4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 311

Türk Medeni Kanunu 311. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 311- Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz: l. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa, 2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa. b. Karar

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

20 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/155 E., 2024/6166 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
ürken bebeği kuruluşta bırakıp kaçtığını ve kuruluşa bir daha geri dönmediğini, bebeğin valilik onayı ile Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne yerleştirildiğini belirterek adı geçen çocuğun evlat edindirme hizmetinden yararlandırılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun (4721 sayılı Kanun) 311 ve 312 inci maddeleri gereğince anne-baba rızasının aranmaması kararının verilmesini talep etmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2024/155 E.  ,  2024/6166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2015/419 E., 2015/437 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki ana baba rızasının aranmaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı anne vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; çocuk ...'ın, Denizli ilinde ikamet eden 1999 doğumlu ...'ın uğramış olduğu cinsel istismar sonucunda 10.05.2014 tarihinde doğduğunu, çocuğun babası olduğu iddia edilen Müslim Tuna hakkında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nca adli süreç başlatıldığını, anne ile çocuğun 18 yaş altı kızların bakım ve koruma altında bulunduğu kuruluşa nakledildiğini, 22.04.2015 tarihinde anne ...'ın kurum personelince hastaneye götürülürken bebeği kuruluşta bırakıp kaçtığını ve kuruluşa bir daha geri dönmediğini, bebeğin valilik onayı ile Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğüne yerleştirildiğini belirterek adı geçen çocuğun evlat edindirme hizmetinden yararlandırılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun (4721 sayılı Kanun) 311 ve 312 inci maddeleri gereğince anne-baba rızasının aranmaması kararının verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı veliye tebligat yapılmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya üzerinden 4721 sayılı Kanunun 311 ve 312 inci maddeleri gereğince davanın kabulüne, 10.05.2014 doğumlu ...'ın evlat edindirilmesinde, ana baba rızasının aranmamasına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı anne vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı anne vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın küçüğün evlat edinen aile yanına yerleştirilmesinden önce mi sonra mı açıldığının araştırılmadığını, davanın baba Müslüm'e ihbar edilmediğini, dava dilekçesi ve sosyal inceleme raporunun da müvekkile tebliğ edilmediğini, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, evlatlık ilişkisinin iptali için dava açtıklarını, istinaf ve temyiz ettiklerini, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana babanın rızasının aranmaması davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci ve 312 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.12.2020 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2020/1057 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Kanun'un 320 inci maddesinin birinci fıkrası: "Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmü öngörmüş olup duruşma açılmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerekir. Ana baba rızasının aranmaması davalarında duruşma açılmadan karar verilmesini mümkün kılan ya da bu konuda hakime takdir yetkisi tanıyan yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer yandan, bu dava çocuğun menfaatlerinin korunmasına yönelik olduğundan, ergin olmayan çocukların kanuni temsilcilerine davanın yöneltilmesi, gösterdikleri takdirde delillerinin toplanması ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir (6100 sayılı Kanun m.26) Açıklanan bu sebeplerle, isteğin duruşma açılmak suretiyle çocuğun kanuni temsilcilerine husumet yöneltilerek incelenmesi gerekirken, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu ve taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2024/909 E., 2024/6136 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
tam metni aç
incelenip değerlendirilmesinde küçüğün hakkında koruma kararı verilerek 4721 sayılı Kanun'un 316 ncı maddesi uyarınca geçici bakım sözleşmesi ile aile yanına yerleştirildiği, şu anda herhangi bir evlat edinme davası açılmadığı, bu talebin 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesine dayalı olarak açılmasında dinlenebilme koşulları yani dava şartı oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2024/909 E.  ,  2024/6136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1465 E., 2023/692 K. KARAR : Başvurunu esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Datça Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2021/28 K. Taraflar arasındaki evlat edinmede ana baba rızası aranmaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili; kuruma yerleştirilen küçüğün evlat edinmede ana-baba rızasının aranmaması kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı anne duruşmada evlatlık verilmesini kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ilamı ile, davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi İle; davacı kurumun, ana baba rızası aranmaması yönündeki davasının reddine, davalının kimliğinin gizli tutulması talebi doğrultusunda; küçük C.Ö.'nün kimliğinin de gizli tutularak; dosyada kimlik bilgileri bulunan küçük C.Ö. hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5 inci maddesinin c fıkrası gereğince bakım tedbiri uygulanmasını bakım tedbirine ilişkin kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin; kararın bir örneğinin Muğla Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne gönderilmesine, karar verilmiş, kararı davacı kurum vekili istinaf etmiştir. Davacı kuruma ön inceleme günü tebliğ edildiği davacı vekili ön inceleme duruşması için mazeret dilekçesi verdiği ve Mahkemece mazeret kabul edilmesine rağmen ön inceleme yapıldığı ve aynı gün tahkikat ve sözlü yargılama duruşmalarını da yaparak davacı kurum vekilinin yokluğunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, mazeretin kabul edilmesi nedeniyle ön inceleme yapmayarak yeni bir ön inceleme günü belirlemesi davacı kuruma tebliğ etmesi ve ön incelemeyi yaptıktan sonra sonucuna göre tahkikat ve sözlü yargılama aşamalarında usule uygun tamamlanarak karar verilmesi gerekirken usul ekonomisi gerekçe gösterilerek dosyanın esası hakkında kurumun mazeretinin kabul edilmesine rağmen tek duruşmada karar verilmesi doğru olmadığı, ayrıca dava dilekçesi davalı anneye tebliğe çıkarılmadığı, somut olayda dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan ön inceleme duruşması yapıldığı ve devamında tahkikata geçilerek yazılı şekilde karar verildiği açıklanan bu husus tarafların savunma hakkını kısıtlayan ve adil yargılanma hakkını etkileyen önemli bir usul hatası olduğu bu nedenle davacı kurum vekilinin anne ve baba rızasının aranmaması davasına yönelik istinaf talebinin kabülü ile kararın kaldırılmasına ve mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından küçük yönünden bir evlat edinme işlemi ve davası bulunmadığı ortada bir evlat edinme işlemi bulunmadığı halde rıza aranmama kararının evlat edinme işlemi olmadan da istenebileceğini söylemek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin f fıkrasının (II) inci bendi hükmünü anlamsız ve gereksiz bir norma dönüştürme sonucunu doğuracağı, evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmaması kararının küçüğün kuruma yerleştirilmesinden sonra evlat edinme kararından bağımsız olarak talep edilebilmesi mümkün olmadığı, görülmekte olan bu davada kuruma yerleştirilmiş küçük hakkında evlat edinme talebi bulunmadığına göre, ana ve babanın rızasının aranmaması kararı verilmesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dosyada bulunan ve toplanan belgelerin birlikte incelenip değerlendirilmesinde küçüğün hakkında koruma kararı verilerek 4721 sayılı Kanun'un 316 ncı maddesi uyarınca geçici bakım sözleşmesi ile aile yanına yerleştirildiği, şu anda herhangi bir evlat edinme davası açılmadığı, bu talebin 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesine dayalı olarak açılmasında dinlenebilme koşulları yani dava şartı oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay kararlarına göre çocuk evlat edinmeye yönelik yerleştirmeden önce ana baba rızası aranmamasına ilişkin kararın verilmiş olması gerektiği, İlkin eldeki dava açılıp hemen akabinde ve henüz karar verilmeden küçüğün evlat edinecek kişilerin yanına yerleştirilmesi Yargıtay kararlarında da açıklanan ve işaret edilen doğabilecek zararları önlemeyeceği, oysa eldeki davada henüz bu şekilde bir karar tesis edilmesinden önce çocuk evlat edinmek isteyenlerin yanına yerleştirildiği, hatta uyap kayıtlarına göre açılmış ve derdest bulunan evlat edinme davasının da mevcut olduğu, böylece mahkemece belirtilen şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı yanın istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı kurum vekili; davanın reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, aile yanına yerleştirilen çocuk konusunda ana baba rızası aranmaması hususunun evlat edinme davasından önce incelenip incelenemeyeceği, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci ve 312 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/8124 E., 2024/7360 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci ve 312 nci maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2024/8124 E.  ,  2024/7360 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/242 E., 2024/871 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/279 E., 2023/682 K. Taraflar arasındaki evlat edinme davasında ana baba rızası aramaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, kim olduğu belli olmayan baba yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; kurum bakımındaki küçüğün evlat edindirilmesi için ana baba rızasının aranmamasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, kim olduğu belli olmayan baba yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı Kurum vekili, davanın baba yönünden de kabulü gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, 22.03.2023 doğumlu ...'in evlilik dışı ilişkiden dünyaya geldiği ve annesi davalı ...'in nüfusuna kaydedildiği, TMK'nın 337 nci maddesi gereğince velayetin davalı annede olduğu, her ne kadar baba adı ... olarak yazılmış ise de, babanın kim olduğunun belli olmadığı, TMK'nın 282 nci maddesi gereğince baba ile küçük ... arasında soybağı kurulmadığı anlaşılmakla, baba yönünden evlat edinmede rızasının aranması talebinin reddine karar verilmesi doğrudur." gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, istinaf dilekçesini tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, küçük ile arasında soybağı bulunmayan ve kim olduğu belli olmayan baba yönünden davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 311 inci ve 312 nci maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.12.2020 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2020/1057 Karar sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesi gereğince kim olduğu bilinmeyen ana veya babanın rızası aranmaz. Somut olayda çocuk anne nüfusuna kayıtlı olup, babasının kim olduğu bilinmediğine göre kim olduğu bilinmeyen baba yönünden de davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle davanın babanın rızasının aranmaması yönünden usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/2505 E., 2023/5792 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ilekçesinde özetle; 06.08.2021 tarihinde doğan bebek ...'ın müdürlüklerince hazılanan sosyal inceleme raporu ve Komisyon karar tutanağında, evlat edinme hizmet modelinden yararlandırılmasının çocuğun üstün yararına olacağının belirtildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 311 inci maddesi gereği ...'ın evlat edindirilmesi için ana baba rızasının aranmamasına karar verilmesi ta
2. Hukuk Dairesi         2023/2505 E.  ,  2023/5792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1017 E., 2022/1938 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ: Karabük Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/642 E., 2022/294 K. Taraflar arasındaki evlat edinmede ana baba rızasının aranmaması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2021 tarihinde doğan bebek ...'ın müdürlüklerince hazılanan sosyal inceleme raporu ve Komisyon karar tutanağında, evlat edinme hizmet modelinden yararlandırılmasının çocuğun üstün yararına olacağının belirtildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(4721 sayılı Kanun) 311 inci maddesi gereği ...'ın evlat edindirilmesi için ana baba rızasının aranmamasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı anne ... ve baba ...'nın evlilik dışı birlikteliklerinden ikinci çocukları olan...’nun 06.08.2021 tarihinde dünyaya geldiği, davalının yeni doğan çocuk...'yu 16.08.2021 tarihinde Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim ettiği, tarafların 23.08.2021 tarihinde kuruma başvuruda bulunarak yeni doğan çocuk...’nun babaanne Nebahat'a teslim edilmesini talep ettikleri, Karabük Aile Mahkemesinin 2021/483 Esas 2021/535 Karar sayılı ilamı ile çocuk... hakkında acil koruma kararı verildiği, Karabük Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından alınan 08.10.2021 tarihli komisyon kararı ile çocuk... hakkında anne baba rızası aranmaksızın evlat edinme hizmet modelinden yararlandırılması kanaatinin oluştuğu, anne ve babanın dünyaya gelen ilk çocuklarını da kuruma teslim ettikleri, tarafların adli sicil kayıtlarının bulunduğu, uyuşturucu madde kullanım öykülerinin bulunduğu, tasvip edilmeyen yaşam tarzlarının bulunduğu, çocuğun bakım ve sorumluluğunu yerine getirecek bilince sahip olmadıkları, çocuğun doğumundan sonra davalılar tarafından bakım ve gözetiminin sağlanmadığı, bakımının kurum tarafından yapıldığı, çocuk hakkında evlat edinme talebinin bulunduğu, anne ve babanın küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmedikleri anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile Küçük ...'ın evlat edindirme işlemleri bakımından anne ve babasının rızasının 4721 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aranmamasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Küçük...'nun kurum tarafından evlat edindirmek amacıyla bir aileye yerleştirildiğini, bu işlemden sonra eldeki davanın açılmasına olanak bulunmadığını, ana baba rızasının aranmamasının hukuka aykırı olduğunu, annelik haklarının zedeleneceğini ileri sürerek hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2021 doğumlu küçük ...'ın 23.03.2021 tarihinde aile yanına yerleştirilmiş olduğu, küçüğün kurum yurtlarına yerleştirilmesi evlat edinme davasından önce rıza aranmaması davasının açılmasına engel değil ise de aile yanına yerleştirilmesinin evlat edinme davasında önce ayrı bir dava olarak evlat edinmede ana/baba rızasının aranmaması davasına engel teşkil ettiği, küçüğün aile yanına yerleştirilmiş olmasına göre, ana ve baba rızasının aranmaması konusunun evlat edinme davası içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle, aracı kurumun başvuru süresini geçirmediğini, çocuğun anne ve babasının çocuğa bakmadıklarını, kararın çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu, çocuğun anne ve babasının ileride açılacak davada, evlat edinecek aileye ulaşarak para isteme yahut tehdit eylemlerinin yaşanabileceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlat edinmede ana baba rızası aranmaması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, aile yanına yerleştirilen çocuk konusunda ana baba rızası aranmaması hususunun evlat edinme davasından önce incelenip incelenemeyeceği, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 305 inci, 306 ncı, 307 nci, 308 inci, 309 uncu, 310 uncu, 311 inci, 312 nci, 313 üncü, 314 üncü, 315 inci, 316 ncı maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2013/113 E., 2013/2100 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
Davacı kurum, koruma altına altına alınmış olan küçük 03.04.2009 doğumlu ...'in gelecekte evlat edinme hizmetlerinden yararlandırılması için, Türk Medeni Kanununun 311. maddesi gereğince evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesini istemiştir.
2. Hukuk Dairesi         2013/113 E.  ,  2013/2100 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Evlat Edinmede Ana ve Baba Rızasının Aranmaması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Türk Medeni Kanununun 312/1. maddesi gereğince, evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilen küçüğün ana/babasından birinin rızası eksik olursa, kurumun istemi üzerine ve kural olarak küçüğün yerleştirilmesinden önce, mahkemece bu rızanın aranıp aranmayacağına karar verir. Olayımızda 03.04.2009 doğumlu ... hakkında koruma kararı alınıp koruyucu aile yanına yerleştirildiğine göre; evlat edinmede ana/baba rızası aranmaması kararının ilerde gerçekleşecek evlat edinme işlemleri sırasında talep edilmesi mümkün ve gerekli olduğundan bu aşamada mahkemenin ret kararının sonucu itibariyle doğru bulunduğundan ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.01.2013 (Per.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Davacı kurum, koruma altına altına alınmış olan küçük 03.04.2009 doğumlu ...'in gelecekte evlat edinme hizmetlerinden yararlandırılması için, Türk Medeni Kanununun 311. maddesi gereğince evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme "ananın rızasının bulunduğunu, babanın ise kim olduğunun bilinmediğini, bu sebeple kurumun bu yönde karar istemekte hukuki yararının bulunmadığını” belirterek isteği reddetmiş; kararı davacı kurum temyiz etmiştir. Küçük, 03.04.2009 doğumlu olup, evlilik dışı ilişkiden dünyaya gelmiş, anasının kızlık hanesine tescil edilmiştir. Babanın kim olduğu bilinmemektedir. Bu hal Türk Medeni Kanununun 311/1. maddesinde baba yönünden rızanın aranmaması kararı verilmesi için yeterli sayılmıştır. Çocukla babası arasında soybağı kurulmadığına göre, babanın kim olduğu hukuken bilinmemektedir. Kim olduğu bilinmeyenin davada “davalı" olarak gösterilmiş olması da beklenemez, Öyleyse baba yönünden evlat edinmede rızasının aranmamasına karar verilmesi gerekir. Öte yandan, rıza beyanının, küçüğün ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilmesi gerekir (TMK md. 309/2). Mahkemeye , yazılı veya sözlü açıklanmış ve tutanağa bağlanmış bir rıza beyanı bulunmadıkça ananın, küçüğü kuruma verirken başvuru dilekçesinde "evlatlık olarak verilmesine rızasının bulunduğunu" belirtmiş olmasının hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu bakımdan evlat edinmede aracı kurumun ana bakımından da rızasının aranmaması kararı istemesinde hukuki yararı mevcuttur. O halde, ananın Kanunda gösterilen usule uygun olarak mahkeme önünde açıklanmış ve tutanağa bağlanmış bir rızasının bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, böyle bir rıza beyanı varsa, Türk Medeni Kanununun 312. maddesi gereğince "rızanın eksikliği halinde" bu rızanın aranmaması yönünde karar istenebileceği gözetilerek bu halde, ana yönünden istek reddedilmeli; usulünce alınmış bir rızası bulunmuyor ise, rızanın aranmamasına ilişkin yasal koşulların ana bakımından gerçekleşip gerçekleşmediği saptanıp, hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.