4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 397

Türk Medeni Kanunu 397. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 397- Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir. II. Özel vesayet 1. Koşulları

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

76 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2014/16402 E., 2014/18216 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAFYONKARAHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 4721 sayılı TMK'nın 397/2. maddesi hükmü uyarınca vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi olduğu, aynı kanunun 427/4.
11. Hukuk Dairesi         2014/16402 E.  ,  2014/18216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : AFYONKARAHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2014 tarih ve 2014/242-2014/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı,... Akaryakıt Tur. Gıda Hay. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü ve ortağı olan H.B..ün yaklaşık 6 yıldır tutuklu olduğunu, yapılan yargılama sonucunda da uzun bir süre ceza aldığını, şirketin müdürü ve ortağı H. B..'ün tutuklu olması nedeniyle şirketin işlerinin zamanında görülemediğini, şirket yönetiminin vasıfsız kişilerce yapıldığını, şirketin alacak ve borçlarını zamanında ödeyemediğini, şirketin zarar ederek aciz duruma düşmemesi nedeniyle kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek söz konusu şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 4721 sayılı TMK'nın 397/2. maddesi hükmü uyarınca vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi olduğu, aynı kanunun 427/4. maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde vesayet makamının yönetim kayyumu atayacağının öngörüldüğü, bu düzenleme karşısında tüzel kişilik taşıyan ticaret şirketlerine yönetim kayyımı atanmasına ilişkin istemlerin de sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin görevsiz olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Dava, dava dışı şirkete kayyım atanması talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 397/2. maddesi hükmü uyarınca vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesidir. Aynı Kanun’un 427/4. maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanmaması halinde vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı öngörülmüştür. Yasa koyucunun anılan bende ilişkin gerekçesinde, söz konusu düzenlemenin türü ve niteliği ne olursa bütün tüzel kişileri kapsadığı belirtilmiştir. Yasanın açıklanan bu düzenlemesi karşısında, tüzel kişilik taşıyan ticaret şirketlerine yönetim kayyımı atanmasına ilişkin istemlerin de sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılmasının, yasa normunun lafzına uygun olduğu kuşkusuzdur. Ancak, şirketin uzun süredir işlerinin yürütülemediği ve iflasa sürüklendiği ve şirket müdürünün tutuklu bulunduğu gibi iddialarla kayyım atanması istemiyle açılan böyle bir davada, mutlak biçimde Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin hükümleri ışığında kayyım atanmasını gerekli kılan olguların varlığı ve mahiyetinin değerlendirilerek belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davalar da, TTK’nın 4. maddesinin ilk fıkrasının birinci bendinde belirtilen biçimde geniş anlamda ticari dava niteliğindedir.Bir başka anlatımla, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davaların, mutlak ticari davalardan olduğunun kabulü gerekir. Bu tür davalar ise Asliye Ticaret Mahkemelerinde, bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemelerinde incelenip sonuçlandırılacaktır. Dairemizin kökleşmiş içtihatları ve vesayet makamları kararlarının temyiz mercii olan Yüksek 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşmiş görüşü de bu yöndedir. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 ve 5. maddelerinde Ticaret Mahkemelerinin görevleri kapsamına “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri”nin de dahil edilmiş olması Dairemizin kökleşmiş içtihatlarını desteklemektedir. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığa asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

17. Hukuk Dairesi, 2014/1218 E., 2014/4999 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Aile Mahkemesi; TMK.nin 426. ve 397/2. maddeleri gereğince vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
17. Hukuk Dairesi         2014/1218 E.  ,  2014/4999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Kayyım hukukuna ilişkin davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, ... Aile Mahkemesi ve ... Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, şirkette hissesi bulunan ve annesi ile menfaat çatışması olabilecek yaşı küçük çocuklar için kayyım tayini istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), kanuni temsilci ile çocuklar arasında menfaat çatışması olup olmadığı hususunun Aile Mahkemesi tarafından çözümleneceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Aile Mahkemesi; TMK.nin 426. ve 397/2. maddeleri gereğince vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, ticaret şirketinin yönetimi için kayyım atanması talep edildiğinden ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 Sayılı Yasa’nın 20.04.2004 günü yürürlüğe giren 14.04.2004 gün ve 5133 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi ile “22.01.2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 Sayılı Türk Medeni Yasasının Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Yasaya göre aile hukukundan doğan dava ve işler”in aile mahkemelerinde görüleceği hükmü getirilmiştir. Medeni Yasanın sözü edilen İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlıkla ilgili hükümler bulunmaktadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yeralan 397. maddesinin 2. fıkrası gereğince “vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.” O halde, konusu Medeni Yasanın 2. Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan davaya sulh hukuk mahkemesi bakmakla görevlidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- VASİNİN ŞAHSINA YÖNELİK İTİRAZLARIN KABUL EDİLMEMESİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 397 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/10642 E., 2009/16722 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/10642 E., 2009/16722 K. - DENETİM MAKAMI - VASİ TAYİNİ - VASİNİN ŞAHSINA YÖNELİK İTİRAZLARIN KABUL EDİLMEMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 397 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 422 ] - 5133 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 2 ] - 5133 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 3 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden kısıtlı adayı E… …. O… …. ve karşı taraf müdahil M… ….. S… … geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün vasi tayinine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Vasinin şahsına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan Sulh Mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan Asliye Mahkemesine aittir. (5133 S.K. md.2-3, TMK.md.397) Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz ve özür nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilmesine ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, vasinin şahsına itirazla ilgili olarak gereği yapılmak üzere dosyanın yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE oybirliğiyle karar verildi.06.10.2009 (Salı)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- VASİNİN ŞAHSINA YÖNELİK İTİRAZLARIN KABUL EDİLMEMESİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 397 ]
2. Hukuk Dairesi 2009/10642 E., 2009/16722 K. 2. Hukuk Dairesi 2009/10642 E., 2009/16722 K. - DENETİM MAKAMI - VASİ TAYİNİ - VASİNİN ŞAHSINA YÖNELİK İTİRAZLARIN KABUL EDİLMEMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 397 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 422 ] - 5133 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 2 ] - 5133 S. AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA... [ Madde 3 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden kısıtlı adayı E… …. O… …. ve karşı taraf müdahil M… ….. S… … geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre hükmün vasi tayinine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Vasinin şahsına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan Sulh Mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan Asliye Mahkemesine aittir. (5133 S.K. md.2-3, TMK.md.397) Öyle ise vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz ve özür nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilmesine ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, vasinin şahsına itirazla ilgili olarak gereği yapılmak üzere dosyanın yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE oybirliğiyle karar verildi.06.10.2009 (Salı)
5. Hukuk Dairesi, 2020/10043 E., 2020/10490 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yeralan 397. maddesinin 2.
5. Hukuk Dairesi         2020/10043 E.  ,  2020/10490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Kısıtlı hakkında vesayet hukukuna ilişkin olarak açılan davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de dosya daha önce Yargıtay incelemesinden geçtiğinden yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, kısıtlılığın kaldırılması talebine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesince, kısıtlanan ergin çocukların kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılacağına ilişkin kanuni düzenlemenin sonucu olarak velayet altında bırakılan çocuk mallarına yönelik yapılacak işlemlerde velayete ilişkin hükümler uygulanacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince ise, TMK’nun 405. maddesi gereğince kısıtlılık halinin kaldırılması görev ve yetkisinin vesayet makamı olan ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dosya kapsamından Kısıtlı ...’nin, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2012 tarih ve 2012/471 Esas, 2012/986 Karar sayılı ilamı ile TMK'nın 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği, kısıtlının 17/02/2020 tarihli dilekçesi ile kısıtlılık halinin kaldırılması talep ettiği, uyuşmazlığın vesayete ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 Sayılı Yasa’nın 20.04.2004 günü yürürlüğe giren 14.04.2004 gün ve 5133 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi ile “22.01.2001 tarihli ve 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve 4722 Sayılı Türk Medeni Yasasının Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Yasaya göre aile hukukundan doğan dava ve işler”in aile mahkemelerinde görüleceği, yine 5133 Sayılı Yasanın Geçici 2. Maddesi ile de “Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte aile mahkemelerinde görülmekte olan ve 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan konularla ilgili dava ve işler yetkili ve görevli mahkemesine devredilir.” hükümleri getirilmiştir. Medeni Yasanın sözü edilen İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında vesayet, kayyımlık ve yasal danışmanlıkla ilgili hükümler bulunmaktadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında yeralan 397. maddesinin 2. fıkrası gereğince “vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir.” O halde, konusu Medeni Yasanın 2. Kitabının Üçüncü Kısmında yer alan davaya sulh hukuk mahkemesi bakmakla görevli olduğundan,uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 30/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca, kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Kanun, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, vesayet organlarından olan vasi ve kayyım gibi kişileri atama görevini vermiştir. Bu bilgiler ışığında, aşağıdaki kişilerden veya kurullardan hangisinin atanması, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin görev ve yetki alanının dışında kalmaktadır?

A) Kısıtlı adayı için atanacak vasi
B) Belirli bir işin görülmesi veya bir malvarlığının yönetimi için görevlendirilecek kayyım
C) Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergine atanacak yasal danışman
D) Mirasın resmi tasfiyesini yürütmekle görevli memur
E) Vesayet makamının yetkilerini kullanmak üzere kurulmasına karar verilen aile meclisi üyeleri

Bu maddeyle ilgili 5 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol