Türk Medeni Kanunu 429. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 429- Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye aşağıdaki işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır:
1. Dava açma ve sulh olma,
2. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
3. Kıymetli evrakın alımı, satımı ve rehnedilmesi,
4. Olağan yönetim sınırları dışında kalan yapı işleri,
5. Ödünç verme ve alma,
6. Ana parayı alma,
7. Bağışlama,
8. Kambiyo taahhüdü altına girme,
9. Kefil olma.
Aynı koşullar altında bir kimsenin malvarlığını yönetme yetkisi, gelirlerinde dilediği gibi tasarruf hakkı saklı kalmak üzere kaldırılabilir.
C. Yetki
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
11 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2017/2882 E., 2019/277 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
1- Türk Medeni Kanunu'nun 429. maddesine göre, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber, korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin kişiye yasal danışman atanır.
11. Hukuk Dairesi 2017/2882 E. , 2019/277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/06/2016 tarih ve 2015/493-2016/636 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vasisi vekili ile davacı yasal danışman vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin hissedarlarının, müvekkili ... ile birlikte ağabeyi İsfendiyar ..., annesi ... ..., ..., ... ve ... Kim. Md. İth. İhr. A.Ş. olduğunu, aldıkları duyumlara göre şirket işlerini yöneten İsfendiyar ...’nin bazı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerde ticari faaliyete başladığını ve kişisel menfaatlerini ön planda tuttuğunu, rekabet yasağının kaldırılması talep edilerek şirket faaliyetinin başka şirketlere kaydırılmasına çalışıldığını ileri sürerek, 15.10.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki 9. maddesi ile alınan rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, şirketin kötü yönetildiğinden şirket ve ortakların ciddi zarara uğradığını, şirketin yönetim kurulu, genel kurul kararı almaksızın tüm malvarlıklarını bankaya rehin verdiğini, yönetim kurulunun dikkat ve özen göstermeksizin şirketi yönetmesi nedeniyle şirketin her yıl biraz daha battığını, şirket borçlarının şirket sermayesi ile eşit duruma geldiğini ileri sürerek şirkete kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararların hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketin borca batık olduğu iddiasının doğru olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre;... Kimyevi Maddeler ... ve Depoculuk Anonim Şirketi’nin hakim ortağının İsfendiyar ... olduğu, dolayısıyla... Kimyevi Maddeler A.Ş'nin İsfendiyar ...’nin hakimiyeti altından bulunduğu, yapılan oylamada oydan yoksun olduğunu kabul edildiği, ...’ın kendisi hakkındaki oylamada oydan yoksun olduğu, olumlu oy verenlerden İsfendiyar ...’nin ve... Kimyevi Maddeler A.Ş’nin oy sayıları toplamının 84.062.498 olduğu, olumsuz oy veren ... ... ve ... H. ...’nin oy sayıları toplamının ise 65.937.500 olduğu, buna göre ...’a izin verilmiş olduğu, ...'nın genel kurul toplantısına katılmadığı ve oy kullanmadığı, Berrin hakkında olumlu oy sayısı toplamının 84.062.499, olumsuz oy sayısı toplamı ise 65.937.500 olduğu, buna göre ...’ya da izin verildiği, davalı şirketin 15/10/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 9.maddesinde oylanarak kabul edilen yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve rekabet yasağının kaldırılmasına izin verilmesine ilişkin kararın iptali şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava ile ilgili daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vasisi vekili ile davacı yasal danışman vekili temyiz etmiştir.
1- Türk Medeni Kanunu'nun 429. maddesine göre, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber, korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin kişiye yasal danışman atanır. Somut olayda, davacı ... ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2004/1637 Esas, 2005/578 Karar sayılı 12.07.2005 tarihli kararı ile kısıtlanarak kendisine vasi tayin edilmiş, daha sonra, mahkemenin 29.04.2014 tarihli ek kararı ile davacıya vasi tayin edilmesi kararı kaldırılarak, Türk Medeni Kanunu 429. madde uyarınca davacı ...'ye yasal danışman atanmıştır. Ancak, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2004/1637 Esas, 2005/578 Karar sayılı dosyasında 08.02.2018 tarihli ek kararı ile vasiliğin uzatılmasına karar verdiğine göre, bu durumda vasinin görev süresinin uzatılmasına dair karar ile birlikte yasal danışmanın görevi sona ermiştir. Kaldı ki, yasal danışmanın Türk Medeni Kanunu'nun 429. maddesinde sayılan hallerle ilgili olarak görüş bildirme görevi olup, dava açma ve davayı yakip etme görev ve yetkisi olmadığı anlaşılmakla, davacının yasal danışmanının temyiz isteminde bulunma yetkisi olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vasisi vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı yasal danışmanının temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vasisi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, mahkemece verilen kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı vasisinden alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı yasal danışmanı'na iadesine, 14/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
5. Hukuk Dairesi, 2024/9880 E., 2025/420 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince kısıtlanmış, kendisine Adin Genç yasal danışman olarak atanmıştır.
5. Hukuk Dairesi 2024/9880 E. , 2025/420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/475 Esas, 2024/495 Karar
KISITLI : ...
YASAL DANIŞMAN : ...
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.03.2021 Tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/312 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince kısıtlanmış, kendisine Adin Genç yasal danışman olarak atanmıştır.
Yasal danışman 20.01.2023 tarihli dilekçesi ile, kısıtlı kızının Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığını, kızının sürekli alışveriş yaptığını, ailesini zarara soktuğunu, kızının kısıtlanarak kendisinin vasi olarak atanmasını talep etmiştir.
Mahkemece 15.03.2024 tarihli ek karar ile, kısıtlının ... adresinde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.05.2024 Tarihli ve 2024/475 Esas, 2024/495 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlının yerleşim yerinin...olduğu, mahkemece yerleşim yeri değişikliğine izin verilmediği, vasinin/yasal danışmanın da yerleşim yeri değişikliğine ilişkin talebi olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi uyarınca yasal danışman atanan kısıtlının dosyasının takibine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
”
3. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”
4. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 inci maddesi şöyledir:
“Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.”
5. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir:
“Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.”
C. Değerlendirme
Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2023/6157 E., 2023/7740 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Tüm dosya kapsamı ile toplanan delillerden anlaşılmakla, sağlık kurulu raporu doğrultusunda kısıtlı adayının kısıtlanması için yeterli sebep olmadığı ancak korunması açısından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiği gerekçesiyle 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince vasi atama talebinin reddine, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunm
5. Hukuk Dairesi 2023/6157 E. , 2023/7740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/987 Esas, 2021/211 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.03.2019 Tarihli ve 2019/66 Esas, 2019/358 Karar Sayılı Kararı
Kısıtlı adayı ...'in mernis adresinin Yeşilbağlar Mah. ... Sok. No:9/3 Pendik/İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.03.2021 Tarihli ve 2019/987 Esas, 2021/211 Karar Sayılı Kararı
Tüm dosya kapsamı ile toplanan delillerden anlaşılmakla, sağlık kurulu raporu doğrultusunda kısıtlı adayının kısıtlanması için yeterli sebep olmadığı ancak korunması açısından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiği gerekçesiyle 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince vasi atama talebinin reddine, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlandırılması gerekli görülen ...'in 4721 sayılı Kanun'un 429 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince belirtilen hak ve yetkilerinin kaldırılarak, bu hususlarda ...'nun yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kısıtlı vekili tarafından verilen 14.06.2021 tarihli dilekçesi ile kısıtlı adayı ile yasal danışman olan ... arasında çıkar çatışması olduğunu, bu nedenle kısıtlı ile aynı konutta yaşayan ...'in yasal danışman olarak atanması isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece 05.10.2021 tarihli ek kararıyla ...'in yasal danışman olarak atanmasına, ... tayin edilmiş ise de, İstanbul Anadolu 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/19 D.İş 2021/18 Karar sayılı ilamına uygun olarak yasal danışmanlık görevinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 25.01.2023 tarihli dilekçede kısıtlı ile yasal danışman olan ... arasında çıkar çatışması olduğunu, bu nedenle yasal danışman olarak ...'ün atanması isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece 27.03.2023 tarihli ek kararında kısıtlı adayının adresinin ... Mah. ... Cami Küme Evleri No:13/1 Çaykara/Trabzon olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 405 ... maddesi uyarınca vasi atanması istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2.4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.”
3. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 ... maddesi şöyledir:
“Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.”
4. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir:
“Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez.
Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.
5. 4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 ... maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır."
C. Değerlendirme
Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığından konu ile ilgili karar vermekte İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2019/9092 E., 2023/870 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2017/1067 Esas, 2018/383 Karar sayılı kararı ile ...'in kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiği kanaatine varılarak oğlu ...'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince ...'e yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi 2019/9092 E. , 2023/870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/810 E., 2015/1227 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan ... İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sanık ve katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2019 tarihli ve 2015/413620 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesine,
2.Re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
B.Sanığın temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.21.07.2015 günü Mangaoğlu Parkı yanında icra edilen önleyici kolluk devriyesi sırasında sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracın bagajından çıkardığı sigaraları kaldırım üzerindeki tezgaha koyduğunun görülmesi üzerine, aracın bagajında ve tezgahında 832 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık ... kovuşturma aşamasında, ...plaka sayılı aracı oğlundan emaneten aldığını, tanımadığı şahıslardan aldığı kaçak sigaraları satacağını beyan etmiştir.
3.Malen sorumlu ... kovuşturma aşamasında, emaneten babasına verdiği aracıyla sigara taşındığını olaydan sonra öğrendiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Olay tutanağı, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in kullandığı ...plaka sayılı araçta ve kaldırımdaki tezgahında usulüne uygun arama sonucu 832 paket kaçak sigara ele geçirildiği sabit görülmüştür. Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporu üzerine sanığa vasi atandığı gözetilerek, bu raporun bir örneğinin dosya içerisine alınıp, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
B. Nakil Aracının İadesi Yönünden;
Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakil aracının suç işlenmesinde kullanılacağından malen sorumlunun olaydan önce haberdar olmaması karşısında iyi niyetli üçüncü kişiye ait aracın hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Re'sen Yapılan İncelemede Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar Yönünden
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun)’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanuna eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının yerel mahkemece saptanmasının zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
2.5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak suça konu eşyanın müsaderesinde uygulanan yasa maddelerinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) ve (C) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Kısmi Karşı Oy)
KISMİ KARŞI OY
Sanık ... hakkında, 21.07.2015 tarihinde işlemiş olduğu suça ilişkin olarak 5607 sayılı
Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme bulunduğundan bahisle bozulması yönünde kurulan hükme ilişkin olarak,
5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) ikinci bölümünde ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler sıralanmıştır. Anılan Kanun'un 32 nci maddesine göre; akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Bu derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek cezada indirim yapılır. O halde, akıl hastalığı, akıl zayıflığına dair somut bulguların olmadığı durumlarda sanığın cezai ehliyetinin araştırılması gerekmez.
Sayın çoğunluk bozma gerekçesinde Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporu üzerine sanığa vasi atandığını bu nedenle sanığın işlediği fiiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Dosya içerisinde bulunan Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2017/1067 Esas, 2018/383 Karar sayılı kararı ile ...'in kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiği kanaatine varılarak oğlu ...'in 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince ...'e yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiştir. Bu karar ...'in 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesinde yer alan akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebeplerine dayalı kısıtlanmasını gerektirir ruhsal bir rahatsızlığa işaret eden somut deliller olmadığını göstermektedir. Kararda ...'in kısıtlanmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı açıkça belirtilmiş, malvarlığını yönetme olarak özetlenebilecek bir takım haklarını kullanırken görüşü alınmak üzere yasal danışman atanmıştır. Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporunda ...'in fiil ehliyetinin sınırlandırmasını gerektirecek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olduğunu gösterir bulgular olsa idi sanığın 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi uyarınca kısıtlanması gerekirdi.
Sanığa hüküm tarihinden sonra 4721 sayılı Kanun'un 429 uncu maddesi uyarınca yasal danışman atanması, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığını araştırmayı gerektirmez. Yargılama sırasında sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin herhangi bir savunması ya da beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle hükmün gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.01.2023
7. Hukuk Dairesi, 2022/3055 E., 2022/4208 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2213 Esas, 2005/1532 Karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve neticeten TMK 429. maddesi gereğince davalıya, oğlu ...
7. Hukuk Dairesi 2022/3055 E. , 2022/4208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24/02/2003 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil ile mirasta denkleştirme terditli tenkis talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/09/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı ... ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 09/06/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacılar vekili dilekçesinde tapu iptali ve tescil ile mirasta denkleştirme terditli tenkis taleplerini ileri sunmuş ilk derece mahkemesi 06/09/2018 tarihli ilamı ile davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden denkleştirme talebinin kısmen kabulüne karar vermiş, bilahare kararın istinaf edilmesi sonrası, İstanbul BAM 6. Hukuk Dairesi 27/02/2020 tarihli ilamı ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davalı ... yönünden aleyhe olarak yeni hüküm tesis etmiştir.
İstinaf kararının taraflarca temyizi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda sayın çoğunluğun onamaya ilişkin görüşüne karşılık olarak aşağıdaki şekilde bozmaya dair muhalefetimiz açıklanmıştır.
1. Davacı vekilinin birden çok talebi, gerekçelerini açıklamaksızın ileri sürdüğü, ilk derece mahkemesince ve istinaf tarafından Gazey yönünden davaların reddine karar verildiği açık olup, esasen ret kararlarının usule veya esasa ilişkin olduğuna dair gerekçe bulunmadığı, bu yönden Gazey itibariyle kararın, gerekçesizlikten dolayı bozulması gerektiği açıktır.
2. Davacılar vekilinin istinaf başvurusu ile, ... aleyhindeki kararın kaldırıldığı ve yeni hükümle davalının aleyhindeki hükmün ağırlaştırması sonrası tarafların ayrı ayrı temyizlerinin bulunması itibariyle, öncelikle davalı ...’a ait temyiz üzerinde durulmuştur.
3. Davalı ... tarafından verilen temyiz dilekçesi sonrası dairemizce 06/01/2022 tarihinde dosyanın mahalline iadesi yönünde karar alındığı, özellikle davalıya ait dilekçedeki bir takım eksikliklerin giderilmesinin istendiği açıktır.
4. Davalı ... tarafından verilen, havale taşımayan yeni dilekçe 31/03/2022 tarihli olup, aynı tarihte UYAP sisteminde kaydının yapıldığı, EL YAZILI olduğu, iade konularını karşılamadığı gibi, açık temyiz konularının belirtilmediği, bu haliyle dilekçenin, temyiz incelemesine esas olamayacağı açıktır.
5. Davalı ... yıllar süren (İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1007 Esas- 2018/360 Karar ) yargılamaların tamamında el yazılı dilekçeler verdiği, duruşmalardaki beyanlarının açık olmadığı, böylece davalının savunma hakkını ve temyiz hakkını bihakkın kullanma durumunun tartışmalı olduğu ve adil yargılama hakkının zedelenmesi- ihlali ihtimali bulunmaktadır.
6. İlk derece mahkemesi esasen bu durumu 16/06/2004 tarihli duruşmada zapta geçirmiş ve 3 numaralı ara kararı oluşturarak, “Davalılardan ...’in duruşmadaki tutum ve davranışları, sorulan sorulara verdiği cevaplar nazara alınarak davranışlarının anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneği yönünden tereddüte düşürdüğünden Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere ile ihbarda bulunularak vasi tarihi gerekiyor ise VASİ, olmadığı takdirde müşavir tayininin istenmesine’’ şeklinde durumu belirlemiştir.
7. Yazışma sonrası Kartal 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2213 Esas, 2005/1532 Karar sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve neticeten TMK 429. maddesi gereğince davalıya, oğlu ... müşavir olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dosyada kesinleşme şerhi bulunmamakla birlikte, tebligat sonrası, ... uzun müddet duruşmaları takip etmiştir.
8. Müşavir atama gerekçesinde “Akıl Hastalığının bulunmadığı, sınırda mental kapasite saptandığı, medeni hakları kullanması yönünden kanuni müşavir tayini gerektiği” belirtilmiştir.
9. Davalının sabit olan bu durumu karşısında, esasen tam olarak kendini ifade imkanının bulunmadığı, fiil ehliyetinin sınırlanmadığı, ancak TMK 429. maddesi gereği bazı işlerde yasal danışmanın izninin alınması gerekeceği açıktır. Özellikle Yasal Danışmanın temsil yetkisi bulunmamakla birlikte, “görüşünün” alınması önem arz etmektedir.
10. Buna göre “Temyiz davası açma” işlemi sırasında danışmanın izninin alınması zorunludur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 15/01/2001, 415-2497) başka bir anlatımla açıklanan işlerde danışmanın oyunun alınması şarttır. (Ömer Uğur Gençcan, Türk Medeni Kanunu Yorumu, cilt 2 sayfa 1927)
11. Belirtilen usul ve eksiklikler itibariyle, dosyanın mahaline iadesi, eksiklikler tamamlandıktan inceleme yapılacağı gerekçesiyle onama görüşüne usulden muhalefetim bulunmaktadır.
12. Denkleştirmeye yönelik temyizlere gelince, istinaf kararının bazı yönlerden eksiklikler taşıdığı açıktır.
Şöyle ki Denkleştirmenin şekline dair TMK. 671. maddesine göre davalı ...’ın seçimlik hakkı bulunduğu halde, bu husus araştırılmamış ve böylece hüküm, kanuna aykırı şekilde tesis edilmiştir.
13. Keza denkleştirme değeri yönünden de , TMK. 673. maddesine aykırı şekilde değerlendirme yapılmıştır.
14. TMK 674. maddesi özellikle “Eğitim ve öğrenim giderleri” başlığı altında, geri verme yükümlülüğü konusunu düzenlemektedir.
Davalının gerek tespit edilen sağlık durumu, gerekse anne-babası ile birlikte oturması dikkate alındığında, özellikle maddenin 2. fıkrasının davalı için tartışılmaması büyük bir eksikliktir. Tanıklardan bazıları, davalı ...’ın, “saf” bir özellikte olduğunu, bunu bilen babanın, oğlunu korumak amacıyla “malımın yarısını oğluma bağışlayacağım” şeklinde beyanlarını duruşma sırasında aktarmaları karşısında, mahkemece TMK 674-2 maddelerinde belirtilen "... engelliği bulunan çocuklara, paylaşmada hakkaniyete uygun bir ödeme yapılır.” hükmünün dikkate alınmamasıda özellikle davalı ... yönünden haksızlık oluşturduğu açıktır.
15. Bu ve benzeri eksiklikler itibariyle, denkleştirmeye yönelik istinaf kararının bozulması, usulünce yeniden araştırma ve inceleme yapılarak hakkaniyete uygun bir karar verilmesi amacıyla kararın bozulması gerekmektedir.
16. Son olarak, davalının yukarıda açıklanan özel durumu sebebiyle duruşmalara etkili şekilde katılamaması, usulünce temsil edilememesi, kendini ifade etmede zorluk yaşadığının mahkemece dahi tespit edilmesi karşısında Adil Yargılanma hakkı itibariyle davada önemli eksiklikler bulunmaktadır.
Davalının savunma hakkı kısıtlandığı gibi, delilleri sağlıklı olarak tartışma imkanın da kendisine tanınmadığı, yasal danışmanının açık görüşü-onayının bulunmadığı, bu haliyle gerek uzun süren yargılama süreci, gerekse davalının yaşadığı temsil süreci birlikte değerlendirildiğinde, Adil Yargılanma hakkını ihlali ile sonuçlanabilecek bu süreçte dikkate alınarak istinaf kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Savurganlığı sebebiyle kendisine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca yasal danışman olarak Avukat Zeynep'in atandığı Kaan, aşağıdaki hukuki işlemleri yapmak istemektedir. Buna göre Kaan, aşağıdaki işlemlerden hangisini yasal danışmanı Avukat Zeynep'in görüşünü almaksızın tek başına geçerli olarak yapabilir?
A) Arkadaşı Selim'e borç para verme
B) Bir yakınının alacağı için bono düzenleme
C) Mirasının bir kısmını bir vakfa bırakmak için noterde vasiyetname düzenleme
D) Sahibi olduğu Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetlerini satma
E) Sahibi olduğu arsa üzerinde bir inşaat şirketi lehine intifa hakkı tesis etme
Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.