4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 138

Türk Medeni Kanunu 138. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 138- Evleneceklerden her biri evlendirme memurunun ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir. İtiraz, evrak üzerinde incelenip kesin karara bağlanır. Ancak, mutlak butlan sebeplerinden birinin bulunduğuna ilişkin ret kararlarına karşı açılan davalar, basit yargılama usulüyle (…)[14] görülür. B. Evlenme töreni ve tescil I. Koşulları 1. Evlenme izni

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2014/4205 E., 2014/11161 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Anadolu 2. Aile Mahkemesi
maddesi ve Türk Medeni Kanununun 138. maddesinde değişiklik yapmış;
2. Hukuk Dairesi         2014/4205 E.  ,  2014/11161 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :2.10.2013 NUMARASI :Esas no:2010/373 Karar no:2013/748 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evlenmenin mutlak butlan nedeniyle iptaline ilişkin olup, Cumhuriyet Savcılığınca açılmıştır (TMK.ınd. 146). Taraf teşkili kamu düzenindendir. Kamu adına mutlak butlan davasını açan ve evliliğin iptalini isteyen Cumhuriyet savcısına usulünce tebligat yapılmak suretiyle duruşmaya katılımı sağlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.14.05.2014 (Çar.) KARŞI OY YAZISI Dava, mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptali (TMK. Mad. 145/3) istemiyle aynı Kanunun 146/1. maddesindeki yetkiye dayanarak Cumhuriyet savcısı tarafından davaname ile açılmıştır. Mahkemece duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmemiş ve yargılama tarafların yokluğunda yapılmıştır. Mahkemenin, davanın davacısı sıfatında bulunan Cumhuriyet savcısının duruşmalara “katılımını sağlamak” gibi bir görevi bulunmamaktadır. Mahkemenin görevi duruşma gününü davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ etmektir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu hukuk davasının duruşmasında hazır bulunmak zorundadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70. maddesinde de “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hallerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” hükmüne yer verilmiştir. Cumhuriyet savcısı, açmış olduğu bir hukuk davasının duruşmasına gelmezse, davalı/davalılar, dosyanın işlemden kaldırılmasını (HMK.mad. 151/1) veya tahkikata Cumhuriyet savcısının yokluğunda devam edilmesini isteyebilir. Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6217 sayılı Kanun 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesi ve Türk Medeni Kanununun 138. maddesinde değişiklik yapmış; bu hükümlerde yer alan “Cumhuriyet savıcısı” ibaresini kanun metninden çıkarmıştır. Bu yasayla yapılan değişikliğin Cumhuriyet savcısının açtığı evliliğin iptali davasında uygulama imkanı yoktur. Cumhuriyet savcısının açtığı hukuk davasının duruşmalarına gelmemesinin müeyyidesi, davanın Cumhuriyet savcısının yokluğunda görülmesi veya davalının isteği üzerine, dosyanın işlemden kaldırılmasıdır. Yoksa, mahkemenin, duruşmaya gelmeyen Cumhuriyet savcısını duruşmaya getirmek için zor kullanma yetkisi söz konusu değildir. (Prof. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul .2001 sh. 856) Mahkemece, duruşma günü davayı açan Cumhuriyet savcılığına usulüne uygun tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek tarafların yokluğunda karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.

Diğer kararlar (1)

2. Hukuk Dairesi, 2013/23497 E., 2014/7047 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varHatay 2. Aile Mahkemesi
tam metni aç
evlenmeden kısa bir süre sonra 30.07.1992 tarihinde öldüğü, evlenme akdinin tarafları olan Edip ile Sıdıka'nın dayı-yeğen oldukları gerekçesiyle evlenmenin mutlak butlan ile iptaline karar verilmesi istemiyle bu davanın açıldığı, mahkemece Türk Medeni Kanununun 129-145.maddeleri gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile evlenmenin iptaline karar verildiği, davalının kararı temyiz ettiği anlaşılmakta
2. Hukuk Dairesi         2013/23497 E.  ,  2014/7047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Hatay 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :11.07.2013 NUMARASI :Esas no:2012/648 Karar no:2013/504 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Tüm dosya kapsamından; davacının murisi olan E.. Y..'ın, 29.06.1992 tarihinde davalı Sıdıka ile evlendiği, evlenmeden kısa bir süre sonra 30.07.1992 tarihinde öldüğü, evlenme akdinin tarafları olan Edip ile Sıdıka'nın dayı-yeğen oldukları gerekçesiyle evlenmenin mutlak butlan ile iptaline karar verilmesi istemiyle bu davanın açıldığı, mahkemece Türk Medeni Kanununun 129-145.maddeleri gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile evlenmenin iptaline karar verildiği, davalının kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmek yasaktır. (743 Sayılı MK md. 92/3 - TMK md. 129/1) Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması halinde yapılan evlenme mutlak butlan ile batıldır. (743 Sayılı MK md. 112/3 - TMK md, 145/4) Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından resen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. (743 Sayılı MK.md. 114/1 - TMK md, 147/1) Toplanan delillerden; evlenme akdinin tarafları olan Edip ile Sıdıka arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın (dayı-yeğen) bulunduğu, E.. Y..'ın 30.07.1992 tarihinde öldüğü ve evliliğin ölümle sona erdiği hususu da göz önüne alınarak, davaya konu evlenmenin mutlak butlan ile batıl olduğunun karar altına alınması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde evlenmenin iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına (HUMK.m.438/7) karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı olan "nedeni ile İPTALİNE" sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına, yerine "ile batıl olduğunun tespitine" sözcüklerinin yazılmasına, temyiz edilen hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.03.2014(Prş.)

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, evlendirme memurunun, mutlak butlan sebeplerinden birinin (örn: hısımlık) bulunduğuna ilişkin ret kararına karşı açılan davalar, hangi usule göre görülür?

A) Evrak üzerinde inceleme
B) Basit yargılama usulü
C) Yazılı yargılama usulü
D) Sözlü yargılama usulü
E) Çekişmesiz yargı usulü