4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 769

Türk Medeni Kanunu 769. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 769- Kaybedilmiş bir şeyi bulan kimse, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapmak ve gerektiğinde ilân etmek zorundadır. Bulunan şey önemli ölçüde değerli ise, her hâlde kolluk kuvvetlerine veya muhtara bildirmek gerekir. Oturulan bir evde veya işyerinde ya da kamu hizmeti görülen yerde bir şey bulan kimse, bunu o yer sahibine veya kiracıya ya da kamu hizmeti görülen yerde denetim ve gözetim ile görevli olanlara teslim etmek zorundadır. 2. Koruma ve satma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
2. Ceza Dairesi, 2020/10661 E., 2021/10875 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
ulaşamadığından telefonu torpido gözüne bıraktığını ve polislerin kendisini aramasına kadar da orda durduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil olmadığı ancak sanığın Türk Medeni Kanunu'nun 769. maddesinde belirtilen yükümlülükleri (Kaybedilmiş bir şeyi bulan kimse, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köy
2. Ceza Dairesi         2020/10661 E.  ,  2021/10875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; a-Suça konu cep telefonun ... numarasına ilişkin olarak yapılan ... incelemesinden telefonu olaydan 11 gün sonra kullandığı tespit edilen sanığın, tüm aşamalarda üzerine atılı suçu kabul etmeyerek, suça konu cep telefonunu ifadesinin alındığı 05.02.2014 tarihinden 2 ay öncesinde çarşıda postane peronuna girerken iki çöp bidonunun arasında arka kapak rengi beyaz ve ekranı kırık halde bulduğunu, telefonun sahibine ulaşmak adına telefonu açmak için...'nun telefon ile uyumlu sim kartını, ricaen temin ederek taktığını, telefonun yarım saat sonra kendiliğinden kapanması üzerine kimseye ulaşamadığından telefonu torpido gözüne bıraktığını ve polislerin kendisini aramasına kadar da orda durduğunu ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin kesin ve yeterli delil olmadığı ancak sanığın Türk Medeni Kanunu'nun 769. maddesinde belirtilen yükümlülükleri (Kaybedilmiş bir şeyi bulan kimse, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapmak ve gerektiğinde ilân etmek zorundadır.) yerine getirmeden mal üzerinde malik gibi tasarrufta bulunarak telefonu 2 aydan fazla süre boyunca zilyetliğinde tutmaktan ibaret eyleminin TCK'nun 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, b-(1) Nolu bozma nedenine göre, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ... Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "hükme bağlanmış" ibaresi aynı bentte yer alan "basit yargılama usulü" yönünden Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK'nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 160. maddesinde düzenlenen kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

(A), kamuya açık bir parkta yürürken değerli bir pırlanta yüzük bulur. (A), yüzüğün sahibini bulmak için herhangi bir araştırma yapmaz ve kolluk kuvvetlerine bildirmez, yüzüğü kendisi kullanmaya başlar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun bulunmuş eşya (lukata) hükümlerine göre, (A)'nın durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) (A), yüzüğü bulduğu anda sahipsiz eşyayı ihraz (sahiplenme) kurallarına göre yüzüğün maliki olmuştur.
B) (A), yüzüğü 5 yıl süreyle elinde bulundurursa, yükümlülüklerini yerine getirmemiş olsa bile mülkiyetini kazanır.
C) (A), yükümlülüklerini (bildirme, araştırma) yerine getirmediği için, 5 yıl geçse dahi bulunan şeyin mülkiyetini kazanamaz.
D) (A), yüzüğü bir kamu hizmeti görülen yerde bulmadığı için kolluk kuvvetlerine bildirmek zorunda değildir.
E) Bulunan şeyin maliki 5 yıl içinde ortaya çıkarsa, (A) yükümlülüklerini yerine getirmemiş olsa da yaptığı giderleri ve uygun bir ödülü isteyebilir.