5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 340

Türk Ceza Kanunu 340. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. (2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine bağlıdır. Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2022/4779 E., 2024/5429 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
oğlu ...'a (TCKN:...) aittir." şeklinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca muhdesat şerhi yazıldığı, kadastro çalışma sonuçlarının 05.11.2020 ila 07.12.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği anlaşılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2022/4779 E.  ,  2024/5429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, ilk tesis kadastro çalışmaları 1973 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Bu çalışmalarda taşınmaz, orman sınırı dışında olduğu ve kimsenin kullanımında olmadığı gerekçesiyle tespit dışı bırakılmıştır. 2020 yılında, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun (3402 Sayılı Kanun) 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, 232 ada 60 parsel sayılı taşınmaz hakkında 27.02.2020 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek, 276,11 m² yüzölçümüyle, tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edildiği; tutanağın edinme sebebinde ... ... oğlu ...'ın 20 yılı aşkın zamandan bu yana nizasız ve aralıksız olarak kullandığı, natamam yapının 1995 yılında yapıldığı ve davacıya ait olduğu açıklanarak, beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki natamam yapı ... ... oğlu ...'a (TCKN:...) aittir." şeklinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca muhdesat şerhi yazıldığı, kadastro çalışma sonuçlarının 05.11.2020 ila 07.12.2020 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi sınırları içinde orman kadastro çalışmaları ise ilk olarak 1966 yılında yapılıp kesinlemiştir. 09.11.2015 tarihinde ise evvelce orman olarak sınırlaması yapılmış olan yerlerde aplikasyon ve orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanların 2/B uygulamasına başlanarak, 24.09.2018 tarihinde tamamlanmış ve 24.09.2018 de ilan edilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi 232 ada 60 parsel sayılı taşınmazda 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi kapsamında tespit çalışması yapıldığını, taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri davacının nizasız ve fasılasız olarak zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, davacının taşınmazı imar ve ihya ettiğini, 1973 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmaları sırasında orman tahdit hattının dışında kalan ve hiç kimsenin kullanımında olmayan yerlerden olduğunu, davalı Hazine adına yapılan kadastro tespitine itirazın kabulü ile taşınmazın müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ve dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 232 ada 60 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "taşınmazın tarım dışı arazi özelliğinde olduğu, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ekonomik açıdan mümkün olmadığı, zemindeki kayalık yapının ancak iş makineleriyle ıslah edilebilir nitelikte olduğu, üzerinde en az 29 yıl önce yapılmış, tuğla ile örülü, sıvasız, natamam tek odalı bir yapı bulunduğu, yapının dağ yamacının düzleştirilerek, kayanın kırılarak, kırılmayan kısmın yapı içine alınarak yapıldığı, keşifteki beyanlarda yapının eskiden ahır olarak sonraları ise hayvan otları koymak için depo olarak kullanıldığı bildirilmiş ise de belirtilen şekildeki zilyetliğin mülkiyetin kazanımı için yeterli bir zilyetlik olmadığı, davacının davasına dayanak imar ihya ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl aralıksız, nizasız, malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının gerçekleşmediği, kadastro tespit tarihi itibariyle davacı yararına TMK'nun 713/1 ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyeti kazanım koşullarının oluşmadığı ve davalı Hazine adına yapılan kadastro tespitinde hata bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesindeki gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

8. Hukuk Dairesi, 2023/40 E., 2024/7185 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
tam metni aç
(TCKN:...) 'ya ait olduğunun 3402 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince, muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
8. Hukuk Dairesi         2023/40 E.  ,  2024/7185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1085 E., 2022/1080 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2021/29 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde 2018 yılında yapılan kadastro çalışması sonunda, kadastro komisyon kararı ile, 138 ada 61 parsel sayılı taşınmaz, 138 ada 24 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, "1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı" belirtilmek suretiyle 22.057,82 m² yüzölçümlü olarak zeytinlik niteliğinde davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında tamamı kendisine ait zeytinlik niteliğindeki 138 ada 61 parsel sayılı taşınmazın 22057 m2' lik kısmının 1 inci derece arkeolojik sit alanında kaldığından bahisle Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın adına tespit ve tescil edilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 1 inci derece arkeolojik sit alanında kaldığının şerh edilmesi suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın sit alanı sınırları içine alınması yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu taşınmazın tüm bölümleri yönünden tarımsal niteliğini ve imar ihya durumunu saptamak hususlarında ayrı ayrı araştırma, inceleme ve uygulama yapılması gerektiği ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesi karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olması sebebiyle imar ihyasının mümkün olmadığı ve Kadastro Müdürlüğüne husumet düşmediği ..." gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın pasif husumet ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı Hazine yönünden açılan davanın reddine, taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın tespit gününden sonra sit alanı sınırları içine alındığı, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ve (C) harfiyle gösterilen bölümünün fıstık çamlarıyla kaplı eylemli orman olduğu, krokide (A) ve (D) harfiyle gösterilen bölümünün kayalık, taşlık olduğu, eğiminin % 12 den fazla olduğu, evvelinin maki olması nedeniyle orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi gereğince orman sayılan yer olduğu, taşınmazın imar ihya ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddelerinde belirtilen mülkiyeti edinme şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, buna karşılık; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarında 29.01.2018 tarihli kadastro komisyon tutanağı ile 138 ada 24 nolu parselden ifraz edilerek, davalı Hazine adına tespit edildiği gözardı edilerek, davanın reddiyle birlikte taşınmazın komisyon tutanağındaki gibi tespiti yerine, hükmün infazında tereddüte neden olacak şekilde, kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmesinde isabet bulunmadığı sonucuna varıldığı ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine ve dava konusu Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 138 ada 61 parsel sayılı taşınmazın 29.01.2018 tarihli kadastro komisyon tutanağındaki gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2 nci fıkrasında, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun, sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği belirtilmiştir. Buna göre, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının aşısı, dip temizliği ve budamasının davacı tarafından yapıldığının ve aşı yaşlarının 20 ila 55 yaşları arasında olduğunun tespit edilmesine rağmen, zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğuna ilişkin şerh verilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmamakta ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 28.09.2022 tarihli ve 2022/1085 Esas, 2022/1080 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendine "...tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinden sonra gelmek üzere, "Taşınmazın üzerinde bulunan ve 12.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen zeytin ağaçlarının ... oğlu ... (TCKN:...) 'ya ait olduğunun 3402 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince, muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesine" ifadesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Özel Hükümler

(H), yabancı bir devlet başkanına hakaret etmiştir. Bu suç nerede düzenlenmiştir?

A) Şerefe Karşı Suçlar
B) Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
C) Devletin Egemenlik Alametlerine Karşı Suçlar
D) Uluslararası Suçlar
E) Kamu Barışına Karşı Suçlar