5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 106

Türk Ceza Kanunu 106. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir. Şantaj

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1.191 karar eşleşti
6. Ceza Dairesi, 2022/8371 E., 2024/3914 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2022/8371 E.  ,  2024/3914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/931 E., 2021/220 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2016 tarihli ve 2016/3092 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi delaleti ile aynı Yasa'nın 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 ncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2016 tarihli ve 2016/894 Esas, 2016/1046 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2017 tarihli ve 2017/81 Esas, 2017/58 Karar sayılı kararı İle suç yerinin Elazığ olması nedeniyle Elazığ Ağır Ceza Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir. 4. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile sanığın tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/931 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak; Sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, sanığın müştekiden alacağı olduğu düşüncesi ile hareket ettiğine, sanığın alacağı olduğu konusunda yanılgıya düşmesinin aleyhine yorumlanamayacağına, sanığın yağma kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına; İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın katılanlardan alacağını alamadığı saikiyle yaşamış olduğu hırs ve sinirle hareket ederek katılanlara yönelik söylediği "paramı verin, vermezseniz kızını, hepinizi öldürürüm" cümlesinin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 1 inci maddesinde düzenlenen tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğu ve sanığın alacağını tahsil amacıyla hareket ederek katılanı tehdit ettiği kabul edilerek üzerine atılı bulunan suçtan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi delaletiyle 106/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına; her ne kadar Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanık ile katılan arasında söz konusu alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunduğu ve sanığın da bu saikle parasını alabilmek amacıyla hareket ettiği, sanığın alacaklı olduğu para katılanın kızı ...'e verilmiş ise de katılan ...'in ...'nin babası olduğu ve söz konusu para nedeniyle sanığın katılanı da sorumlu tuttuğu ve bu parayı alabilmek amacıyla yapılan telefon görüşmesi sorasında atılı eylemin gerçekleştiği bu nedenle atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi yollamasıyla 106/1 inci maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek sanığın tehdit suçunu işlediği ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. 2. Katılanların aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 3. Sanık, katılanların kendisine hak vererek rızaları ile parayı yatırdıklarını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 4. Tanıklar A.E.K., G.K. ve S.K.'nın beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 5. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas sayılı dosyasına ait duruşma tutanakları dosya içerisinde mevcuttur. 6. Sanığın kızı ... ...'ın ...'ü kaldıraçlı işlemleri yapmaya yetkilendirdiğine dair noter onaylı vekaletname ve kaldıraçlı alım satım işlemleri risk bildirim formunun dosyada mevcut olduğu görülmüştür. 7. Katılan ... tarafından sanığın kızı ... ...'a 24-26 Mart arasında 3 ayrı günde toplamda 77.165 TL gönderdiğine dair banka dekontlarının dosyada mevcut olduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda; "Her ne kadar yerel mahkeme tarafından sanığın eyleminin TCK'nın 148 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturmadığı, eyleminin TCK'nın 150 maddesi delaletiyle 106/1.1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gerekçesi ile eylemine uyan TCK'nın 106/1-1.cümle, 62 maddeleri uygulanarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; istinaf incelemesi sonucu mahkememiz suçun bu nitelemesine iştirak etmemiştir. Şöyle ki; sanığın savunması ile doğrulanan tanık ...'ün ayrıntılı beyanlarından da anlaşılacağı gibi tanık ...'ün ... uzmanı olduğu, akraba olan sanık ile kızı ... ...'ın tanık ...'nin yanına gelerek ... sistemine para yatırmak istediklerini söyleyerek yardımcı olmalarını istedikleri, tanığın yardımcı olmak amacıyla sanığın kızı ... ... adına Deniz FX'te hesap açtığı, açılan hesaba sanık ile kızının 125.000 Dolar para yatırdıkları, hesabı sanık ile kızının takip ettikleri, tanık ...'ye sadece danıştıkları, aşamalarda sanık ile kızının hesaptan bir kısım paralarını çektikleri, ancak sonuçta 75.000 TL zararı uğradıklarını söyleyerek sanığın bu parayı tanık ... ve halası olan ...'nin annesi katılan ...'ten talep etmeye başladığı, katılanın bu eylemlerde herhangi bir dahli bulunmamasına rağmen sanığın halası olan katılan ...'i telefonla arayıp "paramı verin, vermezseniz kızını, hepinizi öldürürüm" şeklinde sözler söyleyip tehdit ettiği, katılanın İstanbul'da ayrı yaşayan kızına bir zarar gelebileceğini düşünerek kapıldığı korkunun etkisi ile sanığın kızı ... ... hesabına Yapı Kredi Bankası kanalıyla 24/03/2015 tarihinde 25.560 TL, 25/03/2015 tarihinde 25.560 TL ve 26/03/2015 tarihinde 25.620 TL ki toplam 76.740 TL parayı gönderdiği, yerel mahkemece sanığın eylemini alacağını alamadığı saikiyle yaşamış olduğu hırs ve sinirle hareket ederek katılana karşı sarf ettiği sözlerin TCK'nun 106. maddesinin 1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğunu ve sanığın alacağını tahsil amacıyla hareket ederek katılanı tehdit ettiğini kabul etmiş ise de; sanığın halası olan katılandan herhangi bir alacağının bulunmadığı, kaldı ki sanığın katılanın kızı tanık ...'den de herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yatırımlarının her zaman kazandırmayacağını, kazandırmanın yanında kaybetme riskinin bulunduğunu bilebilecek durumda olduğu, kaybetme riskini kabullenmeyip kaybetme sebebini tanık ...'ye yüklemesinin ona bir alacak hakkı doğurmayacağı, bu nedenle sanığın katılana yönelik eyleminin TCK'nın 150. maddesi delaletiyle106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturmayıp TCK'nın 148 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu halde yağma suçundan mahkumiyeti yerine tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin istinaf talebinin bu nedenle kabulüne, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/10/2017 gün ve 2017/260 esas, 2017/367 karar sayılı sanık hakkındaki tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına," karar verilerek sanığın eylemine uyan yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanların aşamalarda değişmeyen, tanık beyanları ile uyumlu beyanları, sanık savunması, ödeme makbuzları, sanığın bu yatırım şeklinin riskini bilebilecek durumda olması karşısında; sanığın suçu ... görüldüğünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/931 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Ceza Dairesi, 2023/1074 E., 2023/11062 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2011 tarihli ve 2010/20461 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/1074 E.  ,  2023/11062 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/173 E., 2022/359 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılanlar ve mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme 1. Mağdur ... ... vekilinin temyiz istemi yönünden, mağdur ... ...'nın 05.04.2022 tarihli duruşmada şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur ... ...'nın vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. 2. Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2011 tarihli ve 2010/20461 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Pendik 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.05.2011 tarihli ve 2011/171 Esas, 2011/709 Karar sayılı kararıyla, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen nitelikli tehdit suçunu oluşturma ihtimaline binayen mahkemenin görevsizliğine, Pendik Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2012 tarihli ve 2011/691 Esas, 2012/1184 Karar sayılı kararıyla, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin ikinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen nitelikli yağma suçunu oluşturma ihtimaline binayen mahkemenin görevsizliğine, Kartal Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. ... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/91 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, delil yokluğu nedeniyle beraatine, karar kesinleştiğinde dava dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek senet yağması ile ilgili iddiananın taktir edilmesinin istenmesine karar verilmiştir. 5. ... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/91 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/1962 Esas, 2021/1659 Karar sayılı kararı ile; "1.Sanık hakkında Sulh Ceza Mahkemesine TCK'nın 106/1 maddesi gereğince tehdit suçundan kamu davası açıldığı, iddianamede senet ve senedin yağması ile ilgili bir eylemden bahsedilmediği, Sulh Ceza Mahkemesinin de tehdit suçunun silahla işlendiğini ve TCK 106/2-a maddesine uyduğu gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verdiği, Asliye Ceza Mahkemesi de senedin yağmasının söz konusu olabileceği ve eylemin TCK 148/2 ve 149/1-a maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiği, Ağır Ceza Mahkemesi ise yağmadan herhangi bir kamu davası açılmadığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu,suç duyurusundan dolayı kamu davasının açılıp açılmadığı, açılmışsa bu dava ile birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Mahkemenin, gerekçesinde katılan ...’ın sekreteri olan Bahar Akdulun’un beyanına dayanılarak karar verdiğini belirttiği, ancak olayın tanığı olan ...’un Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinde sanığın katılanlardan rızaları dışında sözleşme ve senedi aldığını, katılanların geri istemesi üzerine, katılanlar Saliha ve Kazımı tehdit ettiğine dair beyanda bulunduğu, Ağır Ceza Mahkemesince talimat yoluyla alınan ifadesinde ise tehdit sözlerini duymadığını bildirdiği, mahkemece bu tanığın beyanındaki çelişkiler giderilmeden ve bu tanığın beyanı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. ... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2021/173 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, delil yokluğu nedeniyle beraatine, karar kesinleştiğinde dava dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek senet yağması ile ilgili iddianın taktir edilmesinin istenmesine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.11.2022 tarihli ve 2022/144080 sayılı, zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1. Sanık hakkında yalnızca tehdit suçundan dolayı kamu davası açılmış olsa da sanık tarafından senet yağması ve silahla tehdit suçları işlediğine, bu nedenle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine, 2. Vesaire İlişkindir. III. GEREKÇE Bir başkasının, kendisinin veya yakınının; hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslimine, malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta ve bu durumda failin malı doğrudan alması söz konusu olmaktadır. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Bu suçla korunan hukuki değer yalnızca malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır. Yağma, icrai hareketle işlenebilen bir suç tipidir ve bu suçun maddi unsuru hareket kısmıdır. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Yağma suçundan bir kamu davası açılması halinde yürütülen yargılama sırasında iddia, savunma ve bu bağlamda toplanan delillere göre ortada bir yağma suçundan bahsedilemeyeceği ve/veya yararlanma kastı ile bir malın alındığının saptanamaması durumunda açılan kamu davası içinde barındırdığı birleşik suçlardan hangisine dönüşüyor ise bu belirlenerek, infaza esas tek bir hüküm kurulmasıyla yetinilmesi bir zorunluluktur. Somut olaya gelince; Sanık hakkında, iddianamenin içeriğine göre, katılan ... ve mağdur ...'a yönelik "sizi vururum" şeklindeki söylemi nedeniyle dava açıldığı, senet yağmasından bahsedilmediği, ancak Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılama aşamasında, suçun konusunun sanığın katılan ... ile mağdur ...'ı silah gösterip ölümle tehdit ederek senedin imhasını yönelik nitelikli yağma suçunu oluşturacağı kabulle görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. Ağır Ceza Mahkemesi görevsizlik kararı ile kendisine gelen dosyadaki delilleri bir bütün halinde değerlendirerek iddianamede senet yağmasından bahsedilmediğinden bahisle sanık hakkında tehdit suçundan delil yokluğundan beraat kararı verip karar kesinleştiğinde dava dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek senet yağması ile ilgili iddianın taktir edilmesinin istenmesi şekilde suç duyurusunda bulunulduğu görülmüştür. Sanığın eyleminin, katılan ... ve mağdur ...' a silah gösterip ''sizi vururum" şeklinde tehdit edip katılan ...' nın elinden senedi alarak yırtması iddiasını içerdiği, buna karşılık iddianamede sadece "sizi vururum" şeklindeki sözleri nedeniyle dava açıldığı, ancak tehdit eyleminin nitelikli yağma suçunun unsuru olduğu, bu nedenle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan ek iddianame düzenlenmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına yargılama aşamasında suç duyurusunda bulunularak bekletici mesele yapıldıktan sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca nitelikli yağma suçundan ek iddianame ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi sonuçlarına göre sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken nitelikli yağma suçunun unsuru niteliğindeki tehdit suçundan delil yokluğundan beraat kararı verildikten sonra senet yağması suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak kararda çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Mağdur ... ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Ön inceleme bölümünün 1 numaralı paragrafında açıklanan nedenle mağdur ... ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebligname’ye aykırı olarak, oy birligiyle REDDİNE, B. Katılanlar ..., ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen ... Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2021/173 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/1966 E., 2023/11406 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/1966 E.  ,  2023/11406 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3288 E., 2022/789 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228, 2022/789 K. sayılı kararı ile, "..Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 2016/7588 Esas, 2020/7952 Karar sayılı kararı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere, failin yaralama kastını açıklayıcı bir biçimde mağduru tehdit ettikten sonra yaralama eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda tehdit suçunun unsurlarının oluşmaması sadece yaralama eyleminden hüküm kurulması gerekliliği gözetilerek somut olay incelendiğinde; olay tarihi öncesi itibariyle, katılanla aralarında husumet bulunan sanığın olay günü motosikletle evine gitmekte olan katılanının önünü keserek elinde bıçak bulunduğu halde "babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın" dedikten sonra bıçağı katılana doğru sallayarak yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda sanığın kastının, katılanı kasten yaralamaya yönelik olduğu ve yaralamaya teşebbüs eyleminden hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kasten yaralama eylemini tehdit amacıyla gerçekleştirdiği tespit edilemeyen sanık bakımından özel bir gerçek içtima düzenlemesi olan TCK'nın 106/3. maddesinin uygulanma imkanı da bulunmadığı anlaşıldığından üzerine atılı tehdit suçundan CMK'nın 223/2.a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi yerinen atılı suç nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ve istinaf itirazları yerinde olup; Belirtilen bu hukuka aykırılık, olayın daha fazla araştırılmasına veya aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan 5271 sayılı CMK'nın ve 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; Hükmün sanığın tehdit suçu bakımından mahkumiyetine ilişkin paragrafının tümüyle hükümden çıkartılarak, Yerine; "Sanık ... hakkında her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın atılı suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, Kararın kesinleşmesine binaen 5320 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince onaylı bir suretinin soruşturmada görev almış kolluk birimine gönderilmesine" ibareleri eklenilmek suretiyle hükmün düzeltilmesine, Mahkemenin kararında düzeltilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinafa konu karardaki hukuka aykırılığın bu şekilde düzeltilerek sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine," karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonra tehdit ettiğini, suçun unsurlarının oluştuğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ... ile sanık ... Kesimlerin arasında sanık ... Kesimlerin şikayet edilmesi nedeniyle husumet bulunduğu, sanık Hasanın katılanın kendisini şikayet ettiği kanaati ile katılana husumet beslediği, olay tarihinde Ayvalık İlçesi 13 Nisan Caddesi üzerinde bulunan ... Sağlam İlköğretim Okulunun civarında karşılaştıkları, sanığın katılanı motor ile seyir halinde iken durdurduğu, katılan motorun üzerinde iken sanığın katılana ele geçirilemeyen bıçağı salladığı bu esnada katılanın karnından yaralandığı, devamında sanığın katılana "babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın" diyerek tehdit ettiği, daha sonra sanığın katılanı tekme ve yumruk vurduğu, katılanın yaralanmasının alınan kesin doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı silahla basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilir şekilde yaralama ve silahla tehdit suçunu işlediğinin, kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Katılanın 14.08.2019 tarihli kolluk ifadesinde, "..olay tarihinde saat 19.30 sıralarında arkadaşım ... ile birlikte motosiklet ile evime doğru gidiyorken .. sanık ... önüme çıkarak bana dur dedi bende durdum daha motordan inmeden ... elindeki bıçağı bana salladı karın sol boşluğunu hafifçe çizdi bana “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” dedi motosikletten indim kendimi korumak için yumruk vurdum oda bana vurdu arkadaşım araya girip bizi ayırdı sonra olay yerinden ayrıldık daha önce hayvan pazarında havaya ateş etmesinden dolayı uyarmıştım silah yakalattığı için bana kafaya takmış beni tehdit ediyordu"; kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise, ".. sanık ve arkadaşı ... ... kurban pazarında sürekli silah ile ateş ettiler .. daha öncesinde yine sanığı uyarmamızdan dolayı sanık polise kendisini bizim ihbar ettiğimizi zannediyor, galiba bu nedenle bize karşı bir husumet besliyordu, olay tarihinde tanık ... ile birlikte motosiklet ile evime doğru gidiyorken.. sanık ... önümüzü kesti, elinde bıçak ile bana karşı "babanla ikinizi öldürmediğimize dua edin sizi öldürürüm, ayağınızı denk alın" dedi, daha sonra sanık elinde bulunan bıçağı bana doğru 2 kez salladı, bıçak karnımın sol boşluk kısmını hafif bir şekilde çizdi, daha sonra ben de kendimi korumak için motoru yatırdım, daha sonra aramızda bir boğuşma gerçekleşti daha sonra sanık olay yerinden uzaklaştı,," şeklinde beyanlarda bulunmuştur. 3. Sanık aşamalardaki ifadelerinde, "olaydan dört gün önce hayvan pazarında efkara gelerek havaya ateş ettiğini ve silahı kolluğa teslim ettiğini olay günü saat 19.30 sıralarında kahvehaneye giderken önünde duran araçtan tek başına bulunan sürücüsü İbrahim'in inerek "senin bizimle zorun ne" diyerek yumruk attığını yere düştüğünü şahsın kendisini yerde de tekmelediğini ve olay yerinden uzaklaştığını bıçak çekip tehdit etmediğini yaralamadığını pazar yerinde ateş etmesinden dolayı şahsın üzerine alınarak kendisine vurduğunu düşündüğünü nasıl bıçaklandığını bilmediğini" belirterek suçlamaları kabul etmemiştir. 4. Tanık A.S.'nin aşamalardaki ifadelerinde, "katılan ile eve doğru seyir halindeyken simaen tanıdığım sanık önümüzü kesti ve "babanla ikinizi öldürmediğime dua edin sizi öldürürüm ayağınızı denk alın" dedi katılan "abi sen ne diyorsun" dediğinde elindekini 2 kez salladı katılan motoru yana yatırınca ben düştüm katılan motordan inince birbirlerine tekme tokat vurdular ben araya girip ayırdım ve oradan ayrıldım" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Katılanının batın sol yan tarafında birkaç santim oluşumunda kesi mevcut, 8-10 adet yanakta 10-15 cm civarında çizgisel lezyon oluşacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228 Esas, 2022/789 Karar sayılı kararı ile, "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın Yaralama Eylemini Gerçekleştirdikten Sonra Tehdit Ettiğini, Suçun Unsurlarının Oluştuğu ve Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden Katılanın kovuşturma aşamasında, tanık A.S.'nin ise aşamalarda alınan ifadelerinde, sanığın katılanı öldürmekle tehdit ettiği akabinde de bıçak sallayarak yaraladığına ilişkin beyanları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor dikkate alındığında, sanığın olay tarihinde karşılaştığı katılanı tehdit ettikten sonra yaraladığının, yaralama kastı ile hareket ettiğine dair bölge adliye mahkemesinin "..failin yaralama kastını açıklayıcı bir biçimde mağduru tehdit ettikten sonra yaralama eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda tehdit suçunun unsurlarının oluşmaması sadece yaralama eyleminden hüküm kurulması gerekliliği gözetilerek somut olay incelendiğinde; olay tarihi öncesi itibariyle, katılanla aralarında husumet bulunan sanığın olay günü motosikletle evine gitmekte olan katılanının önünü keserek elinde bıçak bulunduğu halde "babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın" dedikten sonra bıçağı katılana doğru sallayarak yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda sanığın kastının, katılanı kasten yaralamaya yönelik olduğuna.." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228 Esas, 2022/789 Karar sayılı kararında katılan vekillince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/8940 E., 2023/9790 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/36830 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. Cümle, 125/1,43, 53/1-2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/8940 E.  ,  2023/9790 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/36830 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. Cümle, 125/1,43, 53/1-2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... Anadolu 1.Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2011/934 Esas, 2014/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası; hakaret suçundan ayrı ayrı iki kez 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasına ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... Anadolu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2011/934 Esas, 2014/268 Kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.10.2017 tarih, 2015/14866 Esas, 2017/22410 Karar sayılı kararı ile; "02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması" Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2017/549 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası; hakaret suçundan ayrı ayrı iki kez 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasına ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği bir gerekçe içermemekle birlikte yalnızca cezayı temyiz etmek istediğine, 2. Vesaire İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile katılan ...'in belli bir süre arkadaşlık yapıp daha sonra katılanın isteği ile arkadaşlığın sona erdiği, sanığın kullanmakta olduğu telefon ile katılan ...'in abisi olan katılan ...'in kullandığı telefona 13.09.2011 tarihinde katılan ...'e yönelik "Orospu çocuğu" şeklinde mesaj gönderdiği, yine aynı tarihte katılan ...'e yönelik ''... benimle konuşacak açıklama yapacak seni o evden çıkartmayı da bilirim ve yapacağım da zorlada olsa güzellikle de olsa'' ve "... oğlum akıllı ol ...'i benden ayıramazsınız aldırırım seni o evinden çok dayak yersin bana cevap verin" şeklinde 16.09.2011 tarihinde katılan ...'e yönelik "Sen ne diyorsun be hayatınızı hem Dalyan'da hemde Kartal'da başınıza yıkarım peşinizi bırakmam ben'" ve 23.09.2011 tarihinde ''Senin ananı sinkaf edeceğim ben o Kartal'da yaşamayacaksın orospu çocuğu canını alırım senin'' şeklinde mesajlar gönderdiği anlaşılmıştır. 2. Mesaj tespit tutanakları dosya arasında bulunmaktadır. 3. Sanığın tevilli ikrar içeren savunmaları mevcuttur. IV. GEREKÇE 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu sebebiyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2017/549 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2023/4629 E., 2023/14555 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2013 tarihli ve 2013/260 Esas No.lu iddianamesiyle; sanık hakkında tehdit suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
6. Ceza Dairesi         2023/4629 E.  ,  2023/14555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/97 E., 2016/246 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2013 tarihli ve 2013/260 Esas No.lu iddianamesiyle; sanık hakkında tehdit suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır. B. Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2013 tarihli ve 2013/139 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 29.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir. C. Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri 1. Beraat kararı verilmesine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, mağdura eline aldığı ekmek bıçağı ile "seni öldürürüm, keserim" dediği anlaşılmıştır. 2. Tanık İ.Y.'nin soruşturma aşamasında olayın sıcaklığı ile alınan ifadesi dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Mağdurun tüm aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 4. Sanık, kullanmış olduğu bıçağı kendi rızası ile teslim ettiğinin tespit edildiği 05.02.2013 tarihli tutanak dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Sanığın 05.02.2013 ve 11.04.2013 tarihlerinde alınan savunmalarında suçlamayı ikrar ettiği görülmüştür. IV- GEREKÇE Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 29.04.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde 30.09.2015 tarihinde işlediği ihbara konu Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/580 Esas, 2015/587 Karar sayılı kararındaki mahkûmiyetin tehdit suçunu oluşturduğu ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasa'nın 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, aynı sayılı Yasa'nın 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasa'nın 106/1-1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa'nın 7/2 nci maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, birlikte işlenmesi nedeniyle hakaret suçunun da uzlaşma kapsamına girdiği, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı Kanun'un 253/3 üncü maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında tehdit ve hakaret suçları yönünden uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; 5237 sayılı Kanun'un 2. ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, ihbara konu suçlar yönünden 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hususu hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

Antika satıcısı (A), kendisine borcu olan (B)’ye 01.03.2024 tarihinde, borcunu ödememesi halinde ticari itibarını zedeleyeceğine dair isimsiz bir mektup göndermiştir. (B), bu mektubu 03.03.2024 tarihinde almış ve tehdit fiilini öğrenmiştir. Yaptığı araştırmalar neticesinde mektubu gönderen kişinin (A) olduğunu ise 01.06.2024 tarihinde kesin olarak tespit etmiştir. Bu olayda, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan tehdit suçuyla ilgili olarak (B)’nin şikâyet hakkını kullanması için kanunda öngörülen hak düşürücü süre ne kadardır?

A) Üç ay
B) Altı ay
C) Bir yıl
D) İki yıl
E) Bir ay

Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol