4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 303

Türk Medeni Kanunu 303. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 303- Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 27/10/2011 tarihli ve E.: 2010/71, K.: 2011/143 sayılı Kararı ile.) Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.[20] IV. Ananın malî hakları

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

13 karar eşleşti
18. Hukuk Dairesi, 2015/5097 E., 2015/5200 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
1-Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 301/1, 303/2 maddesine dayalı olarak, çocuk tarafından açılan babalığın tespitine ilişkindir.
18. Hukuk Dairesi         2015/5097 E.  ,  2015/5200 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava dilekçesinde, davacının baba adı ve soyadının düzeltilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 301/1, 303/2 maddesine dayalı olarak, çocuk tarafından açılan babalığın tespitine ilişkindir. Aynı Yasa'nın 303/2. maddesinde ''Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa, çocuk hakkında bir yıllık süre, atamanın kayyıma tebliği tarihinde; hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar.'' hükmü Anayasa Mahkemesi'nin 2010-71 Esas 2011-143 Karar ve 27.10.2011 tarihli kararı ile iptal edilmiş ve karar 07.02.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mahkemece karar verilmesinden önce Türk Medeni Kanunu'nun 303/2. maddesi hakkındaki iptal kararı yürürlüğe girdiğinden ve yasada çocuk için hak düşürücü süre artık bulunmadığından taraf delillerinin toplanması, DNA incelemesi yapılması ve sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret hükmü kurulması, 2-Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesinde; ''Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.'' hükmü yer almaktadır. Mahkemece davanın Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye ihbarı sağlanmadan yargılamanın sonuçlandırılması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2024/2135 E., 2024/3138 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu
2. Hukuk Dairesi         2024/2135 E.  ,  2024/3138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2279 E., 2023/2302 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2023/651 K. Taraflar arasındaki babalık davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Raporu dikkate alındığında müteveffa ...'in davacının babası olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının babasının ... olduğunun tespitine, davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesinin isabetli olup olmadığı, kamu düzeninden olan babalık davasında kabul ile hüküm kurulamayacağından yargılama giderlerinden kimlerin sorumlu olması gerektiği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/1699 E., 2024/2929 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri
2. Hukuk Dairesi         2024/1699 E.  ,  2024/2929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3034 E., 2023/2942 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/284 K. Taraflar arasındaki babalık davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sibel ile davalı ...'nin resmi olarak evli iken davacı ... ile birlikteliğinden davaya konu ... ve ...'ın dünyaya geldiğini, çocukların davalı ...'nin nüfus kaydına kaydedildiğini, çocukların gerçek babasının davacı ... olduğunu, küçükler ... ve ...'ın nüfus kayıtlarında baba hanesinde Necati yazdığını ancak çocukların gerçek babalarının ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile babalığın hükmen tespiti davasını, baba olduğu iddia edilen aleyhine açılacak dava ile ana ile çocuğun açabileceği, bu nedenle davacı ...'ın aktif davalı ...'in ise pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesi ile davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili, DNA testi ile iddialarını ispatladıklarını, davanın kabulü gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile baba olduğunu iddia eden davacı ...'in babalığın hükmen tespiti davası yönünden aktif husumet ehliyeti, davacı ... Işık tarafından açılan davada davanın baba olduğu iddia edilen kişiye karşı açılmaması sebebiyle pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davanın reddi kararının yerinde görüldüğü gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, istinaf taleplerini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın baba olduğunu iddia eden kişi tarafından açılıp açılamayacağı, anne tarafından velayeten açılan davada husumetin doğru kişilere yöneltilip yöneltilmediği, çocukların nüfusta kayden baba olarak görünen kişi ile aralarındaki soybağının Mahkeme kararı ile reddine karar verildiğinden çocukların biyolojik babalarının tek taraflı tanıma beyanı ile nüfus kaydının düzeltilip düzeltilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2022/4978 E., 2024/888 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303 üncü maddeleri.
1. Hukuk Dairesi         2022/4978 E.  ,  2024/888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/48 E., 2022/453 K. HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/495 E., 2021/257 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 114 ada 8 parsel sayılı taşınmazın babaları ...’a ait iken mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu kendilerine kaldığını, taşınmazın nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla 40 - 50 yıldır zilyet ve tasarruflarında bulunduğunu, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile 1/2’şer paylarla adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2018 tarihli ve 2015/565 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uymadığı, ancak davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/955 Esas, 2018/1115 Karar sayılı kararı ile; yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, dava konusu taşınmazın doğu sınırında dere bulunmasına rağmen Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşfe jeolog bilirkişi götürülmediği, taşınmazın evveliyatı, kullanım süresi ile niteliğini ve varsa üzerindeki imar - ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde Mahkemece hava fotoğrafları getirtilerek bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun hava fotoğrafları ile denetlenmediği, eksik araştırma ile hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; harita yüksek mühendisi tarafından hazırlanan ek raporda 2004 tarihli hava fotoğrafı üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu taşınmazın tamamen dere yatağı içerisinde kaldığı, üzerinde herhangi bir zirai ya da tarımsal faaliyetin olmadığının belirtildiği, bu durumda davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın 1955 ve devamı yıllarda yeşil alan olup fındık tarımı yapıldığını, mahalli bilirkişilerce dava konusu taşınmazın eskiden beri davacıların olduğu yönünde beyanda bulunulduğunu, Mahkemece sadece 2004 yılı hava fotoğrafında taşınmazın tamamının dere yatağı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilse de, sadece o yıl meydana gelen sel felakati nedeniyle taşınmazın dere yatağında kaldığını, 2009 yılında DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmaları sonucu taşınmazın dere yatağının etkisinden tamamen kurtulduğunu, taşınmazın sadece bir dönem dere etkisinde kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/48 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonucunda davacının dayanak tapu kaydının taşınmaza uymadığının anlaşıldığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin davacının ve mirasbırakanının ekonomik amaca uygun zilyetliği bulunduğunu doğrulamadıkları, jeolog bilirkişi raporuna göre taşınmazın dere yatağında bulunduğu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazda herhangi zirai faaliyet bulunmadığının belirtildiği, davacıların, taşınmaz üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliklerini ispat edemediği, Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, istinaf talepli dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kadastro sonucunda; ... köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 02.05.2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın halen aynı vasıfla davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...
2. Hukuk Dairesi, 2023/2540 E., 2023/2607 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2023/2540 E.  ,  2023/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/717 E., 2022/783 K. DAVA TARİHİ : 23.07.2013 - 04.02.2014 KARAR : Ret Taraflar arasındaki babalık davalarından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ...'in babasının davalıların murisi olan müteveffa ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dosya davacısı Murat vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili Murat'ın babasının davalıların murisi olan müteveffa ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar her iki davaya da cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2015 tarih 2013/528 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile yapılan DNA incelemesi sonunda Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin raporu ile müteveffanın davacıların biyolojik babası olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.05.2017 tarih ve 2017/2191 Esas, 2017/7295 Karar sayılı ilamı ile karar onanmış, daha sonra aynı dairenin 01.03.2018 tarih 2017/15426 Esas, 2018/3097 Karar sayılı karar düzeltme ilamı ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 31.12.2014 tarih ve 3495 sayılı DNA incelemesine dair raporda, feth-i kabir yapılarak baba olduğu iddia edilen Mehmet ile aynı mezara gömülü olan kardeşi Mevlüt Öcal'a ait kemik örnekleri ile davacılardan alınan ağız içi sürüntü örneklerine ait DNA profillerinin tespiti ile ...'ın davacıların biyolojik babaları olup olmadığının tespitine çalışıldığı, ancak raporun sonuç kısmında iki ayrı poşet içerisindeki üç farklı kemik numunesinden, iki ayrı DNA profili belirlenmesi gerekirken birbiriyle uyumlu, erkek cinsiyetli tek DNA profilinin tespitinin yapıldığı, iş bu DNA profili ile davacılara ait DNA profilinin karşılaştırıldığı, kamu düzeni ile yakından ilgili olan babalığın tespiti davalarında, Mahkemece, kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının ... olarak tespit edilmesi zorunlu olduğu, buna göre feth-i kabir sonucu gönderilen kemik örnekleri iki ayrı kişiye ait olmayıp tek kişiye ait olduğu sonucunun çıktığı, çünkü gönderilen numunelerin baba olduğu iddia edilen Mehmet ve kardeşi Mevlüt'e ait olduğunun belirtildiğine göre iki ayrı erkek DNA profili belirlenip davacıların DNA profilleri ile karşılaştırılmasının gerektiğinin açık olduğu, bu çelişki ve maddî gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için, mahkemece yeniden feth-i kabir yapılarak, iki ayrı cesetten alınacak numunelerin kanun ve yönetmeliğe uygun olarak farklı torbalara konulup numaralandırılmasının yapılarak Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi, ATK Biyoloji İhtisas Dairesince de iki ayrı torbada bulunan kemik örnekleri üzerinde ayrı ayrı çalışılarak iki farklı erkek DNA profili tespit edildikten sonra davacıların DNA profilleri ile ayrı ayrı karşılaştırmasının yapılıp hazırlanacak rapor ve toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu davanın reddi ... görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen19/02/2019 tarihli, 2018/470 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı ile iki kez yapılan fethi kabir sonucu alınan kemiklerin tek bir kişeye ait olduğu ve davacıların biyolojik babalık iddialarının yapılan DNA incelemesi ile reddedildiği Adli Tıp Kurumunun 28/12/2018 tarih ve 2018/9413 sayılı raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamıyla mahkemece davacılar ile baba olduğu iddia edilen Mehmet'in çocukları davalılar Emine ile Metin'in baba yönünden kardeş olup olmadıklarının tespiti açısından DNA incelemesi yaptırılması ve alınacak rapor ile tarafların diğer delilleri birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi ... bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 2022/670/670 sayı 02/08/2022 tarihli yazılarında babadan erkek çocuklara Y Kromozomu kız çocuklara da X kromozomu aktarılması nedeniyle aynı babadan ... biri erkek diğeri kız kardeş arasında gonozomal kromozomlar ortak olmadığından babanın DNA profili bilinmeksizin biri erkek diğeri kız kardeşin aynı baba soyundan gelip gelemeyeceklerinin tespiti tıbben mümkün olmadığı şeklinde cevap verildiği, tüm dosya kapsamı ve adli tıptan gelen müzekkere cevapları dikkate alınarak; murise ait DNA örnekleri tespit edilemediği, murisin çocuklarından alınan DNA örnekleri ve davacılardan alınan DNA örnekleri ile aynı erkek soydan geldiklerine dair inceleme yapılamayacağına dair tıbbi gerekçeler içeren rapor nedeni ile açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; davacı ... ile davalı ... arasında, davacı ... ile davalı ... arasında aktarılmış olan baba kromozomlarının aynı olup olmadığının tespiti yönünde rapor istenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın tüm yönlerinden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davanın kabulü koşulları oluşup oluşmadığı, Adli Tıp'... alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 436 ncı ve 437 nci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Asıl ve birleşen davalar, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamıyla Mahkemece davacılar ile baba olduğu iddia edilen Mehmet'in çocukları davalılar Emine ile Metin'in baba yönünden kardeş olup olmadıklarının tespiti açısından DNA incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde Adli Tıp Kurumu'na bozma ilamına uygun şekilde müzekkere yazılacağı yerde aynı babadan ... biri erkek diğeri kız kardeş arasında yapılacak DNA testi ile aynı baba soyundan gelip gelemeyeceklerinin tespitinin mümkün olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmış ve bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere biri kız diğeri erkek iki kardeş arasında değil, müteveffa ...'ın kızı olduğunu iddia eden davacı ... ile müteveffa ...'ın nüfusta kayden kızı olan davalı ... arasında, müteveffa ...'ın oğlu olduğunu iddia eden birleşen davacı ... ile müteveffa ...'ın nüfusta kayden oğlu olan davalı ... arasında aynı baba soyundan gelip gelmediklerinin tespiti için DNA testi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ... görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

(A), 01.01.2021 tarihinde bir çocuk (Ç) dünyaya getirmiştir. (Ç)'nin babası ile arasında soybağı bulunmamaktadır. (A), babalık davası açmak istemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, (A)'nın bu dava hakkı ne zaman düşer?

A) 01.01.2022
B) 01.01.2023
C) 01.01.2024
D) 01.01.2026
E) Çocuk ergin oluncaya kadar

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol