4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 188

Türk Medeni Kanunu 188. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 188- Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak aşağıdaki hâllerde temsil edebilir: 1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa, 2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa. II. Sorumluluk

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 188 ]
2. Hukuk Dairesi 2008/20693 E., 2010/2231 K. 2. Hukuk Dairesi 2008/20693 E., 2010/2231 K. - OTURMAYA ELVERİŞLİ EV - TERK NEDENİYLE BOŞANMA- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 164 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 186 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 188 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 195 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Terk sebebine dayalı boşanma davasının kabul edilebilmesi için öncelikli şart, davalı eşin haklı bir sebep olmadan en az dört aydan beri evlilik birliği dışında kalmasıdır. Tarafların birlikte seçtikleri (TMK m. 186) veya Türk Medeni Kanunu'nun 188. maddesi şartlarının oluşması sebebiyle eşlerden birinin seçtiği ya da hakim tarafından belirlenen (TMK m. 195) hallerine uygun, oturmaya elverişli, bağımsız bir evleri yoksa, birlik dışında bulunan eşin bu davranışı haklı sebebe dayanır. Terk edilen eş (TMK m. 164) diğerini yukarıda açıklanan kurallara uygun olarak ortak konuta çağırmakla yükümlüdür. Çünkü ortak hayat bunu zorunlu kılar (TMK m. 185/3). Bu itibarla, kanunda gösterilen (TMK m. 164) sürelerin başında tarafların kanuni koşullara uygun ortak konutunun olmadığı anlaşıldığından ihtar geçersiz olmakla, davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır. Sonu ç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

2. Hukuk Dairesi, 2008/492 E., 2009/2676 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTavşanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
tam metni aç
inin çocuğunun olmaması boşanma nedeni olamaz.Dosya kapsamından davalı eşin bu konuda tıbbi girişimlerde de bulunduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan davacının baştan beri davalının ailesi ile oturduğu, birlikte konutun seçilmediği (TMK.md.186) Türk Medeni Kanununun 188. madde koşulları gerçekleşmediği gibi, davacının ortak konutun tayini konusunda müracaatı da bulunmamaktadır.
2. Hukuk Dairesi         2008/492 E.  ,  2009/2676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tavşanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :30.10.2007 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Ayrılığa karar verilebilmesi için için boşanma sebebinin gerçekleşmesi gerekir.Taraflardan birinin çocuğunun olmaması boşanma nedeni olamaz.Dosya kapsamından davalı eşin bu konuda tıbbi girişimlerde de bulunduğu anlaşılmaktadır.Öte yandan davacının baştan beri davalının ailesi ile oturduğu, birlikte konutun seçilmediği (TMK.md.186) Türk Medeni Kanununun 188. madde koşulları gerçekleşmediği gibi, davacının ortak konutun tayini konusunda müracaatı da bulunmamaktadır. (TMK.195) O halde davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün; açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.02.2009 per.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
186) veya Türk Medeni Kanunu'nun 188. maddesi şartlarının oluşması sebebiyle eşlerden birinin seçtiği, ya da hakim tarafından belirlenen (TMK.
2. Hukuk Dairesi 2005/9764 E., 2005/12222 K. 2. Hukuk Dairesi 2005/9764 E., 2005/12222 K. - TERK NEDENİYLE BOŞANMA- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 164 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 185 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 186 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 195 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Taraflar ortak konutu ayrı ayrı terk etmişler, davet edilen konut birlikte seçilmemiştir. Terk sebebine dayalı boşanma davasının kabul edilebilmesi için öncelikli şart davalı eşin haklı bir sebep olmadan en az dört aydan beri evlilik birliği dışında kalmasıdır. Tarafların birlikte seçtikleri (TMK. md. 186) veya Türk Medeni Kanunu'nun 188. maddesi şartlarının oluşması sebebiyle eşlerden birinin seçtiği, ya da hakim tarafından belirlenen (TMK. 195) hallerine uygun, oturmaya elverişli, bağımsız bir evleri yoksa, birlik dışında bulunan eşin bu davranışı haklı sebebe dayanır. Terk edilen eş (TMK. md. 164) diğerini yukarıda açıklanan kurallara uygun olarak ortak konuta çağırmakla yükümlüdür. Çünkü ortak hayat bunu zorunlu kılar (TMK. md. 185/3). Bu itibarla kanunda gösterilen (TMK. md. 164) sürelerin başında tarafların kanuni koşullara uygun ortak konutunun olmadığı anlaşıldığından ihtar geçersiz olmakla, davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmamıştır. Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple davalı yararına (BOZULMASINA), bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.09.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 188 ]
2. Hukuk Dairesi 2005/16473 E., 2006/799 K. 2. Hukuk Dairesi 2005/16473 E., 2006/799 K. - AİLE KONUTUNUN BELİRLENMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 186 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 188 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 189 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 194 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 195 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Eşler evlilik birliğini beraberce yürütür ve yönetirler. Oturdukları konutu da birlikte seçerler (MK. md. 186). Aile konutu; eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri acı, tatlı günlerini yaşadıkları, yaşam faaliyetlerini yoğunlaştırdıkları mekandır. Aile konutu tektir. Bu sebeple de konutla ilgili kira sözleşmesinin feshi bu konutun başkasına devredilmesi yahut buna benzer hukuki işlemlerin tamamen veya kısmen sınırlandırılması diğer eşin rızasına bırakılmıştır (MK. md. 194). Eşlerden her biri ortak yaşam devam ettiği sürece ailenin ihtiyaçlarını temin bakımından birliği de temsil ederler (MK. md. 188). Bu temsilin kullanıldığı hallerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumlu olurlar (MK. md. 189/1). Eşlerden herbiri, meslek ve iş seçiminde, diğerinden izin almak zorunda değildir. Ancak meslek ve iş seçerken, seçilen meslek ve iş yürütülürken evlilik birliğinin huzur ve yararları da dikkate alınmalıdır (MK. md. 192). Aile konutu ile yerleşim yeri kavramlarının eş anlamlı olmadığı da tartışmasızdır. Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde hakimin müdahalesinin istenmesi imkan dahilindedir (MK. md. 195). Toplanan delillerden; tarafların 19.04.1990'da evlendikleri bu evlilikten iki çocuklarının olduğu, halen çocuklardan birinin annenin, diğerinin babanın yanında kaldığı, davalı (kadın) tarafından 01.07.2003'te boşanma davası açıldığı, bu davanın reddine karar verildiği ve 14.03.2005'te kesinleştiği, eşlerin iki yılı aşkın bir süredir ayrı yaşadıkları, tarafların evlenmeleri üzerine Yozgat'ın T...Mahallesi, T......Sokak 4/4 numaralı taşınmazda oturmaya başladıkları, davacının Yozgat'ta sağlık memuru, davalının da Telekom İdaresinde çalıştığı, eşler arasında geçimsizliğin çıkması üzerine davalının tayinini Gemlik'e istediği ve halen de Gemlik'te memuriyet görevini yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı (koca) evliliğin başından beri eşi ile beraber oturdukları T.... Sokaktaki 4/4 numaralı dairenin eşlerin aile konutu olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Bu dosya ve özellikle delil olarak dayanılan retle sonuçlanan dava dosyasından; T.... Sokaktaki 4/4 numaralı dairenin aile konutu olduğu anlaşılmaktadır. Davalının karşı çıkması dürüstlük kuralı ile bağdaştırılamaz (MK. md. 2). Mahkemece; davanın kabulü ile T.... Sokaktaki 4/4 numaralı dairenin aile konutu olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.02.2006 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde, eşlerin ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilecekleri konusunda değerli çoğunluk ile aramızda "görüş birliği" vardır. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-lçtihatlar-llgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi: I. Cilt, TMK. m. 1-351, Ankara 2004, 1614 sayfa, II. Cilt, TMK. m. 352-1030, Ankara 2004,1628 sayfa, Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 1101 -1106). Çekişme nedir?; Değerli çoğunluğun davacı kocanın isteğinin "ne olduğunu bilmeden" kendiliğinden belirleme yapmasına katılmıyorum. Şöyle ki; Davacı koca dava dilekçesinde dava konusunu "ortak konut seçimi" olarak göstermesine karşın son istem bölümünde "Yozgat'ta bulunan konutun müşterek aile konutu olduğuna" karar verilmesini istemiştir. Açıklamalar bölümünde davalının "ortak konut" seçimine yanaşmadığı açıklanırken bir yandan da "eşler tüm anılarını bu evde geçirmiştir" açıklaması ile "aile konutu"na göndermede bulunmuştur. Aynı çelişkiyi aile mahkemesi hakimi de yaşamaktadır. Hakim gerekçesinde davanın TMK. m. 186 hükmüne göre "ortak konut seçiminden" kaynaklandığını açıklarken kararını farklı olarak TMK. m. 194 hükmüne göre "aile konutu seçiminden" kurmaktadır. Bilindiği üzere TMK. m. 186 hükmünde (ZGB 162) "eşlerin konutu" (eheliche VVohnung) buna karşılık TMK. m. 194 hükmünde (ZGB 169) ise "aile konutu" (Woh-nung der Familie) düzenlenmiştir. Söz konusu bu iki konut her zaman aynı anlamda değildir (Şükran ŞlPKA, Türk Medeni Kanunu'nda Aile Konutu ile İlgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası, TMK. m. 194, 2. Bası, lstanbul-2004, s. 80). Yapılacak işlem nedir? Aile mahkemesi hakimi davacı kocadan isteğinin ne olduğunu açıklamasını (HUMK. m. 74) istemeli, delilleri buna göre değerlendirip sonucuna göre karar vermelidir. Kaldı ki mesleki nedenlerden dolayı eşler farklı yerleşim yerleri edinmeleri durumunda aile konutu bu iki yer de olabilir. (ŞlPKA, s. 81; HAUSHEER/REUSSER/GE-İSER, Bern Komm., N. 139; STETTLER N. 279). Bu sebeplerle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Evlilik birliğinin temsili konusunda eşlerin yetkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Eşler, ailenin sürekli ihtiyaçları için (gıda, giyim vb.) evlilik birliğini tek başlarına temsil edebilirler.
B) Ailenin diğer (olağanüstü/önemli) ihtiyaçları için, eşler ancak birlikte veya diğerinin izniyle temsil yetkisini kullanabilirler.
C) Bir eşin temsil yetkisini aşarak yaptığı işlemden dolayı, üçüncü kişi iyiniyetli ise eşler müteselsilen sorumlu olur.
D) Haklı sebepler varsa, hakim eşlerden birinin temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir.
E) Eşlerden biri temsil yetkisini kullanırken diğer eşin rızasını almazsa, işlem kesin hükümsüzdür, üçüncü kişinin iyiniyeti korunmaz.