4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 333

Türk Medeni Kanunu 333. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 333- Babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir. VII. Güvence verilmesi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

12 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/2135 E., 2024/3138 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu
2. Hukuk Dairesi         2024/2135 E.  ,  2024/3138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2279 E., 2023/2302 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E., 2023/651 K. Taraflar arasındaki babalık davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Raporu dikkate alındığında müteveffa ...'in davacının babası olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının babasının ... olduğunun tespitine, davacı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesinin isabetli olup olmadığı, kamu düzeninden olan babalık davasında kabul ile hüküm kurulamayacağından yargılama giderlerinden kimlerin sorumlu olması gerektiği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

2. Hukuk Dairesi, 2024/1699 E., 2024/2929 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri
2. Hukuk Dairesi         2024/1699 E.  ,  2024/2929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3034 E., 2023/2942 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/284 K. Taraflar arasındaki babalık davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sibel ile davalı ...'nin resmi olarak evli iken davacı ... ile birlikteliğinden davaya konu ... ve ...'ın dünyaya geldiğini, çocukların davalı ...'nin nüfus kaydına kaydedildiğini, çocukların gerçek babasının davacı ... olduğunu, küçükler ... ve ...'ın nüfus kayıtlarında baba hanesinde Necati yazdığını ancak çocukların gerçek babalarının ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile babalığın hükmen tespiti davasını, baba olduğu iddia edilen aleyhine açılacak dava ile ana ile çocuğun açabileceği, bu nedenle davacı ...'ın aktif davalı ...'in ise pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı gerekçesi ile davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet nedeniyle usulden reddine, davacı ... tarafından açılan davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili, DNA testi ile iddialarını ispatladıklarını, davanın kabulü gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile baba olduğunu iddia eden davacı ...'in babalığın hükmen tespiti davası yönünden aktif husumet ehliyeti, davacı ... Işık tarafından açılan davada davanın baba olduğu iddia edilen kişiye karşı açılmaması sebebiyle pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, davanın reddi kararının yerinde görüldüğü gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, istinaf taleplerini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın baba olduğunu iddia eden kişi tarafından açılıp açılamayacağı, anne tarafından velayeten açılan davada husumetin doğru kişilere yöneltilip yöneltilmediği, çocukların nüfusta kayden baba olarak görünen kişi ile aralarındaki soybağının Mahkeme kararı ile reddine karar verildiğinden çocukların biyolojik babalarının tek taraflı tanıma beyanı ile nüfus kaydının düzeltilip düzeltilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri; Anayasa Mahkemesi'nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/71 Esas, 2011/143 Karar sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin 15.03.2012 tarihli ve 2011/116 Esas, 2012/39 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/2540 E., 2023/2607 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri.
2. Hukuk Dairesi         2023/2540 E.  ,  2023/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/717 E., 2022/783 K. DAVA TARİHİ : 23.07.2013 - 04.02.2014 KARAR : Ret Taraflar arasındaki babalık davalarından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı ... vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili ...'in babasının davalıların murisi olan müteveffa ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen dosya davacısı Murat vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkili Murat'ın babasının davalıların murisi olan müteveffa ... olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar her iki davaya da cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.04.2015 tarih 2013/528 Esas, 2015/270 Karar sayılı kararı ile yapılan DNA incelemesi sonunda Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin raporu ile müteveffanın davacıların biyolojik babası olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.05.2017 tarih ve 2017/2191 Esas, 2017/7295 Karar sayılı ilamı ile karar onanmış, daha sonra aynı dairenin 01.03.2018 tarih 2017/15426 Esas, 2018/3097 Karar sayılı karar düzeltme ilamı ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 31.12.2014 tarih ve 3495 sayılı DNA incelemesine dair raporda, feth-i kabir yapılarak baba olduğu iddia edilen Mehmet ile aynı mezara gömülü olan kardeşi Mevlüt Öcal'a ait kemik örnekleri ile davacılardan alınan ağız içi sürüntü örneklerine ait DNA profillerinin tespiti ile ...'ın davacıların biyolojik babaları olup olmadığının tespitine çalışıldığı, ancak raporun sonuç kısmında iki ayrı poşet içerisindeki üç farklı kemik numunesinden, iki ayrı DNA profili belirlenmesi gerekirken birbiriyle uyumlu, erkek cinsiyetli tek DNA profilinin tespitinin yapıldığı, iş bu DNA profili ile davacılara ait DNA profilinin karşılaştırıldığı, kamu düzeni ile yakından ilgili olan babalığın tespiti davalarında, Mahkemece, kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın soybağının ... olarak tespit edilmesi zorunlu olduğu, buna göre feth-i kabir sonucu gönderilen kemik örnekleri iki ayrı kişiye ait olmayıp tek kişiye ait olduğu sonucunun çıktığı, çünkü gönderilen numunelerin baba olduğu iddia edilen Mehmet ve kardeşi Mevlüt'e ait olduğunun belirtildiğine göre iki ayrı erkek DNA profili belirlenip davacıların DNA profilleri ile karşılaştırılmasının gerektiğinin açık olduğu, bu çelişki ve maddî gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için, mahkemece yeniden feth-i kabir yapılarak, iki ayrı cesetten alınacak numunelerin kanun ve yönetmeliğe uygun olarak farklı torbalara konulup numaralandırılmasının yapılarak Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi, ATK Biyoloji İhtisas Dairesince de iki ayrı torbada bulunan kemik örnekleri üzerinde ayrı ayrı çalışılarak iki farklı erkek DNA profili tespit edildikten sonra davacıların DNA profilleri ile ayrı ayrı karşılaştırmasının yapılıp hazırlanacak rapor ve toplanan deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu davanın reddi ... görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen19/02/2019 tarihli, 2018/470 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı ile iki kez yapılan fethi kabir sonucu alınan kemiklerin tek bir kişeye ait olduğu ve davacıların biyolojik babalık iddialarının yapılan DNA incelemesi ile reddedildiği Adli Tıp Kurumunun 28/12/2018 tarih ve 2018/9413 sayılı raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamıyla mahkemece davacılar ile baba olduğu iddia edilen Mehmet'in çocukları davalılar Emine ile Metin'in baba yönünden kardeş olup olmadıklarının tespiti açısından DNA incelemesi yaptırılması ve alınacak rapor ile tarafların diğer delilleri birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi ... bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 2022/670/670 sayı 02/08/2022 tarihli yazılarında babadan erkek çocuklara Y Kromozomu kız çocuklara da X kromozomu aktarılması nedeniyle aynı babadan ... biri erkek diğeri kız kardeş arasında gonozomal kromozomlar ortak olmadığından babanın DNA profili bilinmeksizin biri erkek diğeri kız kardeşin aynı baba soyundan gelip gelemeyeceklerinin tespiti tıbben mümkün olmadığı şeklinde cevap verildiği, tüm dosya kapsamı ve adli tıptan gelen müzekkere cevapları dikkate alınarak; murise ait DNA örnekleri tespit edilemediği, murisin çocuklarından alınan DNA örnekleri ve davacılardan alınan DNA örnekleri ile aynı erkek soydan geldiklerine dair inceleme yapılamayacağına dair tıbbi gerekçeler içeren rapor nedeni ile açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; davacı ... ile davalı ... arasında, davacı ... ile davalı ... arasında aktarılmış olan baba kromozomlarının aynı olup olmadığının tespiti yönünde rapor istenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın tüm yönlerinden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davanın kabulü koşulları oluşup oluşmadığı, Adli Tıp'... alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 436 ncı ve 437 nci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Asıl ve birleşen davalar, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamıyla Mahkemece davacılar ile baba olduğu iddia edilen Mehmet'in çocukları davalılar Emine ile Metin'in baba yönünden kardeş olup olmadıklarının tespiti açısından DNA incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde Adli Tıp Kurumu'na bozma ilamına uygun şekilde müzekkere yazılacağı yerde aynı babadan ... biri erkek diğeri kız kardeş arasında yapılacak DNA testi ile aynı baba soyundan gelip gelemeyeceklerinin tespitinin mümkün olup olmadığına ilişkin müzekkere yazılmış ve bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarih ve 2019/3845 Esas, 2019/7684 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere biri kız diğeri erkek iki kardeş arasında değil, müteveffa ...'ın kızı olduğunu iddia eden davacı ... ile müteveffa ...'ın nüfusta kayden kızı olan davalı ... arasında, müteveffa ...'ın oğlu olduğunu iddia eden birleşen davacı ... ile müteveffa ...'ın nüfusta kayden oğlu olan davalı ... arasında aynı baba soyundan gelip gelmediklerinin tespiti için DNA testi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi ... görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/3314 E., 2023/2618 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 182 nci, 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 325 ..., 333 üncü maddeleri;
2. Hukuk Dairesi         2023/3314 E.  ,  2023/2618 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2022/315 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen babalık davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ile resmi nikah kıyılmadan, bir yıl birlikte yaşadığını, bu birlilikten şu anda 6 aylık hamile olduğunu, davalı kendisini bırakıp başka bir kadınla birlikte yaşadığını, doğacak çocuğunun babasının davalı olduğunu iddia ederek babalığın hükmen tespitine, çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/217 Esas, 2021/197 Karar sayılı kararıyla; yapılan yargılamada, tarafların, Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 12.03.2021 tarihli DNA raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davalının ... Azra Derin'in babası olduğunun sabit olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre çocuk yararına nafakaya hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, babalığın tespitine, 05.04.2021 tarihli duruşmanın ve 2 numaralı ara kararı ile Azra Derin Ak yararına takdir edilen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili nafaka başlangıcı ve miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/3546 Esas, 2022/544 Karar sayılı kararıyla; dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili nafaka başlangıcı ve miktarı yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 06.06.2022 tarih ve 2022/4459 Esas, 2022/5392 Karar sayılı ilamıyla, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk Azra Derin yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakalarının az olduğu, İlk Derece Mahkemesinci, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerektiği, davanın, anne tarafından çocuk adına velâyeten açılan babalığın tespiti istemine ilişkin olduğu, davanın, tedbir ve iştirak nafakası talepli olarak 02.09.2020 tarihinde açıldıktan sonra soybağı düzenlenen küçüğün 14.01.2021 tarihinde dünyaya geldiği, 4721 sayılı Kanun'un 325 ... maddesinde düzenlenen “Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.” hükmü gözetilerek; ortak çocuk yararına doğumdan itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirrak nafakası miktarının az olduğu, çocuğun dünyaya geldiği tarihten itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kesinleşen yönlerden karar verilmesine yer olmadığına, nafaka talebinin kısmen kabulüne, soybağı düzenlenen küçüğün dünyaya geldiği 14.01.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aylık 500,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra aylık 800,00 TL iştirak nafakasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, hükmedilen nafaka miktarının günün ekonomik koşullarına uymadığını, hakkaniyet ilkesine uygun düşmediğini, çocuk yararına aylık 2.000,00 TL nafakaya hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın nafaka miktarı yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çocuk yararına hükmedilen nafakanın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, temyiz aşamasında nafaka talebinin artılıp artırılmayacağı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 182 nci, 301 ..., 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 325 ..., 333 üncü maddeleri; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 ... ve 371 ... maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2023/5059 E., 2023/5694 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri
2. Hukuk Dairesi         2023/5059 E.  ,  2023/5694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/288 E., 2023/357 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(...) 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2019/410 E., 2020/428 K. Taraflar arasındaki babalık davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesinin ..., babasının ... olduğunu, doğduktan sonra annesinin hanesine yazıldığını, babasının hanesine geçmek istediğini, annesinin ve babasının vefat ettiklerini iddia ederek babalığın hükmen tespitine, soyadının... olarak değiştirilmesine, nüfusa tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu'nun 30.09.2020 tarihli raporunda ...'un %99,99 ihtimalle ...'nin biyolojik babası olabileceğinin bildirildiği, davacının babasının ... olduğu, davacının babasının soyadını taşımak istemesinin de soyadı düzeltilmesi açısından haklı bir neden olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının babasının ... olduğunun tespiti ile davacının kaydının babanın hanesine taşınmasına, soyadının nüfusta "..." olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Bir kısım davalılar vekili, babalığın tespiti davasında Aile Mahkemesinin, soyadının düzeltilmesi davasında ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle soyadının düzeltilmesi davasının tefrik edilerek asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile bakılması gerektiğini, davacının annesine ait doku örnekleri alınmadan alınan raporun güvenilirliğinin şüphe uyandırdığını, bu eksikliğin DNA sonucunu da etkileyebileceğini, açıklanan nedenlerle annenin de mezar yerinin tespiti ile sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, babasının hanesine tescili ve babasının soyadını kullanmaya yönelik talebinin babalığın tespiti istemine ilişkin olduğu, çocuk tarafından babanın mirasçılarına karşı açılan davanın Hazine ve Cumhuriyet Savcılığına ihbar edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı, çocuk Emre'nin 27.10.1991 tarihinde doğduğu, annesinin nüfusuna kaydedildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan DNA incelemesine göre davacının %99,99 ihtimalle ...'un çocuğu olduğunun rapor edildiği, davacı ...'nin, ...'un çocuğu olduğunun toplanan delillerle ispat edildiği, çocuk tarafından babalık hükmüne yönelik açılacak davada hak düşürücü sürenin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince; davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin kanuna uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın isabetli olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili, istinaf dilekçesini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, babalığın hükmen tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, hak düşürücü süre içinde dava açılıp açılmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup olmadığı, soyadı değişikliği talebinin babalık davasının ferisi olup olmadığı, Aile Mahkemesinin nüfus kaydının düzeltilmesine karar verip veremeyeceği, babalığın tespiti için anneden örnek alınmasının zorunlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü, 182 nci, 301 inci, 302 nci, 303 üncü, 304 üncü, 333 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 31.07.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü, 19 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, babalığın hükmen tespitine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile davacının babasının müteveffa ... olduğunun tespitine, davacının kaydının babanın hanesine taşınmasına, soyadının nüfusta "..." olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Müteveffa ...'un, davacının babası olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, davacının kaydının babanın hanesine taşınmasına, soyadının nüfusta "..." olarak düzeltilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “ile davacının kaydının babanın hanesine taşınmasına” ibaresinin ve 2 numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.