İcra ve İflas Kanunu 254. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 254 – Paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor verir.
Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir.
Mahkeme, tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir.
(Ek fıkra: 2/3/2005-5311/15 md.) İflâsın kapanması hakkında verilen hükme karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.[79]
İflas dairesi kapanmayı ilan eder.
İflas kapandıktan sonra:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
2 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2025/829 E., 2025/1351 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
sıra alacaklılar için aciz vesikası düzenlendiğini ve tüm alacaklılara tebliğ edildiğini ileri sürerek bu nedenle müflis şirket hakkındaki iflasın İİK'nın 254. maddesi uyarınca kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6. Hukuk Dairesi 2025/829 E. , 2025/1351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2769 E., 2024/2015 K.
TALEP EDEN : Bursa 14. İcra Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/344 E., 2021/736 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım alacaklılar vekili Av. ... ve alacaklı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden Bursa 14. İcra Dairesi dilekçesinde; müflis şirket hakkında verilen iflas kararı üzerine 04.04.2019 tarihinde 2. alacaklılar toplantısı yapıldığını, pay cetvelinin toplantıda olan ve toplantıya katılmayan alacaklılara tebliğ edildiğini, dağıtıma konu 30.000,00 TL'nin 1. sıra alacaklılar (işçi alacağı) arasında garameten pay edildiğini, iban numarası bildirilen alacaklıların hesaplarına isabet eden miktarlar gönderildiğini, iban numarasını bildirmeyen alacaklılara isabet eden miktarlar için ... Bankasında adlarına 11.02.2021 tarihinde vadesiz hesaplar açılarak paylarına isabet eden miktarların açılan hesaplarına gönderildiğini, dosyada ödemesi yapılmayan alacaklı kalmadığını, alacağını tam alamayan 1. sıra alacaklılar ve alacağını hiç alamayan 3.ve 4. sıra alacaklılar için aciz vesikası düzenlendiğini ve tüm alacaklılara tebliğ edildiğini ileri sürerek bu nedenle müflis şirket hakkındaki iflasın İİK'nın 254. maddesi uyarınca kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İflas Müdürlüğü tarafından 17.02.2021 tarihli yazısı ile müflis şirket hakkında 10.01.2014 tarihli ve 2013/77 E., 2014/1 K. sayılı kararı ile verilen iflas kararının Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2014/1 İflas dosyasında işleme konularak iflas müdürlüğünce gerekli ilanların yapıldığı, 2. alacaklılar toplantısının yapılarak sıra cetvelinin düzenlendiği, tüm alacaklılara gönderildiği, alacaklılara alacaklarının ödendiği, ... Bankasında iban bildirmeyenler alacaklılar adına 11.02.2021 tarihinde vadesiz hesaplar açılarak paylarına isabet eden miktarların açılan hesaplarına gönderildiği, dosyada ödemesi yapılmayan alacaklı kalmadığı, dosyada işlemlerinin tamamlandığı anlaşıldığından talebin kabulü ile iflasın kapatılmasına karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım alacaklılar vekili Avukat ... ve alacaklı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflasın kapatılmasına dair kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bir kısım alacaklılar vekili Av. ... temyiz dilekçesinde; iflas tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğini, müvekkillerin alacağı işçilik alacağı, imtiyazlı alacak olmasına rağmen alacakların paylaştırılması aşamasında bu hususun dikkate alınmadığını, iflas eden şirketin malvarlığı araştırmasının gereği gibi yapılmadığını beyan etmektedir.
2. Alacaklı SGK vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında kanunen yapılması gereken usuli işlemlerin tam anlamıyla yapılmadığı kanaatinde olduklarını, müflis şirketin hacze kabil malvarlığının olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, iflas dosyasında paraların usulüne uygun dağıtılıp dağıtılmadığı da araştırılmadığı gibi iflasın idaresi konusunda hiçbir araştırma yapılmadığını, buna rağmen aciz vesikaları düzenlendiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, İİK 254. maddesi gereğince iflasın kapatılmasına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bir kısım alacaklılar vekili Avukat ... ve alacaklı SGK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (1)
14. Hukuk Dairesi, 2016/5787 E., 2017/2683 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
üşme gibi nedenler gözetilerek sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ve o dava sonucunda ortaya çıkacak durum değerlendirilerek ve davacıya isabet etmesi muhtemel pay depo edilmek kaydıyla eldeki dosya hakkında bir karar verilebilir (İİK.m.254/2).
14. Hukuk Dairesi 2016/5787 E. , 2017/2683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2012 gününde verilen dilekçe ile muvakkat dağıtım cetveli düzenlenmesine ilişkin memur işleminin iptali talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi aşamasında düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde imtiyazlı alacağın sırasının düzeltilmesi ve tamamen reddedilen alacağa ilişkin kayıt kabul davası açılmış olmakla “nizalı alacak” olarak yazılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece şikayetçi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun alacağın 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15, 15/a ve 16. maddesinde tanımlanan alacaklardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Türk hukuku bakımından terekenin tasfiyesi için iki usul öngörülmüştür. Bu usullerden Türk Medeni Kanununun 632 ve izleyen maddelerinde düzenlenmiş tasfiye biçimi kural niteliğinde ise de istisnai durumlarda (TMK. m. 612 ve 636) İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tasfiye usulü de benimsenmiştir. Ne var ki iflas hükümlerine göre yapılan tereke tasfiyesinin de iflasa ilişkin tasfiyeden farklı yanları bulunmaktadır; bu bağlamda iflasta asliye ticaret mahkemesince yapılması öngörülen bütün işlemler, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde sulh hukuk mahkemesince yapılır.
Geçici ya da kesin dağıtım pay cetvelleri (İİK. m. 249, 252) kesinleşmiş sıra cetveline göre yapılacağından, öncelikle sıra cetvelinin kesinleşip kesinleşmediği ve masaya kayıt istemi ile açılan davanın akıbetinin eldeki dosyaya etkisi üzerinde durulmalıdır.
a) İlk olarak vurgulamak gerekir ki alacağın miktarının ve sırasının sıra cetvelinde netleşeceği tartışmasızdır; sıra cetvelinde gösterilenin dışında pay cetvelinde farklı bir sıra belirlenmesi düşünülemez.
İcra ve İflas Kanununda sıra cetveline yönelik itirazlar “esasa” ve “sıraya” olmak üzere iki grupta mütalaa edilmiş; görev hususu da bu ayrıma göre (iflas hukuku ile sınırlı olmak üzere) ticaret mahkemesi ve icra mahkemesi arasında paylaştırılmıştır. Alacak eğer tereke alacağı olarak yazılmamışsa (iflas masasına kaydedilmemişse) alacağın kaydı için açılan davada alacağın sırasına da karar verilir. Alacak yazılmış olmasına rağmen sırasının doğru olmadığı ileri sürülüyorsa bu husus “şikayet” olarak değerlendirilir.
Somut olayda, gerekçeli kararın bazı kısımlarında itiraz konusu işleme “muvakkat (geçici) pay cetveli” denmesi gerekirken “geçici sıra cetveli” denmiş olması doğru değildir. Davacı tarafından.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/10 Esas sayılı dosyasıyla reddedilen alacağa ilişkin kayıt kabul davası açılmış olmakla davacının alacağı henüz sıra cetveline yazılmadığından müstakilen sıraya yönelik itirazda bulunması mümkün değildir. Mahkemece davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de davanın reddi sonucu bakımından doğru olduğundan HUMK'nın 438/son maddesi gereğince hüküm gerekçesinin değiştirilerek onanması gerekmiştir.
b) Sıra cetvelinin kesinleşmesi ve cetvele kayıt istemli dava hakkında yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, eldeki davanın sonuçlandırılması ve ödeme yapılıp yapılamayacağı hususuna gelince, mahkemece anılan davanın sonucu beklenebileceği gibi bu davanın sonuçlanmasının alacağı zaman, paranın alım gücündeki muhtemel düşme gibi nedenler gözetilerek sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ve o dava sonucunda ortaya çıkacak durum değerlendirilerek ve davacıya isabet etmesi muhtemel pay depo edilmek kaydıyla eldeki dosya hakkında bir karar verilebilir (İİK.m.254/2). Sulh Hukuk Mahkemesinin bu yönde işlem yapmak üzere tereke tasfiye memuruna talimat vermesi mümkündür (kıyasen İİK.m.17).
İcra ve İflas Kanununun “şarta muallak alacaklar” başlıklı 197. maddesindeki düzenlemeye paralel olarak alacak hakkındaki İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/10 sayılı Esasında görülen davanın devam etmesi halinde bu alacağın sıra cetveline “nizalı alacak” olarak kaydedilmesi gerekir. Davanın sonuçlanmadığı düşünülerek nizalı alacak kaydına ilişkin talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Ne var ki bu eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi uyarınca hükme “Davacı alacağının geçici pay cetveline nizalı alacak olarak yazılmasına, sıra cetveline yönelik dava sonucuna göre tasfiye memurunca işlem yapılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bendin (a) alt bendinde açıklanan nedenle alacağın sırasına yönelik red kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, (b) alt bendinde açıklanan gerekçe ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki “Davanın reddine” cümlesinin “sıraya ilişkin davanın reddine” denilmek ve bu paragrafın altına “Davacı alacağının geçici pay cetveline nizalı alacak olarak yazılmasına, sıra cetveline yönelik dava sonucuna göre tasfiye memurunca işlem yapılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
İflas tasfiyesinin sona ermesi ve iflasın kapanması sürecine ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi hatalıdır?
A) Adi tasfiye usulünde, iflas idaresi nihai raporunu iflasa karar veren asliye ticaret mahkemesine sunarak iflasın kapatılmasına karar verilmesini ister.
B) İflasın kapatılması talebi üzerine mahkeme, dosyayı basit yargılama usulüne göre inceler ve bu hususta bir karar verir.
C) Mahkemenin iflasın kapanmasına yönelik verdiği kesinleşen karar, iflas dairesince İcra ve İflas Kanunu'ndaki usule uygun olarak ilan edilir.
D) İflasın kapanması kararı ile birlikte borçlunun müflis sıfatı kendiliğinden sona erer ve borçlu, tasarruf ehliyetini tam olarak geri kazanır.
E) İflasın kapanması hakkındaki mahkeme hükmüne karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulması mümkündür.
Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.