf yoluna başvurulması mümkün olmayan kararlardan olmadığından, davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf itirazlarının kabul edilerek asıl kararın incelendiği, davacı tarafın iflas dairesinin 23/07/2018 tarihli, birinci alacaklılar toplantısı yapılmayacağına ve ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin resen yürütülmesine ilişkin kararına karşı şikayetinin, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/492 Esas sayılı dosyasında reddedilerek kararın kesinleştiği, bu durumda iflas dairesinin birinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağına ve tasfiyenin resen yürütülmesine dair kararı kesinleştiğine göre, davacı vekilinin yine aynı nedene dayanarak birinci alacaklılar toplantısının yapılması ve sıra cetvelinin iflas idaresince hazırlanması gerektiğine ilişkin iddiasının dinlenilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, iflas dairesinin kendisini görevlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk alacaklılar toplantısının yasaya aykırı olarak iptal edildiğini, sıra cetvelinin yok hükmünde olduğunu, iflas dairesinin konkordato teklifi hakkında karar verilinceye kadar tasfiyeyi tatil etme hakkı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iflas sıra cetvelinde şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Başka bir dosyada şikayete konu edilip şikayetin reddine karar verilmiş olan iflas dairesinin 23.07.2018 tarihli kararına göre iflas tasfiyesini yürüten iflas dairesince sıra cetveli düzenlenmiş olup, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/110 E., 2023/3662 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İcra ve İflas Kanununun 222 nci maddesi uyarınca, alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur.
6. Hukuk Dairesi         2023/110 E.  ,  2023/3662 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1836 E., 2022/1251 K. ŞİKAYETÇİ : T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili Avukat ... ŞİKAYET OLUNAN : Müflis Kürüm Demir San. Dış. Tic. A.Ş. vekili Avukat ... FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/543 E., 2018/615 K. Taraflar arasındaki iflas sıra cetveline şikayet dosyasında yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili, iflas müdürlüğünün yasaya aykırı olarak birinci alacaklılar toplantısının yapılmamasına ve ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin müdürlükçe yürütülmesine karar verdiğini, bu işleme karşı şikayet yoluna başvurduklarını, bu esnada yine yasaya aykırı olarak sıra cetveli düzenlendiğini ve müvekkili bankanın alacağının reddedildiğini, iflas dairesinin, iflas idaresi yerine geçerek sıra cetveli hazırlayamayacağını, alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 13.08.2018 tarihli iflas sıra cetvelinin iptalini istemiştir. II. CEVAP Şikayet olunan İflas Dairesi vekili cevap dilekçesinde; İflas Dairesinin 23.07.2018 tarihli kararının 3. bendinde masaya kayıt edilen alacaklarla ilgili sıra cetveli tanzim ve ilanına karar verildiğini, şikayete konu 13.08.2018 tarihli sıra cetvelinin de bu karara dayalı olarak düzenlendiğini, şikayetçinin 18.07.2018 tarihli kararlar aleyhine daha önce bir başka dosyada şikayet yoluna başvururken anılan 3 no.lu bendi şikayet konusu yapmadığını, iflas kararı kesinleştiğinde müflisin teklif ettiği iflas içi konkordato teklifinin ikinci alacaklılar toplantısında oylamaya sunulanacağını, alacaklıların kararına göre paraya çevirme işlemlerine devam edileceğini, paraya çevirme dışındaki diğer tasfiye işlemlerinin yasaya uygun olarak Müdürlükçe yürütüldüğünü savunarak, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 219 uncu maddesinde öngörülen 10 günlük sürede birinci alacaklılar toplantısı yapılmadığından bu sürenin geçmesinden sonra birinci alacaklılar toplantısı yapılamayacağı, bu durumda ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin iflas dairesince yürütüleceği, bu kapsamda, iflas dairesinin 18.07.2018 tarihinde aldığı kararla işlemlerine devam ettiği ve şikayete konu sıra cetvelinin tanzim edildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk alacaklılar toplantısının yasaya aykırı olarak iptal edildiğini, iflas dairesinin yasal koşulları oluşmadan tasfiyeyi idare edemeyeceğini, iflas idaresi yerine geçerek karar veremeyeceğini, alınan kararların yok hükmünde olduğunu, bu nedenle sıra cetvelinin de iptali gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, iflas dairesinin 16.07.2018 tarihli, birinci alacaklılar toplantısı yapılmayacağına ve ikinci alacaklılar toplantısına kadar tasfiyenin resen yürütülmesine ilişkin kararına karşı başka bir mahkemede yaptığı şikayetin reddedilerek kesinleştiği, şikayetçi vekilinin yine aynı nedene dayalı olarak birinci alacaklılar toplantısının yapılması ve sıra cetvelinin iflas idaresince hazırlanması gerektiğine ilişkin iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığı, icra mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususların yanında, istinaf dairesi gerekçesinde belirtilen diğer şikayet dosyasının lehlerine sonuçlandığını, tasfiye işlemlerine iflas dairesince devam olunmasına ve ilk alacaklılar toplantısı yapılmamasına dair alınan 18.07.2018 tarihli iflas müdürlüğü kararının iptali edildiğini, bu nedenle iflas müdürlüğünün tasfiyeyi yürütme ve sıra cetveli düzenleme yetkisi bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iflas sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile İcra ve İflas Kanunu’nun 219 uncu maddesi ile 221 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İcra ve İflas Kanununun 222 nci maddesi uyarınca, alacaklılar toplanması mümkün olmazsa veya karar nisabı oluşmazsa durum tespit olunur. Bu halde daire, ikinci alacaklılar toplanmasına kadar masayı idare eder ve tasfiyeye başlar. Bu düzenleme gereğince iflas dairesince ikinci alacaklılar toplanmasına kadar tasfiyenin yürütülmesi ve bu kapsamda iflas sıra cetvelinin tanzim edilmesi doğru olmuştur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Birinci Alacaklılar Toplantısı'nın yapılamaması veya karar yeter sayısının oluşmaması durumunda süreç nasıl işler?

A) İflas dairesi tasfiyeyi durdurur.
B) İflas kapanır.
C) İkinci alacaklılar toplantısına kadar işi İflas Dairesi yürütür.
D) Mahkeme re'sen iflas idaresini atar.
E) Müflisin malları borçluya iade edilir.