4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 35

Türk Medeni Kanunu 35. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 35- İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. İKİNCİ BÖLÜM KİŞİSEL DURUM SİCİLİ A. Genel olarak I. Sicil

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
1. Hukuk Dairesi, 2021/7479 E., 2022/2306 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 35. maddesinde, “İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.
1. Hukuk Dairesi         2021/7479 E.  ,  2022/2306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen, tapu iptali ve tescil istekli davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine birleştirilen davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1.1. Asıl davada davacılar, 1138 ada 26 parsel sayılı taşınmazda davalılardan ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan payların 743 sayılı TKM.nın 639/2. maddesi gereğince tapu kaydının hukuki değerini yitirmesi nedeniyle iptali ile 1/5’er pay oranında adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir. 1.2. Birleştirilen davada davacı, dava konusu taşınmazın 7/16 hissesinin kaydında kayyum şerhi bulunduğunu, kayyumla idare süresinin 10 yılı geçtiğini, 5737 sayılı V.K.'nın 17. maddesi gereğince tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri kaybolmaları terk veya mübadil gibi duruma düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyetinin vakfı adına tescil edilmesi gerektiğini bu itibarla kayyımlık şerhinin kaldırılarak mutasarrıfların gaipliğine, taşınmazın toplam 7/16 hissesinin vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davaya katılması sağlanan davalı Hazine vekili, taraflar arasında daha önce açılan birden fazla dava bulunduğunu, kesin hüküm teşkil ettiğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ...’e tayin edilen kayyum vekili, davalıların kim olduğunun belli olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Belediyesi, açılan davanın yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08/12/2009 tarihli ve 2007/342 E. 2009/379 K. sayılı kararıyla; davalı ...’nin mirasçılarının bulunduğu, hakkında alınmış gaiplik kararı bulunmadığı, kim olduğu bilinmeyen kişi de olmadığı, tapulu yerlerin haricen satın alınamayacağı gerekçesiyle ...’ye karşı açılan davanın reddine, ...’e karşı açılan davanın ise kabulüne, bu hissenin istek gibi davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kayyum, Hazine ve davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.06.2010 tarihli ve 2010/1996 E., 2010/3295 K. sayılı kararıyla; “...tapuda kayıtlı taşınmazlar hakkında açılan davalarda, kural olarak, dava kayıt malikine yöneltilerek açılır, kayıt maliki ölmüş ise alınacak veraset belgesinde bulunan mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Somut olayda, davalı gösterilen ...’ün sağ olup olmadığı bilinmediği gibi ölü olup olmadığı da dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmamaktadır. Bu yönde Mahkemece araştırma yapılması ve sağlıklı bir sonuca ulaşıp davada taraf teşkilinin sağlanması gerekirken ...’e kayyum tayin edilmek suretiyle taraf teşkilinin sağlanması yoluna gidilmesi ve davanın bu haliyle yürütülmesi de az önce yapılan açıklamalara, usul ve kanuna aykırıdır. Hazinenin TMK.nın 501. maddesi gereğince son mirasçı sıfatıyla davaya katılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Kabul şekline göre de, kayıt maliki olmayan davalı Belediyeye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemiş olması yerinde değildir...” gerekçesiyle bozulmuştur. 3. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 31/01/2021 tarihli ve 2011/66 E., 2021/79 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın Merhume Mihriban Hatun ve Yel Değirmeni Camii Meşruta Vakfı adına kadastro tutanağında beyan bulunduğu, ... yönünden açılan davanın mirasçılarının tespit edilmesi nedeniyle bozmadan önceki hüküm ile birlikte reddine karar verildiği, her ne kadar davacılar ... yönünden de bu şahsın payının iptali ile adlarına tescilini talep etmiş iseler de; mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen vakıf bilirkişisi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Vakıflar Kanunu 17. maddesi uyarınca lehine tasarruf ve kayıt bulunan kişinin ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ve mirasçılarının olmaması halinde taşınmazın aslı olan vakfa intikal edeceğinin belirtildiği, dava konusu taşınmazın da bu nitelikte olduğu, ... Kızı ...'ün gaip olduğu ve mirasçısının bulunmadığı, Vakıflar Kanunu 17. maddesi uyarınca taşınmazın aslı olan vakfına geri dönmesi gerektiği gerekçesiyle birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, davalılar Hazine ve Kayyum vekilleri ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunmuştur. 5. Temyiz Nedenleri 5.1. Davacılar vekili, 2762 sayılı Vakıflar Kanunu'nun geçerli olduğu dönemde vakıf mallarının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile edinilmesinün mümkün olduğunu, müvekkilinin 60 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak zilyetliği bulunduğunu, yanı sıra vakıf senedinin dosyaya sunulmamış olması nedeni ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 5.2. Davalı Hazine vekili, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 5.3. Davalı Kayyum vekili, asıl davada kayyum yönünden de davanın reddi gerektiğini ve kayyum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, birleştirilen dava yönünden tapu kaydında herhangi bir vakıf şerhi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 6. Gerekçe 6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada TMK.nın 713/2. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Birleştirilen dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereği tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 6.2. İlgili Hukuk 6.2.1. 4721 Sayılı TMK’nun 713/2.maddesinde; Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) (1) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. 6.2.2. 5737 sayılı Yasa’nın 17. maddesinde “Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.”, 6.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesinde, “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”, 6.2.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 33. maddesinde, "Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.", 6.2.5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 35. maddesinde, “İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.” hükümlerine yer verilmiştir. 6.3. Değerlendirme 6.3.1. Asıl dava, TMK’nın 713/2 gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine, birleştirilen dava Vakıflar Kanunu 17. maddesi gereği tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. 6.3.2. Dosya içeriğine, toplanan delillere, (IV/2.) numaralı paragrafta yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak asıl davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, 6.3.3. Birleştirilen dava yönünden yapılan incelemede; dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın tapu kaydı ve dayanak kayıt incelendiğinde, 4/16 payının ... kızı ...’e, 3/16 payının ... oğlu ... ...’a, 3/16 payının ... oğlu ... ...’ye, 3/16 payının ... kızı ...’ye, 3/16 payının ... kızı ...’e ait olduğu, tapu kaydındaki şerh incelendiğinde ise malik ...’ün ...’in eşi, diğer maliklerin ise ...’in çocukları olduğu anlaşılmaktadır. ...’in mirasçıları bulunduğuna göre aynı mirasçıların ...’ün mirasçıları olma ihtimali de vardır. 6.3.4. Hal böyle olunca; ...’ün kim olduğu, diğer maliklerle akrabalık derecesi ayrıntılı şekilde araştırıldıktan sonra, mirasçısı bulunmaması halinde birleştirilen davada davacı vakfın davasının kabul edilmesi aksi halde davanın reddi gerektiği göz önüne alınmadan hatalı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. V. SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle; birleştirilen davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

18. Hukuk Dairesi, 2015/22777 E., 2016/2959 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 35/2. maddesinde;
18. Hukuk Dairesi         2015/22777 E.  ,  2016/2959 K. "İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 18. Hukuk Dairesi .Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ :... Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, gaiplik kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, ...İli ...İlçesi ... Mahallesinde bulunan 1774 ada 10 parsel sayılı taşınmaz malikleri ... kızı ve .. .. oğlu hakkında gaiplik kararı verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Türk Medeni Kanununun 32.maddesinde “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ..l İli ... İlçesi ...Mahallesinde bulunan 1774 ada 10 parsel sayılı taşınmazda hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilen...’un ½ şer hisse ile malik oldukları, mahkemece bu kişiler hakkında nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilen ... hakkında nüfus kayıtlarının ve buna ilişkin belgelerin kolluk, nüfus müdürlüğü ve ilgili kurumlardan araştırıldıktan sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 35/2. maddesinde; "Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde ise; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükümleri yer almaktadır. Dava konusu olayda, mahkemece . İli.. İlçesi ..Mahallesinde bulunan 1774 ada 10 parsel sayılı taşınmazda hissedar olan ... ... gaipliğine karar verilmiş ise de, gaipliğine karar verilen kişilerden en son haber alınan tarih tespit edilmemiştir. Bu itibarla, söz konusu hükmün hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı bilinemediğinden, gaibin nüfus kaydına tescil işleminin yapılmasında tereddüt olacaktır. Halbuki hüküm açık, infazda tereddüde yer vermeyecek şekilde olmalıdır. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak hakkında gaiplik kararı verilmesi istenilenlerden son haberin alındığı tarih tespit edilerek bu tarihin karar yerinde açıkça gösterilmesi gerekirken yazılı biçimde infazda tereddütlere neden olacak şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2012/2302 E., 2012/6212 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılmasını sağlar (TMK.md.35/1).
2. Hukuk Dairesi         2012/2302 E.  ,  2012/6212 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ :29.01.2010 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen yetkisizliğe dair olan hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kurum, kuruma bağlı “Çorum Huzurevi ve Rehabilitasyon Merkezinde” bakım ve koruma altında bulunan zihinsel özürlü 1977 doğumlu Ö. K..’in, 26.10.2004 tarihinde kuruluşu terk ettiğini, o tarihten beri kendisinden haber alınamadığını ileri sürerek, bu kişi hakkında gaiplik kararı verilmesini istemiştir. Buna göre istek, Türk Medeni Kanununun 32. maddesine dayanmaktadır. Gaiplik kararı, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemiş ise nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kaydı da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesinden istenebilir (TMK.md.32/2). Dosya içerisindeki 29.12.2010 tarihinde elektronik ortamda mernisten elde edilen nüfus kaydında, hakkında gaipliğine karar verilmesi istenilen Ö.K..’in yerleşim yerinin “C... Cad. .. Mah. No:.. Çorum” olduğu görülmektedir. Merkezi Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir (Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği md.13/1). İlgilinin, kayıtta yer alan yerleşim yeri adresini gösteren bilginin aksi yönünde dosyada bir delil bulunmamaktadır. Öyleyse işin esasının incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. 2-Kabule göre de; Hukuki yarar, dava şartıdır. Yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılmasını sağlar (TMK.md.35/1). Bu itibarla bu kararın verilmesini, hakları bu kişinin ölümüne bağlı olanlar isteyebilir (TMK.md.32/1). Davacı kurumun ilgili hakkında gaiplik kararı istemesinde korunmaya değer ne gibi bir hukuki yararının bulunduğu tespit edilmeden hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.19.03.2012 (Pzt.)
2. Hukuk Dairesi, 2007/12742 E., 2008/12602 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
e kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \* isteğin; daha önce alınmış olan gaiplik kararının iptaline ilişkin bulunmasına; gaiplik kararının, hakkında bu karar verilmiş bulunan kişinin ölümü ile aynı hukuki neticeleri hasıl ettiğinden (TMK.md.35/1) kararın kaldırılması veya iptali isteğine ilişkin davanın da, gaiplik sonucu hak sahibi olan kişilere yöneltilmesinin gerekli olmasına karşın, dava
2. Hukuk Dairesi         2007/12742 E.  ,  2008/12602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nüfus Kayıt Tashihi (Gaiplik Kararının İptali) Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \* isteğin; daha önce alınmış olan gaiplik kararının iptaline ilişkin bulunmasına; gaiplik kararının, hakkında bu karar verilmiş bulunan kişinin ölümü ile aynı hukuki neticeleri hasıl ettiğinden (TMK.md.35/1) kararın kaldırılması veya iptali isteğine ilişkin davanın da, gaiplik sonucu hak sahibi olan kişilere yöneltilmesinin gerekli olmasına karşın, davacının bu lazimeyi yerine getirmeyeceğini açıkça ifade etmiş bulunmasına, tescil edilmiş nüfus olaylarının iptal edilmesine karar verilmesi halinde de, karar uyarınca idare nüfus kaydını idari yoldan “açık kayıt” durumuna getireceğinden, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmesinin gerekmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.25.09.2008

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Gaiplik yargılamasında mahkemenin izleyeceği usul ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Gaiplik kararını vermeye yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesidir.
B) Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi olanları, belirli bir sürede bilgi vermeleri için ilanla çağırır.
C) İlan süresi, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az 6 aydır.
D) İlan süresi dolmadan kişi ortaya çıkarsa gaiplik istemi düşer.
E) Gaiplik kararı, hakimin karar verdiği tarihten itibaren (geleceğe yönelik) hüküm doğurur.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol