4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 979

Türk Medeni Kanunu 979. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 979- Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir. IV. Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/3392 E., 2022/11038 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Tarımsal A.Ş.’den 05.05.2020 tarihinde TMK’nun 979. maddesi uyarınca teslimsiz devralındığının bildirildiği, diğer bir deyişle takip başlatıldıktan sonra hisse senetlerinin mülkiyetinin teslimsiz devredildiğinin alacaklıya bildirildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından 01.10.2020 tarihinde ek taki
12. Hukuk Dairesi         2022/3392 E.  ,  2022/11038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından hisse senedi rehin sözleşmesine dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile dava dışı ... Akaryakıt Tic. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... Tarımsal Enerji San. ve Tic. A.Ş. hakkında icra takibine başlandığı, ancak takip başlatıldıktan sonra 01.10.2020 tarihinde alacaklı tarafından ... Tarımsal Enerji Yatırım ve Yönetim A.Ş.’nin rehin borçlusu olduğunun 01.09.2020 tarihli davet ilanı ile öğrenildiği belirtilerek ... Tarımsal A.Ş.’ye takip talebi doğrultusunda ödeme emrinin gönderilmesinin talep edildiği, ek takip talebi ve yeni bir ödeme emri (ör 8) düzenlerek ... Tarımsal A.Ş.’ye tebliğ edilmesi üzerine, ... Tarımsal A.Ş.’nin icra mahkemesine başvurusunda, takibin diğer borçluların itirazı üzerine durduğu, duran takipte ikinci ödeme emri gönderilmesinin yasaya aykırı olduğu, ayrıca iradi taraf değişikliğinin şartlarının oluşmadığı ileri sürülerek ödeme emrinin ve takip talebinin iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, dosya kapsamında davacıya tek ödeme emri gönderildiği, başkaca ödeme emri bulunmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dosyanın tetkikinde iki adet takip talebinin bulunduğu ve takip taleplerinin birbirlerinden farklı olduğu, şikayetçinin borçlu olarak gösterildiği takip talebi ve ödeme emrinin sonradan düzenlenerek takibe eklendiğinin sabit olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile takibin davacı yönünden iptaline karar verildiği görülmektedir. HMK'nun 124/3. maddesi uyarınca; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4. fıkrasında da; “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün talep halinde icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Somut olayda, takibin dava dışı ... Akaryakıt Tic. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... Tarımsal Enerji San. ve Tic. A.Ş. hakkında 28.08.2020 tarihinde başlatıldığı, daha sonra şikayetçi ... Tarımsal A.Ş. tarafından keşide edilen Torbalı 3. Noterliği’nin 11.09.2020 tarih ve 10373 sayılı davet evrakı ile takip dayanağı rehin konusu hisse senetlerinin ... Tarımsal A.Ş.’den 05.05.2020 tarihinde TMK’nun 979. maddesi uyarınca teslimsiz devralındığının bildirildiği, diğer bir deyişle takip başlatıldıktan sonra hisse senetlerinin mülkiyetinin teslimsiz devredildiğinin alacaklıya bildirildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından 01.10.2020 tarihinde ek takip talebi düzenlendiği ve şikayetçiye ödeme emri tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, takipte taraf değişikliği hususu alacaklının kusuruna dayanmamakta olup, alacaklıya rehinli hisse senetlerinin malikinin değiştiğinin takip başlatıldıktan sonra bildirilmesi durumunda, alacaklının takipte taraf değişikliği talep etmesi üzerine hisse senetleri maliki hakkında ödeme emri düzenlenmesinde dürüstlük kuralına aykırılık olduğu söylenemez. O halde, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı sonuç olarak yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin yukarıda yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2021 tarih ve 2021/558 E. - 2021/3255 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

11. Hukuk Dairesi, 2018/152 E., 2019/2196 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
11. Hukuk Dairesi         2018/152 E.  ,  2019/2196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/10/2017 tarih ve 2017/50-2017/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi' nin ortağı davalının hissenin 0.95 bölümünü 10.10.2010 tarihinde müvekkiline adi yazılı bir sözleşme ile devretmeyi taahhüt ettiğini, davalıya sözleşme nedeniyle 214.000,00 TL ödendiğini, müvekkili ile davalının sözleşmeyi düzenledikten sonra şirketin sermaye artışına gittiğini ve müvekkilinin sermaye artışı nedeniyle 42.750,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin yapılan sözleşmeye duyduğu inançla vermiş olduğu bu paraya rağmen davalının hisse devirlerini yapmadığını ileri sürerek, 256.750,00 TL'nın 05.12.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının, şirket faaliyetlerine fiilen katıldıktan sonra Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş'ye hissedar olmaktan vazgeçmiş ve hissedarlığının pay defteri ile ticaret siciline tescil edilmediğini fırsat bilerek ... olduğu paranın iadesini sağlamak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tüm şekil şartlarını ihtiva etmesi nedeniyle geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Rinerji ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin davalıya ait hisselerinden bir kısmının davacıya adi yazılı sözleşme ile devredildiği, davacının sözleşme ile belirlenen bedeli davalıya ödediği, davalı tarafından devredilen hisselerin ilmuhabere bağlı olduğu, davalı adına çıkarılan ilmuhaberin ise dava dışı bankada rehinli olduğu, tanık beyanlarında davacı ...'in genel kurul toplantılara katıldığının belirtildiği, yine Rinerji ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından dosyaya sunulan 18/11/2013 tarihli yazı cevabında yapılan genel kurul toplantılarının bazılarına davacının katıldığı, şirket sermaye artışına davalının sattığı hisse oranında iştirak ettiği, ortak olan davalıdan alınan sermaye taahhüt çeklerinin bir kısmının ...'in şahsi çeki olup ... cirolu olarak şirkete teslim edildiğinin belirtildiği, davalı tarafından hisse senetlerine bağlı olarak çıkarılan ilmuhaberlerin bankada rehinli olması nedeniyle davacıya teslimin yapılamadığı ancak davacının şirket toplantılarına ve sermaye artışına kendisine ait çekler ile katıldığı bu durumda somut olay bakımından TTK 979. maddesi uyarınca zilyetliğin teslim gerçekleşmeksizin davacı tarafından kazanılmış olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin edimlerinin davacı ve davalı tarafından karşılıklı yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'', aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417. maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. 4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez. Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır. Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bağıtlanan, 10.10.2010 tarihli, hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2017/1639 E., 2019/848 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
11. Hukuk Dairesi         2017/1639 E.  ,  2019/848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06/.../2016 tarih ve 2016/6-2016/338 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 05.02.2019 günü hazır bulunan davacı asil ve vekili Av. ... ile davalı asil ve vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının dava dışı ... ... Elek. Üretim AŞ.'de 238 payı bulunduğunu, 31.03.2009 tarihinde 119 adet payın devrini taahhüt ettiğini, bu kapsamda hisse devir bedeli 390.000 TL ile sermaye artırımları sırasında ½ kısmına tekabül eden 147.100 TL'nın davalıya ödendiği halde hisse devrinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, 537.100 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse devir bedeli olarak nakit ödeneceği belirtilen 250.000 TL'nın müvekkiline ödenmediğini, sadece 140.000 TL'nın tahsil edildiğini, ayrıca sermaye artırımına ilişkin ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hisse devri satışı bulunduğu, bu hisse satışı kapsamında davacının davalıya ödemede bulunduğu, payları temsil eden ilmuhaberlerin devir tarihi itibariyle çıkarıldığı ve devre istinaden payların davalı tarafından davacıya devredildiği, davacının şirkete başvurarak devrin pay defterine işlenmesini talep edebileceği, payların devrinin yapılmamasının ilmuhaberlerin kendisine teslim edilmemiş olmasından değil başvurmamış olmasından kaynaklandığı zira, şirketten gelen evrak ve belgeden anlaşılacağı üzere davacının şirket ortaklığının şirket defterine işlendiği, davacının davasında haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava, anonim şirket nama yazılı pay senedinin devrine ilişkin edimin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı ...'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'' , aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417. maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı ...'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri alacağın temliki suretiyle mümkündür. Ayrıca, pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, şirketin kuruluşundan beri pay senedi çıkarılmadığı, şirket yönetim kurulu kararı ile bankadan çekilecek kredi için şirket ortaklarına ait nama yazılı hisseleri temsil eden ilmuhaberlerin çıkarıldığı ve bankaya rehnedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 979. maddesinde de ''Bir üçüncü kişi veya zilyetliği devreden, özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur. Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği andan başlayarak hüküm doğurur. Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.'', benzer düzenleme mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 892. maddesinde de ''Bir üçüncü şahıs veya temlik eden hususi bir sebebe binaen zilyed olmakta devam ederse zilyedlik teslim olmaksızın iktisap olunabilir. Zilyed olmakta devam eden üçüncü şahıs, temlik eden kimse tarafından haberdar edilmedikçe zilyedliğin intikali ona karşı hüküm ifade etmez. Üçüncü şahıs, temlik edene karşı ne gibi sebeplerden dolayı teslimden imtina edebiliyorsa aynı sebeplerden dolayı iktisap edene karşı da teslimden imtina edebilir.'' şeklinde hükme bağlanmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, 31.....2009 tarihli, ''Beyanname'' başlıklı hisselerin devrine ilişkin sözleşmede zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartları da oluşmadığından taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile devrin geçerli olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istedikleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Malik (K), bisikletini (L)'ye kiralamıştır. Bisiklet (L)'nin elindeyken, (K) bu bisikletin mülkiyetini üçüncü kişi (M)'ye satmış ve devretmiştir. Bu işlemde (M)'nin bisiklet üzerindeki zilyetliği kazanma biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kısa elden teslim
B) Hükmen teslim
C) Zilyetliğin havalesi
D) Fiili teslim
E) Araçların teslimi

Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol