4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 431

Türk Medeni Kanunu 431. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 431- Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır. Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur. ALTINCI AYIRIM KORUMA AMACIYLA ÖZGÜRLÜĞÜN KISITLANMASI A. Koşulları

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

8 karar eşleşti
5. Hukuk Dairesi, 2024/9880 E., 2025/420 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
5. Hukuk Dairesi         2024/9880 E.  ,  2025/420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/475 Esas, 2024/495 Karar KISITLI : ... YASAL DANIŞMAN : ... I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.03.2021 Tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/312 Karar Sayılı Kararı Kısıtlı ..., 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince kısıtlanmış, kendisine Adin Genç yasal danışman olarak atanmıştır. Yasal danışman 20.01.2023 tarihli dilekçesi ile, kısıtlı kızının Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığını, kızının sürekli alışveriş yaptığını, ailesini zarara soktuğunu, kızının kısıtlanarak kendisinin vasi olarak atanmasını talep etmiştir. Mahkemece 15.03.2024 tarihli ek karar ile, kısıtlının ... adresinde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.05.2024 Tarihli ve 2024/475 Esas, 2024/495 Karar Sayılı Kararı Kısıtlının yerleşim yerinin...olduğu, mahkemece yerleşim yeri değişikliğine izin verilmediği, vasinin/yasal danışmanın da yerleşim yeri değişikliğine ilişkin talebi olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi uyarınca yasal danışman atanan kısıtlının dosyasının takibine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır. ” 3. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 4. 4721 sayılı Kanun’un “Vesayet işlerinde yetki” başlıklı 411 inci maddesi şöyledir: “Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir.” 5. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yerinin değişmesi” başlıklı 412 nci maddesi şöyledir: “Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur.” C. Değerlendirme Kısıtlının yerleşim yeri değişikliğine izin verilmesine ilişkin vesayet makamı olan Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesince 4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığı gibi kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi de olmadığından vesayet dosyasının takibi ile ilgili karar vermekte Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkilidir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Elbistan 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Diğer kararlar (4)

5. Hukuk Dairesi, 2023/11946 E., 2024/2883 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
5. Hukuk Dairesi         2023/11946 E.  ,  2024/2883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1204 Esas, 2023/1845 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.04.2023 Tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/576 Karar Sayılı Kararı Kayyım tayini istenilen küçüğün sürekli kalma niyeti ile bulunduğu adresinin Pendik/ İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.11.2023 Tarihli ve 2023/1204 Esas, 2023/1845 Karar Sayılı Kararı Yapılan kolluk araştırmasında kayyım tayini istenilen küçüğün annesi ile birlikte Mahsen Mah. Başkent Sok. No:10 .../Amasya adresinde ikamet ettiklerinin tespit edildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 426 ncı maddesi uyarınca atanan kayyımın değiştirilmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir 2. 4721 sayılı Kanun’un “Yerleşim yeri” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.” 3. 4721 sayılı Kanun’un “ Vasi ve kayyım” başlıklı 403 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir: "Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır. Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır." 4. 4721 sayılı Kanun’un “Temsil” başlıklı 426 ncı maddesi şöyledir: “Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar: 1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, 3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.” 5. 4721 sayılı Kanun’un “Yetki” başlıklı 430 uncu maddesi şöyledir: “Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır.” 6. 4721 sayılı Kanun’un “Usul” başlıklı 431 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır." C. Değerlendirme Dosya kapsamından, küçüğe Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesince 17.05.2022 tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/576 Karar sayılı kararıyla küçüğü İstanbul Anadolu 20. Aile Mahkemesinin 2021/931 Esas dosyasında hak ve menfaatlerini korumak ve temsil etmek üzere ...'ın temsil kayyımı olarak tayinine karar verildiği, daha sonra İstanbul Anadolu 20. Aile Mahkemesinin 02.01.2023 tarihli yazısı ile kayyım tayin edilenin hükümlü olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle yeni bir kayyım tayin edilmesinin talep edildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Merzifon Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2021/11987 E., 2021/12690 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK'nın 403/3 ve 431. maddeleri uyarınca vasinin atanmasına ilişkin hükümlerin, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım atanması hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2021/11987 E.  ,  2021/12690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KAYYIM TAYİNİ ... Kayyım tayini istemine ilişkin olarak açılan davada, İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ile Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, kayyım tayini istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, Uyap sistem üzerinden alınan nüfus kaydından yerleşim yeri adresinin ... gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce ise, küçüğe ait nüfus aile kayıt tablosunun incelenmesinde, küçüğün adresinin "" olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. 4721 sayılı TMK'da kayyımlık; temsil kayyımlığı (TMK m. 426), yönetim kayyımlığı (TMK m. 427) ve isteğe bağlı kayyımlık (TMK m. 428) olmak üzere üç türde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin hukuki sonuçları birbirinden farklı olup, aynı Kanun'un 403. maddesine göre kayyımın, belirli işleri görmek ya da mal varlığını yönetmek için atanacağı hüküm altına alınmıştır. Temsil kayyımlığı TMK'nın 426. maddesinde; "Vesayet makamı, ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar.” şeklinde düzenlenmiştir. TMK'nın 403/3 ve 431. maddeleri uyarınca vasinin atanmasına ilişkin hükümlerin, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım atanması hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Vesayet işlerinde yetki TMK'nın 411. maddesine göre; "Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir" şeklindedir. Temsil kayyımı atanmasında yetkili mahkeme TMK'nın 430/1. maddesinde; "Temsil kayyımı, kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanır" şeklinde belirtilmiştir. Kayyım atanmasına ilişkin davada kesin yetki söz konusu olup, bu yön kamu düzenine ilişkindir. Dosya kapsamında, küçüğe ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde kayyım tayini istenilen küçüğün adresinin "Pendik/İSTANBUL" olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Anadolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...
14. Hukuk Dairesi, 2015/11336 E., 2015/10547 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
...'ın şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır.
14. Hukuk Dairesi         2015/11336 E.  ,  2015/10547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.09.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, TMK'nın 640/3 maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ...'ün terekesine Av. ...'ın temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, bir kısım davalılar tarafından terekenin tespitine ve temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Bir kısım davalıların tereke temsilcisi Av. ...'ın şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK'nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme göreviyle ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. TMK'nın 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 397). Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca; Sulh hakiminin tedbir olarak terekeyi tespit edip, defterini tutması, gereken koruma önlemlerinin alınmasına dair yaptığı muameleler nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi mümkün değildir. Bu sebeple temyizi kabil olmayan karara karşı temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle terekenin tespitine ve tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazlar yönünden dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 17.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2015/2361 E., 2015/8061 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
S..'ın şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır.
14. Hukuk Dairesi         2015/2361 E.  ,  2015/8061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/05/2014 NUMARASI : 2010/1-2014/54 Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.12.2009 gününde verilen dilekçe ile terekeye temsilci atanması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı R.. S.. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, TMK'nın 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, mirasçılardan M.. S..'ın terekeye temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı R.. S.. vekili tarafından temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı R.. S.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı R.. S.. vekilinin tereke temsilcisi M.. S..'ın şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nın 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK'nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme göreviyle ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. TMK'nın 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 397). Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı R.. S.. vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, (2.) bentte açıklanan nedenlerle tereke temsilcisinin şahsına yönelik itirazlar yönünden dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 10.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.