5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 69

Ceza Muhakemesi Kanunu 69. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 69 – (1) Hâkimin reddini gerektiren sebepler, bilirkişi hakkında da geçerlidir. (2) Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, ret hakkını kullanabilirler. Hâkim veya mahkeme tarafından atanan bilirkişinin adı ve soyadı, engel sebepler olmadıkça ret hakkına sahip olanlara bildirilir. (3) Ret istemini davayı görmekte olan hâkim veya mahkeme inceler. Soruşturma evresinde, Cumhuriyet savcısınca kabul edilmeyen ret istemi sulh ceza hâkimince incelenir. Reddi isteyen kişi, bunun nedenini, dayandığı olguları göstererek açıklamakla yükümlüdür. Bilirkişilikten çekinme, bilirkişi olarak dinlenemeyenler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 69 ]
2. Ceza Dairesi 2009/38439 E., 2010/1152 K. 2. Ceza Dairesi 2009/38439 E., 2010/1152 K. - BİLİRKİŞİNİN REDDİ - HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 231 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 22 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 69 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 523 ] "İçtihat Metni" Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmama" koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Katılan kurumun 17.2.2005 tarihli yazısında kaçak elektrik bedelinin 27.5.2002 tarihinde ödendiğini bildirmesi ve bu ödemenin sanık hakkında 17.4.2002 tarihinde düzenlenen tutanakla ilgili olması karşısında yargılama konusu eylemin suç tarihinin 3.10.2002 olduğu düşünüldüğünde sanık lehine 765 sayılı TCK.nun 523.maddesi ile indirim yapılamayacağının gözetilmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; 5271 sayılı CYY.nın 69/1.maddesi uyarınca hakimin reddin gerektiren nedenler bilirkişiler hakkında da geçerlidir.Aynı yasanın 22.maddesinde ise hakimin davaya bakamayacağı durumlar düzenlenmiştir.CYY.nın 22.maddesinin 1.fıkrasının (h) bendi uyarınca bir davada tanık sıfatıyla dinlenmiş olan hakim bu davada hakim olarak görev yapamayacağı gibi, bir davada tanık olarak dinlenen kişide aynı davada bilirkişilik yapamayacaktır. Tüm bu düzenlemeler karşısında, mahkemece 10.2.2004 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen M... E... S...'ın aynı davada bilirkişi sıfatıyla verdiği 20.3.20043 tarihli raporu hükme dayanak yapılarak CYY.nın 69.ve 22.maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

14. Ceza Dairesi, 2016/2389 E., 2019/11165 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ila 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere göre de, hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatristi ya da zorunlu hallerde uzman hekim
14. Ceza Dairesi         2016/2389 E.  ,  2019/11165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Suç tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, cezalandırılabilmesi için işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olması gerektiği, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ila 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere göre de, hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatristi ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceğinin hüküm altına alındığı, mevcut düzenlemeler karşısında alınan raporların bizzat duruşmada yapılan gözlemle birlikte irdelenerek 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken, bu konuda gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında ... Devlet Hastanesinde görevli ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından düzenlenen suçun adının da yer almadığı 19.07.2012 günlü içerik olarak yetersiz raporla yetinilerek yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/1, 103/6. maddeleri gereğince hükmedilen 15 yıl hapis cezasında aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılırken anılan maddenin son cümlesine göre verilecek hapis cezasının 7 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlenip, bu ceza üzerinden TCK'nın 62/1. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılması suretiyle sonuç cezanın 5 yıl 10 ay yerine 6 yıl 3 ay olarak fazla tayini, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ceza Muhakemesi Hukuku

Bilirkişinin reddi istemini soruşturma evresinde savcı kabul etmezse, inceleme mercii kimdir?

A) Ağır Ceza Mahkemesi
B) Sulh Ceza Hâkimi
C) Asliye Ceza Mahkemesi
D) Başsavcı
E) Adalet Komisyonu

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol