4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 942

Türk Medeni Kanunu 942. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 942- Alacaklı, rehinli taşınırı ancak rehnedenin rızasıyla bir başkasına rehnedebilir. II. Rehnin sona ermesi 1. Zilyetliğin kaybı

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2016/7546 E., 2020/1149 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ticari plakalar özel satış şekline tabi olsalar ve ayrıca kayıt altına alınsalar da trafik siciline kayıtlı oldukları, diğer menkuller gibi rehnin de TMK. 'nın 942/2. maddesi uyarınca trafik siciline şerh ile mümkün olduğu, şikayet olunan T.
23. Hukuk Dairesi         2016/7546 E.  ,  2020/1149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçluya ait ticari plakalı aracın plakasının satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkiline 8. sırada yer verildiğini, 1. ve 2. sırada araç üzerinde rehni bulunan şikayet olunanlara yer verildiğini, araç üzerindeki rehnin ticari plakayı kapsamadığını ileri sürerek hatalı hazırlanan sıra cetvelinin iptali ile yeniden sıra cetveli düzenlenmesini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan İş Bankası vekili ve Esnaf ve Kredi Kef. Koop vekili araç üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ve ticari plakayı da kapsadığını savunarak şikayetin reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ticari plakalar özel satış şekline tabi olsalar ve ayrıca kayıt altına alınsalar da trafik siciline kayıtlı oldukları, diğer menkuller gibi rehnin de TMK. 'nın 942/2. maddesi uyarınca trafik siciline şerh ile mümkün olduğu, şikayet olunan T. İş Bankasının ve Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet kooperatifinin taşıt rehni sözleşmesinde açıkça aracın plakasına ve bu plakaya bağlı tüm haklarına rehin konulduğu belirtilmiş olduğundan şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, İcra Mahkemesi kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre İİK'nın 366. maddesi ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

23. Hukuk Dairesi, 2014/3477 E., 2014/6608 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Bu nedenle bunların rehni de tıpkı diğer taşınırlar gibi Türk Medeni Kanunu’nun 942/II. maddesi uyarınca trafik siciline şerh verilmek suretiyle mümkündür.
23. Hukuk Dairesi         2014/3477 E.  ,  2014/6608 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2013 NUMARASI : 2013/104-2013/314 Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayetin sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 Esas, 8208 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekilinin istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçluya ait ticari plakalı aracın, (S) plakasının satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkiline yer verilmediğini, oysa müvekkilinin araç üzerinde bulunan rehin hakkı nedeniyle Bursa 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/371 E sayılı dosyası ile, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, rehnin (S) plaka ve aracı birlikte kapsadığını, müvekkil alacağının öncelikli bulunduğunu ileri sürerek, satış parasının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, rehin sözleşmesinin, ticari plakayı kapsamadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyiz itirazı üzerine Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı ilamıyla değişik gerekçe ile onanmıştır. Bu kez, şikayetçi vekili kararın düzeltilmesini istemiştir. Ticari plakalar özel satış şekillerine tâbi olsalar ve ayrıca kayıt altına alınsalar da esasen trafik sicilinde kayıtlıdırlar. Bu nedenle bunların rehni de tıpkı diğer taşınırlar gibi Türk Medeni Kanunu’nun 942/II. maddesi uyarınca trafik siciline şerh verilmek suretiyle mümkündür. Taşınır üzerine konulan rehinler, onun bütünleyici parçalarını (mütemmim cüzlerini) ve eklentilerini (teferruatını) kapsar (TMK.m.947/I). Bunların rehin kapsamına alınması için ayrıca anlaşmaya veya açıkça belirlemeye gerek olmayıp, bunların rehin kapsamından çıkartılması açık anlaşma ile mümkündür (Ayrıntılı bilgi için bkz., Wieland, C., Kanunu Medenîde Ayni Haklar, Ankara 1946, çev.: İ.H. Karafakı, s.728 vd., Cansel, E.: Türk Menkul Rehni Hukuku, C.I, Teslim Şartlı Menkul Rehni, Ankara 1967, s.158 vd., Oğuzman, M.K./Seliçi, Ö.: Eşya Hukuku, 5.b., İstanbul 1988, s.823). Somut olayda taşıma işinde kullanıldığı için ticari sayılan ve bu vasfının bir uzantısı olarak (S) plakası bulunan otobüs, kasko değerinin 41.800,00 TL. olarak belirtilmesi suretiyle ve 100.000,00 TL bedelle sigorta edilmiştir. Nitekim sıra cetveline esas plaka satışına ilişkin muhammen bedel 130.000,00 TL olarak hesaplanmış ve ihale 86.000,00 TL üzerinden gerçekleşmiştir. Gerek yukarıda açıklanan ilkeler ve gerek taraflarca ve icra müdürlüğünce belirlenen değerler hem yasal olarak ve hem de tarafların iradelerinin yorumlanması bakımından rehnin plakayı da kapsadığını göstermektedir. Açıklanan nedenle yerel mahkemenin hem rehnin plakayı kapsadığına dair bir açıklık bulunmadığı ve hem de plakanın tesliminin gerçekleşmemesi nedeniyle rehnin tesis edilmediği yolundaki kararı hatalı olup, bunun onanmasına ilişkin Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı kararı da yanılgıya dayalı olmuştur. Öte yandan yine Dairemiz kararında dar yetkili icra mahkemesinin rehnin geçerliğine ilişkin inceleme yapamayacağı belirtilmiş ise de rehin, alacağa değil sıralamaya ilişkin bir özellik olup, icra mahkemesince değerlendirme konusu yapılabileceğinden (bkz., Deynekli, A./Kısa, S.: Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 3.b., s.163 ve Dairemizin 04.10.2013 gün ve 6192 E., 6102 K. sayılı kararı), Dairemizin bu yöndeki görüşünün de doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda belirtilen onama kararının ve karar içinde vurgulanan eleştirisinin kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 19.12.2013 gün ve 6367 E., 8208 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile karar düzeltme peşin harcının istek halinde şikayetçiye iadesine, 24.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.