4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 605

Türk Medeni Kanunu 605. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 605-Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. 2. Süre a. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

35 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2022/6015 E., 2024/10 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan
7. Hukuk Dairesi         2022/6015 E.  ,  2024/10 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2456 E., 2022/1144 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü, kararın kaldırılması ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2019/36 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kardeşi muris ...'ın 18.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin borcunun olduğunu ve aktiflerinde son derece değeri düşük bir tane evinin olduğunu belirterek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı Nar Evleri Site Yönetimi adına ... vekili cevap dilekçesinde; davanın üç aylık sürede açılmadığını ve mirasın hükmen reddine ilişkin şartların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olduğunu ve İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/12167 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin aktif ve pasifleri karşılaştırıldığında terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği ve davalılardan Vakıflar Bankası AŞ.'nin dava açıldıktan sonra alacağını murisin terekesinden icrai satış neticesinde aldığı gerekçesiyle davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile terekenin borca batık olduğu anlaşıldığından, davacıların mirası hükmen reddetmiş olduklarının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı Vakıfbank T.A.O.'ya olan borcun murisin terekesinden icrai satış ile ödendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davanın açıldığı tarihteki duruma göre sorumlu olacağını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini ve banka lehine hükmedilen yargılama giderleri yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 4. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 5. Davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğunun etraflıca araştırılmadığını, bilirkişi raporunda mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunulup bulunulmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki bilgi ve belgelerden murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, terekesinin borca batık olduğunun sabit olduğu, bankadan çekilen 430,00 TL'nin önemsiz bir miktar olduğundan yargılamada eksiklik olarak değerlendirilmediği, kabule göre dava açıldığında davalı ... Bankasına açılan davada davacı haklı olduğundan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Ecza Deposu vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; davanın 3 ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, ancak pasifinde yüksek meblağda farklı yerlere borcunun bulunduğu, yani terekesinin resmen borca batık olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesine göre açılan mirasın reddi davalarında süre sınırlamasının bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve mirasçılık belgesi çıkartılmasının mirası kabul anlamına gelecek bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmış olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar doğru görülmüştür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar SGK Başkanlığı vekili, ... Ecza Deposu vekili ve Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Davalı SGK harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi, 2010/11286 E., 2012/7283 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/11286 E.  ,  2012/7283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28/03/2005-24/03/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili ile ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ile davalı ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalılar ...,... ve ... temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının 28.03.2005-24.03.2006 tarihleri arasında davalıların murisine ait otobüs işletmesi işyerinde şoför ve muavin olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasın reddi Yeni Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” Türk Medeni Kanunu'nun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır. Ret hakkı ise, Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesi hükmüyle düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesinin 1. paragrafı gereğince yasal ve atanmış mirasçılar mirası yine Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin 2. paragrafında ise mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir. Somut olayda, davalılar ..., ... ve ..., miras bırakan ...'nin terekesi borca batık olduğundan ve kendileri de mirası kayıtsız şartsız reddettiklerinden davanın reddini istemişlerdir. Dosyaya sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2008 tarih ve 2008/413 Esas, 2008/425 Karar sayılı ilamında, davalılar üç aylık yasal süre içerisinde mirası kayıtsız, şartsız reddettiğinden, mirasçılar ...,... ve ... mirasın reddine ilişkin talebinin tespitine ve tespit kararının miras ret kütüğüne işlenmesine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar ...,...lay ve ... bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ... mirasçılarına iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
4. Hukuk Dairesi, 2023/4625 E., 2023/7974 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı ... Medenî Kanunu'nun 605 inci maddesi
4. Hukuk Dairesi         2023/4625 E.  ,  2023/7974 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/435-2018/504 DAVALILAR : Muris ... Mirasçıları BİRLEŞEN 2014/321 ESAS SAYILI DAVA DAVALILAR : ... ... Mirasçıları DAVA TARİHİ : 19.11.2013 HÜKÜM/KARAR : Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen dosya davalıları ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurumdan emekli aylığı almakta olan davalıların murisi ...'nun 2004 yılında vefatından sonra 20.....2004-28.02.2007 tarihleri arasındaki aylıklarının hesabından haksız olarak çekildiğinin kurum tarafından anlaşılması üzerine bu maaş bedellerinin tahsili için 2007 yılında murisin mirasçıları hakkında ... 6. İcra Müdürlüğünün yenilenen 2012/2964 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, davalı-borçlular ... ile ... 'nun itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazların iptali ile takibin devamına ve davalı-borçlular aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ... 4. ... Mahkemesinin 2013/581 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davada, dava dosyasına davalılar tarafından sunulan cevap dilekçelerinden sigortalı ...'nun ölüme kadar davalıların murisi ve babaları olan ... ...'nun ailesiyle birlikte yaşadığını ve emekli maaşlarının bu kişiler tarafından çekildiğini beyan ettiklerini, davalıların murisi ve babaları olan ... ... aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak ... ...'nun takip sırasında 01.....2012 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısı sıfatıyla davalılar ... ve ... adına ödeme belgesi tebliğ edilmesi sonrasında bu davalılar tarafından da itiraz dilekçesi ibraz edildiğini ve haklarındaki takibin durduğunu belirterek bu davalıların yaptığı itirazların iptali ile takibin devamına, davalı-borçlular aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini ve aralarındaki bağlantı nedeniyle bu dava dosyasının ... 4. ... Mahkemesinin 2013/581 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1.... 4. ... Mahkemesinin 2013/581 Esas, 2016/223 Karar sayılı dosyasında; davanın reddine karar verilmiştir. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 tarih, 2016/15475 Esas, 2017/5990 Karar sayılı ilamı ile, davanın ... Mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 4. ... Mahkemesinin 22.05.2018 tarih, 2017/276 Esas, 2018/56 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesi üzerine dava dosyası incelmeye konu mahkemeye tevzi edilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;".. yapılan ceza yargılaması sırasında kök muris ...'nun oğlu ölü ... ...'nun yanında yaşadığı ve kök murisin ölümünden sonra 2004-2007 yılları arasında yatırılmaya devam edilen emekli aylığının oğlu ölü ... ... tarafından çekildiğinin ... olduğu, her ne kadar muris ... ... mirasçıları olan birleşen dosya davacıları ... ile ... tarafından babalarının mirası reddedilmiş ise de bu reddin davacı kurumdan haksız olarak çekilen emekli aylığının istirdatını engelleyen bir durum olmadığı, bu nedenle davacı kurumdan haksız olarak çekilen emekli aylığının iadesinden hakkında mahkumiyet kararı verilen ancak ölmesi nedeniyle davası düşürülen muris ... ... mirasçıları olan birleşen dosya davalılarının sorumlu oldukları" gerekçesiyle; haklarında beraat kararı verilen ve kesinleşen asıl dosya davalıları yönünden davanın reddine, birleşen dosya davalıları yönünden ise yapılan itirazın asıl alacak üzerinden iptaline dair davanın kısmen kabulü ile davalılar ... ile ...'nun ... 6. İcra Müdürlüğünün 2012/2964 Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptali ile takibin 11.892,13 TL asıl alacak üzerinden devamına, 11.892,13TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen dosya da davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabul edilen kısmı yönünden herhangi bir itirazları olmadığını, dosyanın red edilen ve kısmen red edilen hükmü yönünden 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesine göreyapılan ödemelerin yersiz ödeme hükmünde olduğunu ve usulsüz olarak çekilen bu aylıkların terekeye dahil olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2-Birleşen dosya davalısı ... temyiz dilekçesinde; müvekkili davalı ...'nun, ... ... mirasçısı olarak reddi miras yaptığını, bu hususta verilen ... ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/185 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, müvekkili hakkında dolandırıcılık suçundan ... ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada beraatine karar verildiğini, bilirkişi raporu ile müvekkilinin sorumlu olmadığının belirtildiğini, davacı kurum tarafından müvekkil davalılar hakkında ... mahkemesinde açılan davada asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3-Birleşen dosya davalısı ... temyiz dilekçesinde; ... ... mirasçısı olarak reddi miras yaptığını, bu hususta verilen ... ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/185 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararının Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, hakkında dolandırıcılık suçundan ... ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada beraatine karar verildiğini, bilirkişi raporu ile sorumlu olmadığının belirtildiğini, davacı kurum tarafından hakkında ... mahkemesinde açılan davada asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kurum sigortalısının vefatı bildirilmeyerek sigortalı adına yatırılan aylıklarının yersiz olarak çekilmeye devam edilmesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı ... Medenî Kanunu'nun 605 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Birleşen dava davalıları ... ve ...'nun temyiz itirazlarına gelince; ... Medenî Kanunu'nun (TMK) 605 inci maddesinin 1 inci fıkrasında "gerçek ret", 605 inci maddesinin 2 nci fıkrasında ise "hükmen ret" düzenlenmiştir. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca miras ancak üç ... içinde reddolunabilir. (TMK m. 606) “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” Bu hüküm çerçevesinde, mirasın hükmen reddi bir süreye tabi olmayıp, mirasçılar, alacaklılara karşı açacakları tespit davası ile terekenin borca batık olduğunun tespitini her zaman isteyebilecekleri gibi, mirasçılara karşı açılacak davada defi olarak da her zaman terekenin borca batık olduğu ... sürülebilecektir. Somut olayda; birleşen dava davalıları ... ve ...'nun 05.04.2013 tarihinde ... ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/185 Esas ve 2014/273 Karar sayılı dosyası ile murisleri ... ...'nun 01/.../2012 tarihinde vefat ettiğini; mirasçısı olarak geriye davacı eşi Nuhseren ile davacı olan iki çocuğunun kaldığını; muristen kalan her hangi bir menkul, gayri menkul ve mevduatın bulunmadığını; ancak muristen ötürü aleyhlerine ... Sosyal Güvenlik Kurumunca ... 6. İcra Müdürlüğünün 2012/2964 sayılı dosyasıyla 13.777,00 TL yönünden icra takibi başlatıldığını belirterek terekenin borca batık olduğunun tespitine ve mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep ettikleri, yargılama neticesinde davanın kabulü ile ... ...'nun mirasının ölüm anında borca batık olduğunun tespitiyle, davacılar yönünden hükmen reddinin tesciline karar verildiği ve verilen bu kararın Yargıtay 14 üncü Hukuk Dairesi tarafından onama- karar düzeltme talebinin reddi kararlarıyla 20.....2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki davada birleşen dava davalısı olan mirasçıların, mirası reddetmiş bulunmalarının, davada hüküm kurulurken gözetilmesi gerekmekle mirasın reddine karar verildiği durumlarda, mirasçılar aleyhine tazminata karar verilemeyecek olmakla temyiz eden birleşen dava davalıları ile ilgili olarak, mirasın reddi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, mirasın hükmen reddi kararının kesinleşmesi nedeniyle TMK'nın 612 nci maddesine göre terekenin tasfiyesinin sağlanması için Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tasfiye memuru atanması ve tasfiyenin yapılması için bekletici mesele yapılması, ayrıca mahkemece tasfiye memuruna gerekli tebligatların yapılması gerektiği kabulü ile, mahkemece, usulen taraf teşkili sağlanılmalı ve mirası ret olgusu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Hüküm, bu nedenlerle yerinde görülmemiş kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm ve davalıların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 14.....2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2010/16264 E., 2011/5468 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varFethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Eş ve çocukların mirasçı olarak kaldığı durumda, eş ve çocukların tamamı tarafından Türk Medeni Kanununun 605/1, 609. maddeleri gereğince mirasın gerçek reddi yoluyla miras reddolunmuşsa;
2. Hukuk Dairesi         2010/16264 E.  ,  2011/5468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ :24.03.2010 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mirasbırakan 25.05.2008 tarihinde ölmüş, en yakın yasal mirasçıları olan eşi ve çocukları üç ay içinde mirası kayıtsız ve şartsız reddetmişlerdir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK.md.612). Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu takdirde ret, Sulh hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse, reddetmiş sayılırlar (TMK.md.614/1-2). Olayda miras en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunmuş, bunlar kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmediklerinin sorulması yönünde bir talepte bulunmamışlardır. Bu halde miras iflas hükümlerine tasfiyeye tabidir. Miras, mirasbırakanın kardeşine geçmemiştir, bu kişinin ret hakkı bulunmamaktadır. Bu husus gözetilmeden davacının ret beyanının tespit ve tesciline karar verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oyçokluğuyla karar verildi.28.03.2011 (Pzt.) KARŞI OY YAZISI Davacı, SGK borçları olan mirasbırakanın yasal mirasçısı değildir. Türk Medeni Kanununun 612.madde gereğince en yakın mirasçıların tamamı tarafından reddolonan miras Sulh hakimince iflas hükümlerince tasfiye edilecektir. Eş ve çocukların mirasçı olarak kaldığı durumda, eş ve çocukların tamamı tarafından Türk Medeni Kanununun 605/1, 609. maddeleri gereğince mirasın gerçek reddi yoluyla miras reddolunmuşsa; Türk Medeni Kanununun 612.maddesindeki en yakın mirasçı kavramı içine, mirasbırakanın kardeşleri girmez. Böyle bir davada mirasın iflas hükümleri gereğince resmen tasfiye edilmesi gerekir. Mirasbırakanın kardeşi ve davalı SGK. Borçlusu olan davacının; açıklandığı gibi, en yakın mirasçı kavramına dahil olmadığı ve bu nedenle Türk Medeni Kanununun 605/1.maddesi gereğince mirasın gerçek reddi işlemini yapma veya Türk Medeni Kanununun 605/2.maddesi gereğince "terekenin borca batıklığının tespiti" davası açmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı mirasçı sıfatıyla SGK borçlusu olan mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmadığından; incelenen davayı açmasında hukuksal yararı yoktur. Davacı, dava açmadaki beklediği sonucu, SGK tarafından kendi aleyhine açılan rücu davasında savunma yoluyla ileri sürebileceği gibi; taraf sıfatı da dava koşulu olduğundan mahkemece de kendiliğinden gözetilecektir. Bu nedenle, hukuksal yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Hükmün açıkladığım bu değişik gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyorum.
7. Hukuk Dairesi, 2023/1988 E., 2023/3393 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
7. Hukuk Dairesi         2023/1988 E.  ,  2023/3393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asiller, 23.09.2012 tarihinde vefat eden ...’in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, muris ...'in, Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinde 1058196 sicil sayılı dosyada işlem gören .... Makine ve Yedek Parça İmalat Kuaför İşl, Tic. Ltd. Şti'nin müdürü ve hissedarı olduğunu, bu işyerinin ödenmemiş prim v.s. borçları sebebiyle 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre takip açılmışsa da, alacağımızın borçlu tüzel kişilikten tahsili mümkün olmadığını, bunun üzerine 5510 sayılı Yasanın 88/20 inci ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35 inci maddelerine göre şirket yöneticisi ve yetkilileri hakkında takibe geçmek zorunluluğu ortaya çıktığını, bu doğrultuda yapılan araştırrmada, şirket müdürü ...' in 23.09.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 6183 sayılı Yasanın 3 üncü maddesi uyarınca kanuni mirasçıları hakkında takip yapılmış ve eşine ödeme emri tebliğ edildiğini, davanın üç aylık yasal süresinde açılmadığını, dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli, 2015/396 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Yargıtay Bozma Kararı 1. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarihli, 2017/2028 Esas, 2021/569 Karar sayılı ilamıyla yapılan incelemelerde ölüm tarihi esas alınarak murise ait malvarlığı bulunup bulunmadığının ve mirasçıların mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderildikten sonra davanın kabulüne, mirasının hükmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. B. Temyiz Nedenleri Davalı vekili, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin tam olarak yerine getirilmediğini, eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. C. GEREKÇE 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; "Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. " düzenlemesi yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz eden Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Terekenin borca batık olduğu, mirasbırakanın ölüm tarihinde açıkça belliyse veya resmen tespit edilmişse, mirasçıların mirası reddetmesine gerek kalmaksızın miras reddedilmiş sayılır. Bu duruma ne ad verilir?

A) Gerçek ret
B) Hükmen ret
C) İradi ret
D) Mirastan yoksunluk
E) Mirasın iflası

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol