Ceza Muhakemesi Kanunu 92. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 92 – (1) Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak, gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini, gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydederler.
Yakalanan veya tutuklanan kişilerin nakli
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
1 karar eşleşti
4. Ceza Dairesi, 2010/28707 E., 2013/5770 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
formu düzenlenmiş ve şüpheli olarak ifadesi alınmış, Cumhuriyet Savcılığının, silahı olduğuna dair makul şüphe nedeniyle mahkemeden evinde arama yapılmasına dair talebi üzerine mahkeme kararı ile evinde arama yapılmış ise de; dosya içinde CMK'nın 90 ila 99 maddeleri kapsamında yakalama yapıldığına dair belge olmadığı, sanığın, ...
4. Ceza Dairesi 2010/28707 E. , 2013/5770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, tehdit suçundan verilip CMK'nın 231. maddesi gereğince açıklanması geri bırakılan karar, mahallinde itiraz üzerine sonuca bağlandığından iftira suçuna hasren dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 267/2 fıkrasında düzenlenen "fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulması", işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi halinde, soruşturma ve kovuşturma mercilerinin yanıltılmasını, mağdurun suç işlediği izlenimine kapılmalarını sağlayacak, iftira eyleminin varlığını kuvvetlendirerek haklı gösterecek ispat araçları ve emarelerdir. Fiilin maddi eser ve delilleri, iftira eylemiyle bağlantılı olarak uydurulmalıdır. En başından beri iftirada bulunmak amacıyla fail tarafından oluşturulmuş olanlar hariç, önceden var olan bir takım hususların, doğal olayların ya da iftira edilerek yüklenen eylemle bağlantısı bulunmayan olguların iftira eylemini desteklemek için ileri sürülmesi, fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulduğu anlamına gelmeyecektir.
Somut olayda; sanığın, ... ... mevkiinde düzenlenen şenliğe ailesi ile birlikte katıldığı, şenlik sırasında ... isimli kişinin silahla havaya ateş etmesi nedeni ile ailece korku ve paniğe kapıldıklarını, Hayati'yi uyararak tartıştıklarını, panik sırasında kız kardeşi ...'in ayağının, minibüse binerken sürgülü kapının altındaki demire çarparak yaralandığı halde jandarmayı arayarak ateşli silah nedeniyle kız kardeşinin ayağından yaralandığına dair jandarmaya ihbarda bulunduğu, diğer tanıklar silahla ateş edildiğine ilişkin görgü ve bilgileri olmadığını söylemiş iseler de soruşturma aşamasında ifadesi alınan ..., kendisi ateş etmemekle birlikte karanlıkta birkaç el silah sesi duyduğunu ifade ettiği, sanığın soruşturma aşamasında kız kardeşinin, minibüse binerken yaralandığını açıkça söylediği anlaşılmakla; sanığın, kız kardeşinin havaya ateş edilmesinin verdiği korku ve telaşla minibüse binerken ayağının yaralanması olgusunun, en başından beri iftira atma amacıyla bilerek ve isteyerek sanık tarafından oluşturulduğuna ilişkin kanıtların neler olduğu Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmeden yaralanmanın suçun maddi eser ve delillerini uydurma niteliğinde olduğunun kabulü ile temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 267/2 maddesi ile artırılması,
2-Sanığın, Cumhuriyet Savcısına verdiği, kardeşinin ayağının ateşli silah yaralanması nedeniyle değil, minibüse binerken gerçekleştiğine dair ifadesinin, iftiradan dönme niteliğinde olduğu ve TCK'nın 269. maddesi gereğince cezada indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-... hakkında jandarma tarafından şüpheli hakları formu düzenlenmiş ve şüpheli olarak ifadesi alınmış, Cumhuriyet Savcılığının, silahı olduğuna dair makul şüphe nedeniyle mahkemeden evinde arama yapılmasına dair talebi üzerine mahkeme kararı ile evinde arama yapılmış ise de; dosya içinde CMK'nın 90 ila 99 maddeleri kapsamında yakalama yapıldığına dair belge olmadığı, sanığın, ... isimli kişinin silahla ateş ettiği şeklindeki anlatımının ... tarafından da kısmen doğrulanmış olması karşısında; TCK'nın 267/3 maddesinde bahsedilen gözaltına alma ve tutuklama dışındaki koruma tedbirlerinin, münhasıran iftira suçuna konu "ateşli silahla yaralama" eylemi için mi yoksa ateşli silah olduğu yönünde şüphe nedeniyle mi verildiği tartışılmadan, "mağdur hakkında ihbar sonrası yakalama tedbiri uygulandığından" şeklindeki yetersiz gerekçe ile TCK'nın 267/3. fıkrası ile cezada artırım yapılması,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ceza Muhakemesi Hukuku
Bir avukat, hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yürütülen müvekkili (A)'nın, gözaltında tutulduğu ilçe emniyet müdürlüğüne bağlı nezarethanenin koşullarının insan onuruna aykırı olduğunu ve gözaltı süresine ilişkin kayıtların usulüne uygun tutulmadığını iddia ederek Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmuştur. Bu başvuru üzerine görevlendirilen Cumhuriyet savcısının, adli görevi kapsamında gerçekleştireceği denetimin kapsam ve sınırlarına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Savcının denetim yetkisi, otuzar günlük periyotlarla sınırlı olup, bu süreler dışında yapılacak denetimler ancak şüphelinin veya müdafiinin talebi üzerine gerçekleştirilebilir.
B) Cumhuriyet savcısı, denetim sırasında şüphelinin durumu ve gözaltı nedenini inceleyebilmekle birlikte, nezarethane kayıtlarının denetimi için Sulh Ceza Hâkimliğinden ayrıca bir karar almalıdır.
C) Denetim yetkisi, yalnızca nezarethanenin fiziki şartlarının incelenmesiyle sınırlıdır; gözaltı süreleri ve nedenleri gibi adli işlemlere ilişkin denetim, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Sulh Ceza Hâkimi tarafından yapılır.
D) Cumhuriyet başsavcıları veya görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin bir gereği olarak, nezarethaneleri, gözaltına alınma neden ve sürelerini ve ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetleme yetkisine sahiptir.
E) Denetim sonucunda tespit edilen hukuka aykırılıklar hakkında savcı yalnızca idari bir rapor düzenleyerek durumu mülki amire bildirir; bu denetim, doğrudan bir ceza soruşturması başlatılmasına dayanak oluşturmaz.