4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 532

Türk Medeni Kanunu 532. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 532 - Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. b. Memurun işlevi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2023/4143 E., 2024/1307 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
vekili Baş Katibe ...' şeklinde kaşe basılarak imzalandığı...ilk derece mahkemesince TMK'nun 532-534. maddelerinde öngörülen şekil şartlarına aykırı olarak düzenlenen vasiyetnamenin iptali hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle "...
7. Hukuk Dairesi         2023/4143 E.  ,  2024/1307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1229 E., 2023/1092 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/229 E., 2021/727 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili ile ihbar olunanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin 07.11.2018 tarihinde ölen ... 'ın mirasçıları olduklarını, muris tarafından tanzim edilen vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1382 Esas sayılı dosyasından okunduğunu, murisin bu vasiyetname ile tüm mal varlığını davalılara bıraktığını ancak vasiyetnamenin düzenlenirken murisin akli dengesinin yerinde olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu alınmayarak tek hekim raporu ile yetinildiğini, diğer yandan vasiyetnamenin şekil yönünden de geçerli olmadığını, düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ilk sayfasında noter ...'ün ismi olmasına rağmen ikinci ve üçüncü sayfalarında noter ... vekili baş katibi ...'ın isminin geçtiğini, bu nedenle vasiyetnameyi düzenleyen kişinin kimliği hakkında tereddüt oluştuğunu belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin hiç evlenmediğini, yaşamını 2001 yılında annesinin vefatından sonra müvekkilleri ile geçirdiğini, buna karşın davacıların murisle beşeri ilişki kurmadıklarını ve murisin cenazesine dahi katılmadıklarını, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesini yansıttığını, murisin vefatına kadar akli melekelerinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin TMK'nın 523. ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlendiğini, noter yetkisine sahip yazı işleri müdürünün de resmi vasiyetname düzenleyebileceğinin uygulama ve doktrinde kabul edildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli ve 2019/229 Esas, 2021/721 Karar sayılı kararı ile "...vasiyetname düzenlenmesinin TMK'nın 532. ve devamı maddelerinde sıkı şekil koşullarına bağlandığı, kanunumuzdaki düzenlemeye göre vasiyetnamenin baştan sonra noter ya da vekili tarafından düzenlenmesinin zorunlu olduğu ve kimin tarafından düzenlendiği konusunda tereddüt olmaması gerektiği... her ne kadar ihbar olunanlar tarafından 5. Noter ... isminin, noterliğin ismi olması nedeniyle geçtiği ve katibin noterlik adına işlem yaptığını bildirilmiş ise de vasiyetnamenin 1. sayfasında açıkça 5. Noter ... tarafından vasiyetname düzenleyecek kişinin yanına geldiği ve kimliğini ibraz ettiğinin belirtildiği, bu ibareden de vasiyetçinin müracaat ettiği ve kimlik kontrolü yapan kişinin Üsküdar 5. Noteri ...'ün anlaşılması gerektiği..." gerekçeleriyle "...davanın kabulü ile...vasiyetnamenin iptaline... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile ihbar olunanlar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olduğunu, vasiyetnamenin vasiyetnamenin baştan sona baş katibe ... tarafından düzenlendiğini, imzası ve noterlik mührü olduğunu, vasiyetname yapanın kimliği hususunda tereddüt olmadığını, delil takdirinde mahkemece hataya düşüldüğünü, birinci sayfada yer alan "Üsküdar 5. Noterliği ... ... adresimdeki dairemde görev yaparken..." ibaresinin başkatibin çalıştığı yeri tarif ettiğini, cümlenin ben ... olarak başlamadığını, işlemi yapanın baş katip olduğu hususunda tereddüt olmadığını, aksi kanaat olsa dahi başta geçen ifadelerin matbu metinde kalmış olacağının düşünülmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. İhbar olunanlar vekilinin istinaf dilekçesinde ise özetle; vasiyetnamenin yasanın öngördüğü şekle uygun düzenlendiğini, noterlik evraklarının yetki verilmiş memurca yapılabileceğini, vasiyetnamenin baş katibe ...'ca düzenlendiğini, imzası ve noterlik mührü olduğunu, düzenleyen kişi bakımından tereddüt olmadığını, murisin iradesine değer verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/1229 Esas, 2023/1092 Karar sayılı kararı ile "...resmi vasiyetnamenin tanziminde işlemde birlik prensibi uyarınca, vasiyetçinin vasiyetnameyi okumasından sonraki aşamalarında araya fasıla girmeksizin tamamlanması gerektiği, resmi memurun yaptığı işlemlerin tevsik işlemi olduğu için baştan itibaren aynı memur tarafından yapılması ve son imza işleminin de tahriri alan, okuyan ve vasiyetçi ile tanık sözlerini dinleyen, yazdıran memur tarafından yapılmasının zorunlu olduğu... vasiyetname düzenlendikten sonra altına 'Üsküdar 5. Noterliği ...' şeklinde isim açıldığı ancak 'Üsküdar 5. Noteri ... vekili Baş Katibe ...' şeklinde kaşe basılarak imzalandığı...ilk derece mahkemesince TMK'nun 532-534. maddelerinde öngörülen şekil şartlarına aykırı olarak düzenlenen vasiyetnamenin iptali hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçeleriyle "... istinaf başvurularının esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; şekil hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534, 536, 557 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 532 ]
