Ceza Muhakemesi Kanunu 286. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.
(2) Ancak;[131]
a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları,
c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları,
Temyiz edilemez.
(3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra),
2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213),
3. Suç işlemeye tahrik (madde 214),
4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215),
5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216),
6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217),
7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133] Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299),
9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300),
10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301),
11. Silâhlı örgüt (madde 314),
12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318),
suçları.
b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar.
Hükümden önceki kararların temyizi
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
3.070 karar eşleşti
1. Ceza Dairesi, 2023/1920 E., 2025/589 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
çluyu kayırma suçundan, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(a) maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
1. Ceza Dairesi 2023/1920 E. , 2025/589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1748 E., 2022/3210 K.
Sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçundan, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-(a) maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar Şenol ve Köksal hakkında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümleri ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(g) maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, katılan ...'ya karşı kasten yaralama ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna yardım etme, sanık ... hakkında katılan ... ve ...'ya karşı işlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama ve nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına yardım etme, sanıklar .... ve ...hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına yardım etme ile sanık ... hakkında suçluyu kayırma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. ve 286/2-(a), (b), (g) maddeleri gereği temyiz edilebilir oldukları, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 Tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/131 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ile katılanlara karşı konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince ayrı ayrı beraatine,
5. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince beraatine,
6. Sanıklar Köksal ve Şenol hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddeleri gereğince ayrı ayrı beraatlerine,
7. Sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-(e) maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 Tarihli ve 2022/1748 Esas, 2022/3210 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ile sanıklar Köksal ve Şenol hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüs yardım etme suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve sanık Enver müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama ve katılanlara karşı konut dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme, katılan ...'ya karşı kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ile katılanlara karşı nitelikli konut dokunulmazlığının ihlaline yardım etme, sanık ... hakkında katılan ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme ve sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının (lehe-aleyhe), katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla,
a. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 53/1 ve 58/6-7. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. Sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı kasten yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a karşı nitelikli konut dokunulmazlığını ihlale yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-(a), 39/2-(c) ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
f. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(c), (e), 87/1-(a), 39/2-(c), 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
g. Sanık ... Sezgin hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283/1, 62/1, 50/1-(a), 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanık ...’in, katılan ...’a karşı kamu görevlisini tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan, sanıklar ... ve ...'nın ise bu suça yardım etmeden cezalandırılması gerektiğine, sanıklar.... ve ... hakkında katılan ...’ya karşı eylemden beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemleri özetle; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, sanıklar ... ve ...’nın müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiğine, sanıklar .... ve ...nın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, hatalı indirimler yapıldığına, sanıklar Köksal ve Şenol’un mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... ... hakkında kurulan hükümde temel cezada yeterince alt sınırdan uzaklaşılmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasının hatalı olduğuna, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmesine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın isnad olunan suçlardan beraatine karar verilmesine gerektiğine, isnad olunan suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve yardım etmediğine ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; kasten yaralama suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
6. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığa isnad olunan suçların unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar Köksal ve Şenol Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Katılan ...'ya Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına Yardım Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Katılan ...'ya Karşı Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçuna Yardım Etme, Sanık ... Hakkında Katılan ... ve ...'ya Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yardım Etme ile Sanık ... Sezgin Hakkında Suçluyu Kayırma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ...'in katılanların hayati vücut bölgelerini hedef almasına ve eylemine devam etmesine mani hal bulunmadığı halde katılan ...'ın diz altını, katılan ...'nın alt vücut bölgesini hedef alması, atış sayısı ve meydana gelen zarar bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu hususundaki tespitte isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin suça yardım etme düzeyinde olduğu, sanıkların eylemlerine uyan suçların maddi ve manevi unsurlarının somut olayda oluştuğu, sanıklar Evren, ..., ... ve Mehmet Sezgin'in eylemlerine uyan suç vasıfları ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre belirlenen ceza yaptırımlarının kanuni bağlamda, gerekçesi gösterilerek ve dosya kapsamına uygun şekilde belirlendiği, sanık ... hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanıklar Evren ve ... hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Suçluyu Kayırma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Şenol ve Köksal Hakkında Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlaline Yardım Etme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-(g) maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Katılan ...'ya Karşı Kasten Yaralama ve Katılanlara Karşı Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçuna Yardım Etme, Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Karşı İşlenen Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama, Kasten Yaralama ve Nitelikli Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarına Yardım Etme, Sanık ... Sezgin Hakkında Suçluyu Kayırma ile Sanıklar Köksal ve Şenol Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Katılan ...'ya Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına Yardım Etme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/1748 Esas, 2022/3210 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri, sanıklar Evren, ..., ... ve Mehmet Sezgin müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi.
Diğer kararlar (4)
10. Ceza Dairesi, 2024/9324 E., 2025/127 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
arına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemez kararlardan olması şeklindeki düzenleme karşısında karar hukuka aykırı görüldüğünden, temyiz edilen hükme yönelik temyiz başvurusunun CMK'nın 286/2a ve 298. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesinin gerekeceği değerlendirilerek,Yüksek Daireniz kararına karşı 5271 sayılı Kanunun 308.
10. Ceza Dairesi 2024/9324 E. , 2025/127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1908 E., 2022/131 K.
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması(sanıklar ... ve ... yönünden)
2. Ret (sanık ... yönünden)
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (tüm sanıklar yönünden)
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2024 tarihli ve KD-2022/34516 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmü ile verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8.320,00 TL adli para cezasının istinaf incelemesi neticesinde esastan reddine karar verilmesine ilişkin kararının temyiz incelemesi kapsamında olup olmadığına ilişkindir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, "5271 sayılı CMK'nın 286/2a maddesindeki İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemez kararlardan olması şeklindeki düzenleme karşısında karar hukuka aykırı görüldüğünden, temyiz edilen hükme yönelik temyiz başvurusunun CMK'nın 286/2a ve 298. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesinin gerekeceği değerlendirilerek,Yüksek Daireniz kararına karşı 5271 sayılı Kanunun 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerektiği değerlendirilmiştir." gerekçesiyle Dairemizin anılan kararına itiraz edildiği görülmüştür.
II. GEREKÇE
A. Sanık ...'un 29.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2019 tarihli, 2019/2956 Soruşturma, 2019/2107 Esas ve 2019/533 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 188/6-8 yollamasıyla 188/3, 53/1, 54/1, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
B. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/422 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 29.07.2019 tarihli eylemi sabit kabul edilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 188/3, 188/6, 188/8, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile 12.500-TL adli para cezasına hükmedildiği,
C. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/534 Karar sayılı ilâmı ile;
"Sanık ... hakkında 29.07.2019 tarihli 7. olay nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf taleplerinin incelenmesinde:
29.07.2019 tarihli 7. Olayda sanık ...'ın sanık ...'dan aldığı ve ... isimli şahsa verdiği iddia edilen 1 adet tabletle ilgili olarak Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.09.2019 tarihli DYR-KİM-19-09318 uzmanlık numaralı raporunda net 0,6 gr ağırlığındaki 1 adet kapsülün, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakında Kanun kapsamında değerlendirilmeyen, yeşil reçeteye tabii "pregabalin" etken maddesini içerdiğinin belirtildiğidikkate alınarak, suç konusu tabletlerin 5237 sayılı TCK'nın 188. Maddesinin 6. Fıkrasında belirtildiği şekilde;
a) “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan rapor alınması,
b) Üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünden sorulması, sonucuna göre eyleminin TCK'nın 188/6. maddesinde düzenlenen “uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin ticaretini yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
c) Sanık ...'in eczacı teknisyeni olarak çalışması ve TCK'nın 188/8. Maddesinde sayılan "eczacı" ya da "ecza ticareti ile iştigal eden kişi" vasfında olmaması nedeniyle hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 188/8. Maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
d)TCK'nın 53. maddesi uygulanırken 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. Fıkrasının 1. cümlesinin uygulanması hususunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,"
Gerekçesi ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan 13.02.2020 tarihli mahkûmiyet hükmünün bozulmasına kesin olarak karar verildiği;
D. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/206 Esas, 2021/303 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 188/3, 188/6, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına hükmedildiği,
E. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/1908 Esas, 2022/131 Karar sayılı ilâmı ile, sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karar içeriğinde sanık ... yönünden de temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hususunun belirtildiği,
F. Sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2022 tarihli 2022/34516 sayılı Tebliğnamesi ile "Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı CMK’nın 286/2. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii'nin temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİ," istemi ile dosyanın Dairemize gönderildiği,
G. Dairemizin, 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararı ile sanık ... yönünden kurulan hükmün, esas yönünden yapılan incelemesi sonucunda, sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile hükmedilen neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile 12.500-TL adli para cezasının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli bozma ilâmı ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince bu kez 26.10.2021 tarihli kararla neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına hükmedildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
5271 sayılı CMK'nın "Temyiz" başlıklı 286/2-a maddesinde "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" nın temyiz edilemez olduğunun belirtildiği, 5271 sayılı CMK'nın anılan 286/2-a maddesinde yer alan "İlk derece mahkemelerinden" ibaresi ile de yargılama sürecindeki İlk Derece Mahkemesince verilen tüm kararların dikkate alınması gerektiğinin
vurgulandığı, dolayısıyla temyiz inceleme konusunun sadece Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı sonrasında verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararları değil, istinaf bozma ilâmı öncesindeki süreci de kapsadığı,
Kaldı ki; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli bozma ilâmı gerekçeleri dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası ile 8.320-TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunmasına rağmen bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince karar verilmesinin esasen tarafın var olan temyiz hakkının elinden alınması sonucunu doğurduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve bozma kararına direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıracak mahiyetteki bu usule aykırılığın temyiz incelemesine konu edilebileceği ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının temyizi kabil olduğu kabul edilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 22.10.2024 tarihli ve 2022/5734 Esas, 2024/24365 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.01.2025 tarihinde karar verildi.
1. Ceza Dairesi, 2023/8516 E., 2025/3889 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
1. Ceza Dairesi 2023/8516 E. , 2025/3889 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/362 E., 2023/692 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ... ile sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüse yardım etme suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ... ile sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ın öldürülmesine yardım etme suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2021/203 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararı ile,
1. Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ... hakkında maktul ...'ın öldürülmesine yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 39, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
2. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'ın öldürülmesine yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81, 39, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2023/362 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuklar ve sanıkların asli fail olarak sorumlu tutulmaları yerine yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları eleştirilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; isnat edilen suçun sabit olmadığına ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; isnat edilen suçun sabit olmadığına ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; isnat edilen suçun sabit olmadığına ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; isnat edilen suçun sabit olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuklar ..., ... ... ile sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca, maktule yönelik kasten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulmalarında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar tarafından yardım eden olarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... ... ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüse Yardım Etme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... ... ile Sanıklar ... ve ... Hakkında Maktul ...'ın Öldürülmesine Yardım Etme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2023/362 Esas, 2023/692 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2025 tarihinde karar verildi.
11. Ceza Dairesi, 2024/1458 E., 2025/309 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "oy çokluğuyla" temyiz edilebilir olduğu, 260.
11. Ceza Dairesi 2024/1458 E. , 2025/309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/717 E., 2023/894 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
Sanığın kamu görevinden ihraç tarihinin 29.04.2017 olarak belirlenmesi neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarihli ve 2018/23740 Esas sayılı iddianamesiyle, sevk maddesinde TCK 158. maddesinin 3 üncü maddesi gösterilmemiş ise de; iddianame anlatımından sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşıldığı, atılı suç için sübutu halinde suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un üçüncü maddesi de uygulanma alanı bulacağından Kanun maddesinin öngördüğü cezanın yukarı haddi ve uygulanması gereken artırım maddeleri de üst sınırdan dikkate alındığında, suçun gerektirdiği cezanın her halde 10 yıl hapis cezasından fazla olacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemecince verilen beraat kararıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesine tabi olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "oy çokluğuyla" temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2018/714 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2018/714 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2022/717 Esas, 2023/894 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği, yetersiz inceleme ile verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübut olduğuna,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu ve cezalandırılması gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisi içinde yer alıp, kendisine örgüt tarafından temin edilen sınav soruları ve cevapları ile 10.07.2010 tarihinde ÖSYM düzenlenen "Kamu Personeli Seçme Sınavını" kazanıp Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak göreve başladığı ve ihraç olduğu 29.04.2017 tarihine kadar maaş alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanığın 2009 yılında girmiş olduğu KPSS'de genel yetenek sınavındaki sorulara 32 doğru 18 yanlış genel kültür sınavındaki sorulara 5 doğru 1 yanlış şekilde cevap verdiği halde 2010 yılındaki KPSS'de genel yetenek sınavındaki sorulara 60 doğru 0 yanlış genel kültür sınavından 44 doğru 7 yanlış şeklinde cevap vermiş olduğu anlaşılmakla bir yıl içerisindeki performans farkı da gözetilerek gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanıkla aynı sınava giren ve ÖSYM analiz raporunda yer alan kriterlere göre sınav sorularını elde ettikleri yönünde kanaat bulunduğu tespitine yer verilen diğer kişiler ve bu kişiler arasından da sanığın telefon BAZ ve HTS kayıtlarına göre veya başkaca şekilde sınav öncesinde irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının belirlenmesi, hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunanlardan özellikle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaya yönelik ifade verenlerin beyanları incelenerek bu dosyaya delil teşkil edebilecek ifadelerin dosya içine onaylı sureti alınarak bu kişiler ile ilgili birimlerden ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili dava konusu KPSS sınavına ilişkin beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık olarak dinlenilmeleri ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen ve kesinleşen İstanbul 27.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/32 Esas 2018/91 karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınıp dava konusu suça ilişkin delil bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2022/717 Esas, 2023/894 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Yargıtay üyeleri ... ve ...'un usul yönünden hükmün temyize tabi olmadığına ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla hükmün esası yönünden ise, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmünün istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince verilen esastan reddine dair kararın, temyiz yasa yoluna tabi olduğuna dair sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak etmemiz mümkün olmamıştır.
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde temyiz yasa yoluna tabi olmayan kararlar istisnai olarak tahdidi bir şekilde tek tek sayılmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasının (g) bendine göre ''10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları'' bu istisnalardan biri olarak sarih bir şekilde düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın özü; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen 10 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin cezanın belirlenmesinde yalnızca temel cezanın mı gözetilmesi gerektiği, yoksa hapis cezasında belirli bir oranda artırım yapılmasını öngören nitelikli hallerinde dikkate alınıp alınmayacağına ilişkindir.
Suçun nitelikli hallerinin temyiz sınırının belirlenmesinde dikkate alınacağına dair açık bir yasal düzenlemeye asla yer verilmemiştir. Kanundaki düzenlemenin istisnai nitelikte olması sebebiyle kapsamını genişletici şekilde yorum da yapılamayacağı aşikardır.
Bir karar veya hükme ilişkin kanun yolunun belirlenmesi sırasında öncelikle kanunun sistematiği ve normları dikkate alınacak, bu sistematik ve normlar belirlenirken elbette ki yasa metinleri ceza yargılamasındaki yorum tekniklerine uygun olarak yorumlanacak ve ceza muhakemesinde de yine hukuka uygun şekilde kıyas yapmak mümkün olsa da, temel hak ve özgürlükleri daraltan düzenlemeler ile istisnai normlara ayrıca bir ehemmiyet göstermek gerekecektir.
Kanun koyucunun düzenlediğinin aksine sonuçlara ulaşmaya izin verecek şekilde istisnai normları genişleterek yorum ya da kıyas yapmak mümkün değildir. Nitekim yasa koyucu ayrıksı bir durumu düzenlemek istediğinde bunu açıkça yasada norm haline getirdiği görülmektedir. Bu kapsamda; 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ''Dava zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.'' şeklindeki düzenlemede, suçun nitelikli hallerinin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında sanık aleyhine dikkate alınacağına yasada açıkça yer verilmiştir. Bu husustaki diğer bir düzenleme ise 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 14 üncü maddesinde ''Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur.'' şeklinde usule ilişkin bir hüküm içermektedir. Bu alanda üçüncü bir düzenlemeye de 5237 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde ''Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.'' şeklinde yer verilmiştir. Bu düzenlemeler dikkate alındığında yasa koyucu ayrıksı olarak düzenlemek istediği durumlarda iradesini norm haline dönüştürmektedir. Yasalar yorumlanırken yasa koyucunun muradını değiştirecek ve o kuralı geçersiz kılacak bir sonuca ulaşmak yargı organının yasa yapması olur.
''Expressio unius est exclusio alterius'' olarak adlandırılan yasa yapma tekniğine ilişkin ilkeye göre; kanun koyucu temyiz yasa yolunda suçun ağırlaştırıcı hallerinin dikkate alınmasını isteseydi bunu norm haline getirirdi, norm haline getirmemiş olması, onun bunu yapmak istemediği anlamına gelir.
Kanunların yorumları metne sadık kalınarak objektif ve evrensel ilkeler çerçevesinde irdelenmelidir. Bu hususta 25.03.2016 tarihi itibarıyla iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 7 numaralı Protokolü'nün ''Cezai konularda temyiz hakkı'' başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası ''Mahkeme tarafından ceza gerektiren bir suç nedeniyle mahkûm edilen herkes, mahkûmiyetinin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanımı, kullanım dayanakları dahil kanunla düzenlenir.'' hükmünü ihtiva etmektedir. Diğer bir uluslararası metin ise ülkemizin de taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’dir. Bu Sözleşme'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında ''Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkûmiyet ve cezanın yasalara uygun olarak daha yüksek bir yargı organınca yeniden incelenmesi hakkına sahip olacaktır.'' şeklinde olup, uluslararası temel bu iki metin de dikkate alındığında her iki metnin de hüküm veren mahkemenin hükmünün bir üst mahkeme tarafından incelenmesinin yeterli görüldüğüne, yani kararların bir üst mahkemenin incelemesinden geçmesinin mahkemeye erişim hakkı için yeterli olduğuna dairdir. Her iki metinde de beraatler değil, mahkûmiyet hükümleri esas alınmıştır. Ayrıca her iki metin de de üst mahkemeye erişim hakkı mahkûmiyet hükmü ile cezalandırılan kişiye tanınmıştır. Uluslararası metinler bu kadar açıkken ve tartışmaya konu 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi istisnai bir normken, bu norm adil yargılanma hakkıyla ve süslü metinlerle izah edilerek ve istisnai metin genişletilecek tarzda yasa koyucunun muradından öte, yargı organı tarafından yasayı değiştirecek nitelikte afaki şekilde yorumlanamaz. Şu husus hiç bir zaman gözden ırak tutulmaması gereken bir ilkedir; ceza kanunu esas itibariyle mağdurun haklarını korurken, ceza muhakemesi kanunu sanığın haklarını korur. İlk derece mahkemesince beraat kararı verilmiş olması, uluslararası metinlerde ifade edildiği ve mer'i mevzuatımızda da yeterli görüldüğü şekilde istinaf edilerek, istinaf mahkemesince de beraatin yerinde bulunması karşısında, böylesi bir kararın temyize tabi olduğunu düşünmek Ek 7 numaralı Protokol'ün "...Bu hakkın kullanılması, dayanakları dahil kanunla düzenlenir." hükmünü, tartışma konusu iç mevzuatımızdaki istisnai ve açık düzenlemeyi göz ardı etmek olur. Özünde sanık hakkını koruyan normu, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde kanuni dayanağı olmaksızın yorumlayarak, ikili incelemede lehine beraat kararı verilen sanığın temyize tabi olmayan bu kararını, temyize tabi tutarak temyiz sonrası aleyhine mahkûmiyet hükmü kurulması halinde açık bir hak ihlaline neden olunacaktır. Ayrıca somut ihtilafın konusu nitelikli dolandırıcılık suçunda örgüt mensubu olan sanığın bu mensubiyeti sebebiyle isnat olunan fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin üçüncü fıkrasının tatbik edilmesi nedeniyle temyize tabi olduğu düşünüldüğünde meselenin çözülmediği, aksine tam bir çözümsüzlük ürettiği tartışmasız bir gerçektir. Nitelikli dolandırıcılık suçunun örgütlü olarak işlendiği iddiasıyla verilen beraat kararının temyiz edilebilirliğinin sanığın örgütten mahkûm olmasına hasredildiği, Dairemize gelen uyuşmazlıklarda örgütle ilgili mahkûmiyet kararı verilenlerin nitelikli dolandırıcılık suçlarının temyize tabi olduğu, örgüt suçundan beraat kararı verilen nitelikli dolandırıcılık suçlarının ise temyize tabi olmadığına dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11- 436 Esas, 2022/705 Karar sayılı ilamı kabul görmüş, ancak bu durum uygulamada tam bir belirsizliğe neden olmuştur. Hukuki öngörülebilirlik ortadan kalkmış ve bir yargılama dosyasının temyize tabi olup olmadığını kimi zaman atiye terketmiştir. Şöyle ki; bir kısım dosyalarda örgütten düşme kararı verildiği, bu ahvalde düşme kararının mahkûmiyet dışı bir karar olarak değerlendirilmesi ve mahkûmiyet olmadığı için hükmün temyiz edilemez olduğu sonucu çıkarılsa da, bu dosyamızda olduğu gibi örgüt suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği durumlarda, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz edilebilir kararlardan olup olmadığını belirleyebilmek için yasanın öngördüğü denetim süresinin geçmesini beklemek gerekecek ya da fail denetim süresi içerisinde bir suç işlerse, bu kez açıklanan hükmün yasa yollarından geçerek kesinleşmesi yıllarca beklenilecektir. Bir hükmün temyize tabi olup olmadığı atiye bırakılmış bir kararın akıbetine bağlı olamaz. Bu hukuk güvenliğini ve hukuki öngörülebilirliği bizzat zedelediği gibi temyiz incelemesi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen yargılama dosyasının akıbetini beklemek de bizatihi adil yargılanma hakkını ihlal edecektir. Zira temyiz sürecinin uzaması, hükmün kesinleşmemesi ve bunun uzun bir zamana yayılması başlı başına hak ihlaline neden olacaktır.
Diğer taraftan; nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilip temyiz safahatına gelmiş olmasına rağmen, yine Dairemize yansıyan dosyalardan henüz örgüt suçundan fail hakkında soruşturmanın yeni başlatıldığı ya da örgüt suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay incelemesinde olduğu, ayrıca Yargıtay tarafından bozulup ilk derece mahkemesine gönderilen yargılama dosyalarının da bulunduğu fiili bir vakıadır. İzah edilen bu hususlar dikkate alındığında; bir hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirlemenin dahi karmaşık, zaman alıcı, hatta ve hatta sonucu beklendiğinde kimi zaman da temyizdeki dosyanın zamanaşımına uğramasına neden olacağı, istisnai bir maddenin yasa tekniğine uygun düşmeyecek şekilde geniş yorumlanmasının sonuçlarının bizatihi adaletin tecellisini geciktirip hak kaybına neden olacağı, zira beraat eden sanığın bir kamu görevlisi olduğunu varsayarsak ve işe iadesinin de bu hükmün kesinleşmesine bağlı olacağı nazara alındığında, her türlü telafisi imkânsız zararlara ve hak ihlallerine neden olacağı tartışmasız bir gerçektir.
Kaldı ki; dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki artırım maddesinin Yüksek Daire uygulamasında görev hususunda dikkate alınmadığı, zira aynı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun da üç veya daha fazla kişi ya da örgütlü olarak işlenildiği, 158 inci maddedeki bu düzenlemenin bir artırım maddesinden ziyade temyiz sınırında dikkate alınması halinde anılan Kanun'un 157 inci maddesindeki suça sözü edilen artırım maddesinin tatbiki halinde görevli mahkemenin asliye ceza değil ağır ceza olması gerektiği gibi uzlaştırma müessesinin de uygulanmaması sonucunu doğuracağı, suç tipinde uzmanlaşmış ve istikrar kazanmış Daire uygulamasına göre 158 inci maddenin üçüncü fıkrasının varlığı halinde dahi suçtan yargılama yapmaya asliye ceza mahkemesinin görevli olduğu ve suçun da uzlaşma kapsamında kaldığı, sözü edilen bu uygulama ile 158 inci maddenin üçüncü fıkrası sebebiyle hükmün temyize tabi olduğu görüşünün de açık tenakuz arz ettiği mutlaktır.
Açıklanan nedenlerle; üst sınırı 10 yıl olan suçtan sanık lehine ilk derece mahkemesince beraat kararı verilmesine, istinaf mahkemesince de beraat kararının onanmasına ve iç hukukumuza göre temyiz yasa yoluna tabi olmadığı istisnai normla açık şekilde kanunda düzenlenmesine rağmen, istisnai normun sanık aleyhine hatalı şekilde genişletici yorumlandığı, içtihatların, yasa metinlerinin daha iyi ve yerli yerinde anlaşılması, uygulamaya yol göstermesi ve çözüm üretmesi gerekirken, aksine temyizdeki sınırı belirsiz, karmaşık ve içinden çıkılmaz hale getiren uygulamayı benimseyen sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemiz mümkün olmamıştır.
1. Ceza Dairesi, 2023/8181 E., 2025/1559 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varCeza Dairesi
tam metni aç
akkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca kararların temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
1. Ceza Dairesi 2023/8181 E. , 2025/1559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/729 E., 2023/779 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca kararların temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan diğer hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/22 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
4. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
5. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
6. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
7. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
8. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
9. Sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi uyarınca beraatine,
10. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
11. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
12. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35, 29, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi, aksi durumda ise yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi, aksi durumda ise suç vasfının kasten yaralama olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, ...'a karşı eylemin kasten yaralama olarak belirlenmesi, haksız tahrik indiriminin en üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir.
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; maktule karşı mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, ...'a karşı gerçekleşen eylemin kasten yaralama olarak nitelendirilmesi ve lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olarak mahkumiyet kararı için yeterli delil olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine; kasten öldürme suçundan verilen beraat kararının ise mütalaaya uygun şekilde verilmesi gerektiğine ilişkindir.
I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasıflarının kasten yaralama ve taksirle öldürme olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak sanıkların eylemlerini öldürme kastıyla gerçekleştirdiğinin saptandığı, bu bağlamda eyleme fonksiyonel katkının sağlandığı ve fiiler üzerinde hakimiyet kurulduğu araç içinde bulunan ve olayda asli rolü üstlenen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın fail sıfatıyla suça iştirak ettikleri, yine diğer araçta bulunmakla beraber olayı organize eden diğer sanıkları azmettiren ancak bizzat olay mahalline gelip eyleme destek veren sanık ...'nin de fail sıfatıyla suça iştirakinin kabul edildiği, sanıkların katılan ...'a karşı eylemleriyle ilgili olarak suçta kullanılan araç, atış sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanıkların eylem sırasında ve sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar, sarf edilen sözler nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle eylemlere uyan suç vasıfları ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, maktul veya katılan ...'dan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ya yönelen haksız söz veya davranışın bulunmadığı, katılan ...'dan sanık ...'ye yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında ise belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesinin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1.Katılan ...'ın sanık ... ile husumetinin bulunduğu, bu konuyu konuşmak amacıyla sanıkların sanık ...'nin evinde toplandıkları, ...'nin azmettirmesi ile silahların temin edilip organize olarak katılan ...'ı öldürmek amacıyla sanıkların iki ayrı araçla katılan ...'ın ikametinin bulunduğu yere gitmeye karar verdikleri, sanık ...'ın kullandığı Hyundai marka araçta sanıklar ..., ... ve ...'nın olduğu, sanık ...'nin kullandığı Renault marka araçta ise sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin bulunduğu, araçların olay yerine peş peşe gittikleri, Hyundai marka araç içerisinde bulunan ...'nin bağırarak ve havaya ateş ederek "... senin canını almaya geldik" dediği, maktul ve katılan ...'ın Hyundai marka araca yaklaştığı, maktulün sanık ...'nın elinde bulunan tüfeği almaya çalıştığı, bu sırada sanıklar ... ve ...'ın ayrı ayrı ateş ederek maktulü
öldürdükleri, katılan ...'ı ise yaraladıkları ve olay yerinden hızla uzaklaştıkları, Renault marka araçtaki şahısların ise silah kullanmadıkları, Hyundai marka aracı takip ederek olay yerinden uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
2. Öldürmeye teşebbüs eylemi sırasında asli faillerin arkasında başka bir araçla olay yerinde bulunan, onlara manevi yönden cesaret vererek suç işleme kararlarını kuvvetlendiren, olaydan sonra ise onlarla birlikte kaçan Renault marka araç içerisinde bulunan ve olayın azmettiricisi olarak olay yerinde bulunan sanık ... dışında kalan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlenmesinde yardım eden konumunda oldukları anlaşıldığından haklarında verilen cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca indirim yapılarak hükümler kurulması gerekirken, fiilerin icrası üzerinde müşterek hakimiyet kurmadıkları nazara alınmadan yazılı şekilde aynı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca sanıkların cezalandırılmaları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca anılan kararların temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanıklar müdafiilerinin bu suça yönelen temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında maktule karşı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile sanık ... hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, sanık ... hakkında ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan asli fail sıfatıyla verilen karar yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçe (B-2) bölümününde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri iştirakin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/729 Esas, 2023/779 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Dairemiz sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık sanık ...'ın suça müşterek fail olarak mı, yardım eden sıfatıyla şerik olarak mı katıldığının kabulünden kaynaklanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; Olay tarihinden 2 yıl kadar önce sanık ...'nin bir AVM de cafe işletmeciliği yaptığı sırada yanında çalışan ... ve ... kardeşlerden ...'ı bir sebeple işten çıkarması nedeniyle aralarında kavga çıktığı, ...'nin ...'a yumrukla vurarak burnunu kırdığı, bu olaydan dolayı sanık ... ile ... arasında husumet olduğu, ...'ın yakın arkadaşı olan Mağdur ... ile sanık ... arasında bu yüzden husumet oluştuğu, olay günü mağdur ...'ın yanındaki arkadaşları ile birlikte sanık ... ve bazı sanıklarında olduğu kafenin önüne gelerek sanık ...'ye dışarı çıkması için sinkaflı ağır küfürler ve hakaretlerde bulunduğu, ...'nin yanında bulunanların ... ve yanındakilerin silahlı olduğunu söyleyerek sanık ...'yi kafenin arka tarafına götürdükleri, mağdur ... ve yanındakilerin araya girenler tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı kalabalıktan birinin polise haber verildiğini söylemesi üzerine mağdur ... ve arkadaşlarının geldikleri araçla olay yerinden ayrıldıkları, bu olay nedeniyle akşam tüm sanıkları sanık ...'nin evinde toplandıkları sanık ...'nin ...'ın yaptığı hareketlerin çok ağır olduğunu bunu kaldıramadığını hesabını soracağını söylediği, evde bulunan bir kısım sanık beyanlarına göre sanıkların büyük kısmının ...'ı kastederek asalım keselim vuralım öldürelim onları diyerek sanık ...'nin yanında oldukları beyan ettikleri evde yapılan görüşmede sanıkların mağdur ...'a gerektiğinde öldürmekte dahil olmak üzere bir zarar verilmesi konusunda anlaştıkları, toplantıya katılanları karşı tarafın silahlı olduğu oraya silahlı gidilmesi gerektiği konuşarak sanıkların av tüfekleri ve tabancalarını yanlarına alarak üç araç halinde mağdur ...'ın evinin bulunduğu bölgeye giderek araçlarla evin etrafında bir kaç tur attıkları daha sonra pazar yerinde toplanarak durum değerlendirmesi yaptıkları mağdurun evin önünün kalabalık kadın çocukların bulunması nedeniyle Fiat Egea marka araçta bulunan sanıkların mağdura karşı eylemin başka zaman yapılmasını söyledikleri ancak diğer araçta bulunan sanıkların bu kabul etmeyerek mağdur ... hareketinin hesabının sorulması ve cezalandırılması gerektiğini söylemeleri üzerine Fiat Egea da bulunan sanıkların evlerine gideceklerini söyleyerek pazar yerinden ayrıldıkları, Hyundai ve Renault Clio marka araçtaki sanıkların araçlar ile mağdur ...'ın evine doğru hareket ettikleri, mağdurun evinin bulunduğu sokağa giriş yaptıklarında sanıklardan ...'ın kullandığı Hyundai marka aracın ön sağ yolcu koltuğunda oturan sanık ...'un aracın açık olan camından havaya doğru bir kaç el ateş ederek "... senin canını almaya geldik" diye bağırdığı, aracın sağ arka koltuğunda oturan sanık ...'ın aracın camından dışarı önce av tüfeği ile ateş ettiği tüfeğin tutukluk yapması üzerine tüfeği aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ... ya vererek belinde taşıdığı tabancayı çıkarak bir kaç el ateş ettiği, evin önünde bulunan mağdur ...'ın araca doğru koşmaya başladığı peşinden babası ...'in geldiği sırada sanıklar ... ve ...'ın araca doğru gelmekte olan mağdur ... ve babası ...'i hedef alarak üzerilerine en az 4-5 el tabanca ile ateş ettikleri, maktulün sağ göğüs kısmından isabet aldığı ve ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak öldüğü, maktulün vücudundan 1 adet 7,65 mm mermi çekirdeği çıkarıldığı, mağdur ...'ın sol ön kol bölgesinden isabet alarak 3. Derece kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, Hyundai marka araçtakilerin ateş etmeleri üzerine Renault Clio aracın sokağa girmeden yola devan ettiği, mağdur ve babasının vurulmasından sonra Hyundai marka araçtaki sanıkların da olay yerinden ayrıldığı, sanıklar ... ve ...'nın araçta bulunan tüfeği bir binanın bahçesine sakladıkları anlaşılmıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere gerek yerel mahkemece gerekse Bölge Adliye Mahkemesince olayın oluş şeklinin benzer şekilde kabul edildiği, yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle katılana yönelik suçu işledikleri belirtilerek sanıkların iştirak halinde katılan ...'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 37/1. maddesi yollaması ile TCK'nın 81,35 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında olay sırasında araçtan hiç inmediklerini, aracın açık olan camlarından tabanca ile ateş edenlerin sanıklar ... ve ... olduğu, sanık ...'nın av tüfeği ile ateş etmediği, otopsi ve doktor raporlarına göre maktul ve mağdurun ateşli silah mermisi ile yaralandığı maktulden 7,65 mm mermi çekirdeğinin çıkarıldığı, gerek araçta bulunan diğer sanıkların sanık ...'nın ateş etmediğine dair beyanları gerek müştekilerin bunu doğrulayan beyanları nazara alındığında Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince olayın kabulü içerisinde sanık ...'nın katılan ...'a yönelik aktif bir eyleminden bahsedilmediği halde, sanığın olaydaki hangi fiilleri ile ortak hakimiyet sağladığı, olaya fonksiyonel katkısının hangi fillerden kaynaklandığının açıklanamadığı,
Birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda,suça gerek müşterek fail olarak gerekse yardım eden olarak katılanlar yönünden ortak olan unsur birlikte suç işleme kararının varlığı, suça yönelik fikir ve irade birliğinin bulunmasıdır. Diğer yandan müşterek faillerin kanuni tarifte yer alan fiili birlikte işlemesi yani icrai hareketleri birlikte gerçekleştirmesi fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaları gerekmektedir. Zira "suça yardım etme"yi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmamasıdır.
Müşterek failliğin yapısı ve tanımı gereği, fiilin kanuni tarifinde yer alan hareketlerin birlikte gerçekleştirilmesi ve birlikte suç işleme kararının varlığı gereklidir. Suçun işlenmesine veya neticenin oluşumuna doğrudan bir etkisi olmayan kişi müşterek fail olarak kabul edilemez.
Bu kapsamda sanıklardan ... 'ın kullandığı Hyundai marka aracın sol arka koltuğunda oturan sanık ...'ın elinde av tüfeği bulunduğu, araçla katılanın evinin bulunduğu sokağa geldiklerinde aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık ... ile sağ arka koltukta oturan sanık ...'ın araç camlarından önce havaya ve binaya doğru ateş ettikleri katılan ve babasının araca doğru gelmeleri üzerine onları hedef alarak en az 4-5 el tabanca ile ateş ederek katılanı yaraladıkları babasını öldürdükleri daha sonra hep birlikte araçla olay yerinden ayrıldıkları araçtaki av tüfeğini sanıklar ... ve ...'ın sakladıkları nazara alındığında sanık ...'nın katılan ...'a ateş ettiğine, darp veya cebirde bulunduğuna, diğer sanıkların eylemlerini tamamlayıcı bir harekette bulunduğuna veya katılanın direncini kıracak, savunmasını kısıtlayacak veya olay yerinden kaçmasına engel olacak şekilde katılana bir müdahalede bulunduğuna dair bir fiilden bahsedilmediği gibi buna ilişkin somut, yeterli ve kesin bir delilde bulunmadığı,
Sanık ...'ın olayın başından itibaren diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği, av tüfeğini araca getirdiği ve olaydan sonra diğer sanık ile beraber av tüfeğini sakladığı, olay süresince av tüfeği ile araçta bulunduğu bu şekilde suçun işlenmesinden önce ve işlenmesinden sonra maddi yardımla bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle araçta bulunan diğer sanıkların suç işlemesine yardımda bulunduğu bu şekilde TCK'nin 39/2-c maddesi kapsamında suça yardım eden sıfatıyla katıldığı anlaşıldığından cezasından TCK'nin 39/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmeyerek TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında müşterek fail olarak kabulü fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırı olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi hükmünün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, hükmün ONANMASINA ilişkin Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 07.03.2025
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Sanık (S), yargılandığı davada, ilk derece mahkemesi tarafından "hırsızlık" suçundan 4 yıl hapis cezası ve Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin 3. fıkrası kapsamında "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret" suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Ayrıca, (S)'nin kanunda öngörülen cezasının üst sınırı sekiz yıl hapis olan başka bir suçtan beraatine hükmedilmiştir. Sanık (S) ve katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesi, tüm hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun temyiz kanun yoluna ilişkin hükümleri göz önüne alındığında, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Hırsızlık suçundan verilen 4 yıl hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı temyiz edilebilir.
B) Beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, suça ilişkin cezanın üst sınırının on yıldan az olması nedeniyle temyiz edilebilir niteliktedir.
C) Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı direnilemeyeceğinden ve bu kararlar nihai olduğundan, verilen kararların hiçbirine karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
D) "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret" suçundan verilen hükme ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, ceza miktarına bakılmaksızın temyize tabidir.
E) Kararda birden fazla hüküm bulunduğundan ve bu hükümlerden temyiz edilemez nitelikte olanlar da bulunduğundan, CMK m. 286/2(ı) uyarınca kararın bütünü temyiz edilemez hale gelir.
Bu maddeyle ilgili 7 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.