4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 32

Türk Medeni Kanunu 32. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 32- Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir. 2. Yargılama usulü

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

63 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2017/8842 E., 2019/2901 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32.maddesi gereğince ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar vereb
8. Hukuk Dairesi         2017/8842 E.  ,  2019/2901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Gaipliğe Karar Verilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Hazine vekili dava dilekçesinde; paylı mülkiyete konu ... parsel ile 2043 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda Hazine payı üzerinde ... oğlu ... ... lehine ipotek olduğunu, tüm araştırmalara rağmen kendisine ulaşılamadığı, ipoteğin kaldırılması istemli davanın ipotek alacaklısının gaipliğine karar verilmediği gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek adı geçenin gaipliğine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. ve devamı maddelerinde düzenlenen gaiplik kararı verilmesi istemine ilişkindir. Gaiplik, kanunda tahdidi olarak sayılan belli durumlarda, sağ mı ölü mü olduğu bilinmeyen kişi ile bu durumdan hakları etkilenenleri koruma amacı ile kanun tarafından öngörülen şüphe ve belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla ölüm olayına karine teşkil eden ve sonucu itibari ile ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılması sonucunu doğuran bir müessesedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32.maddesi gereğince ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için, her şeyden önce kanunun aradığı olaylardan en az birinin gerçekleşmesi gerekir. TMK'nin 32. maddesinin birinci fıkrasında gaiplik nedeni olarak iki ayrı olay düzenlenmiş olup bunlar, “ölüm tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama”dır. Bu iki olay birbirinden bağımsız ve ayrı olup bunlardan birinin mevcut olması hâlinde, şartları dâhilinde, bir kimsenin gaipliği istenebilir. “Ölüm tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama” olaylarının gaiplik nedeni teşkil edebilmesi için, gaipliği istenilenin “ölümü hakkında kuvvetli olasılık” olması kaydıyla gaipliğine karar verilebileceği düzenlemiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerledirildiğinde; çekişmesiz yargı işi olan gaiplik hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile Mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, davacı vekili tarafından gaipliği istenilen ipotek alacaklısı ... oğlu ... ...'ün ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu veya uzun zamandan beri haber alınamayan ... ...'ün ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunduğu yönünde herhangi bir bilgi verilmemiş ve bu yolda bir olay da ileri sürülmemiştir. Yani TMK'nin 32.maddesinin kabul eylediği anlamda ölüm karinesinin mevcudiyeti iddia ve ispat edilmiş değildir. Dolayısı ile Kanunun gaiplik için aradığı şart ve unsurların somut olayda tekemmül etmediği düşünülmeden yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2017/8841 E., 2019/2905 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar vereb
8. Hukuk Dairesi         2017/8841 E.  ,  2019/2905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde; haksız inşaat sebebiyle açtıkları el atmanın önlenmesi ve kal davasında, taşınmaz maliki hakkında gaiplik davası açılması yönünde verilen yetkiye istinaden Sarıyer İlçesi Maden Mahallesi 911 ada 5 parsel sayılı taşınmaz maliki Ethem'in gaipliğine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, gaiplik davasını gaip olduğu ileri sürülenin mirasçıları, mirasçısı yok ise son mirasçı sıfatı ile Hazine'nin açabileceği, koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. ve devamı maddelerinde düzenlenen gaiplik kararı verilmesi istemine ilişkindir. Gaiplik, kanunda tahdidi olarak sayılan belli durumlarda, sağ mı ölü mü olduğu bilinmeyen kişi ile bu durumdan hakları etkilenenleri koruma amacı ile kanun tarafından öngörülen şüphe ve belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla ölüm olayına karine teşkil eden ve sonucu itibari ile ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılması sonucunu doğuran bir müessesedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Gaiplik davasını sadece gaip olduğu ileri sürülenin mirasçıları veya son mirasçı sıfatı ile Hazine'nin açabileceği yönünde bir sınırlama mevcut olmayıp kanundaki ifadesi ile hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemece gaiplik kararı verilebilecektir. Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için, her şeyden önce kanunun aradığı olaylardan en az birinin gerçekleşmesi gerekir. TMK'nin 32. maddesinin birinci fıkrasında gaiplik nedeni olarak iki ayrı olay düzenlenmiş olup bunlar, “ölüm tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama”dır. Bu iki olay birbirinden bağımsız ve ayrı olup bunlardan birinin mevcut olması hâlinde, şartları dâhilinde, bir kimsenin gaipliği istenebilir. “Ölüm tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama” olaylarının gaiplik nedeni teşkil edebilmesi için, gaipliği istenilenin “ölümü hakkında kuvvetli olasılık” olması kaydıyla gaipliğine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; taşınmaz malikinin kim olduğu, uzun süre bulunamadığı ve nerede oturduğu bilinemediğinden TMK'nin 427. maddesi kapsamında kendisine yönetim kayyımı atanabileceği, ancak bu yönde usulüne uygun harçlandırılarak açılmış bir davanın da bulunmadığı, davacının, gaipliği istenilen Ethem'in maliki olduğu taşınmaz üzerindeki yapının taşkın olması sebebi ile hakkının etkilendiği ve dava açma yönünden aktif husumet ehliyeti bulunduğu, ne var ki çekişmesiz yargı işi olan gaiplik hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile Mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, davacı vekili tarafından gaipliği istenilen Sarıyer İlçesi Maden Mahallesi 911 ada 5 parsel sayılı taşınmaz maliki Ethem'in ölüm tehlikesi içinde kaybolduğu veya uzun zamandan beri haber alınamayan Ethem'in ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunduğu yönünde herhangi bir bilgi verilmemiş ve bu yolda bir olay da ileri sürülmemiştir. Yani TMK'nin 32.maddesinin kabul ettiği anlamda ölüm karinesinin mevcudiyeti iddia ve ispat edilmiş değildir. Dolayısı ile davacının dava açmakta hukuki yararı ve aktif husumet ehliyeti bulunmasına rağmen, Kanunun gaiplik için aradığı şart ve unsurların somut olayda tekemmül etmediği anlaşılmakla davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin hacın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2012/2302 E., 2012/6212 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Buna göre istek, Türk Medeni Kanununun 32. maddesine dayanmaktadır.
2. Hukuk Dairesi         2012/2302 E.  ,  2012/6212 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :29.01.2010 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliğe dair olan hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kurum, kuruma bağlı “Çorum Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezinde” bakım ve koruma altında bulunan zihinsel özürlü 1977 doğumlu Ö. K..’in, 26.10.2004 tarihinde kuruluşu terk ettiğini, o tarihten beri kendisinden haber alınamadığını ileri sürerek, bu kişi hakkında gaiplik kararı verilmesini istemiştir. Buna göre istek, Türk Medeni Kanununun 32. maddesine dayanmaktadır. Gaiplik kararı, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemiş ise nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kaydı da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinden istenebilir (TMK.md.32/2). Dosya içerisindeki 29.12.2010 tarihinde elektronik ortamda mernisten elde edilen nüfus kaydında, hakkında gaipliğine karar verilmesi istenilen Ö.K..’in yerleşim yerinin “C... Cad. .. Mah. No:.. Çorum” olduğu görülmektedir. Merkezi Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği md.13/1). İlgilinin, kayıtta yer alan yerleşim yeri adresini gösteren bilginin aksi yönünde dosyada bir delil bulunmamaktadır. Öyleyse işin esasının incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. 2-Kabule göre de; Hukuki yarar, dava şartıdır. Yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılmasını sağlar (TMK.md.35/1). Bu itibarla bu kararın verilmesini, hakları bu kişinin ölümüne bağlı olanlar isteyebilir (TMK.md.32/1). Davacı kurumun ilgili hakkında gaiplik kararı istemesinde korunmaya değer ne gibi bir hukuki yararının bulunduğu tespit edilmeden hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.19.03.2012 (Pzt.)
5. Hukuk Dairesi, 2024/13688 E., 2025/5429 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 32 nci maddesi uyarınca gaipliğe karar verilmesi istemine ilişkindir.
5. Hukuk Dairesi         2024/13688 E.  ,  2025/5429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/325 Esas, 2024/1012 Karar YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.01.2024 Tarihli ve 2022/1637 Esas, 2024/73 Karar Sayılı Kararı Gaipliğine karar verilmesi istenilenin yerleşim yeri adresinin "Diyarbakır ili, ..., ... Mahallesi, 490 Sok., No: 4 B/Blok İç Kapı No :12'' olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Diyarbakır 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.07.2024 Tarihli ve 2024/325 Esas, 2024/1012 Karar Sayılı Kararı Gaiplik kararı verilmesi istenilen kişinin yapılan kolluk araştırmasına göre, son yerleşim yerinin "İstanbul" olduğu, kaybolmadan önce Ankara'dan İstanbul'a gittiği ve Diyarbakır ile bir bağlantısı bulunmadığı, sadece eski mernis kayıtlarından birinin Diyarbakır olduğu ve bu kaydın da güncelliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 32 nci maddesi uyarınca gaipliğe karar verilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Gaiplik kararı” başlıklı 32 nci maddesi şöyledir: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.” 3. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” C. Değerlendirme Dosya kapsamından gaipliği istenilenin yerleşim yeri adresinin İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2024/9875 E., 2025/1970 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 32 nci maddesi uyarınca gaipliğe karar verilmesi istemine ilişkindir.
5. Hukuk Dairesi         2024/9875 E.  ,  2025/1970 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/52 Esas, 2024/76 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.2024 Tarihli ve 2023/1940 Esas, 2024/958 Karar Sayılı Kararı Yapılan kolluk araştırması sonucunda gaipliği istenilen kişinin kaybolmadan önceki son adresinin ilçesine bağlı bir köy olduğunun bildirildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Baykan Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.06.2024 Tarihli ve 2024/52 Esas, 2024/76 Karar Sayılı Kararı Hakkında gaiplik kararı talep edilenin yurtiçi ikamet adresinin 21.11.2023 tarihinde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 32 nci maddesi uyarınca gaipliğe karar verilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Gaiplik kararı” başlıklı 32 nci maddesi şöyledir: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye'de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.” 3. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” C. Değerlendirme Dosya kapsamından, gaipliği istenilenin 1993 yılında kaybolmadan önceki son yerleşim yeri adresinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Gaiplik yargılamasında mahkemenin izleyeceği usul ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Gaiplik kararını vermeye yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesidir.
B) Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi olanları, belirli bir sürede bilgi vermeleri için ilanla çağırır.
C) İlan süresi, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır.
D) İlan süresi dolmadan kişi ortaya çıkarsa gaiplik istemi düşer.
E) Gaiplik kararı, hakimin karar verdiği tarihten itibaren (geleceğe yönelik) hüküm doğurur.