Türk Medeni Kanunu 545. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 545- Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.
II. Ortadan kaldırılması
1. Sağlararasında
a. Sözleşme veya vasiyetname ile
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
3 karar eşleşti
14. Hukuk Dairesi, 2015/17816 E., 2017/868 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir.
14. Hukuk Dairesi 2015/17816 E. , 2017/868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.01.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı) talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi... arasında noterde yapılan 28.09.2011 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakım sözleşmesine göre murisin kendi mirasbırakanı...'dan kendisine intikal edecek Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bilcümle taşınmaz hak ve hisselerini ölünceye kadar kendisine bakması karşılığında müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin borcunu yerine getirmiş olup bakım alacaklısı...'ın vefat ettiğini ileri sürerek bahsi geçen taşınmazlardaki muris...'a ait hisselerin iptali ile müvekkili adına tescilini, ayrıca 509 ada 5 parsel üzerindeki muhdesatın da müvekkili adına tescil edilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul ettiklerini beyan etmiş; bir kısım davalılar, her ne kadar ölünceye kadar bakım sözleşmesi mevcut ise de karşılığında davacının sigorta primlerini ödediklerini, ayrıca davacıya bakım ücreti de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 17 adet taşınmazdaki davalılar murisi...'a mirasbırakanı...'dan intikal edecek 7/42'şer payın iptali ile davacı adına tesciline, 509 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu iddia edilen evin yanmış olduğu ve zeminde mevcut olmadığı anlaşıldığından muhdesata yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 611. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan kanunun 612. ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.2.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı kararı)
Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri, bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
Açılan davada bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması, sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan dinlenmez.
Öte yandan, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir.
Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; hükmü temyiz eden bir kısım davalılar murisin ölünceye kadar bakım sözleşmesini yaptığı esnada ehliyetsiz olduğunu ve sözleşmeyi kendilerinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yaptığını belirterek sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdüklerine göre öncelikle murisin ölünceye kadar bakım sözleşmesinin yapıldığı 28.09.2011 tarihinde hukuki ehliyeti haiz olup olmadığının araştırılması, murisin hukuki ehliyeti haiz olduğunun anlaşılması halinde sözleşmenin muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi, daha sonra tarafların delillerinin toplanarak işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, bir kısım davalıların savunmaları üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, dava konusu taşınmazların elbirliği halinde mülkiyete tabi olması nedeniyle ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığının dikkate alınmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (2)
14. Hukuk Dairesi, 2014/3025 E., 2014/7088 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir.
14. Hukuk Dairesi 2014/3025 E. , 2014/7088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2010/669-2013/816
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, davacı D.. K.. vekili tarafından davalı M.. S.. aleyhine 15.12.2010 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan inceleme sonunda; asıl davanın reddine ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline ilişkin birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 05.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl dava davacısı birleştirilen dava davalısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
\_K A R A R\_
Asıl dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil birleştirilen dava ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescile ilişkin asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, asıl dava davacısı birleştirilen dava davalısı M.. S.. vekili temyiz etmiştir.
Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 511. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakım sözleşmeleri, anılan kanunun 512. ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.2.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı kararı)
Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.
Açılan davada bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması, sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan dinlenmez.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; ölünceye kadar bakım alacaklısının, bakım borçlusunun ikinci eşi olması tek başına sözleşmenin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla düzenlendiğinin kabulü için yeterli değildir. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre bakım alacaklısının bazı hastalıkları bulunduğu yaşı nedeniyle de bakıma ihtiyacı olduğu, ölünceye kadar bakım akti ile asıl dava davacısı M.. S..'ya temlik edilen taşınmazlar dışında başkaca taşınmazlarının da mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca sözleşmenin düzenlendiği 23.05.2003 tarihinden ölümü tarihine kadar asıl davanın davacısı M.. S.. tarafından murisi Z.. S..'ya bakıldığı, bakım alacaklısının sağlığında bakılmadığını iddia etmediği gibi sözleşmenin iptali konusunda dava da açmadığı gözetilerek asıl davanın kabulüne ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
Resmi memur (noter) tarafından düzenlenen bakım alacaklısı tarafından bakım borçlusunun mirasçı nasbedildiği ölünceye kadar bakma sözleşmesini Türk Medeni Kanununun miras mukavelesine İlişkin 545. maddesi gereğince resmi vasiyet şeklinde (TMK.
2. Hukuk Dairesi 2004/17026 E., 2005/3505 K.
2. Hukuk Dairesi 2004/17026 E., 2005/3505 K.
- MİRASÇILIK BELGESİ
- ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 511 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 532 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 598 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 599 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. (4722 sayılı Yürürlük Kanunu md. 17}
}
Miras bırakan Canip, 21.8.2004 tarihinde ölmüş, geride yasal mirasçı olarak oğlu Hakan İle kızı Elçin'İ bırakmıştır.
Miras bırakan ölümünden önce davacı Nevin ile 26.5.2004 tarihinde yaptığı Karabük Birinci Noterliğinden düzenlenen Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile "kendisine ölünceye kadar bakıp beslemesi görüp gözetmesi, kayıt ve şartıyla mirasının tamamı için, bakım borçlusu davacı Nevin'i mirasçı atamıştır.
Bakım borçlusu, alacaklı tarafından mirasçı nasbedilmiş ise bu akid hakkında miras mukavelesi hükümleri cereyan eder. (BK. Md. 511/son cümle)
Resmi memur (noter) tarafından düzenlenen bakım alacaklısı tarafından bakım borçlusunun mirasçı nasbedildiği ölünceye kadar bakma sözleşmesini Türk Medeni Kanununun miras mukavelesine İlişkin 545. maddesi gereğince resmi vasiyet şeklinde (TMK. md. 532) düzenlenmiş olup geçerlidir. Böyle bir sözleşme İle bakım alacaklısı olan miras bırakan sağlığında ifası gereken bir taahhüt altına girmemiş, bakım borçlusu ölünceye kadar diğer tarafı bakıp beslemek, görüp gözetmek borcu altına girmiştir. Buna karşılık mirasçı atanmıştır.
Atanmış mirasçılar da, yasal mirasçılar gibi mirası, miras bırakanın ölümü ile kazanırlar. (TMK. md. 599/son)
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin Ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe lehine tasarrufta bulunulan kimseye Sulh Mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. (TMK. md. 598/2)
Davacı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile miras bırakan tarafından sağlığında mirasının tamamı İçin mirasçı atandığına göre atanmış mirasçı olduğuna ilişkin belge verilmesi gerekirken, sözleşmenin miras bırakana sağlığında ifası gereken bir yükümlülük yüklemediği gözetilmeden yazılı şekilde red karan verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 8.3.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, miras sözleşmesinin geçerlilik şekli aşağıdakilerden hangisidir?
A) El yazılı vasiyetname şeklinde
B) Resmi vasiyetname şeklinde
C) Noterde düzenleme şeklinde
D) İki tanığın imzasıyla adi yazılı şekilde
E) Sözlü beyan ve hâkim onayı şeklinde
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.