5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 51

Türk Ceza Kanunu 51. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9] (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.9 (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.[10] (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Adlî para cezası

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1.808 karar eşleşti
12. Ceza Dairesi, 2021/4049 E., 2024/889 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3-6 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2021/4049 E.  ,  2024/889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3-6 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; Kararın hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere, katılan vekilinin temyiz sebepleri; Somut olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10 kişinin basit tıbbi müdahale ile geçer, 3 kişinin ise nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın asli kusurlu bulunduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal dışında, bölünmüş, üç şeritli, tek yönlü, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunmadığı devlet karayolu üzerinde gece vakti Susurluk istikametine doğru seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan su kanalına aracı düşürerek aracın yan yatması ile sonuçlanan kazada sanığın asli kusuru ile araçta yolcu olarak bulunanlardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., Hatice Ergün, İlayda Usta, Seren Bekdemir ve ...'in hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte, diğer yolculardan Işıl Kocadağ'ın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (5) derece olacak nitelikte, ...'nın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (4) derece olacak nitelikte, ...'nın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta (3) derece olacak nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hususunun ve TCK'nın 51/8 maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmesi sırasında dayanak maddelere hükümde yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması, 2-5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin ve bu sürenin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak belirtilen husus doğrultusunda 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen ve cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, 1 yıl 8 aydan az olamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 6. paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine " Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 8 ay denetim süresi tayin edilmesine" ibaresinin ve hükmün 8. paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine "5237 sayılı TCK’nın 51/7.maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği, TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün isteme uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Ceza Dairesi, 2023/9308 E., 2024/3360 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/825 Karar sayılı kararında; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği, "Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamam
7. Ceza Dairesi         2023/9308 E.  ,  2024/3360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/100 E., 2022/825 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanığın kamu zararını karşılamadığına, hapis cezasının ertelenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, hükmün bu yönleriyle bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına, sanığın suç işleme kastı bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. II.GEREKÇE 1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk ekiplerince 24.08.2013 tarihinde kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında yürütülen yol arama uygulaması sırasında Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.08.2013 tarihli ve 2013/723 Değişik İş sayılı arama kararı gereğince durdurulan ... plaka sayılı yolcu otobüsünde yapılan aramada, otobüsün orta kapı merdiven altında bagaj bölümünde kalan ve sunta ile kapatılmış bölmede muavin olarak çalışan sanık ...'e ait olduğu tespit edilen gümrük kaçağı toplam 270 karton sigara ele geçirilmiştir. Sanık aşamalarda sigaraların ele geçirildiği otobüste muavin olarak çalıştığını, sigaraları içmek amacıyla aldığını beyan etmiştir. 2.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın ödeme iradesinde bulunmadığı anlaşılmıştır. 3.Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/825 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, KEMT varakası, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıktan ele geçen gümrük kaçağı eşyanın miktar itibariyle ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu gözetilerek, sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabul edilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 5. Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/100 Esas, 2022/825 Karar sayılı kararında; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereği, "Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine" ve 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereği "Denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına" ilişkin hükümlere yer verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünün (5) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, hükme, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulamasından sonra gelmek üzere; “5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
6. Ceza Dairesi, 2022/3221 E., 2023/8638 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2022/3221 E.  ,  2023/8638 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2012 tarihli ve l2012/2692 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 31/3 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 62 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir. 3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2012/79 Esas, 2012/180 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.02.2016 tarihli ve 2013/30465 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararı ile; "Suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1 inci maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1-3 ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 10.07.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 150/2, 31/3, 168/1-3 ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri; 1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut herhangi bir delil olmadığı ve ‘Şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine, 3. Vesaire İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk mağdura mesaj atarak "senin sultanbağlılarla ne işin var onlar çingene seni döveceklermiş, ben hallettim ama para istiyorlar 200 TL para gönder demiştir." Daha sonra suça sürüklenen çocuk mağduru arayarak, "100 TL para vereceksin yoksa adam gönderirim döve döve alırlar" demiş ve bu içerikte bir çok mesaj atmıştır. 19.03.2012 tarihinde saat 12.05 de mağdurun sanığa okul önünde 100 TL parayı verdiği anlaşılmıştır. 2. Mesaj kayıtları ilçe emniyet amirliğince incelenmiş tutanak halinde dosyada mevcuttur. 3. Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Mağdurun zararı kovuşturma aşamasında karşılanmıştır. 5. Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmıştır. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Suç Unsurlarının Oluşmadığı ve Suça Sürüklenen Çocuğun Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden Mağdurun ailesinden ayrı olarak öğrenim yaptığı, suça sürüklenen çocuk ... ile arkadaş ortamında bir şekilde tanıştıkları, bu tanışıklıktan sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın çeşitli gerekçeler öne sürerek ...'ten para istemeye başladığı, bu amaçla ... ile çeşitli telefon görüşmeleri yaptığı gibi ayrıca ...'in telefonuna para vermesi yönünde ayrıntıları iddianamede bulunan çok sayıda mesaj gönderdiği, bu mesajlarda açıkça müştekiyi para ödemeye zorlayan, hakaret, tehdit içeren kayıtlar bulunduğu, bu tehdit edici doğrudan ve dolaylı söz ve eylemler sonrasında mağdurun okul önünde 100 TL verdiği, ayrıca da suça sürüklenen çocuğun bundan başka da paralar talep ettiği, ancak mağdurun durumu ailesine bildirmesi ile olayın ortaya çıktığı, suça sürüklenen çocuğun bu şekilde üzerine atılı yağma suçunu işlediği anlaşılmakla ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararında her hangi bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Vesaire Yönünden 1. Mahkeme her ne kadar etkin pişmanlık sebebiyle indirim yaparken uygulama maddesini "5237 sayılı Kanun'un 168/3 del. ile 168/2" yerine "168/3 del. ile 168/1" maddesi olarak göstermiş ise de; yapılan indirim oranının doğru uygulanması sebebiyle sonuca etkili görülmediğinden mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak görüşmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Yargıtay bozma ilamından önce verilen 16.10.2012 tarihli kararda hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/3 üncü maddesi uygulanarak ertelenmesine karar verildiği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan (c) no.lu paragrafta açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/80 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasına; “Suça sürüklenen çocuğun 16.10.2012 tarihli önceki hükümden kaynaklanan kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezanın 5237 Sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve 5237 sayılı TCY’nın 51/3 üncü maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 8 ay denetim altında bulundurulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2021/3079 E., 2023/8798 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
c.) Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine,
9. Ceza Dairesi         2021/3079 E.  ,  2023/8798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/453 E., 2017/784 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl karar ile ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2018 tarihli ve 2016/69 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile sanığın; a.) Nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve beşinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.) Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, d.) Şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, e.) Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, f.) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası ve son cümlesi ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf itirazı yerinde görülmekle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli ve 2016/69 Esas ve 2017/3 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine, karar verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesi uyarınca reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Dosyada mevcut deliller uyarınca suç sabit iken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın nitelikli cinsel saldırı ve isnat olunan diğer suçlar yönünden en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine, sanık lehine indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Dosyada mevcut CD görüntülerinde cinsel saldırının rıza dışı meydana geldiğinin açıkça görülmesi ve mağdurenin aşamalarda değişmeyen samimi beyanlarının bulunması nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme, "...Sanık ... ...' nun olay öncesindeki tarihlerde Hatay İlinden Suriye uyruklu bir bayanı köye getirerek bir süre birlikte yaşadıktan sonra çıkan sorunlar nedeniyle geri gönderdiği, o bayanı gönderdikten kısa bir süre sonra yeğeni ... ... ile birlikte Hatay iline yeniden başka bir kadın almak amacıyla gittiği, burada aracılar vasıtasıyla müşteki ... ile tanıştırıldığı, bu tanışma dolayısıyla aracılara para verdiği, Hatay ilinde müştekiye küpe ve yüzük aldığı, burada Suriye uyruklu müşteki ile evlenmek hususunda anlaştığı ve Sungurlu ilçesine ulaşınca resmi nikah ve düğün yapacağını da belirttiği, sonrasında Hatay ilinden sanığın yaşamış olduğu Sungurlu'ya doğru hareket ettikleri, gece 02:30 civarı Sungurlu'ya ulaştıkları, sanığın yeğeni olan ...'ı Ankara iline gitmesi için Sungurlu'dan otobüse bindirdiği ve müşteki ile birlikte köye doğru hareket ettiği, köy yolunda tenha bir yerde aracı durdurduğu ve bu esnada müştekinin zorla üzerini soyduğu, müşteki ile rızası hilafına zor kullanarak ilişkiye girerek cinsel saldırıda bulunduğu, bu ilişki anını videoya çektiği, dosya içerisinde bulunan video görüntülerinden ve 12.09.2016 tarihli kolluk tarafından düzenlenen CD izleme tutanağından da anlaşılacağı üzere müştekinin bu ilişkiye rızasının olmadığı, sanığın müştekiyi videoya alırken ve fotosunu çekerken müştekinin yüzünü kapattığı ve çekilen fotolardan yüz ifadesinin ağlamaklı olması nazara alındığında ilişkiye rızasının olmadığının anlaşıldığı, sanığın cinsel ilişki esnasında müştekiye " sik... a... goyduğum böyle olmaz ki, a.... sokuyum" diyerek hakeret ettiği, müştekinin geri gitmesi durumunda çektiği görüntüleri sosyal medyada paylaşmakla müştekiyi tehdit etmek suretiyle şantajda bulunduğu, müştekinin aracın içerisinde bağırdığı ancak bulundukları yerin köyün dışında olması ve vaktin de gece olması sebebiyle kimseye sesini duyuramadığı, burada sanığın müşteki ile zorla bir defa cinsel ilişkiye girdiği, kıyafetlerini giyerken sanığın müştekiye ait telefonu gördüğü ve telefonu alarak içinde bulunan sim kartı kırarak müştekinin malına zarar verdiği, köye ulaştıklarında sanık ile müştekinin aynı yatakta uyuduğu, sabah uyanınca sanığın saat 12:00'de tekrar zorla müşteki ile cinsel ilişkiye girerek ikinci kez cinsel saldırıda bulunduğu ve evden ayrıldığı, akşam eve gelince müştekinin sanığa karnının ağrıdığını ve hastaneye gitmesi gerektiğini söylediği, sanık, sanığın kız kardeşi ve müştekinin hep birlikte hastaneye geldikleri, müşteki ve sanığın kız kardeşinin araçta beklediği ve sanığın hastaneye giderek doktorla konuştuğu, hastanede müştekiyi Suriye uyruklu olması ve kimliğinin olmaması sebebiyle doktorun muayene etmediği, ancak sanığın tarifi üzerine bir kağıda ilaç isimleri yazarak verdiği, bu ilaçları almak için hep birlikte ... Eczanesi'ne geldikleri, müştekinin burada tezgahta bulunan eczacı tanık ...'nun kolundan tutarak "ben ..., yardım edin polis"diye yalvarır tarzda yardım istediği ve bu olayın dosyada bulunan eczane güvenlik kamerası ve eczane çalışanı tanık ...'in ifadelerinden de sabit olduğu, bu esnada sanığın müştekiyi ittirerek zorla eczaneden çıkardığı ve araca bindirerek köye götürdüğü, sanığın ilk cinsel eyleminden kolluk görevlilerinin evine gelmesine kadar geçen zaman dilimi içerisinde müştekinin hürriyetini kısıtladığı, tanık olan eczacı ... tarafından olayın kolluğa bildirilmesi üzerine sanığın köydeki evine gidildiği ve müştekinin sanığın evinde bulunduğu, olayların bu şekilde açığa çıktığı ve sanığın bu suretle zincirleme şekilde cinsel saldırı, kişinin hürriyetini kısıtlama, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği anlaşıldığından..." şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine karar vermiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi "...Sanık hakkında cinsel saldırı, şantaj, hürriyeti tahdit, mala zarar verme, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış ve sanığın bu suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dairemizce de sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen mahkumiyet kararlarında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğinden bu suçlar açısından istinaf taleplerinin esastan reddedilmesi gerektiği kabul olunmuştur. Fakat gerek dosyadaki ifadeler, gerek mesaj çözümleri, gerek olayın oluş şekli, gerekse de Dairemizce de izlenen olaya ilişkin kamera kaydı gözönüne alındığında, mağdur ...'in, sanık ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiği kabul olunduğundan, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılması ve sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, şantaj, mala zarar verme ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik İstinaf Başvurularının Esastan Reddine, nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın beraatine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, Şantaj, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir V. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, Şantaj, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükme İlişkin Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2017/453 Esas, 2017/784 Karar sayılı kararına Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.
3. Ceza Dairesi, 2021/599 E., 2023/506 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
i ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
3. Ceza Dairesi         2021/599 E.  ,  2023/506 K. "İçtihat Metni" T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/274 - 2015/399 SUÇ : 2911 sayılı Kanun'un 31/1 ve 33/1. maddelerine muhalefet, terör örgütünün propagandasını yapma, görevi yaptırmamak için direnme, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, silah sağlama, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, mala zarar verme, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜM : Kovuşturmanın ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkumiyet, mahkumiyet kararının ertelenmesi Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve katılan ... AŞ. vekili tarafından temyiz edildiği görülmekle yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü: A. 1. 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuklar hakkındaki 19.02.2013, 16.12.2014 ve 19.02.2015 tarihindeki duruşmaların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 185 inci maddesi gereğince kapalı yapılması gerekirken açık yapılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Suça sürüklenen çocuklar hakkındaki 2911 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin birinci ve 33 üncü maddesinin birinci fıkralarına aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin (b) bendi uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi dair kararlar, anılan maddenin 4 üncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkra 2 nci cümlesi hükmü karşısında durma kararı niteliğinde itiraz yasa yoluna tabi olduğundan; tüm suça sürüklenen çocuklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararların Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 3. Tüm suça sürüklenen çocuklar hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü adına suç işleme, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli öldürmeye teşebbüs ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında silah sağlama suçlarının nitelikleri itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla katılan ... AŞ. vekilinin temyiz talebinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 4. Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve ... AŞ. vekilinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme ve silahlı terör örgütü adına suç işleme, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü adına suç işleme ve suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2011/274 Esas, 2015/399 sayılı Kararı ile; 1. Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı: a)2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 33/1. maddelerine aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından; Kovuşturmanın ertelenmesi, b)Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması c)Nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan; Beraat d)Mala zarar verme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.660TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, e)Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, f)Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 23 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında: a)2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 33/1. maddelerine aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından; Kovuşturmanın ertelenmesi, b)Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması c)Nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan; Beraat d)Mala zarar verme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.220TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e)Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan (2 kez); 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, f)Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 23 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 3. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı: a)2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 33/1. maddelerine aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından; Kovuşturmanın ertelenmesi, b)Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması c)Silah sağlama suçundan; Beraat d)Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, e)Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 23 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, 4. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; a)2911 sayılı Kanunun 32/1 ve 33/1. maddelerine aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından; Kovuşturmanın ertelenmesi, b)Görevi yaptırmamak için direnme suçundan; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması c)Nitelikli öldürmeye teşebbüs suçundan; Beraat d)Mala zarar verme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 152 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, e)Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 10 ay 15 ... hapis ve 3.740TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, f) Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.03.2018 tarihli ve iade, ret, onama, bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Suça sürüklenen çocuk ... ... müdafisinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle kandırılmaya müsait yapıda birisi olduğundan samimi beyanlarına mahkemece itibar edilmesi gerektiği, örgüt üyesi olmadığı gibi örgüt çağrısıyla sokağa çıktığı hususunda somut delil bulunmadığından verilen cezanın masumiyet ilkesiyle çeliştiği, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçunun sübutu kabul edilse dahi suça sürüklenen çocuk örgüt üyesi olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanarak artırım yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkumiyete dayanak yapılan delillerin cezalandırmaya yeterli olmadığından ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz istemi; temyiz süre tutum dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 3. Suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz istemi; temyiz süre tutum dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 4. Suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz istemi; temyiz süre tutum dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 5. Suça sürüklenen çocuk ... ... müdafisinin temyiz istemi; temyiz süre tutum dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 6. Suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun diğer suça sürüklenen çocuklarla hiçbir şahsi irtibatının bulunmadığı, örgütsel bir bağ içerisine girdiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı, cezalandırmaya yeterli somut delil bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. 7. Suça sürüklenen çocuk ... müdafisinin temyiz istemi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki düzenlemelere ve yargı kararlarına aykırı olarak suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini kanıtlar, cezalandırmaya yeterli, somut delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği, katıldığı iddia olunan toplantı ve gösteri yürüyüşü içindeki konumunun irdelenmediği, suça sürüklenen çocuğun yaşı da dikkate alındığından kandırılmaya müsait olduğundan bulunduğu araca konulan molotofların kahvaltılık malzemesi olduğu söylenerek kandırılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, samimi beyanlarına itibar edilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmesi talebinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 24.03.2011 tarihinde ... internet sitesinde verilen bir haberde, Kürt sorununun çözümü için herhangi bir adım atılmadığı gerekçesiyle sivil itaatsizlik eylemlerine başlandığı ve demokratik çözüm için çadırlar kurulduğu, bu çadırların müdahale yapılarak kaldırıldıklarına dair haberler yapıldığı, sonrasında PKK/KCK/TM nin talimatları doğrultusunda çeşitli illerde ve ... ilinde güvenlik güçlerine ve kamu kuruluşları ile vatandaşlara yönelik saldırılar başlatıldığı, iddianame anlatımı ve mahkemenin kabulüne göre suça sürüklenen çocukların katıldıkları tespit edilen eylemlerden olarak; 19.04.2011 tarihinde sabah saat 06:40 sıralarında aynı ... il merkezinde yasa dışı olaylar meydana geleceği ihbarı alan güvenlik güçlerince yol kontrolünde esnasında bir ticari taksi durdurulduğunda araç içinde bulunan üç şahsın kaçmaya yeltendikleri, bu şahısların suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile yaşı büyük ... olduklarının tespit edildiği, ticari takside yapılan aramada bagaj kısmında bulunan iki adet koli açıldığında; kolilerin birinde 22 adet, diğerinde ise 24 adet molotof kokteylinin ele geçrildiği, yine aracın arkasında poşet içerisinde puşiler, sivitşortlar ve 13 çift inşaat eldiveni ele geçirildiği, 19.04.2011 tarihinde saat 10.45 sıralarında toplanan kalabalık tarafından Cumhuriyet caddesi üzerinde bulunan Noterlik Binaları, Halk Bankası, İş Bankası, ... ve ... İl Müdürlüğü binaları ile güvenlik görevlilerine, araçlarına ve vatandaşlara ait araçlara taşlı, molotoflu, havai fişekli saldırılarda bulunulduğu ve zarar verdildiği, 19.04.2011 tarihinde saat 11:00 sıralarında eylem yapan grubun o sırada içeride çalışanların ve müşterilerin bulunduğu ... Şubesine taşlar ve molotof kokteylleri atarak yakmaya çalıştıkları ve zarar verdikleri, 19.04.2011 tarihinde saat 12:00 sıralarında eylem yapan grubun o sırada içeride çalışanların ve müşterilerin bulunduğu ... İl Müdürlüğü binasına önce taş ve sonra da molotof kokteylleri atarak yakmaya çalıştıkları ve zarar verdikleri, 21.04.2011 tarihinde saat 14:00 sıralarında eylem yapan grubun o sırada içeride çalışanların ve müşterilerin bulunduğu ... Şubesine çok sayıda molotof kokteyli atarak yakmaya çalıştıkları ve zarar verdikleri, banka çalışanlarından Merve Pehlivanoğlu'nun dumandan etkilenerek baygınlık geçirdiğinin tespit edildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonunda, suça sürüklenen çocukların savunmaları, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkındaki yakalama tutanağı, soruşturma aşasında verdiği ifadelerinde ... hakkında anlatımları bulunan C.Y. isimli şahsın beyanları, görüntü inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ...'ın ikrar içeren savunmaları birlikte değerlendirildiğinde PKK/KCK terör örgütünün çağrıları üzerine yapılan yasa dışı gösteriye katıldıkları, eylemler esnasında ellerine aldıkları molotof bombasını suça sürüklenen çocuk ... ...'nın Yapı Kredi Bankasına, suça sürüklenen çocuk ...'nin ... binasına doğru attıklarının, suça sürüklenen çocuk ... ve ...'ın ise molotof bombasını kullandıklarının sübuta erdiği kabul edilerek, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında; 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçları 6352 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığından kovuşturmanın ertelenmesine ve görevi yaptırmamak için direnme suçları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yakarak adam öldürmeye teşebbüs suçunun her hangi bir mağdurunun tespit edilmemiş olması, yapılan icrai hareketin adam öldürmeye elverişli olduğuna ilişkin bir tespit bulunmaması ve mahkemece yapılan değerlendirmede eylemin sonucu gerçekleştirmeye müsait olmadığına ilişkin kanaat oluşması nedenleriyle atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine, örgütsel faaliyet çerçevesinde izinsiz olarak patlayıcı madde bulundurdukları anlaşıldığından tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine, yakıcı madde kullanmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediklerinden mala zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sübuta eren örgüt adına işlenen suçlar 2911 sayılı Kanun'un 34/A maddesinde sayılan suçlar arasında yer almadığından silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... 'ın ikrar içeren savunmasıyla birlikte değerlendirildiğinde PKK/KCK terör örgütünün çağrıları üzerine yapılan yasa dışı gösteriye katıldığı ve gösteri esnasında eline aldığı molotof bombasını kullandığının sübuta erdiği kabul edilerek hakkında; 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçları 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığından kovuşturmanın ertelenmesine ve görevi yaptırmamak için direnme suçu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yakarak adam öldürmeye teşebbüs suçunun her hangi bir mağdurunun tespit edilmemiş olması, yapılan icrai hareketin adam öldürmeye elverişli olduğuna ilişkin bir tespit bulunmaması ve mahkemece yapılan değerlendirmede eylemin sonucu gerçekleştirmeye müsait olmadığına ilişkin kanaat oluşması nedenleriyle atılı suçtan beraatine, örgütsel faaliyet çerçevesinde izinsiz olarak patlayıcı madde bulundurduğu anlaşıldığından tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan iki kez cezalandırılmasına ve hapis cezalarının ertelenmesine, iki kez yakıcı madde kullanmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına ve sübuta eren örgüt adına işlenen suçlar 2911 sayılı Kanun'un 34/A maddesinde sayılan suçlar arasında yer almadığından silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuklar ...'nun ve ...'un yakalama tutanağı birlikte değerlendirildiğinde PKK/KCK terör örgütünün çağrıları üzerine yapılan yasa dışı gösteriye katılmak için yanlarında eylemde kullanılmak üzere molotof bombaları olduğu halde takside yakalandıkları sübuta erdiği kabul edilip, suça sürüklenen çocuk ...'nun suçlamayı kabul etmeyerek molotoflardan haberinin olmadığını ve kendisinin geçerken inmek üzere taksiye bindiğini savunmuş ve suça sürüklenen çocuk ...'un ise yine suçlamayı kabul etmeyerek molotoflardan haberinin olmadığını ve paketleri kahvaltılık malzeme olarak bildiğini savunmuş iseler de savunmaların hayatın olağan akışına uygun düşmemesi ve tutanak içeriğine üstünlük tanınarak beyanlarına itibar edilmeyerek haklarında; 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçları 6352 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığından kovuşturmanın ertelenmesine ve görevi yaptırmamak için direnme suçları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu molotofları kendileri kullanmayıp kullanacak başka kişilere teslim edeceklerine dair bir durum tespiti bulunmadığından bu molotofları kendilerinin kullanacağı kabul edilerek ve eylemin izinsiz patlayıcı madde bulundurma suçu içinde eriyeceğinden atılı silah sağlama suçundan ayrı ayrı beraatlerine, örgütsel faaliyet çerçevesinde izinsiz olarak patlayıcı madde bulundurdukları anlaşıldığından tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine, sübuta eren örgüt adına işlenen suçlar 2911 sayılı Kanun'un 34/A maddesinde sayılan suçlar arasında yer almadığından silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk ...'nun PKK/KCK terör örgütünün çağrıları üzerine yapılan yasa dışı gösteriye katıldığı ve gösteri esnasında eline aldığı molotof bombasını kullandığının sübuta erdiği kabul edilerek hakkında; 2911 sayılı Kanun'a aykırılık ve terör örgütünün propagandasını yapma suçları 6352 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi kapsamında kaldığından kovuşturmanın ertelenmesine ve görevi yaptırmamak için direnme suçu hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yakarak adam öldürmeye teşebbüs suçunun her hangi bir mağdurunun tespit edilmemiş olması, yapılan icrai hareketin adam öldürmeye elverişli olduğuna ilişkin bir tespit bulunmaması ve mahkemece yapılan değerlendirmede eylemin sonucu gerçekleştirmeye müsait olmadığına ilişkin kanaat oluşması nedenleriyle atılı suçtan beraatine, örgütsel faaliyet çerçevesinde izinsiz olarak patlayıcı madde bulundurduğu anlaşıldığından tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, yakıcı madde kullanmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinden mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına ve sübuta eren örgüt adına işlenen suçlar 2911 sayılı Kanun'un 34/A maddesinde sayılan suçlar arasında yer almadığından silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmaları, görüntü inceleme tutanakları, olay yeri inceleme raporları, yakalama ve el koyma tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; 1. Suça sürüklenen çocuk ... ...'nın; 19.04.2011 günü ... ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere eylemci grup içerisinde yer alarak yüzünü puşi ile kapatıp ... Bankasına molotof kokteyle attığı, her ne kadar mahkemedeki savunmasında önceki beyanlarını kabul etmemiş ise de Cumhuriyet savcısı ve sorgu hakimliğinde müdafii huzurundaki savunmalarında getirilen çanta içerisinden aldığı molotof kokteylini Yapı Kredi Bankasına doğru attığına ilişkin ikrara dayalı beyanı ile de sübuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk ...'nin; 19.04.2011 günü Van ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere eylemci grup içerisinde yer alarak yüzünü puşi ile kapatıp ... binasına molotof kokteyle attığı, savunmasında tanımadığı bir kadından puşi, gruptakilerden ise eldiven, çakmak ve molotofu aldığını ve yanmakta olan ... binasına attığına ilişkin ikrara dayalı beyanı ile de sübuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Suça sürüklenen çocuk ...'ın; 19.04.2011 günü Van ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere TOMA aracına doğru taş attığı, yine elindeki molotof kokteylini yakarak ... Bankasına attığı, savunmasında görüntülerde yanındaki şahısların 'Gençlik' diye hitap ettikleri kişiler olduğunu, büyüklerin zorlaması ile çadıra gittiğini, kendisine elbise verip, puşi ile sardıklarını, verdikleri molotof kokteylini ... Bankasına attığına ilişkin ikrara dayalı beyanı ile de sübuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 4. Suça sürüklenen çocuk ...'ın; 19.04.2011 günü Van ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere elinde molotof kokteyli bulunduğu, daha sonra bunu ... binasına doğru yakarak attığı, sonra da geri dönerek içerisinde molotof kokteyli bulunan poşeti ... binasına attığı, savunmasında kendisine molotof kokteylini ..., .... ve ....'nin verdiğini, ...'nun önden giderek ... binasına molotof kokteylini attıktan sonra yine kendisinin de molotof kokteyli attığını, bu sırada ...'nun da alkışladığını, daha sonra ....'nin verdiği içerisinde molotof kokteylleri bulunan poşeti de yanmakta olan ... binasına attığına ilişkin ikrara dayalı beyanı ile de sübuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 5. Suça sürüklenen çocuk ...'nun; 19.04.2011 günü ... ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere yerden aldığı kelebek taşlarını Akrep aracına doğru attığı, savunmasında gaz bombasından etkilenince kızarak yerden altığı taşı polislere attığını ancak molotof kokteyli atmadığını savunmuş ise de, suça sürüklenen çocuk ...'ın beyanlarında kendisine molotof kokteylini ..., .... ve ....'nin verdiğine, ...'nun önden giderek ... binasına molotof kokteylini attıktan sonra yine kendisinin de molotof kokteyli attığına, bu sırada ...'nun da alkışladığına dair beyanları ile de subuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 6. Suça sürüklenen çocuk ... 'ın 19.04.2011 ve 21.04.2011 günü ... ilinde PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine gerçekleştirilen eylemlere katıldığı, görüntü inceleme tutanakları ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 19.04.2011 tarihlindeki eylemde yüzünü puşi ile kapatıp elinde bulunan molotof kokteylini yakarak ... Bankasına attığı, 21.04.2011 tarihli eylemde ise molotof kokteyllerini yanında bulunanlarla paylaştıktan sonra ...Bankasına attığı, savunmasında sadece yürüyüşe katıldığını, hiçbir yere molotof kokteyli ve taş atmadığını savunmuş ise de C.Y. isimli şahsın soruşturma aşasında verdiği ifadesinde 19.04.2011 tarihinde Halk Bankasına molotof kokteyli atarken çekilen görüntülerde kendisine gösterilen şahsın ... olduğu, önceden hazırlamış olduğu molotof kokteyli ile önden yürüdüğüne, arkasından ise 'KCK Gençlik' dedikleri bir grubun ve kendisinin yürüdüğüne, 21.04.2011 tarihli olayda da ...'ın yine kendi hazırladığı molotof kokteylleri ile dolu poşetle önden gittiğine, kendisine engel olmaya çalışan yaşlı bir adamı ittirip ... Bankasına molotof kokteyllerini attığına dair beyanları ile de sübuta erdiğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, mala zarar verme ve silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarını işlediğine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, suça sürüklenen çocuğun eylemlerde kullandığı molotof kokteyllerinin aynı cins patlayıcılar olup farklı tarihlerde imal edildiklerine dair bir delil bulunmayışı ve patlayıcı maddelerin kullanılma zaman aralığı nazara alındığında, eylemin tek suç olarak kabulü ile tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan bir kez cezalandırılmasına karar verilmesi gerekeceği kabul edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... ...'ın mahkemede savunmasını müdafii huzurunda Türkçe dili ile yapıp daha sonraki celselerde ana dilde (Kürtçe) beyanda bulunmak istediğinde bulunması açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu konudaki talebin reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 7. Suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında yaptırım olarak üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasının öngörülmesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca adli para cezasının alt sınırının ise 5 ... olması nazara alındığında, hapis cezası asgari hadden tayin edildiği halde aynı gerekçe ile adli para cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmıştır. 8. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü adına suç işleme suçundan kurulan hükümlere karşı öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine. Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen müsnet suçtan kurulan hükümlerde uygulama delalet maddesinin "TCK'nın 220/6 ve 314/3. maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2. maddesi” yerine, sadece "TCK'nın 220/6 ncı maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2 nci maddesi" olarak gösterilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 9. Dosya kapsamında bulunan ve UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, suç tarihinde 14 yaşında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarından hüküm kurulurken, her ne kadar eksik inceleme ile 15-18 yaş grubunda olduğu kabul edilerek farik ve mümeyyizlik raporu alınmamış ve hükmolunan cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmolunmuş olduğu, ayrıca suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... Devlet Hastanesince tek hekim tarafından düzenlenen farik ve mümeyyizlik raporuna dayanılarak soruşturma ve yargılama yapılmış ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan hükmolunan cezada yaş küçüklüğü nedeniyle doğru oran olan “½” oranında indirim yapılmasına karşın, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine sehven aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası olarak yazılmış olduğu belirlenmiş ise de; suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında anılan atılı suçlar ile suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında mala zarar verme suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, zamanaşımını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmıştır. 10. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve silahlı terör örgütü adına suç işleme suçlarından kurulan hükümler yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen "bir suç isnadı altındaki kimsenin tercüman aracılığı ile savunma yapma hakkı" ve AİHM'nin bu hakka ilişkin kararları ile oluşturduğu hukuksal standardın üstünde bir nitelik taşıyan, hükümden önce 24.01.2013 tarihindeki Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 202 nci maddesine eklenen dördüncü fıkradaki yasal düzenleme nedeniyle kanun koyucunun bu hakka atfettiği değer gözetilerek, anadilde savunma yapmak isteyen suça sürüklenen çocuğa bu imkan tanınmadan ve usulüne uygun savunması alınmadan hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır. 11. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve silahlı terör örgütü adına suç işleme suçları yönünden yapılan incelemede, UYAP kayıtlarından yapılan kontrol ve hükümden sonra dosyaya gelen belgelerden Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/600 Esas sayılı dosyasında 06.04.2011 tarihinde Van ilinde gerçekleşen olaylarla ilgili olarak suça sürüklenen çocuk ... hakkında silahlı terör örgütü adına suç işleme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dava açıldığının anlaşılması karşısında; öncelikle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/600 Esas sayılı dosyasının getirtilip aynı eylem ve faaliyetleri kapsayıp kapsamadığı, suç vasfının tayini ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçu yönünden patlayıcı maddenin cins, tür, imal zamanı araştırılarak sonucuna göre derdest olması halinde iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesi, karar verilip kesinleşmiş olması durumunda ise dosyanın aslı veya Yargıtay denetime olanak verecek şekilde onaylı örneği dosya arasına alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün 8 inci maddesinde açıklanan nedenlerle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2011/274 Esas, 2015/399 sayılı Kararında, suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği olarak suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin (E) bendinin (1) numaralı fıkralarında yer alan "TCK'nın 220/6 ncı maddesinin yollamasıyla TCK’nın 314/2 nci maddesi ibaresinin çıkarılarak yerlerine "TCK'nın 220/6 ve 314/3. maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme, Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma ve Suça Sürüklenen Çocuk ... ... Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün 9 uncu maddesinde açıklanan nedenlerle, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2011/274 Esas, 2015/399 sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiileri ve suça sürüklenen çocuk ... ... yönünden katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Suça Sürüklenen Çocuklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma, Suça Sürüklenen Çocuk ... ... ve ... Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün; 6 ve 7 nci maddelerinde suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında açıklanan nedenlerle, 7 nci maddesinde suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında açıklanan nedenle, 10 uncu maddesinde suça sürüklenen ... ... hakkında açıklanan nedenle ve 11 inci maddesinde ... hakkında açıklanan nedenlerle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2011/274 Esas, 2015/399 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Hukuku Genel Hükümler

Erteli cezanın denetim süresi içerisinde, mahkeme hükümlü hakkında aşağıdakilerden hangisine karar veremez?

A) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün eğitim programına devam etmesine.
B) Bir meslek sahibi hükümlünün, aynı mesleği icra eden başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına.
C) 18 yaşından küçüklerin barınma imkanı bulunan eğitim kurumuna devam etmesine.
D) Hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirilmesine.
E) Hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayılmasına derhal karar verilmesine.

Bu maddeyle ilgili 20 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol