4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 588

Türk Medeni Kanunu 588. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 588- Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. İKİNCİ BÖLÜM MİRASIN GEÇMESİNİN SONUÇLARI BİRİNCİ AYIRIM KORUMA ÖNLEMLERİ A. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

19 karar eşleşti
1. Hukuk Dairesi, 2018/46 E., 2021/2994 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Asıl ve birleştirilen davalar, 4721 sayılı TMK’nin 588. maddesine dayalı gaiplik ile tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
1. Hukuk Dairesi         2018/46 E.  ,  2021/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar dava dışı ... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.11.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gaip vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davalı ... (Kayyım) vekili Avukat ...davacı ... (Hazine) vekili Avukat...geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Asıl ve birleştirilen davalar, 4721 sayılı TMK’nin 588. maddesine dayalı gaiplik ile tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Davacı, asıl ve birleştirilen davalarda; 390 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların maliki ... ...'nun ölü mü, sağ mı olduğunun belli olmaması sebebiyle hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla İstanbul Defterdarının kayyım olarak atandığını, taşınmazların 10 yıl süreden beri kayyımla idare edildiğini ileri sürerek, Türk Medeni Kanununun 588. maddesi gereğince adı geçen kişinin gaipliğine, taşınmazlardaki paylarının tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya karşı herhangi bir savunma getirmemiştir. Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde ...’ya ulaşılamadığı, şahsı bilen ya da tanıyanın da olmadığı, ...,’nun hayatta olduğu belli olmadığı ve taşınmaz 10 yıldır kayyımla idare edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar, Dairece; " ... yukarıda değinilen düzenlemeler gözetildiğinde bir kimse hakkında gaiplik kararı verilebilmesi için diğer koşulların yanında en az iki kez ilan yapılması zorunludur. Oysa, somut olayda, bir kez ilan yapılmış ve bununla yetinilmek suretiyle mahkemece sonuca gidilmiştir. O halde değinilen husus gözardı edilerek kayıt maliki ... yönünden bir kez yapılan ilana dayalı olarak gaiplik kararı verilmesinin doğru olduğu söyelenemeyeceği gibi mahkemece, dosya arasına alınan Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/825 Esas 2002/355 Karar sayılı dosyası arasında bulunan belgelerden kayıt malikinin Bulgaristan'da bulunma ihtimali olduğu da dikkate alınarak ...'nun sağ olup olmadığı hususu yeterli oranda araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Hükümden sonra ... vekili Av. ... , bir kısım belgeler sunularak dava konusu taşınmazlardaki çekişmeli payların müvekkili ...’ya ait olduğunu, kayıt maliki ...’nun gaip kişilerden olmadığını ileri sürerek, eldeki davada verilen hükmün bozulmasını istemiştir. ... vekili Av. ... ... tarafından sunulan belgeler incelendiğinde; 1- Kadıköy 13. Noterliği’nin 12.05.1998 tarih ve 15172 yevmiye no’lu işlemle Türkçeye tercüme edilen Bulgaristan Cumhuriyeti Silistra Şehri Noterliği’ne ait belge olduğu, 2- Kadıköy 13. Noterliği’nin 08.06.1998 tarih ve 18446 yevmiye no’lu işlemle Türkçeye tercüme edilen Bulgaristan Cumhuriyeti Silistra Noterliğince İtalyancadan Burgarcaya Tercümeye ilişkin tastik edilen 27.05.1998 tarihli mahkeme kararı olduğu, 3- Kadıköy 13. Noterliği’nin 17.03.1998 tarih ve 9475 yevmiye no’lu işlemle Türkçeye tercüme edilen Plovdıv Noterliği’nin 08.12.1997 tarihli vekaletname olduğu, anılan belge suretlerinin dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, kayıt maliki ... ile hükümden sonra yukarıda yazılı belgelerle dosyaya başvuran ...’nun aynı kişiler olduğunun tespiti halinde dava konusu taşınmazlardaki çekişmeli payların TMK’nin 588. maddesi uyarınca davacı Hazine adına tescil edilemeyeceği ortadadır. Ne var ki, Av. ... ... tarafından dosyaya sunulan belgelerin gerçek ve hukuki anlamda geçerli olduğunun tespit edilmesi ve mahkemece değerlendirilmesi gerektiği de muhakkaktır. Hal böyle olunca, ... vekili Av. ... ... tarafından sunulan tüm belgelerin suret olduğu gözetilerek, asıllarının dosyaya ibraz edilmesinin ilgilisinden istenmesi, asıllarının ibrazı halinde Türkçeye tercüme ettirilmesi ile dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının, kayyım tayin edilmesine ilişkin Kartal 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1997/776 esas sayılı dava dosyasının, kayyımlığın kaldırılması istemine ilişkin Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/825 esas sayılı dava dosyasının (görevsizlik ile Kartal 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/57 esas sayılı dosyası), 05.08.1335 tarih ve 195 sıra no’lu ilmuhaber örneğinin, tapu kütüğündeki "dikkat sahte belge var. dikkat edin" uyarısının, bozma öncesi ve bozma sonrası toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, kayıt maliki ...’nun sağ olup olmadığının tespit edilmeye çalışılması ve özellikle kayıt maliki ... ile hükümden sonra dosyaya başvuran ...’nun aynı kişi olup olmadığının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Dava dışı ... vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2018/15738 E., 2019/369 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, davanın, TMK'nin 588. maddesi gereğince açılan gaiplik isteğine ilişkin olduğu, iş bu davanın da münhasıran ...
8. Hukuk Dairesi         2018/15738 E.  ,  2019/369 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde; davacıların kök murisleri ...... Mah. 148 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 57/72 payını, 10/01/1959 tarihinde satın aldığını, kök muris ile birlikte kim oldukları bilinmeyen ve yaptıkları araştırmalar sonucu kayıtlarına ulaşılamayan ............'in 3/72'er paya sahip olduklarını, bu kişiler hakkında gaiplik kararı verilmesi halinde davacıların TMK'nin 713/2. maddesi uyarınca bu kişilere ait hisseleri kazanmalarının mümkün olacağını, bu nedenlerle ...... ......isimli şahısların 26/01/1978 tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurmak üzere gaipliklerine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, davanın, TMK'nin 588. maddesi gereğince açılan gaiplik isteğine ilişkin olduğu, iş bu davanın da münhasıran ... tarafından açılabileceği, davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. 04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Eldeki dava yönünden öncelikle çözümlenmesi gereken husus; davanın, davacılar vekilinin iddia ettiği üzere 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32 ve devamı maddelerinde düzenlenen gaiplik istemine mi ilişkin olduğu yoksa mahkemenin nitelemesi gereği aynı Kanunun 588.maddesi kapsamında kalan gaiplik istemine mi ilişkin olduğudur. Gaiplik, kanunda tahdidi olarak sayılan belli durumlarda, sağ mı ölü mü olduğu bilinmeyen kişi ile bu durumdan hakları etkilenenleri koruma amacı ile kanun tarafından öngörülen şüphe ve belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla ölüm olayına karine teşkil eden ve sonucu itibari ile ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılması sonucunu doğuran bir müessesedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mülkiyetinin kazanılması hallerinden "Olağanüstü zamanaşımı" başlıklı 713. maddesinin ilk fıkrasında, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebileceği, maddenin ikinci fıkrasında ise tapulu taşınmazlar yönünden edinme durumu düzenlenmiş ve aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilme imkanı verilmiştir. 4721 Sayılı TMK'nin 588. maddesinde ise, sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verileceği, bu madde kapsamında malik hakkında gaiplik davası açılabilmesi için taşınmazın on yıl süre ile yönetim kayyımı tarafından resmen yönetilmesinin gerekli olduğu, somut olayda Hazinenin bu yönde bir istemi olmadığı gibi, gaipliği istenilenlerin taşınmazdaki paylarının yönetimi için kayyım atandığı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Somut olay yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerledirildiğinde; davanın, TMK'nin 32 ve devamı maddeleri kapsamında gaiplik kararı verilmesi isteğine ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır. Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakların, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılmasını sağlar. Hakları ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine şartları varsa gaiplik kararı verilebileceğinden, dosya kapsamından davacıların murisinin de paydaş olduğu taşınmaz maliklerinden "...... ...,......"in gaipliğine karar verilmesi halinde davacıların TMK'nin 713/2.maddesindeki haklarını kullanmalarının verilecek gaiplik kararına bağlı olduğu da dikkate alındığında davacıların gaiplik kararı verilmesini istemelerinde korunmaya değer hukuki yararlarının bulunduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekirken, Mahkemece davanın hukuki nitelemesinde yanılgıya düşülerek davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2018/13865 E., 2018/17770 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK'nin 588. maddesi ''Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir
8. Hukuk Dairesi         2018/13865 E.  ,  2018/17770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Gaiplik Ve Mirasın İntikali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde ... kızı...'nin gaipliğine karar verilmesini ve gaibin mirasının devlete geçmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından mirasın devlete geçtiğine dair hüküm kurulmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir. TMK'nin 588. maddesi ''Sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verilir. Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer. Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür.'' Dosyanın incelenmesinde; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005-2052 Esas 2005-2215 Karar sayılı ilam ile ... kızı...'yi ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005-679 Esas sayılı izale-i şuyu davasında temsil etmek üzere ... Defterdarının kayyım tayin edildiği kararın taraflara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar ... kızı...'nin teşri nisani 329 yılında 80'li yaşlarda olduğu kabul edilerek bu kişinin dava tarihine dek 100 yaşını aştığı, kendisinden uzun zamandır haber alınamadığı, 100 yaşını aşmış olması ölümü hakkında kuvvetli olasılığa delalet ettiği gerekçesiyle ... kızı...'nin gaipliğine karar verilmiş ise de; teşri nisani 329 da 80'li yaşlarda olduğu ve dava tarihinde 100 yaşını aştığına dair dosya içerisinde bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. TMK'nin 588. maddesinde belirtilen şartlardan 05.09.2011 olan dava tarihi itibariyle kayyım tarafından ... kızı...'nin malvarlığının ... yıl yönetilmemesi ve şahsın 100 yaşını aştığı kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici .... maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı ... gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ........2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2014/2201 E., 2015/1360 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
defterdarının kayyım tayin edildiğini, 10 yıllık kayyımla idare süresinin dolduğunu ileri sürerek, TMK'nin 588/1. maddesi uyarınca 14/40 pay maliki ............oğlu ............'nın gaipliğine ve TMK'nin 588/2.
1. Hukuk Dairesi         2014/2201 E.  ,  2015/1360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2013 NUMARASI : 2011/210-2013/719 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 69 ada 4 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından 14/40 pay maliki ............oğlu ............'nın menfaatlerinin korunması için ............ defterdarının kayyım tayin edildiğini, 10 yıllık kayyımla idare süresinin dolduğunu ileri sürerek, TMK'nin 588/1. maddesi uyarınca 14/40 pay maliki ............oğlu ............'nın gaipliğine ve TMK'nin 588/2. maddesi uyarınca payın tapusunun iptali ile ............. adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, gaipliğine karar verilmesi istenen ............ oğlu............'nın mirasçılarının olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ............'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı H.. H..den harç alınmasına yer olmadığına, 28.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2014/7211 E., 2014/9321 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir.
1. Hukuk Dairesi         2014/7211 E.  ,  2014/9321 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2014 NUMARASI : 2014/76-2014/100 Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik ve tapu iptali-tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, dava salt gaiplik davası gibi değerlendirilmek ve çekişmesiz yargı işi olduğu belirtilmek suretiyle sulh hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Ne var ki, TMK'nın 588. maddesinden kaynaklanan davaların taşınmazın aynına (mal varlığına) yönelik olduğu gözetildiğinde, olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 382. ve 383. maddelerinin uygulama yeri bulunmadığı, bu hali ile HMK'nın 2. maddesi kapsamında kaldığı ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca, işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. H.. H..'nin temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.