2. Hukuk Dairesi 2004/17026 E., 2005/3505 K. 2. Hukuk Dairesi 2004/17026 E., 2005/3505 K. - MİRASÇILIK BELGESİ - ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 511 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 532 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 598 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 599 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 sayılı Yürürlük Kanunu md. 17} } Miras bırakan Canip, 21.8.2004 tarihinde ölmüş, geride yasal mirasçı olarak oğlu Hakan İle kızı Elçin'İ bırakmıştır. Miras bırakan ölümünden önce davacı Nevin ile 26.5.2004 tarihinde yaptığı Karabük Birinci Noterliğinden düzenlenen Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile "kendisine ölünceye kadar bakıp beslemesi görüp gözetmesi, kayıt ve şartıyla mirasının tamamı için, bakım borçlusu davacı Nevin'i mirasçı atamıştır. Bakım borçlusu, alacaklı tarafından mirasçı nasbedilmiş ise bu akid hakkında miras mukavelesi hükümleri cereyan eder. (BK. Md. 511/son cümle) Resmi memur (noter) tarafından düzenlenen bakım alacaklısı tarafından bakım borçlusunun mirasçı nasbedildiği ölünceye kadar bakma sözleşmesini Türk Medeni Kanununun miras mukavelesine İlişkin 545. maddesi gereğince resmi vasiyet şeklinde (TMK. md. 532) düzenlenmiş olup geçerlidir. Böyle bir sözleşme İle bakım alacaklısı olan miras bırakan sağlığında ifası gereken bir taahhüt altına girmemiş, bakım borçlusu ölünceye kadar diğer tarafı bakıp beslemek, görüp gözetmek borcu altına girmiştir. Buna karşılık mirasçı atanmıştır. Atanmış mirasçılar da, yasal mirasçılar gibi mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. (TMK. md. 599/son) Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin Ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe lehine tasarrufta bulunulan kimseye Sulh Mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. (TMK. md. 598/2) Davacı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile miras bırakan tarafından sağlığında mirasının tamamı İçin mirasçı atandığına göre atanmış mirasçı olduğuna ilişkin belge verilmesi gerekirken, sözleşmenin miras bırakana sağlığında ifası gereken bir yükümlülük yüklemediği gözetilmeden yazılı şekilde red karan verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 8.3.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2022/6462 E., 2024/2644 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
tam metni aç
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534, 557, 558 ve 559 uncu maddeleri.
7. Hukuk Dairesi         2022/6462 E.  ,  2024/2644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1245 E., 2022/1124 K. DAVA TARİHİ : 19.11.2018 SAYISI : 2018/377 E., 2021/357 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemli davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.10.2017 tarihinde ölen Fazil Pirim tarafından düzenlenen vasiyetname ile bütün mal varlığının davalıya bırakıldığını, vasiyetnamenin vasiyet edenin tasarruf ehliyeti bulunmadığı sırada yapılmış olduğunu, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma, zorlama sonucu muris üzerinde baskı kurarak düzenlendiğini, ayrıca vasiyetnamenin kanunda belirtilen şekil şartlarına aykırı yapılmış olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptaline, bu talepleri yerinde görülmez ise tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin vasiyetname düzenlenme sırasında akıl sağlığının yerinde olduğunu, vasiyetnamenin şekil kurallarına uygun yapıldığını, korkutma ve zorlama iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları davaya usulüne uygun dahil edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan rapor uyarınca muris Fazil Pirim’in 05.10.2009 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğunun bildirildiği, vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekilde yapıldığı, vasiyetnamenin yanılma, aldatma ve korkutma sonucu yapıldığının ispat edilemediği, vasiyetnamenin iptalini gerektirecek herhangi bir sebep olmadığı gerekçesiyle davacıların vasiyetnamenin iptali taleplerinin reddine; mirasçı olan davacı kardeşlerin saklı paylarının bulunmadığı gerekçesiyle davacıların terditli olarak açtıkları tenkis davasının da reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesi ile düzenlemediğini, davalı eş tarafından muris üzerinde sürekli sana kimse bakmaz, seni bırakırım baskısı kurulduğunu, tanık beyanlarına değer verilmediğini, Adli Tıp Kurumdan alınan rapora yapılan itirazların dikkate alınmadığını, vasiyetnamenin geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkisi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534, 557, 558 ve 559 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesinde vasiyetnamenin iptali davasının sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bunlar; tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapılmış olması; tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması; tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması; tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olmasıdır. Somut olayda, vasiyetnamenin iptali sebeplerinin davacılar tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
3. Hukuk Dairesi, 2012/13425 E., 2012/19639 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
imzalamıştır.Resmi vasiyetnamenin TMK. md.
3. Hukuk Dairesi         2012/13425 E.  ,  2012/19639 K. "İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı ... aralarındaki vasiyetnamenin iptali davasına dair ... 23.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.10.2011 günlü ve 2011/71 E.-2011/356 K.sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 12.03.2012 günlü ve 2011/22075 E.-2012/7261 K.sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK.nun 440.nci maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığından vaki düzeltme isteğinin REDDİNE ve 203.00-TL.para cezasının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, 24.09.2012 gününde oyçokluğu karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava dilekçesinde muris ...’nin ... 15.Noterliğinin 09.09.2005 gün ve 24883 sayılı vasiyetnameyi düzenlediği, vasiyetnameyi ... 15.Noteri ...’nün düzenlemeye başladığı, ancak noter vekili ...’ın tamamladığı, bu nedenle vasiyetnameyi düzenlemeye başlayan kişi tarafından tamamlanmadığı iddia edilerek iptali talep edilmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.İptali talep edilen ... 15.Noterliğince 09.09.2005 gün ve 24883 sayılı vasiyetnamenin  ilk sayfasında “... 15.Noteri ... dairemde görev yaparken yanıma gelen... dairemde bana başvurarak düzenleme şeklinde bir vasiyetname düzenlememi istedi…” şeklinde başlamış ve vasiyetnamenin son sayfasının altını ... 15.Noteri ... vekili ... imzalamıştır.Resmi vasiyetnamenin TMK. md. 532 gereğince iki tanığın katılımıyla resmi memur tarafında düzenleneceği hükme bağlandıktan sonra, resmi memurun Sulh Hakimi, Noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabileceği açıklanmıştır. Noter yetkisine sahip yazı işleri müdürlerinin resmi vasiyetname düzenleyebilecekleri uygulamada ve doktrinde kabul edilmektedir.Resmi vasiyetnamenin; işlemde birlik prensibi uyarınca, vasiyetçinin vasiyetnameyi okumasından sonra, aşamalarında araya fasıla girmeksizin tamamlanması gerekir. Resmi memurun yaptığı işlemler tevsik işlemi olduğu için baştan itibaren aynı memur tarafından yapılması ve son imza işleminin de tahriri alan, okuyan ve vasiyetçi ile tanık sözlerini dinleyen, yazdıran memur tarafından yapılması zorunludur. Bu yön işlemlerde birlik prensibinin zaruri bir sonucudur.Bu prensibe uyulmamasının vasiyetnamenin iptali sebebi oluşturduğu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması ile kabul edilmektedir.Somut olayımızda, vasiyetnamenin son sayfasının ... 15.Noter vekili ...’ın imzalamış olması karşısında ilk sayfanın da bu kişi tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti önem taşımaktadır.İptal davasına konu olan vasiyetnamenin düzenlendiği ... 15.Noteri ...'nün vasiyetnamenin düzenlendiği tarihi de (09.09.2005) içine alacak şekilde 08.08.2005 gününden 16.09.2005 tarihine kadar resmi izinli olduğu ve bu izin süresince ... 15.Noterliğini genel imza yetkisine sahip başkatip ...’ın sevk ve idare ettiği dosya arasında mevcut resmi yazışmalardan anlaşılmaktadır.Bu durumda izinde bulunan Noter ...’nün, görevdeymiş gibi resmi evrak düzenlemesi söz konusu olamayacağından vasiyetnamenin ilk sayfasındaki ifadelerin bilgisayarda kalan metinden ya da daktilo hatası gibi bir hatadan kaynaklandığı açık bir şekilde ortadadır. O halde, vasiyetnamenin ilk sayfasında da imzası bulunan başkatip ... tarafından düzenlendiğinin kabulü gerekir. Bu kabul şekli aynı zamanda ölüme bağlı tasarrufların, onları geçersiz kılacak şekilde değil, geçerliliğini sağlayacak biçimde yorumlanması gerektiğinin bir sonucudur. Vasiyetçinin iradesine değer verilerek onun gerçek arzusunu bulmakta bu şekildeki bir yorum tarzını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun karar tashihi talebinin reddine dair görüşüne katılmıyorum. 12.03.2012

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.