4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 608

Türk Medeni Kanunu 608. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 608- Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. 4. Reddin şekli

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
7. Hukuk Dairesi, 2022/6015 E., 2024/10 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir.
7. Hukuk Dairesi         2022/6015 E.  ,  2024/10 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2456 E., 2022/1144 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü, kararın kaldırılması ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2019/36 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kardeşi muris ...'ın 18.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin borcunun olduğunu ve aktiflerinde son derece değeri düşük bir tane evinin olduğunu belirterek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı Nar Evleri Site Yönetimi adına ... vekili cevap dilekçesinde; davanın üç aylık sürede açılmadığını ve mirasın hükmen reddine ilişkin şartların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olduğunu ve İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/12167 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin aktif ve pasifleri karşılaştırıldığında terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği ve davalılardan Vakıflar Bankası AŞ.'nin dava açıldıktan sonra alacağını murisin terekesinden icrai satış neticesinde aldığı gerekçesiyle davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile terekenin borca batık olduğu anlaşıldığından, davacıların mirası hükmen reddetmiş olduklarının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı Vakıfbank T.A.O.'ya olan borcun murisin terekesinden icrai satış ile ödendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davanın açıldığı tarihteki duruma göre sorumlu olacağını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini ve banka lehine hükmedilen yargılama giderleri yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 4. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 5. Davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğunun etraflıca araştırılmadığını, bilirkişi raporunda mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunulup bulunulmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki bilgi ve belgelerden murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, terekesinin borca batık olduğunun sabit olduğu, bankadan çekilen 430,00 TL'nin önemsiz bir miktar olduğundan yargılamada eksiklik olarak değerlendirilmediği, kabule göre dava açıldığında davalı ... Bankasına açılan davada davacı haklı olduğundan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Ecza Deposu vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; davanın 3 ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, ancak pasifinde yüksek meblağda farklı yerlere borcunun bulunduğu, yani terekesinin resmen borca batık olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesine göre açılan mirasın reddi davalarında süre sınırlamasının bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve mirasçılık belgesi çıkartılmasının mirası kabul anlamına gelecek bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmış olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar doğru görülmüştür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar SGK Başkanlığı vekili, ... Ecza Deposu vekili ve Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Davalı SGK harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

10. Hukuk Dairesi, 2012/17833 E., 2013/10605 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİş Mahkemesi
tam metni aç
Zira o davada verilecek olan kararın eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece, mirasın reddine ilişkin dava dosyası celbedilmek suretiyle araştırılmalı (TMK.605-611 md.) sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.
10. Hukuk Dairesi         2012/17833 E.  ,  2013/10605 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı SGK Başkanlığı ile davalılardan ..., ..., ..., ...,... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davalılar vekilinin temyiz talebi yönünden; Hüküm İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Olayda hüküm 25.06.2012 tarihinde temyiz eden davalılar vekiline yöntemince tefhim edilmiş, temyiz ise katılma yoluyla 06.07.2012 tarihinde vuku bulmuştur. İş mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağı bulunmadığı da gözetildiğinde, şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi geçtiğinden, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E.,... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak davalıların vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine, 2-Davalı ... Başkanlığının temyiz talebi yönünden ise; Dava, 02.05.2005 tarihli trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü ./... -2- kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun; 599’uncu maddesinde, mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazandıkları, kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçıların, miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazandıkları ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu oldukları, atanmış mirasçıların da mirası, miras bırakanın ölümü ile kazandıkları, yasal mirasçıların, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlü oldukları belirtilmiş, 605’inci maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri, ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen belirlenmiş ise, mirasın reddedilmiş sayılacağı bildirilmiş, 606’ncı maddesinde, mirasın, üç ay içinde reddolunabileceği, bu sürenin, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça miras bırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlayacağı açıklanmış, 610’uncu maddesinde, yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçının, mirası kayıtsız koşulsuz kazanmış olacağı, ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan, ya da, tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçının, mirası reddedemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Kural olarak, bir kimsenin ölümü ile mal varlığının bir bütün olarak mirasçılarına geçmesini ifade eden külli halefiyet gereğince, miras bırakanın kişisel özelliklerinin ağır bastığı, düşünsel ve bedeni özellik ve yetenekleri göz önünde bulundurularak yapılmış, borcun bizzat miras bırakan tarafından yerine getirilmesi gereken kişisel edim borçları dışında, malvarlığından ifa durumunda olunan maddi edim borçları mirasçılara intikal eder. Miras bırakanın borçları, ölümünden önce yaptığı hukuki işlemlerden, işlediği haksız eylemlerden, malvarlığında meydana gelen sebepsiz zenginleşmeden ve ölüm anına kadar oluşan bir takım olgular nedeniyle doğrudan doğruya kanundan doğabilir. Mirasçıların sorumluluğu bakımından borcun kaynağı önem arz etmemektedir ve mirasın kesin olarak kazanılması ile başlayan bu sorumluluk, borcun esası ile sınırlı olmayıp, işlemiş ve işleyecek faizleri de kapsamaktadır. Miras açıldığı sırada terekenin pasifi aktifinden fazla ise tereke borca batık sayılmaktadır ve ayrıca, borca batıklık olgusunun tespiti dava yoluyla istenebileceği gibi açılmış bir davada itiraz olarak da ileri sürülebilir. Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında, inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davalılardan ..., ... ve ...'nin -3- yasal mirasçı sıfatları olmaması ve bu sebeple husumet tevcih edilemeyeceği belirtilerek bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ancak; diğer davalılar olan ... ve ...'nin zararlandırıcı sigorta olayında herhangi bir kusurlarının bulunmadığı ve 02.05.2005 tarihli trafik kazasında % 25 kusurlu olduğu belirtilen müteveffa sürücü ... Bağ Kur sigortalısı olduğundan bahisle bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmesi ise isabetli olmamıştır. İncelenen dosyada, davalı mirasçılar mirasın borca batık olduğu itirazında bulunmalarına ve ... Sulh Hukuk Mahkemesinde reddi miras davası açıldığını belirtmelerine rağmen mahkemece, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Zira o davada verilecek olan kararın eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece, mirasın reddine ilişkin dava dosyası celbedilmek suretiyle araştırılmalı (TMK.605-611 md.) sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mirasın reddi davasının kabul edilmesi durumunda ; mirasçıların bu sıfatla miras bırakanın borçlarından sorumlu olmayacağı dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekir Mirasın reddi davasının reddedilmiş olması durumunda ise; müteveffa sürücü ... kusur durumunu irdeleyen oluşa ve mevzuata uygun kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre, çelişkiye yer bırakmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı SGK Başkanlığının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi, 2010/11286 E., 2012/7283 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk (İş) Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanunu'nun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır.
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2010/11286 E.  ,  2012/7283 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28/03/2005-24/03/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili ile ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ile davalı ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalılar ...,... ve ... temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacının 28.03.2005-24.03.2006 tarihleri arasında davalıların murisine ait otobüs işletmesi işyerinde şoför ve muavin olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mirasın reddi Yeni Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” Türk Medeni Kanunu'nun 605-618. madde hükümleriyle mirasın reddi, 605-609.madde hükümleriyle ret beyanı düzenleme konusu yapılmıştır. Ret hakkı ise, Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesi hükmüyle düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 605.maddesinin 1. paragrafı gereğince yasal ve atanmış mirasçılar mirası yine Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Bu üç aylık süre hak düşürücü bir süredir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri kanıtlanmadıkça, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Atanmış mirasçılar için ise süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin 2. paragrafında ise mirasın hükmen reddi düzenlenmiştir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu olgunun saptanması için her zaman dava açılabilir. Somut olayda, davalılar ..., ... ve ..., miras bırakan ...'nin terekesi borca batık olduğundan ve kendileri de mirası kayıtsız şartsız reddettiklerinden davanın reddini istemişlerdir. Dosyaya sunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2008 tarih ve 2008/413 Esas, 2008/425 Karar sayılı ilamında, davalılar üç aylık yasal süre içerisinde mirası kayıtsız, şartsız reddettiğinden, mirasçılar ...,... ve ... mirasın reddine ilişkin talebinin tespitine ve tespit kararının miras ret kütüğüne işlenmesine karar verilmiştir. Hal böyle olunca, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar ...,...lay ve ... bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ... mirasçılarına iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.