6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 200

Türk Borçlar Kanunu 200. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 200- Dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz hâle gelirse, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür. Bundan başka, borcu üstlenen üstlenme sözleşmesinin hükümsüz hâle gelmesinde ve alacaklının zarara uğramasında kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklı, önceden sağlanmış güvenceyi yitirmesi yüzünden veya başka herhangi bir sebeple uğradığı zararın giderilmesini üstlenenden isteyebilir. E. Borca katılma

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
9. Hukuk Dairesi, 2023/5659 E., 2023/8674 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTrabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
9. Hukuk Dairesi         2023/5659 E.  ,  2023/8674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyize cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.06.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübü ile arasında imzalanan sözleşme gereğince 2017-2018 basketbol sezonunda kulübün sözleşmeli sporcusu olarak görev aldığını, davacı sözleşmeden ... yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmişse de, dava dışı kulübün sözleşmeden ... ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının 52.100,00 USD ücret alacağı bulunduğunu, her ne kadar dava konusu sözleşmenin davacı ve dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübü arasında imzalanmış olsa dahi spor kulübünün davalı ... ile arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının borçtan sorumlu olduğunun tespiti ile itirazın iptaline, %20 oranında az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... çalışanı olmadığını, davacının iddiasının aksine dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübü ile müvekkili Belediye arasında hukuki veyahut organik bir bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübünün bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğe tabi olduğunu, dava dilekçesinde spor kulübünün başkanının Belediye Başkanı olduğu belirtildiğini, Belediye Başkanı sıfatı dışında hak ve fiili ehliyetine sahip olması nedeniyle Belediye Başkanının istediği derneğe üye olma hak ve yetkisi bulunduğunu, Belediye Başkanının bir derneğe üye olmasının belediye açısından bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kulüp başkanlığını yapan kişinin aynı zamanda Giresun Belediye Başkanlığını da yürüttüğü, gelen cevabi yazılarda ve tanık anlatımlarında dernek yönetiminde belediye personeline yer verildiği, Giresun Belediyesi tarafından sunulan muhasebe işlem fişlerinde ve ödeme emri belgelerinde ... Giresun Belediye Spor Kulübüne aktarılan paralar olduğu, ... Giresun Belediyespor Külübü Derneği Tüzüğü'nün 3.maddesinde "Derneğin amblemi, Giresun Belediyesi amblemi, rengi yeşilbeyaz'dır." denildiği, Belediyeye ait ... Sos. Tesisleri/GİRESUN yerleşim yeri olarak kararlaştırıldığı, dernek kuruluş bildirgesinde adres olarak Giresun Belediye Başkanlığının gösterildiği, Kurumdan gelen işyeri sicil dosyasında da adres olarak Belediye Başkanlığının bildirildiği, dosya içeriğinde sunulan haber yazılarında kulübün Belediye ile ilişkilendirilerek haberler yapıldığı, sporcu ... sözleşmesi dava dışı dernek ile imzalanmışsa da kulübün işletilmesi ve yönetimi belediye başkanlığının tasarrufunda olduğu, ... ile Dernek arasında organik bağ olduğu, ödenmeyen ücret alacağından sorumlu olduğu anlaşılmakla husumet itirazına itibar edilmediği, davacının 2017-2018 sezonu sonuna kadar sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiği ve sözleşmede yer ... ücrete hak kazandığı, ücret ve eklerinin ödendiğinin ispatının davalı işverene ait olduğu, banka kayıtlarında davacıya yapılmış herhangi bir ödemeye rastlanmadığı, alacağın likit olduğu, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece kabul edilenin aksine ... Giresun Belediye Spor Kulübü ile Belediye arasında hukuki ve yahut organik bir bağ bulunmadığını, diğer davalı spor kulübünün Belediyeye ait olmadığını, belediyelerin spor kulübü kurmalarının mümkün olmadığını, derneğin yönetim kurulunun belediye görevlilerinden oluşmadığını, Belediyenin amatör spor kulüplerine nakdi yardım yaptığını, spor karşılaşmalarını düzenlediğini ve amatör spor kulüplerine gerekli desteği sağladığını, davacının dava dilekçesinde Belediye tarafından yapıldığını beyan ettiği tüm bu eylemlerin de sporu teşvik etmek amacıyla yapılmış eylemler olduğunu, Belediyece amatör spor kulübü statüsünde olması nedeniyle yapılan maddi ve ayni yardımların diğer davalı kulübün giderlerinin çok az bir kısmı olduğunu, giderlerin tamamının davalı derneğin Yönetim Kurulu üyelerince karşılandığını, davalı ... Belediye Spor Kulübü bir dernek olup farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, mevzuatta derneklerin tüzel kişiliklerinde “Belediye” ibaresi bulunmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, belediyenin izni olmadan da dernek adlarında “Belediye” sözcüğünün kullanılmasının mümkün olduğunu, bu kapsamda yaptıkları araştırmada "Çınarlar Mahallesi İdilli Sokak No:3 Merkez/Giresun" adresinde Giresun Belediye Gençlik Spor Kulübü Derneği adında bir derneğin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını, bu derneğin de Belediye ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kararda dönemin Belediye Başkanının açıklamalarına atıfta bulunulduğunu, takdir olunacağı üzere seçimle gelmesi ve bir siyasi parti mensubu olması nedeniyle belediye başkanının ayrıca siyasi bir kimliğinin de bulunduğunu ve elbetteki yeniden belediye başkanı seçilme isteğiyle hareket ettiğini, dolayısıyla belediye başkanının her açıklamasını Belediye tüzel kişiliği adına yaptığının kabulünün mümkün olmadığını, bir kamu kurumu olan belediyenin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanması, bu şekilde dürüstlük kuralına aykırı davranması, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını, tüzel kişilikler arasındaki irtibatın sağlanabilmesi için hem mali hem de yönetimsel anlamda geçirgenlik bulunmasının zorunlu olduğunu, Mahkemece ihbar olunan derneğin mali yapısı incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, oysa ... Giresun Belediye Spor Kulübü Derneğinin mali yapısı incelendiğinde davalı ... ile bu ... dışında hiçbir bağının olmadığının görüleceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı spor kulübü derneğinde sporcu olup ödenmeyen alacağına ilişkin bu davalılara yönelik ilamsız takip yoluna başvurduğu, davalı Belediyenin takibe itiraz etmesi üzerine, itirazın iptaline ilişkin bu davanın açıldığı, kulübün davalı Belediyece kurulduğu, dernek başkanının belediye başkanı olduğu, dernek kuruluşuna ilişkin belgelerde tüm kurucuların adres olarak Belediyeyi bildirdikleri, derneğin yerleşim yerinin Belediyeye ait yer olduğu, bir kısım giderlerin davalı tarafça karşılandığı, Belediye çalışanlarının davalı kulüpte çalıştıkları, davalı Belediyeye ait araçların dava dışı kulübe tahsis edildiği, davalı Belediyenin çalışan ödemelerinin kendilerince yapıldığını kabul ettiği, bu hâlde davalı ... ile dernek arasında organik bağ olduğu kabul edilerek davalı Belediyenin alacaktan sorumlu tutulmasında hata olmadığı, davalı tarafça alacak miktarına ilişkin istinaf istemi ileri sürülmediği, itirazın iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede alacak miktarı açıkça belli olup, davalının ne kadar borçlu olduğunu ... başına tespit edebilecek durumda bulunduğu için alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu, alacağın yargılama gerektirmediği, alacağın miktarına veya niteliğine ilişkin itirazda bulunulmadığı, Mahkemece alacak likit nitelikte kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği itirazları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu yapılan ücret alacağından sorumlu olup olmayacağı ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği noktasındadır, 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 406, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. ... kavramı; temelinde dürüstlük, samimiyet kavramlarını barındıran ekonomik, sosyal ve kültürel bir kavramdır. Hukuk, uyuşmazlıkların çözümünü zaman zaman ... kavramında ve taraflar arasındaki kaynağını dürüstlük kuralından ... ... ilişkisinde bulmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.12.2019 tarihli ve 2015/21-2372 Esas, 2019/1420 Karar sayılı; 06.10.2020 tarihli ve 2016/(21)10-1602 Esas, 2020/711 Karar sayılı kararları). 3. ... teorisi, her iki tarafın menfaatleri arasında denge kurmayı amaçlar ve kaynağını dürüstlük kuralından alır. Kendine özgü mahiyet arz eden ... sorumluluğu bir kişinin veya kuruluşun davranışlarıyla başkalarında yarattığı haklı beklentiler nedeniyle oluşan ... ilişkisinden kaynaklanır. Temeli Alman Borçlar Kanunu’nda yer ..., borçlar hukuku mevzuatımızda düzenlemesi bulunmamakla birlikte gerek Türk hukukunda gerekse ... hukukunda kendisine uygulama yeri bulan bu teori; bir kimsenin kendi yarattığı dış görünüşün meydana getirdiği sonuçlara kendisinin katlanmasının gerekliliği, aksi yönde bir düşüncenin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği kabulüne dayanır. Bu kapsamda yorum sırasında ... teorisinin uygulanması 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesinin gereğidir. Kanunun getirdiği güvenin korunmasına ilişkin hükümler yanında, tarafların sözlü veya yazılı davranışları da bu ... ortamını sağlayabilir. Sağlanan güvenin, ... sorumluluğu kapsamında hukuken korunması gerekir (YHGK, 2015/21-2372 E., 2019/1420 K.; 2016/(21)10-1602 E., 2020/711 K.). 4. ... sorumluluğunda taraflar birbirlerinden bekledikleri güveni boşa çıkarmamalıdır. Bu itibarla ... teorisi hukuki ..., istikrar ve hakkaniyet düşüncesini esas alır. Hukukun bir amacı da kişilerin gerek birbirleriyle gerekse Devlet ile olan ilişkilerde ... ve sürekliliği sağlamaktır (YHGK, 2015/21-2372 E., 2019/1420 K.; 2016/(21)10-1602 E., 2020/711 K.). 5. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, davalı ... ile dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübü arasında organik bağ bulunduğu, spor kulübünün Yönetim Kurulu başkanı ve üyeleri ile çalışanlarının büyük çoğunluğunun davalı Belediyede görevli çalışanlar olduğu, davalı ... Başkanı ile dava dışı spor kulübü başkanının aynı kişi olduğu ileri sürülerek ücret alacağından davalının sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalı taraf ise husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalı ile spor kulübü arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince ise aynı gerekçe ile davalının istinaf başvurusu esastan reddine karar verilmiştir. 6. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı ... Belediyesi ile dava dışı ... Giresun Belediye Spor Kulübü arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davalıya sorumluluk atfedilmesi hatalı ise de dosya kapsamından, iş sözleşmesinin kurulması sırasında davacı sporcunun alacaklarının davalı ... yetkililerince karşılanacağı hususunda söz ve davranışlarla davacı tarafta ... oluşturulduğu, bu itibarla ... teorisi uyarınca alacaklardan davalının sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. 7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş; kararın, yukarıdaki paragraflarda yer ... ilave gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

9. Hukuk Dairesi, 2015/8891 E., 2015/13918 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİŞ MAHKEMESİ
tam metni aç
maddesi (6098 sayılı TBK.198-202 nci maddeleri) çerçevesinde işçi yararına çözüme gidilmelidir.
9. Hukuk Dairesi         2015/8891 E.  ,  2015/13918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, asıl davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının, birleşen davada ise kıdem tazminatı ile ücret alacağı ve prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, ... bünyesinde muhabir olarak çalıştığını ve ücretinin ödenmemesi sebebiyle akdi feshettiğini, işyerini daha sonra diğer davalı ...’nin devraldığını iddia ederek, kıdem-ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, son ay ücreti ve prim alacaklarının ödetilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili, akdin davacı tarafından feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, işyerinin satış suretiyle devredildiğini ve davacının satış tarihinde devralınan işyerinde çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, bozmadan önce verilen karar, Dairemizce, davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalışıp çalışmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığı, işyerinin İş Kanunu’ndaki işyeri devri kurallarına göre değil satış yoluyla davalı ...’ye devredildiği, devredilen işçiler listesinde davacının adının yer alamadığı sonucuna varılarak, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Davacının ve davalı ...’nin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut olayda davacı, ... bünyesinde 22.02.2006-16.10.2007 arasında Basın İş Kanunu kapsamında ve muhabir olarak çalışmıştır. ... iktisadî bütünlüğü, ... tarafından diğer davalı ...'ye 24.04.2008’de satılmıştır. Davalı ... bu iktisadî bütünlük içinde yer almaktadır. Satış sözleşmesinde, devir tarihine kadar doğmuş borçlardan ...'nin sorumlu olacağı ve çalışanları bütün hak ve alacakları ile birlikte devraldığı kararlaştırılmıştır. Davalı ...’nin tüzel kişiliği devam etmektedir. Davalı ... hakkındaki dava, işyeri devrinden önce açılmıştır. İşyeri devrinden sonra diğer davalı .... hakkında açılan dava, işbu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, işyerinin İş Kanunu’ndaki işyeri devri kurallarına göre değil satış yoluyla davalı ...'ye devredilmesi nedeniyle bu davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın işyerinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişkilerde uygulanan 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki Kanun’da, (satış suretiyle de olsa) işyeri devri hâlinde devir tarihine kadar doğmuş işçilik alacaklarından sorumluluk esasları belirlenmemiştir. Bu durumda anılan Yasaya tâbi çalışanlar bakımından işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri hususunda kanun boşluğundan söz edilir. Yasal boşluğun genel kanun niteliğindeki Borçlar Kanunu hükümleri ile doldurulması gerekir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinde, “Bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından mesul olur; şu kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır; bu müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel olacak borçlar için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar” şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 198 ve devamı maddelerine göre de borçlu değişmiş olsa bile, alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı hakları saklı kalır. Bir malvarlığını ya da işletmeyi iktisadî bütünlük içinde tümüyle devralan, malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumludur (TBK.202). İşyerine ilişkin ihale sözleşmesinde, geçmiş dönem borçlarının ihale bedelinden ödeneceği, mevcut çalışanlar ve demirbaşların ihaleyi kazanan şirkete devrolunmuş sayılacağı, çalışanların bütün hak ve alacaklarından ihaleyi alan şirketin sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Davacı, devir tarihinde bu işyerinde çalışmıyor olsa da, ihale sözleşmesine göre davalı ..., iktisadî bütünlük içinde tüm hak ve borçları ile birlikte işyerini devraldığından devir sözleşmesinde mevcut ve doğacak borçların devir kapsamında olmadığı yönünde hüküm konulması, işçilik alacaklarının tahsilini olumsuz etkileyebileceğinden geçerli sayılmamalıdır. Çünkü devreden işverenin malvarlığı devir sebebiyle ortadan kalkmış, devralan işveren de devir anında doğmuş bulunan borçları ödememiş, aksine devir öncesi borçlardan sorumlu olmadığı yönünde devir sözleşmesine hüküm konulmuştur. Bu durumda iş sözleşmesinin feshinden sonra işyeri devri yoluyla mahkeme ilamlarının etkisiz kılınması imkân dahilinde olduğundan İş Hukukunun işçi lehine yorum ilkesi gereği olarak 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi (6098 sayılı TBK.198-202 nci maddeleri) çerçevesinde işçi yararına çözüme gidilmelidir. Nitekim Dairemizin emsal nitelikteki 08.12.2009 gün ve 2009/30590 Esas, 33868 Karar sayılı ve 19.03.2013 tarih, 2012/39597 Esas, 2013/9367 Karar sayılı ilamında da aynı yaklaşım şekli benimsenmiştir. Yapılan bu açıklamalara göre mahkemece, davacının ödenmeyen alacaklarından davalı ... nin de sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
9. Hukuk Dairesi, 2015/8890 E., 2015/13917 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİŞ MAHKEMESİ
tam metni aç
maddesi (6098 sayılı TBK.198-202 nci maddeleri) çerçevesinde işçi yararına çözüme gidilmelidir.
9. Hukuk Dairesi         2015/8890 E.  ,  2015/13917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, asıl davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının, birleşen davada ise kıdem tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan ... avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, ... bünyesinde muhabir olarak çalıştığını ve ücretinin ödenmemesi sebebiyle akdi feshettiğini, işyerini daha sonra diğer davalı ...’nin devraldığını iddia ederek, kıdem-ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, son ay ücreti ve prim alacaklarının ödetilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ...vekili, akdin davacı tarafından feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, işyerinin satış suretiyle devredildiğini ve davacının satış tarihinde devralınan işyerinde çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, bozmadan önce verilen karar, Dairemizce, davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalışıp çalışmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığı, işyerinin İş Kanunu’ndaki işyeri devri kurallarına göre değil satış yoluyla davalı ...’ye devredildiği, devredilen işçiler listesinde davacının adının yer alamadığı sonucuna varılarak, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının ve davalı ...’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut olayda davacı, .... bünyesinde 24.01.2006-16.10.2007 arasında Basın İş Kanunu kapsamında ve muhabir olarak çalışmıştır. ... iktisadî bütünlüğü, ... tarafından diğer davalı ...’ye 24.04.2008’de satılmıştır. Davalı ... bu iktisadî bütünlük içinde yer almaktadır. Satış sözleşmesinde, devir tarihine kadar doğmuş borçlardan ...’nin sorumlu olacağı ve çalışanları bütün hak ve alacakları ile birlikte devraldığı kararlaştırılmıştır. Davalı ...’nin tüzel kişiliği devam etmektedir. Davalı ... hakkındaki dava, işyeri devrinden önce açılmıştır. İşyeri devrinden sonra diğer davalı ... hakkında açılan dava, işbu dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece, işyerinin İş Kanunu’ndaki işyeri devri kurallarına göre değil satış yoluyla davalı ...’ye devredilmesi nedeniyle bu davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın işyerinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki ilişkilerde uygulanan 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkındaki Kanun’da, (satış suretiyle de olsa) işyeri devri hâlinde devir tarihine kadar doğmuş işçilik alacaklarından sorumluluk esasları belirlenmemiştir. Bu durumda anılan Yasaya tâbi çalışanlar bakımından işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri hususunda kanun boşluğundan söz edilir. Yasal boşluğun genel kanun niteliğindeki Borçlar Kanunu hükümleri ile doldurulması gerekir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesinde, “Bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse, bunu alacaklılara ihbar veya gazetelerde ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı mamelekin veya işletmenin borçlarından mesul olur; şu kadar ki, iki yıl müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır; bu müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel olacak borçlar için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar” şeklinde kurala yer verilmiştir. Aynı şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 198 ve devamı maddelerine göre de borçlu değişmiş olsa bile, alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı hakları saklı kalır. Bir malvarlığını ya da işletmeyi iktisadî bütünlük içinde tümüyle devralan, malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumludur (TBK.202). İşyerine ilişkin ihale sözleşmesinde, geçmiş dönem borçlarının ihale bedelinden ödeneceği, mevcut çalışanlar ve demirbaşların ihaleyi kazanan şirkete devrolunmuş sayılacağı, çalışanların bütün hak ve alacaklarından ihaleyi alan şirketin sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Davacı, devir tarihinde bu işyerinde çalışmıyor olsa da, ihale sözleşmesine göre davalı ..., iktisadî bütünlük içinde tüm hak ve borçları ile birlikte işyerini devraldığından devir sözleşmesinde mevcut ve doğacak borçların devir kapsamında olmadığı yönünde hüküm konulması, işçilik alacaklarının tahsilini olumsuz etkileyebileceğinden geçerli sayılmamalıdır. Çünkü devreden işverenin malvarlığı devir sebebiyle ortadan kalkmış, devralan işveren de devir anında doğmuş bulunan borçları ödememiş, aksine devir öncesi borçlardan sorumlu olmadığı yönünde devir sözleşmesine hüküm konulmuştur. Bu durumda iş sözleşmesinin feshinden sonra işyeri devri yoluyla mahkeme ilamlarının etkisiz kılınması imkân dahilinde olduğundan İş Hukukunun işçi lehine yorum ilkesi gereği olarak 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi (6098 sayılı TBK.198-202 nci maddeleri) çerçevesinde işçi yararına çözüme gidilmelidir. Nitekim Dairemizin emsal nitelikteki 08.12.2009 gün ve 2009/30590 Esas, 33868 Karar sayılı ve 19.03.2013 tarih, 2012/39597 Esas, 2013/9367 Karar sayılı ilamında da aynı yaklaşım şekli benimsenmiştir. Yapılan bu açıklamalara göre mahkemece, davacının ödenmeyen alacaklarından davalı ...’nin de sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Borçlar Hukuku Genel Hükümler

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre, geçerli olarak kurulmuş bir dış üstlenme sözleşmesi sonradan hükümsüz hâle gelirse (örneğin, irade fesadı nedeniyle iptal edilirse), aşağıdakilerden hangisi meydana gelir?

A) Borç tamamen sona erer.
B) Alacaklı sadece yeni borçludan tazminat isteyebilir.
C) İyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere, eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür.
D) Eski borç sadece anapara olarak varlığını sürdürür, bağlı borçlar (faiz, kefalet) sona erer.
E) Alacaklı, dilerse eski borçluyu dilerse yeni borçluyu sorumlu tutar.