5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 119

Türk Ceza Kanunu 119. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Haksız arama

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

317 karar eşleşti
6. Ceza Dairesi, 2023/1936 E., 2023/11134 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 117/1, 119/1-a-c, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
6. Ceza Dairesi         2023/1936 E.  ,  2023/11134 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2968 E., 2022/3571 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Silahla tehdit, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli ve 2019/38566 soruşturma numarası ile; a. Sanık ... hakkında silahla tehdit, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 106/2.a, 116/2, 116/4, 53/1, 54/1. maddeleri, b. Sanık ... hakkında silahla tehdit, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 106/2.a, 151/1, 116/2, 116/4, 43/1, 53/1, 54/1. maddeleri, c. Sanık ... hakkında silahla tehdit, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından 5237 sayılı Kanunun 37/1. maddesi delaletiyle 106/2.a, 116/2, 116/4, 43/1, 58/1, 53/1, 54/1. maddeleri, uyarınca cezalandırılmaları amacıyla iddianame düzenlenmiştir. 2. ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2019/547 Esas, 2022/268 Karar sayılı kararı ile; a. Sanıklar ..., ..., ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 117/1, 119/1-a-c, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereği mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadere kararı verilmiştir. b. Sanık ...'e yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle, 43/2, 62. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/2968 Esas, 2022/3571 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların istinaf başvurusunda sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 117/1, 119/1-a-c, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 1 fıkrası) ilişkin, sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan aynı Yasa'nın 117/1, 119/1-a-c, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 2 fıkrasının A bendi) ilişkin, tehdit suçundan aynı Yasa'nın 106/1-1 cümle, 43/2-1, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 2 fıkrasının B bendi) ilişkin, sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 117/1, 119/1-a-c, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 4 fıkrası) ilişkin kararlara yönelik istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/2. maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına, a. Sanıklar ..., ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 43/2, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereği mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. b. Sanıklar ..., ... ve ...'ın 37/1. maddesi delaletiyle, 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-a-c, 62/1. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın eylemi olmadığına, 2. İddianamede düzenlenmeyen bir suçtan ceza verildiğine, 3. Beraat kararı verilmesine, 2. Sanık ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. İddianamede düzenlenmeyen bir suçtan ceza verildiğine, 2. Beraat kararı verilmesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Katılan ...'in işyeri sahibi olduğu, sanık ...'ın da 6 yıldır bu şirkete ait fabrikada çalıştığı, olay günü fabrikada muhasebeci olarak çalışan katılan ...'ın sanık ...'i odasına çağırarak yönetim tarafından iş akdinin feshedildiğini, salı günü de bütün haklarının verileceğini söyleyerek evrakları imzalamasını istediği, sanığın imza atmadığı, katılan ...'in de "ekstra istediğin bir şey var ise işverenim tatilde salı gel yüz yüze görüş" dediği, bunun üzerine sanığın sesini yükselterek "benim burada kime zararım varmış söylesin vallahi de kan düşer billahi de kan düşer buraya kan düşecek yemin ediyorum, ...'in bana çok borcu var, oğluma verdiği sözler var o verdiği sözün yerine üç kızını alacağım, ...'in buraya gelmesi bir saat sürer bu zaman zarfında kızlarını alırım, beş tane çocuğu var beş tane ....evladımla suçladılar, ne yaptı evladım ne çaldı lan helalleşsin abi o haklarımı bir alamayayım yemin olsun ben burayı ateş topuna çeviririm bir tane adam çalışamaz," dediği, katılan ...'in "abi böyle yapma salı günü gel " dediğinde "sus seni de aldırırım salı günü geleceğim, boş gelmeyeceğim" dediği, tanıklar tarafından dışarı çıkarıldığı, telefonla oğlu olan sanık ...'ı aradığı, "yetiş babanı harcıyorlar, gel dolu gel" dediği, yaklaşık 10 dakika sonra sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın iki araçla toplu olarak olay yerine geldikleri, sanık ...'ın elindeki tüfekle fabrikanın içerisine girdiği, "ben hepsini yakacağım, hesaplarını göreceğim" diyerek bağırdığı, tanık ...'ın sanık ...'ın elindeki tüfeği almaya çalıştığı, bu arada sanık ...'ın sanık ...'ın elindeki tüfeği alarak beyaz Pegeout marka aracın arka koltuğuna koyduğu, ardından sanık ...'ın aracın bagajındanki kılıcı alarak tekrar içeriye girdiği, sanık ...'ın da araçtan başka bir kılıç ve sopayı alarak fabrikanın içerisine doğru yürüdüğü, giriş kapısına geldiğinde elindeki sopayı sanık ...'e verdiği ve birlikte fabrikanın içerisine girdikleri, sanık ...'ın kılıcı havaya kaldırarak "orospu çocuğu onların sülalesini sinkaf edeceğim, onları yakacağım, fabrikayı yakacağım, burayı mezar edeceğim" diye bağırdığı, sanık ...'in de "ben tahsilatçıyım, bunlardan her şeyi tahsil edeceğim, ne olursa olsun hakkım kalmayacak " şeklinde söylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı bu şekilde sanıkların eylemlerinin kül halinde "iş ve çalışma hürriyetinin ihlali" suçunu oluşturduğunun kabul edildiği görülmüştür. 2. Sanık ...'ın savunmasında; "olay nedeni ile pişmanım, konunun buruya kadar geleceğini düşünemedim, cahillik ettim," şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 3. Sanık ...'ın savunmasında; babasının kendisini çağırması üzerine olay yerine gittiğini tüfek ile fabrikaya girdiğini tüfeğe mermi takmaya çalıştığını, "fabrikayı yakarım" demediğini arabada bulunan kılıcı da aldığını ama kullanmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Sanık ...'ın savunmasında; olay yerine ...'ın vurulduğunu düşünerek gittiklerini, oğlu ...'ın bir hışımla çıktığını, oradaki insanların ...'a zarar vermemesi ve olası durumda şahit olmak için gittiğini, hiç bir şekilde tehdit edecek şekilde konuşma yapmadığını beyan etmiştir. Sanık ...'ın Bölge Adliye Mahkemesinde alınan savunmasında; "Olaya ilişkin önceki savunmalarım doğrudur, aynen tekrar ederim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmem, hiçkimseye fiziki veya fiili eylemim olmadı, biz oraya ...'ın babasının öldürüldüğünü düşündüğümüz için gittik, ... benim kız kardeşimin kayınbabasıdır, yani uzaktan akraba oluruz, olay yerine tüfek ve sopayla gittik ancak kimseye doğrultmadık kimseyi tehdit etmedik hatta ... tüfeği eline almıştı, ben onun elinden alıp arabaya koydum, daha sonra sopayı eline aldı onu da alıp arabaya koydum, benim yanımdaki kimselerde müştekiye yönelik herhangi bir tehditte bulunmadı" şeklinde savunma yapmıştır. 5. Dosya arasında bulunan 21.07.2019 tarihli CD Çözüm ve İzlem Tutanağında ...'ın tüfekle fabrikaya girdiği, ...'ın elinde av tüfeği ile çıktığı, ...'ın elinde kılıcın bulunduğu, tartışmanın yaşandığı, tehdit sözlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6. Tanık S.G'nin beyanında, sanık ...'in bağırmaya başladığını tartışma çıkardığını, dışarı çıkardıktan sonra oğlu ...'ı aradığı, 3 araçla geldiklerini tüfek ve kılıç çıkardıklarını beyan etmiştir. 7. Tanıklar N.E.T, E.A, O.S ve A.K'nın olay ile uyumlu ...'ın saldırdığına 3 araçla geldiklerine ilişkin beyanlarda bulunmuştur. 8. Katılan ... iddianame anatımı ile uyumlu beyanlarda bulunmuş, Şahin marka araçla elinde tüfek ile ...'ın indiğini, 15 .. ... Plaka sayılı araçtan inen 2 kişinin elinde bir şey olmadığını, onların Pejo marka araçtan sopa kılıç aldıklarını, Pejo marka araçtan inen 2 kişinin de ellerinde sopa kılıç olduğunu beyan etmiştir. 9. Dosya arasında bulunan 20.07.2018 tarihli tutanağa göre kapı ve cihazın kırıldığı tespit edilmiştir. 10. Dosya içinde bulunan 20.07.2019 tarihli yakalama muhafaza altına alma tutanağında olayda kullanılan silahlar muhafaza altına alındığı görülmüştür. 11. Nurettin'in Facebook paylaşımları dosya arasındadır. 12. Dosya arasında 17.03.2020 tarihli bilirkişi raporu mevcuttur. 13. Uzlaştırma teklif formları dosya arasında mevcut olup tarafların 5237 sayılı Kanun'un 117 nci maddesi kapsamında uzlaştırma bürosu ile yapılan görüşmelerde uzlaşmanın kabul edilmediği görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/2968 Esas, 2022/3571 Karar sayılı kararı ile ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2019/547 Esas, 2022/268 Karar sayılı "sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan TCK'nın 117/1, 119/1-a-c, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 1 fıkrası) ilişkin, sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan TCK'nın 117/1, 119/1-a-c, 62/1 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 2 fıkrasının A bendi) ilişkin, tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1 cümle, 43/2-1, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 2 fıkrasının B bendi) ilişkin, sanık ... hakkında 117/1, 119/1-a-c, 62/1 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına (hükmün 4 fıkrası) ilişkin kararlara yönelik istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ayrı ayrı kaldırılmasına, " Sanıklara atılı silahla tehdit, tehdit ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden; olay tarihinde sanıklardan ...'ın katılanlardan ...'e ait olan iş yerinde çalışırken iş aktine son verildiği, durumun iş yerinde muhasebeci olarak çalışan katılanlardan ... tarafından sanık ...'e bildirilmesi üzerine, sanık ...'in katılan ... ve kızlarına yönelik olarak hepsini aldıracağım, burayı yakarım ve ayrıca katılan ...'e yönelik olarak ta seni de aldırırım şeklinde tehdit içerir sözler söyleyip oğlu olan sanık ...'ı olay yerine çağırdığı daha sonra sanık ..., sanık ... ve diğer sanıkların yanlarında emanette kayıtlı olan av tüfeği, kılıçlar ve sopalar ile birlikte iş yerine gelerek, iş yerinin içerisine girip yüksek sesle bağırdıkları, sanıkların eylemlerinin silahla tehdit ve iş yerini dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu irade birliği içerisinde atılı suçları işledikleri tüm dosya kapsamı delillerle anlaşılmakla istinaf taleplerinin CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kabulü ile, yerel mahkeme hükümlerinin kaldırılmasına," diyerek sanıklar hakkında yukarıda ve hükümde gösterilen hukuka aykırılıkları sebebiyle yerel İlk Derece Mahkemesinin kararlarının kaldırılması ile sanıkları ..., ... ve ...'ın 106/2-a-c, 43/2, 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında aynı kanunun 58. maddesi gereği mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanıklar ..., ... ve ...'ın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 116/4, 119/1-a-c maddeleri 62/1. maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, Karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık ... ... Müdafiinin Sanığın Eylemi Olmadığına, İddianamede Düzenlenmeyen Bir Suçtan Ceza Verildiğine, Beraat Kararı Verilmesine, Sanık ... ve ... Müdafinin İddianamede Düzenlenmeyen Bir Suçtan Ceza Verildiğine, Beraat Kararı Verilmesine Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde; Bölge Adliye mahkemesi kabulü başlığı altında izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, iddia, sanıkların ikrar ve tevilli ikrar içeren savunmaları, katılan beyanlarında sanıkların ellerinde silah olduklarına ilişkin ifadeleri, tanıkların beyanları, yakalama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı, görgü tespit ve araştırma tutanağı, güvenlik kamera CD ve çözüm tutanağı, bilirkişi raporu, uzmanlık raporu, emanette kayıtlı olan av tüfeği, kılıçlar ve sopalar, uzlaştırma raporu, İlk Derece Mahkemesi kabulü başlığı altında değinilen bilgiler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iddianamede sevk maddesi olarak düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun nitelikli halinden ve birden fazla kişi tarafından silahla tehdit suçunu işledikleri anlaşıldığından, hükümde herhangi bir hukuka aykırılığın da bulunmadığı görüldüğünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/2968 Esas, 2022/3571 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

Ceza Genel Kurulu, 2017/677 E., 2019/495 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza
tam metni aç
Sanık ...'nın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nın 116/1 delaleti ile 116/4, 119/1-c ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Adana 8.
Ceza Genel Kurulu         2017/677 E.  ,  2019/495 K. "İçtihat Metni" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 200-292 Sanık ...'nın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nın 116/1 delaleti ile 116/4, 119/1-c ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.08.2013 tarihli ve 359-538 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.02.2014 tarih ve 33393-2288 sayı ile; “...Sanık ...'nın konut dokunulmazlığını bozma suçunu diğer sanık ile birlikte işlediğine dair delil bulunmadığı ve bu nedenle sanık hakkında TCK'nun 119/1-c maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesi ise 27.03.2014 tarih ve 200-292 sayı ile; "...Sanıkların başka bir eylem nedeni ile gece yarısı ellerinde demir kesme makası ve eldivenlerle başka bir hırsızlığın birlikte hazırlığı içerisinde yakalanmış olmaları, sanık ...'nın kolluktaki atılı suçu ikrara yönelik beyanının müdafisi Av. ... huzurunda alınması, sanıkların arasında birbirine suç atmayı gerektirecek herhangi bir husumet olduğuna dair delilin ya da beyanın bulunmaması nedeni ile sanık ...'nin hazırlık beyanının suç atma niteliğinde olmayıp olayın gerçekleşme şeklini doğru olarak anlattığının kabulü gerektiği," gerekçesiyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2014 tarihli ve 246884 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 14.12.2016 tarih ve 527-1255 sayı ile; 5320 sayılı Kanun'un geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 12.04.2017 tarih ve 642-952 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkûmiyet kararı ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı konut dokunulmazlığının ihlali suçu açısından TCK’nın 119/1-c maddesinde düzenlenen artırım nedeninin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, inceleme dışı sanık ...’nın konut dokunulmazlığının ihlali suçunda sanığın eylemine katılıp katılmadığı hususunda eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamından; Katılanın 25.03.2013 tarihinde saat 16.00 sıralarında evinin kapısını kilitleyip Mersin iline gittiği, 28.03.2013 tarihinde saat 17.30 sıralarında evine döndüğünde yatak odasının balkonunun demir parmaklıklarının zorlanarak kopartıldığını, balkon PVC kapısının sert bir cisim yardımıyla açılıp içeri girildiğini, yatak odası ile oturma odasının dağıtıldığını, takılarının, para ve pul kolleksiyonlarının, eşarplarının ve gümüş süs eşyalarının çalındığını görüp polise haber verdiği, olaydan bir ay sonra polis ekiplerince sanık ... ile inceleme dışı sanık ...’nin gece saat 02.30 sıralarında sokakta yürürken durduruldukları, yanlarındaki demir kesme makası sorulduğunda sanık ...’nin inceleme dışı sanık ile birlikte hırsızlık yapmak için söz konusu makası bir inşaattan çaldıklarını ve birlikte yirmi bir ayrı evde hırsızlık yaptıklarını söylemesi üzerine ekip aracına alınan sanığın hırsızlık yaptıkları adresleri göstermesinin istendiği, sanık ...’nin katılan ...’a ait evi de göstermesi üzerine soruşturma yapılarak sanık ... ve inceleme dışı sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, 28.03.2013 tarihli olay yeri inceleme raporunda; katılana ait evin birinci katta olduğu ve dört oda, bir salondan oluştuğu, eve balkon demir parmaklıklarının zorlanarak koparılması ve PVC balkon kapısının sert bir cisimle zorlanıp açılması suretiyle girildiği, içerideki dolap ve çekmecelerin açık, içlerinin dağınık vaziyette oldukları, evde dört adet vücut izi ile iki adet biyolojik numuneye rastlanıldığı, katılanın beyanına göre 45.000 TL değerindeki gümüş takı, süs eşyası, iki çift altın küpe, bir adet yüzük, para ve pul kolleksiyonlarının çalındığının belirtildiği, Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.03.2013 tarihli ve 2013/8991 sayılı kararı ile; olay yerinde ele geçirilen iki adet biyolojik svap üzerinde Ankara Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından moleküler genetik inceleme yapılmasına izin verildiği, Adana Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünün 05.04.2013 tarihli uzmanlık raporunda; olay yerinden gönderilen eşyalar üzerinde beş adet vücut izinin tespit edildiğinin bildirildiği, Adana 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.04.2013 tarihli ve 2013/843 sayılı kararı ile; Ankara Polis Kriminal Laboratuvarı tarafından olay yerinden ele geçirilen biyolojik örneklerle karşılaştırılma yapılmak üzere sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'den kan örneği alınmasına izin verildiği, Yerel Mahkemece 30.05.2013 tarihli oturumda moleküler genetik inceleme raporunun beklenmesine karar verilmesine rağmen, sonraki oturumlarda söz konusu raporun temin edildiğine ve olay yerinde ele geçirilen parmak izlerinin sanıkların parmak izleri ile mukayese edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir uzmanlık raporunun bulunmadığı, 25.04.2013 tarihli Yakalama, Olay Tespiti ve Cumhuriyet Savcısı ile Görüşme Tutanağında; hırsızlık olaylarının artması üzerine kolluk tarafından yapılan uygulamalarda 25.04.2013 tarihinde yani katılanın evinin soyulmasından tam bir ay sonra saat 02.30 sıralarında durumundan şüphelenilen sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'nin durdurulduğu, yanlarında yere atılı vaziyette bir adet demir kesme makasının olduğunun görüldüğü, makasın kime ait olduğunun sorulması üzerine sanık ...'nin söz konusu makası bir inşaattan çaldıklarını ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte hırsızlık yapacakları sırada yakalandıklarını beyan ettiği, sanık ...'nin üst aramasında bir adet mavi-siyah renkli eldivenin ele geçirildiği sanık ...'nin kolluk görevlilerine yirmi bir ayrı evde hırsızlık yaptıklarını söyleyip içerisinde katılanınkinin de bulunduğu evleri kolluk görevlilerine gösterdiğinin bildirildiği, 26.04.2013 tarihli iki arama tutanağında; Adana 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.04.2013 tarihli ve 2913/846 sayılı arama kararına binaen sanıklar Cumali ve Ali'nin ikametlerinde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının belirtildiği, 28.05.2013 tarihli arama tutanağında da; Adana 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2013 tarihli ve 2013/1284 sayılı kararı gereğince sanık ...'nin ailesinin ikametinde yapılan aramada çelik kasa içerisinde gümüş takı ve tabakların bulunduğu, katılan ...'in bu eşyaların kendisine ait olduğunu beyan ettiğinin bildirildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan ... Kollukta; 25.03.2013 tarihinde Mersin'e gitmek üzere saat 16.00 sıralarında kapısını kilitleyip evinden çıktığını, 28.03.2013 tarihinde saat 17.30 sıralarında döndüğünü, kapı kilidini açıp yatak odasına gittiğinde eşyalarının dağıtılmış, dolap kapakları ile çekmecelerinin açılmış olduğunu görüp polisi aradığını, evini kontrol ettiğinde salonun ve diğer odaların da dağınık vaziyette olduğunu gördüğünü, altın, gümüş ve emitasyon takıları ile gümüş tabak, şamdan, şekerlik, bıçak çatal takımı, kol saati, gümüş çerçeve gibi değerli eşyasının çalındığını, evindeki çelik kasanın üst kısmının açık, tahmini zararının da 50.000 TL civarında olduğunu, Mahkemede; kemoterapi gören yalnız bir insan olduğunu, olay tarihinden üç gün önce evinden uzaklaştığını, müracaat evrakında yazdırdığı eşyalarının çalındığını, bu evi terk etmek zorunda kaldığını, sanıklardan birisinin evinde yapılan aramalarda çalınan eşyasından bir kısmının ele geçirilip kendisine iade edildiğini, şikâyetçi olduğunu, soruşturma aşamasında çalınan eşyasının değerini 45-50.000 TL arasında söylediğini ancak gerçek değerlerinin 70.000 TL civarında olduğunu, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda; sanık ...'yi mahalleden tanıdığını, birlikte gezdikleri için aralarında samimiyet oluştuğunu, hırsızlık olayını kendisinin gerçekleştirmediğini, suçlamaları kabul etmediğini, sanık ...'nin kendisine neden suç isnat ettiğini bilmediğini, İfade etmiştir. Sanık ... müdafisi huzurunda Kollukta; 25.03.2013 tarihinde saat 22.00 sıralarında kahvehanede otururken inceleme dışı sanık ...'nin yanına geldiğini, "Birlikte hırsızlığa gidelim. Ben yer tespiti yaptım." dediğini, paraya ihtiyacı olduğundan bu teklifi kabul ettiğini, bisiklete binerek Cemal Paşa Mahallesi, Vali Yolu üzerinde bulunan Konak Apartmanı'nın önüne geldiklerini, inceleme dışı sanık ...'nin yanında getirdiği levye ile balkonda bulunan demir korkuluğu kırıp içeriye girdiğini, kendisinin gözcülük yaptığını, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'nin elinde bir poşet ile geldiğini, poşetin içerisinde yüzüklerin, kolyelerin, saat, süs eşyası ve eşarpların bulunduğunu, tekrar bisiklet ile mahalleye döndüklerini, Ali'nin ertesi gün eşyayı satıp kendisine 70 TL verdiğini, pişman olduğunu, Tutuklamaya sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesinde; üzerine atılı suçlamaları kabul ettiğini, gece vakti inceleme dışı sanık ... ile birlikte katılan ...'in evine girdiklerini, kendisinin gözcülük yaptığını, inceleme dışı sanık ...'nin levye ile pencere demirini kırarak içeriye girdiğini, buradan pek çok eşya çaldıklarını hatırladığını, Mahkemede; 30.05.2013 tarihli oturumda suçlamaları ve polislerin aldığı ifadeleri kabul etmediğini, önceden yazılıp hazırlanmış ifadenin kendisine imzalattırıldığını, bu yönde ifade vermesi hâlinde serbest kalacağının söylendiğini, ifade sırasındaki zorunlu müdafisi ...'ın da sonradan gelip zaptı imzaladığını söylerken 24.07.2013 tarihli oturumda inceleme dışı sanık ... ile birlikte sokakta yürürken yakalandıkları sırada hırsızlık yapmak için dolanmadıklarını, işten geldiği için eldivenlerinin yanında olduğunu, birkaç tane gencin kendilerine laf atmaları nedeni ile kavga ettiklerini, o sırada polislerin geldiğini, demir kesme makası ile bir alakasının olmadığını, suç eşyasının ele geçirildiği evin sahibinin annesi Hasine olduğunu, 14.08.2013 tarihli oturumda ise atılı suçu kendisinin işlediğini, inceleme dışı sanık ...'nin yanında olmadığını, suçunu bu şekilde kabul ettiğini, Savunmuştur. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu 5237 sayılı TCK’nın “Kişilere Karşı Suçlar” kısmının “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümündeki 116. maddesinde; “1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 3) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. 4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiş, Madde gerekçesinde; “Madde, Anayasanın 21 inci maddesinde güvence altına alınan konut dokunulmazlığını ihlâl fiillerini suç olarak tanımlamaktadır. Konut dokunulmazlığının ihlâli, kişinin kendisine özgü barış ve sükûnunu ve yuvasındaki yaşamının sulh ve selametle cereyanı için var olması gerekli güvenlik duygusunun sarsılmasını ifade etmektedir. Bireylere karşı işlenen ve aynı zamanda onların muhtaç oldukları güvenlik ve sükûnu ihlâl eyleyen bu fiillerin, hürriyete karşı işlenen suçlar arasında bir suç olarak tanımlanması uygun görülmüştür.” biçiminde açıklamalara yer verilmiştir. Madde gerekçesinde de özenle vurgulandığı üzere konut dokunulmazlığının ihlâli ile mülkiyet ve zilyetlik hakkı değil, kişi hürriyeti korunmaktadır. Kanunda mülkiyet ve zilyetliği koruyan başka hükümler bulunmakta olup, bu suçla kişilerin konutlarındaki güvenlik duygusu, sükûn ve huzurlarının korunması amaçlanmaktadır. Konut dokunulmazlığının ihlâli kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, başkasının konut dokunulmazlığını bilerek ve isteyerek ihlâl etme iradesi suçun manevi unsurudur. Bu suçun manevi unsuru bakımından doğrudan ve genel kastın bulunması yeterli olup failin suçu işleme nedeninin, maksadının veya saikinin bir önemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu suçta özel kast aranmamaktadır. TCK’nın “Ortak hüküm” başlıklı 119. maddesinde de; “(1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” şeklindeki hüküm ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerine yer verilmiştir. Öte yandan, ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Katılana ait evin balkon demirlerinden bir tanesinin yerinden koparılıp balkon kapısının sert bir cisimle zorlanarak içeri girilmesi suretiyle katılanın çok miktarda değerli takısı, gümüş tabakları, para ve pul kolleksiyonunun çalındığı, olay yeri inceleme ekiplerince söz konusu evde yapılan araştırma sonucunda üzerlerinde vücut ve parmak izleri bulunan eşyanın tespit edildiği, Adana Emiyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünün 05.04.2013 tarihli ve 1411 sayılı uzmanlık raporunda söz konusu eşyanın üzerinde beş adet vücut izi tespit edildiğinin bildirildiği, Adana İl Emniyet Müdürlüğünün 01.04.2013 tarih ve 2094 sayılı Yarbaşı Ş. E. Çıtak Polis Merkez Amirliğine hitaben yazdığı yazıda da tespit edilen izlerin inceleme ve arşiv araştırmalarının devam ettiğinin belirtildiği, olay yerinden elde edilen iki adet biyolojik svap üzerinde moleküler genetik inceleme yapılması için Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesinden; bu svapların sanıklardan alınacak kan örnekleri ile karşılaştırılması için Adana 9. Sulh Ceza Mahkemesinden gerekli kararların alındığı, Yarbaşı Şehit Erdoğan Çıtak Polis Merkez Amirliğinin Olay Yeri İnceleme Ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğüne hitaben yazdığı 01.04.2013 tarihli ve 808 sayılı yazıda biyolojik delillerin Ankara Polis Kriminal Laboratuvarınca incelenmesi için yazı ekinde gönderildiğinin bildirildiği ve 30.05.2013 tarihli oturumda sanıklar hakkında düzenleneceği bildirilen moleküler genetik inceleme raporunun beklenmesine yönelik ara karar verildiği dikkate alındığında söz konusu vücut izleri ve biyolojik örnekler ile ilgili raporların akıbetlerinin araştırılması, incelemeye gönderilmemişler ise belirtilen konularda rapor alınması ve sonucuna göre inceleme dışı sanık ...’nin konut dokunulmazılığının ihlâli suçuna iştirak edip etmediğinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve Kanun’a aykırıdır. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün, eksik araştırmayla mahkûmiyet hükmü kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2014 tarihli ve 200-292 sayılı direnme kararına konu hükmünün, sanık ... hakkında eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 25.06.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
4. Ceza Dairesi, 2014/25033 E., 2014/33696 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
işyeri dokunulmazlığını bozma suçu takibi şikayete bağlı suçlardandır ancak TCK'nın 116/4 maddesinde yazılı "Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi” halinde, suçun takibi şikayete bağlı olmadığı, ayrıca TCK'nın 119. maddesinde yazılı ortak hükümler başlıklı düzenlemede konut dokunulmazlığını bozma suçunun nitelikli hallerinin işlenmesi halinde, suçun takibi şika
4. Ceza Dairesi         2014/25033 E.  ,  2014/33696 K. "İçtihat Metni" Esas No : 2014/25033 Karar No : 2014/33696 Tebliğname No : KD - 2011/101501 Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanıklar M.. S.. ve S.. S.. hakkında yapılan yargılama sonunda, şikayet yokluğundan düşme kararına dair Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 09.11.2010 tarih ve 2010/275 Esas 2010/403 Karar sayılı hükmün O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 19.03.2014 tarih ve 2013/12141 Esas 2014/8209 Karar sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanıkların savunmaları ve mağdurların beyanları karşısında, sanıkların iştirak iradesi bulunmadığından ve her iki sanığın eyleminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/05/2014 tarih ve 2011/101501 sayılı yazısı ile; “Konut dokunulmazlığını bozma suçu, bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızasına aykırı olarak girilmesi ya da rıza ile girildiği halde çıkılmamasıyla işlenmeye başlamakta ve konutun terk edilmesine, başka bir anlatımla hukuki ya da fiili kesintinin gerçekleşmesine kadar devam etmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 116/1 ve 116/2 maddelerinde yazılı, konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçu takibi şikayete bağlı suçlardandır ancak TCK'nın 116/4 maddesinde yazılı "Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi” halinde, suçun takibi şikayete bağlı olmadığı, ayrıca TCK'nın 119. maddesinde yazılı ortak hükümler başlıklı düzenlemede konut dokunulmazlığını bozma suçunun nitelikli hallerinin işlenmesi halinde, suçun takibi şikayete bağlı olmaktan çıkarak resen takibi gereken nitelikte olacaktır. Türk Ceza Kanununda ve diğer özel kanunlarda yer alan suçların büyük çoğunluğu resen soruşturma yapılan takibi şikayete bağlı olmayan suçlardır. Kanunda bir suçun ne şekilde takip edileceği konusunda kesin bir açıklık bulunmamakta ise, bu suçun resen takip edilecek suçlardan olduğu kabul edilmektedir. Bunun dışında, bir suçun takibinin şikayete bağlı bulunabilmesi için, kanunda o suçla ilgili olarak açıkça soruşturmasının ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğunun yazılı olması gerekir. Aksi takdirde söz konusu suçun resen takibi gerekecektir. Bir suçun takibi şikayete bağlı olduğu, ya suçun düzenlendiği medde metni içinde yer alır ya da bir başka kanun maddesi içinde bulunabilir. Bir suçun basit halinin şikayete bağlı olması durumunda kural olarak o suçun artırım ve indirim maddeleri de takibi şikayete bağlı suç niteliğindedir. Ancak suçun nitelikli halleri olarak belirtilen ve cezanın alt ve üst sınırlarını belirleyen düzenleme maddelerinin bulunduğu fıkralarda açıkça suçun takibi şikayete bağlı bulunduğu belirtilmemişse söz konusu nitelikli halin artık takibi şikayete bağlı olmadığı ve resen soruşturma ve kovuşturma yapılacağı kabul edilmektedir. Maddi olayda, sanık S.. S.. ile müşteki T.. D..'in kızı olan H. S.'ın evli oldukları ve H. S.'ın sanıkla aralarındaki geçimsizlikten dolayı babası müşteki T.. D..'in yanında kalmaya başladığı, sanık Serkan'ın annesi olan diğer sanık M.. S.. ile müşteki Tahir'in ikametine gittikleri, sanık Serkan'ın apartmanın giriş kapısındaki zile basarak eşi ile görüşmek istediğini söylediği, ancak müştekinin "defol git sana karını göstermiyorum" demesi üzerine sanık Serkan'ın öfkeyle apartmanın giriş kapısının camını kırmak suretiyle binaya girdiği, arkasından diğer sanık M.. S..'ın da apartmana girdiği, her iki sanığın, apartman içine müştekinin rızası dışında girmeleri üzerine müştekinin emniyeti telefonla arayarak haber verdiği, emniyet görevlilerinin gelerek olaya müdahale etmesi sonucunda olayın sona erdiği şeklindeki eylemde; Müşteki T.. D..'in sanıklar hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ancak sanıkların birlikte, fikir ve eylem birliği içinde işledikleri suçun TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddesi kapsamında bulunduğu ve bu nitelikli halin cezasının, alt ve üst sınır gösterilerek düzenlendiği ve suçun takibinin şikayete bağlı olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı, bu nedenle TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri uyarınca resen takibi gerektiren suçlardan olduğunu kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, sanıklar S.. S.. ve M.. S..'ın işlediği konut dokunulmazlığını bozma suçunun, TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri kapsamında bulunduğu ve atılı suçun takibi şikayete bağlı suç niteliğinde olmayıp resen takibi yapılan suçlardan olduğu gözetilmeden sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 73/4 maddesince verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2010 tarih ve 2010/275 Esas ve 2010/403 Karar sayılı ilamıyla verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu nedenle, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19/03/2014 gün ve 2013/12141 Esas, 2014/8209 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen düşme kararı yerine, beraat ya da mahkumiyet şeklinde esastan hüküm kurulması istemiyle hükmün bozulması gerekmektedir. Bu itibarla, anılan karara itiraz edilmiştir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre, 1-İtirazımızın KABULÜNE, 2-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19/03/2014 gün ve 2013/12141 Esas, 2014/8209 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3-Ilgın Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2010 tarih 2010/275 Esas ve 2010/403 Karar sayılı ilamıyla, sanıklar S.. S.. ve M.. S..'ın işlediği TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri kapsamında bulunan konut dokunulmazlığını bozma suçunun takibi şikayete bağlı suç niteliğinde olmayıp resen takibi yapılan suçlardan olduğu gözetilmeden sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK'nın 73/4 maddesince verilen kamu davasının düşürülmesine ilişkin kararın BOZULMASINA, 4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanıklar M.. S.. ve S.. S.. hakkında verilen düşme kararının onanmasına dair, Dairemizin 19/03/2014 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR Dosyanın incelenmesinde, sanık S.. S.. ile müşteki T.. D..'in kızı olan H. S.'ın evli oldukları ve H. S.'ın sanıkla aralarındaki geçimsizlikten dolayı olay günü çocuğunu da alarak babası müşteki T.. D..'in evine gittiği, sanık Serkan'ın eşini evde bulamaması üzerine telefonla arayıp nerede olduğunu öğrendikten sonra, annesi olan diğer sanık M.. S.. ve tanık olan babası ile mağdur T.. D..'in evine gittikleri, sanık Serkan'ın apartmanın giriş kapısındaki zile basarak eşi ile görüşmek istediğini söylediği, ancak mağdurun pencereye çıkarak "defol git sana karını da çocuğunu da göstermiyorum" demesi üzerine sanık Serkan'ın bir anlık öfkeyle apartmanın giriş kapısının camını kırmak suretiyle kapının kilidini açıp binaya girdiği, arkasından diğer sanık M.. S..'ın da apartmana girdiği, her iki sanığın, apartman içine müştekinin rızası dışında girmeleri üzerine müştekinin emniyeti telefonla arayarak haber verdiği, emniyet görevlilerinin gelerek olaya müdahale etmesi sonucunda olayın sona erdiği şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eşinin bulunduğu yere, annesiyle babasını da alarak gitmesi gözönünde bulundurulduğunda, ailecek görüşüp konuşmak için gittiğinin anlaşıldığı, mağdurun kapıyı açmayıp pencereden sanığa gitmesini söylemesi üzerine sanık Serkan’ın diğer sanık annesinin herhangi bir yönlendirmesi ve katılımı olmadan, aniden sinirlenerek apartman kapısını açıp içeriye girmesinden ve ardından annesi olan diğer sanık Mücella'nın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre oğlunu engellemek amacı ile apartmana girmesi karşısında, sanıkların birlikte suç işleme kararıyla hareket etmediklerinin anlaşıldığı gözetilerek, Dairemizin 19.03.2014 tarih ve 2013/12141Esas 2014/8209 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/1920 E., 2025/589 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
1. Ceza Dairesi         2023/1920 E.  ,  2025/589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1748 E., 2022/3210 K. Sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(a) maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar Şenol ve Köksal hakkında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümleri ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(g) maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, katılan ...'ya karşı kasten yaralama ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna yardım etme, sanık ... hakkında katılan ... ve ...'ya karşı işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına yardım etme, sanıklar .... ve ...hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına yardım etme ile sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. ve 286/2-(a), (b), (g) maddeleri gereği temyiz edilebilir oldukları, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 Tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/131 Karar Sayılı Kararı İle 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ile katılanlara karşı konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince ayrı ayrı beraatine, 5. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince beraatine, 6. Sanıklar Köksal ve Şenol hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince ayrı ayrı beraatlerine, 7. Sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 Tarihli ve 2022/1748 Esas, 2022/3210 Karar Sayılı Kararı İle 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ile sanıklar Köksal ve Şenol hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs yardım etme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve sanık Enver müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama ve katılanlara karşı konut dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ile katılanlara karşı nitelikli konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (lehe-aleyhe), katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla, a. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığını ihlale yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 39/2-(c), 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, g. Sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283/1, 62/1, 50/1-(a), 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık ...’in, katılan ...’a karşı kamu görevlisini tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan, sanıklar ... ve ...'nın ise bu suça yardım etmeden cezalandırılması gerektiğine, sanıklar.... ve ... hakkında katılan ...’ya karşı eylemden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemleri özetle; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanıklar ... ve ...’nın müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiğine, sanıklar .... ve ...nın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, hatalı indirimler yapıldığına, sanıklar Köksal ve Şenol’un mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... ... hakkında kurulan hükümde temel cezada yeterince alt sınırdan uzaklaşılmadığına ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmesine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın isnad olunan suçlardan beraatine karar verilmesine gerektiğine, isnad olunan suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve yardım etmediğine ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; kasten yaralama suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. 6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığa isnad olunan suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar Köksal ve Şenol Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Katılan ...'ya Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına Yardım Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Katılan ...'ya Karşı Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçuna Yardım Etme, Sanık ... Hakkında Katılan ... ve ...'ya Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yardım Etme ile Sanık ... Sezgin Hakkında Suçluyu Kayırma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'in katılanların hayati vücut bölgelerini hedef almasına ve eylemine devam etmesine mani hal bulunmadığı halde katılan ...'ın diz altını, katılan ...'nın alt vücut bölgesini hedef alması, atış sayısı ve meydana gelen zarar bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu hususundaki tespitte isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin suça yardım etme düzeyinde olduğu, sanıkların eylemlerine uyan suçların maddi ve manevi unsurlarının somut olayda oluştuğu, sanıklar Evren, ..., ... ve Mehmet Sezgin'in eylemlerine uyan suç vasıfları ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre belirlenen ceza yaptırımlarının kanuni bağlamda, gerekçesi gösterilerek ve dosya kapsamına uygun şekilde belirlendiği, sanık ... hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanıklar Evren ve ... hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Suçluyu Kayırma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Şenol ve Köksal Hakkında Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlaline Yardım Etme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-(g) maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Katılan ...'ya Karşı Kasten Yaralama ve Katılanlara Karşı Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçuna Yardım Etme, Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yardım Etme, Sanık ... Sezgin Hakkında Suçluyu Kayırma ile Sanıklar Köksal ve Şenol Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Katılan ...'ya Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına Yardım Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1748 Esas, 2022/3210 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri, sanıklar Evren, ..., ... ve Mehmet Sezgin müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.
2. Ceza Dairesi, 2022/8355 E., 2023/4104 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
marka aracın anahtarlarını alarak evin önünde bulunan aracı da bu anahtarla çalıştırarak çaldıkları iddiası ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 116/1, 119/1-c, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ceza Dairesi         2022/8355 E.  ,  2023/4104 K. "İçtihat Metni" ... ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2021/248 K. ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 tarihli ve 2014/1335 Esas No.lu iddianamesi ile sanığın şikâyetçilerin yazlık ikametine açık pencereden dava dışı suça sürüklenen çocuk ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte girerek cep telefonu, içerisindeki eşyalarla birlikte çanta ve ... marka aracın anahtarlarını alarak evin önünde bulunan aracı da bu anahtarla çalıştırarak çaldıkları iddiası ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 116/1, 119/1-c, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2015 tarihli ve 2014/2019 Esas, 2015/635 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 116/1, 119/1-c, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl ve 12 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3.Sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 2020/28363 Esas, 2020/15276 Karar sayılı kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlandığından bahisle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma kararı üzerine Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d, 116/1, 119/1-c, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl ve 12 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ın şikâyetçilere ait yazlık eve suç tarihinde belirlenemeyen zaman diliminde dava dışı suça sürüklenen çocuk ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte girerek cep telefonu, içerisinde eşyalar bulunan şikâyetçi ...'e ait çanta ve şikâyetçilere ait olan şirket adına kayıtlı ... marka aracın anahtarlarını alarak evin önünde bulunan aracı da bu anahtarla çalıştırarak götürdükleri, eve girilen pencere üzerinden elde edilen parmak izlerinin dava dışı suça sürüklenen çocuk ...'ye ait olduğunun tespit edildiği, suç konusu çantanın olaydan birkaç gün sonra içindeki evrak ve kartlarla birlikte evin yakındaki boş bir arsaya atılmış olarak bulunduğu, suç konusu aracın başka bir hırsızlık eyleminin ihbarı sonucunda sahte plakalarla terk edilmiş olarak ele geçirildiği, araca ait ... sayılı plakaların boş bir arsaya atılmış vaziyette bulunduğu, sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde eylemi gerçekleştirdiğini ikrar ettiği anlaşıldığından sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Sanığın aşamalardaki savunmaları, 13.08.2012 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, 05.09.2012 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Bursa Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin Parmak İzi Ekspertiz Raporu, 05.09.2012 tarihli Olay, Savcı Görüşme ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE 1. Sanığın şikâyetçilere ait yazlık eve girerek cep telefonu ve 34 ... .. plakalı ... marka ... model 70.000,00 TL değerinde olduğu bildirilen araca ait anahtarı alıp, akabinde de park halindeki aracı bu anahtarla açıp alarak İstanbul iline götürmesi şeklindeki eylemde, suça konu eşya olan arabanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2.Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/48 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümden yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olduğundan Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi. ...

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

Bağımsız milletvekili adayı (M), seçimlere kısa bir süre kala bir televizyon kanalında canlı yayına katılarak rakibi hakkında önemli belgeler açıklayacağını duyurur. (M)'nin bu konuşmasının seçimin seyrini değiştireceğinden endişe eden rakip parti üyeleri (K), (L) ve (N), (M)'yi stüdyoya giderken yolu üzerinde durdurur, zorla bir araca bindirerek yayın bitene kadar bir depoda alıkoyarlar. Bu suretle (M)'nin televizyon programına katılmasına ve siyasi faaliyetini yürütmesine engel olurlar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, (K), (L) ve (N)'nin eylemleri sonucunda aşağıdaki suçlardan hangileri oluşmuştur?

A) Yalnızca siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
B) Yalnızca cebir
C) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şekli ve cebir
D) Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
E) Yalnızca birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma