4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 474

Türk Medeni Kanunu 474. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 474- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir. 3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimde

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2017/7965 E., 2018/1390 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
Vasi veya velinin vefatı ile kısıtlılık hali kendiliğinden sona ermeyeceği TMK'nın 474.maddesi gereği olup halen ...'ın kısıtlılık hali devam etmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2017/7965 E.  ,  2018/1390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde, davacı ...'nin oğlu ...'ın vesayet altına alınması istenmiş, mahkemece alınan sağlık kurulu raporu doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı; 474. maddesinde ise, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.08.2012 gün ve 2012/282-400 sayılı ilamı ile TMK'nın 405.maddesi kapsamında kısıtlanarak velayeti altında bırakılan babası ...'ın 14.09.2015 tarihinde vefatı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Vasi veya velinin vefatı ile kısıtlılık hali kendiliğinden sona ermeyeceği TMK'nın 474.maddesi gereği olup halen ...'ın kısıtlılık hali devam etmektedir. 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Dava, TMK'nın 405.maddesi gereği kısıtlanıp babasının velayeti altına bırakılan kısıtlının velisinin ölmesi sebebi ile kendisine vasi atanması istemine ilişkindir. Ne var ki kısıtlamaya dayanak sağlık kurulu raporu ile yargılama aşamasında alınan sağlık kurulu raporları arasında çelişki oluştuğundan ilk önce bu çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. ...'ın kısıtlanmasına dayanak ... Devlet Hastanesinin 21/06/2012 gün ve 3679 nolu sağlık kurulu raporu ile hastalığı nedeniyle kısıtlanması (vesayet altına alınmasının) gerektiğinin bildirildiği; eldeki davada ise yine aynı hastanenin 13/05/2016 gün ve 1239 sayılı sağlık kurulu raporunda mevcut haliyle geçirilen psikotik bozukluğun (remisyonda) iyilik halinde olduğu kanaat ile vasi tayininin uygun olmadığı bildirilmiştir. ...'a ait raporlar arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için; mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.08.2012 gün ve 2012/282-400 sayılı dosyasında alınan sağlık kurulu raporu da eklenerek 2659 sayılı Adli Tıp Kanunu'nun 19/2/2003 tarih ve 4810 sayılı Kanunun 15 maddesi ile değişik 16.maddesi gereği ilgilinin Adli Tıp Kurumu Adlî Tıp Dördüncü İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesi yaptırılıp Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığı konusunda alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre kısıtlılık halinin devamı ile kendisine vasi atanması veya kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

18. Hukuk Dairesi, 2015/5157 E., 2015/18609 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnamur Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayet ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde kaldırılabilir (TMK.m.474/1)
18. Hukuk Dairesi         2015/5157 E.  ,  2015/18609 K. "İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 18. Hukuk Dairesi Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/12/2014 NUMARASI : 2014/864-2014/1097 Davacı, kısıtlının tedavi ve bakım merkezine yerleştirilmesine izin verilmesini, kısıtlı ise vesayet kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davacının talebinin kabulüne kısıtlının talebinin reddine karar verilmiş, hüküm kısıtlı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı (vasi), kısıtlının tedavi ve bakım merkezine yerleştirilmesine izin verilmesini, kısıtlı ise kısıtlama kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece kısıtlama kararının kaldırılması isteminin reddine, kısıtlının bakım merkezine yerleştirilmesine karar verilmiştir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayet ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde kaldırılabilir (TMK.m.474/1) Kısıtlı, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 10.09.2014 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanarak hakkında akıl hastalığı sebebi ile verilmiş bulunan kısıtlama kararının kaldırılmasını istemiştir. Sunulan sağlık kurulu raporunda genel psikiyatri muayenesinde “halen sağlam” olduğu bildirilmiştir. Kısıtlama kararına esas alınan Konya Numune Hastanesinin 12.12.2012 tarihli sağlık kurulu raporunda ise ilgiliye “ kronik psikoz” tanısı konulduğu, akli dengesinin yeterli olmadığı, hastalığın ömür boyu olduğu ifade edilmiştir. Eldeki davada vesayet makamınca kısıtlının sunduğu rapor haricinde başkaca bir rapor aldırılmamıştır. Kısıtlılığa esas alınan raporda, raporu tanzim eden sağlık kurulunda psikiyatri uzmanının bulunmadığı da dikkate alınarak her iki rapor arasındaki çelişkinin, kısıtlının sözü edilen raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmak suretiyle giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının tespiti ile hasıl olacak neticesine göre bir karar verilmesi gerekir. Bu husus nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. Karşılaştırıldı A.Ç.
18. Hukuk Dairesi, 2015/8078 E., 2016/5108 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde kaldırılabilir (TMK.m.474/1)
18. Hukuk Dairesi         2015/8078 E.  ,  2016/5108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, kısıtlılığın kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm vasi tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde kaldırılabilir (TMK.m.474/1) Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.02.2008 tarih ve 2007/3452-2008/446 sayılı kararı ile ... Devlet Hastanesi'nin 03.09.2009 tarihli kısıtlı adayı hakkında düzenlenen rapora göre psikoz (bipolar bozukluk) hastalığı nedeniyle ...'ın TMK'nun 405. maddesi gereği kısıtlanmasına, eşi ...'ın vasi olarak atanmasına karar verildiği, kısıtlı ...'ın 15.01.2015 ve 20.02.2015 tarihli dilekçelerinde hakkında verilen kısıtlama kararının kaldırılmasını istediği; mahkemece, kısıtlı hakkında yeniden rapor tanzimi için sevkinin sağlandığı ... Devlet Hastanesince düzenlenen 15.01.2015 tarihli davacı için sağlık kurulu raporunda, yapılan psikiyatrik muayenede davacı için bipolar affektif bozukluk tanısı düşünüldüğü, hastanın halen düzenli ilaç kullandığı, akıl hastalığı bulunduğu, durumunun remisyonda olduğu, şu an kendi işlerini görebileceği, korunması ve bakım için sürekli yardım gerekmediği, başkalarının emniyetini tehdit etmediği, hastalığının kronik, olduğu, ataklar halinde seyredebileceği, mahkemece dinlenmesi faydalı olacağından vasi atanmasına gerek olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Kısıtlı ...'ın vesayet altına alınması kararına esas olan raporunda psikoz (Bipolar bozukluk) tanısı konularak vasi tayini gerektiği belirtilmiş olup eldeki kısıtlılığın kaldırılması istemi üzerine alınan raporda da aynı tanı konularak bu defa hastalığın kronik olup ataklar halinde seyredebileceği hususu da belirtildiği halde vasi tayinine gerek olmadığı açıklandığına göre adı geçen kısıtlının sözü edilen raporlarla birlikte ... .na sevk edilerek konu hakkında yeniden rapor alınmak suretiyle çelişkinin giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin kabulü doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.